![]() |
Bu imzasız ateşkesim Açık kapılarımın çalan zilleri Üstüne basılmış bedenim bilmem ki Hangi savaşının ganimeti Kapıya yakın bir aşkmış bizimkisi Her kavgada çıkılan Anahtarlarını kilidimde yitirdin Kalbimdeki artık öpünce geçmeyen yaradan.. İSTanbul kaRşıların KarŞIsı zeynep esra öztürk |
Hafıza-i Beşer Yer soyundu kabuğundan kıvılcımlar saçarak Kirli elleriyle silkeliyor sırtından safraları toprak… Dallı budaklı şehrin Çetrefilli çekiciliğine müptela nefesler Pişmanlık uyanışlarının Yalama tövbelerinde azgın sevişmeler Duygusu sömürünün Varmasız adımlarında günahkâr şoseler Dağılın Uykuları haram kıldı Tanrı bu gece Hani kudretini unuttuğunuz Tanrı Dillerde iki hece Nasıl da hatırlattı? Tövbe En ihtiraslı orgazmında son vuruş hışmı, faylar Şehvete, şaraba tapınan balık bakışlı ahmaklar Avuntusuz ölüm Gamsız yüreklerde asılır Kirli şehir günaha topraktan önce uyanır Nadir Atalay ….. |
Bir sevda masalıdır maziden kalan. Yakmıyor eski ateşi,kalpteki közler, Hüznü bile yok edip harcıyor zaman, İnsan sevgiliden çok o aşkı özler. Göz göze söylenen aşk şarkıları, Fısıltılar,biter tatlı sözler, Yıllar acımasız çevirdikçe sayfaları, İnsan sevgiliden çok aşkını özler.. Ümit,heyecan solar duygular, Hasret ateşiyle yanarken gözler. Hayalle geçer savrulur zaman, İnsan sevgiliden çok o aşkı özler... cansın erol |
Terkediliş !!! Sepia renkli hayaller, paramparça olurken boğazın sularında, Kör bir kadın, umursamadan yakmıştı bir aşkın negatiflerini... Kalp kırıklarım kesmeye başlamış en atar damarlarımı; Sehpanın üstünde kalan, yarısı içilmeyecek bir çay bardağı, öteki yarısı dolu, çay kaşıksız ve çay tabaksız; Ve sigara tablasında kalan üç tane sigara teki, Panik !!! Eli kanlı sevgili, Eski sevgili, Boğazın meltemi, Eski sevgili, On dakika önce sevgili Sevgili katilim; eski sevgili... Sevgilimin katili sevgili, Eski katilim, sevgilim, katilim, eski sevgilim ...!!! Bol çapaklı fotoğraftaki yaldızlı güzel, sepia tanrıça... Nasıl da aşık oldum katilim ben sana ? Dur ! Gitme ! Peh ... Git ! Parlayamazsın artık, git... Kalp kırıklarım kestikçe bileklerimi, Kızıla çaldı bir düş; sepia renkli... Paramparça oldu bir hayal boğazın sularında. Bir katil; eski sevgili; sevgiliden olma; Bir aşk, negatifleri yanan; kör bir kadının ellerinde; Ve bir ceset; kendi katiline aşık... Tolga Görkem |
BELKİ Herkesin uyuduğu saatte uyumadım bile Uyku tutmadı Yüzüme sürdüğün elin...sıcaklığı hala duruyor desem, Durmaz! Çok gözyaşı aktı üstüne O ellerin üşüdü mü desem, Üşümez! Kimbilir kimi ısıtır yine? Ne acı bu hayat Bana kalsaydı sıcaklığın...? Başka biri ısıtsa desem, Belki!!! uyuturum beni OLMUYOR,OLMADI! Kaçtığım kadar yakalandım BU GECE YİNE UYKU TUTMADI Ceyhun Yılmaz ÇARESİZİM Sevgim avuçlarımda uyandım yine bu sabah Bir baktım yoksun Sevgimi bırakmışsın öksüz Hemen aldım avuçlarıma Sen bıraktın, Ben koyacak yer bulamadım... Cam kenarına koysam güneş alır, İçerisi zaten nemli Başkasına göstermemeli Avuçlarımda sevgim ÇARESİZLİĞİ BİLİR MİSİN? BİLDİĞİNDEN DAHA ÇARESİZİM.... Ceyhun Yılmaz |
Barış Koyun Çocukların Adını Oyunu sever bütün çocuklar birdirbir, uzun eşek, körebe bu yüzden anlamı aynıdır, değişmez oyun sözcüğünün halkların dilinde (Oyun koyun çocukların adını) Savaşa karşıdır bütün çocuklar kışın: kar altında her sabah tükenip erise de solgun nefesi yazın: göğsü sırmalı fabrikalarda çarkları döndürse de yoksul alevi savaşa karşıdır bütün çocuklar nice ölümlerden geçmişlerdir nice rüzgarlar içmişlerdir gelincik tarlası çocuklar (Emek koyun çocukların adını) Gökyüzünün penceresinden şimdi bir kuş havalansa kanat çırpışlarında hayatın yağmalanmış sevinci - Kuş uçar rüzgar kalır (Sevinç koyun çocukların adını) Uzay denizlerinde şimdi bir balık ağlasa gözyaşı billurlarında yüz bin umut kıvılcımı - Alev uçar nazar kalır (Umut koyun çocukların adını) Çocuk bahçelerinde şimdi bir çiçek açsa hüzün sevince dönüşür sevinç çiçeğe - Ölüm uçar çocuklar kalır (Mutluluk koyun çocukların adını) Barıştan yanadır bütün çocuklar sabah: kuşatılmış bir toplama kampında ayrılığın tetiğini okşasa da elleri akşam: yıldızların mor orağıyla sessizliği devşirse de yetim öksüz sesi barıştan yanadır bütün çocuklar nice çığlık emmişlerdir nice korku gezmişlerdir yürekten hisli sevmişlerdir güvercin harmanı çocuklar (Devrim koyun çocukların adını) Barışı sever bütün çocuklar beştaş, saklambaç, elim sende bu yüzden anlamı aynıdır, değişmez barış sözcüğünün halkların dilinde (Barış koyun çocukların adını) Refik Durbaş |
Suskunum Sana Hangi şiire başlasam suskunum sana Dağ göğsünde bir kaya diliyle suskun Güneşte kavrulan bir kum tanesi Çatlayan dudaklarım oluyor her gece Yağmura suskun yaşamaya suskun Haykırabilsem Belki bir nehir köpürebilir sesimde Silinebilir kuraklığın bütün izleri Upuzun çöller vadileşebilir içimde Hangi güzelliği özlesem suskunum sana Yürek boşluğunda bir of kadar suskun Özlüyorum seni masmavi Koşuyorum sana bembeyaz Ve kahroluyorum bir anda kapkara Ah oluyorum Of oluyorum Ve susuyorum Oysa haykırabilsem Işık yumağı bir pınar olur soluğum Hangi türküye uzansam suskunum sana Ağıt ağıt, özlem özlem suskun Tut ki vurulmuşum Aşktan ve kandan bir damla olmuşum Bir saçlarının rüzgarına Bir de ağzının kıyılarına konmuşum Hangi dalga silebilir beni senden Hangi kasırga koparabilir Ben saç tellerinde bir ezgi olmuşum Coşkuların her şahlanışında Sana deprem deprem susmuşum Ve sana susmaktan inan ki yorulmuşum Yeter olsun gözlerinde ışık fırtınası Sözlerinde baskı yasası yeter Hangi kavgayı özlesem suskunum sana Zafer sabahlarında gece kadar Bayram sabahlarında yas kadar suskun Böyle güzelliklere de Böyle suskunluklara da lanet olsun Al bu suskunluğumu al artık Al ki Bütün gürültüler kahrolsun Adnan Yücel |
Bir Adin Kalmali bir adin kalmali geriye bütün kirilmis seylerin nihayetinde aynalarin ardinda sir yalnizligin pesinde kuvvet evet nihayet bir adin kalmali geriye bir de o kahreden gurbet sen say ki ben hiç aglamadim hiç atese tutmadim yüregimi geceleri, koynuma almadim ihaneti ve say ki bütün siirler gözlerini bütün sarkilar saçlarini söylemedi hele nihavent hele buselik hiç geçmedi fikrimden ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adin içimin nehirlerinden evet yangin evet salas yalvarmanin korkusunda talan evet kaybetmenin o zehirli bugusu evet nisyan evet kahrolmus sayfalarin arasinda adin sokaklar dolusu bir adamin yalnizligi bu sevda biraz nadan biraz da hiçkirik tadi pencere önü menekselerinde her aksam daglar sonra oynadi yerinden ve hallaçlar atti pamugu fütursuzca sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam ve ben seni sevdigim zaman bu sehre yagmurlar yagdi yani ben seni sevdigim zaman ayrilik kursun kadar agir gülüsün kadar felaketiydi yasamanin yine de bir adin kalmali geriye bütün kirilmis seylerin nihayetinde aynalarin ardinda sir yalnizligin pesinde kuvvet evet nihayet bir adin kalmali geriye bir de o kahreden gurbet beni affet Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç Ahmet Hamdi Tanpinar |
Severek Ayrılanlar - Ayna Severek ayrılanlar,bilirler ayrılığı Severek ayrılanlar yaşarlar pişmanlığı Çok uzak şehirlerde aynı çarpar iki yürek Çok uzak bir şehirde beklendiğini bilerek, Gün gelir için yanar elin gider mektuplara, Gün gelir beni ararsın gözün dalar uzaklara, Yaz gelir sıcak olur akşam sahil yollarında Her adımda beni arasın gözün dalar ufuklara. Rüzgar aşkımı kucağına alsa, Dağları tepeleri aşsa Saçlarına ulaşsa... ŞARKININ SONUNDA OKUNAN ŞİİR: Severek ayrılanlar bilirler ayrılığı , Sen benin eş ruhumsun, Unutmuş olsan hissederdim, Unutmuş olsan yanımda durmazdı her sabah hayalin, Seni görmek için geri geldim Sen gideli çok olmuş, Nereye gidersen git çantanda bir resmim aklında gülüşüm olsun, Ben seni gerçekten sevdim bitmez demiştim Bitmedi... "gül yüreklim senden bana kalan son armağan bu şarkı.....şiirinde dediği gibi sen benim eş ruhumsun unutmuş olsan hissederdim.... hissettim.... SEN BENİ UNUTMUŞSUN....HAYALİN YOK ARTIK SABAHLARI YANIBAŞIMDA......." |
| Saat: 23:17 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık