MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

ahmed 10 Eylül 2008 04:56

Ey Vefasiz



Ey vefasız.......
Seni hala seviyorum.
Ama şimdiki seni değil.
Benim uğruma ölmek istiyen O seni seviyorum.

Brakıp gitinya..
Seni sensizde yaşayabiliyorum.
Ama şimdiki seni yaşamıyorum
Benim için ölebilen seni yaşıyorum.

Bak senden artakalan,
İçli bir şiir gibiyim şimdi.
Mısra mısra
Al oku okuyabilirsen
Gözlerin dolmadan
Bir sevda türküsüyüm
Söyle söyleyebilirsen
boğazın düğümlenmeden.

Sesne....
Bir ayrılık şarkısısın
Tanıdığım ilk günden
Kayıp edeceğim günü düşünüp
Mırıldandığım ayrılık şarkısı.
Şimdi dilimden düşmeyen
Boğazım düğümlenmeden söylediğim
ayrılık şarkısı

Kimbilir şimdi hangi gönül sana kanıp
Nameler yakıyor.
Temenim..
Sen terkedilmiş bir gönül için nağmeler yakmandır.
Benim terk edilmiş gönlümün sana yaktığı nameler gibi
Ki beni anlayasın.

Ey vefasız.....


Aydın Kaya


ahmed 12 Eylül 2008 05:17

Gözlerim Yaşina Yanar




Geldi yüreğime yangın mevsimi
Bir ona, bir buna, bir şuna yanar
Oysa kimse çekmez benim derdimi
Yüreğim de boşu boşuna yanar

Bu hayatın hikayesi zor gibi
Gelir sanki candan geliyor gibi
Giderken canımı alıyor gibi
Gider ve gözlerim yaşına yanar



Rıdvan Şahin


Misafir 12 Eylül 2008 13:51

Gül kokulu Peygamber ümmetiyiz...

O'nun için kainat yaratılan,
Eşsiz büyük Peygamber ümmetiyiz.
Cahiliye dönemine son veren,
Gül kokulu Peygamber ümmetiyiz...

Mazlumu,yetimi Koruyup seven,
Haklıya hakkını adilce veren,
Tövbe edip hak yola davet eden,
Gel diyen bir Peygamber ümmetiyiz...

Sevgi yolu oldu tüm mahlükate,
Hoş görüy O getirdi hayata,
Yer vermedi asla kine nefrete,
Sev diyeni bir Peygamber ümmetiyiz...

Yürüyün der bize,Allah yolunda,
Daime taht kurun,gönül dalında,
Harcayın ömürü Hak'kın yolunda,
Gül diyen bir Peygamber ümmetiyiz...


Seyfet Bozçalı


ahmed 12 Eylül 2008 20:11

Yalnızlık Tanımı



kendini tanıtmaktan aciz bir renkti yalnızlık;
gözlerimi zincirlemişken sorgusuzca
varlığımla inatlaşırcasına beni görmezden gelen...
et ve kandan ibaretti gözlerimizin önünde
kayıp ruhlar mide bulantısındayken
kasti üzerimize kusardı tüm iğrençliğini
kukla saatler geçirdik yalnızken
neredeyse inanacaktım yok olduğuma
uzun boylu yapıp hiç olmadığıma
-ve saat durdu-

Şahin Bayraktar


ahmed 13 Eylül 2008 04:56

Zor Olanlar




Özgürken esareti,
Kalabalıkta yalnızlığı yaşamak,
Biri için yanıp,kavrulmak zor.
Onun yokluğuna alışmak,.
Yanındayken hasret çekmek zor.
Gözlerimi,gözlerinden alamamak,
Doğruyu,yanlışla değiştirmek zor.
Gecenin karanlığında ellerine doğru yol almak,
Her gece onu düşünüp,yazmak zor.
Başımı omzu yerine,boşluğa dayamak,
Bir bedende iki ruh taşımak zor.
Hep bilinmeyen,hep meçhul olmak,
Aynada kendini görememek zor.
Sürekli onun adını anmak,
Gündüzü unutup,geceye sarılmak zor.
Dalıp,dalıp da gitmek,
Yokken dayanmak,varken de ona doymak zor.
Bir zalime köle olmak,
Artık sevdalıları anlamamak zor.
Değil bir resim,ismiyle avunmak,
O benim yarim demek zor.
Varlığını bilip de onsuz olmak.
Sevda derdi çekmek zor.
Sürekli hüzünlü şarkılar dinlemek,
Uykunu ziyan edip her gün doğumunu izlemek,
Değil memleket,aileni bile unutmak zor.
Ya işte böyle zor,zor,zor...
Senden önce hep zor vardı benim için,
Senden sonra da hep zor olanı başarmak geldi.
Aslında zor olanı yaşamaktan değil,
Yaşadıklarımın bir hiç olmasından korkuyorum.
Sadece bir zoru başaramadım,
Kendimi,senden daha çok sevemedim.


Mustafa Manavoğlu


miss_didem 13 Eylül 2008 13:57

AŞK ÖZETİ
zaman zaman anlardın
aşk özetini
zamanın içinde aşk olmasaydı
böyle yanmazdın
böyle serzenmezdin
aşk özetinde seni
seni
bulmazdım.....
Murathan MUNGAN


ahmed 13 Eylül 2008 14:15

Aynı Olmayacak Mısın?



Hani sen demiştin ya,
...sene önce çok sevmiştim birini ,
Unutmadım,unutamam,yerine koyamam başka birini,
Peki, seni çok seviyor olmamdan dolayı beni terk edersen,
...sene önce seni terk edenle aynı olmayacak mısın?

Seni incitecek herhangi bir halim mi oldu,
Sana gönderdiğim papatyalar bu kadar çabuk mu soldu,
Bunları yazarken yüreğim sıkıştı yine, gözlerim doldu,
Peki, seni çok seviyor olmamdan dolayı beni terk edersen,
...sene önce seni terk edenle aynı olmayacak mısın?



Ahmet Dönmez


miss_didem 13 Eylül 2008 14:27

İSTERSEN HİÇ BAŞLAMASIN
İstersen hiç başlamasın
Bu hikaye eksik kalsın
Onca yaraların ardından
Yeni bir aşk yaratamazsın
Örselenmiş bir çocukluk
İşte benim bütün hikayem
Kaç sevda geçse de yüreğimden
Bu yıkıntıları onaramazsın

İstersen hiç başlamasın
Geç kalmışız birbirimize
Yanlış kapılarla geçmiş bunca yıl
Dönemeyiz artık ilk gençliğimize
İstersen hiç başlamasın
Söz verelim kendimize...
Murathan MUNGAN


ahmed 13 Eylül 2008 22:07

KENDİSİNİ UNUTMUŞ


Bütün aşkların kitabı elinde
Sevilmemiş yinlerin balosuna gitti.
Öylesine kalabalıktı ki,
Sevdiğini anlamadı.
Bütün kapıların anahtarı elinde
Öpülmemiş dudakların balosuna gitti.
Öyle aydınlıktı ki,
Öptüğünü anlamadı.
Işıklarla örtünmüştü çıplaklık,
Renklere uzandı susamış,
Beyazlıklar arasında kayboldu bakışları.
Gözleri yaşamıyordu artık.
Şekilleri çağırmaya gitti, kandıracak.
Elleri aranıyor tutamıyordu.
Elleri, elleriydi kurtaracak,
Artık yaşamıyordu.

Bir yanda gelen o dinmeyen aydınlık,
Aldıkça alan.
Bir yanda giden bir noktaydı karanlık,
Ellerinde başlayan, gözlerinde biten.
Bağırdı, kan gibi aktı sesi,
Aşamadı dişinin duvarından.
Elinde bütün aşkların kitabı,
Anlatıyordu aldanan aydınlıklarından.
Elinde bütün kapıların anahtarı,
Ve unutulmuş bir duvarda, kendi kapısı...
Varamadı.
Ora öyle karanlıktı ki.
Öldüğünü anlamadı.


Özdemir ASAF


SiyahLALE 13 Eylül 2008 23:00

DÜŞLER BİRİKTİRDİM

ADI sen,
Rengi sen,
Görüntüsü sen olan
Düşler biriktirdim...

Ne zaman herşeyden, herkezden kaçmak istesem uykuya sığınırım.
Uyuyup herseyi unutup,
sadece düşlerimde kilerle başbaşa kalmak için...

Yine uykuların çağırımı var;
izmir sıcaktan yanarken ben düşüncelerimle üşüyorum...
Kahvaltımı bile yapamadım, midemde kramplar var ve
ne muzik duymak istiyorum ne de bir Işık görmek...

Yastığıma doğru uzanıyorum;
ellerim altında sanki onları saklar gibi...
Başımı yastığa koyar koymaz bir rahatlık çöküyor beynime
Kemirmeleri bitiyor...

Biriktirdiğim düşlere saldırıyorum;
Yaşadığımız her bir anı tek tek çıkarıp alıp uykularıma serpiyorum...
işte o zaman ben seni
Yeniden soluyor,
Yeniden yaşıyor,
Yeniden aşık oluyorum...

Yastık altında para biriktirir gibi
Düşler biriktiriyorum;
ADI sen
Rengi sen
Görüntüsü sen olan...

Alıntı


ahmed 14 Eylül 2008 04:57

Yağmur



Güneşin kavurup ta yaktığı
Sımsıcak bir gün de gel
Rüzgarın herşeyi savurup attığı
Bir fırtınalı hava da gel

Yağmurun damla damla aktığı
Gökyüzünde güneşin çıktığı
Gök kuşağının yere taç yaptığı
Havanın açtığı bir günde gel

Yıldızlı gecede ay ışığında
Ay buluta girdiği zaman
Güneş doğarken batıdan
Sabahın ilk ışıklarında gel

Kırlarda çiçeklerin açtığı
Lale sümbülün koktuğu
Arı ve kelebeklerin uçtuğu
Kuşların öttüğü zaman gel

Yaprakların solarak düştüğü
Göçmen kuşların göç ettiği
Sonbahar mevsiminin bittiği
İlk kar düştüğü zaman gel

Gönüllerin sevgiyle coştuğu
Kalplerin bir yerde birleştiği
Dostluğun iiyiliğin öne geçtiği
Yaşanacak bir dünyaya gel


Cengiz Pekince


SiyahLALE 15 Eylül 2008 13:42

UNUTAMIYORUM

Unut demek kolay gel bana sor bir de
Unutamıyorum işte unutamıyorum
Bir şey var şuramda beni kahreden
Şuramda tam yüreğimin üstünde
Çakılı duran bir şey var
Elimde değil söküp atamıyorum

Dalıp dalıp gidiyor gözlerim derinlere
Kimi görsem biraz sana benziyor
Seni hatırlatıyor şu bulut şu gökyüzü
Şu kayalıkları döven deniz
Şu hüzünlü melodi şu napoliten şarkı
Bir zamanlar beraber dinlediğimiz

Boyuna seni düşünüyorum durmadan usanmadan
Şimdi diyorum o ne yapıyor acaba
O güzelim gözleri kime bakıyor
O cânım elleri nerde
Oysa günler o günler değil
Akşamlar o akşamlar değil
Ve kalan şimdi sade özlemin gecelerde.

Durup durup seni büyütüyorum içimde
Seninle acılar büyütüyorum
Yeni yeni kederler büyütüyorum dayanılmaz
Kirli sular yürüyor iliklerime
Bir zehir karışıyor kanıma anlıyor musun
Bir daha görsem seni diyorum bir daha görsem
Bir gün olsun bir dakika olsun

Unut demek kolay, gel bana sor bir de
Hatırladıkça gözyaşlarımı tutamıyorum
Dilimin ucunda sen
Başımın içinde sen
Kader misin, ecel misin nesin sen
Unutamıyorum işte unutamıyorum.

Ümit Yaşar


ener 15 Eylül 2008 14:14

ANNEM ICIN





Bir günümüz bile sensiz geçmezken


Şimdi mezarına hasretiz anne.





Issız bir mezarlık, kimsesiz bir yer


Gölgesinde ulu, loş bir mâbedin


Bir yığın toprakla bir parça mermer


Sırrıyla haşr olmuş orda ebedin.





Bir yığın toprakla bir parça mermer,


Üstünde yazılı yaşınla, adın


Baş ucunda matem renkli serviler


Hüznüyle titreşir sanki hayatın.





Seni gömdük anne yıllarca evvel


Göz yaşlarımızla bu ıssız yere


Kimsesiz bir akşam ziyaya bedel


Matem dağıtırken hasta kalplere.





Kimsesiz bir akşam, ezelden yorgun


Hüznüyle erirken Dicle de sessiz,


Öksüzlük denilen acıyla vurgun


Bir başka ölüydük bu toprakta biz



Misafir 15 Eylül 2008 15:28

Mehlika Sultan

Mehlika Sultan'a aşık yedi genç
Gece şehrin kapısından çıktı.
Mehlika Sultan'a aşık yedi genç
Kara sevdalı birer aşıktı.

Bir hayalet gibi dünya güzeli
Girdiğinden beri rü'yalarına;
Hepsi meşhur, o muamma güzeli
Gittiler görmeye Kaf dağlarına.

Hepsi, sırtında aba, günlerce
Gittiler içleri hicranla dolu;
Her günün ufkunu sardıkça gece
Dediler: ''Belki bu son akşamdır''

Bu emel gurbetinin yoktur ucu;
Daima yollar uzar, kalp üzülür:
Ömrü oldukça yürür her yolcu,
Varmadan menzile bir yerde ölür.

Mehlika'nın kara sevdalıları
Vardılar çıkrığı yok bir kuyuya,
Mehlika'nın kara sevdalıları
Baktılar korkulu gözlerle suya.

Gördüler: ''Aynada bir gizli cihan...
Ufku çepçevre ölüm servileri...''
Sandılar doğdu içinden bir an
O, uzun gözlu, uzun saçlı peri.

Bu hazin yolcuların en küçüğü
Bir zaman baktı o viran kuyuya.
Ve neden sonra gümüş bir yüzüğü
Parmağından sıyırıp attı suya.

Su çekilmiş gibi rü'ya oldu!..
Erdiler yolculuğun son demine;
Bir hayal alemi peyda oldu
Göçtüler hep o hayal alemine.

Mehlika Sultan'a aşık yedi genç
Seneler geçti, henüz gelmediler;
Mehlika Sultan'a aşık yedi genç
Oradan gelmeyecekmiş dediler!..


Şair : Yahya Kemal Beyatlı


miss_didem 16 Eylül 2008 20:13

ZOR

Ben benimle olan mücadelemi bitirebilseydim eğer.
Bitirsem ne farkeder ki
Hiçbirşey çözüme ulaşmıyor ki.
Kolay mı sanıyorsun.
Saatler dolmaz,günler geçmez mi sanıyorsun.
Hiç güneş sönmez,akşamlar olmaz mı sanıyorsun.
Hiçbirşey eskisi gibi olmaz mı?
Acıyor içim acıyor.
Zor öyle zor ki.
Sen,ben,biz,onlar,diğerleri ve diğerleri.....
Acımasız bir dünya bu,hem de çok acımasız
Ne ben benim diyebilirim,ne sen benimsin.
Söylenecek tek şey zor dostum zor....
Deniz YAZICI


ahmed 16 Eylül 2008 20:24

Şimdi Git



Düşlerimdeki gerçeği beklerken
Ne acımasızlıkları gördüm sende
Sen gideceksin şimdi
Ellerin geri gelmeyecek
Mavi gözlerindeki anlamsız bakışlar
Saracak birden yokluğunu
Bir engin derinliğe doğru gidecek
Acılar denizinde boğulacak gözyaşlarım
Islatacak bir bir saç tellerimi
Sonra sen olmayacaksın
Ellerin olmayacak
Ve senin için uykusuz kaldığım
Gecelerin sabahı da olmayacak
Daha tomurcuklanmadan kopardığım
Bir demet gül solacak avuçlarımda
Ne zaman bir yağmur damlası düşse buralara
Uzanır sanki ellerim
Dokunur incecik saçlarına
Seni özler seni beklerim
Belki de bu yağan yağmurlarda.
Yine böyle bir geceydi hatırlar mısın
Yağmur yağıyordu
Yapraklar fısıldıyordu dallarda
Bir kuş uçamıyordu
Şimşekler çakıyordu üzerine
Kanatları ıslanmıştı
Ve biz de ıslanmıştık sırılsıklam
Soğuktu ve üşüyorduk ikimiz
Yan yana sokulmuş
Titreyişlerimiz arasında

Mutlu şeylerden bahsediyorduk
Ve sevdiğimizi söylüyorduk birbirimize
Ve seviyorduk da birbirimizi
İşte o geceden sonra
Her şey bambaşka oldu
Sen gitmeye karar verdin
Ben kalmaya
Sana söz verdiğim gibi
Bir daha ellerim açık
Yalvarmayacağım Tanrı'ya
Senin için dua etmeyeceğim
Ve ağlamayacağım
Gecenin sessiz karanlıklarında
Şimdi git hadi ne duruyorsun
Şimdi git ki ortak olmasın
Gözlerin hüzünlü sabahıma
Görmesin gözümden akan yaşları
Şimdi git ki
Anlamsız bakışların dinsin
Manasız gitme düşüncesi sona ersin
Şimdi git ki
Yüreğim yanmasın ayrılığına
Şimdi git ki
Dualarım beddualara dönüşmesin
Gidiyorsan eğer şimdi git
Beklersen alevlenir küllerim
Sonra varlığın kıyamet olur
İhanete dönüşür düşlerim


Mehmet Dağdeviren


miss_didem 16 Eylül 2008 20:53

  • SENİNLE YAŞLANMAK İSTİYORUM
Seneler Geçsin,Sen Beni bil ben seni bileyim istiyorum.
Benim olduğun kadar dostlarının,Dostlarının olduğun kadar benim ol istiyorum.
Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp atlatalım.
Yaşayalım ki,Öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı.
Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız.
Sen çok dertlenip,içip arkadaşlarınla eve gelmelisin.
Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız.
Öyle ki,yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.
Yaşayalım ki,paramız olunca sevinelim.
Güzel günlerimizi,evimizde,bir şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız.
Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek….
Böylece yaşamalıyız işte.
Sonra çocuklarımız olmalı,
Düşünsene senin ve benim olan bir canlı.
Geceleri ağladıkça sırasıyla susturmalıyız.
Sen arada mızıkçılık yapmalısın.
Ve ben söylenerek sıranı almalıyım.
Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım,
Söylenerek yumurta kırmalısın.
Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız.
Zaman su gibi akıp giderken,Herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı.
Herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden.
Mutluda olsa,Kötüde olsa,Yaşadığımız günler bizim
günlerimiz olmalı.
Saçlara düşünce yada gidince aklar,
Çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehirden.
Kavgasız,Her sabah cinayetle uyanılmayan,Sessiz bir yere gitmeliyiz.
Geceleri balkonda denizi seyredip,Sandalyelerimizde sallanmalıyız.
Eve gelip benden kahve istemelisin.
Çocuklar gelmeli ziyaretimize,
Geçmişteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız.
Öyle sevmelisin ki beni,Bu yazdıklarım korkutmamalı seni,
Tebessümler açtırmalı yüzünde.
Birgün bu hayatı bırakıp giderken,
Sadece mutluluk olmalı yüzümüzde
Birbirimizi sevmenin gururu olmalı “HERŞEYDE”…..

CAN YÜCEL



Sedef 21 16 Eylül 2008 20:58

Aşk İki Kişiliktir

AVUTAMAZ OLUR ARTIK SENİ BİLDİGİN ŞARKILAR
BOŞUNADIR KEDER ZİNCİRLERİNDEN
SULAR HEP TERSİNE TERSİNE AKAR
BİR HANÇER GİBİ ÇEKSENDE SEVDANİ
O ANCAK ÖLDÜRMEYE YARAR
ÖLÜMDÜR YAŞANAN TEK BAŞINA AŞK İKİ KİŞİLİKTİR.

BİR ANI BİLE KALMAMAMIŞTIR
GÜNLERCE SÜREN BAKIŞMALARDAN..
BİNLERCE YIL UZAKTADIR
BİNLERCE KEZ TUTTUGUN EL,BAKTIGIN GÖZLER..
YAZABİLECEGİN ŞİİRLER ÇOKTAN YAZILIP BİTMİŞTİR
ÖLÜMDÜR YAŞANAN TEK BAŞINA AŞK İKİ KİŞİLİKTİR..

ÇÜNKÜ HİÇBİR KELEBEK ..
YALNIZ YAŞAYAMAZ SEVDASINI...
SEVERKEN HİÇBİR KUŞ,BÖCEK YALNIZ DEGİLDİR...
İÇİNDEKİ BİRİKEN ZEHİR SADECE SENİ
ÖLDÜRECEKTİR...
ÖLÜMDÜR YAŞANAN TEK BAŞINA AŞK İKİ KİŞİLİKTİR..

fatma tugba olgun


ahmed 16 Eylül 2008 21:04

Hasret



Senden ayrıldığımdan beri

Gülmeye de veda etmiş gibiyim

Eskiden en azından seni görebiliyordum

Şimdi ancak rüyalarımda

Hiç olmazsa sesini duyabiliyordum

Rüzgarlar artık sesini getiremiyor bana

Neyin cezasını çekiyorum,bilmiyorum

Böyle deli gibi severken ayrı düşmek

Çekmeyen bilemez cehennem geliyor sensiz dünya

En ufak şeyde bile seni hatırlıyorum

Bu dünyada her şey sana dair gibi

Ve içimi yakan bu hasret hiç bitmeyecek sanki

Oralarda hava nasıl bilmiyorum

Buraları sorarsan bugün yağmur yağdı

Bende apansızın yakalandım bu yağmura

Tıpkı sana aniden kapıldığım gibi

Islandım,evet ıslandım ama hoşuma gitti

Uzun zamandır yağmurda dolaşmamıştım

İliklerime kadar işleyen yağmur umutlarımı yıkadı

Ama yinede yüreğimdeki hasret yangınına kar edemedi

Bende aynen şarkıdaki gibi

Yağmura yağmura yürüdüm inadına

Gözyaşlarım karıştı yüzümdeki yağmur damlalarına

Ancak böyle saklayabilirdim o yaşları

Kimse de anlamadı zaten ağladığımı

Fark etseler de hiçbirini görmezdim

Yüzüme çarpan her yağmur damlasında

Sadece sen vardın çünkü

Ve sonra o yağmur kokusu,ortalığı öyle bir sardı ki

Keşke sen de burada olsaydın dedim

Keşke senle de paylaşabilseydim bu anı

Ama yağmur işte yağdı geçti gitti

Tıpkı senin gibi...........

Bazen düşünüyorum

İnsan nasıl böyle kör kütük aşık olur

Nasıl her dakika her saniye onu düşünür

Sonra bir resmine bakıyorum ve diyorum ki

Böyle bir güzel nasıl çıkar ki akıldan

Birilerine kızmak hırsımı almak istiyorum

Ama kendimden başka kimseyi suçlu bulamıyorum

Keşke seni hiç sevmeseydim de demiyorum

Çünkü senden önce aşk nedir bilmiyormuşum

Yalancı kalplerde sahte aşklarla yaşıyormuşum

Farkında olmasan da öğrettin bana aşkın tadını

Hiçbir şey yapmasan da sundun bana aşk meyvasını

Gerçek aşkı tatmadan ölmektense

Gerçek aşkın ızdırabından ölmek daha güzel

Ah bu sonsuz yangın

Bir ateş var yine gösümde

Hasretin yine yüreğimi dağlıyor

Bekliyorum seni

Günün güneşi,yıldızın geceyi

Çölün yağmuru,hastanın devayı beklediği gibi

Bekliyorum ama içimdeki umut ışığı

Erimiş bir mum gibi ürkek ürkek yanıyor

Biri üflese sönecek

Çünkü içimdeki o ses

Artık hiç fısıldamıyor bana döneceğini

Ama yinede bekliyorum işte

Saatler birbirini kovalıyor

Günler haftalar geçiyor

Ne fayda bu hasret bir türlü bitmiyor

Farkında değilim hava kararmış yine

Yıldızlar yanıp sönmeye başlamışlar bile

Ay desen yukarda parlıyor

Yokluğunda gecemi aydınlatmaya çalışıyor

Elinden geldiğince

Ne yaparsa yapsın tutmuyor yerini işte

Hiçbir şey ışık saçamıyor senin gibi yüreğime

Dün gece çıktım yüksek bir tepeye

Göz kırpan yıldızları seyretmeye

Uzandım bir ağacın altına,göğe çevirdim başımı

İçlerinden bana en çok parlayanını seçtim

Dedim bu benim yıldızım olsun

Her gece o bana göz kırpsın, ben ona selam yollayım

Ama bulamıyorum onu,bulamıyorum bu gece

Onu da kaybetti erkenden

Tıpkı güneşimi kaybettiğim gibi

Prangalarca bağlanmışım sana

Zinciri sanki taa ordan buraya uzanıyor

Adım attığın her yere bende sürükleniyorum sanki

Bu hasrete daha ne kadar dayanırım bilmem

Elbet bir gün her şey gibi bitecek

Bütün acılarım sona erecek

Ama hangi gün bilmem

Ya sen bana döndüğünde

Ya da ben öldüğümde

İhsan Çalişkan


miss_didem 17 Eylül 2008 13:15

SENSİZLİĞİN KOLLARINDA

Sensizliğin kollarında
Tek kanatlı solgun düşlerimle başbaşayım yine bu gece...
Yüreğimin kum saati susmak bilmiyor
Dakikalar sensizliğe vuruyor ey sevgili
Ay ışığı beni kovalıyor
Bense sensizlikten titrek mum alevlerine kaçıyorum
Sigaramın dumanından kendimce şekiller hayal ediyorum
Kendimce sen'ler yaratıyorum elimde kalanlardan
Bulutlar yine beni yalnız bıraktı bu gece.....

Damla ÇALIŞIR


ahmed 17 Eylül 2008 14:07

Sen Kokan Papatyalar



Dışarıda
Sevda Kıran bir rüzgar
İçerde dört duvar arası
Ruhunu köreltecek kadar nemli
Yaşam alanı denen odam,
Demir parmaklıklar arasından
Sokulmaya çalışan güneş ışığına dahi
Sevda tutan ben ...

Koy beni gideyim Gardiyan
Tam şimdi...

İlk damla ulaşmadan toprağa
Koy beni gideyim.

Yağmur;
Her damlasında bir kesit
Her vuruşunda bir ihtar
Her toprağa kavuşmasında
Vuslat...

Gün geldi
Hazan sardı yüreğimi de
Bahaneler uydurdum suskunluğuma.
Gün geldi
Zemheri vurgunu yanaklarımdan
Buz sarmış kirpiklerimin hapsinde kalıp
Süzülemedi isyanlarım.

Ulaşmak istediğim
Ne zirvesi buzul bir sevda
Ne de saçlarında ölüm dolaşan melek.

Dileğim,
Bir kucak dolusu bahar
Bir de sen kokan papatyalar...





Işın Ergüney


ener 17 Eylül 2008 15:03

Biliyorum çok kızgınsın
özlemek için anca zaman buldum, desem
çıldırırsın
yoktu*k biz zaten, ben sadece sevişmeyi sendiğimi sandım sende
sense aklıma hayrandın

şimdi sesime düşen bu heyecana
sen de şaşıyorsun
belki uzaktım ama
bu bekleme*yle anladım
aslında sana aşıkmışım!

bir garip içim bu akşam, daha bir tanıdık geliyorsun
sarılsam bu defa utanacağım
saçına ellerim akarken, izleyeyim bu defa yüzünü soluksuz

ben de kızgınım kendime
ne çok zaman akmış belleğimden
kaç layık olmayanla serilmişim aynı döşeğe
ne kadar yoksun kalmışım senden
ve ne kadar habersiz

geç kalmadım umarım...ne olur kapını aç



yimla yaver


fadedliver 17 Eylül 2008 15:04

Aşk
bir tek senin görebileceğin bir yerden
sana gülümsüyorum...
onların duydukları kahkahalarım değil
aşkı tarif gerekirse sana
anlatayım
aşk ne biliyor musun
benim sana yaşadığım,
senin durmadan üstüne bastığın...
Ceyhun Yılmaz


miss_didem 17 Eylül 2008 15:21

Gemİcİler
Biz dalgalar, fırtınalar kahramanı yiğitleriz.
Ufuklardan ufuklara haber sorar, gezeriz.
Güneşlerde uyuklayan yamaçları,
Kalbi durgun tarlaları bıraktık.
Gölge veren ağaçları
Sevmiyoruz biz artık.
Sevgilimiz,
Ey deniz!

İşte biz;
Nihayetsiz
Mavilikler yolcusu!
Ruhumuzun kardeşidir
Güneşlerde parlayan bu yeşil su.
Bayrağımız yeşil sular ateşidir.
Biz bayrağın fedaisi sayısız Türk genciyiz.
Biz hilale şan arayan korku bilmez gemiciyiz.
Ey vatandan müjdelerle bize kadar gelen rüzgâr!
O sarışın sahillerde kara gözlü genç kızlar,
Yaz gecesi mehtap ile konuşurken,
Doğru söyle, sordular mı bizleri?..
Nasıl cevap verdiği gökten
Gemimizin rehberi,
O vefakâr
Yıldızlar?..

Poyraz var;
Yelken dolar.
Gemi sanki kanatlı!
Enginlerde pembe güneş
Gülümserken bu yolculuk ne tatlı!
Çal sazını kalenderce yiğit kardeş!
Nağmelerin yorulmayan dalgalardan bahtiyar.
Gönderelim bu ahengi o sevgili yurda kadar...



Hatıra

Geçsin günler, haftalar,
Aylar, mevsimler, yıllar...
Zaman sanki bir rüzgar
Ve bir su gibi aksın...
Sen gözlerimde bir renk
Kulaklarımda bir ses
Ve içimde bir nefes
Olarak kalacaksın...

Enis Behiç koryürek


ahmed 17 Eylül 2008 15:21

Sevgin Beni Korkutuyor



Sevgin beni korkutuyor
Çekip alamıyorum ruhumu düşüncelerin suçluluğundan
Bilmen gerekiyor
Uzak bir ihtimali yüreğinde koşulsuz taşıdığını
Ben özendiğim sessizlikte dualar yükseliyor gökyüzüne
Tarifsiz acıların ışığında
Yangın yerlerine düştüğü zaman ömrüm
Bu günahkar bu sahte hayatın susuz kalmış toprakları
Çatlamaya hazırlanıyor
Beni anla
Sen görmüş olduğun rüyanın yasından uyanmalısın
Ki gerçekler ütopyaları rehin tutuyor
Dünyanın güneş görmeyen ıssızlığında
Ellerin günahkar
Ellerin siğara dumanıyla sapsarı
Sevgin beni korkutuyor
Hayat uzak ihtimallere yer vermeyecek kadar ağır taşıyor
Geleceğini ümitlerini
Sen çoktan gitmelisin yalnızlığından
Seni sonsuz boşluklara sürüklemeyen aşkına
Beni yalnızlığıma suçlu düşüncelerime bırak
Ve yelkenlerini aç mavi denizlerin serin sularına
Sevgin beni korkutuyor
Hala karşılıksız aşkında kaybedilmiş cesaretin duruyor karşımda
Hülyalarını gizlediğin gözbebeklerin kadar sessiz duruyor
Ne olur anla
Bu sahipsiz aşk terk ederken benliğimi
Senin aldanışın kaybedişin ürkütüyor beni
Sevgin beni korkutuyor


Serkan Sarıköse


ahmed 17 Eylül 2008 15:33

Veda



sevgilli,
sana uzaklardan yazıyorum,
içimde ölen aşkın
ülkesinden

o ülkeki,
bir asra seni sığdıracaktı!
yüreğimin sığınakları bombardıman altında SEVGİLİ!

yokluğuna isyanımı,
varlığına hüzünlerimi bırakıyorum
kırgınlıkları ise zulaladım!
dili geçmiş zaman da kayboluyorlar...

Leman Çelikaslan


miss_didem 17 Eylül 2008 15:34


Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?


Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.



Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?


''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.



Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?


Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...



Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?


Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.



Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?


Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.



Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?


Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.



Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?


Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.



Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?


Nereden bileceksin?


Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.



Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.



Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni..



Ama sen hiç benimle olmadın ki...
YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...



Can YÜCEL


ahmed 17 Eylül 2008 23:38

Koyda Git




Hangi bahara kaldı şu kavuşmak dediğin?
Ellerini ver bana, dizlerini koyda git!
Hani seneler boyu, yıllarca beklediğim;
Gözlerini ver bana, saçlarını koyda git!

Varlığına hürmetim, derdine saygı bende.
Nice aşkın kudreti, eyyubun sabrı bende.
Baş harfin, son noktan; yırtınırken içerde,
Sözlerini ver bana, hislerini koyda git!

Hani bensizlik desen, susunca anlatırım.
Hani sensizlik desem, pusunca atlatırım.
Sana yemindir artık, senindir her satırım.
Destanını ver bana, düşlerimi koyda git!

Kalbime yalan söyle, yalan sızın azalsın.
Bende bir anı bırak, yıllar sende çoğalsın.
Mezar, kefen ne varsa, istemem; sende kalsın...
Yüreğini ver bana, yüreğine koyda git!
Yüreğimi ver bana, yüreğime koyda git!

Ömer Faruk Yılmaz


ahmed 18 Eylül 2008 10:06

Hangi İhtiyacımsın



ardında saklanan gizli tılsımın
işte diyor gülecek yine gözlerin
bir mağara gizeminde saklı yaşam
ahh bu susuzluk değil
açlık hiç değil
bırak gözlerin bu gece burada kalsın
sen benim
bilmem
hangi ihtiyacımsın

ıslanır ya hani topraklar
bir yağmur damlasında tozlanan hava
birden telaşesinde dut yapraklarının
koşmalıyım
ama nereye
kaçışım kurtarır mı beni bu esrardan
saklanacağım kadar saklandım
huzur musun
yoksa benim aynam mısın
bilmem
hangi ihtiyacımsın

kanatlanır da sarı gagalı yavru kanarya
uçmayı beceremez ya hani
hangi uçurumdur ki bu
bu kadar yüksek
vurgun mudur yoksa
boğuluyorum
kanadım mı yoksa kurtarıcım mısın
bilmem
hangi ihtiyacımsın

zaman hızla dolar kum saatinde
ince bir delikten zor geçiyorum
çatlayan aynada bin suretim var
sen hangisisin hiç bilmiyorum
bir duygu sarmalar şimdi göğsümü
açılan sayfaya parağrafsız girdim
virgül müsün, parantez mi
yoksa nokta mısın
bilmem
sen benim
hangi ihtiyacımsın


İlyas Yağcı


ahmed 18 Eylül 2008 16:54

Sevdiğim İnsan



aynaya bakmaya utanıyorum
kendi kendimden iğreniyorum
gönlüme söz geçiremiyorum
sevdiğim insana abi diyorum

allahım her gece yalvarıyorum
aklımdan beynimden kaldır diyorum
vallahi kendimden utanıyorum
sevdiğim insana abi diyorum

kaç defa intihar yolundan döndüm
söz anlamıyor şu abdal gönlüm
sevdamı zaten ben içime gömdüm
sevdiğim insana abi diyorum

onu gorünce kalbim çarpıyor
sanki biri bogazıma düğüm atıyor
sanki dizlerimin bağı kopuyor
sevdiğim insana abi diyorum

yanlış anlamayın kardaşim değil
bizde abi demek saygıdan gelir
yemin ediyorum içerim zehir
sevdigim insana abi diyorum

böyle sevgiyi hiç bir zaman görmedim
aşıkmışım vallahi de bilmedim
onu tanıyalı hiç de içden gülmedim
sevdigim insana abi diyorum

dolsun çilem ben ölüme giderim
bana gülmen böylemiş kaderim
istemeden oldu yemin ederim
sevdigim insana abi diyorum



Hatice Çerçi


ahmed 18 Eylül 2008 17:17

Çok Özledim Be!



Çok özledim be seni!
Nerdesin?
Hiç mi düşünmüyorsun beni,
Söyleyemem,kahretsin,seni sevdiğimi.

Belkide çoktan unuttun
Belki elinde başka birinin eli...
Seni düşünmediğim bi anım yok!
Bu acı belliki günahlarımın bedeli.

Sen benim geleceğimdin,umudumdun,hayallerimdin.
Gittiğin gün sanma hayallerimi bitirdin,
Hala hayal kurabiliyorum içinde sen yoksun ama...
Geleceğimi de bitirmedin,
Bak hala yaşıyorum.
Umudumu bitirdin sen benim,
Gittiğin gün varya...
Keşke ölseydim!

Aşkına çok güvendim...
Bu hayattan hiç bişey beklemedim
Anla nolur!fazla yaşayamam
Ben sadece seni sevdim

Nasıl özledim,sensizliktense bırakın öleyim
Hani şu gurur olmasa bende varya..
Ayaklarına kapanır aşk dilenirdim
Hiç anlamadın,ben hep senindim!

İnan görmek istemezsin halimi,
Nerde o ağlamak nedir bilmeyen ben?!
Bi yandan içip,bi yandan ağlıyorum şimdi.
Söz vermiştim ama tutamadım...
Kafamı kaldırıp yanındakine bakamadım
Kimse kim! Seviyorum işte
Gururdan eser kalmadı,
Öleceğim bu gidişle...

Birgül Maden


ahmed 18 Eylül 2008 20:05

Hiçbir Şey Anlamadın

Serüvene koşmak icin trenler bekliyorsan,
Güneşi yakalayıp gözlerine yerleştirmek için beyaz yelkenlerin gelip seni almalarını bekliyorsan,
Yarına inanmak için günbatımına,
İyi kalpli gözükmek için zayıflığa,

Ve güçlü görünmek için öfkeye ihtiyacin varsa ;
Demek ki hiçbir şey anlamadın!!!


Jacques Brel


arwen 18 Eylül 2008 23:09

Yarın sen olmayacaksın benim yanımda
ellerini bile almayacağım avuçlarıma
yıldızların altında dizlerine uzanamayacağım
biliyorum, sen olmayacaksın yarınlarımda
bugün gibi her zaman sana hasret kalacağım…


Duygularım sanki kördüğüm, artık isyanlarda
haykırıyorum durmadan, ömrümün enkazında
seni yüreğimden silmek, çıkarmak istiyorum
oysa baktığım her yerde, sen varsın karşımda
seviyorum seni, ama sana bile anlatamıyorum…


Hayaller parçalanmış, artık ağlasam ne fayda
düşlerim kâbus oldu, çaresizlik hayatımda
pişmanlığımı içerken, aşkımı meze yaptım,
gene de diyorum işte, iyi ki vardın dünyamda
hasrettim sana, yine hasret öleceğim anlasana.

canan onuş



ahmed 18 Eylül 2008 23:20

Yaşamak Denirse



Yaşıyorum yine
Yaşamak denirse
Sözler düğümleniyor boğazıma
Ona keza cümleler
Kes sesini diye haykırıyor
Yüreğime acımasız seneler
Dur durak bilmez keder
Dost diye geçinenler
İyide ve kötüde yanımda
Şimdi neredeler
Eriyorum oturduğum yerde
Nefes alamamacasına
Tavan duvarlarını gözlüyorum
Suskunluğum ecel
Durgunluğum ölüm
Diyecek hiç bir şey bırakmıyor
Eli kolu bağlanan sözüm
Acımasızlık ve gam birlikte
Ayyuka çıktılar, bu gece benimleler
Dedim ya vurdu en zayıf noktamdan
Gamsız kelimeler
Elinde olmaması bir şeyin
Ne acı değil mi keşke olsaydılar
Önünü alan yok bu yeisin
Keşke olsaydılar
Yıldızlar manasız artık
Mâniaları hezimetli hayatın
Hadi umutsuzluğu bıraktık
Yüreğimde güneşi doğmuyor kâinatın
Sevda değil derdim
Sadece bir tutam umut
Azıcıkta mutluluk istiyorum
Çok bir şey değil
Lakin her adımımda
Karanlığın içine batıyorum
Yar değil benim derdim
Derdimi paylaşacak yaren arıyorum.
Bugün reva görülen işte bu
Yarın ne gelir bilinmez
Lakin bana bunu reva gören bugün
Gelecek günlerde asla silinmez.


Samet Akman


ahmed 19 Eylül 2008 11:10

Hayal Misin? Gerçek Mi?




Seni ilk gördüğüm günden beri
Hep yaşadım bu gel-git leri
Aklımda kalan bir soru işareti
Sen hayal misin? Gerçek mi?

Eğer hayal isen yakamdan düş,
Gerçeksen benle hayatı bölüş,
İstersen sevişelim, istersen dövüş,
Ama düşlerimden gerçeğe dönüş.

Olamaz bir daha böyle güzellik,
Her halin başka, her halin değişik,
Gururluyum, seviyorum, başım dik,
Benim olsan ne olur? bir nefeslik.

Görmedi gözlerim sen gibi güzel,
Hislerim duygularım tek sana özel,
Sanma söylediklerim sadece sözel,
Al, her şeyim senindir, bana gel.

Konuşunca bülbülleri susturursun,
Kokunla gülleri dalında soldurursun,
Güzelliğinle cehennemden kovulursun,
Rabbim seni kem gözlerden korusun.

Normalim, herkes gibiyim deme,
Birde benim gözümle bak kendine,
Layıksın daha çok çok sevilmeye,
Senden vazgeçmemi sakın söyleme.

Bakışların beni benden çeker, alır
Aklım sende, fikrim sende kalır,
Belki bir gün yüreğin bana acır,
Hayata bağlayanım, sana sevdamdır.

Ne diyeyim daha sana, ne söyleyeyim,
Bir kuru canım var, oda olsun al senin,
Eller sürse de sefan, zevkin, güzelliğin,
Aşkım, özlemim, bir tanem, sevdiğimsin.




Mustafa Özdemir


fadedliver 19 Eylül 2008 22:47



ahmed 19 Eylül 2008 22:49

Meğer



Sana ulaşmak
Dizinin dibinde olmak
Senin rüyalarını sana sormak
Gözlerine bakmaya doyamamak
Ellerini tutarak şiirler okumak
Sadece susmak
Şarkıları konuşturmak
Meğer ne zormuş sana yakın olmak

Seninle göz göze gelmek
Gözlerini seyretmek
Bir çiçek fazla verebilmek
Sana bir dakika fazla sarılmak
Bir an daha fazla geçirebilmek
Elini tutmadan sokakta gezinmek
Omzuna yaslanmadan uyumak
Saçlarını okşayamamak
Bu bankta sensiz oturmak
Bu kalbime sensiz söz geçirmek
Onu sensiz avutmak
Meğer ne zormuş senin yanında olmak

Sanırım özledim
Sesini duymayı özledim
Elini tutmayı
Gözlerine bakmayı özledim
Seninle yürümeyi
Her anımı seninle geçirmeyi özledim
Meramım sensizlik
Yudum yudum sensizlik içiyorum
Seninle olmayı özledim
Meğer ne zormuş cancağızım seni sevmek

Öyle bir his var ki içimde sensizliğe bile doyamıyorum
Çünkü o sensizlik bile senin sensizliğin
Gözlerini gözlerimden ayırmamak için hiç uyumuyorum
Sensiz hiç anlamı yok sessizliğin...


Samet Akman


fadedliver 19 Eylül 2008 23:13


AY KARANLIK

ay kadarlık gecede
sancıyordu yürekler
sıkılmış morarmıştı bilekler
ve ay karanlık gecede
ağıt yüklü
yanık türküler okunuyordu
sevda türküleri
hasret türküleri
memleket türküleri...


ay karanlık gecede
dağlarımda mor sümbülleri bıraktım
salkım söğütleri
uçan kuşları
semahlarda turnaları
sesleri bıraktım
ve anılarımı
anlırımı yaşadığım dar camları bıraktım
ay karanlık gecede...


ay karanlık gecede
gel sevdiceğim
gel sol yanım
kanlı kızıl bayrak gibi
salına salına
bir o yandan bir bu yandan
saçlarını kızıl güller takayım...


ay karanlık düşünce şafağa
düşünce yıldız gecede
bu yüreği feda edeceğim
süreceğim yüzümü
dost gülücüklü cana
ay karanlık gecede cansın
sol yanımsın
yaramsın, beremsin
ay karanlık gecemsin
eyy yar! ...


Celil Taş


ahmed 19 Eylül 2008 23:15

Vargücümle Gözlerin



Zamanın yok olduğu bir yerdeyim,
O var kalbimin derinliklerinde,
Sessizliğimle sesleniyorum ona....

... VARGÜCÜMLE...

Gözlerindeki parlaklık var ya güneşim,
Gülüşündeki sadelik hayal şehrimde
Büyüdükçe büyüyen küçük kalbimle,

Dev mi dev bir aşk yaşatıyorum

GÖZLERİNDE.....

Seydanur Burgan


SiyahLALE 20 Eylül 2008 03:31

GÜLÜŞLERİM..

Kaç yıl geride bıraktım
Kaç takvim yaprağı kopardım..
Bilmiyorum
kaç baharı yaşadı bu kalbim sensiz
senin hasretinle inledi…
kazıdı kalbine adını gül dikeniyle..

hangi bahara sakladım umutlarımı
hangi şimşekle yağdı göz yaşlarım
hangi ağacın kovuğuna saklandı aşklarım..
Islaktı her an gözlerim…
Hüzünlü bakışlarım.. her kanayan yaraya seni gizledim..
Olmayan sen… hayalinle bir ömrü tüketim..
Ahh benim yaralı gönlüm kaş kışı geçirdi sensiz..

Neden geriye kaçar gülüşlerim..
Neden kaybolur hayalerim
Neden unutulur umutlarım
Neden hiç resmi yok sevgilimin..
Neden kaybolur anılarım..
Öpüşünün izi yok dudağımda
Parmağının izi yok yanağımda…
neden silinir sesin kulaklarımda..
neden yok sülüetin silinmiş aynalarımda ..
neden yıldızlar sönük semalar karanlık..
neden yağmurlar donuk vurmuyor pencereme..
neden güneş ısıtmaz beni üşürüm hasretinle…
neden hiç bir el sarmaz bedenimi..

yoksa senmi geldin yalnızlığım
kanayan yaralarımla dirilmek düştü bana
bir deniz kenarında ölümüne içlenmek
tek yönlü bir yolda tekrar kendime gitmek
yine dar ağacına acılarımı asmak..
nafile paklamaz acılarımı
sonrasındayım yine hayatın peşkeş çeken

(ACILARLA)

(HEZALE)


ahmed 20 Eylül 2008 11:34

Dikkat Aşka Çarpma



uygunsuz sevdalar moda olmuş,

yol kenarında aldırışsızca sevişenler...
aşkı oyun sananlar...
hergün ayrı aşk yaşayanlar...

oysa sevmek dokunamamaktır
özlemiyle yanmaktır...
gizlice sevmektir...
sabaha dek hayaliyle dolaşmaktır
çölde aşkı aramaktır sevmek
ulaşılması güçtür...

uygunsuz sevdalar moda olmuş
pardon dostlar...modern sevdalar...



Turgut Özer


Sedef 21 20 Eylül 2008 12:04

Adı Mı Onu Sorma...



Bir aşkın peşinden böyle yıllarca
Bilemeden ne kokusunu ne duruşunu
Usanmadan yazıp duruyorsun yıllarca
Bir de isim bulmuşsun ona bu hayatta

İsmi sende saklı kalsın ben biliyorum
Özenle yazıp onu anlatıyorsun onu
Seçtiklerin hep aşk sözcükleri yaşamdan
Bir de güzel bir de güzel anlatıyorsun

Çok da alımlı hayran olmamak elde değil
Öyle bildiğin sevgililerden hiç değil
Salınışı yürüyüşü duruşu kim bilir nasıl
Nasıl da sevdalanmışsın adı mı onu sorma

Bir aşkın peşinden böyle yıllarca
Sabır seninki si daha ne kadar yazarsın
Yazdıkça büyüyen büyüyen bir aşkla
Sevda bu hiç bitmeden sen hep böyle yazarsın

Haziran 2008-06-19

Namık Kemal Ülkü


ahmed 20 Eylül 2008 12:13

Üşütük...



üç mevsimdi bendeki
en sonu sendin

bazen üşütük!
bazen kurak...

mazeretsiz sarılırdık düşlere...

sizli bizli olurduk
sen düşerdin bir başka mevsimin iklimine

ben ayaz tutardım
inadına...

yangınlar çıkarırdım yüreğimde
pişmanlıkla...

sonra suç duyrusunda bulunurdum
Kente,
bir garip sis çökerdi
buğusu gözlerimde
sadece...
sadece ağlardım
sensizliğimde...



Murat Kartal


Sedef 21 20 Eylül 2008 12:27

Caddelere Yakişan Özgürlükten Sor Beni



Avluda sıra sıra
Voltalardan sor beni.
Ozanın elinde sazı
Bam telinden sor beni.

Hamamdaki tasımdan
Keçi kılı keseden,
Giydiğim esvap,terlikten,
Akan sudan sor beni.

Gönderdiğim nameden,
Üç hece şiirimden,
Çizgisiz kağıdımdan,
Kalemimden sor beni.

Ranzamda yastığımdan,
Üstümde yorganımdan,
Karabasan,yılandan,
Rüyalardan sor beni.

Gökyüzünde güneşten,
Ağaçtaki yeşilden,
Gardiyan gülüşünden,
İsyanımdan sor beni.

Ağarmış saçlarımdan,
Çatık kalmış kaşımdan,
Gözümdeki yaşımdan,
Hasretimden sor beni.

Revirdeki doktordan,
Aldığım ilaçlardan,
Kırık bacak başımdan,
Sağlığımdan sor beni.

İmamesi inceden,
Halka halka gümüşten,
Sabrımı deneyen,
Tesbihimden sor beni.

İçtiğim cigaradan,
Çıkmayan dumanından,
Kibriti çakmağından,
Ateşinden sor beni.

Hayalsin görünmeyen
Sevdamsın bilinmeyen,
Ceylan gözlerinden,
Yüreğinden sor beni.

Geçen seneden yıldan,
Okuduğum kitaplardan,
Hürriyet diye haykıran,
Caddelere yakışan,
Özgürlükten sor beni.

Konca Ata


ahmed 20 Eylül 2008 12:38

Garip Kaldik




Bu kadar çok severken birbirimizi,
Nasıl oldu da kırdık gönüllerimizi,
Hiç aklımıza bile gelmez iken ,
Bir çift yalan kelime ayırdı ikimizi.

Destanlar yazdırırken adımıza,
Kader vurdu bu büyük aşkımıza.
Kara kedi gibi girdi yıllar aramıza,
Ne hale geldi bir bak sevdamıza...

Aşkımız karşılıklı iken bir olamadık,
Bu nasıl bir sevgi idi anlamadık,
Birbirini seven insanlar kavuşurdu,
Biz neden böyle garip kaldık.....?


Mahmut Özcurt


miss_didem 20 Eylül 2008 13:17

TERKEDEN

Kimdi,kimdi kalan
Giden mi suçludur herzaman?
Ne zaman başlar ayrılıklar?
Dostluklar biter ne zaman?

Her geçen gün bir pzrça daha
Aldı götürdü bizden
Aynı kalmıyordu hiçbir şey
Değişiyordu herşey
kendiliğinden

Artık çözülmüştü ellerimiz
Artık bölünmüştü yüreğimiz
Birimiz söylemeliydi bunu
Ötekini incitmeden

Kimdi giden kimdi kalan
Aslında giden değil
Kalandır terkeden
Giden de
Bu yüzden gitmiştir zaten

Murathan MUNGAN


ahmed 20 Eylül 2008 13:19

An'lamaktir Zamanin Anahtari



An'lamaktır zamanın anahtarı
Anılar ise maziye açılan bir kapı
Geleceği hiç sorma
O zaten gaybın içinde bir bilinmezlik bulmacası
Bak ellerine ey geçmişini yad edip, geleceğini düşünen !
Hangisine dokunabiliyorsun ?
Oysa ellerinde an'ı tutuyorsun
Yalvarıyor sana :"Neden benden yüz çeviriyorsun ?
Yüzünü döndüğün her zaman bende gizli
Geçmişin ayak izleri var üzerimde
Gelecekse bende dinlenmeye gebe
Ya doğmamış zamana bakıp seviniyorsun
Ya da ölmüş zamana bakıp üzülüyorsun
Söyle bana ey can !
Senin gibi nefes alan an'da niye can bulmuyorsun ?
Ben diyeceğimi dedim
Sana nefes almanın sırrını verdim
An'lamaktır zamanın anahtarı
Ya alıp açarsın zamanın tefekkür kapısını
Ya da kapanır sana zamanın bütün idrak kapıları".


Nihal Çelik


fadedliver 20 Eylül 2008 15:43

Bitti herşey yazın bitmesiyle...
Kuşların cıvıltısı duyulmaz oldu,
Denizin mavisi karardı;
Yeşilin her tonu yapraklarla beraber döküldü;
En çok da gözlerinin yeşili...


Üşüyorum artık... Ellerim hiç ısınmıyor,
Geceler uzadı, güneş doğmak bilmiyor...


Karlar yağıyor başıma,
Herşey değişti zamanla...
Ama değişmeyenler de var;
Yine seni seviyor,
Yine seni özlüyorum..


Vefalı dostum yalnızlığımın omuzunda başım..
Bu defa onu hiç terketmeyeceğim,
Senin gibilerle onu aldatmayacağım...
Biliyorum ki; o sadece hayat arkadaşım değil,
Ölünce de beni bırakmayacak...


ahmed 20 Eylül 2008 15:47

Hayallerim



Hayaller,imkansızlıklardan oluşan yüksek bina
Hayaller yıkılmış ben altında kalmışım
İnsanlar aramasın beni bu enkazda
Zaman durdukça yalnızlığı çekiyor canım.

Derin bir uykuda gördüğüm rüyaymış hayaller;
Gerçeğin gürültüsü beni uyandırdı.
Ve mekan aç köpek gibi varlığımı ısırdı.
Sivri dişler,kemikten öte ruhuma işler.

Beklemediğim hastalık başlar masum bedende
Hastalıklı ruha,çıkılmaz mahzendir vucut.
Çare yok zavallıcık,çare yok isyan etsende,
O sanki yıkılmaz duvar,hissiz bir put.

Alıp başımı bir yere gitme isteği
Sadık sevgili gibi sararsa yalnız kalbi.
Sahibine ihanet eden huysuz köpeği kovar gibi,
Düşünmeden dışarı atarım,kudurmuş gerçeği.


Cihad Şahin


fadedliver 20 Eylül 2008 15:50

Sigarayı bıraktığımla 24 saatliğine barış mı imzalasam?
İçim bir tuhaf.
Bu gece çocuğum ben sabahına umut asmış
Bu gece karmakarışık,
Bu gece uyumak istemiyor canım,
Bu gece rüya görmekten korkuyorum. Rüya değil karabasan!
Bu gece sabaha karşı bir diktatör gökyüzündeki tüm yıldızlarımı kurşuna dizecekmiş gibi,
Bu gece sabaha karşı kapımız kırılacakmış gibi,
Bu gece sabaha karşı babam götürülecekmiş gibi,
Bu gece sabaha karşı abim öldürülecekmiş gibi,
Bu gece sabaha karşı kızkardeşim bir duvar dibinde önce kızlığını kaybedecekmiş gibi...
Bu gece gidenler asla geri dönmeyecekmiş gibi....
***
Bu gece kapatmak istiyorum tüm kapıları ve pencereleri.

***
Saydınız mı sahi kaç yıl oldu?

Ben saydım tam 28 yıl

***
Bu gece en olmasını istemediğim sabah,

Bu gece en karanlık sabah,
Bu gece....
Keşke eylüller hep 11 gün sürseymiş diye düşündüm.

***
Eylüle hep hüznü yakıştırırdım -Hani yakışıyorda allahsıza-

Ayrılığı yakıştırırdım,
İçteki o tatlı sızıyı,
Ama ölümü asla!
Bir sabaha karşı kapıların kırıldığını asla!
Cezaevleri, işkenceler hiç aklımın ucundan geçmezdi.
Ama en olmadıkların olduğudur hayatın bir adı,
__________________________hayatın bir tadı.
__________________________ve acıda bir tattır.



Saat: 14:48

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık