![]() |
Kapı girişinde gülüşün kalmıştır Koltuk örtüsünde gözyaşın Damaklarımda son pişirdiğin yemeğin tadı Ben zaten özlemiştim ağlamayı Topuklarından düşen çamurları ararım ayakkabılıkta Askıdan kokun gelir burnuma Yorganımda tokadın kalmıştır Bana en çok yalnızlık yakışmıştır Aynada saçların savrulur Kulaklarımdadır hala son söylediğin türkü Yanık bir kahve içerim Bir sabah gelirsin diye seni beklerim Ben hala merdivenlerde senin arkandan çıkarım eve Abartılı basarım kapı ziline Ayakkabılarımı dışarıda bırakırım Gülüşümü ayakkabılıkta. |
yokluğun pıhtılaşmış bir kan denizi hayalin boğulurken içinde sensizlikte... kıskanır oldum bir kuşun dağa bakışını gücendim kuruyan sabahlarımın güneşsiz yüreğine yokluğunda... gömebildiğim son cesedimi de verdim toprağa aldanmış ve aldatılmış bir ağaç dikip hayat ormanıma beklenmedik bir beklentiyi bekliyorum hala yalnızlığımda... çırılrıplak dünyanın vücudunda seyrediyorum bir kelebeğin kanatlarına çizip resmini avuntunla avunmaya çıkmışım geceleri yokluğunda... ölüm makamında söylenen yokluğunda öldüm! ölüme gülen bir canla bir kez daha. |
|
BiR OMUR BOYUNCA Sana dokunacagim gunu duslercesine yasamak bir omur boyunca ... Aramizda yuzlerce sehir , onlarca ulke varken , Gozlerimde gizli bir ozlem , durmayan bir dusunce hakimken ustelik ... Seni opecegim anin hasretini cekip yasamak bir omur boyunca ... Aramizda dev bir okyanus , milyonlarca insan varken , Dudaklarimdan atamadigim bir titreme , bitmeyen bir sorgu hakimken ustelik ... Sana sarilacagim anin hasretini cekip yasamak bir omur boyunca ... Seninle beraber uyanacagim gunu duslercesine yasamak bir omur boyunca ... Aramizda sonsuz gokyuzunde bir gezinti , bir de kuslar varken , Bedenimde sonmeyen bir ates , anlasilmaz bir susuzluk hakimken ustelik ... Senin benim icin kalbinin carpacagi anin hasretini cekip yasamak bir omur boyunca ... Belli olsada olmasada ... Gorenler bilsede bilmesede ... Duyanlar anlasada anlamasada ... SENi SEVIYORUM ... |
Nidam kalmadı dilimden düşecek Uykumu kaç gece kabus bölecek Rengim kaç kere kara dönecek Tut elimden kaldır beni Eğildi başım yere girecek Nasılsa ömrüm bir gün bitecek Saçıma ak kalmadı düşecek Oku duamı dindir beni Nazımı kimler çekecek Bu yaşta aklım gidecek Acımı cennet bilecek Hadi durma öldür beni Ağladı kağıt, kalem bitecek Rüzgar bu gece yaprak dökecek Ne olmuş içiyorsam Uykum kaçmış, şiir yazıyorsam Rüzgara kızıyorsam ne olmuş Titriyorsam üşüyorsam Ellerini arıyorsam Ne olmuş küsüyorsam Ne olmuş ağlıyorsam Umutsuzsam uykusuzsam Rengi solmuşsa yüzümün ne olmuş Tokat yemişsem hayattan Eskimişse neşem Ne olmuş gitmişsem Ne olmuş yalnızsam Unutmuşsam gülmeyi Resmini yakmışsam ne olmuş Tutunacak dalım yoksa Ezberlemişsem ayrılıkları Ne olmuş acıyorsam Ne olmuş siliniyorsa ayak izlerim Uçuyorsam başka diyarlara Rüzgar kanadımı kırıyorsa ne olmuş Takılmışsam geçmişe Eski sayfalarda arıyorsam gülüşlerini Ne olmuş özlüyorsam Ne olmuş ölüyorsam Ucu bitmişse kalemin Rüyamda seni görmüşsem ne olmuş Tiryakisi olmuşsam gözlerinin Ellerinden almışsam en derin yaraları Ne olmuş kanıyorsam. |
Duymasam Sesini bir gün duymasam sesini paslanır yüreğim içimi korku sarar... gün ışımaz gecenin yüzünde çiçek açmaz saksıda gelmez bahar... büyür büyür de gözlerim gök boşalır derinleşir sular... yollara düşerim de uçurumlar dikleşir durmadan kar yağar... bir gün duymasam sesini kıraçlarda taş olur tenimi ayaz yalar... |
: Seni Seviyorum De... Seni seviyorum demekle iş bitmiyor…. Gitmiştin.... Yanında benliğimin bir parçasını alıp, Yüreğimi ise yarım bırakıp, Elveda demeden çekip gitmiştin. Başarmıştın.... Geceleri uykumu bölmeyi, Aklımdan çikmamayı, Uzakta olduğun halde beni ağlatmayı başarmıştın. Göstermiştin... ******** birinin nasıl oldugunu, Hırçın tarafını, Gözlerinde yalan söyleye bildiğini göstermiştin. Demiştin... Seni seviyorum diye, Sonsuza kadar senleyim, Korkma hep yanındayım demiştin. Anlamıştım... Herkese güvenilmedigini, Insanların iki yüzlü ola bildiğini, Seni seviyorum demekle işin bitmediğini anlamıştım. |
Aşkımın Martı Kuşları akşamla birlikte geldim yaşadığın şehre gözlerimi gecede sakladım... çirkinliğimi göreceksin diye araba flaşlarına sokak lambalarına çakmak ışıklarına bile kızdım... utanç duvarına yazarken adımı kendi kalemimle ellerimi yüzüme kapadım. suçlu sen değilsin ki suçlu benim! sen elime bile dokunmadın... gözlerinin güzelliğinde yayıldım sokaklara yanımda sen vardın... sadece sen!!! ne evler,ne arabalar,ne bahçeler ne de bize bakan sorgucu gözler hiç birine aldırmadın... kaç martın vardı özlediğim kaç martın, söyle!!! kaçını bana getirdin? kaçını öldürdük bu gece? kaçını kaçırdık gökyüzüne? kaçı kaldı ki bizimle? sayamadım... seni! sayamadığım martılar kadar çok sevdim anlamadın... akılsız martılar konmayın duvarımın üstüne! sizi saymak istemiyorum haydi kaçın!... ...kaçın ......kaçın.......... |
Bitmeyecek Bu sevda hayatın küzkünlüğü yüzümüze vurmayacak. İçimiz acıyla dolmayacak bu aşk bitmeyecek Dertler bizden,sen,ile,benden uzak duracak. Kimse ayıramıyacak bitiremeyecek.mutluluğumuzu Bu aşk acıyı tatmayacak. Yüreklerimiz suskunluğunu vurmayacak Derdi,kederi görmeyecek bu tutku Ölümle'de sonuçlanmayacak. Gün geçtikçe büyüyecek,ebed'e dek.sürecek hiç Bitmeyecek... |
AYDINLIK Uyan yârim, uyan, söndü yıldızlar, Gün, karşı tepeden doğmak üzredir. Her sabah güneşi seyreden kızlar, Mahmur gözlerini oğmak üzredir. Uyan yârim, sesler geldi derinden, Karanlık oynadı, koptu yerinden; İlk ışık, kapının eşiklerinden, Şimdi bir gölgeyi koğmak üzredir. Sevgilim, kapımı çaldı aydınlık, Baygın gözlerimi aldı aydınlık, İçimde tıkandı, kaldı aydınlık, Bu aydınlık beni boğmak üzredir. Necip Fazıl KISAKÜREK |
| Saat: 12:32 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık