MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

arwen 16 Şubat 2007 02:18

Nedir bu duygular,ne yapsam bilemiyorum.
Gönlüm sevmek istiyor,sevemiyorum.
Kalbim o kadar kırılmış ki,bir çok yerinden,
Bütünleyip kimselere veremiyorum.

Tutmak istiyorum ellerini birinin.
Seven gözlerine bakmak sevgilinin,
Ama kirpiklerim de yaşlar,
Kimi sevmeliyim bilemiyorum...

Benimde heyecanlarım olmalı,
Ömür geçerken severek yaşamalı.
Ama gönlüm bir tuhaf,bilemiyorum
Sevmek istiyorum da sevemiyorum...


cansın erol


Misafir 16 Şubat 2007 02:22

Elimde Kalan

kaçan bir balıktı hep
sana yazmak istediğim şiir
elimde kalan bir avuç puldu
deniz kokulu

yanan bir ormanın
kalan yanıydı yüreğim

yangın çıkaran kasırganın
ıslık sesiydi
dilimdeki türküler

ve
ne zaman sussam
hep seni konuşurum
A.N.N


arwen 16 Şubat 2007 02:29

Olduğum yerdeyım yıne,
Tarıhler farklı
Zamansızlığımızla,bakışmalar

Bıze aıt ne vardı kı kaydebılen..

Bu neyın yası neyın özlemı
Tum huzun saatlerıme küskünüm

Bugünüm benı çağırıyor
Ben geçmişimle sevişirken..


suzan batmankaya


BARIŞ 16 Şubat 2007 02:45

YAĞMUR KAÇAĞI
Elimden tut yoksa düşeceğim
Yoksa bir bir yıldızlar düşecek
Eğer şairsen beni tanırsın
Yağmurdan korktuğumu bilirsin
Gözlerin aklıma gelirse...
Elimden tut yoksa düşeceğim
Yağmur götürecek yoksa beni

Geceleri bir çırpıntı duyarsan
Telaş telaş yağmurdan kaçıyorum
Sarayburnundan geçiyorum
Akşamsa,eylülse,ıslanmamışsam...
Beni görsen belki tanıyamazsın
İçlenir gizli gizli ağlarsın
Eğer ben yalnızsam,yanılmışsam...
Elimden tut yoksa düşeceğim
Yağmur götürecek yoksa beni...
Atilla İlhan


arwen 16 Şubat 2007 02:52

Yakamoz olur, ruhumun denizinde
Gözlerimdeki ay ışığı pırıltısı
Meltem ıslığı, soluğum
Uykuda şimdi, gün ışığı
Nasılsa gönlüm
Lacivert gecesinde
Çıkar keyfini, salın denizimde
Uslu, uslu
Mavi, mavi coşmadan
Çalkalanmadan, çıldırmadan
Sığınırım, önce sana
Ey hüzün!


nursevim aksoy


BARIŞ 16 Şubat 2007 02:59

Aç Gözlerini

En sevdigin elbiseni giydim
Bu gece kokunu sürdüm
Solgun yüzünü oksadim
Sessizce saçlarindan öptüm
Yazdigin mektuplari okudum
Kana kana su içer gibi
Plaklarini çaldim ah!
En çok o sarkida özledim seni.

Issizlik kapiyi çaldi, açmaya korktum
gece yarisi
Sehir uykuya daldi, baktim disariya
katran karasi
Rüzgar telasla kokunu getirdi bana
aldim koynuma
Buseni hafizamdan koparip
ilistirdim dudaklarima
Üsüdüm karanlikta
Tenine dokundum hissetsin diye
Aç gözlerini

Erguvanlarina su verdim
Içerken benimle konustular
Yastigini oksadim, kokladim
Anilar uçustular
Solugun saçlarimi yaladi sanki yine
bir meltem gibi
Teninin kokusu karisti kokuma
Yakistilar

Boguldum karanlikta
Yani basimdasin benden çok
uzaklarda
Ellerimi tut dokun bana
Aç gözlerini.

Attim kendimi caddelere
Yesil ceketin sardi beni
Yürüdüm üstüne karanligin korkusuz
Tuttum ellerini.


Can Dündar


arwen 16 Şubat 2007 03:02

Bu bahar bana benziyor sonbahar.
Gönlüm gibi yanan kuru toprakları,
Islatacak yağmurlar.
Güllerin zamanı geçti,yaz da bitti.
Solgun güneşe inat,
Yine de açar kasımpatılar.

Nerede kaldı ogünler sıcacık,
Ümit kuşlarıda göçe başladı,yazık
Yine de düşünceye kadar ilk kar,
Yaprağından ayrılsa da dallar,
Hüzünlü de olsa mevsim,
Bu da bahar,olsada sonbahar.....



cansın erol


BARIŞ 16 Şubat 2007 03:09

Bahar
Sen ki en cilvelisisin mevsimlerin,
Afrodizyakların en etkilisi, sevdanın suç ortağısın.
Yapma bunu bana!..
Bahar, yalvarırım çek git isine!..
Salma üstüme çiçeklerini, aklimi çelme!..
Her sabah çimenlerin çiyden ürpererek uyanıyor bahçemde;
Sonra güneşle oynaşıp tütsülenmiş gibi buğulanıyor..
Ne zaman sokağa çıksam badem ağaçları salkım saçak çiçek...
Kavaklar kıpır kıpır, islik ıslığa meltem...
Kırda dayanılmaz bir kekik kokusu, toprakta türlü çeşit börtüböcek...
Yapma bunu bana bahar, Böyle üstüme gelme!.
Zaten damarlarıma zor zaptediyorum kanımı...
Çoktan cemreler düşmüş beynime, yüreğime...
Kalbimin buzları erimiş.
Göğüs kafesimde ne idüğü belirsiz bir kıpırtıyla geziyorum nicedir..
Bir de sen çıldırtma beni...
Krizdeyim ben...
Tembelliğin sırası değil, uyamam sana...
Al git serçelerini sabahlarımdan, çağlalarına, kokularına hakim ol.
Meltemlerine söyle, deli gibi islik çalıp sokağa çağırmasınlar beni..
Bulutların üşüşmesin başıma...
Girme kanıma benim... yoldan çıkarma!..
Sen ki en cilvelisisin mevsimlerin, afrodizyakların en etkilisi,
Sevdanın suç ortağısın.
Kıyma bana!..
Biliyorum çünkü, yine kandırıp yeşillendireceksin aşka;
Gövdemi azdırıp sonra birden çekip gideceksin.
Tam kanım kaynamışken sana, toplayıp allarını morlarını,
Beni bir kuraklığın ortasında terk edeceksin...
O iple çektiğim ışığın, dayanılmaz olacak o zaman...
Ne o delişmen sabahlar kalacak,
Ne günaha çağıran çapkın eteklerin uçuştuğu günbatımları...
Tembel kuşların şakımaktan bitap, ebruli çiçeklerin kokmaktan...
Buselerin nemi kuruyacak çöl rüzgarlarında...
Yeşerttiğin çiçekler yürekler solacak; damar damar çatlayacak ruhumuz..
Hayat, bir ezik otlar diyarına dönüşecek yeniden... yüreğim viraneye...
Her bahar sarhoşluğu gibi, geçecek bu sonuncusu da...
Ebedi bahar, bir başka bahara kalacak. İyisi mi, hiç azdırma ruhumu bahar...
İş açma başıma...
Git isine! Yoldan çıkarma beni!..

Can Dündar


tikkymelike 16 Şubat 2007 03:10

DOSTUM

Dostum;
Eğer bir gün ağlamaklı olursan,
Beni ara
Seni güldüreceğime söz veremem,
Fakat seninle ağlayabilirim...

Eğer bir gün uzaklara kaçmak istersen,
Beni aramaktan korkma...
Seni durduramayacağıma söz veremem,
Fakat seninle kaçabilirim...

Eğer bir gün kimseyle konuşmak istemezsen,
Beni ara...
Sessiz olacağıma söz veririm,
Fakat bir gün ararsan ve cevap bulamazsan
hemen beni görmeye gel,
Belki sana ihtiyacım vardır...

Anonim


Mystic@L 16 Şubat 2007 03:15

Benim de bir zamanlar sevdiğim vardı
Beyaz dantel yakalı liseli bir kız.
Bağlarda, bahçelerde, yaylalarda yeşeren
Al karanfiller gibiydi aşkımız...

Gülünce içimde rengârenk güzel,
Güller açılırdı iri.
Hani bilirsiniz ya yıldızsız siyah
Geceler gibiydi gözleri.

Bir mermer çeşmeden akan su gibi,
Geçip gidiyordu günlerimiz.
Biz bize yaşıyorduk kendi kaderimizi
Bütün yaratıklardan habersiz.
Ve yuvada bekleşen sabırsız, küçük
Serçeler gibiydik ikimiz.

Gözleri konuşurdu susunca, mahzun:
'Seni seviyorum' derdi.
Sevdadan, gurbetten, hasretten yana
Sıcak türküler söylerdi...

Üstelik bir ceylan gibi sebepsiz
Ürkek halleri vardı.
Ayrılık deyince oturup sessiz
Çocuklar gibi ağlardı.

Bilmiyorum şimdi kaç yıl, kaç mevsim
İçli mektuplar yazdık.
Bazen yan yana yürür, beraber otururduk
Ama konuşamazdık.

Ben görmedim şimdi öyle diyorlar
Büyümüş artık liseli kız, gelin olmuş...
Unuttum her şeyi diyormuş
Ve her gece rüyâsını nur topu kadar güzel
Sarışın çocukları süslüyormuş.

Görsem çocuklarını şimdi diyorum
Bakamam yüzlerine çaresiz
Bana bakar çocuklar sessiz.
Çocukları gözlerinden tanırım
Biliyorum, hiç birşey bilmezler ama
Bakamam, utanırım

Yavuz Bülent Bakiler



Saat: 01:55

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık