MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -1- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/333-siir-nehri-1-arsiv.html)

Pollyanna 14 Kasım 2006 21:16

Zalimden Öte
Yerden göğe kadar haklısın kat kat
Dene her cevrini zulümden öte...
Duysun edebiyat,tanısın lugat
Yazsın unvanını zalimden öte..

Sabit hayalini çek gözlerimden
Çıkart şu resmini sök gözlerimden
Vefasız aşkını dök gözlerimden
Afat görülmesin selimden öte..

Ara köhneleri meyhaneleri
Dolaş izbeleri viraneleri
Tanı aşk uğruna divaneleri
Derbeder var mıdır halimden öte...?

Nazarın kadrimi çok ucuz biçti
Varla yok arası, belki de hiçti..
Ömrüm sokağında git gelle geçti
Lutfuna ermedim talimden öte...

Söyle ki ötmesin çekmesin kaygı
Deryada damladır ondaki duygu
Yok mudur bülbülde aşığa saygı
Ahü-zar etmesin dilimden öte...

Gün gelir Safi de niyazdan bıkar
Öfkesi sabrının bendini yıkar
İsyankar sedası ayyuka çıkar
Öte dur köyümden, ilimden öte..


MARLON 14 Kasım 2006 21:36

Bulunmaz

Çile mi çekmeye geldim Dünyaya?
Serinlik ararım yelde bulunmaz
Aldanır giderim her bir rüyaya
Hülyalar nedense elde bulunmaz

Bağlanıp kalmışım yarin yoluna
Girmedim ömrümde gülden koluna
Candan bakışlara kurban oluna
Billâh güzelliği gülde bulunmaz

Belki de bilmeden intizar aldım
Her yerde çaresiz biçare kaldım
Sevda şişesini yerlere çaldım
Gözümün yaşları selde bulunmaz

Felek güldürmedi yürekten bir kez
Harami kesildi gördüğüm herkes
Solmaz çöl goncası ruhumda heves
Mecnunum yanarım, çöl de bulunmaz

Hasret kalemiyle yazılmış kader
Gelir benden bana, ağlayıp gider
Delirmiş de gönlüm feryâdın eder
Figânı sazlarda, telde bulunmaz

Ey Yaşar Gürlek’im mahzun durursun
Mor gülleri damga edip vurursun
Bir kara gözlüye kurban olursun
Tadı şeker ile balda bulunmaz


Yaşar gürlek
22. 09. 2006
Rotterdam/HOLLANDA

Yasar Gurlek


arwen 14 Kasım 2006 21:56

Sevmek gönlündeki boşluğu doldurmak demek
Sevmek sevgiye kalbten bağlanmak demek
Sevmek zorluklar içinde sevgiye varmak demek
İçinde sevgisi olmayan kurumuş ağaca benzer

Sevmek katı yürekleri ısıtarak yumşatır
İnsanın ruhunu mutlu yaparak parlatır
Aileye düzen verir yuvanın ömrünü uzatır
Sevgiyle yürümeyen yuva bozulmuş bağa benzer

Sevmek allahın kullarına en güzel hediyesidir
Ona beynindeki kültürü bedenin terbiyesidir
Eğilmemiş boyunlar eğilmişşe mutlaka sevgiyedir
İçinde sevgisi olmayan hapishane duvarına benzer

Sevmek sevmek yaşantımız sevgilerle dolmalı
İnsan sevgi okulundan mutlaka diploma almalı
Hakkın huzurunada onu içten severek varmalı
Sonra hayatın hakimin karşısındaki mahkuma benzer


firstlady 14 Kasım 2006 22:02

ÖMRÜM YETMİYOR


Kaç bahar sensiz geçti saymadım,
Aşkın bu bedende hala yaşıyor.
Senden sonra inan ki ben sevemedim,
Seni unutmaya ömrüm yetmiyor.

Unuturum diyerek yaktım mektupları,
Aklıma gelir diye anılarını,
Yakamadım sokak lambalarını,
Seni unutmaya ömrüm yetmiyor

Terkettim beraber gittiğimiz yerleri,
Şimdi çok yalnızım içim yanıyor.
Oysa ki yırtmıştım o resimleri,
Seni unutmaya ömrüm yetmiyor

ERHAN SAKA


recruit87 14 Kasım 2006 22:07

Ben Bir Eylül Sen Haziran

Bir eylüldü başlayan içimde
Ağaçlar dökmüştü yapraklarını
Çimenler sararmıştı
Rengi solmuştu tüm çiçeklerin
Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı
Katar katar gidiyordu kuşlar uzaklara
Deli deli esiyordu rüzgar
Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa
Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar
Neydi o bir zamanlar
Sevmişliğim, sevilmişliğim
O heyheyler, o delişmenlikler neydi
Ne bu kadere boyun eğmişliğim
Ne bu acıdan korlaşan yürek
Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım
Önümdeki dizboyu karanlıklar da ne
Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım
Beni kötü yakaladın haziran
Gamlı, yıkık eylül sonuma
Bir ilkyaz tazeliği getirdin
Masmavi göğünle
Cana can katan güneşinle
Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime
Çiçekler açtı dokunduğun
Çimler büyüdü yürüdüğün
Ve güller katmer katmer oldu güldüğün yerde
Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi
Oldurduğun yemişlerin ağırlığından
Dallarım yere değiyor
Güneşi batmadan saçlarının
Bir dolunay doğuyor bakışlarından
Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma
Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık
Başım dönüyor, off başım dönüyor yaşamaktan
Ölebilirim artık
Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse
Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma
Baksana; parmak uçlarım ateş
Lavlar fışkırıyor gözbebeklerimden
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
Benimle meydan oku her çaresizliğe
Benimle uyu, benimle uyan
Birlikte varalım onüçüncü aylara
Ben bir eylül, sen haziran


MARLON 14 Kasım 2006 22:09

Sen Yoksan

Son mu yoksa bu gece,
O kara gözlerde karanlığın şüphesi
Yok mu? Bunun ortada bir yeri,
Ya hep ya hiç
Biliyorum ciğerlerimde kan birikecek
Nefesim kesilecek
Beynim,daha da duracak
Ellerim hareketsiz,
Gözlerim donuk
Eksileceğim,
Üşüyeceğim
Ah işte bu mu istediğin
Gitmekmiydi?
Sırtım dondu,üşüyorum
Binlerce kez üşüyorum
Üşüyorum
Ellerin sarmıyor,tenin kokmuyor,
Bu akşam sen yoksun
Kahroluyorum,
Anlasana
Ölüyorummm

Mozan Aras


recruit87 14 Kasım 2006 22:12

Hasret ve Uğrak

bir şey geçiyor içimden, bir türkü
rüzgara tutunmuş bir kuru yaprak.
bir şey geçiyor içimden sandım o,
gece gibi bir şey sessizce, siyah
sarı bir ekin tarlası güneş altında
sonra damla damla düşen yağmur
hasrete yontulan kalem ucu gibi
bir şey geçiyor içimden uzun bir yol
şafakta doğan ufka damlayan bir güneş
bir çığlık serçe yavrularında büyüyen
içindem geçiyor yanlnızlık gibi bir şey
ateşe düşürülen bir gül gibi alev kırmızısı
martılar dönüyor başımın üstünde
bir koku geliyor kömür dumanından
sanıyorum ölümün kokusudur bu
yüreğimde sızlıyor şarkıya teslim bir aşk
dağa yazılan yazgı gibi büyüyor acım
bir derviş geçiyor tozlu yoldan
ben biliyorum bir diyara düşen hasreti
bir şey geçiyor içimden, bir sel ansızın
geçiyor bir şey içimden ağlıyorum
sıcağı gözyaşımın yakıyor güneşi geceyi
bulutlar kaçıyor çıplak bir gökyüzü kalıyor
kağnı tekerliğinin gıcırtısı, bir guguk kuşu
lale olmayı bekleyen bir gelincik
boz tepelerinde bu bozkırın kar gibi sade
ben biliyorum gece mum gibi erimeyi
bir şey geçiyor içimden bir kırlangıç
geçiyor içimden sevgili gibi bir şey...




MARLON 14 Kasım 2006 22:13


Gecenin Bilinmezliğinde ve Savrulan yüreğimde sen

Bugün, sana yazmayı ne çok istedim bir bilsen

Sesini duymayı, gözlerinin güleç dalgalarında sarsılmayı

Ne çok isterdim, gökkuşağı`nın altından geçmeyi

Ölesiye koşarak geçmeyi gökkuşağı`nın altından

Ne çok istedim bir bilsen.


Sana dokunmak, sıcaklığında eriyip gecede

Sevginle gündüze akmayı sadece

Ne çok isterdim ah bir bilsen.


Bugün, karanlığın egemenliğinde bir yıldız daha söndü…

ve bir eşkiya daha öldü:

Bir bilsen, bir bilsen kalabalıklar arasında

Tren garlarında

Cadde`lerde …

Günlerin bir ışık hızı kadar çabuk,saat`lerin

Bir doğum an`ı kadar sancılı ve yavaş geçtiğini

/hasretinle

yüreğimle bir başıma ve çığlık çığlığa olmanın

/zehir zıkkım tadını…


Bir bilsen,yazılmayan mektupların beklenen yolunu

Yakın uzaklığını…

Ve kapanmasını istemediğim telefon`un

/bu ucunda ki ahize de
sessizce tükenişini beklemenin son kuruşun

/ah bir bilsen

Bir bilsen,bir bilsen bu akşamki halimi

Sonraların çıldırtan ve öldüren melodisini


Binlerce metreden düşmüş su damlasıyım

Savrulmuş yureğimle

Darmadağınığım bu akşam…

Saklarmısın susuz akşamlarına

Içermisin

Dam-
La

dam-
la

Ahhh bir bilsen

Susuzluğuna ırmak olmak isterdim

……………………………………..


……………………………………..

Özkan Yıldırım


recruit87 14 Kasım 2006 22:16

Seher Yeli Nazlı Yare

Seher yeli nazlı yare
Bildir beni bildir beni
Düşmüşüm elden ayaktan
Kaldır beni kaldır beni

Söyle güzeller şahına
Yüz süreydim dergahına
Zehir olan kadehine
Doldur beni doldur beni

Kul Ahmet'im gönül versem
Bağında gülünü dersem
Senden gayrı yar seversem
Öldür beni öldür beni


arwen 14 Kasım 2006 22:18

bir başka şey sevmek.
içinin tiremesi sevgiliyi her görüşünde
yüreğinin yanması,
ağlamak gibi bir şey sevmek.
hem acı çekmek hem de göz yaşı gibi
akıtmak sevgiyi.
sevmek bir başka şey bence
ölmek gibi bir şey,
sevgilinin segisine gömülüp
bir daha asla kalkamamak...
bir başka şey şu sevmek.



Saat: 16:26

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık