![]() |
Adı Yok / Sevdamın.. olmuyor böyle sevgili olmuyor! ne bir ses ne bir haber günler saatler sensiz geçiyor sevda keyif ehli yaşanmaz... seveceksen kendinden vereceksin sevdikçe karşılığını göreceksin taviz vermemek aşkı öldürür... aşk acısıyla tatlısıyla tuzuyla pişmeli ki olsun aşk kalıcı.. engeller inişler çıkışlar zorluklar aşkı yormaz zirveye yüceltir.. sevgi aşk sabırla emekle istekle ilmek ilmek renk renk dokunmak ister.. sevgiyi tatmak için sevgiyle bakmalı hesapsızca karşılıklı gönülden akmalı ihmal aşkı unutturur soldurur sevgili... Şimdi..! ya herşeyinle benim ol, yada her şeye rağmen benim ol... varlıkta yoklukta sevinçte üzüntüde yanımdalığına güvenirsem eğer yakarım dünyayı ben seninle... ya bana seni ver en şeffaf yürekle ve kal seviş benimle sonsuza dek yada dön git eflatun sevgilere... karar senin yârim tamam mı aşkım tamam aşkım..! |
Garip Hızlı hızlı giden yolcu Bu mezarda bir garip var Bak taşına acı acı Bu mezarda bir garip var Kurumuş yeşil otları Toprak olmuş umutları Gökte mavi bulutları Bu mezarda bir garip var İzi bile yok dünyada Onu aramak beyhuda Ne gezersin bu ovada Bu mezarda bir garip var Gökler yüksek toprak derin Rüzgar eser serin serin Senin olsun çiçeklerin Bu mezarda bir garip var Etrafı ağaç dizili Vücudu toprak sızılı Taşı Mahzuni yazılı Bu mezarda bir garip var |
Sevgin ile Açılmışımsevgin ile çiçek çiçek açılmışım ben şehir şehir diyar diyar saçılmışım ben bir keder kuşağı sarmış dünyayı en ağır depremi yaşamışım ben sen atsan da beni senden uzağa yolu sana varanları tanımışım ben nelerden geçerek gelip yanına kendimi bu aşka adamışım ben değiştirip aynalarda kimliğimi yüz kere beyaz bir denizde kara adamışım ben bu saray ne kırk oda ne ben neyim allah allah kırk birinci odaymışım ben bu gizem ne bu ışıklar bu yol ne meğer sevilmeye adaymışım ben hakikat kapısında bildim ne olduğumu ne sap ne saman ne buğdaymışım ben kurtuldum sanırken ben ben demekten ben ben diye çınlayan sedaymışım ben |
Sevgi Pınarım Aşk güllerimi hep dikenleriyle avuçlar, toplardım Elbette kanlı ellerimin hesabını, senden soramazdım Keşfettiğim hırçın yüreğini, hep özlemle beklerdim Gök maviliğiyle gelip, sevda bulutum ol sevgi pınarım Yaralı yüreğim, seninle özlediği aşkı yaşamasa da İçimdeki sana dair umut ışıkları, hiç sönmese de Gül yüzünden dünya durdukça, gülümseme gitmese de Yosun yeşiliyle gelip, ilkbaharım ol sevgi pınarım Sensizliğimde anılarımı yaşıyorum, tutkum kımıldayınca Olmayacak düşlerimle baş başayım, ter içinde uyanınca Sevgini yaşarım, dudaklarım, tenim seni hatırlayınca Gül pembeleriyle gelip, aşk arkadaşım ol sevgi pınarım Bir özleyiş, bir coşkudur, şaşkın gözlerimle seni ararım Sesin hala kulaklarımda, endamını yüreğimde saklarım Yürürüm, Ankara’nın ıslak kaldırımlarında, Kar beyazlarıyla gelip, can yoldaşım ol sevgi pınarım |
Kül Yere Düşmeden... gecesini şakağına dayayan çocuk içtiği Ouzo'dan sarnıçın küfüne yığılmış buz artezyenlerini küfürle eritiyor ağır tahribatlarla parça tesirli acılarla geçti kül yere düşmeden gel yanalım dediğimde titreyen vakitler hayatı yanılmış zannediyor yabancılanmış yarım kalmış kıyım geçirmiş duyduğu öfkelerden nöbetler kabuğuna kış değmiş fındık kıvamında sevgilim kristal izdüşümler senden çamları deviren bir zulüm görmüş beden infialinde benden af dilemeler hiçbir hedefi ıskalamayan ölüm henüz merhametle tanışmıyor tenimi terimle terketmelisin Ouzo'yu sözüme çarpıp kırmalı geniş alanlı sidik hüzünleri taşıyacak gücü yok duvarların dilersen yine dağıl yanıl ve yığıl nadide ve tenha bir aralıktan yüklen bu yalımı kırık sarnıçın küfüne söndü yüzümde güzelliğin geceyi indir şakağından bir gazlambası ipi kadar yüzölçümüm intiharım ol gel cinayetler işleyen karanlığım failim meçhul değil özgeçmişini öp yanlızlığımdan dudakların alnımın son sözü olsun pimini çek ömrümün sol kulağının memesinde taşıyorsun sevgimi bir damla mermiye mıhlanmış pırlanta hafifliğince ışıyorum |
sorarlarsa sana bir can yaktın mı diye bir zamanlar bir can yakmıştım de çok mu sevmişti seni derlerse kimsenin sevemeyeceği kadar de hasreti sevmeyi sevilmeyi aşkını anlatırdı bana kelimelerle tenhalarda beklerdi beni özlemle zaten vurulmuştu bir de ben vurdum de uyuyamazdı geceleri beni düşünürdü sanki kalbi durudu beni görünce aşkına karşılık vermemiştim öyle delice sevmişti de çatılmasın kaşın beni görünce için gülsün karşılık vermediğin sevgime sorarlarsa adı neydi nasıl biriydi diye şey...hatırlamıyorum bir garipti işte de |
BİR FOTOĞRAFA... Karşımdasın işte... Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni. Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim. Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim. Tıkandığım o an, elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte, aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim. Ellerim boşlukta, ben darda kaldım. Ellerim buz gibi, ben harda kaldım. Bir senfoni vardı kulağımda çalınan, bitti artık hepsi... Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme. Bakış açım belli oldu yine. Geride kalan, ardından bakar gidenlerin. Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim. Dağlara çarptım her esişimde. Yollara küfrettim her gidişinde. Demiştim sana hatırlarsan: 'Önemli olan 'zamana bırakmak' değil, 'zamanla bırakmamak'tır...' Şimdi bana, geçen o zamanın Unutulmaz sancısı kalır. Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim? Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim... Nazım Hikmet |
Sevgini Sun Yüreğinin en derin hücresinde Hissediyorsun sevginin sıcaklığını Paylaşım denen yüce hazzı Yakala yüreğim. Sun onu,sevgini sun; Yüksek bir ağacın en tepesindeki yaprağına Yüz binlerce göz gibi bakan yapraklara, Yağmurlara ve ağlayan bulutlara.. Yücelt sevgini en tepeye ve paylaşıma, Hak eden aşık yüreğe, Sevmesini bilene sun... |
ISLANARAK YANSAM Ağladım gözlerimde iki damla yaş Büktüm boynumu sana dolandım Alnımın üstünde iki tane kaş Büktüm boynumu sana dayandım Alıver ellerine şu kara kalbi Boşaltıver içindeki ehli salibi Sana kara kalbiyle olan talibi Ateş-i aşkından verip ayaydın Bağlasan ellerimi ayaklarımı Koparsan bedenimden günahlarımı Karalardan ayırsan hep aklarımı Ebruli renklerle sana varaydım Yediveren güllerde koklasam seni Kırkikindilerde ıslatsan beni Yıldırımlar şimşekler çaksa da seni Islak ıslak yakarak sana saraydın Sende hemhal olsam meşk ederek seninle Yürekleri karadan yürüterek kerimle Zincirleri kırarak girsen gönül iline Fethederek yükseltsen beni birin birine Bitap düşmüş bu gönülle sana karşı bizarım Masivadan maveraya vardır büyük firarım Medet sende büyüğüm, ben seninle hep varım Damla damla aksanda sensin gümrah ırmağım Sana gelmek seni seven bu garibin rüyası Seni dermek bu sevenin acizane hülyası Seni sevip ağlayanın hu yası Sende görsün gönlüm her demi ve her yazı |
İmkansız aşklarla yaşadık Bedeli ölmekse eğer Eceli peşimize taktık Lale bahçesinde biz bir güle taptık. Sevmenin bedeli buymuş demek Seven ağlar sevilen ağlar Birde ayrılık olmasaydı Giden ağlar bekleyen ağlar. Göz pınarlarımızı kurutan bu aşk Bir gün gelir kendi ağlar Bu sevdayı bilen eller Bir gün gelir beni anlar. |
| Saat: 15:37 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık