![]() |
Taht kurmuştun içimde İstersen tahtını yık bundan sonra Hazanda açan güldün soldurdun Yapraklarını yol bundan sonra... Uzaklar hep seni bekledi Gelemedin adımların tekledi Bu yolda bir sevda tökezledi Kendi yoluna git bundan sonra... Mavi boncuk doldurmuşun kesene Dağıtıyorsun her önüne gelene Bendeki boncuğunu al eline Kime istersen ve bundan sonra... nesibe arslan |
Bir deri bir kemiğin eline dokunurken' Yerim, Göğüm, Günüm, Gecem, Sobe' Elim, Dilim, Göz bebeğim, Ebe' Üç yüz dersem Öl, Üç yüz bir dersem Ölme' Bir romana imrenip, Yattığından beri tozlu döşeğe Uğultularımızı sayıyorum, Doksan sekiz Doksan dokuz Yüz Önüm, Arkam, Sağım, Solum, Güz. Burada adalet İnsanların Etinden, Umudundan, Sigarasının dumanından Sağlanırken' Sağırlığımızı sayıyorum' Yüz doksan dört dersem Öl Yüz doksan beş dersem Ölme' Utancımızı sayıyorum, En hafifinden beş yıl yatıran Bir asiliği Dökerken önündeki kâğıda Şair, Titreyen ellerimizi sayıyorum' İki yüz doksan yedi dersem Öl İki yüz doksan sekiz dersem Ölme' Volkan İPEK |
Günebakan Açıyordu günebakan hain günden habersiz, Kokuyordu günebakan her nefeste daha temiz, Gülüyordu günebakan sevgi dolu, sessiz sessiz, Bir çocuk geldi, yaklaştı usulca, Yanında annesi, günebakan ’dan habersiz, Çocuk günebakan ’ın yanına geldi ve kopardı hiç zorlanmadan, Ve “seni seviyorum” diyerek annesine uzattı, Anne ’nin gözlerinden iki damla yaş döküldü, Günebakan ’ın çiçeklerine, Çocuk üzüldü - sevindi, Günlerce, susuz, topraksız kaldı günebakan, o çocuğun sevgisi, günebakan ’ı çürüttü. Sevgin, beni çürüttü... Umut Taydaş Mutlu Yıllar Bu gün dünyayı istediğin bir renge boya. Rengârenk batan günü al karşına. Bir renk, de kendinden kat. Çocuklar gibi saf, temiz ve berrak. Kapat gözlerini bir hikâye yarat. Vazgeçme hissedilir biraz, da sıcaklığını kat. Kalbinde, ki elleri bırakma sıkıca tut. Çünkü varlıktır sevgiye en güzel kanıt. Yalnızlığın saltanatını sür, sür ama. Birikmiş sevginden, herkese bir parça ver. Bir tebrik, bir arama bin umuttur insana. Mutlu yıllar, mutlu yıllar sana....... Derin Öger |
sen bin türlü şey söyledin ben seni dinledim ve tek bir şey söylüyorum kısacık al ister at ister sakla 'seni seviyorum' atilla güler |
Kaç Kez Vurulur Kapı bağışlanmaz davranışlar da vardır namluların ucunda sevebilir misin ya da her iki zamanlarda... bir bozgun muydu sence sevişmek kendini ateşe atmak gibi diyelim, unutmadın mutluluğun tadını her şeyi, ama her şeyi göze almak ve kaç kez vurulur kapı... önce, kendimizi yenmek zorundayız, katılır mısın? İç güdüler, beyni yadsır bilir misin özenmek mi?... düş evreni yeniden doğuyor, rahatlıyorum... dostluk tutkumuzu boğsak mı ne yalanlar, erdemsizlikler mi en çoğalan yaşamda en doğurgan... unutma, sadece, bedelini ödediği şeye sahip olur kişi bir namuslu ilkedir bu erdemden yana ve haklı olmanın çilesini çekerim ben hep karanlıkta kişi başkalaşıyor mu, ne dersin de ki uzaklarda kentlerimizin üstünde bir gecedir şimdi kurduğum belki sensindir... ola ki özlerim kafam karışır şöminenin bir köşesinde sen, bir köşesinde ben susmuşuz... kaç kez susulur birlikte kaç kez vurulur kapı?... Ergun Evren |
O VE BEN Sana koşuyorum bir vapurun içinde Ölmemek, delirmemek için... Yaşamak; bütün adetlerden uzak Yaşamak... Hayır değil, değil sıcak, Dudaklarının hatırası Değil saçlarının kokusu Hiçbiri değil. Dünyada büyük fırtınanın koptuğu böyle günlerde Ben onsuz edemem. Eli elimin içinde olmalı, Gözlerine bakmalıyım, Sesini işitmeliyim Beraber yemek yemeliyiz Ara sıra gülmeliyiz Yapamam, onsuz edemem. Bana su, bana ekmek, bana zehir Bana tad, bana uyku Gibi gelen çirkin kızım Sensiz edemem! Sait Faik |
Ölmüş İçimde Hasret İçimde bir sıkıntı Bir kasvet... bir duman... Dünya dar gelir inan Seni düşündüğüm an Titreyen ellerimde Sevgimiz arap saçı Umrumda değil zaman Çalsa da bilmem kaçı Zincirlere vurulur Umutlar liman liman Dünya dar gelir inan Seni düşündüğüm an Koparsam zincirimi İlk koşacağım sensin Sen çaresizliğimin Çaresiz ümidisin Bir hayıra yenilmiş Yüreğimde bin evet Kavuşmayı unutmuş Ölmüş içimde hasret Bir de çökerse kasvet... Karanlık...duman duman... Dünya dar gelir inan İşte bana o zaman Dünya dar gelir inan Seni düşündüğüm an...... Sevgilim biz ikimiz Ay ve Güneş gibiyiz Alev alev yansak da Artık birleşemeyiz Hasretin tohumunu Çıkar at yüreğinden Bahar da yaz da geçti Artık yeşeremeyiz...... İlhan İrem http://www.yazgulu.com/karisik/sldeco1.jpg |
Hayatımdan çıkıp gider mi istesem Biraz sonra bu kapıyı çarpıp gidecek Düşünmedi anılarımızı bal gözlü Yıllar ihanetin acı hatırasıyla geçecek. Akar gider insan aleme yapmacık gülümseyiş Biten aşklara son bu küfürlü serzeniş Ankara’ya kış bu sene de yalnız gelmiş Hey gidi kader tüketmiş de ömrü Bu adam kalbini depremlerde yitirmiş. Cafcaflı başlar her güzel ilişki Mutsuzluk getirir kıskançlık krizleri Kimse bu oyunun kurallarını bilemedi Terk edişler kalbi harabeye çevirdi… erman öğüt |
...seni goruyorum düşlerimde ... Seni görüyorum düşlerimde Yanımdasın; Ellerini tutuyorum sımsıkı Gözlerine bakıyorum sıcacık İçim ısınıyor senin yanında Sanki kuşlar bizim için şarkı söylüyor Dansediyorlar etrafımızda Başımı omuzuna dayıyorum; Sarhoş olmuş gibiyim Başım dönüyor Bulutların üzerinden izliyorum dünyayı Seninle dünya o kadar güzel görünüyor ki gözüme İnanamıyorum... Hiç uyanmak istemiyorum Bu büyünün bozulmasından korkuyorum belki Masmavi bir deniz uzanıyor önümüzde Yanımda sen varsın düşlerimde Soğuk, boş ve karanlık bir odada uyanıyorum sonra Bakıyorum ama yoksun Kalbim kanıyor Canım çok yanıyor Hasretin altın saplı hançer olmuş Saplanmış yüreğime ölüyorum.... Başım dönüyor aşkım Gözlerim kararıyor Zaten sensiz karanlık değil miydi? Nefes alamıyorum aşkım Sensiz hiç nefes almadım ki Hasretin öldürüyor beni Çok canım yanıyor bir tanem Kalbimi söküp atmak istiyorum Bu acı dinsin diye Onda da sen varsın yapamıyorum Ruhumda, bedenimde,yürüdüğüm yolda, Gördüğüm her şeyde Duyduğum her sözde sen varsın Düşüyorum birtanem Artık sensizliğe dayanamıyorum Avutmuyor hayalin Sıcaklığın olmayınca Üşüyorum,ölüyorum... Yeşim Erdoğdu |
AĞIR YARALI Beni ta kalbimden vurdu gidişin, Bütün umutlarım ağır yaralı. Aklımdan çıkmıyor veda edişin, Büyün duygularım ağır yaralı. Aşkımız verirken en son nefesi, Yıkıldı gönlümün sevda kalesi, Sırtımda sanki bir bıçak darbesi, Bütün anılarım ağır yaralı. Dünyayı başıma yıkmışcasına, Bağrıma kurşunlar sıkmışcasına, Sanki bir savaştan çıkmışcasına, Bütün anılarım ağır yaralı... AHMET SELÇUK İLKAN |
http://www.yazgulu.com/Bg/dost.jpg Seni sen olduğun için sevendir Yüreğinin sesini uzaklarda bile dinleyendir İki eli kanda olsa derdine yetişendir Varolduğunu hissetiren,kıymet bilendir Dostdur sözde değil özdedir adı... Sabun köpüğü değil, darlık anında kaybolmaz Sözünün eri güvenirliği tartışılmaz Bilirsin, çıkılan yolda yarenlikden caymaz Hayatına girdi mi kolay kolay çıkamaz Dostdur sözde değil özdedir adı... Yüreğini menfaatsiz sunar İyiliğin için sözleri acıya bular, Vakti zamanı gelir söyledikleri bir bir çıkar Yoktur senle dolan kalbinde ne fitne fucur ne de çıkar Dostdur sözde değil özdedir adı... Yangınlardaki yüreğine, varlığı ile ferahlık Mutluluklarında, üstüne dikilen saf ipekden bayramlık Bilmez ne rol ne sahtekarlık En büyük özelliği yaradılışı doğallık Dostdur sözde değil özdedir adı... Yalnızlıklar rıhtımından alıp götürür, süt beyaz yelkeniyle Uçurum kenarından çeker,adı şefkat elleriyle İyiki varsın dedirttiren, avucunda tuttuğu yüreğiyle 'Sen cansın benim dostumsun ' ağız dolusu kelimeleriyle Dostdur sözde değil özdedir adı.... Tüm Dostlarıma.... Özlem Gökdem http://www.yazgulu.com/Bg/dost.jpg http://www.yazgulu.com/Bg/magnifiquedivide.gif |
http://www.yazgulu.com/karisik/eveningcomfortbar.jpg Gökyüzü Seni seviyorum demek, Hiçbir zaman bu kadar güzel olmamıştı. Hiçbir zaman böylesine, Sevip sevilmemişti bu yürek. Yüreğinde bana ve sevgime yer var mı? Yer var mı aşka ve umuda? O zaman yukarıya bak, Ben ordayım her zaman yanındayım. Gündüz güneşi'mle gece ay'ımla, Kimsenin kucaklayamayacağı kadar Kucakladım seni. Bazen bir umut olmalıyım yüreğinde Güzel yarınlarda gerçekleşmeyi bekleyen. Sonra bir hayal düşüncelerinde, Seni başka alemlere götüren. Karanlık düşüncelerindeki Son yaprak olmalıyım ben, Hiç solmayan bir yaprak. Seni yaşamalıyım duygularda, Seni hissetmeliyim her nefes alışında. Yağmur olup üstüne yağmalıyım, Her damla benim sana olan sevgimdir. Islanmalısın sevgi yağmurlarında. Aydınlığın olmalıyım sonra, Buğday sarısı güneşimle. Kar'a kartanesi'ne ne dersin Bembeyaz saf aşklar yaşamak için. Ben senin vazgeçemediğin Gökyüzün olmalıyım. Ne sen beni unutmalısın, Ne de ben sensiz evreni kucaklamalıyım. Seni seviyorum demek Hiçbir zaman bu kadar güzel olmamıştı. Hiçbir zaman böylesine Sevip sevilmemişti bu yürek. Şimdi ben o güzeli seninle yaşıyorum, Ve Seni çok seviyorum. Gökhan Bozdoğan |
SAÇLARINA YAĞMUR YOLLAYACAĞIM Senin için yağmurlar biriktiriyorum Ne zamanki dokunacaksın saçlarına ışıklar içinde doğan yeni bir gün gibi ben geleceğim Kimsesiz dağlar ve çöller dolaşan rüzgarları anlattım sana ve yağmurları damla damla O kadar yalnız o kadar yorgun rüzgar ve yağmurdur duvarların ardından gece yolcusu gibi kapına gelen Dokun şimdi saçlarına dokun, yağmurlarla ben geldim Boz bulanık gece yarısı can çekişirken ay ışığı rüzgar ve yağmurdur senin korkaklığında tenine dokunmak için can atan Dokun şimdi saçlarına dokun, yağmurlarla ben geldim Gecenin karanlığını aydınlatmaya çalışan solgun bir lambanın güçsüzlüğü ve senin gitmelere takılı emanet sevdanla erken biten rüyadır geç kalışımla gözyaşlarına karışan Dokun şimdi saçlarına dokun, yağmurlarla ben geldim Ruhunun mahzenine sakladığın o kadar yalnız o kadar derinlerde uçmayı unutan bir kuştur sevdan Gecenin bu saatinde titreyen damlaları süzülürken camdan Dokun şimdi saçlarına dokun, yağmurlarla ben geldim Atila IŞIK |
Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için Unutulmasın ebediyete kadar Sensiz geçen anılarım gibi hazin Ve aşkımızla yüklü olsun mısralar. Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için Sığdırsın içine bütün güzellikleri Semanın maviliğini ve sonsuzluğunu sevgimizin Ve bitsin "Seni Seviyorum"la cümleleri. Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için Yalnız söleyebilelim sen ve ben O şarkıdır ki ılık bakışlarında gözlerini Gölgeler halinde dile gelir. Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için Arif Damar |
Tanıdığım sen değildin, Tenine hasret kaldığım, Sesini duyamadığım sen değil, Odamda bekleyen hasret senin için değil, Sevdiğim, seviştiğim hayalin, Unutamadığım sen değil. Zaman geçsin isterken, Biten yalnızca ben, Sevgim değil. Özlemin, Sözlerin, Gülüşüm Gördüğüm için değil. Hayalin sen değil, Sen sevdiğim… mert damar |
Aşkın Temizliği yüzün halisina dökülen zeytinyagi askin dikis izleri ya tamamiyle degistirmek lazim deriyi ya da temizlemeye calismak, çullardan çaputlarla gün gün biraz allik biraz agri biraz suyla bilerek gitmeyecegini ve daha beter kusacagini aslinda uzak bir 'sonra'da Ilgım Veryeri |
Ağlama gözlerim, yeter artık! Dinsin bu keder Bitsin bu yas Ağlama gözlerim, gül artık! Mutlu ol gönlünce Seni bekliyor yaşam caner yücel |
Göğe bakma durağı İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım İnecek var deriz otobüs durur ineriz Bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam Herkes yokken biz oluruz biz uyumıyalım Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda Beni bırak göğe bakalım Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum Bu senin eski zaman gizlerin yalnız gibi ağaçlar gibi Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor Seni aldım bu sunturlu yere getirdim Sayısız penceren vardı bir bir kapattım Bana dönesin diye bir bir kapattım Şimdi otobüs gelir biner gideriz Dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat Durma kendini hatırlat Durma göğe bakalım Turgut Uyar |
Aşklama Şaraptı rakıydı şuydu buydu Kişi esrimeyi bir aşkta tatmalı ilkten Dedim ya ondan gayri korkuluğa güvenemem İçtiğim hep aşktı benim gerisi tortu Sevişik iki keçi yumukgöz oğlağına Özüne aşk sızmış o sütü emziriyor Yumurtasını bir kovuğa koyarken Aşkı da koyuyor anaç zargana Aşk mavisi tükendiyse o boşuna denizde Bil ki diken diken bir çamurla örtülüdür sığlığı Niye enez bu zambak diye sordular mıydı Aşksız geçen günlerinde örselenmiş,de Aşk bürünmeseydi de bak hiç şakır mıydı Şu bi damlacık isketeye ta gagadan kuyruğa Kişi gönlünü yitirdi mi ne yüzle çıkar sokağa Yaşamda nesi varsa aşk işte onun adı Ansıyın aşkla yağdı da sular Ondan kokulandı ıtır çekirdeklendi elma Doğayla el ele bizi üreten bir sevgi var Evrende en soylusu sezdim ki bu çoğalma Horozdan Korkan Oğlan Metin Eloğlu |
Aşksız, Meşksiz.. Aşksız, meşksiz ve sevgisiz Yaşıyorum Yüklenmişim bedenimi Taşıyorum Lakin hayret! Bütün olan, bitene Aşksız, meşksiz ve sevgisiz Nasıl olur? Ve ben nasıl yaşıyorum? Aşksız, meşksiz ve sevgisiz... Şaşıyorum! . Hünkar Dağlı |
Aşktan evler -Dik gözlerini kalbin olsun gözlerin M. Celaleddin Rumi yel savurur-dalga çalar kumdan evler kurmayalım yıkılmayan yapı mı var taştan evler kurmayalım gel kadınım aşktan evler kuralım ufkunda gülüşün açsın her sabah lacivert gecelerde ay doğsun bakışların duvarı dünya olsun tavanı gökyüzü her an : patlayan bir tomurcuk aşkın dalında ne dün- ne yarın... nerede olursak olalım yürekten bağlı kalalım gül diye büyüttükçe yürekte hüznümüzü hükmü yok ayrılıkların... Adnan Durmaz |
Aşktı O Askti o! Degistiren tum gecelerimi Askti o! Beni durup durup yenileyen Oydu, duygulu yapan hoyrat ellerimi Oydu, doludizgin gidisime dur diyen Bir bicakin keskin yuzunde kan lekesiydim Askti yine beni yikayan, aritan su Boyle ak pak olacagimi bilir miydim? Icimde acmasaydi o sevmek duygusu Ben bir tutsagim simdi sevgiye, gonullu Cozmeyin ellerimi, zincirlerim kalsin Gorsun prangalarim o dogacak gunu Ve bu dunyaya ask dolu siirlerim kalsin Seninle her yerde guzel, her zaman yeni Istemem, sensiz hatirlamasinlar beni. Ümit Yaşar Oğuzcan |
Çağıran Benim Seni gel ve yalnızlığınla durul kapıp koyverme koyu ellerini tapınağımdan sessizce ölme öleceksen uslu bir çocuk gibi kurtar beni soytarılıktan suskunluğum güzel gelir insanlara belki acıbadem kırsam sokaklarda daha inandırıcı olurdum birden büyümediğime çuvaldızlar batırabilirim baldırlara bakılmasın körpe gözlerime ihanetin gel-gitleri oturur gözbebeklerimde eşgalin belirlenir tutuklanırsın hapsolduğun halde canevlerime uykunu böl ve gel gel ve yalnızlığınla durul esrarını yitirmiş tapınağımda mutluluğu unut önce mutlu olacaksan kalbini koy kalbime kır vurduğun kapıları sevgilim onarilabilir yaralarımı okşa ve gir ıssız tapınağa. 1984 İlhami Atmaca |
gönül uçurumlarında kara çiçekler açar yas tutar martılar çığlık çığlık kopar dalından yapraklar zaman kırık can kırık musalla taşı gibi gök dua gibi rüzgarlar celal aksu |
Hava soğuk tüylerim diken diken Damarlarımda kedilerden kalma gözyaşları İçime ne zaman aktı nasıl kaldı. Cevabı benden çok uzakta Küçük kızın yanağındaki gamzede Hangi küçük kız olduğunu bilen gelsin yanıma Küçük bir erkek çocuk duruldu soğukta .... Bomboş vadinin beline sarıldı gecenin karanlığında Aydınlık gibisi varmı Her aydınlık sonunda gözlerde yaş Bir yalan daha keşfedildi gerçek bulundu Küçük bir erkek çocuk duruldu soğuktan .... Ağlıyordu kendinden başka hislerle Uzanmak güzel olurdu sıcacık yatağa Kendisini arıyordu ve gözlerindeki düşü Kaybettiği o soğuk sokakta Ağlamak yetmiyor betonlar duyarsız Küçük bir erkek çocuk duruldu soğuktan Bütün dünya bundan habersiz... Vakitli vakitsiz uyanıp uyuyor Çakallar gibi ne zaman bağıracak belli değil Uğultunun içinde kendinden ruh yok Hiçbir parçası uymuyor gecelere Gecenin içinde düşler karmakarışık Küçük bir çocuk ağlıyor Durulmuş soğuktan Aşk ona uçurum bundan sonra Durulmuş soğuktan ama temizlenmemiş Kirlerini atmak geliyor içinden Nasıl yapacağını bilmeyen küçük çocuk atlıyor denize Sudur temizlenirim diyor... Karadeniz almış içine aylardan ocak Haberlerde o akşam, gazete manşetlerinde Yirmi bir yaşında Karadeniz’de küçük bir erkek çocuk donmuş soğuktan... Mustafa Hakan Gülcan |
İZMİR AĞLADI Gittin, Tüm acıları yıldız misali serpeleyip yüreğime, Harabeye dönen hayatımı, beni, Bu koca şehri yıkıp geçtin, Tek beni değil, martıları, denizi, Öylece boynunu büküp, Gözlerimdeki yaşla, Kalbimdeki yasla, İzmir'i ağlatıp gittin. Şimdi gözlerimden sen damlıyor, Bu şehrin sokakları, Sen damlalarıyla yıkanıyor, Deli bir rüzgar esiyor buralarda, Yokluğunun ayak sesleri çınlıyor kaldırımlarda, Tek ben değil sevdiğim, Bu koca şehir, İzmir ağlıyor. Bak, Dinle, Martılar çığlık çığlığa, Seni, sadık bir sevgili gibi iskelede bekliyor, Tek boynu bükülen sen değilsin der gibi, Gidişine tek ben değil, Koskoca şehir, İzmir ağlıyor. Bu koca şehir Sensizlikle yıkandı, Bu koca şehir Sen giderken sessizce ağladı, Mavileri çıkarıp koynundan, karalara boyandı, Gidişine tek ben değil sevdiğim, Koca şehir, İzmir ağladı. Sensizim, Sesim çıkmaz, sessizim, Bak gözlerime, anla, Nefesimdin, nefessizim, Canımın canını aldın giderken, Dermanım yok halsizim, Bir beni değil, Bu koca şehir, İzmir ağladı. Ayşe MANAV |
Akıntı Üflerim Şiirin tüm gizini kulaklarına Havalanır birden aklın Akşamlar akar dudaklarına Oturursun ortasına akıntının Tut ki bir aşklığına çıldırdın. Sokul yanıma Çoğul mudur etin, Gerçeklerden mi süzüldü Kolunda duran cinnetin? Haydi gel tedirginliğe Son çağrımdır bu Çıkarıver tüylerini Bahar geldi. A.Kadir Bilgin |
Hasret Yüzyıl oldu yüzünü görmeyeli; Belini sarmayalı Gözünün içinde durmayalı Aklının aydınlığına sorular sormayalı Dokunmayalı sıcaklığına karnının Yüzyıldır bekler beni Bir şehirde bir kadın. Aynı daldaydık aynı daldaydık Aynı daldan düşüp ayrıldık Aramızda yüyıllık zaman Yol yüzyıllık Yüzyıldır alcakaranlıkta Koşuyorum ardından. Nazım Hikmet |
Arayıpta bulmak istersen eğer Beni ele değil taş kalbine sor Özleyip kapıma gelirsen eğer Kapıma vurmadan vicdanına sor Hani bana verdiğin osözler nerde Saldın şu gönlümü bin türlü derde Özlemle ararsan o günler nerde O taştan o zalim yüreğine sor Kudreti kalmamış yorgun bedenim Sanki alev alev yanıyor tenim Hasretle dolmuşum nasıl özlerim Seni dilendiğim gecelere sor Sanma başkasını asla sevemem Gelmek istesemde sana gelemem Önünde diz çöküp şefkat dilenmem Dilimde düğümlenen hecelere sor ayhan okumuş |
Kış Gelmez Oldu Kimi gerçek kınar kimi şakadan, Sanırlar elimden iş gelmez oldu. Destek alsam Çin’den Amerika’dan, Zalim kaderimle baş gelmez oldu. Gayem ne safahat, ne saltanattı. Felsefem hep şükür, hep kanaatti. Kahve açtım garsonlarım çay sattı. Çatlaksız kırıksız boş gelmez oldu. Kenardan köşeden borç yiye yiye, Servetim yük olmaz oldu kediye, Soba bayi oldum güz geldi diye, İlkbahar yaklaştı, kış gelmez oldu. Yaslanamam betonarme yapıya, Çökeceği tutar şanssızlı bu ya, Kaç yıl gele attım bir tek kapıya, Ecelim geldi de şans gelmez oldu. Neyi esirgesem gelir nazara, Bahçevan oldum da bir gülizara, N’olur bülbül ötsün bir gün kazara, Saksağandan başka kuş gelmez oldu. Bu nasıl adalet, bu nasıl dava? Tatlı lokma yiyemedim bedava, Hangi toyda kaşık atsam pilava, Benden başkasına taş gelmez oldu. Gün günü arattı duygularıma, Geceler güç kattı kaygılarıma, Kabuslar kastetti uykularıma, Hayra yorulacak düş gelmez oldu. Tehlike çalsa da bütün hatlarım, Dosta vız geliyor tüm imdatlarım, Nice şiirlerim iltifatlarım, Yarin kulağına hoş gelmez oldu. Kör olası gözüm, pınardı hani? Her dostu ağıtla anardı hani? Dağ gibi babamı aldı da fani, O gündür bu gündür, yaş gelmez oldu. Cemal Safi |
Sen gözlerimdin benim Hiç tükenmeyen bir pınar misali Süzülürken damla damla sular Bazen ılık, yüreğinin sıcaklığında Bazen buz kesmiş, kartal bakışlarında Bakarken bazen, yıldız parlaklığında Sen gözlerimdin benim. http://www.yazgulu.com/karisik/romantic6enter.jpg Sen sözlerimdin benim Dilimden dökülen bir çağlayan misali Ve yatağına sığmayan bir nehir Bazen bir çığlık sessizliğimde Bazen bir sitem haykırışlarımda Dökülürken dilimden, uçurumdan dökülür gibi Sen sözlerimdin benim. http://www.yazgulu.com/karisik/romantic6enter.jpg Sen ellerimdin benim Rüzgarlarınla doldurduğun bir yelken misali Bir sağa çekersin beni, bir sola Bazen savurursun açık denizlere Bazen vurursun acımadan kıyılarına Başıboş dümensiz, kapılacakken girdaplara Sen ellerimdin benim. http://www.yazgulu.com/karisik/romantic6enter.jpg Sen yüreğimdin benim Ritimsiz çalan bir saat misali Çalışıyorsun tik tak tik tak Bazen ileri gidiyorsun koşar gibi, Bazen geri kalıyorsun, sanki yorgun Ha durdu, ha duracak hala sana vurgun Sen yüreğimdin benim. http://www.yazgulu.com/karisik/romantic6enter.jpg Sen herşeyimdin benim Düşlerim, ümitlerim,geleceğim Ellerimdin, gözlerimdin ve yüreğim Bazen kapılsamda umutsuzluklara Bazen kızsamda yüreğim alev alev Sen ne görürsün beni. ne duyarsın Yine de sen herşeyimdin benim Ve yine de herşeyimsin. |
BİR ŞEHRİ BIRAKMAK Bu şehirde yağmur altında dolaşılır Limandaki mavnalara bakıp Şarkılar mırıldanılır geceleri. Bu şehrin sokakları çoktur, Binlerce insan gelir gider sokaklarında.. Her akşam çayımı getiren Ve bir Beyaz Rus olmasına rağmen Hoşuma giden garson kadın bu şehirdedir. Bu şehirdedir Valsler, foksrotlar altında Şuman'dan, Bramsdan Parcalar çaldığı zaman dönüp Bana bakan ihtiyar piyanist. Doğduğum köye müşteri taşıyan Şirket vapurları bu şehirdedir. Hatıralarım bu şehirdedir. Sevdiklerim, Ölmüşlerimin mezarları. Bu şehirdedir işim gücüm, Ekmek param. Fakat bütün bunlara mukabil Yine budur başka bir şehirdeki Bir kadın yüzünden Bıraktığım şehir. Orhan Veli |
Kırmızı Gül http://www.yazgulu.com/karisik/velvet_bullet2.jpg Geçen yıl sonbaharda, Kırmızı bir gül, Bırakmıştım kapına, Onu alıp kokladın mı, Kurutup koynunda sakladın mı, Baktıkça beni hatırladın mı? Kırmızı gül aşkı anlatırmış, Aşkımı anlatabildim mi? Bu sonbaharda da, Kırmızı güllerle geldim kapına, Binlerce kırmızı gülle, Evini gül bahçesine, Yüreğimi aşk cennetine Çevirecektim... Kapın kapalıydı, Sen yoktun, Gitmiştin, Kırmızı güller kaldı elimde, Bir acı var yüreğimde, Kırmızı güller kurudu, Sahipsiz öksüz kaldı, Bense bi çare, Kapında nöbetteyim hala... Umut Gül http://www.yazgulu.com/karisik/velvet_bullet2.jpg |
SEVGİ DUVARI sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi dilimizde akşamdan kalma bir küfür salonlar piyasalar sanat sevicileri derdim günüm insan içine çıkarmaktı seni yakanda bir amonyak çiçeği yalnızlığım benim sidikli kontesim ne kadar rezil olursak o kadar iyi kumkapı meyhanelerine dadandık önümüzde altınbaş altın zincir fasulye pilakisi aramızda görevliler ekipler hızır paşalar sabahları açıklarda bulurlardı leşimi öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri çöpçülerin elleriyle okşardın beni yalnızlığım benim süpürge saçlım ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi baktım gökte bir kırmızı bir uçak bol çelik bol yıldız bol insan bir gece sevgi duvarını aştık düştüğüm yer öyle açık seçik ki başucumda bir sen varsın bir de evren saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi yalnızlığım benim çoğul türkülerim ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi Can YÜCEL |
, http://www.yazgulu.com/karisik/roseformyloveredrose.jpg http://www.yazgulu.com/karisik/gulumsegunese.jpghttp://www.yazgulu.com/karisik/roseformylovelace.jpg Bak şu tepenin ardına dostum, Güneş doğacak birazdan gülümseyerek. Çekip gidecek gece,tüm kasvetini alarak, Yeni bir gün yeni bir umutsabahı başlıyacak. Sil gözünün yaşını,pes etme hayatın yokuşuna, Koş kırlara...kelebeklerle yarış kim tutarki seni? Kader deyip bağlama kollarını böğrüne,kelepçenmi var? Gülümse kendine ,gülümse herkese güneş kıskansın! Bastığın toprak gururlansın!attığın adımlardan, Şiirler yaz gözlerinle,gökyüzünün derinliklerine. Dudaklarında çiğdemler açsın,tatlı sözlerinle, Hayat devam ediyor...küsmek çare değilki derdine. Çek ipini kederlerinin! mutluluk darağacında sallandır! Sevvvv,sevilll...gönül limitinin alabildiği kadar, Dün yok,yarın belki,!bugününü yaşa bence; Göreceksinki o zaman,asırlar sığacak her anına. BİLAL COŞKUN http://www.yazgulu.com/karisik/roseformyloveredrose.jpg |
Alışamam Zannetme alışamam zannetme. bu yürek ne terkediliş bombaları yedi ilk sen değilsin. endişe etme. yıkılmam ağlarım belki ardından eğilir bükülür sanmayasın düşmem. ben ayakta ağlarım gittiğinde iner resmin duvardan yastığın kalkar yataktan adınıda sildimmi yürekten eser kalmaz cisminden can evimsin zannetme belki acıyla belki severek çok yaşıyacak bu yürek inan buna güzelim üç gün sonra aşkın cebimde leblebi çekirdek yastık altı dostumdur sevipte terkedilmek falan la filanla uzatma çık git hadi sana yakışmadı zaten sevilmek işte kapı işte yol... her zaman burda zaten yürek selametle güzelim. salın yürü kaybını süzerek Gökhan CENGİZ |
http://www.yazgulu.com/karisik/slimage.jpg http://www.yazgulu.com/karisik/sllinebar.jpg Ölmüş İçimde Hasret İçimde bir sıkıntı Bir kasvet... bir duman... Dünya dar gelir inan Seni düşündüğüm an Titreyen ellerimde Sevgimiz arap saçı Umrumda değil zaman Çalsa da bilmem kaçı Zincirlere vurulur Umutlar liman liman Dünya dar gelir inan Seni düşündüğüm an Koparsam zincirimi İlk koşacağım sensin Sen çaresizliğimin Çaresiz ümidisin Bir hayıra yenilmiş Yüreğimde bin evet Kavuşmayı unutmuş Ölmüş içimde hasret Bir de çökerse kasvet... Karanlık...duman duman... Dünya dar gelir inan İşte bana o zaman Dünya dar gelir inan Seni düşündüğüm an...... Sevgilim biz ikimiz Ay ve Güneş gibiyiz Alev alev yansak da Artık birleşemeyiz Hasretin tohumunu Çıkar at yüreğinden Bahar da yaz da geçti Artık yeşeremeyiz...... İlhan İrem |
Bir gün vaz geçersem Seni sevmekten Vaz gecersem Özlemekten Halalimdeki gözlerin Yok olursa gözlerimden Bir gün vaz geçersem Seni sevmekten Hasretinsiz yaşarsam Ben o zaman ölürüm Sevdigimsiz ölürüm ben ölürüm Vaz geçmem sevmekten onu nejla özkan |
İnsafsız Senin sol göğsünün altında vuran, Kalp değil, taştır be, taştır insafsız. Sen arap kısrağı, bense küheylan Peşinden koştur haa koştur insafsız BakışIn gücünü bende mi sınar? İnlesem azarlar, ağlasam kınar. Sen Ceylansın diye gözlerim pınar, O yüzde yaştır be yaştır insafsız. Tercüman olmaktan aciz halime, Osmanlı dilinde yüzbin kelime, Bir şarap kadehi verdin elime, Unuttun ekmektir, Aştır insafsiz. İçimde cevapsız kalan merak var. İki yay altında binlerce ok var. Ava mı çıktın ki bu kadar çok var? O nasıl kirpiktir, kaştır insafsız? Bülbülden ibret al, duy avazından. Dinle isyanını kendi ağzından. O dahi uslanmış gülün nazından. Gönülde küstür be küstür insafsız. Ey derd-i aşkımla iftihar eden, Sordun mu kimdir bu intihar eden? O ömür törpüsü gözlerden tüten, Esrara keştir be keştir insafsız. Cemal Safi |
Bir aşk istiyorum En yaşanmamışından Bir sevgili istiyorum Kalbine henüz aşk deymemiş Beni sevsin sadece Ben de öğrensin Aşkın en güzelini Ben incitmem o nu Yaralamam körpe yüreğini. Biliyorum... Yok böyle biri Susun bir şey söylemeyin Bu benim hayalim Ümit ettiği sürece yaşarmış insan Aşkın uğramadığı bir yürek Ve onu beklemek İşte bu yaşama sebebim. aysun tekeli |
Şehir Söndü.../ Yönsüzüm Kuzeyimdin... Kuzine çıtırtılı bir odada Yurttan sesler korosu Hasreti söylerken radyoda Tanışmadığım sesimdin… Güneyimdin... Seni giyinirken bahar Türkü dökerdi ağaçlar Bir tutam papatyayla Yıkanırken yalnızlık okyanusta Dokunmadığım elimdin... Hiç gerçekleşmeyen Çocukluk rüyalarımdan uyanırken Başımı okşardın, görünmeden Kabahatsiz gülüşünle Hazan gömen güneşinle / Batımdın… Köylerde hasat zamanı Çeyizine seni nakşederdi kızlar Yokluğunla solarken açelyalar Ben ölürken / Doğumdun... Sen gittin Şehir söndü Ben şimdi hangi yöne... Esra Güzelipek |
İ s t e m e s e n D e Sanma ki bitecek bu aşk ansızın, Sen istesen de, bitmez ben istemesen de Ne zaman biter bilmem ki; Ben toprağa girdiğimde, sen istemesen de Dayanmak, zor bilirim bensizliğe Ben istemesem de, sen istemesen de, Ben söyle; alıştım mı sanırsın sensizliğe Sen istemesen de, ben istesem de. Biter miyim artık yoruldum. Ben istemesem de, sensizliğe düşsem de. Unutmaz, unutamaz kalbim sonsuza dek. Ben istemesem de bırakıp çekip gitsen de. Ardına bakmadan, çünkü hep varsın İzlerin silinmez, karışmış kanın kanıma, Anlıyor musun? akacak damarlarımdan, her nefes alışımda... Düşünmesen de. İstanbul - 25.04.2002 Mustafa Eskin |
Ahu gözlüm sende beni Bekletme artık n'olursun Gözlerime yaşlar doldu Sileceksen sil n'olursun Çayır çimen yeşil iken, Güvel ördek uçar iken, Gönlüm sana vurgun iken, Seveceksen sev n'olursun. Duman kaplı şimdi dağlar, Gönlüm senin için ağlar..! Hergün ahuzar feryatlar, Duyacaksan duy n'olursun. Mustafam bakar yoluna, Kolların atar boynuna, Hele yakın gel yanıma Saracaksan sar n'olursun. mustafa aslan |
GEL ARTIK Çırpındığın yolculukları düşündüm Bugün aklıma geldin, seni öyle düşündüm Daldım gittim, masmaviydi sözlerin Aldırmadım denize, gel diye birde ben suladım Çiçek almadın ki hiç, olmayanları kokladım Seni seviyorum demedin ki hiç Sevgin varmış gibi, sevgimize ağladım Ayrılık her türlüymüş meğer Sana daldım bugün, bütün gün aklımdaydın Bensizliğin sendeki tadını düşündüm Ellerini, gözlerini, hepsinden geçip Benim sendeki yarımı özledim Özlem ne berbat bir şeymiş meğer Ne berbat bir şeymiş ayrılık denen kavram Ne zaman geleceksin, yollar soruyor Denizi aşan sular soruyor Gel artık özledim. Seçil Candan |
Gül'e Ağıt gökte üç asi yıldız beşiğini sallar yağmurun bulutlar susmavi uykuda oyunbozan bu sonbahar hüznü basmış yalnızlığın avradını yarından sonra cümbüş karanlık tez giyinmeli günü akşam bu deniz kimin hangi aynaya tanıdık uyumasak da bize hep acılar müstehak Hakan Kartal |
Yüreğimin Sesini duyuyor musun? İnadına; Avaz avaz susuyorum! .. Yanımda yoksun, Ama; Bende çoğalıyorsun! .. Özlemler kılıç, Vuslatsa kalkan... Sensizlikle savaşıyorum! .. cahide ulaş |
DUDAK PAYI Çay bardağında bırakılan dudak payı kadar bile uzak kalamam gözlerine Yakın olsun isterim ellerime ellerin yanındakı beton binaya yaslanması gibi köhne bir evin Seni bir çivi gibi çaktım çünkü beynime ve toplayıp bütün kerpetenleri attım denize SUNAY AKIN |
Sen hiç Bilmedin ,Ama Ben Hep Sevdim Seni Sen hiç bilmedin ama, ben hep sevdim seni... Gülümsediginde, nazli ceylanlar inerdi yüregimin umut pinarlarina... Kirkikindiler yagardi ansizin gönlümün vahalarina Sen hiç bilmedin ama, bir derdin oldugunu anlardim gözlerin daldiginda... Içim titrerdi, düsman kesilirdim seni incitenlere, hüzün dalgalari vururdu gönlümün kiyilarina... Sen hiç bilmedin ama, seni her düsündügümde yildizlar sevgiyle gülümserdi ruhumun semalarinda... Keyifle uyanirdi düslerim rengarenk safaklara... Sen hiç bilmedin ama, gözlerin degdiginde gözlerime, yeserirdi bozkirlarim... Bahari yasardim zemherilerde, sevda kuslari konardi yüregimin ucuna... Sen hiç bilmedin ama, "Ne haber" dediginde, denizine kavusan martilar gibi çiglik çigliga, kanat çirpardi sevinçlerim... Sihirli bir el degmiscesine silinirdi bütün hüzünlerim, günüm aydinlanirdi, günesim batmazdi daglarimda... Sen hiç bilmedin ama, kabul etmek istemesem de, kis ortasinda düsen saskin cemreler gibi, zamansiz düsmüstüm sevdana... Sen çoktan geçmistin o yollari mümkün degildi geri dönüsün... Bilirdim vuslatin imkansizligini, yollara düsesim gelirdi, aglardim kuytularda... Sen hiç bilmedin ama, yas tuttum ardindan uzaklara gittiginde... Tutunacak bir daldan mahrum kalan sarmasiklara döndüm... Köksüz kaldim, öksüz kaldim, sensiz kaldim, su koskoca dünyada... Şair: Seynur Inal SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM Binmediğim hiç bir otobüs Beklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirde Gittikçe azalıyor hayat Neyi erken yaşadıysam Hep ona geç kalıyorum Sana göçüyorum her sonbahar Yolların çıkmıyor aşkıma Unuttuğun yağmurların adı saklımda Seni içimden terk ediyorum Susmaktan yoruldum Kuşlar ve şarkılar, bu şehri terk edeli Efkar demliyorum gözlerimde yaşlarımı, yanağıma varmadan öldürüyorum Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM Ne unutacak kadar nefret ettin Ne hatırlayacak kadar sevdin Yıkık bir duvar kadar bile Pişman değilsin biliyorum Beni hep bulmamak için aradın Yanıldığımdın Yangınımdın Yangındın Sensizliğe yenilmek Sana yenilmekten zor olsada Ardımda bir sürü "belki"ler bırakarak Seni içimden terk ediyorum Şimdi İçimde öldürecek bir anı bile bulamayan İki yarım kaldık Tamamlayamadık bizi Elinden tutamadık yanlızlığımın Saçlarımıda uzaklarına gömdün İçimin mavisi senin okyanusundandı Al! geri veriyorum. Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim Sana bensizliği terkediyorum "Yarime uzanmayan bütün dallar kırık" demiştin Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi? Ne tuaf değil mi? İçimi acıtanda sendin Acımı dindirecek olanda. "Ya öldür beni"dedim Ya da ğit benden. İçi bulanık bir sevdanın ucunda Seni kaybettim. Aldırmadın aldırmalarıma Bir gecede yakıp yarini Şafaklara sattın ihanetini Küllerime basanlar bile utandı yaptığından İşte soluk bir ömrün son nefesi Benden İçimden Terkediyorum. KAHRAMAN TAZEOĞLU |
http://www.yazgulu.com/karisik/wtclr_moondivider.jpg Yanıyorum. Bazan duman oluyorum bazan su. Bazan, kapkaranlık oluyorum gecelerce, sabahlara inat. Bazan, sapsarı bir yaprak yağmurlarca ıslak toprak oluyorum. Her günbatımında yanıyorum, sensizliğe yanıyorum. Uykusuz gecelere sığmıyor düşlerim. Bulutlar, gökyüzünden gözlerime iniyor. Gökgürültülü akşamlarda kıyametler kopuyor, mevsimler hazana döndü haberin varmı? Akşamlarım serin geceler, buz tututyor. Ben yanıyorum. Sensizliğe yanıyorum. Yağmur damlaları ateş olur düşer yüreğime. Yıllar, kar olur saçlarıma konarlar. Elbistan akşamlarının yıldızları söner, tozar yollarda hasretin. Düşünüyorum, hep seni düşünüyorum, içime ateş düşüyor, yanıyorum. Sensizliğe yanıyorum. Ruhumda, dört mevsimi bir anda yaşıyorum. Dünya dönüyor ya, hazana takılıyor. Boğuluyorum, boğazımı sıkıyor anılar bir türkü takılıyor dudaklarıma, sağır akşamlara inat, söylüyorum. Sana da ulaşmıyor feryadım, sen de duymuyorsun. Bir ateşin ortasına düştüm, yanıyorum. Sensizliğe yanıyorum. Gökyüzü delinsin, yer çöksün geceler, yıldızlarını döksün umurumdamı. Sensiz uykulara pas vermiyor gözlerim, saatler döndükçe ben de dönüyorum. Bir sigara çekiyor canım, seni anıyorum. Sigaramın ateşi yanıyor ben yanıyorum. Sensizliğe yanıyorum. Ahmet Kurnaz |
Küçük bir dünyanin içine gizlenmissin Sadece hissedebiliyorum seni Tipki senin beni hissedebildigin gibi Bazen bütün umutlarimi ,bütün sikintilarimi Oradan sana söylüyorum Tipki senin bana söyledigin gibi Içimizin karanligini bosaltiyoruz bazen Bazen de iki kelime saklayabiliyoruz Seni böyle hissetmek, seni böyle sevmek güzel Bir bakiyorum bir adim geliyor, Bir bakiyorum kilometrelerce uzaksin Geceleri seni düslüyorum yine Küçük bir makinenin içinden Biliyorum ayni yerdeyiz ayni seyi dinliyoruz Hissedebiliyoruz ayni seyi Elimde sana dair hiçbir sey yok Sadece yani basim da çalan minik bir radyo Bilmiyorum su an ne haldesin Ve de evin neresindesin Belki salon da koltuga oturmus, Belki odanda yatagina uzanmis Ayni seyleri düslüyoruz Gecenin bizim için hazirladigi güzelligi dinliyoruz Ben bu gece çok hüzünlendim Göz yaslarim yanagimda kaldi Bir ananin acisini paylasti göz yaslarim Bir sevgilinin siirinde duygulandim Ama bunlarin hepsinde seni düsledim Tipki senin beni düsledigin gibi erkan kültekin |
| Saat: 07:57 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık