MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -1- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/333-siir-nehri-1-arsiv.html)

Mystic@L 18 Kasım 2006 23:33

ASIL EKSIKLIK
Asil eksiklik, eksik oldugumuzu dusunmekti.
Asil eksiklik, careyi baskasinda aramakti.
Hayatin matematigi farkli; iki yarimi toplayinca bir etmiyor.
Insan tek basina mutsuzsa baska biriyle de mutlu olamiyor.
Once yalnizdik. 9 ay boyunca karanlik bir yerde disari cikmayi
bekledik ve dunyaya aglayarak geldik.
Pisman gibiydik. Ya da mecburen gelmis gibi.
Biraz buyudukten sonra, kendimizi bildigimiz anda,
icimizi kemiren, kalbimizi kurcalayan o tuhaf duyguyu hissettik:
Bir yerde bir eksik var.
Korktuk.
"Bunun sebebi ne?"
diye sorduk kendimize.
Cevabi yapistirdik :
"Demek ki sahip olmadigimiz bir seyler var.
O yuzden eksiklik hissediyoruz."
Peki, neye sahip olmamiz gerekiyor?
Cocukken, "yasimiz kucuk"
diye dusunduk her istedigimizi yapamiyoruz.
Kurallar, yasaklar var.
Buyuyunce her sey yoluna girecek.
Buyudukce bir sey degismedi.
Yine huzursuzduk.
Icimizden bir ses ayni sozcukleri
fisildiyordu:
"Bir eksik var."
Kafamiz karisti.
Nasil kurtulacagiz bu igrenc duygudan? Nasil gecenek bu?
Aklimiza yeni cevaplar geldi:
Okulu bitirince gececek.
Ise girince gececek.
Para kazaninca gececek.
Tatile gidince gececek.
Okulu bitirdik.
Diploma aldik.
Ise girdik.
Kartvizit aldik. Calistik.
Para kazandik.
Tasindik.
Araba aldik.
Calistik.
Eve yeni esyalar aldik.
Tatile gittik.
Dans ettik.
Terfi ettik.
Kartviziti degistirdik.
Daha cok calistik.
Daha cok para kazandik.
Calistik.
Calistik .
Gecmedi.
Bir yerde bir eksik var" hissi, hala orada duruyordu.
Bu sefer de "Sevgilimiz olunca gececek" dedik.
"Yalnizligimiz sona erince bu illetten kurtulacagiz."
Beklemeye basladik.
Derken, biri cikti karsimiza
asIk olduk.
Ve aninda baska biri olduk.
Daha guclu, daha guzel, daha akilli biri.
Hesap cuzdanlari, kartvizitler,
hatta ilaclar bile boyle hissetmemizi saglamamisti.
Sevgilimizin gozlerinde,
daha once bize verilmemis kadar buyuk
sevgi ve hayranlik gorduk.
Sevgilimizin gozlerinde Tanri' yi gorduk.
Isigi gorduk.
"Tunelin ucundaki isIk bu olmali" diye dusunduk
"kurtulduk."
Sonra bir gun, daha dun bize deli gibi asIk olan insan
cekip gidiverdi.
Ya da artik eskisi gibi sevmedigini soyledi.
Ya da baska birine asIk oldugunu soyledi .
Ya da daha kotusu ,
baska birine asIk oldu ama soylemedi.
Telefonu acmamasindan,
elimizi tutmamasindan , sevismemesine
bahane bulmak zorunda kalmamak icin
biz uyuduktan sonra yataga gelmesinden anladik ,
bir terslik oldugunu.....
Belki de sevmekten vazgecen veya terk eden sevgilimiz degildi,
bizdik.
Fark etmez. Sonucta ask bitti.
Simdi her yer bombos. Simdi tekrar yalniziz.
Basladigimiz yere donduk.
Yillarca ugrastik, eksigin ne oldugunu bulamadik.
Halbuki her seyi denedik, her yere baktik. oyle mi?
Bakmadigimiz bir yer kaldi.
Icimize bakmadik.
EksIk parcayi disarida aradik ama icimizde sakli olabilecegini
akil etmedik.
Birilerini sevdik, birileri bizi sevsin diye ugrastik
ama kendimizi sevmedik.
Sasiracak bir sey yok, tabi ki sevmedik.
Kendimizi sevsek bu kadar kosturur muyduk?
Canimiz yanmasin diye duvarlarin ardina
saklanir miydik?
Kendimizi bos sanip doldurmaya ugrasir miydik?
Terk edilmekten korkar miydik?
Asil eksiklik, eksik oldugumuzu
dusunmekti.
Asil eksiklik, careyi baskasinda aramakti .
Hayatin matematigi farkli;
iki yarimi toplayinca bir etmiyor.
Insan tek basina mutsuzsa
baska biriyle de mutlu
olamiyor .
"Herkes beni sevsin" diye ugrasinca
kimse gercekten sevmiyor,
herkes sevgisine sart koyuyor,
sinir koyuyor.
Oysa "kendime duydugum sevgi bana yeter"
diye dusununce ,
kendimizi oldugumuz gibi kabullenince
yarim tamamlaniyor.
Her sey bir oluyor.
Iste o zaman perde aralaniyor .
Aci diniyor.
Iste o zaman baska 'bir'iyle
bir araya gelerek,
hesabin kitabin,
korkunun kayginin hukum surdugu
sahte bir sevgi yerine,
gercek bir sevgi yaratilabiliyor.
CAN DUNDAR



arwen 19 Kasım 2006 00:01

İstemiyorum artık yokuşlarda
Yormak kendimi...
Ne varsa içinde; bırak da git
Bir kaç gün de olsa sevindik
Biliyoruz nasıl olsa sonu var da
Dillendirmek istemedik...
Sen bende kal, ben de sende
Bir kez olsun görebilsen de
Gömeceğim kalbime sevincimi
Bırak da git...
Elinde kalanlara baktığında
Gözyaşın sel olup aktığında
Bir rüzgar ol da
Gülüver yüzüme
O derin bakışınla...
Bir gün gelirse eğer
Kalbinin mutluluğu bulacağı yerde
Aşk bir gülse; koklamaya değer de
Unut da git...beni bıraktığın yerde
Belki bulursun bir başka seherde...
Veremedim sana
Aradığın güzel anları
Bırak da git...güzel kalbi göğsündeki
Bir gün gelir de bana
Sorarsın yerdeki ve gökteki
Yıldızların üstündeki
Parlak ve de ürkek beyazı
Elimdeki name dolu sazı
Ya da gözümdeki sade nazı...
Bırak da git...içinde ne varsa
Bu gönül bir gün ararsa
Kapa yüzüne kapıları
Dilindeki tüm şarkıları
Söyle karşındaki hayale...
Sende değil, sıra bendeydi sadece
Bu kez saklamalıydı her gün ve gece
Yüzümdeki geç kalmış gülümsemeyle
Göğsümdeki açılmamış yarayı...
Ben arar ve de görürüm seni
Yeni doğmuş bebelerin yüzünde
Yaşanacaksa eğer bu hüzün de
Beklemem seni istemem gelmeni...
Bırak da git...bana elinde kalanları
Az da olsa yaşadık o güzel anları
Bir an olsa da gördüğüm
O derin bakışlardı gülüm...
Onu da bırak içimde kalsın
Sen hayalimde yaşa
Ben de yaşatayım seni
Çektiğim her nefeste
Seni koyduğum kristal kafeste.
Bırak da git...elinde ne varsa...


Misafir 19 Kasım 2006 00:23

Bu Akşam, Bırak Islak Kalsın Gökyüzü

dalgalar vuruyor ruhuma
sesleriyle köpük köpük
batmayan güneşinde gözlerim
ve seninleyim şu akşamın meçhûlünde
' resina '

zodyaklar geçiyor
düşler görüntülü şu yalnızlığımdan
rûhum ve kalbim
hayâlin ve ben
meta-sen bir âleme
bir girip bir çıkmaktayım doğrusu
ve med-cezir yorgunluğunda
küçük küçük taşlar gibiyim
bir hayâlin kumsalında

kayalara sarılmış
yosun kokuyor mahcup kıyılar
sarıl sen de çiçek kokunla sımsıkı
şebnemler tutunsun dudaklarına

bir garip baksın
bu deniz
şu sahil
bitmesin evrende zaman
bambaşka görünsün her şey
ve her şey ikimize bu akşam

duyuyorum, duyuramıyorum
gizli gizli yükseliyor bir ses
sensiz seni dinledim demsizliğimde

döndükçe döndürür bir gizem
bakışlarından renk alır da
mağrur her akşama vurur ayrı bir desen
bırakmaz ebrulî tutkular peşimi
gözlerim ise ilk bakışta gözlerini
şu akşam üstü size başka türlü ne desem

kırmızı güllerde görünsün
size olan düşkünlüğüm
bak! gönderdim... işte bir gül
kokla ki öpsün dudaklarını benim için

sen resina sen...
uğrunda uçtuğum özgürlüğüm
ben ki; bunun için
süzülen kuşlar gibiyim zamanın rüzgârında

şaşırırım bazen ne yapacağımı
döndürsem yüzümü tersine
yıllardır ayaklarımı sürdüğüm dağlar
gelir ansızın gözlerimin önüne
-gecedir vakit-
kuşlar uçup gitmiştir kim bilir nerelere!
ve sessizce düşer yapraklar
-hep sessiz düşer ya-
patikalardan akar mum boyu
içimli bir pınar
meçhûle yürüyen iki ayak
basar ölüm-kalım üstüne
ve ben hasret sarmaşıkları dikerim
kayaların çatlak yüzüne ' resina '

ah divâneyim
muamma çirkin olsa da
sanmam yaşabilmek mi
sen, hayâllerim ve sevgin olmasa

kaçamıyorum senden
ne de akşamdan
tanrı aşkına niçin
gitmiyorsun karşımdan

iki okyanus görünür gözlerinde
ne bileyim, bir damlasıyım
belki de birinin içinde
kendini bende görsen sende hâyal gibi
ben miyim 'resina' derdin
sen bile kendine

aldırma gidişime buradayım
ruhum, sen ve düşlerim
eski bir geminin güvertesinde şimdi
dalgalar vuruyor köpük köpük
bir beste yapılıyor dümen suyunda
yağmur yağıyor dinle
dinle şarkımızın muhteşem büyüsü
ıslanan gönlümüz, söylesin dalgaları son sözü

bırak meçhûle düşsün şu akşam
bırak ki ıslak kalsın akşam gökyüzü


arwen 19 Kasım 2006 00:34

Hatırlar mısın elagözlü çocuk,
Bir zamanlar sana deliler gibi aşık
Deli bir kız vardı
Gözlerine büyülenmişti o sadece
Sonrada delice sevmişti seni

Sevgisi sabitti değişmezdi, değişemezdi
Sevgim gururumu yener derdi
Evet hala seviyor deliler gibi
Ama gururu sevgisinden üstte geldi

Sıra sende artık ela gözlü çocuk
Şimdi sen sev onu deliler gibi
Sevgin gururundan üstün gelsin
Onca zamandır ona çektirdiğin gibi
Şimdi sıra sende.


Misafir 19 Kasım 2006 00:59

yalnızlık ve kırıntılarım



susmasıdır en ağır çığlığı yokluğun
ve boşluk...tuğlası kırık sağır duvar
bir omuzluk ömrü yaslansan yas tutmaz
yaşlansan buğulanır ne yok ne de var

gittin ya
ayazı ıslıkladı sütten kesilmemiş bahar

şiir şarkı şimdi acının heybesinde
ve biz... yatsıyı beklemeden bozulmuş yemin
sabahına çıksa bir düş ne ala
uçurumdur sonu
nokta ile başlayan cümlenin

gittin ya
gülüşü ertelendi kaldırımı kayıp gölgenin

mavi uykuda ay firari
ve gece...
boğazında düğümlü ölesi gelmiş nefesin


arwen 19 Kasım 2006 01:20

Hayatıma girdiğin ilk günden beri
Sevgin unutturdu,bütün dertleri
Tutunacak bir dal arar gibiydim
Çekip de gitmenin sırası mıydı

Sesine varlığına tam alışmışken
Hasreti koymanın sırasımıydı
Seni yanımda bile özlüyorken
Çekip de gitmenin sırası mıydı

Çünkü sen vardın alışmıştım sana
Tatlı gülüşüne,candan dostluğuna
Şimdi hiçbirşey zevk vermiyor bana
Çekip de gitmenin sırası mıydı


Misafir 19 Kasım 2006 01:33

gözlerimle kurşuna dizebilmek için seni..
sonbir hoşçakal ıssızlığını yaşayabilmek için..
geldim belkide kapına..
korkma sakın..
içeri girecek değilim..
sadece kapına asılı kalsın istedim..
dualarım , gözlerim , düşlerim ve tüm umutlarım..
şimdi çok uzaklardasın..
yaşıyorsun kendi şehrinde..
surlarında boşuna bekleme geceni..
yine bir pazar sabahı şehrine geleceğim sevgilim..
gözlerimle kurşuna dizebilmek için seni..
bir pazar sabahı sevgilim..
ansızın , habersizce..
ve hiçbir şeyin hesabında olmaksızın..
çıkıp geleceğim şehrine..
gözlerimi bırakacağım gözlerine..
ve birkaç kurşunu..
yığılıp kalabilmek için ellerine..


arwen 19 Kasım 2006 01:43

Her gece oturup on bininci kez
düşüncesizliğimi düşündüysem eğer;
Sırf sen üzülme diye.

Her sabah kalkıp ilk iş olarak
geleceğimizi kurduysam eğer;
Sırf sen düşünme diye.

Her gün, her an içtiğim sigarayı
sonuna kadar bitirdiysem eğer;
Sırf bu sevgim bitmesin diye.

Ve her boş vaktimde kalemi elime alıp
bu temiz sayfaların ırzına geçtiysem eğer;
Sırf seni sevdim diye.




Misafir 19 Kasım 2006 01:52

Üşüyor musun kalbim?
Üşüyorsan yakayım ciğerlerimi.
Meğer , ayrılıklara doğmuşuz biz.
Günahlarla dokunmuş ölümüne sevgimiz.
Yine terkedildik baharlar gelmeden..
Yine bize ağıtlar kaldı terkedilenden.
Hadi gidelim yaban ellere..
Yalanın olmadığı,
Çiceklerin hiç solmadığı,
Yetim çocukların düşlerine gidelim.

Sürgüle, kırılmış kapılarımızı,
Yak, çileye yoğrulmuş anılarımızı..
Hadi gidelim artık güneş doğmadan.
Sahillerimize ateşler uğramadan.
Gidelim kalbim, uçsuz bucaksız ummanlara.

Üşüyor musun ayrılıklarda kalbim ?
Üşüyorsan yakayım umutlarımı.
Meğer, acının toprağında filizlenmişsiz.
Batan dikenleri gül diye severken,
Sevda hiç bitmeyecek zannetmişsiz.
Yanıldık be yüreğim,
Dağ gibi yüreğimizle yıkıldık be yaralı kalbim.
Hadi hazanlar vurmadan gözlerimize.
Bir daha çıkmamak üzere
Zifiri karanlıklara girelim.

Biz kır çiçeklere alışkınız.
Kirpiklerimize ateş düşmeden,
Bu can hasretlikte közlenmeden,
Bir daha dönmemek üzere
Karlı yamaçlara, küskün baharlara gidelim..


arwen 19 Kasım 2006 02:04

Biliyor musun sevgilim
Ben sırf senin için yaşadım
Sırf senin için ağladım
Mutlu olasın diye usanmadan gülümsedim
Su kalbimi sana sakladım.

Ama değerini bilmedin
Parçaladın ruhumu
Sunu bilesin sevgilim
Ben sensiz
Seni düşünerek
Senin için öldüm.



Saat: 15:37

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık