![]() |
(L) BAHAR(L) Sevgili tutmuş yularımdan beni, develer gibi habire çeker. Esrik devesini böyle nereye götürür, böyle hangi katara? Hem canımı çiğnedi benim o, hem bedenimi çiğnedi. Gönlümü bağladı benim o, kırdı şişemi. Ne iş yaptırmaya götürür, bilmem, nereye götürür beni. Sevgili takar beni oltasına, atar karaya balık gibi. Sevgili kurar gönlüme bir tuzak, avcıdan yana çeker sürür beni. Bakarım tabiat başlar büyük işine: Bulutlar gelir uzaktan katar katar, küme küme. Bulutlar sular ovaları. Bulutlar yürür dağlara doğru. Uyanır açar gözlerini yeryüzü. Gökler çalar davulunu. Dalların gönlüne çeker gülün özü en güzel kokusunu baharın. Tohumun gönlü başlar vermeye tohum. Ağaç durmadan söyler, döker içini. |
HATIRLA gecelerden birini daha bedavaya kapattım nasıl olsa eli açık hayattan uykumu ucuza sattım kalktım sana iki satır buket yaptım başağrımdan çaldımda suçlandım tadı damağında ayaklarımın aşksın yollarımda sokak aralarında bekler gölgem aslını, asılsız asılmamı ulu ama yüzü asık çınara yol olmamı saatlerden birini daha sıyrıksız devirdim nasıl olsa oturdum kadranına kolum akrep, bacağım yelkovan gönül dört döner etrafında sanki ateşsin, o pervanen buz çağında farkı bakışlarımda dizlerinin oval bir sevda akıntısı aklımda oku duygu zehirli saplanmış, şakaklarımda çok kadın asılır ulu çınarın dalına bir çırpıda anılardan birini daha andım nasıl olsa yani sabah ola hayrola andım olsun ki anlatamam siyahın sebebini kömür gözünden kopardığım al gülücüğü yamaçlarımda yeşertirim yanağımda duruldukça sen ismin doruklarında ömrümün / bir yediveren çiçeği Ali Aydoğdu |
Bir Yağmur Damlasına... Henüz yere düşmemiş bir yağmur damlasısın, Bir buğday başağısın gözlerimin önünde... Her nefes alışımda içime dolmalısın, Gelecek, ümitlerle yüzüme güldüğünde... Islatmalı kalbimi sevginle gelen yağmur, Sonrasında mis gibi sevdâ kokmalı içim... Yemyeşil gözlerinde, kimsesiz bir aşk durur Issız ve yapayalnız... Bundandır ürperişim... Bırakıver sessizce ak yüreğin söylesin, Bu sonsuz yolculukta buluştuğumuz yeri... Bırak ta kaderimiz yüreğine “gel” desin, Gel de derle içimden, sana ait gülleri... Bir ömür yüreğinden sevgi içmek dileğim, O mâlum son diyara, seninle göçmeliyim. |
SEVEBİLİR MİSİN? ..........................................Hep Gecelerde Aradım Seni, Deliler Gibi, ..........................................Yıldıza, Mehtaba Sordum Seni, ..........................................Sanki Cevap Verebileceklermiş Gibi, ..........................................Ölümüne Sevdim Seni, ..........................................Her An Canımı Verecek Gibi, ..........................................Haydi Söyle, ..........................................Sende Seni, ..........................................Benim Seni Sevdiğim Kadar Sevebilir mi sin? Ölüme Giderken Bile Hep Seni Andım, Şiirlerime Bile İsmini Yazdım, Bir Tek Gülüşüne Binlerce Sayfa Harcadım, Senin Adın Aşk, Ben Aşkı Sevdim ve Hep, ve Hep Aşka Yazdım, Beni Sevmediğin Anlarda Bile Ben Seni Sevdim, Ya Sen! Söyle, Sende Seni, Benim Seni Sevdiğim Kadar Sevebilir mi sin? ..........................................Kurşun Yarasından Ağırdı, ..........................................Bendeki Sensizlik, ..........................................Fırtına Öncesiydi, ..........................................Bu Derin Sessizlik, ..........................................Aşikar Sevdamızın Bir Sırrıydı Tarifsizlik, ..........................................Ölümün Bir Son Değildir, ..........................................Ölümdür Bana Sensizlik, ..........................................Ne Olur Söyle, ..........................................Sen de Seni, ..........................................Benim Seni Sevdiğim Kadar Sevebilir mi sin? |
ANNEME MEKTUP Ben bu gurbet ile düştüm düşeli, Her gün biraz daha süzülmekteyim. Her gece, içinde mermer döşeli, Bir soğuk yatakta büzülmekteyim. Böylece bir lâhza kaldığım zaman, Geceyi koynuma aldığım zaman, Gözlerim kapanıp daldığım zaman, Yeniden yollara düzülmekteyim. Son günüm yaklaştı görünesiye, Kalmadı bir adım yol ileriye; Yüzünü görmeden ölürsem diye, Üzülmekteyim ben, üzülmekteyim |
Günler geçtikçe Hasretin omuzlarıma Özlem, özlem yükleniyor Her gün asır gibi Ezilmek umrumda değil Biliyorum çok uzaktasın Bu uzaklık değil,beni bitiren Gözümde beliren hayalin Bir an karşımdasın, Sonra yoksun! |
USTA İKİ ÇAY BİRİ AÇIK OLSUN Sen devlet güçlerini abi sohbetlerinden Ve ikinci el kitaplardan tanıyan çocuk Ayıp olmuyormu böyle şiirlerinde Molotoflamalar kafaya sıkmalar falan? Sen taksim otobüsüne binerken Sesli selam vermeye utanan çocuk Ogün tekbir çığlıklarıyla fırlıcanmı cidden meydanlara? Sen miting alanlarında bile İnceden bacılarını kesen çocuk Şimdi harbi harbi ‘kahrolsun (mu) amerika’ya? Sen camı açık unutsa başı ağrıyan çocuk Devrim deyipte güldürme lan beni.! |
http://img228.imageshack.us/img228/1494/siir22baslik3cf.jpg Hasretin bir yangın avuçlarımda Ayrılıp gittiğin o günden beri Ararım gölgeni boş duvarlarda Ayrılıp gittiğin o günden beri Sensiz diken oldu başımda yastık Mutluluğu hangi dolaba astık Odamda ne varsa yüzleri asık Ayrılıp gittiğin o günden beri Bu nasıl bir duygu bilemiyorum Kimseye ayrıldık diyemiyorum Adını kim sorsa eziliyorum Ayrılıp gittiğin o günden beri |
Anlatamadığım Sen Vaktim olmadı Yorulduğumu anlamaya, Umudumu yitirmeye Küresel çırpınışımla ancak, Adresinin adresini bulamayacağımı anladım. Ama ne acı ulaşılmazlık ki, Seni bulmak benim hayatımdı. Çünkü sen, Ulaşılmazlığın kadar gereklisin bana. Biliyorum, adres, Dünyanın hiçbir yerinde yok. Sadece sensizlik ikamet ediyor Bütün dünya evlerinde. Cadde ve sokaklar çok kalabalık: Sensizlik dolu. Bendeki tek ipucu varolduğundur. Aslında ben uydurmuşum bu adresi de, Benden başka inanan yok buna. Seni niçin aradığımı biliyorum. Ama hiç kimse, Seni niçin aradığımı bildiğimi bilmiyor. Kimseye bir şey söyliyemiyorum. Dünyada olmayan bir dil öğrendi yüreğim ve Başkaca da dil bilmiyor anlatacak. Kimse anlayamaz beni, Kimsenin ben olmadığı gibi, Sözcüklerin kahrolduğu gibi içimde. Sen, varlık haini bir yok Ve varlıkta yokluk arayan bir ben. Çünkü seviyorum olmayan seni Çünkü aşığım ben, olmayan sana... |
Ö.L.Ü.M Hayat sıkmaya başladı artık, Gidiyorum sensizken sensizliğe, Bir masal gibiydi sen ve dünya Bir varmış bir yokmuş diye başlayan, Ve sona doğru yaklaşılan. Ölümden korkmuyorum artık, Korkularımı sende bıraktım, Ölmekten korkmuyorum artık, Ben ölümü ilk seninle tattım. İlk gördüğümde gözlerini, Dünya sanki cennet oldu bana, Kalbini tanıdığımda Düşlerim yoluma çıktı her sokakta Seninle tanışmam bir anlıktı Kaybetmem de bir anlık oldu. Ölümden korkmuyorum artık, Ölmekten korkmuyorum, Ben ölümü ilk gözlerinde tattım. Kaybetmekten korkmuyorum artık, Ben hayatımı sayende kaybetmeye kalktım. Ne gurur, ne derman kaldı dizlerimde, Uğrunda yıllarımı harcadım, Anlatmaya kalktım aşkımı, Ya ben anlatmayı başaramadım, Ya sen anlamamayı başardın. Ölümden korkmuyorum artık, Son satırlarını yazıyorum, Sensiz hayatın. Ölümden korkmuyorum artık, Ben uğruna canımı adadım. Sevdiğim, gözlerin hiç geceleri Ağlamaktan ağrıdı mı senin. Hiç elin kolunun, bağlı olduğu oldu mu, Sen dünyanın en kalpsiz insanını Sevdin mi hiç, Uğrunda ölmeyi düşündün mü, Bu dünyanın yalan olduğunu, Geç olsa da anladın mı sen. Ölümden korkmuyorum artık, Alıştım ben her gün ölmeye, Ölümden korkmuyorum işte Benim ruhum zaten hiç bedenimde değil ki Senin hep o gözlerini izlemekte. Ölümden korkmuyorum artık, Yaklaşıyorum her geçen dakika, Bu dünyadan göçüp gitmeye. Ölümden korkmuyorum artık, Korkuyorum dünyada sana birşey olmasından, Korkuyorum canının acımasından, Ölümden korkmuyorum artık, Son satırları yazıyorum, Korkmadığım ölüme yaklaşırken, Sana ve hayata. Ben hep gülümseyeceğim, O yaşlarla dolu gözlerimle, Bulutların arasından, Sana ve yalan insanlara.! |
| Saat: 09:10 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık