MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

ahmed 11 Ekim 2008 10:43

Mutlu Son



Dışarda bir kıyamet bende bir sessizlik var
Sanki yas tutar gibi yağıyor yağmurlar
İçimde nedendir bilmem bir karamsarlık var
Ve gökgürültüsüyle şimşeğin getirdiği korkular

O vakitlerde bir çift göz karanlığa bakıyor
Sokak lambaları etrafa loş bir ışık saçıyor
Ve yağmur devam ediyor amansızca yağmaya
Sanki gökyüzü öfkelenmiş içini boşaltıyor

O yağmurda çıktım dışarıya bendeniz
Çünkü iki durak ötede bekliyordu yengeniz
Bakın insan aşk için neler neler yapıyor
İster inanın bana, inanmayın isterseniz

Az sonra buluştuk saçlardan aldık on
Ama dedi, bir daha giyme siyah pantolon
Ardından çekti beni ufak bir buse aldı
Karamsar başlamıştım ama işte size mutlu son


Hüseyin Güngör


SiyahLALE 11 Ekim 2008 16:08

DOLUNAY

Bir gün söyleyeceğim sana, seni sevdiğimi,
Sen benden nefret etmeden.
Bir gün gideceğim uzaklara,
Senden bir umut dahi beklemeden.

Seviyorum belki zalimce ama belkide umarsızca,
Seviyorum işte, karşılık beklemeden ben seni,
Temennimde değil, senin beni sevmeni istemek,
Sen seviyorsun nede olsa, bir başka seni.

Güneşler doğar senin ardından,
Bazı geceler, sen varsın yıldızların arasında,
Öyle bir haşmetli bakarsın ki bana yukarıdan,
Gözlerimi alamam artık ben, bu Dolunay'dan.

Kismetim diyorum senin için,
Engelliyor herkes, benim seni sevmemi.
Sevdadır diyorum, dokunmayın sevgime,
Kopartıyorlar yüreğimden, sana beslediğim sevgimi.

Bir küçük çocuk var yüreğimde doğan,
Senden olan, sana benziyen.
Bir duygu var bedenimde dolaşan,
Sana ait ve sen kokan.
İşte odur, adı Dolunay olan.

Tek gerçeğim var aslında,
Sana beslediğim duygularım da.
Tek istediğim bir şey vardı ama,
Oda... Benim için bir rüya adeta.

Haykırmadan söylececeğim sana sevgimi,
Ağlamadan anlatacağım sana düşüncelerimi,
Korkmadan yorumlayacağım, sana olan kaderimi,
Yorulmadan seyredeceğim o parıltılı gözlerini.

Bir gece vardır, birde gündüz.
Bir güneş doğar, birde var olan yıldız.
Bir sevgim vardı benden, sana gelen karşılıksız.
Bir kere de doğdun yüreğime, Adı güzel Dolunay.

Alıntı


ener 11 Ekim 2008 16:17

Gözlerin Yeter

Unutmuşum kendimi senin gözlerinde
Farkında değilim saatlerin geçtiğinin
Ne olurdu sanki zaman dursa yarim
Elimdeyken sevdiğim senin ellerin

Yağmura gerek yok gözlerin yeter
Yüreğime yağar hasretin senin
Sensiz geçecek her gün yarim
Çığ olur düşer yüreğime benim

Sözlere gerek yok gözlerin yeter
Dilin gizler ama onlar doğruyu söyler
Seviyorsun gözlerinden belli yarim
Yüreğim yalnızca gözlerini dinler

Umut Gül


SiyahLALE 11 Ekim 2008 16:28

SENİ SEVİYORUM DİYEMESEMDE

Geleceğim seninle yok oluyor karanlık içinde
İstanbul ağlıyor ardından çaresizce
Hayatım bi an gözümün önüne yansıyor
Sana elveda demeden giden bu gönlüm ardından bakar kalır sebepsizce

Ölmek çare olmasa da yansızlığıma
Aşkın hep yaşayacak içimde sen yanımda olmasan da
Düşünüyorum bazen bu gönül kimin ahını aldı diye
Sonuçta pişman oldum yaptıklarımdan meçhul olur giderim hayatından sessizce

Sensiz bu hayat nasıl geçer bilemem ama
Yüreğim ömür boyu bu acıyı çekecek
Seni başka kollarda görünce

Zaman ilaç olacak mı acaba kanayan bu yarama
Sanmam bende bu sevgi varsa sana ömür boyu tutuk kalır bu serseri yüreğim
Gecelerde usulca bi acı çöker kalbimin en uçsuz köşesine
Seni bende aramaya çalışır yüreğim seni yaban ellerde görse bile

Yaşarken ölmek gibiymiş meğer bu aşk
Yaşamıyorum dese de gözlerim
İsyankar bi aşığım artık bu koyu karanlık odasının içinde
Anla artık sevdamı seni seviyorum diyemesem de


ŞiiRLeRiMLe GöMüLeCeK aDıM
Alıntı


miss_didem 11 Ekim 2008 18:17

Semahındayım Seni Unutmanın

Bu sabah başlamalıyım seni unutmaya
Önce
gözlerinin yeşillerinde saklanan
ve beni her baktığımda
ayrı diyarlarda dolaştıran
uçurum ürpertisi
cennet sohbeti
su yeşili
ömrümün gördüğü en güzel gözleri
unutabilmeliyim.
Sonra
en doğru firarı gönlümün
gönlünle; gönüllü yolculuğu
uyanamamış sabahlarımız
uyunamamış gecelerimiz
biz seninle kaç kişiydik
daha kaç kişi olurduk gitmeseydin
bu kalabalık korkuyu
kalbimin sokaklarına sokmasaydın

kendi küllerimi savurur gibiyim hayata
yokluğunu suluyor gözyaşım
nicedir görünmez oldu yanağımdaki tek gamze
mavi yalnızlığım benim
kurtarılamayan çığlığım
anılarım acılarım benim
Tesellisiz bir günce tutuyor ruhum sanki
sanki kelebekler kaçıyor açtıkça sayfaları
gitgide tenhalaşıyor içimdeki umut
kendi sularımda boğuluyorum
kendi yarattığım derinlikler sebebim oluyor
bu acı ne senden,ne aşkımdan
düpedüz benden
ipek bir kefen giyinmiş geçmişin takvimi yapraklarında sonbahar var
tek el ateş etmeye hazır hasretim

mavi yalnızlığım benim
kurtarılamayan çığlığım
anılarım acılarım benim

canım çay istemiyor
şahdamarı kanıyor şiirlerin
çarpraz ateşlerde vuruyor şarkılar beni
mahçup oluyorum duygularıma
karanlığa ışığı değil
ışığa karanlığı tanıştırdım ben
dargın bir meleğin,masal rengi bulutunu aldım elinden
gittiğini söylemesen olmazmıydı

ağlarımı dağlara attım
balıklar okyanusa varsın diye
balıkçının zıpkınına gül taktım
martılara atsın diye
fularımı uçurdum
kederli kırmızı bir rüzgarın peşinde şimdi
giderken öpmesen olmazmıydı
mavi yalnızlığım benim
kurtarılamayan çığlığım
anılarım,acılarım benim

semahındayım seni unutmanın
dönüyorum,
göçmeniyim adresinin
dönüyorum kaçıncı ölümü bu ömrümün
dönüyorum
rehinim
dönüyorum
seninim
dönüyorum
Bu sabah başlamak için seni unutmaya
yeniden ölüyorum

Naşide Göktürk


Sedef 21 11 Ekim 2008 18:24

Mümkün olsa çevirsem yüzünü Gecenin

Artık yanlız değilim yanımda sen varsın
Mutluluk çanları bizim için çalsın
Kalemımden dökülüyor tek tek heceler
Pusu kurmayın bize zalim geceler
Kelime haznemde vardı hep yerin
Sana olan duygularım inan çok derin
Yüreğine yaslandığım olsaydın ne olurdu
Kana kana içtiğim yanan yanımı söndüren su olsaydın
Kapısını zamansız çalabilecegim dostum
Nerden çıktın bu saatte demeden sarılsaydın
Mümkün olsa çevirsem yüzünü gecenin
Kendini görecek aynaya baktığında
Sarsmadı hiç bir deprem senin yoklugun kadar
Kararmamıstı dünya benim için seni uğurladıgım günki kadar


Haydar Altıntaş


AeraCura 11 Ekim 2008 18:37

YOK KARŞILIĞI YÜZÜNÜN
http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif

Senin sana rağmen bir yüzün var
Herkesin ilk aşkına benzeyen
Beklemek kadar acı , anlamak kadar zor
Nedensiz ölümlerin suskunluğu gibi
Yok karşılığı yüzünün

Senin sana rağmen bir yüzün var
Herkesin ilk aşkına benzeyen
Yaklaştıkça imkansız uçurumlar
Nedensiz hayatların o büyük acısı gibi
Yok karşılığı yüzünün

cezmi ersöz


ahmed 11 Ekim 2008 21:06

Yaşamak Bu Mu?



Aynı bedende nefes almak,
Her kelimeden sorun yaratmak mı, yaşamak?
Öyleyse ben yaşamak istemiyorum.
Bu kadar basit mi,
Ağlamak ve ağlatmak
Öyleyse ağlamakta yok bana,
Gülmekse zaten haram..
Yaşamak;
Hep kendini dizginlemek mi?
Engel olmak mı duygularına
Ne kadar yansa da yüreğin,
Boyun eğmek mi olanlara
Her gün kaderden, bir tekme daha yemek mi ?
Yaşamak;
İki şey arasında kalmak mı?
Kelimelerin boğazında düğümlenmesi mi?
Gözlerin ne kadar dolup taşsa da susmak,
Yoksa sebepsiz ağlamak mı?
Yaşamak;
Hayatta hiç beklemediğin şeylerle karşılaşmak,
Bunların altında ezilip, yok olmak mı?
Her güvendiğin kişiden ağır darbeler yemek mi?
İçin kan ağlarken bile mutlu görünmeyi denemek mi yaşamak?
Yaşamak;
Sevdiğin her insanı bir bir kaybetmek ,
Bu büyük acılarla yok olup tükenmek mi?
Dertlerle kan kusturulmak,
Hayattan bıktırılmak mı?
Bütün dermanı içkilerde, kötülüklerde bulmak mı?
...
bu kadar zor mu yaşamak?
Yoksa yaşamayı zorlaştıran bizler miyiz?


Hasibe Demirkaya


SiyahLALE 11 Ekim 2008 22:24

EĞER



O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya canım ellerini tutmak isterse...

Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa
tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!
Alıntı


ÖmÜrCeK 11 Ekim 2008 23:17

Apansız gidişlerin çaresiz iç çekişlerin ve solup gitmiş gülüşlerin ortasında yarım kırık ve efkarlıyım şimdi.Aşka dair umutlarımı ve yarınlarımı kaybetmek üzereyim…

Seni yok bilmek kadar ağır bir ceza olabilir mi?
Yokluğunu kabullenmek kadar kahredici bir gerçek olabilir mi?
Ne ağlamak kandırıyor beni artık ne haykırmak bastırıyor isyanımı. Sensizliğin ortasında öylece duruyorum…

İflah olmayacak bir aşktı aslında baştan belliydi.Sen hep kaçmaya hazırdın benim kadar bağlanmamıştın bu aşka.”KORKUYORUM” diyordun hem beni hem kendini kandırıyordun.Oysa sen,benden ya da aşktan değil sen kendinden korkuyordun.

Bir aşkı ayakta tutabilme yaşatabilme cesareti yoktu sende. Yarınlarda yaşanmaz aşk,bugünün kıymetini bilmiyorsan yok hükmündedir aşkın.
Sen yarına bakarken,”NE OLACAĞIZ BİZ” diye sorarken kaçırdın bugünü. Kaygılarla kuşkularla yaşadın. Seni sevmekten başka hiçbir şeyi düşünmeyen ben, bu kaygıların ortasında çaresiz kaldım. Bekledim bitsin, bekledim geçsin diye ama nafile.
Aşk Bitti, Ömür Geçti Ama Kaygılar Tükenmedi…

Yok ağlamıyorum artık. Ağlanacak zamanları bitirdim çoktan. Kızgın da değilim sana kırgının o kadar. Senin beni kırmana alışmış olmalıydım oysa, demek alışamamışım. Demek hala kırabiliyorsun beni…
Aslında bu seni hala sevdiğimi gösteriyor ama sen bir itiraf olarak algılama bunu.”BAK NE HALDEYİM,DEMEK İÇİN SÖYLENMEDİ BU SÖZLER” kendi kendime dert yanıyorum, yakınma hakkımı kullanıyorum, hepsi o kadar.

Yüreğimdeki yaranın hiç olmazsa kanaması dursun diye yazıp çiziyorum işte böyle. Kendimi avutuyorum kelimeler parmaklarımın ucundan döküldükçe sanki içimden de sökülüp atılacakmış gibi geliyor…

Gitmeliyim artık günlük hüzün randevusu geldi çattı, bekletmemeliyim


SiyahLALE 11 Ekim 2008 23:21

SENI ARIYORUM

SENI ARIYORUM

Bu şehrin bütün sokaklarına sinmiş yalnızlığım
Sensizliğin köşe başındayım
Avuçlarımda kırık dökük pişmanlıklar
Avuntusuz çıkmazlara doğru yürüyorum
Bütün umutsuzluğuma inat
Yine seni arıyorum...

Dudaklarımda bildiğin o ıslık
Sokak lambalarına sığınıyorum
Hafiften bir yağmur ağlıyor benimle
Bir deli rüzğar saçlarımda
Yalnızlıktan üşüyorum
Bulamayacağımı bile bile
Yine seni arıyorum...
Anlatacak nelerim var bir bilsen
Içimde ihtilaller kopmuş
Kendimi sürgüne verdim
Mutluluğum çoktan iflas etmiş
İtiraza hakkım yok biliyorum
Beni savunmak sana düştü
Seni arıyorum...

Yarım kalmış şiirlerim gibisin
Yaşanmamış çocukluğumsun anılarımda
Öylesine eksiğim sensiz
Öylesine sahipsiz.

İşte bütün umutlara havlu attım gidiyorum
İçinde geç kalmışlığın çaresizliği
Çocuklar gibi ağlıyorum
Ve gel gör ki her damla gözyaşımda
Yine seni arıyorum...
Alıntı


arwen 12 Ekim 2008 00:36

Sensizliğin trafiğine takıldım yine,
Yine sensizlik krizim tuttu,yine
Sen beni yalnızlığın karanlık kuytularına atarken,
Ben yalnızlığımla senin karanlığını aydınlatırdım.
Ben seni zerrece üzecek kadar bile mutlu olmazken,
Sen mutlu olmak için benimle oynamaktan bile çekinmedin.
Mezar kazdın yüreğimin sen bölümüne,
Ben seni en masum halimle severken bile ölümüne.
Akıttığım göz yaşlarıma seni katardım,
Seni seviyorum diyen dudakların susmasın diye,
Çünki sen gülüm dün dikenlerin batsada yüreğime,
Ama nafile....
Aşk dedin sana alasını verdim,
Sevda dedin yüregimi verdim,
Ama Yetmedi Yetmedi Yetmedi,
Can deseydin onuda alırdında..
Gözümü bile kırpmazdım biliyorsun.
Ama sen duygusuz,
Senin bir damla yaş bile dolmadı gözlerine,
Son defa sarılmadan gitseydin bari,
Ağlayan gözlerim de,
Yorgun kalbimdeki sevgini,
Öldürüpde gitseydin...
Sensizliğe mahkum ettikten sonra,
Sensizlik halimi hiç düşündünmü?
Sensizlikten kaçarken yakalanmak nedir bilir misin?
Nöbetçi kaderim ha gördü, ha görecek,
Hayatım adımları hızla koşarken,
Dikenli tellere değdi değecek...
Bitti buraya kadar,
Bir adım daha atamazsın,
Uzanıp tutamazsın,
Göz pınarlarında donup kalır sensizliğin izleri,
Kaçışın, kurtuluşun yoktur artık,
Çekeceksindir bu cezayı.
Delip geçer sevgi dolu yüreğini,
Sevgi bilmeyen duygusuz namludan çıkan bir kurşun.
Sensizlikte boğulmak nedir bilir misin?
Batan hayallerine el sallayamamak,
Oturup ağlayamamak,
Birkaç kulaç ötedeki
Bir sen parçasını bile tutamamak,
Nedir bilir misin?
Nerden bileceksinki laf işte...
Peki sevmek nedir bilir misin?
Bir şeyler tutuşur yüreğinde,
Bütün benliğini sarar, ısıtır.
Her gülüşünde yeniden doğarsın,
Ve bin kere ölürsün,
Her iç çekişini, üzüldüğünü gördüğünde.
Nasıl anlatsam bilmem ki.
Görmek nedir bilir misin?
Görmek ama anlatamamak, belini kıramamak kelimelerin,
Tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek,
Seni'Seviyorum' diyememek,
Yani sensizlik nedir bilirmisin?
Ölümü yaşamak.

ATAKAN KORKMAZ



SiyahLALE 12 Ekim 2008 00:48

SEN ÖĞRETTİN BANA


Sessizliklerimiz varmış uzak ufuklarda
Yersiz suskunluklarmış saçma hatalarım
Asi mutsuzluğun gölgesinde yürürken
Hatalarımı sen öğrettin bana



En anlamsız anılarımmış üzenler
Kaderim sanıp çırpınmaktan yorulmuşum
Yalnızlığıma yelken açmış beklerken
Gitmemiz gerektiğini sen öğrettin bana



Berrak bir yolda el eleyiz şimdi
Sessiz günlere inat mutluluk çığlıklarıyla
Yürüyoruz birlikte, korkmadan ve özgürce
Saçma korkularıma inat etmeyi sen öğrettin bana



Şimdi ne kadar başka herşey
Rüzgarın sesi bile değişik gelirmiş insana
Yağıyor diye lanet okudugun yağmuru özlermişin
Hayatın anlamını sen öğrettin bana



Artık masum duygulardan korkmuyorum
Her hatamın yerine seni ekledim, yürüyorum
Yıllarca unuttuğum sihirli kelime hep ağzımda
Sevginin gücünü sen öğrettin bana

Alıntı


SiyahLALE 12 Ekim 2008 13:58

BU GECE EN HÜZÜNLÜ ŞİİRLERİ YAZABİLİRİM

Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim

Şöyle diyebilirim : 'Gece yıldızlardaydı
Ve yıldızlar, maviydi, uzaklarda üşürler'

Gökte gece yelinin söylediği türküler

Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
Hem sevdim, hem sevildim, ya da o böyle söyler

Bu gece gibi miydi kucağıma aldığım
Öptüm onu öptüm de üstümde sonsuz gökler

Hem sevdim, hem sevildim, ya da ben böyle derim
Sevmeden durulmayan iri, durgun bakışlı gözler

Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
Duymak yitirdiğimi, ah daha neler neler

Geceyi duymak, onsuz daha ulu geceyi
Çimenlere düşen çiy yazdığım bu dizeler

Sevgim onu alakoymaya yetmediyse ne çıkar
Ve o benimle değil, yıldızlıdır geceler

Yürek zor katlanıyor onu yitirmelere
Bakışlar sanki onu bana getirecekler

Böyle gecelerdeydi ağaçlar beyaz olur
Artık ne ben öyleyim ne de eski geceler

Sesim ara rüzgarı ona ulaşmak için
Şimdi sevmiyorum ya, eskidendi sevmeler

Şimdi kimbilir kimin benim olduğu gibi
Sesi, aydınlık teni, sonsuz uzayan gözler

Sevmiyorum doğrudur, yürek bu hala sever
Sevmek kısa sürdüyse unutmak uzun sürer

Bu gece gibi miydi kollarıma almıştım
Yüreğimde bir burgu ah onu yitirmeler

Budur bana verdiği acıların en sonu
Sondur bu onun için yazacağım dizeler


PABLO NERUDA


SiyahLALE 12 Ekim 2008 14:57

SENI ARIYORUM


Bu şehrin bütün sokaklarına sinmiş yalnızlığım
Sensizliğin köşe başındayım
Avuçlarımda kırık dökük pişmanlıklar
Avuntusuz çıkmazlara doğru yürüyorum
Bütün umutsuzluğuma inat
Yine seni arıyorum...

Dudaklarımda bildiğin o ıslık
Sokak lambalarına sığınıyorum
Hafiften bir yağmur ağlıyor benimle
Bir deli rüzğar saçlarımda
Yalnızlıktan üşüyorum
Bulamayacağımı bile bile
Yine seni arıyorum...
Anlatacak nelerim var bir bilsen
Içimde ihtilaller kopmuş
Kendimi sürgüne verdim
Mutluluğum çoktan iflas etmiş
İtiraza hakkım yok biliyorum
Beni savunmak sana düştü
Seni arıyorum...

Yarım kalmış şiirlerim gibisin
Yaşanmamış çocukluğumsun anılarımda
Öylesine eksiğim sensiz
Öylesine sahipsiz.

İşte bütün umutlara havlu attım gidiyorum
İçinde geç kalmışlığın çaresizliği
Çocuklar gibi ağlıyorum
Ve gel gör ki her damla gözyaşımda
Yine seni arıyorum...

Alıntı


€c€m 12 Ekim 2008 18:02

Avuçlarımda uçurum kokusu,
Kendimden düşüyorum.


Bir masala uzanıyor sevmelerim,
Aşktan çaldıklarım dikiliyor karşıma,
Kaçak şehirlerin adressiz yüreği oluyorum.

Hadi gir cümlelerime,
Ayaklandır tüm kelimelerimi,
Seni taşıyan kambur harflerin alnından vur.
Gecenin tüm karanlığını devir üzerime,
Şah damarlarımın sıcaklığını kes,
Buz tutsun bedenim.

Gözlerinin kaldırımlarından düşür beni,
Yağmala yüreğimdeki tüm sevmeleri,
Kalp atışlarıma ihanetini düşür,
Dudak titreyişlerime aldanışlarımın kelimelerini sığdır.

Bana şiirler yazdıran adam
Hadi alkışla kendini,
Yalan karıştı gerçeğe,
Aldanışlarıma sığdır yarım kalmış tüm yalanlarını.
Gözlerime göm aldatışları,
Hadi adını sen koy sol yanımdan aldığım darbenin.

Uğruna ölmeyi göze aldığım uçurum çiçeği,
Şimdi senden düşüyorum,
İçimi acıtan ayazlardan bile keskinsin.

Boğuluyor şarkımız yutkunuşlarımda,
Dilim dikenli bir tel,
Tüm duvarlarımın çığlıkları devriliyor üzerime,
Söyle bana hangi acıya başkaldırmam gerek?


Elimde yarım kalmış bir şiir.
Senli zamana asıyorum yüreğimi
Çığlıklarımdan vuruluyor benliğim.
Hadi tüm yalanlarınla alkışla beni
Boğ yalanlarınla tüm masumiyetimi.


Sen Kötürüm bir zamanın yaşananları; kirli bir dünyanın çıkarısın artık.



Oysa benim sana olan sevdam.
Bir cami avlusunda bırakılmış çocuk gözlerindeki masumiyetti,
Yükselen ezan sesi kadar berraktı sana,
En masum hallerimin gölgesinde yaşıyordum seni.
Kimseye anlatmadan, aldatmadan!

Ve şimdi çocuk kalbim yarasa sürüsü tarafından katlediliyor,
Geceyi kanatıyor bakışlarım,
Pimini çektiğin yüreğim kan kaybında.
Tüm siyahlar artık benim.
Rengi yok yaşanmışlıkların,
Hak ettim!
Sevdim...
Haykırışlar yetmese de kırılışlarıma,
Sorgusunu bitiremeden sen düşüncelerinin alnından vuruyorum.
Yoksun, yokum, yokuz.
Bitti.




Alıntı.



SiyahLALE 12 Ekim 2008 20:48

BEKLİYORUM YÜREĞİNİ..

Bekliyorum,
atesten kirpikleriyle
alaca karanliginda aksamin
alni ak dalgalarla söyleserek
ve bakir bir yalnizligin tam ortasinda...
Bekliyorum

Bir gölge gibi pesinden ruhumu sürüklüyorum...
Avuçlarini ver bana küçük kiz
Dudaklarimizda isliklar
bir masal ülkesinin melodisini söylesin
ve bütün
yaz yagmurlarindan kalma bir hüzünle,
taze bir gül yapragini usulca öper gibi
dokunsun
dudaklarina dudaklarim diyemiyorum...
Bekliyorum

Ve bir gölge gibi pesinden ruhumu sürüklüyorum...
Öyle bakma gözlerime
inciler saçan bir bulutun rahmetiyle ne olur ?
Kutsal bir sabah kadar serin
ve bir savas kahramaninin asaletiyle
bakma öyle gözlerime...
Biliyorum

bize böylesi gerek askin ...
Sevmek aci çekmek degil mi zaten
Vakur ve özgece
beklemek degil mi ?
Sevmek ,
gönül diyetini ödemek degil midir, sevgiliye...
Ey yüregi mercan sularda yikanmis,
gök sizisi bakisli kiz ...
Görmez misin ruhumun usul usul yandigini
ney misali...
Bütün vesvesesini yaktim içimin bak,
Büyük umutlarin bedelidir çünkü
bu gönül kani ;
ve sevdanin miracina ermis
bir sairin seslenisidir bu...
Bu ak köpüklü gönül sarabindan
sende iç, hadi korkma .
Ve kir çiçeklerinden bir fecr gibi
dog artik sabahlarima...
Bekliyorum,
ve bir gölge gibi pesinden ruhumu sürüklüyorum
BENİMCANIMSEVGİLİM..


Alıntı


SiyahLALE 12 Ekim 2008 21:37

YAĞMURDA GÖZYAŞIM..

Bitmişlik..
Tükenmişlikle..
Gözlerin arasında bir yerdeyim...
Ne yerdeyim...Ne gökte...

Yalan söylemedim hiçbir zaman...
Korkum vardı..
Titremekliydi hallerim..
Kalbim derin bir yaranın üzerine veriyordu acı acı nefeslerini..
Amaçsız yürüyordu ayaklarım yıllardır..
Derin bir yağmura çektin beni...
Kelimelerini içtim..Sarhoş oldum..
Bir gece yarısı susuşlarına düşürmüştüm,bir damla gözlerimden..
Birde...
ihanet mi? sorusuna veremediğim susuşlara..

Susarak..
susa susa..
Susadım günlerce....
...

Kapımın kilidi korkudan kapandı...
Korkuları..
Acı , sızı ve özlemleri kilit yapmışım farkına varmadan kapılarıma...
Şimdi ben bile açamıyorum yüreğimin kapısını....
Ve farketmeden...
Sende bir kilit vurdun....
Adı neydi bunun?..
Yağmurda gözyaşımı..ihanetmi..Yokluk mu..?
Bilemem..
Bilmekte istemem..
Tek hissettiğim..
Daha yolun başındayken hayatın..
Sonumu beklemem...

Şemsiyemi açtım..
Bil istedim..
Yazdım...
Yağmur yağarken..

...

Yağmur yağıyordu..Üşümüştün..
Nasıl oldu bilmiyorum...
İçeri aldım seni..
Sessiz kaldık bir süre öylece..
Tozlu raflara,Unutulmuş kitaplara dokundu ellerin..
Durmadan bakınıyordun etrafa...
Unutulmuş duygulara sebep aradın kalbimin her köşesinde..
Ve şimdi kilitli kapıları zorlar oldun..
İçimi acıtıyorsun..
Bu gece son...
Son olmasın ne olursun..


Alıntı


SiyahLALE 13 Ekim 2008 00:12

GİTSEM DİYORUM


Sevginin bir tadı kalmadı artık,
Gelip geçici bir heves diyorum
Gün ışığı düşmanım, yarim karanlık
Gözlerimi kapatıp gitsem diyorum.


Her sevginin sonu hüsran ayrılık,
Böyle yaşamaktan bıkmışım artık,
Bedenimi cansız yere bırakıp,
Terketip dünyayı gitsem diyorum.




Ağlayan gözlerle, yorgun kalbimle
Gülmeyi unuttum bu kaderimle,
Dönüşü olmayan uzun sefere,
Sessiz vedayla çıksam diyorum.



Doğduğum günden şu ana kadar
Ömrümden çaldılar hep azar azar
Sevdiklerim kazdılar bana mezar
Kefenime sarılıp yatsam diyorum...

Alıntı


arwen 13 Ekim 2008 00:39

Ömrümün en güzeliydi
Yağmur eşliğindeki senli günler
Sana söyleyemedim
Kaçamak bakışlarım utangaçlığım
Şirinliğine baş eğişimdendi

Bir bilsen
Hasretin dayanılmaz açlık duygusu
Sarmaşık özlemiyle boynuna yaslanmak
Yaz güneşinde sana gölge olmak
Kavurucu donlardan seni perdelemek
Her seferinde ellerimizden
Bir yumak istediğimi diyemedim

Etrafımızı saran aznavur ruhlulara karşı
Kolumdan tutan bastonum
Gülümseyişin serin rüzgarlar estirir
Karanlık gecelerim beyazlara boyanırdı
Her defasında sana söylemek istedim
Boğazıma bir şeyler olurdu söyleyemedim

can abdullah yıldırım



SiyahLALE 13 Ekim 2008 13:50

Yaşayan Bir Ölünün Aşk Hikayesi.

Dün gece yine göz pınarlarımdaydı aşk...

Yine süzüldü gözlerimden sana dair hüzünler.

Eski günler geldi aklıma, aslında çokta geçmişte kalmayan,

Üzerini bir türlü örtemediğim, kapadığımda ardından yine açılan bir dizi hüzün...

Birkaç damla süzüldü yine gözlerimden.

Yine seni yazdım, beni, terk edilişleri, hiç oluşları,

Sonra ölümden bahsettim;

Ama bu öyle senin bildiğin ölümlerden değildi.

Sana söylediğimde senin tepkisiz kaldığın ölümden bahsettim.

Sen bilmezsin...!

Nefes almazsın aslında, etrafındaki herkes için yaşıyorsundur

Fakat aslında bir ölüsündür.

Anlamaya çalışma hiç, çözemezsin.

Okumazsın da zaten.

Zorla okutmaya çalışsam da iki kelimede tıkanır cümlelerin.

Daha ileriye gidemezsin.

İşte yine okumayacağın, aslında umrunda bile olmayan bir yazı daha yazdım dün gece.

Senden habersiz...

Zaten haberin olmasını da istemezsin,

Çünkü seni, beni, bizi anlatıyor desem de yine anlamadığını söylersin nasılsa.

Bu kadar mı bi habersin aşktan?

Benim yoluna canımı adamaktan çekinmediğim aşk,

Senin için bu kadar mı anlamsız?

Yüreğin hiç konuşmaz mı seninle,

Peki, sen denedin mi hiç yüreğinle dertleşmeyi?

Söylesene sevgili, ne zaman küstün yüreğinle?

En umutsuz anlarımda yüreğimle dertleştim ben.

Senin kırdığın zamanlarda ise ben sardım kırıklarını yüreğimin.

İşte, dün gece yine gözlerimdeydi aşkımız,

Yaşayan bir ölünün aşk hikayesini yazdım dün gece sana.

Ama sen bilmezsin, anlamazsın..

Alıntı


ener 13 Ekim 2008 13:54

http://i137.photobucket.com/albums/q221/urlittlefan/783f162a.gif


Dokunsalar Ağlayacağım Bir Ömür Boyu

(İyi)demek adettendir ya !
(İyiyim) dedim…
Değilim.
http://img510.imageshack.us/img510/1863/a11xb8.gif
Anlatılması zor bir duygu içimde ki.
Her harf
Her kelime
Ve her cümle, olduğundan ya çok basit ya da daha karmaşık bir hale getiriyor dilime getiremediklerimi.
http://img441.imageshack.us/img441/9663/bloemennieuw117ic0.gif
Birgün konuşmayı unutmak, sadece susmak istiyorum.
Birgün susmayı unutmak, olur olmaz konuşmak istiyorum.
'Kime, neye konuşursan konuş' diyorum…
Yeter ki [sus]ma!
http://img489.imageshack.us/img489/6466/bloemnieuw020fa3.gif
Hiçbir söz yetmiyor, beni 'bana' anlatmama…
Dinleyemiyorum kendimi, acımadan içim…

Dokunsalar ağlayacağım bir ömür boyu…
Ve değseler hüznüme, döküleceğim parça parça…
http://img175.imageshack.us/img175/7512/bloemnieuw021vr3.gif
Bir anlık değil, boğulduğum bilinmezlik.
Acısı çıkıyor sustuklarımın.
Oysa ben iyiyim görünürde !

Anlamını içime çeke çeke mutluluğa erişemiyorum...
Ya hep ben fazla geldim ya da hep bir şeyler eksik kaldı…
Şimdi iyi olan ne varsa, üzerine çizgi çekemediğim kırgınlıklar sarıyor dört yanını.
Ve ben,
İyi olmanın eşiğinde, korkulara kapılıyorum anlamadığım bir biçimde…
Sebebim yok.
Belki de çok…
http://img524.imageshack.us/img524/3332/kopyasbloem080gf4.gif
Biliyorum;
Ben bile kendimi anlayamıyorken anlaşılmayı beklemek, hayalden de öte .

Ben kendimi,
Görmüyorum
Duymuyorum
Ve bilmiyorum…

Dokunsalar ağlayacağım bir ömür boyu


SiyahLALE 13 Ekim 2008 14:13

ÖLÜNCE SEVEMEZSEM SENİ

Toprağından dönsün yüzüm
Ölünce sevemezsem seni
Kan ağlasın iki gözüm
Ölünce sevemezsem seni

Hak rahmetin görmeyim
Gonca gülün dermeyim
Muradıma ermeyim
Ölünce sevemezsem seni

Yaşamak yıldızlarda
Seninle olmak istiyorum
Sevişmek hüner değil
Yanında kalmak istiyorum
Yaşamak hüner değil
Seninle ölmek istiyorum

Ben bu yerde ölsemde
Ay yüzlüm yine elde
Muhtaç olayım namerde
Ölünce sevemezsem seni

Yaşamak yıldızlarda
Seninle olmak istiyorum
Sevişmek hüner değil
Yanında kalmak istiyorum
Yaşamak hüner değil
Seninle ölmek istiyorum
Alıntı


ener 13 Ekim 2008 14:32

Bir Yudum Aşk Bir Dünya Ayrılık

Uzak hayallerde farkında olmadan birbiri için çarpan iki kalp,
*İki insan, bir gün tesadüfen çarpışan,
Başlayan Bir Aşk,
O günden sonra pervasızca açmaya başlayan kırmızı güller,
Güneşin etkileyici parlaklığı,
İki insanın mutluluğu,
Ve bir karar, aşka dair…

Sonra zamansız gelen üçüncü şahıslar,
Ortaya dökülen anlatılmamışlar,
Yanlış anlaşılmalar,
Kafaların karışıklığı,
Güllerin solmuşluğu,
Yıkılmışlığı bir adamın,
Bir kadının yorulmuşluğu,
Büyüyen Kavgalar ve Ayrılan İnsanlar…

Ama kurulan hayaller inadına,
Yeniden yeşertilmeye çalışılan ümitler,
Özlenen bir bakış,
Hasreti çekilen bir tutuş, bir dokunuş,
Fakat artık eskisi gibi olmayan bir çok şey…

Yavaş yavaş ayrılmaya başlayan fikirler,
Sudan sebepten çıkan kavgalar,
Bitmek bilmeyen sonbaharlar,
Yüzlere kapanan ve bir daha açılmayan kapılar,
Sonra tahammülsüzlük,
Sonra kırgınlık,
Sonra yalnızlık,
En nihayetinde; Bir Yudum Aşk Ve Bir Dünya Ayrılık ! ! !

Muhammet Necip Aksoy


SiyahLALE 13 Ekim 2008 14:56

Gel artık Yürek sızım

Neysen nesin, kimsen kimsin
Gel artık.
Bu yürek daha fazla dayanamayacak seni beklemeye
Gel artık.
Dünyanın bütün renklerini toplayıp
Dizdim önüme
Hiç biri çizemedi seni
Dünyanın bütün kelimeleri
Yazamadı
Gel artık.
Yazdığım tüm şiirler
Sana layık değildi
Sahipsiz mektuplarım
Sana uyarlanmadı
Gel artık
Yaşadığım tüm yıllar
Seninle yaşadıklarımın yanında
Sıfır kaldı.
Bu yürek dayanmıyor artık sensizliğe
Gel artık
Bebeğim
Yürek sızım
Bitanem
Bekletme beni
Gel artık

Alıntı


SiyahLALE 13 Ekim 2008 15:31

Göz Yaşların..

Bir gün gözlerin bir noktaya dalarsa
Belki o gün seni düşündüğüm gündür…

Bir gün kulağın çınlarsa
Belki o gün ismini andığım gündür…

Bir gece yarısı titreyerek uyanırsan
Belki resmini öptüğüm gündür…

Bir gün sebepsiz yere yaşlar süzülürse o güzel gözlerinden
Belki yokluğunda öldüğüm gündür…
SEVME BENİ


Eğer aşkın bir hevesse
Gerçek değil hayalse
Sevip de acı çekmektense
İstemem sevme beni…

Eğer günahıma gireceksen
Acıyıp da seveceksen
Sonunda terk edip gideceksen
İstemem sevme beni…


Hayata hiçbir kimse için ağlamaya değmez
Değecek insan zaten ağlatmaz,
Olurda bir gün ağlarsan
Başını dik tut
Göz yaşların ağladığın insan kadar

Alıntı


jöly 13 Ekim 2008 16:40

Biriktirdiklerim...
Gözlerimi bir zarf derinliğine kapatıyorum simdi, acılarla mühürleyerek.
Tüm tarihimi de mühürlüyorum acılı efsunlarla.
Bir gün diyorum, yeniden açılır geçmişim resimleri koyarken o zarfa.
Ellerimde bıraktığın izi kendi gözyaşlarımla siliyorum.
Her gece uyanmaktan bıktım “kadınım” diye.
Bu yüzden bu mevsimde daha fazla üşüyorum.
Artık kış geldi uzun buzul çağları başladı
Bıraktığın gibi durmuyorum.
Bir sokak çocuğu yalnızlığında havalandırmalar üzeri sarılıyorum bıraktığın çocuğa.
Seni duyuyorum yine “ağlama tamam” diyorsun
Islak zarflar kalmaz bir sonraya diyorum.
Beklemeyecek kadar ne acelesi vardı postacının postacıya kızıyorum.
Daha iade edemedim bu aşkı diyorum.
Ve her zaman her şeye geç kalıyorum, sen gidiyorsun o uzun koridorda.
Ben ellerimi doğruyorum sana yemek yapamadım.
Merak dahi etmiyorsun bende artik yapamadığım için yemek yemiyorum.
Aç mısın diye sormuyorsun “şarap içer misin” diyorsun.
Ben tereddütsüz kendi kanımı damlatıyorum, koca kadehler boşalıyor ardı sıra
Bakıyorum, konuşamıyorum, kanıyorum şarap bitmiş.
Aralık perdelerden korkuyorum
Ya öldüğümü görürlerse.
Sen bakmaksızın arkana gidiyorsun,
Giderken soruyorsun “aç mısın? ”
Ben ucuzluk marketlerinden topladıklarımla doydum diyorum

Kış geldi ondokuz aralık kışı
Bir yılbaşı akşamı gibi geçiyor zaman, hızlı bana inat
Yeni bir yıl sabahı, işte yüreğim diyemiyorum konuşamıyorum
Sesimi de götürmüşsün peşin sıra.
Yüklemlerimi, nesnelerimi ve öznemi almışsın yazamıyorum,
Diyemiyorum al yüreğim istediğin yere fırlat.
Şarap içiyorum kendimden ne kadar boşaltırsam bu kanı o kadar içebiliyorum.
Bir sarhoş kadar hatırlıyorum belleği mi de almışsın.
Üzerime olmuyor artik elbiselerim.
Çıplak kalmışım;
Nerde diyorum giysilerim
Sen gidiyorsun onları da almış sin
Uyanıyorum oğlunun sesine, oğlun kalmış
Onun için geri geleceksin sanıyorum ama bırakmışsın bana
İyi ki de bırakmışsın.
Kim simdi bu zarfı bu kadar gözyaşıyla doldururken kapatmama yardımcı olurdu?

Bir yaz rüyası görüyorum, engin denizler kenarı ateş yakıyorum belleğimle kor oluyor
Sen yani basımdasın, şekilsiz bir şapka gibi duruyorum.
Sen gene gidiyorsun ben ellerimi ateşe atıyorum.
Her şey tüm renkler mevsimler bir şarap morluğunda renge bürünürken,
Ben kortuğum aralık perdelerden yakalandığımı düşünüyorum.
Uyanıyorum dondurma sırasındayım
Sen istiyorsun, eriyor ellerimde ondokuz aralık kışında.
Sen gidiyorsun
Nereye kadınım diyorum
Tek kurabildiğim cümle oluyorsun
İşte o cümle hayatım mış
Bir kez daha

KADINIM diyorum ölüyorum.

Hayat bitmiş.

Aralık 2007
Doğan Sever


ener 13 Ekim 2008 17:48

Şimdi İhanet Zamanı...!

Dolduk, zamanla doyduk.
Öyle bir doğduk ki,
Evrimde devr-i ihanet olduk.
Vurduk yırttık, kırdık dağıttık,
Aktık azdık, azgınlığımızda yaktık,
Yürekten çağlayan şelaleri.

Bağladık bağlandık,
Öyle bir olağandık ki,
Sorma gitsin; şimdi gibi.
Dillerimiz verdi, ellerimiz sevdi.
İhanetin bağımlısı, sonsuz eseri olduk.

En kötüsü de bu ya…
Ne yana dönsen,
Her nasıl düşünsen,
Arkadan koca bir zaman akar,
Hayıflanırsın farkına vardığında.

Evvel var zaman içinde,
Daha doğuştan başlar.
Ötesine takvimler yetmemiş belli ki.
Sonuçlar bağlanır hep, bir eklenti bulunur.
Esaslar volta atar, işte o zaman boşlukta.

Somutlar vardır öznede.
Öteki, yanındaki, diğeri gibi.
Söz meclisinde konu aranır.
Ne nasıl niçine indirgenemez.
Hayallerimizi suçlarız zamanla.
Boş yere didiştiğimiz egolara değil,
Yattığımız gaflet uykularına yükleriz suçu.
Demeyiz, bilmeyiz, bunu biz yaptık.
Oysa verilmiştir, “sebep sonuç ilişkisi”.


Laf cambazı sorsan hepimiz.
Mazeretimiz ömrümüzden çok.
Kabahatimizin özrümüzden büyüklüğü,
Sindirmiş, korkutmuş,
İçimizdeki dürüstlüğü.
Küçük zihniyetlerin beslediği,
Çorbacı kişiliklerle derdest olmuşuz.
Zaaflar ahvalinde boğmuşuz ruh dengemizi.
Niteliklerin kaybolduğu,
Niceliklerin sofra kurduğu,
Akşam üstlerinde bırakmışız insan olmayı.

Ufuktan doğan sabahın yönü değişir mi?
Unutmuşuz dönenceyi.
Doğaya ihanetle başlayan kervan yolunda,
Ataya anaya, vatana millete, geçmişe tarihe,
Yolda bıraktığımız eşe,
Ve bil cümle aleme dosta,
Savurmadık mı ihanetin baltasını?

Alışmış kudurmuştan beterliğimizle çıktığımız yolda,
Haberimiz var mı kimler kaldı?
Giymeye bile emin olmadığımız
Kefenin cebine, doldurmadık mı bencilliğimizi?
Şimdi ne kaldı elimizde,
Dünden, bu günden ve yarından artık?
Sonsuz zaman içinde.
Vuran vurana, talan talana,
Yakan yakana, yıkan yıkana,
Çalan çalana, çırpan çırpana,
Aşk olsun ihanet seni tutana.

Güç şimdi, en zalim olanda,
Makbul, en büyük hain olanda.
Şimdi ihanet zamanı boyuna göre,
Kim kime ne kadar hayın,
Sayın bulun bakalım?
En çok kim, kime, ne için,
İhanetine egonun hakim?
Şimdi ihanet zamanı.


ahmed 14 Ekim 2008 00:05

Yarınlar Uyuyordu Sanki



Soluk bir akşamda çıldırdı siyahlar
Titrek lâmbalar bir bir söndü
Kurtlar uluyordu , uzakta bir yerde
Susmuştu korkular ...
Ve , donmuş gecenin nefesiydi ya rüzgâr
Birden , gözyaşları boşandı göğün
Çünkü ...
Ağlıyordu yalnızlar .

Usulca yorganı üstüne çekti yıldızlar
Sanki ebediyyen uyanmayacakmış gibi
Sessizlik sarıp sarmaladı her yeri
Durmuştu soluklar ...
Ve , kor gibi bedenlere yağmadı ya kar
Lâvlar fışkırdı gecenin her köşesinden
Çünkü ...
Yanıyordu duygular .

Acı nağmeler arasında , sonsuzluğa çaldı sazlar
Buram buram hüzün taştı sokaklara
Geceyi içip duran bir melodiydi bu
Sarhoştu notalar ...
Ve , ard arda birer sigara yaktı yıldızlar
Tozlu bir tütüne bulandı gök
Sararıp soldu sanki evren ansızın
Çünkü ... uyuyordu
Uyuyordu ... yarınlar .

Nilgün Paksoy


arwen 14 Ekim 2008 00:14

Zor değil hiç bir şey zor değil
Seviyorsan beni katlanmak kolaydır
Döktüğüm göz yaşlarım sana helal olsun
Kıymetini ben bilemedim şu göz yaşlarımın

Sende bilmiyorsan boşa gitmesin
Getir koy leğeni önüne bak şimdi dolacak
Seni sevdiğimi anlamıyorsan
Ne diyelim sana ya deli yada sevdalı

Bilki zor değil bu yaşlarım dökülmesi
Çünkü çok doluyum dokunsan hıçkıracağım
Sende anlamıyorsan bu sevdamı
Boşunamı döküyorum şu gözyaşlarımı

Çünkü seni sevmek zor değil bunu anladım
Karşılığı olduğu için zor değil ciğerimi dağladın
Sende beni seviyorsun bunu bende anladım
Zor değil hiç bir şey zor değil bunu sende anladın.....

hüseyin yanmaz



SiyahLALE 14 Ekim 2008 00:36

Gönül İniltisi


Alıp başını gittin
hüzün veren hazan yellerince
hasret kokulu gidişler bırakarak ardında
bir hasret ateşi düştü ki yüreğime
külden ateş, ateşten alev, alevden kor oldu
tutuştu yandı gönül ağacım
yaprağıma sarı acılar üşüştü
gelincikler gibi büküldü boynum
ardından
kuşları ürkütülmüş bir dal gibi kaldım


solmuş bir güz bahçesi kalbim şimdi
acılarıma tipi, saçlarıma kar düştü
yüreğime efkar, feryadıma zar düştü
kırıldı dalları gönül ağacımın bir bir
yapraklarıma sarı sonbahar düştü


ırmak olup çağladım
rüzgar olup estim çığlık çığlığa
hüznün sarı yaprakları düştü kalbime
duydu herkes feryadımı bir sen duymadın
bir sen duymadın Leylim


gidişin kalbime düşmüş güz yaprağıydı
gidişin kar üstünde bir damla gözyaşı
gidişin tuz bastırılmış ayrılık acısı
gidişin dinmeyen gönül iniltisi
gidişin Nijmegen sokaklarında hüzün sisi


gittin, ardından suların sesi, rüzgarın nefesi
baharın neşesi, yaşama hevesi de gitti
kimselere anlatamadım içimdeki uçurumu
kimseler dinlemedi beni, kimse anlamadı


gittin, baharı, yazı, kışı unuttum
yaşamayı unuttum
bir sen kaldın unutmadığım
bir sarı sabır
bir de kanayan, kapanmayan bu yara yüreğimde

yoksun işte; kahretsin
ellerin yok, gözlerin yok, gülüşün yok, üşüyorum


bil ki,
aşkını dağlayıp yüreğime kazımışım
adını aldığım nefesime yazmışım
Ve şimdi ben
Ve şimdi ben
baharımda karakışta kalmışım
hayallerimi yakıyorum her üşüdüğümde


son çaremdir diye sığınıp anılara avunsamda;
dinmiyor bu gönül iniltisi leylim…


Alıntı


ener 14 Ekim 2008 10:00

Benden, seni anlatmamı isteselerdi ;


bir yürek anlatırdım içinde koskacaman bir dünya,
dünyada kocaman bir fener ve sevgi yolu aydınlatan...

Deselerdi yaz onu;

yazardım en güzel şiirleri dilsiz istekleri
dipsiz kuyu sarınçlarında yuvarlanan aşkları. Yazardım
parmaklarım morarıncaya kadar yazardım, yüreğim yorulup
duruluncaya kadar.

Deselerdi çiz onu;

çizerdim dünyayı, dünya her tarafı yedi
veren gülleri yedi renk açan en mevsimsiz çiçeklerin açtığı
nakışlı oyalı özenli bir dünya ve korkardım kendi
çizdiğim dünyaya dokunmaya, korkardım çiçeklerin yaprakların
solmasından.

Deselerdi kim O ?

O derdim O işte yüreğinde deryaları taşıyıpta
tek bir dünyalıya konuşamayan, o sınırsız sevgi
deryasında yelken açıp giderken sevgisini utangaç kişiliğine
gömen biri idi.

Ve O derdim ;

Beni sabahlara kadar kendisini düşünmek zorunda bırakan insafsız
biri O konuşsa yüreğindeki allı tebessümlerde kaybolurdum,
konuşsa yanmadan yıkılmadan söndürürdü beni derdim.
Sigaram kadar tiryakisi olduğum içkim kadar başımı döndüren,
görmediğim kadar özlediğim, özlediğim kadar dokunamadığım,
dokunamadığım kadar ürkek...

Ve O derdim

Yaşayıpta yitirdiğim değil yaşamayıpta bilmek
istediğim, konuşmasını beklediğim kızıl
dudaklarına hasretlendiğim hasreti ile eridiğim, yanımda
iken bile özlediğim gittiği yolu kıskandığım
aydınlık günlerimi aradığım.



Nisyan-ı Bâtın 14 Ekim 2008 20:59

Solgun Bir Gül Oluyor Dokununca

Çoklarından düşüyor da bunca
Görmüyor gelip geçenler
Eğilip alıyorum
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Ya büyük şehirlerin birinde
Geziniyor kalabalık duraklarda
Ya yurdun uzak bir yerinde
Kahve, otel köşesinde
Nereye gitse bu akşam vakti
Ellerini ceplerine sokuyor
Sigaralar, kâğıtlar
Arasından kayıyor usulca
Eğilip alıyorum, kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Ya da yalnız bir kızın
Sildiği dudak boyasında
Eşiğinde yine yorgun gecenin
Başını yastıklara koyunca.

Kimi de gün ortası yanıma sokuluyor
En çok güz ayları ve yağmur yağınca
Alçalır ya bir bulut, o hüzün bulutunda.
Uzanıp alıyorum kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Ellerde, dudaklarda, ıssız yazılarda
Akşamlara gerili ağlara takılıyor
Yaralı hayvanlar gibi soluyor
Bunalıyor, kaçıp gitmek istiyor
Yollar, ya da anılar boyunca.

Alıp alıp geliyorum, uyumuyor bütün gece
Kımıldıyor karanlıkta ne zaman dokunsam
Solgun bir gül oluyor dokununca.


Behçet NECATİGİL


ahmed 14 Ekim 2008 21:01

Git Me...



Sensizliğin sessizliği uzandı yine
Ne yana dönsem hiçlik duygusu
Ne yana dönsem sessizliğin çığlığı
Varlığınla canlanan bu ömrü
Anlam bulan bu hayatı
Yokluğunla heba etmek neymiş gör

Ne olur git artık...
Nedenlerle dolu soruları sana bırakıyorum
Ne varsa al götür benden sana dair
Dudağımda kalan dudaklarının tadını
Durup durup gözlerimde çağlattığın yaşını
O güzel gülüşünü,kaçamak bakışını
Yokluğunda büyüttüğüm umutlarımda
Varlığınla verdiğin mutluluğunda
Senin olsun...

Ne olur Git me...


Ferhat Yılmaz


ahmed 14 Ekim 2008 23:15

Hayat Hep Böylemidir Be Usta



Hayat hep böylemidir
Acımasız ve soğukmudur
Hep kanatır mı yaranı
Hep ağlatırmı içinde olan sevdanı
Bir yanda sahte yaşantılar
Bir yanda çekilen izdıraplar
Hep benmiyim yanan
Hep benmiyim sevip de kavuşamıyan
Gidenlerin arkasından bir benmiyim bakan
Bir benmiyim ağlayan
Olmayan sevdalara bir benmiyim ağıtlar yakan

Hayat hep böylemidir
Acımasız ve soğukmudur
Kaç sene geçti ömrümden
Kaç acı yaşandı
Hep ezilen kalbim oldu
Geçer denildi ama geçmedi
İzleri kaldı yüreğimde
Bir de anlımda çızgileri

Hayat hep böylemidir
Acımasız ve soğukmudur
Yoksa hayat hep yanmakmıdır
Ya da hep yitirilmiş olmakmıdır
Neden bana hep acımasızsın
Neden bnmle hep uğraşıyorsun
Bırak artık peşimi
Çek o kalnlı ellerini kalbimden
Batırma iğnelerini
Kanatma yaralarımı ...


Mustafa Erkuş


ener 15 Ekim 2008 10:34

Sensiz Gülmek Yasak

Farkında olmadan savrulduk-
Yaşamın çöplüğüne.
Kül rengine kara düşmüş
Bulutlar gezinir Üstümüzde.
Ayrılığa kol kanat germiş.

Oysa yalnız seninle güzeldi bu şehir
Yarına bakarken yaşamın penceresinden
Hayat eteklerine gözlerimi bırakmış
Suyu hesapsız dökülsün diye yüreğimin

Şimdi yüreğimin kıyılarına vuran dalgalar
Kum elemekte kan çanağı gözlerimde
Gayrı ağırıma gidiyor
Sensiz soluklanmak bu şehirde

Hani diyorum bir gelsen de
Yeniden çağlasa sevda nehirleri içimde
Gülüşlerimi takarım saçlarına savrulur
Bir oyana bir bu yana:
Bakışlarına dilek tutmuşum kirpiklerinde.

Kaç zamandır:
Yokluğunun ağrısı üşütüyor beni.
Haydi, gel gayrı canımın içi
Dağla şu kapanmaz yarayı içimde.
Sensiz gülmek bile yasak bana bu şehirde……


jöly 15 Ekim 2008 17:50

Olmayacaksa

O gider buralardan, sen döndüğün bir günde...
Aranırken onu sen başkaları yüzünde.
Işık olur tararsın karanlıkları bir-bir...
O güneş gibi parlar, sen söndüğün bir günde.

Yaşamın aramakla olgunlaşıp yitmiştir;
Kocaman bir ağacın tek bir yemişi gibi...
Karamsar bir öyküdür, bir sence değerlidir;
Yalnız masal ulu'su bir dağ erimiş gibi.

Özdemir Asaf


Nisyan-ı Bâtın 15 Ekim 2008 20:42

Hasret sensiz başlar
Karanlık çöker, sönen ışık lambalarında,
Aydınlanmaz ortalık.

Gökyüzünden hayaller tek tek düşer,
İnce ince yağmur yağında.
Odamın içine hasret dolar,
Hüzün kokar, gözlerimin rengi solar,
Tüm etrafı sensizlik kaplar.
Sadece bir müzik rtim tutar hayallere,
'Dünyagüzeli' şarkıların en özeli.
Dans edilir boşlukta.

Masada iki sandalye var biri sana öteki bana.
Kadeh kaldırılır tek başına ama, sen varmışçasına.
Yazmakla bitmez kalbimde istekler,
Anılar, hayaller, sitemler ve buruk nefretler,
'Ğ' gibi bulunmaz bir sözcük öylece yalnız kalır,
Masursayılmaz sonuçta ismin anılır,
Uysa da yazılır uymasa da
Rahatsız etmezmısraları sonuçta adındır.

Hasret gündüzleri başlar, güneş doğar, etraf aydınlanır,
Karanlıktaki tüm kötülükler ortaya çıkar
Bir gün daha sensiz geçecek diye karamsar olunur.
Buluşma olmaz,çevrendeki aşkları ibretle izlersin,
Kalbin öne eğik, başın dimdik gezersin!...
...
Yorgun düşürüp, ağlatırsın...
'Ğ' gibi yalnız bırakıp,mutluluğu hint kumaşı yaparsın,
Uykusuz geceleri bana sunup, rahatına bakarsın sen!...

(Mehmet Kaplan)


zade 15 Ekim 2008 22:02

kasırgalar kopuyor içimde
bakma suskun olduğuma

sesimi duyurabilsem haykıracağım
içime sığmayan ezgileri

ben ki, yıllara yenilmemiş
silip atıvermişim yalnızlıkları.

ben ki, yetmişim kendime
yalnız sana yenilmişliğim.

ne zaman sensiz kalsam sabah ayazlarında çıplak ayak yürür yüreğim.


jöly 15 Ekim 2008 22:17

MUTLULUK

Mutluluk avucunda tutacağın kuş değil
Mutluluk Kafdağınında kuracağın düş değil
Mutluluk, gözlerimde vuracağın düş değil
Ayperi, iki iken, bir olmaktır mutluluk.

Mutluluk, gözlerinde yüreğini bulmaktır
Mutluluk, messafesiz nefesini duymaktır
Mutluluk, itirazsız her emrine uymaktır
Ayperi, vicdanınla uyuşmaktır mutluluk.

Mutluluk, aşka sadık, bir ceylanca sevilmek
Mutluluk, ela gözlü bir yar için delirmek
Mutluluk, yar uğrunda, ömrünü verebilmek
Ayperi, rüyasında görülmektir mutluluk

Mutluluk, haksızlığa isyan edebilmektir
Mutluluk, bazan sözde, çapkın olabilmektir
Mutluluk, bir yürekte, Yağmur kalabilmektir
Ayperi, gözünde, görülmektir mutluluk

Adana, 26.01.08 - 20.15 Yılgın Yağmur
Nebi Ünler


SiyahLALE 16 Ekim 2008 20:15

Özlemim Aşkaydı...

Bir yudum aşkaydı duyduğum özlem
Aşkı düşlediğim saatlerde
Ruhların tortulandığı
Dünyadaki bütün okyanusları içine alan bir yudum...
Rüzgâr ellerineydi duyduğum özlem
Aşkı düşlediğim saatlerde
Bir yudum ulaşılmaz uzaklıktı hayaline daldığım
Yalnızlığımın hırçınlaştığı yerde
Yalnızlığım huzurumdu
Çünkü...
Yalnızlığımdın sen, yalnız kaldığım saatlerde
Gül gamzeneydi duyduğum özlem
Aşkı düşlediğim saatlerde
Umutsuzluğun bittiği yerdeydi
Aşkım bir çiğ tanesiydi kalbimde
Onu düşürmekten korkarak taşıdım senelerce
Ve Sen; yeminimdin
Taşıyacağım gönül yüküm,
Hasretim, özlemim, ilk gözağrımdın
Yağmur gözlerineydi duyduğum özlem
Aşkı düşlediğim saatlerde
Bir anda şimşeklenen, bir anda yağmurlanan
Ve bir anda durulan gözlerineydi
Neler anlattığını anlayamadığım
Belki de anlayamayacağım gözlerineydi
Her daim aydınlıktı gözlerin
Her daim sonsuz...
Bulut saçlarınaydı duyduğum özlem
Aşkı düşlediğim saatlerde
Aşkı benden önce çağıran yine rüzgârlar oldu
Rüzgârlara gitti, rüzgârlarla gitti
Ümitlerim gözlerindeydi,
Ümitlerimle gitti, ümitlerim de gitti,
Ve ümitlerim BİTTİ.

Uğur Ata



ahmed 16 Ekim 2008 20:22

Resmin



Su an resmin karsimda,
bakip bakip ah cekiyorum,
bakip bakip askimi anlatiyorum.
Ceylan gozlumm gozlerin isigim oldu,
guzel yureklim umudum oldun.
Oyle icten gulsun va ya,
beni benden alir her defa.
Ah askim hasretin bir cig gibi,
duser yuregime her gece,
seni isterim yanimda,
koynumda,canimda,ruhumda.
Oyle guzel cikmissin ki resimde,
sanki canlisin,gercekten yanimda olsan.
O icten gulusnu cok seviyorum,.
Ozlemek cok guzel bi duygu,
ama seni sevmek en guzeli bence,.
seni sevmek can verdi bana,
canima can katan sevdigim oldun.
Iyi ki varsin ,iyi ki varsin,.
Gozlerini gozlerime cizdim,
ellerini ellerme kitledim,
bednini bendenime ekledim,,
Bir ebden olduk senle,
seni seviyorum daglarin hediyesi,
guzel gozlu askim..


Hilal Çınar


arwen 16 Ekim 2008 20:26

Umuda tutundum,
Umutlar havalandı.

Sevgiye dokundum.
Sevgi ellerimden kaydı.

Doğruyu aradım,
Doğru benden saklandı.

Başımı dik tuttum,
Başım belayı gördü.

Yarını bekledim,
Yarın ertesi güne kaçtı.

Acıyla karşılaştım,
Acı pür heves bende kaldı.

serap şen



ahmed 16 Ekim 2008 20:33

Aynalar



sorma bana kendini
bak aynalar var binlerce
bakta bi gör kendini
kaçsefer yalnızlığı yaşattın bana
aynalara bak yalansızdır onlar
birde bana bak, ne amansız bir sevdanın dibine düşmüşüm
yaslanmışım benden yorgun ağaca
adını sayıklar gibi
gözlerin okur gibi, en sevdiğim romandan
yalandan sandın herşeyi
görene dek içindeki beni
sen bir masal çıkmazıydın çocukluk rüyalarımda
büyüdüm
ve masal hala çıkmazda
sen başka bir inatta
ben çöl ateşinde.
kavrulmaya hazırken en zemherinde
ölüm tatlı bir esintiyle çökmeye başladı dizlerime
giderken bırakırım sana en sevdiğim aynamı
görebilirsen eğer kendi gerçeklerini,
gelme sakın yanıma...dokunma kırık aynama....


Turgut Özer


jöly 16 Ekim 2008 21:35

ERTESİ SIR

Ertesi sır bir ümitti beslediğim
Ve aralandı sırrın perdesi
Coştu denize kıyısı olan gözlerim
Yaş değil aşktı yanaklarımdan süzülen
Yine de tevekkülü bildi dilim

Neyi değiştirir ki kalman ya da gitmen
Yüreğim aşkın kendisine muttalip
Aramak anlamsız, gidişine bir neden
Ne ben mağlubum, ne sen galip
Aşktır ezelden beri bize hükmeden.

Nihal Çelik


arwen 16 Ekim 2008 21:59

Hatıra defterimin senle dolu bölümü;
Hatırlamazsın selamsız geçtiyin günü
Karalamıştım defterde o talihsiz notu,
Ben bir türlü unutamıyorum acılı günü.

Halil ÇOLAK


SiyahLALE 16 Ekim 2008 22:15

BİRAZ GÜLÜMSEYİN...

Biraz gülümseyin içim açılsın
o tebessümlerden hayat saçılsın
yürekleri ısıtın güneş kıskansın
sevgi çiçekleri bir bir açsın

biraz gülümseyin ufuklar aydınlansın
keder bulutları tümüyle dağılsın
umut meşalleri ebediyen yansın
karanlıklar yörenizi asla sarmasın

biraz gülümseyin dünya utanmasın
ölüm kusan silahlar patlamasın
kardeş kardeşin kanını akıtmasın
dostluk yalnız masallarda anlatılmasın

biraz gülümseyin kalpler yalnız kalmasın
o eşşiz bahçe sararıp solmasın
en güzel duygu pınarları kurumasın
dikkat edin kelebeğin kanatları yaralanmasın

biraz gülümseyin gerçekler sizi korkutmasın
yaşam güçlükleri karşısında benliğiniz kaybolmasın
mutluluk yıldızlarda değil içinizde aransın
öyle bir gülümseyin ki hayatınız renksiz anlamsız olmasın

Nilgün Acar


Misafir 16 Ekim 2008 22:25

Bu kent! Bu sokaklar!

Gri bir özlem taşıyor kıyıdaki o banklar...

Ahh... Hâlâ esaretin altında bu kent...

Yarım bırakılmış bir besteydin sanki
hiç kimsenin bilmediği.
Hâlâ söyleniyorsun buralarda, melodin hiç dinmedi...

Bilir misin bu kent tepeden tırnağa sen dolu.
Her adımımda, her sokakta sen çıkıyorsun karşıma.
Gün seninle başlıyor bu kentte...
Önce güneş oluyorsun, derken kahvaltım,
müziğim, çantam, saatim... Her şey sen oluyor birden.
Gittiğim kafe, baktığım deniz, yaktığım sigara, her şey sen...

Hâlâ söyleniyorsun dedim ya buralarda, kulağımdaki uğultu sen...

Gözümdeki görüntü sen..

Yüreğimdeki gürültü sen...

Hâlâ esaretin altında bu kent,
burada yaşamak sen... Ve gün senle bitiyor elbet...

Şimdi içimde hazin bir sonbahar gibi soluk hayalin!

Ve artık yordu yüreğimi melodin..

Yeter! Sonu gelmedi mi bu esaretin?

*Gördüğüm en güzel rüya senin olduğun,
Duyduğum en derin sevgi senin eserin,
Gördüğüm en güzel dünya senin gözlerin,
Ve kurduğum en güzel hayal sensin.

*Gül bahçesinde geçse de ömrüm ,
Senin üstüne gül koklamam gülüm!
Seni koklamak olsa da ölüm ,
İnan uğrunda ölmeye değersin gülüm

*Ne zaman tutsam ellerini,
Gözlerimin önünden mevsimler geçer.
Ne zaman gözlerin gözlerime değse
Samanyolundan bir yıldız düşer...

*Dünya unutursa dönmeyi,
Rüzgar unutursa esmeyi,
Aşıklar unutursa sevmeyi,
Belki o zaman unuturum seni

*Bir an buruk bir acı saplanırsa yüreğine,
gözlerin zamansız takılırsa,
kulakların zamansız deli gibi çınlarsa
bil ki bir yerlerde özlemişsindir

Sevgilerin en güzeli seni sevmek,
Özlemlerin en güzeli seni özlemek,
Ve hayatın tadı sabah kalktığımda,
Senin varolduğunu bilmek... Semadaki tüm yıldızlar sönünce,
Gözlerinde gecenin yalnızlığını hissedince,
İçten içe muhtaç olunca bir dost sohbetine,
Unutma ki seni düşünen bir var bu şehirde....

*Hayallere dalıp gitmem ben,
Çünkü tek hayalim sensin benim!
Hiçbirşey isteyemem ben
Çünkü birtek istediğim sensin benim.

*Aşkınla sararıp solacak kadar,
Sevginle bahtiyar olacak kadar
Uğruna canımı verecek kadar
seviyorum desem inanırmısın ?

*Belki hatıralar unutulup gidecek,
Belki bu sevgier yok olup eriyecek,
Ama şunu unutma,
Bu kalp sonsuza dek seni sevecek...

*Gecenin karanlığında, güneşin ışığında,
Suyun damlasında, selin coşkusunda
Kimi yanımdasın kimi rüyamda
Ama hep aklımdasın sakın unutma...

*Bırakma beni sevdiğim gidişine dayanamam,
Hasret gözyaşlarımla kendimi avutamam,
Dönerim dersin ama kadere inanamam,
Bıraktığın anılarla sensiz yaşayamam... *Sen benim gözlerimde saf bir gerçek,
Yüreğime bahar getiren bir çiçeksin.
Sen bedenimdeki yumuşak kudret,
Gönül bahçemde uçuşan bir kelebeksin..

*Hafif hafif çiseleyen yağmurda kalırsan;
Saçlarını okşayan her tanede
BENİ HATIRLA !

*Bugünde yarın da yüreğin kadar yanındayım ,
Kendini yanlız hissettiğinde
elini yüreğine koy..
ben hep oradayım!!

*Kimbilir hangi akşam
güneşle beraber bende söneceğim,
Kimbilir hangi ellerden
son suyumu içeceğim,
Belki göremeden öleceğim
fakat yinede seni
'EBEDiYEN SEVECEĞiM'

*Sahiller dalgayı nasıl beklerse,
Gökyüzü mehtabı nasıl özlerse,
Kuru topraklar suya nasıl hasretse,
Sende benim hasretimsin...

*Güller hep ellerinde açsın,
ama dikenleri batmasın.
Sevda hep seni bulsun,
ama seni yaralamasın.
Mutluluk hep yüreğine dolsun,
ama beni unutturmasın.....


SiyahLALE 16 Ekim 2008 23:41

Tüm Sevgilere Yabancıyım artık....

Uzat deme ellerini, uzatamam artık,
Bir zamanlar el ele idik deme.
Öylesine yıktın ki gururumu,
Öylesine uzak çarpıyor ki artık senden kalbim,
Ellerim yanıma düştü uzatamam...

Yine senin şarkılarını duymak istiyorum deme,
Artık kimse duyamayacak...
Bir zamanlar beraber söylemiş olsak ta,
Öylesine küstü ki bana şarkılar,
Öylesine sus-pus oldu ki dudaklarım,
Şarkılarım dillere düştü, söyleyemem...

Sana İstanbul geceleri getiremem artık,
Bir zamanlr gece yarıları gelmiş olsam da,
Güneşin doğuşunu beraber görmüşsek te,
En güzel duyguları tatmışsam da sayende,
En güzel çağlarımı yitirdim gecelerde,
Sana geceleri getiremem...

Beni yine sım-sıcak öp deme,
Yüzlerce kez öpüşmüş olsak da,
Dudaklarımız kavruluncaya dek,
O dudaklar buz gibi soğumuş,
O dudaklardan nefret dökülmüş yazık,
O dudaklar kilitlenmiş ne çare,
Öpemem...

Beni eskisi gibi sev yine deme,
Aylar yıllar saçlarıma ak döktü,
Kalbim tutsak oldu geçmişimize,
Tüm sevgilere yabancıyım artık,
S e v e m e m...


murat nail güney


ayabakan 16 Ekim 2008 23:49

Dönüş

Askerler dönüyor ihtiyar askerler,
Sulhun mavi dağlarından.
Kalbimize ne kadar aşina
Adımlarında kalan.

Türküler dönüyor nurdan türküler
Kağnı arabalarından söylenmişti.
Karşı bahçeler ki ayna mıdır
Nasibi devreder şimdi.

Kuşlar dönüyor sadık kuşlar,
Bahar için değil, saçaklarımız için.
Dönen mesafesiyle var oluruz
Mevsimler arkası güzelliğin.

Gemiler dönüyor garip ve zengin.
Garip ve sonsuz sular üzerinde.
Gemilerle beraber gelen şey
Aydınlıklar gibi yüzer, derinde.

Ve bunlar değil de ey gecem,
Sen dönüyorsun ellerime, sen.
Aşka ve hayata dönüyorum
Toprağın bütün ölülerinden

Öldür Beni

İnce boyuna da kurban olduğum
Ya gel benim ol da ya öldür beni
Felek boynuma da atmış bir düğüm
Ya al canımı da ya güldür beni.

İçimde sızıdır tükenmez aşkın
Saklıdır nadana söylenmez aşkın
Bir uzak vatandır dönülmez aşkın
Bağlamış yoluna kaç yıldır beni.

Köhnedir uzaktır sevdanın yolu
Garibe tuzaktır sevdanın yolu,
Susuzdur çoraktır sevdanın yolu
Kesildi dermanım tut kaldır beni

Sen seher yelisin es be sevgilim
Es de ayrılığı kes be sevgilim
Garip ozan sana hasta sevgilim
Ya dermanım ol da ya öldür beni.



Saat: 22:06

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık