![]() |
Aşka ve Sevgiye Dair Aşk ikidir sevgi bir; Aşk yalan,sevgi gerçektir. Aşk sudur,sevgi susuzluk. Bu yüzden sevgi hasrettir, Özlemektir,beklemektir. Asıl maharet: Susuzken suyu içmek değil Karşısına geçip seyretmektir. Aşk haykırmaktır,sevgi ağlamak; Aşk açmaktır,sevgi katlamak. Sevgi saklamaktır Yüreğini,gözlerini Ve de ellerini saklamak Bahar geldiğinde… Bir çiçeğe,yeşile,çimene Aşık olamazsın ama seversin. Arkadaşına aşık olamazsın Ama seversin. Toprağa fidanı aşkla değil Sevgiyle dikersin. Sevgi için ölünür,aşk öldürür. Aşk kıskançtır,nankördür Sevgiyi öldürür. Aşk Kabil’dir,sevgi Habil. Aşkla sevgi aslında kardeştir Babaları insandır,Adem’dir Aşk için şiirler yazarsın, Şarkılar yaparsın; Sevgiyi anlatamazsın. Çünkü yüreğine sığdıramazsın. Kalbini aşka kapatabilirsin Ama sevgiye kapatamazsın Sevgi gizli,aşk aşikardır. Yüz vermeyince unutursun Sen aşığım diye daha kendini kandır. Dedim ya sevgi gerçek,aşk yalandır. Dahası da var: Aşkın gözü kördür, Fazla naz aşık usandırır; Aşk oyun,aşık oyuncaktır. Sevgi ise yaşamdır,hakikattir. Aşk aceledir, Sevgi usul usul sabırlıdır. Acele işe hem şeytan karışır. Aşk ateşlidir Çünkü hastalıklıdır. Sevgi ılıktır Çünkü sağlıklıdır. Velhasıl bu iki kardeşin hikayesidir Aşka ve sevgiye dair… |
Aşk Aşık Olmuş Bizlere Bu deli gönül, bir sana aşık bir de sevdalı sana. Git artık başımdan, hayalin yetmiyor ki bana. Seninle olmak varken, hayalini istemiyorum anlasana. Sana tutsak kalbim, mahvoldu yokluğunla. Hayatıma bir girdin, deli ettin beni sonunda. Hem sevgine hasret, yokluğunda cabası hayatımda. Kalplerimiz ayrı kalamaz ecel bile ayıramaz bizi sevdamızla. Sen ve ben seven iki gülüz, birbirimize deliyiz çünki Delilikte güzel, herkes deliremez öyle değil mi? Bu aşk bendeyken, herzaman yaşatırım seni, sevgimi. Nasıl bir sevda bu, içimde kaldı çıkmıyor ki, Daldım rüyalara, rüyalarda bana yetmiyor ki. Gecelerim kabusa dönüştü hep yanlız, anlamıyorum ki. Aşk çemberinin içindeyim çıkamıyorum bir türlü. Sevgin aktı içime, birde nefesini hissetsem bedenimde. Her köşe başında aşk yok, herzaman aşk bizlerle... Aşk aşık olmuş ikimize, bir türlü bırakmıyor ki sevgimizde. |
Bir buruk pişmanlık sarınca seni Aldanmak ne demek anlayacaksın Çok arayacaksın bir dost elini Yalnızlık ne demek anlayacaksın Yakınca içini aşkın ateşi Sevmek ne demek anlayacaksın Yalansız aşkımı ,seven kalbimi Söylenen yalanlar yıkınca seni Kırınca ümitlerini Hatırlayacaksın mazide beni Yaptıkların için AĞLAYACAKSIN... |
Azaltma baharları İşletme bana aşk adına günahları Fırtınalı bir gece gibi esme Bu son kez, mi bakışın gözlerime Bu son sözlerin, mi Sen yüreğimden yol alırken Silemem izlerini yıllarca. Gitme seni özlerim.... İliklerime işliyerek esiyorsun. Keskinliğin çaresizliğim oluyor. Gitme sabahlarım güneşsiz olur. Güneşine uzanamaz ince dallarım. Acılar bedenimi ezer yoğurur. Dayanmaz yüreğim korkular büyütür. Uğruna ölecek kadar sevdiğimsin. Gitme seni özlerim............ Ayrılık girdi, girecek kanıma. Nasıl anlatırım yüreğimdeki yangınlara. Ne derim düşen takvim yapraklarına. Gitme seni şimdiden özledim. Bittimi vadem doldumu. Gülermisin şimdi gözümdeki yaşlara. Gitme uğrunda verdiğim can hatrına. Gitme seni özlerim....... |
SENI ARIYORUM Bu şehrin bütün sokaklarına sinmiş yalnızlığım Sensizliğin köşe başındayım Avuçlarımda kırık dökük pişmanlıklar Avuntusuz çıkmazlara doğru yürüyorum Bütün umutsuzluğuma inat Yine seni arıyorum... Dudaklarımda bildiğin o ıslık Sokak lambalarına sığınıyorum Hafiften bir yağmur ağlıyor benimle Bir deli rüzğar saçlarımda Yalnızlıktan üşüyorum Bulamayacağımı bile bile Yine seni arıyorum... Anlatacak nelerim var bir bilsen Içimde ihtilaller kopmuş Kendimi sürgüne verdim Mutluluğum çoktan iflas etmiş İtiraza hakkım yok biliyorum Beni savunmak sana düştü Seni arıyorum... Yarım kalmış şiirlerim gibisin Yaşanmamış çocukluğumsun anılarımda Öylesine eksiğim sensiz Öylesine sahipsiz. İşte bütün umutlara havlu attım gidiyorum İçinde geç kalmışlığın çaresizliği Çocuklar gibi ağlıyorum Ve gel gör ki her damla gözyaşımda Yine seni arıyorum... |
KARIMA MEKTUP Bir tanem! Son mektubunda: "Başım sızlıyor yüreğim sersem!" diyorsun. "Seni asarlarsa seni kaybedersem;" diyorsun; "yaşayamam!" Yaşarsın karıcığım, kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgârda; yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı en fazla bir yıl sürer yirminci asırlarda ölüm acısı. Ölüm bir ipte sallanan bir ölü. Bu ölüme bir türlü razı olmuyor gönlüm. Fakat emin ol ki sevgili; zavallı bir çingenenin kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli geçirecekse eğer ipi boğazıma, mavi gözlerimde korkuyu görmek için boşuna bakacaklar Nâzım'a! Ben, alaca karanlığında son sabahımın dostlarımı ve seni göreceğim, ve yalnız yarı kalmış bir şarkının acısını toprağa götüreceğim... Karım benim! İyi yürekli, altın renkli, gözleri baldan tatlı arım benim; ne diye yazdım sana istendiğini idamımın, daha dava ilk adımında ve bir şalgam gibi koparmıyorlar kellesini adamın. Haydi bunlara boş ver. Bunlar uzak bir ihtimal. Paran varsa eğer bana fanila bir don al, tuttu bacağımın siyatik ağrısı, Ve unutma ki daima iyi şeyler düşünmeli bir mahpusun karısı. NAZIM HİKMET |
Uykuların kaçar geceleri Bir türlü sabah olmayı bilmez Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında Ne çarşaf halden anlar, ne yastık Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın Onun unutamadığın hayali Sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içine Sevmek neymiş birgün anlarsın http://www.sevgidenizi.com/siir/images/siir011.gif Birgün anlarsın aslında herşeyin boş olduğunu Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin Gün gelirde sesini bir kerecik duymak için Vurursun başını soğuk taş duvarlara Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın Duyarsın Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın Sevmek neymiş birgün anlarsın http://www.sevgidenizi.com/siir/images/siir011.gif Birgün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin Niçin yaratıldığını Bu igrenç dünyaya neden geldiğini Uzun uzun seyredersinde aynalarda güzelliğini Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın Dolar gözlerin için burkulur Sevmek neymiş birgün anlarsın http://www.sevgidenizi.com/siir/images/siir011.gif Birgün anlarsın sevilen dudakların Sevilen gözlerin erişilmezliğini O hiç beklenmeyen saat geldi mi Düşer saçların önüne ama bembeyaz Uzanır gökyüzüne ellerin Ama çaresiz, ama yorgun, ama bitkin Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı Sevmek neymiş birgün anlarsın http://www.sevgidenizi.com/siir/images/siir011.gif Birgün anlarsın hayal kurmayı Beklemeyi Ümit etmeyi Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi Lanet edersin yaşadığına Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden SENI SEVDIĞIMI BIRGÜN ANLARSIN |
Büyüyorum...Delirdiğime Dair Kanıtlar Bırakarak Ölüm kokan nefesler salıyorum havaya Boşlukta tutunmaya çalışan "aşkı bütün" aşıkları intihara sürüklemek istercesine Yalanlar basıyorum çevrilmekten eskimiş günlüklere "Seri katillerin cinayet haberlerinden kestiğim kan kokuları şehirdeki tüm evlerin odalarına sızdı" Yakalanıyorum hasta düşüncemin en zayıf halkasından Kopuyorum Koparmamışken gönül bahçemdeki zehirli sarmaşıkları ... "Seni "ilk ışık"tan önce sevdim Doğmamışken Doğacak olmam bir ihtimale bakarken Erkek çocuk sevdası dinmişken Annem hala gençken Babam bugünde olduğu gibi birilerine birşeylere sonsuz öfkeliyken Ay sonları bir memur maaşının yıkıcılığında gelirken İki göz odada bayramlık sevinçler biriktirilirken Poşet poşet toplanan şekerlerin tadında geçerken günler sokaklarda Kolonya kokulu mendiller saklanırken sandıklarda Dik yokuşun başında hanımeliyle fesleğenin sarhoş ettiği sarmaşık siper ederken gövdesini nice yorguna Bir çocuk İstanbul'un ayrı bir ülke olduğunu düşünürken Ayaküstü selamlaşmalarda konuşulacak bir kaç kelime bulunurken Komşular sağ tutarken ilişkilerini Yokken,hep yokken,hiç yokken Olacak olmam bir ihtimale bakarken "İlk ışık"tan önce yani Seviyordum ben seni ... Ellerin yüzümdeki yüzü yırttı o gün Sen kaldım.. Karşında aşktan yapılmış gururunu kaldıramayan çocuk ben değildim... Ağlayamadım öfkenin gölgesinde kalmış kaşlarını çatma diye.. "Oyun çağını çoktan geçmiş bir çocuğun büyüyen sadece bedenidir ve tek oyuncağı nasıl yapıldığını çözemediği bir sevdadır" Unutma Anlamıyorum anlat bana "Sayfaları koparılmaktan dağılmış aşk defterinin hangi köşesine karaladın sen beni" Anılar saklanmak için var biliyorum beni en son ne zaman "an" dın Sayıltılarım o günden kalma Bana bakma ve hç anlama seni neden sevdiğimi çünkü sen "Gözlerine benim gözlerimle bakamayacaksın" asla ... Gerçeklik hissimi kaybettiğim anlarım var günceme düşürdüğüm "Kalabalıkları yararak uzayan koridorları ben inşa ettim bu şehre" Gerçek olmadığımın ispatıdır Tutuklayın tutulmuş dilimi Sorguya çekemeyeceksiniz artık beni.. Aşka dair yaşanmamışlıkları döktüm yıllarca ağzımdan Keşkelerim kursağıma dizilmiş bir yığın hasrete döndü Kuyruğunu sıkıştırıp anıların kaçırdım en uzağıma Kendimi unutacak kadar sensiz kaldım Hatırımın dibine çökmüş çürümüş nice yalnızlığım var yalın zamanlardan yürüttüğüm Sana ihanetim ardım sıra sürüklediğim En çok ta aşkım var büyüttüğüm Şimdi yüzünü dön ve çarp suratıma "seni affettim" bu doğru ama "unutmadım ihanetini" Sende unutma Çıkmayacak ağzımdan Sana ait bir sevda sözcüğü daha ... Gündüzlerden denk düşürdüğüm ikinci el samimiyetleri Gecelerde işleyip aşka dönüştürüyorum Büyücüyüm büyüyememişken henüz Hangi dünyada yerim yoksa yok Aklıma bulaşan bir hastalığın sonucuyum Verilemeyecek cezalarımı not düşürmesinler bencilliklerine aklı bütün olanlar Boynumda asılı kalan geçmişimde saklı tüm ipuçları "cezai ehemmiyeti yoktur,emniyetsizdir" Büyüyorum... delirdiğime dair kanıtlar bırakarak... Topla tüm kanıtları birgün isteyeceğim senden ve aklında tut Seviyorum seni... İlknur Yıldırım |
SEVDA SOHBETLERİ 1 Dedim ki ben sana vurgunum Gündüzüm seninle Gecem seninle Dedi ki benden ne istersin ki Gecende varsam Gündüzünde varsam senin için Aşk senin Sevda senin Ne dilersen yaşa Dedim ki bir sevdalı bakışına durur bu yüreğim Kendine katmak ister bir gülümseyen bakisini Dedi ki sevda ise yaşamak istediğin Nedir benden beklediğin Sevdayı mi yaşamak dileğin Ben miyim almak istediğin Dedim ki ben bir ateşim Ateşimi büyüten bir sevdalı sözün Dedi ki sevda bir deli rüzgardır Nereye eserse oraya gidersin Tutamazsın elinle Veremezsin yönünü Ben sana beni sev dedim de mi sevdin Beni sar dedim de mi sarmak istedin Neden istersin benden bunları Dedim ki ben bir deniz Sen beni besleyen nehir Kurur kalırım akışın olmazsa Dedi ki ben bir deli nehir olsam Arasam beni kendine katacak bir deniz Akar miyim bensiz kuruyacak bir denize Ben sonsuzdan akar dururum Varır mıyım sonsuzluğu barındırmayan denize Dedim ki ben kor karanlıklarda bir yürek Sen doğan günsün beni aydınlatacak Dedi ki kendi aydınlığını yaşayamayana Ne verir gündoğumu Dedi ki aşkının ışığında aydınlanmamışsan sen Neyler benim ışığım sana Ne verirsin bana Hangi ışığı bağışlarsın yüreğime Sen kör karanlıklardayken Dedim ki ne istersin benden Sevdana talibim Dedim ki isteğin emirdir Dileklerin benim isteklerimdir Dedi ki hiç bir şey isteme benden Bırak rüzgarım bulsun kendi yönünü Eseceksem senden yana Delice olmalı esişim Akacaksam senden yana Sonsuz bir koşu ile olmalı Kavuşacaksam sana Delice bir kayboluş olmalı birbirimizde Dedi ki isteme hiç bir şey İsteklerin isteksizlikler denizinde boğuşur önce Kendin için önce sev beni Dedi ki isteme bir şey benden Sev önce kendini Kendi ışığında aydınlat yüreğini Kendi yüreğinde kendini gör önce Görünce kendini kendi yüreğinde Göreceksin o zaman kendi yüreğimdeki seni İsteme benden hiç bir şey Yüreğini büyüt sevdanla Yüreğin senden sana akacak sevda ile beslensin önce O zaman kendi yüreğinde göreceksin beni O zaman saracaksın beni yüreğindeki her zerrenle O zaman alacaksın sevdamı yüreğine |
Hava Sıfırın Altında Eksi Aşk Alnıma kara bulutlar değdi hava sıfırın altında eksi aşk en kırılgan yanım buz kesti yenilgilerim sokak başlarında pusuya yatmış çocukluğumun yaraları hiç kapanmayacak sandım kente kar taneleri dokunup geçti aklıma gidişin geldi ve bir kardan adamdan medet umuşum kasım yine ayrılık sonbahar yine sensizlik ne zamandır eğilip bakmamıştım yanılgılarıma işte bugün aynı sokakta hava sıfırın altında eksi aşk üşüttüm gözden kaçırdıklarımı alnıma dolanan kara bulutları sıyırıp attım yüzüm saklıydı acımasız hayal kırıklıklarımın altında içimde bir kucak dolusu özlem süzüldü karanlıklara karnımda kesikler birikti iyileşmeyen yaralar yüreğimin kuytusunda yüzüm sende yandı küllerim kente karla karışık yağdı kent siyaha büründü üşüdü kaldırım taşları ürktü insanlar kıyamet alameti sandı elimdeki morluklar soğuktan değil damarlarımdaki aşk tükendi ondan tek başıma kaçıramam seni benden kapat gözlerini cesaret ateşiyle tutuştur ellerimi yakayım sensizliği canevinden hava sıfırın altında eksi aşk bir çocuk annesinin elinden kaçıp yerlerde yuvarlanıyor kar tanelerini burnunun ucunda eritiyor bir taksici cinnet şeridinde ilerliyor trafiğin ve ayağı kayıp düşen bir kadının çığlıkları çarpıyor kulaklarıma aldırmıyorum çünkü biliyorum elimdeki morluklar soğuktan değil damarlarımdaki aşk tükendi ondan hava yalnızlık normallerinin altında eksi aşk karla karışık kül yağıyor kente ve bir kadın yalnızlığından tutuklanıyor ... İlknur Yıldırım |
| Saat: 19:32 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık