![]() |
Ayyaş Resital köprüaltında üç sarışın gölge birimiz ayyaş ikimiz yosunlu simit süt kokulu son şişe meyhanenin köşesini dönmeden sarhoş oluruz kirli dudaklarımızda okşanmamış yağmur siz...siz bilemezsiniz karanlık kadar bahtiyarız Hakan Kartal |
YANIK KOKUSU Yanık kokusu sardı yine içimi dışımı Ynan sevdam değil Yanan yüreğimin ta kendisi Gözlerimde kördüğüm olmuş bir sevda masalı Hayat süresi olan Yaşlı Yorgun Ahmak Sebebsiz bir ömrü çürütmüş Ve yüzünde hiç birşey yapmamış, Olmasına rağmen ayatın tüm kırışıklarını taşıyan Mahmur bir kadın gibiyim şimdi Ellerimde başkasına adanmış bir hayatın yükü Kalbimde başkasına gitmiş bir adamın hiç bitmesin; Gitmesin diye taşıdığım kokusu var şimdi... Toprak ve güneşin oynadığı oyuna geldim Elimde kalan; Elimde kalmayan eşit geliyor şimdi... Ne acı... Hayat süresi dolan bir kadının ruhunda Kaderine mahkum bir rolü tüketiyorum şimdi.... Aylin Ön |
Kirli Notalar duvarlar çiziyorum, kaybolan köşelerimi toplayıp titrek muma kırık yüzler işliyor nefesim kapı karanlık nöbetinden düştüm ay ışığına ateş bastığım acıların uysal yağmurlar doğurup anaç bulutun gölgesinden yıldızlar, serseri kumsallar, sırnaşık gitarda kirli nota çıplak tohum ekiyorum sancılı gülüşlere göğsümdeki vadiyi üşütüyor güneş duvarlar yıkıyorum, dört yanım cehennem kapım zincir silahsızım ah... toprağa karışır parmaklarım kanım akıyor sonbahara kendimden geliyorum Hakan Kartal |
Her gece Yorgunum, yorgun çoooook yorgun Kapanıyor gözlerim Duramıyorum ayakta bitkinim Uzanıyorum yatağa Yatakla bütünleşiyor vücudum Benliğimin senle bütünleştiği gibi Yakıyorum baş ucu lambamı Karşımda resimleri sevdiklerimin Alıyorum elime kara kaplıyı Yazıyor, yazıyorum durmaksızın Sanki bitkin olan ben değilim Sadece sensiz olan beynim Durmuyor kalem kağıt üstünde Anlamlı anlamsız harfler Birbirinin üstünde Yaş otuz üç yazıyor yazıyorum Yorgun bedenim sarıyor benliğimi Titriyor elim kolum Yazmak istiyor aklım ama Hükmedemiyor ellerime Duruyor kalem Kapanıyor kara kaplı Sonra usulca ışık sönüyor Yorgan ince ama yinede sarılıyorum Kapatıyorum gözlerimi uykuya doğru Aslında uyumuyor Senin kollarına yelken açıyorum Her gece belirsiz saatlerde ufuk murat uğur |
Uluorta -seyrek gülüş sen ne güzel bir şeysin- -nazlanırsın ama bir gün gelirsin- düşen bir yaprağa bağladım hayatımı olsun artık diyorum ne olacaksa paralı asker miyim neyim ben ekleyip duruyorum sabahları akşama ve kendimi arıyorum meşgul çalıyor gerçi söylenmez böyle şeyler uluorta aşk diyor başka bir şey demiyor kalbim nasıl bir dostluk ki bu, hem kadim hem de mayhoş elma tadında. kendimi de koysam ayağımın altına yine de yetişemiyorum ey aşk, omzunun hizasına. çünkü bende birikiyor her şeyin tortusu ve ayağını kaldırıyor dünya, konuşurken benimle. budanan oğullar gibiyim sessiz ve narin nereye konsam geri sayım başlıyor kurcalıyor beni bir çırağın elleri ah, unufak olsam ve desem ki ağzın tat görmesin hayat kandırdın beni. sorma, elim kırılsın bir daha dokunursam güneşe. kılpayı kaçırılmış bir şeyin bıraktığı ardında neyse oyum ben. yaralı serçe, benim için dua et: gök bir kayalık gibi şimdi üstümde dr. şükrü öncüoğlu'ndan üç ayda bir reçete. acıyan bir şeyim ben burdan çok uzaklarda ve koskocaman bir hansın sen uğraşma bu çocukla çünkü nasıl bir şey biliyorum itin taştan korkması bir yastık arıyorum kuş seslerinden mühim değil sonrası. sorma, yangın sönseydi suyla denizler her akşam böyle yanmazdı. yakartop oynayan melekler gördüm güneşle ve büyük çiftçiler gördüm dağları biçen yolundaydı herşey, ben bile yolundaydım ama kıyıya vardığımda kendimi unuttuğumu anladım karşı kıyıda. şiirler söyledim belki duyarsın diye çığlığıydım içinde dilsiz bir şehzadenin sana seslendim durdum bu küçücük odadan acımı duy, sensin pusulam benim ki dünya silinmiş bir harita gibi yabancı bana. sorma, usulca uzandığında bir ceset oluyorsun öpüldükçe şımaran. İbrahim Tenekeci |
hakikat / korsan beyin...sahte pusula üç kuşak eskitilmiş yönlerimiz ve göğsümüzde çarpıntı...hakikat dünya... çürük sevda dolu ambar kabuğu soğumuş taş yürek biraz sen biraz ben...biraz da tabiat zaman... dümende nefes / batık gemi cam kenarı tekil yolculuk geride kalan biraz biz...biraz da hayat geldim... sesimde ne bir öfke ne de feryat Ferhat Gülsün |
Uzaklarda dügün Bir dügün var çok uzaklarda Mutluluk adına kurulmakta bir yuva Gelinde damatta umutlu yarından Umuyorlar bekliyorlar Paylaşacaklar hayatı efsunla Şirinler olacak yaşamda Toz pembe olacak hayat Yeniyken hep öyle gidicek yaşam Umutları bitmeyecek yaşayacaklar hep Sevdikleri yanlarında dügünlerinde Halaylar üç ayaklar oynanmakta Çicek açmışlar her kez her yan Umutlar var olan bir aile olacaklar Ömür boyu diyerek adım atıyorlar Paylaşmak adına güvene mutluluga Çicekler erguvanlar adına Yarın belli olmaz yakında olur meyveleri Şimdiki gbi güler gözleri mutlulukla Minnacık bir hayat gelicek meydana Aglıyacak dertlerini anlatma adına Olacaklar çok tepelerde mutluluk Bir yaşam iki üç kişilik Aile olacaklar meyvalarıyla Mutlulukları daim olsun Bir ömür mutlu olsun esintide Tüm insanlarımız bir arada Nejla Özkan |
Kendi yalnızlıklarımızda boğuluyoruz Neyın özlemı Neyın eksıklığı İçimizdekı yarayı kım kanatmıs, Kıme içirıyoruz bu sert içkıyı.. Hepımızım gecesınde Kımlerle buluşuyoruz Kımlere soyluyoruz ısyan şarkılarını Kandırılmış Hapsolmuş Soyutlanmış ruhlarımız Kutsal toprağımızda yeşermış.. Bır ben var içimde çıkaramadığım O benı kıme vermelı Kıme yuklemelı Kımı buyutmelı Korkmadan Dusunmeden Kıme teslım olmalı Kıme sahıp olmalı Kımı sahıplenmelı Kımı terketmelı, Bılebılırmısın Zaman dızer yollarına sevdaları Kum tanelerı nasıl kaybolursa esen ruzgarda Ayrısırsa toprağın kuytusunda Öyledır yalan sevdalar Zamanlara yenılır Hasretlere seslenır Bır kelıme bıtırebılırmıs ya yalan sevdaları Bır sozle sonebılırmıs ya ıcındekı yanar sandığın ateş ı suzan Hıc gelmemıs gıbı gıdebılırsın o zaman Kolay vazgeçebılen bır aşkım olmadıkı hiç benim , Gidişini hissedebiliyim? Ben yenıden doğmuşcasına bakarım hayata Her bıtısın başlangıcı Her donemecın bır uçumuru vardır mutlaka Giden değildir aslında kaybeden Bıten değildır aslında terkedılen Mahkemesı yoktur sevdaların Suçluyu asmaz Asılı yakmaz gerçek aşklar Gözyaşı dokebıldığın her sevdaya tutul! ! Gıdebıldığın her adımda koş.. Vazgeçebılen bır sevdam olmadıkı benım Gıdışını hissedebılıyım.. Hiç varolmamışsınkı Yok edebıleyım.. suzan batmankaya |
Yanıl(sa)ma Her renk kendini yakar bu kentte ulu orta Geride bir avuç kül/gri ... gölgesinde bezgin düşüncelerin antik bahçelerden çocukluğumu topladım kadınlığımın ağırlığı göz ucumda/yaşlanırken yosun yatakları dağınık ıhlamur ağaçları mahçup gönye ile çizilmiş kadın suretinde gökyüzü / nemli toprak rüzgarın kucağına oturmuş / savruk uzun ve suçunu bastıramamış bir mevsim kabardı saçlarımda beklediğim yağmur kokusu / toprağın göğsünden sızan -kıyamet çanlarını çalan sen olacaksın ve ben senin mahşerine günahsız geleceğim günahkar mevsim(im)- -gülezar- gül olmak neyi değiştirir parmağımın ucunda asılı dururken acım avuçlarıma sızan kan ikiye bölsün yaşam çizgimi bana yaşamadıklarımı verin gerisi sizde kalsın / ömrümden armağan ... rengi yok gülümseyişlerin elimde kalan bir avuç gri /kül İlknur YILDIRIM.. |
KIRIK DÜŞLER ÜLKESİNE YAPTIĞIM YOLCULUKLARDAN Kırık düşler ülkesine yaptığım yolculuklardan Hep tek başıma oldu dönüşlerim Oysa tek kırılan ben olmamalıydım hayattan Seninleyken yaptığım hataları tekrarlamaktan Gocunmuyorum sensizken Ne de olsa seninle yaşanmışlığın cesareti yüreğimde Ertelediğim düşlerde yaşıyorum şimdilerde Yalnızlığın tadındaki buruklukta hoşuma gidiyor yavaşdan Ben düşler ülkesini seçiyorum gönüllü Gerçekleri sana postalıyorum bugün İyi bak kendine demeyeceğim artık Ona bile hakkı olmalı söylerken insanın Hiç uğruna harcanmış hayatlardan göçüşüm Belki böylesi daha iyi Kendi başının çaresine bakarken öğreniyorsun hayatı Anlamış olmalıydım çoktan oysaki Bir seçim yapmak olsaydı dileğim Kendimi seçerdim Kocaman açıyorum gözlerimi yeniden Seninleyken sıkı sıkı yumduğum günden beri Daha bir hazırım herşeye Yaşadıklarımdan,yaşayacaklarımdan da Artık ben sorumluyum... Aysun Çarkacı |
| Saat: 21:59 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık