MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

TiglonBoYs 3 Temmuz 2008 19:53

ışık süzmesi gibiydin,
öylesine aynı,öylesine keskindi bakışların.
Her yağmurdan sonra kaybolan renklerin vardı.
Sen yanlızlığımdın,
Çare aradığımdın
adandığımdın.
Çilek tadında zehir gibiydin,
yaşamam tadında gizliydi.
Seni anlamam çözümsüz denklemler kurmaktı.
Hep aynı dönemece çıktığım yoldun sen.
Karaya çalardın,
gölgeliydi yüzün.
Ansızın üşüten rüzgarımdın.
Tütün kadar griydi sesin,
her içime çekişim ruhumu temizlerdi.
Kıyıya vurulmuş deniz gibi imkansızımdın.
Tenine hasret mahkum gibi,
affına muhtacım.


DERYA KARAKOYUNLU


FOREWER ROCK 3 Temmuz 2008 20:05

ÇAĞRIŞIMLAR

Çok küçük bir yalanı
Çok büyük bir orantıda
Dinlediniz mi..

Çok büyük bir yalanı
Çok yalın bir doğrultuda
Söylediniz mi..

Gecikmiş bir gizlemi,
Birikmiş bir özlemi
Sakladınız mı..

Gelmeyecek bir gideni,
Olmayacak bir nedeni
Beklediniz mi..

Bir gerçeği erken,
Bir açlığı tokken
Anladınız mı..

Hep mi hep ölecekmiş gibi,
Hiç mi hiç ölmeyecekmiş gibi
Yaşadınız mı..

Yalanı sürmeye sürmeye,
Yanlışı görmeye görmeye
Saklandınız mı..

Doğruluğun yönünde,
Doğruların önünde
Aklandınız mı..

Ortamsız bir yaşamda,
Yaşamsız bir ortamda
Harcandınız mı..

ÖZDEMİR ASAF


ahmed 3 Temmuz 2008 20:18

Şimdi gidiyorsun

Git
Oysa senden tek bir damla istemiştim
Sana kocaman bir deniz sunmak için
Şimdi gidiyorsun
Git

Ne zaman başladı bu hikaye
Anımsamak zor
Gençtim
Hazırda fırtınalarım vardı dört nala sevdalarım
Komazdı öyle üç-beş nöbetleri
Geceler içimi acıtmazdı böyle

Bir insan bu kadar eksilebilir mi

Hatırlarsan sesine uyku kaçmış bir adam vardı
Bu şehrin biryerlerinde
Düşler ormanının gece bekçisi derdin sen ona
Gözlerinde gizledi o seni sen bilmedin
O adam bendim unuttun mu
Bak sevdiğin adam gülmeyi bile unuttu
Seni unutamadı

İşin kolayına kaçmadım
Uğruna ölmedim yani
Uğruna ölünecek sandığım biri için yaşadım hep
Sen bunu da bilmedin
Ben bir bakışına bin anlam yükledim
Sen aşka kestirmeden gittin
Bir hayatın özetini bırakıp avuçlarıma
Şimdi gidiyorsun
Git
Bana karanlığın ne demek olduğunu öğretmeden
Bütün ışıklarımı söndürüyorsun

Bu cehennem cinayetlerini işliyorsun
Sonra bunlara intihar süsü veriyorsun
Yazıklar olsun yazıklar olsun
Susuyorsun susuyorum susayacaklarım bitmiyor
Hani sen sevdiğini
Yarı yolda bırakacak kadar yüreksiz değildin
Düşmemeyi öğretecektin nerdesin nerdesin

Uzun lafın kısası yoktur
Anlatacağım çok şey var
Hoyrat bir rüzgar gibi geldin
Aklımı hayatımı dağıttın
Şimdi gidiyorsun
Git

Daha ayrılığa bile çarpmadan
Aşk bize döndü
Bir yılan gibi soktun koynuma kimsesiz geceleri
Artık ölüm sana dokunamamaktan kötü değil
Ama sana dokunmak da yasak bana
Göz çukurlarımdaki karanlık bunu anlatır
Sen var ya sen
Allah kahretsin

Yani şimdi
Gözleri sana benzeyen bir kızım olmayacak mı
Yani şimdi başkaları mı sevecek seni
Ben saçlarını okşadığım zaman
Ellerin öksüz kalırdı
Şimdi gidiyorsun git


Kahraman Tazeoğlu


FOREWER ROCK 3 Temmuz 2008 20:31

Giden Sevgilinin Ardından
Nasıl maviydi o gün
gökyüzü.
Nasıl masmaviydi o gün deniz.
Nasıl pırıl pırıldı
o gün bütün dünya.
Bu gün kapkara o gökyüzü.
Bu gün simsiyah o deniz.
Ve artık,
parlamıyor benim için
ne bu dünya ne bu deniz...
Bülent Akkurt


TiglonBoYs 3 Temmuz 2008 21:19

önemlisin
özelsin
canımsın
ağlama bebeğim
seni düşündükçe
yalnız seni istiyorum
çünkü
seni seviyorum


Hasan Hüseyin Anmak


ahmed 3 Temmuz 2008 21:55

Sahipsiz Kelimeler

Gözlerin
Düşlediğim kelimeleri öldürüyor
Deliyim herhalde
Şurada seninle sohbet ederken
Ki kaçışan kelimeler
Bu alfabeden oluşuyor
Bilinmezki aşkın dili ama
Belki bendeki yürek
O alfabeden yoksun yaşıyor.

Tanrım
Yıllardır sakladığım kelimeler
Birer birer kendini asıyor.


Ergin Kaya


Misafir 3 Temmuz 2008 22:27

Gözlerin var ya o güzel gözlerin,
beni benden aldı.
Beni tekrar hayata bağladı,
Gözlerin var ya o ilk bakisin,
bende kalışın, hani gözlerinle beni sevdiğini anlatışın, hep aklımda kaldı.
Gözlerine baktığımda, bir an dünyadan uzaklaştım
O an tek sana baktım, o kadar güzeldi ki o kadar masumdu ki gözlerin.
Farz et senin gözlerin bir şelale gibi, durmadan akarsu,
ben ise o şelalenin içinde kendimi bırakıp dalgalanıyorum.
Farz et gece olduğunda o yıldızların arasında ışıldayan tek yıldızım senin gözlerin.
Seni sevmek: benim boynumun borcu, sana değer vermek:Yüreğimin korkusu
Sana alıştım ve bağlandım derken: O GOZLERIN KAYBOLDU....



Rüya Deniz


ahmed 4 Temmuz 2008 09:40

Kal Desem de Gideceksin

Uzun bir ayrılık zamanı geldi
Sen kafana koymşsun, gideceksin
Sızlayan kalbim şimdiden delirdi
Faydası yok, kal desem de gideceksin

Bu ayrılık bize acı verecek
Biz ağlarken kötü yüzler gülecek
Hasret ateşini hissedeceksin
Faydası yok, kal desem de gideceksin

Belki beni benden daha çok sevdin
Benden uzakta fark edeceksin
Ayrılık çok zormuş göreceksin
Faydası yok, kal desem de gideceksin


Hüseyin Gümüş


Misafir 4 Temmuz 2008 10:24

Damla damla akıyorsun gözlerimden

Düşünüyorum seni,

Günde 25 saat haftada 8 gün

Ve bir gün yine başladı ve küstüm kendimle

Günlerdir bekliyorum,

Gelsen de bizi barıştırsan

Ve akşam oldu hala yazıyorum..

suyun damla damla akışı gibi,

1961 ortasındaki Küba sabahı gibi

huzur veriyorsun ama;

Bir yandan da;

Çürütüyorsun

Suyun ahşabı çürüttüğü gibi…

Nasıl anlatsam;

Bir yarayı kaşımak gibi

Acıyor ama bir tadı da var..

Sanki aşk gibi..

Yok değil..




Salih Akkaş


TiglonBoYs 4 Temmuz 2008 10:30

gidiyorum

yüreğime sevdaları yükledim
kalbime sadece seni
gezeceğim tüm evreni
üzülme gelirim birgün geri
gidiyorum ey sevgili

her martı uçuşunda
her yağmur yağışında
kalbinin her atışında
beni hatırla unutma
ama şimdi gidiyorum

bir bahar sabahı dönerim
elimde kardelenler
yüreğimde sevgin
kalbimde
sen

bekle beni sevgili
şimdilik gidiyorum ben
ebediyen sen&ben


Mehmet Aydın


Misafir 4 Temmuz 2008 10:33

Sevgim cam donatı bilezik,
Ellerinde okşarken kırma, beni…

Sesini uçurum kıyılarında ,
Tane , tane toplamıştım
Acılara tutma beni…


Sümer toprakları kadar uçsuz bucaksız,
Kibele kadar doğurgan,
Maykoski kadar dingin,
Nazım kadar evrensel olabilirsin.
Çıkmaz yokuşlara koşma beni…


Marifet yaşamak diyor Bedri Rahmi ustam,
Ben diyorum ;
Kertenkele inadı ve aşkıyla sarılarak sarmaşığa,
İdamlık bir düşün mahkumunun,
Her geçen güne inat,
Elinde kalın kalın felsefe kitaplarıyla,
Ölümle alay eden bakışıyla yaşamak…



Dinamitlenmiş taş ocağı yüreğim…
Yırtılmış dünya atlası,
Afrika ve Asya’sı parçalanan …
Kainatı yutsam yetinmem,
Ateşlerin ortasına atma beni…



Mehmet Yücel Kaya


Misafir 4 Temmuz 2008 10:39

Herkesin mutlu olmak için baska bir yolu varmis,
Kendi yolumu cizdigimde anladim..
Bir tek yasanarak ogrenilirmis hayat, okuyarak,dinleyerek degil..
Bildiklerini bana neden anlatmadigini anladim..
Yureginde ask olmadan gecen her gun kayipmis,
Ask pesinden neden yalinayak kostugunu anladim..
Aci doruga ulastiginda gozyasi gelmezmis gözlerden,
Neden hiç aglamadigini anladim..
Aglayani guldurebilmek,aglayanla aglamaktan daha degerliymis,
Gözyasimi kahkahaya cevirdiginde anladim..
Bir insani herhangi biri kirabilir,ama bir tek en çok sevdigi, acitabilirmis,
Çok acittiginda anladim..
Fakat,hak edermis sevilen onun icin dokulen her damla gözyasini,
Gozyaslariyla birlikte sevincler terk ettiginde anladim..
Yalan söylememek degil, gerçegi gizlememekmis marifet,
Yüregini elime koydugunda anladim..
''Sana ihtiyacim var, gel! '' diyebilmekmis güçlü olmak,
Sana ''git'' dedigimde anladim..
Biri sana ''git'' dediginde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmis sevmek,
Git dediklerinde gittigimde anladim..
Sana sevgim simarik bir çocukmus,her düstügünde ziril ziril aglayan,
Büyüyüp bana simsiki sarildiginda anladim..
Ozür dilemek degil, ''affet beni'' diye haykirmak istemekmis pisman
olmak, Gerçekten pisman oldugumda anladim..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymis
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmis,
Yuregimde sevgi buldugumda anladim..
Olurcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermis bir gün affedilmeyi,
Beni af etmeni olurcesine istedigimde anladim..
Sevgi emekmis,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür birakacak kadar sevmekmis...


CAN YUCEL


ahmed 4 Temmuz 2008 16:03

Kabusum Oldun

Bu can sana çok fena vurulmuş,
Aşkından deli divane olmuş.
Bunu henüz yeni anladım.
Çünkü bu kez sana çok farklı baktım.
Rüyalarımda bile sen varsın,
Düşlerimde de.
Seni karşımda görünce,
Elim, ayağım birbirine dolaştı.
Meğerki sevdan, çok kötü çarpmıştı,
Hepsi bu yüzdenmiş anlatım bunu.
Solmuş bir çiçek gibi sarardı benzim.
Dayanamadı ağladı, gözlerim.
Seni görünce rüyalarımda,
Uykudan uyandım biranda.
Artık sen vardın, kabusumda da.

Fatih Mertaslan


Misafir 4 Temmuz 2008 16:23

Eybenim canımdan cok sevdiğim vefasız yarim.
Sen benim meleyimdin meyer zaliminde zalimi imişsin.
Busana son yalvarışım unutma .
Budünyada senden başka kız yok sanma.
Sen olmazsan başka biri olur mutlaka.
Ne benim nede başkasının duygularıyla oynama birdaha.

Birgün gelirsen mezarımın başına.
İyi bak birşeyler yazılı soluk taşında.
Kara toprakoldu doymadan diye aşkına.
Birgün gelir senin mezarında kazılır yanı başıma.
sakın unutma.....!!!!



Nihat Kaya


ahmed 4 Temmuz 2008 16:29

Sevgi Yaşanır

Ne garip,
Ben sevgiden söz ediyorum.
Sen paradan.
Ben "seviyorum" diyorum.
Sen "param yok" diyorsun.
Ben seni istiyorum
Sen dünyayı……

Ne garip,
"Anlat bana sevgiyi" diyorsun.
Nasıl anlatayım?
Sevgi anlatılır mı ki?
Yaşanır! Sevgi yaşanır.
Kelimeler bilmez sevgiyi
Saçlarında dolaşan parmaklarım bilir,
Dudaklarında solan dudaklarım bilir.
Gözlerimin ucunda damladır sevgi
Sadece yaşanır, anlatılmaz ki.
Para,pul,servetin ne faydası var?
Parayla sevgi alınamaz ki.

Ne garip,
"Sevgiyi anlat bana" diyorsun.
Bunca zaman anlamadıysan……
Ne anlatayım ben sana?

Uzat ellerini tutmak istiyorsan
Karlı tepelere uzan.
Gökteki yıldızlara uzan.
Kanat çırp sevdalı kuşlara yetiş
Arı ol, kelebek ol, çiçeklerle seviş.
Fırtına ol, kasırga ol
Azgın dalgalarla boğuş.
Karanlık gece ol sonsuzluğa
Ecelle gökyüzünde buluş.
Daha ne anlatayım sana canım.
Daha ne anlatayım?
Sevgi anlatılmaz ki.
Yaşanır! Sadece yaşanır.
Yaşanan her yerde sevgi dolaşır.

Şerife Çınar


Misafir 4 Temmuz 2008 16:31

Madem ki sen yoksun yanımda
Madem ki senden başkasına varmıyor ellerim
Madem ki sensiz çarpmıyor kalbim
Yaşamak haram bana

Şu öksüz yüreğimin sahibi sen
Şu yaralı kalbimin ilacı sen
Şu sevgimin sahibi sen
Sen yoksan yaşamak haram bana

Sensiz bir günüm geçiyor
Kelimelere sensiz başlayıp
Sensiz bitiriyorsam
Sensiz nefes alıyorsam
Dudaklarımda senin ismin yoksa
İşte o zaman o hayat haramdır bana



Ufuk Özgenç


FOREWER ROCK 4 Temmuz 2008 22:36

Sonlar Değilmiydi Bizi Bitiren

Sonlar değilmiydi bizi bitiren
Ben herşeyden vazgeçtim birtanem
Artık sadece susuyorum.
Şair demiş;gitmek kolay..

Ben başka biriydim aslında.
Zaten kendimi hep rezil etmedimmi?
Oynadım kumarların en büyüğünü.
Ve sonlar değilmiydi bizi bitiren

Mahçup tavırlarım sevmeye engeldi beklkide.
Biz diyemiyorum artık.
Kelimeler anlamsız.Susuşlar anlamsız.Bakışlar anlamsız.
Benden sana bir elveda şimdi kadehlerde.
Sonlar değilmiydi bizi bitiren..

Engellerimdin sen benim hayata itirazım.
Bugün yaralıyım ben söyle nerdesin
Sorsam söylermisin baksam kaçarmısın
Ben yine içiyorum delicesine..
Duy birtanem ne olur duy
seni çok çok seviyorum..

Yüreğim sus kesildi
Yaşamak nedir? yaşamak.Sadece nefes almakmı.
Yokluğunun acısını çekemiyorum.
Sık kafama tek kurşunla öldür beni
Vur hadi vur.Bırakma yaralı
Ve sonlar değilmiydi bizi bitiren.



Ahmet Yücel


TiglonBoYs 5 Temmuz 2008 10:03

Hüznü bahçeyi dolduruyor

Sırıkla düşürülen incir
Isırılıp atılan bir elma

Uçar gelir göğün mavisi
On beşine giren ay’ı
Bulutlar güz akşamları
Takar koluna giderdi

Sanat bahçesine gelişi
Utangaç çocuk gibi
Mor gülüşü, leylim bakışı

Büyütürken kucaklaya kucaklaya
Kopardılar meyvelerini
Gülüşünü devşirmeli şairler
Dolaşıp bin bir çiçeği

Dağ yeliyle soğumuş
Buğulu testinin suyunu
Döke saça içmesi bir hoyratın
Gibi imgeler uyandırıyor
O üzgün, o kırılmış hali
Koklanmadan atılan
Solgun bir gül dalı

Laf atsa bir delikanlı
Ah nasıl da sevinir
Görenler var diye hala
Kadınca güzelliğini

Güz aylarına benziyor dalgınlığı
Uçup gitmiş rengi
Dökülmüş gül kokuları

Musa Öz


arwen 6 Temmuz 2008 02:28

İçimde gizlenen mısralar var

Sökülecekler biran, biliyorum

Hüzün kokan rüzgar,konser verecek

Ruhum ikiye ayrılacak biliyorum



İçimde kuruyan ırmaklar var

Ağladığımda kanacaklar biliyorum

Ve susayan gözyaşlarım yerine

Yağmur yıkayacak sen kokan caddeyi

Bedenim dökülecek biliyorum



İçimde bir kardelen var

Üzerimde buzdan bir örtü

Son gülüşe hazırmıyım?

Kazanmaya yorgunluğumu bilirim

Birde kaybetmeye alıştığımı

Arayış ve bekleyiş nereye kadar

-kadarlarıda çıkardım

Ölüm diye içtiğim sevdamsın artık…

ayşirin arife yıldırım



arwen 6 Temmuz 2008 02:50

Yansın

Söylenmemiş sözlerdeyim yâr
Yokluğundur bahtiyâr kılan beni


Sövgülerin zapt ettiği bir kalpten ne beklenirse, daha çoğunu bekleme benden.
Yağmalanmış sevgilerden arta kalanlardan çoğunu getiremem.
Kutbu esrik cümlelerden ve edilgen çatılı fiillerden gelir vefa,
Dört harfin sarıp sarmaladığı hırsızlardan koruyana kadar sen.


Kucak dolusu sevgilerle gelsen de şaşırmam
Yokluğuma çeksen de aşkın milini
Gökkuşağından devrilse ümitlerin önce
Yağmurlar mı tesellidir artık?
Kucak dolusu acıyla gelsen de şaşırmam
Kapı açık
Kovmadım misafirimi hiç
Evimi zapt edip, çalana kadar benliğimi.


... Söylenmemiş sözlerde kurulmuş tahtım yâr, ömrünce susmaya yeter mi sevgin? Sükûtun elleri kızıl ve saçları örtülmüş sımsıkı. Gecesinde vurulacaktır şiirleri, mısraları. Kovuğuna çekilmiş sövgüler o an uğuldar kulağında. O an yırtılır sana giden yollar.

Yürünmeyen yollar ve söylenmemiş sözler kalır yalnız
Ömrünce yokluğuna, yeter mi sevgin?...



Efsun Hayal


TiglonBoYs 6 Temmuz 2008 14:25

Göz Denizi


O gözlerin beni yakıyor ikiye ayırıyor
Sanki bir parçamı alıp denize atıyor
Tanrım niye gözler bu kadar etkiliyor
Gözlerin denizindeyim çıkamıyorum
Kayboluyorum içinde tutunacak yare arıyorum
Ulaşmak ne zormuş bu derinliğe
Feryat etmek geliyor içimden zamana

Sevgiyi buldum göz denizinde
Yakaladım ışığı öldürdü beni
Tanrım dayanamıyorum ben bu güzelliğe
Sanki içinde boğuluyor acılara gömülüyorum

Gömün gözler beni derinlere
Çıkarmayın ne olur ordan
İçinde kaybolayım yıkanayım
İçimdeki sevgi yağmurunu görün dostlar

Sevgim içimde büyüyor
Sığmıyor hiçbir yere
Frenle kalp sevgiyi
Korna çal karşıdan
Gözler şahit olsun aşkımıza
Ölelim bu aşk denizinde
Yeniden yarat gözler ışığında.


Gülçin Şahin


arwen 6 Temmuz 2008 18:45

benim payıma düşen ayrılıkmı bu sevdadan
seni seviyorum sözlerin yalanmıydı yalan
şimdi bana senden hatıra kalan
kalbimi kanatan bir sürü yalan

allah affetsede ben affetmeyeceğim
senin gibi zalimi nasıl sevdim bilmem
öleceğim hey dostlar kederimden
şimdi bana senden hatıra kalan
kalbimi kanatan bir sürü yalan

görmüşler seni başkalarının kollarında
ağlıyormuşsun beni soruyormuşsun
ne oldu kandıramadınmı elleride benim gibi
dönme sakın bitmedi içimdeki isyan
şimdi bana senden hatıra kalan
kalbimi kanatan bir sürü yalan


uğur demir


arwen 7 Temmuz 2008 01:08

Islak Ve Gizli Bir Kurşun
Yıldızlarla konuşurum

Susmuşum Meryem gibi”
Zemheriydi;
Mahrem bahçelerde büyüyen tek lalemi boynundan koparıp gitmişti…
Ardından yetim bıraktığı kalbimin güvercinlerini, ağlatarak, inleterek…
Ben yağmurlardan kaçırmıştım gözlerimi… Kırık aynalarımdan seyrettim göğü günlerce… Kalbimin her köşesini dikenli ellerimle sıvadım yokluğunla…
Ve asumandan nüzul olanın aşkına ben sana yalan söylemedim…
Hayatın giyotinine gidip gidip gelmekten usanan kalbimde bu aşka mühür vuracak takat yok…
Sükûtumsa üzerimde gezinen nazlı cümlelerin hatırı için.
Öfkem kudurgan bir dalga gibi çarpıp duruyor dudaklarıma…
Artık küskünüm yosun kokulu gözlerin renginde gecelere…
Düşmesinler ömrüme haşiye,
ben üstü başı imbat içinde kalmış
acıdan öte bir şey murad etmedim…
Mendilleri sallamıştım ardından umutsuzlukların… Yazgımı örtmüştüm efdal olan bir kelamla.
Bir bir kefenleyip gömmüştüm ağrıyan yerlerimin hatıralarını… Bir tek gizlediğim faydasızlıklar kalmıştı geriye… Onları da en derinde saklamıştım… Bir daha çıkmamacasına.
Sonra bir sabah ayazında çığ gibi haberler ulaştı suskunluk diyarından.
Haberi ihtilal sarsıntılarıyla sarstı benliğimi…
Berrak sularım yine boz bulanık aktı…
Ben hep ziyan
Ben hep isyan
Oysa ne de çok alışmıştım şitaya ererken artık yalnız kalmaya.
Ne çok sevmiştim hayalinle konuşmayı…
Serçe kuşların dilini öğrenmiştim sen yokken.
Sana onlarla haber yollardım da sen bir haberi çok görürdün bana.
Ben yine de mutluydum…
Ne güzeldi o anlar
—ki ben umutsuzdum
Bunca helezonlar ortasında bu rücu niye?
Dilinde anlamını bilmediğim bir heyula!
Aklında yine firar yine firar…
Senden bana kana batık güller hediye
Sonsuza kadar yut kelimeleri… Konuşma.
Konuşursan kaypaklığına dudak bükecek melekler…
Ellerin titremeyecek biliyorum.
Biliyorum hiç üşenmeyeceksin kalbime hançeri basarken.
Oysa hoyrat ellerim var demiştim sana.
Varsın saçlarında ağyar elleri gezinsin
Varsın gözünde iplik iplik olsun yağmurlar
Varsın sen her geceni tutuştur benden aldığın korla
Varsın sen de ağlama anlayamadan bir an umutsuzluğumu…
Varsın sen de fütursuzca sal kalbime mermilerini
Ben alıngan namluları okşarım yokluğunda
Bir kurşuna yoldaş olur belki seni bulurum.
MUSTAFA MERİÇ


Misafir 7 Temmuz 2008 14:18

Bir mavi denizdeyiz şimdi seninle
ak bir martı gibi umut ve sevinç yüklü gemimiz
mutluluk rüzgarları vuruyor yelkenlerimize
pupa yelken yol alıyoruz sabaha
güneşli günlere çıkıyoruz mavi gecelere

seninle
güzelliklerin el değmemiş ormanlarındayız
düşlenmemiş renklerin çılgınlığı var bakışlarımızda
kulaklarımıza binlerce kuş sesi dökülüyor
şiir cıvıltıları üşüşüyor saçlarımıza
sevgi çelenkleri örüyor zaman içimizdeki ışıltılardan

şiirlerle beslenerek,
bir çiçek büyüyor tüm zamanların özlem bahçelerinden
bütün küskün çocuklardan bir çocuk gülümsüyor geleceğe
sevinçler bizim artık
mutluluklar bizim
aşkı içiyoruz su gibi yudum yudum
hava gibi nefes nefes
sevdamızı tüm sevgilerin üstüne koyup
yelin suyla öpüştüğü kıyılara mavi gözyaşları bırakıyoruz

kaldırıp duvağını gökyüzünün
öpüyoruz tüm beyaz bulutları alnından
dudakların dolunay oluyor, gözlerin yıldız
uçuk bir mavide dansediyoruz sevgiyle sırılsıklam

seninle sokaklar dolusu mutluluk
çiçekler dolusu sevgi ekiyoruz güzelliğin doruklarına
kanatlanmış atlar geçiyor rüyalarımızdan
kardan çiçekler
maviler boyu martılar uçuruyoruz gökyüzüne

bir adem hava faslındayız şimdi seninle
yeni bir rüya görüyoruz
yeni bir bahar yeşeriyor tenlerimizde
Yaşanmamış bir masalı yaşıyoruz şarkıların tılsımında
bir yanı Mecnun masalımızın bir yanı Leyla
bir yanı Yusuf bir yanı Züleyha
güneşi, mehtabı, yıldızları içiyoruz tüm pınarlardan

dudakların kalplere sığındığı bir adada
binbir arzuyla köpürüp kabarıyor sular
şiir’in yedirenk kumları vuruyor kıyılarımıza
rüyada olsa güzeldir bir şiiri yaşamak kelebek kanatlarında

bütün ihanetlerden arı, bütün çirkinliklerden uzak
mavilere tırmanmak ince alımlı ayaklarıyla aşkın



Nuri Can


TiglonBoYs 7 Temmuz 2008 16:54

O gözlerin beni yakıyor ikiye ayırıyor
Sanki bir parçamı alıp denize atıyor
Tanrım niye gözler bu kadar etkiliyor
Gözlerin denizindeyim çıkamıyorum
Kayboluyorum içinde tutunacak yare arıyorum
Ulaşmak ne zormuş bu derinliğe
Feryat etmek geliyor içimden zamana

Sevgiyi buldum göz denizinde
Yakaladım ışığı öldürdü beni
Tanrım dayanamıyorum ben bu güzelliğe
Sanki içinde boğuluyor acılara gömülüyorum

Gömün gözler beni derinlere
Çıkarmayın ne olur ordan
İçinde kaybolayım yıkanayım
İçimdeki sevgi yağmurunu görün dostlar

Sevgim içimde büyüyor
Sığmıyor hiçbir yere
Frenle kalp sevgiyi
Korna çal karşıdan
Gözler şahit olsun aşkımıza
Ölelim bu aşk denizinde
Yeniden yarat gözler ışığında.


Gülçin Şahin


ahmed 8 Temmuz 2008 09:12

Sadece Sevdim


Bildiğim her şeyi bir yana atıp,
Bütün yaşadıklarımdan hiç ders almadan sevdim seni.
Sadece sevdim..
Sonra yeni şeylerle birlikte öğrendim seni.
Sen en yenisi oldun öğrendiklerimin.
En iyisiydin sevdiklerimin.
Senden sonra bütün öğrendiklerimi sevdim;
Gerçeklerin acı olduğunu öğrendim,
Gerçekleri sevdim,
Hasreti, sensizliği, gece çöken hüznü
Öğrendim ve yine sevdim.
Ben,
Sadece sevdim..


İlker Çalışkan


Misafir 8 Temmuz 2008 10:25

Ben ölmek için doğmadım,
Her gece yürüyüşümde
Bir yıldız kayar gökten,
Ama hiç dilek tutmadım,
Kehribar tesbih misal hep yıldızlar saydım
Yalnızlıktan kaçıp ayın mehtabında dolaştım,
Kendimi gizledim vefasız aynalarda
Kamufle olup sessizliğe kaçtım,
Ben kaçtım
Ben gizlendim
Ben sustum..

Ben ayrı dünya çocuğu,
Her gece ayın doğuşunda
Sancısını çekerim yalnızlığın,
Sonra firari fikirle yıldızlar sayarım..
Kaçarım esaretine düşmekten yalnızlığın
Gök kubbesi altında gizlenirim karanlığın
Yürürüm gecenin kucağına susarım,
Benim adıma doğan
Her gündüz için
Her güneş için,
To be or not be
Önemli değil,
Her ne kadar asil bir eylem olmasa da
Ben kaçarım
Ben gizlenirim
Ben susarım..

Ben ölmek için doğmadım,
Her gece yürüyüşümde
Bir yıldız kayar gökten,
Ama hiç dilek tutmadım
Kehribar tesbih misal hep yıldızlar saydım,
Ben kaçtım
Ben gizlendim
Ben sustum..

Ben ölmek için doğmadım
Ben ebedi yaşamak için öleceğim…



Zafer Şık


sekerciamca 9 Temmuz 2008 01:27

savrulur denizlere bir yığın yaprak
senin saçların ibi sarı ve parlak
örter mavisini engin denizlerin
uykuya dalarcasına mahmur kirpiklerin
Ramazan Adil Uysal


ahmed 9 Temmuz 2008 09:06

Sana Aşık Olmak

İçimden kopup gelen bir korkuydu sana aşık olmak.
Dalgalarına kapılıp sürüklenmek bir sal gibi ufka doğru.
Bu yüzden gecelere gizlerdim gözlerinin eşsiz ışıltısını.
Geceleri dizelere gizlerdim sonra.
Saçlarından yola çıkardım sessizce.
Uzun ve yorucu bir yolculuk olurdu parmaklarıma.
Yumuşak dokunuşlarda alevlenirdi dudakların.
Dudakların İzmir
Dudakların İstanbul
Dudakların içimi ısıtan bir masaldı annemden dinlediğim.
Bütün bir gün seni seyredebilirdim.
Gözlerin gözlerimde yankılanırdı.
Gözlerim sessiz çığlıklarla gözbebeklerine koşardı.
Kaybolurdum.
Her defasında çekip çıkarırdın beni
acının derinleştirdiği dipsiz kuyulardan.
Beni "SENİNleştirirdin".
Dudakların ateş,dudakların volkan gibi yakardı.
Ruhum yükselmek isterken ölüme,
her defasında beni çeker alırdın.
Dudakların alırdı beni,gözlerin alırdı.
Benliğim olurdun.
Yüreğim olurdun.
Gökyüzünden bir parçaydın sen.
En güzel maviden kesip almıştım seni.
O günden beri sonsuzmuş gibi meydan okuyup her kıyamete,
dilek yerine seni tutmuştum yıldız geçişlerinde.
Her seni dilediğimde daha çok senin olmuştum.
Uzaklardan,nehirlerden bir şarkı mırıldanıyor yalnızlık...
Soğuk gecelerden biri
Soğuk ve sensizlik dolu
Saçların,ellerin yok yanımda
Sensiz ölüm gibiyim...
Gözlerinin dokunduğu her yer acıyor bebeğim.
Biliyorsun sensin silemediğim aklımın en uzak köşelerinden.
Sen gittin ve mutluluk ta kalktı tedavülden.
İçimde öldüğün günden beri
Geceler uzun
Geceler, sonsuz düşler
Ayrılan ve bir daha hiç birleşmeyen eller
Bir gece "küçük bir hikayeyle biten"
Ölümsüz sandığımız sevişmeler
Gecelerden biri
Bir son daha istiyor Tanrılar uzaklardan
bir son daha
Kurban aranıyor sonsuzluğa...
Gökyüzünden bir yıldız kayıyor
Dere kıyısındaki taşlar parıldıyor
Ve her gece bir yıldız
Bir ayrılık
Bir yıldız
Bir ayrılık
Kaçamadım sensizliğimden, bu son dansın olsun bensiz...
Ve
Bu son şiirim olsun sensiz...

Cengizhan Ferhat Çolak


Misafir 9 Temmuz 2008 10:17

Öylesine önemli bir sırsın ki,
yalnızca gölgemin bildiği.
Öylesine derinlerdesin ki,
Yalnızca gönlümün yetişebildiği.
Öylesine önemli bir bilmecesin ki,
adını bile anmadığım.
Öylesine özelsin ki,
Yalnızca rüyalarımda sakladığım.
Öylesine masumsun ki,
dokunmaya kıyamadığım.
Öylesine bir yarsın ki,
Sarılırken bile hasretimdin.

Tüm bu düşündüklerim için
hasret kaldığım gözlerinden öperek
Senden özür diliyorum, beni affet.



Hakan İnan


trepesus 9 Temmuz 2008 11:20

GERÇEK ZAMAN
 
parmak uçlarımdan binlerce yıldız düşürmek istedim
karanlığına çocuk düşlerimin..

sihri elimde bir aynanın kuğusuydum o zaman
yoktu orda çirkin kardeş..
düşüncelerimi kanatmayan o güzel tebessümlerin
dingin akan nehirlerinde yüzerken
tülü dalgalandıran meltemde yakalıyordum kelebekleri
hiç incitmeden...

bulutları tanrı bir evrende o beyaz köpüklerle söyleşiyordum
‘ay’ı ak sakallı dede sanıyordum
torununu kucaklayan..
güneş acuze dediğim bir sevgiliydi
sıcaklığının keyfinden belki.. bir türlü cayılamayan..

kuşların kanatları vardı gökkuşağı
ve istediğim zaman uçuyordum göğün mavisinde en sevdiğim renkte..
soluklanıp konduğumda bir dalın yeşil sarıyordu her yanımı
yaprak titriyordu yüreğimde.

sulara sakladığım çığlıklarımı duymuyordu karınca
emeğini taşıyormuş meğer bir tutam ekmekte... bilmiyordum
japon balığının kulağı ne güne duruyordu
dönüp onunla söyleşiyordum..
güzel bir oyundu oynadığım
pembe mi pembe bir düşün içinde

ne zaman uyandım... gün ağarmamış mıydı yoksa
seni gördüm..sonra beni.. sonra bizi
herşey gerçek denilen yalanla silinmişti
şaşırdım yanıldım üzüldüm desem biter mi bu şiir
dönmek istiyorum başa
düşmeli parmak uçlarımdan binlerce yıldız
belki de hiç uyumadığımız o gerçek zamana..

Ayfer Artuç
10 Haziran 2008 İstanbul./ Suadiye


FOREWER ROCK 9 Temmuz 2008 14:51

UNUTULMAYANLAR

Biliyorum, unutamayacaksın!
Ağır ağır geçecek mevsimler,
Bir bir ağaracak saçının telleri
Solacak albümde eski resimler.

Beni hatırladıkça için ürperecek,
Boşanan gözyaşlarını tutamıyacaksın.
Boşuna zorlama kendini, sevdiğim;
Biliyorum, unutamayacaksın.

Ve biliyorsun, ben de unutamayacağım,
Eskimeyecek içimde sana ait ne varsa
Şöhretmiş, servetmiş herşey geçiyor, inan
Dostluklar ve sevgiler kalıyor, kalırsa.

Sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın,
Şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak
Biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan
İşte öyle imkansız birşey seni unutmak.

Zannetme ki herşey bitti sevdiğim;
Birgün yeşerecek şu sararmış yapraklar.
Ve bundan sonra kim severse dünyada;
Seni ve beni hatırlayacaklar

ümit yaşar oğuzcan


arwen 9 Temmuz 2008 23:53

Vazgeç gönlüm vazgeç,sen bu sevdadan,
Son pişmanlık fayda vermez sonradan.
Baksana saçına,düşmüş beyazlar,
Belirmiş alnında,kırışıklıklar.

Kaç bozgun yaşadın,sevda yolunda,
Gelmedi mi aklın,başına hala.
Davul bile dengi,dengine çalar,
İflah etmez bu aşk seni yaralar.

Dönülmez akşamlar,artık yakında,
Yolun sonu görünüyor,ufukta.
Yaşlı kalbin dayanmaz heyecana,
Aşk denilen o güçlü kasırgaya

kemal tekir


ahmed 10 Temmuz 2008 09:57

Sana Bakmak


Herşey yapılabilir
Bir beyaz kağıtla
Uçak örneğin, uçurtma mesela.
Altına konulabilir
Bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
Sallanan bir masanın.
Veya şiir yazılabilir
Süresi ötekilerden kısa
Bir ömür üzerine..

Bir beyaz kağıda
Herşey yazılabilir,
Senin dışında..
Güzelliğine benzetme bulmak zor,
Sen iyisimi sana benzemeye çalışan
Herşeyden:
Bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor.
Belki tabiattadır çaresi
Senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin..
Ve benim
Bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim..
Anlarım bitkiden filan
Ama anlatamam
Toprağın güneşle konuşmasını
Sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla

Sen bana ışık ver yeter
Bende filiz çok..
Köklerim içimde gizlidir
Gelen giden, açan soran, bere budak yok
Bir şiir istersin
"içinde benzetmeler" olan
Kusura bakma sevgilim
Heybemde sana benzeyecek kadar
Güzel birşey yok

Uzun bir yoldan gelen
Tedariksiz, katıksız bir yolcuyum
Yaralı yarasız sevdalardan geçtim
Koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
Herşeyi anlattım..
Olan olmayan, acıtan sancıtan..
Bilsem ki sana varmak içindi
Bütün mola sancıları
Bütün stabilize arkadaşlıklar
Daha hızlı koşardım
Severadım gelirdim
Gözlerinin mercan maviliğine..

Sana bakmak
Suya bakmaktır..
Sana bakmak
Bir mucizeyi anlamaktır..

Sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
Aşk sorgusunda şahanem
Yalnız kelepçeler sanıktır
Ne yazsam olmuyor
Çünkü bilenler hatırlar..
Hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
Bahçıvan değil tüccarlardır
Sen öyle göz,
Sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
Sen teninde cennet kayganlığı iken,
Sana şiir yazmak ahmaklıktır..

Bir tek söz kalır
Dişlerimin arasından
Ben sana gülüm derim
Gülün ömrü uzamaya başlar

Verdiğim bütün sözler
Sende kalsın isterim
Ben sana gülüm derim
Gül sana benzediği için ölümsüz..
Yazdığım bütün şiirler
Sana başlayan bir kitap için önsöz

Sana bakmak
Bir beyaz kağıda bakmaktır.
Her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır..
gördüğün suretten utanmak..
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır..
sana bakmak
Allah’a inanmaktır.



Yılmaz Erdoğan


Misafir 10 Temmuz 2008 10:00

Yaşaması zor bu kaderi
Anlatması herşeyden daha zor
Hani olurya nedensiz gözyaşları boğar seni
Hani bazen kalabalık içinde yalnızsındır
İçindeki yangını söndüremezsin hani
Hiçbirşey tad vermez olur şu hayatta
Dünya bir yana sen bir yana
İçinden geçirirsin herşeyi bir bir
Düşünmek istemezsin kaçarken aslında
Bırakmaz peşini duyguların
Yeni bir aşkı kamçılar kalbin
Kaçarsın yakalanama kadar ya
Sonunda teslimiyet v
ardır nasılsa...
Ne fayda...


Aysun Çarkacı


firstlady 10 Temmuz 2008 17:13

Her Günkü Şarkım

Her gün ekmeğimi bölüşürsün
Yalnızlığımın sofrasında,
Yorganım altında üşürsün
Her güz ve bahar arasında.

Bağlayansın her göz yaramı,
Gülmek görevin ben gülünce;
Yağmur senin gibi ağlar mı
Gözlerimden yaş dökülünce?

Her düşüncemin ıstıraplı
Serüveni, hayırlı rüyam.
Sen ey, günahlı ve sevaplı,
Allahlı ve şeytanlı dünyam!

Her günkü şarkısı dudağın,
Havayı dolduran kokusu
Yağmura kavuşmuş toprağın;
Yediğim ekmek, içtiğim su


Ahmet Muhip Dıranas


TiglonBoYs 11 Temmuz 2008 09:47

Bakınca o kıza
Topukları dolaşıyor
Belleri, kolları
Karışıyor birbirine

İnce kız delişmen
Bir de işveleri
O can içi sızı
Yürüdükçe tozuyor saçları
Döndürüyor başımı
Ergenlik kokuları

Kız bu koku çirkin ya
Kız bu koku güzel

Bakınca o kıza
Gülüşleri dolaşıyor
Sokaklar esriyor her çıkışında
Dokununca koluna
Kanatıyor göğü hırsından
Limon dikenleri

Saçlarını
Yosun uçlarından devşirmiş
Göğüslerini
Ekşi alıçtan

Bakınca o kıza
Bakışları dolaşıyor

Musa Öz


nünü 11 Temmuz 2008 11:29

Şairsin Saçlarımda


Hangi avucuna sığdırayım şimdi bu kuşu
Seni hangi sözcükle özetleyeyim
Kimin türküsünü dinlesem senin melodik sesin
Sesini hiçbir dize anlatamıyor kahretsin

Gözlerin hiçbir ayak izi barındırmamış bir dağda
Esmer açan bir çiçek
Koklanmaz, koparılmaz, dokunulmaz…

Bak yine kalemimin ayağına dolaştı harfler
Bak yine parmak uçlarında bir güvercin yine esmer
Benim saçlarım saman kâğıdı
Ve sen yine şairsin saçlarımın her telinde kaleminle

B. Toprak


ahmed 12 Temmuz 2008 10:26

Acaba

Ben limanları sevdim
Tayfunlardan,fırtınalardan
Azgın dalgalardan sonra
Ben güneşi sevdim
Karanlıktan,
Yağmurdan,kardan
Çamurdan sonra
Olmasaydı fırtınalar
Kar,yağmur,tufan
Olmasaydı karanlık
Sevebilir miydim?
Görmeseydim seni
Sana bağlanır mıydım?

Burhan Küçük


ahmed 14 Temmuz 2008 10:02

Saat Kaç

Elin elime değdiğinde
Yıldırımlar çakardı
Aklım tümden dururdu
Yüreğim alev alev
Yangın yeri olurdu
Gözlerimin yeşili
Kül olur uçuşurdu
Kaybolurdun içinde
Elini elimden çektiğinde
Duran aklımı
Kurmaya çalışırdım
Saat kaç da durmuştu
Hiç hatırlamazdım

Burhan Küçük


Misafir 15 Temmuz 2008 11:55

Bir gün ve bir ruhtu benim kaderim
Bir günde değişmeliydi dünyam
Ve her şey her güzellik bir güne sığmalıydı
Bir gün olmalıydı ömrüm
Bir ruh dokunmalıydı dünyama
Ve bir ruhu ben bir günümle süslemeliydim
Bir gün ve bir ruhtu benim kaderim
Ve ben
Bir günlük bir kadere
Bir ömürlük bir rüya yüklemeliydim
Ve ölmeliydim...




Bircan Aykurt


arwen 16 Temmuz 2008 00:33

seni yazmak
gökyüzünün zifiri karanlığında
yıldızların şafkıması gibi
gözümü aydınlatıyor
seni yazmak
için
kağıt bulamamak
zihnimden akanları yazmaya
son gelişinmiş ıssız dünyama
ellerim saçlarından akarken
yıldız gibi
son gelişinmiş kalbimin odasını
terk etmezden
son gelişinmiş samanyolunda
parlaması gibi
son gelişinmiş bin yıl olmuşcasına
sensiz son geliş olmayarak
son gelişinmiş bilemedim
yağmayan bulutlara yazılmalı
sessiz ve sensiz geceleri
yağmur yüreklim diyen ozadan
ağlayan bağlamanın
son dokunuşuydu ellerim tezeneye
son gelişinmiş türküler öksüz kalmasın diye
unutulmayan sözlerin
geceyi sabaha katışıymış
son gelişinmiş elimde elinin teri
tuzu kaldı kalbimi dalayan
son gelişinmiş haberim yok
sevmelerin son gelişi de varmış
yaşamın öğrettiği
seni yazmak
seni yaşamak kadar zormuş
ciğer dağlanır can kanatır
göz yaşlarını paylaşamazsın
yüreğine akıtırsın
seni yazmak
buyüzden zor
seni yaşamak
buyüzden mükemmel
seni yazmak
esmeyen rüzgara dil dökmektir
sözcükler öyle ağırki
düşüyor yüreğime bir yük
son gelişinmiş dönmemek üzere
seni yazmak düştü andan sonraya
ilkyazdan sonbahara
içimizi titreten zemheriden yaza
yüreğimi dalayan kor ateşin
seni yazmak son gelişinmiş
yazın ortasında anıların ırgatlığına
orak sallarken benliğim yığın
son gelişinmiş notaların öksüz kalışı gibi
yarım bir türkü söylemek neyse
seni sensiz yaşamakta o
seni yazmak ya da
yazamamak kalmayan sayflara

cevat üstün



arwen 16 Temmuz 2008 02:27

SENSİZ YAŞAMAK.

Yaşanacak ne kaldı?
Sen yoksan yanımda sevgili.
Gençliğim desem.
Rüzgar gibi geldi geçti.
Olgunluk yaşım otuzbeşti.
Saçlara ak düştü,yüz kırıştı.
Sevdamı aşk mı?
O; acılardan sarmaşıktı.
Canıma yapıştı.

ah sevgili benim gözümle.
bir kendine baksaydın.
Gönül sarayımdaki güldün.
Babilin asma bahçelerinde bile olmayan.

Bir bilsen seni nasıl sevdim.
Yakut sendin sarraf bendim.
Seni yüreğimde desen,desen.
Aşkla,sevgiyle işledim.

Sen benim mümtaz eserim.
Gecelerimde hülyam serim’din.
dünyamın son harikasıydın.
Ah benim gözümle kendine bir baksaydın.

Şimdi sen söyle
Sen yoksan sevgili
yaşanacak ne kaldı?


şefik aydemir



TiglonBoYs 16 Temmuz 2008 09:41

DUY BENİ VE GEL...

Nasıl seslenirim sana gel diye,
Nasıl derim sana gelmişken kal gitme diye,
Hem gidermiki sesim bunca yolu aşıp oralara,
Birden için burkulur, kulağın çınlarmı,
Anlarmısınki o zaman benim seni andığımı
Peki, kalkarda gelirmisin onca yaşanmışlıktan sonra.
Gözyaşımı silermisin ve benim le kalırmısın
En önemlisi severmisin

AHMET AKYOL


Misafir 16 Temmuz 2008 11:33

Ne zaman gelir bilmem
Gönlümdeki baharım.
Ne zaman çırpınarak,
Uçacak gönül kuşum.
Kururken bir kardelen,
Açmayı beklemeden,
Kendisine kıyana,
O eğilmez başını,
Bir kızağın ardırdan
Ne zaman kaldıracak?
Yalan mı rüyalarım,
Düş mü görüyor rüyam?
Yoksa bu yalan dünya
Rüyamın rüyası mı?
Titretiyorsa beni,
Rüyamdaki sevgili,
O zaman nasıl yalan
Oluyor rüyalarım?





Özgür Altun


ahmed 16 Temmuz 2008 23:48

Sahipsiz Kelimeler

Gözlerin
Düşlediğim kelimeleri öldürüyor
Deliyim herhalde
Şurada seninle sohbet ederken
Ki kaçışan kelimeler
Bu alfabeden oluşuyor
Bilinmezki aşkın dili ama
Belki bendeki yürek
O alfabeden yoksun yaşıyor.

Tanrım
Yıllardır sakladığım kelimeler
Birer birer kendini asıyor.


Ergin Kaya


arwen 17 Temmuz 2008 01:04

Sevdim seni be güzelim
İçinde yalanı olmayan
Tertemiz duygularla sevdim
Gönül kapımı açtım sana
Sonuna dek
İstedim ki yalnızca seni seveyim
İstedim ki yalnızca beni sevesin
Bir dünya yarattım kendime
İçinde yalnızca sen ve ben
İstedim ki
Bu küçücük dünyamda
Ne yalanlar olsun
Ne sahte sevgiler
Nede ihanetler
Güneşim olsun istedim
AŞKIN
Işığım olsun dedim
GÖZLERİN
Sevdam sevdan olsun
Aksın gönül pınarından
Dolsun dedim
Suya hasret gönül bahçem
Masallar yazılsın istedim
AŞKIMIZA
Anlatılsın nesilden nesillere
Türküler yakılsın istedim
SEVDAMIZA
Dolaşsın dilden dillere
Çok şey mi istedim de
Senden…
Bırakıp gittin beni
Bu acımasız
İhanetlerin ve sahte sevgilerin
Kol kola gezdiği
Bu koca dünyada
Yapayalnız bırakıp ta…
ÇOK ŞEYMİ istedim ki senden


mustafa ata


ahmed 17 Temmuz 2008 10:35

Sana Ait Olmak

sana olan aşkım
hep akan bir su
sende benim gibimisin söyle!!!
aklımda senden başka birşey yok bugünlerde
sadece senin aşkın avutur beni
unutturur bana bütün dertleri
şefkatli kollarınla sar beni bu gece
istediğim aslında çok değil, istediğim aslında çok değil
sadece senin olmak istedim sadece sana ait olmak
aşk denen duyguyu yeniden keşfettim
sadece senin olmak istedim ,sadece senin olmak istedim!!!

Cemil Zateroğlu


Misafir 17 Temmuz 2008 10:42

Doğarken bir sır kutusu bebek,
Yaşadık ça yıllar; hep paramparça,
Zorunludur; sona kadar beklemek,
Asırlardır; yıllar, hep paramparça...

Şu; okka'yla ister, dirhem bulamaz,
Bu; gönül derdine, merhem bulamaz,
O ise; kendine seven bulamaz,
Bozuk bütün yollar, hep paramparça...

İnsandan ağırdır, gönül yapısı,
Açmak için; sevmek ister kapısı,
Sevda bir evrendir, olmaz tapusu,
Bundan dır; tüm kullar, hep paramparça...

Herkes kendi duygusunu pazarlar,
Kıskanırlar; sana hesap yazarlar,
Nifak olup; yarla; aran bozarlar,
Bu yüzden sevenler, hep paramparça...





Bayram Tunca


arwen 17 Temmuz 2008 18:37

seni çok seviyorum! ..
gecenin en ıssız
en sessiz saatlerinde
kuytu bir köşede
başbaşa oluyoruz ya
değme keyfime...

tutkumsun! ...
bana mutlu anlar yaşatan
hayatımın anlamı dediğim
nadide değerlerden
birisin ya!
sensiz bir gece düşünemem asla...

desteğimsin! ...
sonsuz sadakatin ve sabrınla,
binbir suratlı karabasanlara
harfleri bir bir namluya sürüp
mısra mısra ateş püskürüyorsun ya
seninle saltanatın tadı baska...

sensiz olamam! ...
bazen rengin solup, halsizleşince
bana benzetiyorum seni
hani bir enkaz gibi hissedersin ya kendini
n`olur bitme...
sensiz olamam
asil şövalyem, kalemim! ...

nurten ısılak




Saat: 14:38

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık