![]() |
Damlalar Minik zerreler Büyük oluşumlar Pırıl pırıl berrak Sevgi dolu ıslak Hele gözlerden süzülen sıcak damlalar. Damlalar dolar Göl olur Deniz Okyanus Damla deyip geçme… Selda Yüksel |
Liseli Kız Benim de bir zamanlar sevdiğim vardı Beyaz dantel yakalı liseli bir kız. Bağlarda, bahçelerde, yaylalarda yeşeren Al karanfiller gibiydi aşkımız... Gülünce içimde rengârenk güzel, Güller açılırdı iri. Hani bilirsiniz ya yıldızsız siyah Geceler gibiydi gözleri. Bir mermer çeşmeden akan su gibi, Geçip gidiyordu günlerimiz. Biz bize yaşıyorduk kendi kaderimizi Bütün yaratıklardan habersiz. Ve yuvada bekleşen sabırsız, küçük Serçeler gibiydik ikimiz. Gözleri konuşurdu susunca, mahzun: 'Seni seviyorum' derdi. Sevdadan, gurbetten, hasretten yana Sıcak türküler söylerdi... Üstelik bir ceylan gibi sebepsiz Ürkek halleri vardı. Ayrılık deyince oturup sessiz Çocuklar gibi ağlardı. Bilmiyorum şimdi kaç yıl, kaç mevsim İçli mektuplar yazdık. Bazen yan yana yürür, beraber otururduk Ama konuşamazdık. Ben görmedim şimdi öyle diyorlar Büyümüş artık liseli kız, gelin olmuş... Unuttum her şeyi diyormuş Ve her gece rüyâsını nur topu kadar güzel Sarışın çocukları süslüyormuş. Görsem çocuklarını şimdi diyorum Bakamam yüzlerine çaresiz Bana bakar çocuklar sessiz. Çocukları gözlerinden tanırım Biliyorum, hiç birşey bilmezler ama Bakamam, utanırım Yavuz Bülent Bakiler | |
Seveceksen Bir evet demen aşkıma Bil ki bana hayat verecek. Çünkü senden önce aşkı hiç tanımadım. Bir hayır demen aşkıma Bil ki bana mutsuzluk getirecek. Çünkü seni tanıdıktan sonra Tanrıma hiç iyi bir kul olamadım. Gör işte senin kölenim Kulunum işte. Gururuyla göklerde gezen ben Sevdamla ayaklarına düşüyorum. Nefsine sabır taşı çatlatan ben İşte önünde çöküyorum. Bir nebzecik sevgine Bir anlık bakışına Vefakâr bir âşık gibi Koyup da aşkımı yılların ocağına Gör işte, Pişirip sana sunuyorum. Kırma beni. Gönlümü okşayarak sev. İncitmeden sev. Sakın ola, Acıyarak sevme beni, Seveceksen isteyerek sev, Yürekten sev. halid ertuğrul |
Çırpıntı Havada karartı var hüzne çalmış yüreğini aydınlık o kızın aklında sen varsın hadi git ayaza yat yüreğin acılara dayansın...... Zeki Arlan... |
- 'İstiklal-i tam benim karekterimdir.' Mustafa Kemal Güç verdi yeniden Bitmiş-tükenmiş Türkeli'ne Umut verdi Işık verdi Ses verdi Sesimize Bir kez daha seslendi Amasya'da Sivas'ta Erzurum'da hepimize Güveniyordu budun'una Güveniyordu kendisine Çakınlar çakardı beyninde Ve en önde o giderdi Komutan değil Sanki bir erdi Gök gözlü kurt bakışlı Bir subay Ve bir budun ölüme koştu Ardında alay alay 'Ya ölüm dedim ya istiklal Bir adım bağımsızlık Bir adım Mustafa Kemal.' İstiklal-i tam Benim karekterimdir Kurtuluş benim düşüncem göz ışığım alın terimdir Bir tek andımız vardı Dağ-taş-orman-arı-çiçek Kadın-erkek-genç-yaşlı Ya ölüm dedik ya istiklal Bir yiğit dikildi karşımıza Ben varım dedi Ardımda bir budun var Geleceği görüyorum ak Türkeli'nin geleceği parlak Bağımsızlık Bir türkü olur dolanır Türkün dudaklarında Ekitler yeşerir yeniden Türkeli topraklarında Daha durmaz bu yürüyüş Devirir gider çağları Dağlar koynunda saklar Yıldızlar yolunu çizer Bir bağımsızlık türküsü Bir anda Türkeli'ni gezer Al bayrak dalganır Bağımsızlık burçlarında Yarın Türkeli'min her burcunda Bayrağım dalgalanır al-al Bir adım bağımsızlık bir adım Mustafa kemal 1998 Nihat Yücel |
Düş Seni, Yine şarkılarda dinliyorum, … ve sen, biliyorum Notalarda yaşıyorsun. Nağmeler gecenin saçlarına takılınca, Notalardan düşüyorsun, Bir türküden çok uzun bir hava oluyorsun. Ellerin yokluğa uzanınca, Doluyor üzüntünün sararmışlığıyla. Özlemlerine uzanan kollarında, Duygularımın seline kapılıyorsun. Ne ben gidebiliyorum, Ne de sen gidebiliyorsun. Seni kovmak istiyorum dünyamdan, Beni de sürüklüyorsun. Atılmak istiyorum, Yokluğa akan ırmak sularına. Atılıyorum da; Ama Hâlâ koynumda sanıyorum seni, Sarılıyorum... Sarılıyorum... Birden uyanıp bakıyorum, Yastıklar ezilmiş kollarımın arasında. halid ertuğrul |
Piyonlar Hey! Bu oyunda şah yapan Şımarma! Bu değil her şey! Sonra sana Gururun olur kapan. Hey! Bu oyunda mat olan Somurtup kararma! Verme hüzne pey! Nedir bu keder? Ayaktasın hâlâ. Alnın açıksa, Bu sana yeter. Etme kendini heder! Hey! Siz piyonlar Unutmayın! Dünya yaşlandı epey. Kimlerle doldu reyonlar. Yaraları kanatmayın. Nihayet sürülür bir kuytuya Yenilmez şampiyonlar. Şah da yapsanız, Mat da olsanız; Konur aynı kutuya Bütün piyonlar. Necmi Ünsal |
Silinir renkler ve şehir Ben kapatınca gözlerimi Oysa ben seni bekliyorum Gözümü kırpmadan Ahşap bir pencere gibi Rüzgarla savrulur Sarı ışıklarında Sokak lambasının Yağmur tanecikleri …………….. İnat etme Ay ışığı Gir içeri kalender sever |
Yoksunum. Ne işim var avutacak, Ne gücüm, boşluğa rağmen tutunacak. Her seferinde aynı şey, Bir iç sıkıntısı ardısıra gelen yoksunluk. Sığındığım çarelerim, artık yok. Boş, izbe, karanlık bir mahzen hissizliğinde içim. Geçti umut etmek mevsimi, Sildiler gözlerimden sevdiklerimi. Yazamadan kalbime adlarını. Her aradığımda, Uçurumun kıyısında beklerken buluyorum, Giderek azalan ruhumu... Her sabah öncekinden karanlık doğuyor. Güne uyanmaya korkar oluyorum. His kırıntıları arasında, Okumaya çalışıyorum, son gayretimle Şifreli anlamlarını kalbimin Ve seçiyorum, acısını yoksunluğunun, Tek çarem olan, aradığım o hayalin. çağrı göcek |
Güzeldiniz bir zamanlar sizi de sevmiştik hatırlar mısınız güzelsiniz demiştik gerçekten güzeldiniz her gece ayla beraber çıkardınız gökyüzüne gün olur güneşler doğardı aydınlığınızdan gözlerinizin şavkı vururdu duvarlara gün olur dağ rüzgarıyla gelirdiniz insanı büyüleyen bir havanız vardı güzelsiniz demiştik gerçekten güzeldiniz tutunca avuçlarımızda eriyecek sanırdık ellerinizi öyle beyazdılar, inceydiler, anlatılmaz ya dudaklarınız o yaban eriği kokulu insanı deli divane eden dudaklarınız hiç öpmemiştik ama bilirdik tadını öpmüşçesine zekiydiniz aklımızdan geçenleri bilirdiniz bir tanrı yüreğiyle severdik sizi güzelsiniz demiştik gerçekten güzeldiniz nereye gitsek sizi bulurduk karşımızda yürüsek gölgemizdiniz uyusak düşümüzdünüz kır çiçekleri açardı bastığınız yerde iyot kokuları gelirdi uzak denizlerden gözlerinize gemilerin bir gelir biri giderdi yosun yeşili elbiseler giyerdiniz bilseniz nasıl da yaraşırdı size güzelsiniz demiştik gerçekten güzeldiniz şimdi ne desek faydasız yoksunuz bir karanlıktır bıraktığınız arkanızda yüzünüzü görmek mümkün değil artık kulaklarımızda yalnız aksi kaldı gülüşlerinizin hani yokluğunuz bu kadar uzun sürmeyecekti hani giderken yine gelirim demiştiniz vefasızlık bile yakıştı size güzelsiniz demiştik gerçekten güzeldiniz ümit yaşar oğuzcan |
| Saat: 21:58 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık