MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -1- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/333-siir-nehri-1-arsiv.html)

arwen 16 Kasım 2006 00:06

dönüp arkama sevgi zannettigim acilarima
bakacak zamanim yoktu
yetismeliydim kayip giden birseylere
yagmurlu günlerde cikip gelen anilarima
aglayacak zamanim yoktu
alismaliydim birseyleri gözlerime hapsetmeye
sonbaharin sari yapragi düstügü an
ölümü düsünecek zamanim yoktu
ögrenmeliydim herseyin bir sonunun oldugunu
yalnizliga küsecek zamanim yoktu
sevmeyi unutmali unutmayi becermeliydim


recruit87 16 Kasım 2006 00:18

Hasret Durağı

Erciyes'in tepesinden,
El salladım, sana doğru.
Yüce dağlar ötesinden,
Gül yolladım, sana doğru.

Hüzünlerim üfler ney'e,
Posta gelmez, yanık köye.
Pul parası yoktur diye,
Pul yolladım, sana doğru.

Telefondu, sevgi dostu,
Derbederlik hattı kesti.
Ağzındaki dilin sustu,
Dil yolladım, sana doğru.

Çiçek gelse de hastaya,
Dikenler dolmuş desteye.
Gönlümü verdim postaya,
Kul yolladım, sana doğru.

Geçtim sevda otağından,
Öptüm gönül eteğinden,
Binbir sevgi peteğinden,
Bal yolladım, sana doğru.

Aşılmayan kahır dağı,
Hasretimin son durağı,
Umut nikahlı yüreği,
Dul yolladım, sana doğru.


arwen 16 Kasım 2006 00:22

Sandım ki her gönül sevmeyi bilir
onun için sevdim sevmez olaydım
istemeden oldu elden ne gelir
kapıldım bir kere sevmez olaydım

gözlerime doğdu sanki gözlerin
ruhumu işitti sanki sözlerin
bir sıcak sevgiydi bütün özlemim
onun için sevdim sevmez olaydım

incindim kirildim dillere düştüm
sevinçten uçarken yerlere düştüm
yalnız sana değil her şeye kustum
aldandım ne yazık sevmez olaydım..


recruit87 16 Kasım 2006 00:24

Yeni Hayatta

Yollar ve yıllar bitmez insan ömründe
Ama biter kulun ömrü vadesi gelince
Yaşarken yoksa elinde servetin
Nasıl hesap vereceksin yeni hayatta

Gözlerin de, sözlerin de senin sermayen
Yoksa hiç korkun bulunmaz ki hiç çaren
Allah ve peygamber aşkın bilmiyorsan
Nasıl hesap vereceksin yeni hayatta

Yediğin ekmeğin, içtiğin suyun
İyisiyle kötüsüyle senin huyun
Hak aşkın bilmiyorsan yaşıyorsun koyun
Nasıl hesap vereceksin yeni hayatta



arwen 16 Kasım 2006 00:30

Ne zaman elime bir kalem alsam
ellerim seni yazar beyaz sayfalara
zaman olur seni kalemle anlatamam
ikimizin resmini çizerim, sevgimle duvarlara.

Hasır gibi yüreğime örmüşüm seni
en temiz duygularla sevmişim seni.

Mazinin buruk acılarından al beni
en güzel günlere birlikte gidelim.
Rüyalarda görmektense hep seni
iki sevgiyle bir mutluluk örelim.

Çaresizliğime çare yapmışım seni
en temiz duygularla sevmişim seni.


arwen 16 Kasım 2006 01:17

Seni görsem rüyamın içinde,
Kaçsak beraberce uzak diyarlara,
Herp beraber olmak üzere.

Görsem seni koşsam yanına
Tutsam elini herkesin içinde
Yürüsek beraberce uzak yollara
Hep beraber olmak üzere

Sevgilin olsam dolaşsam yanında
Söylesen herkese büyük bir sevinçle
Aşkım diye dağlara taşlara
Hep beraber olmak üzere.

Evlensen benimle
Hep beraber olmak üzere


Misafir 16 Kasım 2006 09:53

http://img350.imageshack.us/img350/459/55no2tl.gif

Nice aşk yitirdim ben...


Kışkırtıcı bir bakışıyla çılgına döndüğüm,
bir dudak büküşüyle ağulu acılar çektiğim,
kahkahalarıyla şenlendiğim, göz yaşlarıyla kederlendiğim.
Bir tanrıça katına çıkarıp tapındığım,
kutsal mabetlerinin sunaklarına
hayatımı bir adak gibi bırakmayı arzuladığım,
memelerinde, kasıklarında, kalçalarında bacaklarında, boyunlarında,
adanmış topraklarda dolaşan bir sofu gibi
vecd içinde kendimden geçerek dolaştığım,
ayaklarına kapandığım, göğüslerinde ağladığım,
saçının bir teline halel gelmesin diye
fütursuzca ölüme yürüyebileceğimi hissettiğim,
bazen öldürmeyi şiddetle istediğim,
onda yok olup onda var olduğum,
bana her defasında aşkı, acıyı, sevinci,
hayatı ve ölümü yeniden öğreten kadınlar yitirdim ben.

Kızıl bir kor gibi örslerine bıraktığım ruhumu
bazen sert darbelerle bazen yumuşak dokunuşlarla şekillendiren,
benden başka bir ben yaratan, onun her şeyi,
babası, oğlu, kardeşi, kocası, sevgilisi olduğum,
onu her şeyim yaptığım, varlığıyla her şeyin tadını,
kokusunu görüntüsünü değiştiren,
sıradan bir çok davranışı olağanüstü maceralara dönüştürüp
olağanüstü maceraları olağanlaştıran kadınlar.

Yitirmenin ne olduğunu biliyorum
Kendi hayatını hayatından çıkartmayı,
kendi tanrıçanın mabedinden uzaklaşmayı bir kadını öldürüp,
kendi cinayetinle ölmeyi biliyorum artık

Hangimiz kendimiz olarak mutluyduk ki?
Onun için değilmiydi zaten bize kendimizi unutturanlara,
aşka ve sanata hayran olmamız.
Onun için değilmiydi zaten aşık olduklarımızı bir tanrıça gibi görmemiz,
onların bir mucizeyi gerçekleştirdiklerine bizi değiştirdiklerine inanmamız.
Uzun ve imkansız kaçışımızda
bize yardımcı olan herkese ve her şeye minnettardık....


http://img165.imageshack.us/img165/5682/d0eea5b5b69hw.gif


Misafir 16 Kasım 2006 09:54

Hasret Durağı

Erciyes'in tepesinden,
El salladım, sana doğru.
Yüce dağlar ötesinden,
Gül yolladım, sana doğru.

Hüzünlerim üfler ney'e,
Posta gelmez, yanık köye.
Pul parası yoktur diye,
Pul yolladım, sana doğru.

Telefondu, sevgi dostu,
Derbederlik hattı kesti.
Ağzındaki dilin sustu,
Dil yolladım, sana doğru.

Çiçek gelse de hastaya,
Dikenler dolmuş desteye.
Gönlümü verdim postaya,
Kul yolladım, sana doğru.

Geçtim sevda otağından,
Öptüm gönül eteğinden,
Binbir sevgi peteğinden,
Bal yolladım, sana doğru.

Aşılmayan kahır dağı,
Hasretimin son durağı,
Umut nikahlı yüreği,
Dul yolladım, sana doğru.


Misafir 16 Kasım 2006 10:25

Yalan oyunu


Sen neden buradasınYıldız
Hala neden geceleri
Yağıyorsun yağmur
Ey gökyüzü hala neden
Ağlıyorsun geceleri
Biten aşk yok oldu çekip gitti,
Sen neden ağlıyorsun gökyüzü
Yalan olmuş hayallerde kalmış
Bir sevgi imkansız ötesi
Sevgi boş aşk yok
Ne aşk kalmış nede aşık
Hepsi birer hayalmiş
Ağlama gökyüzü ağlama.
Bak nasıl doğuyor güneş
Bak nasıl esiyor rüzgar
Sende hala ağlıyorsun geceleri
Bu aşk için değmez gökyüzü
Ben unuttum çoktan onu
Değmez kimsedir aşk oyunu
Bildiğim birtek şey yalan aşkın
Cizgisinde yürüdüm uzun olan acı yolu.
Yalan dahi olmuş olsada maalesef
sevmiştim onu
Şimdimi çoktan unuttum
onun yalan oyununu..


gizem_mechul 16 Kasım 2006 10:53

Ben Sana Mecburum

ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum

ağaclar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski Istanbul mudur
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun

sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir akşamüstü ansızın yorulur
tutsak ustura ağzında yaşamaktan
kimi zaman ellerini kırar tutkusu
birkaç hayat çıkarır yaşamasından
hangi kapıyı çalsa kimi zaman
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor
eski zamanlardan bir cuma çalıyor
durup köşe başında deliksiz dinlesem
sana kullanılmamış bir gök getirsem
haftalar ellerimde ufalanıyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun

belki Haziran'da mavi benekli çocuksun
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
bir şileb sızıyor ıssız gözlerinden
belki Yesilköy'de uçağa biniyorsun
bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
belki korsun kırılmışsın telaş içindesin
kötü rüzgar saçlarını götürüyor

ne vakit bir yaşamak düşünsem
bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içimsıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin.

Atilla İlhan



Saat: 16:26

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık