MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

asla_asla_deme 1 Haziran 2008 13:43

Oğlum, Bu Temenni Neye Benzer, Bana Bak
 
Oğlum, bu temenni neye benzer, bana bak:
Eşeklerin canı yükten yanar, aman derler,
Nedir bu çektiğimiz derd, çifte çifte semer!
Biriyle uğraşırken gelip çatar öbürü;
Gelir ki taş gibi hain, hem eskisinden iri.
Semerci usta geberseydi... değmeyin keyfe!
Evet, gebermelidir inkisar edin herife.
Zavallı usta göçer bir gün akibet, ancak,
Makamı öyle uzun boylu nerede boş kalacak?
Çırak mı, kalfa mı, kim varsa yaslanır köşeye;
Takım biçer durur artık gelen giden eşeğe.
Adam meğer acemiymiş, semerse hayli hüner;
Sırayla baytarı boylar zavallı merkepler.
Bütün o beller, omuzlar çürür çürür oyulur;
Sonunda her birinin sırtı yemyeşil et olur.
'Giden semerciyi, derler, bulur muyuz şimdi?
Ya böyle kalfa değil, basbayağı muallimdi.
Nasıl da kadrini vaktıyla bilemedik, tuhaf iş:
Semer değilmiş o rahmetlininki devletmiş!'
Nasihatım sana:'herzeyle iştigali bırak!
Adamlığın yolu neredeyse, bul da girmeye bak!
Adam mısın: ebediyyen cihanda hürsün gez;
Yular takıp seni bir kimsecik sürükleyemez.
Adam değil misin, oğlum, gönüllüsün semere
Küfür savurma boyun kestiğin semercilere.


ahmed 1 Haziran 2008 15:56

Sadece Ben Sevmeliyim Seni

Sadece ben uyanmalıyım yaz gecelerininin sabahında..
Ben uyuyakalmalıyım tatlı anılarını dinlerken..
Delice vuruldugun gözlerin icin nefes almayım sadece
Rüzgarda dagılan saclarını sadece ben düzeltmeliyim..
Ben bilmeliyim dudaklarındaki ıslak öpücükleri atesini
Ve sadece ben silmeliyim gözbebeklerindeki gözyaslarını..
Ve sadece ben sevmeliyim seni delicesine..
Senin sevmenin bedeli Cehennemde sunulsa bana..
Ben sadece senin için ölmeliyim...


İsmail Sarıgene


LaDymm 1 Haziran 2008 18:22

Gitme
Gitme
figan düşer denizlere sular çekilir
yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime
bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır
boynunu büker sabah kervanları kelebekler ölür
gitme
bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk
şaşırır yönünü rüzgarlar
bütün pınarların suyu çekilir
solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm
gitme
öksüz kalır içimdeki imge dağları
saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı
bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez
çiçekler açmaz bahçemde ah be gülüm
Gitme
acılara mahkum olur yüreğim
ardında fırtınalar kalır, ayrılıklar, anılar, yanlızlıklar
boynu bükük aşklar, gözü yaşlı şarkılar
alışamam yokluğuna, yokluğun ölüm
gitme
içimdeki bütün vagonlar devrilir
bir kar yağar istasyonlara, üşürüm
gel gitme sevgilim terketme beni
umutsuz çaresiz bekletme beni
gitme
bütün ormanlar ateşe verilir
kuşlarda gider bu kent de, ölürüm
gitme kal
menevşeler açsın dağlarda
sevince dönüşsün gökyüzü
iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm
yokluğuna alışamam yokluğun ölüm.
Nuri Can


Sedef 21 1 Haziran 2008 21:58

Mutluluk

Yemyeşil bir bahçe ortasındayım,
Dört yanımda, öbek öbek çiçekler...
Rüzgarın eliyle titrer yapraklar,
Bilmezler ne zaman dökülecekler:

Güneş ışığını vurmuş üstüne,
Baharın yeşili sarmış her yanı.
Bulutlar dökerek yağmurlarını,
Ki yeşil bir kucak alır insanı.

Kokular karışmış birbirlerine,
Yemyeşil bir halı üzerindeyim.
Gözlerimde çiçek çiçek derilmiş
Bir kutlu alemin eşiğindeyim.

Sanki bir ziyafet ortasındayım,
Ağaçlar vermişler meyvelerini.
Geçirsem diyorum herkesten uzak,
Bu yeşil bahçede senelerimi.

Rıfkı Kaymaz


jöly 2 Haziran 2008 02:16

Her Gece

Her gece bir yaprak oldum.
Düştüm senin üstüne
Her gece bir rüzgar oldum
Estim senin üstüne
Her gece umursamadım bulut oldum.
Baktım sana yüksekten
Her gece yıldız oldum.
Parladım hep gözlerinde
Her gece bir uçurtma oldum.
Uçtum yükseklerde ama sen
Sen yoktun ya takıldım bir
Ağacın tepesine



Emrah Şahin


ahmed 2 Haziran 2008 02:17

Daha Dün


daha dün konuştuk senle
havadaan, sudan
birazda aşktan konuştuk
biraz gerçeek, biraz yalan

daha dün konuştuk senle
geçmişten bahsettik
sen ellerin olmuştun
bir bendim yalnız kalan



Vural Cambul


RuYa 2 Haziran 2008 12:46

  • Özlem sevdaya yürek açmaktır
    Özlem açılan yürekte hayat bulmaktır
    Özlem aynı heyecanla canana ulaşmaktır
    Özlem yoklukta var olmaktır
    Özlem uzandığında tutmaktır
    Özlem geceyi gündüz gündüzü gece yapmaktır
    Özlem sevgiye koşulsuz bağlanmaktır
    Özlem kavrulup yanmaktır
    Özlem ne uzak ne yakındır
    Özlem her anında sevdiğini anmaktır
    Özlem kalbini sorgusuz açmaktır
    Ve ben
    Karşılık beklemeden
    Kalbime ruhuma hayat veren
    Gecemi gündüz eden
    Her anımda
    Yanımda hissettiğim
    Düşündüğüm
    Düşündüğünü bildiğim
    Gülümsemeyi
    Gülümsetmeyi
    Sevmeyi
    Sevgiye değer vermeyi
    Öğreten
    Beni benden alıp götüren
    Pırlanta yürekli meleği
    Özlüyorum
    Çok özlüyorum


    UNAL KAR



nünü 2 Haziran 2008 17:59

Seni bulmaktan önce aramak isterim.
Seni sevmekten önce anlamak isterim.
Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,
Sana hep yeniden başlamak isterim.

Özdemir Asaf


ahmed 2 Haziran 2008 23:00

Habersiz Sevgili

Çıkacak yazı mıdır, ne ile sileceksin?
Benim alın yazımda, adın kazılı senin.
Sana kendim demeden, nereden bileceksin?
Kalbimin en içinde; ismin yazılı senin!

İlk karşılaşma anı: ''-Yazgının ağı'' dedim.
Yüzüne baktığım an: ''-Venüs Şafağı''dedim.
Sevdanın kollarına öylesine düştüm ki;
Asla kopamam senden: ''-Kaderin Bağı'' dedim

Sevgi sınırı aştı...Sanki sana tapıldı.
Arz' da Yedi Harika, kimin için yapıldı?
Kimseyi beğenmeyen, isyankar ruhlu gönlüm
Nasıl oldu da birden aşk seline kapıldı?

Hürrem Sultan yaşasa; ''-Ben güzelim.'' der miydi?
Koca sultan Süleyman; O'na baş eğer miydi?
Ey! ..Gönlümün meleği, hiç sordun mu kendine?
Ferhat seni görseydi; Şirin'i sever miydi?

Selvi boyuna senin kim dönüpte bakmadı?
Hangi gönül tahtına senin sevgin akmadı?
Kerem Bin dua etsin! Aslı'ın sevdasına;
O'nun sevdası bile senin gibi yakmadı.

Nedensiz bir ayrılık... Beni böyle kahreden
Sevgimiz yaşanmadan, sensizlik geldi neden?
Ölene dek beklesem: Gelir misin Birtanem?
Hasretin pençesinde sana adanmış beden...

O kadar uzak düştük... İki yıldız arası,
Böyle yazgı olur mu? Sanki bahtın karası.
Kimde bunun ilacı, neden bir türlü geçmez?
Kalbimin tam içinde; sanki kılıç yarası...

İrfan Yılmaz


ahmed 3 Haziran 2008 17:10

Zamansız Zamanlardayım


Fani dünyanın fani sevgilisi,
Nasıl olurda sığar koca bir ömür
Kısacık bir yedi güne?

Aklım almaz gün doğmaz,
Zaman geçmez,
Seni uyurken seyrederken,
Ne yapıyorum ben burada diyorum
Gözümü bir açıyorum ki
Kollarım da aç bir kadın!!!

Lanet etmek istiyorum edemiyorum.

Zamansız gelen bir ecel gibi geldin,
Girdin hayatıma.

Düşünüyorum düşünüyorum,
Kalbime nereye koyabilirim seni diye?
Emin ol ki en güzel bir yerlerine.

Hep kendimin sağlamlığıyla övünürdüm,
Kurşun bile işledi ayaktayım diyordum
Bana şunu öğrettin ki,
Kurşundan daha kötü yaralarda varmış.

Kal diyorsun ve ben kaçıyorum.
Senin yüce sevgine layık olmadığımı bile düşünüyorum.
Ve şu da bir gerçek
Ne başka biri hatta Tanrı bile,
Beni senin kadar sevdiğine inanmıyorum.
AĞLIYORUM!!!

Nusret Kaşıkçı


arwen 4 Haziran 2008 02:15


Aşkınla yanıp
Tutuştum deme
Öylesine sevdim ki
Seni sevdiğim gibi
Sakın beni sevme.

Her gece hasretini öptüğüm
Çiçeğim, bir tanem, gülüm.

Ben yanayım sen yanma
Aldırma yürek alevlerime
Öylesine istedim ki
Seni istediğim gibi
Sakın beni isteme.

Her gece hasretini öptüğüm
Çiçeğim, bir tanem, gülüm.

Ayrılığın çok zor
Aldırma sitemlerime
Öylesine öldüm ki
Her gece öldüğüm gibi
Sen sakın ölme.

Her gece hasretini öptüğüm
Çiçeğim, bir tanem, gülüm.



turgut uzdu


arwen 4 Haziran 2008 02:22

Aklımdasın
Aklıma koyduğumdan beri
Aklımdasın
Aklımın alabildiğince
Aklımdasın
Aklımın yettiğince
Aklımdasın
Aklıma sahip olduğumca


abdullah ramazan


ahmed 4 Haziran 2008 14:08

Değişmedik
umu diye birşey kalmıyordu her acıdan sonra..
ve toprak kokmuyordu artık, her yağmurdan sonra..
büyüdüğümü sanıyordum bense,
gittikçe küçüldüğümün farkında olmadan..
bir domates yaprağının kokusunu da unuttuk..
ya da ir kavun büyümeden yenir mi?
sevinç diye birşey de kalmıyordu artık, her gözyaşından sonra..
büyüdüğümüzü sanıyorduk hala!
evler büyüdü kaldırımlar değişti diye,
biz de değiştik sanıyorduk..
artık her evin balkonunda hüzün asılıyor diye,
değiştik sanıyorduk işte..
oysa değişmedik!
Nazlı Keskin


ChinaDoll 5 Haziran 2008 02:06

Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma

Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim.
Bugün sardunyalarım da açmadı
Belki de küskün renklere
Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
Sensiz soluyorum anlayacağın
Mavi mavi ölüyorum

Duyuyor musun, orada mısın,
Var mısın, yok musun?
Bir tek şeyi unutma!

Seni sevdim ben.

Yanarak, yıkılarak
Aklıma her geldiğinde ağlayarak....


ilyas gülkat


arwen 5 Haziran 2008 02:09

Işıkları söndür bu gece
Teybe romantik bir kaset koy
Bestelenmiş şiirlerden türküler olsun mesela
Düşünerek ağlayalım
Düşünerek hüzünlenelim seninle
Koynumda yat bu gece koynumda yat
Yarın gideceğimi aklına bile getirme
Uyandığında yanında olmayacağım belki de
Belki de bir daha aynı yatağa sokmayacaklar bizi
Teypte 'Gidenlerin Türküsü'
Gitmeden son defa uğurla beni

oktay safir



arwen 5 Haziran 2008 02:14

Düşünüp düşünüp ağlayacak kadar,
Çok sevip hiç tükenmeyecek kadar,
Peşinden koşupta yorulmayacak kadar,
Sensiz koparım hayattan ama sensiz ölmeyecek kadar...!

Sorarım bütün İstanbul'a Silivriden Tuzla'ya kadar,
Şiirler yazarım içime sen okuncaya kadar,
Düşerim hergün bir parça sen tutuncaya kadar,
Sensiz Soğurum hayattan ama sensiz donmayacak kadar...!

Vazgeçmeyeceğim bu sevdadan sen vazgeç deyinceye kadar,
Çıkmaz içimden gözlerin başım arş'a değinceye kadar,
Ölürüm sensizken hergün sensiz ölmeyecek kadar,
Sensiz korkarım hayattan ama seni almadan bırakıp kaçmayacak kadar...!

onur şevik



ChinaDoll 5 Haziran 2008 12:48

Adını yazdım bu gece,
kaldırım taşlarının çamurlu suratına
her harfinde bir çığlık yükseldi göğe doğru
her harfinde bir yıldırım düştü yüreğime
her harfinde bir damla gözyaşı bıraktı gözlerim
kaldırımların çamuruna inat

adını yazdım bu gece
gökteki yıldızları toplayıp bir araya
umarsız karanlığa inat gündüz ettim geceyi
kaç milyon yıldızdan yazdım bilmiyorum
adındaki bir heceyi

adını yazdım bu gece
ufuksuz okyanusların en derinlerine
bütün kuşlar kanatlarını bana verdi
en bilinmedik denizlere
senin adını yazayım diye

adını yazdım bu gece
yüreğimin en özel yerine
en diyarsız memleketlerde açan en nadide çiçekler gibi
yüreğimin en derinin de besleyecek
en güzel yerinde büyüteceğim seni

AHMET AKİF









ahmed 5 Haziran 2008 17:05

Alabildiğim Cevap

Dilimden çıkıverdi seni çok seviyorum sözü
Öyle içtendi öyle gizemli bir duyguydu hazzı
Coşkulu deryaların atılgan dalgaları gibi
Dinmedi hiç kalbimin tik tak nabızlarının hızı

Daha zamana gerek vardıysa da iki gönülce
Sabrın çatladığın an düşünülmezmiş ince ince
Duyguların fevkinde insan kendini kaybedince
Derlermiş sevdiğine gökteki binlerce yıldızı

Tatlı çağrıya coşkulu bir yaklaşım başlamışsa
Nefis arzular hep, insan kurtulmaya çalışsa
Hele iş işten geçip deli divane olunmuşsa
Ne ağrı tutar seni ne de kıvrandıran bir sızı

Alabildiğim cevap; Utangaç yüzün tebessümü
Sesini duyamadan çoktan alıp gitti sesimi
Yoksa suskun kalması bana has saygı sevgisi mi
Artık gönlüme düşen anlamak bu gizemli nazı


ENGİN NAMLI


arwen 5 Haziran 2008 19:45

Hep seni daima seni nakış nakış işledim
Gördüğüm her yaprakta doğduğuma sitem ettim
Defterler kâğıtlar yetmedi tükendi kalemim
Şiirlerimde bir seni yalnız seni işledim

Gizli sevda çeken biri olduğumu öğrendin
Gerçek sevdamı diye birde sen onu denedin
O seni sevenine onur verdin ümit verdin
Şiirlerimi yalnız sana bir tek sana yazdım

Beni anlamıştın biliyordun seni sevdiğimi
Kıvılcımlar sardı seni söyledin sevdiğini
Unutamam sevdiğini o an söylediğini
Bir tek sana yalnız sana yazdım şiirlerimi

Kalbim yalnız seni özler sesini duyduğunda
Hızlı çarpardı ritimlere uymazdı o anda
Çünkü sen vardın o telefonun diğer ucunda
Şiirleri sana yazdım olmasanda yanımda

Mekânlar uzak olsada gönüller bir arada
Köşk verdim en güzel yerinde kalbimin orada
Uzaklar yakın olur kalbim hep seni sorsada
Bir tek seni yazdım sen çok uzaklarda olsanda

mahmut şimşek



arwen 5 Haziran 2008 23:31

Bu gece uyku tutmadı, sabaha kadar düşündüm.
Elim telefona varmadı, bin bir parçaya bölündüm.
Yüreğim hiç bu kadar acımadı, yerlerde süründüm.
Ruhum huzura varmadı, yinede herkese mutlu göründüm.

Yeter artık deyip duvarlara vuruyorum.
Bu da yetmez çevreme huzursuzluk veriyorum.
En değerli varlığa bile kötü davranıyorum.
Sensiz hayata devam edemiyorum.

Attım mektuplarını demiştim ama yalan söyledim.
Unuttum demiştim ama kalbime dinletemedim.
Nasılsa hiç sevmedi diye beynime işledim.
Yine de sensiz bu hayatı sürdüremedim.

Her şeyden koptum çoktan, eskisi gibi olamam.
Hayat kocaman bir yalan, artık kendimi kandıramam.
Sen vicdansız bir şarlatan, daha boş yere ağlayamam.
Ben zavallı bir kurban, aldığım yaraları ebediyen saramam.

zeynep kazmaz



arwen 5 Haziran 2008 23:50

Anladım ki bana olan sevgin yalan
Yârim, yârim dey ipte her zaman yanan
Seni sevipte senin sevgine kanan
Ezik büzük mahmuttan yok geri kalan
Leylasından kalan o sevgi utansın

Antalyadan ankarayı yakıyorsun
Yanan bu kalbimle alay ediyorsun
Seni seviyor diye yükleniyorsun
Elimde değil gülüm anlamıyorsun
Lanetler bana Ayselim bana olsun

Ağlaya ağlaya gözyaşım kalmadı
Yürüyecek ne hal ne mecalim kaldı
Sevdiğim bu yarama merhem olmadı
Elim kolum tutmaz can rengim sarardı
Leylasından kalan o sevgi utansın

Ay gökte benki rengine aldanmışım
Yıldızlar kadar senden uzaklaşmışım
Seni sevdim sönmez güneşim sanmıştım
Elimde değil güzelim yanılmışım
Leyla gibi ben sana sana yanmışım
İnsanım ben sevdiğime aldanmışım
Mahsum saf bir sevgiyle sana kanmışım
Leylasından kalan o sevgi utansın

mahmut şimşek



soulpower 6 Haziran 2008 13:43

Beni Yakan Dudaklarındı
Düşümdeydin yine dün gece
Penceremden ışık gibi giriyor
Süzülüyorsun yatağıma
'sevişelim' diyorsun 'günlerce'
Özlemle sarılıyorsun
İçimde bir şeyler kımıldıyor,
Kuşlar gibi çırpınıyor yüreğim
Yanıyor bedenim
Yanıyor tenim
Uzatıp ellerini sarıyorsun beni
Ortasında oluyoruz sonsuz denizlerin
Bir ateş sarıyor da her yerimizi
Yanıyoruz içinde alevlerin
' al götür beni ' diyorum
Sensizliğin olmadığı yere
Sensiz ateşlerin yakmadığı
Ssensiz sevi pınarının akmadığı yere...
Seninle sevişmek ne güzel doyasıya
Yorgun düşüp kollarında uyumak
Yasanmış tüm zamanları unutup
Yeniden koynunda uyanmak...
Açınca gözlerimi
Gözbebeklerimde oluyorsun
Gözlerin anlatıyor
Kalbin saklasa da özlemini
Saklasan da benden
Beni özlediğini
Gözler yalan söylemez sevgilim
Anlıyorum, seninde beni sevdiğini
Düşümdeydin yine dün gece
Ateştin
Alevdin her yerimde
Tüm alevlerden...
Ateşlerden farklı
Beni yakan
Dudaklarındı...

Leyla Işık


Sedef 21 6 Haziran 2008 19:39

Ağustosta üşümek


Ağustosta üşümek gibi
Ağda çırpınan balık
Hazanda yaprak misali
Öyle berbat ki yaşamak

Bir üşümesem
Bir kurtulsam ağlardan
Sonbahar çökmese yaprağıma
Çocuk saflığında seveceğim seni

Sevgiler başımda nöbette
Gözkapaklarımda hüzün
Ağrısı çarpıyor gönül duvarıma
Birçok yerinden yaralı yüreğimin


mehmet aydın


arwen 6 Haziran 2008 22:48

İçimde bir sarhoşluk
Titriyor bedenim
Gözlerimde yaşlar
Akıyor damla damla
Kor olmuş kalbime
Buharlaşıyor sımsıcak
Yakıyor değdiği yerleri
Buruk bir acı bırakıyor
Fakındaki yüreklere
Soğuyarak akıyor
İçi yanan gönüllere

erdal akkoyun



arwen 7 Haziran 2008 13:40

Öyle geldin ki dünyama bahar
Savurdun çiçeklerini karanlığıma
Dokunma sakın yüreğim zaten zar
Alışacaksın bu sonsuz yalnızlığıma

Korkular biriktirmişken bugüne dair
Amansız hastalık gibi girdin hayatıma
Bilmiyorken sevda nelere kadir
Şimdi gelip beni aşkın narına atma

Ben sessizliğimde kaybolmalıyım
Sonsuza kadar bir sır kalmalıyım
Senden çok uzakta bir sonbahar sabahında
Ruhumu hoyrat rüzgarlara salmalıyım

Şimdi git bahar beni benimle bırak
Varlığın varlığıma yıldızlar gibi ırak
Şimdi git bahar gönlümü çalma benden
Bil ki bu yürek bedende tutsak

fatma gelir



Misafir 8 Haziran 2008 14:52

bazen öyle bir an gelir ki
abartılmış sevdanızın
gerçekle yüzleşmesini yaşarsınız
sizi çok sevdiğini sandığınız ses
geçiştirmek için bir seni seviyorum kondurur
yüreciğinize
en kimsesiz en ilgiye aç halinizde

halbuki içten bir canım
kaç seni seviyorum eder değil mi
yalnız hissedersiniz kendinizi
sığınmaK istersiniz delice
sarılmak ağlamak sonra da gülmek
ışık açıktır ama etraf karanlık gelir
yazdır ama nedense soğuktur
hava durumu bozuktur gönül yaylarında
kar yağar abartılmış sevgilerinize birden
kim seviyor ulan bu dünyada beni gerçekten
diye haykırmak ister yürek değil mi
Annem dersiniz buruk sesinizle
ama yok o da nafile
zaten o sayılmaz ki

işte bazen böle gelir
bazen düzelir ama
kanarsınız yine abartılmış sevgilerinize
kimsesizliğin hikayesidir işte bu
yanlış bir yerdeyim dedirtten hikaye
herkes bilir herkes yaşar bu hikayeyi
tıpkı benim şu an yaşadığım gibi
insanoğlu olmaktan gelir
bu hikaye
en az abartılmış sevgileriniz kadar
abartılmıştır
biraz eksik çoğu fazla !



Sibel İyem


-MaSaL- 8 Haziran 2008 23:09

Karanlık Gece
 
Karanlık Gece


Hüsranım arttı bu gece
Dilimden dökülen her hece
Tek başıma kimsesizce
Bir ben varım bir de karanlık gece

Kimsesiz kalmışım hayatım işkence
Sen bari çık gel yıldızlı bir gece
Umutsuzum gözlerimden yaş süzülünce
Bir ben varım bir de karanlık gece

Ayaklarım çıplak yürürüm sessizce
Olsa titremen sırtımda bir keçe
Yüzümde kirli sakal sanki peçe
Bir ben varım bir de karanlık gece

Şu yaşam çözemediğim bilmece
Yollar katettim kilometrelerce
O kaçınılmaz an başa gelince
Bir ben varım bir de karanlık gece

Sevgiliyi özledim görmeyince
Kendimden geçerim aşk şarabı içince
Beyazlar içinde ansızın bir gece
Bir ben varım bir de karanlık gece

Zekai Uz


-MaSaL- 8 Haziran 2008 23:15

Alacakaranlığın Sesleri..
 
Alacakaranlığın Sesleri..


Sana sessizliği ben buldum diyorum yeniden
o usul ikindide, adın yakılınca
kömürleşince
büyük altın alevinde on dokuz yılının.
Sevgim alacakaranlığın bağlarını çözdü
yalnız senin fısıltına vermek için kendini,
beyaz odun alevinin o cam fısıltısına.

Anıların bir iğne batışıdır dudaklarıma,
hayatının masallarını kurdum bugün
bir elmanın ince kabuğunda.
Bu ara hep tedirginim,
bir pencerenin açılışını bekliyorum şimdi
arkandan gideyim
ya da parçalanayım diye üzgün kaldırımlarda.
Ama öylesine bir ses gelir ki dağlardan
acıdır uyumak, anmak ölümdür seni.

Ürkerek çekilir sessizlik,
yıldızsız gökyüzünden çekilir,
ağızlarımızın acelesinden,
solgun kamelyalardan, karanfillerden.

Gel, rüzgâra anlatalım öpüşlerimizi;
düşün: alacakaranlık bizi anlıyor,
sarı fısıltısından gözlerinin
biliyor nasıl hoşlandığımı,
kollarının beyaz suyundan.

Açmamış çiçeklere söyleyelim şarkımızı,
ayı gözetlemeyen çocuklara.
Birbirimize bakmadan söyleyelim.

Yalancıdır onlar, şu kuşlar, saçaklar.
Birbirimizi sevmiyoruz artık, sevmemiştik de.
Tutkuyla geldik, tutkuyla gidiyoruz.
Alacakaranlığın sesindeyiz artık,
çılgınlığın yüreğinde.

Gel, rüzgâra anlatalım öpüşlerimizi,
şarkımızın acı yüklerine.

Aşk ne ateştir, ne de mermer.

Aşk bana duyduğun acımadır senin,benim sana.

Efrain HUERTA


Sedef 21 10 Haziran 2008 00:28

Şarkılarda Dinledim Seni



Dün gece şarkılarda dinledim seni
Hepsinde sen vardın seni gördüm, hayalini
Sanki yanımda oturup tutmuştun ellerimi
Nağmeler arasında aradım gözlerinin rengini
Dinledikçe şarkıları sana olan özlemimi
Daha da artırdı güftelerin o eşsiz güzelliği
Buğulanan gözlerimi sildiğim o mendilimi,
Melekler getirsin gör sana olan sevgimi
İçtiğim biranın yudumunda aradım teselliyi
Sanki birlikte kaldırıyorduk kadehimi
Geldim diyordun yanıma uzatıyordun ellerini
Olsam da sevginle sarhoş unutamadım seni
Daha da çok özledim seni ve gözlerini
Nağmelerle coştuğum bu eşsiz geceyi
Yıldızlarla paylaştım sabaha kadar sevgini
Sevginle kor olmuş bu zavallı yüreğimi
Atabilsem mavi denizlere unutabilsem seni
Sen gemini vurdun sahile, kustun bana sevgini
Coştun ırmak gibi çağladın, akıttın yüreğini
Dinledim hep ah ederek, hüzün dolu sevgini
Bense kördüğüm olan dilimde ki bu heceyi
Söyleyemiyorum asla seni ne çok sevdiğimi
Unutmak kolay mı sandın böylesine bir sevgiyi
Özleminle yoğrulmuş bu yaralı yüreğimi
Ne şarkılar teselli etti nede güftelerin güzelliği
Dün gece şarkılarda dinledimse seni
Meleklerle paylaştım sana olan sevgimi.



Sabiha Serin


arwen 10 Haziran 2008 21:24

Sonbaharda geldin bana.
Sararmış yaprakların kırık kanatlarında.
Hüzün rüzgârlarının estiği gecelerde! .
Birden bire hayatıma gelişini,
Kelimelere dökülüşünü sevdim.

Kelimelerde büyüdün bende,
Bende büyüyen yüreğini sevdim.
İnsanlığını,kibar sevgini,sınırsız saygını,dürüstlüğünü sevdim
Sevdim işte,seni sevdim ben
İhanetin kör bıçağıydı yaralarımız
Döndükçe kanıyordu
Nefes aldıkça kanıyordu
Yaralarımızı gözyaşlarımızla yıkamamızı sevdim
Yağmurlara tutunduk “sevdam” diye
Her damlasıyla bana gelişini sevdim
Sevdim işte, seni sevdim ben
Sevgi dolu o sıcacık sesini
Nefes nefes ruhuma doluşunu
Çocukça gülüşünü sevdim
Sevdim işte,seni sevdim ben

Geceler de seninle uyumayı,
Güne seninle uyanmayı sevdim.
En güzel düşümdün belki de!
Mor menekşemi sen diye öpmeyi sevdim.

Çıkarsız, beklentisiz, koşulsuz
Sevmek mutlu olmama riskini göze almak değil mi?
Bende o riski göze aldım işte!
Korkusuzca sevdim.

Bana açtığın o pencereden dünyaya bakmayı sevdim
“Bak bebeğim” deyişini, hayattan sunduğun her olguyu sevdim..
Sevdim işte, seni sevdim ben.

Lacivert gecelerim de gökyüzüne döküldün.
Batıda ki en iri, en parlak yıldızımdın.
Işık ışık yüreğime akmanı sevdim.

Şarkılara tutunmayı sevdim “sen” diye
Kış ayazlarında hasretinle üşümeyi,
Acılarımı,
Gözyaşlarımı bile sevdim,
Sevdim işte, seni sevdim ben.

Düne ait ne varsa, koparıp attım yaprak yaprak
Bugünümsün! .
Yüreğimi, Türkçenin en yalın haliyle
Dobra dobra paylaşmayı sevdim.

Ve ben; bu güne seni yazmayı sevdim.
Öyle sevdim ki!
Sayfaları doldurmadan,
Sabırsızlanıp,
Sayfaları doldurmadan…
Hayatımın son sayfasına seni yazmayı sevdim.
Bu saf,bu duru,bu kirlenmemiş sevdamın yeminini sevdim
Sevdim işte.bir tek seni sevdim ben.
Şimdi mevsimlerden bahar
Bir ilkbahar sabahı
Güne “günaydın” diyor serçelerin serenattı
Duyuyor musun?
Serilmiş havaya yaseminler
Kokluyor musun?
Hafif bir rüzgar tenimi okşuyor
Hissediyor musun?
Güneş usul usul süzülüyor şehre
Sardunyalar düşüyor gözlerime
Hüzün bulutları geçse de yüreğimden
Her güzelliği seninle yaşamayı sevdim
Sevdim işte seni sevdim ben
Şimdi bir koza ördüm birtanem kendime
Geçse de mevsimler,aylar,yıllar
Bırak!
Bir gün,bir an,bir saniye
Olmasın varsın tutmasın ellerimiz
Olmasın varsın görmesin gözlerimiz
Uzaktan uzandı dokundu yüreğimiz
Dedim ya; koşulsuz çıkarsız beklentisiz
Sevdim işte
Bir tek seni sevdim ÖLESİYE…

tomris meteoğlu


arwen 11 Haziran 2008 01:34

Bu gece,
Ay doğarken şehre, hüzünlü bir acı bürür,
Titretir yorgun kalbimi
haykırsam askımı karanlığa,
duyan olur mu sesimi?


Bu gece,
yıldıza benzeyen gözlerin
bir dokunuşla eritir buzlarını kalbimin
ve bakışların kesiştiği noktada
gözler askı haykırmak ister.
Anlamam arsız kalbim
neden engel teşkil eder...

Bu gece,
Sen bakışlarını çevirirken gecenin koyuluğuna
sarar imkânsızlık benliğimi
gönül solgun bakışlar nemli
Bekler umutsuz vuslata ermeyi


hüseyin oğuzhan erol


arwen 11 Haziran 2008 23:29

Hadi git
sorgusuz
sualsiz
gidişin göçmen kuşlarını andırmasın
büsbütün
ansızın git
yüreğimdeki gülü koparda git


batan güneş şahit olmasın
kör bir gecede git
yıldızları ağlatta git
sen sevmesende
sevildiğini bil de git!

seyithan yusufoğlu


Misafir 12 Haziran 2008 10:39

hiç sevmem gitmeleri
gitmeler zaman alır
insan hiç olmadığı kadar kırılır
hele birde sevmişse zamanında
olmazdır gitmek, olurun yanında yer alır

tüm gitmelerden nefret ediyorum

yüzüme bakmandan korkuyorum en çok
sana sarılıp ağlamaktan
susmandan ve beni bırakmandan
öfkemi yenemiyorum

tüm gitmelerden nefret ediyorum

acımaz ya sensizlik bana
bir telefon bile açamıyorum
çaresiz batıyorum gözlerine, içine eriyorum
belki ama gidiyorsun

tüm gitmelerden nefret ediyorum

soğuyorum bu şehirden
gittikçe yok oluyor avucumda
en sevdiğim galata çatlıyor fitrelerde
hiç elini tutmayışım o yüzden yanındayken
gidiyorsun diye

tüm gitmelerden nefret ediyorum

yağmurun yağmasını,
günesin açmasını istemiyorum
hayat kısa sürecek sen yokken
umut kalmayacak
yokluğunun kıyılarına başka gemiler vuracak
ya da başka limanlar olacak senden sonra
sen git

ben tüm gitmelerden nefret ediyorum

karşılıksız yaşıyorum bir şeyleri
isyanlarla sürdürüyorum hayatimi
yüzünü göremediğim her dakika bohemleşiyorum
kırmak istemiyorum kimseyi

korkuyorum gitmelerden

saklanıyorum sevginin arkasına
ve ben hala farkındayım
sen olmasan da bu aşkı yaşatacağım

tüm gitmelerden nefret ediyorum

seni virane şehirlere bırakıyorum
kendimi gececi meyhanelere
aşıyorum geleceği gözünün önünde
ve gidiyorsun
bedenden ok geçiyor bildiğin halde
yine gidiyorsun
biliyorum mecbursun
olsun

korkuyorum gitmelerden

saklanıyorum sevginin arkasına
ve ben hala farkındayım
sen olmasan da bu aşkı yaşatacağım


Hilal Aydın


nünü 12 Haziran 2008 17:22

Rüzgar Olsam...

Bir rüzgar olup yanına gelmek isterdim
Usulca saçlarında dolaşmak
Aklındaki yüreğindeki sıkıntılarını senden alıp
Uzaklara çok uzaklara taşımak isterdim

Benim kokumu
Benim duygumu
Benim sesimi taşımak isterdim yanıbaşına
Benim seni nasıl özlediğimi anlayasın diye
Delice sana esmek isterdim

Bir rüzgar olup yanına gelmek isterdim
Yanlız olmadığını
Bu dünyada senin bir gülüşünle gülen
Bir damla gözyaşınla acıyan
Yüreğinin her atışıyla hayat bulan
Bir can olduğunu anlatmak için
O güzel gözlerini daha yakından görmek
Ellerine usulca dokunup yanında olmak için

Bir rüzgar olup yanına gelmek isterdim
Kimseden utanmadan
Yüzüm kızarmadan
Seni ne kadar sevdiğimi kulağına fısıldamak için

Bir rüzgar olup yanına gelmek isterdim
Delice eserken geçtiğim yerlere senin aşkını yazmak için


Hülya CAN


Sedef 21 13 Haziran 2008 19:40

Zaman


Hayat meçhule giden,
Bir yol misali, Akıp gidiyor.
Zamanla arkadaş olup,
Aleyhimize işliyor.
Damarlardan kan akıyor,
Gözlerden yaşlar,
Nice aşklar bitiyor,
Bir günün ardından,
Zaman nasılda geçiyor habersizce,
Hiç farkına varmadan...

Merve Kahraman


Misafir 13 Haziran 2008 21:06

Her gece hayallerimle yok olurum bu hayattan
Sen yoksun ya bir ateş düşer şurama
Ağlarım
Ama bilirim gözyaşımın duramacağını
Sonra yıldızlara bakarım, karanlık olur her yer
Korkarım
Sen yoksun ya acır yine sol yanım
Üşürüm
Geceler boyu ve şimdi bitti her şey.






Özge Özkan


arwen 14 Haziran 2008 01:10

Bir tanem,gün gelecek birlikte karşılayacağız güneşin doğuşunu...

İçimizdeki sevginin ışığı karanlıkları aydınlığa kavuşturacak,gülüşümüzle...

Rüzgarın savurduğu,kuru yaprakları yeşile çevireceğiz,dokunuşumuzla..

Türkülerde,şarkılarda ses olacağız, özlemlere...

Ayrılıklar, ayrı kalmışlıklar olsa da,aşkla yanacağız,ağlayan gözlerde...

Nerde, ne zaman beş dakika görüşebilme arzusu,düşlerimizle yaşayacak...

En güzel günleri yarınlarda da yaşatacak,gönlümüzün bağlılığı...

Mahmur gözlüm, sen unutmaz,tutarsan ellerimden,acıyı unutacak yüreğim...




neriman mert


Misafir 14 Haziran 2008 13:25

Karanlığa büründü çocuksu gülüşlerim
Yağmurlar okşamaz oldu saçlarımı...
Ve bir sonbahar akşamı, ayrılık çaldı kapımı
Aslında ayrılmak bile denmez, zaten ne kadar berraberdik?
Ama o akşamı hiç unutmayacağım
Hain bir yağmurda ıslanırken ümitlerim
Çınlamaya başladı kulaklarımda ayrılık kokan sözlerin
Her sözün saplanırken yüreğime bir ok misali
O gece yağmur değildi gözlerimdeki!
Yavaş yavaş kaybolurken gözlerimden
Seni utumuyacağım dedim sessiz bir çığlıkla
Ve unutmadım. Belkide unutamadım.
Mahvoldu günlerim hüzün düştü gecelerime
Ani bir sıçrayışla bölündü bütün rüyalarım
Sabahlara kadar ıslandı hayallerim gözlerimde
Çok istedim herşeyi unutup tozpembe bakmayı hayata
Ama tozlarında boğuldum pembe yolların
O kadar çok istedim ki gülmeyi beceremedim
Bir tebessümün bu kadar pahalı olduğunu bilmiyordum
En büyük umudum oldu en küçük hayallerim
Onlarda tükendi.
Ve şimdi ağlıyorum ******* arayan bebek misali
Dönüp bakmadın. Yağmur değil gözlerimdeki.




Bahadır Ünal


Sedef 21 14 Haziran 2008 14:07

Aşığım Demekle Aşık Olunmuyor.


AYRILDIM SONUNDA
SENSİZLİK HARAM HAYAT HARAM OLDU
GÖZLERİM SENSİZ GÖRMEZ
KULAKLARIM SENSİZ DUYMAZ
NEREYE BAKSAM SEN
VARSIN BURDA
HEP KALBİMDESİN KALBİMDE
HALA KULAKLARIM DA ÇINLAR SESİN
HALA SENİ SEVİYORUM DEYİŞİN
AYRILDIK İŞTE MUTLUMUSUNUZ
AYRILDIM SONUNDA


TAYFUN KURU


Misafir 14 Haziran 2008 14:10

Kisa da olsa bu aski neden yasadik
Birbirimizi kandirdik aldattik hislerimizle oynadik
Hayaller kurduk yasadik masallar icinde
Sen Mecnun ben Leyla, askimiz hic bitmeyecek
topraga gidecekti ölüme bizimle
Basaramadik,biz cok farkliydik
Maglup ayrilip küstük kadere
Yalan asklara atildik yaban ellere
Dönemezdik artik geriye dönsekte deliye
Sen bana ben sana susamis ayrilik bizi öldürse bile
Unutmak cok zordu unutmak yoktu sözde
Ama biliyorduk ask birarada olmamiza yetmiyordu
Biz farkliydik, iki yabanci iki yalanci
Peki ne olacak sonumuz
ne birlikte ne ayri yapamiyoruz
Yasayamiyoruz hayati
Mesafeler koyduk araya kilometrelerce
Gittim uzaklara sensizlige ama
Engelleyemedim rüyalarima girmeni
Sarkilarin hep seni anlatmasini
Baktigim heryerde hayalini görmemi
Alisamadim yokluguna
Artik degistirmezdi dönüsüm hicbirseyi
Azaltmazdi yüregimizdeki hicrani
En aci seyse askimiz kaybetti
Kalplerimiz ise aska inancini
Yetmedi hicbirsey bizi geri döndürmeye
Ayaklar altinda ezilen cicekler gibiyiz
Rüzgarin savurdugu yapraklar gibiyiz
Askin unuttugu iki serseriyiz
Geriye dönmeyecegiz ama
Birbirimize hasret ve ac ölecegiz...



Şirin Demir


Misafir 14 Haziran 2008 17:11

İçimde bir sıkıntı var
Derdini bilmediğim.

Çarpıyor gönlüm, sebebine
Anlam veremediğim.

Aşkı kokluyor şu yüreğim
Tadını, bilmediğim.

Beklide, zaten aşığım,
Farkında bile değilim.


Yücel Reisoğlu


Misafir 14 Haziran 2008 19:00

Bugün seni gördüm ıslak kaldırımlarda..
Göz göze geldik..
Sen süzdün..
Ben eridim karşında.

Bugün seni gördüm ıslak kaldırımlarda..
Güneş gülümsüyordu yorgun yüzüme
Duymadın gözbebeklerimin sesini
Ürkek bakışlar arasında..

Dur demek istedim bakarken arkandan
Etrafta bizi saran insanları gördüm
Bana doğru gelmeni, miladı saydım sevincimin
Bir şeyin miladı olmuştu ama ...

Bugün seni gördüm ıslak kaldırımlarda
Yağmurun sızlandığı bir gündü..
Sessizdi etraf, yağmur damlalarıydı kulağımı meşgul eden
Sen, yağmur damlalarımın sebebiydin

Darıldı güneş, tebessümü cevapsız kalınca
Yağmur damlaları terk etti kaldırımları
Uzaklaşını kutluyordu bana inat imgeler
Sen, sensiz oluşlarımın sebebiydin..



Serkan Bektaş


arwen 15 Haziran 2008 23:22

Düşen her sarı yaprakta bir tatlı hatıran var,
Yosun kokuları denizin, meltemli şarkılar,
Dalında yeşilken yapraklar dolaştığımız kumsal...
Kumsalda kalan ayak izlerini şimdi dalgalar okşar.

Ne olur hatırla artık bizim değilmi bu şarkılar,
Dolaştığımız kumsalda dost olduğumuz rüzgar,
Şimdi dostluğumuzu arar, ayrılığımıza ağlar,
Şimdi kimin için çalar, bizim dediğimiz şarkılar.

Tutamadığım yeminlerin günahı, gökte yıldızlar kadar,
Bu son tövbeyi de bozdum, bu düşen son sarı yaprak,
Belki sende özledin, belki bende çok, belki daha az,
Hadi neredeysen dön artık, bu gönlümdeki son yaz.

suat uğurlu



Sedef 21 16 Haziran 2008 01:38

Sevgi Nedir

Sevgi..........................
Sevgi..........................
Sevgi..........................
Sevgi..........................

Ne güzel hepiniz içinizdeki
Sevgi anlamını yazdınız değilmi
Sıra bende

Sevgi......
Ay kalemim kırıldı dostlarım
Benim için sevgi
Bakın gözlerimle yazıyorum

Sevgi.......
Gözyaşı....gözyaşı....gözyaşı.....gözyaşı
Ay durmuyorlar durmayacaklarda

01.08.2004
Sennur Çetin


Misafir 16 Haziran 2008 10:18

Hayret! Nasılda ışıldıyor yüreğin
Sen gerçekten kulmusun
Sevdanı gördüm gözlerinde
Yoksa ulaşamayacağım nurmusun

Çırpınır güzelliğinin yakamozunda şiirler
Nakarat nakarat yakar bedenimi şarkılar
Mısra mısra, mızrak mızrak
Saplanır gözlerime güzelliğin.

Gülüşün bir çocuğun sevinciyle
Bayram öncesi arifeleri hatırlatır
Öyle özlem, Öyle elbise, Öyle pabuç
Her açılan kapıda şevkatinle karşılaşmak
Öyle şeker, Öyle fıstık; Öyle lokum

Hasretinin hararetiyle buğulanmış bir cama,
İsminin baş harfini yazınca büyürüm yeniden
Öyle mecnun, Öyle Ferhat, Öyle kerem

Sen yüreğimdeki iklimin baharı
Sen Lisanı olmayan dillerin alfabesi
Sen, yavan bir hasretin sevda katığı
Sen Bir ilâha niyetlendiğim sahurum.

Gitme sakın yüreğimden âşık sana bu şehir

Asılmış suratların boynundaki ilmik
Çatılmış kaşların şakağındaki kurşun
Bükülmüş dudakların isyandaki dilleri
Yokluğunla savaşmanın, çırılçıplak kışı
Hep mahcubiyet doğurur güneş yerine.

Oysa güneşimsin sen
Uslanmaz ki sensiz bu beden
Bir tebessüm et yeter
Bakışındaki nakışa gölge olmam ben.

Fesat bir yalnızlık var içimde
Yoksun ya yanımda olmasın kimse mutlu

Şimdi sensiz açan çiçekler solsun
Ağustos ayında, el ele tutuşmuş âşıklar donsun
NEYSE! Hepsi bir yana dursun,
Sadece sana öleceğim Ecelim olur musun?


Korkmaz Bıçkın


arwen 17 Haziran 2008 00:28

Sevdan bir fırtınaysa ruhumda
Ben çoktan kaptırmışım kendimi
Rüzgarına,savruluyorum yüreğinin
Bir o köşesine bir bu köşesine
Sevdan bir cehennem ateşi olmuşsa
Yüreğimde
Ben çoktan girmişim ateşin ortasına
Yanıyor bedenim alev,alev
Canımı acıtmıyor,hiç acıtmayacakta
Biliyorum sevdanın ateşi,
Arada ihanetlerin korkunç
Ateşi olmadığı sürece iki gözüm

mustafa ata



arwen 17 Haziran 2008 18:33

Bir varmış bir yokmuş diye başlarmış tüm aşk öyküleri
Her öykünün aslı bir gözyaşı..
Bir vurgunmuş bu sevda da
Anladım tüm geceler çıkmazmış sabaha…
Hüzün delisi eder sevdan,
Tiryaki olur geceye gözlerim, sözlerim, özlemim…
Fonda bir kraliçenin nağmeleri,firuze gibi..
“Bir gün dönüp bakınca düşler içmiş olursa
yudum yudum yıllarını..”
Her yüzde sen her gözün aksinde ben…
Kirpiğin titrese hissederdim yokluğunda bile eskiden…
En acılı bakışlar işlemiş şimdi göz bebeklerimden taa yüreğime..
Kal yanımda demek bile ne kadar değerliymiş
Her insan bunu senden sonra mı fark edermiş?
Hiçbir şey yapamadan geçiyor zaman
Varlığına işliyor derdim hep yanılmışım..
Yokluğuna geçiyor başı bozuk zaman...
Böyle ruh gibi dolaşmak etrafta bana hiçç yakışmıyor…
Sensiz dünya bir bulanık, puslu gece gibi..
Varlığının düşüncesi bile yeni doğan bir gün şimdi..
Yeni bir umuda kanat çırpan kuşlar misali…
Bir aşk öyküsüymüş oysa bizimkisi
Sonu mutsuz bir sonla biten…
Ve bir varmış bir yokmuş diye başlarmış bütün aşk öyküleri
Varmışsın yokmuşsun belli değil
Ve ben şimdi
Yokluğunu bile özledim…


angelus_celine


arwen 18 Haziran 2008 15:01

Bir kadeh şarap, birde kırmızı
Yüreğimde ayrılıktan kalan son sızı.
En son hatırladığım
Seni yudumladığım.
Karanlığın koynunda
Sabaha dek uyukladığım
Ne ilk, ne de son gece,
Birlikte bütün bir ömür demiştin
Yoktun oysa, günlerce
Bir boşluk, yada yok oluşun öyküsü
Yalan elbet bu sadece doğanın dürtüsü
Sen de biliyorsun zamanın donmadığını
Mutluluğun sonsuz olmadığını.
Kanayan bir sonbahar sabahı
Uyanmadan aşkın ilahı,
Ne olur gitme diye yalvaracak mıyım?
Çaresizlerin çaresi, diye ağlayacak mıyım?
Boş ver duymamış ol istersen,
Acır mısın sensizliğimi görsen?
Hatıralarıma kazınan ilk sözün
Ben ölürüm,
Seninle Ölümsüzüm…

irfan kayagil



LaDymm 18 Haziran 2008 15:15

Canım acıyor hep
Hayalinle yaşarken
Uzaklarda da olsan
Resimlerine baktıkça

Felek ayırsa da bizi
Seni yaşarım hep
Bir gün çıkarsan aklımdan
İhanet sayarım sana ben

Bulutların arkasına saklansa da ay
Nasıl bilirsem oralarda olduğunu
Seni görmesem de hiç
Uzaktan da hissederim tebessümünü

Seni tanıdıktan sonra
Canım acıyor hep
Yüreğimde açtığın yara
Sanki hiç kapanmayacakmış gibi

Senden evveli yok hiç aklımda
Sonrası da olmayacak
Acıyan canım var ya
Aşkınla son bulacak ÜlküYılmaz


Misafir 18 Haziran 2008 15:20

Ben ölmek için doğmadım,
Her gece yürüyüşümde
Bir yıldız kayar gökten,
Ama hiç dilek tutmadım,
Kehribar tesbih misal hep yıldızlar saydım
Yalnızlıktan kaçıp ayın mehtabında dolaştım,
Kendimi gizledim vefasız aynalarda
Kamufle olup sessizliğe kaçtım,
Ben kaçtım
Ben gizlendim
Ben sustum..

Ben ayrı dünya çocuğu,
Her gece ayın doğuşunda
Sancısını çekerim yalnızlığın,
Sonra firari fikirle yıldızlar sayarım..
Kaçarım esaretine düşmekten yalnızlığın
Gök kubbesi altında gizlenirim karanlığın
Yürürüm gecenin kucağına susarım,
Benim adıma doğan
Her gündüz için
Her güneş için,
To be or not be
Önemli değil,
Her ne kadar asil bir eylem olmasa da
Ben kaçarım
Ben gizlenirim
Ben susarım..

Ben ölmek için doğmadım,
Her gece yürüyüşümde
Bir yıldız kayar gökten,
Ama hiç dilek tutmadım
Kehribar tesbih misal hep yıldızlar saydım,
Ben kaçtım
Ben gizlendim
Ben sustum..

Ben ölmek için doğmadım
Ben ebedi yaşamak için öleceğim…




Zafer Şık



Saat: 23:14

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık