![]() |
AZRAİL BEŞ DAKİKA BEKLERMİSİN Azrail Beş Dakika Bekler misin ? Hiç beklemediğim bir anda geldin Ben beklemiyordum Rica etsem beş dakika sen bekler misin Sevdiğimi özledim Onu görüp geleceğim Müsaade eder misin Acele işin yoksa otur şöyle bir soluklan Uzak yoldan geldin yorulmuşsundur Acıktın mı aş vereyim Efendim aç değil misin. Su vereyim bir soluklan Anlamıyorum neden istemiyorsun Neyse sen beş dakika izin ver İnan hemen döneceğim Hem buraya hem geldiğim yere. Bir şey sorabilir miyim Bu kadar işi kısacık zamanda nasıl yapıyorsun Hiç itiraz eden olmuyor mu Elbette oluyor ama dedin Aması ne Peki hiç kaçmaya çalışan yok mu Var hem de çok öyle mi Ama Aması ne Neden anlatmıyorsun Neyse bir beş dakika istemiştim Olmaz mı Ama neden Bari Bari bir telefon açsaydım Bir sesini duysaydım gitmeden Haber verseydim Söylemezsem kızar Sonra beni bekler Ama gelemem Boşuna beklemesin Bari bunu söyleyeyim Kötü haber tez duyulur ancak Ancak öyle kötü bir haber değil ki bu Off ne yapayım şimdi ben Aklım durdu Beş dakika sonrada kalbim duracak. İyi ama bensiz ne yapar Düşünemiyorum Yemekten kesilir Uykuları uğramaz Ayakta kabuslar görür Her baktığı yerde beni görür Beni görür her baktığı yerde Korkuyorum Gitmekten değil Ardımdan gelmesinden korkuyorum Gelmesin o kalsın Daha ne günler bekliyor onu Ben gidiyorum Dur bari not yazayım ardımdan gelmesin Bir elveda diyemedim Gidiyorum diyemedim Oysa bunu çok isterdi Gideceksen eğer bir gün Önce bana söyle derdi Söyleyemedim Duyamadım sesini Son defa seni seviyorum diyemedim Beş dakika tanımadın Açtırmadın telefon Bir not bile yazdırmadın Bari Bari bırak da onun kollarında öleyim… |
ÖZLEM Adini özlem koydun bu sonsuz sevginin, Özlemin tek siginagi oldu bu aci dolu yüregin, Bu bitmeyen özlem kaçinilmazligiydi sensizligin, Bitmez bu özlem sevgili, bitmeyecek bensizligin... Ayrildik ve her geçen gün büyüdü bu özlem, Her iç çekiste bir göz yasi, her göz yasinda bir sitem, Bitmedi bu hasret, ne yapsam nereye gitsem, Özlemin gösterdi, kime baksam hep sen... Yillarim seni beklemekle geçti umutla, Gelisin seni vazgeçilmez kildi bir anda, Sensizligin içimi, yüregimi yaktigi anlarda, Özlemin hep vardi, birakip gittigin zamanlarda... Adi hep özlem kalacak bu karsiliksiz sevginin, Özlemek tek çaresi olacak sensizligin, Bitmez bu tutku, bitmeyecek bensizligin, Yasadikça vazgeçilmez olacak ismin, Kaçinilmaz olacak özlemin, Özlemim... |
SENİNLE DÖNERKEN SANA Kalipso sever misin, Tango mu istersin? İste, orkestra çalsın Ben mi? Her havaya oynarım Seninle olduktan sonra. İçimde sevinç oluyor bakışların Tatlı bir heyecan sarıyor bedenimi Merak ediyorum nedenini Seni mi seviyorum, Zafer kazanmanın bedelini mi? Çok kalabalık ve gürültü var Kimseyi görmedim senden başka Kimseyi duymadım Gözlerine kilitlendi gözlerim Nasıl, farkında olmadın Seninle dönerken Sana döndüğümü. Gel benimle bahçeye Boğazı seyredelim Gözlerimi alabilirsem gözlerinden. Aşkımı anlatayım büyülü kelimelerle İçimden geldiğince Ellerini ellerime almalıyım Hissetmeliyim titremelerini yüreğinin Sıcaklığını duymalıyım sevgimin Rüzgarla savrulan saçların değmeli yüzüme Davetkar olmalı dudakların Ürpermelisin öpüşlerimde. Hepsini uydurdum içimden Hayal ettim gözlerinde Elinde değerlenen kadehinde Aşkın zehrini tadarken. Cesaretim yok söylemeye Bozmamak için bu anların sihrini Zapt ettin aşkımın şehrini Zaferime yenik düştüm gözlerinde. Sabahın ilk ışıklarında Seninle el ele yürümek isterdim Ayın sönüşünde doğan güneşim Sönmeyen yıldızım Dilim dönmüyor gözlerinde Ellerimi uzatamadığım ellerinde hasretim var “Seni seviyorum” diyemediğim yâr. |
Ansızın gelir sevda, anlamazsın bile, Gözlerinden girer, sonra kalbine, Önceleri güzeldir herşey, yaşaması kolaydır, Sonrası acımasızdır, mahkum eder gecelere. Baharı gören gözler yağmur olur akar, Kederlidir sevda, için sitem dolar, Öyle bir darbe vurur ki masum gençliğine, İçinde o sevda kor olur yanar. Hayatında ne kadar güzellik varsa kül olur, Bütün yalnızlıklar herkesin içinde seni bulur, Yaşamak artık çekilmez bir hal alır, Senden geriye, herşey için hiçbir şey kalır. Sevda bu anlatıldığı kadar var, Bütün benliğini ruhun duymadan sarar, İsyanının bile anlamı kalmaz, Gözlerin bulunmazlarda gideni arar. Ansızın gelir sevda, anlamazsın bile, Gözlerinden girer, sonra kalbine, Yavaş yavaş eritir seni, bağlar kendine, Ortak eder bedenini ıssız gecelere. |
Adın... Dilimin ucunda Yağmurdan önce Güneşten sonra Akşamın alacasında Gecede saklanan yıldızlarda Sabahın seherinde Ağaçların selamında Tebessüm eden bir yüzde Kum tanelerinin savruluşunda belki Adın... Dilimin ucunda Duyulmamış bir şarkıda Belki de sonunda bir şiirin Görülmemiş bir iklimde İçini kavuran tipide Karın orta göbeğinde Rüzgarımda Savrulan bir yaprakta belki Bilinmeyen çöllerde Fırtınanın ortasında Güvenli bir limanda belki de Adın... Dilimin ucunda Bir çocuk gülüşünde Samimi bir dost sarılışında Kelebek kanadında belki Ateş böceğinde İpek böceği kozasında Serçe kuşun sekişinde Denizin üzerindeki beyaz köpüklerde Bir evin ker*** duvarında Bir göz yaşında belki de Adın... Dilimin ucunda |
NE OLUR ? Ne olur sanki bu zamanlarda, Beni bu duygular sarmasa Ilık , tatlı bahar yeli gibi Hafif bir esinti Gezinmese başımda Ne olur ? Ne olur sanki bu zamanlarda, Hayat suyu koca çınarlara Yürür ya usulca Öylesine yakıcı coşkuyla Sevda yüklü damlacıklar Gezinmese damarlarımda Ne olur ? Ne olur sanki bu zamanlarda Susuz topraklar gibi çorak, Çatlak, çizik , kavruk Her zaman mahzun ve buruk Olan bu kalbim Böyle delicesine uçuk Çarpmasa ne olur ? Ne olur sanki bu zamanlarda Kışa beş kala durmuş, Bir bozuk saatin akrebine Takılıp kalsa zaman Hep sessiz ve soluk olan Düşlerin özleminde Duruverse tamamen Ne olur ? Ne olur sanki bu zamanlarda Bana yasak olan bu iklimi Bir sis bulutu gibi görsem Kaplasa tüm gerçeklerimi Gizlese benden beni Ve bir daha asla Üzerimden kalkmasa Ne olur ? |
Seni seviyorum diye Gelişine kadar rötar yapmış hayatımı Seninle yaşamaya hazırlanırken Sana uzanan yollarımı kapaman niye? Biliyorum haykırışlarım boşuna Şahin pençesinde asılı serçe gibi Nafile tüm çırpınışlarım Boşuna sesleniyorum duymayacağını bile, bile Seni beklemem nafile Gözlerinde zifir siyah bir perde Alkış tutuyorsun alabildiğine Şamdandaki mum gibi eriyip bitişime Sen kulaklarını değil Yüreğini tıkamışsın sana seslenişime Oysa ben Tüm yokluğuna inat varlığını yaşatırken içimde Gül pembesi çizgilerle resmini işliyorum Karanfil moru gecelere Şiirleri seninle yüklüyorum kanatırcasına Dizeleri ağlatıyorum. Seni işliyorum hecelere Tüm yaşayamadıklarıma inat Seni yaşamak istememdi ütopyalarım Tek sana adanmışlığımdı ölümüne Tek senin doldurduğundu rüyalarım Şimdi Bir tutam gücüm kaldı en sona sakladığım Bilmiyorum Ansızın çıkıp gelecekmisin aniden Bir avuç toprak olmadan sonunda Sen diye kucakladığım. Bir gün Anlayabilme ihtimalin var ya sevdiğimi Düşüp gelme umudun var ya yüreğinin peşine Yüreğin bende emanet biliyorsun Ve ben Yüreğin yüreğimde Yüreğin ellerimde Çok yakında Çekip gideceğim yok oluşun koynuna Beni düşürdün ya bu hale Günahı boynuna. |
Konuşmamız artık bir hayal ise Seni unutmam yıllar geçse de Geceme sensiz hüzün düşse de Sustum, ağlamadım DUYARSIN DİYE Ben her gece seni hayal ettim İnan bir gün eksilmedi sevgin Hasretinle yanlı, tutuştu kalbim Sustum ağlamadım DUYARSIN DİYE |
Kaybettim... Rüzgarlara söyledim sevdiğim, sevdiğimi, Kopan fırtınalarda gözlerini kaybettim… Ömürlük bir sevdayla tutmuşken ellerini, Dilinin ucundaki sözlerini kaybettim… Ne yana baksam sendin, adın bilinmese de, Hep hasretin döktüğü yaşım silinmese de, Sonsuza akan bir yol, gidip gelinmese de, O yolda bana gülen yüzlerini kaybettim… Sen kimdin, neredeydin, önemi yoktu asla, Aşk buluşabilir mi o bencil ihtirasla? O seven yüreğini gelip kalbime yasla, Ben bu bitmez sevdanın izlerini kaybettim… |
Gitmek istiyorum bu yerlerden Ay küçülmeden Güneş kızıla dönmeden Bir gece ansızın aniden Gitmek istiyorum bu yerlerden Belki de bu sabah Kalkmalıyım erkenden Ay küçülmeden Güneş kızıla dönmeden Kurtlar dağlara çekilmeden Aşk sarhoşları ayılmadan Gitmek istiyorum bu yerlerden Bir ağaç gölgesi bulmalıyım Püfür püfür esen Ve arkamdan küfretmeyen Yılan gibi akıp gitsem Şahinlere görünmeden Bir şelaleye varsam Alnımdaki tuzlar erimeden İçmesem sudan Nefes de almasam Menekşe kokulu rüzgardan Veya varsam hiç duraksamadan Kendimden kaçar gibi Aynaya bakmadan Kızgın çöllerde dolaşsam Akreplere basmadan Bir dost edasıyla yaklaşsam Kuyruğunu sallamadan Engerek yılanlarıyla Arkadaş olsam Ve hiç korkmadan Gitmek istiyorum bu yerlerden Ay küçülmeden Güneş kızıla dönmeden Bir sabah erken Baltık denizine mi gitsem Oslodan Deniz aslanları arasam Soğuklar basmadan Uzaklaşsam çakallardan Beyaz ayının postuna yaslanıp Isınsam Yürüsem sana hasret yolları Devedikenlerine aldırmadan Gitmek istiyorum bu yerlerden Ay küçülmeden Güneş kızıla dönmeden Bir sabah uyandığımda Konfeti olsam yağsam Yıldızları kıskandırırcasına Volkan olsam patlasam Lav olup aksam Yanardağlardan Üşüyorum Sensizlikten Gitmek için bu yerlerden Belki de vakit erken Sen içimdeyken Geçmişim kendimden Ben mi değiştim Seni özlemekten Kavramları mı karıştırdım Seni sensiz düşünmekten Gitmek mi gitmemek mi Henüz karar vermeden Yoruldum sabahı beklemekten |
| Saat: 09:10 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık