![]() |
Sen gittiğinde, Neler götürüyorsun bende, farkında mısın.? Miyadı dolmuş sevdaların, Çarmıha gerildiği yerde, Irgat gülüşlerinde saklı olan, Bahtımın garipliğini götürüyorsun.... Hala gidiyor musun Söylesene….. Sen gittiğinde, Neler götürüyorsun bende, farkında mısın.? Sırtımda yokluğunun rüzgarı, Sarılmayan ayrılık yaraları, Ufkumda göz ardı edilmeyen amellerin bilinci, Seni düşündükçe kahraman, Sensiz mağlup benliğim, İsyanda gecelerim, Çıplak şafaklar..., Ve Nisan yağmurlarının özendiği, İç ağlamalarımı götürüyorsun.... Hala gidiyor musun Söylesene.......... Sen gittiğinde, Neler götürüyorsun bende, farkında mısın.? Hasretlik, Anlımıza sürülen yazgımı, Korkutulmuş acılarımı, Beyaz sayfalara çizilen hıçkırıklarımı, Renklerinin birbirine karıştığı yarınımı, Bana düşen aydınlığımı, Aradığım yıldızların, Gözlerindeki buluntusunu götürüyorsun.... Hala gidiyor musun Söylesene….. __________________ |
Sevmenin Zamanı da Sensin baharda beklenmedik güller gibi beklenmedik ümitlerimlesin avuç avuç içtiğim su gibi adım adım izindeyim güller ağlamaz derdin güller hüzünlü gördün nezaman seversin deme sevmenin zamanı da sensin |
Yoruldum çok yoruldum Nasıl bir duygu bu boğuldum Direndim çok direndim Gümüş bir kurşunla vuruldum Yok yazım kışım değilsin Yok aşım suyum değilsin Buram buram aşk kokan gülün Dikeni sensin Sen kader değil kedersin Aşkı sen viran edensin Bin hüzün dolu senin yanın ( Bunun ) Sebebe sensin Uçurum önündeyim Bir adım yakınsam Aşk var ya aşk senin sonun O kadar sevinme Ardımdan ben seni gömüyorum |
Vahşi Kiz Silik bir yazi okumaya çaliştigim ben ve çocuklugum bir sevgilinin kulagima fisildayişindaki sicakliklarda gözlerim hoş, yumuşak birazcik da ürkek arkada kalan Firez tarlada kizgin toprak zorla sökülüp atildi gelincik agaçsiz, susuz inadina kiraç yok etmeye çaliştiginiz bu vahşi kiz. Asmalari gül üzümünden Ümmüş nenenin yirtik şalvarini Refik Başaranin köylüsünü karlikli Cemalin öyküsünü sari çiçek Feridemin türküsünü köyümde anlatacak kimse kalmamiş Salincak kurdugum sögüt agacim kurumuş diktigim kavak agacimi marangoz Musa amcaya satmişlar halen seriliymiş odada ilmekleri dökülmüş yilan bahçesi hali Yurdumun adi Ürgüp beyazdan gelinlik giymiş eteklerinde sivri kayalarin kardelenle, çigdemler sevişirken büyüyemedim çoçuk kaldim bu yüzden Daha onbirinde gurbet elini atmiş enseme Annem ta, uzakta ben Ankara yolunda Tuzgölüne her batip, batip çiktigimda sizlar yaralarim derinden hala Karaagaçtan, paçayi Mart, yirtiginda şapkali daglar ardindan göysünü yirtarcasina aşkla yayilirdi güneş anilarimdaki sabahta Kapadokya, periler ve vahşi kiz |
SENDEN ÖĞRENDIM Öyle bir gelip geçtin ki hayatımdan Kurtulmak mümkün olmadı hiç izlerinden Ne kadar duygu varsa yaşadım sonuna kadar yaşattın.... Sevdim seni biliyorsun hem de nasıl! Gözlerini kattım gözlerime seninle baktım herşeye seninle gördüm görülecek ne varsa görmek adına... Nefret ettim senden biliyorsun hem de nasıl! Sendin nedeni bana göre konulan bütün noktaların Ölmüştük biz artık İhanet ettiğimiz sevgimizle sevgilere layık değildik... Sana göreyse bendim arkasını dönen çekip giden hayatından Oysa ben yitirilmişlerimizi görmüştüm çoktan Onaramayacağımız yıkıntılarımızın farkındaydım sadece Gittim ama hiç unutulmuşum olmadın sen benim Senin gözyaşlarınla ağladım hep Her deniz kıyısında her köhne balık lokantasında Taksim, Beyoğlu, Anadolukavağı’nda ve içtiğim her yudum rakıda acıdan öleceğimi sanarak senin şarkılarını söyledim Ne büyük aşklar dahil hiçbir şeyin sonsuza kadar sürmediğini ben ilk senden öğrendim... __________________ |
Sanma ki ağlayacağım... Ağlamakla diner mi gönlüm sence? Hem seviyorum,hem seviliyorum, Mesafeler engel mi sence??? Bak şu halime ama üzülme, Perişanım,aşığım,hastayım,yorgunum... Duruşuna sözlerine vurgunum... Seni sevdiğimden beri durgunum... Hayat çekilmez sensiz, Tek hayalim göz göze geldiğimiz bir an, Tek yıldızım sensin Memleketimsin hasretim sevincim... Engelleri aşmaya değmezmi sence? |
Bir ayak sesi duymayayım Kapıya koşuyorum Gelen sen misin diye Bir siyah saç görmeyeyim Yüreğim burkuluyor Ağlamaklı oluyorum Her şey bana seni hatırlatıyor Gökyüzüne baksam Gözlerinin binlercesine görürüm Bir rüzgar değse yüzüme Ellerini düşünmeden edemem Yaktığım bütün sigaraların dumanları sana benzer Tadı senden gelir Yediğim yemişlerin İçtiğim içkilerin Ve içimdeki bu dayanılmaz sıkıntı Bu emsalsiz hüzün Seni beklediğim içindir Resmine bakamaz oldum Uykulardan korkuyorum artık Utanıyorum odamdaki bütün eşyalardan Şu sedir hala gelip oturmanı bekliyor Şu ayna karsısında güzelliğini seyretmeni Şu kadeh dudaklarına değebilmek için duruyor masada Ve şu saat geldiğin anda Durabilir sevincinden Zaman çıldırabilir Çünkü benim dünyamda Ölümsüzlük, seni sevmek demektir. Bir çocuk dogmayı bekler Bir ağır hasta ölmeyi Bitkiler yağmur ve güneşi bekler Yalnız bir kadın sevilmeyi Ve düşün ki bir adam İçinde bütün bekleyenlerin korkusu ve ümidi Seni bekler Asılmayı bekleyen bir idam mahkumu gibi Sen gelinceye kadar Pencerem kapalı duracak Rüzgar gelmesin diye Artık perdeleri açmayacağım Gün ışığı girmesin diye Sonra kahrolacağım Bu karanlıkta, bu derin yalnızlıkta Ve günlerce gecelerce haykıracağım Nerdesin diye, Nerdesin? Bir gün bu kapıdan sen gireceksin Biliyorum Ergeç bu bekleyişin bir sonu gelecek Yıllarca sonra Öldüğüm gün bile gelsen Butun bu bekleyişimi ve olduğumu unutup Çocuklar gibi sevineceğim Kalkıp sarılacağım ellerine Uzun uzun ağlıyacağım |
Her şey yapılabilir bir beyaz kağıtla Uçak örneğin, uçurtma mesela Altına konabilir bir ayağı kısa olduğu için Sallanan bir masanın Veya şiir yazılabilir süresi ötekilerden kısa bir ömür üzerine Bir beyaz kağıda her şey yazılabilir, senin dışında Güzelliğine benzetme bulmak zor Sen iyisi mi sana benzemeye çalışan her şeyden Bir gülden, bir ilk, bir sonbahardan sor Belki tabiattadır çaresi senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin Ve benim bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim Anlarım bitkiden falan ama anlatamam Toprağın güneşle konuşmasını Sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla Sen bana ışık ver bende filiz çok Köklerim içimde gizlidir Gelen, giden,açan, solan, bere, budak yok Bir şiir istersin içinde benzetmeler olan Kusura bakma sevgilim Heybemde sana benzeyecek kadar güzel bişey yok Uzun bir yoldan gelen tedariksiz katıksız bir yolcuyum Yaralı yarasız sevdalardan geçtim Koynumda bir beyaz kağıt boşluğu Her şeyi anlattım olan, olmayan, acıtan, sancıtan Bilsem ki sana varmak içindi Bütün mola sancıları, bütün stabilize arkadaşlıklar Daha hızlı koşardım, sever adım gelirdim Gözlerinin mercan maviliğine Sana bakmak suya bakmaktır Sana bakmak bir mucizeyi anlamaktır Sana sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır Aşk sorgusunda şahanem, yalnız kelepçeler sanıktır Ne yazsam olmuyor çünkü bilenler hatırlar Hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar Bahçıvanlar değil tüccarlardır Sen öyle göz, sen öyle toprak ve güneş ortaklığı Sen teninde cennet kayganlığıyken Sana şiir yazmak, ahmaklıktır Bir tek söz kalır dişlerimin arasında Ben sana gülüm derim, gülün ömrü uzamaya başlar Verdiğim bütün sözler sende kalsın isterim Ben sana gülüm derim Gül, sana benzediği için ölümsüz Yazdığım bütün şiirler Sana başlayan bir kitap için önsöz Sana bakmak, bir beyaz kağıda bakmaktır Her şey olmaya hazır Sana bakmak suya bakmaktır Gördüğün suretten utanmak Sana bakmak bütün rastlantıları reddedip Bir mucizeyi anlamaktır Sana bakmak Allah?a inanmaktır Yılmaz ERDOĞAN |
Rengârenk Bir Hayat acik gri sabahlar üşüten bir o kadar tedirgin eden kızıl ikindiler boş verilen her şeye şekerpare gibi tadina doyulmayan mor akşamlar ki bitmesi hic istenmedigim öyle ki ölüm bana şimdi gelse, dedigim simsiyah geceler bana garip bir his ruhuma tarifsiz güc veren ve kapkara geceler bazen yalniz uyku degil umutlarimı da alip gotüren bu can böyle günlerce tadacak nicesini görünceye kadar ölümün o soğuk o beyaz rengini !! |
Canımsın daha ötesi var mı Seviyorum Kanıtlamaya gerek var mı Deliymişim gibi bakma bana Ben böyle ilk defa İlk defa kafama estiği anda bir yerdeyim Eğlenceyi senin sessizliğine hiç tercih etmedim Ve kilometreler hiç büyümedi Bir anda esti,aşk bir anda geldi Deliyimişim gibi bana bakma Artık yanmıyorum aşktan kaçtığım yıllara Gitti kışlar,geldi baharım Eğer sen de istersen Sevmeye hazırım |
| Saat: 15:10 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık