![]() |
Oğlum, Bu Temenni Neye Benzer, Bana Bak Oğlum, bu temenni neye benzer, bana bak: Eşeklerin canı yükten yanar, aman derler, Nedir bu çektiğimiz derd, çifte çifte semer! Biriyle uğraşırken gelip çatar öbürü; Gelir ki taş gibi hain, hem eskisinden iri. Semerci usta geberseydi... değmeyin keyfe! Evet, gebermelidir inkisar edin herife. Zavallı usta göçer bir gün akibet, ancak, Makamı öyle uzun boylu nerede boş kalacak? Çırak mı, kalfa mı, kim varsa yaslanır köşeye; Takım biçer durur artık gelen giden eşeğe. Adam meğer acemiymiş, semerse hayli hüner; Sırayla baytarı boylar zavallı merkepler. Bütün o beller, omuzlar çürür çürür oyulur; Sonunda her birinin sırtı yemyeşil et olur. 'Giden semerciyi, derler, bulur muyuz şimdi? Ya böyle kalfa değil, basbayağı muallimdi. Nasıl da kadrini vaktıyla bilemedik, tuhaf iş: Semer değilmiş o rahmetlininki devletmiş!' Nasihatım sana:'herzeyle iştigali bırak! Adamlığın yolu neredeyse, bul da girmeye bak! Adam mısın: ebediyyen cihanda hürsün gez; Yular takıp seni bir kimsecik sürükleyemez. Adam değil misin, oğlum, gönüllüsün semere Küfür savurma boyun kestiğin semercilere. |
Sadece Ben Sevmeliyim Seni Sadece ben uyanmalıyım yaz gecelerininin sabahında.. Ben uyuyakalmalıyım tatlı anılarını dinlerken.. Delice vuruldugun gözlerin icin nefes almayım sadece Rüzgarda dagılan saclarını sadece ben düzeltmeliyim.. Ben bilmeliyim dudaklarındaki ıslak öpücükleri atesini Ve sadece ben silmeliyim gözbebeklerindeki gözyaslarını.. Ve sadece ben sevmeliyim seni delicesine.. Senin sevmenin bedeli Cehennemde sunulsa bana.. Ben sadece senin için ölmeliyim... İsmail Sarıgene |
Gitme Gitme figan düşer denizlere sular çekilir yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır boynunu büker sabah kervanları kelebekler ölür gitme bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk şaşırır yönünü rüzgarlar bütün pınarların suyu çekilir solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm gitme öksüz kalır içimdeki imge dağları saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez çiçekler açmaz bahçemde ah be gülüm Gitme acılara mahkum olur yüreğim ardında fırtınalar kalır, ayrılıklar, anılar, yanlızlıklar boynu bükük aşklar, gözü yaşlı şarkılar alışamam yokluğuna, yokluğun ölüm gitme içimdeki bütün vagonlar devrilir bir kar yağar istasyonlara, üşürüm gel gitme sevgilim terketme beni umutsuz çaresiz bekletme beni gitme bütün ormanlar ateşe verilir kuşlarda gider bu kent de, ölürüm gitme kal menevşeler açsın dağlarda sevince dönüşsün gökyüzü iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm yokluğuna alışamam yokluğun ölüm. Nuri Can |
Mutluluk Yemyeşil bir bahçe ortasındayım, Dört yanımda, öbek öbek çiçekler... Rüzgarın eliyle titrer yapraklar, Bilmezler ne zaman dökülecekler: Güneş ışığını vurmuş üstüne, Baharın yeşili sarmış her yanı. Bulutlar dökerek yağmurlarını, Ki yeşil bir kucak alır insanı. Kokular karışmış birbirlerine, Yemyeşil bir halı üzerindeyim. Gözlerimde çiçek çiçek derilmiş Bir kutlu alemin eşiğindeyim. Sanki bir ziyafet ortasındayım, Ağaçlar vermişler meyvelerini. Geçirsem diyorum herkesten uzak, Bu yeşil bahçede senelerimi. Rıfkı Kaymaz |
Her Gece Her gece bir yaprak oldum. Düştüm senin üstüne Her gece bir rüzgar oldum Estim senin üstüne Her gece umursamadım bulut oldum. Baktım sana yüksekten Her gece yıldız oldum. Parladım hep gözlerinde Her gece bir uçurtma oldum. Uçtum yükseklerde ama sen Sen yoktun ya takıldım bir Ağacın tepesine Emrah Şahin |
Daha Dün daha dün konuştuk senle havadaan, sudan birazda aşktan konuştuk biraz gerçeek, biraz yalan daha dün konuştuk senle geçmişten bahsettik sen ellerin olmuştun bir bendim yalnız kalan Vural Cambul |
|
Seni bulmaktan önce aramak isterim. Seni sevmekten önce anlamak isterim. Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de, Sana hep yeniden başlamak isterim. Özdemir Asaf |
Habersiz Sevgili Çıkacak yazı mıdır, ne ile sileceksin? Benim alın yazımda, adın kazılı senin. Sana kendim demeden, nereden bileceksin? Kalbimin en içinde; ismin yazılı senin! İlk karşılaşma anı: ''-Yazgının ağı'' dedim. Yüzüne baktığım an: ''-Venüs Şafağı''dedim. Sevdanın kollarına öylesine düştüm ki; Asla kopamam senden: ''-Kaderin Bağı'' dedim Sevgi sınırı aştı...Sanki sana tapıldı. Arz' da Yedi Harika, kimin için yapıldı? Kimseyi beğenmeyen, isyankar ruhlu gönlüm Nasıl oldu da birden aşk seline kapıldı? Hürrem Sultan yaşasa; ''-Ben güzelim.'' der miydi? Koca sultan Süleyman; O'na baş eğer miydi? Ey! ..Gönlümün meleği, hiç sordun mu kendine? Ferhat seni görseydi; Şirin'i sever miydi? Selvi boyuna senin kim dönüpte bakmadı? Hangi gönül tahtına senin sevgin akmadı? Kerem Bin dua etsin! Aslı'ın sevdasına; O'nun sevdası bile senin gibi yakmadı. Nedensiz bir ayrılık... Beni böyle kahreden Sevgimiz yaşanmadan, sensizlik geldi neden? Ölene dek beklesem: Gelir misin Birtanem? Hasretin pençesinde sana adanmış beden... O kadar uzak düştük... İki yıldız arası, Böyle yazgı olur mu? Sanki bahtın karası. Kimde bunun ilacı, neden bir türlü geçmez? Kalbimin tam içinde; sanki kılıç yarası... İrfan Yılmaz |
Zamansız Zamanlardayım Fani dünyanın fani sevgilisi, Nasıl olurda sığar koca bir ömür Kısacık bir yedi güne? Aklım almaz gün doğmaz, Zaman geçmez, Seni uyurken seyrederken, Ne yapıyorum ben burada diyorum Gözümü bir açıyorum ki Kollarım da aç bir kadın!!! Lanet etmek istiyorum edemiyorum. Zamansız gelen bir ecel gibi geldin, Girdin hayatıma. Düşünüyorum düşünüyorum, Kalbime nereye koyabilirim seni diye? Emin ol ki en güzel bir yerlerine. Hep kendimin sağlamlığıyla övünürdüm, Kurşun bile işledi ayaktayım diyordum Bana şunu öğrettin ki, Kurşundan daha kötü yaralarda varmış. Kal diyorsun ve ben kaçıyorum. Senin yüce sevgine layık olmadığımı bile düşünüyorum. Ve şu da bir gerçek Ne başka biri hatta Tanrı bile, Beni senin kadar sevdiğine inanmıyorum. AĞLIYORUM!!! Nusret Kaşıkçı |
Aşkınla yanıp Tutuştum deme Öylesine sevdim ki Seni sevdiğim gibi Sakın beni sevme. Her gece hasretini öptüğüm Çiçeğim, bir tanem, gülüm. Ben yanayım sen yanma Aldırma yürek alevlerime Öylesine istedim ki Seni istediğim gibi Sakın beni isteme. Her gece hasretini öptüğüm Çiçeğim, bir tanem, gülüm. Ayrılığın çok zor Aldırma sitemlerime Öylesine öldüm ki Her gece öldüğüm gibi Sen sakın ölme. Her gece hasretini öptüğüm Çiçeğim, bir tanem, gülüm. turgut uzdu |
Aklımdasın Aklıma koyduğumdan beri Aklımdasın Aklımın alabildiğince Aklımdasın Aklımın yettiğince Aklımdasın Aklıma sahip olduğumca abdullah ramazan |
Değişmedik umu diye birşey kalmıyordu her acıdan sonra.. ve toprak kokmuyordu artık, her yağmurdan sonra.. büyüdüğümü sanıyordum bense, gittikçe küçüldüğümün farkında olmadan.. bir domates yaprağının kokusunu da unuttuk.. ya da ir kavun büyümeden yenir mi? sevinç diye birşey de kalmıyordu artık, her gözyaşından sonra.. büyüdüğümüzü sanıyorduk hala! evler büyüdü kaldırımlar değişti diye, biz de değiştik sanıyorduk.. artık her evin balkonunda hüzün asılıyor diye, değiştik sanıyorduk işte.. oysa değişmedik! Nazlı Keskin |
Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim. Bugün sardunyalarım da açmadı Belki de küskün renklere Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım Sensiz soluyorum anlayacağın Mavi mavi ölüyorum Duyuyor musun, orada mısın, Var mısın, yok musun? Bir tek şeyi unutma! Seni sevdim ben. Yanarak, yıkılarak Aklıma her geldiğinde ağlayarak.... ilyas gülkat |
Işıkları söndür bu gece Teybe romantik bir kaset koy Bestelenmiş şiirlerden türküler olsun mesela Düşünerek ağlayalım Düşünerek hüzünlenelim seninle Koynumda yat bu gece koynumda yat Yarın gideceğimi aklına bile getirme Uyandığında yanında olmayacağım belki de Belki de bir daha aynı yatağa sokmayacaklar bizi Teypte 'Gidenlerin Türküsü' Gitmeden son defa uğurla beni oktay safir |
Düşünüp düşünüp ağlayacak kadar, Çok sevip hiç tükenmeyecek kadar, Peşinden koşupta yorulmayacak kadar, Sensiz koparım hayattan ama sensiz ölmeyecek kadar...! Sorarım bütün İstanbul'a Silivriden Tuzla'ya kadar, Şiirler yazarım içime sen okuncaya kadar, Düşerim hergün bir parça sen tutuncaya kadar, Sensiz Soğurum hayattan ama sensiz donmayacak kadar...! Vazgeçmeyeceğim bu sevdadan sen vazgeç deyinceye kadar, Çıkmaz içimden gözlerin başım arş'a değinceye kadar, Ölürüm sensizken hergün sensiz ölmeyecek kadar, Sensiz korkarım hayattan ama seni almadan bırakıp kaçmayacak kadar...! onur şevik |
Adını yazdım bu gece, kaldırım taşlarının çamurlu suratına her harfinde bir çığlık yükseldi göğe doğru her harfinde bir yıldırım düştü yüreğime her harfinde bir damla gözyaşı bıraktı gözlerim kaldırımların çamuruna inat adını yazdım bu gece gökteki yıldızları toplayıp bir araya umarsız karanlığa inat gündüz ettim geceyi kaç milyon yıldızdan yazdım bilmiyorum adındaki bir heceyi adını yazdım bu gece ufuksuz okyanusların en derinlerine bütün kuşlar kanatlarını bana verdi en bilinmedik denizlere senin adını yazayım diye adını yazdım bu gece yüreğimin en özel yerine en diyarsız memleketlerde açan en nadide çiçekler gibi yüreğimin en derinin de besleyecek en güzel yerinde büyüteceğim seni AHMET AKİF |
Alabildiğim Cevap Dilimden çıkıverdi seni çok seviyorum sözü Öyle içtendi öyle gizemli bir duyguydu hazzı Coşkulu deryaların atılgan dalgaları gibi Dinmedi hiç kalbimin tik tak nabızlarının hızı Daha zamana gerek vardıysa da iki gönülce Sabrın çatladığın an düşünülmezmiş ince ince Duyguların fevkinde insan kendini kaybedince Derlermiş sevdiğine gökteki binlerce yıldızı Tatlı çağrıya coşkulu bir yaklaşım başlamışsa Nefis arzular hep, insan kurtulmaya çalışsa Hele iş işten geçip deli divane olunmuşsa Ne ağrı tutar seni ne de kıvrandıran bir sızı Alabildiğim cevap; Utangaç yüzün tebessümü Sesini duyamadan çoktan alıp gitti sesimi Yoksa suskun kalması bana has saygı sevgisi mi Artık gönlüme düşen anlamak bu gizemli nazı ENGİN NAMLI |
Hep seni daima seni nakış nakış işledim Gördüğüm her yaprakta doğduğuma sitem ettim Defterler kâğıtlar yetmedi tükendi kalemim Şiirlerimde bir seni yalnız seni işledim Gizli sevda çeken biri olduğumu öğrendin Gerçek sevdamı diye birde sen onu denedin O seni sevenine onur verdin ümit verdin Şiirlerimi yalnız sana bir tek sana yazdım Beni anlamıştın biliyordun seni sevdiğimi Kıvılcımlar sardı seni söyledin sevdiğini Unutamam sevdiğini o an söylediğini Bir tek sana yalnız sana yazdım şiirlerimi Kalbim yalnız seni özler sesini duyduğunda Hızlı çarpardı ritimlere uymazdı o anda Çünkü sen vardın o telefonun diğer ucunda Şiirleri sana yazdım olmasanda yanımda Mekânlar uzak olsada gönüller bir arada Köşk verdim en güzel yerinde kalbimin orada Uzaklar yakın olur kalbim hep seni sorsada Bir tek seni yazdım sen çok uzaklarda olsanda mahmut şimşek |
Bu gece uyku tutmadı, sabaha kadar düşündüm. Elim telefona varmadı, bin bir parçaya bölündüm. Yüreğim hiç bu kadar acımadı, yerlerde süründüm. Ruhum huzura varmadı, yinede herkese mutlu göründüm. Yeter artık deyip duvarlara vuruyorum. Bu da yetmez çevreme huzursuzluk veriyorum. En değerli varlığa bile kötü davranıyorum. Sensiz hayata devam edemiyorum. Attım mektuplarını demiştim ama yalan söyledim. Unuttum demiştim ama kalbime dinletemedim. Nasılsa hiç sevmedi diye beynime işledim. Yine de sensiz bu hayatı sürdüremedim. Her şeyden koptum çoktan, eskisi gibi olamam. Hayat kocaman bir yalan, artık kendimi kandıramam. Sen vicdansız bir şarlatan, daha boş yere ağlayamam. Ben zavallı bir kurban, aldığım yaraları ebediyen saramam. zeynep kazmaz |
Anladım ki bana olan sevgin yalan Yârim, yârim dey ipte her zaman yanan Seni sevipte senin sevgine kanan Ezik büzük mahmuttan yok geri kalan Leylasından kalan o sevgi utansın Antalyadan ankarayı yakıyorsun Yanan bu kalbimle alay ediyorsun Seni seviyor diye yükleniyorsun Elimde değil gülüm anlamıyorsun Lanetler bana Ayselim bana olsun Ağlaya ağlaya gözyaşım kalmadı Yürüyecek ne hal ne mecalim kaldı Sevdiğim bu yarama merhem olmadı Elim kolum tutmaz can rengim sarardı Leylasından kalan o sevgi utansın Ay gökte benki rengine aldanmışım Yıldızlar kadar senden uzaklaşmışım Seni sevdim sönmez güneşim sanmıştım Elimde değil güzelim yanılmışım Leyla gibi ben sana sana yanmışım İnsanım ben sevdiğime aldanmışım Mahsum saf bir sevgiyle sana kanmışım Leylasından kalan o sevgi utansın mahmut şimşek |
Beni Yakan Dudaklarındı Düşümdeydin yine dün gece Penceremden ışık gibi giriyor Süzülüyorsun yatağıma 'sevişelim' diyorsun 'günlerce' Özlemle sarılıyorsun İçimde bir şeyler kımıldıyor, Kuşlar gibi çırpınıyor yüreğim Yanıyor bedenim Yanıyor tenim Uzatıp ellerini sarıyorsun beni Ortasında oluyoruz sonsuz denizlerin Bir ateş sarıyor da her yerimizi Yanıyoruz içinde alevlerin ' al götür beni ' diyorum Sensizliğin olmadığı yere Sensiz ateşlerin yakmadığı Ssensiz sevi pınarının akmadığı yere... Seninle sevişmek ne güzel doyasıya Yorgun düşüp kollarında uyumak Yasanmış tüm zamanları unutup Yeniden koynunda uyanmak... Açınca gözlerimi Gözbebeklerimde oluyorsun Gözlerin anlatıyor Kalbin saklasa da özlemini Saklasan da benden Beni özlediğini Gözler yalan söylemez sevgilim Anlıyorum, seninde beni sevdiğini Düşümdeydin yine dün gece Ateştin Alevdin her yerimde Tüm alevlerden... Ateşlerden farklı Beni yakan Dudaklarındı... Leyla Işık |
Ağustosta üşümek Ağustosta üşümek gibi Ağda çırpınan balık Hazanda yaprak misali Öyle berbat ki yaşamak Bir üşümesem Bir kurtulsam ağlardan Sonbahar çökmese yaprağıma Çocuk saflığında seveceğim seni Sevgiler başımda nöbette Gözkapaklarımda hüzün Ağrısı çarpıyor gönül duvarıma Birçok yerinden yaralı yüreğimin mehmet aydın |
İçimde bir sarhoşluk Titriyor bedenim Gözlerimde yaşlar Akıyor damla damla Kor olmuş kalbime Buharlaşıyor sımsıcak Yakıyor değdiği yerleri Buruk bir acı bırakıyor Fakındaki yüreklere Soğuyarak akıyor İçi yanan gönüllere erdal akkoyun |
Öyle geldin ki dünyama bahar Savurdun çiçeklerini karanlığıma Dokunma sakın yüreğim zaten zar Alışacaksın bu sonsuz yalnızlığıma Korkular biriktirmişken bugüne dair Amansız hastalık gibi girdin hayatıma Bilmiyorken sevda nelere kadir Şimdi gelip beni aşkın narına atma Ben sessizliğimde kaybolmalıyım Sonsuza kadar bir sır kalmalıyım Senden çok uzakta bir sonbahar sabahında Ruhumu hoyrat rüzgarlara salmalıyım Şimdi git bahar beni benimle bırak Varlığın varlığıma yıldızlar gibi ırak Şimdi git bahar gönlümü çalma benden Bil ki bu yürek bedende tutsak fatma gelir |
bazen öyle bir an gelir ki abartılmış sevdanızın gerçekle yüzleşmesini yaşarsınız sizi çok sevdiğini sandığınız ses geçiştirmek için bir seni seviyorum kondurur yüreciğinize en kimsesiz en ilgiye aç halinizde halbuki içten bir canım kaç seni seviyorum eder değil mi yalnız hissedersiniz kendinizi sığınmaK istersiniz delice sarılmak ağlamak sonra da gülmek ışık açıktır ama etraf karanlık gelir yazdır ama nedense soğuktur hava durumu bozuktur gönül yaylarında kar yağar abartılmış sevgilerinize birden kim seviyor ulan bu dünyada beni gerçekten diye haykırmak ister yürek değil mi Annem dersiniz buruk sesinizle ama yok o da nafile zaten o sayılmaz ki işte bazen böle gelir bazen düzelir ama kanarsınız yine abartılmış sevgilerinize kimsesizliğin hikayesidir işte bu yanlış bir yerdeyim dedirtten hikaye herkes bilir herkes yaşar bu hikayeyi tıpkı benim şu an yaşadığım gibi insanoğlu olmaktan gelir bu hikaye en az abartılmış sevgileriniz kadar abartılmıştır biraz eksik çoğu fazla ! Sibel İyem |
Karanlık Gece Karanlık Gece Hüsranım arttı bu gece Dilimden dökülen her hece Tek başıma kimsesizce Bir ben varım bir de karanlık gece Kimsesiz kalmışım hayatım işkence Sen bari çık gel yıldızlı bir gece Umutsuzum gözlerimden yaş süzülünce Bir ben varım bir de karanlık gece Ayaklarım çıplak yürürüm sessizce Olsa titremen sırtımda bir keçe Yüzümde kirli sakal sanki peçe Bir ben varım bir de karanlık gece Şu yaşam çözemediğim bilmece Yollar katettim kilometrelerce O kaçınılmaz an başa gelince Bir ben varım bir de karanlık gece Sevgiliyi özledim görmeyince Kendimden geçerim aşk şarabı içince Beyazlar içinde ansızın bir gece Bir ben varım bir de karanlık gece Zekai Uz |
Alacakaranlığın Sesleri.. Alacakaranlığın Sesleri.. Sana sessizliği ben buldum diyorum yeniden o usul ikindide, adın yakılınca kömürleşince büyük altın alevinde on dokuz yılının. Sevgim alacakaranlığın bağlarını çözdü yalnız senin fısıltına vermek için kendini, beyaz odun alevinin o cam fısıltısına. Anıların bir iğne batışıdır dudaklarıma, hayatının masallarını kurdum bugün bir elmanın ince kabuğunda. Bu ara hep tedirginim, bir pencerenin açılışını bekliyorum şimdi arkandan gideyim ya da parçalanayım diye üzgün kaldırımlarda. Ama öylesine bir ses gelir ki dağlardan acıdır uyumak, anmak ölümdür seni. Ürkerek çekilir sessizlik, yıldızsız gökyüzünden çekilir, ağızlarımızın acelesinden, solgun kamelyalardan, karanfillerden. Gel, rüzgâra anlatalım öpüşlerimizi; düşün: alacakaranlık bizi anlıyor, sarı fısıltısından gözlerinin biliyor nasıl hoşlandığımı, kollarının beyaz suyundan. Açmamış çiçeklere söyleyelim şarkımızı, ayı gözetlemeyen çocuklara. Birbirimize bakmadan söyleyelim. Yalancıdır onlar, şu kuşlar, saçaklar. Birbirimizi sevmiyoruz artık, sevmemiştik de. Tutkuyla geldik, tutkuyla gidiyoruz. Alacakaranlığın sesindeyiz artık, çılgınlığın yüreğinde. Gel, rüzgâra anlatalım öpüşlerimizi, şarkımızın acı yüklerine. Aşk ne ateştir, ne de mermer. Aşk bana duyduğun acımadır senin,benim sana. Efrain HUERTA |
Şarkılarda Dinledim Seni Dün gece şarkılarda dinledim seni Hepsinde sen vardın seni gördüm, hayalini Sanki yanımda oturup tutmuştun ellerimi Nağmeler arasında aradım gözlerinin rengini Dinledikçe şarkıları sana olan özlemimi Daha da artırdı güftelerin o eşsiz güzelliği Buğulanan gözlerimi sildiğim o mendilimi, Melekler getirsin gör sana olan sevgimi İçtiğim biranın yudumunda aradım teselliyi Sanki birlikte kaldırıyorduk kadehimi Geldim diyordun yanıma uzatıyordun ellerini Olsam da sevginle sarhoş unutamadım seni Daha da çok özledim seni ve gözlerini Nağmelerle coştuğum bu eşsiz geceyi Yıldızlarla paylaştım sabaha kadar sevgini Sevginle kor olmuş bu zavallı yüreğimi Atabilsem mavi denizlere unutabilsem seni Sen gemini vurdun sahile, kustun bana sevgini Coştun ırmak gibi çağladın, akıttın yüreğini Dinledim hep ah ederek, hüzün dolu sevgini Bense kördüğüm olan dilimde ki bu heceyi Söyleyemiyorum asla seni ne çok sevdiğimi Unutmak kolay mı sandın böylesine bir sevgiyi Özleminle yoğrulmuş bu yaralı yüreğimi Ne şarkılar teselli etti nede güftelerin güzelliği Dün gece şarkılarda dinledimse seni Meleklerle paylaştım sana olan sevgimi. Sabiha Serin |
Sonbaharda geldin bana. Sararmış yaprakların kırık kanatlarında. Hüzün rüzgârlarının estiği gecelerde! . Birden bire hayatıma gelişini, Kelimelere dökülüşünü sevdim. Kelimelerde büyüdün bende, Bende büyüyen yüreğini sevdim. İnsanlığını,kibar sevgini,sınırsız saygını,dürüstlüğünü sevdim Sevdim işte,seni sevdim ben İhanetin kör bıçağıydı yaralarımız Döndükçe kanıyordu Nefes aldıkça kanıyordu Yaralarımızı gözyaşlarımızla yıkamamızı sevdim Yağmurlara tutunduk “sevdam” diye Her damlasıyla bana gelişini sevdim Sevdim işte, seni sevdim ben Sevgi dolu o sıcacık sesini Nefes nefes ruhuma doluşunu Çocukça gülüşünü sevdim Sevdim işte,seni sevdim ben Geceler de seninle uyumayı, Güne seninle uyanmayı sevdim. En güzel düşümdün belki de! Mor menekşemi sen diye öpmeyi sevdim. Çıkarsız, beklentisiz, koşulsuz Sevmek mutlu olmama riskini göze almak değil mi? Bende o riski göze aldım işte! Korkusuzca sevdim. Bana açtığın o pencereden dünyaya bakmayı sevdim “Bak bebeğim” deyişini, hayattan sunduğun her olguyu sevdim.. Sevdim işte, seni sevdim ben. Lacivert gecelerim de gökyüzüne döküldün. Batıda ki en iri, en parlak yıldızımdın. Işık ışık yüreğime akmanı sevdim. Şarkılara tutunmayı sevdim “sen” diye Kış ayazlarında hasretinle üşümeyi, Acılarımı, Gözyaşlarımı bile sevdim, Sevdim işte, seni sevdim ben. Düne ait ne varsa, koparıp attım yaprak yaprak Bugünümsün! . Yüreğimi, Türkçenin en yalın haliyle Dobra dobra paylaşmayı sevdim. Ve ben; bu güne seni yazmayı sevdim. Öyle sevdim ki! Sayfaları doldurmadan, Sabırsızlanıp, Sayfaları doldurmadan… Hayatımın son sayfasına seni yazmayı sevdim. Bu saf,bu duru,bu kirlenmemiş sevdamın yeminini sevdim Sevdim işte.bir tek seni sevdim ben. Şimdi mevsimlerden bahar Bir ilkbahar sabahı Güne “günaydın” diyor serçelerin serenattı Duyuyor musun? Serilmiş havaya yaseminler Kokluyor musun? Hafif bir rüzgar tenimi okşuyor Hissediyor musun? Güneş usul usul süzülüyor şehre Sardunyalar düşüyor gözlerime Hüzün bulutları geçse de yüreğimden Her güzelliği seninle yaşamayı sevdim Sevdim işte seni sevdim ben Şimdi bir koza ördüm birtanem kendime Geçse de mevsimler,aylar,yıllar Bırak! Bir gün,bir an,bir saniye Olmasın varsın tutmasın ellerimiz Olmasın varsın görmesin gözlerimiz Uzaktan uzandı dokundu yüreğimiz Dedim ya; koşulsuz çıkarsız beklentisiz Sevdim işte Bir tek seni sevdim ÖLESİYE… tomris meteoğlu |
Bu gece, Ay doğarken şehre, hüzünlü bir acı bürür, Titretir yorgun kalbimi haykırsam askımı karanlığa, duyan olur mu sesimi? Bu gece, yıldıza benzeyen gözlerin bir dokunuşla eritir buzlarını kalbimin ve bakışların kesiştiği noktada gözler askı haykırmak ister. Anlamam arsız kalbim neden engel teşkil eder... Bu gece, Sen bakışlarını çevirirken gecenin koyuluğuna sarar imkânsızlık benliğimi gönül solgun bakışlar nemli Bekler umutsuz vuslata ermeyi hüseyin oğuzhan erol |
Hadi git sorgusuz sualsiz gidişin göçmen kuşlarını andırmasın büsbütün ansızın git yüreğimdeki gülü koparda git batan güneş şahit olmasın kör bir gecede git yıldızları ağlatta git sen sevmesende sevildiğini bil de git! seyithan yusufoğlu |
hiç sevmem gitmeleri gitmeler zaman alır insan hiç olmadığı kadar kırılır hele birde sevmişse zamanında olmazdır gitmek, olurun yanında yer alır tüm gitmelerden nefret ediyorum yüzüme bakmandan korkuyorum en çok sana sarılıp ağlamaktan susmandan ve beni bırakmandan öfkemi yenemiyorum tüm gitmelerden nefret ediyorum acımaz ya sensizlik bana bir telefon bile açamıyorum çaresiz batıyorum gözlerine, içine eriyorum belki ama gidiyorsun tüm gitmelerden nefret ediyorum soğuyorum bu şehirden gittikçe yok oluyor avucumda en sevdiğim galata çatlıyor fitrelerde hiç elini tutmayışım o yüzden yanındayken gidiyorsun diye tüm gitmelerden nefret ediyorum yağmurun yağmasını, günesin açmasını istemiyorum hayat kısa sürecek sen yokken umut kalmayacak yokluğunun kıyılarına başka gemiler vuracak ya da başka limanlar olacak senden sonra sen git ben tüm gitmelerden nefret ediyorum karşılıksız yaşıyorum bir şeyleri isyanlarla sürdürüyorum hayatimi yüzünü göremediğim her dakika bohemleşiyorum kırmak istemiyorum kimseyi korkuyorum gitmelerden saklanıyorum sevginin arkasına ve ben hala farkındayım sen olmasan da bu aşkı yaşatacağım tüm gitmelerden nefret ediyorum seni virane şehirlere bırakıyorum kendimi gececi meyhanelere aşıyorum geleceği gözünün önünde ve gidiyorsun bedenden ok geçiyor bildiğin halde yine gidiyorsun biliyorum mecbursun olsun korkuyorum gitmelerden saklanıyorum sevginin arkasına ve ben hala farkındayım sen olmasan da bu aşkı yaşatacağım Hilal Aydın |
Rüzgar Olsam... Bir rüzgar olup yanına gelmek isterdim Usulca saçlarında dolaşmak Aklındaki yüreğindeki sıkıntılarını senden alıp Uzaklara çok uzaklara taşımak isterdim Benim kokumu Benim duygumu Benim sesimi taşımak isterdim yanıbaşına Benim seni nasıl özlediğimi anlayasın diye Delice sana esmek isterdim Bir rüzgar olup yanına gelmek isterdim Yanlız olmadığını Bu dünyada senin bir gülüşünle gülen Bir damla gözyaşınla acıyan Yüreğinin her atışıyla hayat bulan Bir can olduğunu anlatmak için O güzel gözlerini daha yakından görmek Ellerine usulca dokunup yanında olmak için Bir rüzgar olup yanına gelmek isterdim Kimseden utanmadan Yüzüm kızarmadan Seni ne kadar sevdiğimi kulağına fısıldamak için Bir rüzgar olup yanına gelmek isterdim Delice eserken geçtiğim yerlere senin aşkını yazmak için Hülya CAN |
Zaman Hayat meçhule giden, Bir yol misali, Akıp gidiyor. Zamanla arkadaş olup, Aleyhimize işliyor. Damarlardan kan akıyor, Gözlerden yaşlar, Nice aşklar bitiyor, Bir günün ardından, Zaman nasılda geçiyor habersizce, Hiç farkına varmadan... Merve Kahraman |
Her gece hayallerimle yok olurum bu hayattan Sen yoksun ya bir ateş düşer şurama Ağlarım Ama bilirim gözyaşımın duramacağını Sonra yıldızlara bakarım, karanlık olur her yer Korkarım Sen yoksun ya acır yine sol yanım Üşürüm Geceler boyu ve şimdi bitti her şey. Özge Özkan |
Bir tanem,gün gelecek birlikte karşılayacağız güneşin doğuşunu... İçimizdeki sevginin ışığı karanlıkları aydınlığa kavuşturacak,gülüşümüzle... Rüzgarın savurduğu,kuru yaprakları yeşile çevireceğiz,dokunuşumuzla.. Türkülerde,şarkılarda ses olacağız, özlemlere... Ayrılıklar, ayrı kalmışlıklar olsa da,aşkla yanacağız,ağlayan gözlerde... Nerde, ne zaman beş dakika görüşebilme arzusu,düşlerimizle yaşayacak... En güzel günleri yarınlarda da yaşatacak,gönlümüzün bağlılığı... Mahmur gözlüm, sen unutmaz,tutarsan ellerimden,acıyı unutacak yüreğim... neriman mert |
Karanlığa büründü çocuksu gülüşlerim Yağmurlar okşamaz oldu saçlarımı... Ve bir sonbahar akşamı, ayrılık çaldı kapımı Aslında ayrılmak bile denmez, zaten ne kadar berraberdik? Ama o akşamı hiç unutmayacağım Hain bir yağmurda ıslanırken ümitlerim Çınlamaya başladı kulaklarımda ayrılık kokan sözlerin Her sözün saplanırken yüreğime bir ok misali O gece yağmur değildi gözlerimdeki! Yavaş yavaş kaybolurken gözlerimden Seni utumuyacağım dedim sessiz bir çığlıkla Ve unutmadım. Belkide unutamadım. Mahvoldu günlerim hüzün düştü gecelerime Ani bir sıçrayışla bölündü bütün rüyalarım Sabahlara kadar ıslandı hayallerim gözlerimde Çok istedim herşeyi unutup tozpembe bakmayı hayata Ama tozlarında boğuldum pembe yolların O kadar çok istedim ki gülmeyi beceremedim Bir tebessümün bu kadar pahalı olduğunu bilmiyordum En büyük umudum oldu en küçük hayallerim Onlarda tükendi. Ve şimdi ağlıyorum ******* arayan bebek misali Dönüp bakmadın. Yağmur değil gözlerimdeki. Bahadır Ünal |
Aşığım Demekle Aşık Olunmuyor. AYRILDIM SONUNDA SENSİZLİK HARAM HAYAT HARAM OLDU GÖZLERİM SENSİZ GÖRMEZ KULAKLARIM SENSİZ DUYMAZ NEREYE BAKSAM SEN VARSIN BURDA HEP KALBİMDESİN KALBİMDE HALA KULAKLARIM DA ÇINLAR SESİN HALA SENİ SEVİYORUM DEYİŞİN AYRILDIK İŞTE MUTLUMUSUNUZ AYRILDIM SONUNDA TAYFUN KURU |
Kisa da olsa bu aski neden yasadik Birbirimizi kandirdik aldattik hislerimizle oynadik Hayaller kurduk yasadik masallar icinde Sen Mecnun ben Leyla, askimiz hic bitmeyecek topraga gidecekti ölüme bizimle Basaramadik,biz cok farkliydik Maglup ayrilip küstük kadere Yalan asklara atildik yaban ellere Dönemezdik artik geriye dönsekte deliye Sen bana ben sana susamis ayrilik bizi öldürse bile Unutmak cok zordu unutmak yoktu sözde Ama biliyorduk ask birarada olmamiza yetmiyordu Biz farkliydik, iki yabanci iki yalanci Peki ne olacak sonumuz ne birlikte ne ayri yapamiyoruz Yasayamiyoruz hayati Mesafeler koyduk araya kilometrelerce Gittim uzaklara sensizlige ama Engelleyemedim rüyalarima girmeni Sarkilarin hep seni anlatmasini Baktigim heryerde hayalini görmemi Alisamadim yokluguna Artik degistirmezdi dönüsüm hicbirseyi Azaltmazdi yüregimizdeki hicrani En aci seyse askimiz kaybetti Kalplerimiz ise aska inancini Yetmedi hicbirsey bizi geri döndürmeye Ayaklar altinda ezilen cicekler gibiyiz Rüzgarin savurdugu yapraklar gibiyiz Askin unuttugu iki serseriyiz Geriye dönmeyecegiz ama Birbirimize hasret ve ac ölecegiz... Şirin Demir |
İçimde bir sıkıntı var Derdini bilmediğim. Çarpıyor gönlüm, sebebine Anlam veremediğim. Aşkı kokluyor şu yüreğim Tadını, bilmediğim. Beklide, zaten aşığım, Farkında bile değilim. Yücel Reisoğlu |
Bugün seni gördüm ıslak kaldırımlarda.. Göz göze geldik.. Sen süzdün.. Ben eridim karşında. Bugün seni gördüm ıslak kaldırımlarda.. Güneş gülümsüyordu yorgun yüzüme Duymadın gözbebeklerimin sesini Ürkek bakışlar arasında.. Dur demek istedim bakarken arkandan Etrafta bizi saran insanları gördüm Bana doğru gelmeni, miladı saydım sevincimin Bir şeyin miladı olmuştu ama ... Bugün seni gördüm ıslak kaldırımlarda Yağmurun sızlandığı bir gündü.. Sessizdi etraf, yağmur damlalarıydı kulağımı meşgul eden Sen, yağmur damlalarımın sebebiydin Darıldı güneş, tebessümü cevapsız kalınca Yağmur damlaları terk etti kaldırımları Uzaklaşını kutluyordu bana inat imgeler Sen, sensiz oluşlarımın sebebiydin.. Serkan Bektaş |
Düşen her sarı yaprakta bir tatlı hatıran var, Yosun kokuları denizin, meltemli şarkılar, Dalında yeşilken yapraklar dolaştığımız kumsal... Kumsalda kalan ayak izlerini şimdi dalgalar okşar. Ne olur hatırla artık bizim değilmi bu şarkılar, Dolaştığımız kumsalda dost olduğumuz rüzgar, Şimdi dostluğumuzu arar, ayrılığımıza ağlar, Şimdi kimin için çalar, bizim dediğimiz şarkılar. Tutamadığım yeminlerin günahı, gökte yıldızlar kadar, Bu son tövbeyi de bozdum, bu düşen son sarı yaprak, Belki sende özledin, belki bende çok, belki daha az, Hadi neredeysen dön artık, bu gönlümdeki son yaz. suat uğurlu |
Sevgi Nedir Sevgi.......................... Sevgi.......................... Sevgi.......................... Sevgi.......................... Ne güzel hepiniz içinizdeki Sevgi anlamını yazdınız değilmi Sıra bende Sevgi...... Ay kalemim kırıldı dostlarım Benim için sevgi Bakın gözlerimle yazıyorum Sevgi....... Gözyaşı....gözyaşı....gözyaşı.....gözyaşı Ay durmuyorlar durmayacaklarda 01.08.2004 Sennur Çetin |
Hayret! Nasılda ışıldıyor yüreğin Sen gerçekten kulmusun Sevdanı gördüm gözlerinde Yoksa ulaşamayacağım nurmusun Çırpınır güzelliğinin yakamozunda şiirler Nakarat nakarat yakar bedenimi şarkılar Mısra mısra, mızrak mızrak Saplanır gözlerime güzelliğin. Gülüşün bir çocuğun sevinciyle Bayram öncesi arifeleri hatırlatır Öyle özlem, Öyle elbise, Öyle pabuç Her açılan kapıda şevkatinle karşılaşmak Öyle şeker, Öyle fıstık; Öyle lokum Hasretinin hararetiyle buğulanmış bir cama, İsminin baş harfini yazınca büyürüm yeniden Öyle mecnun, Öyle Ferhat, Öyle kerem Sen yüreğimdeki iklimin baharı Sen Lisanı olmayan dillerin alfabesi Sen, yavan bir hasretin sevda katığı Sen Bir ilâha niyetlendiğim sahurum. Gitme sakın yüreğimden âşık sana bu şehir Asılmış suratların boynundaki ilmik Çatılmış kaşların şakağındaki kurşun Bükülmüş dudakların isyandaki dilleri Yokluğunla savaşmanın, çırılçıplak kışı Hep mahcubiyet doğurur güneş yerine. Oysa güneşimsin sen Uslanmaz ki sensiz bu beden Bir tebessüm et yeter Bakışındaki nakışa gölge olmam ben. Fesat bir yalnızlık var içimde Yoksun ya yanımda olmasın kimse mutlu Şimdi sensiz açan çiçekler solsun Ağustos ayında, el ele tutuşmuş âşıklar donsun NEYSE! Hepsi bir yana dursun, Sadece sana öleceğim Ecelim olur musun? Korkmaz Bıçkın |
Sevdan bir fırtınaysa ruhumda Ben çoktan kaptırmışım kendimi Rüzgarına,savruluyorum yüreğinin Bir o köşesine bir bu köşesine Sevdan bir cehennem ateşi olmuşsa Yüreğimde Ben çoktan girmişim ateşin ortasına Yanıyor bedenim alev,alev Canımı acıtmıyor,hiç acıtmayacakta Biliyorum sevdanın ateşi, Arada ihanetlerin korkunç Ateşi olmadığı sürece iki gözüm mustafa ata |
Bir varmış bir yokmuş diye başlarmış tüm aşk öyküleri Her öykünün aslı bir gözyaşı.. Bir vurgunmuş bu sevda da Anladım tüm geceler çıkmazmış sabaha… Hüzün delisi eder sevdan, Tiryaki olur geceye gözlerim, sözlerim, özlemim… Fonda bir kraliçenin nağmeleri,firuze gibi.. “Bir gün dönüp bakınca düşler içmiş olursa yudum yudum yıllarını..” Her yüzde sen her gözün aksinde ben… Kirpiğin titrese hissederdim yokluğunda bile eskiden… En acılı bakışlar işlemiş şimdi göz bebeklerimden taa yüreğime.. Kal yanımda demek bile ne kadar değerliymiş Her insan bunu senden sonra mı fark edermiş? Hiçbir şey yapamadan geçiyor zaman Varlığına işliyor derdim hep yanılmışım.. Yokluğuna geçiyor başı bozuk zaman... Böyle ruh gibi dolaşmak etrafta bana hiçç yakışmıyor… Sensiz dünya bir bulanık, puslu gece gibi.. Varlığının düşüncesi bile yeni doğan bir gün şimdi.. Yeni bir umuda kanat çırpan kuşlar misali… Bir aşk öyküsüymüş oysa bizimkisi Sonu mutsuz bir sonla biten… Ve bir varmış bir yokmuş diye başlarmış bütün aşk öyküleri Varmışsın yokmuşsun belli değil Ve ben şimdi Yokluğunu bile özledim… angelus_celine |
Bir kadeh şarap, birde kırmızı Yüreğimde ayrılıktan kalan son sızı. En son hatırladığım Seni yudumladığım. Karanlığın koynunda Sabaha dek uyukladığım Ne ilk, ne de son gece, Birlikte bütün bir ömür demiştin Yoktun oysa, günlerce Bir boşluk, yada yok oluşun öyküsü Yalan elbet bu sadece doğanın dürtüsü Sen de biliyorsun zamanın donmadığını Mutluluğun sonsuz olmadığını. Kanayan bir sonbahar sabahı Uyanmadan aşkın ilahı, Ne olur gitme diye yalvaracak mıyım? Çaresizlerin çaresi, diye ağlayacak mıyım? Boş ver duymamış ol istersen, Acır mısın sensizliğimi görsen? Hatıralarıma kazınan ilk sözün Ben ölürüm, Seninle Ölümsüzüm… irfan kayagil |
Canım acıyor hep Hayalinle yaşarken Uzaklarda da olsan Resimlerine baktıkça Felek ayırsa da bizi Seni yaşarım hep Bir gün çıkarsan aklımdan İhanet sayarım sana ben Bulutların arkasına saklansa da ay Nasıl bilirsem oralarda olduğunu Seni görmesem de hiç Uzaktan da hissederim tebessümünü Seni tanıdıktan sonra Canım acıyor hep Yüreğimde açtığın yara Sanki hiç kapanmayacakmış gibi Senden evveli yok hiç aklımda Sonrası da olmayacak Acıyan canım var ya Aşkınla son bulacak ÜlküYılmaz |
Ben ölmek için doğmadım, Her gece yürüyüşümde Bir yıldız kayar gökten, Ama hiç dilek tutmadım, Kehribar tesbih misal hep yıldızlar saydım Yalnızlıktan kaçıp ayın mehtabında dolaştım, Kendimi gizledim vefasız aynalarda Kamufle olup sessizliğe kaçtım, Ben kaçtım Ben gizlendim Ben sustum.. Ben ayrı dünya çocuğu, Her gece ayın doğuşunda Sancısını çekerim yalnızlığın, Sonra firari fikirle yıldızlar sayarım.. Kaçarım esaretine düşmekten yalnızlığın Gök kubbesi altında gizlenirim karanlığın Yürürüm gecenin kucağına susarım, Benim adıma doğan Her gündüz için Her güneş için, To be or not be Önemli değil, Her ne kadar asil bir eylem olmasa da Ben kaçarım Ben gizlenirim Ben susarım.. Ben ölmek için doğmadım, Her gece yürüyüşümde Bir yıldız kayar gökten, Ama hiç dilek tutmadım Kehribar tesbih misal hep yıldızlar saydım, Ben kaçtım Ben gizlendim Ben sustum.. Ben ölmek için doğmadım Ben ebedi yaşamak için öleceğim… Zafer Şık |
| Saat: 23:14 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık