![]() |
Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne Tuttum, ta icime oturttum seni Aldim, oksadim saclarini, optum Ictim yudum yudum guzelligini Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette Bendeydi ozlemlerin en korkuncu Cildirirdim sen ne kadar uzaksan, Ask degil, hic doymayan bir seydi bu Ben seni sevdim mi? Sevdim dogrusu Sevdikce tamamlandim, butunlendim Biri vardi aglayan gecelerce Biri vardi sana tutkun; o bendim Ben seni sevdim mi? Sevdim en buyuk En solmayan guller acti icimde Omrumu degerli kilan bir seydin Sen benim bozbulanik gencligimde Ben seni sevdim mi? Sevdim, oyle ya Bir cizgiye vardim seninle beraber Ve bir gun orada yitirdim seni Ben seni sevdim mi? Sevdim, Ya sen beni? |
AHIMI ALDIN Ne olur izin ver, seni unutayım Gönlümden gidiver, yeniden doğayım Bir şey söyle, beni ancak sen anlarsın Söyle de, bu büyük dertten kurtulayım Şartlanmışım hüzünlenip ağlamaya Düşüncelerin içinde kaybolmaya Sevilmekten değil sevmekten korkarım Alıştım ben nefretle aldatılmaya Sen beni duyamazsın, halimi göremezsin Seninle konuşurum, zaten bilmezsin Sanmıştım ki beni yalnız sen anlarsın Ahımı aldın sen, artık gülemezsin... ENİS KOZLU |
Demek Şimdi Gidiyorsun Demek şimdi gidiyorsun; Yazdığımız son şiir, öyle yarım kalacak!. Demek şimdi gidiyorsun; Kuşlarımız acıkacak, Saksılarımız artık sulanmayacak!. Demek öykümüzü bir ruj lekesi gibi yapıştırıp Aynanın sahtekar yüzüne, - Oy benim yaralım - Demek şimdi gidiyorsun; Beni böyle toz gibi dağıtıp Merdivenlerin dibine!. Her şey tamam, diyorsun, git... Beni viran bir şehir gibi terket.. Haydi git! Dışarısı ispiyon.. dışarısı ihanet.. Seni bir gören olmasın, Dikkat et!.. Dostlukmuş.. ölüme yürümekmiş.. Üstüne titremekmiş.. Vefaymış!.. Aşk dediğin, zavallı bir kapıyı, Duvara çarpıp çıkıncaya kadarmış... Bana komaz deyip, Sancını bir kilo rakıya gömsen de gece yarıları, - Oy benim yaralım - Asıl sancı, uyandığında Bütün odaları boş görünce koyarmış!. Gitmek istiyorsun, git... Bir savaşçı asla vedalaşmaz!. Durma git! Dışarısı dinamit.. dışarısı enkaz!. Şunu cebine koy, Ne olur ne olmaz... Eylül mağdurlarıydık, Kimsemiz yoktu... Yaralarımız aman vermiyordu canımıza.. Kimseye kıymamıştık oysa, Masumduk... Rahatsız etmiyordu bizi bu yalancı tarih! Yırtılan bir pankart gibi, Şehirlerin ortasına çığ düşürdüyse öfkemiz; - Oy benim yaralım - En az bir karıncanın yüreği kadar, Namuslu ve çalışkandı ellerimiz!. Artık bitti, diyorsun, git... Kırılsın kapı-çerçeve, kırılsın bu cam! Sorma git! Dışarısı panik, dışarısı izdiham!. Biliyorum, seni vuracaklar bu akşam... Ne çok fire verdik üst-üste; Ne çok arkadaş yitirdik Bu tozlu yolculukta... Kimliği tespit edilmemiş, Ne çok ceset vurdu, Zeytin güzeli akşamlarımıza!. Büyük ütopyalar ve büyük dağlar gibi İçerden çürümüşüz meğerse.. - Oy benim yaralım - Her gelen ölüm yazmış, Her giden ayrılık işlemiş, Bu talihsiz gergefimize... Kendini arıyorsun, git.. Aptal bir hayat kur, İçinde beni barındırmayan.. Kalma, git! Dışarısı barut, dışarısı gardiyan!. Yine bir tek ben olurum, sana parçalanan... Demek şimdi gidiyorsun; Sonunda bizi de çökertiyor Bu ****** zelzele!. Demek şimdi gidiyorsun; Yıkılan bir duvar gibi Ömrime devrile-devrile... Demek mecburi istikametlerin, Ayrılığı gösteren o adaletsiz kavşağında; - Oy benim yaralım.. maralım! - Demek şimdi gidiyorsun, Ve bana bir tek seçenek kalıyor: Güle-güle!.. güle-güle!.. Beni öldürüyorsun, git.. Kalmasın sende kahrım, kalmasın derdim.. Bakma, git! Kafamı yumruklayıp Ardın sıra ağlarsam, namerdim... |
http://www.siirkolik.com/images/siir.gif Hayallerinden mi sildin Sen beni hayallerinden mi sildin yani, şimdi ben gözbebeklerinde kendimi göremeyecek miyim desene kupkuru bir sevda kaldı geriye o da bana son hediye. Ben hayallerinde olmazsa neyim hayalet mi, ruh mu, ceset mi. Vah benim garip sevdam yitirdin, tükendin, vazgeçildin umutlar, hayaller bitti çöktü demek ki temelin. Gayri, çıkıversin bir köşeden ölüm beni bilse, hayallerde bile yokum yaşam ne ki her şeye küsüm. Direnirdim eskiden inandıklarıma artık yokum bu kavgada haklı çıktı içimdeki ses benden bu kadar artık pes senin olsun sende kalmasını istediklerin hayallerinden silmişsin ne diyeyim. |
Ben seni seviyorken http://i18.photobucket.com/albums/b113/metris/dagarcik10090.jpg Öylece bakakaldım gözlerine.. Umut dolu, yalvaran gözlerimle Senden bir cevap bekliyordum Bu zamansız gidişinin.. beni terkedişinin Bir sebebi olmalıydı elbet.... Ben tüm gücünü toplayıp karşındayken Suçumun (!) cezasını çekmeye hazırken Sen tüm sorularımı yanıtsız bırakarak Sadece susuyordun... Ne olursa olsun ağlamamalıydım biliyorum Akan gözyaşlarım ne seni döndürmeye Ne de yaptıklarını silmeye yetmez Üstelik sanada söz vermiştim ya.. Bir daha hiç ağlamayacağım diye En çokta bu yüzden ağlamamalıydım işte.. Kahretsinki ben hala senin için yaşıyorum Sen istediğin için ağlayamıyor.. Ve yine sen istediğin için gülemiyorum İçim öylesine.. ölesiye seninle doluki Ben hergün bu sevginin bedelini ödüyorum Yıllarca süren bu kabustan uyanamıyorum Yeter artık! Sevgilim dön de yüzümü güldür.. Geceme güneş ol... Ayazıma ateş... Ben Seni Seviyorken |
MONA ROZA Geyvenin gülleri ve beyaz yatak Kanadi kirik kus merhamet ister Ah, senin yüzünden kana batacak Mona Roza siyah güller, ak güller Ulur aya karsi kirli çakallar Ürkek ürkek bakar tavsanlar daga Mona Roza, bugün bende bir hal var Yagmur igri igri düser topraga Ulur aya karsi kirli çakallar Açma pencereni perdeleri çek Mona Roza seni görmemeliyim Bir bakisin ölmem için yetecek Anla Mona Roza, ben bir deliyim Acma pencereni perdeleri çek.. Zeytin agaçlari sögüt gölgesi Bende çikar günes aydinliga Bir nisan yüzügü, bir kapi sesi Seni hatirlatiyor her zaman bana Zeytin agaclari, sögüt gölgesi Zambaklar en issiz yerlerde açar Ve vardir her vahsi çiçekte gurur Bir mumun ardinda bekleyen rüzgar Isiksiz ruhumu sallar da durur Zambaklar en issiz yerlerde acar Ellerin ellerin ve parmaklarin Bir nar çiçegini eziyor gibi Ellerinden belli oluyor bir kadin Denizin dibinde geziyor gibi Ellerin ellerin ve parmaklarin Zaman ne de cabuk geciyor Mona Saat onikidir söndü lambalar Uyu da turnalar girsin rüyana Bakma tuhaf tuhaf göge bu kadar Zaman ne de çabuk geciyor Mona Aksamlari gelir incir kuslari Konar bahcenin incirlerine Kiminin rengi ak, kimisi sari Ahhh! beni vursalar bir kus yerine Aksamlari gelir incir kuslari Ki ben Mona Roza bulurum seni Incir kuslarinin bakislarinda Hayatla doldurur bu bos yelkeni O masum bakislar su kenarinda Ki ben Mona Roza bulurum seni Kirgin kirgin bakma yüzüme Roza Henuz dinlemedin benden türküler Benim askim sigmaz öyle her saza En güzel sarkiyi bir kursun söyler Kirgin kirgin bakma yüzüme Roza Artik inan bana muhacir kizi Dinle ve kabul et itirafimi Bir soguk, bir garip, bir mavi sizi Alev alev sardi her tarafimi Artik inan bana muhacir kizi Yagmurlardan sonra büyürmüs basak Meyvalar sabirla olgunlasirmis Birgün gözlerimin ta içine bak Anlarsin ölüler niçin yasarmis Yagmulardan sonra büyürmüs basak Altin bilezikler o kokulu ten Cevap versin bu kanli kus tüyüne Bir tüy ki can verir bir gülümsesen Bir tüy ki kapali gece güne Altin bilezikler o kokulu ten Mona Roza siyah güller, ak güller Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak Kanadi kirik kus merhamet ister Aaahhh! senin yüzünden kana batacak! Mona Roza siyah güller, ak güller Sezai Karakoc |
FİLM BİTTİ.. SEN GİDİYORDUN YENİ SEVDALARA, BEN KALIYORDUM SENİN SEVDANLA. HEP BÖYLE OLDU ZATEN BEN SEVDİM,SEN BİLDİN. OYUNDU OYNADIĞIN KURALINI SEN KOYDUN FİNALİNİ SEN YAPTIN.. ARKANA BİLE BAKMADIN,GEREK DUYMADIN. ALIŞMIŞTIN BÖYLE SAHNELERE, YABANCISI DEĞİLDİN. ROLLER AYNI,BAŞ ROL OYUNCUSU AYNI. SEN YENİ BİR ROL KAPTIN HAYATTAN BEN GERÇEĞE YOL ALDIM.... HAYAT BİR FİLMDİ SENİN İÇİN, BAŞ ROL OYUNCUSU ÖLMEZDİ HİÇ BİR ZAMAN. OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ OLUR. YAPILMASI GEREKEN YAPILIRDI ÖLDÜRÜLÜRDÜ BAŞ ROL YARDIMCISI... **ÖYLESİNE GİT Kİ GİTMEMİŞ GİBİ** Gelişin gibi sessiz olsun gidişin… haydi git: ardın sıra baktığıma, her biri canımdan bin parça söken kırmızımsı güller bıraktığıma aldırmadan… acımadan perişan hâlime ve kulak asmadan gitmesin diye sessizce yalvaran kalbime… Haydi git!.. Öylesine git ki gitmemiş gibi sıcaklığın tâzeliğini korusun hep kıyıda, köşede kaldığımda ısıtacak beni Hep taze buğusu yüreğimde sevginin hiçbir şey bitmemiş gibi Hep içimde kalsın izleri Gözlerinin buğulu eylülsü rengi… Haydi git!.. Her kapı çalınışında sevineyim sen çalmışçasına, mutlulukla dolayım, seni karşılamışçasına… hasretinle dolarak hiç ayrılmamışçasına… Haydi git!.. gözlerin arkada kalmadan, vedâ etmeden ağlayarak ve ağlatmadan.. dayanacağım her ne olursa olsun sensizliğe gökler, yerler olsun şahit!.. sabrım bitmeden haydi... aklım gitmeden haydi… yoksa sen olacaksın ölümümün sebebi dayanabilirsen öylece gitmeye haydi... öylesine git ki hiç gitmemiş gibi.. Verdiysen kesinkes gitmeye karar öyle bir iz bırak ki…bitmemiş gibi |
Istanbul!!! Istanbul!! Deli etme insani, Sen neredesin, ben neredeyim. Rahat birak yakami Ben seni coktan unuttum Ne gece isiklarin kaldi aklimda, Ne de sabah mahmurlugun. Ben baska sabahlara uyaniyorum, Ruhsuz. Ben baska ruzgarlarla usuyorum, Gamsiz. Lodoslarinin dovdugu Rihtimlar yok burada. Bogaz vapurlarinin duduklerini ise Hic duymamislar. Simitciler “gevreeek” diye Bagirmamis hic. Kestaneci de yok, Kestaneci sobasi da O yuzden soguk burada Insanlarin yurekleri, elleri.. Istanbul!! Istanbul!!! Deli etme insani, Sen neredesin, ben neredeyim. Beni hatirlamasan da olur… Ben seni coktan unuttum Istanbul.. Ah bir de yuregim unutsa. |
**DAĞ RÜZGARI ** Kaderde senden ayrı düşmek de varmış Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim Seni tanımadan Hele seni böyle deli divane sevmeden Yalnızlık güzeldir diyordum Al başını, kaç bu şehirden Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara Rüzgarın iyot kokularını taşıdığı denizlere git Git, gidebildiğin yere git diyordum Oysa ki, senden kaçılmazmış Yokluğuna bir gün bile dayanılmazmış Bilmiyordum Yine de dayanmaya çalışıyorum işte Bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen Geçen bulutlara sesleniyorum ellerin diye Rüzgar güzel bir koku getirmişse Saçlarını okşayıp gelmiştir diyerek avunuyorum Yaşamak seninle bir başka zamanı Bir başka zamanda seni yaşamak Her şeyden önce sen Elbette sen Mutlaka sen İster uzaklarda ol İster yanıbaşımda dur Sen ol yeter ki bu zaman içinde Ben olmasamda olur Seni bir yumağa sarıyorum yıllardır Bitmiyorsun Çaresizliğim gün gibi aşikar Su olup çeşmelerden akan güzelliğin İnceliğin ışık ışık yüzüme vuran Sen güneş kadar sıcak Tabiat kadar gerçek Sen bahçelerde çiçekler açtıran Sudan, havadan, güneşten yüce varlık Sen, o tek sevgi içimde Sen görebildiğim o tek aydınlık Bir nefes de benim için al Havasızlıktan öldürme beni Bulutlara, yıldızlara benim için de bak Susadım diyorsam Bir yudum su içmelisin Ben yorulduysam sen uyumalısın Ellerim sevilmek istiyor Saçlarım okşanmak istiyor Dudaklarım öpülmek istiyor Anlamalısın Ağaçların yeşili kalmadı Gökyüzünün mavisi yok Bu dağlar o dağlar değil Rüzgarında kekik kokusu yok Kim bu çaresiz adam Bu kan çanağı gözler kimin Gündüzü yok Gecesi yok Yok Yok Anladım Sensiz yaşanmaz bu dünyada İmkanı yok Ümit Yaşar * * BİRGÜN SENİ SEVDİĞİMİ ANLARSIN ! ** Uykuların kaçar geceleri Bir türlü sabah olmayı bilmez Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında Ne çarşaf halden anlar, ne yastık Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın Onun unutamadığın hayali Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine Sevmek neymiş birgün anlarsın Birgün anlarsın aslında herşeyin boş olduğunu Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için Vurursun başını soğuk taş duvarlara Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın Duyarsın ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın, Sevmek neymiş birgün anlarsın Birgün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin Niçin yaratıldığını Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini Uzun uzun seyredersin de aynalarda güzelliğini Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın Dolar gözlerin için burkulur Sevmek neymiş birgün anlarsın Birgün anlarsın sevilen dudakların Sevilen gözlerin erişilmezliğini O hiç beklenmeyen saat geldi mi Düşer saçların önüne ama bembeyaz Uzanır gökyüzüne ellerin Ama çaresiz, ama yorgun, ama bitkin Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı Sevmek neymiş birgün anlarsın Birgün anlarsın hayal kurmayı Beklemeyi Ümit etmeyi Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi Lanet edersin yaşadığına Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın Zaman bir çiçek gibi büyür kabrimde kendiliğinden Bir gün seni sevdiğimi anlarsın Ümit Yaşar Oğuzcan * * BENİM KORKUM ÖLÜM DEĞİL ** Geçen gün senin yanında aklıma ölümüm geldi Sensizlik bir mızrak gibi saplandı kalbime O son anı hatırladım, o seni koyup gidişimi İlk defa bu kadar üzüldüm dünyaya geldiğime Ölüm! kaçınılmaz sonuç o soğuk kelime Bir gün ucuz bir ****** gibi koynuma girecek Yüzümde gezinecek pis ve iğrenç elleri Korkudan büyümüş gözlerimde hayaller can verecek Biliyorum üzüleceksin, ama bir gerçek Bir yerde sevişmek gibi, bir yerde yaşamak kadar Ne hazin sıcaklığımızın bizi terketmesi Ve yüzümüze birbiri ardınca kapanan kapılar Ergeç uzanır bir el son kampanyayı çalar Anlarız kaçınılmaz anın geldiğini Şehre bir bomba düşmüş gibi aynalar, camlar kırılır İnsan arar da bir türlü bulamaz güzelliğini. Kimse benim kadar bilemez ölümün rezilliğini Seni koyup gitmenin hüznünü ben anlarım Çünkü ben sende buldum kendimi, sende sevdim Senin yanında seninle değerlendi zamanlarım Ne acı gün kadehlerin boş kalması, şarkıların yarım Mevsimlerin birbiri ardınca bir anda bitivermesi Ansızın toprakla dolması gözlerimizin Karnımıza o çirkin böceklerin girmesi Kim bilir ölüm belki de bir çilenin sona ermesi Belki güzeldir, şu sefil dünyaya boş gözle bakmak Ne çare ki sen varsın, o dünyada sen varsın Benim korkum ölüm değil, seni yalnız bırakmak |
http://i18.photobucket.com/albums/b113/metris/sengelmedin.jpg Gün battı Çoktan açtı gece sefaları hasret bahçesinin Kuşlar çoktan döndü yuvalarına Sulara selam veriyor akşamın hüznü Yağmurlar geldi ellerinde güllerle, Gelincikler geldi kapıma, kan rengi karanfiller geldi Sen gelmedin… Yelda gecelerde, Hercai menekşeler ortağı oldu düşlerimin Uzun bir türküyle düştü yalnızlığıma martılar Ayın sevdası geldi gelinlik göçmen bir kızın yarım kalmış bohçasıyla Kayan bir yıldızın gözyaşı geldi, elemi geldi, yası geldi; Sen gelmedin… Ümit kayığında kürek mahkumuydu hayallerim Sabahları önce resmin girdi bütün odalarıma Saçlarındı gölgesi mahzun ikindilerimin Adın yazılı kaldı sokaklarında gönül şehrimin Söndü hasret rüzgârından, vuslatın yanan mumu Erguvanlar geri geldi yaz ortasında, Erken sonbaharlarda sardunyalar geldi, Sen gelmedin… Kırık bir vazoda bıraktın can elmasımı Geceler geldi, gündüzler geldi, türküler geldi, gemiler geldi, son trenler geldi, Sen gelmedin… |
| Saat: 13:22 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık