![]() |
ışık süzmesi gibiydin, öylesine aynı,öylesine keskindi bakışların. Her yağmurdan sonra kaybolan renklerin vardı. Sen yanlızlığımdın, Çare aradığımdın adandığımdın. Çilek tadında zehir gibiydin, yaşamam tadında gizliydi. Seni anlamam çözümsüz denklemler kurmaktı. Hep aynı dönemece çıktığım yoldun sen. Karaya çalardın, gölgeliydi yüzün. Ansızın üşüten rüzgarımdın. Tütün kadar griydi sesin, her içime çekişim ruhumu temizlerdi. Kıyıya vurulmuş deniz gibi imkansızımdın. Tenine hasret mahkum gibi, affına muhtacım. DERYA KARAKOYUNLU |
ÇAĞRIŞIMLAR Çok küçük bir yalanı Çok büyük bir orantıda Dinlediniz mi.. Çok büyük bir yalanı Çok yalın bir doğrultuda Söylediniz mi.. Gecikmiş bir gizlemi, Birikmiş bir özlemi Sakladınız mı.. Gelmeyecek bir gideni, Olmayacak bir nedeni Beklediniz mi.. Bir gerçeği erken, Bir açlığı tokken Anladınız mı.. Hep mi hep ölecekmiş gibi, Hiç mi hiç ölmeyecekmiş gibi Yaşadınız mı.. Yalanı sürmeye sürmeye, Yanlışı görmeye görmeye Saklandınız mı.. Doğruluğun yönünde, Doğruların önünde Aklandınız mı.. Ortamsız bir yaşamda, Yaşamsız bir ortamda Harcandınız mı.. ÖZDEMİR ASAF |
Şimdi gidiyorsun Git Oysa senden tek bir damla istemiştim Sana kocaman bir deniz sunmak için Şimdi gidiyorsun Git Ne zaman başladı bu hikaye Anımsamak zor Gençtim Hazırda fırtınalarım vardı dört nala sevdalarım Komazdı öyle üç-beş nöbetleri Geceler içimi acıtmazdı böyle Bir insan bu kadar eksilebilir mi Hatırlarsan sesine uyku kaçmış bir adam vardı Bu şehrin biryerlerinde Düşler ormanının gece bekçisi derdin sen ona Gözlerinde gizledi o seni sen bilmedin O adam bendim unuttun mu Bak sevdiğin adam gülmeyi bile unuttu Seni unutamadı İşin kolayına kaçmadım Uğruna ölmedim yani Uğruna ölünecek sandığım biri için yaşadım hep Sen bunu da bilmedin Ben bir bakışına bin anlam yükledim Sen aşka kestirmeden gittin Bir hayatın özetini bırakıp avuçlarıma Şimdi gidiyorsun Git Bana karanlığın ne demek olduğunu öğretmeden Bütün ışıklarımı söndürüyorsun Bu cehennem cinayetlerini işliyorsun Sonra bunlara intihar süsü veriyorsun Yazıklar olsun yazıklar olsun Susuyorsun susuyorum susayacaklarım bitmiyor Hani sen sevdiğini Yarı yolda bırakacak kadar yüreksiz değildin Düşmemeyi öğretecektin nerdesin nerdesin Uzun lafın kısası yoktur Anlatacağım çok şey var Hoyrat bir rüzgar gibi geldin Aklımı hayatımı dağıttın Şimdi gidiyorsun Git Daha ayrılığa bile çarpmadan Aşk bize döndü Bir yılan gibi soktun koynuma kimsesiz geceleri Artık ölüm sana dokunamamaktan kötü değil Ama sana dokunmak da yasak bana Göz çukurlarımdaki karanlık bunu anlatır Sen var ya sen Allah kahretsin Yani şimdi Gözleri sana benzeyen bir kızım olmayacak mı Yani şimdi başkaları mı sevecek seni Ben saçlarını okşadığım zaman Ellerin öksüz kalırdı Şimdi gidiyorsun git Kahraman Tazeoğlu |
Giden Sevgilinin Ardından Nasıl maviydi o gün gökyüzü. Nasıl masmaviydi o gün deniz. Nasıl pırıl pırıldı o gün bütün dünya. Bu gün kapkara o gökyüzü. Bu gün simsiyah o deniz. Ve artık, parlamıyor benim için ne bu dünya ne bu deniz... Bülent Akkurt |
önemlisin özelsin canımsın ağlama bebeğim seni düşündükçe yalnız seni istiyorum çünkü seni seviyorum Hasan Hüseyin Anmak |
Sahipsiz Kelimeler Gözlerin Düşlediğim kelimeleri öldürüyor Deliyim herhalde Şurada seninle sohbet ederken Ki kaçışan kelimeler Bu alfabeden oluşuyor Bilinmezki aşkın dili ama Belki bendeki yürek O alfabeden yoksun yaşıyor. Tanrım Yıllardır sakladığım kelimeler Birer birer kendini asıyor. Ergin Kaya |
Gözlerin var ya o güzel gözlerin, beni benden aldı. Beni tekrar hayata bağladı, Gözlerin var ya o ilk bakisin, bende kalışın, hani gözlerinle beni sevdiğini anlatışın, hep aklımda kaldı. Gözlerine baktığımda, bir an dünyadan uzaklaştım O an tek sana baktım, o kadar güzeldi ki o kadar masumdu ki gözlerin. Farz et senin gözlerin bir şelale gibi, durmadan akarsu, ben ise o şelalenin içinde kendimi bırakıp dalgalanıyorum. Farz et gece olduğunda o yıldızların arasında ışıldayan tek yıldızım senin gözlerin. Seni sevmek: benim boynumun borcu, sana değer vermek:Yüreğimin korkusu Sana alıştım ve bağlandım derken: O GOZLERIN KAYBOLDU.... Rüya Deniz |
Kal Desem de Gideceksin Uzun bir ayrılık zamanı geldi Sen kafana koymşsun, gideceksin Sızlayan kalbim şimdiden delirdi Faydası yok, kal desem de gideceksin Bu ayrılık bize acı verecek Biz ağlarken kötü yüzler gülecek Hasret ateşini hissedeceksin Faydası yok, kal desem de gideceksin Belki beni benden daha çok sevdin Benden uzakta fark edeceksin Ayrılık çok zormuş göreceksin Faydası yok, kal desem de gideceksin Hüseyin Gümüş |
Damla damla akıyorsun gözlerimden Düşünüyorum seni, Günde 25 saat haftada 8 gün Ve bir gün yine başladı ve küstüm kendimle Günlerdir bekliyorum, Gelsen de bizi barıştırsan Ve akşam oldu hala yazıyorum.. suyun damla damla akışı gibi, 1961 ortasındaki Küba sabahı gibi huzur veriyorsun ama; Bir yandan da; Çürütüyorsun Suyun ahşabı çürüttüğü gibi… Nasıl anlatsam; Bir yarayı kaşımak gibi Acıyor ama bir tadı da var.. Sanki aşk gibi.. Yok değil.. Salih Akkaş |
gidiyorum yüreğime sevdaları yükledim kalbime sadece seni gezeceğim tüm evreni üzülme gelirim birgün geri gidiyorum ey sevgili her martı uçuşunda her yağmur yağışında kalbinin her atışında beni hatırla unutma ama şimdi gidiyorum bir bahar sabahı dönerim elimde kardelenler yüreğimde sevgin kalbimde sen bekle beni sevgili şimdilik gidiyorum ben ebediyen sen&ben Mehmet Aydın |
Sevgim cam donatı bilezik, Ellerinde okşarken kırma, beni… Sesini uçurum kıyılarında , Tane , tane toplamıştım Acılara tutma beni… Sümer toprakları kadar uçsuz bucaksız, Kibele kadar doğurgan, Maykoski kadar dingin, Nazım kadar evrensel olabilirsin. Çıkmaz yokuşlara koşma beni… Marifet yaşamak diyor Bedri Rahmi ustam, Ben diyorum ; Kertenkele inadı ve aşkıyla sarılarak sarmaşığa, İdamlık bir düşün mahkumunun, Her geçen güne inat, Elinde kalın kalın felsefe kitaplarıyla, Ölümle alay eden bakışıyla yaşamak… Dinamitlenmiş taş ocağı yüreğim… Yırtılmış dünya atlası, Afrika ve Asya’sı parçalanan … Kainatı yutsam yetinmem, Ateşlerin ortasına atma beni… Mehmet Yücel Kaya |
Herkesin mutlu olmak için baska bir yolu varmis, Kendi yolumu cizdigimde anladim.. Bir tek yasanarak ogrenilirmis hayat, okuyarak,dinleyerek degil.. Bildiklerini bana neden anlatmadigini anladim.. Yureginde ask olmadan gecen her gun kayipmis, Ask pesinden neden yalinayak kostugunu anladim.. Aci doruga ulastiginda gozyasi gelmezmis gözlerden, Neden hiç aglamadigini anladim.. Aglayani guldurebilmek,aglayanla aglamaktan daha degerliymis, Gözyasimi kahkahaya cevirdiginde anladim.. Bir insani herhangi biri kirabilir,ama bir tek en çok sevdigi, acitabilirmis, Çok acittiginda anladim.. Fakat,hak edermis sevilen onun icin dokulen her damla gözyasini, Gozyaslariyla birlikte sevincler terk ettiginde anladim.. Yalan söylememek degil, gerçegi gizlememekmis marifet, Yüregini elime koydugunda anladim.. ''Sana ihtiyacim var, gel! '' diyebilmekmis güçlü olmak, Sana ''git'' dedigimde anladim.. Biri sana ''git'' dediginde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmis sevmek, Git dediklerinde gittigimde anladim.. Sana sevgim simarik bir çocukmus,her düstügünde ziril ziril aglayan, Büyüyüp bana simsiki sarildiginda anladim.. Ozür dilemek degil, ''affet beni'' diye haykirmak istemekmis pisman olmak, Gerçekten pisman oldugumda anladim.. Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymis Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmis, Yuregimde sevgi buldugumda anladim.. Olurcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermis bir gün affedilmeyi, Beni af etmeni olurcesine istedigimde anladim.. Sevgi emekmis, Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür birakacak kadar sevmekmis... CAN YUCEL |
Kabusum Oldun Bu can sana çok fena vurulmuş, Aşkından deli divane olmuş. Bunu henüz yeni anladım. Çünkü bu kez sana çok farklı baktım. Rüyalarımda bile sen varsın, Düşlerimde de. Seni karşımda görünce, Elim, ayağım birbirine dolaştı. Meğerki sevdan, çok kötü çarpmıştı, Hepsi bu yüzdenmiş anlatım bunu. Solmuş bir çiçek gibi sarardı benzim. Dayanamadı ağladı, gözlerim. Seni görünce rüyalarımda, Uykudan uyandım biranda. Artık sen vardın, kabusumda da. Fatih Mertaslan |
Eybenim canımdan cok sevdiğim vefasız yarim. Sen benim meleyimdin meyer zaliminde zalimi imişsin. Busana son yalvarışım unutma . Budünyada senden başka kız yok sanma. Sen olmazsan başka biri olur mutlaka. Ne benim nede başkasının duygularıyla oynama birdaha. Birgün gelirsen mezarımın başına. İyi bak birşeyler yazılı soluk taşında. Kara toprakoldu doymadan diye aşkına. Birgün gelir senin mezarında kazılır yanı başıma. sakın unutma.....!!!! Nihat Kaya |
Sevgi Yaşanır Ne garip, Ben sevgiden söz ediyorum. Sen paradan. Ben "seviyorum" diyorum. Sen "param yok" diyorsun. Ben seni istiyorum Sen dünyayı…… Ne garip, "Anlat bana sevgiyi" diyorsun. Nasıl anlatayım? Sevgi anlatılır mı ki? Yaşanır! Sevgi yaşanır. Kelimeler bilmez sevgiyi Saçlarında dolaşan parmaklarım bilir, Dudaklarında solan dudaklarım bilir. Gözlerimin ucunda damladır sevgi Sadece yaşanır, anlatılmaz ki. Para,pul,servetin ne faydası var? Parayla sevgi alınamaz ki. Ne garip, "Sevgiyi anlat bana" diyorsun. Bunca zaman anlamadıysan…… Ne anlatayım ben sana? Uzat ellerini tutmak istiyorsan Karlı tepelere uzan. Gökteki yıldızlara uzan. Kanat çırp sevdalı kuşlara yetiş Arı ol, kelebek ol, çiçeklerle seviş. Fırtına ol, kasırga ol Azgın dalgalarla boğuş. Karanlık gece ol sonsuzluğa Ecelle gökyüzünde buluş. Daha ne anlatayım sana canım. Daha ne anlatayım? Sevgi anlatılmaz ki. Yaşanır! Sadece yaşanır. Yaşanan her yerde sevgi dolaşır. Şerife Çınar |
Madem ki sen yoksun yanımda Madem ki senden başkasına varmıyor ellerim Madem ki sensiz çarpmıyor kalbim Yaşamak haram bana Şu öksüz yüreğimin sahibi sen Şu yaralı kalbimin ilacı sen Şu sevgimin sahibi sen Sen yoksan yaşamak haram bana Sensiz bir günüm geçiyor Kelimelere sensiz başlayıp Sensiz bitiriyorsam Sensiz nefes alıyorsam Dudaklarımda senin ismin yoksa İşte o zaman o hayat haramdır bana Ufuk Özgenç |
Sonlar Değilmiydi Bizi Bitiren Sonlar değilmiydi bizi bitiren Ben herşeyden vazgeçtim birtanem Artık sadece susuyorum. Şair demiş;gitmek kolay.. Ben başka biriydim aslında. Zaten kendimi hep rezil etmedimmi? Oynadım kumarların en büyüğünü. Ve sonlar değilmiydi bizi bitiren Mahçup tavırlarım sevmeye engeldi beklkide. Biz diyemiyorum artık. Kelimeler anlamsız.Susuşlar anlamsız.Bakışlar anlamsız. Benden sana bir elveda şimdi kadehlerde. Sonlar değilmiydi bizi bitiren.. Engellerimdin sen benim hayata itirazım. Bugün yaralıyım ben söyle nerdesin Sorsam söylermisin baksam kaçarmısın Ben yine içiyorum delicesine.. Duy birtanem ne olur duy seni çok çok seviyorum.. Yüreğim sus kesildi Yaşamak nedir? yaşamak.Sadece nefes almakmı. Yokluğunun acısını çekemiyorum. Sık kafama tek kurşunla öldür beni Vur hadi vur.Bırakma yaralı Ve sonlar değilmiydi bizi bitiren. Ahmet Yücel |
Hüznü bahçeyi dolduruyor Sırıkla düşürülen incir Isırılıp atılan bir elma Uçar gelir göğün mavisi On beşine giren ay’ı Bulutlar güz akşamları Takar koluna giderdi Sanat bahçesine gelişi Utangaç çocuk gibi Mor gülüşü, leylim bakışı Büyütürken kucaklaya kucaklaya Kopardılar meyvelerini Gülüşünü devşirmeli şairler Dolaşıp bin bir çiçeği Dağ yeliyle soğumuş Buğulu testinin suyunu Döke saça içmesi bir hoyratın Gibi imgeler uyandırıyor O üzgün, o kırılmış hali Koklanmadan atılan Solgun bir gül dalı Laf atsa bir delikanlı Ah nasıl da sevinir Görenler var diye hala Kadınca güzelliğini Güz aylarına benziyor dalgınlığı Uçup gitmiş rengi Dökülmüş gül kokuları Musa Öz |
İçimde gizlenen mısralar var Sökülecekler biran, biliyorum Hüzün kokan rüzgar,konser verecek Ruhum ikiye ayrılacak biliyorum İçimde kuruyan ırmaklar var Ağladığımda kanacaklar biliyorum Ve susayan gözyaşlarım yerine Yağmur yıkayacak sen kokan caddeyi Bedenim dökülecek biliyorum İçimde bir kardelen var Üzerimde buzdan bir örtü Son gülüşe hazırmıyım? Kazanmaya yorgunluğumu bilirim Birde kaybetmeye alıştığımı Arayış ve bekleyiş nereye kadar -kadarlarıda çıkardım Ölüm diye içtiğim sevdamsın artık… ayşirin arife yıldırım |
Yansın Söylenmemiş sözlerdeyim yâr Yokluğundur bahtiyâr kılan beni Sövgülerin zapt ettiği bir kalpten ne beklenirse, daha çoğunu bekleme benden. Yağmalanmış sevgilerden arta kalanlardan çoğunu getiremem. Kutbu esrik cümlelerden ve edilgen çatılı fiillerden gelir vefa, Dört harfin sarıp sarmaladığı hırsızlardan koruyana kadar sen. Kucak dolusu sevgilerle gelsen de şaşırmam Yokluğuma çeksen de aşkın milini Gökkuşağından devrilse ümitlerin önce Yağmurlar mı tesellidir artık? Kucak dolusu acıyla gelsen de şaşırmam Kapı açık Kovmadım misafirimi hiç Evimi zapt edip, çalana kadar benliğimi. ... Söylenmemiş sözlerde kurulmuş tahtım yâr, ömrünce susmaya yeter mi sevgin? Sükûtun elleri kızıl ve saçları örtülmüş sımsıkı. Gecesinde vurulacaktır şiirleri, mısraları. Kovuğuna çekilmiş sövgüler o an uğuldar kulağında. O an yırtılır sana giden yollar. Yürünmeyen yollar ve söylenmemiş sözler kalır yalnız Ömrünce yokluğuna, yeter mi sevgin?... Efsun Hayal |
Göz Denizi O gözlerin beni yakıyor ikiye ayırıyor Sanki bir parçamı alıp denize atıyor Tanrım niye gözler bu kadar etkiliyor Gözlerin denizindeyim çıkamıyorum Kayboluyorum içinde tutunacak yare arıyorum Ulaşmak ne zormuş bu derinliğe Feryat etmek geliyor içimden zamana Sevgiyi buldum göz denizinde Yakaladım ışığı öldürdü beni Tanrım dayanamıyorum ben bu güzelliğe Sanki içinde boğuluyor acılara gömülüyorum Gömün gözler beni derinlere Çıkarmayın ne olur ordan İçinde kaybolayım yıkanayım İçimdeki sevgi yağmurunu görün dostlar Sevgim içimde büyüyor Sığmıyor hiçbir yere Frenle kalp sevgiyi Korna çal karşıdan Gözler şahit olsun aşkımıza Ölelim bu aşk denizinde Yeniden yarat gözler ışığında. Gülçin Şahin |
benim payıma düşen ayrılıkmı bu sevdadan seni seviyorum sözlerin yalanmıydı yalan şimdi bana senden hatıra kalan kalbimi kanatan bir sürü yalan allah affetsede ben affetmeyeceğim senin gibi zalimi nasıl sevdim bilmem öleceğim hey dostlar kederimden şimdi bana senden hatıra kalan kalbimi kanatan bir sürü yalan görmüşler seni başkalarının kollarında ağlıyormuşsun beni soruyormuşsun ne oldu kandıramadınmı elleride benim gibi dönme sakın bitmedi içimdeki isyan şimdi bana senden hatıra kalan kalbimi kanatan bir sürü yalan uğur demir |
Islak Ve Gizli Bir Kurşun Yıldızlarla konuşurum Susmuşum Meryem gibi” Zemheriydi; Mahrem bahçelerde büyüyen tek lalemi boynundan koparıp gitmişti… Ardından yetim bıraktığı kalbimin güvercinlerini, ağlatarak, inleterek… Ben yağmurlardan kaçırmıştım gözlerimi… Kırık aynalarımdan seyrettim göğü günlerce… Kalbimin her köşesini dikenli ellerimle sıvadım yokluğunla… Ve asumandan nüzul olanın aşkına ben sana yalan söylemedim… Hayatın giyotinine gidip gidip gelmekten usanan kalbimde bu aşka mühür vuracak takat yok… Sükûtumsa üzerimde gezinen nazlı cümlelerin hatırı için. Öfkem kudurgan bir dalga gibi çarpıp duruyor dudaklarıma… Artık küskünüm yosun kokulu gözlerin renginde gecelere… Düşmesinler ömrüme haşiye, ben üstü başı imbat içinde kalmış acıdan öte bir şey murad etmedim… Mendilleri sallamıştım ardından umutsuzlukların… Yazgımı örtmüştüm efdal olan bir kelamla. Bir bir kefenleyip gömmüştüm ağrıyan yerlerimin hatıralarını… Bir tek gizlediğim faydasızlıklar kalmıştı geriye… Onları da en derinde saklamıştım… Bir daha çıkmamacasına. Sonra bir sabah ayazında çığ gibi haberler ulaştı suskunluk diyarından. Haberi ihtilal sarsıntılarıyla sarstı benliğimi… Berrak sularım yine boz bulanık aktı… Ben hep ziyan Ben hep isyan Oysa ne de çok alışmıştım şitaya ererken artık yalnız kalmaya. Ne çok sevmiştim hayalinle konuşmayı… Serçe kuşların dilini öğrenmiştim sen yokken. Sana onlarla haber yollardım da sen bir haberi çok görürdün bana. Ben yine de mutluydum… Ne güzeldi o anlar —ki ben umutsuzdum Bunca helezonlar ortasında bu rücu niye? Dilinde anlamını bilmediğim bir heyula! Aklında yine firar yine firar… Senden bana kana batık güller hediye Sonsuza kadar yut kelimeleri… Konuşma. Konuşursan kaypaklığına dudak bükecek melekler… Ellerin titremeyecek biliyorum. Biliyorum hiç üşenmeyeceksin kalbime hançeri basarken. Oysa hoyrat ellerim var demiştim sana. Varsın saçlarında ağyar elleri gezinsin Varsın gözünde iplik iplik olsun yağmurlar Varsın sen her geceni tutuştur benden aldığın korla Varsın sen de ağlama anlayamadan bir an umutsuzluğumu… Varsın sen de fütursuzca sal kalbime mermilerini Ben alıngan namluları okşarım yokluğunda Bir kurşuna yoldaş olur belki seni bulurum. MUSTAFA MERİÇ |
Bir mavi denizdeyiz şimdi seninle ak bir martı gibi umut ve sevinç yüklü gemimiz mutluluk rüzgarları vuruyor yelkenlerimize pupa yelken yol alıyoruz sabaha güneşli günlere çıkıyoruz mavi gecelere seninle güzelliklerin el değmemiş ormanlarındayız düşlenmemiş renklerin çılgınlığı var bakışlarımızda kulaklarımıza binlerce kuş sesi dökülüyor şiir cıvıltıları üşüşüyor saçlarımıza sevgi çelenkleri örüyor zaman içimizdeki ışıltılardan şiirlerle beslenerek, bir çiçek büyüyor tüm zamanların özlem bahçelerinden bütün küskün çocuklardan bir çocuk gülümsüyor geleceğe sevinçler bizim artık mutluluklar bizim aşkı içiyoruz su gibi yudum yudum hava gibi nefes nefes sevdamızı tüm sevgilerin üstüne koyup yelin suyla öpüştüğü kıyılara mavi gözyaşları bırakıyoruz kaldırıp duvağını gökyüzünün öpüyoruz tüm beyaz bulutları alnından dudakların dolunay oluyor, gözlerin yıldız uçuk bir mavide dansediyoruz sevgiyle sırılsıklam seninle sokaklar dolusu mutluluk çiçekler dolusu sevgi ekiyoruz güzelliğin doruklarına kanatlanmış atlar geçiyor rüyalarımızdan kardan çiçekler maviler boyu martılar uçuruyoruz gökyüzüne bir adem hava faslındayız şimdi seninle yeni bir rüya görüyoruz yeni bir bahar yeşeriyor tenlerimizde Yaşanmamış bir masalı yaşıyoruz şarkıların tılsımında bir yanı Mecnun masalımızın bir yanı Leyla bir yanı Yusuf bir yanı Züleyha güneşi, mehtabı, yıldızları içiyoruz tüm pınarlardan dudakların kalplere sığındığı bir adada binbir arzuyla köpürüp kabarıyor sular şiir’in yedirenk kumları vuruyor kıyılarımıza rüyada olsa güzeldir bir şiiri yaşamak kelebek kanatlarında bütün ihanetlerden arı, bütün çirkinliklerden uzak mavilere tırmanmak ince alımlı ayaklarıyla aşkın Nuri Can |
O gözlerin beni yakıyor ikiye ayırıyor Sanki bir parçamı alıp denize atıyor Tanrım niye gözler bu kadar etkiliyor Gözlerin denizindeyim çıkamıyorum Kayboluyorum içinde tutunacak yare arıyorum Ulaşmak ne zormuş bu derinliğe Feryat etmek geliyor içimden zamana Sevgiyi buldum göz denizinde Yakaladım ışığı öldürdü beni Tanrım dayanamıyorum ben bu güzelliğe Sanki içinde boğuluyor acılara gömülüyorum Gömün gözler beni derinlere Çıkarmayın ne olur ordan İçinde kaybolayım yıkanayım İçimdeki sevgi yağmurunu görün dostlar Sevgim içimde büyüyor Sığmıyor hiçbir yere Frenle kalp sevgiyi Korna çal karşıdan Gözler şahit olsun aşkımıza Ölelim bu aşk denizinde Yeniden yarat gözler ışığında. Gülçin Şahin |
Sadece Sevdim Bildiğim her şeyi bir yana atıp, Bütün yaşadıklarımdan hiç ders almadan sevdim seni. Sadece sevdim.. Sonra yeni şeylerle birlikte öğrendim seni. Sen en yenisi oldun öğrendiklerimin. En iyisiydin sevdiklerimin. Senden sonra bütün öğrendiklerimi sevdim; Gerçeklerin acı olduğunu öğrendim, Gerçekleri sevdim, Hasreti, sensizliği, gece çöken hüznü Öğrendim ve yine sevdim. Ben, Sadece sevdim.. İlker Çalışkan |
Ben ölmek için doğmadım, Her gece yürüyüşümde Bir yıldız kayar gökten, Ama hiç dilek tutmadım, Kehribar tesbih misal hep yıldızlar saydım Yalnızlıktan kaçıp ayın mehtabında dolaştım, Kendimi gizledim vefasız aynalarda Kamufle olup sessizliğe kaçtım, Ben kaçtım Ben gizlendim Ben sustum.. Ben ayrı dünya çocuğu, Her gece ayın doğuşunda Sancısını çekerim yalnızlığın, Sonra firari fikirle yıldızlar sayarım.. Kaçarım esaretine düşmekten yalnızlığın Gök kubbesi altında gizlenirim karanlığın Yürürüm gecenin kucağına susarım, Benim adıma doğan Her gündüz için Her güneş için, To be or not be Önemli değil, Her ne kadar asil bir eylem olmasa da Ben kaçarım Ben gizlenirim Ben susarım.. Ben ölmek için doğmadım, Her gece yürüyüşümde Bir yıldız kayar gökten, Ama hiç dilek tutmadım Kehribar tesbih misal hep yıldızlar saydım, Ben kaçtım Ben gizlendim Ben sustum.. Ben ölmek için doğmadım Ben ebedi yaşamak için öleceğim… Zafer Şık |
savrulur denizlere bir yığın yaprak senin saçların ibi sarı ve parlak örter mavisini engin denizlerin uykuya dalarcasına mahmur kirpiklerin Ramazan Adil Uysal |
Sana Aşık Olmak İçimden kopup gelen bir korkuydu sana aşık olmak. Dalgalarına kapılıp sürüklenmek bir sal gibi ufka doğru. Bu yüzden gecelere gizlerdim gözlerinin eşsiz ışıltısını. Geceleri dizelere gizlerdim sonra. Saçlarından yola çıkardım sessizce. Uzun ve yorucu bir yolculuk olurdu parmaklarıma. Yumuşak dokunuşlarda alevlenirdi dudakların. Dudakların İzmir Dudakların İstanbul Dudakların içimi ısıtan bir masaldı annemden dinlediğim. Bütün bir gün seni seyredebilirdim. Gözlerin gözlerimde yankılanırdı. Gözlerim sessiz çığlıklarla gözbebeklerine koşardı. Kaybolurdum. Her defasında çekip çıkarırdın beni acının derinleştirdiği dipsiz kuyulardan. Beni "SENİNleştirirdin". Dudakların ateş,dudakların volkan gibi yakardı. Ruhum yükselmek isterken ölüme, her defasında beni çeker alırdın. Dudakların alırdı beni,gözlerin alırdı. Benliğim olurdun. Yüreğim olurdun. Gökyüzünden bir parçaydın sen. En güzel maviden kesip almıştım seni. O günden beri sonsuzmuş gibi meydan okuyup her kıyamete, dilek yerine seni tutmuştum yıldız geçişlerinde. Her seni dilediğimde daha çok senin olmuştum. Uzaklardan,nehirlerden bir şarkı mırıldanıyor yalnızlık... Soğuk gecelerden biri Soğuk ve sensizlik dolu Saçların,ellerin yok yanımda Sensiz ölüm gibiyim... Gözlerinin dokunduğu her yer acıyor bebeğim. Biliyorsun sensin silemediğim aklımın en uzak köşelerinden. Sen gittin ve mutluluk ta kalktı tedavülden. İçimde öldüğün günden beri Geceler uzun Geceler, sonsuz düşler Ayrılan ve bir daha hiç birleşmeyen eller Bir gece "küçük bir hikayeyle biten" Ölümsüz sandığımız sevişmeler Gecelerden biri Bir son daha istiyor Tanrılar uzaklardan bir son daha Kurban aranıyor sonsuzluğa... Gökyüzünden bir yıldız kayıyor Dere kıyısındaki taşlar parıldıyor Ve her gece bir yıldız Bir ayrılık Bir yıldız Bir ayrılık Kaçamadım sensizliğimden, bu son dansın olsun bensiz... Ve Bu son şiirim olsun sensiz... Cengizhan Ferhat Çolak |
Öylesine önemli bir sırsın ki, yalnızca gölgemin bildiği. Öylesine derinlerdesin ki, Yalnızca gönlümün yetişebildiği. Öylesine önemli bir bilmecesin ki, adını bile anmadığım. Öylesine özelsin ki, Yalnızca rüyalarımda sakladığım. Öylesine masumsun ki, dokunmaya kıyamadığım. Öylesine bir yarsın ki, Sarılırken bile hasretimdin. Tüm bu düşündüklerim için hasret kaldığım gözlerinden öperek Senden özür diliyorum, beni affet. Hakan İnan |
GERÇEK ZAMAN parmak uçlarımdan binlerce yıldız düşürmek istedim karanlığına çocuk düşlerimin.. sihri elimde bir aynanın kuğusuydum o zaman yoktu orda çirkin kardeş.. düşüncelerimi kanatmayan o güzel tebessümlerin dingin akan nehirlerinde yüzerken tülü dalgalandıran meltemde yakalıyordum kelebekleri hiç incitmeden... bulutları tanrı bir evrende o beyaz köpüklerle söyleşiyordum ‘ay’ı ak sakallı dede sanıyordum torununu kucaklayan.. güneş acuze dediğim bir sevgiliydi sıcaklığının keyfinden belki.. bir türlü cayılamayan.. kuşların kanatları vardı gökkuşağı ve istediğim zaman uçuyordum göğün mavisinde en sevdiğim renkte.. soluklanıp konduğumda bir dalın yeşil sarıyordu her yanımı yaprak titriyordu yüreğimde. sulara sakladığım çığlıklarımı duymuyordu karınca emeğini taşıyormuş meğer bir tutam ekmekte... bilmiyordum japon balığının kulağı ne güne duruyordu dönüp onunla söyleşiyordum.. güzel bir oyundu oynadığım pembe mi pembe bir düşün içinde ne zaman uyandım... gün ağarmamış mıydı yoksa seni gördüm..sonra beni.. sonra bizi herşey gerçek denilen yalanla silinmişti şaşırdım yanıldım üzüldüm desem biter mi bu şiir dönmek istiyorum başa düşmeli parmak uçlarımdan binlerce yıldız belki de hiç uyumadığımız o gerçek zamana.. Ayfer Artuç 10 Haziran 2008 İstanbul./ Suadiye |
UNUTULMAYANLAR Biliyorum, unutamayacaksın! Ağır ağır geçecek mevsimler, Bir bir ağaracak saçının telleri Solacak albümde eski resimler. Beni hatırladıkça için ürperecek, Boşanan gözyaşlarını tutamıyacaksın. Boşuna zorlama kendini, sevdiğim; Biliyorum, unutamayacaksın. Ve biliyorsun, ben de unutamayacağım, Eskimeyecek içimde sana ait ne varsa Şöhretmiş, servetmiş herşey geçiyor, inan Dostluklar ve sevgiler kalıyor, kalırsa. Sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın, Şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak Biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan İşte öyle imkansız birşey seni unutmak. Zannetme ki herşey bitti sevdiğim; Birgün yeşerecek şu sararmış yapraklar. Ve bundan sonra kim severse dünyada; Seni ve beni hatırlayacaklar ümit yaşar oğuzcan |
Vazgeç gönlüm vazgeç,sen bu sevdadan, Son pişmanlık fayda vermez sonradan. Baksana saçına,düşmüş beyazlar, Belirmiş alnında,kırışıklıklar. Kaç bozgun yaşadın,sevda yolunda, Gelmedi mi aklın,başına hala. Davul bile dengi,dengine çalar, İflah etmez bu aşk seni yaralar. Dönülmez akşamlar,artık yakında, Yolun sonu görünüyor,ufukta. Yaşlı kalbin dayanmaz heyecana, Aşk denilen o güçlü kasırgaya kemal tekir |
Sana Bakmak Herşey yapılabilir Bir beyaz kağıtla Uçak örneğin, uçurtma mesela. Altına konulabilir Bir ayağı ötekinden kısa olduğu için Sallanan bir masanın. Veya şiir yazılabilir Süresi ötekilerden kısa Bir ömür üzerine.. Bir beyaz kağıda Herşey yazılabilir, Senin dışında.. Güzelliğine benzetme bulmak zor, Sen iyisimi sana benzemeye çalışan Herşeyden: Bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor. Belki tabiattadır çaresi Senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin.. Ve benim Bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim.. Anlarım bitkiden filan Ama anlatamam Toprağın güneşle konuşmasını Sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla Sen bana ışık ver yeter Bende filiz çok.. Köklerim içimde gizlidir Gelen giden, açan soran, bere budak yok Bir şiir istersin "içinde benzetmeler" olan Kusura bakma sevgilim Heybemde sana benzeyecek kadar Güzel birşey yok Uzun bir yoldan gelen Tedariksiz, katıksız bir yolcuyum Yaralı yarasız sevdalardan geçtim Koynumda bir beyaz kağıt boşluğu Herşeyi anlattım.. Olan olmayan, acıtan sancıtan.. Bilsem ki sana varmak içindi Bütün mola sancıları Bütün stabilize arkadaşlıklar Daha hızlı koşardım Severadım gelirdim Gözlerinin mercan maviliğine.. Sana bakmak Suya bakmaktır.. Sana bakmak Bir mucizeyi anlamaktır.. Sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır Aşk sorgusunda şahanem Yalnız kelepçeler sanıktır Ne yazsam olmuyor Çünkü bilenler hatırlar.. Hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar Bahçıvan değil tüccarlardır Sen öyle göz, Sen öyle toprak ve güneş ortaklığı Sen teninde cennet kayganlığı iken, Sana şiir yazmak ahmaklıktır.. Bir tek söz kalır Dişlerimin arasından Ben sana gülüm derim Gülün ömrü uzamaya başlar Verdiğim bütün sözler Sende kalsın isterim Ben sana gülüm derim Gül sana benzediği için ölümsüz.. Yazdığım bütün şiirler Sana başlayan bir kitap için önsöz Sana bakmak Bir beyaz kağıda bakmaktır. Her şey olmaya hazır sana bakmak suya bakmaktır.. gördüğün suretten utanmak.. sana bakmak bütün rastlantıları reddedip bir mucizeyi anlamaktır.. sana bakmak Allah’a inanmaktır. Yılmaz Erdoğan |
Yaşaması zor bu kaderi Anlatması herşeyden daha zor Hani olurya nedensiz gözyaşları boğar seni Hani bazen kalabalık içinde yalnızsındır İçindeki yangını söndüremezsin hani Hiçbirşey tad vermez olur şu hayatta Dünya bir yana sen bir yana İçinden geçirirsin herşeyi bir bir Düşünmek istemezsin kaçarken aslında Bırakmaz peşini duyguların Yeni bir aşkı kamçılar kalbin Kaçarsın yakalanama kadar ya Sonunda teslimiyet vardır nasılsa... Ne fayda... Aysun Çarkacı |
Her Günkü Şarkım Her gün ekmeğimi bölüşürsün Yalnızlığımın sofrasında, Yorganım altında üşürsün Her güz ve bahar arasında. Bağlayansın her göz yaramı, Gülmek görevin ben gülünce; Yağmur senin gibi ağlar mı Gözlerimden yaş dökülünce? Her düşüncemin ıstıraplı Serüveni, hayırlı rüyam. Sen ey, günahlı ve sevaplı, Allahlı ve şeytanlı dünyam! Her günkü şarkısı dudağın, Havayı dolduran kokusu Yağmura kavuşmuş toprağın; Yediğim ekmek, içtiğim su Ahmet Muhip Dıranas |
Bakınca o kıza Topukları dolaşıyor Belleri, kolları Karışıyor birbirine İnce kız delişmen Bir de işveleri O can içi sızı Yürüdükçe tozuyor saçları Döndürüyor başımı Ergenlik kokuları Kız bu koku çirkin ya Kız bu koku güzel Bakınca o kıza Gülüşleri dolaşıyor Sokaklar esriyor her çıkışında Dokununca koluna Kanatıyor göğü hırsından Limon dikenleri Saçlarını Yosun uçlarından devşirmiş Göğüslerini Ekşi alıçtan Bakınca o kıza Bakışları dolaşıyor Musa Öz |
Şairsin Saçlarımda Hangi avucuna sığdırayım şimdi bu kuşu Seni hangi sözcükle özetleyeyim Kimin türküsünü dinlesem senin melodik sesin Sesini hiçbir dize anlatamıyor kahretsin Gözlerin hiçbir ayak izi barındırmamış bir dağda Esmer açan bir çiçek Koklanmaz, koparılmaz, dokunulmaz… Bak yine kalemimin ayağına dolaştı harfler Bak yine parmak uçlarında bir güvercin yine esmer Benim saçlarım saman kâğıdı Ve sen yine şairsin saçlarımın her telinde kaleminle B. Toprak |
Acaba Ben limanları sevdim Tayfunlardan,fırtınalardan Azgın dalgalardan sonra Ben güneşi sevdim Karanlıktan, Yağmurdan,kardan Çamurdan sonra Olmasaydı fırtınalar Kar,yağmur,tufan Olmasaydı karanlık Sevebilir miydim? Görmeseydim seni Sana bağlanır mıydım? Burhan Küçük |
Saat Kaç Elin elime değdiğinde Yıldırımlar çakardı Aklım tümden dururdu Yüreğim alev alev Yangın yeri olurdu Gözlerimin yeşili Kül olur uçuşurdu Kaybolurdun içinde Elini elimden çektiğinde Duran aklımı Kurmaya çalışırdım Saat kaç da durmuştu Hiç hatırlamazdım Burhan Küçük |
Bir gün ve bir ruhtu benim kaderim Bir günde değişmeliydi dünyam Ve her şey her güzellik bir güne sığmalıydı Bir gün olmalıydı ömrüm Bir ruh dokunmalıydı dünyama Ve bir ruhu ben bir günümle süslemeliydim Bir gün ve bir ruhtu benim kaderim Ve ben Bir günlük bir kadere Bir ömürlük bir rüya yüklemeliydim Ve ölmeliydim... Bircan Aykurt |
seni yazmak gökyüzünün zifiri karanlığında yıldızların şafkıması gibi gözümü aydınlatıyor seni yazmak için kağıt bulamamak zihnimden akanları yazmaya son gelişinmiş ıssız dünyama ellerim saçlarından akarken yıldız gibi son gelişinmiş kalbimin odasını terk etmezden son gelişinmiş samanyolunda parlaması gibi son gelişinmiş bin yıl olmuşcasına sensiz son geliş olmayarak son gelişinmiş bilemedim yağmayan bulutlara yazılmalı sessiz ve sensiz geceleri yağmur yüreklim diyen ozadan ağlayan bağlamanın son dokunuşuydu ellerim tezeneye son gelişinmiş türküler öksüz kalmasın diye unutulmayan sözlerin geceyi sabaha katışıymış son gelişinmiş elimde elinin teri tuzu kaldı kalbimi dalayan son gelişinmiş haberim yok sevmelerin son gelişi de varmış yaşamın öğrettiği seni yazmak seni yaşamak kadar zormuş ciğer dağlanır can kanatır göz yaşlarını paylaşamazsın yüreğine akıtırsın seni yazmak buyüzden zor seni yaşamak buyüzden mükemmel seni yazmak esmeyen rüzgara dil dökmektir sözcükler öyle ağırki düşüyor yüreğime bir yük son gelişinmiş dönmemek üzere seni yazmak düştü andan sonraya ilkyazdan sonbahara içimizi titreten zemheriden yaza yüreğimi dalayan kor ateşin seni yazmak son gelişinmiş yazın ortasında anıların ırgatlığına orak sallarken benliğim yığın son gelişinmiş notaların öksüz kalışı gibi yarım bir türkü söylemek neyse seni sensiz yaşamakta o seni yazmak ya da yazamamak kalmayan sayflara cevat üstün |
SENSİZ YAŞAMAK. Yaşanacak ne kaldı? Sen yoksan yanımda sevgili. Gençliğim desem. Rüzgar gibi geldi geçti. Olgunluk yaşım otuzbeşti. Saçlara ak düştü,yüz kırıştı. Sevdamı aşk mı? O; acılardan sarmaşıktı. Canıma yapıştı. ah sevgili benim gözümle. bir kendine baksaydın. Gönül sarayımdaki güldün. Babilin asma bahçelerinde bile olmayan. Bir bilsen seni nasıl sevdim. Yakut sendin sarraf bendim. Seni yüreğimde desen,desen. Aşkla,sevgiyle işledim. Sen benim mümtaz eserim. Gecelerimde hülyam serim’din. dünyamın son harikasıydın. Ah benim gözümle kendine bir baksaydın. Şimdi sen söyle Sen yoksan sevgili yaşanacak ne kaldı? şefik aydemir |
DUY BENİ VE GEL... Nasıl seslenirim sana gel diye, Nasıl derim sana gelmişken kal gitme diye, Hem gidermiki sesim bunca yolu aşıp oralara, Birden için burkulur, kulağın çınlarmı, Anlarmısınki o zaman benim seni andığımı Peki, kalkarda gelirmisin onca yaşanmışlıktan sonra. Gözyaşımı silermisin ve benim le kalırmısın En önemlisi severmisin AHMET AKYOL |
Ne zaman gelir bilmem Gönlümdeki baharım. Ne zaman çırpınarak, Uçacak gönül kuşum. Kururken bir kardelen, Açmayı beklemeden, Kendisine kıyana, O eğilmez başını, Bir kızağın ardırdan Ne zaman kaldıracak? Yalan mı rüyalarım, Düş mü görüyor rüyam? Yoksa bu yalan dünya Rüyamın rüyası mı? Titretiyorsa beni, Rüyamdaki sevgili, O zaman nasıl yalan Oluyor rüyalarım? Özgür Altun |
Sahipsiz Kelimeler Gözlerin Düşlediğim kelimeleri öldürüyor Deliyim herhalde Şurada seninle sohbet ederken Ki kaçışan kelimeler Bu alfabeden oluşuyor Bilinmezki aşkın dili ama Belki bendeki yürek O alfabeden yoksun yaşıyor. Tanrım Yıllardır sakladığım kelimeler Birer birer kendini asıyor. Ergin Kaya |
Sevdim seni be güzelim İçinde yalanı olmayan Tertemiz duygularla sevdim Gönül kapımı açtım sana Sonuna dek İstedim ki yalnızca seni seveyim İstedim ki yalnızca beni sevesin Bir dünya yarattım kendime İçinde yalnızca sen ve ben İstedim ki Bu küçücük dünyamda Ne yalanlar olsun Ne sahte sevgiler Nede ihanetler Güneşim olsun istedim AŞKIN Işığım olsun dedim GÖZLERİN Sevdam sevdan olsun Aksın gönül pınarından Dolsun dedim Suya hasret gönül bahçem Masallar yazılsın istedim AŞKIMIZA Anlatılsın nesilden nesillere Türküler yakılsın istedim SEVDAMIZA Dolaşsın dilden dillere Çok şey mi istedim de Senden… Bırakıp gittin beni Bu acımasız İhanetlerin ve sahte sevgilerin Kol kola gezdiği Bu koca dünyada Yapayalnız bırakıp ta… ÇOK ŞEYMİ istedim ki senden mustafa ata |
Sana Ait Olmak sana olan aşkım hep akan bir su sende benim gibimisin söyle!!! aklımda senden başka birşey yok bugünlerde sadece senin aşkın avutur beni unutturur bana bütün dertleri şefkatli kollarınla sar beni bu gece istediğim aslında çok değil, istediğim aslında çok değil sadece senin olmak istedim sadece sana ait olmak aşk denen duyguyu yeniden keşfettim sadece senin olmak istedim ,sadece senin olmak istedim!!! Cemil Zateroğlu |
Doğarken bir sır kutusu bebek, Yaşadık ça yıllar; hep paramparça, Zorunludur; sona kadar beklemek, Asırlardır; yıllar, hep paramparça... Şu; okka'yla ister, dirhem bulamaz, Bu; gönül derdine, merhem bulamaz, O ise; kendine seven bulamaz, Bozuk bütün yollar, hep paramparça... İnsandan ağırdır, gönül yapısı, Açmak için; sevmek ister kapısı, Sevda bir evrendir, olmaz tapusu, Bundan dır; tüm kullar, hep paramparça... Herkes kendi duygusunu pazarlar, Kıskanırlar; sana hesap yazarlar, Nifak olup; yarla; aran bozarlar, Bu yüzden sevenler, hep paramparça... Bayram Tunca |
seni çok seviyorum! .. gecenin en ıssız en sessiz saatlerinde kuytu bir köşede başbaşa oluyoruz ya değme keyfime... tutkumsun! ... bana mutlu anlar yaşatan hayatımın anlamı dediğim nadide değerlerden birisin ya! sensiz bir gece düşünemem asla... desteğimsin! ... sonsuz sadakatin ve sabrınla, binbir suratlı karabasanlara harfleri bir bir namluya sürüp mısra mısra ateş püskürüyorsun ya seninle saltanatın tadı baska... sensiz olamam! ... bazen rengin solup, halsizleşince bana benzetiyorum seni hani bir enkaz gibi hissedersin ya kendini n`olur bitme... sensiz olamam asil şövalyem, kalemim! ... nurten ısılak |
| Saat: 14:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık