![]() |
“ O “ Bir, sen kaldım içimde Birde yaşayamadığım çocukluğum Hep, birşeyler eksikti Sevdam gibi, umutlarım gibi Bir ben sırılsıklam sana Leyla gibi, Mecnun gibi Bir ben yanmışım yeşil gözlerine Kerem gibi. Bir sen kaldın içimde yarım yamalak Birde mutluluklarım Sen yaşayamadığım geçliğim Özlediğim şehir Ulaşamadığım idealim Paylaşamadığım her şey... Sende asılı kaldı bana ait güzellikler Sen, geçmeyen zaman Bitmeyen rüya Doğmayan güneş Sabahları olmayan ben senden uzakta Kaç gönülde dolaştımsa olmadı Seni aramaktan yorulan ben! Sen O en sevdiğim kitap Okumaya doyamadığım Sen O en masum bebek Bakmaya kıyamadığım Sen dilimde söylenen şarkı Edilen dua Tutulan dilek Sönmeyen ateş yüreğimde Seni beklemekten yorulsamda üzülme Sen o bitmeyen sevdam Edilen kavgam Aşka dair Gel, aldırma geçen yaşıma Sen O gözlerimde kuruyan pınar Ağaran saçım Biten geçliğim Bir, senin adın dolaşaçak dilimde son nefeste Sen O beklediğim son insan Ecele aldırmadan(!) Ölürmüyüm sanıyorsun? Sana doymadan... Şaizer Uzgur |
Hep sana uçuyorum Caziben göz alıcı, divane etti beni Hep sana uçuyorum,yâr beni yaksan bile Etrafında dolaşan pervane etti beni Kol kanat açıyorum ateşe soksan bile Tek yönümsün ben sana ölümüne gelirim Yüreğim sana bağlı nasıl geri kalırım Beni kül edeceksin yakacaksın bilirim Kaçmaktan kaçıyorum, kaç diye baksan bile Nasıl bir muammasın, onu bilesim geldi Benden uzaklaştıkça sana gelesim geldi Sen kaçmayı denerken benim ölesim geldi Kendimden geçiyorum, şimşekler çaksan bile Düşünmeye vaktim yok çelmiş idin aklımı Kalbimi aldın, kırdın hala sende saklı mı? Dünya kocasa bile geçmez sevda iklimi Hep seni seçiyorum, dünyamı yıksan bile Nerde olsan da seni, gönlümde buluyorum Varlığın bana yeter, teselli oluyorum Aklımdan geçer geçmez, sevgiyle doluyorum Mutluluk saçıyorum, yanımda yoksan bile |
Ağlarım Yaralarım kanar seni her andığımda Hayalın odama dolduğunda Yastığım gözyaşlarımla ıslandığında İçim yanar yanarda ağlarım Her bir halin canlanır gözümde Boğazımda hıçkırık hasret içimde Düşer düşlerim kırıklar içinde İçim yanar yanarda ağlarım Gönlümde gül yeşermez sensiz Yağmurlarda kaldım kimsesiz Hani bırakıp gitmiyecektin İçim yanar yanarda ağlarım Her günüm anılarda yanlızlıkta Bir benım sensiz kalbim kırık Seninle olan günleri arıyorum İçim yanar yanarda ağlarım... Şule Ersöz |
Beni Yakışına O esrarlı yangına bu can nasıl dayandı? Sahile vurdu kalbim,su yandı, kum da yandı. Bir mum gibi eriyip aktı uykusuzluğum, Ölüme başkaldıran dertli uykum da yandı. Yurdundan mahrum edip dolaştırdın Cem gibi. Ruhumla söndü alev, sonra ruhum da yandı. Kül oldu bir yiğidin figanıyla her umut. Bülbülün küllerine konan puhum da yandı. Böylesi bir yangını görmedi Nemrut bile. Kaktüsün gölgesinde nazlı âhım da yandı. Âhımdır zannederdim en belalı kıvılcım, Kirpiğine dokunan kanlı âhım da yandı. Bir damla su ver bana ey çöl! Bari sen küsme. Kalmadı hiçbir şeyim bak,günahım da yandı. Yenilgiler bir tufan gibi çöktü üstüme. Ülkem yıkıldı heyhat! Ordugâhım da yandı. Köleleri her akşam duman kıldı gözlerin, Başıma tâc ettiğim padişahım da yandı. İlk defa böylesine tutuştu gökkuşağı. Renklerim siyah oldu ve siyahım da yandı. O'ndan başka ne varsa yandı, Yandık sen ve ben. O'nu göreyim diye, kıblegâhım da yandı. |
Busesiz Aşk Mekiği… sevda mekiğinin aşk uzayına fırlatılışında beynimizde yenmişken yerleşik yerçekimi tabularının çoğunu kontrolsüzce sevgi atmosferinin dışına (mı) uçurulduk da çekimsiz soluksuz ağır aksak oluverdik sanki… gökten zembille inmişken aşk kompartımanına nerden binmişken ayrımına varamadan hızlı trenin penceresinden baş döndürücü süratle akan bir film şeridinde yol alan sevda seyr-ü seferi, yoksa ara istasyona (mı) yaklaşıyor kadim ya da en yeni yolcuları almaya… dil varmıyor demeye ama (yoksa son durağa mı?) durağanlaştı (mı) ansızın duruldu (mu) duygudaşlık ağırlaştı (mı) paydaşlık ağrı’laştı sızı eşanlı yavaş çekim görüntüsünde sevdalaşmanın… film bitmedi (değil mi) ya ileri saramıyorum sadece geri oynatabiliyorum kare kare zoomluyorum tekrar tekrar izliyorum, acaba montaj aşamasında düzeltebilir miyim diye eksik kalan yanlarımı Sana veremediklerimi Senden alamadıklarımı senaryosu kurgulanmamış irticalen yaşanmış bu ussuz busesiz aşk serüvenini… ! sevginin ikliminde nefes nefese soluklandığım atmosferim olmanı; ! sevdamın uçarı ayaklarını yere bastıran yerçekimim olmanı; ! yasak aşkımızın filmini kaldığı yerden oynatan yönetmenim olmanı özlüyorum tüm benliğimle sensizliğinde… Nazım Eymen Erguvan |
Gözlerinde sezdim ben bu hali; Dudakların bilir bu ahvali, Koklarken ide kokulu yapraklarını Düşündüm Süleyman’ın makamını Nam olmuştu ona dünya kalmadı Bir derya ki gözlerin nehirleri salmalı Dem vurur aşıklar sazın telinden Sevgi ister haberi yok bedelinden Bedeli neydi kim bilir kaç sene Sordum ömür yetmez desene Karıncada girmişti bu yola Yetmedi ömrü yolda verdi mola Ama kabarmıştı artık bir defa yürek Sevda için bir ömür ne demek Gördü o sesi sevda sokağından Bir buğday’ın en sıska başağından Rüzgar eser, dolu, yağar başak acılanır Fakat topraktan oda faydalanır Sitem eder yağmura, kara, doluya Bilmez can veren odur toprağa İşte dostlar sevmek hali böyledir Kim ne derse desin sevmek en güzeldir. |
SON YAPRAK sana göre ben bana göre sendin her şeyi buna yorumladım şimşeklerin çakması da buna dahil sevgilinle sarmaş dolaş oluşunda garip garip heykeller sanki bunun için sana göre ben bana göre sendin sana göre ben bana göre sendin ben böyle istedim belki de nehirlerden şelalelere kadar sendin tün insanlar adedince yine sendin beni sevmesen de biliyorum sevgilimdin sana göre ben bana göre sendin ufuklarda yakalandığım isli bir şey seçemediğim ama bırakıp gidemediğim nisan akşamlarında sızan haberler sabah kahvaltısında bir parça ekmeğimdin sana göre ben bana göre sendin soyup hayatı utandırmak istediğimdin kırıp gül dallarını adına kokladığımdın yalnız sahillere vuran dalgalar gibi sana göre ben bana göre sendin seyir halinde ki bir bulutun son yaprağı ellerine düşüyor belki bu son bahardır diye |
Yazamaz oldum Kaç gecedir kalemim tutuldu Şiirde yazamaz oldum artık. Yüreğimi verdeğimi düşünsemde Aklımdam geçsede, İllede Aşıkml olmam lazım.. Bittim tükendim Eridim düşünmekten. Şiirde yazamaz oldum artık. Gecelerde yıldızlarla konuşur oldum. Uzat elini,.. Avucuna bir yıldız koyayım. Beni sana anlatan… Yalnızlığımı,hallarımı Kimsesizliğimi bilen. Bülbül gül’e düşkünlüğünü Nasılda anlatır. Su gibi… Sen yoksun yanımda! Yalnızlığımı nasıl anlatsam sana! Kaç gecedir kalemim tutuldu Şiirde yazamaz oldum artık. Atik Ulukaya |
İki Şey camdan yansıyan gerçekler gözler başka yerde akıllar başka boğazın ışıkları gibiyim miyop gözlerimle bakınca kalpler başka yerde eller başka camdan yansıyan gerçekler gerçekten daha gerçekler dalıp giden her insanı resmeder ama onlar sahte değillerdir bir boğazın karışan ışıkları bir de gözlerin, anlayamadığım iki şeydi onlar. |
Aşık Kendi Kanını Helal kıldı ma'şuka aşık kendi kanını Ma'şuk nakşından okur aşk eri Kur'anını Yardan ayrı olunca asılıp ölmek yeğdir Aşık kendi bırakır boynuna urganını Gitmez aşık gözünden hergiz ma'şuk hayali Nitekim zilha verir Yusuf'un nişanını Dirlik budur aşıka ma'şuk yolunda öle Sorarlar ise aydam aşıkın burhanını Belkıys ile Süleyman aşka düştü bir zaman İsteyip bulmadılar bu derdin dermanını Gökteki Harut Marut aşk için indi yere Zühre yüzün görecek unuttu Rahman'ını Güzaf görmen siz aşkı kime oğradı ise Sultanı iltir baştan yitirir hanmanını Ferhat bu aşk yolunda başın külünge tuttu Hüsrev Şirin derdinden dosta verdi canını Leyli'yle Mecnun işi acebdür ( ür ) bu halka Abdürrezzak terk etti aşk için imanını Zemane vefaları cefa gelir yunüs'a Bir doğru yer bulucak fidi kılar canını Yunus Emre |
| Saat: 15:10 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık