MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

Misafir 10 Ağustos 2008 14:58

Hadi Gülümse

Çok uzaklardan geldim
Çok zahmetli yollardan geçtim
Sadece gülüşünü tekrar görebilmek için
Ruhumun huzuru
Kalbimin atışı
Hadi gülümse
Gülüşün gönül bahçemde sevgi çiçekleri açtırsın
Çok uzaklardan geldim
Çok zahmetli yollardan geçtim
Sadece gülüşünü tekrar duyabilmek için
Sevdamın uğuru
Gözümün yaşı
Hadi gülümse
Gülüşün içimde vuslat fırtınasını dindirsin.

Bedirhan Aktürk


ahmed 10 Ağustos 2008 20:46

Dönmeyeceğim



Boş Yere Bekleme Gelmeyeceğim
Bir Daha Sineye Çekmeyeceğim
İhanet Zehrini Tattıktan sonra
Karar Verdim Artık Dönmeyeceğim

Kaç Defa Aldanıp Kandım Sözüne
Haydi Say Söyle Ne Geçti Eline
Hep Aynı Senaryo Hep Aynı Sahne
Karar Verdim Artık Dönmeyeceğim

Yalvarıp Yakarsan Ağlasanda Boş
Kıvranıp Sızlansan Haykırsanda Boş
Diz Çöküp Önüme Kapansanda Boş
Karar Verdim Artık Dönmeyeceğim

Cüneyt Savran


ispermecet 10 Ağustos 2008 21:00

MARMARİS BODRUM İSE VATAN “VATAN SAĞOLMASIN!”

HÜSEYİN AVNİ CİNOZOĞLU

Deniz tutan bahriyeliyim
Süngüsüne güvenen piyade
Hayat devam eden “ zor ölüm“
Kalleş bu bombanın pimi
İki canım olsa da “ üstü kalmasın”
Bir beyaz bulut olsun Tanrı
Bir alaimissema sarsın beni
Toprak acır kahrından
Vurdukça kazmayı derine mezarcı
Teselli etmiyor iki damla gözyaşı
Bu Azrail değil Orakçı Grim
“gök ekini biçmiş gibi”
Yari ağlar ağlar bir yaralı geyik
Musallaya konan askerin
Ocağına şivan düşmüş
Ağlar divane ağlar Kürt gelin
Dokunur yüreğe
Çavuşun tahta bavulundan çıkan
Fiyakalı resim
Candan iki arkadaş olurdu eminim
Hatta kardeşten ileri
Sivil hayatta
Bir fabrikada
Maden ocağında örneğin
Ya da bir üniversitede
Can bile verirdi
Biri diğeri için
İki canım varmış meğer
Biri asker
Gerilla biri
Aslında
Türk’de iyi
Kürt’de
Kötü olan tarih
Sorarım:
Neden hiç nöbet tutmaz
Bu ülkede
Nişantaşı Etiler Bağdat Caddesi.


(SONRA EDEBİYAT dergisi, Mart-Nisan 2008)


ispermecet 10 Ağustos 2008 21:36

KÜL
Dön kül gibi önünde gülün
Savrul ağlamaya teşne çocuk kalbinle
Dökül, dibi bulansın bir uzak denizin
Bir tayfanın ayağı kaysın, kaderin...

Sır ta yüreğinden yayılsın
Bulansın Tuna'da
bir kara kuğu
Dağılsın!..
Elim yağmurla sevişirken saçların
Değmeyecekse, varmasın sırtına da

Ömer ŞİŞMAN


arwen 11 Ağustos 2008 01:18

sen beni bırak


Bedenime kattım can diye seni
İster öp ister sev ister yak beni
Tesellim mazimiz ister yık beni
Ben seni bırakmam, sen beni bırak.

Beni benden alan mevsimsiz dolu
İlk bahar ayazı, sonbahar gülü
Sen yoksan neyleyim en güzel yolu
Ben seni bırakmam, sen beni bırak.

Dokunman bereket gülüşün sıcak
Bakışın şefkattir, sevişin kucak
Soldurmaz sevdamı bıraksan çorak
Ben seni bırakmam sen beni bırak.

Gönül dinlemiyor, ne dur ne durak
Sevdam benden büyük mutluluk uzak
Ne unutmak kolay, nede bırakmak
Ben seni bırakmam, sen beni bırak.

hüseyin yelen



ahmed 11 Ağustos 2008 10:37

Düşlemek Güzel


Düşlemek güzel
Pembe baharları
Mavi bulutlu yarınları
Sen değmemiş umutları
Düşlemek güzel
Karanlık içinde dostluğu
Yalansız bir dünyayı ve
Coşkulu neşe dolu bir hayatı
Düşlemek güzel
Cehennem sıcağında
Buz gibi fırtınayı
Üşürken kar altında
Bir kor ateşini
Düşlemek güzel
Karıncayı, kelebeği
Uçar iken
Bir Yusufu tutanı
Cam kırmızı Şakşakoyu
Düşlemek güzel


Orhan Toprak


arwen 11 Ağustos 2008 15:57

gidiş


çe zemheri dolduğunda
buz kesilir ayazında
salkım saçak donar dalda çiçek
soğukta yakar fena halde
bilirim
dağlanmış gibi olur yürek kızgın demirle
keser teni rüzgar
kanar sızarak inceden ince
çizgileri belirir her yanımızda yılların
damarlar dolanır süratle gövdemizde
benzerliğinde soğuk yılanın

yaş aldıkça gençliğimizden
durulur asi kanımız
sonra her birimiz bakmışız
yaşayan mumya olmuşuz
özgürüzdür esarete mahkumiyetin uhdesinde
aslında
isyanlarda yanmalardayız

kim demiş her derdin çaresi olduğunu
çeken bilir kederini
hele birde merhemi yoksa
kalmamışsa çaresi
boş dönmüşse uzanan elleri dost kapısından
katmerlenir iç acısı
kapkara bulutlar geçer de içinden
boşalamaz bir sağnak olup
taşarken öfke sellerce yüreğinden

sağırlaşır ateşe sürdüğü cezve
kahvesi köpüksüzdür
alamayınca tadını kırk yılın
geçer ferah içmelerden
kırılmışsa gönlü bir kez
değmeyecek olana boyun eğmez
hiçbir şey söylemeden demeden tek kelime
veda bile etmez
alır başını geçer her şeyden
çeker gider ardına bile bakmaz...


Gönül Ersin Gürsu



The_DeViL 11 Ağustos 2008 23:38

Alabora




Seni her aldatışım
Yalnızlığımdandı

O yüzden öptüğüm her dudak
Kırmızı kaldı

Şimdi ayıp ve yasaklı bir yağmurun
Parıltıları altında

Anımsamıyorum
Çamurdan kaldırımları

İçimde varlığın
Ağlakken

Bir türlü toplayamıyorum
Sende bıraktıklarımı..




../


OKTAY ŞAFAK


arwen 12 Ağustos 2008 00:41

AŞKIMI ANLATAMADIM


hazırım sana
belki de bilmiyorsun
seni ne kadar çok sevdiğimi
belki de bunu sana anlatmayı
başaramadım ve sevgimi
ifade edemedim
ne olur kızma sevgilim
bakma bana öyle üzgün,üzgün
çünkü korkuyordum…
bir daha aynı acıları yaşamaktan
giden sevgilinin arkasından
yıllar boyu umutsuzca
gözpınarları kuruyuncaya değin
göz yaşları dökmekten
bedenim o kadar yorgun ki
zamanın dan önce yaşlandı yüreğim
hayat o kadar acımasız davrandı ki
bana sevgilim…
tüm sevdiklerimi birer,birer
aldı götürdü benden
ne olur affet beni
anlatmayı bir türlü başaramadım
sana olan aşkımın
yüreğimin derinliklerin den kopup
geldiğini…
biliyor musun mavi gözlüm
seni…
Umutlarımdan,yarınlarım dan
Vazgeçecek kadar çok
Seviyorum….


Mustafa ATA



Sedef 21 12 Ağustos 2008 00:46

Diyelim Gitsin




Yüreğimdesin yoksun yanımda
Bu garip sevdadan geçeyim gitsin
Belki bir gün rastlarsın bana
Bu kimsesizler mezarlığında.

İçimde bir duygu senden geç diyor
Kabul olmayan duadan ümit kes diyor
Mademki yaratan böyle istiyor
Bana da emirlere uymak kalıyor.

Tesllisi şimdi gönlümde saklım
Keşke yıllar önce seni görseydim
Yarını yok bilirim hayırsız aşkın
Acılarımı serimle keseyim gitsin.

Farz edeyim hayaldi yaşadıklarım
Gerçekte yanımda olmadınki sen
Böyle bir maslı yaşamadım ben
Bir düştün gözümde sayayım gitsin.

Dünyayı var eden o yüce varlık
İkimizin arasına koymuş ayrılık
Sevda yüreğimde koca yalnızlık
Bu bir yazgı idi diyelim gitsin.

Seviyorum hala seni olmasın kuşkun
Bir tek sana varım kalmasın aklın
Başkasına yar demem tek sensin aşkım
Adına karasevda diyelim gitsin.

Hafize Hanaylı


arwen 12 Ağustos 2008 01:35

TUTMA ELLERİMİ SÖZLERİN GİBİ


Gıcırdayan bir kapı gibi aralanıyor
Gözlerim karanlığa
Hep karanlıkta arıyorum gölgemi
Neden! Ben miyim ilk giden
Bedenim bir beden küçük ruhuma belli
Olsun, ben böylede taşarım hayatı yakamda
Fiyakamda yükte hafif pahada ağır olsun kahırlarım
Her bahsine varım, fazla yaşamam
Pantolonumun katlı paçalarına giren
Taşlar gibi bana yük olan aşklarım
Hayat yokuşunda beni yalnız bıraktılar
Canları sağ olsun!
Yokuş aşağı yuvarlanan bir taş gibi bahtiyarım
Yosun tutmayacak kalbim anladım
Ve kimse elimi tutmayacak
Karşısına geçerken hayatın


ÜNAL ARSLAN



ahmed 12 Ağustos 2008 09:47

Heceler



Bitmek bilmeyen katran karası geceler,
Ruhuma akıttığın o zamansız acıyı heceler.

"Mihrimah"ın kalbinde taht kuran gözler,
Yüreğime dokunduğun o sessiz figanı heceler.

Yaradılışın evvelinde göğe kalem düşüren sözler,
Hayalime emanet kıldığın o sonsuz aşkı heceler.

Tarihin yazılmamış sayfalarına sinen izler,
Zihnime bıraktığın o ilahi fermanı heceler.

Aşkın bağrına nakış nakış işlenen heceler,
Kabrime düştüğün o kefensiz heceleri heceler.

H.Ali Aydın



ispermecet 12 Ağustos 2008 21:58

Bayan Lazarus’a Nazire


...
out of the ash
I rise with my red hair
and I eat men like air.
Sylvia Plath


geçen temmuz ölüyordum sonra ölmedim
temmuz en uygunuydu uyuyup uyanmamanın
ölüm aydınlık bir şeydi karanlıkta ama ölmedim
uzun ve dardı sırt üstü metal olsa soğuk derdim
önümü arkamı görmeden sobeledim
ölümü biraz da böyle sevdim

on saniyede bir tik tak
sonra Tıııırrrrrr Tak! Tak!
beyni tarayıp geçen
öğretilmiş bilgileri bitiren bir temmuzdu
- bitti -

doktor dediklerini çağırdım
Doktor Lecter* dedim hey doktor!
gel dedim sana Lecter! bak, ölmedim
belki evi özlemiştim
belki tutunmayı beceriyle yaşamaya
- yaşamak beceri işi diye söylemedim –

duvar duvar üstüneydi kirişler verevine
koca mevsim hiç çiçek görmemiştim
çiçek benim neyimeydi, öldürmezdi beni yoksunluk
hayret etmeyi unuttum, gecenin günden farkını ve rakamları
bir basküle kuş olup konmayı bildim
her gece uykumu bölüp geleceği yeniledim
her sabah buna inanmayı


bazı numaralar kodlanmıştı ama çok kollamadan
hepsini yuttum doktor, yutkundum
ben böyle bildim kasdınızı
ezberden sayarım üstünüzü ve astınızı
hep hatırladım onca dalgındım oysa
otobüse bindirip el sallamaları
kafa sallamaları her tanışmaya
karşılıklı konuşunca buharlaşan havayı
önüme ölümü rakip
dirimi kavi kılmaları
hepsine tamam peki, bir dakika daha verin bana
her şeyi değil belki ama
eksik doğrularınızı tamamlarım
doğuyu tanımlarım
batı eksenli sarmalanmış çöpleri kapılarda

derledim - topladım tam köprülere başlamışken
bir Deli Dumrul, deli deli tam dumrul
geçişsiz ve isteşli her fiilde deli
geçişli ve isteksiz her köprüde Dumrul
bir ev neydi, neredeydi, tam önünde durdum
kendini vuran bir hedef tahtası tam onikiden

ne ilacı seven ne bir dişe gelen
küllerin içinden bir kızıllığa ölüm dersen Lecter
sırasını savmıştır

takdir Allah’tan.


* Dr. Hannibal Lecter



Harikalar Trajedisi

-İpek ve Böceği Ortak Yapım Gururla Sunar-

I.
Bir şans daha der insan, bir şans daha
Vermeli her tomurcuğa
Böylece adı anılmaz olur solan ne varsa

Biz Nejat ile Selma
Biz gelince yan yana iki e ve iki a
Kurgu ve gerçek dünyanın ne kadarıysa
Hepsinden daha fazla biz

Biz kazanan ve kaybeden
Hep sevdadan yana yolumuzda yana yana
O sağ ben selamet hepimiz
Toptan Allaha emanetiz

Daha güzel olamazdık anınca
Daha güzel göremezdik görünce
Daha güzel güzel güzel efsane!
Daha iyi olsaydı her şey keşke
İyi nedir Nejat sen söyle

İyi bir sondur Selma senin gibi benim gibi
Hazırlar hepimizi senin gibi benim gibi
Ölüme giden insanı alıştırarak hayata
Aşka bulayarak yatıştırır senin gibi benim gibi

İçime doğan ise olacak olan
Hiçbir son iyi olmaz
Kış gelmeden üşümez insan
Böyle düz söylerim ateş olsam
Suyu almadan külümü savuramam

Öyle değil Selma üzülme ben giderim sessiz
Gidecek hep bir yer var mıdır sensiz
Gözünde dilsiz olup kalınca sözsüz
Ağulu bal bulunca içelim itirazsız

Ne desem boş biliyorsun zayıf tarafımı
Gördün en karanlık anımda ikrarımı
Teslim olmak gerekir böyle kadere
Bir ele tutunamazsa insan hayatın değeri nerede

Selma benimsen inançla yüzüme bak
Sana bir okyanusun dibini vaat edebilirim
Hiç balık görmesen delirirsin söyle gördün mü
Bir balığın sırtını parlak, beyaz, ince deri
Öyle çok balık gördüm, öyle büyük vurdum bazen
Aklımda hep sen vardın



II. hey gözleri doğuştan sürmeli aşk
sürmeni kim milledi?

Şimdilerim senin, küçük ellerde bulduğunla
Bir ömürden aldığın bir doğum günü sadece
Eğer doğmuşsam seninle ölüm niye gelmesin
Ama sakın gelmesin önümüzde göl varsa
Hatırla hani o sesleri çingene neşesinde
Ne gülmüştüm çok seninle Nejat hatırla

Selma, sen olman güzel olman ikisi birden olman yetmez
Ay, güneş, güneş sistemi, evren ve evrenin kısa sonsuzluğu da
İnceliğin yetmez, kesen en inceliğin, senliğinin son haddi
Beni kesmez elbet bileklerini ve en son nefesini versen

Nejat, hastayım ben çok hasta
Seni düşündükçe kalbim daha fazla
Şöyle olmuş mesela sen karşımda
Tıraş olmuşsun saçların üç numara rahat olmuşsun
Gelmiş yüzünde üç ben yan yana
Şiir daha güzel olabilir mi bundan sonra

Selma, bir el versen şu omzuma genişlerim
Alır giderim seni başka diyarlara
Dünya nerde biz nerde haydi okyanuslara
Neden inanmayalım şu akılla her şeyin olacağına

Nejat sen de benim kadar inansaydın rüyaya
İnansaydın kavlime, görseydin uyanınca yine süreni
Uyandırdıysam seni benimle gör diye
Kandığı ne varsa insanın yine kendiyle

Selma, sana Selma diyorum geçmişin tüm diliyle
Sildiğin her şeyi seninle boyuyorum
Güzelsin diye değil sensin diye değil ikisi birdensin diye değil
Sarışınları toplasak üstüne esmer ve kumralları
Kadın kahramanları ve kahraman kadınları

Nejat seni buldum ya beni buldun ya
Kıyamet gelir mi de hıyanet gelir mi
Gelir mi yedi yıl kıt kanaat evlere bereket
Gelir mi memelere süt kara gecelere rahmet

Bitmez içimizin bu neşesi gitmez
Ne olursa olsun ya kıyamet ya hıyanet
Gelecek olan gelir ama bitmeyecek içimizde
Olanın olmuşluğu, gören gözün görmüşlüğü
İkrarı bitmeyecek dilin, kalbin dediği bitmez







III. görüntü görüntüyü ses sesi yer
S. Karakoç

Nejat bu sabah erken söktü şafak
Horoz öttü beni üç kez inkar ettin
İkrarımı tekrar ettim beni üç kez inkar
Ettin dinimi imanımı dilimi dimağımı tekrar
Tekrar tekrar tekrar ettim
Allahımı aşkımın farzını müstehabı
Belledim sevabımı sevdim günahımı
Tekrar ettim inkarını ancak sabah ettim

Yazıyorsam anlayarak ağıdın sonrasını
Anlamanın sonrasını affetmenin öncesinde
Delmediğimiz dağları geçmenin ağırında
Düşeyazdım şiirle doğrulunca hafiften
Su öne akar dedim yazdım
Diriysen bil bunları Sevgili ölü’ye yazdım.

ZEYNEP ARKAN


ahmed 12 Ağustos 2008 22:05

Unutulanlar Ölür

sen ha yine sen
lanet olsun
unuttum dedigim anda
yine sen karşımda
ben demedim mi sana
unuttum diye
unutulanlar ölür diye
seni unuttum güzelim
unuttugum gün o eski odamda
ben ne aglamıştım
yanlış anlama sana deil ha
o odama vede yalnızlıgıma
seni sildim kaderimden de defterimdende
sen üzülme diye deil ha yanlış anlama
yanlış anlayıpta şımarma
güzelim

Ümit Çıplak


Sedef 21 13 Ağustos 2008 00:32

BİR AKŞAMÜSTÜDÜR
http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif

Bir akşamüstüdür şarabî
Bahçeler ve dağlar üzre hükümran;
Tam dünyayı dolaşmak saatindesin.
Ay ışığı su içer birazdan.
Kızarmış kalçalarını çanlar
Alabildiğine vurur.
Sen çocuk tulumunda
Matbaa mürekkebi
Rüsva olmuş ellerinin emeği,
Manşetlerde kilometre kilometre yalan
Sallanır durur.

Bir akşamüstüdür katil, muhteşem
Alıp götürmüşler dost dediğini
Almış rüzgârlar içini,
Ümide benzer, sevdaya benzer...
Soğuk bir namludur kör ve pusuda
Ense kökünde zulüm,
Ve sermiş cânım sofrasını dört başı mâmur
Burnun dibine hürriyet.
Seviyorum mümkün değil;
Aranızda kurşun, yasak bölge var
Sen genç, sevdan ölünecek kadar güzel
Kanunu yapanlar ihtiyar.

AHMED ARİF


arwen 13 Ağustos 2008 02:34

mavi sevdim


Ben seni yürek ten sevdim
Adını mavim koydum
Ben seni mavi, mavi sevdim
Özledim seni geceler boyu
Hasret sancıları çekti yüreğim
Sensiz geçen günler boyu
Hep avuttum yüreğimi
Dayan dedim mutlu günler yakın
Elbet bir gün kavuşacağız
Bitecek bu hasret sancısı
Kavuşacak sürgün olmuş gönüller
Artık ne fayda dinlemiyor
Bu yürek…
Olmuş artık hasret sancısı
Bir alev topu…
Yakıyor yüreğimi derin den derinden
O ateş ki kaplamış tüm bedenimi
Ruhumu …
Dönüşmüş bir okyanusa
Kaybolmuş ruhum seni arıyor
Dalmış pervasızca derinlere
Uzatıyorum ellerimi sana
Tut ellerimim den çıkar beni
Sensizlik deryasın dan diye
Ama nafile yine ellerim boş
Uzanamıyorum sana
Tutamıyorum bir türlü ellerin den
Tutup ta kurtaramıyorum kendimi
Boğuluyorum artık sensiz gecelerin
Birin de o alev topunun dönüştüğü
Sensizlik okyanusun da
MAVİ gözlüm….

mustafa ata



ahmed 13 Ağustos 2008 09:26

Yalanmış

Aşkınla ölürüm, derdin hep bana
Sevdanı anlatan sözler yalanmış
Hani, mutluluklar verirdim sana
Benimle verdiğin pozlar yalanmış

Gözlerin, gözüme hani dost idi
O can, yollarıma hani post idi
Bensizlik ölüme bedel kast idi
Bakınca kızaran yüzler yalanmış

Benimle yaşardın bahar, yaz gibi
Sarılır öperdin gelin, kız gibi
Ayrılık çalarsın şimdi saz gibi
Öpünce aldığın hazlar yalanmış

Saçlarına gonca güller takardın
Dualar ederde, mumlar yakardın
Sen bu ayrılığı nerden çıkardın
Gözlerime bakan gözler yalanmış

Direnir zamana karşı koyardın
Ayları tutarda günleri sayardın
Şeytanla birleşir gözümü boyardın
Yaşadığın bahar, yazlar yalanmış

Ayrılık deyince düşerdin derde
Set çeker aşkıma olurdun perde
Meğerki beklermiş gönlün siperde
Cilveli cilveli nazlar yalanmış

Plaklar susmazdı, çalardı şarkın
Suyumu kesildi aşk denen çarkın
Anladım ki yokmuş zalimden farkın
Kalbindeki ateş, közler yalanmış

Necati Keçeli


firstlady 13 Ağustos 2008 16:47

Sevdiğime

düşündüm de...
hani olurya hayatıma girdiğin için, seni tanıdığım için
bir gün pisman olurmuyum ?

ama sen tanındığın için
pisman olunacak biri değil
seninle yaşanan her saniye için
mutlu olunacak birisin...

ve bende bir gün.
geriye dönüp baktığımda.
binlece kez teşekkür edeceğim
seni tanıdığım için

ve hep seni görecek gözlerim.
senin olacak kalbim
unutma sen benimsin..
bende seninim ,,, sevdiğim


Duygu Keskin


arwen 14 Ağustos 2008 03:23

BAMBAŞKAYDIN


Bugün bir başka güzeldi gözlerin
Bir başka bal tadında dillerin
Öyle huzur doluydu ki sözlerin
Bugün sen bana bambaşkaydın

O yalansı bakışlarından eser yoktu
Zalim gönlün artık yalana toktu
Merhametlerin şefkatlerin bir hoştu
Bugün sen bana bambaşkaydın

Gel benim ol desem olur gibiydin
Dalında koklanılacak taze çiçektin
Sanki cennetime gelen bir melektin
Bugün sen bana bambaşkaydın

Ne olurdu hep böyle olsan bana
Gururundan bir şeymi eksilir acaba
Bil ki daha da kalbim köle olur sana
Bugün sen bana bambaşkaydın

Bir günlükte olsa bu halin güzeldi
Gönlüm inan ki bugünle bile yetindi
Kalbim seni sevdiğine pişman değildi
Bugün sen bana bambaşkaydın

İLKER GÜLER



arwen 15 Ağustos 2008 02:11

Sen yürürdün kırlarda,
ben koşardım.
Sen beyaz derdin siyaha
ben susardım öylece.
Sen kırar dökerdin yüreğimi,
bense toplardım parça parça…

Güzeldi be gülüm,güzeldi,
yine de güzeldi…
Senle yaşadığımız her an,özeldi.

hasan güven



tekinfsm 15 Ağustos 2008 02:30


AŞKIN ALDI BENDEN BENİ


Işkun aldı benden beni bana seni gerek seni
Ben yanarım düni güni bana seni gerek seni

Ne varlığa sevinürem ne yokluğa yirinürem
Işkun ile avınuram bana seni gerek seni

Işkun âşıklar öldürür ışk denizine taldurur
Tecellîyile toldurur bana seni gerek seni

Işkun şarâbından içem Mecnûn olup tağa düşem
Sensin dün ü gün endîşem bana seni gerek seni

Sûfilere sohbet gerek ahîlere ahret gerek
Mecnunlara Leylî gerek bana seni gerek seni

Eğer beni öldüreler külüm göğe savuralar
Toprağum anda çağıra bana seni gerek seni

Cennet cennet dedikleri bir kaç köşkle birkaç huri
İsteyene ver onları bana seni gerek seni

Yûnus'durur benüm adum gün geldükçe artar odum
İki cihanda maksûdum bana seni gerek seni







YUNUS EMRE



arwen 15 Ağustos 2008 02:33

Ateş oldum, belki dumanda,
Yarın çok uzak, gündüz gelmez oldu asla,

Günler geçmez, hasret tüketir beni,
Hayat ne kadar acımasızsa yüreğim o kadar istekli,

Cevap vermeni istemem artık.
Gözlerim kapalı kalbimse vücudumda bir atık.

Ben ölmüşüm, söylemen yersiz,
Yaşatmaksa bir o kadar geresiz,

Kadere bırak beni,
Alsın götürsün uzaklara,
Ben duramam yerimde bağlamaksa imkansız,
Hayat bu kadar, yerim ne kadar dar olsada
Gözlerim kapalı, yolumsa çok uzun, dönemem asla.

sadık cebe


ahmed 15 Ağustos 2008 08:46

Sevgiliye

Saat geceyi vuruyor
Her yer hasret karası,
Nereye baksam sen varsın
Sana dönük gönlümün aynası
Yaşamakmış, ölmekmiş
Umrumda değil geçim kavgası
Hayat dediklerini çoktan unuttum
Benim dünyam kirpiklerinin arası..

Aslı Aksürmeli


ahmed 15 Ağustos 2008 19:16

Gülüm

BU GÜN SÖZLERİMDE,
SADECE HÜZÜN VAR.
GÜLÜM.
SANA GÜZEL ŞEYLER
SÖYLEMEK İSTERDİM.
FAKAT ZORLA OLMUYOR.
İÇİM KAN AĞLARKEN
YÜZÜM GÜLMÜYOR,
SANA OLAN SEVDAMI,
BİR TANRIM, BİRDE BENDEN BAŞKA,
KİMSE BİLEMEZ.
İNAN SENİ BENDEN FAZLA,
KİMSE SEVEMEZ.
GÜLÜM,
TEK SEVMEK YETMİYOR.
BU ÇİLELER, BU DERTLER
SARMIŞ ETRAFIMIZI ,
BİR TÜRLÜ BİTMİYOR.
PEMBE GÖZLÜKLERİ TAKMAK,
ETRAFI TOZ PEMBE GÖRMEK ,
YETERMİ...
GÜLÜM.
BİZ HAYATIN TA KENDİSİYİZ.
BAŞIMIZI KUMA GÖMEMEYİZ.
BİLİYORSUN, BU AŞK BİRGÜN
BAŞLADIĞI GİBİ BİTECEK,
SENİ SEVEN ŞU KALBİM.
SENDEN BAŞKA KİMSEYİ .
S E V M E Y E C E K.....
S E V M E Y E C E K.....

Necdet Elönü


ener 16 Ağustos 2008 09:32

ALDIRMA GÖNÜL ALDIRMA

Başın öne eğilmesin
Aldırma gönül aldırma
Ağladığın duyulmasın
Aldırma gönül, aldırma

Dışarda deli dalgalar
Gelip duvarları yalar
Seni bu sesler oyalar
Aldırma gönül, aldırma

Görmesen bile denizi
Yukarıya çevir gözü
Deniz dibidir gökyüzü
Aldırma gönül, aldırma

Dertlerin kalkınca şaha
Bir sitem yolla Allah'a
Görecek günler var daha
Aldırma gönül, aldırma

Kurşun ata ata biter
Yollar gide gide biter
Ceza yata yata biter
Aldırma gönül, aldırma





ahmed 16 Ağustos 2008 10:39

Sen Ve Ben


sen varken
ben yokmuşum
bin atlı süvarilerin
mendilini gizlediği
beyaz bohçalarında

sen ağlarken
ben yokmuşum
kanatlı bulutların
nehirlerini akıttığı
göz yaşlarında

sen yanarken
ben yokmuşum
camdan fanusların
ışıklarını sakladığı
yıldızların karanlığında

sen giderken
ben yokmuşum
araflı bedenlerin
ağıtlar yaktığı
gönül sayfalarında

sen cennetteyken
ben yokmuşum
mavi meleklerin
kevserini akıttğı
aşk masallarında

ve sen yokken
ben varmışım
senin için yazılan
yaşamın başlangıcında
ölümün sonsuzluğunda

H.Ali Aydın


Sedef 21 17 Ağustos 2008 02:37

Sevmek Senden İbaret Değilki...



Düşünmüyorum,üç yanlış bir doğrusunu,
Attım içindeki mutsuzluk korkusunu,
Söylemiyorum artık ayrılık şarkısını,
Sevmek senden ibaret değilki !
Hayat sevince güzelse,
Bir daha sevmeye değer,

Sonsuzluğa gömdüm,
Senden kalan Aşk kırıntılarını,
Attım üzerimden,
Bir daha sevemem takıntılarını,
Yendim işte sensizliğin sıkıntılarını,
Sevmek senden ibaret değilki !
Kendimi unutup seni sevdiğim gibi,
Seni de unutup seveceğim başkasnı...

Çürümeye yüz tutmuş duygularım,
Yeniden anlam kazanacak,
Ben aşk'a olan bu susuzluğumla,
Başka bir gönülde yeniden doğacağım,
Sende kaybettiklerimi başkasında bulacağım,
Sevmek senden ibaret değilki !

Yalnızlığı şakağından vuracağım,
Mutluluğu kalbinden tutacağım,
Sevgi benim yüreğimde,
Yine seveceğim,
Yerine başka bir sen koyacağım,
Sevmek senden ibaret değilki !


Arif Orhan


ahmed 17 Ağustos 2008 10:20

Seni Arıyorum Şiirlerde

Seni arıyorum şiirlerde
seni arıyorum gecelerde
Dilimde belli bir hece
Ne olur dön bu gece

Enkazlardayım ihtiyacım var
Gözlerınde hayat var
Ama ne çare bende olmayan var
Hatırlamak zormu ruhum o yar

Dermansız serzenişlerin
Hiç bir şeye çare olmayacak
Affet sevgilim deyişlerin
Kapanmaz bir yaradır yüregimde
Bu anlamsız gidişlerin

Anlam kurmaya çalışıyorum
Şiirlerle senin aranda
Düşler hesaplıyorum karanlık baharda
Tek renk hayal ediyorum rüyalarımda

Bir şiirin mıslarında gördüm sankı seni
Bu o zalim üzmesine izin verme seni
Beynim sus bir dakika
Kalp dayanmaz bu yaraya

İsmet Erkabaktepe


CaNaRY 17 Ağustos 2008 20:57

Ey Can

Ben sabit şeyleri sevmem ey can


Sen
Eğer beni dinlersen
Çağlayan ırmak ol..
Ve gönül gönderine çekilmiş
Nazlı nazlı dalgalanan
Bayrak ol..

Ben karanlığı hiç sevmem ey can
Vaktin her saatinde
Her zaman
Ağaran şafak ol..
Güneş ışıklarıyla ürperen çiçek
Seher yeliyle ırgalanan
Yaprak ol..

Ben bulanıklığı sevmem ey can
Sen
Yayla pınarlarından akan
Sulardan berrak ol..
Göl olma, gölet olma, baraj olma
Kanak ol..

Ben uykuları da sevmem ey can
Uykulardan uzak ol..
Kış günü karları yarıp çıkan
Beyaz bir gül
Mavi bir zambak ol..

Ben zaafları da sevmem ey can
Hakikatleri sarıp-sarmalayan
Zaaflardan ırak ol..
Geri dur geri dur ey can
Nefret sarayındaki sultanlıktan;
İlim ocağında çırak ol..

Sana tavsiyemdir ey can
Zalimlerin boynunda süslü kravat olacağına
Var bir garip ölünün üstünde
Kefen ol
Kimsesiz gelinlerin yüzünde
Duvak ol..


Abdurrahim Karakoç...


CaNaRY 17 Ağustos 2008 22:20

Son ÖLümümsün
Bir Çok Hayat Yaşadım Ben..
Bazen Kendi Hayatımı..
Bazense BaşkaLarının Hayatını Yaşadım..
BaşkaLarı Benimkini..
BaşkaLarının Hayatı oLdum
BaşkaLarı Benim Hayatım..
Ama Hep Yaşadım..
Farkında oLmadan
FArkımda oLmadan
Sessizce..
Habersizce..
amaçsızca..
Bir çok kez öLdüm Ben
ölDürdüm..
Bazen Kendimi
Bazen BaşkaLarını..
BaşKaLarı Beni..
İstemeden yaşadım Ben
Sebebsizce öLdüm
Ta ki sana kadar.
Çünkü Sen ilk defa Yaşamak İsterken;
GeLen Son öLümümsün..!


02. 03 . 08 04:12

Onur Ateş


ahmed 17 Ağustos 2008 22:36

Bu Gün İsyan Kokuyorum

Bugün ihanet gördüm anne
Bugün ayrılığı gördüm anne
Bugün bir zalim gördüm anne
Acımadan ağlattı,ağlattı beni anne

Çocuk gibi yalnızdım sensizdim
Tutamadım kendimi ağladım anne
Bilsen bugün nasılda çaresizdim
Artık yaşıyamam benide yanına al anne

Biliyormusun beni mutlu sanıyorlar anne
Biliyormusun beni güçlü sanıyorlar anne
Devrilmek üzere bir çınar olduğumu bilmiyorlar
Biliyormusun çok yakında zaten çökerim anne

Neyin eksik diyorlar bana anne
İçimdeki acıları bilen yok anne
Ömrümde mutluluğu yakalamışken
Beni acımadan ateşlere atıyorlar anne

Bugün isyan kokuyorum hayata anne
Bugün meydan okuyorum ölüme anne
Bugün seni ölesiye özledim anne
Bugün toprak kokuyorum biliyormusun anne

Bu hayatı bugün uçuruma attım anne
Nereye düşerse umurumda değil anne
Hayat bu kadar acıyı verdiyse artık
Bundan sonrasınıda kendi düşünsün anne

Son sevişimdi bu alemde yemin olsun anne
Tapıyordum ölürcesine anlamadı anne
Her aşkım deyişimi alaya aldı anne
Böyle sevgiliye lanet olsun,lanet olsun anne

Dünyada sana sarılmaya doyamadım anne
Dünyada sevgi nedir anlıyamadım anne
Hiçbir sevgi seninki kadar samimi değil
Ne olur beni yalnız bırakma ne olur kollarınla sar anne..

Ali Adıyaman


ahmed 18 Ağustos 2008 11:43

Sevmiyorsan Söyleseydin

Sevmiyorsan söyleseydin
Alışkınımdır yalnızlığa
Alışırdım sensizliğe
Sevmiyorsan söyleseydin
Belki seni anlardım
Anlamasamda anlamaya çalışırdım
Sevmiyorsan söyleseydin
Benimsemezdim seni ben diye
Ruhumu senle bir bütün yapmazdım
Sevmiyorsan söyleseydin
Bilirdim beni sevmediğini sevmezdim seni
En azından söyleseydin be beni sevmediğini
Şu yalancı dünyada tatmazdım $erefsizliğini

Sema Buhan


Sedef 21 19 Ağustos 2008 01:12


SENİ ANMAKLA ARTIYORUM

korkak değilim umutsuz değilim bundan böyle
değiştirdim sana yaraşmayan günlerimi verdiklerinle

sana yaraşmayan ne varsa bir bir çıkarıp attım
yeller esiyor şimdi o büyük karanlığımın yerinde

geldin kutsal bildiklerimi yeniden tanımladın
ülkemi bir bakışta bağladın güzelliğine

en varılmaz yerlere vardırdın ellerimi
en gizli denizleri açtın gemilerime

sensin artık adı bir dönülmezliği çağıran
kelimeleri ölümsüz kılan şiire


Kemal ÖZER




ahmed 19 Ağustos 2008 10:29

Bırakın Beni...........


Bir his bu , sadece düşünce,
Çırparım üstümü yere düşünce
Hayalim,bu benim yıllardır içimde
Bırakın beni yanlız kalayım...

Sizler daha iyi bilirsiniz,
Bu işlerde de mükemmelsiniz,
Çocuk sevindirir pamuk şekeriniz,
bırakın beni yanlız kalayım...

Kural koymayın kısa ömrüme
Kızmayın kirlenmiş önlüğüme
Büyürüm belki çıkmayın önüme
Bırakın beni yanlız kalayım...

Yemeyi bilirim içmeyide,
Korkmayın dökmem üzerime,
Düşman etmeyin kendinize
Bırakın beni yanlız kalayım...


Emrah Başak


ahmed 20 Ağustos 2008 22:52

Mevsimlerle Aşk

giderken bu kış gününde sessiz sedasız,
gözlerimde yine hazan yağmurları,
kalbimde yazdan kalma günler beklerken
senden geriye tek kalan baharda kurduğumuz hayaller...


Veysel Erkılıç


ahmed 22 Ağustos 2008 10:21

Sensizlik

saklı uykusuz yolculukların isimsiz kahramanı
neden arkana bakmıyorsun ben inlerken
kuşatmasında kaldım sensizliğin
zamana biçare bedenlerdeyim
sessizliğinden diri diri gömülmekteyim...

Şahin Bayraktar


Misafir 22 Ağustos 2008 16:29

Ten Susturur Ayazı


Gönül yanlışlarının matem turlarında
Tütsü kokusu sarar sevda esaretlerini

Düşer faslı eftelya serpil umutlara
Köşede afroz keser yekte bıçkını küheylan
Galataya karşı serper umutlarını seher
Derinden bir nağmeye bürünür sevda

Vakit yıldız kaymalarına dem tutuşundayken
Keramet sanar gölge oynaşmalarını haspa

İlk defa gülüştü sabahla rüzgar
Kağıttan helvalar dizildi dünden güne
Döküldü hatıralar Leica öbeklerinden
Ömür enstantanelerinde sarıldı siyahla beyaz
Merdiven aralığına sinik tahayyüller
Suslarında ***** soylu bir geceyi siler
İhtimal vaki insel nağmelerinde tazenin

Aşk yanar kaminetosunda
Düşselinde ten susturur ayazı

Işın Ergüney


ahmed 23 Ağustos 2008 11:38

Gülmek

Bir insanın yaşama ve paylaşma sevinci,
İki sevgilinin birlikte birşeyleri paylaşması
Mutluluğun, yaşamanın insanda yüz ifadesi
Bazende bir insanı küçümsemenin karşılığı
Bir mutluluğa imza atmanın sevinci
Bir istikbali elde etme, bir başarı sevinci
Gülmek..
Belkide duygu selimizin dışarıya aksetmesi
Milli duygularımızın ortak sevince dönüşmesi
Japonlarda bir yarışma bir müsabaka konusu
İnsanların olmadı zamanda kahkahası atması
Çocuların yeni birşey alındığındaki duygusu
Bir anne bir babanın çocuklarınıa sevinmesi
Belkide bir başkasıyla alay etme biçimi
Gülmek.....
İnsan yüzündeki o güzelliğinin resmi
Bebeğin sütünü içince etrafına saçtığı neşesi
İşkence yapan insanın duyduğu hınç sesi
Kimilerine göre öç intikam nidaları
Masallardaki tatlı cadıların haykırışları
Hastaların ağlamak yerine yaptıkları
Sağlıklı insanın yapması gereken şey
Gülücüklerle, çevremize neşe katmak
Gülmek...
Yüreğimizle, kalbimizle, iyi günlerde
Kötü niyetlerimizi bir kenara bırakarak
İnsanları sevmek, yaradanı sevmek,
Güzel olan herşeyi, tüm varlıkları, canlıyı
Cansızı, dünyadaki herşeyi sevmek
Mutlu olmak, bunun içinde,
Gülmek,
Yalnızca, Gülmek


Cengiz Pekince


Sedef 21 23 Ağustos 2008 12:05

Zorluklar Içinde Yaşam


Nasıl bi dünyaya geldiğimi bilmeden açtım gözlerimi
Daha küçüğüm ,masum,tertemiz
ne kadar umut dolu bakıyorum ne kadar heyecanlı
Yaşama sevincimi,mutluluğumu,herşeyimi bi anda anlatmak istercesine bakıyorum
Hayatımın ilkbaharındayım
ilk günüm bugün ilk nefes alışım
Dertsiz gibi görünen hayata ağlayarak merhaba dediğim ilk gün
daha küçüğüm duygularımı anlatamıyorum bile...

Zorlaşmaya başlıyo zamanla hayat hatta bazen zordan daha da zor
büyüdükçe anlıyo insan her gün yeni bi zorluk daha
gün geçtikçe karanlık kuyulara giriyorum sanki
bi boşluk var önümde yanımda ise kimse yok
Yalnızım
Yaşam dediğin ayakta kalma oyunu mevsimler misali
ilk baharımda kalsaydım keşke
çocuk olarak yaşasaydım
Keşkeler oldukça yollarım hep dikenli olacak biliyorum
Bir rüzgar esse uçurumdan düşecekmişim gibi ayakta kalmaya çalışıyorum ama ne çare...

Umut ile yaşama sevinci ile başladığım hayat
Herşeyin tükenmesiyle,keşkelerle devam ediyor
Rüzgarın olmadığı uçsuz bucaksız bir okyanusta yelkenlimi götürmeye çalışıyorum
Hayal ettiğim mutluluklar diyarına,

Ya sonbaharımda kavuşacağım mutluluğuma ...
Ya da elvedalardan sonra...


Ayşenur Yüksel



ahmed 23 Ağustos 2008 13:12

Unutma!

Hani doyduğunda açlığın biter
Bir daha acıkmam sanabilirsin
Bitmeyecek açlığın benim unutma
Bir öğünlük tokluğa kanabilirsin.

Bahar gelir güller açar gönlünde
Çiçeklerin solmaz sanabilirsin
Değişmez mevsimin benim unutma
Bir yalancı bahara kanabilirsin.

Yaz güneşi sabahına doğunca
Akşam olmaz, batmaz sanabilirsin
Batmayan güneşin benim unutma
Bir vakitlik güneşe kanabilirsin.

Sonbahar da yaprakların dökülür
Rüzgârı eski dost sanabilirsin
Senin gerçek dostun benim unutma
Bir yalan nefese kanabilirsin.

Kış’a çırılçıplak girersin nâçar
Dallarına kar yağar donabilirsin
Kâlbimde saklarım seni unutma
Bir yalan sevgiye kanabilirsin.

Benden söylemesi güzelim sana
Hayâlini gerçek sanabilirsin
Seni candan seven benim unutma
Bir mânâsız rüyaya kanabilirsin.



Hasbi Tanrıverdi


CaNaRY 23 Ağustos 2008 17:14

Sen Yüreğimde Kaç Nüfussun

I

Seslen bana içimi titreten sesinle
Seslen işte sesinin notasına değsin gönlüm
Buradayım bekliyorum.
Bir iştiyakla, bir arzuhalle
Dokun bağrıma, öyle seslen
Seni duymayan hiçbir zerrem
Kalmadan seslen içime

Sana nefes çoğalttım camların buğusundan
Sözler yazdım yolların bitiminde
Hangi limana varsam sen varsın
Hangi sese değsem, desibeli sen
Mihengi de sen olmuşsun renklerimin
Seslen bana, duyarım çığlığını
Sesinin hangi notadan
İçime aktığını da bilirim.
Seslen işte
Hazırım, buradayım.

Bir insan korkmadan yaşayamaz ki
Elleri kanamadan, yüreği yırtılmadan.
Aşkın haddinde vardır oysa
Gece olunca inince perdelere karanlık
Sökülürken yansıyan ışıklarla yollar
Takvimlere düşerim
Bilemem hangi günde
İstimlâk edilmiş rüyalarım.

Hadi burada ölelim
Ölelim de ayrılıklar örsün sözleri
Bilenin düşünde kabus
Atılıp dehlizlere sağanak olalım

Dur.
Biraz da ben söyleyeyim
Kaç gündür gelmediğini
Kaç acıdır görmediğini
Günlerin kahrına kaç gecedir
Yırttığın anıları...
Sonra söküp denizi
Dalgaları hapsettiğini

Susayım. Sustum bile kaçıncı haberimdir bu
Hala gelmediyse turnalar saçaklarına
Koridorlarında ismimin sönükleşmesine
İsyandır belki de bu
Dinle ve uyan
Aklımın gelgitlerinde
Kaçıncı uykuyu telef ettiğim
İsminin vaveylasıyla mefhumdur.

Sustum. Birazdan kuduracak deniz
Al beniye dönecekken gece
Kaçacağım bütün seslerden
Artık suskunluğuma doğ
Anayım ki seni
Kelimeler çığlık olsun
Anayım da
Hapsolayım
İsminin hecelerine.

II

Sen yüreğimde kaç nüfussun
İsmin o kadar çok ki
Kime sorsam bahseder senden
Mavi, sessizlik, aşk
En çok da işte sana
Sana birikir onca hazan
Siyah lâl/e
Sen işte
Anla.

Kapat gözlerimi, içimdeki ahalin
Bir duyur(s)unla ölümü dillendirmiş
Ben şimdi nasıl ölmem
Bir ismine ölüm demişken
Kapat gözlerimi
Sevdiğim; en güzel gelişin
Kazınmışken zihnime
Sana aşktan biçtiğim elbisenle
Baharı taşıdığın saçların
Yeterdir bütün hasretine.

Sanki de bu, bir yazgısıdır karanlığın
Hani seslendiğin gün gibi
Aşikâr tutunduğum dalın
Kırılıp düştüğüm ayrılığın
Temsili hikayesidir.
Yaz beni
Saçlarının hapsettiği
Bir düğümüm sende
Sev beni
Gözlerinin daldığı
Bir cezirim ben

Bir feryat bırakırım her gece
Yastığıma ilişik hüzünler
Boğmaca gözyaşlarıyla
Dalgananır deniz havadisim
Bir nüfus daha artar
Hüznün aheste limanında
Ben kalırım
Sen uzaklığı izlerken.

Sen uzaklığı izlerken
Seyrine batarım güneş gibi
Doğarım oysaki sen görünce
Anlarım o zaman
Anlarım işte ne kalmışsa senden
Bana bir sevaptır gülümsemen

III

Ellerim gezinir boşluğunda zamanın
Zaman dolanır avuçlarıma
Saatler, dakikalar, saniyeler
Hiç birinin bir değeri yok oysa
Damarlarıma kadar sinmişken sen
Bana sen lazımsın

Kalbimi sarsarak şimdi duruyorum
İsminin deniz değmiş tarafında
Sana gel demiyorum
Gitmen için bahanem de yok
Yok işte yok. Yok
A’rafımdasın, boşluğumun
Gönlümün yangınındasın

İçimde kaç nüfussun sen
Saymadım, sayamadım, sayamam
İçimde o kadar çokken
Karşımda ise hiç yokken
Bu acıya derman olamam
Katlanamam.

Şimdi zaman, saatlerini bölerek
Sensizlikle çarpıyor yüzüme
Dakikaların bir seyri olmazdı oysa
Sen olmayınca
Sen olmayınca işte
Rüzgâr fayda etmiyor
Yağmur işlemiyor bana
Fırtınalar kâr etmiyor

Hangi ateştir bu öyle
Suya dayanıyor, rüzgârda savrulmuyor
Dağıtmıyor kendini.

IV

Sana
Siyah lâl/e
En çok da sana
Gümrâh akarken zaman
Ben günah biriktirdim yokluğunda
Gözlerim günaha alışınca
Sen nerdeydin.

Neden yokluğuna dökülmüş düşlerimi
Toka yapıp iliştirmedin duruşlarına
Dolu akanken sana, neden gözükmedi yüzün
Şimdi kıyamındayım aşkının
Şahlanıp akan dehlizlerin
Yokluğunda muğlak hapsindeyim

Görmelisin, en çok da sana kuruyan menekşenin
Dallarını ellerine alarak, yeşertmelisin.
Görmelisin kaç günün hesabını yapmadan
Atıldığım kuyuların bihâber çığlıklarını.

Gördüğüm gün gibisin sevdiğim,
İsmine ateşler yaktım, ateşlerin dumanında
Hayaller izledim, güneş oldun, deniz oldun
Hiç olmadığı kadar ben oldun
Saymadım tasvirlerini
Nüfussun kadar çoktu her biri

Sevdiğim; sana yakılmış sözlerin en derininden
Aşk mayalayıp sunan gözlerinden
Engine sığmayan duruşundan bahsetmek isterdim
Ama hâki düşlerim, sepyalaşmış yüzümle
Ancak su ver, imdadıma yetiş diyebilirim.

Gelmek çareyse, bekleme
Atmadan zihnimin son şartelleri
Hüzünlere yenilmeden
Kesilmeden gecelerde
Gelmelisin

Gitmişsen şayet, yurdumda haramiler
Zaten yuva yapmıştır
Bir keş sabahında
Uyandırma acıları.

Bekleyişlerimi yargılama
Sana tutuklanmış yüreğime
Eziyettir her gün defalarca
Gitmeni izlemek.

Bilal Can


ahmed 23 Ağustos 2008 17:37

Solan Hayatlar


bir hayat düşün
içinde boşluk olmuş yangınlar
boşluk içinde bir kadın
yalanlara bürünmüş
en güzel yüzüyle
yaşanması zor bir ihtimal
kaplamış bütün bedenini zehir
kurtuluşu olmayan bir hastalık bu
sevginin en ince yerinde kopmuş bir hayat..
bir buzdagı gibi
kendisinin bile görmedigi gerçekler
silmeye çalıştıgı bir geçmiş
ve içinde kayboldugu bir gelecek.
bir hayat düşün
senin gibi benim gibi
batan güneş gibi
yeniden dogmaya çalışan.....


Cihan Sarıkaya


Sedef 21 24 Ağustos 2008 02:53

Denizler Var Cok Uzaklarda


Denizler var çok uzaklarda
Hep saklamışımdır gözyaşlarımı bir tebessüm ardında
En mutsuz anımda sen gelirsin aklıma
Denizler var çok uzaklarda

Korkarım bazen gecenin en karanlığında
Gözlerini hayal ederim
Bütün korkum gider bir anda
Çok mutlu olurum ben sen gelince aklıma

Keşke, keşke derdim bazen içimden bağıra bağıra
Yüzüne söyleyemediğim her şeyi anlatırdım yıldızlara
Korktuğum gecelerde sarılırdım yalnızlığa
Denizler var çok uzaklarda

Kimseler bilmezdi bendeki seni
Her güne akşamın hüznü çöktüğünde
Yine seni beklerdim

Bir yıldız gibiydin sen benim için
Elimi uzatsam dokunabilirdim aslında
Ama dokunamıyordum elimi uzattığımda
Bütün dertlerim hayallerim o denizlerin ardında
Denizler var çok uzaklarda

Mehmet Topuz



ahmed 25 Ağustos 2008 10:02

Sevdamin Rengi Mavi



Maviydi sevdamızın rengi.
Gözlerin gibi...

Büyük bir fırtınanın ortasındayım şimdi
Bu sevdanın nereye savuracağını bilmeden

Gözlerine Salıverdim kendimi...

Gözlerine baktıkça mavi göklerdeyim
Kanat çırpıyorum sana
Beyaz bir güvercin gibi...



Sevim Kılıç Ünal


ahmed 26 Ağustos 2008 11:02

Herkez Gibisin


Gönlümle başbaşa düşündüm seni

Artık sihirbaz bir nefes gibisin

Şimdi taa içinde bomboş kalbimin

Akisleri sönen bir nefes gibisin

Maziye karışıp sevda yeminin

Bir anda unuttum seni,

Eminim artık

Kalbimde kalbine yok hiç kinim

Bence artık sende herkez gibisin

Simge Sur


arwen 27 Ağustos 2008 23:35

Gülüm

Başka adres yok
Sarıl bana yeniden gülüm
Kader bizi yazmış
Sevgiden bir yudum sunmuş
Yıldızlara türkü olmuş

Gökyüzü söylesin bizi
Aşkımızın heykelini çizsin
Bedenimiz tek kişilik sensin
Ne zor seçtim bilemezsin

Bilemezsin, bilemezsin gülüm
Sarıl bana hadi yeniden sarıl

Başka adres yok gülüm
Gülüm gülüm...

Tüm haklar saklıdır
Aynur Avcı


ahmed 28 Ağustos 2008 09:47

Kır Çiçeğim



Sen benim kır çiçeğimdin.
Sen benim bal böceğimdin.
Bahar mevsimi geldiğinde,
Zarifliğinle kırları süslerdin.
Renginle herkesi büyülerdin.
Bu kadar mı kısaydı ömrün.
Bilseydim öleceğini,
Göz yaşlarımla sulardım be çiçeğim.




Naz Yılmaz


ahmed 28 Ağustos 2008 09:56

Hapsolmuş Kelimeler



Ben artık yazamıyorum şiir,
Azalıyor sevgim,
Azalıyor acım,
Artıyor benliğim,
Zaman geçtikçe...

Yazamıyor insan sevgisiz,
Acısız, aşksız yazamıyor!
İnsanoğlu işte
Başına gelmeden anlamıyor...

Yazamadıkça tıkanıyorum kendimce,
İçimde hapsoluyor
Şairin boğazında tıkanan kelimeleri...

Dert oluyor içime,
Senin aşkından da deli!!!

Seydanur Burgan


king nothing 29 Ağustos 2008 00:54



ahmed 29 Ağustos 2008 10:21

Bir Melek Dokundu Yüreğime



Sevdalı bakan gözleriydi umut saçan,
Deniz deniz, dalga dalga, bir rüzgar gibi. . .
Sıcak ve hüzünlü bakışlarıydı yüreğime değen,
Sessiz çığlığıydı aşkın kimi zaman,
Kalbime değmiş elleri,
Kanat açmış güçlü kollarıydı beni hayata bağlayan,
Hiç korkmadım, hiç düşünmedim atılırken kollarına. . .
Hiç ağlamayacaktım biliyordum,
Taa gördüğüm ilk günden beri
Kalbime huzur veren bu sevdaya. . .
Kimsin diye sormadım hiç,
Her bakışı güven veriyordu ruhuma,
Kimsin diye sormadım çünkü;
Biliyordum. . .
Bir Melek Dokunmuştu Yüreğime ve Ruhuma. . .


TuĞba Çetinkaya



Saat: 18:59

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık