![]() |
Hadi Gülümse Çok uzaklardan geldim Çok zahmetli yollardan geçtim Sadece gülüşünü tekrar görebilmek için Ruhumun huzuru Kalbimin atışı Hadi gülümse Gülüşün gönül bahçemde sevgi çiçekleri açtırsın Çok uzaklardan geldim Çok zahmetli yollardan geçtim Sadece gülüşünü tekrar duyabilmek için Sevdamın uğuru Gözümün yaşı Hadi gülümse Gülüşün içimde vuslat fırtınasını dindirsin. Bedirhan Aktürk |
Dönmeyeceğim Boş Yere Bekleme Gelmeyeceğim Bir Daha Sineye Çekmeyeceğim İhanet Zehrini Tattıktan sonra Karar Verdim Artık Dönmeyeceğim Kaç Defa Aldanıp Kandım Sözüne Haydi Say Söyle Ne Geçti Eline Hep Aynı Senaryo Hep Aynı Sahne Karar Verdim Artık Dönmeyeceğim Yalvarıp Yakarsan Ağlasanda Boş Kıvranıp Sızlansan Haykırsanda Boş Diz Çöküp Önüme Kapansanda Boş Karar Verdim Artık Dönmeyeceğim Cüneyt Savran |
MARMARİS BODRUM İSE VATAN “VATAN SAĞOLMASIN!” HÜSEYİN AVNİ CİNOZOĞLU Deniz tutan bahriyeliyim Süngüsüne güvenen piyade Hayat devam eden “ zor ölüm“ Kalleş bu bombanın pimi İki canım olsa da “ üstü kalmasın” Bir beyaz bulut olsun Tanrı Bir alaimissema sarsın beni Toprak acır kahrından Vurdukça kazmayı derine mezarcı Teselli etmiyor iki damla gözyaşı Bu Azrail değil Orakçı Grim “gök ekini biçmiş gibi” Yari ağlar ağlar bir yaralı geyik Musallaya konan askerin Ocağına şivan düşmüş Ağlar divane ağlar Kürt gelin Dokunur yüreğe Çavuşun tahta bavulundan çıkan Fiyakalı resim Candan iki arkadaş olurdu eminim Hatta kardeşten ileri Sivil hayatta Bir fabrikada Maden ocağında örneğin Ya da bir üniversitede Can bile verirdi Biri diğeri için İki canım varmış meğer Biri asker Gerilla biri Aslında Türk’de iyi Kürt’de Kötü olan tarih Sorarım: Neden hiç nöbet tutmaz Bu ülkede Nişantaşı Etiler Bağdat Caddesi. (SONRA EDEBİYAT dergisi, Mart-Nisan 2008) |
KÜL Dön kül gibi önünde gülün Savrul ağlamaya teşne çocuk kalbinle Dökül, dibi bulansın bir uzak denizin Bir tayfanın ayağı kaysın, kaderin... Sır ta yüreğinden yayılsın Bulansın Tuna'da bir kara kuğu Dağılsın!.. Elim yağmurla sevişirken saçların Değmeyecekse, varmasın sırtına da Ömer ŞİŞMAN |
sen beni bırak Bedenime kattım can diye seni İster öp ister sev ister yak beni Tesellim mazimiz ister yık beni Ben seni bırakmam, sen beni bırak. Beni benden alan mevsimsiz dolu İlk bahar ayazı, sonbahar gülü Sen yoksan neyleyim en güzel yolu Ben seni bırakmam, sen beni bırak. Dokunman bereket gülüşün sıcak Bakışın şefkattir, sevişin kucak Soldurmaz sevdamı bıraksan çorak Ben seni bırakmam sen beni bırak. Gönül dinlemiyor, ne dur ne durak Sevdam benden büyük mutluluk uzak Ne unutmak kolay, nede bırakmak Ben seni bırakmam, sen beni bırak. hüseyin yelen |
Düşlemek Güzel Düşlemek güzel Pembe baharları Mavi bulutlu yarınları Sen değmemiş umutları Düşlemek güzel Karanlık içinde dostluğu Yalansız bir dünyayı ve Coşkulu neşe dolu bir hayatı Düşlemek güzel Cehennem sıcağında Buz gibi fırtınayı Üşürken kar altında Bir kor ateşini Düşlemek güzel Karıncayı, kelebeği Uçar iken Bir Yusufu tutanı Cam kırmızı Şakşakoyu Düşlemek güzel Orhan Toprak |
gidiş çe zemheri dolduğunda buz kesilir ayazında salkım saçak donar dalda çiçek soğukta yakar fena halde bilirim dağlanmış gibi olur yürek kızgın demirle keser teni rüzgar kanar sızarak inceden ince çizgileri belirir her yanımızda yılların damarlar dolanır süratle gövdemizde benzerliğinde soğuk yılanın yaş aldıkça gençliğimizden durulur asi kanımız sonra her birimiz bakmışız yaşayan mumya olmuşuz özgürüzdür esarete mahkumiyetin uhdesinde aslında isyanlarda yanmalardayız kim demiş her derdin çaresi olduğunu çeken bilir kederini hele birde merhemi yoksa kalmamışsa çaresi boş dönmüşse uzanan elleri dost kapısından katmerlenir iç acısı kapkara bulutlar geçer de içinden boşalamaz bir sağnak olup taşarken öfke sellerce yüreğinden sağırlaşır ateşe sürdüğü cezve kahvesi köpüksüzdür alamayınca tadını kırk yılın geçer ferah içmelerden kırılmışsa gönlü bir kez değmeyecek olana boyun eğmez hiçbir şey söylemeden demeden tek kelime veda bile etmez alır başını geçer her şeyden çeker gider ardına bile bakmaz... Gönül Ersin Gürsu |
Alabora Seni her aldatışım Yalnızlığımdandı O yüzden öptüğüm her dudak Kırmızı kaldı Şimdi ayıp ve yasaklı bir yağmurun Parıltıları altında Anımsamıyorum Çamurdan kaldırımları İçimde varlığın Ağlakken Bir türlü toplayamıyorum Sende bıraktıklarımı.. ../ OKTAY ŞAFAK |
AŞKIMI ANLATAMADIM hazırım sana belki de bilmiyorsun seni ne kadar çok sevdiğimi belki de bunu sana anlatmayı başaramadım ve sevgimi ifade edemedim ne olur kızma sevgilim bakma bana öyle üzgün,üzgün çünkü korkuyordum… bir daha aynı acıları yaşamaktan giden sevgilinin arkasından yıllar boyu umutsuzca gözpınarları kuruyuncaya değin göz yaşları dökmekten bedenim o kadar yorgun ki zamanın dan önce yaşlandı yüreğim hayat o kadar acımasız davrandı ki bana sevgilim… tüm sevdiklerimi birer,birer aldı götürdü benden ne olur affet beni anlatmayı bir türlü başaramadım sana olan aşkımın yüreğimin derinliklerin den kopup geldiğini… biliyor musun mavi gözlüm seni… Umutlarımdan,yarınlarım dan Vazgeçecek kadar çok Seviyorum…. Mustafa ATA |
Diyelim Gitsin Yüreğimdesin yoksun yanımda Bu garip sevdadan geçeyim gitsin Belki bir gün rastlarsın bana Bu kimsesizler mezarlığında. İçimde bir duygu senden geç diyor Kabul olmayan duadan ümit kes diyor Mademki yaratan böyle istiyor Bana da emirlere uymak kalıyor. Tesllisi şimdi gönlümde saklım Keşke yıllar önce seni görseydim Yarını yok bilirim hayırsız aşkın Acılarımı serimle keseyim gitsin. Farz edeyim hayaldi yaşadıklarım Gerçekte yanımda olmadınki sen Böyle bir maslı yaşamadım ben Bir düştün gözümde sayayım gitsin. Dünyayı var eden o yüce varlık İkimizin arasına koymuş ayrılık Sevda yüreğimde koca yalnızlık Bu bir yazgı idi diyelim gitsin. Seviyorum hala seni olmasın kuşkun Bir tek sana varım kalmasın aklın Başkasına yar demem tek sensin aşkım Adına karasevda diyelim gitsin. Hafize Hanaylı |
TUTMA ELLERİMİ SÖZLERİN GİBİ Gıcırdayan bir kapı gibi aralanıyor Gözlerim karanlığa Hep karanlıkta arıyorum gölgemi Neden! Ben miyim ilk giden Bedenim bir beden küçük ruhuma belli Olsun, ben böylede taşarım hayatı yakamda Fiyakamda yükte hafif pahada ağır olsun kahırlarım Her bahsine varım, fazla yaşamam Pantolonumun katlı paçalarına giren Taşlar gibi bana yük olan aşklarım Hayat yokuşunda beni yalnız bıraktılar Canları sağ olsun! Yokuş aşağı yuvarlanan bir taş gibi bahtiyarım Yosun tutmayacak kalbim anladım Ve kimse elimi tutmayacak Karşısına geçerken hayatın ÜNAL ARSLAN |
Heceler Bitmek bilmeyen katran karası geceler, Ruhuma akıttığın o zamansız acıyı heceler. "Mihrimah"ın kalbinde taht kuran gözler, Yüreğime dokunduğun o sessiz figanı heceler. Yaradılışın evvelinde göğe kalem düşüren sözler, Hayalime emanet kıldığın o sonsuz aşkı heceler. Tarihin yazılmamış sayfalarına sinen izler, Zihnime bıraktığın o ilahi fermanı heceler. Aşkın bağrına nakış nakış işlenen heceler, Kabrime düştüğün o kefensiz heceleri heceler. H.Ali Aydın |
Bayan Lazarus’a Nazire ... out of the ash I rise with my red hair and I eat men like air. Sylvia Plath geçen temmuz ölüyordum sonra ölmedim temmuz en uygunuydu uyuyup uyanmamanın ölüm aydınlık bir şeydi karanlıkta ama ölmedim uzun ve dardı sırt üstü metal olsa soğuk derdim önümü arkamı görmeden sobeledim ölümü biraz da böyle sevdim on saniyede bir tik tak sonra Tıııırrrrrr Tak! Tak! beyni tarayıp geçen öğretilmiş bilgileri bitiren bir temmuzdu - bitti - doktor dediklerini çağırdım Doktor Lecter* dedim hey doktor! gel dedim sana Lecter! bak, ölmedim belki evi özlemiştim belki tutunmayı beceriyle yaşamaya - yaşamak beceri işi diye söylemedim – duvar duvar üstüneydi kirişler verevine koca mevsim hiç çiçek görmemiştim çiçek benim neyimeydi, öldürmezdi beni yoksunluk hayret etmeyi unuttum, gecenin günden farkını ve rakamları bir basküle kuş olup konmayı bildim her gece uykumu bölüp geleceği yeniledim her sabah buna inanmayı bazı numaralar kodlanmıştı ama çok kollamadan hepsini yuttum doktor, yutkundum ben böyle bildim kasdınızı ezberden sayarım üstünüzü ve astınızı hep hatırladım onca dalgındım oysa otobüse bindirip el sallamaları kafa sallamaları her tanışmaya karşılıklı konuşunca buharlaşan havayı önüme ölümü rakip dirimi kavi kılmaları hepsine tamam peki, bir dakika daha verin bana her şeyi değil belki ama eksik doğrularınızı tamamlarım doğuyu tanımlarım batı eksenli sarmalanmış çöpleri kapılarda derledim - topladım tam köprülere başlamışken bir Deli Dumrul, deli deli tam dumrul geçişsiz ve isteşli her fiilde deli geçişli ve isteksiz her köprüde Dumrul bir ev neydi, neredeydi, tam önünde durdum kendini vuran bir hedef tahtası tam onikiden ne ilacı seven ne bir dişe gelen küllerin içinden bir kızıllığa ölüm dersen Lecter sırasını savmıştır takdir Allah’tan. * Dr. Hannibal Lecter Harikalar Trajedisi -İpek ve Böceği Ortak Yapım Gururla Sunar- I. Bir şans daha der insan, bir şans daha Vermeli her tomurcuğa Böylece adı anılmaz olur solan ne varsa Biz Nejat ile Selma Biz gelince yan yana iki e ve iki a Kurgu ve gerçek dünyanın ne kadarıysa Hepsinden daha fazla biz Biz kazanan ve kaybeden Hep sevdadan yana yolumuzda yana yana O sağ ben selamet hepimiz Toptan Allaha emanetiz Daha güzel olamazdık anınca Daha güzel göremezdik görünce Daha güzel güzel güzel efsane! Daha iyi olsaydı her şey keşke İyi nedir Nejat sen söyle İyi bir sondur Selma senin gibi benim gibi Hazırlar hepimizi senin gibi benim gibi Ölüme giden insanı alıştırarak hayata Aşka bulayarak yatıştırır senin gibi benim gibi İçime doğan ise olacak olan Hiçbir son iyi olmaz Kış gelmeden üşümez insan Böyle düz söylerim ateş olsam Suyu almadan külümü savuramam Öyle değil Selma üzülme ben giderim sessiz Gidecek hep bir yer var mıdır sensiz Gözünde dilsiz olup kalınca sözsüz Ağulu bal bulunca içelim itirazsız Ne desem boş biliyorsun zayıf tarafımı Gördün en karanlık anımda ikrarımı Teslim olmak gerekir böyle kadere Bir ele tutunamazsa insan hayatın değeri nerede Selma benimsen inançla yüzüme bak Sana bir okyanusun dibini vaat edebilirim Hiç balık görmesen delirirsin söyle gördün mü Bir balığın sırtını parlak, beyaz, ince deri Öyle çok balık gördüm, öyle büyük vurdum bazen Aklımda hep sen vardın II. hey gözleri doğuştan sürmeli aşk sürmeni kim milledi? Şimdilerim senin, küçük ellerde bulduğunla Bir ömürden aldığın bir doğum günü sadece Eğer doğmuşsam seninle ölüm niye gelmesin Ama sakın gelmesin önümüzde göl varsa Hatırla hani o sesleri çingene neşesinde Ne gülmüştüm çok seninle Nejat hatırla Selma, sen olman güzel olman ikisi birden olman yetmez Ay, güneş, güneş sistemi, evren ve evrenin kısa sonsuzluğu da İnceliğin yetmez, kesen en inceliğin, senliğinin son haddi Beni kesmez elbet bileklerini ve en son nefesini versen Nejat, hastayım ben çok hasta Seni düşündükçe kalbim daha fazla Şöyle olmuş mesela sen karşımda Tıraş olmuşsun saçların üç numara rahat olmuşsun Gelmiş yüzünde üç ben yan yana Şiir daha güzel olabilir mi bundan sonra Selma, bir el versen şu omzuma genişlerim Alır giderim seni başka diyarlara Dünya nerde biz nerde haydi okyanuslara Neden inanmayalım şu akılla her şeyin olacağına Nejat sen de benim kadar inansaydın rüyaya İnansaydın kavlime, görseydin uyanınca yine süreni Uyandırdıysam seni benimle gör diye Kandığı ne varsa insanın yine kendiyle Selma, sana Selma diyorum geçmişin tüm diliyle Sildiğin her şeyi seninle boyuyorum Güzelsin diye değil sensin diye değil ikisi birdensin diye değil Sarışınları toplasak üstüne esmer ve kumralları Kadın kahramanları ve kahraman kadınları Nejat seni buldum ya beni buldun ya Kıyamet gelir mi de hıyanet gelir mi Gelir mi yedi yıl kıt kanaat evlere bereket Gelir mi memelere süt kara gecelere rahmet Bitmez içimizin bu neşesi gitmez Ne olursa olsun ya kıyamet ya hıyanet Gelecek olan gelir ama bitmeyecek içimizde Olanın olmuşluğu, gören gözün görmüşlüğü İkrarı bitmeyecek dilin, kalbin dediği bitmez III. görüntü görüntüyü ses sesi yer S. Karakoç Nejat bu sabah erken söktü şafak Horoz öttü beni üç kez inkar ettin İkrarımı tekrar ettim beni üç kez inkar Ettin dinimi imanımı dilimi dimağımı tekrar Tekrar tekrar tekrar ettim Allahımı aşkımın farzını müstehabı Belledim sevabımı sevdim günahımı Tekrar ettim inkarını ancak sabah ettim Yazıyorsam anlayarak ağıdın sonrasını Anlamanın sonrasını affetmenin öncesinde Delmediğimiz dağları geçmenin ağırında Düşeyazdım şiirle doğrulunca hafiften Su öne akar dedim yazdım Diriysen bil bunları Sevgili ölü’ye yazdım. ZEYNEP ARKAN |
Unutulanlar Ölür sen ha yine sen lanet olsun unuttum dedigim anda yine sen karşımda ben demedim mi sana unuttum diye unutulanlar ölür diye seni unuttum güzelim unuttugum gün o eski odamda ben ne aglamıştım yanlış anlama sana deil ha o odama vede yalnızlıgıma seni sildim kaderimden de defterimdende sen üzülme diye deil ha yanlış anlama yanlış anlayıpta şımarma güzelim Ümit Çıplak |
BİR AKŞAMÜSTÜDÜR http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif Bir akşamüstüdür şarabî Bahçeler ve dağlar üzre hükümran; Tam dünyayı dolaşmak saatindesin. Ay ışığı su içer birazdan. Kızarmış kalçalarını çanlar Alabildiğine vurur. Sen çocuk tulumunda Matbaa mürekkebi Rüsva olmuş ellerinin emeği, Manşetlerde kilometre kilometre yalan Sallanır durur. Bir akşamüstüdür katil, muhteşem Alıp götürmüşler dost dediğini Almış rüzgârlar içini, Ümide benzer, sevdaya benzer... Soğuk bir namludur kör ve pusuda Ense kökünde zulüm, Ve sermiş cânım sofrasını dört başı mâmur Burnun dibine hürriyet. Seviyorum mümkün değil; Aranızda kurşun, yasak bölge var Sen genç, sevdan ölünecek kadar güzel Kanunu yapanlar ihtiyar. AHMED ARİF |
mavi sevdim Ben seni yürek ten sevdim Adını mavim koydum Ben seni mavi, mavi sevdim Özledim seni geceler boyu Hasret sancıları çekti yüreğim Sensiz geçen günler boyu Hep avuttum yüreğimi Dayan dedim mutlu günler yakın Elbet bir gün kavuşacağız Bitecek bu hasret sancısı Kavuşacak sürgün olmuş gönüller Artık ne fayda dinlemiyor Bu yürek… Olmuş artık hasret sancısı Bir alev topu… Yakıyor yüreğimi derin den derinden O ateş ki kaplamış tüm bedenimi Ruhumu … Dönüşmüş bir okyanusa Kaybolmuş ruhum seni arıyor Dalmış pervasızca derinlere Uzatıyorum ellerimi sana Tut ellerimim den çıkar beni Sensizlik deryasın dan diye Ama nafile yine ellerim boş Uzanamıyorum sana Tutamıyorum bir türlü ellerin den Tutup ta kurtaramıyorum kendimi Boğuluyorum artık sensiz gecelerin Birin de o alev topunun dönüştüğü Sensizlik okyanusun da MAVİ gözlüm…. mustafa ata |
Yalanmış Aşkınla ölürüm, derdin hep bana Sevdanı anlatan sözler yalanmış Hani, mutluluklar verirdim sana Benimle verdiğin pozlar yalanmış Gözlerin, gözüme hani dost idi O can, yollarıma hani post idi Bensizlik ölüme bedel kast idi Bakınca kızaran yüzler yalanmış Benimle yaşardın bahar, yaz gibi Sarılır öperdin gelin, kız gibi Ayrılık çalarsın şimdi saz gibi Öpünce aldığın hazlar yalanmış Saçlarına gonca güller takardın Dualar ederde, mumlar yakardın Sen bu ayrılığı nerden çıkardın Gözlerime bakan gözler yalanmış Direnir zamana karşı koyardın Ayları tutarda günleri sayardın Şeytanla birleşir gözümü boyardın Yaşadığın bahar, yazlar yalanmış Ayrılık deyince düşerdin derde Set çeker aşkıma olurdun perde Meğerki beklermiş gönlün siperde Cilveli cilveli nazlar yalanmış Plaklar susmazdı, çalardı şarkın Suyumu kesildi aşk denen çarkın Anladım ki yokmuş zalimden farkın Kalbindeki ateş, közler yalanmış Necati Keçeli |
Sevdiğime düşündüm de... hani olurya hayatıma girdiğin için, seni tanıdığım için bir gün pisman olurmuyum ? ama sen tanındığın için pisman olunacak biri değil seninle yaşanan her saniye için mutlu olunacak birisin... ve bende bir gün. geriye dönüp baktığımda. binlece kez teşekkür edeceğim seni tanıdığım için ve hep seni görecek gözlerim. senin olacak kalbim unutma sen benimsin.. bende seninim ,,, sevdiğim Duygu Keskin |
BAMBAŞKAYDIN Bugün bir başka güzeldi gözlerin Bir başka bal tadında dillerin Öyle huzur doluydu ki sözlerin Bugün sen bana bambaşkaydın O yalansı bakışlarından eser yoktu Zalim gönlün artık yalana toktu Merhametlerin şefkatlerin bir hoştu Bugün sen bana bambaşkaydın Gel benim ol desem olur gibiydin Dalında koklanılacak taze çiçektin Sanki cennetime gelen bir melektin Bugün sen bana bambaşkaydın Ne olurdu hep böyle olsan bana Gururundan bir şeymi eksilir acaba Bil ki daha da kalbim köle olur sana Bugün sen bana bambaşkaydın Bir günlükte olsa bu halin güzeldi Gönlüm inan ki bugünle bile yetindi Kalbim seni sevdiğine pişman değildi Bugün sen bana bambaşkaydın İLKER GÜLER |
Sen yürürdün kırlarda, ben koşardım. Sen beyaz derdin siyaha ben susardım öylece. Sen kırar dökerdin yüreğimi, bense toplardım parça parça… Güzeldi be gülüm,güzeldi, yine de güzeldi… Senle yaşadığımız her an,özeldi. hasan güven |
AŞKIN ALDI BENDEN BENİ Işkun aldı benden beni bana seni gerek seni Ben yanarım düni güni bana seni gerek seni Ne varlığa sevinürem ne yokluğa yirinürem Işkun ile avınuram bana seni gerek seni Işkun âşıklar öldürür ışk denizine taldurur Tecellîyile toldurur bana seni gerek seni Işkun şarâbından içem Mecnûn olup tağa düşem Sensin dün ü gün endîşem bana seni gerek seni Sûfilere sohbet gerek ahîlere ahret gerek Mecnunlara Leylî gerek bana seni gerek seni Eğer beni öldüreler külüm göğe savuralar Toprağum anda çağıra bana seni gerek seni Cennet cennet dedikleri bir kaç köşkle birkaç huri İsteyene ver onları bana seni gerek seni Yûnus'durur benüm adum gün geldükçe artar odum İki cihanda maksûdum bana seni gerek seni
|
Ateş oldum, belki dumanda, Yarın çok uzak, gündüz gelmez oldu asla, Günler geçmez, hasret tüketir beni, Hayat ne kadar acımasızsa yüreğim o kadar istekli, Cevap vermeni istemem artık. Gözlerim kapalı kalbimse vücudumda bir atık. Ben ölmüşüm, söylemen yersiz, Yaşatmaksa bir o kadar geresiz, Kadere bırak beni, Alsın götürsün uzaklara, Ben duramam yerimde bağlamaksa imkansız, Hayat bu kadar, yerim ne kadar dar olsada Gözlerim kapalı, yolumsa çok uzun, dönemem asla. sadık cebe |
Sevgiliye Saat geceyi vuruyor Her yer hasret karası, Nereye baksam sen varsın Sana dönük gönlümün aynası Yaşamakmış, ölmekmiş Umrumda değil geçim kavgası Hayat dediklerini çoktan unuttum Benim dünyam kirpiklerinin arası.. Aslı Aksürmeli |
Gülüm BU GÜN SÖZLERİMDE, SADECE HÜZÜN VAR. GÜLÜM. SANA GÜZEL ŞEYLER SÖYLEMEK İSTERDİM. FAKAT ZORLA OLMUYOR. İÇİM KAN AĞLARKEN YÜZÜM GÜLMÜYOR, SANA OLAN SEVDAMI, BİR TANRIM, BİRDE BENDEN BAŞKA, KİMSE BİLEMEZ. İNAN SENİ BENDEN FAZLA, KİMSE SEVEMEZ. GÜLÜM, TEK SEVMEK YETMİYOR. BU ÇİLELER, BU DERTLER SARMIŞ ETRAFIMIZI , BİR TÜRLÜ BİTMİYOR. PEMBE GÖZLÜKLERİ TAKMAK, ETRAFI TOZ PEMBE GÖRMEK , YETERMİ... GÜLÜM. BİZ HAYATIN TA KENDİSİYİZ. BAŞIMIZI KUMA GÖMEMEYİZ. BİLİYORSUN, BU AŞK BİRGÜN BAŞLADIĞI GİBİ BİTECEK, SENİ SEVEN ŞU KALBİM. SENDEN BAŞKA KİMSEYİ . S E V M E Y E C E K..... S E V M E Y E C E K..... Necdet Elönü |
ALDIRMA GÖNÜL ALDIRMA Başın öne eğilmesin Aldırma gönül aldırma Ağladığın duyulmasın Aldırma gönül, aldırma Dışarda deli dalgalar Gelip duvarları yalar Seni bu sesler oyalar Aldırma gönül, aldırma Görmesen bile denizi Yukarıya çevir gözü Deniz dibidir gökyüzü Aldırma gönül, aldırma Dertlerin kalkınca şaha Bir sitem yolla Allah'a Görecek günler var daha Aldırma gönül, aldırma Kurşun ata ata biter Yollar gide gide biter Ceza yata yata biter Aldırma gönül, aldırma |
Sen Ve Ben sen varken ben yokmuşum bin atlı süvarilerin mendilini gizlediği beyaz bohçalarında sen ağlarken ben yokmuşum kanatlı bulutların nehirlerini akıttığı göz yaşlarında sen yanarken ben yokmuşum camdan fanusların ışıklarını sakladığı yıldızların karanlığında sen giderken ben yokmuşum araflı bedenlerin ağıtlar yaktığı gönül sayfalarında sen cennetteyken ben yokmuşum mavi meleklerin kevserini akıttğı aşk masallarında ve sen yokken ben varmışım senin için yazılan yaşamın başlangıcında ölümün sonsuzluğunda H.Ali Aydın |
Sevmek Senden İbaret Değilki... Düşünmüyorum,üç yanlış bir doğrusunu, Attım içindeki mutsuzluk korkusunu, Söylemiyorum artık ayrılık şarkısını, Sevmek senden ibaret değilki ! Hayat sevince güzelse, Bir daha sevmeye değer, Sonsuzluğa gömdüm, Senden kalan Aşk kırıntılarını, Attım üzerimden, Bir daha sevemem takıntılarını, Yendim işte sensizliğin sıkıntılarını, Sevmek senden ibaret değilki ! Kendimi unutup seni sevdiğim gibi, Seni de unutup seveceğim başkasnı... Çürümeye yüz tutmuş duygularım, Yeniden anlam kazanacak, Ben aşk'a olan bu susuzluğumla, Başka bir gönülde yeniden doğacağım, Sende kaybettiklerimi başkasında bulacağım, Sevmek senden ibaret değilki ! Yalnızlığı şakağından vuracağım, Mutluluğu kalbinden tutacağım, Sevgi benim yüreğimde, Yine seveceğim, Yerine başka bir sen koyacağım, Sevmek senden ibaret değilki ! Arif Orhan |
Seni Arıyorum Şiirlerde Seni arıyorum şiirlerde seni arıyorum gecelerde Dilimde belli bir hece Ne olur dön bu gece Enkazlardayım ihtiyacım var Gözlerınde hayat var Ama ne çare bende olmayan var Hatırlamak zormu ruhum o yar Dermansız serzenişlerin Hiç bir şeye çare olmayacak Affet sevgilim deyişlerin Kapanmaz bir yaradır yüregimde Bu anlamsız gidişlerin Anlam kurmaya çalışıyorum Şiirlerle senin aranda Düşler hesaplıyorum karanlık baharda Tek renk hayal ediyorum rüyalarımda Bir şiirin mıslarında gördüm sankı seni Bu o zalim üzmesine izin verme seni Beynim sus bir dakika Kalp dayanmaz bu yaraya İsmet Erkabaktepe |
Ey Can Ben sabit şeyleri sevmem ey can Sen Eğer beni dinlersen Çağlayan ırmak ol.. Ve gönül gönderine çekilmiş Nazlı nazlı dalgalanan Bayrak ol.. Ben karanlığı hiç sevmem ey can Vaktin her saatinde Her zaman Ağaran şafak ol.. Güneş ışıklarıyla ürperen çiçek Seher yeliyle ırgalanan Yaprak ol.. Ben bulanıklığı sevmem ey can Sen Yayla pınarlarından akan Sulardan berrak ol.. Göl olma, gölet olma, baraj olma Kanak ol.. Ben uykuları da sevmem ey can Uykulardan uzak ol.. Kış günü karları yarıp çıkan Beyaz bir gül Mavi bir zambak ol.. Ben zaafları da sevmem ey can Hakikatleri sarıp-sarmalayan Zaaflardan ırak ol.. Geri dur geri dur ey can Nefret sarayındaki sultanlıktan; İlim ocağında çırak ol.. Sana tavsiyemdir ey can Zalimlerin boynunda süslü kravat olacağına Var bir garip ölünün üstünde Kefen ol Kimsesiz gelinlerin yüzünde Duvak ol.. Abdurrahim Karakoç... |
Son ÖLümümsün Bir Çok Hayat Yaşadım Ben.. Bazen Kendi Hayatımı.. Bazense BaşkaLarının Hayatını Yaşadım.. BaşkaLarı Benimkini.. BaşkaLarının Hayatı oLdum BaşkaLarı Benim Hayatım.. Ama Hep Yaşadım.. Farkında oLmadan FArkımda oLmadan Sessizce.. Habersizce.. amaçsızca.. Bir çok kez öLdüm Ben ölDürdüm.. Bazen Kendimi Bazen BaşkaLarını.. BaşKaLarı Beni.. İstemeden yaşadım Ben Sebebsizce öLdüm Ta ki sana kadar. Çünkü Sen ilk defa Yaşamak İsterken; GeLen Son öLümümsün..! 02. 03 . 08 04:12 Onur Ateş |
Bu Gün İsyan Kokuyorum Bugün ihanet gördüm anne Bugün ayrılığı gördüm anne Bugün bir zalim gördüm anne Acımadan ağlattı,ağlattı beni anne Çocuk gibi yalnızdım sensizdim Tutamadım kendimi ağladım anne Bilsen bugün nasılda çaresizdim Artık yaşıyamam benide yanına al anne Biliyormusun beni mutlu sanıyorlar anne Biliyormusun beni güçlü sanıyorlar anne Devrilmek üzere bir çınar olduğumu bilmiyorlar Biliyormusun çok yakında zaten çökerim anne Neyin eksik diyorlar bana anne İçimdeki acıları bilen yok anne Ömrümde mutluluğu yakalamışken Beni acımadan ateşlere atıyorlar anne Bugün isyan kokuyorum hayata anne Bugün meydan okuyorum ölüme anne Bugün seni ölesiye özledim anne Bugün toprak kokuyorum biliyormusun anne Bu hayatı bugün uçuruma attım anne Nereye düşerse umurumda değil anne Hayat bu kadar acıyı verdiyse artık Bundan sonrasınıda kendi düşünsün anne Son sevişimdi bu alemde yemin olsun anne Tapıyordum ölürcesine anlamadı anne Her aşkım deyişimi alaya aldı anne Böyle sevgiliye lanet olsun,lanet olsun anne Dünyada sana sarılmaya doyamadım anne Dünyada sevgi nedir anlıyamadım anne Hiçbir sevgi seninki kadar samimi değil Ne olur beni yalnız bırakma ne olur kollarınla sar anne.. Ali Adıyaman |
Sevmiyorsan Söyleseydin Sevmiyorsan söyleseydin Alışkınımdır yalnızlığa Alışırdım sensizliğe Sevmiyorsan söyleseydin Belki seni anlardım Anlamasamda anlamaya çalışırdım Sevmiyorsan söyleseydin Benimsemezdim seni ben diye Ruhumu senle bir bütün yapmazdım Sevmiyorsan söyleseydin Bilirdim beni sevmediğini sevmezdim seni En azından söyleseydin be beni sevmediğini Şu yalancı dünyada tatmazdım $erefsizliğini Sema Buhan |
SENİ ANMAKLA ARTIYORUM korkak değilim umutsuz değilim bundan böyle değiştirdim sana yaraşmayan günlerimi verdiklerinle sana yaraşmayan ne varsa bir bir çıkarıp attım yeller esiyor şimdi o büyük karanlığımın yerinde geldin kutsal bildiklerimi yeniden tanımladın ülkemi bir bakışta bağladın güzelliğine en varılmaz yerlere vardırdın ellerimi en gizli denizleri açtın gemilerime sensin artık adı bir dönülmezliği çağıran kelimeleri ölümsüz kılan şiire Kemal ÖZER |
Bırakın Beni........... Bir his bu , sadece düşünce, Çırparım üstümü yere düşünce Hayalim,bu benim yıllardır içimde Bırakın beni yanlız kalayım... Sizler daha iyi bilirsiniz, Bu işlerde de mükemmelsiniz, Çocuk sevindirir pamuk şekeriniz, bırakın beni yanlız kalayım... Kural koymayın kısa ömrüme Kızmayın kirlenmiş önlüğüme Büyürüm belki çıkmayın önüme Bırakın beni yanlız kalayım... Yemeyi bilirim içmeyide, Korkmayın dökmem üzerime, Düşman etmeyin kendinize Bırakın beni yanlız kalayım... Emrah Başak |
Mevsimlerle Aşk giderken bu kış gününde sessiz sedasız, gözlerimde yine hazan yağmurları, kalbimde yazdan kalma günler beklerken senden geriye tek kalan baharda kurduğumuz hayaller... Veysel Erkılıç |
Sensizlik saklı uykusuz yolculukların isimsiz kahramanı neden arkana bakmıyorsun ben inlerken kuşatmasında kaldım sensizliğin zamana biçare bedenlerdeyim sessizliğinden diri diri gömülmekteyim... Şahin Bayraktar |
Ten Susturur Ayazı Gönül yanlışlarının matem turlarında Tütsü kokusu sarar sevda esaretlerini Düşer faslı eftelya serpil umutlara Köşede afroz keser yekte bıçkını küheylan Galataya karşı serper umutlarını seher Derinden bir nağmeye bürünür sevda Vakit yıldız kaymalarına dem tutuşundayken Keramet sanar gölge oynaşmalarını haspa İlk defa gülüştü sabahla rüzgar Kağıttan helvalar dizildi dünden güne Döküldü hatıralar Leica öbeklerinden Ömür enstantanelerinde sarıldı siyahla beyaz Merdiven aralığına sinik tahayyüller Suslarında ***** soylu bir geceyi siler İhtimal vaki insel nağmelerinde tazenin Aşk yanar kaminetosunda Düşselinde ten susturur ayazı Işın Ergüney |
Gülmek Bir insanın yaşama ve paylaşma sevinci, İki sevgilinin birlikte birşeyleri paylaşması Mutluluğun, yaşamanın insanda yüz ifadesi Bazende bir insanı küçümsemenin karşılığı Bir mutluluğa imza atmanın sevinci Bir istikbali elde etme, bir başarı sevinci Gülmek.. Belkide duygu selimizin dışarıya aksetmesi Milli duygularımızın ortak sevince dönüşmesi Japonlarda bir yarışma bir müsabaka konusu İnsanların olmadı zamanda kahkahası atması Çocuların yeni birşey alındığındaki duygusu Bir anne bir babanın çocuklarınıa sevinmesi Belkide bir başkasıyla alay etme biçimi Gülmek..... İnsan yüzündeki o güzelliğinin resmi Bebeğin sütünü içince etrafına saçtığı neşesi İşkence yapan insanın duyduğu hınç sesi Kimilerine göre öç intikam nidaları Masallardaki tatlı cadıların haykırışları Hastaların ağlamak yerine yaptıkları Sağlıklı insanın yapması gereken şey Gülücüklerle, çevremize neşe katmak Gülmek... Yüreğimizle, kalbimizle, iyi günlerde Kötü niyetlerimizi bir kenara bırakarak İnsanları sevmek, yaradanı sevmek, Güzel olan herşeyi, tüm varlıkları, canlıyı Cansızı, dünyadaki herşeyi sevmek Mutlu olmak, bunun içinde, Gülmek, Yalnızca, Gülmek Cengiz Pekince |
Zorluklar Içinde Yaşam Nasıl bi dünyaya geldiğimi bilmeden açtım gözlerimi Daha küçüğüm ,masum,tertemiz ne kadar umut dolu bakıyorum ne kadar heyecanlı Yaşama sevincimi,mutluluğumu,herşeyimi bi anda anlatmak istercesine bakıyorum Hayatımın ilkbaharındayım ilk günüm bugün ilk nefes alışım Dertsiz gibi görünen hayata ağlayarak merhaba dediğim ilk gün daha küçüğüm duygularımı anlatamıyorum bile... Zorlaşmaya başlıyo zamanla hayat hatta bazen zordan daha da zor büyüdükçe anlıyo insan her gün yeni bi zorluk daha gün geçtikçe karanlık kuyulara giriyorum sanki bi boşluk var önümde yanımda ise kimse yok Yalnızım Yaşam dediğin ayakta kalma oyunu mevsimler misali ilk baharımda kalsaydım keşke çocuk olarak yaşasaydım Keşkeler oldukça yollarım hep dikenli olacak biliyorum Bir rüzgar esse uçurumdan düşecekmişim gibi ayakta kalmaya çalışıyorum ama ne çare... Umut ile yaşama sevinci ile başladığım hayat Herşeyin tükenmesiyle,keşkelerle devam ediyor Rüzgarın olmadığı uçsuz bucaksız bir okyanusta yelkenlimi götürmeye çalışıyorum Hayal ettiğim mutluluklar diyarına, Ya sonbaharımda kavuşacağım mutluluğuma ... Ya da elvedalardan sonra... Ayşenur Yüksel |
Unutma! Hani doyduğunda açlığın biter Bir daha acıkmam sanabilirsin Bitmeyecek açlığın benim unutma Bir öğünlük tokluğa kanabilirsin. Bahar gelir güller açar gönlünde Çiçeklerin solmaz sanabilirsin Değişmez mevsimin benim unutma Bir yalancı bahara kanabilirsin. Yaz güneşi sabahına doğunca Akşam olmaz, batmaz sanabilirsin Batmayan güneşin benim unutma Bir vakitlik güneşe kanabilirsin. Sonbahar da yaprakların dökülür Rüzgârı eski dost sanabilirsin Senin gerçek dostun benim unutma Bir yalan nefese kanabilirsin. Kış’a çırılçıplak girersin nâçar Dallarına kar yağar donabilirsin Kâlbimde saklarım seni unutma Bir yalan sevgiye kanabilirsin. Benden söylemesi güzelim sana Hayâlini gerçek sanabilirsin Seni candan seven benim unutma Bir mânâsız rüyaya kanabilirsin. Hasbi Tanrıverdi |
Sen Yüreğimde Kaç Nüfussun I Seslen bana içimi titreten sesinle Seslen işte sesinin notasına değsin gönlüm Buradayım bekliyorum. Bir iştiyakla, bir arzuhalle Dokun bağrıma, öyle seslen Seni duymayan hiçbir zerrem Kalmadan seslen içime Sana nefes çoğalttım camların buğusundan Sözler yazdım yolların bitiminde Hangi limana varsam sen varsın Hangi sese değsem, desibeli sen Mihengi de sen olmuşsun renklerimin Seslen bana, duyarım çığlığını Sesinin hangi notadan İçime aktığını da bilirim. Seslen işte Hazırım, buradayım. Bir insan korkmadan yaşayamaz ki Elleri kanamadan, yüreği yırtılmadan. Aşkın haddinde vardır oysa Gece olunca inince perdelere karanlık Sökülürken yansıyan ışıklarla yollar Takvimlere düşerim Bilemem hangi günde İstimlâk edilmiş rüyalarım. Hadi burada ölelim Ölelim de ayrılıklar örsün sözleri Bilenin düşünde kabus Atılıp dehlizlere sağanak olalım Dur. Biraz da ben söyleyeyim Kaç gündür gelmediğini Kaç acıdır görmediğini Günlerin kahrına kaç gecedir Yırttığın anıları... Sonra söküp denizi Dalgaları hapsettiğini … Susayım. Sustum bile kaçıncı haberimdir bu Hala gelmediyse turnalar saçaklarına Koridorlarında ismimin sönükleşmesine İsyandır belki de bu Dinle ve uyan Aklımın gelgitlerinde Kaçıncı uykuyu telef ettiğim İsminin vaveylasıyla mefhumdur. Sustum. Birazdan kuduracak deniz Al beniye dönecekken gece Kaçacağım bütün seslerden Artık suskunluğuma doğ Anayım ki seni Kelimeler çığlık olsun Anayım da Hapsolayım İsminin hecelerine. II Sen yüreğimde kaç nüfussun İsmin o kadar çok ki Kime sorsam bahseder senden Mavi, sessizlik, aşk En çok da işte sana Sana birikir onca hazan Siyah lâl/e Sen işte Anla. Kapat gözlerimi, içimdeki ahalin Bir duyur(s)unla ölümü dillendirmiş Ben şimdi nasıl ölmem Bir ismine ölüm demişken Kapat gözlerimi Sevdiğim; en güzel gelişin Kazınmışken zihnime Sana aşktan biçtiğim elbisenle Baharı taşıdığın saçların Yeterdir bütün hasretine. Sanki de bu, bir yazgısıdır karanlığın Hani seslendiğin gün gibi Aşikâr tutunduğum dalın Kırılıp düştüğüm ayrılığın Temsili hikayesidir. Yaz beni Saçlarının hapsettiği Bir düğümüm sende Sev beni Gözlerinin daldığı Bir cezirim ben Bir feryat bırakırım her gece Yastığıma ilişik hüzünler Boğmaca gözyaşlarıyla Dalgananır deniz havadisim Bir nüfus daha artar Hüznün aheste limanında Ben kalırım Sen uzaklığı izlerken. Sen uzaklığı izlerken Seyrine batarım güneş gibi Doğarım oysaki sen görünce Anlarım o zaman Anlarım işte ne kalmışsa senden Bana bir sevaptır gülümsemen III Ellerim gezinir boşluğunda zamanın Zaman dolanır avuçlarıma Saatler, dakikalar, saniyeler Hiç birinin bir değeri yok oysa Damarlarıma kadar sinmişken sen Bana sen lazımsın Kalbimi sarsarak şimdi duruyorum İsminin deniz değmiş tarafında Sana gel demiyorum Gitmen için bahanem de yok Yok işte yok. Yok A’rafımdasın, boşluğumun Gönlümün yangınındasın İçimde kaç nüfussun sen Saymadım, sayamadım, sayamam İçimde o kadar çokken Karşımda ise hiç yokken Bu acıya derman olamam Katlanamam. Şimdi zaman, saatlerini bölerek Sensizlikle çarpıyor yüzüme Dakikaların bir seyri olmazdı oysa Sen olmayınca Sen olmayınca işte Rüzgâr fayda etmiyor Yağmur işlemiyor bana Fırtınalar kâr etmiyor Hangi ateştir bu öyle Suya dayanıyor, rüzgârda savrulmuyor Dağıtmıyor kendini. IV Sana Siyah lâl/e En çok da sana Gümrâh akarken zaman Ben günah biriktirdim yokluğunda Gözlerim günaha alışınca Sen nerdeydin. Neden yokluğuna dökülmüş düşlerimi Toka yapıp iliştirmedin duruşlarına Dolu akanken sana, neden gözükmedi yüzün Şimdi kıyamındayım aşkının Şahlanıp akan dehlizlerin Yokluğunda muğlak hapsindeyim Görmelisin, en çok da sana kuruyan menekşenin Dallarını ellerine alarak, yeşertmelisin. Görmelisin kaç günün hesabını yapmadan Atıldığım kuyuların bihâber çığlıklarını. Gördüğüm gün gibisin sevdiğim, İsmine ateşler yaktım, ateşlerin dumanında Hayaller izledim, güneş oldun, deniz oldun Hiç olmadığı kadar ben oldun Saymadım tasvirlerini Nüfussun kadar çoktu her biri Sevdiğim; sana yakılmış sözlerin en derininden Aşk mayalayıp sunan gözlerinden Engine sığmayan duruşundan bahsetmek isterdim Ama hâki düşlerim, sepyalaşmış yüzümle Ancak su ver, imdadıma yetiş diyebilirim. Gelmek çareyse, bekleme Atmadan zihnimin son şartelleri Hüzünlere yenilmeden Kesilmeden gecelerde Gelmelisin Gitmişsen şayet, yurdumda haramiler Zaten yuva yapmıştır Bir keş sabahında Uyandırma acıları. Bekleyişlerimi yargılama Sana tutuklanmış yüreğime Eziyettir her gün defalarca Gitmeni izlemek. Bilal Can |
Solan Hayatlar bir hayat düşün içinde boşluk olmuş yangınlar boşluk içinde bir kadın yalanlara bürünmüş en güzel yüzüyle yaşanması zor bir ihtimal kaplamış bütün bedenini zehir kurtuluşu olmayan bir hastalık bu sevginin en ince yerinde kopmuş bir hayat.. bir buzdagı gibi kendisinin bile görmedigi gerçekler silmeye çalıştıgı bir geçmiş ve içinde kayboldugu bir gelecek. bir hayat düşün senin gibi benim gibi batan güneş gibi yeniden dogmaya çalışan..... Cihan Sarıkaya |
Denizler Var Cok Uzaklarda Denizler var çok uzaklarda Hep saklamışımdır gözyaşlarımı bir tebessüm ardında En mutsuz anımda sen gelirsin aklıma Denizler var çok uzaklarda Korkarım bazen gecenin en karanlığında Gözlerini hayal ederim Bütün korkum gider bir anda Çok mutlu olurum ben sen gelince aklıma Keşke, keşke derdim bazen içimden bağıra bağıra Yüzüne söyleyemediğim her şeyi anlatırdım yıldızlara Korktuğum gecelerde sarılırdım yalnızlığa Denizler var çok uzaklarda Kimseler bilmezdi bendeki seni Her güne akşamın hüznü çöktüğünde Yine seni beklerdim Bir yıldız gibiydin sen benim için Elimi uzatsam dokunabilirdim aslında Ama dokunamıyordum elimi uzattığımda Bütün dertlerim hayallerim o denizlerin ardında Denizler var çok uzaklarda Mehmet Topuz |
Sevdamin Rengi Mavi Maviydi sevdamızın rengi. Gözlerin gibi... Büyük bir fırtınanın ortasındayım şimdi Bu sevdanın nereye savuracağını bilmeden Gözlerine Salıverdim kendimi... Gözlerine baktıkça mavi göklerdeyim Kanat çırpıyorum sana Beyaz bir güvercin gibi... Sevim Kılıç Ünal |
Herkez Gibisin Gönlümle başbaşa düşündüm seni Artık sihirbaz bir nefes gibisin Şimdi taa içinde bomboş kalbimin Akisleri sönen bir nefes gibisin Maziye karışıp sevda yeminin Bir anda unuttum seni, Eminim artık Kalbimde kalbine yok hiç kinim Bence artık sende herkez gibisin Simge Sur |
Gülüm Başka adres yok Sarıl bana yeniden gülüm Kader bizi yazmış Sevgiden bir yudum sunmuş Yıldızlara türkü olmuş Gökyüzü söylesin bizi Aşkımızın heykelini çizsin Bedenimiz tek kişilik sensin Ne zor seçtim bilemezsin Bilemezsin, bilemezsin gülüm Sarıl bana hadi yeniden sarıl Başka adres yok gülüm Gülüm gülüm... Tüm haklar saklıdır Aynur Avcı |
Kır Çiçeğim Sen benim kır çiçeğimdin. Sen benim bal böceğimdin. Bahar mevsimi geldiğinde, Zarifliğinle kırları süslerdin. Renginle herkesi büyülerdin. Bu kadar mı kısaydı ömrün. Bilseydim öleceğini, Göz yaşlarımla sulardım be çiçeğim. Naz Yılmaz |
Hapsolmuş Kelimeler Ben artık yazamıyorum şiir, Azalıyor sevgim, Azalıyor acım, Artıyor benliğim, Zaman geçtikçe... Yazamıyor insan sevgisiz, Acısız, aşksız yazamıyor! İnsanoğlu işte Başına gelmeden anlamıyor... Yazamadıkça tıkanıyorum kendimce, İçimde hapsoluyor Şairin boğazında tıkanan kelimeleri... Dert oluyor içime, Senin aşkından da deli!!! Seydanur Burgan |
|
Bir Melek Dokundu Yüreğime Sevdalı bakan gözleriydi umut saçan, Deniz deniz, dalga dalga, bir rüzgar gibi. . . Sıcak ve hüzünlü bakışlarıydı yüreğime değen, Sessiz çığlığıydı aşkın kimi zaman, Kalbime değmiş elleri, Kanat açmış güçlü kollarıydı beni hayata bağlayan, Hiç korkmadım, hiç düşünmedim atılırken kollarına. . . Hiç ağlamayacaktım biliyordum, Taa gördüğüm ilk günden beri Kalbime huzur veren bu sevdaya. . . Kimsin diye sormadım hiç, Her bakışı güven veriyordu ruhuma, Kimsin diye sormadım çünkü; Biliyordum. . . Bir Melek Dokunmuştu Yüreğime ve Ruhuma. . . TuĞba Çetinkaya |
| Saat: 18:59 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık