![]() |
Kaderimde Var Sevilen göz ile , görülür amma Seveni yürekten, görenler de var. Ten ile hep temas, olunur sanma Kalpten kalbe his, gelenler de var. Gözlerden gözlere, köprü kurulur Bir bakışta sanki, evren durulur Sevenler sevince, aşık yorulur Kaderine mahkum, olanlar da var. Sanma ki,ıraksın, ordasın diye Bana sen yakınsın, uzaklık niye Allahın lütfusun, bana hediye Tatlının en hası, polenler de var. Esiyor meltemin, kokun geliyor İçime çekince, kalbi deliyor Seni düşündükçe, ruhum doyuyor Bazı sevdalarda, gülenler de var. Hani; leyla ile, mecnun bilirim Kerem ile aslı, olur gelirim Şirin gibi belki, akıl delirim Ferhat gibi dağlar, delenler de var. Aşkın kaderinde, hasret çekilir Sevda toprağına, vuslat dikilir Gidenin ardından, ağıt yakılır Uzaklarda gurbet, kalanlar da var. Öyle çok seversin, cefa çekersin Sanma ki,sonunda, sefa çekersin Ömürünü adayıp, vefa çekersin Bir sevda uğruna, ölenler de var. Adalet Pelit |
Bu Gece Bu gece sahiden yaş döken var mı? Oturup ağlamak hiçte güç değil. Odunu sıksam hem damla çıkar mı ? Manayı düşünsem bari,hiç değil. Uyan gafil uyan uyumak yasak! Uyandır kampüsü ,titret yerinden. Bir deli bulsamda gizli ağlasak, Belki bir inilti gelir derinden. Tomurcuk tomurcuk küçük yaş gerek, Çevir gözlerini sen ağla gardaş. Bu zifir kalbimi zorla eşerek... Gücüme gidiyor dur hele yavaş. Ömer Ekinci Micingirt |
Zamanlaşan Aşk... Zaman; ağrılı bir gözyaşı gülüşünde! Dudaklarına sürdüğün, kahkahalarda aradım Bir yalnızlığı yaşıyordum tek kişilik... İçinde bir sen; birde karşımdaki! Arif Kemik |
YOLUN AÇIK OLSUN !!! Kararın şeytanı bahtiyar etti, Merhametle vicdan istemiyorum. Ne minnet, ne rica, ne söz kâr etti, Hatır için kalan istemiyorum. Yine yemin ettim, sevgiye aşka, Ayrılık yerleşti, boş kalan köşke, Şeytanla birleşen felekten başka, Halimize gülen istemiyorum. Altından çekerek, saç tellerini, Dağıttın gönlümün temellerini, Ağlatanım sensin, çek ellerini, Gözlerimi silen istemiyorum. Ömrümü öğüten değirmen kurdun, Hasret kurşunuyla göğsümden vurdun. Bir zaman ''yoluna ölürüm'' derdin, Öldürerek ölen istemiyorum. Yazık ettin desem, yazık az gelir, İçli ağıtlarım sana saz gelir, İçimden gitmene itiraz gelir, Söyleyemem, bilen istemiyorum. Sensiz sevdalarım yağmalık maldır, Yükle gözlerine, hepsini kaldır. Boşalan yerlere özlemi doldur, Bundan sonra talan istemiyorum. Sardığı dünyamı sevdadan soyan, İçine Mecusi Ateşi koyan, Ağlayarak dönen, pişmanlık duyan, Saçlarını yolan istemiyorum. Kirpiklerin çatal, saçların lüle, Hüzünler üflersin sönmemiş küle, Yolun açık olsun, git güle güle, Ne özür ne yalan istemiyorum. alıntı |
Çek Git ! Dönmek istersen birgün maziye Hiç düşünme! Düşünme ardında neler bırakabileceğini Batık bir gemi gibi kalan bu sevgiliyi Düşünme çek git! Ama gidişin hızlı olsun Görme battığını Görüpte sende batma onunla beraber Yum gözlerini geride kalanlara Ve , çek git! Kolaysa bu kadar herşeyi silip Yeni baştan bir sayfa açmak hayata Bende kapatıyorum bu defteri Kapatıyorum seni ve yaşıyorum sensizliği... Beraber dönelim sırtımızı paylaştıklarımıza Beraber söndürelim yanan mumları Ve arkamıza bakmadan gidelim Sen başka, ben başka geleceğe. Gittiğin yerde mutlu ol biriciğim Yatağında rahat uyu Asla bilmeden Uzaklarda birinin kalbinin hala sende olduğunu mutlu ol mutlu ol... Şirin Koyuncu |
ben ölüyorum sensiz Sen yoksan cennet bile fani gözümde, Ne güneş doğar ne de sabah olur gönlümde, Çiçeklerin boynun büker, hazan düşer bahçeme Senin gibi mezardayım sensiz Bir dört duvar, bir sonbahar ve bir de ben, Yalnızım sensiz. Söyle deniz gözlüm, benden çok mu sevdin kara toprağı, Başucuna diktiler makber taşını Unutmadım, unutamam mavi bakışlarını, Gözlerim kör gibi görmüyor sensiz, Bir baston, bir çukur ve bir de ben, Düşüyorum sensiz. Zehirden farkı yok, aldığım nefesin, Gözlerimin önünden hiç gitmiyor gözlerin, Öksüz ve yetim kaldı seninle hayallerim, Yarınım yok, ben yok oldum sensiz, Bir zindan, bir karanlık ve bir de ben, Yaşanmıyor sensiz Neden gelmez vuslat bilmem ki neden Neden kaçar yelkovan kör olası akrepten Şekli yok, şemali yok, sıyrılmışım zamandan Bir yaprak misali boşluktayım sensiz, Bir yaprak, bir boşluk ve bir de ben, Savrulurum sensiz. Bir türlü düşmez tetik, şakağa girmez kurşun, Ben sonu beklerim gülüm, belki son da sen olursun. Suyum sendin, ışığım sen, sen bedenimdeki ruhum, Susuz bir çınar gibi kuruyorum sensiz. Bir tetik, bir kurşun ve bir de ben, Ben ölüyorum sensiz. Alıntı |
Özlüyorum Seni yanımda degilsın ama hep benımlesın senınle baslıyorum yenı günlere herzaman hasret kalıyorum gecirdiğimiz günlere her sanıye seviyorum her an özlüyorum senı sorardım herkese insan bu kadar sevılırmı sever mı diye seviyomus be askım benım sevdiğim gibi seviyomus ölümüne sevdiğimiz gibi senı cok özledim gel artık sevdiğim gelde bitsin bu özlem kavusalım birbirimize,,. Gamze Yıldız |
ADINI HASRET KOYDUM Adını hasret koydum Geleceğin yok senin Gittiğin o yerlerden Döneceğin yok senin Toprak oldum yolunda Neler çektim uğrunda Pişman ettin sonuda Bileceğin yok senin Ümit olsun içime Işık olsan geceme Yağmur olsan bahçeme Yağacağın yok senin. Ağıt yaksam dilime Roman yazsam halime Ellerini elime Vereceğin yok senin Vazgeçtim artık senden Söyle ne gelir elden Ayrılığı gönülden Sileceğin yok senin alıntı |
Gönül Koymam " kırıldı tesbihim; döküldü tanelerim.." Bende gönül zaten bin parça Buyur sende böl bir parça Binbir olsun Hatrın yok mu o kadar Sende kır ay parçam Sende parçala İncinmem Gönül koymam Zerrem sana kurban olsun... Gökçe Türksoy |
Yolcu Kütahya'da doğar; Doğmuşum dünyaya,sessiz ve sakin Ağaç gölgesinde,emzirmiş annem Büyütmüşler beni,bu vakte değin Doğduğumdan beri,yanıktır sinem Bursa'ya uğrar yolu; Tam da alışmışken,pembe hayata Babamdan bir darbe.-Git,iş bul, çalış Gitmezmiyim baba,durduğum hata. Asıl burda durup,yattığım yanlış Elazığ'ı bir müddet mesken tutar ...Gurbet öğrencisidir; Nereden bilirsin,şansı kaderi Dünya bir garip han,bende bir yolcu Namazlar ya kaza,ya da seferi İlklere yer açar,herbir sonuncu Rize'de gönül savaşı verir; Uykusuz bir sabah,yol yorgunuydum Sevdanın peşinde,dolaşırken ben Sevdamın sesini,uzaktan duydum Sevdayla sarılıp,olduk bir beden İstanbul'da mağlup olur aşka; Allah'ın işine ,sual olurmu Bir doğsun,birdaha,batmasın güneş Hadi be kaderim,kesme yolumu Arzuladığım kız,olsun bana eş. Ve aynı güzergâh üzerinde dolaşır durur... İlyas Yağcı |
Üşüyorum Bu Gece…… Oysa Alnımdan Terler Boşalıyor Kaldırımlara Yitip Gidiyorum Kenarı Ateşe Verilmiş Bir Mektup Gibi Ellerim Buz Gibi Oysa Haziran Başındayız Değil Mi ? Üşüyorum Yokluğunda Yüreğim Üşüyor İçten İce Yıldızlar Bile Tutuşuyor Avuç İçlerimde Sensizlik Vuruyor Kıyısına Bile Varamadığım Vuslat Denizine… Göçmen Kuşlar Kanatlanıyor Birer Birer Omuzlarımdan Gece Başıma Karanlıklar Üşüyor Dudaklarım Yalnızlığını Öpüyor Umutlarımı Gelin Ediyorum Bu Gece Telli Duvaklı Herkes Giderken Bir Ben Kalıyorum Karanlıkların İçinde… Uçurumlarda Yürür Gibi Ayaklarım Titriyor Seninle Herşey Gitmişcesine Bir Ben Kalıyorum Dört Duvar Arasında Sanki Hasrete Sarılmış Bir Sigaranın Külleri Gibi Düşüyorum Toprağa Ya Da Güneşe Serilmiş Bir Buz Gibi Eriyorum İşte Bilmiyorum Bu Gece Yüreğim Üşüyor…… Sensizlik Varken Hangi Güneş Isıtır Lan! Hasretinin Gözyaşlarını ? Hangi Ateş Susturur Dilimdeki Kanayan Kelimeleri ? Sesini Bir An Duyarım Diye Dışarı Çıksam Tüm Şehir Uykuda Bu Gece Sen Yokken Dargınım Uykulara…… Küskünüm Kuş Tüylü Yastıklara Oysa Oysa Sen Olsan Yanımda Taşları Yastık Bilirdim Varlığında Bir Dilim Ekmeği Bile Bereket Bilirdim Şimdi Sensizligin İcinde Yırtık Bir Gömlek Gibi Bedenim Çıkarmak İstiyorum Hasretin Bir Beden Kücük Gelen Elbisesini Yokluğunda Göğüm Kaybolmuş Umutlarım Darağaçlarında Asılmış Şimdi Sen Diye Soğuk Duvarlara Yaslanıp Ağlıyorum… Bir El Bir Omuz Arıyorum Gözyaşlarımı Bırakmak İçin Dizlerine Eğilip Çocuklar Gibi Ağlamalıyım Yoksun İşte yOksun.. Bu Gece Tüm Kelimeler Kanla Gözlerimi Yıkıyor Nefesim Soluyor İcten İce Tüketiyorum Varlıgındaki Cümleleri Dilim Sus Pus Sensiz Kendimi Hiçliğin İçinde Kaybolmuş Gibi Hissediyorum Kanadım Kırık Yollarım İse Karanlık Türküler Kan Kaybediyor Ovalarımdaki Ceylanlarım Yetim Kalıyor…… Güneş İse Kanlı Pusularda Yetim Düşmüş Üşüyor Saçlarım Ellerinin Sıcaklıgını Arıyor Tenim Yüregimi Kapıp Sana Gelmek İstiyorum Ama Ayaklarım Hasretine Prangalı Dayanamıyor Yüreğim Bu Hasrete… Odamın Bir Kenarında Ben Bir Kenarında Yalnızlıgın Ben Cam Kenarındayım Olur Da Tatlı Sesini Duyar Da Delicesine Yüreğine Koşarım Diye Pencere Önünde Yolunu Gözetliyorum Bu Gece Bekliyorum İşte Zaman Geçmiyor Tırnaklarımla Çentik Atıyorum Duvarlara Yitip Gidiyor Göğümdeki Yıldızlar..... Bir Ben Kalıyorum Süslü Vitrinlerin Tozlu Gölgelerinde Geceyi Soluyorum Karanlığı Emiyorum Bir Cocuk Gibi Oysa Karnım Yalnızlığa Tok Soluk Soluğa Seni Arıyorum Dört Duvar Arasında Senin Kokunu Arıyorum Tüm Umutlar Kanatlanıyor Bir Ben Bir De Sensizlik Kalıyor... Vurulsa Sol Yanım Yusuf Un Kör Kuyularına Aksa Kanım Bu Kadar Acı Çekmem Ama Yoksun İşte Kelimeler Soluyor Dudaklarımda Ağlarken Serceler Yalınayak Ölüme Koşuyor Kirpiklerimde Gece Suskun Yıllar Yorgun Bir De Yüregimde Kanayan Yoklugun Bu Gece Üşüyorum Bu Gece Üşüyorum Üşüyorum Vuruyorum Kendimi Boş Issız Sensiz ve Sessiz Sokaklara Yağmur Yagmuyor Buralara Ama Gecem Islak Gecem Yağmurlu.. ALINTI |
Pişmanlık Getirmez Güvenimi Bırak artık El yazılarımı taklit ederek Kendine aşk mektupları yazmayı Sal, ruhun gibi kendinde çığlık at Öyle içten atmalarla olmaz Avazın çıktığı kadar bağır Kurtulamazsın yoksa bu pişmanlıktan Bağırmak her şeyin çözümü de değil Söylemedi deme Sadece anlık tedavi ruhuna Bir ilk yardım kalbine Pişmanlık denilen hastalık Bir bulaştı mı ruhuna Tedavisi yoktur. Ben kendimden biliyorum Seni sevmemden biliyorum Pişmanlık denilen hastalığı Bırak artık ayna karşısında Kendine bakmayı Çıkar gözlerindeki Ben bakışlı taklitleri de Gör o yılgın solgun gözlerini İçinden akan pişmanlığı Pişmanlık işareti göz yaşlarını Bırak geceleri yastıkları sarılmayı O kadar da pişman olma Bak bana pişman değilim Her gece bir vefasıza sarılmıyorum Diye çok mutluyum Ama sen sen... Pişmansın sen kadar vefasız olmadığıma Doya doya sarılamadığına bana Bırak Bırak yastıkları, Tenim yapmayı.. Keşke benimde pişman olacağım Son bir sözüm olsaydı kalbinde Olsaydı da sen yalnız kalmasaydın Bilirim çok batar sana için acır Bir andır senin sinirin ama yanıldın Akan pişmanlık neye yarar Çabalaman, getirir mi güvenimi Sana olan aşkım ölünceye kadar daim Sen olmasan da Sanma aşkın her şeye çözüm güvenin olmasada İsmet Erkabaktepe |
Sensizim Yine Yine yazıyorum sensizliği Gönlümün derin sularına bırakarak Kanat çırpıyor yine bu yürek Bir umuda,bir aydınlığa… Çekiyorum,hissettirmeden acısına katlanarak Yine yanıyor bu gözler,bu kalpler senin için Her anım ıstıraplarla dolu ebedi bir yolculuk gibi Gidiyor uçsuz bucaksız bir sevda uğruna. Unutturmuyor,saniyenin ızdırap veren sahneleri Canlanıyor,yüreğimin kuytu köşelerinde kalmış mazileri Yine yakıyor sensizlik, kalbimi titreterek Gerçeklerin yalan olduğu bu dünyada eritiyor içimi. Düşlüyorum,sensiz var olan hayatın anlamsızlığını Sevgiyi öğretecek olan yarimin yokluğunu Hiçbir tat almadan yaşanılacak olan duyguları Manasız bir şekilde düşünüyorum,yokluğundan. Gidemiyorum,sensizliği bırakıp uzaklara Silemiyorum,alın yazısı olan bu sevdayı Yaşıyorum,zamanın mahkum ellerinde acıyı ve tatlıyı Sen varken sensizliğe dayanarak acıyı çekiyorum sevdiğim. Yine seni arıyorum karanlık gecelerin ardında Muhtacım sevgine bir damla olsa bile Yürüyorum,sana uzanan yolları umutsuzca Biliyorum,bütün bunlar aşkın çaresiz nağmeleri SEVDİĞİM….. Alıntı |
Şehrin Karanlık Dünyası meyhane de gizli ağlayışlarda. gecemizi gündüzümüze çıkardık. suskun gönlüllerimizin hatıralarını. zihnimizin bizi götürdüğü çocukluk sokaklarımızda avunmaya çalıştık. sokaklar... karanlık ve sessizdi . üzgündü gökyüzü. bulutlar saçıyordu suskun gözyaşlarını her yere yıldırımların ve yağmurun kanlı kamçıları dolaşıyordu sokaklarda korku ve ürperti saran. damlalar karışıyordu taravetsiz toprağa. gece sabahı buldu. izlerini bırakmıştı ardında --üşüdü bedenim. hatıraların ağırlığı çöktü omuzlarıma. acılardan ördüğüm hırka sırtımda. --yorgun gözlerim doldu dolu oldu birkaç damla süzüldü yanaklarımdan. ve ebedi kapandı gözlerim meyhanenin o kuytu, tozlu masasında Duygu Keskin |
Seni Seviyorum" Dedim Sevmek dedim. Yoluna ölmek dedi. Yol dedim. Alıp başını gitmek dedi. Gitmek dedim. Bir Ahh çekip dostlardan ayrılmak dedi. Dost dedim. Durdu bana baktı, dost diye mırıldandı. Yüreğime nasıl koysam bilemediğim dedi. Yürek dedim. Dünyaları içine sığdıramadığım dedi. Dünya dedim. Hayatın bir yüzü dedi. Yüz dedim. Ardında ne gizli bilemediğim dedi. Giz dedim. Hep çözmeye çalıştığım dedi. Çalışmak dedim. Bitmeyecek öykü dedi. Öykü dedim. Binlercesini içimde gizliyorum dedi. Gizlemek dedim. İşte, her şeyin bitimi dedi. Sevda dedim. Ellerimde bir çiçekle Peşinden koştuğum dedi. Koşmak dedim. Hayat, bir maraton dedi. Hayat dedim. Öyle kısa ki! dedi. Niçin kısa? diye sordum. Yaşanacak çok şey var, zaman yok dedi. Yaşanması gereken ne var? diye sordum. Aşk dedi. Kaç kere? diye sordum. Bin kere dedi, milyon kere AŞK. Neden bir kere değil? diye sordum. Bütün aşkların toplamı, en yüce ve tek aşk dedi. Önce ona varsan olmaz mı? diye sordum. Keşke olsa dedi, ama önce yoğrulmak gerek. Acı çekmek mi? diye sordum. Evet, aşk acısında yok olmak dedi. Yok olunca! dedim. İşte gerçek aşkta o zaman yaşamaya başlarsın dedi. Gerçek aşk! dedim. Büyük o! dedi. Durdum. Durdum. Ve sustum! Neden sustun? diye sordu. Yüreğim titredi sanki dedim. Neden? diye sordu. Bilmiyorum dedim. Büyük O!" Evet dedi. Büyük O! Nerede? diye sordum. Her yerde dedi. Nasıl? diye sordum. Yüreğini aç dedi Yüreğimi açmak! dedim. Bir tebessümle bak her şeye dedi. Tebessüm dedim. Her kapının anahtarı dedi. Kapı dedim. Girmeden bilemezsin dedi. Ya korku! dedim. Bilinmeyenden korkar insan dedi. Ben kimim? diye sordum. Sevgiyle beslenensin dedi. Durdum. Durdum. Yine sustum. Kimsin? diye sordum. SEN'im dedi. "Seni Seviyorum" Dedim "Bende Seni" Dedi.. alıntı |
Bir dağbaşı yalnızlığı yaşıyorum Bir dağbaşı yalnızlığı yaşıyorum yeniden., Dağbaşı yalnızlığı ölümden beter. Hiç kimse aramasa sormasa beni Sen gelsen yeter.. Huzur ellerinin güzelliğidir. Gözlerin karşımda mutluluk denizi. Her sabah soframızda ekmeğimizi Sen bölsen yeter.. Yüreğim seninle yaylalar kadar serin Ne bir çizgi hasret, ne bir nokta gam Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam Sen dolsan yeter.. Bende çaresizlik sonsuz kördüğüm. Bende sabır sende naz.. Gündüzünden vazgeçtim düşümde biraz Bir yüz görümlüğü sen olsan yeter.. Duymasa da hiç kimse şâir gönlümün, Sende karar kıldığını... Ve içimin şerha şerha yarıldığını, Sen bilsen yeter.. Bir gün duysan bittiğimi, tükendiğimi.. Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu ürkek.. Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek, Eğilsen yeter... Alıntı |
Sahi Siz Afedersiniz... Tanıyamadım ama... Haa... Siz miydiniz... Ben de diyordum nerelerde kaldı... Önce beni benden aldı, Sonra geceleri üzerime salıp, Vuslatsız diyarlara kaçtı.... Meğer yanılmışım, Siz başucumda dururken, Ben dağların ardında aramışım... Bir ara, Bir iki uğramıştınız bana, Bilmem şimdi düşer mi hatrınıza, Ne kadar da kazınmış gülüşünüz aklıma... Sıcaklığınız olmayınca, Mukayet olamıyorum ki aklıma... Sahi siz... Ne zaman geldiniz? Bunca zaman, Ben sizi ararken, Yastıklar altında saklayıp kafamı, Saatlerce ağlarken... Neden seslenmediniz, Yüreğim çığlık çığlık adınızı anarken? Bunca soruya, Bir cevap vermeden, Kendi yaktığınız ateşi söndürmeden, Bahtsız başım, Muradına ermeden, Gidecek misiniz yeniden? Aaa, bak yine gittiniz... Beni bana terk ettiniz... Siz bilmezsiniz ama, Siz her ne kadar da gitseniz, Hala bıraktığım yerde, Hayallerimde, Var oluşuma, Yalnızca bir sebep ötedesiniz... Selim Seven |
Aşk Melodisi Soğumuştu ellerim ,gözlerim yağmur biriktirmiş Yalnızlık berduş selamını vermiş çoktan. Gidişini fırsat bildi korkular , Tebessümde hatıralar... Yağamadım, geç kaldım son sevdaya Düştü yüzüm... Yokluğuna esir yüklemler Ve kahretsin...! Öznesiz kaldı, tüm sevda sözcüklerim. Gün doğumuna ulaşmak gibi Batıl inançlarımı,tabu yaptım kendime Gece ,karanlık örtüsünü senle üstüme yığdı Sustu özüm.... Gelişine kurulmuş saatler Özlem nöbetlerinde Yargısız sorgularındayım Anlasana... Ben sensiz hasattayım ,acı biçip kan topluyorum,gözlerime ikimiz için Tutamadım kaçaklığını Hadi azat ettim benliğimi, tecrübe et beni Ya hiçliğine hüküm ver Yada bağışla bana seni Gitmeden yüreklerden, sevginin beşinci mevsimi Kıyılarımdan atma kendini, kaderimde kal Gitme... Gitme... Ne olur bitme...! Daha fazla yitikliğe gitme... Bir notada dur... İster la ister fa ister si Tutuşuruz elbet gelgitlerin bir yerinde Ben sevgi bestekarı Sen aşk melodisi... Ali Sevimli |
Liman Vurgunu Açıldım engin denizlere Gidiyorum bir ileri bir geri, Güven bende ayyuka çıkmış, Sanmışım kendimi titanik gibi bir gemi. Çok geçmedi rüzgar Başladı esmeye lodostan Liman diye sığındık Meğer imiş taştan molozdan Savrulduk kıyıdan kıyıya Ne kadar geçti zaman bilmeyerek, Kurtulma umudu başladı, Martı sesleri dinleyerek. Göründü az ileride Elinde oltası ile Kayıkçı Dost dedik el uzattık Oda çıktı Balıkçı Sonra anlaşıldı Kayıkçı nın Olduğu lodos vurgunu Dost olduk sarıldık, İkimizde Liman yorgunu. Çek artık kayıkçı kürekleri Dostlar yanlış anlamasın, Barıştıralım küs yürekleri, Gayrı dargın kalmasın. Selim Gürcan |
Sil Gözümün Yaşını Geçiyor ömrüm hep seni beklemekle Soldu günüm derdime dert eklemekle Bittim bu aşk yolunda emeklemekle Eridi gönlüm hep seni beklemekle Dön gel ne olur artık dön gel bana sen Dudaklarıma mühür oldu son busen Vedandan sonraki halimi bir görsen Kalbimdeki sancıyı bir bilebilsen Dünyam yıkıldı sanki birden başıma Hançer vurdu felek su kattı aşıma Hiç mi hiç bakmadı akan gözyaşıma Bir taş da sen ekledin mezar taşıma Ümitlerim bir kuş olup uçup gitti Yokluğun beni uçurumlara itti Ağlamaktan gözlerimin feri gitti Bilmiyorum ki aşkımız neden bitti Gel artık canım sil gözümün yaşını Eskisi gibi koy omzuma başını Benimle yarim yine paylaş aşını Verelim senle bu hayat savaşını. Alıntı |
Pazar Sabahı Senin bana geldiğin gün... ...Safranbolu sonbaharıydı... 16 Kasım bir pazar sabahıydı... Ezan sesi geliyordu camiden, Ellerimde cebinde seninle ısınırken; "Gözlerinde yüreğini gördüğüm ilk"tin sen! Oysa daha en başında anlamalıydım Herşeyi göze alarak başlayan, İçimdeki o sevginin, Bana çektireceği acıları.... Öyle bir sevgiydi ki içimde yaşattığım, Beklediğim günler, dökülen gözyaşlarım, Uykusuz geçen ışık aradığım geceler... Hiçbirşeyi umursamıyordum... Çünkü; Seviyordum... Tekrar yüreğini gördüğüm insanı, Ve o asla gelmeyecek pazar sabahını bekliyodum... Ne o geliyordu, ne de pazar sabahı. Gerçekten bir rüya olabilir miydi yaşadığım... Hiçbirşeye anlam veremiyordum... Bana kalan hep beklemekti Ve ben yine bekliyordum... Gözlerinde yüreğini gördüğüm insanı, Ve o pazar sabahını... Esra Kıvanç |
B İ T T İ...... Ha gayret, Bu sevda bitti bitecek, Sen gittin ya bu şehirden, Üç beş anın kaldı zaten, Onlarda mecburen silinecek Kaldırımlardaki ayak izlerin sökülmüş, Şu duvarda ki, gölgen de boyanıyor, Yok olup gidecek Kulağımdaki o cılız sesini, Küçücük bir kuş ötse kaybedecek Ha gayret az kaldı, Bu şehirde senden kalan ne varsa; Sürgün yedi gelecek Güneş, merhaba dediğinde güne, Sen gibi, dün de bitecek Kış gidiyor, bahar geldi üstüne, Yağmurlar da dinecek, Çöpçüler tozutmadan, Her zerreni süpürecek Ve ben, Bu saf yüreği götürüp dikeceğim, Bu şehrin girişine, bir tabela niyetine Belki bir gün yolun düşecek; Yazacağım üzerine; Bu şehre, İhanetli girmeyecek Gelme sakın ölene dek, Sokağımız kirlenmesin, Sevdalar üzülmesin, Hiç kimse hoş geldin demeyecek Gelme..! Bu şehrin aşkları gerçek... Acı bıraktın içine, Seni kimse affetmeyecek Temizleyip, kaydını da düştük zaten, Adın bile geçmeyecek Gelme artık... Kimsemiz yok uzaklarda bekleyecek, Sana nefreti var bu şehrin, Buralarda yoktur seni sevecek Çek fotoğrafçı; Çek bu sevdanın son resmini Bakalım; Kimin dizleri titreyecek, Kimin yüzü kartpostala ak düşecek, Kimin başı öne eğilecek, Kimin vicdanı rahatça poz verecek? Çek bu resmi, Sende kirli ellerini çek Bundan böyle ikimiz, Tek kareye düşmeyecek Bu şehirde yoksun artık, Gitti yalan, kaldı gerçek Gerçekler sevilecek Alıntı |
Biz Aşkın kitabına geçti ismimiz, Şiir olduk mısra mısra yazıldık. Kemanın yayına sazın teline, Nağme nağme şarkı olduk çalındık. Yağmur tanesi gibi damla damla, Sevgiye aç gönüllere süzükdük. Sevda yeli olduk,ser de zamanla, Estik şehir şehir,sevda götürdük. Resim olduk ressamın tablosunda, Kalem kalem,boya boya çizildik. Ay olduk,yıldız olduk gökyüzünde, Nakış nakış,desen desen dizildik. Serkan Uçar |
A N L A T A M A M K İ.... Sana duygularımı nasıl anlatsam Buna kelimeler yetmez ki. Gökyüzünden yıldızları indirsem, Sana ışık olamam ki. Sevgi bahçelerinden güller toplasam, Sana açtıklarını anlatamam ki. Gönlünde bir gonca gül olsam, Seninle açacağını anlatamam ki. Sen bir kuş, ben bir ağaç olsam, Dallarıma kon diyemem ki. Çağlayanlar gibi akmak istiyorum, Bunu yinede anlatamam ki. Seviyorum diye dağlara haykırsam, Sana sesimi duyuramam ki. Başını kalbinin üstüne koysam, Nasıl attığını anlatamam ki. Seninle buluşup el ele tutuşsam, Heyecandan öleceğimi anlatamam ki. Hep seninle kalsam, yanında olsam, Seni sevdiğimi anlatamam ki. Alıntı |
Ellerimi yüzünde gezdirsem Hüzünlerimi gemi yapıp yüzdürsem Bir şeyler daha döktürsem Kağıt tomarlarım çoğalsalar yeniden Beni sana getirir mi tüm bunlar Yüreğimi eritir mi bilmem Bedenimi dağlayıp sevgiyi diriltir mi Bilemem Ellerini yüzümde gezdirsen Hüzünlerini bana doğru estirsen Yanından hiçbir yere gitmem Her defasında beni incitsen Tüm bunlar Seni bana getirir mi Yüreğini eritir mi bilmem Bilemem Bilmek istemiyorum ipek nemutlu |
SANA KALAN SAZ Sana Yaralarımdan çiçekler, İlk yardım geceler biraz da Ve yangında kurtarılması imkansız acılar Bırakıyorum... Seni özümün gizinde saklıyorum... Bütün aşklarımın izlerini sayıklayarak Ve aldatarak tüm sevdiklerimi, Sana Cinayetimin ipuçlarını bırakıyorum... Vasiyeti olmayan ölüler ülkesinden (türkülerin sırtındaki muamma!) Yazık bir nakarat bırakıyorum sana "ben sana gülüm demem Gülün ömrü az olur" Öç biter, Biter şarkı, Yaz olur... |
Sonbahar yağmurları yağıyor Yeşiller kayboluyor Gökten düşen her damla Aklımı başımdan alıyor Siyah saçlarını koklamak O güzel teninde Geçen ilkbaharı yaşamak Ellerini ellerimde tutarak Lebinden bir öpücük alarak İçimi ısıtan o bakışların Fısıldaşan ağustos böcekleri Gerdanındaki o beyaz benler Ne zaman kavuşacak Seni seviyorum diyen O güzel diller Birleşecek bir gün yürekler Yine sonbahar rüzgarında Sımsıcak bir sevgi Saçların dökülürken omuzlarına Bir sitem kaldı dudaklarında Cama vuran her damlada Seni arıyorum anılarımda vecdi hatunoğlu |
Dilimde Sevda Buketi Şarkılar seni söyler Şarkılar seni söyler ben yanarım hasretinle yokluğun pamuktan bir bebek ağlar içimde gömülsün sineme özlemin ateşten bir gömlek giyerim üstüme kırış kırış ütüsüz bir biçimde süzülen gözyaşların yüreğime inen yakıcı bir kor satarım ******* sensizliğin üç kuruşa o ne kadar benimleyse ben o kadar seninleyim sensiz olmak çok zor Şarkılar seni söyler şiirler birkaç kelime bahseder bense seninle uyurum seninle uyanırım seninle yürürüm kaldırımlarda seninle karnım doyar seninle huzur bulurum Dedim ya şarkılar seni söyler her dümbelek vuruşunda senin adın her uçan kuşun getirdiği selamında ve esen yelin her debisinde sen varsın her can atımımda kalbimi varlığınla avutansın Şarkılar seni söyler ben seni haykırırım seni düşündükçe hasretinden hıçkırık olur gözyaşlarım gözlerimin kıyılarını sel basar denizlerimde yokluğunu yüzdürürüm gülümser dudaklarım ben senin varlığına şu dünyanın bütün ışıklarını söndürürüm karanlık olur her yer ve bir paranaaain içinde senin şarkını taş bir plakta sabah akşam döndürürüm yeşil bakışlarım bir şarkıysa bir bahar gününde bir gitar kırık bir melodiyle söylüyorsa söz yazarı bensem bestecisi de sensin sevgilim Şarkılar hep seni söyler dilimde sevda buketi ‘’ Seni Seviyorum ‘’ Güllerin en tazesi Kibar Tavasav |
Elma Bahçeleri yoktu kimse yeryüzünde, kalmamıştı ölecek olan benden başka, bir dua ettim bir Havva diledim Yaradan`dan inledi bir ses semadan "yar geliyor" aldım haberini bende,talan ettim bütün elma bahçelerini Lokman Çakmak |
EY SEVGİLİ Ey sevgili Susuz çöller gibi Kurak mevsimler gibi Tanıma beni. Sema ışığıyla Seher rüzgarıyla Tut yüreğimi. Ey sevgili Zemheriyle üşüdüm Değiştir iklimleri. Ey sevgili Acıtma kalbimi. Ağıtlara gücüm yok Ağlatma gözlerimi. Sevginle besle yüreğimi Alıntı |
Şiirlere Sardığım Tutulmuş gönül nutkum Öylesine sevemem. Yar,dedimya vefaya, Yüreğimden silemem. Karanlığı sevmedimya, Yıldızlara aşığım. Belki birgün çıkagelir, Şiirlere sardığım. Hicranı kader yapıp, Şu gönlüme yasladım. Buz tutmuş yüreğimi, Gözyaşıyla ısladım. Değmeyin yüreğime Dokundukca kan akar. Bir sevda türküsüne Sır gibi,gizli ağlar. Ali Işık |
Adım çıkmasın dudaklarından. Tenimi sarma. Ellerim boş kalsın ne çıkar. Yalnız gözlerini, Gözlerindeki, Tatlı gülüşü esirgeme… serap şen |
...Sen Anla... Kimseler anlamasın beni! Züleyha'nın zindanında "Yusuf" anlasın, Leyla'nın çöllerinde "Mecnun" anlasın, Şirin'in dağlarında "Ferhat" anlasın, Aslı'nın yüreğinde "Kerem" anlasın, Sen anla… Beni kimseler anlamasın! Gözyaşlarını yüreğinde biriktiren "hüzün" anlasın, Yaprakları sararmış "hazan" anlasın, Karanlıkları örten "güneş" anlasın, Güneşe örtü olan "gece" anlasın, Sen anla… Beni kimseler anlamasın! Bembeyaz düşlerine karalar düşen "Kudüslü çocuklar" anlasın, Sessizliğin içinde saklı "sesler" anlasın, Acılarla ağırlaşan "hayat" anlasın, Yenilgilere alışmış "kalbim" anlasın, Sen anla… Beni kimseler anlamasın!. Martılara hasret "deniz" anlasın, Baharına hasret "çiçek" anlasın, Ölümüne hasret "hayat" anlasın, Sen anla. Ey Rabbim, Sen anla! Nurdal Durmuş |
Paketimde bir dal sigaram kalmış , Bir sonbahar akşamı heryer sessiz soğuk, Karanlık bir köşede oturmuş bekliyorum sen geleceksin diye, Yırtıkayakkabılarım sokuk parkem var üzerimde, Seni bekliyordum bir sonbahar akşamı. Yağmur yağıyordu ıslanmış ayakkabılarım , Buz tutmuş ellerım ve yüzüm , Kimse bakmıyordu kimse tanımıyordu beni, Seni bekliyordum bir sonbahar akşamı. Sigaramı yaktım sevgilim, Biliyordum gelecktin bir gün , Biliyordum sevgilim sigaram bitince ben gidecektim, Seni beklediğim bir sonbahar akşamı. |
Boğazım düğüm düğüm istesemde konuşamam Sensiz yaşamakmı? mümkün değil başaramam Gözyaşlarım sesim olsun bakarak beni anla Vazgeç bu gidişten yar ne olur sonum olma Dünyanın cefasını yük etme omuzlarıma Acıları hüzünleri nakş etme yarınlarıma Denizleri ırmakları yaş etme pınarlarıma Vazgeç bu gidişten yar ne olur sonum olma fuad inan |
Açıklara çıkalım boğulmamak için Günün kuytu yerleri şimdi harap İçimizde bir ezgi inceden inceye Bizi kendimize bağlarken akşam olur Karanlığı gümüş rengine boyar mehtap Oturup uzun uzun konuşsaydık Sevişmek nasıl olsa gene olur, iyi kötü Bir ıhlamur sıcaklığı yayılırken odamıza Herşeyi ince ince düşünseydik Ölümü, kırgınlığı, inceliği en başta Bütün eksiklerimize gülüp geçerek Belki de boşa geçti onca zaman Bu da bir tür geçip gitme duygusudur Ne güzel olurdu yeniden başlasak Ne yapsan en başa dönülemiyor Ne yapıp yapıp dalı unutmalı Rüzgârla yere düşen sarı yaprak |
Bir seferden döneriz seninle bazı akşamlar Gün bulutları açık mora boyadıktan az sonra Bile bile karanlığın bizi kalın örtülerle örteceğini Son ışıklara dalarız koşa koşa gene de Sürgününüm, izini sürerim her yerde seve seve Alacakaranlıkta hem özlemlin hem öksüzün olmak için Kapanmaya hazırımdır kat kat kendi üstüme Yağmurdan, güneşten, poyrazdan, uzun yollardan Biz şimdi gurbetimize çıkıyoruz, vakit tamam Çanlarla, türkülerle, davullarla ayrılmak uzak bize Yüzüme vuran sıcaklığınla çocuk dudaklarınla Sen giderken, ellerimde ellerinden ayrılmanın öfkesi Varlığında yeniden kurulur eksiksiz bir sıla Seni her düşünmemde benzersiz bir yurt özlemi Bana düşen, gelişini aralıksız beklemek Beklerken bakışında eriyip gitmek yavaşça Beklerken sonsuz bir ormanı yürümek saçlarında Benim tutkum, ölümüm, serüvenim bu işte |
Beyaz bir gün üstüme kapanıyor Yeşilini süze süze ormanların Ah deniz dipleri neredesiniz Derin deniz dipleri Gözleri kadar güzel sevdalımın Uzayan gölgelere uzanıyorum Üstümde hırçın bir mavi Yeni bir zamana başlar gibiyim Batan günün ölgün kırmızısında Usulca koyuluyor akşam türküleri Gün bir koşuda dağıldı gitti İnsan, olursa olsun diyemiyor Dokunduğum ne varsa kayıyor ellerimden Ben, bir şey olmamış gibi Ölümsüz bir tutkuya davranıyorum Nasıl olsa geceye daha çok var Yasalarına sıkı sıkıya bağlı güneş Ufka doğru süzülüyor olsa da Her sevince yeniden başlıyorum |
YALNIZLIK ÇEMBERİNDE Günlerim herzaman ki gibi karanlık yine acı ile geçiyor saatler özlem ile ne zaman dalmıyorki gözlerim senli sensizliklere durmuyor gözyaşlarım yalnızlık çemberinde. Yorulmuyor hayat dert çile vermeye şarkılar yoldasım sigaramla birlikte tükenmek bilmeyen bir boşluğun içinde savruluyorum rüzgarla birlikte farkında olmadan yalnızlıık çemberinde. Nedeni yok belki bu sensizliğin yada bana verdiğin bu ayrılık yelinin sana yazdığım ilk şiiri hatırlarmısın Ayrılıktı adı ayrılmam dediğin ayrılık yıkılmıştı o gün dünyam gözümde yalandı herşey sevda bile yıkmam demiştin ama bıraktın beni yalnızlık çemberinde. Şimdi soruyorum kendime neden sen, neden sevdim diyorum oysa ne mutluydum senden önce aradığım aramasını beklediğim düşündüğüm kimse yoktu mutluydum yinede yalnızlık çeberinde. Şimdi ise perişanım hasret rüzgarlarını saldın üstüme çaresizliği tanıttın derman bulamıyorum şimdi dertlerime öyle acımasızki şu hayat gelmiyor ECEL\'im YALNIZLIK ÇEMBERİNDE... Kadir BORAN |
Anladığın Kadar Hadi bir daha sevdir bakalım kendini, Böyle, Aynada kendine, rujunu dudağına, Gözüne batmış bir çöpe, gözlerini, İskambil kâğıdındaki valenin, Kupa kızına pişti yapılmasıyla pişmemişti üste üste gelmenin , Utancını yaşamadan, seninle karşılaşmak Ve rulet masasında on iki den vurmanın şansı yalnızca otuz altıda birdi Attığın zar, hep yenilgiydi, Aradığın mutlulukken, Bulduğun, Bir zarın her yönüydü, Hadi bir daha sevdir bakalım kendini, Aradığınla kal ve hiç öğrenemediğinle ağlıyorken pişmanlığın lığınla, Senin gözlerinin sahiline hangi , Atlantik ten gelir bir adam daha, Uykunu ürkütmeyi isteyen kabusu akıllandırır hangi bodyguard, Hangi minibüs sen durağındaysan geç kalmayı ister, Hangi güneş sana uyanmamak için geceden zamanı borç ister, ve hangi gece ayla pazarlık yapar önüne geçsin diye güneşin,seninle kalabilmek için, Yılda bir de olsa, tutulup sana, biz ay tutulması sandığımızda, Ve hangi şubat seni daha fazla özler dört sene bir günün yolunu bekler, Bir gün daha fazla seninle. Ve kendi on dördünden kaçar, sıradanlığa düşme diye, Hadi böyle sevdir bakalım bir daha kendini, Sırf gözlerine bakıldığın kadar mı sanıyorsun sevilmeyi, Bakmamayı en çok ben sevdim gözlerine, Körlüğünle tanışmamak için, Önce sevmeyi öğrenmen için. Beklemeyi öğretmek için, Gözlerini pişmanlığınla baktığın yabancının yüreğindeki, Bensizlikle ihanet et yeniden kendine... Aman sen geç kalma bir şekilde sevilmeye, Ben yoktum, dünyandaki hala O yokum Hadi böyle sevdir bakalım kendini... Bir daha. Çaba boşuna aslında aşk anlayabildiğin kadar sevmekti, Üzülme. Anladığımız kadar sevdik... Ve yalnızca o kadardık. Önder Kaç |
İyileşmez çocukluğum yüzündendir Bu dalgalar arasında gidip gelişim Bilge ve güngörmüş martılarla Benim işim sevinç, aşk bana göre Hele gün başladı mı sancılanmaya Başıma gelenlerin hemen hepsi İyileşmez çocukluğum yüzündendir İyileşmez çocukluğum yüzündendir Ölü resimleri gibi solgun yüzler karşısında Duyarsız kalışım, hatta inatla susuşum Boş tutkuların, anlamsız korkuların Kirli yağmur suları gibi biriktiği Akşamlardan güle oynaya geçişim İyileşmez çocukluğum yüzündendir İyileşmez çocukluğum yüzündendir Dağların ve denizlerin durmadan devinişi Beni çağırması bütün uzakların Birdenbire rüzgârlarla uzaylara açılışım Herşeyimin birden maviye kesmesi İyileşmez çocukluğum yüzündendir Alıntıdır... |
Ah Be Biricik Şimdi şiirlerimde okuyacağım seni, Beni, orda tanıyacaksın Müsait olup ta okursan bir kaçını, Bilmem ki bu sana kaçıncı… Ben böyle sanmamıştım hiç aşkı Hiç aklıma gelmezdi, şiirler yazacağım sayende Anlamlı anlamsız cümleleri, bir rafa koyacağım Ah be BİRİCİK ! Kim bilir nerdesin şimdi Yoksa başka şair mi buldun kendine ? Yoksa başka şiirlerde mi geçiyor adın ? Cümleleri boğazladı, gidişin Kafiyeleri bozuldu, şiirlerin Felç oldu hayatım, yürümüyor Şimdi sensiz odamın, karanlık bakışlarındayım Sağır… dilsiz… Sensizliğin tam ortasında Sağanak yağışlardayım. Şarkılar mı kandırdı seni ? Filmler mi caydırdı söyle ? Yoksa ucuza mı buldun gidiş biletini ? Meclis ‘’Sevda Trenini’’ kaldırmış yürürlükten Almışsın ne var, ne yok Hiç mi vicdanın sızlamadı, Seni, bende koyarken. Her film gibi mutsuz mu bitecektin ? Ah be BİRİCİK ! Sen şiir oldun, Sayende bende şair Dönüşün uzun sürdü, Gülüşüm kısa düştü yanağıma. Gel yeniden bakışalım, gel yeniden tanışalım Unutalım ne varsa geçmişe dair "Alıntı" |
Benden Giden Vurulmuştum bir zaman, hilal gibi kaşlara Kar mı yağdı vefasız, o simsiyah saçlara Pişman olup başını, vursan bile taşlara Geçti artık aldanmam, gözündeki yaşlara. Hasret kaldım yıllarca, sıcacık bir buseye Esirmiş gönlüm, heyhat, ümitsiz bir sevgiye.. Zaman akıp gidiyor, dönülmez ki geriye Gönül zaten alışmış, hasret, çile çekmeye Pişman olup dönsen de, yalvarsan da nafile Çıktın artık kalbimden, gömdüm seni maziye. Hasret kaldım yıllarca, sıcacık bir buseye Esirmiş gönlüm, heyhat, ümitsiz bir sevgiye "alıntı" |
Sanırım bu bayram halka takmadılar burnuma nedense anlamadım serbest bıraktılar ormana sokaklar bizsiz eğlendi sanırım bizim iş sona erdi sokak ortasında oynardık ara sıra bayılırdık tefle zurnayla sonradan ayılırdık İnsanlar bize gülerdi ayıya bak ayıya derdi şimdi biz gezeriz orman ise evimiz oynayan ise onlar kim ayık ? kim baygın? göremeyiz! insana bak ,insana ,der ,geçeriz! sanırım bizim iş sona erdi... Ahmet Ertan Gürbüz |
Aşığım Sana *Gördüğüm en güzel rüya senin olduğun, Duyduğum en derin sevgi senin eserin, Gördüğüm en güzel dünya senin gözlerin, Ve kurduğum en güzel hayal sensin. *Gül bahçesinde geçse de ömrüm , Senin üstüne gül koklamam gülüm! Seni koklamak olsa da ölüm , İnan uğrunda ölmeye değersin gülüm *Ne zaman tutsam ellerini, Gözlerimin önünden mevsimler geçer. Ne zaman gözlerin gözlerime değse Samanyolundan bir yıldız düşer... *Dünya unutursa dönmeyi, Rüzgar unutursa esmeyi, Aşıklar unutursa sevmeyi, Belki o zaman unuturum seni *Bir an buruk bir acı saplanırsa yüreğine, gözlerin zamansız takılırsa, kulakların zamansız deli gibi çınlarsa bil ki bir yerlerde özlemişsindir Sevgilerin en güzeli seni sevmek, Özlemlerin en güzeli seni özlemek, Ve hayatın tadı sabah kalktığımda, Senin varolduğunu bilmek.. Alıntı |
Annesizliğim ''Anamı yudular,yıkadılar yaşamak pismiş gibi... Çenesini bacımın tülbentiyle bağladılar, Konuşmak yasakmış gibi... Sonra alıp bir karanlığa götürdüler, Sanki dünya da hiç ışık yokmuş gibi..'' Şimdi, oyunlarımı yalnız oynuyorum bahçemdeki bin yıllık zeytini yalnız topluyorum geçip yola bakan pencereye sonra seni bekliyorum... ha geldin ha geleceksin diye gittiğin karanlıklardan yollarına bakmaktan -bıktım- kapıları gözlemekten akreple yelkovan arasında kalmış zavallı bir çocuğum ben... Uzadı bu saklambaç, hadi anne, elleri kınalım, doğruganım hadi Elmaa elmaaaa elmaaaaaaa..... Nehri Berdan |
O Anlatsın Sandığın gibi: Hayalperest değildim, Ütopist hiç değildim Sana imkansız vaatler sunup, Seni kandırabilir, Yönsüz yolunda yarım bırakabilirdim Aldatıp o sevmediğinle, Kendimi belki mutlu Seni bilmem ne yapabilirdim! Ama ben gerçekçiyim, Gerçeği sevmesem bile Onu yaşamaktır art niyetim Mesela: Sensiz olmak bu soğukta, Donakalmak gelmeyecek olanı, Beklerken,bilmediğin bir durakta Ben gerçekçiyim, Diyemem sana, Adını gökyüzüne yazacağım, Bir kuşun kanadında sana geleceğim Sensiz ekmek yemeyecek, Susuz kalacağım Anla! Değil niyetim Seni zora koşmak,hayallere boğmak Ümitsiz koyup,sırtından vurmak Aynı aşk hecelerini kes yapıştır yapmak Anla evet anla,derdim amma,sen Hep zıttını, İkinci üçüncü anlamını anladın, Sana anlatamadıklarımın Artık, Sokamam araya Ne bir dost,ne bir mektup,ne bir yabancı Derdin ya hani, "şeytan bile giremez Muhammed'in kılığına rüyada." Dilerim Allah'tan,rüyanda Benim sana anlatamadıklarımı O en yüce Sevgili, Fısıldar kulağına Ya Kevser başında, Ya bir yakut sarayında Gelirse yanınıza Alnında bir mühür, Elinde sönmemiş bir kül Bil ki, O gelen bendim, Elimdeki senin kalbin, Alnımdaki bana son öpücüğün... Lokman Çakmak |
|
Ölesim Gelir Sevgilim aşkımda bir ateş var ki! İcinde tutuşup yanasım gelir Gözlerinin içinde öyle bir pınar var ki! Altında su içip kanasım gelir Görülmemiş gözlerinin güzeli Bıkmadan ömrümce bakasım gelir Yaşanmış aşkların en güzeli bu! Ugrunda can verip ölesim gelir İnan bir gün şansım gülecek Rüyamı hayıra yorasım gelir Mahşere kadar sevdam sürecek Sonumu Allaha sorasım gelir Yıldıray Kırtaş |
| Saat: 23:27 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık