![]() |
Haklıymışsın uyurken üstümü örttüğünde Geceler umutsuz Geceler yarınsız Geceler yalancıymış meğer Erhan Güleryüz |
Seni ruhumun zemheri kıtasında sevdim öyle dalgalarla sahile vurdum ki kayda bin parça oldum yıkıldım döküldüm tane tane ama seni bırakmadım düşürmedim yüreğimden uzak olman sevmememe sebep olmuyor gülüm nerde olursan ol içimde benimlesin kalbimin en derin dibinde ciğerimin sol üst köşesinde sakladım seni prangalarla vuruldum sana zincirlerle hüküm giysem bir ömür boyu sevdanı bir zincir halka gibi taşıyacağım boynumda aziz ateş |
Duygularıma, zincir vurdum, Attım en vefasız zamana... oysa mutlu etmek,kolaydır beni, ben hep ya ağlarken, ya sevilirken bir kelebek kanadında, tarifi imkansız mutlu olurum... velasıl mutluluk, huzur, gözlerimde hep tatlı, özlenen bir masaldı, Başkalarından duyup, hiç yaşamadığım, Sanki sıcak bir çöl, sanki doruğu ulaşılmaz bir dağdı, Asla tırmanamayıp, asla aşamıyacağım... Mutlu bir tebessüme, çok oldu hasretti, çizgileri sarkan dudaklarım, Gözlerimde bakışlar bile donuk, bomboştu... Bakmam artık sevdaya diyen gözlerim, aşka yürümem diyen ayaklarım, zincirli duygularımın vefasız zamanında, delidepreşik bir anımda, seni gördü, sonunda sana koştu... şimdi tam zamanı, aşkın, ıhlamur dalında salkımlar, salkımlar arasında bir çift kumru… hatırlatır bana, birlikte, mutlu bir ömrü. doğada huzuru seyretmekten ibarettir, şimdi beni tarifsiz mutlu kılan... huzurla atıyor bu kalp,mutluluklarda var bu beden. sesinle titrer,sevginle coşar bu yürek. yok ki hayatta kafiye,tek dize, şimdi sensizlik ölüme denk. diyorum ki kendi kendime, haydi durma var git, Var git deli kız mutlu olduğun yere... Duygularımdan, çözdüm zincileri, yaydım en mutlu zamana... fügen algıer |
Çaresiz Seni görmediğim günler bir çakır diken büyüyor göz bebeklerimde Bir çocuk ağlaması başlıyor, kulaklarımda uzun uzun Ellerim bir yerlere yapışıyor, kurtaramıyorum Ya ayaklarım, o benim zavallı ayaklarım Öyle şaşkın, öyle kararsız, öyle çaresiz ki Seni görmediğim günler Karanlıktayım, katran gecelerdeyim Cehennem misali bir yerdeyim Bir demir nasıl paslanır, bir elma nasıl çürürse İşte öyleyim... Ümit Yaşar Oğuzcan |
Sevgiliye... O kadar yakınsın ki bana, Bir o kadar da uzak, Sanki ilk defa aşık olmuş gibiyim, Uzana bilsem bir adım kadar yakın, Ama sanki ayaklarıma prangalar vurulmuş, O bir adımı atamıyorum, Sadece seyrediyorum seni, Dizlerine yatıp, elini sımsıkı tutmak istiyorum, Gökyüzüne bakar gibi, Gözlerine dalmak istiyorum, Sana bakarken prangaların ayağıma değil, Yüreğime vurulduğunu hissediyorum, İçin için yanan yüreğime, Seni sevenin ben değil, Yüreğimin olduğunu anlıyorum, Yüreğim senin dostluğunu istiyor, Yüreğim senin sıcaklığını istiyor, Kırmamı söylüyor zincirleri, Ve ilk defa kırmaya çalışıyorum, Doğru bildiğim şeyleri atıveriyorum bir tarafa, Sırf sana daha yakın olabilmek için, Zincirlerle bağlı yüreğimi bırakıveriyorum, Bir kuş gibi ormana, Yüreğim bir kuş oluyor senin yanında, Ürkek bir kuş, Soğuk bir havada titreyen üşümüş bir kuş, Çok şey değil istediği yüreğimin, Sadece dostluğunu ve sıcaklığını istiyor, Senin sıcaklığını, Sonra kanat çırpıp uçmak istiyor seninle, O güzellikleri seninle paylaşmak istiyor gökyüzünde, Dünyadan uzak yüreğim seninle... Mehmet KUYULU |
Yenildim Ki geceydi Ve ben ilk defa Ağladım.. Yağmur vardı gecede Suretimde patladı şimşeği Dayanamadım.. Süzüldü yaşlar yanaklarımda Ve ben ilk defa Tuzu tattım dudaklarımda Gurur duy artık kendinle Tükettim gecede Bir paket sigara Yenildim işte Yenildim aşkına Burhan KÜÇÜK- |
Yağmurlar Fesleğen kokulu yarim benim Mayısın son haftasıydı açtığında gönlümde Uğrunda ölürdüm bir anda Eğer sevmeseydim seni bende Nasıl da kendimden ettin beni Habersiz birden bire girdin dünyama Dalgın mıydım niye hissedemedim? Mayıs feleğen koktu seninle Ellerim ellerine uzanırken bir anda Tuttum ellerinden bırakmam bir daha http://by142w.bay142.mail.live.com/mail/SafeRedirect.aspx?hm__tg=http://65.55.153.121/att/GetAttachment.aspx&hm__qs=file%3d56131e08-4295-4907-a0d3-ee26a981915b.jpg&ct%3daW1hZ2UvanBn&name%3dYXJhcmVzaW0uanBn&inline%3d1&rfc%3d0&empty%3dFalse&imgsrc%3dcid%253a040501c8a632%2524c46777f0%25246502a8c0%2540nebahat&oneredir=1&ip=10.1.106.117&d=d1596&mf=0 Yokluğun korkuttu beni sonra Gelmezsen diye çıldırdım bazen Ama umudum vardı seviyorsun beni Ölüm birlikte gelecekti ya! Ğ harfi kadar yumuşak değil yağmurlar Meğer biz yanılmışız sevdiğim Kimse ölmezmiş sevdiğiyle beraber Umutsa geciken yağmurlara kalmış Terkedilmiş gökler bulutsuz, yapayalnız Rahmet yağmaz oldu uzun zamandır Ama benim yağmurlarım sende gizli Niye bana vermezsin sakladığın beni? http://by142w.bay142.mail.live.com/mail/SafeRedirect.aspx?hm__tg=http://65.55.153.121/att/GetAttachment.aspx&hm__qs=file%3d56131e08-4295-4907-a0d3-ee26a981915b.jpg&ct%3daW1hZ2UvanBn&name%3dYXJhcmVzaW0uanBn&inline%3d1&rfc%3d0&empty%3dFalse&imgsrc%3dcid%253a040501c8a632%2524c46777f0%25246502a8c0%2540nebahat&oneredir=1&ip=10.1.106.117&d=d1596&mf=0 Artık sevme zamanıdır ömürde Vakit sen çalmaktadır gönülde Camlara vururken sensizliğin buğusu Islanıyorum senden kalan yağmurumla... Seni bir o kadar seviyorum Çılgınca, delice sonra yağmurca Sen oluyorsun sonra, sonrası olmuyor bir daha... http://by142w.bay142.mail.live.com/mail/SafeRedirect.aspx?hm__tg=http://65.55.153.121/att/GetAttachment.aspx&hm__qs=file%3d56131e08-4295-4907-a0d3-ee26a981915b.jpg&ct%3daW1hZ2UvanBn&name%3dYXJhcmVzaW0uanBn&inline%3d1&rfc%3d0&empty%3dFalse&imgsrc%3dcid%253a040501c8a632%2524c46777f0%25246502a8c0%2540nebahat&oneredir=1&ip=10.1.106.117&d=d1596&mf=0 Özlerken seni deli gibi yağan bir yağmurda Madem diyorum bu kadar alışıksın yağmurlara Rahmet olsun düşsün toprağa Üşütsün sonra, sımsıkı sarılayım sana Meyvesi olsun aşkımızın yağan nice yağmurlar... Mehmet Avcı |
Merhaba Canımda Can Bildiğim Hayallerimin Gözlerimin Yüreğimin Güzelliği Yaşamın Gerçeğinde Alsam Kaçırsam Sarınsam Ay Batmış Mavi Gecelerde Doyumsuz Sabahları Sarı Odalarda Yatırsam Doymam Sevgi Bendi Özlemim Doyamam Rüzgâr Kaçağım Sana Yolun Öte Yüzüdür, Yarısı Sen Çoktan Geçtik Diğer Yarısını Saymadım Hiç Ben Bitmedi.. Vedat Koparan |
NE ACI İNSANIN İŞTE BU DEDİĞİ , SEVDİĞİNİN ÇEKİP GİTMESİ ÜSTELİK HERŞEY YOLUNDAYKEN ARDINA BAKMADAN VE HİÇ VİCDANI YOK GİBİ ONCA YAŞANALARA RAĞMEN HİÇ AMA HİÇ YANMADAN NE ACI KADERİM İŞTE BU DEDİĞİNİN SENİ YOLUN YARISINDA BIRAKMASI HAYATA MAVİ MAVİ BAKAN GÖZLERİNDEN YAŞ AKITMASI NE ACI SEN İLK VE SON SANIRKEN ONU ONUN BİLMEM KAÇINCISI OLMAN O BIRAKIP GİDERKEN SENİ SENİN GÖZLERİNDE ONA YUVA KURMAN NE ACI HERŞEYİN YALAN LAR ÜZERİNE KURULMASI SEVGİNİN ,TAM ALNININ ÇATINDAN ,TEK HAMLEYLE VURULMASI BENİ BENDEN ÇOK SEVİYOR O DERKEN BOYNUNA BİR KEMNT ATIP CANINI ALMASI NE ACI DOSTLAR NE ACI ALLAHIM HERŞEYİN BOŞ OLMASI BU BEDENİ BU YÜREĞİ ONUN İÇİN TÜKETMEK ZATEN BİR TANE OLAN KALBİ ONU VERİP ACISIYLA ÇÜRÜTMEK VE NE OLURSA OLSUN ONU KIZMADAN RABDAN ONUN İÇİN MERHAMET DİLEMEK NE ACI NE ACI AŞKIN HEP YANINDA KALACAK GİBİ DURUP BİR GÖÇMEN KUŞ GİBİ KANATLANIP UÇMASI MUTLULUK AVUCLARINDAYKEN AYAKLANIP UÇMASI AMA NE OLURSA OLSUN BİR GÜN O KUŞ GERİYE DÖNDÜĞÜNDE KOLLARININ ONA HEP AÇIK OLMASI NE ACI SEN ELİNİ BİLE SÜREMEZKEN SEVGİNDEN BAŞKALARININ ONA DOKUNDUĞUNU BİLMEK VAR MI BE HAYATININ ANLAMINI TEK KALEMDE SİLMEK NE ACI UNUTAMAMK AMA UNUTMAK ZORUNDA KALMAK NE ACI SEVMEK AMA İNADINA SEVMİYORUM DEMEK KENDİNE KISITLAMALAR GETİRİP ERİYİP BİTMEK HER GÜNE KARANLIK BAŞLAYIP BİR GİRDABA GİRMEK NE YAZIK ULAN HERŞEYİN BU KADAR BASİDE İNDİRGENMESİ SEVGİNİN RÜZGARA TAKILAN BİR KAĞIT PARÇASI GİBİ ÖNCE YÜKSELİP SONRA YERE ÇAKILMASI SANA BİR ZAVALLI GİBİ BAKILMASI KOSKOCA BİR ÖMRÜN YERLE BİR OLMASI NE YAZIK OF OF Kİ NE OF YIKILMIŞ HAYALLERİN OFLARI BUNLAR KIRILAN KALPLERİN OFLARI AMA O OFLAR BİTMEYECEK SEN BU SAF SEN BU TEMİZ YÜREK OLDUKÇA AMA ŞUNUDA UNUTMA BİR GÜN O MAHŞER GÜNÜ GELİCEK KUL HAKKININ EN BÜYÜĞÜ OLAN GÖNÜL HAKKI MASANIN ÜSTÜNE GETİRİLECEK O ZALİM ÖNÜNDE DİZ ÇÖKÜCEK VE BUNLARI DİNLEYECEK AMA SEN ÖYLE GÜZEL ÖYLE TEMİZ BİR YÜREĞE SAHİPSİN Kİ O GÜN O YERDE HAKKINI HERŞEYE RAĞMEN HELAL EDECEKSİN VE SEVGİNDEN MERHAMETİNDEN YİNE GÖZYAŞLARI DÖKECEKSİN OYSA KORKUCAK SEVGİNİN GÜCÜNDEN UTANICAK HALSİYETİNDNE ŞEREFİNDEN KORKUCAK CEHENNEM ATEŞİNDEN SİZE YAPTIKLARINDAN ÇOK KORKUCAK ÇEKİP GİTMENİN ACISINI HEP YANINDA TAŞIYACAK SİZİ YARALI BIRAKMANIN HESABINI VERİCEK ELLERİ SİZE YALVARIRCASINA HEP SİZE UZANACAK ŞİMDİ BEN SİZİN YERİNİZE ONA SESLENİYORUM BENİ YARALI BIRAKMA GÜLDÜR BENİ GÜLDÜRMEN İÇİNDE BENİ VURMA ÖLDÜRRRR bayram çelik |
Kor geceler Yalnızlığımın soğuk yüzünü çizer hayallerime Her duyguyu söker yerinden Sürükler önüne Ve kalbime unuttuğu duyguları biriktirir Seni hatırlatan her şey Yokluğunla daha da etkili girer yüreğime Yokluğun Aşkına karşı direnmenin acizliğinde taraf olur Oysa kendimden ne kadar da emindim Set kurmuştum o acılara Yakmayacaktı kalbimi bir daha Sen ve senli duygular yaralamayacaktı bedenimi Yokluğun varlığından daha etkili Özlemin Yüreğime dayanması güç ağırlıklar hissettirirken Yokluğun taraflı bir hakeme dönüşür Her gecenin sonunda Yalnızlığımı şiirlerimle yenilerim Yalnızlığım En acılı anımda dökülür dizelere Yazdığım fısıltılarla sana yaklaşırım Erir birer birer yok olur Yüreğimle senin aranda örülen uzaklıklar Sendeki hisler Taşar gözlerimden yüreğimi de sürükler Girmeye korktuğum Sevgi seline katar her duyguyu Uzaklığı bile senden diye sevdirir Bendeki unutulmuş duygular İçimde yıllardan beri gizlendikleri yerlerinden Gün ışığına çıkmaya çalışırken İçimde biriktirdiğim geçmişe dair ne varsa Hepsini kıvrıldıkları yerlerinden söker Yüreğime akarlarken Bilincim olup biteni görmemezlikten gelir Belkide isteyerek yapar bunu Seni yaşamak için Aşka dair yaşanacak ne varsa Alıp götürsün yüreğine Fırat Ayhan |
Ben Sana Aşk Diyorum Oysa Sana İsminle Hitap Ediyorlar Sana dair bastırılmış duygularım var Söylemeye çokça çekindiğim, Ben buna aşk diyorum İsminde çağlayan nehirler gibi saf ve duru Sen platonik de Bir başkası da sadece başka desin Senin benden, benim senden başka olmadığımı bilerek! Karınca kararınca heyecanlar taşıyorum avuç içimde Zamanı geldiğinde İsrafil’in yapacağı gibi üflemek üzere Ve ikimizde aynı şeyi vereceğiz sana Sonsuz olmayı Ben buna aşk diyorum Sen öylece yummuş gözlerini beyazca ağlıyor de Bir başkası da aşkı bilmediği halde aşk desin Bizim aşkı bildiğimizi bilerek! Bazen unutulmakta güzeldir aslında hatırlanmak kadar Bazen de korkudur en az güven kadar Mutsuz bir mutluluktur Ayrılıkta kavuşmak kadar zevklidir Vazgeçip herkesin doğru mutluluk inanç sisteminden Tezat bir mutluluk anlayışında mutlu olabilmektir Ben buna aşk diyorum Sen binim aynanda bakmaya doyamadığım yansıman de Bir başkası ucubelik desin bakmaya çokça çekindiği! Aşka yazmak ulaşılmaz ütopyalara inanmaktır Ulaşıldığında tüm büyüsü kaybolan! Ve kesin bir sevgiye dönüşen Aşka yazmak sana yazmaktır! Sana yazmak Senin de salt güzelliğim için yazıyor dediğini duymak Fakat milyonlarca güzel içinden seni seçip salt sana yazmaktır Ve bu neden yüzünden seni onurlandırmaktır! Ben buna aşk diyorum Sen dudağının kenarındaki ter de Tatmaya tuzundan çokça çekindiğin Bir başkası da bir imkansızı anlamak desin Anlamaya çokça direndiği! Sana bakmak kendi çirkinliğinden utanmaktır Ama sana usanmadan yazabildiğim için kendimle övünmek! Sana bakmak bir emeği anlamaktır Çokça alın teri döktüğüm! Sana bakmak ince işlemeli bir freske hayran kalmak Sana bakmak, yaratılanlar içinden salt seni keşfetmek Ve tüm icatları reddetmektir! Ben buna aşk diyorum Sen benim sana yazma aptallığında bulunabilmem de Bir başkası da bulunabilir bir aşk desin Aramaya çokça heves ettiği! Halbuki ben etkisiz elemanıydım aşk kümesinin Kesişimi ve birleşimi mutlak sen olan Ben sana aşk diyorum Sen sadece kendi ismini de Bir başkası da yüz güzel ismiden birini desin Söylemeye çokça gurur duyduğu … İbrahim Araz Bir varmışken, bir yokmuşken, ya da bunların hiç biri önemsizken karanlık duygular peşimde yine... kaçarken onlardan yorulanlar... kararmış hislerin soğuk hisleri yalnızlık da peşinde karanlıkla birlikte aslında ikisi de aynı karanlık=yalnızlık kaçmak faydasız(mı?) belki zor tek başına ama imkansız değil dostlarla ve saçmalayan ben yine soru:yukarıdakilerden hangisi saçma değildir? a)hepsi b)hiçbiri c)hangisi d)bilmiyorum(ama bulmalıyım) e). ve saçmalayan ben yine of demek çare değil galiba sevişmeler çağında bunu anlamı aslında anlamsızlığında dizilen,kelimeler yalnızca anlam kendine dizilenlerde değil! |
Seni Düşünüyorum Yine Seni düşünüyorum yine, Bir güneşin karanlığında, Ömrümün en kısa yolunda, En uzun yolculuğu yaparken, Seni düşünüyorum yine, Seni düşünüyorum yine, Doğacak güneşi umutsuzca beklerken ve ölü, Yatağımın baş ucunda düşüncelerim; Seni ve sevdamızı ararken, Seni düşünüyorum yine, Seni düşünüyorum yine, Ben ve sadece umutlarım, Hiç sonu olmayan bir yolda, Sana ulaşamayacağımı bile bile, Seni düşünüyorum yine, Seni düşünüyorum yine, Umutlarımı çorak topraklarda, Onları duygularımla sularken, Yeşermeyeceğini bile bile Seni düşünüyorum yine, Seni düşünüyorum yine, Çünkü sen ben yaşadıkça varsın, Sen var oldukça ben düşüneceğim, Ben düşündükçe seni seveceğim, Seni düşünüyorum yine. Mehmet KUYULU |
Herşey Sende Gizli Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi, Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. İşte budur hayat! İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir Kuşlar ötebildiği kadar sevimli Bebek ağladığı kadar bebektir Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin... Can Yücel- |
Bendeki Sen Bir bilsen bendeki seni... Sen dört mevsim dört yanım Yüreğimi istila eden çıkmazımsın Çaresiz sonunu bilmeden girdiğim yol Ben sende kaybolmuş sessiz çığlık Kuşatılmış içimdeki ben sende mahkum Yangınım harlanırken içimde sen masum Uçurum kenarında bir tutam papatya İçimde yüreğimde bendeki sen.... Ah içimdeki sen.... Bir nefes değildinki alsamda versem Heves değilsinki bir an geçip gitsen Senle başlıyor her şey bitmiyor Bir şey hiç bir şey.... O bendeki senin sonu hiç gelmiyor Dünyamsın güneşimin tek sana doğduğu Ebruli akşamlarda hercai hülyamsın Günahsız gecelerimde bir düş Sevda yokuşunda zamansız bir gülüş Ah bendeki sen... Mavi derinliklerde istiridye bağrında inci Kıyılarımda deli dalga zirvelerimde duman Yorgun düşüncelerimin son takıntısı sen... Beceriksiz avuçlarımdaki son dal parcası Beni sana boyamışım ben sen olmuşum Anladımki sen bende hüküm süren Baharsın ben dalında tomurcuk Koca bir ömürde verilmiş tek sürgün Son baharıma taşıdığım beyaz gülüm Tuvalime düşecek renkli son darbe Dilimden düşen en son mısralarda Manalanacak son şiirim diğer yarım Yanan mum alevinde doğmak sen olmak Aklar düşerken saçıma yeşeren bahar Issız dudak kıyımda sıcak öpüş sen Bendeki sen son tebessüm yine sen... Hasan Odabaşı |
Bağırmak İstiyorum Sokulmak istiyorum kollarına Bir gitar sesi ile Gecenin karanlığında Boşalan ellerimin teri soğumadan Beni bırakma diye Bağırmak istiyorum Koşmak istiyorum şehrin sokaklarında Ansızın durup gözü yaşlı Vitrin camlarından yıldızlara bakıp Bağırmak istiyorum Sıyrılmak istiyorum Kalabalığında şehrin Beni terk edip gittin ya Hayatımda ilk defa Yorganıma sarılarak Defolun diye Düşlerime bağırmak istiyorum 23/04/2000 Ergin Kaya |
Elbet bir gün silinip gidecek Paslı, isli bir anı gibi kalacak Ama hep yüreğimi dağlıyacak Bu karşılıksız sevdanı, Hep seninle birlikte yaşayacağım Sen sanmaki gittin ve yittin Öyle sanmaya devam et sen ancak, Kendini avutursun bu diyetten, Bu bedene çok acıların kalacak Ve ben bunu ömrümce ödeyeceğim Seni asla hiç unutmayacağım Sen bende böylece yaşayacak Ahretlik sevdam olarak kalacak Seninle sonsuzda bulaşacak Yüce sevdanı içimde taşıyacağım Alaaddin uygun |
Dağ Rüzgarı Kaderde senden ayrı düşmek de varmış Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim... Seni tanımadan Hele seni böyle deli divane sevmeden Yalnızlık güzeldir diyordum Al başını, kaç bu şehirden Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara Rüzgarın iyot kokularını taşıdığı denizlere git Git gidebildiğin yere git diyordum Oysa ki, senden kaçılmazmış Yokluğuna birgün bile dayanılmazmış. Bilmiyordum... Yine de dayanmağa çalışıyorum işte Bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen Geçen bulutlara sesleniyorum ellerin diye Rüzgar güzel bir koku getirmişse Saçlarını okşayıp gelmiştir diyerek avunuyorum Yaşamak seninle bir başka zamanı Bir başka zamanda seni yaşamak Herşeyden önce sen Elbette sen Mutlaka sen İster uzaklarda ol İster yanıbaşımda dur Sen ol yeter ki bu zaman içinde Ben olmasam da olur Seni bir yumağa sarıyorum yıllardır Bitmiyorsun Çaresizliğim gün gibi aşikar Su olup çeşmelerden akan güzelliğin İnceliğin ışık ışık yüzüme vuran Sen güneş kadar sıcak Tabiat kadar gerçek Sen bahçelerde çiçekler açtıran Sudan, havadan, güneşten yüce varlık Sen, o tek sevgi içimde Sen görebildiğim tek aydınlık Bir nefes de benim için al Havasızlıktan öldürme beni Bulutlara, yıldızlara benim için de bak Susadım diyorsam Bir yudum su içmelisin Ben yorulduysam sen uyumalısın Ellerim sevilmek istiyor Saçlarım okşanmak istiyor Dudaklarım öpülmek istiyor Anlamalısın. Ağaçların yeşili kalmadı Gökyüzünün mavisi yok Bu dağlar o dağlar değil Rüzgarında kekik kokusu yok Kim bu çaresiz adam Bu kan çanağı gözler kimin Kaç gecedir uykusu yok Gündüzü yok Gecesi yok Yok Yok Anladım Sensiz yaşanmaz bu dünyada İmkanı yok. Ümit Yaşar Oğuzcan |
Sevgi Nerede ararsan orada mevcut. Çiçeklerin kokusunda SEVGİ var. Bazen yağmur olur,bazende bulut. Bülbüllerin şakı sında SEVGİ var. Sevgiyi ararım sevgi yolunda. Sevgi güzellerin tatlı dilinde. İster kulağında,ister kolunda. Altın,Zümrüt takısında SEVGİ var. Gönlümü sevgisiz koymam,azaba. Sevgisiz dünya'ya demem merhaba. Sevgiden güzel şey varmı,acaba? Sevgilinin uykusunda SEVGİ var. Sevgi,Binali'nin bilinci,usu. Sevgisiz olmazmış gülün kokusu. Sevgi,insanlarda Allah korkusu. Yaratanın korkusunda SEVGİ var. Binali Kılıç |
Öyle bir hayat yaşıyorum ki, Öyle bir hayat yaşıyorum ki, Cenneti de gördüm,cehennemi de Öyle bir aşk yaşadım ki, Tutkuyu da gördüm,pes etmeyi de. Bazıları seyrederken hayatı en önden, Kendime bir sahne buldum oynadım. Öyle bir rol vermişler ki, Okudum okudum anlamadım. Kendi kendime konuştum bazen evimde, Hem kızdım hem güldüm halime, Sonra dedim ki'söz ver kendine' Denizleri seviyorsan,dalgaları da seveceksin, Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin, Uçmayı seviyorsan,düşmeyi de bileceksin. Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayatı seyredeceksin. Nietzsche |
Düştük / Kırıldık / Dağıldık. Önce düştüm dudaklardan / el oldum tanıdık bildiğim duraklarda Dilsizim ve bi o kadar adressiz. Gidiyorum karanlığın izdüşümüne saf tutarak. Hesabım bitti / şimdi infazımı beklemekteyim. Dudaklarımı ısırarak isyan ettiğim yetimliğime bir de öksüzlüğüm eklendi. Artık ayaklarım beni aynı yere götürmüyor. Sığındığım yerlerden tek tek kovulan ben, şimdi el oldum tanıdık bildiğim yerlerde. Gözlerimin nemi kurumadan yüreğimin adreslerine denk geliyor bulutlar. Soyadımı taşıyan cümlelerden kovulan yüzümü bulamıyorum eski yerinde. Ya ben uzaklardayım ya da biz “ biz “ olmaktan imtina etmekteyiz galiba. Susuyorum bilmediklerime susarak. Boyun büküyorum benden bihaber parçalara ağlamaklı gözyaşlarımı deste yaparak. Elimde dört kişilik bir fotoğraf ve düşündüklerim. En büyük parça babamdı; bizi ayakta tutan bizi biz yapan.. En büyük parçamızı, canımız kaybettik sonra da gayri ictimalarımız hep bir eksikti. Babamız olmadan sanki o varmışcasına yaşayacak, savaşacaktık.. Ama olmadı.. Bölündük ilk önce sonra da düştük.. Eksildik birer birer. Tesbih tanelerine mi özendik yoksa.. Biz bir hayattık dört parçaya ayrılmış.. Şimdi el olduk birbirimize.. Oysa biz hep bir’dik.. Şimdi her birimiz ayrı saflara düştük. Bir kere düşmüşken içimizdeki canlar kırılmaz mı ? Kırıkları toplamaya çalıştım / daha çok kırıldık kendi içimizde.. Ben bu savaşı kaybetmeyecektim. Düştük diye dağılmayacaktık. Kırıklarımızı sarıp yeniden ayağa kalkacaktık. Bensiz kurulan sofralara ses çıkarmadım. Bana biçilmiş tüm sıfatlara razı oldum. Susmam istendi sustum, konuş denildi bana verilen tüm sufleleri söyledim dilimi ısırarak. Bile bile gelen fırtınaya rağmen kırıklarımıza kendimi bastım. her şeyimi benden olmayanlara ayırdım kendimi / isteklerimi öteledim. Acaba sorunlar benden mi kaynaklanıyor diye eksik tuttum içimdekileri. Bilmediğim yüzlere selam vermeye başladım ilk önce. Yaralarımıza merhem diye kendimi basacakken, gölgesini bile hatırlamadığım yerlerden topladım parçalarımızı. Akşam üstleri yalnızlığa alıştım önce. Ve bir gece bensiz toplanan umutların yabancı gözlerde yeşerdiğini gördüm bir sokak bankında. Bir yanda canımın canı, bir yanda canımın diğer yarısı ve de yabancısı olduğum gözler.. Bir ben eksiktim.. Gözyaşıma tuz bastım o an.. Tutuldum / uzadım eksikliğime.. Ben kırıklarıma bir umut ararken, kırıklarım kırıklarına çoktan yamayı vurmuş.. Meğer bir ben fazlaymış cümlelere.. Ayıklandım biz’den / kırıklarımdan düştüm az önce.. Dağılmayı bekliyorum aynalara gözlerimin nemi miras bırakarak… Düştük / Kırıldık / Dağıldık / Oysa biz hep bir’dik.. Şimdilerde evden işe giderken tertemiz bir yalnızlığını giyiniyorum üzerime. İki oda bir salona sığdırdığım bir umut gökyüzünün altında nüfussuzluğuma isyan ediyorum. Kirpiklerimden birikmiş bulutlara sırlarımı verdikçe eriyor içimdekiler. Yavaş yavaş bükülüyorum cocukluğuma. Yeni bir umut yolculuğuna hazır olmayan bu yüreğe yine kefen örmekte ellerim. Oysa ben sadece susmayı bilirim. Yapabildiğim en iyi şeyin gitmek olduğunun farkında olsam da kendi içimden kovulmak öyle ağır ki.. Kanatlarım kırık / düşlerim ise düştü kollarımdan. Sevinebilirsin artık hüzün… Zafer senindir. Önce bizi bana düşürdün sonra da kırdın bizi.. Merak etme yakında da dağılırız biz. Sen kalbini ferah tut.. Dudak payımda bir hayat vardı.. Al o da sana feda olsun... Bana dair ne varsa ele geçir. Kazandıklarımdan da feragat ediyorum.. Düştüğümü kabul ediyor, kırıklarımı sana bırakıyor ve dağınıklığımı ilan ediyorum. Ama tek bir şartım var.. Yüreğimdeki gül’e sakın dokunma… Gözlerimdeki yeşeren Elif’i dalından koparma.. Dudak kenarımdaki umuduma hüzün bulaştırma… Ne olur sevdama yalnızlığı yakıştırma.. Ey her nefesi ölüm kokan hüzün ; Beni sevdamdan ayırma…. Çünkü düştüğümde sadece “ o “ ellerimden tuttu.. Kırıklarıma sadece “ o “ dokundu… Dağınıklığımda bana sadece “ o “ umut oldu… Ey hayat… Bana ölümleri müjdele ama Sakın sevdama / Elif/ime / umuduma dokunma…. Dokunma diyorum… Dokunma… 26.04.2008 22.10 İsmail Sarıgene |
Biliyor musun biliyor musun ...... sevda acıdır sevda gözyaşıdır sevda kendinden geçmektir sevda benlikte tükeniş sevda sevdalınla varoluştur sevda duyguların gizemi sevda bir yanıştır sevda sönmeyecek bir ateş sevdanın mekanı yürektir artık ölü bir benlik,yaşayan bir sevda amma acı amma bir ateştir ve bir kavruluştur uzakta bir gönül ki yare kavuşamayacak, ruhu ve kalbi hep inleyecek bilmemki bu sevda ne zaman dinecek. Abdullah Garip |
ÖĞRENMEK bardakların yerini biliyorum artık tabakların yerini kirlileri suya tutmayı çorapları nasıl iç içe geçireceğimi öğrendim havluları katladıktan sonra nereye koyacağımı Tori Amos'un şarkısının ne anlama geldiğini biliyorum ve senin artık eski sen olmadığını ben gidiyorum Murathan Mungan |
Beni güzel hatırla Bunlar son satırlar Farzet ki bir rüyaydım esip geçtim hayatından Yada bir yağmur, sel oldum sokağında Sonra toprak çekti suyu kaybolup gittim Belkide bir rüyaydım Senin için.. Uyandın ve ben bittim Beni güzel hatırla Çünkü sevdim seni ben her şeyini Sana sırdaş oldum dost oldum, koynumda ağladın Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini Beni üzdün, kınamadım Alışıktım vefasızlığa el oldun aldırmadım Beni güzel hatırla Sayfalarca mektup bıraktım sana Şiirler yazdım her gece Çoğunu okutmadım Sakladım günahını sevabını içimde Sessizce gittim senden öncekiler gibi sende anlamadın Beni güzel hatırla Sana unutulmaz geceler bıraktım Sana en yorgun sabahlar Gülüşümü gözlerimi sonra sesimi bıraktım En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka Söylenmemiş merhabalar sakladım her köşeye Vedalar bıraktım duraklarda Ne arasan bir sevdanın içinde Fazlasıyla bıraktım ardımda Beni güzel hatırla Dizlerimde uyuduğunu düşün Saçını okşadığımı üşüyen ellerini ısıttığımı Mutlu olduğun anları getir gözünün önüne Anlından öptüğüm dakikaları Birazdan kapını çalan kişi olabileceğini düşün Şaşırtmayı severim biliyorsun Bu da sana son sürprizim olsun Şimdi seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum Beni güzel hatırla GİDİYORUM … |
Durdur yüreğindeki ateşi.. Nefreti durdur, yada gitmeleri.. Bana bıraktığın izleri sil yüreğimden. Gidişlerin sessizliğini, Nedensizliğini acıların.. Yanağımdan düşen her damla yaşı sil.. Sür gözlerini gözlerime. Rüzgar ol, es döndür başımı.. Yazın sıcağında, suyum ol serpil yüreğime.. Kimseler bakmadığında bak gözlerimin içine, Yada hiç ten değmezken tenime, Değdir ellerini ellerime.. Herkes gittiğinde, baş ucumda ol.. Gidenleri değil, kalanları saydığımda elin havada, Yüreğin başucumda .. Sen terkedeni değil, terketmeyi oyna dört perdelik oyunda.. Kimsenin sevmediği beni, Herkesin görmezden geldiği senini, Yaşat bir yudum sıcaklığında.. SEN ÖMÜR OL ÖMRÜME, SÜRÜKLE BENİ ARDINDA.. İsa KARADAŞ |
Yağmur olup yağmıyorsun Sensizliğe mahkûm ettin Güneş olup doğmuyorsun Günsüzlüğe mahkûm ettin Rüyalara gelmez oldun Ne haldeyim bilmez oldun Şu yüzüme gülmez oldun Şensizliğe mahkûm ettin Terk edipte özlemlere Hazan ektin mevsimlere Siyah beyaz resimlere Fonsuzluğa mahkûm ettin Geceme gündüz katarsın Nabızları sen tutarsın Rotalarımda hep varsın Yönsüzlüğe mahkûm ettin Sensin telaşım tasamda Resmin duruyor masamda Arayıp hiç sormasan da Gamsızlığa mahkûm ettin Necati gibi birini Yaktın derinden derine Koydukça Mecnun yerine Sonsuzluğa mahkûm ettin Necati KEÇELİ |
Bittiğim Andır Geleceğini biliyor olmak, Akışını hızlandırıyor kanımın. Titretiyor içimi. Seni görecek olmanın hazzı, Sarıyor, Her köşesini bedenimin. Mutlu kediler gibi, Mayışıveriyorum yatağımda. Ve seninle karşılaştığımız an… Sevginin ışıklarından, Gözlerimiz kamaşmış, Birbirimizi kucaklarken, Özlemin yakıcı güzelliği, İçimize doluştuğunda, Ardından, Sıcacık sesinle Çok özledim.. Seni seviyorum diye, Kulağıma fısıldadığında, İşte! o an, Benim, Bittiğim andır sevgili. Hatice Bediroğlu |
Bir ses gibi düşer içime sanki gözleri Karanlıklar göçüp gider o uyanınca Açmaz olur yüzün döker bir çiçek gibi Yalnızlıklar şehri sarar o uyuyunca Kalkar gider tüm dertlerim ırak bir kente Yüreğime umut ekilir o uyanınca Bir dem olur korku iner ta derinlere İçime bir ateş düşer o uyuyunca caner güner , |
Tavsiye Öfkeyle kalkar yumruk iner kızgınlıktandır Nefsi yenmek zordur hatalar çılgınlıktandır Yüzüne bakmıyorsa bil ki dargınlıktandır Şefkatle saçlarını okşa…ayıltmalısın Garibanlar ağaç altında büyümüşlerdir Derdi yoklar kahkahalarla hep gülmüşlerdir Ana toprak baba uzakta üzülmüşlerdir Her şey geçer üzüntüleri…uyutmalısın Edebiyatı bilemedin öğrenemedin Fizikle felsefeyi yine kavrayamadın Kimyan bozuldu problemi anlayamadın Tarihten masal anlat hadi…avutmalısın Sendeledin kimseye haber bile vermedin Yapamadın elde değildi oldu bilmedin Her yanından yara aldın yine sarmadın Geçmişi ezberleyip öğren…sabretmelisin Üzme kimseyi tepkileri yeme çevrenden Düşüncen sığmasın dünyaya aşsın evrenden Tebessümün eksik olmasın sakın çehrenden Boşa gelip geçmesin günler…çalışmalısın Yazılanlar köşede bekler hikaye şimdi Arama bulunmaz gidenler dönmüyor geri Umursamaz tavırlar varsa ederler deli Fatihayla Yasin okuyup…üflemelisin Düşünmeyenler hata eder elde olmadan Rengarenk güller dallarında açar durmadan Hesabı doğru yapan şifa bulur Mevla ‘ dan Hak hukuk yolunda devamlı…uyarmalısın Mehmet Karlı |
Yine Issiz Karanlik Gecenin Sensizligin Sessizligindeyim Etrafda Insan Kalmadi Birtek ben Varim birde senden kalan anilarim Yine hüzünlüyüm bu gece yine aklimda sen varsin her gece oldugu gibi biliyormusun sen ben gittim desende varligini her gece burada hissetmekteyim ben seni cok seviyorum sen beni hic sevmemis olsanda Bu gece yüregime sordum unutamazmisin onu silipte bir baskasini yazamazmisin dediki aklin unuta bilir ama ben unutamam sen sildim desende izlerini ben tasimaktayim söylermisin hangi seven yürek unutmuski ben unutabileyim baskasimi asla ben onun yüregine sevdalanmisim sen baskasi desende ben o yüregin sahibiyim haklisin haklisin garip yüregim bunlari bendede demekteyim bu mekana baktigimda anilarimdan bir ani tazelenir bir hayaldi seninle burada olacaktim ellerinden tutup benim bizim mekanimizi dolastiracaktim sonra tam burda suan durdugum yerde gözlerinin icine bakip seni seviyorum diyecektim buna bu kule önümde akan su sahid olacakti sahid olacakti agaclardaki yapraklar sahid olacakti yeni bitmis laleler askimiza sahid olacakti sendeki yürek bendeki yürek Sonra dalindan kopardigim askimizda hayat bulacak olan bir dal kirmizi gül ile beyaz gülü sana verecektim ugruna can verecegim gözlerine birkez daha bakipta kendimi gözlerinde bulacaktim sonra kollarimin arasina alip seni yüregimle saracaktim herkes gibi bizde mutlu olacaktik simdi burdayim ama sen yoksun simdi aglar iste agactaki yapraklar simdi aglar yeni biten laleler ya kirmizi gül ile beyaz gül askimiza sahid olacakken simdi sensizligime sahidler bu kule artik beni gördükce aglar su sanki feryat edercesine ses cikarir gecenin karanliginda Ya ben naparim burada gözlerine bakipta gözlerinde kendimi bulacakken simdi issiz kalan bu diyarda sensizligi karsilamaktayim divane olmus gibi karanlikta seni aramaktayim sen ne desende sen beni birakip gitmis olsanda yüregim pesinde sen benim degilde bir baskasinin olsanda yüregim pesinde benden kaca bilirsin ama yüregimden asla hadi git simdi yüregim rahat ....yüregim bu gecede yaninda.... Gözyasi / Cuma-Ali Dogan |
Albümden bir kaç resim,takılınca gözüme, Gözyaşım akacakmış,nereden bilecektim ! Kurduğum aşk mabet’in,yanı başında duran, Çakallar yıkacakmış,nereden bilecektim ! Maziye dalıp gittim,boş hayaller kurarak, Viran olan gönülden,ne hesaplar sorarak, Gördüğüm kabusları,hep karşımda bularak, Duranlar bakacakmış,nereden bilecektim ! Sevgi,saygı neymiş ki,karıştırıp adabı, İnat edenlerin de,olmadı ki muradı, Bilek bükülmez amma,başıma bu çorabı, Örenler bükecekmiş,nereden bilecektim ! Göz yaşım damladıkça,solan ümit bağları, En güzel anılarım,oldu hüzün dağları, Ansızın boşaltınca,aşk’a kızgın yağları, Başımdan dökecekmiş,nereden bilecektim ! Haziran’a kış dendi,baharıma zemheri, Ne diyeyim bilmem ki,işte aşkın eseri, Bu şirrete ben selam,verdiğim günden beri Üstüme çökecekmiş,nereden bilecektim ! …………………………Nereden bilecektim..! M. Levent ÖZGEÇ |
uzaklarda uzaklarda bir yerde bir güzel kız tanıdım beni bir arasa sesini duysam diyorum telefona göz ucuyla bakıp dalarken halimi hatrımı sorsa diyorum geceler karıştı gündüze,alaca oldu güneş doğmaz oldu,ay doğmaz oldu yıldızlara bakıp bir yol istesem onlarda arkasını dönüp yüz vermez oldu söyleyin bana gök yüzünde süzülerek uçan kuşlar yokmu bana o güzel kızdan bir haber bir haber verin bana ey bulutlar bu ayrılık acısı katlanmaz oldu sen uzaklardaki ey güzel kız bu hasretlik bana revamı bir haber gönder bir sor ne olursun bu ateş artık içimi çok yakar oldu MEHMET KOC |
Geçen dakikalarım Kimbilir nerdesiniz, Geçen dakikalarım Kimbilir nerdesiniz? Yıldızların,korkarım, Düştüğü yerdesiniz; Geçen dakikalarım? Acaba tütsü yaksam Görünür mü yüzünüz? Acaba tütsü yaksam? Siz benim yüzümsünüz Eğilip suya baksam, Görünür mü yüzünüz? Gitti bütün güzeller; Sararmış biri kaldı, Gitti bütün güzeller. Gün geldi,saat çaldı, Aranızda verin yer; Sararmış biri kaldı! NECIP FAZIL KISAKUREK |
BÖYLE SEVDİM İŞTE Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın, orada kalmalıydın. çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin. Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim. Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle... Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin. Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı. Seni severken yorulmadım. çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin. Sevdim işte ötesi yok... -alintidir- |
GÜL VE BEN... Bir gonca gül gördüm dalında, Koparamadım, Güneşin ateşine boyun bükmüş, Koklayamadım, Esen rüzgârlara göğüs germiş, Yanı başında duran, Tomurcuk açan yavrusuna, Dokunamadım, Bir gül misali doğdum, Hayatın umut ışığında, Gökkuşağı dedim yaşam, Her rengi bende sandım, Misket tutan ellerim çocukluğumda, İyi ki vardı varlığım, Hayatın her safhasında, Tomurcuk misaliydim. Habersizdim, Olacak fırtınalardan, Tehlikeli yarınlardan, Bir gül gördüm dalında, Onunla kendimi sorgularım, Düşüncelere daldığımda, O gülü biri geldi kopardı dalından, Sen sense gülüm, kopardın beni, Hayat bağından... 23.05.2008 HÜSEYİN AKÇAM |
Sen Güldükçe güzelsin! .. Taşımaz yüreğim senin aşkını Ben feleğin sillesini yemiş Aşka töğbeler tövbesi demiş Bir hazan.. Neylersin be gülüm Bak yaklaştı ölüm. Böyle yazmış alın yazımı yazan Bırak be goncam Bırak be gülüm Vazgeç be fidanım Kimseye fayda gelmez Bu dilenci kılıklı şaşkından! .. Bilirim El değmemiş sevgilere sevdalısın Sen ilk baharsın Sen! Çiçek açmış taze fidan dalısın! Sen! .. O gül yüzünle Gözde yaşlarla hüzünle Değil.. Sen! .. Güller gibi yüzünle Güldükçe güzelsin! .. Uğur Yeniler |
Eğer O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer. Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer. Utanılacak bir şey değildir ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer. Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık, çalınan birinin kalbiyse eğer. Korkulacak bir yanı yoktur aşkların, insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer. O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses, hiçbir zaman duyulmasaydı eğer. Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar, kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer. Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla, öylesine delice bakmasalardı eğer. Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de, kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer. Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin, son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer. Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman, meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer. Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman, beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer. Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla, tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer. O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi, yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer. O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar, son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer. Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri, her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer. Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de, dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer. Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel, namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer. Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından, dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer. Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de, sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer. Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine, kulağına okunacak biri olsaydı eğer. İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de, kartvizitinde "onca ayrılığın birinci dereceden failidir" denmeseydi eğer. Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar, ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer. Issızlığa teslim olmazdı sahiller, kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer. Sen gittikten sonra yalnız kalacağım. Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini tutmak isterse... Evet Sevgili, Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim uzanmak isterdi ince parmaklarına, mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!! Can Yüce |
Neden aramadık biz sevmek için bilsin herkes Sormasınlar neden diye belli değil mi zaten Gözlerimiz aynı,huyumuz,tenimiz,,ve neredeyse bedenimiz Sevmek için birbirimizi işte en büyük nedenimiz emre mülayim |
Sadece Sen Kalbimde seni taşıyorum, En değerli hazinemsin... Seni istiyorum başka hiç bişey istemiyorum... Sadece sen... Hiç birşeyim olmasın, Ama sadece sen yanımda ol istiyorum... Sadece sen... Ağlama istiyorum, Mutlu ol istiyorum Ve hep benimle ol istiyorum... Sadece sen... Bak yine gece oldu, Ama ben hala seni düşünüyorum, Hala hayallerimde sen varsın... Sadece sen... A. Çetinkaya |
Kalmadı Halim bir haber gelmeyince Bekledim her gün gelecek misin diye Her esen Yele rengârenk kelebeklere Sinemde hiç solmayan güzel sevgine mustafa cilasun Sendin Hislerimin en hassas nadidesi Gönül payesi, hayatımın eşsiz gayesi Hazzımın Bulunmaz sevda sermayesi Şevkin bahçesi rahmetin en güzel eli Böyleyken Sensiz çöl iken bir meşksin Aşkın ahengisin ne güzel bir sevdasın Sen Bahtsızlığıma anlam katan yarsın Sen hazanım olsan da en güzel aşksın |
VAR MI? Uzaktan geldim yorgunum inan, Sensiz gecmiyor artik bu zaman Kendimi yalniz hissettigim an Elimi tutacak ellerin var mi? Birkac tatli anidir gecmisten kalan Ne güzellik ne para bunlar hep yalan Yilda birkez de olsa hatirimi soran Nasilsin? diyecek dillerin var mi? Kararsizim acaba nasil birisin? Cogu zaman sanki bir melek gibisin? Bazen o kadar duygusuzsunki Emin degilim, gercekten hislerin var mi? Ne kadar yakinsin ve ne kadar uzak Su anlamsiz tavrini bir yana birak Basini kaldir, etrafina bir bak Seni gercekten seven dostlarin var mi? Anlatmak imkansiz seni bir siirle Yetersiz kaliyor kelime ve cümle Vakit tamamlanip gitmem gerektiginde Benim icin dökecek gözyasin var mi? Mahmut Tugrul Agsu |
Ne Çabuk Geçti Ne çabuk geçti güzel günler sevdiğim Günler,aylar oldu seni görmediğim Hala büyüyor sana olan özlemim Bir tek sen varsın yolunu gözlediğim Aşkına,ilgine muhtacım ben senin Yanımdır asıl yerin Sevgiye, şefkate muhtacım sevgilim Yanındır benim yerim Sevemem senden başkasını Sökemem kalbimden adını Senle olmaktır tek dileğim Bulamam senden başkasını Silemem gönlümden adını Seni sevmektir tek isteğim Sensiz hiç geçmiyor zaman Aşkından ben miydim yanan Beni sevmediğin yalan Yüreğimdesin sen her an Yine hüzün kapladı tüm yüreğimi Nasıl unutursun seni sevdiğimi Bir ben bir ALLAH biliyor çektiğimi Artık duysan diyorum benim sesimi. Timur İlikan |
CANIMSIN Gecenin en derin yerinde Zifiri karanlıklarda Geçiyorsun aklımdam Bir an canımsın Dökülüyor dudaklarımdan Ve içim geçiyor En derin iç geçirmelerim Senin içinden geçiyor Tarifsiz hal üzerine Geceme ay doğuyor Dünyam seninle aydınlanıyor İLHAMİ BULUT |
Sana Bakıyorum sana bakıyorum; seni aldatan bakışlarımla... aklından seni çıkarıp, bir başkasına kolayca sevda veren aklımla. sana bakıyorum; "söküp atamam..!" diyen "sensiz olamam..!" diyen yüreğimle. sana söylüyorum; seni aldatan dudaklarımla... sana yazıyorum; sensiz şiirler yazan bu ellerimle. kahrolası ben! sana bakıyorum.. utanmadan... hala seviyorum! hala seviyorum! Neriman Öğüt |
Sigaram duman duman Dumanındaki halkada Tıpkı hasret ve özlemini Nefes nefes çekiyorum Masadaki içkimde Yudum yudum içiyorum Sevgini hasretini özlemini Tıpkı yıllanmış şarap gibi Güzellikler ne çabuk bitti En güzel yıllarımız uçup gitti Ellerimiz böyle boşmu kalacaktı Aşkımıza bakınca kaçıp gitti ramazan gerek |
Ne Bilirsin ki Sabrın son damla olup taştığı gözlerimde Ne bilirsin ki oluk oluk gözyaşım nebilirsin ki Doğmayan sabahlarla geçmeyen saatlerle Ne bilirsin ki geceyi gündüze kattın nebilirsin ki...! Delik deşik ettin ruhumu kahtrettin beni Hayıflanma artık övün gör eserini Tabutlayıp tepeden tırnağa şimdi bu mabedi Ne bilirsin ki anılara gömdün nebilirsin ki...! Ne bilirsin ki nedir insanoğlundan kaçmak, Ne bilirsin ki nedir gözler açık rüyaya dalmak, Ne bilirsin ki nedir 'ölüm ölüm' diye yakarmak, Ne bilirsin ki ecel bekler etin ne bilirsin ki...! Nefret ettim her şeyden dünyaya inat İstediğim şu gözleri birdaha açmamak Ne yemek ne içmek ne de uyumak Ne bilirsin ki candan bezdirdin ne bilirsin ki...! Hani hiç görmesem güneşi hiç uyanmasam, Görmesem gölgemi dahi,aynaya bakmasam, Hani mümkün olsa şuursuz kasvetle yaşasam, Ne bilirsin ki ömre düşman ettin nebilirsin ki...! Ne bilirsin ki yeşermemiş bir bahtı kararttın Ne bilirsin ki dağlanmamış yarayı kanattın Ne bilirsin ki açılmadan mutluluk penceremi kapattın Ne bilirsin ki aşka düşman ettin nebilirsin ki...! Sen masmavi semaların hırçın rüzgarı Sen coşkun denizlerin kızgın kumsalı Sen özgürlüğe kanat açmış kartal bakışlı Ne bilirsin ki gönlümü kaptın nebilirsin ki...! Şahinleri bilir misin o sadık aşklarını Baştan sona birbirleri için yaşadıklarını Biri yoksa ötekinin de ölüme kanat çırptıklarını Ne bilirsin ki onlar gibi ettin nebilirsin ki...! Esra Özdemir |
Sana açtım yüreğimi İyi bilirsin sevgimi Mor menekşenin bakışını Kıskanırdı gözlerin sahi mi Değil mi Hep açmıştım sana sevgimi Nadide çiçeğimi İlk sunduğumda sana Yalımla gözlerinin akışını Unutmam Haydi artık tamam Çevir gözlerini bana Üveyikler de uçup gitti Yiğitler aldı yürüdü meydana Her an alevler dağlayıp kavururken içimi Ve getirdiler yıllar sonra kır çiçeğimi Böylesine tatmadım ateşin yakışını Unutamam hiç o gözlerinin akışını arif tatar |
Kaçamadım Geceleri hüzünle bakarım yıldızlara. Binlercesi içinden ben seni seçemedim. Hepsi aynı gibiydi, bir fark yoktu arada; "Sensin" diye birini tutup da geçemedim. Sana ne söylüyorsam içimden geçenlerdir. Aşkta hep kaybedenler; hevesi seçenlerdir. Hercai gönüllüler sevmekten kaçanlardır; Bir turna kanadında, göklerde uçamadım. Sevdânın aynasında bir de sen kendine bak! Gerçeği görmüyorsan, güpegündüz kandil yak.. Her şeye boş vermişsin birazcık kafana tak; Zehir olsun verseydin; vermedin, içemedim. Ne suçlu arıyordum ne de cayan sözünden. Bir damlacık düşmedi henüz kara gözünden. Gâyeni anlamadım ifadesiz yüzünden; Ben böylesi sevdâya bir değer biçemedim. Nice zamanlar geçti bir kerecik gülmeden.. Bunca sitem nedendi? Kırdım mı ki bilmeden? Nihayet karar verip daha sana gelmeden; Kapanmıştı kapılar, kilidi açamadım. Gururumu savurup bir tarafa atardım. Sen düşmeyesin diye ellerinden tutardım. Sevdiğini bilseydim eşiğinde yatardım; Kendimden kaçtım amma, kaderden kaçamadım. Esat Anık |
Sen beni; Kış ile yaz arasında, Çok ile az arasında, Nağme ile saz arasında, Öyle zor bir yerde bıraktın... Sen beni; Git ile gel arasında, Ver ile al arasında, Geniş ile dar arasında, Öyle zor bir yerde bıraktın... Sen beni; Hayır ile evet arasında, Sonuç ile sebep arasında, Ok ile hedef arasında, Öyle zor bir yerde bıraktın... Sen beni; Gündüz ile gece arasında, Cümle ile hece arasında, Cevap ile bilmece arasında, Öyle zor bir yerde bıraktın... Sen beni; Ayak ile baş arasında, Göz ile yaş arasında, İki kara kaş arasında, Öyle zor bir yerde bıraktın... Sen beni; Ekim ile kasım arasında, Sevincin ile yasım arasında, Şansın ile şansım arasında, Öyle zor bir yerde bıraktın... Sen beni; Şaka ile gerçek arasında, Sevgi ile nefret arasında, Ölüm ile kalım arasında, Sendeki ışık ile bendeki karanlık arasında.. Öyle zor bir yerde bıraktın... Eser Tunay |
VE YOLLARINDA ÖRTMÜŞTÜM SAÇLARIMI İSTANBUL Kırışık çığıltılar,devrik bestelerin takırtısı kök salmıştı çamurumda Tabutumun diz çöktüğü yabani yol, ahdimin yılgınlığıydı. Ve Sen İstanbul! Köprü köprü , kemer kemer yürüyordun kanı deli ırgat çocukluğuma Demir attın bana İstanbul, kemirdin slogansı kalabalıklığımı… Plastik umut salgılayan oyuncaklar savaştırılıyordu avucumda Ve sen İstanbul! Sıyrılıp hışmından ana kucağı gibi filizleniyordun bağrımda. Aşka vedaların önüne geçip yalan harfleri bir bir idam etmek yürek davalarında Kapı tokmağına destansı sevdaların mührünü vurmak; günahlarımdan arınmak adına. Ve gürlemek, velud göğsüne yaslanan siyah çelenkli , hayın bakışlara Yağız duvaklı korkularına çığ gibi kükretebilmek kahrımı! Sebebimdir İstanbul bunca yangının onca hıçkırığı… Ve Sen! Körpe yumruğumla gömüldüğüm Vefa’msın. Ölümü deşip diri surlarını giyindiğim diyârsın! Yalın ayak , kirpiklerinde süründüğüm ân , beni anlarsın Teneffüssüz kalır hüznüm İstanbul! Ya Bâb-ı Kız Kulesi’nde prangaladığım sırrım… Ketum hasretimin yıldırımlarını rahminde taşır mısın?… Ağlarsan , göz yaşlarını yüreğime damıtır mısın İstanbul! Ve bir ah… Gül-diken mahkemesinde mihribanî dudaklarımdan bengisu fışkırtabilsem Mahbes yokuşlara,maskeli suretlere utancı tükürsem ve mâbed diyarına göçsem O diyar “Sen” olsan; dingin, iffetli nağmelerinin hıfzında tütsem… Ve sen gitmesen benden İstanbul! Gitme Sen… Senle yaşayıp, senle ölmeye, senle “gül” bitmeye hükümlüyüm ben! Ve yollarında örmüştüm saçlarımı İstanbul! Mahşere saklamıştım sancılarımı… Bırakma beni… Ne olur “gitme!”de… Kaynak : Hatice Algın |
| Saat: 18:59 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık