![]() |
EKSİK KALDI Masada elin yerine sımsıkı tuttuğum çayımla Isını alamadım eksik kaldı.. Çocuklarımızdan konuştuk Oyunlarımızdan Seyirciydik yaşamlarımıza Sözler eksik kaldı.. Kurulmamış kalemizin taşları ayaklarımızda Olmayan kulelerde dalgalanan yüreğimiz; Kırgın, sinirli, isyankar bakışlarımızda, Korkak bir sevgi kırıntısı Eksik kaldı.. Dalga dalga çekildik dolunayda kendimize, Bardakta çayımız bile eksik kaldı.. Kötücül bir boşluk gece yatağımda Sınırlı zamanlara zorlanmış iki yabanıl sözcükte Ortak ne varsa eksik kaldı.. ECE ARABUL GÜNEL |
Ara sıra ikileme düşüyorum Hesap tamam ama İçinden çıkamıyorum Bazen bir yaşıtımla karşılaşıyorum Sene bir, ay aynı Neredeyse günü bile tutturuyorum Ama bakıyorum benden genç İstemesem de farkında olmadan Hala yaşlanmıyor diye İçin için kıskanıyorum Eski günlere dalıyoruz Hatıraları anlatmaya başlıyoruz Akranlarımızdan bazılarını da Rahmetli diye anıyoruz Vedalaşıp ayrılırken Benden genç yaşıtımdan Bir suçluluk girdabına düşüyorum Utanıyorum rahmetli akranlarımdan Hala yaşıyorum diye İçin için özür diliyorum necdet yağan |
O Benim İşte Simsiyah gözlerle süzdü süzeli, Bir hülyaya dalmış... O benim işte. Ahu gözlü bir güzeller-güzeli, Kalbini mi çalmış? O benim işte. Şerbet gibi sunmuş, zehir tasını. Bir ömür çektirmiş, bitmez yasını, Buğulu gözlerle ilk sevdasını; Bir gönüle salmış... O benim işte. Diyar-diyar gezmiş, varmış her yere. Son bir defa görüp, aşkına ere. Sönen umutlarla belki Bin kere; Kader ''-Ah! ''ı almış... O benim işte. Taht kurmuş kalbime, gönlüme sultan. Hasretinle yanmış-yıkılmış Dört yan! Bir Şiir yazılmış: ''-Sevgiye Destan.'' Efsane... Masalmış, O benim işte. Başı göklerdeyken, düşmüş birisi, Ufkunu kaplamış bir sevda sisi, Hüzün deryasının, Hasret Gemisi... Son yolcusu kalmış: O benim işte... İrfan Yılmaz | |
Rengi siyahi ömre bedel gülen gözlerinde Işıl, ışıl aşkı, sevdayı okurken Zemheri ayazı gecelerde sıcacık ellerinde Aşığım sana der, türküler söyleriz... Aşk senin yüreğinde bir başka güzel Yanında, dizin dibinde seni yaşamak Şimal yıldızı gibi parlayan gözlerinde Ezelim, ebedim olacaksın biricik aşkım... Baharı, yazı, kışı sevmeyi sen öğrettin bana Aşığa nazlı nazlı bakmayı sende gördüm Lale kızılı dudağından buse akarken Dereler misali çağladım durdum sana Elimde hanımeli çiçeğim Demiştim: hatırla, yazacağım sana Ezelim, ebedim olacaksın biricik aşkım... Ayse Cemrem. B. rıza baldede |
ASLIMI SORAR SAN AVŞAR SOYUNDAN Aslımı sorarsan Avşar soyundan Ayrı düştüm aşiretten beyimden Pınarbaşı'ndan da beş yüz evinen Çıkıp da cana kıyanlardanım Çekerim çileyi böyl'olsun bugün Alırım mı sandın şol Kozan Dağın Biz bir kurt idik de Bozoklu köyün Ürkütüp sürüsün yiyenlerdenim Dadaloğlum der de böyle olmazdım Gördüğüm günlerin birini görmezdim Kavga kızışınca geri durmazdım Meydanda kardaşa kıyanlardanım DADALOĞLU |
hanımeli Gözlerinde başladı asi yolculuğum hiç bir vakit sevgi kaygısı taşımadım Ela gözlerinin asude çekiminde kaldım Mevsimler boyu sürdü yolculuğum karanfil Yasaklı kitap gibi bağrıma bastım seni Yakacaklarsa bedenim yansın diye sevgili ruhumu gözlerine hapseden bendim Yinede dodo”ydum aşktan anlamayan papatya ağrılarını cam buğusuna yazan sevgili içinde meryem taşıyan züleyha kopmaz,kördüğümde olsa sana olan sevdam Sen kalbinden kalbime zeytin dalı uzattın... petunya merhaban esenlik veren gece mavisi hilesi,kelime oyunu olmaz seven kalbin ötelerde mırıldanırsın şarkımızı, soluklanırım umudu yitirmemeyi senden öğrendim orkide fotoğrafın gece yanıklarımı dindiren şifa özlemekten pul pul dökülür derisi tenimin sarıldığında çarem olursun,nilüfer kokarsın zambak açar gamzelerinin kuytusunda …. nergiz Gül yaprağı gibi kalbinin kapısındaydım buyur ettin kardelen.... mavi menekşe,laleler,fesleğen bırakıyorum düşlerinden önce,gözlerin kapandığı an.. Portakal çiçeği Kor ateştir düştüğü yere can verir cemrem sevgililerin ellerinde çiçekler belli ki şubattır sokakları leylak,açelya kokusu işgal eder faili bellidir sunulan çiçeklerin “yakinen sevgilidir” Kırmızı Gül demeti gülümsemen Seni,sana sunamam gonca gülüm… rıza baldede |
Kirli Notalar duvarlar çiziyorum, kaybolan köşelerimi toplayıp titrek muma kırık yüzler işliyor nefesim kapı karanlık nöbetinden düştüm ay ışığına ateş bastığım acıların uysal yağmurlar doğurup anaç bulutun gölgesinden yıldızlar, serseri kumsallar, sırnaşık gitarda kirli nota çıplak tohum ekiyorum sancılı gülüşlere göğsümdeki vadiyi üşütüyor güneş duvarlar yıkıyorum, dört yanım cehennem kapım zincirl silahsızım ah... toprağa karışır parmaklarım kanım akıyor sonbahara kendimden geliyorum Hakan Kartal |
Bir gün sabah uyandığında Yaşamına şöyle bir bak Her zaman yaşadığın Robot günlerden birisi olsun Ve sen yine her gün yaptığın şeylerin Aynısını tıpkısını yap Ama günün bir yerine Bir kırmızı çizgi çekmeyi unutma Bu kırmızı çizgi Senin ölüm anın olsun Ve sen bu andan geriye bir bak Dilersen yine aynı şekilde yaşa Sanki hiç yaşamıyormuşçasına Veya cesur ol Ve gerçekten yaşamaya başla Yaşamanın anlamı ve gereği neyse Öyle ol Sev, mutlu ve neşeli ol Olmaya çalışma Sadece “ol” Neşe ol sevgi ol “Yaşam ol” Kaybet kendini yaşamın içinde Kaybet ki yeniden başla yaşamaya Ama sakın Sakın yaşıyormuş numarası Yapmaya hiç çalışma... mr can akın |
GÖNLÜMÜN İÇİ Gönlümle iç içe olduğundafark edemediğim sevdanı Beni terk ettiğinde anladım Sevdiğim senle yanyana oluşlarımızdaki özeli Seni göremediğimde göz yaşlarımda buldum Hep deniz dalgasında bulduğum duygularımızı Kıyıya yanaştığımda yalnız kalınca gördüm Her gün gökyüzünde buluştuğumuz noktayı Yere çarpıp tekrar seni saramadığımda fark ettim Solmayan bir çiçek misali kokan sevgimizi Dudakları bükülmüş ayna karşısında gördüm Çınlayan sevda demini Artık sensizliğe saldım Senin var olduğunda yok olduğunu Kalbim dolu ama ellerim boşken anladım.. Gülay Şahin |
ÖLÜMLÜ AKARSU Aktığı her yere, Kırgınlığını götüren bir akarsuyum… Ellerine saçıldım… Yüzüne çarpılmak için… Ayaklarının arasından geçerek, Su diyen çocuklarına yetişen akarsuyum… Nice denizlerde kendimi gizledim, Kızaran yüzümü saklamak için… Önündeki bentlerden aşamayan, Asırlık taşları eriten, Doğumundan çok denize öldüğü yer önemli olan, kıvrımlı bir coğrafyayım… Bir ders kitabında ölmeden önce, son isteğim tenine dolanmak, her bir hücrendeki acıyı yıkamak…
|
| Saat: 19:32 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık