MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

ahmed 27 Eylül 2008 05:19

Kaderimde Var




Sevilen göz ile , görülür amma
Seveni yürekten, görenler de var.
Ten ile hep temas, olunur sanma
Kalpten kalbe his, gelenler de var.

Gözlerden gözlere, köprü kurulur
Bir bakışta sanki, evren durulur
Sevenler sevince, aşık yorulur
Kaderine mahkum, olanlar da var.

Sanma ki,ıraksın, ordasın diye
Bana sen yakınsın, uzaklık niye
Allahın lütfusun, bana hediye
Tatlının en hası, polenler de var.

Esiyor meltemin, kokun geliyor
İçime çekince, kalbi deliyor
Seni düşündükçe, ruhum doyuyor
Bazı sevdalarda, gülenler de var.

Hani; leyla ile, mecnun bilirim
Kerem ile aslı, olur gelirim
Şirin gibi belki, akıl delirim
Ferhat gibi dağlar, delenler de var.

Aşkın kaderinde, hasret çekilir
Sevda toprağına, vuslat dikilir
Gidenin ardından, ağıt yakılır
Uzaklarda gurbet, kalanlar da var.

Öyle çok seversin, cefa çekersin
Sanma ki,sonunda, sefa çekersin
Ömürünü adayıp, vefa çekersin
Bir sevda uğruna, ölenler de var.



Adalet Pelit


ahmed 27 Eylül 2008 05:47

Bu Gece




Bu gece sahiden yaş döken var mı?
Oturup ağlamak hiçte güç değil.
Odunu sıksam hem damla çıkar mı ?
Manayı düşünsem bari,hiç değil.

Uyan gafil uyan uyumak yasak!
Uyandır kampüsü ,titret yerinden.
Bir deli bulsamda gizli ağlasak,
Belki bir inilti gelir derinden.

Tomurcuk tomurcuk küçük yaş gerek,
Çevir gözlerini sen ağla gardaş.
Bu zifir kalbimi zorla eşerek...
Gücüme gidiyor dur hele yavaş.




Ömer Ekinci Micingirt


ahmed 27 Eylül 2008 11:57

Zamanlaşan Aşk...




Zaman;
ağrılı bir gözyaşı gülüşünde!

Dudaklarına sürdüğün,
kahkahalarda aradım

Bir yalnızlığı yaşıyordum
tek kişilik...

İçinde bir sen; birde karşımdaki!




Arif Kemik


SiyahLALE 27 Eylül 2008 12:00

YOLUN AÇIK OLSUN !!!

Kararın şeytanı bahtiyar etti,
Merhametle vicdan istemiyorum.
Ne minnet, ne rica, ne söz kâr etti,
Hatır için kalan istemiyorum.

Yine yemin ettim, sevgiye aşka,
Ayrılık yerleşti, boş kalan köşke,
Şeytanla birleşen felekten başka,
Halimize gülen istemiyorum.

Altından çekerek, saç tellerini,
Dağıttın gönlümün temellerini,
Ağlatanım sensin, çek ellerini,
Gözlerimi silen istemiyorum.

Ömrümü öğüten değirmen kurdun,
Hasret kurşunuyla göğsümden vurdun.
Bir zaman ''yoluna ölürüm'' derdin,
Öldürerek ölen istemiyorum.

Yazık ettin desem, yazık az gelir,
İçli ağıtlarım sana saz gelir,
İçimden gitmene itiraz gelir,
Söyleyemem, bilen istemiyorum.

Sensiz sevdalarım yağmalık maldır,
Yükle gözlerine, hepsini kaldır.
Boşalan yerlere özlemi doldur,
Bundan sonra talan istemiyorum.

Sardığı dünyamı sevdadan soyan,
İçine Mecusi Ateşi koyan,
Ağlayarak dönen, pişmanlık duyan,
Saçlarını yolan istemiyorum.

Kirpiklerin çatal, saçların lüle,
Hüzünler üflersin sönmemiş küle,
Yolun açık olsun, git güle güle,
Ne özür ne yalan istemiyorum.


alıntı


ahmed 27 Eylül 2008 12:15

Çek Git !




Dönmek istersen birgün maziye
Hiç düşünme!
Düşünme ardında neler bırakabileceğini
Batık bir gemi gibi kalan bu sevgiliyi
Düşünme çek git!
Ama gidişin hızlı olsun
Görme battığını
Görüpte sende batma onunla beraber
Yum gözlerini geride kalanlara
Ve , çek git!

Kolaysa bu kadar herşeyi silip
Yeni baştan bir sayfa açmak hayata
Bende kapatıyorum bu defteri
Kapatıyorum seni ve yaşıyorum sensizliği...

Beraber dönelim sırtımızı paylaştıklarımıza
Beraber söndürelim yanan mumları
Ve arkamıza bakmadan gidelim
Sen başka, ben başka geleceğe.
Gittiğin yerde mutlu ol biriciğim
Yatağında rahat uyu
Asla bilmeden
Uzaklarda birinin kalbinin hala sende olduğunu
mutlu ol
mutlu ol...


Şirin Koyuncu


SiyahLALE 27 Eylül 2008 12:29

ben ölüyorum sensiz

Sen yoksan cennet bile fani gözümde,
Ne güneş doğar ne de sabah olur gönlümde,
Çiçeklerin boynun büker, hazan düşer bahçeme
Senin gibi mezardayım sensiz
Bir dört duvar, bir sonbahar ve bir de ben,
Yalnızım sensiz.

Söyle deniz gözlüm, benden çok mu sevdin kara toprağı,
Başucuna diktiler makber taşını
Unutmadım, unutamam mavi bakışlarını,
Gözlerim kör gibi görmüyor sensiz,
Bir baston, bir çukur ve bir de ben,
Düşüyorum sensiz.

Zehirden farkı yok, aldığım nefesin,
Gözlerimin önünden hiç gitmiyor gözlerin,
Öksüz ve yetim kaldı seninle hayallerim,
Yarınım yok, ben yok oldum sensiz,
Bir zindan, bir karanlık ve bir de ben,
Yaşanmıyor sensiz

Neden gelmez vuslat bilmem ki neden
Neden kaçar yelkovan kör olası akrepten
Şekli yok, şemali yok, sıyrılmışım zamandan
Bir yaprak misali boşluktayım sensiz,
Bir yaprak, bir boşluk ve bir de ben,
Savrulurum sensiz.

Bir türlü düşmez tetik, şakağa girmez kurşun,
Ben sonu beklerim gülüm, belki son da sen olursun.
Suyum sendin, ışığım sen, sen bedenimdeki ruhum,
Susuz bir çınar gibi kuruyorum sensiz.
Bir tetik, bir kurşun ve bir de ben,
Ben ölüyorum sensiz.

Alıntı


ahmed 27 Eylül 2008 12:32

Özlüyorum Seni




yanımda degilsın ama hep benımlesın
senınle baslıyorum yenı günlere
herzaman hasret kalıyorum gecirdiğimiz günlere
her sanıye seviyorum
her an özlüyorum senı
sorardım herkese insan bu kadar sevılırmı sever mı diye
seviyomus be askım benım sevdiğim gibi
seviyomus ölümüne sevdiğimiz gibi
senı cok özledim gel artık sevdiğim
gelde bitsin bu özlem
kavusalım birbirimize,,.



Gamze Yıldız


SiyahLALE 27 Eylül 2008 12:35

ADINI HASRET KOYDUM

Adını hasret koydum
Geleceğin yok senin
Gittiğin o yerlerden
Döneceğin yok senin

Toprak oldum yolunda
Neler çektim uğrunda
Pişman ettin sonuda
Bileceğin yok senin

Ümit olsun içime
Işık olsan geceme
Yağmur olsan bahçeme
Yağacağın yok senin.

Ağıt yaksam dilime
Roman yazsam halime
Ellerini elime
Vereceğin yok senin

Vazgeçtim artık senden
Söyle ne gelir elden
Ayrılığı gönülden
Sileceğin yok senin


alıntı


ahmed 27 Eylül 2008 12:43

Gönül Koymam




" kırıldı tesbihim; döküldü tanelerim.."

Bende gönül zaten bin parça
Buyur sende böl bir parça
Binbir olsun
Hatrın yok mu o kadar
Sende kır ay parçam
Sende parçala

İncinmem
Gönül koymam
Zerrem sana kurban olsun...


Gökçe Türksoy


ahmed 27 Eylül 2008 15:21

Yolcu






Kütahya'da doğar;

Doğmuşum dünyaya,sessiz ve sakin
Ağaç gölgesinde,emzirmiş annem
Büyütmüşler beni,bu vakte değin
Doğduğumdan beri,yanıktır sinem

Bursa'ya uğrar yolu;

Tam da alışmışken,pembe hayata
Babamdan bir darbe.-Git,iş bul, çalış
Gitmezmiyim baba,durduğum hata.
Asıl burda durup,yattığım yanlış

Elazığ'ı bir müddet mesken tutar
...Gurbet öğrencisidir;

Nereden bilirsin,şansı kaderi
Dünya bir garip han,bende bir yolcu
Namazlar ya kaza,ya da seferi
İlklere yer açar,herbir sonuncu

Rize'de gönül savaşı verir;

Uykusuz bir sabah,yol yorgunuydum
Sevdanın peşinde,dolaşırken ben
Sevdamın sesini,uzaktan duydum
Sevdayla sarılıp,olduk bir beden

İstanbul'da mağlup olur aşka;

Allah'ın işine ,sual olurmu
Bir doğsun,birdaha,batmasın güneş
Hadi be kaderim,kesme yolumu
Arzuladığım kız,olsun bana eş.

Ve aynı güzergâh üzerinde dolaşır durur...


İlyas Yağcı


SiyahLALE 27 Eylül 2008 15:32

Üşüyorum Bu Gece……

Oysa Alnımdan Terler Boşalıyor Kaldırımlara Yitip Gidiyorum

Kenarı Ateşe Verilmiş Bir Mektup Gibi Ellerim Buz Gibi Oysa Haziran Başındayız Değil Mi ?

Üşüyorum Yokluğunda Yüreğim Üşüyor İçten İce

Yıldızlar Bile Tutuşuyor Avuç İçlerimde

Sensizlik Vuruyor Kıyısına Bile Varamadığım Vuslat Denizine…




Göçmen Kuşlar Kanatlanıyor Birer Birer

Omuzlarımdan Gece Başıma Karanlıklar Üşüyor

Dudaklarım Yalnızlığını Öpüyor

Umutlarımı Gelin Ediyorum Bu Gece

Telli Duvaklı Herkes Giderken Bir Ben Kalıyorum Karanlıkların İçinde…




Uçurumlarda Yürür Gibi Ayaklarım Titriyor

Seninle Herşey Gitmişcesine Bir Ben Kalıyorum Dört Duvar Arasında

Sanki Hasrete Sarılmış Bir Sigaranın Külleri Gibi Düşüyorum

Toprağa Ya Da Güneşe Serilmiş Bir Buz Gibi Eriyorum İşte

Bilmiyorum Bu Gece Yüreğim Üşüyor……
Sensizlik Varken Hangi Güneş Isıtır Lan! Hasretinin Gözyaşlarını ?

Hangi Ateş Susturur Dilimdeki Kanayan Kelimeleri ?

Sesini Bir An Duyarım Diye Dışarı Çıksam

Tüm Şehir Uykuda Bu Gece Sen Yokken Dargınım Uykulara……




Küskünüm Kuş Tüylü Yastıklara

Oysa Oysa Sen Olsan Yanımda Taşları Yastık Bilirdim

Varlığında Bir Dilim Ekmeği Bile Bereket Bilirdim
Şimdi Sensizligin İcinde Yırtık Bir Gömlek Gibi Bedenim

Çıkarmak İstiyorum Hasretin Bir Beden Kücük Gelen Elbisesini

Yokluğunda Göğüm Kaybolmuş

Umutlarım Darağaçlarında Asılmış

Şimdi Sen Diye Soğuk Duvarlara Yaslanıp Ağlıyorum…




Bir El Bir Omuz Arıyorum

Gözyaşlarımı Bırakmak İçin Dizlerine

Eğilip Çocuklar Gibi Ağlamalıyım Yoksun İşte yOksun..
Bu Gece Tüm Kelimeler Kanla Gözlerimi Yıkıyor

Nefesim Soluyor İcten İce

Tüketiyorum Varlıgındaki Cümleleri

Dilim Sus Pus Sensiz Kendimi Hiçliğin İçinde Kaybolmuş Gibi Hissediyorum

Kanadım Kırık Yollarım İse Karanlık

Türküler Kan Kaybediyor Ovalarımdaki Ceylanlarım Yetim Kalıyor……




Güneş İse Kanlı Pusularda

Yetim Düşmüş Üşüyor Saçlarım

Ellerinin Sıcaklıgını Arıyor

Tenim Yüregimi Kapıp Sana Gelmek İstiyorum

Ama Ayaklarım Hasretine Prangalı Dayanamıyor Yüreğim Bu Hasrete…




Odamın Bir Kenarında Ben Bir Kenarında Yalnızlıgın

Ben Cam Kenarındayım

Olur Da Tatlı Sesini Duyar Da Delicesine Yüreğine Koşarım Diye

Pencere Önünde Yolunu Gözetliyorum Bu Gece

Bekliyorum İşte Zaman Geçmiyor

Tırnaklarımla Çentik Atıyorum Duvarlara

Yitip Gidiyor Göğümdeki Yıldızlar.....




Bir Ben Kalıyorum Süslü Vitrinlerin Tozlu Gölgelerinde
Geceyi Soluyorum Karanlığı Emiyorum

Bir Cocuk Gibi Oysa Karnım Yalnızlığa Tok

Soluk Soluğa Seni Arıyorum Dört Duvar Arasında

Senin Kokunu Arıyorum Tüm Umutlar Kanatlanıyor

Bir Ben Bir De Sensizlik Kalıyor...




Vurulsa Sol Yanım Yusuf Un Kör Kuyularına Aksa Kanım

Bu Kadar Acı Çekmem Ama Yoksun İşte

Kelimeler Soluyor Dudaklarımda

Ağlarken Serceler Yalınayak Ölüme Koşuyor

Kirpiklerimde Gece Suskun Yıllar Yorgun

Bir De Yüregimde Kanayan Yoklugun

Bu Gece Üşüyorum

Bu Gece Üşüyorum Üşüyorum Vuruyorum Kendimi

Boş Issız Sensiz ve Sessiz Sokaklara Yağmur Yagmuyor Buralara

Ama Gecem Islak Gecem Yağmurlu..




ALINTI


ahmed 27 Eylül 2008 15:38

Pişmanlık Getirmez Güvenimi




Bırak artık
El yazılarımı taklit ederek
Kendine aşk mektupları yazmayı

Sal, ruhun gibi kendinde çığlık at
Öyle içten atmalarla olmaz
Avazın çıktığı kadar bağır
Kurtulamazsın yoksa bu pişmanlıktan

Bağırmak her şeyin çözümü de değil
Söylemedi deme
Sadece anlık tedavi ruhuna
Bir ilk yardım kalbine

Pişmanlık denilen hastalık
Bir bulaştı mı ruhuna
Tedavisi yoktur.

Ben kendimden biliyorum
Seni sevmemden biliyorum
Pişmanlık denilen hastalığı

Bırak artık ayna karşısında
Kendine bakmayı
Çıkar gözlerindeki
Ben bakışlı taklitleri de
Gör o yılgın solgun gözlerini
İçinden akan pişmanlığı
Pişmanlık işareti göz yaşlarını

Bırak geceleri yastıkları sarılmayı
O kadar da pişman olma
Bak bana pişman değilim
Her gece bir vefasıza sarılmıyorum
Diye çok mutluyum

Ama sen sen...
Pişmansın sen kadar vefasız olmadığıma
Doya doya sarılamadığına bana

Bırak
Bırak yastıkları,
Tenim yapmayı..

Keşke benimde pişman olacağım
Son bir sözüm olsaydı kalbinde
Olsaydı da sen yalnız kalmasaydın
Bilirim çok batar sana için acır
Bir andır senin sinirin ama yanıldın

Akan pişmanlık neye yarar
Çabalaman, getirir mi güvenimi
Sana olan aşkım ölünceye kadar daim
Sen olmasan da

Sanma aşkın her şeye çözüm güvenin olmasada



İsmet Erkabaktepe


SiyahLALE 27 Eylül 2008 15:53

Sensizim Yine

Yine yazıyorum sensizliği
Gönlümün derin sularına bırakarak
Kanat çırpıyor yine bu yürek
Bir umuda,bir aydınlığa…

Çekiyorum,hissettirmeden acısına katlanarak
Yine yanıyor bu gözler,bu kalpler senin için
Her anım ıstıraplarla dolu ebedi bir yolculuk gibi
Gidiyor uçsuz bucaksız bir sevda uğruna.

Unutturmuyor,saniyenin ızdırap veren sahneleri
Canlanıyor,yüreğimin kuytu köşelerinde kalmış mazileri
Yine yakıyor sensizlik, kalbimi titreterek
Gerçeklerin yalan olduğu bu dünyada eritiyor içimi.

Düşlüyorum,sensiz var olan hayatın anlamsızlığını
Sevgiyi öğretecek olan yarimin yokluğunu
Hiçbir tat almadan yaşanılacak olan duyguları
Manasız bir şekilde düşünüyorum,yokluğundan.

Gidemiyorum,sensizliği bırakıp uzaklara
Silemiyorum,alın yazısı olan bu sevdayı
Yaşıyorum,zamanın mahkum ellerinde acıyı ve tatlıyı
Sen varken sensizliğe dayanarak acıyı çekiyorum sevdiğim.

Yine seni arıyorum karanlık gecelerin ardında
Muhtacım sevgine bir damla olsa bile
Yürüyorum,sana uzanan yolları umutsuzca
Biliyorum,bütün bunlar aşkın çaresiz nağmeleri SEVDİĞİM…..


Alıntı


ahmed 27 Eylül 2008 16:07

Şehrin Karanlık Dünyası




meyhane de gizli ağlayışlarda.
gecemizi gündüzümüze çıkardık.
suskun gönlüllerimizin hatıralarını.
zihnimizin bizi götürdüğü çocukluk sokaklarımızda
avunmaya çalıştık.

sokaklar...
karanlık ve sessizdi .
üzgündü gökyüzü.
bulutlar saçıyordu suskun gözyaşlarını her yere

yıldırımların ve yağmurun kanlı kamçıları
dolaşıyordu sokaklarda
korku ve ürperti saran.
damlalar karışıyordu taravetsiz toprağa.

gece sabahı buldu.
izlerini bırakmıştı ardında

--üşüdü bedenim.
hatıraların ağırlığı çöktü omuzlarıma.
acılardan ördüğüm hırka sırtımda.

--yorgun gözlerim doldu dolu oldu
birkaç damla süzüldü yanaklarımdan.
ve ebedi kapandı gözlerim
meyhanenin o kuytu, tozlu masasında

Duygu Keskin


SiyahLALE 27 Eylül 2008 17:00

Seni Seviyorum" Dedim

Sevmek dedim.
Yoluna ölmek dedi.
Yol dedim.
Alıp başını gitmek dedi.




Gitmek dedim.
Bir Ahh çekip dostlardan ayrılmak dedi.
Dost dedim.
Durdu bana baktı, dost diye mırıldandı.
Yüreğime nasıl koysam bilemediğim dedi.




Yürek dedim.
Dünyaları içine sığdıramadığım dedi.
Dünya dedim.
Hayatın bir yüzü dedi.




Yüz dedim.
Ardında ne gizli bilemediğim dedi.
Giz dedim.
Hep çözmeye çalıştığım dedi.
Çalışmak dedim.
Bitmeyecek öykü dedi.
Öykü dedim.
Binlercesini içimde gizliyorum dedi.
Gizlemek dedim.
İşte, her şeyin bitimi dedi.



Sevda dedim.
Ellerimde bir çiçekle
Peşinden koştuğum dedi.
Koşmak dedim.
Hayat, bir maraton dedi.
Hayat dedim.
Öyle kısa ki! dedi.
Niçin kısa? diye sordum.
Yaşanacak çok şey var, zaman yok dedi.





Yaşanması gereken ne var? diye sordum.
Aşk dedi.
Kaç kere? diye sordum.
Bin kere dedi, milyon kere AŞK.




Neden bir kere değil? diye sordum.
Bütün aşkların toplamı, en yüce ve tek aşk dedi.
Önce ona varsan olmaz mı? diye sordum.
Keşke olsa dedi, ama önce yoğrulmak gerek.
Acı çekmek mi? diye sordum.
Evet, aşk acısında yok olmak dedi.
Yok olunca! dedim.
İşte gerçek aşkta o zaman yaşamaya başlarsın dedi.





Gerçek aşk! dedim.
Büyük o! dedi.
Durdum. Durdum. Ve sustum!
Neden sustun? diye sordu.
Yüreğim titredi sanki dedim.
Neden? diye sordu.
Bilmiyorum dedim. Büyük O!"
Evet dedi. Büyük O!
Nerede? diye sordum.
Her yerde dedi.
Nasıl? diye sordum.
Yüreğini aç dedi


Yüreğimi açmak! dedim.
Bir tebessümle bak her şeye dedi.
Tebessüm dedim.
Her kapının anahtarı dedi.
Kapı dedim.
Girmeden bilemezsin dedi.
Ya korku! dedim.
Bilinmeyenden korkar insan dedi.
Ben kimim? diye sordum.
Sevgiyle beslenensin dedi.
Durdum. Durdum. Yine sustum.
Kimsin? diye sordum.
SEN'im dedi.





"Seni Seviyorum" Dedim
"Bende Seni" Dedi..

alıntı


SiyahLALE 27 Eylül 2008 17:52

Bir dağbaşı yalnızlığı yaşıyorum

Bir dağbaşı yalnızlığı yaşıyorum yeniden.,

Dağbaşı yalnızlığı ölümden beter.

Hiç kimse aramasa sormasa beni

Sen gelsen yeter..



Huzur ellerinin güzelliğidir.

Gözlerin karşımda mutluluk denizi.

Her sabah soframızda ekmeğimizi

Sen bölsen yeter..



Yüreğim seninle yaylalar kadar serin

Ne bir çizgi hasret, ne bir nokta gam

Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam

Sen dolsan yeter..



Bende çaresizlik sonsuz kördüğüm.

Bende sabır sende naz..

Gündüzünden vazgeçtim düşümde biraz

Bir yüz görümlüğü sen olsan yeter..



Duymasa da hiç kimse şâir gönlümün,

Sende karar kıldığını...

Ve içimin şerha şerha yarıldığını,

Sen bilsen yeter..



Bir gün duysan bittiğimi, tükendiğimi..

Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu ürkek..

Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek,

Eğilsen yeter...
Alıntı


ahmed 27 Eylül 2008 18:11

Sahi Siz



Afedersiniz...
Tanıyamadım ama...
Haa...
Siz miydiniz...

Ben de diyordum nerelerde kaldı...
Önce beni benden aldı,
Sonra geceleri üzerime salıp,
Vuslatsız diyarlara kaçtı....
Meğer yanılmışım,
Siz başucumda dururken,
Ben dağların ardında aramışım...

Bir ara,
Bir iki uğramıştınız bana,
Bilmem şimdi düşer mi hatrınıza,
Ne kadar da kazınmış gülüşünüz aklıma...
Sıcaklığınız olmayınca,
Mukayet olamıyorum ki aklıma...

Sahi siz...
Ne zaman geldiniz?
Bunca zaman,
Ben sizi ararken,
Yastıklar altında saklayıp kafamı,
Saatlerce ağlarken...
Neden seslenmediniz,
Yüreğim çığlık çığlık adınızı anarken?

Bunca soruya,
Bir cevap vermeden,
Kendi yaktığınız ateşi söndürmeden,
Bahtsız başım,
Muradına ermeden,
Gidecek misiniz yeniden?

Aaa, bak yine gittiniz...
Beni bana terk ettiniz...

Siz bilmezsiniz ama,
Siz her ne kadar da gitseniz,
Hala bıraktığım yerde,
Hayallerimde,
Var oluşuma,
Yalnızca bir sebep ötedesiniz...

Selim Seven


Sedef 21 27 Eylül 2008 19:04

Aşk Melodisi





Soğumuştu ellerim ,gözlerim yağmur biriktirmiş
Yalnızlık berduş selamını vermiş çoktan.
Gidişini fırsat bildi korkular ,
Tebessümde hatıralar...
Yağamadım, geç kaldım son sevdaya
Düştü yüzüm...
Yokluğuna esir yüklemler
Ve kahretsin...!
Öznesiz kaldı, tüm sevda sözcüklerim.

Gün doğumuna ulaşmak gibi
Batıl inançlarımı,tabu yaptım kendime
Gece ,karanlık örtüsünü senle üstüme yığdı
Sustu özüm....
Gelişine kurulmuş saatler
Özlem nöbetlerinde
Yargısız sorgularındayım
Anlasana...
Ben sensiz hasattayım ,acı biçip
kan topluyorum,gözlerime ikimiz için
Tutamadım kaçaklığını
Hadi azat ettim benliğimi, tecrübe et beni
Ya hiçliğine hüküm ver
Yada bağışla bana seni

Gitmeden yüreklerden, sevginin beşinci mevsimi
Kıyılarımdan atma kendini, kaderimde kal
Gitme...
Gitme...
Ne olur bitme...!
Daha fazla yitikliğe gitme...
Bir notada dur...
İster la ister fa ister si
Tutuşuruz elbet gelgitlerin bir yerinde

Ben sevgi bestekarı
Sen aşk melodisi...



Ali Sevimli


ahmed 27 Eylül 2008 19:31

Liman Vurgunu






Açıldım engin denizlere
Gidiyorum bir ileri bir geri,
Güven bende ayyuka çıkmış,
Sanmışım kendimi titanik gibi bir gemi.

Çok geçmedi rüzgar
Başladı esmeye lodostan
Liman diye sığındık
Meğer imiş taştan molozdan

Savrulduk kıyıdan kıyıya
Ne kadar geçti zaman bilmeyerek,
Kurtulma umudu başladı,
Martı sesleri dinleyerek.

Göründü az ileride
Elinde oltası ile Kayıkçı
Dost dedik el uzattık
Oda çıktı Balıkçı

Sonra anlaşıldı Kayıkçı nın
Olduğu lodos vurgunu
Dost olduk sarıldık,
İkimizde Liman yorgunu.

Çek artık kayıkçı kürekleri
Dostlar yanlış anlamasın,
Barıştıralım küs yürekleri,
Gayrı dargın kalmasın.




Selim Gürcan


SiyahLALE 27 Eylül 2008 20:05

Sil Gözümün Yaşını


Geçiyor ömrüm hep seni beklemekle
Soldu günüm derdime dert eklemekle
Bittim bu aşk yolunda emeklemekle
Eridi gönlüm hep seni beklemekle

Dön gel ne olur artık dön gel bana sen
Dudaklarıma mühür oldu son busen
Vedandan sonraki halimi bir görsen
Kalbimdeki sancıyı bir bilebilsen

Dünyam yıkıldı sanki birden başıma
Hançer vurdu felek su kattı aşıma
Hiç mi hiç bakmadı akan gözyaşıma
Bir taş da sen ekledin mezar taşıma

Ümitlerim bir kuş olup uçup gitti
Yokluğun beni uçurumlara itti
Ağlamaktan gözlerimin feri gitti
Bilmiyorum ki aşkımız neden bitti

Gel artık canım sil gözümün yaşını
Eskisi gibi koy omzuma başını
Benimle yarim yine paylaş aşını
Verelim senle bu hayat savaşını.
Alıntı


ahmed 27 Eylül 2008 20:16

Pazar Sabahı



Senin bana geldiğin gün...
...Safranbolu sonbaharıydı...
16 Kasım bir pazar sabahıydı...
Ezan sesi geliyordu camiden,
Ellerimde cebinde seninle ısınırken;
"Gözlerinde yüreğini gördüğüm ilk"tin sen!
Oysa daha en başında anlamalıydım
Herşeyi göze alarak başlayan,
İçimdeki o sevginin,
Bana çektireceği acıları....
Öyle bir sevgiydi ki içimde yaşattığım,
Beklediğim günler, dökülen gözyaşlarım,
Uykusuz geçen ışık aradığım geceler...
Hiçbirşeyi umursamıyordum...
Çünkü; Seviyordum...
Tekrar yüreğini gördüğüm insanı,
Ve o asla gelmeyecek pazar sabahını bekliyodum...
Ne o geliyordu, ne de pazar sabahı.
Gerçekten bir rüya olabilir miydi yaşadığım...
Hiçbirşeye anlam veremiyordum...
Bana kalan hep beklemekti
Ve ben yine bekliyordum...
Gözlerinde yüreğini gördüğüm insanı,
Ve o pazar sabahını...

Esra Kıvanç


B.L.A.C.K 27 Eylül 2008 21:35



SiyahLALE 27 Eylül 2008 21:38

B İ T T İ......

Ha gayret,
Bu sevda bitti bitecek,
Sen gittin ya bu şehirden,
Üç beş anın kaldı zaten,
Onlarda mecburen silinecek


Kaldırımlardaki ayak izlerin sökülmüş,
Şu duvarda ki, gölgen de boyanıyor,
Yok olup gidecek
Kulağımdaki o cılız sesini,
Küçücük bir kuş ötse kaybedecek


Ha gayret az kaldı,
Bu şehirde senden kalan ne varsa;
Sürgün yedi gelecek
Güneş, merhaba dediğinde güne,
Sen gibi, dün de bitecek
Kış gidiyor, bahar geldi üstüne,
Yağmurlar da dinecek,
Çöpçüler tozutmadan,
Her zerreni süpürecek


Ve ben,
Bu saf yüreği götürüp dikeceğim,
Bu şehrin girişine, bir tabela niyetine
Belki bir gün yolun düşecek;
Yazacağım üzerine;
Bu şehre,
İhanetli girmeyecek
Gelme sakın ölene dek,
Sokağımız kirlenmesin,
Sevdalar üzülmesin,
Hiç kimse hoş geldin demeyecek


Gelme..!
Bu şehrin aşkları gerçek...
Acı bıraktın içine,
Seni kimse affetmeyecek
Temizleyip, kaydını da düştük zaten,
Adın bile geçmeyecek
Gelme artık...
Kimsemiz yok uzaklarda bekleyecek,
Sana nefreti var bu şehrin,
Buralarda yoktur seni sevecek
Çek fotoğrafçı;
Çek bu sevdanın son resmini


Bakalım;
Kimin dizleri titreyecek,
Kimin yüzü kartpostala ak düşecek,
Kimin başı öne eğilecek,
Kimin vicdanı rahatça poz verecek?


Çek bu resmi,
Sende kirli ellerini çek
Bundan böyle ikimiz,
Tek kareye düşmeyecek

Bu şehirde yoksun artık,
Gitti yalan, kaldı gerçek

Gerçekler sevilecek


Alıntı


ahmed 27 Eylül 2008 22:01

Biz



Aşkın kitabına geçti ismimiz,
Şiir olduk mısra mısra yazıldık.
Kemanın yayına sazın teline,
Nağme nağme şarkı olduk çalındık.

Yağmur tanesi gibi damla damla,
Sevgiye aç gönüllere süzükdük.
Sevda yeli olduk,ser de zamanla,
Estik şehir şehir,sevda götürdük.

Resim olduk ressamın tablosunda,
Kalem kalem,boya boya çizildik.
Ay olduk,yıldız olduk gökyüzünde,
Nakış nakış,desen desen dizildik.



Serkan Uçar


SiyahLALE 27 Eylül 2008 22:44

A N L A T A M A M K İ....

Sana duygularımı nasıl anlatsam
Buna kelimeler yetmez ki.
Gökyüzünden yıldızları indirsem,
Sana ışık olamam ki.
Sevgi bahçelerinden güller toplasam,
Sana açtıklarını anlatamam ki.
Gönlünde bir gonca gül olsam,
Seninle açacağını anlatamam ki.
Sen bir kuş, ben bir ağaç olsam,
Dallarıma kon diyemem ki.
Çağlayanlar gibi akmak istiyorum,
Bunu yinede anlatamam ki.
Seviyorum diye dağlara haykırsam,
Sana sesimi duyuramam ki.
Başını kalbinin üstüne koysam,
Nasıl attığını anlatamam ki.
Seninle buluşup el ele tutuşsam,
Heyecandan öleceğimi anlatamam ki.
Hep seninle kalsam, yanında olsam,
Seni sevdiğimi anlatamam ki.
Alıntı


arwen 28 Eylül 2008 00:16

Ellerimi yüzünde gezdirsem
Hüzünlerimi gemi yapıp yüzdürsem
Bir şeyler daha döktürsem
Kağıt tomarlarım çoğalsalar yeniden
Beni sana getirir mi tüm bunlar
Yüreğimi eritir mi bilmem
Bedenimi dağlayıp sevgiyi diriltir mi
Bilemem
Ellerini yüzümde gezdirsen
Hüzünlerini bana doğru estirsen
Yanından hiçbir yere gitmem
Her defasında beni incitsen
Tüm bunlar
Seni bana getirir mi
Yüreğini eritir mi bilmem
Bilemem
Bilmek istemiyorum

ipek nemutlu


Nisyan-ı Bâtın 28 Eylül 2008 01:01

SANA KALAN SAZ

Sana
Yaralarımdan çiçekler,
İlk yardım geceler biraz da
Ve yangında kurtarılması imkansız acılar
Bırakıyorum...

Seni özümün gizinde saklıyorum...
Bütün aşklarımın izlerini sayıklayarak
Ve aldatarak tüm sevdiklerimi,

Sana
Cinayetimin ipuçlarını bırakıyorum...
Vasiyeti olmayan ölüler ülkesinden
(türkülerin sırtındaki muamma!)
Yazık bir nakarat bırakıyorum sana

"ben sana gülüm demem
Gülün ömrü az olur"

Öç biter,
Biter şarkı,

Yaz olur...


arwen 28 Eylül 2008 01:12

Sonbahar yağmurları yağıyor
Yeşiller kayboluyor
Gökten düşen her damla
Aklımı başımdan alıyor
Siyah saçlarını koklamak
O güzel teninde
Geçen ilkbaharı yaşamak
Ellerini ellerimde tutarak
Lebinden bir öpücük alarak
İçimi ısıtan o bakışların
Fısıldaşan ağustos böcekleri
Gerdanındaki o beyaz benler
Ne zaman kavuşacak
Seni seviyorum diyen
O güzel diller
Birleşecek bir gün yürekler
Yine sonbahar rüzgarında
Sımsıcak bir sevgi
Saçların dökülürken omuzlarına
Bir sitem kaldı dudaklarında
Cama vuran her damlada
Seni arıyorum anılarımda

vecdi hatunoğlu



SiyahLALE 28 Eylül 2008 01:32

Dilimde Sevda Buketi Şarkılar seni söyler



Şarkılar seni söyler
ben yanarım hasretinle
yokluğun pamuktan bir bebek
ağlar içimde
gömülsün sineme
özlemin ateşten bir gömlek
giyerim üstüme kırış kırış ütüsüz bir biçimde
süzülen gözyaşların yüreğime inen yakıcı bir kor

satarım ******* sensizliğin üç kuruşa
o ne kadar benimleyse
ben o kadar seninleyim
sensiz olmak çok zor

Şarkılar seni söyler
şiirler birkaç kelime bahseder
bense seninle uyurum
seninle uyanırım
seninle yürürüm kaldırımlarda
seninle karnım doyar
seninle huzur bulurum

Dedim ya şarkılar seni söyler
her dümbelek vuruşunda senin adın
her uçan kuşun getirdiği selamında
ve esen yelin her debisinde
sen varsın
her can atımımda
kalbimi varlığınla avutansın

Şarkılar seni söyler
ben seni haykırırım
seni düşündükçe
hasretinden hıçkırık olur gözyaşlarım
gözlerimin kıyılarını sel basar
denizlerimde yokluğunu yüzdürürüm
gülümser dudaklarım
ben senin varlığına
şu dünyanın bütün ışıklarını söndürürüm
karanlık olur her yer
ve bir paranaaain içinde senin şarkını
taş bir plakta
sabah akşam döndürürüm

yeşil bakışlarım bir şarkıysa bir bahar gününde
bir gitar kırık bir melodiyle söylüyorsa
söz yazarı bensem
bestecisi de sensin sevgilim

Şarkılar hep seni söyler
dilimde sevda buketi

‘’ Seni Seviyorum ‘’

Güllerin en tazesi

Kibar Tavasav


Sedef 21 28 Eylül 2008 02:34

Elma Bahçeleri


yoktu kimse yeryüzünde,
kalmamıştı ölecek olan
benden başka,
bir dua ettim
bir Havva diledim Yaradan`dan
inledi bir ses semadan
"yar geliyor"
aldım haberini
bende,talan ettim
bütün elma bahçelerini

Lokman Çakmak


SiyahLALE 28 Eylül 2008 03:12

EY SEVGİLİ

Ey sevgili
Susuz çöller gibi
Kurak mevsimler gibi
Tanıma beni.
Sema ışığıyla
Seher rüzgarıyla
Tut yüreğimi.
Ey sevgili
Zemheriyle üşüdüm
Değiştir iklimleri.
Ey sevgili
Acıtma kalbimi.
Ağıtlara gücüm yok
Ağlatma gözlerimi.
Sevginle besle yüreğimi
Alıntı


ahmed 28 Eylül 2008 05:04

Şiirlere Sardığım




Tutulmuş gönül nutkum
Öylesine sevemem.
Yar,dedimya vefaya,
Yüreğimden silemem.

Karanlığı sevmedimya,
Yıldızlara aşığım.
Belki birgün çıkagelir,
Şiirlere sardığım.

Hicranı kader yapıp,
Şu gönlüme yasladım.
Buz tutmuş yüreğimi,
Gözyaşıyla ısladım.

Değmeyin yüreğime
Dokundukca kan akar.
Bir sevda türküsüne
Sır gibi,gizli ağlar.





Ali Işık


arwen 28 Eylül 2008 15:39

Adım çıkmasın dudaklarından.
Tenimi sarma.
Ellerim boş kalsın ne çıkar.
Yalnız gözlerini,
Gözlerindeki,
Tatlı gülüşü esirgeme…

serap şen



SiyahLALE 28 Eylül 2008 20:07

...Sen Anla...

Kimseler anlamasın beni!
Züleyha'nın zindanında "Yusuf" anlasın,
Leyla'nın çöllerinde "Mecnun" anlasın,
Şirin'in dağlarında "Ferhat" anlasın,
Aslı'nın yüreğinde "Kerem" anlasın,
Sen anla…

Beni kimseler anlamasın!
Gözyaşlarını yüreğinde biriktiren "hüzün" anlasın,
Yaprakları sararmış "hazan" anlasın,
Karanlıkları örten "güneş" anlasın,
Güneşe örtü olan "gece" anlasın,
Sen anla…

Beni kimseler anlamasın!
Bembeyaz düşlerine karalar düşen "Kudüslü çocuklar" anlasın,
Sessizliğin içinde saklı "sesler" anlasın,
Acılarla ağırlaşan "hayat" anlasın,
Yenilgilere alışmış "kalbim" anlasın,
Sen anla…

Beni kimseler anlamasın!.
Martılara hasret "deniz" anlasın,
Baharına hasret "çiçek" anlasın,
Ölümüne hasret "hayat" anlasın,
Sen anla.
Ey Rabbim,
Sen anla!


Nurdal Durmuş


MystCrose 28 Eylül 2008 23:00

Paketimde bir dal sigaram kalmış ,

Bir sonbahar akşamı heryer sessiz soğuk,

Karanlık bir köşede oturmuş bekliyorum sen geleceksin diye,

Yırtıkayakkabılarım sokuk parkem var üzerimde,

Seni bekliyordum bir sonbahar akşamı.



Yağmur yağıyordu ıslanmış ayakkabılarım ,

Buz tutmuş ellerım ve yüzüm ,

Kimse bakmıyordu kimse tanımıyordu beni,

Seni bekliyordum bir sonbahar akşamı.



Sigaramı yaktım sevgilim,

Biliyordum gelecktin bir gün ,

Biliyordum sevgilim sigaram bitince ben gidecektim,

Seni beklediğim bir sonbahar akşamı.


arwen 29 Eylül 2008 00:05

Boğazım düğüm düğüm istesemde konuşamam
Sensiz yaşamakmı? mümkün değil başaramam
Gözyaşlarım sesim olsun bakarak beni anla
Vazgeç bu gidişten yar ne olur sonum olma

Dünyanın cefasını yük etme omuzlarıma
Acıları hüzünleri nakş etme yarınlarıma
Denizleri ırmakları yaş etme pınarlarıma
Vazgeç bu gidişten yar ne olur sonum olma

fuad inan



MystCrose 29 Eylül 2008 00:10

Açıklara çıkalım boğulmamak için

Günün kuytu yerleri şimdi harap

İçimizde bir ezgi inceden inceye

Bizi kendimize bağlarken akşam olur

Karanlığı gümüş rengine boyar mehtap



Oturup uzun uzun konuşsaydık

Sevişmek nasıl olsa gene olur, iyi kötü

Bir ıhlamur sıcaklığı yayılırken odamıza

Herşeyi ince ince düşünseydik

Ölümü, kırgınlığı, inceliği en başta

Bütün eksiklerimize gülüp geçerek



Belki de boşa geçti onca zaman

Bu da bir tür geçip gitme duygusudur

Ne güzel olurdu yeniden başlasak

Ne yapsan en başa dönülemiyor

Ne yapıp yapıp dalı unutmalı

Rüzgârla yere düşen sarı yaprak


MystCrose 29 Eylül 2008 00:30

Bir seferden döneriz seninle bazı akşamlar

Gün bulutları açık mora boyadıktan az sonra

Bile bile karanlığın bizi kalın örtülerle örteceğini

Son ışıklara dalarız koşa koşa gene de

Sürgününüm, izini sürerim her yerde seve seve

Alacakaranlıkta hem özlemlin hem öksüzün olmak için

Kapanmaya hazırımdır kat kat kendi üstüme



Yağmurdan, güneşten, poyrazdan, uzun yollardan

Biz şimdi gurbetimize çıkıyoruz, vakit tamam

Çanlarla, türkülerle, davullarla ayrılmak uzak bize

Yüzüme vuran sıcaklığınla çocuk dudaklarınla

Sen giderken, ellerimde ellerinden ayrılmanın öfkesi

Varlığında yeniden kurulur eksiksiz bir sıla



Seni her düşünmemde benzersiz bir yurt özlemi

Bana düşen, gelişini aralıksız beklemek

Beklerken bakışında eriyip gitmek yavaşça

Beklerken sonsuz bir ormanı yürümek saçlarında

Benim tutkum, ölümüm, serüvenim bu işte


MystCrose 29 Eylül 2008 01:01

Beyaz bir gün üstüme kapanıyor

Yeşilini süze süze ormanların

Ah deniz dipleri neredesiniz

Derin deniz dipleri

Gözleri kadar güzel sevdalımın

Uzayan gölgelere uzanıyorum

Üstümde hırçın bir mavi

Yeni bir zamana başlar gibiyim

Batan günün ölgün kırmızısında

Usulca koyuluyor akşam türküleri

Gün bir koşuda dağıldı gitti

İnsan, olursa olsun diyemiyor

Dokunduğum ne varsa kayıyor ellerimden

Ben, bir şey olmamış gibi

Ölümsüz bir tutkuya davranıyorum

Nasıl olsa geceye daha çok var

Yasalarına sıkı sıkıya bağlı güneş

Ufka doğru süzülüyor olsa da

Her sevince yeniden başlıyorum


SiyahLALE 29 Eylül 2008 02:13

YALNIZLIK ÇEMBERİNDE



Günlerim herzaman ki gibi karanlık yine
acı ile geçiyor saatler özlem ile
ne zaman dalmıyorki gözlerim senli sensizliklere
durmuyor gözyaşlarım yalnızlık çemberinde.

Yorulmuyor hayat dert çile vermeye
şarkılar yoldasım sigaramla birlikte
tükenmek bilmeyen bir boşluğun içinde
savruluyorum rüzgarla birlikte
farkında olmadan yalnızlıık çemberinde.

Nedeni yok belki bu sensizliğin
yada bana verdiğin bu ayrılık yelinin
sana yazdığım ilk şiiri hatırlarmısın
Ayrılıktı adı
ayrılmam dediğin ayrılık
yıkılmıştı o gün dünyam
gözümde yalandı herşey sevda bile
yıkmam demiştin
ama bıraktın beni yalnızlık çemberinde.

Şimdi soruyorum kendime
neden sen, neden sevdim diyorum
oysa ne mutluydum senden önce
aradığım aramasını beklediğim
düşündüğüm kimse yoktu
mutluydum yinede yalnızlık çeberinde.

Şimdi ise perişanım
hasret rüzgarlarını saldın üstüme
çaresizliği tanıttın
derman bulamıyorum şimdi dertlerime
öyle acımasızki şu hayat
gelmiyor ECEL\'im YALNIZLIK ÇEMBERİNDE...


Kadir BORAN


ahmed 29 Eylül 2008 05:15

Anladığın Kadar



Hadi bir daha sevdir bakalım kendini,
Böyle,
Aynada kendine, rujunu dudağına,
Gözüne batmış bir çöpe, gözlerini,

İskambil kâğıdındaki valenin,
Kupa kızına pişti yapılmasıyla pişmemişti üste üste gelmenin ,
Utancını yaşamadan, seninle karşılaşmak
Ve rulet masasında on iki den vurmanın şansı yalnızca otuz altıda birdi
Attığın zar, hep yenilgiydi,
Aradığın mutlulukken,
Bulduğun,
Bir zarın her yönüydü,

Hadi bir daha sevdir bakalım kendini,
Aradığınla kal ve hiç öğrenemediğinle ağlıyorken pişmanlığın lığınla,
Senin gözlerinin sahiline hangi ,
Atlantik ten gelir bir adam daha,
Uykunu ürkütmeyi isteyen
kabusu akıllandırır hangi bodyguard,

Hangi minibüs sen durağındaysan geç kalmayı ister,
Hangi güneş sana uyanmamak için geceden zamanı borç ister,
ve hangi gece ayla pazarlık yapar önüne geçsin diye güneşin,seninle kalabilmek için,
Yılda bir de olsa, tutulup sana, biz ay tutulması sandığımızda,

Ve hangi şubat seni daha fazla özler dört sene bir günün yolunu bekler,
Bir gün daha fazla seninle.
Ve kendi on dördünden kaçar, sıradanlığa düşme diye,

Hadi böyle sevdir bakalım bir daha kendini,
Sırf gözlerine bakıldığın kadar mı sanıyorsun sevilmeyi,

Bakmamayı en çok ben sevdim gözlerine,
Körlüğünle tanışmamak için,
Önce sevmeyi öğrenmen için.
Beklemeyi öğretmek için,

Gözlerini pişmanlığınla baktığın yabancının yüreğindeki,
Bensizlikle ihanet et yeniden kendine...

Aman sen geç kalma bir şekilde sevilmeye,
Ben yoktum, dünyandaki hala O yokum
Hadi böyle sevdir bakalım kendini...
Bir daha.
Çaba boşuna aslında aşk anlayabildiğin kadar sevmekti,
Üzülme. Anladığımız kadar sevdik...
Ve yalnızca o kadardık.


Önder Kaç


MystCrose 29 Eylül 2008 12:01

İyileşmez çocukluğum yüzündendir

Bu dalgalar arasında gidip gelişim

Bilge ve güngörmüş martılarla

Benim işim sevinç, aşk bana göre

Hele gün başladı mı sancılanmaya

Başıma gelenlerin hemen hepsi

İyileşmez çocukluğum yüzündendir



İyileşmez çocukluğum yüzündendir

Ölü resimleri gibi solgun yüzler karşısında

Duyarsız kalışım, hatta inatla susuşum

Boş tutkuların, anlamsız korkuların

Kirli yağmur suları gibi biriktiği

Akşamlardan güle oynaya geçişim

İyileşmez çocukluğum yüzündendir



İyileşmez çocukluğum yüzündendir

Dağların ve denizlerin durmadan devinişi

Beni çağırması bütün uzakların

Birdenbire rüzgârlarla uzaylara açılışım

Herşeyimin birden maviye kesmesi

İyileşmez çocukluğum yüzündendir

Alıntıdır...


GÜLGECELER 29 Eylül 2008 13:59

Ah Be Biricik


Şimdi şiirlerimde okuyacağım seni,

Beni, orda tanıyacaksın

Müsait olup ta okursan bir kaçını,

Bilmem ki bu sana kaçıncı…

Ben böyle sanmamıştım hiç aşkı

Hiç aklıma gelmezdi, şiirler yazacağım sayende

Anlamlı anlamsız cümleleri, bir rafa koyacağım

Ah be BİRİCİK !

Kim bilir nerdesin şimdi

Yoksa başka şair mi buldun kendine ?

Yoksa başka şiirlerde mi geçiyor adın ?

Cümleleri boğazladı, gidişin

Kafiyeleri bozuldu, şiirlerin

Felç oldu hayatım, yürümüyor

Şimdi sensiz odamın, karanlık bakışlarındayım

Sağır… dilsiz…

Sensizliğin tam ortasında

Sağanak yağışlardayım.

Şarkılar mı kandırdı seni ?

Filmler mi caydırdı söyle ?

Yoksa ucuza mı buldun gidiş biletini ?

Meclis ‘’Sevda Trenini’’ kaldırmış yürürlükten

Almışsın ne var, ne yok

Hiç mi vicdanın sızlamadı,

Seni, bende koyarken.

Her film gibi mutsuz mu bitecektin ?

Ah be BİRİCİK !

Sen şiir oldun,

Sayende bende şair

Dönüşün uzun sürdü,

Gülüşüm kısa düştü yanağıma.

Gel yeniden bakışalım, gel yeniden tanışalım

Unutalım ne varsa geçmişe dair

"Alıntı"


GÜLGECELER 29 Eylül 2008 15:32

Benden Giden
Vurulmuştum bir zaman, hilal gibi kaşlara
Kar mı yağdı vefasız, o simsiyah saçlara
Pişman olup başını, vursan bile taşlara
Geçti artık aldanmam, gözündeki yaşlara.

Hasret kaldım yıllarca, sıcacık bir buseye
Esirmiş gönlüm, heyhat, ümitsiz bir sevgiye..

Zaman akıp gidiyor, dönülmez ki geriye
Gönül zaten alışmış, hasret, çile çekmeye
Pişman olup dönsen de, yalvarsan da nafile
Çıktın artık kalbimden, gömdüm seni maziye.

Hasret kaldım yıllarca, sıcacık bir buseye
Esirmiş gönlüm, heyhat, ümitsiz bir sevgiye

"alıntı"


ahmed 29 Eylül 2008 16:25

Sanırım




bu bayram halka
takmadılar burnuma
nedense anlamadım
serbest bıraktılar ormana
sokaklar bizsiz eğlendi

sanırım bizim iş sona erdi

sokak ortasında oynardık
ara sıra bayılırdık
tefle zurnayla
sonradan ayılırdık
İnsanlar bize gülerdi
ayıya bak ayıya derdi
şimdi biz gezeriz
orman ise evimiz
oynayan ise onlar

kim ayık ? kim baygın? göremeyiz!
insana bak ,insana ,der ,geçeriz!

sanırım bizim iş sona erdi...




Ahmet Ertan Gürbüz


SiyahLALE 1 Ekim 2008 18:23

Aşığım Sana




*Gördüğüm en güzel rüya senin olduğun,
Duyduğum en derin sevgi senin eserin,
Gördüğüm en güzel dünya senin gözlerin,
Ve kurduğum en güzel hayal sensin.

*Gül bahçesinde geçse de ömrüm ,
Senin üstüne gül koklamam gülüm!
Seni koklamak olsa da ölüm ,
İnan uğrunda ölmeye değersin gülüm

*Ne zaman tutsam ellerini,
Gözlerimin önünden mevsimler geçer.
Ne zaman gözlerin gözlerime değse
Samanyolundan bir yıldız düşer...

*Dünya unutursa dönmeyi,
Rüzgar unutursa esmeyi,
Aşıklar unutursa sevmeyi,
Belki o zaman unuturum seni

*Bir an buruk bir acı saplanırsa yüreğine,
gözlerin zamansız takılırsa,
kulakların zamansız deli gibi çınlarsa
bil ki bir yerlerde özlemişsindir

Sevgilerin en güzeli seni sevmek,
Özlemlerin en güzeli seni özlemek,
Ve hayatın tadı sabah kalktığımda,
Senin varolduğunu bilmek..

Alıntı


ener 1 Ekim 2008 19:17

Annesizliğim
''Anamı yudular,yıkadılar
yaşamak pismiş gibi...
Çenesini bacımın tülbentiyle bağladılar,
Konuşmak yasakmış gibi...
Sonra alıp bir karanlığa götürdüler,
Sanki dünya da hiç ışık yokmuş gibi..''

Şimdi,
oyunlarımı yalnız oynuyorum
bahçemdeki bin yıllık zeytini
yalnız topluyorum
geçip yola bakan pencereye sonra
seni bekliyorum...
ha geldin ha geleceksin diye
gittiğin karanlıklardan
yollarına bakmaktan
-bıktım-
kapıları gözlemekten
akreple yelkovan arasında kalmış
zavallı bir çocuğum ben...

Uzadı bu saklambaç,
hadi anne,
elleri kınalım,
doğruganım hadi
Elmaa
elmaaaa
elmaaaaaaa.....
Nehri Berdan


ahmed 1 Ekim 2008 20:34

O Anlatsın



Sandığın gibi:
Hayalperest değildim,
Ütopist hiç değildim
Sana imkansız vaatler sunup,
Seni kandırabilir,
Yönsüz yolunda yarım bırakabilirdim
Aldatıp o sevmediğinle,
Kendimi belki mutlu
Seni bilmem ne yapabilirdim!
Ama ben gerçekçiyim,
Gerçeği sevmesem bile
Onu yaşamaktır art niyetim
Mesela:
Sensiz olmak bu soğukta,
Donakalmak gelmeyecek olanı,
Beklerken,bilmediğin bir durakta
Ben gerçekçiyim,
Diyemem sana,
Adını gökyüzüne yazacağım,
Bir kuşun kanadında sana geleceğim
Sensiz ekmek yemeyecek,
Susuz kalacağım
Anla!
Değil niyetim
Seni zora koşmak,hayallere boğmak
Ümitsiz koyup,sırtından vurmak
Aynı aşk hecelerini kes yapıştır yapmak
Anla evet anla,derdim
amma,sen
Hep zıttını,
İkinci üçüncü anlamını anladın,
Sana anlatamadıklarımın
Artık,
Sokamam araya
Ne bir dost,ne bir mektup,ne bir yabancı
Derdin ya hani,
"şeytan bile giremez
Muhammed'in kılığına rüyada."
Dilerim Allah'tan,rüyanda
Benim sana anlatamadıklarımı
O en yüce Sevgili,
Fısıldar kulağına
Ya Kevser başında,
Ya bir yakut sarayında
Gelirse yanınıza
Alnında bir mühür,
Elinde sönmemiş bir kül
Bil ki,
O gelen bendim,
Elimdeki senin kalbin,
Alnımdaki bana son öpücüğün...

Lokman Çakmak


siir_ce 1 Ekim 2008 21:00

https://www.msxlabs.org/forum/%3Cimg%20src=%22http://i7.tagstat.com/image02/a/1c8c/002401huxOc.jpg%22%20/%3E


ahmed 2 Ekim 2008 10:43

Ölesim Gelir




Sevgilim aşkımda bir ateş var ki!
İcinde tutuşup yanasım gelir
Gözlerinin içinde öyle bir pınar var ki!
Altında su içip kanasım gelir

Görülmemiş gözlerinin güzeli
Bıkmadan ömrümce bakasım gelir
Yaşanmış aşkların en güzeli bu!
Ugrunda can verip ölesim gelir

İnan bir gün şansım gülecek
Rüyamı hayıra yorasım gelir
Mahşere kadar sevdam sürecek
Sonumu Allaha sorasım gelir


Yıldıray Kırtaş



Saat: 23:27

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık