MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

ahmed 20 Eylül 2008 15:56

Korktum....



Bir hazan sabahında
Doğdun GÜneş Gibi
Sen MAsum Bakışlarında
kaybolduğum
Sevdam..

Korkmuştum ilk sana söylemekten
Yorulmuştum bunca Yıl
Vakit Geç,
Gecenin yarısı
Yanımda Resimin..

yazdım mektubumu
Geceler sabaha kavusurken
Zor saatler geçirdim
Seni görmek yeni bir hayattı bende...

Her gece rüyalarıma geliyordun zaten
Gerçek olsa ne olurdu..
o An bana gelişin
Senin dudaklarından da
Çıksaydı benim duymak
İStediklerim...
Hani o iki kelime
''seni Seviyorum''



Osman Yivci


fadedliver 20 Eylül 2008 16:04

Kimse taşıyamaz aşk acısını
Yüreğe saplanan bir şiir kadar
İnsanoğlu içindeki yangını
Söndüreyim derken daha çok yanar
Yalansız her aşkta şair kanı var
Aşklar şiirle kanar
Ve kimse kitleyemez yüreğini
Ölümcül aşkına olsa da gaddar
Şiirin yazgısı düşsel intihar
Onun en hasını, en güzelini
Acıya bulanmış şairler yazar
Aşklar şiirle yanar
Aşk mıdır her işin başı ve sonu
Şiir mi her gizi çözen anahtar
Kırık bir hayatın aşk olduğunu
Dile getirsen de bu neye yarar
Odur anılara yağan sıcak kar
Asklar siirle kanar
Ahmet Necdet


ahmed 20 Eylül 2008 16:06

Susma Hayat !





Mürekkebi yeni kurumuş yazı misali,

Sararmış yapraklar arasında titreyen dal.

Gözalıcı şehrin ışıkları arasında yitirilmiş,

Islak ,bitkin ve yorgun adımlar eşliğinde,

Mutluluğu boş kadehlerde arayan berduş musun?

Yanıtlanması zor bir sual mi yoksa,

Cevabı yüreklerde saklı anahtar mısın hayat!
Zamanı geriye sarmak mümkün mü?

Tekrardan aynı nefesi almak,aynı mekânda,

Saadet`in kollarında dirilmek var mı alın yazında?

Neden susuyorsun?

Konuşsana!

Kendi kendine ağır mı geldin yoksa?



Ayşegül Kor


ahmed 20 Eylül 2008 18:03

Mavi GözLü Dev ...



O mavi gözlü bir devdi.
Minnacik bir kadin sevdi.
Kadinin hayali minnacik bir evdi,
bahçesinde ebruliii
hanimeli
açan bir ev.

Bir dev gibi seviyordu dev.
Ve elleri öyle büyük isler için
hazirlanmisti ki devin,
yapamazdi yapisini,
çalamazdi kapisini
bahçesinde ebruliiii
hanimeli
açan evin.

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacik bir kadin sevdi.
Mini minnacikti kadin.
Rahata acikti kadin
yoruldu devin büyük yolunda.
Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,
girdi zengin bir cücenin kolunda
bahçesinde ebruliiii
hanimeli
açan eve.

Simdi anliyor ki mavi gözlü dev,
dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
bahçesinde ebruliiiii
hanimeli
açan ev..




Nazım Hikmet Ran



B.L.A.C.K 20 Eylül 2008 18:29



Aşk Çıkmaz Sokakta Kirlenir


Yazıldığı can duvarını kurutur
“vermek aşkı yaratır” düsturu
Gönül gözüne bağlanan mendil
solgun ve sefil
bekler saygıyla inanılmaz kusuru
Kalbinin rüzgarı doldurur
açık denizde hoyrat yelkenleri
kendisi kıyıda oturur

Kaldıkça yeniden filizlenir esaret
O çok özlenen aşka has suret
bahçede gül ölürken görülür
Sadakatin çelik kutsallığı
kendi çöplüğüne gömülür
Kölenin bilenmiş antik bıçağı
ilk düştüğü yerde açar kozunu
kanar güz ömrün yaralı boynu

Ekmek teknesine taşır korkusunu
bedeni tarla sayılan kadının ufku
Teslim kapısını açar resmi kurum
açılan o aralıktan girer içeri
dipsiz kuyuya atılan şiir
Toprağın sırtında büyür uçurum
esirdir esir şehirde ahali
Aşk çıkmaz sokakta kirlenir

Cümle insanlığı özgür kılarak
çocuk sevincine kavuşabilir şehir
Özgür kadın ruhunu bularak
saf bereketle hayatı emzirebilir
o dem olduğunda ancak
aşkın tarihi
insanlığın tarihi olacak

Babür Pınar



ahmed 20 Eylül 2008 19:32

Güzel Gözlüm



Ey güzel gözlüm bu şiirim sana,
Okudukça hep beni hatırla,
Bu sevgi yük değil taşınmaz,
Bak,hediyem olsun sana,
Bu kalp sana hatıra.

Belkide giderim belkide bi daha dönmem,
Bunu bilki bi tek seni sevdim başkasını sevmem,
Sevemem,
Bu kalbi bi başkasına veremem,
Duyuyormusun güzel gözlüm seni seviyorum.

Ediz Coşkun


ahmed 20 Eylül 2008 21:37

Korkuyorum..




Ayaz akşamlarında şehrin,
Gelmeyeceğini bile bile
Bekliyorum seni,
Ve kör sabahlarında.

Özlemim kahıra dönüyor
Simsiyah şiirlerimde.
Ve sen
Beklediğimi bile bile
Gelmiyorsun,
Ölüme terkedip hislerimi,
Solgun bir denizin kıyısında.

Bıktırdım kalem kağıdı
Seni çizip yazmaktan,
Bezdirdim dostlarımı
Hep seni anlatmaktan,
Ve işte sustum artık.

Gülümseyen bir maske
Taktım yüzüme,
Sahte tüm gülüşlerim,
Dolaşıyorum ortalıkta
Yokluğunda vura vura
Çürüttüğüm
Bağrıma taş basıp..

Oysa,
Derdim gücüm gene
Seni düşünmek bu aralar
Yokluğunun acısı
Yaş oldu gözlerimde.
Kirpiğimin ucundan
Ha düştü ha düşecek.

Unutup çoğu zaman
Bir maske taktığımı
Artık bende sen olmuş
Yüzümden,
Seni okuyacaklar diye
Korkuyorum..
UTANIYORUM..

Abdullah Melik Mısırlı


ahmed 21 Eylül 2008 10:44

Düşertesi




gecemin en aydinlik anında,
güneşim oldun, kararttın gözlerimi. ve kabarttın derin hislerimi.
ve ben yine yalnız, yine sensiz, yine sessizliğe mahkum oldum üstü yastık, yorgan, gitarlarım, bütün duygularım, daha açılmadan bitmiş bir paket sigaram, hiç yakılmamış sigaraların külleriyle dolu kül tablam, ve acı içinde gülümseyen ama acısını da gülümsemesini de belli edemeyen bedenimle birlikte,
bomboş hissediyorum bu yatakta.
baktığımda hala görüyorum okşamaya kıyamadığım, ama sürekli benim dağıttığım saçlarını tarağımda.
evet...
evet gerçekten yoksun şuan kollarımda.
Fakat biliyorum, ne kadar sen yoksun yanımda diye uyuyamasamda,
sabrediyorum.
sızmayı bekliyorum boş yatağımda.
çünkü biliyorum,
her gece olduğu gibi bugün de geleceksin rüyamda..


Tolun Tütüncü


ahmed 21 Eylül 2008 15:44

Kimsesiz Aşk




''umutlarımla yitip gidiyorum
adını bilmediğim sokaklar
gül kokusu sevgililer
yağmuru getiren kara bulutlar
özlemini duyduğum dostlarım
bağrımdan kopup gelen yalnızlığım
yitip gidiyorum,kimsesiz...''

Yılmaz Öz


ahmed 22 Eylül 2008 23:17

Söyle



Her anımda sen
Hangi saate baksam, akışında sen
Varlığın sarmış zamanımı
Söyle kaç yılda geçilir sevginden
Söyle de sileyim seni mazimden

Nereye gitsem yüreğimde sen
Hangi yola girsem,sonunda sen
Hasretin sarmış afakımı
Söyle kaç vesaitle kaçılır hasretinden
Söyle de kurtulayım bu zindan histen ...







Nihal Çelik


SiyahLALE 23 Eylül 2008 00:44

ÖLMEYEN

Sana geliyorum, sana,
Beni anla,içimdeki şeytan.
Yalnız sensin doğru söyleyen.
Gerekince kaçan,gerekince gelen.

Denizin yüzünde geceleyin,
Karanlıkları işleyen renkleri görmek senden.
Senden,bazı kelimelerin farkedilmemiş güzelliğini anlamak,
Unutulmuş yaşamaya başlayıvermek birden.

Sana geliyorum,doğru sana,
Susmamak için.
Çünkü sensin dinleyince dinleyen,
Bakınca bakan.görünce gören.

Sevmesini iyi bilirim,düşünmeyi öğrendim.
Duydum nedir can vermeden ölmek.
Artık bütün kapıları açıp kapayabilirim.
Sen anlarsın bunlar ne demek.

Sana geliyorum, yalnız sana,
Yalansız,gizlisiz.
Olduğu gibi anlatacağım ne varsa,
Bil,bilsinler,biliniz.

Sen,
Vurunca vuran,gülünce gülensin.
Sesin,yüzün,ellerin yüzde-yüz senin.
Sen ölmeyensin

Özdemir ASAF


SiyahLALE 23 Eylül 2008 01:42

GİDEN

Bir gecedir bütün geceler gibi
Saçlarında,tanıdığın ellerin en ağırı
Gözlerinde maceraların en derini...
Sana anlatırlar geçenle kalandan
Bir gecedir bütün geceler gibi
Karanlıklardan,aydınlıklardan

Ne varsa kendincedir
Pencere camlarında ışıklar parlar
Halıda yatar eşyanın gölgesi
İç içedir artık sokaklar,evler,odalar
Duvarlar bakışları keser,kapılar sesi
Ne varsa kendincedir

Ve senin,üzerinde binbir düşünce,günden
Oynaşır hatıranla,kalbinle,ümitlerinle
Herşey düşünmektedir seninle
Birden,bir rüzgar eser,sana doğru senden
Seninle çoğalmaya başlar kendisiyle bitenler
Hatırlayan ellerinle,unutmayan gözlerinle

Değişir sezilecek kadar yavaştan
Değişir istenen istenmeyen
O koruyan zor yalanlar silinir
Büyür kolay bir doğru,bilinen,söylenmeyen
Uyuyanlar uyanmış,ölüler dirilmiştir
Bir gecedir sana doğru senden

Bir gecedir sana doğru senden...
Geçen yaşadığındır,yaşarken anlamadan
Kalan bir gerçektir belki
Bir iğne gibi kaybolan,bir bardak gibi kırılan
Gelen sanki beklediğindir
Ve giden,en tatlı,en sıcak,en kocaman..


Özdemir ASAF


SiyahLALE 23 Eylül 2008 02:51

Ceviz Ağacı

Ağaç kök salmış derinlere
Seyrediyor insanları
Sevişenlere gülüyor altında
çaktırmadan
Aşıklarsa habersiz
Oynaşıyor altında
Çobanı selamlıyor
Kavalını dinliyor acı acı
Seyrediyor koyunları
Kurt geldiği zaman, haber veremiyor çobana
Ne acı

Ağaç kök salmış derinlere
Dallarında sallandırıyor çocukları
Meyvelerini döküyor insanlar için
Yeşil cevizler kırılıyor
Eller kapkara
Hep seyretmekte ağaç çevreyi
O hep aynı gördüğü şeyleri

Birgün bir cellat geliyor elinde testereyle
Koskoca gövdesiyle yıkılıyor ağaç yere
Arabalara çiğnenmiyorum
Savaşa katılmıyorum diye övünüyordu
Hiç aklına gelmemişti ağaçlarında ölümü olacağı
Gözyaşlarının akacağı
Son solukta hışırt ediyor dallar
Çobanlar kayboluyor
Piknik yapanlar da
Kalın duvarlı binalara tıkıştırılıyor insanlar
Yüksek sesli müziklerin arasında boğuşturuluyor
Ben se ceviz ağacını arıyorum
O sobamda kütür kütür yanıyor
Daha bir titriyorum soğuktan
Daha bir yanıyorum
Ve ben müşkül
Böyle hüzünlü
Ceviz ağacını arıyorum
Birgün heryerin yemyeşil olduğu günü..


Nefise Karataş


ahmed 23 Eylül 2008 09:40

Gitmek Zordu



sana ulaşmakta gizliydi,
bütün mola sancıları
ay ışığına sığınan gözlerin
yakamoz saatinde indi denizime, sevmesi en güzel saate
ama; farkında değildin içinde açacak baharlardan
sessizce uzaklaştın deli dolu fırtınamdan
kapılmak zordu ruhuma
sen iyisi mi? sana benzemesini bilenlerin ırmağına ak
ben sana benzemeyeceğim...

bir kalem daha harcamışken şiir huylu özlemine
ve susarak içime gizlemekten başka çaremde kalmadı seni

sen bilmek isteyipte bilemediğim
telaşlı bir gün batımı olduğun zaman içimde
ben çoktan ayrılmıştım bu bedenden...

sevdiğim, kadınım, gitmek hiç bu kadar zor olmamıştı...

Turgut Özer


ener 23 Eylül 2008 11:57

MAVİ MAVİYDİ GOKYUZU



Mavi, maviydi gökyüzü
Bulutlar beyaz, beyazdı
Boşluğu ve üzüntüsü
İçinde ne garip yazdı.



Garip güzel sonra mahzun
Işıkla yağmur beraber
Bir türkü ki gamlı uzun
Ve sen gülünce açan güller..



Beyaz, beyazdı bulutlar
Gölgeler buğulu, derin
Ah o hiç dinmeyen rüzgâr
Ve uykusu çiçeklerin.



Mor aydınlıkta bir çınar
Veya kestane dibinde
Mahmur süzülen bakışlar
İkindi saatlerinde.



Birden gülümseyen yüzün
Sabahların aynasında
Ve beni çıldırtan hüzün
İki bakış arasında

Ahmet Hamdi Tanpınar


ahmed 23 Eylül 2008 12:32

Umudumun Her Yolu




Umudumun her yolu adina çikar sevdigim
Fani dünyamin tek gerçegi sensin sebebim
Uyudukça sensiz gecelere
Karanliklar bile aydinligim olur sen bilmezsin
bilmezsin sevda atesimin nasil yandigini
nasil aglarim yoklugunla basbasa
issiz karanlik diyarlarda
Kaybolurum hayalinle
tutamam ellerinden mesafelerim engel
gelemem gel desen bile
uzakligin engel
gözlerimi kapatip hayalinle avunmaktan baska
çarem yok guzel gozlum
oysa bilmezsin
butun yollari kosarak gelirim sana kavusmak ugruna
sakin bana gel deme
mesafelerim engel
sevdam engel bana
kaderim engel.........


Doğan Yıldırım


ahmed 23 Eylül 2008 12:50

Taniyamadim



Tanıyamadım seni çok yakın çok uzaksın.
Tanıyamadım seni hatıralar tükendiğinde.
Ve sen gittin.
haklıydın belkide
Sakladım gönlüme acıyı
Yabancıydı acın bana.
Tanıyamadım seni kusura bakma.

Yaşar Kartal


SiyahLALE 23 Eylül 2008 12:54

HATIRLA SEVGİLİ

Dudağımda yarım kalan
Söylenmemiş son sözümdün
Baki olsada ayrılık
Aşk her daim ölümsüzdür

Hatırla sevgili o eski günleri çocuklar gibi
Efkar kitabedir aşka demde okunur
Yalan dünya dört mevsimde bir bahar olur
Varsın eller gönül yarası kapanır sansın
Kabuğun altında sevgili sen kanayasın X2

Ömrümüzün son demidir
Dönülmeyen o gitmeler
Kuşatıldık zor yıllarda
Yarım kaldı hep o sevdalar

Hatırla sevgili o eski günleri çocuklar gibi
Efkar kitabedir aşka demde okunur
Yalan dünya dört mevsimde bir bahar olur
Varsın eller gönül yarası kapanır sansın
Kabuğun altında sevgili sen kanayansın
_________________
ALINTI


ahmed 23 Eylül 2008 12:56

özlem'lerim


Avuçlarımda cam kırığı bir sevda
Söylenmiş dilimde şarkısı
Tutturmuşum gözlerin diye
Eriyorum...

İskenderun kavşağında bir park lambası
Altında ip gibi yağmurun ıslanmış bedenim
Haykırmışım ellerin diye
Tutamıyorum...

Yarık kayadan kopmuş bir fırtına
Ben yine gün ortasında üşüyormuşum
İç çekmişim ah diye
Sarılamıyorum...

Akşamın saat arsız sekizi
Yorgun aklımda bir tek canlı sen varmışsın
Arayarak özledim, özlemim diye
Dokunamıyorum...

Yeşil bir halı sergisi dam üstünde
Yumuşak bir minderde yanına oturmuşum
Sen anlatırken yanına keşke diye
Sokulamıyorum...


Halim Karapınar


SiyahLALE 23 Eylül 2008 12:57

BİRİ OLMALI

Yalnızlığa dayanırım da,
Bir başınalığa asla
Yaşlanmak hoş değil, duvarlara baka baka
Bir dost göz arayışıyla,
Saat tıkırtısıyla… Korkmam..!
Geçinip gideriz biz mutluluğa,

Ama;
“Günün aydın,
akşamın iyi olsun”
Diyen biri olmalı,

Bir telefon sesi çalmalı,
Ara sıra da olsa kulağımda…
Yoksa, zor değil, hiç zor değil,
Demli çayı bardakta…
Karıştırıp, bir başına yudumlamak doyasıya.

Ama:
“Çaya kaç şeker atarsın?”
Diye soran bir ses olmalı ya
Ara sıra..!

Can Yücel


ahmed 23 Eylül 2008 12:59

Gecenin Bir Vakti;



Gecenin bir vakti,
Öyle bir geleyim ki aklına,,,
Fırla yatağından,
içtiğin bir bardak su söndüremesin -ben- ateşini,
Git dolaba istediğin kadar iç,
benden kalan sakinleştiricileri..
Kabusun olayım uyuyama...
İliklerine kadar titre düşününce gözlerimi,
Git yüzüne bir su çarp, boğulmasan da;
avucuna döktüğüm gözyaşım nefes aldırmaz sana..
Tutuşsun saçlarından umutların,
Kahkahalarla ağla...
Akamasın gözyaşların..
Ve birden çalsın acı acı telefonun,
Anla ki, boşuna değil kabusların,
Malum olacak ihanetim sana,
Haydi yat artık al geceyi koynuna;
Ağla...ağla...ağla....

Müjgan Suna


SiyahLALE 23 Eylül 2008 13:06

İÇİMDEKİ ÇOCUĞU GETİRDİM SANA



Yıllar sonra;

Geldim bak yine.

İçimdeki çocuğu getirdim sana.

Yollarında koştuğum,

Sularında yüzdüğüm,

Kaç ağaçtan kaç kez düştüğüm,

Çocuğu getirdim sana.

Özledin mi beni,biraz anlatsana.

Özletti mi beni,benden sonrakiler,

Ondan sonrakiler.



Kurumuş artık pınarın suyu,

Akmaz olmuş karışmıyor dereye.

Gözlerinde karpuz ıslanmaz olmuş.

Karpuz çıkmaz olmuş,

Kelebekler uçmaz,

Çiçekler açmaz olmuş boylu boyunca.

Tepende güller kokmaz olmuş.

Bak diktiğim çınar da kurumuş.



Yıllar sonra;

Geldim bak yine.

İçimdeki çocuğu getirdim sana.

Özledin mi beni biraz anlatsana.

Beni biraz anlatsana nasıldım.

Kaç gece ağladım seninle sessizce.

Kaç sabah koşarak gittim yalnızlığıma.

Kaç bahar gördüm,kaç kış üşüdüm.

Kaç yaz yüzdüm özgürce sularında.

İlk nerede yitirdim çocukluğumu.

Hangi ağacın gölgesine savruldum.

İlk nerde büyüttüm içimdeki sevdayı.

Hangi kuytuda seviştim kendimle.

Hangi yalancı baharı yaşadım kaç kez.

Hangi gün hangi yıl gittim senden.

Hatırlıyormusun.



Yıllar sonra;

Geldim bak yine.

İçimdeki çocuğu getirdim sana.

Sıcacık kollarını özledim.

Boylu boyunca uyumayı özledim,

Biliyormusun.

Kaç uykuda kaç gece eskitmiştik seninle.

Kulaklarıma fısıdayan rüzgarını.

Zemheride uçan mazıları özledim,

Sokak lambasının garantisinde.



Bir şiirdim giderken,silindiğim.

İçimdeki çocuğu getirdim bak yine.

Hadi yaz beni,yaz yine. ALINTI






HeliX 23 Eylül 2008 13:06

O ÖLMEDİ!
Tanrı ölmez, O dilerse görünür bir müddet,
Kaybolunca O’nu kalbinde bulur her millet.

Biliyormuş kaderin cilvesini evvelce,
Bütün ecrâm-ı semâ yasla büründü o gece.

Yaklaşan bir acı önce güneşi korkuttu,
Ay tutuldu diyemem gökyüzü mâtem tuttu.

Ata geçtin ebedin mevki-i müstahkemine
Bir direktif veriyor arza, beşer âlemine!

Bize ilhâm ile isâl ediyor her haberi,
Ki O’nun kudret-i külliye, emirber neferi.

Bağladı dâr-ı fenânın ebede telsizini,
Güdelim açtığı yollardan mübârek izini.

Atatürk’ ün beşere sunduğu peymânı budur:
Atatürk’ e inananlar er olur, sulhu korur!

Beyoğlu, 1938

Neyzen Tevfik


ahmed 23 Eylül 2008 13:07

Mutlu Etmek Seni



mutlu etmek için seni
cennetimi vermez miyim

toprak olup yollarına
gururumu ezmez miyim

rüzgar olup baharına
güllerini dermez miyim

bir kez söylesen sevdiğini
şu canımdan geçmez miyim

gözlerinde aşkı görsem
yanıp da kül olmaz mıyım

imkansız bu aşk deme bana
gözüm açık gitmez miyim...


İsa Ecem Yılmaz


SiyahLALE 23 Eylül 2008 13:26

MAVİ BİR ÖLÜM

Yine sana sesleneceğim

Senin kim olduğunu hiç bilmeden

Senin kim olduğunu en çok bilerek

İsyankar zambakların çılgın nilüferlerin

Dört nala açan kiraz çiçeklerinin

Dudak kıvrımlarına yoldaş olacağım

Sarı bir hüzün kızıl bir gurur

Ve siyah bir öfkeyle konuşacağım sana

...........


Sana oklardan değil yaylardan bahsedeceğim

Gülün dikeninden değil

Gülleri ve dikenleri doğurmaktan yorulmayan

Topraktan söz açacağım

Akan su gelmeyecek kelimelerime

Suyu şefkatle kucaklayan sessiz taşların canını yakan damlaları dillendireceğim

............



Yine sana sesleneceğim

Senin kim olduğunu hiç bilmeden

Bilmek istemeden

........


Alaattin'in sihirli lambasından çıkan cin bana gelseydi

Ve ne dilersem dilememi isteseydi

Hiçbir şeyi elde etmeyi dilemezdim

Bir şeyden vazgeçmek isterdim sadece

Hayatta bir şeyden vazgeçmek lutfedilseydi

Bedeli her şeyim olsa bile

Sana seslenmekten vazgeçmek isterdim

Garip değil mi sana seslenmekten vazgeçmediğimi

Bundan hoşlandığımı düşünüyorsun belki de

Oysa sana seslenmek bütün hesaplarımı gördüğüm bu dünyadaki

Tek geride kalmış hesap benim için

Bu dünyadaki tek yük

Bu seslenişin kalbini avucumda tutabilmek

Kürek mahkumu için kürek neyse

Benim için de sana seslenmek o

Bir yandan gemiyi ufka ulaştırmanın tek yolu

Öbür yandan bileklerimden sızan kanların

Gönlümü işgale yeltendiği bir rotanın can suyu

Oysa ben sana küreklerden değil gemiden bahsetmek isterdim

Atalarım bana kadınlara gökyüzünü

Gemileri ve yelkenleri anlatmayı öğrettiler

Sen kürekleri yağlı urganları

Geceyi siyaha gömen fırtınaları öğretmeye çalışıyorsun

Sana ellerimle dokunarak gözlerimle okşayarak

Göstermek isterdim

Rüzgarla şişen beyaz yelkenleri

Ama senin vaktin yoktu

Ben bunu hiç anlayamadım

Kavmimin kadınları bana öğretmediler ki

Bazı kadınların beyaz güvercinlerden daha çok

Siyah apoletleri sevebileceğini

.............



Sana sesleniyorum

Ve gözlerin bileklerimden parmak uçlarıma kadar

Toplanmış kan pıhtılarını seyrediyor

Kürekleri bırakamıyorum

Önce yücelttiğin sonra terkettiğin aşkın onuru için

Kalemi bir an elimden düşürmüyorum

Ankara Kalesi’nin önünde

Sana sesleniyorum


..............

Benden kaçıp cennete gitmek isteseydin

Seni cennetin kapısına kadar götürürdüm

Bana gelmek için seni korkutan cehennem olsaydı

Cehennemle konuşur Seni ona anlatabilirdim

Oysa sen ne cenneti isteyebilecek kadar aşk oldun

Ne de cehennemi isteyebilecek kadar ayrılık

Seviyorum seni ama dedin

Hoşçakal diye ekledin

Şimdi gitmeye mecburum

Belki yine gelirim, umarım gelirim

Son sözün oldu

Cennet ve cehennemin dillerini

Savaş naralarını ve aşk şiirlerini

Gazelleri ve boleroları öğreten atalarım

Senin sözlerinin anlamını öğretmediler

Hiçbir şey söylemeden gittin

Ayrılığın dilsiz olduğunu ben senden öğrendim

Dilsiz olanın yaşayabileceğini sen öğrettin bana

Ve kalemime ilk defa yavan gözlerle baktın

Yine yeniden sadece sana sesleneceğim

Müebbet bir aşk dışında

Bildiğim tüm duygularımı terkedeceğim

Sana sesleneceğim yine

Seni sadece kuru bir sevgiyle değil

Derin bir hüzünle binlerce yıllık bir gururla

Ve pervasız bir öfke ile sevdiğimi duyuyor musun

Mütevazi bir sevgiyle değil

Küstah bir aşkla sevdim seni

Ben Osmanlı gibi

Kollarımın yetişemediği bir aşkı kucaklamaya çalışırken

Sen köprülerin ülkesi Venedikteki son sancağı

Kışın üşümemek için şal yaptın kendine

Neden bilmiyorum özlemin artıyor içimde

Gün geçtikçe eksilir demiştin oysa

Atalarımın öğrettiklerine de ters düşse de

Sana inanırım bilirsin

Zamanla unutursun demiştin

Niye daha derinleşiyor öyleyse

Derinleşiyor özlemin

Ve gönlümde bir iç savaşta dökülen kanları

Coşturuyor ayrılık sözlerin

Öfkelerimin kararlılığını

Aşka katık ederek konuşacağım

Bedenim bu dünyayı terkedene kadar

............



Öyle sanıyorum ki

Hüzünle ve acıyla pek barışık olmadığın için

Benden uzun yaşayacaksın

Benden sonra kelimelerim gelecek gönlüne

Onların benden geldiğini bir tek sen bileceksin

Küstah bir aşkla seveceğim seni

Ben savaş ve ölümle haşir neşir olan

Kelimeler dışındakileri unutmaya gayret edeceğim

Ömrümün geri kalınında

Sana sesleneceğim yine

Ben seni beyrut gibi sevdim ama

Sana ne Mağribi ne de Manhatten'i anlatamadım

Bağdat ve Şam'ı işgale yeltenmişken

Venedik' ten gelen ihanet tarumar etti ordularımı

Sarı bir keder, kızıl bir kibir, siyah bir isyanla konuşacağım sana

Senin kim olduğunu hiç bilmeden

Ağlayan zambakların dudak kıvrımlarına yoldaş olacağım

Senin kim olduğunu en çok bilerek

Kavmimin bana vaadettiği tüm aşkları terkedeceğim

Müebbet bir aşk, Sarı bir hüzün

Kızıl bir gurur ve siyah bir öfkeyle konuşacağım

Bu dünyayı terketme müjdesi gelene kadar

..........








Hüznü, gururu ve öfkeyi bilseydin keşke

Hüznümün beni aşan taşkınlığını

Gururumun binlerce yıl önceden miras kalmış hoyratlığını

Öfkelerimin hiçbir zaman sona ermeyecek ve azalmayacak kararlılığını

Anlayabilseydin

Anlatabilirdim sana

Seninle yaşanan bir aşktan sonra

Ayrılığın ölüm bile olsa

Mavi bir ölüm olacağını...

ÖMER ÇELİK


SiyahLALE 23 Eylül 2008 20:08

Hayat Seninle Olmalı




Hayat ya seninle olmalı; ya da hiç olmamalı,
Akan damlalar sürekli olmalı
Damlalar ask denizi olup tasmalı
Aşk denizinde seninle yüzebilmeli


Uçan martılar şarkımızı söylemeli
Gökyüzü ikimize imrenmeli
Hayatı seninle yönlendirebilmeli
Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı


Baharda açan çiçekler sen kokmalı
Seni yudum yudum koklayabilmeli
Sen bir gül olmalı
Suyun dürüstlük olmalı
Gübren aşk olmalı


Güneşin ben olmalı
Seni benden başka kimse koklamamalı
Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı
Gecenin ayazlarında rüzgar sen kokmalı


Yanan sigaram sen olmalı
Ciğerlerim seninle dolmalı
Nefesim seni arzulamalı
Gözlerim dumanından damlamalı


Ayaklarım ayazda seninle adımlamalı
Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı
Saçlarım seninle parlamalı
Gülüşün içimi ısıtmalı


Kalbim her an seninle heyacanlanmalı
Elllerim karanlıkta ellerini bulmalı
Dudaklarım alacakaranlıkta seni sormalı
Dillerim dillerini okşamalı


her gecemiz aşk olmalı
Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı
Her yağmurda gökkuşağı olmalı
Gökkuşağına seninle bakmalı


Renklerini seninle saymalı
Her sayışımızda sayı tam olmalı
Eksik olursa kafaya takmamalı
Her an hayatı seninle yudumlamalı


Kırlarda seninle el ele çılgınca koşmalı
Gelincikler laleler kulaklarında olmalı
Onları senden kıskanmalı
Kelebekler beraber kanatlanıp uçmalı


Güldüğün zaman yüreğimde güller açmalı
Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı
Sana olan bu sözlerim daima olmalı
Bizim sevgimiz sonsuzluk olmalı


Konuşmalarımız aşk kokmalı
Şiirlerimde sen olmalı
Gönlüm seninle dolup taşmalı
Ölüm sensiz olmamalı

Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı

Alıntı


SiyahLALE 24 Eylül 2008 01:56

IZDIRAP

Gülümseyen güzel bir yüz önünde
dudağımı büke büke ağladım
en bahtiyar olacağım bir günde
en zavallı olduğumu anladım

hayatımı zehirleyen bu alem
gitsin başka gönüllerde yer tutsun
eğer sevmek bu demekse istemem
beni bütün sevdiklerim unutsun

her dudakta hayal,neşe dalgalanırken
her yaralı kalpte,bir his çalkalanırken
bir kuru dal,bir fidana halkalanırken
ben bu gün,gözleri yaşlı betbahtım NEDEN......?

Alıntı


ener 24 Eylül 2008 09:42

İçki İçmedim Anne
Dün bir partiye gittim anne,bana öğütlerinaklımdaydı
İçki içme yavrum demiştin,yalnızca soda içtim anne
Dediğini yaptığım için içim gururla doluydu
Diğerlerine benzemedim ve İÇKİLİ ARABA KULLANMADIM
Ben doğru olanı yaptım anne, tıpkı senin dediğin gibi
Şimdi parti sona eriyor anne tam yola çıkacaktım
Diğer arabacı beni görmedi anne, bana bir eşya gibi çarptı
Kaldırımda uzanmış yatarken yaralı
Polisin 'bu çocuk sarhoş dediğini duydum anne
Bana çarpan sarhoşsa onun hatasını benmi ödeyeceğim anne?
Burada ölüyorum anne, hayatım bir balon gibi sönecekmi?
Etraf kan dolu anne, benim kanımla
Hissediyorum birazdan öleceğim
Sana son bir şey söylemek istiyorum anne
Yemin ederim hiç içmedim
İçen ben değil onlardı anne.........
Galiba bana çarpanla aynı partideydik
Tek fark; o sadece sarhoş bense ölüyorum anne
İnsanlar neden içer anne? ? ? ? ?
Şimdi keskin bir acı duyuyorum, tıpkı bıçak gibi
Bana çarpan yürüyor, görüyorum; bu haksızlık
Kardeşime söyle ağlamasın, babama söyle cesur olsun


ahmed 24 Eylül 2008 10:15

Seninle Sevdim



şiir sevdalısı saçlarını okşarken sevdim
dilimin her hücresinde geçen adınla
ibadetini kıldım her gece.

deniz mavisi gözlerine bakarken sevdim
gözlerimin her irkilişinde gördüm
yüreğinin sade telaşını.

ellerini sarmalarken ellerime,
tenini sevdim.

seninle herşeyi sevdim;
bir gülü sevdim seninle,ağlayan bir çocuğu
seninle yürümeyi sevdim
ağlamayıda seninle
yağmur altında dans etmeyi,
güneşle kavgayı,
soğan kırıp yemeyi
aşkı
ve seni

seni seninle sevdim
gidersen şimdi
kim kalacak benimle


Turgut Özer


ahmed 24 Eylül 2008 11:39

Seni Kaybettikçe Kendimi Buldum



bir gün kırarlarsa kolun kanadını
göm acını yüreğine
gösterme kimseye yaralarını
mavinin güzelliği içine bata bata
dikme gözlerini hüzün sarısına çalan duvarlara
kırıksada kanadın
yürümelisin
sakın ha
yaralı serçe
ağlama
ölmemelisin

birserçe yarasında kanıyorken o gece
bunları kendime söyleyebilmem bile
yaşamam için bi sebepti
sebepsizce
yada seni içimde öldürmem icin
o gece
eğer sağ çıksaydın yüreğimden
ölen ben olurdum
biliyordum

seni kaybettikçe kendimi tanır oldum
önyargılarım, varsayımlarım, korkularım
hiç bu kadar güçsüz görmedim onları
ve içimi acıtanım
anılarım
hangi birinde sadece sen vardın
sana ait olduğunu sandığım herşeyin
aslında benim olduğunu anladım

senin sonuna benim başlangıcıma varıyordum
sen yoklaşırken ben varlaşıyordum
içimdeki sensizlik senden yanaydı
ben bütün duygulara duvarlaşıyordum
sensizlikte seninle ölecekti
hislerim felç olmuştu
duymuyordum
işte o gece
içimde astım seni
bendim içimdeki senin katili
yas tutmuyordum

şimdi benliğimde bir boşluksun
yavaş yavaş o boşlukta kayboluyorsun
içimde teklederken seni
gözlerini sildim bile gözlerimden
kanasın dudakların, umrumda değil
sesin yanlış numara
hazırlan artık gidiyorsun
aşkı getiren sen
aşkı büyüten sen
aşkı öldüren sen
içimde ölüyorsun
yaşa yaşayabilirsen


Ali Karalar


ahmed 24 Eylül 2008 12:17

Bir Varmiş Bir Sonmuş Sevda





Karşılıklı aynalarda
çoğalıp gitmeler gibi
kayboluyorum yine anıların arasında...
yüzün sürülüyor aklıma
sonra ellerin
taptaze dokunuşlar
nasılsa
öyle işte
ılık ve yumuşacıklar
hala ...

bak..bak...
bak ve dur şimdi...
aynalar ayrıldığında
şüpheler sırtımda
ve ufukta gün ışığı
salınıyor tek başına
güneş nöbete başlıyor başka bir masalda
bir varmış
bir
yokmuş
bir varmış
bir
sonmuş
sevda ...
o muydu sevincim ?
yıllarca oturduğum hasırda
dokunduğum desenim
o muydu
özlediğim ?
diye tükenmelerim
tükenmek zorunda ..
şimdi acılar
hafiften sıyrılır gibi etimden...
bir umut tutuyor ki
sormayın
al...al ! bütün günler senin olsun
der gibi..
bir düş küçük bi çocuk gibi koşup duruyor içimde
geceye yıldız
gündüze mavi
iliştiriyor beni hesapsızca sevinci..

oysa köşeye diziverdiğim dağları var ömrümün
ve sonra ıslak duyguları ruhumun
siz içimdeki rüzgarın toprağımı estirdiğine
bakmayın
aynalar gibi kırılgan benim soğuğum
ve ben
en içimden
yağmurun çizdiği yol gibi solgun
ve avuç içi çizgileri gibi belirsiz
bir nehirim
gizli gizli akar
denizime ilerlerim...

şimdi belki
ayna ve yollarda
şimdi belki
yalan ve yananlarda
şimdi belki sonlarda
bağrıma düşmeye görsün
her şey
düşmeye görsün
bağrım
param parça...
ama olsun
olsun
bu yaralı halimle bile
salkım salkım uzayan ışığına tutundum ben senin
ve kapattım cümle aleme kapılarımı
bir sen...bir ben...
şimdi sen söyle bir tanem
hangisi yalan ?
hangisi sevda ?
ve kalbin
hangisinin kollarında ?


Tülay Yurdakul


ahmed 24 Eylül 2008 17:43

Sen Şimdi Gittin Ya...



Sen şimdi gittin ya...
Ben kim için yaşıyacağım ?
Ben sabahları kime günaydın diyeceğim?
Kim beni öpüp uyandıracak

Sen şimdi gittin ya...
Ben kime aşkım diyeceğim ?
Ben niçin gülümseyeceğim ?
Ben nasıl mutlu olacağım ?

Sen şimdi gittin ya...
Ağladığımda kim kızacak ?
Hasta olduğumda bana kim bakacak ?
Elimden kim tutacak ?

Sen şimdi gittin ya...
Ben hafta sonları naparım yalnız ?
Kime hediye alırım ?
Kimi sevebilirim ben ?

Sen şimdi gittin ya...
Ben bir garip...
Ben bir çaresiz...
Ben bir hiç..

Fatih Yalçın


fadedliver 24 Eylül 2008 18:41

kelimelerimin ağırlığınce öpüyorum seni
kirli sakalıma düşen bakışların
kaçak yakamozlar kadar
ıslak
dudak kıyılarımda biriken tuz tanesi
nemli bir ay ışığı
gözlerin..

biliyormusun

yağmurları taşımaz oldu zulam
ellerimi beyaz kireçlerde yaktım
yaktım ki
avucuma bıraktığın hoşçakalın yansın
yüreğimin dulluğu
kanamasın..

terli akşamlarında cereyenda kaldı düşlerim
üşümüştüm
oysa
sen gülünce ben hiç üşümemiştim ki..

bir bebeğin kokusunda öpüyorum seni
ak saçlarıma düşen ellerin
ölü martılar kadar soğuk
damarlarımda biriken kan pıhtısı
derin bir bıçak darbesi
vurulmuşluğum..

biliyormusun

yokluğunu taşimaz oldu varlığım
suretimi dilek ağaçlarına astım
astım ki
yıldızlardan çaldığımız umut ağlamasın
dilimin günahı çoğalmasın..

geril(la) gecemin yoksulluğunda uyku gibi
dalgındım
oysa
sen uyurken ben hiç uyumamıştım ki..


FOREWER ROCK 24 Eylül 2008 21:29

SENSİZLİK ÇOK ACI

Sensizlik öğle acı veriyor ki bana
Dalıp dalıp gidiyorum bak uzaklara
Kalbim derinden sızlıyor ağrıyor işte
Küsüyorum işte ben bu yalnızlığıma
Perişan olsam da yaşadığım bu hayatta
Mutlu olacağım belki öbür dünyada
Senden önce yaşamadım ki ben sevdayı
Sen öğrettin bana sevmeyi ve de aşkı
Bense kıymetini bilemedim belki de
Bilmelisin sen varsın sadece hayatımda
Sensizlikten ötesi nedir ki zaten bana
Ben bir kere sevdim bunu anlasana
Başkasına nasıl veririm kalbimi bir daha.
Onun sadece sende olduğunu anlasana
Beni sevecek bir başkası olamaz hayatımda
Sensizlik çok acı veriyor inan ki bana.
Bir kez daha benim yanımda olsana.

Meryem BURMA


ahmed 24 Eylül 2008 22:18

Sen Sevgisiz Birisin Nasıl Anlarsın?



Sevgi ne demek bilmiyor musun?
Ağlanır şu garip halime hep gülüyorsun
Aşığım sana anlamıyor musun?
Sen sevgisiz birisin nasıl anlarsın?

Ben Mecnun, sen Leyla ol istedim
Senelerce bu aşkı hep içimde besledim
Bil ki senden başkasına hiç el sürmedim
Sen sevgisiz birisin nasıl anlarsın?

Kırıldı bu kalp artık inşa edilmez
On bileni bir bilmeyen istemez
Sevgi bambaşka bir şey herkes göremez
Sen sevgisiz birisin nasıl anlarsın?

Talip Sami


SiyahLALE 25 Eylül 2008 02:20

SENSİZLİK Mİ BENİ AĞLATAN

Yine sensiz geçen bu gecemde
Göz yaşlarım benimle birlikte
Elimde senin resmin
Dalar giderim yine eski günlere

Hayat sevince,sevilince güzelmiş
Ben sevdim sevilmedim
Bu yüzden bütün umutsuzluğum,kırgınlığım
Birtek ona nefretim

Sevdiğinin yolunu beklemekmiş zor olan
Sevilmeyi ümit etmekmiş beni ağlatan
Geceleri ağlarımya ben hani
Yıldızlar şahidim olsun diye belkide...

Zaten birtek onlar şu karanlık gecemi aydınlatan
Birtek onlar ben kaybolmuşken yol gösteren
Sadece onlar bana sevmeyi öğretip ,
Sevilmeyi beklememi söyleyenler...


Alıntı


ahmed 25 Eylül 2008 10:33

Uyandim



Korkularımla uyandım gece
Sinesine sarmış beni karanlık
Herzamanki ışığımı aradı buğulu gözler
Acıyla sarsıldı yürek
Yoksun.....
Varken yoksun
Usulca süzüldüm yatağına
Umut kokan yıldızlı şaçlarına
Dokunmak istedim....
Uyandı gece
Kabuslar içinde
Yoksun
Varken beden ruh çoktan uçmuş aşkını alıp
görünmez dıyarlara
bitmiş bir gece.Yitik bir aşkla

Murat Bağcı


ahmed 25 Eylül 2008 12:20

Sevdan Eyledin



Adını anmaya lüzum yok artık.
Sen seni aklımdan sürgün eyledin.
Geçmişi tamire sözüm yok artık.
Sen bizi aslından çirkin eyledin...

Giderken bağrımda yıktığın şehir.
Suçundan aklıma soktuğun zehir.
Nefretin denizdi sabrım bir nehir.
Ruhumu canımdan yorgun eyledin...

Sözündü sözünden düşmeyecektim.
Düzündü dağından geçmeyecektim.
Parmağım havada aşk diyecektim.
Kelamı dilimde düşman eyledin...

Tenimde yıllarım çizgilenmeden.
Sırrımız dillerde sergilenmeden.
İhanetin uğruna ferman inmeden.
Sadakati koynumda kurban eyledin...

Mülteci yılların benden sürgündü.
Çatlamış toprağım, göğüm solgundu.
Mahşerim dünyamdan çıktığın gündü,
Azrail'i canımda sevdan eyledin...
İsmini boynumda urgan eyledin...

Ömer Faruk Yılmaz


ahmed 25 Eylül 2008 15:29

Sessiz Camlar



SESSİZ CAMLAR
Sessiz camlarda aradım seni
Fırtınada ses çıkarmayanlardan
Bir hoş olurum seni düşündüğümde
Aynaya bakıp yüzünü gördüğümde
Ne acısı kalır geride aynada ki siluetin
Ben âşık oldum sessiz camlarda
Hışırtısı yürek ağrısı ne beklentim
Yavaş yavaş yürürüm
Ben seni düşünürüm
Sarı saçlarında gözyaşında
Sesin olur tebessümde
Ben âşık oldum sessiz camlarda
Ayna ya bakıp yüzümü gördüğümde




Coşkun Küçüköz


ener 25 Eylül 2008 16:15

Gözlerini ölüm bürüdü onların
korkulu rüyalarda uyanıyorlar uykularından.

Günden güne daha cana yakın
günden güne daha yaşanacak hale gelsin diye
her gün daha sağlam
daha usta
daha kahraman ellerle onarılan yeryüzü
eskisinden dar geliyor onlara
eskisinden düşman.

Ne günün ilk ışığı
ne balık sürülerinin ışıldaması suda
ne güneşe uzanan dal
ferahlık vermiyor içlerine.

Çalınan insan emeği yaşatmaz oldu
korkulu rüyalarla uyanarak uykularından
korkunç kararlar verdiler.

Karşı koymazsak eğer
tehlikededir günlük ekmeğimiz
bacamızın tütmesi tehlikededir
evimiz, aşkımız, çocuğumuz
pencerede saksı
kitap sevgisi, insan sevgisi
tehlikededir.

Gözlerini ölüm bürüdü onların
uyumak, uyanmak tehlikededir,
tehlikededir çiçek koklamak
bardakta su, ateşte yemek
bahçede güneş tehlikededir.

Tehlikededir gözbebeklerimiz
Adana'nın pamuğunu yabancılar işliyor
dokuma tezgahları tehlikededir.
İzmir'in üzümü, fındığı Giresun'un
Samsun'un tütünü tehlikededir.
Kapanıyor fabrikalar birer birer
varımız yoğumuz tehlikededir.

Fakat korkunç kararlara ve tehlikelere aldırış etmeden
boy atan başakların şarkısı devam eder
topraktan güneşe avaz avaz.
Çatlayan tohumdaki yaşamak arzusu
her zaman galip, her zaman hür,
dağlardan akan suyun sevinci
her zaman genç, delikanlı
kabına sığmaz...

Dayanılmaz
çocuğunu emziren ananın şefkatine
-yırtıcı, derin-
hilelere, ölümlere karşı gelir
memedeki çocuğun iştahı,
kudreti sonsuz,
dayanılmaz.

Ve sen gözbebeğim
sen erkek sesinle
"İşsiz kalmasın insanlar, öldürmeyelim birbirimizi." dersin
milyonların içinden
milyonlardan ve gün ışığından uzağa götürülür,
işkence görür,
hapis yatar,
sürgün edilirsin;
sevilecek şeyler değilse de bunlar
DAYANILIR...

Halbuki günden güne yaşanacak hale gelen yeryüzünde
toprağın ve insanoğlunun ümitle yarattığı her şey
çatlayan tohum, akan su,
ana şefkati, çocuk iştahı, insan tahammülü,
hayatı öven şiir,
kardeşliği söyleyen şarkı,
mücadele eden resim,
ve emekçinin yüreği, elleri, hasreti
harbe ve ölüme karşıdır
DAYANILMAZ...


SiyahLALE 25 Eylül 2008 16:20

UNUT BENİ CAN !!!

Bu kaçıncı gece
hasretinle yandığım
Kaçıncı gece
yıldızları yıkadığım göz yaşlarımla?
Mesafeler yırtıldı hıçkırıklarımla
Bosnalı kadınlar duydu feryadımı.
Sen, sen duymadın mı can?

Ne vardı bu kadar uzak yerlerde açacak?
Benden uzak o iklimlerin,
Benden uzak o şehrin,
Kahrolası o kalabalıkların
Benim kadar ihtiyacı mı vardı sana,
Benim kadar hasret çekti mi
Kahrolası o şehrin semaları,
Benim kadar yandı mı?
Ne vardı can?
Ne vardı uzak iklimlerde açacak?

Ne vardı
Kendimizi bu kadar kahredecek?
Kara trenler umut olmamalıydı,
uzayan yollarda kalmamalıydı bakışlar.
Dünya, bir tek nokta olmalıydı can...
Bir tek noktada doğmalıydık.
Dönüp dönüp sana varmalıydı yollar,
Ben, hep hasret türküleri söylememeliydim,
Sen, hep hasret şiirleri okumamalı.
Hasret diye bir söz olmamalıydı lügâtlarda
Geceler boyu hergün
göz yaşlarımla ıslanmamalıydı yıldızlar.

Gönlüm bu sevdaya dar gelir oldu
Boğuyor karanlıklar can...
Mesafeler kurşun oldu amansız,
Feryadıma şahit oldu yıldızlar
Can... Can...
Hasretin ağır bir yük omuzlarımda.
Ben çekmekten usandım,
sen usanmadın mı?

Bildim, bitmeyecek bu hasret!
Uzak iklimlerde açmış iki çiçeğiz.
Hangimiz gelsek diğerinin yanına,
Kuruyup, kaybolacağız.
Ben, kıraç topraklara döndüm can,
Ben, kurumuş dereler gibiyim.
Issız mağaralarda kaldı umudum.
Belli bu sevda kahredecek bizi,
Unut be can...

Unut bu sonu gelmez sevdamızı...
bırak yeni güneşler doğsun semalarında
bulutlar gizlemesin yıldızlarını
yeniden başlasın herşey
yeniden doğ bensiz şafaklarda.
Unut can,
unut senin için yazdığım sevda şiirlerini.
De ki; bir rüya idi bitti.
De ki; bir hayaldi,
solgun aynalarda yansıyan.
De ki; bir romandı,
sonu koskoca bir hiçle biten.
Unut beni can,
Unut vakit varken...

Bırak hasretin bana kalsın.
Varsın cehenneminde kavrulsun gönlüm.
Ben yine her gece
saçlarını koklayayım uzak yıldızlarda.
Gözlerimde takılı kalsın hayalin.
Sen unut can,
sen unut!
Kahredersem,
Milyon kere kahrolayım !!!
Alıntı


ahmed 25 Eylül 2008 16:38

Hadi Gönül...



hadi gönül; kalk gidelim
gidelim,
bu sefil dünyadan!

açalım kanatlarımızı
açalım,
bilinmez bir dünyaya

verelim bütün düşlerimizi
verelim,
gökyüzündeki bir buluta

yaşayalım insanlığımızı
yaşayalım kendimizi

adına insan denilen kelimenin
dolduralım,
dolduralım içini...
arifi


Arif Kemik


CaNaRY 25 Eylül 2008 17:44

Kandır Beni... (Öp De Geçsin)
Ne bir dondurma, ne de bir elma şekeri kandırabildi beni ..
İçini açmaya kıyamadığım kumbaramda ,
çocukluğumun ilk harçlığıydın ..
Bu yüzdendi belki de cimriliğim ,
Aklımda, fikrimde, kumbaramda sen ..
Seni sana biriktirdim, bir görsen .!
Patlayan bir topun peşinden koşan ,
kenar mahallenin o en cennet sokağında ,
belki annesi duyar diye ,
avaz avaz ağlayarak dizleri kanayan bir çocuğun ,
acısı saklı yüreğimde ..
Hatırlar mısın .?
"Öp de geçsin" derlerdi ,
yara bandı rolüne bürünmüş dudaklara ..
Ve inanırdı ;
öz annesi tarafından kandırılmış ,
merheme muhtaç bütün fakir çocuklar ..
Belki çok beklemez gidersin bu şiirden ,
Hadi, sen de beni kandır .!
"Öp de geçsin" ..
Ruhumda biriken bir volkanın ,
patlamaya hazır sevgisi dudaklarına ..


"Korkmaz Bıçkın"



ahmed 25 Eylül 2008 17:57

İstiyorum



Hayat sensen,seni yaşamak istiyorum.
Gözlerinse,gözlerine bakmak istiyorum.
Hayellerimse,hayellerine dalmak istiyorum.
Yediğim bir lokmaysa eğer hayat
Ben o lokmada seninle olmak istiyorum.
Sevgi yanında olmaksa,her an burdayım.
Sözlerdeyse,hep seni konuşuyorum.
Kalpteyse,yalnız senin için atıyorum.
Sevmek sen ise ben zaten seninle yaşıyorum.

Esra Kalaycı


SiyahLALE 26 Eylül 2008 00:12

Ölüm Noktürnü


seninle karşılaşıp solduğum andı ölüm
yüzüne baktığında tutuşup yandı ölüm

çoğaldıkça çoğalan bir sevda ülkesinde
ellerine dokundun; sana inandı ölüm

o efsunlu, yağmurlu, hercai gözlerinden
uçan kelebekleri mutluluk sandı ölüm

akkor dudaklarından ağı düştü içime
yollarında yürürken sanki insandı ölüm

viran eylediğin gün yorgun hayallerini
ayrılıkla, hüzünle, aşkla sınandı ölüm

bir ömür vuslatını bekledi boynu bükük
bilmem ki aşk uğrunda neden kınandı ölüm

süründü yıllar yılı karanlık köşelerde
benim gibi kıvrandı, kahra dayandı ölüm

her akşam tufanında harap oldu güneşim
gece baygın bir rüya, gündüz hülyandı ölüm

sensizliğin en ağır fermanıydı içimde
dudaklarımdan sızan bir damla kandı ölüm

ölüm seni sevmektir bir celladın elinde
bilmem hangi yürekte böyle sultandı ölüm

Nurullah Genç


SiyahLALE 26 Eylül 2008 02:14


Değişmemişsin

Degismedim ben ask kokuyorum
Insanlik gergefinde ask dokuyorum
Inadina sevgi, Inadina ask
Inadina vatan diyorum

Gozlerimde ask yuregimde sen
nasil sevdaliyim bir bilsen
Ben Ayse diyerek fasulye yerken
ah sende birde cikin demesen

Degismedim ben ask kokuyorum
Insanlik gergefinde ask dokuyorum
Inadina sevgi, Inadina ask
Inadina vatan diyorum
Ahmet Şafak


ayabakan 26 Eylül 2008 02:16

MUSTAFA KEMALLER TÜKENMEZ

Tükenir elbet
Gökte yıldızlar denizde kum tükenir
Bu vatan bu topraklar cömert
Kutsal bir ateşim ki ben sönmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez


Ben de etten kemiktendim elbet
Ben de bir gün göçecektim elbet
İki Mustafa Kemal var iyi bilin
Ben işte o ikincisi sonsuzlukta
Ruh gibi bir şey görünmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez


Hep kardeşliğe bolluğa giden yolda
Bilimin yapıcılığın aydınlığında
Güzel düşünceler soyut fikirlerde ben
Evrensel yepyeni buluşlarda
Geriliği kovmuşum ben dönmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez


Başın mı dertte beni hatırla
Duy beni en sıkıldığın an
Baştan sona her şeyiyle bu vatan
Sakın ağlamasın kasımlarda
Fatihler, Kanuniler ölmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez


ahmed 26 Eylül 2008 05:02

Ahmetime



A sırlardır seni tanır gibiyim
H ep vardın sanki bende
M erhamet et şu gönlüme
E zme beni sevginle
T oz duman etme hayallerimide

A şk denen dikenli çiçek
H ep benden sana gelecek
M asum bir sevda diyecek
E tmem sana ihanet
T ertemiz aşkım hiç bitmeyecek

A h çektim günlerce
H eceydi ismin dilimde
M esafeler gider seni düşününce
E llerim uzanır olduğun yere
T a ki sen benim olduğun sürece

seni çok seviyorum aşkım

Gökçe Karataş


ahmed 26 Eylül 2008 11:42

Utanacağım




Dokunsa acıtacak sanki,
Bir bakışı yakacak..
Hala aşığım demeye kalksam,
Biliyorum yine yüzüm kızaracak..
Utanacağım ben hep
Seni sevmekten...
Ama dik, ama gururla utanacak,
Her aklıma düştüğünde
Ağlamaklı halime güleceğim..
Ve sonra utancımı yükleyip kalbime,
Çok geçmez buralardan gideceğim..
İşte o zaman platonik olmayacak utancım
Maziyi her anışında
Yüzünü kızartacak ağrısız sancım...


Ahmet Alan


ahmed 26 Eylül 2008 12:12

Son Şiir




Ben seni çok sevdim
Sen gittin...
Gözlerim nemli yolunu gözledim
Bekledim...
Gerçekten sevdin diye düşledim
Bakışları yalan olamazdı dedim
Bekledim...
Sen gelmedin...

Ve bir gün haberin geldi
Başkasına vermişsin kalbini
Sustum...
Gözümden aktı film şeridi
Yutkundum...
Ben seni çok sevdim

Son dedim
Çünkü bu şiirleri hak etmediğini öğrendim
Bu acıyı çekmektense
Platonik kalsaydı diye iç geçirdim

Son dedim
Ama beynimi dinler mi kalemim
Eminim sana akacak yine mürekkebim
Sadece adı son olacak bu şiirin

Sevdim
Ama ben seni değil
Düşümde yarattığım seni
Çok...

Mehmet Mert Koçkar



Saat: 14:48

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık