![]() |
BEN SENSİZ BURDA Yaslanıp omuzuna gecenin Sabahı karşılar gibi, Ama dünyaya günaydın diyemeden. Yatar gibi çimenler üstünde, Ama çimenlerin kokusunu alamadan. Koşar gibi denize doğru, Ama denizde kulaç atamadan. Uzanır gibi bir çocuğun başına, Ama çocuğun başını okşayamadan. Tırmanır gibi gürbüz bir ağaca, Ama ağaçtan bir meyve koparamadan. Kavuşur gibi bir eski dosta, Ama eski dostla kucaklaşamadan. İş başında türkü söyler gibi, Ama sesimi ben bile duyamadan.. A.Kadir |
23 Nisan İlk Meclisin açıldığı günde Bayram olur bizde Gelin katılın siz de Kutlu olsun 23 Nisan Atatürk'ten bizlere En güzel armağandır Söyleriz hep birlikte Kutlu olsun 23 Nisan Ozan Özel |
SENSİZ OLMAK nerde o denizim benim, lekesiz gökyüzüm? hani o içtikçe susuzluğumu arttıran çeşme? kim götürdü bakışlarımı, ne oldu gözlerime? hani benim ellerim, ayaklarım, saçlarım, yüzüm? bu ben değilim besbelli, bu bir başkası! gözlerim yabancı bakıyor gözlerime aynadan o kim? böyle durup durup beni aldatan? besbelli bir oyuna gelmişim açıkçası birini sevmişim besbelli, beni koyup gitmiş, ondan şimdi aradığım hep o, hep ben! o ikisi kırmış beni, yıkmış , incitmiş şimdi bilmediğim bir şarkı her yerde söylenen; sevinçten , mutluluktan , sevgiden uzak. ne acı! senin olmak , sende olmak , sensiz olmak! ümit yaşar oğuzcan |
Baba Sığmazsın bilirim bir kaç mısraya, Anlatmak isterim seni dünyaya, Acelen neydiki uçtun semaya, Mezar,ının başında ağlarım baba, Gururu sevgiyi senden öğrendim, Mis gibi kokunu özledim baba, Bu kadar genç yaşda ölmemeliydin, Hasretin ciğerimi deliyor baba, Bu kadar acıya nasıl dayandın, Sabırlı olmayı öğrettin baba, Bu koca dünyaya neden sığmadın, Geride bıraktın bizleri baba, Hastane yolları kaderin oldu, Yanında biz varız üzülme baba, O kanser illeti ecelin oldu, Mevladan ümitler kesilmez baba, Sen gittin kimsemiz kalmadı şimdi, Bizi terketmeye hakkın yok baba, Dostum dediklerin düşmandır şimdi, İyiki namerdi görmedin baba, Ağlarım gizlice sensiz günlerde, Faydasız bilirim ağlamak baba, Yaşamak isterdin sende bizlerle, Sensizken mutsuzuz inanki baba, Siğaran elinde kaşların çatık, Nasılda sevdiğini gizlerdin baba, Bir dilim ekmeğe soğanı katık, Çayıda çok fazla severdin baba, Şenol Mersin |
seyrek gülüş sen ne güzel bir şeysin- -nazlanırsın ama bir gün gelirsin- düşen bir yaprağa bağladım hayatımı olsun artık diyorum ne olacaksa paralı asker miyim neyim ben ekleyip duruyorum sabahları akşama ve kendimi arıyorum meşgul çalıyor gerçi söylenmez böyle şeyler uluorta aşk diyor başka bir şey demiyor kalbim nasıl bir dostluk ki bu, hem kadim hem de mayhoş elma tadında. kendimi de koysam ayağımın altına yine de yetişemiyorum ey aşk, omzunun hizasına. çünkü bende birikiyor her şeyin tortusu ve ayağını kaldırıyor dünya, konuşurken benimle. budanan oğullar gibiyim sessiz ve narin nereye konsam geri sayım başlıyor kurcalıyor beni bir çırağın elleri ah, unufak olsam ve desem ki ağzın tat görmesin hayat kandırdın beni. sorma, elim kırılsın bir daha dokunursam güneşe. kılpayı kaçırılmış bir şeyin bıraktığı ardında neyse oyum ben. yaralı serçe, benim için dua et: gök bir kayalık gibi şimdi üstümde dr. şükrü öncüoğlu'ndan üç ayda bir reçete. acıyan bir şeyim ben burdan çok uzaklarda ve koskocaman bir hansın sen uğraşma bu çocukla çünkü nasıl bir şey biliyorum itin taştan korkması bir yastık arıyorum kuş seslerinden mühim değil sonrası. sorma, yangın sönseydi suyla denizler her akşam böyle yanmazdı. yakartop oynayan melekler gördüm güneşle ve büyük çiftçiler gördüm dağları biçen yolundaydı herşey, ben bile yolundaydım ama kıyıya vardığımda kendimi unuttuğumu anladım karşı kıyıda. şiirler söyledim belki duyarsın diye çığlığıydım içinde dilsiz bir şehzadenin sana seslendim durdum bu küçücük odadan acımı duy, sensin pusulam benim ki dünya silinmiş bir harita gibi yabancı bana. sorma, usulca uzandığında bir ceset oluyorsun öpüldükçe şımaran. İbrahim Tenekeci |
Neden Olmasın sen hiç kağıttan kayıklar yaptın mı hayallerine? ve soğuktan titreyen gecelerini yıldızlara eşleyip yükledin mi güvertelerine? sen hiç kağıttan uçaklar yaptın mı düşlerine? ve eylülün bir gününde sevgini hüzünlere bırakıp bağladın mı kanatlarına? sen hiç sevgi uçurtmaları uçurttun mu gökyüzüne? ve Karadeniz'den Akdeniz'e... neden olmasın diye salıverdin mi sevgini iplerine? sen hiç umut denizine olta attın mı? ve ucuna olmazlarını bağlayıp... ta derinliklerinde maziden bir perde,ya da yarına bırakılmayan özlemlerini beklerken kıyılarda? Kemal Eyüboğlu |
Küçük bir dünyanin içine gizlenmissin Sadece hissedebiliyorum seni Tipki senin beni hissedebildigin gibi Bazen bütün umutlarimi ,bütün sikintilarimi Oradan sana söylüyorum Tipki senin bana söyledigin gibi Içimizin karanligini bosaltiyoruz bazen Bazen de iki kelime saklayabiliyoruz Seni böyle hissetmek, seni böyle sevmek güzel Bir bakiyorum bir adim geliyor, Bir bakiyorum kilometrelerce uzaksin Geceleri seni düslüyorum yine Küçük bir makinenin içinden Biliyorum ayni yerdeyiz ayni seyi dinliyoruz Hissedebiliyoruz ayni seyi Elimde sana dair hiçbir sey yok Sadece yani basim da çalan minik bir radyo Bilmiyorum su an ne haldesin Ve de evin neresindesin Belki salon da koltuga oturmus, Belki odanda yatagina uzanmis Ayni seyleri düslüyoruz Gecenin bizim için hazirladigi güzelligi dinliyoruz Ben bu gece çok hüzünlendim Göz yaslarim yanagimda kaldi Bir ananin acisini paylasti göz yaslarim Bir sevgilinin siirinde duygulandim Ama bunlarin hepsinde seni düsledim Tipki senin beni düsledigin gibi erkan kültekin |
mor akşamlarda bir çilingir sofrası ay ışığına doğru kalkmış bir kadeh tüm içkiler sana.., boşalan şişelerde sen. takvimler bitmiş ardı ardına umuda bekleyiş başlar yine derinden. sallanarak yürürken gece vakti, adını sayıklar dönmeyen dilinde. meskeni sokaklar oldu,adı avare lakabı da mecnun, dediler..... turnalara döktüğü türkülerde senin adın geçer yıldızlar kayarkende bir şiir okur, 'sen sevemedin beni'diyor şiirde şiir ezberinde... gözleri şuursuzca akarken yolunu kaybetmiş bir tavşan gibi korkak olur o koca adam..... tükendi yılları..bitirdi kendini...,bitiremedi sevdasını öldü öldü dirildi,senden vazgeçmedi,geçemedi 'o benim sırtımda.....' 'benimle gömülecek' diyor mezara 'adımı yazarken taşıma, onun adını da yazın' diyor yanına kahretti kaderine, çığlıklarına gömdü seni.................. ........................ o seni çok sevmişti,sen bilemedin dediler..! hatice müge fındık |
Şarkılar Ağladığını istemem ben ölürsem Beni en sevdiğin halimle hatırla Uzak bir yerde çalıştığımı düşün Hayatta olduğuma inan Bir gün gelir kendiliğinden Geçer bütün üzüntüm. Her yeni gelen günü Yeni bir ümitle beklemeli Her yeni gün Yeni havalarla gelir. Gece, yağan yağmurla uyursun Sabah, bir de bakarsın odan güneşli Her gelen vapuru, treni Yeni bir ümitle beklemeli Her gelen vapur, tren Yeni insanlarla gelir Ben esmerdim güzelim Bu sefer bir sarışını seversin Aşk yaşayanlar içindir. Necati Cumali |
GECE VE KALEM Gece köpüren dalgaları gibi denizin kendi sessiz çığlığında çalkalanırken yalnızlığın hüznü vurur kalemime Bir mektup bir resim bırakmadan ardında Öylece nasıl geldiysen bu iskeleye yine öylece gittin Yağmur yağıyordu Geceyi bu kadar ürküten dolunay mıdır yoksa ayın tam kalbine gömdüğüm yitirilmiş duygularım mı Ya telgrafın tellerine konmayı unuttu kuşlar Ya gidenlerin dönmediği yolu yokuş bir uzak kente düştü yolun Ne bir ses ne bir koku senden Gecenin iç karartan sessizliğinde yağmalanmış ömrüm ve yalnızlığımdır tam karşımda gölge gibi bir duvardan diğerine düşen Senden sonra bunca kuraklığıma inat bir damla yağmur düşmedi ne geceye ne gündüze Oysa yağmurlara kuruyordum saatleri ve takvimleri kırlangıç fırtınasına Geceye celladın yağlı ipi dokunurken yalnızlığın kanları damlar kalemimden şarap rengi şafak, ne kadar da uzak Sen gittin ben öylece kaldım kıpırdamadan atila ışık |
| Saat: 13:48 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık