![]() |
Kızkulesi Denizin ortasında Uykusu kaçmış bir gemi Bütün ışıklarını açıyor Uzaktan çapkın çapkın Göz kırpıyor deniz feneri Ay doğuyor, sandallar toplanıyor bir araya Kaçın kurası Üsküdar vapuru Saat başı görücü gönderiyor Güvertesinden bir kuşu Onunsa derdi başka bambaşka Her şairle ayrı Adı çıktığından beri Ali Asker BARUT |
Sen Yokken Biraz Daha Ölüyorum Ben Sen yokken biraz daha ölüyorum ben Gönlüm sonbahar, yaprak yaprak dökülüyor Her mevsim kış, hergünüm gece Sonu yok yolların, yarını yok saatlerin Ve ben biraz daha ölüyorum sensizliğin ortasında Kokusu yok çiçeklerin, gök kuşağının rengi yok Ateşi yok sevmelerin, sigaramın dumanı yok Gözlerin her yerde, ne yana baksam gözlerin Ve ben biraz daha ölüyorum gözlerinin ortasında Alevi yok yangınların, suyu olmadığı gibi yağmurun Denizin mavisi yok, tıpkı gözlerin gibi Gözlerin her yerde, ne yana baksam gözlerin Ve ben biraz daha ölüyorum sensizliğin ortasında Dostu yok gecelerin, geceler çok uzun Geceler bir ömür, ömür dediğin bir tutam ümit Ümidi yok yarınların, Tıpkı senin yokluğun gibi Ve ben biraz daha sana hasret Hasret bir ip boğazıma düğümlenmiş Düğümler her tarafımda, bütün yollar kör düğüm Ve ben biraz daha ölüyorum sensizliğin ortasında Yalnızlığını ben yazarım şiirlerin, ayrılığını ben Karamsarlıkları hep senden Hayalinle süslenen bu şehir Ve ben ölüyorum bu şehirde sensizlik ortasında MaviKalem Adem Canpolat |
Gecenin bir yarısında Yanık bir yıldız Avucuma konar Gün sıcağından esrik kalmış. Koynumda yitik üç-beş düş tohumu Apansız iklimler Sırılsıklam Gitmelere arefesinde Teleşa kapılmış şehirleri gençliğimin Vuslat bir kaç adım oysa Karanlık ırak gayrı Oyy kuytu Oyy titrek hayaller Yüzüne yüz süremediğim yar Gün doğacak Şafak öyle yaman gelecek ki Umut kurşun gibi Şafak öyle yaman gelecek ki Sevda harı Yürekte işlenirken Rüzgar körükleyecek bu közü Başlangıçlar güzelliği Dudaklara mıhlanmış tebessümler Mührü sökülecek yüreğin Acı düşecek cellat bıçağına Bıçak kanayacak Saçlarına hayallerimi doladığım yar Gün doğacak Ellerin ellerime yakışır can Yüreğin yüreğime Yaşamak en çok bana yakışır Yaşamak sevdaya... http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gifİmdat ÖZCAN |
Acıları Kurşunlamak Yüreğimi aç , kapıları arala , Uçurumlarda yürütme beni. Çalınmış özlemlerin yası, Atılan kurşunlardan değil , Acılardan, tâ içlerdeki acılardan. Acıları kurşuna dizseydim , Ölürler miydi? Yoksa yüreğimi sakat mı bırakılardı ? Doğar mıydı özlemlerle yeniden ? Vursaydım yüreğinden sevdanın , Ölür müydü ölümüne ? Yavuz Bayram |
Sevgi Bayrak Olursa Evrene Dağılıp belkileri aramak öyle Sonuçta belki şenlik belki yenik İNSAN olmak sorunu ilk büyük açılar bileşkesinde. Hep kurtarmak baş tutku Duyguları katı çarklardan Korkusuz yaşamak hançer ucu Şimdi yoluna ayna tutan. Kurur savaşlar, haksızlıklar Altı Kıta yürür el ele Kurur şüphesiz kötülükler kökünden Sevgi bayrak olursa evrene. Yaklaşır arsız ve çabuk Ölüm fırtınadır her an Belirgin ve kesin Tek tek başlarda esecek olan. Yürek özgür yaşamak ister Kimselere yüksünmeden, kızmadan Buyurmaya açılan ağızlara bir tomurcuk Barış Çocuklarından. |
AŞK İKLİMİ Peygamberlerin şehri Mekke-i Mükerreme, Burdan doğdu en büyük medeniyet aleme. Çırpınıyor yürekler heyecanlar dorukta, Lebbeyk Allah sesleri yankılanr boşlukta. O coşku o heyecan hiçbir şeye benzemez, Hüccacın duyguları asla tarif edilmez. Kıblegahım kabedir gayrısı artık haram, Fevelli vecheke şetral mescid-il haram. Mevlam kutsadı seni,sanadır bu şeref şan, Seni kıble bilmeyen insanlar çok perişan. Nedendir bu karalık Allah aşkına söyle, Ümmetin günahı mı kararttı seni öyle. Allah’ın izni ile İsmail ayağından, Zemzem suyu fışkırdı kabenin tam yanından. Şifa oldu ümmete on dört asırdan beri, Serinletti sıcakta tutuşan yürekleri. Mahşerden bir görünüm sunar sanki Arafat, Hacılığa ilk adım burda atar cemaat. Öğle ile ikindi birleşir bir araya, Vakfeye durulunca eller kalkar semaya. Veda Hutbesi bir nur,şahit çöller,topraklar, Ümmetinin andıdır söyler durur dudaklar. Müzdelife taşların toplanıldığı mekan, Minada şükrünü kurban ile sunar insan. Kılınır bir arada akşam yatsı namazı, Arş-ı alaya çıkar müminlerin niyazı. Günahlardan arınıp yeni hayata başla, İçindeki şeytanla cemeratları taşla. Anadan doğmuş gibi günahsız ve ter temiz, Yeşillensin kalplerde Resulullah sevgimiz. Paratoner çekerse nasıl yıldırımları, Vahyin davetçisidir Hiranın kayaları. İslam burda başladı ilk emir burda geldi. Kırk yaşına gelince Peygamberlik verildi. Şereflendi sevr,çünkü misafirdi peygamber, Mağara arkadaşı Sıddık ile beraber. Sakladı sizi üç gün atıldı tehlikeler, Kuşlar yuva yapmıştı ağ ördü örümcekler. Yıldızların devranı gibi sende Kabeyi, Tavaf edip dikkat et incitme hiç kimseyi. Bu devlet bana kondu dünya bir yana dursun, Beytullah’a yüz sürdüm,sürdün şükürler olsun. (Bu sene Hacc`a gidenlerin Haccları mebrur, Duaları makbul olması dileği ile.) |
Bahar gelme üstüme!.. |
Sevda sancısı iken buğulu gözlerin, Git diyorsun. Bana doğduğun günden bir çare iken sana nefesim Gitmem! Biliyorum yalan sözlerin. Eğer bir gün değerse gözlerin gönlüne yaban ellerin, Ben gitmişim ne fayda Dökülür gözlerinden kalp ağrısı özlemi Sevmiyorum! desen ne fayda Yeminli olsa da yüreğin hatıralar var yazgımızda.. |
Adı Yalnızlık Gölgen gibidir yalnızlık Gecenin ıssızlığı, karanlığı gibi boş ve soğuk. Sarılırsın ararsın tutamazsın yoktur çaresi. Adı Yalnızlık Yazılmıştır birkere Yiğit olsan da büker bileği, Cesur olsan da sızlatır yüreği. İçindedir sevgi, insanın tek dileği Ateşten gömlek misali SEVGİ... SEVGİ... SEVGİ… |
İşte gidiyorum, Kalmadı söyleyecek son bir sözüm. Dediğiniz gibi olsun be! Dediğiniz gibi olsun gözüm! İşte gidiyorum, Hiçbiriniz, hiçbir dilde beni anlamadınız. Ben başımı verdim, sizinse İnsafsız bir linç oldu karşılığınız.....(ci) ____________________Saygılarımla & |
| Saat: 15:46 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık