MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

nünü 22 Nisan 2008 12:15

Haklıymışsın uyurken üstümü örttüğünde
Geceler umutsuz
Geceler yarınsız
Geceler yalancıymış meğer

Erhan Güleryüz


nünü 24 Nisan 2008 09:05

Bu Gece
“Allah biliyor ya
Ben seni çok
seviyorum “ diyen sesin
İçime içime işliyor sevdayı
Dilaltı ilacı gibi kurtarıyor kalp krizinden
Coşturuyor sus pus olmuş gönlümü
http://by142w.bay142.mail.live.com/mail/SafeRedirect.aspx?hm__tg=http://65.55.153.121/att/GetAttachment.aspx&hm__qs=file%3de39938da-950d-4eee-9d2d-4ea4c8245c14.jpg&ct%3daW1hZ2UvanBn&name%3da2FscC5qcGc_3d&inline%3d1&rfc%3d0&empty%3dFalse&imgsrc%3dcid%253a005301c8a570%25245d8d7150%25246502a8c0%2540nebahat&oneredir=1&ip=10.1.106.117&d=d1596&mf=0
Koyuveriyor
Kirpiklerime mandallarla astığım
Yüreğimin damlaları
Yoruluyor silmeye yetişemeyen ellerim
Göz kırpıyor gündüzden
Davetkâr gece...
Tılsım gibi çekiyor içine
Sabırsız telaşlarda yüreğim
http://by142w.bay142.mail.live.com/mail/SafeRedirect.aspx?hm__tg=http://65.55.153.121/att/GetAttachment.aspx&hm__qs=file%3de39938da-950d-4eee-9d2d-4ea4c8245c14.jpg&ct%3daW1hZ2UvanBn&name%3da2FscC5qcGc_3d&inline%3d1&rfc%3d0&empty%3dFalse&imgsrc%3dcid%253a005301c8a570%25245d8d7150%25246502a8c0%2540nebahat&oneredir=1&ip=10.1.106.117&d=d1596&mf=0
Her yudumu yakıyor
Boğazımdan aşağılara inen şarap
Salına salına geziyor hücrelerimde
Sessiz çığlıklar atıyor bedenim
Üşümelerim geçiyor bir çırpıda
http://by142w.bay142.mail.live.com/mail/SafeRedirect.aspx?hm__tg=http://65.55.153.121/att/GetAttachment.aspx&hm__qs=file%3de39938da-950d-4eee-9d2d-4ea4c8245c14.jpg&ct%3daW1hZ2UvanBn&name%3da2FscC5qcGc_3d&inline%3d1&rfc%3d0&empty%3dFalse&imgsrc%3dcid%253a005301c8a570%25245d8d7150%25246502a8c0%2540nebahat&oneredir=1&ip=10.1.106.117&d=d1596&mf=0
Bu gece... Bu gece...
Ruhum... Bedenim... Düşlerim...
Her şeyim, her şeyim senin

Hatice Bediroğlu


arwen 24 Nisan 2008 14:28

Seni ruhumun zemheri kıtasında sevdim
öyle dalgalarla sahile vurdum ki
kayda bin parça oldum
yıkıldım döküldüm tane tane
ama seni bırakmadım düşürmedim yüreğimden
uzak olman sevmememe sebep olmuyor gülüm
nerde olursan ol içimde benimlesin
kalbimin en derin dibinde
ciğerimin sol üst köşesinde
sakladım seni prangalarla
vuruldum sana zincirlerle
hüküm giysem bir ömür boyu
sevdanı bir zincir halka gibi
taşıyacağım boynumda


aziz ateş


arwen 26 Nisan 2008 00:59

Duygularıma,
zincir vurdum,
Attım en vefasız zamana...


oysa
mutlu etmek,kolaydır beni,
ben hep ya ağlarken,
ya sevilirken bir kelebek kanadında,
tarifi imkansız mutlu olurum...

velasıl mutluluk,
huzur, gözlerimde hep tatlı,
özlenen bir masaldı,
Başkalarından duyup, hiç yaşamadığım,
Sanki sıcak bir çöl,
sanki doruğu ulaşılmaz bir dağdı,
Asla tırmanamayıp, asla aşamıyacağım...

Mutlu bir tebessüme,
çok oldu hasretti,
çizgileri sarkan dudaklarım,
Gözlerimde bakışlar bile donuk,
bomboştu...
Bakmam artık sevdaya diyen gözlerim,
aşka yürümem diyen ayaklarım,
zincirli duygularımın vefasız zamanında,
delidepreşik bir anımda,
seni gördü, sonunda sana koştu...

şimdi tam zamanı,
aşkın,
ıhlamur dalında salkımlar,
salkımlar arasında bir çift kumru…
hatırlatır bana,
birlikte, mutlu bir ömrü.
doğada huzuru seyretmekten ibarettir,
şimdi beni tarifsiz mutlu kılan...

huzurla atıyor bu kalp,mutluluklarda var bu beden.
sesinle titrer,sevginle coşar bu yürek.
yok ki hayatta kafiye,tek dize,
şimdi sensizlik ölüme denk.
diyorum ki kendi kendime,
haydi durma var git,
Var git deli kız mutlu olduğun yere...

Duygularımdan,
çözdüm zincileri,
yaydım en mutlu zamana...



fügen algıer



jöly 26 Nisan 2008 01:22

Çaresiz

Seni görmediğim günler bir çakır diken büyüyor göz
bebeklerimde
Bir çocuk ağlaması başlıyor, kulaklarımda uzun uzun
Ellerim bir yerlere yapışıyor, kurtaramıyorum
Ya ayaklarım, o benim zavallı ayaklarım
Öyle şaşkın, öyle kararsız, öyle çaresiz ki
Seni görmediğim günler
Karanlıktayım, katran gecelerdeyim
Cehennem misali bir yerdeyim
Bir demir nasıl paslanır, bir elma nasıl çürürse
İşte öyleyim...


Ümit Yaşar Oğuzcan


Sedef 21 26 Nisan 2008 02:30

Sevgiliye...

O kadar yakınsın ki bana,
Bir o kadar da uzak,
Sanki ilk defa aşık olmuş gibiyim,
Uzana bilsem bir adım kadar yakın,
Ama sanki ayaklarıma prangalar vurulmuş,
O bir adımı atamıyorum,
Sadece seyrediyorum seni,
Dizlerine yatıp, elini sımsıkı tutmak istiyorum,
Gökyüzüne bakar gibi,
Gözlerine dalmak istiyorum,
Sana bakarken prangaların ayağıma değil,
Yüreğime vurulduğunu hissediyorum,
İçin için yanan yüreğime,
Seni sevenin ben değil,
Yüreğimin olduğunu anlıyorum,
Yüreğim senin dostluğunu istiyor,
Yüreğim senin sıcaklığını istiyor,
Kırmamı söylüyor zincirleri,
Ve ilk defa kırmaya çalışıyorum,
Doğru bildiğim şeyleri atıveriyorum bir tarafa,
Sırf sana daha yakın olabilmek için,
Zincirlerle bağlı yüreğimi bırakıveriyorum,
Bir kuş gibi ormana,
Yüreğim bir kuş oluyor senin yanında,
Ürkek bir kuş,
Soğuk bir havada titreyen üşümüş bir kuş,
Çok şey değil istediği yüreğimin,
Sadece dostluğunu ve sıcaklığını istiyor,
Senin sıcaklığını,
Sonra kanat çırpıp uçmak istiyor seninle,
O güzellikleri seninle paylaşmak istiyor gökyüzünde,
Dünyadan uzak yüreğim seninle...

Mehmet KUYULU


arwen 28 Nisan 2008 23:40

Yenildim

Ki geceydi
Ve ben ilk defa
Ağladım..
Yağmur vardı gecede
Suretimde patladı şimşeği
Dayanamadım..
Süzüldü yaşlar yanaklarımda
Ve ben ilk defa
Tuzu tattım dudaklarımda
Gurur duy artık kendinle
Tükettim gecede
Bir paket sigara
Yenildim işte
Yenildim aşkına

Burhan KÜÇÜK-


nünü 29 Nisan 2008 17:35

Yağmurlar

Fesleğen kokulu yarim benim
Mayısın son haftasıydı açtığında gönlümde
Uğrunda ölürdüm bir anda
Eğer sevmeseydim seni bende
Nasıl da kendimden ettin beni
Habersiz birden bire girdin dünyama
Dalgın mıydım niye hissedemedim?
Mayıs feleğen koktu seninle
Ellerim ellerine uzanırken bir anda
Tuttum ellerinden bırakmam bir daha
http://by142w.bay142.mail.live.com/mail/SafeRedirect.aspx?hm__tg=http://65.55.153.121/att/GetAttachment.aspx&hm__qs=file%3d56131e08-4295-4907-a0d3-ee26a981915b.jpg&ct%3daW1hZ2UvanBn&name%3dYXJhcmVzaW0uanBn&inline%3d1&rfc%3d0&empty%3dFalse&imgsrc%3dcid%253a040501c8a632%2524c46777f0%25246502a8c0%2540nebahat&oneredir=1&ip=10.1.106.117&d=d1596&mf=0
Yokluğun korkuttu beni sonra
Gelmezsen diye çıldırdım bazen
Ama umudum vardı seviyorsun beni
Ölüm birlikte gelecekti ya!
Ğ harfi kadar yumuşak değil yağmurlar
Meğer biz yanılmışız sevdiğim
Kimse ölmezmiş sevdiğiyle beraber
Umutsa geciken yağmurlara kalmış
Terkedilmiş gökler bulutsuz, yapayalnız
Rahmet yağmaz oldu uzun zamandır
Ama benim yağmurlarım sende gizli
Niye bana vermezsin sakladığın beni?
http://by142w.bay142.mail.live.com/mail/SafeRedirect.aspx?hm__tg=http://65.55.153.121/att/GetAttachment.aspx&hm__qs=file%3d56131e08-4295-4907-a0d3-ee26a981915b.jpg&ct%3daW1hZ2UvanBn&name%3dYXJhcmVzaW0uanBn&inline%3d1&rfc%3d0&empty%3dFalse&imgsrc%3dcid%253a040501c8a632%2524c46777f0%25246502a8c0%2540nebahat&oneredir=1&ip=10.1.106.117&d=d1596&mf=0
Artık sevme zamanıdır ömürde
Vakit sen çalmaktadır gönülde
Camlara vururken sensizliğin buğusu
Islanıyorum senden kalan yağmurumla...

Seni bir o kadar seviyorum
Çılgınca, delice sonra yağmurca
Sen oluyorsun sonra, sonrası olmuyor bir daha...
http://by142w.bay142.mail.live.com/mail/SafeRedirect.aspx?hm__tg=http://65.55.153.121/att/GetAttachment.aspx&hm__qs=file%3d56131e08-4295-4907-a0d3-ee26a981915b.jpg&ct%3daW1hZ2UvanBn&name%3dYXJhcmVzaW0uanBn&inline%3d1&rfc%3d0&empty%3dFalse&imgsrc%3dcid%253a040501c8a632%2524c46777f0%25246502a8c0%2540nebahat&oneredir=1&ip=10.1.106.117&d=d1596&mf=0
Özlerken seni deli gibi yağan bir yağmurda
Madem diyorum bu kadar alışıksın yağmurlara
Rahmet olsun düşsün toprağa
Üşütsün sonra, sımsıkı sarılayım sana
Meyvesi olsun aşkımızın yağan nice yağmurlar...

Mehmet Avcı


arwen 1 Mayıs 2008 16:13

Merhaba Canımda Can Bildiğim
Hayallerimin Gözlerimin Yüreğimin Güzelliği
Yaşamın Gerçeğinde Alsam Kaçırsam
Sarınsam Ay Batmış Mavi Gecelerde
Doyumsuz Sabahları Sarı Odalarda Yatırsam

Doymam Sevgi Bendi Özlemim
Doyamam Rüzgâr Kaçağım Sana
Yolun Öte Yüzüdür, Yarısı Sen
Çoktan Geçtik Diğer Yarısını
Saymadım Hiç Ben

Bitmedi..

Vedat Koparan


arwen 1 Mayıs 2008 23:20

NE ACI İNSANIN İŞTE BU DEDİĞİ , SEVDİĞİNİN ÇEKİP GİTMESİ
ÜSTELİK HERŞEY YOLUNDAYKEN ARDINA BAKMADAN

VE HİÇ VİCDANI YOK GİBİ ONCA YAŞANALARA RAĞMEN

HİÇ AMA HİÇ YANMADAN

NE ACI KADERİM İŞTE BU DEDİĞİNİN

SENİ YOLUN YARISINDA BIRAKMASI

HAYATA MAVİ MAVİ BAKAN GÖZLERİNDEN YAŞ AKITMASI

NE ACI SEN İLK VE SON SANIRKEN ONU

ONUN BİLMEM KAÇINCISI OLMAN

O BIRAKIP GİDERKEN SENİ

SENİN GÖZLERİNDE ONA YUVA KURMAN

NE ACI HERŞEYİN YALAN LAR ÜZERİNE KURULMASI

SEVGİNİN ,TAM ALNININ ÇATINDAN ,TEK HAMLEYLE VURULMASI

BENİ BENDEN ÇOK SEVİYOR O DERKEN

BOYNUNA BİR KEMNT ATIP CANINI ALMASI

NE ACI DOSTLAR NE ACI ALLAHIM HERŞEYİN BOŞ OLMASI

BU BEDENİ BU YÜREĞİ ONUN İÇİN TÜKETMEK

ZATEN BİR TANE OLAN KALBİ ONU VERİP ACISIYLA ÇÜRÜTMEK

VE NE OLURSA OLSUN ONU KIZMADAN

RABDAN ONUN İÇİN MERHAMET DİLEMEK NE ACI

NE ACI AŞKIN HEP YANINDA KALACAK GİBİ DURUP

BİR GÖÇMEN KUŞ GİBİ KANATLANIP UÇMASI

MUTLULUK AVUCLARINDAYKEN AYAKLANIP UÇMASI

AMA NE OLURSA OLSUN BİR GÜN O KUŞ GERİYE DÖNDÜĞÜNDE

KOLLARININ ONA HEP AÇIK OLMASI

NE ACI SEN ELİNİ BİLE SÜREMEZKEN SEVGİNDEN

BAŞKALARININ ONA DOKUNDUĞUNU BİLMEK

VAR MI BE HAYATININ ANLAMINI TEK KALEMDE SİLMEK

NE ACI UNUTAMAMK AMA UNUTMAK ZORUNDA KALMAK

NE ACI SEVMEK AMA İNADINA SEVMİYORUM DEMEK

KENDİNE KISITLAMALAR GETİRİP ERİYİP BİTMEK

HER GÜNE KARANLIK BAŞLAYIP BİR GİRDABA GİRMEK

NE YAZIK ULAN HERŞEYİN BU KADAR BASİDE İNDİRGENMESİ

SEVGİNİN RÜZGARA TAKILAN BİR KAĞIT PARÇASI GİBİ

ÖNCE YÜKSELİP SONRA YERE ÇAKILMASI

SANA BİR ZAVALLI GİBİ BAKILMASI

KOSKOCA BİR ÖMRÜN YERLE BİR OLMASI NE YAZIK

OF OF Kİ NE OF

YIKILMIŞ HAYALLERİN OFLARI BUNLAR

KIRILAN KALPLERİN OFLARI

AMA O OFLAR BİTMEYECEK
SEN BU SAF SEN BU TEMİZ YÜREK OLDUKÇA

AMA ŞUNUDA UNUTMA

BİR GÜN O MAHŞER GÜNÜ GELİCEK

KUL HAKKININ EN BÜYÜĞÜ OLAN GÖNÜL HAKKI

MASANIN ÜSTÜNE GETİRİLECEK

O ZALİM ÖNÜNDE DİZ ÇÖKÜCEK

VE BUNLARI DİNLEYECEK

AMA SEN ÖYLE GÜZEL

ÖYLE TEMİZ BİR YÜREĞE SAHİPSİN Kİ

O GÜN O YERDE HAKKINI

HERŞEYE RAĞMEN HELAL EDECEKSİN

VE SEVGİNDEN MERHAMETİNDEN

YİNE GÖZYAŞLARI DÖKECEKSİN

OYSA KORKUCAK SEVGİNİN GÜCÜNDEN

UTANICAK HALSİYETİNDNE ŞEREFİNDEN

KORKUCAK CEHENNEM ATEŞİNDEN

SİZE YAPTIKLARINDAN ÇOK KORKUCAK

ÇEKİP GİTMENİN ACISINI HEP YANINDA TAŞIYACAK

SİZİ YARALI BIRAKMANIN HESABINI VERİCEK

ELLERİ SİZE YALVARIRCASINA HEP SİZE UZANACAK

ŞİMDİ BEN SİZİN YERİNİZE ONA SESLENİYORUM

BENİ YARALI BIRAKMA GÜLDÜR

BENİ GÜLDÜRMEN İÇİNDE

BENİ VURMA ÖLDÜRRRR

bayram çelik


arwen 3 Mayıs 2008 01:18

Kor geceler
Yalnızlığımın soğuk yüzünü çizer hayallerime
Her duyguyu söker yerinden
Sürükler önüne
Ve kalbime unuttuğu duyguları biriktirir
Seni hatırlatan her şey
Yokluğunla daha da etkili girer yüreğime
Yokluğun
Aşkına karşı direnmenin acizliğinde taraf olur
Oysa kendimden ne kadar da emindim
Set kurmuştum o acılara
Yakmayacaktı kalbimi bir daha
Sen ve senli duygular yaralamayacaktı bedenimi
Yokluğun varlığından daha etkili
Özlemin
Yüreğime dayanması güç ağırlıklar hissettirirken
Yokluğun taraflı bir hakeme dönüşür
Her gecenin sonunda
Yalnızlığımı şiirlerimle yenilerim
Yalnızlığım
En acılı anımda dökülür dizelere
Yazdığım fısıltılarla sana yaklaşırım
Erir birer birer yok olur
Yüreğimle senin aranda örülen uzaklıklar
Sendeki hisler
Taşar gözlerimden yüreğimi de sürükler
Girmeye korktuğum
Sevgi seline katar her duyguyu
Uzaklığı bile senden diye sevdirir

Bendeki unutulmuş duygular
İçimde yıllardan beri gizlendikleri yerlerinden
Gün ışığına çıkmaya çalışırken
İçimde biriktirdiğim geçmişe dair ne varsa
Hepsini kıvrıldıkları yerlerinden söker
Yüreğime akarlarken
Bilincim olup biteni görmemezlikten gelir
Belkide isteyerek yapar bunu
Seni yaşamak için
Aşka dair yaşanacak ne varsa
Alıp götürsün yüreğine



Fırat Ayhan



Misafir 3 Mayıs 2008 16:49

Ben Sana Aşk Diyorum Oysa Sana İsminle Hitap Ediyorlar



Sana dair bastırılmış duygularım var
Söylemeye çokça çekindiğim,
Ben buna aşk diyorum
İsminde çağlayan nehirler gibi saf ve duru
Sen platonik de
Bir başkası da sadece başka desin
Senin benden, benim senden başka olmadığımı bilerek!
Karınca kararınca heyecanlar taşıyorum avuç içimde
Zamanı geldiğinde
İsrafil’in yapacağı gibi üflemek üzere
Ve ikimizde aynı şeyi vereceğiz sana
Sonsuz olmayı
Ben buna aşk diyorum
Sen öylece yummuş gözlerini beyazca ağlıyor de
Bir başkası da aşkı bilmediği halde aşk desin
Bizim aşkı bildiğimizi bilerek!
Bazen unutulmakta güzeldir aslında hatırlanmak kadar
Bazen de korkudur en az güven kadar
Mutsuz bir mutluluktur
Ayrılıkta kavuşmak kadar zevklidir
Vazgeçip herkesin doğru mutluluk inanç sisteminden
Tezat bir mutluluk anlayışında mutlu olabilmektir
Ben buna aşk diyorum
Sen binim aynanda bakmaya doyamadığım yansıman de
Bir başkası ucubelik desin bakmaya çokça çekindiği!
Aşka yazmak ulaşılmaz ütopyalara inanmaktır
Ulaşıldığında tüm büyüsü kaybolan!
Ve kesin bir sevgiye dönüşen
Aşka yazmak sana yazmaktır!
Sana yazmak
Senin de salt güzelliğim için yazıyor dediğini duymak
Fakat milyonlarca güzel içinden seni seçip salt sana yazmaktır
Ve bu neden yüzünden seni onurlandırmaktır!
Ben buna aşk diyorum
Sen dudağının kenarındaki ter de
Tatmaya tuzundan çokça çekindiğin
Bir başkası da bir imkansızı anlamak desin
Anlamaya çokça direndiği!
Sana bakmak kendi çirkinliğinden utanmaktır
Ama sana usanmadan yazabildiğim için kendimle övünmek!
Sana bakmak bir emeği anlamaktır
Çokça alın teri döktüğüm!
Sana bakmak ince işlemeli bir freske hayran kalmak
Sana bakmak, yaratılanlar içinden salt seni keşfetmek
Ve tüm icatları reddetmektir!
Ben buna aşk diyorum
Sen benim sana yazma aptallığında bulunabilmem de
Bir başkası da bulunabilir bir aşk desin
Aramaya çokça heves ettiği!
Halbuki ben etkisiz elemanıydım aşk kümesinin
Kesişimi ve birleşimi mutlak sen olan
Ben sana aşk diyorum
Sen sadece kendi ismini de
Bir başkası da yüz güzel ismiden birini desin
Söylemeye çokça gurur duyduğu …


İbrahim Araz


Bir varmışken, bir yokmuşken,
ya da bunların hiç biri önemsizken

karanlık duygular peşimde yine...
kaçarken onlardan yorulanlar...
kararmış hislerin soğuk hisleri
yalnızlık da peşinde
karanlıkla birlikte
aslında ikisi de aynı
karanlık=yalnızlık
kaçmak faydasız(mı?)
belki zor tek başına
ama imkansız değil dostlarla
ve saçmalayan ben yine
soru:yukarıdakilerden hangisi saçma değildir?
a)hepsi
b)hiçbiri
c)hangisi
d)bilmiyorum(ama bulmalıyım)
e).

ve saçmalayan ben yine
of demek çare değil galiba
sevişmeler çağında
bunu anlamı aslında
anlamsızlığında
dizilen,kelimeler yalnızca
anlam kendine
dizilenlerde değil!


Sedef 21 3 Mayıs 2008 17:10

Seni Düşünüyorum Yine


Seni düşünüyorum yine,
Bir güneşin karanlığında,
Ömrümün en kısa yolunda,
En uzun yolculuğu yaparken,
Seni düşünüyorum yine,

Seni düşünüyorum yine,
Doğacak güneşi umutsuzca beklerken ve ölü,
Yatağımın baş ucunda düşüncelerim;
Seni ve sevdamızı ararken,
Seni düşünüyorum yine,

Seni düşünüyorum yine,
Ben ve sadece umutlarım,
Hiç sonu olmayan bir yolda,
Sana ulaşamayacağımı bile bile,
Seni düşünüyorum yine,

Seni düşünüyorum yine,
Umutlarımı çorak topraklarda,
Onları duygularımla sularken,
Yeşermeyeceğini bile bile
Seni düşünüyorum yine,

Seni düşünüyorum yine,
Çünkü sen ben yaşadıkça varsın,
Sen var oldukça ben düşüneceğim,
Ben düşündükçe seni seveceğim,
Seni düşünüyorum yine.

Mehmet KUYULU


the_pretty 3 Mayıs 2008 19:23

Herşey Sende Gizli


Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...


Can Yücel-


nünü 5 Mayıs 2008 09:24

Bendeki Sen
Bir bilsen bendeki seni...
Sen dört mevsim dört yanım
Yüreğimi istila eden çıkmazımsın
Çaresiz sonunu bilmeden girdiğim yol
Ben sende kaybolmuş sessiz çığlık
Kuşatılmış içimdeki ben sende mahkum
Yangınım harlanırken içimde sen masum
Uçurum kenarında bir tutam papatya
İçimde yüreğimde bendeki sen....

Ah içimdeki sen....
Bir nefes değildinki alsamda versem
Heves değilsinki bir an geçip gitsen
Senle başlıyor her şey bitmiyor
Bir şey hiç bir şey....
O bendeki senin sonu hiç gelmiyor
Dünyamsın güneşimin tek sana doğduğu
Ebruli akşamlarda hercai hülyamsın
Günahsız gecelerimde bir düş
Sevda yokuşunda zamansız bir gülüş
Ah bendeki sen...
Mavi derinliklerde istiridye bağrında inci
Kıyılarımda deli dalga zirvelerimde duman
Yorgun düşüncelerimin son takıntısı sen...
Beceriksiz avuçlarımdaki son dal parcası
Beni sana boyamışım ben sen olmuşum
Anladımki sen bende hüküm süren
Baharsın ben dalında tomurcuk
Koca bir ömürde verilmiş tek sürgün
Son baharıma taşıdığım beyaz gülüm
Tuvalime düşecek renkli son darbe
Dilimden düşen en son mısralarda
Manalanacak son şiirim diğer yarım
Yanan mum alevinde doğmak sen olmak
Aklar düşerken saçıma yeşeren bahar
Issız dudak kıyımda sıcak öpüş sen
Bendeki sen son tebessüm yine sen...
Hasan Odabaşı


ener 5 Mayıs 2008 11:46

Bağırmak İstiyorum

Sokulmak istiyorum kollarına
Bir gitar sesi ile
Gecenin karanlığında
Boşalan ellerimin teri soğumadan
Beni bırakma diye
Bağırmak istiyorum
Koşmak istiyorum şehrin sokaklarında
Ansızın durup gözü yaşlı
Vitrin camlarından yıldızlara bakıp
Bağırmak istiyorum
Sıyrılmak istiyorum
Kalabalığında şehrin
Beni terk edip gittin ya
Hayatımda ilk defa
Yorganıma sarılarak
Defolun diye
Düşlerime bağırmak istiyorum
23/04/2000
Ergin Kaya



arwen 5 Mayıs 2008 18:32

Elbet bir gün silinip gidecek
Paslı, isli bir anı gibi kalacak
Ama hep yüreğimi dağlıyacak
Bu karşılıksız sevdanı,
Hep seninle birlikte yaşayacağım

Sen sanmaki gittin ve yittin
Öyle sanmaya devam et sen ancak,
Kendini avutursun bu diyetten,
Bu bedene çok acıların kalacak
Ve ben bunu ömrümce ödeyeceğim

Seni asla hiç unutmayacağım
Sen bende böylece yaşayacak
Ahretlik sevdam olarak kalacak
Seninle sonsuzda bulaşacak
Yüce sevdanı içimde taşıyacağım



Alaaddin uygun


Misafir 6 Mayıs 2008 10:58

Dağ Rüzgarı

Kaderde senden ayrı düşmek de varmış
Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim...
Seni tanımadan
Hele seni böyle deli divane sevmeden
Yalnızlık güzeldir diyordum
Al başını, kaç bu şehirden
Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara
Rüzgarın iyot kokularını taşıdığı denizlere git
Git gidebildiğin yere git diyordum
Oysa ki, senden kaçılmazmış
Yokluğuna birgün bile dayanılmazmış.
Bilmiyordum...

Yine de dayanmağa çalışıyorum işte
Bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen
Geçen bulutlara sesleniyorum ellerin diye
Rüzgar güzel bir koku getirmişse
Saçlarını okşayıp gelmiştir diyerek avunuyorum
Yaşamak seninle bir başka zamanı
Bir başka zamanda seni yaşamak
Herşeyden önce sen
Elbette sen
Mutlaka sen
İster uzaklarda ol
İster yanıbaşımda dur
Sen ol yeter ki bu zaman içinde
Ben olmasam da olur
Seni bir yumağa sarıyorum yıllardır
Bitmiyorsun
Çaresizliğim gün gibi aşikar
Su olup çeşmelerden akan güzelliğin
İnceliğin ışık ışık yüzüme vuran
Sen güneş kadar sıcak
Tabiat kadar gerçek
Sen bahçelerde çiçekler açtıran
Sudan, havadan, güneşten yüce varlık
Sen, o tek sevgi içimde
Sen görebildiğim tek aydınlık

Bir nefes de benim için al
Havasızlıktan öldürme beni
Bulutlara, yıldızlara benim için de bak
Susadım diyorsam
Bir yudum su içmelisin
Ben yorulduysam sen uyumalısın
Ellerim sevilmek istiyor
Saçlarım okşanmak istiyor
Dudaklarım öpülmek istiyor
Anlamalısın.

Ağaçların yeşili kalmadı
Gökyüzünün mavisi yok
Bu dağlar o dağlar değil
Rüzgarında kekik kokusu yok
Kim bu çaresiz adam
Bu kan çanağı gözler kimin
Kaç gecedir uykusu yok
Gündüzü yok
Gecesi yok
Yok
Yok
Anladım
Sensiz yaşanmaz bu dünyada
İmkanı yok.

Ümit Yaşar Oğuzcan


Demir YumruK 6 Mayıs 2008 17:12

Sevgi

Nerede ararsan orada mevcut.
Çiçeklerin kokusunda SEVGİ var.
Bazen yağmur olur,bazende bulut.
Bülbüllerin şakı sında SEVGİ var.
Sevgiyi ararım sevgi yolunda.
Sevgi güzellerin tatlı dilinde.
İster kulağında,ister kolunda.
Altın,Zümrüt takısında SEVGİ var.
Gönlümü sevgisiz koymam,azaba.
Sevgisiz dünya'ya demem merhaba.
Sevgiden güzel şey varmı,acaba?
Sevgilinin uykusunda SEVGİ var.
Sevgi,Binali'nin bilinci,usu.
Sevgisiz olmazmış gülün kokusu.
Sevgi,insanlarda Allah korkusu.
Yaratanın korkusunda SEVGİ var.

Binali Kılıç



ener 7 Mayıs 2008 10:57

Öyle bir hayat yaşıyorum ki,
Öyle bir hayat yaşıyorum ki,
Cenneti de gördüm,cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki,
Tutkuyu da gördüm,pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki,
Okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde,
Hem kızdım hem güldüm halime,
Sonra dedim ki'söz ver kendine'
Denizleri seviyorsan,dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı seviyorsan,düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayatı seyredeceksin.


Nietzsche


CaNaRY 7 Mayıs 2008 15:45

Düştük / Kırıldık / Dağıldık.

Önce düştüm dudaklardan / el oldum tanıdık bildiğim duraklarda

Dilsizim ve bi o kadar adressiz.
Gidiyorum karanlığın izdüşümüne saf tutarak.
Hesabım bitti / şimdi infazımı beklemekteyim.
Dudaklarımı ısırarak isyan ettiğim yetimliğime bir de öksüzlüğüm
eklendi.
Artık ayaklarım beni aynı yere götürmüyor.
Sığındığım yerlerden tek tek kovulan ben,
şimdi el oldum tanıdık bildiğim yerlerde.
Gözlerimin nemi kurumadan yüreğimin adreslerine denk geliyor bulutlar.
Soyadımı taşıyan cümlelerden kovulan yüzümü bulamıyorum eski
yerinde.
Ya ben uzaklardayım ya da biz “ biz “ olmaktan imtina etmekteyiz
galiba.
Susuyorum bilmediklerime susarak.
Boyun büküyorum benden bihaber parçalara ağlamaklı gözyaşlarımı
deste yaparak.
Elimde dört kişilik bir fotoğraf ve düşündüklerim.
En büyük parça babamdı; bizi ayakta tutan bizi biz yapan..
En büyük parçamızı, canımız kaybettik sonra da gayri ictimalarımız hep
bir eksikti.
Babamız olmadan sanki o varmışcasına yaşayacak, savaşacaktık..
Ama olmadı..
Bölündük ilk önce sonra da düştük..
Eksildik birer birer.
Tesbih tanelerine mi özendik yoksa..
Biz bir hayattık dört parçaya ayrılmış..
Şimdi el olduk birbirimize..
Oysa biz hep bir’dik..
Şimdi her birimiz ayrı saflara düştük.
Bir kere düşmüşken içimizdeki canlar kırılmaz mı ?

Kırıkları toplamaya çalıştım / daha çok kırıldık kendi içimizde..

Ben bu savaşı kaybetmeyecektim.
Düştük diye dağılmayacaktık.
Kırıklarımızı sarıp yeniden ayağa kalkacaktık.
Bensiz kurulan sofralara ses çıkarmadım.
Bana biçilmiş tüm sıfatlara razı oldum.
Susmam istendi sustum,
konuş denildi bana verilen tüm sufleleri söyledim dilimi ısırarak.
Bile bile gelen fırtınaya rağmen kırıklarımıza kendimi bastım.
her şeyimi benden olmayanlara ayırdım kendimi / isteklerimi öteledim.
Acaba sorunlar benden mi kaynaklanıyor diye eksik tuttum içimdekileri.
Bilmediğim yüzlere selam vermeye başladım ilk önce.
Yaralarımıza merhem diye kendimi basacakken,
gölgesini bile hatırlamadığım yerlerden topladım parçalarımızı.
Akşam üstleri yalnızlığa alıştım önce.
Ve bir gece bensiz toplanan umutların yabancı gözlerde yeşerdiğini
gördüm bir sokak bankında.
Bir yanda canımın canı,
bir yanda canımın diğer yarısı ve de yabancısı
olduğum gözler..
Bir ben eksiktim..
Gözyaşıma tuz bastım o an..
Tutuldum / uzadım eksikliğime..
Ben kırıklarıma bir umut ararken,
kırıklarım kırıklarına çoktan yamayı vurmuş..
Meğer bir ben fazlaymış cümlelere..
Ayıklandım biz’den / kırıklarımdan düştüm az önce..
Dağılmayı bekliyorum aynalara gözlerimin nemi miras bırakarak…

Düştük / Kırıldık / Dağıldık / Oysa biz hep bir’dik..

Şimdilerde evden işe giderken tertemiz bir yalnızlığını giyiniyorum
üzerime.
İki oda bir salona sığdırdığım bir umut gökyüzünün altında
nüfussuzluğuma isyan ediyorum.
Kirpiklerimden birikmiş bulutlara sırlarımı verdikçe eriyor içimdekiler.
Yavaş yavaş bükülüyorum cocukluğuma.
Yeni bir umut yolculuğuna hazır olmayan
bu yüreğe yine kefen örmekte ellerim.
Oysa ben sadece susmayı bilirim.
Yapabildiğim en iyi şeyin gitmek olduğunun farkında olsam da kendi
içimden kovulmak öyle ağır ki..
Kanatlarım kırık / düşlerim ise düştü kollarımdan.

Sevinebilirsin artık hüzün…

Zafer senindir.
Önce bizi bana düşürdün sonra da kırdın bizi..
Merak etme yakında da dağılırız biz.
Sen kalbini ferah tut..
Dudak payımda bir hayat vardı..
Al o da sana feda olsun...
Bana dair ne varsa ele geçir.
Kazandıklarımdan da feragat ediyorum..
Düştüğümü kabul ediyor,
kırıklarımı sana bırakıyor ve dağınıklığımı ilan ediyorum.
Ama tek bir şartım var..

Yüreğimdeki gül’e sakın dokunma…
Gözlerimdeki yeşeren Elif’i dalından koparma..
Dudak kenarımdaki umuduma hüzün bulaştırma…
Ne olur sevdama yalnızlığı yakıştırma..

Ey her nefesi ölüm kokan hüzün ;

Beni sevdamdan ayırma….

Çünkü düştüğümde sadece “ o “ ellerimden tuttu..

Kırıklarıma sadece “ o “ dokundu…

Dağınıklığımda bana sadece “ o “ umut oldu…

Ey hayat…

Bana ölümleri müjdele ama
Sakın sevdama / Elif/ime / umuduma dokunma….
Dokunma diyorum…
Dokunma…

26.04.2008 22.10

İsmail Sarıgene


the_pretty 7 Mayıs 2008 19:52

Biliyor musun
biliyor musun ......
sevda acıdır
sevda gözyaşıdır
sevda kendinden geçmektir
sevda benlikte tükeniş
sevda sevdalınla varoluştur
sevda duyguların gizemi
sevda bir yanıştır
sevda sönmeyecek bir ateş
sevdanın mekanı yürektir
artık ölü bir benlik,yaşayan bir sevda
amma acı
amma bir ateştir
ve bir kavruluştur
uzakta bir gönül ki yare kavuşamayacak,
ruhu ve kalbi hep inleyecek
bilmemki bu sevda ne zaman dinecek.


Abdullah Garip


nünü 9 Mayıs 2008 10:05

ÖĞRENMEK

bardakların yerini biliyorum artık
tabakların yerini
kirlileri suya tutmayı
çorapları nasıl iç içe geçireceğimi öğrendim
havluları katladıktan sonra nereye koyacağımı
Tori Amos'un şarkısının ne anlama geldiğini biliyorum
ve senin artık eski sen olmadığını
ben gidiyorum


Murathan Mungan


Sedef 21 9 Mayıs 2008 20:17



Beni güzel hatırla
Bunlar son satırlar
Farzet ki bir rüyaydım esip geçtim hayatından
Yada bir yağmur, sel oldum sokağında
Sonra toprak çekti suyu kaybolup gittim
Belkide bir rüyaydım
Senin için..
Uyandın ve ben bittim
Beni güzel hatırla
Çünkü sevdim seni ben her şeyini
Sana sırdaş oldum dost oldum, koynumda ağladın
Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini
Beni üzdün, kınamadım
Alışıktım vefasızlığa el oldun aldırmadım
Beni güzel hatırla
Sayfalarca mektup bıraktım sana
Şiirler yazdım her gece
Çoğunu okutmadım
Sakladım günahını sevabını içimde
Sessizce gittim senden öncekiler gibi sende anlamadın
Beni güzel hatırla
Sana unutulmaz geceler bıraktım
Sana en yorgun sabahlar
Gülüşümü gözlerimi sonra sesimi bıraktım
En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka
Söylenmemiş merhabalar sakladım her köşeye
Vedalar bıraktım duraklarda
Ne arasan bir sevdanın içinde
Fazlasıyla bıraktım ardımda
Beni güzel hatırla
Dizlerimde uyuduğunu düşün
Saçını okşadığımı üşüyen ellerini ısıttığımı
Mutlu olduğun anları getir gözünün önüne
Anlından öptüğüm dakikaları
Birazdan kapını çalan kişi olabileceğini düşün
Şaşırtmayı severim biliyorsun
Bu da sana son sürprizim olsun
Şimdi seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum
Beni güzel hatırla
GİDİYORUM …


arwen 10 Mayıs 2008 02:47

Durdur yüreğindeki ateşi..
Nefreti durdur, yada gitmeleri..
Bana bıraktığın izleri sil yüreğimden.
Gidişlerin sessizliğini,
Nedensizliğini acıların..

Yanağımdan düşen her damla yaşı sil..
Sür gözlerini gözlerime.
Rüzgar ol, es döndür başımı..
Yazın sıcağında, suyum ol serpil yüreğime..
Kimseler bakmadığında bak gözlerimin içine,
Yada hiç ten değmezken tenime,
Değdir ellerini ellerime..

Herkes gittiğinde, baş ucumda ol..
Gidenleri değil, kalanları saydığımda elin havada,
Yüreğin başucumda ..

Sen terkedeni değil, terketmeyi oyna dört perdelik oyunda..
Kimsenin sevmediği beni,
Herkesin görmezden geldiği senini,
Yaşat bir yudum sıcaklığında..
SEN ÖMÜR OL ÖMRÜME, SÜRÜKLE BENİ ARDINDA..


İsa KARADAŞ


arwen 14 Mayıs 2008 01:04

Yağmur olup yağmıyorsun
Sensizliğe mahkûm ettin
Güneş olup doğmuyorsun
Günsüzlüğe mahkûm ettin

Rüyalara gelmez oldun
Ne haldeyim bilmez oldun
Şu yüzüme gülmez oldun
Şensizliğe mahkûm ettin

Terk edipte özlemlere
Hazan ektin mevsimlere
Siyah beyaz resimlere
Fonsuzluğa mahkûm ettin

Geceme gündüz katarsın
Nabızları sen tutarsın
Rotalarımda hep varsın
Yönsüzlüğe mahkûm ettin

Sensin telaşım tasamda
Resmin duruyor masamda
Arayıp hiç sormasan da
Gamsızlığa mahkûm ettin

Necati gibi birini
Yaktın derinden derine
Koydukça Mecnun yerine
Sonsuzluğa mahkûm ettin


Necati KEÇELİ


nünü 16 Mayıs 2008 14:21

Bittiğim Andır
Geleceğini biliyor olmak,
Akışını hızlandırıyor kanımın.
Titretiyor içimi.
Seni görecek olmanın hazzı,
Sarıyor,
Her köşesini bedenimin.
Mutlu kediler gibi,
Mayışıveriyorum yatağımda.
Ve seninle karşılaştığımız an…
Sevginin ışıklarından,
Gözlerimiz kamaşmış,
Birbirimizi kucaklarken,
Özlemin yakıcı güzelliği,
İçimize doluştuğunda,
Ardından,
Sıcacık sesinle
Çok özledim..
Seni seviyorum diye,
Kulağıma fısıldadığında,
İşte! o an,
Benim,
Bittiğim andır sevgili.
Hatice Bediroğlu



arwen 21 Mayıs 2008 00:49

Bir ses gibi düşer içime sanki gözleri
Karanlıklar göçüp gider o uyanınca
Açmaz olur yüzün döker bir çiçek gibi
Yalnızlıklar şehri sarar o uyuyunca

Kalkar gider tüm dertlerim ırak bir kente
Yüreğime umut ekilir o uyanınca
Bir dem olur korku iner ta derinlere
İçime bir ateş düşer o uyuyunca

caner güner

,


Sedef 21 21 Mayıs 2008 01:13

Tavsiye


Öfkeyle kalkar yumruk iner kızgınlıktandır
Nefsi yenmek zordur hatalar çılgınlıktandır
Yüzüne bakmıyorsa bil ki dargınlıktandır
Şefkatle saçlarını okşa…ayıltmalısın

Garibanlar ağaç altında büyümüşlerdir
Derdi yoklar kahkahalarla hep gülmüşlerdir
Ana toprak baba uzakta üzülmüşlerdir
Her şey geçer üzüntüleri…uyutmalısın

Edebiyatı bilemedin öğrenemedin
Fizikle felsefeyi yine kavrayamadın
Kimyan bozuldu problemi anlayamadın
Tarihten masal anlat hadi…avutmalısın

Sendeledin kimseye haber bile vermedin
Yapamadın elde değildi oldu bilmedin
Her yanından yara aldın yine sarmadın
Geçmişi ezberleyip öğren…sabretmelisin

Üzme kimseyi tepkileri yeme çevrenden
Düşüncen sığmasın dünyaya aşsın evrenden
Tebessümün eksik olmasın sakın çehrenden
Boşa gelip geçmesin günler…çalışmalısın

Yazılanlar köşede bekler hikaye şimdi
Arama bulunmaz gidenler dönmüyor geri
Umursamaz tavırlar varsa ederler deli
Fatihayla Yasin okuyup…üflemelisin

Düşünmeyenler hata eder elde olmadan
Rengarenk güller dallarında açar durmadan
Hesabı doğru yapan şifa bulur Mevla ‘ dan
Hak hukuk yolunda devamlı…uyarmalısın

Mehmet Karlı


arwen 21 Mayıs 2008 16:01

Yine Issiz Karanlik Gecenin
Sensizligin Sessizligindeyim

Etrafda Insan Kalmadi
Birtek ben Varim birde
senden kalan anilarim

Yine hüzünlüyüm bu gece
yine aklimda sen varsin
her gece oldugu gibi

biliyormusun sen ben gittim desende
varligini her gece burada hissetmekteyim
ben seni cok seviyorum
sen beni hic sevmemis olsanda

Bu gece yüregime sordum
unutamazmisin
onu silipte bir baskasini yazamazmisin

dediki
aklin unuta bilir ama ben unutamam
sen sildim desende izlerini ben tasimaktayim
söylermisin hangi seven yürek unutmuski
ben unutabileyim

baskasimi
asla ben onun yüregine sevdalanmisim
sen baskasi desende ben o yüregin sahibiyim

haklisin haklisin garip yüregim
bunlari bendede demekteyim


bu mekana baktigimda anilarimdan bir ani tazelenir
bir hayaldi

seninle burada olacaktim
ellerinden tutup benim bizim mekanimizi
dolastiracaktim

sonra tam burda suan durdugum yerde
gözlerinin icine bakip seni seviyorum diyecektim
buna bu kule önümde akan su
sahid olacakti
sahid olacakti agaclardaki yapraklar
sahid olacakti yeni bitmis laleler
askimiza sahid olacakti
sendeki yürek
bendeki yürek

Sonra dalindan kopardigim
askimizda hayat bulacak olan
bir dal kirmizi gül ile beyaz gülü sana verecektim

ugruna can verecegim gözlerine
birkez daha bakipta
kendimi gözlerinde bulacaktim

sonra kollarimin arasina alip
seni yüregimle saracaktim

herkes gibi bizde mutlu olacaktik

simdi burdayim
ama sen yoksun

simdi aglar iste agactaki yapraklar
simdi aglar yeni biten laleler
ya kirmizi gül ile beyaz gül

askimiza sahid olacakken
simdi sensizligime sahidler

bu kule artik beni gördükce aglar
su sanki feryat edercesine ses cikarir gecenin karanliginda
Ya ben naparim
burada gözlerine bakipta
gözlerinde kendimi bulacakken

simdi issiz kalan bu diyarda
sensizligi karsilamaktayim

divane olmus gibi karanlikta seni aramaktayim
sen ne desende sen beni birakip gitmis olsanda
yüregim pesinde
sen benim degilde bir baskasinin olsanda
yüregim pesinde
benden kaca bilirsin ama yüregimden asla

hadi git simdi yüregim rahat
....yüregim bu gecede yaninda....


Gözyasi / Cuma-Ali Dogan


jarule 22 Mayıs 2008 09:35

Albümden bir kaç resim,takılınca gözüme,
Gözyaşım akacakmış,nereden bilecektim !
Kurduğum aşk mabet’in,yanı başında duran,
Çakallar yıkacakmış,nereden bilecektim !

Maziye dalıp gittim,boş hayaller kurarak,
Viran olan gönülden,ne hesaplar sorarak,
Gördüğüm kabusları,hep karşımda bularak,
Duranlar bakacakmış,nereden bilecektim !

Sevgi,saygı neymiş ki,karıştırıp adabı,
İnat edenlerin de,olmadı ki muradı,
Bilek bükülmez amma,başıma bu çorabı,
Örenler bükecekmiş,nereden bilecektim !

Göz yaşım damladıkça,solan ümit bağları,
En güzel anılarım,oldu hüzün dağları,
Ansızın boşaltınca,aşk’a kızgın yağları,
Başımdan dökecekmiş,nereden bilecektim !

Haziran’a kış dendi,baharıma zemheri,
Ne diyeyim bilmem ki,işte aşkın eseri,
Bu şirrete ben selam,verdiğim günden beri
Üstüme çökecekmiş,nereden bilecektim !
…………………………Nereden bilecektim..!


M. Levent ÖZGEÇ


ayhşim 22 Mayıs 2008 12:33

uzaklarda
 
uzaklarda bir yerde bir güzel kız tanıdım
beni bir arasa sesini duysam diyorum
telefona göz ucuyla bakıp dalarken
halimi hatrımı sorsa diyorum

geceler karıştı gündüze,alaca oldu
güneş doğmaz oldu,ay doğmaz oldu
yıldızlara bakıp bir yol istesem
onlarda arkasını dönüp yüz vermez oldu

söyleyin bana gök yüzünde süzülerek uçan kuşlar
yokmu bana o güzel kızdan bir haber
bir haber verin bana ey bulutlar
bu ayrılık acısı katlanmaz oldu

sen uzaklardaki ey güzel kız
bu hasretlik bana revamı
bir haber gönder bir sor ne olursun
bu ateş artık içimi çok yakar oldu


MEHMET KOC


ayhşim 22 Mayıs 2008 12:47

Geçen dakikalarım
 
Kimbilir nerdesiniz,
Geçen dakikalarım
Kimbilir nerdesiniz?

Yıldızların,korkarım,
Düştüğü yerdesiniz;
Geçen dakikalarım?

Acaba tütsü yaksam
Görünür mü yüzünüz?
Acaba tütsü yaksam?

Siz benim yüzümsünüz
Eğilip suya baksam,
Görünür mü yüzünüz?

Gitti bütün güzeller;
Sararmış biri kaldı,
Gitti bütün güzeller.

Gün geldi,saat çaldı,
Aranızda verin yer;
Sararmış biri kaldı!
NECIP FAZIL KISAKUREK



Sedef 21 22 Mayıs 2008 21:51

BÖYLE SEVDİM İŞTE

Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni
gören.
Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka
yerde
olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın,
orada kalmalıydın. çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu
kadar
kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden
ne
ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.

Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım
seninle. çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin
renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin
pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın
bir
ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize
tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.

Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar
gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En
kızgın,
en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana.
İçimdeki
sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi
ve
ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey
olduğunu anladım seninle...

Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk
yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden
tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi.
Menzil
sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok
edebilirdim.
Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana
ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen
girebilirdin.

Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı,
gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu,
olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da.
Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni
ve o
doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu
zaman.
Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni
yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.

Seni severken yorulmadım. çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün
yenilendim.
Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.
Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.

Sevdim işte ötesi yok...

-alintidir-


arwen 23 Mayıs 2008 01:50

GÜL VE BEN...

Bir gonca gül gördüm dalında,
Koparamadım,
Güneşin ateşine boyun bükmüş,
Koklayamadım,
Esen rüzgârlara göğüs germiş,
Yanı başında duran,
Tomurcuk açan yavrusuna,
Dokunamadım,
Bir gül misali doğdum,
Hayatın umut ışığında,
Gökkuşağı dedim yaşam,
Her rengi bende sandım,
Misket tutan ellerim çocukluğumda,
İyi ki vardı varlığım,
Hayatın her safhasında,
Tomurcuk misaliydim.
Habersizdim,
Olacak fırtınalardan,
Tehlikeli yarınlardan,
Bir gül gördüm dalında,
Onunla kendimi sorgularım,
Düşüncelere daldığımda,
O gülü biri geldi kopardı dalından,
Sen sense gülüm, kopardın beni,
Hayat bağından...

23.05.2008
HÜSEYİN AKÇAM


blood_lovee 24 Mayıs 2008 23:22

Sen Güldükçe güzelsin! ..

Taşımaz yüreğim senin aşkını
Ben feleğin sillesini yemiş
Aşka töğbeler tövbesi demiş
Bir hazan..
Neylersin be gülüm
Bak yaklaştı ölüm.
Böyle yazmış alın yazımı yazan
Bırak be goncam
Bırak be gülüm
Vazgeç be fidanım
Kimseye fayda gelmez
Bu dilenci kılıklı şaşkından! ..
Bilirim
El değmemiş sevgilere sevdalısın
Sen ilk baharsın
Sen!
Çiçek açmış taze fidan dalısın!
Sen! ..
O gül yüzünle
Gözde yaşlarla hüzünle
Değil..
Sen! ..
Güller gibi yüzünle
Güldükçe güzelsin! ..


Uğur Yeniler


ahmed 25 Mayıs 2008 09:35

Eğer

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar
bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir,
büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı
belki de,
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece
sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır
yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir
ayrılık gizlendiğine
belki de, kartvizitinde "onca ayrılığın birinci
dereceden failidir"
denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle
avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini
tutmak isterse...

Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim
uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık
etmiş olmasalardı eğer!!

Can Yüce


arwen 26 Mayıs 2008 16:15

Neden aramadık biz sevmek için bilsin herkes
Sormasınlar neden diye belli değil mi zaten
Gözlerimiz aynı,huyumuz,tenimiz,,ve neredeyse bedenimiz
Sevmek için birbirimizi işte en büyük nedenimiz


emre mülayim


ahmed 28 Mayıs 2008 10:19

Sadece Sen




Kalbimde seni taşıyorum,
En değerli hazinemsin...
Seni istiyorum başka hiç bişey istemiyorum...
Sadece sen...

Hiç birşeyim olmasın,
Ama sadece sen yanımda ol istiyorum...
Sadece sen...
Ağlama istiyorum,
Mutlu ol istiyorum
Ve hep benimle ol istiyorum...
Sadece sen...

Bak yine gece oldu,
Ama ben hala seni düşünüyorum,
Hala hayallerimde sen varsın...
Sadece sen...

A. Çetinkaya


arwen 28 Mayıs 2008 14:53

Kalmadı
Halim bir haber gelmeyince
Bekledim her gün gelecek misin diye

Her esen
Yele rengârenk kelebeklere
Sinemde hiç solmayan güzel sevgine

mustafa cilasun

Sendin
Hislerimin en hassas nadidesi
Gönül payesi, hayatımın eşsiz gayesi

Hazzımın
Bulunmaz sevda sermayesi
Şevkin bahçesi rahmetin en güzel eli

Böyleyken
Sensiz çöl iken bir meşksin
Aşkın ahengisin ne güzel bir sevdasın

Sen
Bahtsızlığıma anlam katan yarsın
Sen hazanım olsan da en güzel aşksın


ahmed 28 Mayıs 2008 22:45

VAR MI?

Uzaktan geldim yorgunum inan,
Sensiz gecmiyor artik bu zaman
Kendimi yalniz hissettigim an
Elimi tutacak ellerin var mi?
Birkac tatli anidir gecmisten kalan
Ne güzellik ne para bunlar hep yalan
Yilda birkez de olsa hatirimi soran
Nasilsin? diyecek dillerin var mi?
Kararsizim acaba nasil birisin?
Cogu zaman sanki bir melek gibisin?
Bazen o kadar duygusuzsunki
Emin degilim, gercekten hislerin var mi?
Ne kadar yakinsin ve ne kadar uzak
Su anlamsiz tavrini bir yana birak
Basini kaldir, etrafina bir bak
Seni gercekten seven dostlarin var mi?
Anlatmak imkansiz seni bir siirle
Yetersiz kaliyor kelime ve cümle
Vakit tamamlanip gitmem gerektiginde
Benim icin dökecek gözyasin var mi?

Mahmut Tugrul Agsu


ahmed 29 Mayıs 2008 16:13

Ne Çabuk Geçti



Ne çabuk geçti güzel günler sevdiğim
Günler,aylar oldu seni görmediğim
Hala büyüyor sana olan özlemim
Bir tek sen varsın yolunu gözlediğim

Aşkına,ilgine muhtacım ben senin
Yanımdır asıl yerin
Sevgiye, şefkate muhtacım sevgilim
Yanındır benim yerim

Sevemem senden başkasını
Sökemem kalbimden adını
Senle olmaktır tek dileğim

Bulamam senden başkasını
Silemem gönlümden adını
Seni sevmektir tek isteğim

Sensiz hiç geçmiyor zaman
Aşkından ben miydim yanan
Beni sevmediğin yalan
Yüreğimdesin sen her an

Yine hüzün kapladı tüm yüreğimi
Nasıl unutursun seni sevdiğimi
Bir ben bir ALLAH biliyor çektiğimi
Artık duysan diyorum benim sesimi.


Timur İlikan


arwen 29 Mayıs 2008 19:06



CANIMSIN


Gecenin en derin yerinde

Zifiri karanlıklarda
Geçiyorsun aklımdam
Bir an canımsın
Dökülüyor dudaklarımdan
Ve içim geçiyor
En derin iç geçirmelerim
Senin içinden geçiyor
Tarifsiz hal üzerine
Geceme ay doğuyor
Dünyam seninle aydınlanıyor

İLHAMİ BULUT


ahmed 30 Mayıs 2008 10:33

Sana Bakıyorum


sana bakıyorum;
seni aldatan bakışlarımla...
aklından seni çıkarıp,
bir başkasına kolayca sevda veren
aklımla.

sana bakıyorum;
"söküp atamam..!" diyen
"sensiz olamam..!" diyen
yüreğimle.

sana söylüyorum;
seni aldatan dudaklarımla...

sana yazıyorum;
sensiz şiirler yazan bu ellerimle.

kahrolası ben!
sana bakıyorum..

utanmadan...
hala seviyorum!
hala seviyorum!

Neriman Öğüt


arwen 30 Mayıs 2008 17:21

Sigaram duman duman
Dumanındaki halkada
Tıpkı hasret ve özlemini
Nefes nefes çekiyorum

Masadaki içkimde
Yudum yudum içiyorum
Sevgini hasretini özlemini
Tıpkı yıllanmış şarap gibi

Güzellikler ne çabuk bitti
En güzel yıllarımız uçup gitti
Ellerimiz böyle boşmu kalacaktı
Aşkımıza bakınca kaçıp gitti

ramazan gerek


ahmed 30 Mayıs 2008 23:59

Ne Bilirsin ki

Sabrın son damla olup taştığı gözlerimde
Ne bilirsin ki oluk oluk gözyaşım nebilirsin ki
Doğmayan sabahlarla geçmeyen saatlerle
Ne bilirsin ki geceyi gündüze kattın nebilirsin ki...!

Delik deşik ettin ruhumu kahtrettin beni
Hayıflanma artık övün gör eserini
Tabutlayıp tepeden tırnağa şimdi bu mabedi
Ne bilirsin ki anılara gömdün nebilirsin ki...!

Ne bilirsin ki nedir insanoğlundan kaçmak,
Ne bilirsin ki nedir gözler açık rüyaya dalmak,
Ne bilirsin ki nedir 'ölüm ölüm' diye yakarmak,
Ne bilirsin ki ecel bekler etin ne bilirsin ki...!

Nefret ettim her şeyden dünyaya inat
İstediğim şu gözleri birdaha açmamak
Ne yemek ne içmek ne de uyumak
Ne bilirsin ki candan bezdirdin ne bilirsin ki...!

Hani hiç görmesem güneşi hiç uyanmasam,
Görmesem gölgemi dahi,aynaya bakmasam,
Hani mümkün olsa şuursuz kasvetle yaşasam,
Ne bilirsin ki ömre düşman ettin nebilirsin ki...!

Ne bilirsin ki yeşermemiş bir bahtı kararttın
Ne bilirsin ki dağlanmamış yarayı kanattın
Ne bilirsin ki açılmadan mutluluk penceremi kapattın
Ne bilirsin ki aşka düşman ettin nebilirsin ki...!

Sen masmavi semaların hırçın rüzgarı
Sen coşkun denizlerin kızgın kumsalı
Sen özgürlüğe kanat açmış kartal bakışlı
Ne bilirsin ki gönlümü kaptın nebilirsin ki...!

Şahinleri bilir misin o sadık aşklarını
Baştan sona birbirleri için yaşadıklarını
Biri yoksa ötekinin de ölüme kanat çırptıklarını
Ne bilirsin ki onlar gibi ettin nebilirsin ki...!


Esra Özdemir


arwen 31 Mayıs 2008 02:41

Sana açtım yüreğimi
İyi bilirsin sevgimi
Mor menekşenin bakışını
Kıskanırdı gözlerin sahi mi

Değil mi
Hep açmıştım sana sevgimi
Nadide çiçeğimi
İlk sunduğumda sana
Yalımla gözlerinin akışını
Unutmam

Haydi artık tamam
Çevir gözlerini bana
Üveyikler de uçup gitti
Yiğitler aldı yürüdü meydana

Her an alevler dağlayıp kavururken içimi
Ve getirdiler yıllar sonra kır çiçeğimi
Böylesine tatmadım ateşin yakışını
Unutamam hiç o gözlerinin akışını



arif tatar


ahmed 31 Mayıs 2008 11:11

Kaçamadım


Geceleri hüzünle bakarım yıldızlara.
Binlercesi içinden ben seni seçemedim.
Hepsi aynı gibiydi, bir fark yoktu arada;
"Sensin" diye birini tutup da geçemedim.

Sana ne söylüyorsam içimden geçenlerdir.
Aşkta hep kaybedenler; hevesi seçenlerdir.
Hercai gönüllüler sevmekten kaçanlardır;
Bir turna kanadında, göklerde uçamadım.

Sevdânın aynasında bir de sen kendine bak!
Gerçeği görmüyorsan, güpegündüz kandil yak..
Her şeye boş vermişsin birazcık kafana tak;
Zehir olsun verseydin; vermedin, içemedim.

Ne suçlu arıyordum ne de cayan sözünden.
Bir damlacık düşmedi henüz kara gözünden.
Gâyeni anlamadım ifadesiz yüzünden;
Ben böylesi sevdâya bir değer biçemedim.

Nice zamanlar geçti bir kerecik gülmeden..
Bunca sitem nedendi? Kırdım mı ki bilmeden?
Nihayet karar verip daha sana gelmeden;
Kapanmıştı kapılar, kilidi açamadım.

Gururumu savurup bir tarafa atardım.
Sen düşmeyesin diye ellerinden tutardım.
Sevdiğini bilseydim eşiğinde yatardım;
Kendimden kaçtım amma, kaderden kaçamadım.

Esat Anık


CaNaRY 31 Mayıs 2008 14:41

Sen beni;
Kış ile yaz arasında,
Çok ile az arasında,
Nağme ile saz arasında,
Öyle zor bir yerde bıraktın...

Sen beni;
Git ile gel arasında,
Ver ile al arasında,
Geniş ile dar arasında,
Öyle zor bir yerde bıraktın...

Sen beni;
Hayır ile evet arasında,
Sonuç ile sebep arasında,
Ok ile hedef arasında,
Öyle zor bir yerde bıraktın...

Sen beni;
Gündüz ile gece arasında,
Cümle ile hece arasında,
Cevap ile bilmece arasında,
Öyle zor bir yerde bıraktın...

Sen beni;
Ayak ile baş arasında,
Göz ile yaş arasında,
İki kara kaş arasında,
Öyle zor bir yerde bıraktın...

Sen beni;
Ekim ile kasım arasında,
Sevincin ile yasım arasında,
Şansın ile şansım arasında,
Öyle zor bir yerde bıraktın...

Sen beni;
Şaka ile gerçek arasında,
Sevgi ile nefret arasında,
Ölüm ile kalım arasında,
Sendeki ışık ile bendeki karanlık arasında..
Öyle zor bir yerde bıraktın...


Eser Tunay


The_DeViL 1 Haziran 2008 13:38

VE YOLLARINDA ÖRTMÜŞTÜM SAÇLARIMI İSTANBUL

Kırışık çığıltılar,devrik bestelerin takırtısı kök salmıştı çamurumda
Tabutumun diz çöktüğü yabani yol, ahdimin yılgınlığıydı.
Ve Sen İstanbul!
Köprü köprü , kemer kemer yürüyordun kanı deli ırgat çocukluğuma
Demir attın bana İstanbul, kemirdin slogansı kalabalıklığımı…
Plastik umut salgılayan oyuncaklar savaştırılıyordu avucumda
Ve sen İstanbul!
Sıyrılıp hışmından ana kucağı gibi filizleniyordun bağrımda.
Aşka vedaların önüne geçip yalan harfleri bir bir idam etmek yürek davalarında
Kapı tokmağına destansı sevdaların mührünü vurmak; günahlarımdan arınmak adına.
Ve gürlemek, velud göğsüne yaslanan siyah çelenkli , hayın bakışlara
Yağız duvaklı korkularına çığ gibi kükretebilmek kahrımı!
Sebebimdir İstanbul bunca yangının onca hıçkırığı…
Ve Sen!
Körpe yumruğumla gömüldüğüm Vefa’msın.
Ölümü deşip diri surlarını giyindiğim diyârsın!
Yalın ayak , kirpiklerinde süründüğüm ân , beni anlarsın
Teneffüssüz kalır hüznüm İstanbul!
Ya Bâb-ı Kız Kulesi’nde prangaladığım sırrım…
Ketum hasretimin yıldırımlarını rahminde taşır mısın?…
Ağlarsan , göz yaşlarını yüreğime damıtır mısın İstanbul!
Ve bir ah…
Gül-diken mahkemesinde mihribanî dudaklarımdan bengisu fışkırtabilsem
Mahbes yokuşlara,maskeli suretlere utancı tükürsem ve mâbed diyarına göçsem
O diyar “Sen” olsan; dingin, iffetli nağmelerinin hıfzında tütsem…
Ve sen gitmesen benden İstanbul!
Gitme Sen…
Senle yaşayıp, senle ölmeye, senle “gül” bitmeye hükümlüyüm ben!
Ve yollarında örmüştüm saçlarımı İstanbul!
Mahşere saklamıştım sancılarımı…
Bırakma beni…
Ne olur “gitme!”de…

Kaynak : Hatice Algın



Saat: 18:59

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık