MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

FOREWER ROCK 17 Temmuz 2008 22:08

Gurur
ne kadar asil bir duruşu var 'GURUR'
anlamıda bir o kadar heybetli
hakkıyla taşıyabilene helal olsun.
hırslarına 'GURUR' duvarı örenlere de (sustum)

Nurten Isilak


arwen 18 Temmuz 2008 00:09

Bir gönül buldum ben içinde sonsuz hazineleri olan...
Bir çift göz buldum ben her baktığımda aşka doyuran...
Öpmelere doyamadığım bir dudak buldum ben ateşiyle beni yakıp,kavuran...
Bir el buldum ben bana her dokunduğunda içimde fırtınalar koparttıran...
Bir yürek buldum ben geceyi aydınlatan yıldız,günü yakan güneş,üşüyünce beni sarıp,sarmalayan...
Bir tebessüm buldum ben melek gibi masum olan...
Bir gönül kapısından girdim ben içinde çıvıl,cıvıl kuşlar uçuşan...
Bir sevda buldum ben eşi,benzeri olmayan...
Seni buldum ben incitanem yüreğimde,yüreğini yaşatan...

semiha çelikkol


arwen 18 Temmuz 2008 01:42

Vazgeçtim aşklardan, sevdalardan
Bıraktım kendimi yalnızlığın kollarına
Zaten hep öyle yapayalnız değil miyim?
Vazgeçtim dostlar beni sersem eden duygulardan vazgeçtim.

Yenilgiyse eğer gerçekten ilk kez yenildim
Çözülmekse eğer sevda ateşinden
Eridim dostlar kaynayıp buharlaştım
Vurulmaksa eğer hedef noktasından
Tam da can evimden vuruldum
Vazgeçtim dostlar, ben vazgeçtim

Sızılar derinden sızılar yüreğim
Kaynar sular dökülür başımdan aşağı
Ürperir tenim, diken diken olur her yanım
Sanki yüzyıllardır hasretlikler biriktirir
Durmadan örselendikçe sevgi pınarım
Yo! .. dostlar artık ben vazgeçtim.

Aldan da koyu bir renge boyanır
Bazen kömürden de kara olur
Menekşe morunu andırır
Bu akıl almaz sevdaya yürek mi dayanır
Bilmem ben bundan böyle neylerim
Vazgeçtim dostlar artık vazgeçtim.

Bilen olmaz içimdeki serzenişleri
Bir hain sevda uğruna neleri göze aldığımı
Uykusuz gecelerin sabahında güneşe karşı
Umudumu tazeleme formülü...
Ah! .. Her şeyde aklımdan önce karar veren duygularım
Yo! .. Dostlar artık ben vazgeçtim.

Belki başımı alıp, çok uzaklara gitmeliyim
O dumanlı dağlarımdaki hayalime
Uçsuz-bucaksız bir sahrada yürümeliyim
Bir şeyleri arıyorcasına
Bir şeyleri bulacakmışcasına
Öylece gözlerden yitip gitmeliyim
Vazgeçtim dostlar, artık ben vazgeçtim.

Bir bilinmezliğe doğru yol almalıyım
Bütün sınırları aşmalıyım
Kendi sınırsızlığım ötesine ulaşmalıyım
Hiç kimse, hiçbir yer veya bir nesne
Hatırlatmamalı bana kırık-dökük anılarımı
Hayatımın çok kötü bir dönemi diye değil
Senin bana olan vefasızlığını unutmalıyım
Bu yüzden dostlar ben vazgeçtim.

Aslında ne senin suçun vardı, ne de benim
Ne bir sitem sana karşı, ne bir isyan yaşadıklarıma dair
Bunca yıl neleri sabırla bekledim
Yaşanılan her ne varsa
İçimde susturamadığım sevdamın delibaşlılığıydı
Ve şairin dediği gibi; “yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var”
Vazgeçtim artık ben dostlar vazgeçtim.

cafer taşkın



ahmed 18 Temmuz 2008 10:18

Gün Olur ya


Gün olurya geceye varır
Sen bende olmayınca
Hayırsız akşamlar geçmez olur
Ruhumu birdamlaya sıkar
Düşümde,düşüncemde,heryerde...
Her an sen,her an sensizlik
Biliyorum birgün...
Birgün olurya gelirsem
ALLAH’ım beni utandırma..


Azmi Kıvanç


Misafir 18 Temmuz 2008 10:27

Ve seni arıyordum

Nedenini sormadan…..

Hiç kimseyi sevmedim senin kadar

Gökyüzünde dünyayı yaşarken

Senin sonsuz özgürlüğünde

Yaşamı…

Aşkı…

Hasreti…

Sevgiyi…

Ağlamayı …

Ve ağlayabilmeyi

Öğrendim SENLE…

Sen benim için bir yağmur damlasıydın

Güneşin ışıklarında…

Sen gök kuşağımdın

Renklerle dans eden karanlıklarda…

Takılmıştım kuyruklu yıldız gibi aşkına

Görüyorsun ya bir tanem aşkımız gökyüzünde

Bazen bir kuşun kanadında….


Bülent Kaya


firstlady 18 Temmuz 2008 12:05

Saati Yok Eremi Yok

Aşktan yana söz duyunca
Ben hep seni düşünürüm
Uçsuz hayaller boyunca
Ben hep seni düşünürüm

Yıldızlar kayar yüceden
Renkler sıyrılır geceden
Yüreğim sızlar inceden
Ben hep seni düşünürüm

Aklın ucu değer hiçe
Yol ararım içten içe
Kainat uyur sessizce
Ben hep seni düşünürüm

Korkunun bittiği yerde
Haz duyarım perde perde
Bir mezar görsem bir yerde
Ben hep seni düşünürüm

Zaman hep sonsuza akar;
Meyve dökülür, dal kalkar
Çiçeklere bakar bakar
Ben hep seni düşünürüm

Rüzgar eser ilden İl'e
Sağlıkta bitmez bu çile
"Var"dan öte, "Yok"ta bile
Ben hep seni düşünürüm


Abdurrahim Karakoç


Misafir 18 Temmuz 2008 12:12

Sana Bakmak

Göğe bakmak gibi bir şeydi anlaşılan
Açık mavi bir göğe, gündüz yıldızları olan


Sana bakmak gölde kayık olmaktı
Kış günü köy evinde soba olmaktı bir de
Yaz günü bir ağacın gölgesinde uyumak
Elma soymak gibiydi, kavun kokusu
İçimdeki hastaneden taburcu olmak
Sana bakmak bana hep iyi geldi
Sanki saç örgüsüydün salkım söğütte
Sana bakmak güzel olan her şeydi


Sokak kedisine şefkat, baltalara merhamet
Sana bakmak ağaçlardan yana olmak demekti
Bahçe mahkemesinde nergisin tanıklığı
Yoksul öğrencilere defterlerdi, kalemdi


Heyecanını yitirmiş istasyondum belki de
Gelen hiçbir tren beklediğim değildi
Yalnızlığa sarılmaktan kurtuldum
Çünkü yüzüne baktım çünkü yüzün ay
Işıtıverdi birden içimdeki geceyi


Sana bakmak yastan çıkıp dörtnala
Lunapark şenliğine geçmekti bir bakıma


Teneffüs zili kadar sevimli derslerdi yüzün
Çiçekten karneyle eve dönmekti
Bitmiş gibi konuştum, şaşkınlıktandır
Sana bakmak iyi değil, pekiyi



Abdülkadir Budak


FOREWER ROCK 18 Temmuz 2008 19:09

BEN HEP SENSİZ
kara gözlerin düşerse bu gece aklıma
tutamam kendimi ağlarım bir anda
dolaşırken istanbulun arka sokaklarında
seni sevdiğimi haykırırım her adımımda
yana gönlüm deli olsada sensiz
yaralıyım şimdi kaldım kimsesiz
sen hiç kaldınmı söyle bensiz
ben senden ayrılalı kaldım artık sevgisiz

rüyalarımda yaşarım ben seni sen beni görmeden
senin için yanan kalbimi bir an olsun bilmeden
sen gittin birdaha geri gelmeden
öleceğim ben
sen beni bir kere sevmeden...

KAYAHAN SARAN


TiglonBoYs 18 Temmuz 2008 20:59

YAĞMUR GÜZELİ
Yağmurlar yağmıyor mu inceden ince
Rüzgarlar esmiyor mu serince
Bir sigara yakıyorum efkarlanarak
Çıkıp karşıma sen geliyorsun
Saçların ıslanmış oluyor
“Gel” diyorum duymuyorsun beni bir türlü
Seni böyle hayal meyal yaşamak çok zor
Uzanıp tutsam diyorum incecik ellerinden
Ellerim boşlukta kalıyor.

Bir gün çıkıp gideceksin
Sonra arkandan yine ince bir yağmur yağacak
Cadde cadde,sokak sokak
Sayıklar gibi dolaşıp seni arayacağım
Beni bir köşe başında ağlıyor bulacaklar.
Saklamak zor olacak,çaresiz kalacağım
Seni sevdiğimi anlayacaklar.
Üstüme yağmurlar yağacak
İnce bir dal gibi birden kopup kırılacağım
Kaldırım taşlarında sıcaklığım kalacak
Kahrolacağım.

Bu şiiri yağmur yağarken yazdım
Ezanlar okunuyordu minarelerden
Seni düşünmeseydim yağmurlu havalarda
Sokaklara çıkmayı göze almazdım.

Yağmurlar yağmıyor mu inceden ince
Rüzgarlar esmiyor mu serince
Bir sigara yakıyorum efkarlanarak
Çıkıp karşıma sen geliyorsun
Saçların ıslanmış oluyor
“Gel” diyorum duymuyorsun beni bir türlü
Seni böyle hayal meyal yaşamak çok zor
Uzanıp tutsam diyorum incecik ellerinden
Ellerim boşlukta kalıyor..
Yavuz Bülent BAKİLER..



soulpower 19 Temmuz 2008 09:23

Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman

Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yağmış dağlara, bozulmamış örtüsü
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
Bebekler hayta hayta yürümeden
Geleceğim diyorum, geleceğim sana
Ne olur kesin bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Beklesen de olur, beklemesen de
Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çağırırsa beni sana
Geleceğim diyorum, takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi
Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?
Başka gezegende de olsan dönüşüm hep sana
Kesin bir gün belirtmem, ne olur takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
Yeter ki bir çağır çiçeklendiğin yerden
Gemileri yaksalar da geleceğim sana
On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Bak işte notalar karıştı, ezgiler muhalif
Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız
Ey benim alfabemdeki kadim elif
Ne güzellik, ne tad var baharsız
Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
Geleceğim diyorum biraz mühlet tanı bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Ihlamur çiçek açtığı zaman
Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
Kimseye uğramam ben sana uğramadan
Kavlime sadığım, sadığım sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben sana çiçeklerle geleceğim
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman



Bahaettin Karakoç


Misafir 19 Temmuz 2008 09:46

Kelimelerle Oynayan Çocuk

Ne bir oyuncağı
Ne de bir arkadaşı vardı,
Aldı kelimeleri çocuk;
Oyuncak yaptı,
Önce;
Uçurtma
Yazdı,
Sonra;
Kuyruk,
Kuyruğa
Yıldızlar taktı
Saldı gökyüzüne,
Oyuncağı olmayan
Tüm çocuklar;
Oynasın diye! ..

Sebahat Mayda Yavuz


TiglonBoYs 20 Temmuz 2008 13:22

Beni affet
Kaybetmek için çok erken
Sevmek için de çok geç
Beni affet

Bir adım kalmalı geriye
Kırılmış şeylerin nihayetine
Yalnızlığın eşiğinde
Beni affet

Ben seni sevdiğim zaman bu şehirde
Yağmurlar yağardı
Beni seni sevdiğim zaman bu şehirde
Ayrılık kurşun gibi ağırdı

Beni affet
Şiirler gözlerini
Şarkılar saçlarını söylemedi
Beni affet

Bir adım kalmalı geriye
Kırılmış şeylerin nihayetine
Yalnızlığın eşiğinde
Beni affet

ahmet aydın


TiglonBoYs 21 Temmuz 2008 14:05

Bilmem...
Neye , nereye varır , onca yürüdüğüm yol...
Kim bilir daha benden neler alır...
Bilmem...
Gelecek neler yaşatır...
Ve meçhul hayat...
Bilmem ,yaşananlardan geriye ne kalır...
Kimbilir daha kaç perde inecek gözlerimden...
Daha neler bileceğim bilmediğim...
Her seferinde yeni bir film mi gördüklerim ?
Ve hep seyretmekle mi sınırlı rollerim...
Acaba bilsem , gerçekleşirmi düşlerim...
Neler var benim bilmediğim...
Ondandır ki...
Geçmişin mesaisi , ve yarının bekçisi nefeslerim...


osman yıldırım





Bilmem...
Neye , nereye varır , onca yürüdüğüm yol...
Kim bilir daha benden neler alır...
Bilmem...
Gelecek neler yaşatır...
Ve meçhul hayat...
Bilmem ,yaşananlardan geriye ne kalır...
Kimbilir daha kaç perde inecek gözlerimden...
Daha neler bileceğim bilmediğim...
Her seferinde yeni bir film mi gördüklerim ?
Ve hep seyretmekle mi sınırlı rollerim...
Acaba bilsem , gerçekleşirmi düşlerim...
Neler var benim bilmediğim...
Ondandır ki...
Geçmişin mesaisi , ve yarının bekçisi nefeslerim...




MYDMR 21 Temmuz 2008 18:43

Adak

Sana şiirler okuyacağım gitme
Güneşler doğacak yalnızlığımdan
Sana bir ışık getireceğim
Büyük aydınlığımdan

Sana bir dolu umut getireceğim
Küçük ellerine sığmayacak
Sana Afrika gecelerini getireceğim
Sımsıcak

Sana çiçekler getireceğim
Bozulmuş güz bahçelerinden
Sana bir serinlik getireceğim
Yağmur tanelerinden

Sana avuç avuç yıldız getireceğim
Güneşimden başka
Sana engin denizlerin maviliğini getireceğim
Köpük köpük dalga dalga

Sana bir rüzgar getireceğim
Dağlardan tepelerden
Gitme sana zamanı getireceğim
Zamanın bittiği yerden


Ümit Yaşar Oğuzcan


TiglonBoYs 22 Temmuz 2008 12:58

Aslında….

Nereye gitsem yanımda götürüyorum sevgimi ve nefretimi...

Her sabah yeniden sayıyorum kaç gündür görüşmediğimizi. Rüyalarımda görüyorum
karşılaştığımız anı, başımı çeviriyorum, bulamıyorum söyleyeceğim kelimeyi...

Nefretimle uykuya dalıp ve sevgimle kalkıyorum. Her sabah yeni bir güne başlasam
da, sensiz yeni bir hayata başlayamıyorum...

Sabahları cebime koyup "iyi ki"lerimi, "keşke"lerimi, pişmanlıklarımı, çıkıyorum
yola, günün bir saatinde "keşke"lerimi alıyorum, başka bir saatinde "iyi
ki"lerimi yanıma...

Bir cebimde ise hasretin hala duruyor, yapacak hiçbir şey bulamayınca kalbim bu
yorgun kelimelerden medet umuyor...

Senden gittiğimde sadece yaralandım sandım, aslında ruhum bedenimden ayrılmış,
geriye kalan bir et parçasıymış anladım...

Artık kiminle konuşsam ruhum sendeki gibi havalanmıyor, bugün kiminle tanışsam
kalbim sendeki gibi atmıyor...

Yanımdan geçen herkese sen misin diye bakıyorum, seni gördüğüm anda başımı
çevirip kaçıyorum. Senden uzaklaşmak için sana doğru koşuyorum...

Bir gün ararsan, açmayacağım diye kendime sözler veriyorum, her telefon
çaldığında sen misin diye heyecanlanıyorum. Seni aramamayı cesaret sanıyorum,
aramak mı zor aramamak mı bilmiyorum...

Hiçbir gelen senin yerini doldurmuyormuş, hiçbir giden senin kadar
acıtmıyormuş...
Sensiz bir hayatta da mutluluk yokmuş aslında, yokluğunun acısı sevgimden


ahmey aydogan


arwen 22 Temmuz 2008 18:08

BÜTÜN YOLLARIM SANA ÇIKIYOR YAR

Buruk sıkıcı bir gün
Günüm hiç geçmiyor,
Yüreğimdeki aşk ateşi
Nedense hiç dinmiyor
Tersine her gün,yokluğunla yar
Daha da, alevleniyor

Alıyor bu aşk beni,
Başka diyarlara götürüyor
Ay karanlıkta bu gün
Yıldızlarda bir, bir sönüyor
Güneş hele,Güneş benim için,
Hiç doğmuyor

Harap ve bitap haldeyim
Halimi, havalimi, hiç kimse sormuyor
Umutlarım, ümitlerim
Her gün biraz daha,tükeniyor yar

Gece hayallerimde, gündüz düşlerimde
İsmin, adaletin, asaletin, inan dilimde
O beni her gün,lime, lime yakan aşk ateşin var ya
Tüm kızgınlığı ile hala yüreğimde

Ne yapacağımı inan bende bilemiyorum yar
Muhasebe kuruyorum
Ekliyorum, topluyorum, çarpıyorum, çıkarıyorum
Karekökünü, bile alıyorum
Yinede işin içinden çıkamıyorum yar

Bu aşk bu sevda öldürecek bir gün beni
Beni,bu bitmeyen tükenmeyen sevda
Bitirecek bir gün,beni yar

İki gözüm iki çeşme, yüreğim ise çekiyor zar
Seveceğim seni, seni seveceğim yar
Seviyorumda! .......................................
İnadına seveceğim seni pazara kadar değil
Mezara kadarda olsa SEVECEĞİM yar.

19.Temmuz. 2008-
_______şair 67_____
ALİ CEMAL AĞIRMAN


arwen 23 Temmuz 2008 02:13

Bir mucizesin sen hayatıma
bir tebessümsün sen ruhuma
bir saf dokunuşsun dudağıma
sahipsin sen benim sevdama

Hayatıma akan gönül pınarım
denizdeki kumum,dağda taşım,toprağım
günde güneşim gecede yıldızım
uğruna kendimi adarım

Mucizesin sen evet mucize
terettütler içindeyken girdin kalbime
gözyaşımı sildin gülücükler koydun yüzüme
sen bir meleksin dilimdeki tek hece

Gecenin ayazında beni sarmalayan
hayatın kavurduğu kalbimi ferahlatan
ruhuma gökkuşağını aşkıyla koyan
bir meleğim var tek sahibim olan

Mehtapta denize ışığı yansıyan
her aynaya baktığımda bana bakan
gece oldumu rüyalarıma dalan
sevdalım var yüreğinle yüreğimi okşayan.

semiha çelikkol



TiglonBoYs 23 Temmuz 2008 11:14

Gül attım gökyüzü düştü

Denizi bir kilime serdim
Üst üste ekledim güzü
Aydede..
Ah, işte orada dur! Onardım da sözü
Taş gibi kavrayıp suları
Saçtım yüzüne gözüne
Sonra topladım çalısını çırpısını
Tenindeki çiy damlasını
Vurup hançeri beyaz rüzgara
Mor kınalar devşirdim

Soludum da tarlalar uçuştu

Gökyüzü gelip usulca
Konuverdi delişmen kızın sesine
Konsun konmasına da
‘Da’sı var işte bir de
Hadi be neyse diyecektim
O Lekeler olmasaydı
Külotunun öyle gizli görünmesine
İlahi gökyüzü
Kamaşıp durdu günlerce

Soludum gökyüzü uçtu

Uzandım da kanadı dağlar

Musa Öz


arwen 23 Temmuz 2008 17:30

Hatıra defterimin sayfaları doldu.
Bahçeme diktiğin,çiçekler soldu.
Senin,aslında bana sevgin boldu.
Nerdesin,gönül sensiz artık durmaz oldu.

İçimden,her gün bir şeyler koptu.
Bana verdiğin,kokular kayboldu.
Senin bende gönlün yokmuydu.
Nerdesin,gönül,sensiz artık durmaz oldu.

Bütün yollar,sana gitmez oldu.
Bana verdiğin,umutlar yokoldu.
Senin,hiç insafın yokmuydu.
Nerdesin,gönül,sensiz artık durmaz oldu.

Dilimden,düşmeyen ismin unutuldu.
Bana verdiğin,çiçekler kurudu.
Senin hiç vicdanın,yokmuydu.
Nerdesin,gönül,sensiz artık durmaz oldu.

hasan özüçelenk



Misafir 24 Temmuz 2008 15:57

Mehmetcik

Kükredi cihana sesın duyurdu
Vatan bölünemez diye haykırdı
Şehitliye hazır tekbirler aldı
Kükre mehmetciyim tarih yaz yine.

Ata bu uğurda bak şehit oldu
Onun sayesınde vatan kurtardı
Mükafat olarak cennet vad oldu
Kükre mehmetciyim tarih yaz yine.

Mehmetcik adıyla gönüllerdesın
Atan şehit gazi sen onun nesli
Canın verir asla taviz vermezsin
Kükre mehmetciğim tarih yaz yine.

Havada karada denizde varsın
Bundan böyle herkes hattini bilsin
Yunan pici neki senle yarışsın
Kükre mehmetciğim tarih yaz yine

Vatanına siper edersin kendin
Düşmanı yener azm ile fendin
Cenneti eladır ebedi yurdun
Kükre mehmetciğim tarih yaz yine

Terörün yüzünden çok kan döküldü
Nice gelinlerin boynu büküldü
İslamın içine nifak sokuldu
Kükre mehmetciğim tarih yaz yine

Yahudiden hiç bir zaman dost olmaz
Asker canın verir vatanın vermez
Denizde karada asla fark etmez
Kükre mehmetciğim tarih yaz yine

Gerçek türk olanlar bu işi yapmaz
Türk kanı taşıyan vatanı satmaz
Bu millet bütündür vatan bölünmez
Kükre mehmetciğim tarih yaz yine

Korede kıbrısta bosna hersekte
Somali karabağ kosova elde
Mehmetcik adıyla vardır her yerde
Kükre mehmetciğim tarih yaz yine

Afganlar baskıyla susturuluyor
Filistinde tanklar insan eziyor
Irak a seneryo hazırlanıyor
Kükre mehmetciğim tarih yaz yine

Orhan der mehmetcik hep gururumuz
Müslümanız iman dolu özümüz
Ermeni olamaz bizim dostumuz
Kükre mehmetciğim tarih yaz yine
01/18/1999
Orhan Acar


TiglonBoYs 25 Temmuz 2008 18:37

Şimdi sen su olduğunu düşün. Su kadar özel,
su kadar faydalı ve su kadar çok... Tükenmez...

İnanıyorum ki, gerçekten de öylesin. Ama ister çesmelerden dökül,
ister göklerden yağ, ister nehirler dolusu ak, dibi olmayan bir kovayı dolduramazsın. Yani; seni dinlemeyenlere sesini duyuramazsın...

Unutma! Daha çok bağırdığında daha çok dinlenmezsin...
Gürültünün parçası olursun sadece.

Suyun yanında olanlar suyu en az içenlerdir. Çünkü; su nasılsa burada,
lüzum yok ki suyu kana kana içmeye diye düsünürler...
Aynen, sesini sürekli duyanların seni dinlemedikleri gibi!

Ormandaki hiç bir hayvan, ırmağın gürültüler koparan yerinden
su içmeye çalışmadı şimdiye kadar. Hepsi, hep sabahın
en sakin anını bekledi suyun durgun yerlerini bulabilmek için,
gittiler ve sakin sakin ihtiyaçlarını giderdiler. Onlar için
en uygun olan ve kendi istedikleri zamanda...

Sen, hep bir su olduğunu düşün. Su gibi güzel,
su gibi yararlı, su gibi vazgeçilmez...

Ve su gibi hayat kaynağı olduğunu düşün. Ama su gibi
yaşatıcı ol, su gibi yıkıcı, sürükleyici ve öldürücü değil!..

Sen bir su ol... Ama rahmet ol, afet değil!
Su isen tarlalarını basma insanların, yuvalarını yıkma,
ocaklarını söndürme, sana felaket denmesin!

Su isen bir bardağa sığabil ki; damarlara giresin!..

Su yüce Allahın insanlar için yarattığı en büyük nimetlerden biri...
Suya benzediğini unutma! Su gibi özel, su gibi güzel,
su gibi faydalı, su gibi lüzumlu ve su gibi bitmez,
tükenmez olduğunu da unutma.

Ayrıca su gibi sakin olabileceğin gibi, su gibi de
kiyametler koparıcı olabileceğini unutma...

Unutma; senin işin rahmet olmak, afet değil !

Vadiler varken önünde ve ovalar varken,
yayılabileceğin küçük ırmaklara ayırabiliyorsan kendini
ve bardaklara bölebiliyorsan, hayat verirsin çevrene.

Ve yaşayabilirsin dünya dönmesine devam ettiği müddetçe...

Yoksa hep duyulmayan, dinlenmeyen, korkulan ve
kaçılan olursun; seller, afetler gibi...

Tercih elindeydi hep ve hep de senin ellerinde olacak...

Ya tutmayı öğreneceksin dilini veya hiç durmadan
konuştuğun için, sadece bomboş ve anlamsız sesler çıkartan
birisi olduğunu zannettireceksin çevrendeki insanlara!

Ama yapman gereken şu, değil mi?
Düşüneceksin ne zaman ne söyleyeceğini.
Düşüneceksin kimin dinleyip dinlemediğini,
kimin anlayıp anlamadığını. Düşüneceksin
anlatmak istediklerinin ne kadarını anlatabildiğini...

Hatta anlayanların anladıklarının da senin anlattıklarının
ne kadarı olduğunu düşüneceksin...

Ve konuşmak için en uygun zamanı bekleyecek, en az
ama en uygun kelimeleri seçmeye çalışacaksın...

Ahmak olmayan yolcuların, önceden aldıkları biletleri ceplerinde
olduğu halde, saatlerini kontrol ederek, vakit yaklaştığında,
vapurun kalkacağı iskelede hazır olmaları gibi, sen de
fikrini bildireceğin kişinin kıyıya yanaşmasını bekleyeceksin!..

Demeyeceksinki, ben canım isteyince giderim iskeleye,
vapur da o saniyede gelmek zorunda!..

Demeyeceksin ki, aklıma geleni aklıma geldiği biçimde
söylerim. Karşımdaki de değil duymak, değil dinlemek,
anlattığımdan bile fazlasını anlamak zorunda!..

Keşke öyle olsaydı. Keşke haklı olsaydın,
ama maalesef değil...

Ağzını açıp şelaleden dökülen suyu içmeye çalışan
bir tavşan gördün mü hiç ?..

Veya önüne çıikan ağaçları dahi sürükleyen bir selden
susuzluk gidermeye uğraşan bir ceylan gördün mü ?

Kaplanlar bile içebilmek için suyun durulmasını bekler,
beyni olan her yaratık gibi!

Hadi... Sen şimdi su olduğunu düşün, ve kendini su gibi hisset...

Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi berrak, su gibi yararlı...

Su gibi hayat kaynağı ve su gibi bitmez, tükenmez olduğunu hatırla...

Ama yine su gibi bir küçük bardağın içine sığdır ki kendini;
girebilmeyi öğren insanların damarlarına.

mehtap karagöz


arwen 29 Temmuz 2008 01:53

Sevgim dilimde biter yüreğimde bitmez
Umutlar sende biter bende bitmez
Sevmeler sende biter bende bitmez
Ben sende biterim ama sen bende bitmezsin

Güller kokunu
Kuşlar yüreğini
Baharlar gözlerini getirir bana
Ben sende biterim ama sen bende bitmezsin

Memedin dinmez gözyaşı, yokluğunda
Gözyaşım söndürmez yüreğimdeki alevi
Çok ağırdır bende sevmelerin bedeli
Ben sende biterim ama sen bende bitmezsin



mehmet pektaş eşber


nünü 30 Temmuz 2008 10:08

Hayal Besteyi Dinlerken

Özentisiz, sade bir hayat yaşamak,
İnsanca.
Dünyanın,
Yazıda asude olmalı kışı da.
Eğilip, bükülmeden sağa sola.
Yürümeli insanlık hayat yolunda.
Ve
Dostları olmalı,
Candan,canandan yakın insanın.
Alınıp satılamayan.
Su katılmamış dostluklar yaşanmalı,
Şeksiz.
Dünya,
Öyle bir dünya yaşanası.
Sevgi çiçekleri açmalı,
Bebekler,bebekliğini yaşamalı.
Güneş,
Mutlu çocuğu hayatın;
Her sabah,
Şevkle doğmalı.
Kin kurumalı,nefret solmalı.
Bir hayal beste çalmalı,
Hayal orkestra.
Terhis sevinci yaşarken ebedi,
Dünyanın tüm orduları;
O sabah taze bir başlangıç olmalı,
Hayat yeniden başlamalı,
Topsuz,
Tüfeksiz…
Acıları, yıkımları insanlık,
Elbirliğiyle gönül gönle;
Gayyanın dibine atmalı.
Bir daha,
Yeryüzüne çıkmamalı…

İ. Kilik


arwen 31 Temmuz 2008 01:07

Seni mutlu görmek ne güzel bilsen
İlk defa yüzünün ışıdığını görüyorum
Gülmek sana yakışıyor
Işık saçıyorsun etrafına, duruşun huzur veriyor.

Mutluluklar senin; karanlıklar benim olsun
Masanda boş bir kadeh..
Yada bir sigara paketi olsaydım keşke
Değseydi ellerin sıcaklığını hissetseydim.

Bir kere olsun bakabilseydim gözlerinin içine
Ve dokunabilseydim saçının tellerine
Ahh! diyorum ah...keşke
O' boynuna dolanan bir çift kol ben olsaydım.

Çocuklar gibi elele dizdize olsaydık
Kah başın dizim de...
Kah yüzüm omzun da huzuru bulsaydım
Ağlasaydım göğsün de, avuçlarımı gömseydim avuçlarına.

Zamansız gelen bir konuktun gönül evime
Gelişin gibi gidişin de zamansız oldu
Ve ben üzülmüyorum artık eskisi gibi
Biliyorum çünkü emin ellerdesin..

Gözümün bebeği ışığım, aş(k) ım
Ne olur mutlu ol ve hep gülsün yüzün
Ağlamalar mazi de kalsın şimdi
Yalnızlığını ver ben örtünürüm
Ben sırtlanırım geçmiş acılarının yükünü

Yeter ki...yeter ki sen mutlu ol
Yeter ki mutlu ol bebeğim...mutlu ol sevdiğim

emine genç



arwen 31 Temmuz 2008 16:30

SEN ANILARI

o bahçede o masada oturur sensizliğim
aklımda sen anıları gülümser içimde yüzün
gözlerindi ellerinden içtiğim kahveler
gökdelindi yağmurlarda kaldı hüzün

seni buldum mu istanbul bahar
kalbimden kalkardı banliyösü sahilin
hele ki ellerin zor kavuşulan sevda
bize koşardı tüm köpükleri denizin

yakamozlu denizde ayakların suya değince
deniz kızı olmuştun ben balıkçı peşinde
ayrılık kokardı her sarılışımda saçların
güldüğümüz kadar ağladık mı birlikte

yeni bir yaşamı yakalamış gibi coşkulu
bir şeyleri gizlerdi sevgimiz içinde
unuttun mu büyüsünü sen yapmıştın
yine sen bozdun öylesi günün birinde

seni hala sevdiğimi söyledi nisan çiçeği
doğrudur her mayıs akşamında beklediğim
gelmezsen sen anıları bırakmaz yakamı
gelirsen ilkbaharı sana vereceğim

SAİM OĞUZ ÇOŞKUN



arwen 1 Ağustos 2008 00:46

BUGÜN SEN OLDUM YİNE


Bugün...
Sen oldum yine...
Biraz hüzün, biraz mutluluk;
Bir tebessüm...

Düştü gözbebeklerim denizlerin mavisine,
Seni aradım dalgalarda fersah fersah.
Kulaklarımı yelken yapıp rüzgâra
Dinlerken İzmir'imi,
Nasıl da içim titredi
İsmini bir şairin buğulu sesinden duyduğumda...

Savruldu gözyaşlarım,
Dilime közler düştü, yandım...
Hazin şiirimin virgülü ben oldum bu akşam,
Noktası ise kayıp...
Fırtınalar koptu ruhumda,
İsyanlar diz boyu,isyankâr oldum
Ama...
Bugün sen oldum yine senden çok...
Biraz hüzün, biraz mutluluk;
Bir tebessüm...

Bugün...
İsmini andım aylar sonra;
Duydum yansımasını bir şairin dudaklarında!
Eski bir filmi seyreder gibi
Gelip geçti hayatımın senli kareleri,
Sesindeki şiirin tınısı çınladı kulaklarımda.
Yumdum gözlerimi sımsıkı
Hapsettim gözyaşlarımı göz kapaklarıma.
Son defa...

Bugün...
Ben...
Sen oldum yine...
Biraz hüzün, biraz mutluluk;
Bir tebessüm...


SERHAN YİĞEN


arwen 2 Ağustos 2008 01:34

Haykırsamda sesim, çıkmıyor artık
Bu dünyada halim,kalmadı artık
Döne döne geldim,bak sabahladık
Uyanın dostlar burda,yaşayamadık

Sevgi yüreğimi,kapladı benim
Alıpda gidecek,aşkı severim
Bu dünyada yerim,yok der bilirim
Kalk artık canım yar,bize gidelim

Bizim dediğim yer,ikimizindi
İçimdeki yanan,aşkı severdi
Bu canımı sana,hemen devretti
Uyan artık yarim,bu dünya hiçdi
2.08.2008
Bahattin Tonbul


Misafir 2 Ağustos 2008 14:29

Benden Sonra Mutluluk

Bunca yıl yaşadım
Elime ne geçtiyse yitirdim
Biraz daha yaşayacağım
Yalnız bir şey biriktirdim

Bir bakış, bir görüş, bir duyu, bir düşünce
Belki aç kalacağım

Suçlanacağım ölünce
Biraz yazdım, artık hep yazacağım

Hüzünden baş alamadım
Görünce

Kaynak: Benden Sonra Mutluluk
Özdemir Asaf


blood_lovee 2 Ağustos 2008 21:11

Ümit

Düşen her bir damlada
Seni hatırlıyorum
Bir yağmurla gelmiştin
Unutamıyorum
Bir mavi şey görsem
Gözümün önündesin
Belki resmin yok ama
Benimlesin
Hep şarkılar çalıyor
Notalarında sen varsın
Bir ümit var içimde
Belki ararsın


Burak Güngör


arwen 4 Ağustos 2008 02:54

SENİ HATIRLARIM


Eser kalmadı gözyaşlarımdan
Ağlamam artık gönül derdinden
Nicedir sığındığım mahzenden
Kovdu hasretin, diriltti beni...

Kim derdi ki unutacağım
Tekrar tekrar seni hatırlarım
Kapıyı çalsa da yalnızlığım
Sarar ateşin, ısıtır beni...


AHMET EMRE



ahmed 4 Ağustos 2008 22:59

Sevdiğim...


Ne zaman görürsem seni karşımda
Dizlerimde kalmaz hal be sevdiğim
Kötülük bulunmaz gönül çarşımda
Sevgiyse bedava, al be sevdiğim

Ben sana boşuna bağlanmadım yar
Seni sevmem için bir çok neden var
Gülüşün gönlümü tutuşturan har
Ağzın şeker dilin bal be sevdiğim

Sayayım hoşuna gidiyor madem
Yanakların elma gözlerin badem
Sana aşık olur gören her adem
Endamın incecik dal be sevdiğim

Hançer mi sapladım kalbine ok mu
Senden aşk diledim bu bana çok mu
Omzuna döktüğün saçların yok mu
Adeta siyah bir şal be sevdiğim

Sana adanmıştır bil ki bu özüm
Seviyorum işte yok başka sözüm
Ne olur yollarda bırakma gözüm
Arada kapımı çal be sevdiğim

İzdivaçla bitsin bu aşkın sonu
Diyecektim biraz dağıldı konu
Saat erken henüz akşamın onu
Gitme biraz daha kal be sevdiğim

Gel etme gönlümü düşürme gama
Kanarsa yüreğim kâr etmez yama
Sana diyeceğim çok şey var ama
Karşında bu dilim lal be sevdiğim



Mustafa Çetiner


arwen 5 Ağustos 2008 02:10

Üstünden geçmek isterdim
Her günün
Tek tek mührünü vurduğun
Ayak izlerine koymak isterdim ellerimi
Silinmeseydi
Verdiğin nefesi çekmek ciğerlerime
Çam kokulu tuzlu rüzgarların gergefinden
Geçmeseydi üstünden onca bahar…

Bilir misin?
Gülüşünü duymak,
Köpük köpük dalgaları Karya’nın!
Sen bilmek tatlı esen meltemi
Adın bellemek
Seviştiğimiz yeri
Ellerin bilmek
Gökova yelkenlilerini

Geçmek isterdim
Bir çırpıda
Bu masmavi sensizliği…



serkan erkoç


arwen 6 Ağustos 2008 01:55

SAKLI DUDAKLARIMIN ARDINDA


Yüzüne söyleyemediğim o kadar çok şey var ki
Bir gibi saklı aşkın yüreğimin bir ucunda
Gözlerine baktığımda dilim lal olur inan ki
Sana söylemediğim sözler var, saklı dudaklarımın ardında

Seni bulmuşken, kaybetmek korkusu ölüm gibi
Keşke karşılık bulsam, sevgime senden yana
Bir an dökülüverse dilimden aşk sözcüleri
Sana söylemediğim sözler var, saklı dudaklarımın ardında

Bir sır gibi tutarım sana olan aşkımı kalbimde ben
Seni unutmak istesem de aklımda, fikrimde sen
Ölüm ne ki gülüm, ben hergün yanıyorum kor ataşta
Sana söylemediğim sözler var, saklı dudaklarımın ardında

Bırak hep saklı kalsın aşkım, içimde mahşere kadar
Beni bir gün olsun anlamadın ya yüreğim ona yanar
Belki bir gün, dökülür sözlerim ansızın avuçlarına
Sana söylemediğim sözler var, saklı dudaklarımın ardında

İLKER GÜLER



ahmed 6 Ağustos 2008 10:16

Saklambaç



Saklambaç oynardık seninle küçükken

En çokta sen kaçardın benden

Önüm arkam sağım solum hep sendin

O yıllarda kalbimin sol yanımda olduğunu

İçinde ise senin yaşayacağını bilmezdim

Kaçan hep sen olurdun kovalayan ise ben

Yakalanmazdında bir türlü hiç bana

Ama Hep başkaları sobelerdi seni

Yüreğim kabarırdı o anlarda işte tıpkı karadeniz gibi

Ben hiç karıştırmazdım seni mesela

Canan sobe Canan sobe diye bagırdıgımda

Şimdi anlıyorum neden kazan çömleği hiç patlatmadığımı

Yüzünün kıvrımlarını ezberlemişim çünkü o günden daha


Seni arayıp tarayıp bulamayınca

Elma dersem çık armut dersem çıkma derdim

Sense sana aşkımı söylediğimde bile çıkıp gelmedin

Evet saklambaç oynamıyor bu koca çocuk şimdi belki ama

Değişen birşey yok önüm arkam sağım solum sensin hala

Hasan Demir


arwen 7 Ağustos 2008 01:05

unutamam


Seni hiçbir zaman göremesem de
Ellerimiz asla kavuşmayacak olsa da
Mavi gözlerinin içine bakamasam da
O gül yüzünü sevip okşayamasam da
Dudaklarından aşk buseleri alamasam da
Gecelerimde tenin sıcaklığını hissedemesem de
Her sabah uyanışımda seni yanımda bulamasam da
Sensiz geçen her anım yüreğimi kanatıyor olsa da
Sensiz bir hayat bana zindan olup işkenceye dönüşse de
Yinede her şeye rağmen ben seni o kadar çok seviyorum ki
Bir kere kaptırmışım kendimi sana olan sevdamın rüzgarına
Yelken açmışım sevda denizine doğru…
Ben seni böyle sevdayla severken,söyle bana nasıl unutabilirim
Seni…
Unutmak unutulmak bu kadar kolay bir şey mi ki AŞKIM

mustafa ata



ahmed 7 Ağustos 2008 09:49

Seni Görünce ...



Işığı görünce vazgeçtim karanlıktan ..
Güneşi görünce ay 'dan ..
Rengarenk bir kelebeği görünce vazgeçtim karafatmadan ..
Masmavi denizi görünce karadan ..
Suyu görünce ateşten ..
Bulutları görünce vazgeçtim bulutsuzluktan ..
Kavuşmayı görünce özlemden ..
Aşkı görünce hayattan ..
Ve seni görünce vazgeçtim yalnızlıktan ,
Ve seni görünce vazgeçtim dünyadan ..
Seni görünce vazgeçtim sensizlikten ..
Ben seni görünce herşeyden vazgeçtim ..
Şimdi düşüncelerimin karmaşasında sen ..
Ruhum kararsız , iki yana savruk ..
Ellerimde cesaretim kullanamadığım ..
Gözlerimin beyaz 'ında bile sen varsın ..
Dudağımda bir türlü söyleyemediğim kelimeler ..
Yüreğimde bir kıpırtı ..
Evet , vazgeçtim hepsinden ..
Ben seni görünce kendimden vazgeçtim ...

Özgür Mutlu


holocoust 8 Ağustos 2008 01:12

Küfrüm Edebimi Asti Bu Gece
 
Küfrüm Edebimi Asti Bu Gece





Sen benim gözümde bir hiçsin artik,
Nefretim askimi asti bu gece
Bugün ki sözlerin söz müydü artik
Son sözün sabrimi asti bu gece


Kolayca bitsin bu diyemedin de
Salladin savurdun basiretsizce
Hiç mi ders almadin onca gezdik de
Yagmurun rahmeti asti bu gece


Yürümeyen neydi,iliskimiz mi?
Günüm bombos deyisimiz mi?
Sensiz yasayamam çeliskimiz mi?
Yalanin dogrunu asti bu gece


Evlenmek hayali kapimda idi
Giris kat evimin boyasi yeni
Mobilyan,takimin, alinmis idi
Vuslatim tadini asti bu gece


Yemedim yedirdim ne avrsa sana
Üç kurusum olsa verirdim daha
Memurdum yoksuldum hatirlasana
Hafizam haddini asti bu gece


Ayaklarin donmus,üsümüstün de
Gece yatamamis üzülmüstüm de
Bir ay oruç tutup yememistim de
O çizmen boyunu asti bu gece


Yapilan söylenmez, gelmezmis dile
Allahtan beklenir kul bilmese de
Kizginligim buna, sebep ise de
Sabrim miadini asti bu geceü


Onca gez toz benle,seviyorum de
Sonra git nisanlan bir de ona de
Serefsizlik degil, nedir bu söyle
Küfrüm edebimi asti bu gece


Sana son bir sözüm, nasihatim var
Aldigim ahlakla bir terbiyem var
Senin dog’ran ana deyip geçmek var
Saygim adabimi tuttu bu gece
Gönlümün romani bitti bu gece
Hangisine yansam simdi gün gece
Ömrümden bes yil gitti bu gece


Bedirhan Gökçe

Ankara







Hey gidi Ankara hey
Beni de benzettin ya kendine
Astin suratimi, resmilestirdin beni
Hey gidi Ankara hey
Beni de benzettin ya kendine
Yüzümde bürokrat gülümsemesi
Içimde politik çikmazlar
Kaçinci askti tattigim aksamlarinda
Kizilay’da yürüyemeden el ele ayrildigim
Bir gecelik duygu esnemesinde
Yalnizligimla kendimi evime attigim
Tutamadigim mevsimlerini doya doya
Kaybettigim kendimi herhangi bir sokagin
Herhangi bir ayriminda…
Geçerken ömrüm giris katlarinda, üsüdüm titredim.
Otuz yasima girerken bir yaz aksaminda,
Bekar evlerinin soluk aydinliginda kötü aliskanliklar edindim.
Hiçbir kiza yalan söylemedim Ankara.
Ama bir ebruli aksamda, ezan seslerine karisti çigligim.
Oyaliyormusum kendimi geçici heveslerde.
Kar çiçekleri açiverdi yüregimde,
Sen ask de buna, ben çikmaz sokak Ankara.
Delik olan cebime koyacaktim tüm hüzünlerimi
Yine siirler çalip sairlerin soluk nefesli kitaplarindan,
Sarkilar sarkilar düzecektim ona ve Ankara,
Çelik renkli gecelerine dagittigim yildizlardan,
Taç yapacaktim sari saçlarina.
Gözlerindeki yesilden sürecektim antik yalnizligina.
Ikimizin de paylasacagi birisi olacakti hayatimda.
Anlarsin ya sen Ankara, ben ve o.
Üç kisilik bir dünya kuracaktik,
Gözyaslarinin kahkahaya karistigi su dünyada.
Duygu sevinecekti,
Telefon edip Zeynep’e evleniyormus diyecekti.
Frekansini yakalamisken tam da mutlulugunun,
Çankaya’dan bir rüzgar esti.
Kiskandin ya bizi helal olsun sana
Su ölümlü dünyada kendin gibi bir dünya görmeden,
Bogacaksin öylemi, kalabalik kaldirimlarinda beni.
Hüzne doyacagim öylemi, senin gibi gecekondularinda.
Benim gibi bir bozkir çocugu,
Meram aksamlarinda çiçeklerin nasil olgunlastigini bilirim ben.
Çözmüsken sifresini tam da hayatin
korkma Ankara korkma
Yazilmamis bir siirin okundukça çogalan ilk kelimesinde,
Akip giderken kaderimiz iki ayri yöne,
Mutlaka bulusacak vuslat denizinde.
Ankara korkma okudugu dualari anamin ikimizi de kurtaracak.
hiç ummadigin bir günde, söyle günes burcundayken sevinçlerin
sen bana alisacaksin ben de sana Ankara




Bedirhan Gökçe


arwen 8 Ağustos 2008 02:48

hasret


Karabulutlar dolaşıyor üzerimde
Sensizlikleboğuştuğum her günde
Boğulmak üzereyim can nehrinde
Demlenmiş sevdamın çökenhasretinde

Yüreğimde yaktığın kor alevlerle
Yaktığım cigaramı
Özgürlüge koşmak istiyorum alabildiğince
Ama ufukta güneş çok uzak
Aydınlık karanlıkta kalmış sensiz
Aşka giden yollar kapalı
Sözcükler tadilatta
Demlenecek bir sevdam bile kalmamış
Çöken hasretinle

Sorgusuz sualsiz mahkum ediliyorum
sensiz gecelerde
Hücrelerime kelepçeler vuruluyor
Yar hasretiyle
NAZIM HİKMET'ler gibi ceviz ağacı mı olayım gülhane parkında
Yoksa yedikule şehrine mi gömeyim yasak sevdamı
AHMET ARİF gibi dipsiz kuyularda mı arayayım seni...

muzaffer çavdar



TiglonBoYs 8 Ağustos 2008 12:43

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.

Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem
de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak.

ahmet yılmaz


FOREWER ROCK 8 Ağustos 2008 21:16


Adını sen koy hicranlı gecemin
Can çekişmiş neye yarar bu gönlüm elinde
Avuç avuç gözyaşı dolsada elime
Silemezsin yanağıma süzülen gözyaşımı
Hissedemezsin kanayan o yarayı
Gün geçer takılırsın bir söze
Sevgi yemin edilmiş bir söze benzemez
Ne kadar bağlı kalsanda tutunduğun o dala
Zamanla kırılacak tutunduğun o dal
Bazen düşüneceksin yaptıklarını
Ama geç olduğunu anlayacaksın
Dinlediğin şarkıda duyduğun sitemli sözlerde
Yazdığın her sözde aynaya baktığında kendine
Hatırlanacak her ne varsa geçmişinde
Kaldırsanda raflara, gözyaşlarınla üzerine mil çeksende
Unutulmaya değer bir geçmişin olmadığına karar versende
Kalbine söz geçirebildiysende
Unutma boş kâğıda tükenmez kalemle yazmak güzeldir
O boş kâğıda yazdığın her söz bir anlamdır
Yanlış bir söz yazdığında işe yaramayan bir kâğıt parçasıdır
Bende senin deyiminle bir boş kâğıdım
Sen benim için doğan bir sabah güneşisin
Gün bitiminde batsan da
Bilirim ayın arkasından ışığını yansıttığını
Ama sen o boş kâğıda çoktan atmışın imzanı…


SİBEL AKÇAALAN


Sedef 21 8 Ağustos 2008 21:32

Gülüşün Gül Bahçesi

Gül bahçesi gibi gülüşün
gülüm; ya o bakışın
sanki gözümde dünya sen
hiç olmuş gerisi.

Bana bir şeyler söyle
istersen ucunda ne olursa olsun
yeter ki hasret olmasın
söyle; gider alır gelirim.

AşkŞairi
Ferudun Ergan
3.eylül.07-07:00




ahmed 8 Ağustos 2008 22:03

Gözlerin


mahpushane gibi
senin gözlerin
içine hapseder beni

ışığa
bir yol vardır
gözlerinden
anlarım ben

gözlerinin içine
ta içine
bakarken unuturum
dostu da
düşmanı da

Kaya Erbek


arwen 9 Ağustos 2008 01:24

solmayan baharlar


Duaların ve umutların bittiği yerde
Var oluşum başladı

Şimdi, Umutlarımın bittiği yerdeyim.
Kalbimi şerha şerha topladım sizin sokaktan
Seni arıyorum taş kesildiğim kaldırımlarda
Ve sen ölüm gibi aklımdasın ey yar,
Sen her duamın başında ve sonundasın
Umutlarımsın, hüznüm, sevincim
Cennet gözlüm Sen her şeyimsin işte
Şimdi bir el uzanır, ta uzaklardan
Çıkmayası canımı götürür bilinmez diyarlara
Bilmem hep hüsran mı?
Hep dert mi?
Hep keder mi?
Hep unutuluşlara mı gebe bu yüreksiz bekleyişler
Ve doğum çığlıklarında, solmayan baharlarım.
Şimdi dualarımın bittiği yerdeyim
Sana teslim, zerresine kadar bu kordan yüreğim
Ebedlere müştak ruhum,
Umuduma umut katıp nur`unla diriliyorum
Hep senin için düşer,
Hep senin için kalkar şu dertli başım.
Bana uzanacak bir el bekliyorum
Ve Biliyorum o nur`a herkes muhtaç...

sabahattin çağatay



holocoust 9 Ağustos 2008 14:37

Nazım Hikmet'ten Seçmeler
 
SEVİYORUM SENİ

Seviyorum seni
ekmeği tuza batırıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
Ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
Seviyorum seni
denizi ilk defa uçakla geçer gibi
İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldayan birşeyler gibi
Seviyorum seni
Yaşıyoruz çok şükür der gibi.


JAPON BALIKÇISI

Denizde bir bulutun öldürdüğü
Japon balıkçısı genç bir adamdı.
Dostlarından dinledim bu türküyü
Pasifik'te sapsarı bir akşamdı.

Balık tuttuk yiyen ölür.
Elimize değen ölür.
Bu gemi bir kara tabut,
lumbarından giren ölür.

Balık tuttuk yiyen ölür,
birden değil, ağır ağır,
etleri çürür, dağılır.
Balık tuttuk yiyen ölür.

Elimize değen ölür.
Tuzla, güneşle yıkanan
bu vefalı, bu çalışkan
elimize değen ölür.
Birden değil, ağır ağır,
etleri çürür, dağılır.
Elimize değen ölür...

Badem gözlüm beni unut.
Bu gemi bir kara tabut,
lumbarından giren ölür.
Üstümüzden geçti bulut.

Badem gözlüm beni unut.
Boynuma sarılma, gülüm,
benden sana geçer ölüm.
Badem gözlüm beni unut.

Bu gemi bir kara tabut.
Badem gözlüm beni unut.
Çürük yumurtadan çürük,
benden yapacağın çocuk.
Bu gemi bir kara tabut.
Bu deniz bir ölü deniz.
İnsanlar ey, nerdesiniz?
Nerdesiniz?

[1956

VATAN HAİNİ

Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.


KIZÇOCUĞU

Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.

Hiroşima'da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.

Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.

Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.

Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler.

[1956]

KEREM GİBİ


Hava kurşun gibi ağır!
Bağır
bağır
bağır
bağırıyorum!
Koşun
kurşun
erit-
-meğe
çağırıyorum...
O diyor ki bana:
-Sen kendi sesinle kül olursun ey!
Kerem
gibi
yana
yana...
"Deeeert
çok,
hemdert
yok"
Yürek-
-lerin
kulak-
-ları
sağır...
Hava kurşun gibi ağır...

Ben diyorum ki ona:
-- Kül olayım
Kerem
gibi
yana
yana
Ben yanmasam
sen yanmasan
biz yanmasak,
nasıl
çıkar
karan-
-lıklar
aydın-
-lığa.
Hava toprak gibi gebe.
Hava kurşun gibi ağır.
Bağır
bağır
bağır
bağırıyorum.
Koşun
kurşun
erit-
-meğe
çağırıyorum......

(1930 - Mayıs)

NAZIM HİKMET RAN




FOREWER ROCK 9 Ağustos 2008 21:15

BENİ HİÇ SEVMEDİ DEME SAKIN


Bir derman ver çaresiz yarama
Gönlümde başkasını arama
Acılarımı sevginle sar ama
Beni hiç sevmemişti deme sakın...

Sensiz her gecem zulüm olur
Acılar dertler beni bulur
Aşkından bu yüreğim ölür
Beni hiç sevmemişti deme sakın...

Gönlüm seni gördü göreli
Görmez gözüm başka güzeli
Değmez elime yad'ın eli
Beni hiç sevmemişti deme sakın...

Günüm geçer güneşsiz
Yüreğim tutuşur ateşsiz
Yangınım sönmez sensiz
Beni hiç sevmemişti deme sakın...


Selçuk Doğan



arwen 10 Ağustos 2008 04:03

sessiz çığlık

Damarlarımdan kalbime akıyorsun ılık ılık,
Bır gün olup verecekmisin aşkıma karşılık,
Yedi kapılı zindandan daha beter bu ayrılık,
Duvarlara çarpar bu içimdekı sessiz cığlık.

Ne olurdu sevseydin benide,olsa da azıcık,
Hasretinin hücresindeyim banada yazık,
Cennetmi cehennemmisin aklım çok karışık,
Duvarlara çarpar bu içimdeki sessiz çığlık.

Gelmedin bir daha,beş sene oldu yaklaşık,
Seninle şu demir kapının önünde kucaklaştık,
Yetmedi aşkımız mahşere dek diye anlaştık,
Duvarlara çarpar bu içimdeki sessiz çığlık.

adnan ünal



ahmed 10 Ağustos 2008 11:02

Aşka Niyet



Her gözde kirlendi düşlerim benim
gamze çukurlarında acılandı,
sızılandı gülüşlerim benim

Ateşin bağrına atsalar da üşüdü ellerim,
üşüdü yüreğim..

Birleştir de tüm mevsimleri
MEVSİMİN CEM HALİYLE GEL...
bir bahara, bir kışa ,
bir yaza atma gönlümü
bir kokteyl misali;
orta halli bir mevsimde,
yakmadan, üşütmeden, titretmeden
kollarınla saracaksan gel...

Gökkuşağının altından hiç geçmedim ben
Kaldırıp gözümü bakmadım renge

Gözümde renk aşktan ibaret
Aşkıma renk katacaksan gel...
Elinde fırça elinde boyaya ne hacet
Dilinde bir tatlı sözünle gel...

GÖZÜNDEN BAŞKA BİR GÖZDE RENK ARARSAM ŞAYET
SEN SAY BUNU AŞKA İHANET

Yeterince kırılmış bir kalp bu bende ki
Dokunsan kanar
Yan baksan kanar
Bir pamukcuk elin varsa gel
Rüzgar esse titrerim
Sevdaya kastın yoksa aşka meylin varsa gel

Bal rengi sabahlara uyandırabilirsen şayet....
Sana yemin sana söz beklerim
Beklerim
beklerim elbet
Ömür dediğin beklemekten ibaret
Vaadin aşksa eğer
Sevdaya ise niyet
Ben niyet ettim
Beklemekteyim...


kalem yazmaz, dil söylemez
gönül hüküm vermese; aşk diye dönmez dünya , aşk diye atmaz kalp.
ille de gönül aşka bürünürse; aşk dökülür satırlara
aşık olmayandan, aşkı tanımayandan , aşkın bahsi olsa da ,olmaz tadı.
aşk varsa; aşk yazar, yanar, yakar..
Çölün bağrına serilen güneş ben o aşka hayranım
ben o aşka kurbanım...

/// Bak bu çocuk yürek bekliyor seni severek, özleyerek..///

Nurcan Aydos


Sedef 21 10 Ağustos 2008 11:07

HÜZÜN


Bende bir hicran,
Karanlık gecelerde.
Geçmişe dalarım.
Anıları düşünürüm,
Hayalini düşlerim.
Bazı zamanlar,
İsmi dudaklarımda.
Hüzünlenirim sessizce.



MURAT BARIŞ ÇETİN


CaNaRY 10 Ağustos 2008 14:37

Sevda...

Aramak nafile zor bulunuyor
Sevda pazarlarda satılmıyor ki
Sanmayın bu iş şansla oluyor
Sevda kumarlarda utulmuyor ki

Yüz bulunca gönle gelip gitmeye
Çoban olup başlar seni gütmeye
Fazla yakma diye tembih etmeye
Sevda kulağından tutulmuyor ki

Dillere düşürür çilesi bitmez
Yakıp kavurduğu izleri yitmez
Kıyamet kopsa da acısı gitmez
Sevda şekerlere katılmıyor ki

Nice kullar düşüp yandı hepsi de
İşkence cabası gördü hapsi de
Em diye sunulsa altın tepsi de
Sevda ilaç gibi yutulmuyor ki

Hafızadan gitmez zor unutmanız
Asla mümkün değil kafa tutmanız
Kendinize döner kurşun atmanız
Sevda düşman değil çatılmıyor ki

Beyine girip de aklını çelse
Tedavisi yoktur kalbini delse
Bir faydası olmaz uykun da gelse
Sevda hamak değil yatılmıyor ki

HİDDETÎ memnunken kendi halından
Yalnız kül bıraktı garip kulundan
Tecrit etmek için tutup kolundan
Sevda zindanlara atılmıyor ki


FİKRET OĞUZTÜRK


CaNaRY 10 Ağustos 2008 14:55

Bir Kadın Ağlıyor Gözlerimde

http://img353.imageshack.us/img353/1083/aglayansairfc1.jpg
Ne vakit başımı kaldırıp baksam gözlerine
Tren geçiyor katar katar

Ne vakit dokunmaya kalksam yüzüne
Bir kadın ağlıyor gözlerimde

Ne vakit kırpsam kirpiklerimi
Yıldızlar intihar ediyor avuç avuç

Ne vakit tutmaya kalksam ellerini
Buz tutuyor parmaklarım ayrılığın ayazında

Ne vakit bir sen görsem köşede
Gölgelerin dansına karışıyor karanlıklar

Ne zaman seslenmeye kalsam can diye
Kısılıp kalıyor geçit vermez boğazlarda sesim

Ne zaman selam vermeye kalksam aşka
Bir kadın düşüyor kollarımdan perişan

Ne zaman vuslata açsam kapılarımı
Bir şamar gibi yüzüme çarpıyor bitti dediğin

Ve ne zaman gülümsemeye kalksa dudaklarım
Bir sevda ağlıyor hıçkıra hıçkıra

Söyle
Sen mi yoksa ben mi kıymetini bilemedik aşkın



Eylül Gökdemir...



Saat: 14:48

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık