![]() |
Güzelcin Koşu koşuver nar gözlüm Yuvarlak biçimli ayakların Küheylan kolanı gibi kuşağın Gürbüz kalçalarının üzerinde Koştur azaplardan kaçalım Koruklar üzümlenmiş mi bakalım Bir söze iki gülüş bir öpücük İki bedeni birbirine katalım Ruhsatlım sevdamsın beri gel Kanın höpürtülü başın dik O seven yuyan bakışınla İçimi yu mermer döşegel Dorukta yeni ay ince işaret Geceye bir şey olmaz gayri Ne kem gözler gizlenir karanlığa Ne evin sevincinden korkan bulunur Asmalarda güneş ve çocuklarımız Çardakta ıslak ve ekşi uyur Bacın bazlama yağlasın sahan Mutluyuz tüm dünyaya duyur Cahit Zarifoğlu |
Sensizliğin adıydı hüzün, Umudun varoluşunda saklıydı yüzün. Dermanı sendeydi, Renklerine küskün günümün... Ve sımsıcak, yorgun ellerindi, Hayatımın kaderi. Yüreğiminse, Hem ateşiydin, hem su serpeni... Oysa çiçekleri her kokladığımda Duruşun gelir aklıma, Köşebaşında, Papatyalarla... Çık, gel! 'İşte burası virgül..' dediğin yerde, Bekliyorum seni. Beklemek bile güzel gözlerini... Tren raylarına fısıldadım geleceğini. İyi ki varsın ömrümün yedi rengi ! İyi ki... Ayşenur Öksüz |
Gün Eksilmesin Penceremden Ne doğan güne hükmüm geçer, Ne halden anlayan bulunur; Ah aklımdan ölümüm geçer; Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur. Ve gönül Tanrısına der ki: - Pervam yok verdiğin elemden; Her mihnet kabulüm, yeter ki Gün eksilmesin penceremden! Cahit Sıtkı Tarancı |
dün gördüm seni o dagın başın da oy yar, ne işin vardı o dagda... ya başına bi hal gelse ,yar,off yar,nedeydim ben seni, şimdi ben nedem seni,salakmısın oy yarr.. can... |
Bahar Ve Sen Ne Zaman Seni Düşünsem Ala Bir Ceylan Dolaşır Kırlarda Ağaçlar En Güzel Yemişlerini Verir Kuşlar Cıvıldar Dallarda Ne Zaman Seni; O Gülen Gözlerini Düşünsem Al Bir Güneşdir Doğar İçimde Umut Ekinleri Büyür Sevda Rüzgarları Eser Gönlümde... Kelebekler Konar Ellerime... Ne Zaman Seni Düşünsem Kekik Kokulu Yarim, Bir Bahardır Kaplar Benliğimi Havaya Aşk Kokusu Dolar Alır Götürür Sana Yüreğimi Gökhan Buzdoğan |
|
Apansız bir sevdadayım Bir yol tuttum yeniden Kaldırımları papatyalarla süslü Yürüdüğüm yollar dikenliydi Meçhuldu yollarım Ve gözlerinde Gerçek aşkı tattım Artık gözlerine Ödenecek bir borcum var Bu mutlu yolculuğu tattırana Beslediğim sonsuz sevgim var Al sevgili Yüreğim senin Tüm benliğimle seninim Sana kendimi emanet ediyorum Asla tedirgin değilim Hiç olmadığım kadar huzurluyum Başımı omuzuna koyarken... |
Mahşerde Yaşamak Ölüler yürüyordu çıplak ayaklarıyla Ve bedenleri bir kor misali yanmıştı. Hiçbirşeyden şikayetçi değillerdi. Hepsi sanki isteyerek Gelmişlerdi Hava birazdan kararacaktı Kızıl vücutları aydınlatıyordu etrafı Ve düştü bir tanesi daha yanıp bitmişti. Kaldırmadı diğeri elini bile uzatamadı Yürümeliydi yanarak yalınayak Ve kararmış gözüyle biri yanaştı uçuruma Korkuyordu biri elini uzatacak diye Yanmış bedenini hızla attı aşağıya Son cümlesini kimse anlayamadı Yanarken bile ben değil başkaları üzülüyor Beni bu acı daha fazla yakıyor demişti sanırım Ülkü Ural |
Otuz Beş Yaş Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder. Dante gibi ortasındayız ömrün. Delikanlı çağımızdaki cevher, Yalvarmak, yakarmak nafile bugün, Gözünün yaşına bakmadan gider. Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? Benim mi Allahım bu çizgili yüz? Ya gözler altındaki mor halkalar? Neden böyle düşman görünüyorsunuz; Yıllar yılı dost bildiğim aynalar? Zamanla nasıl değişiyor insan! Hangi resmime baksam ben değilim: Nerde o günler, o şevk, o heyecan? Bu güler yüzlü adam ben değilim Yalandır kaygısız olduğum yalan. Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız; Hatırası bile yabancı gelir. Hayata beraber başladığımız Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir; Gittikçe artıyor yalnızlığımız Gökyüzünün başka rengi de varmış! Geç farkettim taşın sert olduğunu. Su insanı boğar, ateş yakarmış! Her doğan günün bir dert olduğunu, İnsan bu yaşa gelince anlarmış. Ayva sarı nar kırmızı sonbahar! Her yıl biraz daha benimsediğim. Ne dönüp duruyor havada kuşlar? Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim? Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar. N'eylesin ölüm herkesin başında. Uyudun uyanamadın olacak Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında? Bir namazlık saltanatın olacak. Taht misali o musalla taşında. Cahit Sıtkı Tarancı |
Seni hayalinle aldattım bu gece ne yapayım beklemekten bıktım beklemek zor, beklemek acı veriyor ruhumu teskin eden tek şey hayalin içimden haykırmak geliyor sesimi duyurmak istiyorum metruk tepelere, ıssız geceye içimden ağlamak geliyor ağlamak istiyorum bağıra bağıra dertlerimi boşamak ve uyumak sonra sonsuza dek susmak bir daha konuşmamak kimseyle yalnız hayalin hariç o kalsın hep benimle... |
| Saat: 05:01 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık