![]() |
Aşkın Buluştuğu Yerde Sevgi yağar, güneş doğar Aşkın BULUŞTUĞU yerde Taşlar erir, toprak yanar Sevda OLUŞTUĞU yerde! ... Sevenlerin gönlü süslü Sevdasızın kalbi paslı Kerem'le el- ele Aslı Aşkın SOLUŞTUĞU yerde Aşktır bu dünyayı kuran Dostluğa, barışa varan Hem Can vardır, hem de Canan Sevgi DOLUŞTUĞU yerde Şah Turna kinleri döker İnsanlığa sevgi eker Dünya döner, semah çeker Aşkın BULUŞTUĞU yerde Dostluk OLUŞTUĞU yerde Sis çekilir perde PERDE! .... Söz ve Müzik: Kadın Ozan Şah Turna Aşkın Kadını ŞAHTURNA Öncü Kadın Yönetmen ve aranje: Ozan ŞİAR Ağdaşan |
Söz Bitti Bitiremedim Seni ölümdü ya gidişin öldürdün ya beni dün, tüm maskeleri çıkarıp attığım soyunup hazırlandığım ölümmüş bu yüz yılın sevdası da Şirin ’i yazacakmış dağlarında ki zulmü ben bilirim ne sen aşabildin, ne ben yaşayabildim sensiz okuduğum tüm aşk romanlarını yakıyorum yazılmamış sevda ateşiyle yalnızlığıma (.) idin yar mutluluğun anahtarı idin yar ben senli yaşamı sevdim sensizlikle baş edemedim Son bakışın son noktamıydı söz bitişi dudaklarına konardı susmak aşkı yaşamaktı, şimdi yasak mı dudakların bana şimdi uzak mı sevdam sana iç çekişinin manasını çözemez oldum kızaran gözlerinin akmayan yaşı gibi titreyen dudaklarının arasından ismim çıkmıyor kaç zamandır söylememeye yeminli misin? adımı veda ederken sarılmak gibi anlamsız sevişim seni “her gün ölmektense sözlerin bitiminde ölmek olsun yazımız yada ölene kadar bitirememek “ kurşun oldu son sözün her gün öldüm söz bitti bitiremedim seni. Elçin Orhan |
Ellerini ver, ellerime, Derinden bak gözlerime, Kulak kesil sözlerime, Sevildiğini anlasana... Başını göğsüme yasla, Kalbimi duymaya başla, Gönlümde derin bir aşkla, Sevildiğini anlasana... İncesin, uzun boylusun, Güzel huylusun, soylusun, Al bu canım senin olsun, Sevildiğini anlasana... Hüzünlerin benim olsun, Her mutluluk sana kalsın, Gönlün aşkla, sevinç dolsun, Sevildiğini anlasana... Ayrılığı yok sayalım, Mutluluğu hak sayalım, Zevke birlikte doyalım, Sevildiğini anlasana... Saçlarını okşadıkça, Gözlerin içine baktıkça, Bu sevdalın yaşadıkça, Sevildiğini anlasana... Kahrolsun tüm kahır cefa, Tüm sevenler sürsün sefa, Sevdalanalım bin defa, Sevildiğini anlasana... |
Bilenler içinde aşkı sordular Bilenler içinde aşkı sordular Ateşten gömlektir yakar dediler Ahbaplar yarenler kafa yordular O girince akıl çıkar dediler Dünyası başkadır bakışı başka Kıyamı başkadır çöküşü başka Güneşi başkadır yakışı başka Onu yanlız aşkı yakar dediler Kalbi parçalanmış göz yaşı akar Aklı sevdasında yollara bakar Tepeden tırnağa hep sevda kokar Her şeye sevgiyle bakar dediler Derdi zevk edinir severek çeker Ona dert tatlıdır bal ile şeker Sinesine çeker boynunu büker Dünya işlerinde sakar dediler O sadece sever umut yoksa da Bu aşkı onu bin derde soksa da Gözlerinden kanlı yaşlar aksa da Sevda ummanına akar dediler Mikdatî der sevda ateşten gömlek Sevene gerekmez ne kap ne çömlek Eğer gerekirse bu yolda ölmek Severek dünyadan göçer dediler Mikdat Bal |
Bugün pazar. Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar. Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak bu kadar mavi bu kadar geniş olduğuna şaşarak kımıldamadan durdum. Sonra saygıyla toprağa oturdum, dayadım sırtımı duvara. Bu anda ne düşmek dalgalara, bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım. Toprak, güneş ve ben... Bahtiyarım... Nazım Hikmet Ran |
Bir Sayfa Daha Bir sayfa daha çevirdim hayat kitabımdan Virgüllerle dolu yamalı sevdalar, Satır aralarına sıkışmış mutluluklar, Mürekkep lekesi acılarla yüklü bir sayfa. Her paragrafında hüzün, Her paragrafında koskoca soru işaretleri. Ünlem şaşkını sevinçler, yer yer takılmış satırlara. Devrik hayaller, dağılmış dörtbir yana, Parantez arası umutlara rastlamadım son noktada; Sadece sinsi bir keşke, Yanında yorgun bir acaba gülümsedi usulcu. |
Acılarla Yaşıyorum Bir garip yolcuyum... İşte geldim, işte gidiyorum... Bir beşik, bir mezar... İşte ikisi arası hayatım... Ha öldüm ha yaşıyorum Bir merhaba, bir elvadaya, Yıllarımı koyuyorum. Yüzüm asık, gülmüyor dudaklarım, Sebebine sorarsanız... Acılarla ve acılarla yaşıyorum Engin Badem |
Sevgi Bayrak Olursa Evrene Dağılıp belkileri aramak öyle Sonuçta belki şenlik belki yenik İNSAN olmak sorunu ilk büyük açılar bileşkesinde. Hep kurtarmak baş tutku Duyguları katı çarklardan Korkusuz yaşamak hançer ucu Şimdi yoluna ayna tutan. Kurur savaşlar, haksızlıklar Altı Kıta yürür el ele Kurur şüphesiz kötülükler kökünden Sevgi bayrak olursa evrene. Yaklaşır arsız ve çabuk Ölüm fırtınadır her an Belirgin ve kesin Tek tek başlarda esecek olan. Yürek özgür yaşamak ister Kimselere yüksünmeden, kızmadan Buyurmaya açılan ağızlara bir tomurcuk Barış Çocuklarından. |
uzattığım güller elimde kaldı sevgimi kendine zulmü sanırsın hayatta sevgiden başka ne kaldı sevgisiz gülleri gülmü sanırsın ettiğin eziyetler ele edilmez gözlerin dilini söyle kim bilmez sevenler kocamaz sevenler ölmez yüzüme bakıpta elmi sanırsın gel tut ellerimden aç domur domur ya da al hançeri yüreğime vur öldürmeden önce düşün biraz dur gönlümü yaşanmaz çölmü sanırsın şefkatiyim seve seve yoruldum boz bulanık aktım aktım duruldum sana değil yalnızlığa sarıldım benim gibi seven bol mu sanırsın |
Aşk Ehline Derman Sordum Âlemde Aşk ehline derman sordum âlemde Ne Eflâtun bilir ne Lokman yazar Erbâb-ı aşk olan kalır matemde Anların ahvâlin perişan yazar Bulunmaz âlemde böyle dilrubâ Aşk ü muhabbeti başlara belâ Münkiri öldürmek sevaptır ammâ Zâlim kadı üstümüze kan yazar Dertli aşk yolunda olmuştur gulâm Mastur cebîninde harf-i eliflâm Hâkimler hakkında yazamaz ilâm Yazarsa fermanım Âlîşan yazar |
| Saat: 15:37 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık