![]() |
Ölmüş İçimde Hasret İçimde bir sıkıntı Bir kasvet... bir duman... Dünya dar gelir inan Seni düşündüğüm an Titreyen ellerimde Sevgimiz arap saçı Umrumda değil zaman Çalsa da bilmem kaçı Zincirlere vurulur Umutlar liman liman Dünya dar gelir inan Seni düşündüğüm an Koparsam zincirimi İlk koşacağım sensin Sen çaresizliğimin Çaresiz ümidisin Bir hayıra yenilmiş Yüreğimde bin evet Kavuşmayı unutmuş Ölmüş içimde hasret Bir de çökerse kasvet... Karanlık...duman duman... Dünya dar gelir inan İşte bana o zaman Dünya dar gelir inan Seni düşündüğüm an...... Sevgilim biz ikimiz Ay ve Güneş gibiyiz Alev alev yansak da Artık birleşemeyiz Hasretin tohumunu Çıkar at yüreğinden Bahar da yaz da geçti Artık yeşeremeyiz...... İlhan İrem |
Hayatımdan çıkıp gider mi istesem Biraz sonra bu kapıyı çarpıp gidecek Düşünmedi anılarımızı bal gözlü Yıllar ihanetin acı hatırasıyla geçecek. Akar gider insan aleme yapmacık gülümseyiş Biten aşklara son bu küfürlü serzeniş Ankara’ya kış bu sene de yalnız gelmiş Hey gidi kader tüketmiş de ömrü Bu adam kalbini depremlerde yitirmiş. Cafcaflı başlar her güzel ilişki Mutsuzluk getirir kıskançlık krizleri Kimse bu oyunun kurallarını bilemedi Terk edişler kalbi harabeye çevirdi… erman öğüt |
Abu Ammar göremeden kurtuluş gününü direnişin bayrağını dikemeden ...................Kudüs'ün acı yüklü çehresine yani ....duyamadan zafer şarkılarını ..................Filistin halkının sesiyle düştü başından kefiyesi ..................sırtından şalı .........................vatansızlığın kederiyle öksüz şimdi küçük general .......ve pimi çekilmiş analar yani ...son bir öpücükle körükleyip .........................bağımsızlık ateşini teslimiyetsiz ...........öldü ihtiyar güle güle yeşil bir zeytin dalı gibi ..........astık seni duvarımıza ...............................Abu Ammar Ferhat Gülsün |
Deli dolu gençliğin deli dolu sevdası Deli dolu sevdanın sıcacık bir yuvası Bu yuvayı bitirdi bir ihanet davası Kimsenin suçu değil, ben sadece yalnızım Yüreğimden bir anda silinip giden sevgi Ve bu giden sevgiyle aşka duyulan kaygı Suçlu mu aranacak yazılmışsa bu yazgı Kimsenin suçu değil, ben sadece yalnızım Hayatın şartlarına uyup uygarcasına Kendimi bağlamışım iki can parçasına Yüzümü dönüp bakmam dünyanın sırçasına Kimsenin suçu değil, ben sadece yalnızım İlgilenmem sanırdım aşk ve sevda diline Bir gün kalbim kabardı canan doğdu elime Can parçası ikiyken üç oldu birdenbire Kimsenin suçu değil, ben sadece yalnızım Yazgım mı böyle imiş kaderim mi bilemem Yine sevdim çılgınca, vuslatım yok gülemem Öyle bir aşka düştüm yanarımda ölemem Kimsenin suçu değil, ben sadece yalnızım Artık boğuyor beni geceler yapayalnız Sırdaşım oldu benim penceremde ki yıldız Ey aşklar siz sadece masallarda kaldınız Kimsenin suçu değil, ben sadece yalnızım Her aşkın bir öyküsü, her öykünün şiiri Dolanır yüreklerde sevdalı aşk perisi COŞARİ’de söz bitmiş gelmiyor ki gerisi Kimsenin suçu değil, ben sadece yalnızım ibrahim çoşar |
Kağıt Mendil... Bana uyu demiştin... Şiire uyandım....../ İstavrit bakışlı denizin Balıkçı oltasında can çekişmesi Güneşin vurulup düşmesi martı çığlığında Çobanın türküsüne kuzunun ağlaması Şairin devrik sözü, Ozanın kırık Bağlama'sı Senin yüzünden… Gelmeseydin Bu gitmeler olmazdı Yokuşlar yola düşmeler Çıkmaz sokaklar ertesi Sustuğum kaldırım taşları Polis çevirmesi yosma bakışlar Çalmadan geçip gittiğim kapılar Yokluğunun adresi… Hiç gidilmemiş bir yol öyküsü Hani dağların kadınsı kuytusunda Sere serpe özgürce uzanıp Gökyüzünden yıldız toplamalar Kekik kokusu, kırlangıç sesi İçimin yenilgisi kavgalar Senin yüzünden… Gülmeseydin Bu şiir ağlamazdı Yormazdı beni düşünceler Tenimin mezar taşı, ruhumun kıblesi Sustuğum satır başları Harflerin sesi, yakarışlar Üstünü çizmediğim aldanışlar Çokluğunun güncesi… Bu duvar yazısı ayyaş didişmeler Dibini bulduğum şarap şişesi Sarhoş gölgeler Binalar sokak lambaları Mor ışıklı batakhane penceresi Cebimde beş para etmez sevişmeler Senin yüzünden… Bulmasaydın Bu şehir kaybolmazdı Sensizlikte kahrolmazdı geceler Boynumda dudak lekesi Gözümde söz yaşları Ten yangını dokunuşlar Ve bütün ters düze okunuşlar Kağıt bir mendil hikayesi… Yol... İz...Düşüm... Deniz ÜLKEGÜL |
Sen Sevgi dağlarımın ölümsüz çınarı, Sen, Ruhumun yeşeren taze baharı, Sen, Aşk iksirimin bitmeyen pınarı, Sen...Evet sen... Gönlümün kupa kızı... Sen, hayatımın en büyük kumarısın... ahmet kısa |
Neden Bize Geç Kaldınız Uzanabilseydi ellerim şimdi Kır düşmüş saçlarında olurdum Her yaşına bir ak ekleyen Yılların tutup yakasından Yağmalanmış düşlerimin Hesabını sorardım -Neden bize geç kaldınız- Uzanabilseydi ellerim şimdi Özlediğim gözlerinde olurdum Umurumda değil dünya Umurumda değil ne kış ne yaz ne bahar Kim ne derse desin Düşünsün istediğini Şikayetim yıllara -Neden bize geç kaldınız- Rötarlı bir tren Var mıdır Bizi bekleyen... Nurten Altınok |
sigara ve sen İsmin dilimde Elimde son sigara Veda etmeliyim bu vefasızlara Biri aklıma zarar Yokluğu deli eder beni Diğeri bedenime Çektikce Zehirler içimi Sigaramı yaktım az önce İsmini kağıdına yazdım hece hece Kurtulmalıydım ikinizdende Bu son buluşmamdı sizlerle Sondu ya zevkini çıkarmak istedim biraz Dumanını yavaş yavaş çektim Çiğerimin en derin yerine Oradan da bütün hüçrelerime Her nefes alışımda Bakıyordum üzerine Adın da yanıyordu ateşte Bitiyordu sigaram gibi isminde Kurtulmama az kalmıştı İkiniden de. izmariti yere attım topuğumla üzerine bastım duman oldu seninde adın rüzgar savurdu, kalmadı bende bir varlığın Delioğlan kandırmış kendini Karşı geldi hücreleri Kıvranmaya başladı bedeni Şunu çok iyi anladı ki GÜLÜM ve sigaram Ruhumun ve bedenimin vazgeçilmezi.... mesut delioğlan |
Aç Gözlerini En sevdigin elbiseni giydim Bu gece kokunu sürdüm Solgun yüzünü oksadim Sessizce saçlarindan öptüm Yazdigin mektuplari okudum Kana kana su içer gibi Plaklarini çaldim ah! En çok o sarkida özledim seni. Issizlik kapiyi çaldi, açmaya korktum gece yarisi Sehir uykuya daldi, baktim disariya katran karasi Rüzgar telasla kokunu getirdi bana aldim koynuma Buseni hafizamdan koparip ilistirdim dudaklarima Üsüdüm karanlikta Tenine dokundum hissetsin diye Aç gözlerini Erguvanlarina su verdim Içerken benimle konustular Yastigini oksadim, kokladim Anilar uçustular Solugun saçlarimi yaladi sanki yine bir meltem gibi Teninin kokusu karisti kokuma Yakistilar Boguldum karanlikta Yani basimdasin benden çok uzaklarda Ellerimi tut dokun bana Aç gözlerini. Attim kendimi caddelere Yesil ceketin sardi beni Yürüdüm üstüne karanligin korkusuz Tuttum ellerini. Can Dündar |
SAKLAMBAÇ Nerde yitirsem Hep sende buluyorum Başlangıçlarımı Sense Hiç bitmez gibi Bende oynuyorsun Tüm saklambaçlarını Tekin Gönenç HAYATIN GERÇEĞİNİ BECEREBİLMEK Ne çok şey var ya Bizi güldüren Biz niye bu şeylere gülemiyoruz Şey diyorum, Çünki Komik olan bu bütünlük Basitliklerin somutlaşmış hali Ve biz yine hayatın gerçeklerini Görmek zorundaymışız gibi Vuruyoruz kendimizi doğrulara Onu da becerebiliyor muyuz acaba? Tolga Yıldız |
| Saat: 01:55 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık