![]() |
Son Tebessümü Sana Saklarım Rüzgarlar esiyor bir köz üstüne, Beyaz sayfalar bir bir tutuşur. Bir hasret şiiri yağmur üstüne, Dudağımdan dökülür, küller uçuşur. Bir umut mumu yanar benim odamda, Titreyip yüzümde bir veda çizer. Odamın kararan duvarlarında, Bir karanlık simâ bağını çözer. Bir cefa sızıyor yorgun bakışlarımdan Yeni bir umuda çırpınmaktayım. Sen gittin gideli ben, o zamandan; İçli içli yanıp ağlamaktayım. Bir gün ansızın gelirsin diye, Sevinip sevinip hazırlanırım. Yüz aydınlığına bir buket diye, Son tebessümü sana saklarım... |
Ebedi Aşk Gururum engel oldu sevgime Aşkla gururu karıştırdım bir kere Sana değil sitemim bahtsız kaderime Oynadı oyununu felek bir kere Tanrıya adadım kurban diye kendimi Alın yazıma bağladım tüm sevgimi Bundan böyle sitemlerini çek benden geri Sensizliği ben asla istemedim ki...! Duymak istemem bundan böyle sesini Tutmak istemem güzel ellerini Görmesin gözlerim artık yüzünü Çıkarıp atasım gelir sana ait şu kalbi Tuttuğun ellerim kopsun kökünden Okşadığın saçlarım dökülsün tel tel Seviyorum dediğim dilim tutulsun Sana ait şu kalbim cehennemde kavrulsun Söylemem bundan sonra seni sevdiğimi Kimse silemez bil, kalbimdeki yerini Kara topraklara versen de bedenimi Ruhumla birlikte, AŞKIM EBEDİ...! |
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Şehre simsiyah bir kar yağar Yollar kalbimle örtülür Parmaklarımın arasından Gecenin geldiğini görürüm Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Çocuklar sinemaya gider Yüzümü bir çiçeğe gömüp Ağlamak gibi isterim Derinden bir tren geçer Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Alıp başımı gitmek isterim |
Adı Yalnızlık Gölgen gibidir yalnızlık Gecenin ıssızlığı, karanlığı gibi boş ve soğuk. Sarılırsın ararsın tutamazsın yoktur çaresi. Adı Yalnızlık Yazılmıştır birkere Yiğit olsan da büker bileği, Cesur olsan da sızlatır yüreği. İçindedir sevgi, insanın tek dileği Ateşten gömlek misali SEVGİ... SEVGİ... SEVGİ… |
BİR YAĞMUR YANAŞIYOR GÖNLÜMÜN İSKELESİNE Bir yağmur yanaşıyor gönlümün iskelesine… </B> Yağmur damlalarının sesi haykırışlar gibi yüreğimi acıtıyor bugünlerde.. </B> Gözlerimin önünde yine hayalin.. </B> Gözlerini, sözlerini, dev gülüşlerini ve boşver demelerini… </B> Bakışlarını, hüznünü, neşeni ve bana ben katışlarını unutmadım… </B> Unutamadım.. </B> Gönlümdeki yağmura şimdi rüzgarda eşlik etmekte.. </B> Yağmur yalnızlık kokusu getiriyor, rüzgar sensizlik esiyor… </B> </B> Saatime yüzünü kazıdım.. </B> Yelkovanım sana beş var, akrebim seni yirmi geçiyor.. </B> Çok uzun zamandır zamansız yaşıyorum.. </B> Zamanlarım fırtınalı denizlerde, zamanlarım gökyüzünde derinlerde.. </B> Deniz dalgaları hırçın bu saatlerimde..</B> Dalgalar dev kayalara vuruyor düşüncesizce.. </B> Her kükreyen dalga sesinde senin binbir sesin aklımda ve kulaklarımda...</B> seni baştan başa sen yapan sesin veda edişe beşe kala… </B> En son kalan bendeki sen… </B> Gökyüzü renklerim fırtınalı bu saatlerde.. </B> Mavi ile gri savaşıyor fütursuzca.. </B> Paletimde birbirine karışıp kayıp oluşa karışan renklerimde senin binbir yüzün, Gözlerimde ve hafızamda sen..</B> Seni sen yapan bakışın veda edişi yirmi geçe… </B> En son kalan bendeki sen… </B> </B> Düşüncelerimin arasında kayboluşlara karışıyorum yine… </B> Yüreğim yoğun, kafam karmakarışık… </B> Sen ilk sevdiğimdin…. </B> İlk sevgililer unutulmazmış.. </B> Sen ilk kendimi verdiğimdin.. </B> ve kader yolumda derin, silinmesi zor izlersin.. </B> Ne zaman yüreğimi birine açsam seni hatırlayacağım; </B> O okyanuslar kadar sırdı diyeceğim, </B> kendime bile itiraf edemediğim rüyamsı gerçeğimdi diyeceğim.. </B> Ve işte o zaman bendeki seni rüya yapacağım, </B> bir masal kahramanım olacaksın sevda “gel-gitler”’imde.. </B> Özledim seni..</B> Özledim bendeki seni.. hem de çok.. </B> Sen yanımdayken konuşamamayı, </B> sen yanımdayken gözlerimi gözlerinden alamamayı, </B> sanki zamanın kavramını yitirişini, </B> herşeyin başka başka anlamlar taşıdığı anları özledim.. </B> Seni sen yapan, bizi biz yapan anları ve mekanları unutmadım.. </B> Aşkımızın başkentini unutmadım..Unutamadım… </B> Hiçbirşey, hiçbir insan koparamadı beni bu şehirden… </B> </B> Ama bir gerçek var şimdi aramızda. </B> Sesizce, farkettirmeden aramıza giren.. </B> Sesiz yüksek duvarlar ören.. </B> Seni benden uzaklaştıran, beni karanlık düşlere iten.. </B> Ne olduğunu anlayamadığım ve senin nedeni açıklayamadığın.. </B> Hiçbir sorumum cevabı yok… </B> Hiçbir duygu kayıbolmaz durduğu yerde,</B> hiçbir savaşta kayıbolmaz tarih yapraklarından.. </B> Hatıralarımdan silinmeyen sen gibi.. </B> Bana bir açıklama borcun var en azından..</B> Birşey söyle.. evet de hayır de..</B> Ama konuş gerçekler ne kadar acı olsada... </B> Senin tek savaşın kendinle, kendinde bugünlerde… </B> Düşün, ama mutlaka düşün, bari yüzleş kendi gerçekliğinle… </B> Tekrar tekrar geçir herkesi tek tek anılarının süzgeçinden. </B> Mutlaka vardır en azından bir vefa borcun tarih saydıklarından… </B> Saklandığın boşlukta değil hayat, gizlendiğin korkularında senin.. </B> Boşluğuna sarıldıkça büyür bütün korkuların, </B> sen o kendi boşluğunun yanı başına gizlenensin….</B> III </B> Nefret sevginin ta kendisidir bazen.. </B> Ayrılık da sadakatın ödülüdür bazen.. </B> Bazen yarınlar dündür, bazen dünler bugün.. </B> Ama zaman dün ile yarınlar arasındaki süreyi yaşayanlara aittir.. </B> İnsanlar ise vefa ve sevgi ile anılanlara…</B> </B> Yüreğimde yine yağmur yağıyor.., </B> yine lacivert-siyah gecem yalnızlığıma yar.. </B> Yine şehrimin kımızı-siyah sokakları bana dar.. </B> Hayallerimin üzerinde sert-soğuk rüzğar.. </B> Gönül mevsimimde ise hüzüne davet var… </B> </B> Biter bu yağmur bir gün elbet… </B> Hep benle beraber unutamadıklarım, bulamadıklarım… </B> Saçlarımda hala rüzgar, yüreğimde hala sevdam var… </B> Bir çocuktum sevmiştim, beni ben yapan.. </B> Yüreğimize bir yol açan… </B> Şimdi öyle uzak ki geldiğim yollar…. </B> Karanlık, soğuk sokak aralarında o eski çocuk.. </B> Bir şarkım var şimdi yalnız dudaklarımda;</B> “birgün belki hayattan, geçmişteki günlerden, bir teselli… “</B> </B> UNUTULMAMAYA YEMİNİN VARDI SAYFALAR DOLU, ŞİİRLER BOYU… UNUTTUN MU SEVGİLİ</B>? </B> |
BIRAKTIĞIN YERDE Ben miyim geceleri hüzünlenip isyan eden, Düşlerin peşinde arkasına bakmadan, Sonunda ne olduğunu düşünmeden, Sana olan sevgimin peşinden koşan, Peki ya sen, sen değil miydin? Güzel gözlerinin ardındaki mutsuz insan, Mutluluğu arayan yalnızlıktan şikayet eden, Anlam dolu bakan gözler senin değil miydi? Şimdi sen gel beni unut diyorsun, Kolay olmadığını sen de biliyorsun, Biliyorsun sen de sensiz olmayacağını, Ama sen tutamayacağım kadar uzaksın, Ellerimi uzatıyorum bulamıyorum seni, Ellerimin arasından kayıp gidiyorsun, Ama fark ettim ki giden sen değil, Benmişim seni bırakıp giden, Ellerimden kayan sen değil, Ellerinin arasından gökyüzüne çıkan, Gökyüzünden o güzel gözlerine, Son bir kez bakıp kaybolan benmişim, Benmişim seni sonsuza kadar unutmayıp, Tekrar tekrar yaşayacak olan, Resmin kalbimde saklayıp, Her an seni yaşamak isteyen, Gökyüzüne her baktığında beni göreceksin, O zaman beni kendine daha yakın hissedeceksin, Beni her gördüğünde tekrar görmek için bakacaksın, Baktığında ise gözlerindeki ışıltı yıldızları söndürecek, Bir gece tekrar gökyüzüne baktığında, Senin için bir yıldız kayacak, Senin bir dilek tutup, hayallerin gerçek olsun diye, Dileğin eğer beni tekrar görmekse, Sesimi tekrar duymaksa ben seni bekliyor olacağım, Beni bıraktığın yerde...... |
AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır. Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur. Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Yoktur Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili. İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur, Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında. Hindistan'da Ganj Nehri'nin Yakılan Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır, Yitirdikleri de... New York'ta, Bir Sokakta, Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının Çıplak Yalnızlığı da Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki, Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de... Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili, Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır, İnan... Kim Demiştir Hatırlamıyorum, Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye. Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde, O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda, Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır, İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim. Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye... Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da... Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider, Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya... İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır Kimselere Veremez Sevgisini, Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır... Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı. İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz, Oysa Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu. Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir Başka İnsanlara... Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın Tüm İnsanlara Yayılması Gibi... İşte Şimdi Biz de Sevgili, Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp, Soluğu Evlerde Alacağız, Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi. Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak, Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak, Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu... Birazdan Sabah Olacak... Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Başlayacak... Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili. Birbirimizi Kandırmayalım... Hadi Güne Hazırlan, Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü, Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel, O Yaban Ağrısını Geri Alacak Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek, Sonra Geçecek... Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak... AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ |
Avucumda Gök Maviligi Som yürekten gün çiçegi nergisler, Eker durur kör geceye ellerim. Cana vurmuş yazdan beyaz öteler, Hayalini silâ etti gözlerim. Ufkumda özlemim; kor, demet demet, Limitleri tutmuş bütün dünyami. Sinemde büyüyen o köşeli dert, Seren seren limeliyor bagrimi. Anla artik can, bedenimden sürgün, Hasret tutmuş bütün dalim budagim. Avucumda gök maviligi her gün, Halimi arzeder Hakk’a dudağım. Serencamım, dönüşünü biçimler, Bir ömür ki aşk, umut ve adayış. Anladım ki bu bekleyiş can biçer, Bitmeyecek bu çile bu ağlayış... |
UZAKTA DEĞİL Kalbimin içinde döndü güz. Ölü bir dal gülümsedi birden, Bir taş duvar,dalgın bir çeşme Orda kendi yalnızlığında ıssız. Üşüdü bir bahçe!çırılçıplak. Gökyüzünden akan sayısız Kuşları sayıkladı bir çocuk. Esnemekten uzunca zaman artık Yorulan bir sarnıç kadar öyle. Uzakta değil,dilimin kıyısında Çırpındı rüzgar,ağzını öptüm. Yaralı bir ruh ağladı çok önce Bir tel süpürge,yoksul bir kova Kapıda yaprakların örttüğü eşik. Ayrılık gibisin!sarı bir anahtar. Eski bir aşk,kilidinde yara olan, Sessiz bir şarkı,hoş bir kadın. Kalbimin içinde döndü güz. |
Aşka Demlenen Ömür Sevdam, yüreğinde üşürken, Denizler yanıyor bakışlarımdan. Yalnızlığın kalabalığına karıştığı gibi sensizliğim; Yokluğunun sesine karıştı sessizliğim. Ellerimde kalan; Ayrılık acıları Ve duygularımın dokusundaki bir tek hayalin. Rüzgarın dokunuşları alnımın ateşini alırken; Islak gözlerim üşüyor bu sabrın buzulundan. Zaman dışı saatleri kim anlar ki söylesem? Çiçekler tutuşturulmuş ayrılığın eline. Ve bir yokluk yakamozu düşmüş gönül nehrine. Gökyüzüne düşen gecelerimden alınmış sabah, Artık, yalnızlığım doğuyor güneş yerine. Sesinin yankısıdır bu isimsiz çığlığım, Hasretin buharıdır bütün bulutlar. Duyamazsın beni duymayacaksın; Çünkü acılarım kadar sevinçlerin var. Bense, elime verdiğin bir bardak zehrin; Ölümünü yaşıyorum an be an sana. Sana, can çekişimin her saatini, Armağan ediyorum, son nefese kadar. Bin ömür mutlu olmana yetecek kadar Bir acılı ömür yokoldu sana... |
| Saat: 09:10 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık