MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

Misafir 16 Şubat 2007 00:47

Damlalar
Minik zerreler
Büyük oluşumlar
Pırıl pırıl berrak
Sevgi dolu ıslak
Hele gözlerden süzülen sıcak damlalar.
Damlalar dolar
Göl olur
Deniz
Okyanus
Damla deyip geçme…
Selda Yüksel


MaKaLeLe 16 Şubat 2007 00:48

Liseli Kız

Benim de bir zamanlar sevdiğim vardı
Beyaz dantel yakalı liseli bir kız.
Bağlarda, bahçelerde, yaylalarda yeşeren
Al karanfiller gibiydi aşkımız...

Gülünce içimde rengârenk güzel,
Güller açılırdı iri.
Hani bilirsiniz ya yıldızsız siyah
Geceler gibiydi gözleri.

Bir mermer çeşmeden akan su gibi,
Geçip gidiyordu günlerimiz.
Biz bize yaşıyorduk kendi kaderimizi
Bütün yaratıklardan habersiz.
Ve yuvada bekleşen sabırsız, küçük
Serçeler gibiydik ikimiz.

Gözleri konuşurdu susunca, mahzun:
'Seni seviyorum' derdi.
Sevdadan, gurbetten, hasretten yana
Sıcak türküler söylerdi...

Üstelik bir ceylan gibi sebepsiz
Ürkek halleri vardı.
Ayrılık deyince oturup sessiz
Çocuklar gibi ağlardı.

Bilmiyorum şimdi kaç yıl, kaç mevsim
İçli mektuplar yazdık.
Bazen yan yana yürür, beraber otururduk
Ama konuşamazdık.

Ben görmedim şimdi öyle diyorlar
Büyümüş artık liseli kız, gelin olmuş...
Unuttum her şeyi diyormuş
Ve her gece rüyâsını nur topu kadar güzel
Sarışın çocukları süslüyormuş.

Görsem çocuklarını şimdi diyorum
Bakamam yüzlerine çaresiz
Bana bakar çocuklar sessiz.
Çocukları gözlerinden tanırım
Biliyorum, hiç birşey bilmezler ama
Bakamam, utanırım

Yavuz Bülent Bakiler |


arwen 16 Şubat 2007 00:53

Seveceksen

Bir evet demen aşkıma
Bil ki bana hayat verecek.
Çünkü senden önce aşkı hiç tanımadım.
Bir hayır demen aşkıma
Bil ki bana mutsuzluk getirecek.
Çünkü seni tanıdıktan sonra
Tanrıma hiç iyi bir kul olamadım.

Gör işte senin kölenim
Kulunum işte.
Gururuyla göklerde gezen ben
Sevdamla ayaklarına düşüyorum.
Nefsine sabır taşı çatlatan ben
İşte önünde çöküyorum.
Bir nebzecik sevgine
Bir anlık bakışına
Vefakâr bir âşık gibi
Koyup da aşkımı yılların ocağına
Gör işte,
Pişirip sana sunuyorum.

Kırma beni.
Gönlümü okşayarak sev.
İncitmeden sev.
Sakın ola,
Acıyarak sevme beni,
Seveceksen isteyerek sev,
Yürekten sev.


halid ertuğrul


Misafir 16 Şubat 2007 00:55

Çırpıntı




Havada karartı var
hüzne çalmış yüreğini aydınlık
o kızın aklında sen varsın

hadi git
ayaza yat
yüreğin acılara dayansın......





Zeki Arlan...


Misafir 16 Şubat 2007 00:59

- 'İstiklal-i tam
benim karekterimdir.'
Mustafa Kemal


Güç verdi yeniden
Bitmiş-tükenmiş Türkeli'ne
Umut verdi
Işık verdi
Ses verdi
Sesimize

Bir kez daha seslendi
Amasya'da
Sivas'ta
Erzurum'da
hepimize

Güveniyordu budun'una
Güveniyordu kendisine

Çakınlar çakardı beyninde
Ve en önde o giderdi
Komutan değil
Sanki bir erdi

Gök gözlü kurt bakışlı
Bir subay
Ve bir budun ölüme koştu
Ardında alay alay

'Ya ölüm dedim ya istiklal
Bir adım bağımsızlık
Bir adım Mustafa Kemal.'

İstiklal-i tam
Benim karekterimdir
Kurtuluş benim
düşüncem
göz ışığım
alın terimdir

Bir tek andımız vardı
Dağ-taş-orman-arı-çiçek
Kadın-erkek-genç-yaşlı
Ya ölüm dedik ya istiklal

Bir yiğit dikildi karşımıza
Ben varım dedi
Ardımda bir budun var
Geleceği görüyorum ak
Türkeli'nin geleceği parlak

Bağımsızlık
Bir türkü olur dolanır
Türkün dudaklarında
Ekitler yeşerir yeniden
Türkeli topraklarında

Daha durmaz bu yürüyüş
Devirir gider çağları
Dağlar koynunda saklar
Yıldızlar yolunu çizer
Bir bağımsızlık türküsü
Bir anda Türkeli'ni gezer
Al bayrak dalganır
Bağımsızlık burçlarında

Yarın Türkeli'min her burcunda
Bayrağım dalgalanır al-al
Bir adım bağımsızlık
bir adım Mustafa kemal

1998
Nihat Yücel


arwen 16 Şubat 2007 01:01

Düş

Seni,
Yine şarkılarda dinliyorum,
… ve sen, biliyorum
Notalarda yaşıyorsun.
Nağmeler gecenin saçlarına takılınca,
Notalardan düşüyorsun,
Bir türküden çok uzun bir hava oluyorsun.
Ellerin yokluğa uzanınca,
Doluyor üzüntünün sararmışlığıyla.
Özlemlerine uzanan kollarında,
Duygularımın seline kapılıyorsun.
Ne ben gidebiliyorum,
Ne de sen gidebiliyorsun.
Seni kovmak istiyorum dünyamdan,
Beni de sürüklüyorsun.
Atılmak istiyorum,
Yokluğa akan ırmak sularına.
Atılıyorum da;
Ama
Hâlâ koynumda sanıyorum seni,
Sarılıyorum... Sarılıyorum...
Birden uyanıp bakıyorum,
Yastıklar ezilmiş kollarımın arasında.


halid ertuğrul


Misafir 16 Şubat 2007 01:03

Piyonlar
Hey!
Bu oyunda şah yapan
Şımarma!
Bu değil her şey!
Sonra sana
Gururun olur kapan.

Hey!
Bu oyunda mat olan
Somurtup kararma!
Verme hüzne pey!
Nedir bu keder?
Ayaktasın hâlâ.
Alnın açıksa,
Bu sana yeter.
Etme kendini heder!

Hey!
Siz piyonlar
Unutmayın!
Dünya yaşlandı epey.
Kimlerle doldu reyonlar.
Yaraları kanatmayın.

Nihayet sürülür bir kuytuya
Yenilmez şampiyonlar.
Şah da yapsanız,
Mat da olsanız;
Konur aynı kutuya
Bütün piyonlar.


Necmi Ünsal


arwen 16 Şubat 2007 01:11

Silinir renkler ve şehir
Ben kapatınca gözlerimi
Oysa ben seni bekliyorum
Gözümü kırpmadan
Ahşap bir pencere gibi

Rüzgarla savrulur
Sarı ışıklarında
Sokak lambasının
Yağmur tanecikleri

……………..

İnat etme
Ay ışığı
Gir içeri


kalender sever


arwen 16 Şubat 2007 01:27

Yoksunum.
Ne işim var avutacak,
Ne gücüm, boşluğa rağmen tutunacak.

Her seferinde aynı şey,
Bir iç sıkıntısı ardısıra gelen yoksunluk.
Sığındığım çarelerim, artık yok.
Boş, izbe, karanlık bir mahzen hissizliğinde içim.
Geçti umut etmek mevsimi,
Sildiler gözlerimden sevdiklerimi.
Yazamadan kalbime adlarını.

Her aradığımda,
Uçurumun kıyısında beklerken buluyorum,
Giderek azalan ruhumu...
Her sabah öncekinden karanlık doğuyor.
Güne uyanmaya korkar oluyorum.

His kırıntıları arasında,
Okumaya çalışıyorum, son gayretimle
Şifreli anlamlarını kalbimin
Ve seçiyorum, acısını yoksunluğunun,
Tek çarem olan, aradığım o hayalin.



çağrı göcek


Misafir 16 Şubat 2007 02:14

Güzeldiniz

bir zamanlar sizi de sevmiştik hatırlar mısınız
güzelsiniz demiştik gerçekten güzeldiniz
her gece ayla beraber çıkardınız gökyüzüne
gün olur güneşler doğardı aydınlığınızdan
gözlerinizin şavkı vururdu duvarlara
gün olur dağ rüzgarıyla gelirdiniz
insanı büyüleyen bir havanız vardı
güzelsiniz demiştik gerçekten güzeldiniz

tutunca avuçlarımızda eriyecek sanırdık ellerinizi
öyle beyazdılar, inceydiler, anlatılmaz
ya dudaklarınız o yaban eriği kokulu
insanı deli divane eden dudaklarınız
hiç öpmemiştik ama bilirdik tadını öpmüşçesine
zekiydiniz aklımızdan geçenleri bilirdiniz
bir tanrı yüreğiyle severdik sizi
güzelsiniz demiştik gerçekten güzeldiniz

nereye gitsek sizi bulurduk karşımızda
yürüsek gölgemizdiniz uyusak düşümüzdünüz
kır çiçekleri açardı bastığınız yerde
iyot kokuları gelirdi uzak denizlerden
gözlerinize gemilerin bir gelir biri giderdi
yosun yeşili elbiseler giyerdiniz
bilseniz nasıl da yaraşırdı size
güzelsiniz demiştik gerçekten güzeldiniz

şimdi ne desek faydasız yoksunuz
bir karanlıktır bıraktığınız arkanızda
yüzünüzü görmek mümkün değil artık
kulaklarımızda yalnız aksi kaldı gülüşlerinizin
hani yokluğunuz bu kadar uzun sürmeyecekti
hani giderken yine gelirim demiştiniz
vefasızlık bile yakıştı size
güzelsiniz demiştik gerçekten güzeldiniz

ümit yaşar oğuzcan



Saat: 21:58

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık