![]() |
Ben sadece sensiz kaldım sen gidince Ama sen kalpsiz kaldın bensiz gidince Aşkımı haykırdım herkeze gündüz gece Ama sen aşksız kaldın bensiz gidince... Ben aşkımı kitaba yazdım hece hece Manasını okuttum ihitiyara gence Haykırdım aşkımı bu aleme delice Ama sen manasız kaldın bensiz gidince.. Ancak hayatı anlarsın, aşkı bilince Eğer anlamaz isen bu hayat bir bilmece Murat anladı hayatı seni sevince Ama sen anlamsız kaldın bensiz gidince... murat gençosman |
ölüm anım BU AKŞAM ÖLÜMLER BİR BAŞKA ACI VERİYOR, BİR BAŞKA SÜRÜNDÜRÜYOR. DERT BİR YANDAN, KEDER BİR YANDAN, GAM BİR YANDAN VURUYOR. TEK KURTULUŞ ÖLÜM GÖRÜNÜYOR. ÖLMEDEN ÖNCE SON SİGARA, ÇOK GÜZEL TÜTÜYOR. KARA TOPRAK BAĞRINA BİR İNSAN DAHA GÖMMEK İÇİN, TÜRKÜLER SÖYLÜYOR. İŞTE DOSTUM KARA TOPRAK, ÖLMEYE BENİ ÇAĞIRIYOR. İŞTE GİDİYORUM, BU DÜNYAYA BİR DAHA DÖNMEMEK, BİR DAHA DERT ÇEKMEMEK, BİR DAHA SEVMEMEK İÇİN, BİR DAHA SEVİLMEMEK İÇİN, İŞTE GİDİYORUM. AMA ŞUNU UNUTMA, BEN ÖLÜRKEN DE SENİ SEVİYORUM... ELVEDA... şerif elçi |
aynalar... göz iliği günde, aldanış... har sandalları içinde, kül deryasında kalışı, anlatılmazdı yananın... ne masalıydı, ne fısıltısıydı rüyanın; duvarda tozlu geçmiş, can kırıkları içinde, eğilip kalkışıydı, bir adamın. ki yorgun, ve başı dik kavgasında, yalnızlığa sataşmasıydı... aynalar... bir arkası mazim... bir türkü, narın tütsüler içinde, boğuk notadan çalan.. telaşlı, acemi bir acıdan bakıyorum, terk edenin ardından... kolay, kim bilir karşımda duran aynaya, yarından bahsetmek. gözleri susturmak, dil kelepçedeyken, kimbilir daha acı olanı, ya sevdayı, susmazı, hep konuşanı yüreğe, öldürmek, haddinden güç... aynalar, göz iliği günde, aldanış... gidiyorum, çıkıyorum hüzün gelinciğim. beni bekleyen rıhtım vaktine. dışarda bekleyen, içerde depreşen sızıya kaldım. arkası zindan, bir yüzü ayan yaraya düştüm... bekle bir günü, bir günü tomurcuktan topla.. ki gün, filizlendi, boy verdi gerdanında sevginin... baktığım gül, gördüğüm sen, tuttuğum elin, dal üstünde senin... işte, herşey, varlık adına kalan, yokluk gibi bir anlam, adın... ve aynalar, gün iliği günde, iki göz yaşı... sadakat.... ahmet arslan |
Başka Mevsimi Olmalı Artık Ömrün Zaman içinde biriken yoksunluğumdu varlığın Yıllarca bir şarkının içine hapsettiğim kırmızıydın “Kutupta yaz gibi özledim seni” dedi sessizce dilim. Kavruldum onca vakit, yüreğimdeki harın kızıllığında İçten içe sancıdım, bir o yana bir bu yana savrulmalarda Ne unutabildim rengini, ne de uzanabildi elim. İsteksiz giden yolcunun geride bıraktığı hulyalarda Siyahı sardı kollarım sabaha uyandığımda Boynu bükük kaldı zalim pazarlıkta hayalim. Ne söz vardı gidişinde, öksüz düşler birikti dönüşüne Acıya boyamamıştım bulutları ama cesaretsizdi pembeye Hangi renkte şimdi yarına kurduğum saatim? Ne sarıları bitirebildim dökülen yapraklarda Ne de açan renkleri yaşayabildim ilkbaharlarda Yaşanacak bir başka mevsimi yazmalı artık takvim! Yazan:? |
ORDA KALMAZLAR Aydınlık için bir mum yakanlar İsanlık için ışık tutanlar Tarhi için kityap yazanlar Hiçbir zaman karanlıkta kalmazlar Öğrenmek için kitap okuyanlar Öğretmek için kucak açanlar Öğretim için bir taş koyanlar Hiçbir zaman darboğazda kalmazlar Okulsuz köylere okul yapanlar Gelecek kuşağa bir harf yazanlar Kütüp hanelere kitap bağışlayanlar Tanrı huzurunda yalnız kalmazlar Geçmişini tarihini bilmeyen Biliyorsa doğruları söyleyen Elbisesiz bir fakiri giydiren Ahirette mükaffatsız kalmazlar Devletimizi parselleyip soyanlar Milyarlarına milyarları katanlar ALİ ER YILMAZ |
Alnımda biriken kırışıklara inat Birirktirdim içimde yokluğunun sancısını Çiziktirdim ormanların kayın ağaçlarına Baykuşların canhıraş haykırışını Kanımdan besleniyor yokluğunda nilüfer Ne hicran, ne rüzgar bu, eser serteser Acısız, köksüz sevdalara inat kanımdan besleniyor ırmaklarda nilüfer Sığmadın da okyanuslara hey hat Beni kör kuyularda ölümsüz bıraktın Elsiz, ayaksız,yalansız bıraktın Seherde fecrin ışıklarına inat Güneşsiz,şiirsiz, ilhamsız bıraktın Bir hiç gibi, damarımda kanar yokluğun Mutlu aşk yalan diye sevdasız bıraktın. ramazan adil uysal |
ANA DOLU INSANI burda insanların kaderi kara, Elleri nasırlı, yüzleri yara. Köyde çoban ise gider davara, Dolaşmaktan tutmaz olur ayağı... Kadınlar ahırda ineği sağar, Köpeğe yal verir, koyuna zağar; Kışın köyde yol kapanır, kar yağar; Duman olur, geçit vermez Beydağı... Hep askere gider Osman`la Mehmet, Tarlada çalışır Hasanla Ahmet, İklimler değişti yağmıyor rahmet, Susuz kaldı bahçe, kurudu bağı... Haydar iş bulamaz gider gurbete, Biraz gücense de küsmez devlete; Havyarı hiç bilmez, hasrettir ete; Ayran içer al-al olur yanağı... Yalın ayak gezer Müslüm`ün kızı Görenin kalbinde açar bir sızı. Akşam görününce Çoban Yıldızı, BAHRİ ÇAVUŞ OĞLU |
İmkansız kıyametinle geldin, çağla rengi öpüşün mart bitimi horlaması. harımında ; bir tutam segen dalaması terk etmeyen akşam sefasının pembe yanılsamasında,kalbe saplı pürmüzdür dizeler imkansızlığı eriten kör kuyuların,geceyi kıskandıran çetrefil sessizliğinde ; engel cahili aşktır sığındığım idin hırsını sevginin lirik uyumuna banarım pıtrak dize gelir ok kendini vurur imkansızlık diz çöker korkuyla gölgelenmiş aşkın kimsesizliğine Mehmet Bardakçı |
EĞER okadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer. Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer. Utanılacak bir şey değildir ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık, çalınan birinin kalbiyse eğer. Korkulacak bir yanı yoktur aşkların, insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer. O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses, hiçbir zaman duyulmasaydı eğer. Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar, kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer. Can YÜCEL |
Kimdi o? Yanındaki kimdi? Ne konuşuyordunuz? İşte buna dayanamam. Kahrolurum. Dün gece ne yaptın? Nereye gittin? Ah otursaydın da beni düşünseydin ya! Eğlenebildin mi bari? Yatarken ne okudun? Sonra iyi uyuyabildin mi? Rüyanda neler gördün? Söylesene. Anladım artık beni sevmiyorsun. Sevdiğini sanmakla yanılmışım. Zaten çirkin bir adamım ben, sinirliyim, kıskancım, fazla hisliyim. Daima beni seveceğini düşünmemeliydin. Suçluyum. Kendimi sevgilerimin bencilliğinden kurtaramadım. Zayıf, bencil bir adamım öyleyse. Sonra yalancıyım, iki yüzlüyüm. Seninle konuşurken seninle yatmayı düşünüyorum. Sevgiyle elini tuttuğum zaman, aslında kalçalarını tutuyorum, bilmiyorsun. Kendime göre hesaplarım da var benim. Yanımda olman gurur veriyor, sevinç veriyor bana. Fakat sana kimse bakmasın istiyorum, kimse konuşmasın seninle. Hep benim ol, durmadan benim ol. Günün her saatinde ve ölünceye kadar benim ol. Beni seviyor musun? Evet mi? Öyleyse söyle. Kimdi o? Yanındaki kimdi? Nereye gidiyordunuz? Seven zalimdir biliyorsun, aşk egoisttir. Sen zalim olma. Anlamıyorsun, anlamıyorsun.... . Biraz anla beni. Sana sitem etmeyeceğim artık. Bütün suç benim. Seni bu kadar sevmemeliydim. Şu köhne ve utanmaz dünyada ne bir kimse bu kadar sevilmeye değer, ne de bir kimsenin bu kadar sevmeye hakkı var. Kendimizi ne sanıyoruz? Biz neyiz ki? Sus, cevap verme. Teselliye ihtiyacım yok. Seni bu kadar sevmenin cezasını kendime ödeteceğim. Göreceksin. http://img159.imageshack.us/img159/966/featherrn6.gifÜmit Yaşar OĞUZCAN |
| Saat: 20:45 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık