MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

arwen 11 Aralık 2008 23:46

Bitmez Sevdiğim


Seninle açtı yüreğimde
mis kokulu taze güller…
Seninle mutluluğu,
Seninle bulutları
Seninle yıldızları
Seninle güneşi avuçladım…
Hasret, özlemim, aşkım hep sana
Üşüdüm sensizlikte doğan güneşte
Üşüdü yüreğim…
Gecelerimi böldü yüreğimdeki yangının
Buz tuttu ellerim…
Gözlerim dalarken mavileri
Dalgalar sahili kucaklarken…
Yokluğunu yaşadı bedenim…
Öyle özledim ki! ...
Belki senden daha çok…
Gecelerime yağıyor çiğ damlaları,
İliklerime işliyor ayazı..
Sıtmaya tutulmuş bedenim
Titriyor hasretine…
Korkutuyor sensizlik…
Korkutuyor yalnızlık…
Satır aralarına gizlesem de seni
Gönlümü kaptırmışım bir kere
Bitmez içimdeki sen…
Bitmez sevdiğim....



Gülayşe Ulusoy


CaNaRY 12 Aralık 2008 20:27

Benide Çağır

Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen beni de çağır
Sabrı kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen beni de çağır

Bazen iki dünya sığar içime
Bazen iki güneş doğar içime
Bazen gam yağmuru yağar içime
Sen beni ararsan beni de çağır

Dostların var ise divanelerden
Göz yaşın aktıysa minarelerden
Binlerce senelik viranelerden
Birşeyler sorarsan beni de çağır

Ezelin ezelden öncesi vardı
Yine sonsuzluktur sonsuzun ardı
Zaman yumağına bizi kim sardı
Aklını yorarsan beni de çağır

Dışarda göz yanar içerde yürek
Taahhüt ehline tahammül gerek
Mazlum yarasına merhem diyerek
Göz yaşı sürersen beni de çağır


Abdurrahim Karakoç



arwen 14 Aralık 2008 00:15

Ben sevdiğim uykulardan hiç uyanmadım

Uyanmadığım anlardandı
Rüyamdı
Erişemedim

Ağladım gözümde çapaklar
İsyanımdı
Başımı eğmedim

Yürüdüm bilinmeze
Yazgımdı
Yalnızlığa küfretmedim


Canımı sıkıyor yaşamak
Yalaklarla yaşamak
Yalaksınız desem nafile demesem infilak


Kuytusunda en sevdiğim çiçeğin
Sevdiğim her şeyin kokusu savrulsun
Karıştım ya hepsinin içine,kendi savruluşumu izleyeceğim


Karışmayın



Aralık 2008
Mada Lene


ÖmÜrCeK 15 Aralık 2008 17:13

izin vermiyor yüreğim
sen gibi
ikide bir çekip gitmelere


bu aşkın yaramaz çocuğusun sever
oynar
kırar
dönüp sırtını
ayırdığın parçalara bakmadan
gidebilirsin


can-ın ister de
dönersen
ben kırıldığım noktadayım
sarmalarım geriye yaralarımı


çünkü sen
bu aşkın haylaz çocuğu
su almaz gemisi
yara almaz yanısın


hep bir diken bulunur sende
büyük bir iştahla
kanatmak icin düşlerimi


dedim ya
sen bu aşkta gülen yansın


gül yapraklarım hırpalanmış
ellerinde
buz gibi
zalim bir mevsime savrulurken
sürgün edersin aglayan yanı


sen ben de kabuk bağlamaz yara
dur
incitme daha fazla
düşerim uçurumlara
yüreğimde sen..!


ener 15 Aralık 2008 17:20

Yedek Sevgili


Kimi sevsem,
onun hep uzakta bir sevdiği vardı,
unutamadığı ilk aşkı ya da onu terk edip giden sevgilisi...

Kimi derinden sevsem,
o da bir başkasını derinden hatırlardı.

Öylesine çok sevdim ki onları, başkalarına duydukları sevgiyi anlatmalarını,
sessizce, içim acıyla kanayarak dinledim.

Beni yitirmekten hiç korkmadılar:
çünkü onlara göre fazla iyiydim;
bu yüzden ilk anda vazgeçilebilirdi benden.

Beni terk edenlerden tek bir isteğim olurdu.

"Ne olur, bir daha beni aramayın!
Çünkü ben kolay unutamıyorum.
Çünkü ben size duyduğum o akıl dışı aşk yüzünden keder bahçemi dağıtıyorum."

Böyle derdim onlara ama yine de ararlardı beni...

Soluksuz ve umutsuz kaldıkları bir gece mutlaka akıllarına ben gelirdim...

O, yedek sevgili!...

Cezmi Ersöz


ÖmÜrCeK 15 Aralık 2008 23:17

Sen "O"sun,Ya Ben?

Hani bir yerlerde birinin varlığını hissedersin ve bir gün mutlaka gelip seni bulacağını bilirsin ya...Hani bu yüzden hayatına giren herkesi geçici olarak görüp sadece ona odaklanır ve sadece onu beklersin ya...Hani onun geleceğine dair umudunu bir tek gün bile bile kaybetmeden,her güne "Belki de bugün gelecek" diye başlarsın ya...İşte öyle bir şeydin benim için...


Seni ilk gördüğüm an, yıllardır beklediğim o insan olduğunu anladım.Güya şaşırmayacaktım ama şaşırdım.O güne kadar yoktun ama hep bendeydin.Şimdi burada,yanı başımdaydın.Yeni bir hayat başlamıştı benim için ama yanıtlanmamış sorularım da vardı.Belli etmeli miydim ki kendimi?Sen benim için"o"ydun ama ya ben senin için?

Hiç kimsenin olmadığı kadar bendesin sen.Seni tanıdığımdan beri başka bir insan oldum.Nerede olursam olayım,benimlesin.Konuştuğum sen,yürüdüğüm sen,yaşadığım sen...
Artık"Ya sev beni,dünyanın en mutlu çifti olalım,ya da bırak,ben yalnızlığımla kalayım"diyorum.

Öyleyse...SÖZ SENDE...


ahmed 15 Aralık 2008 23:19

Gitme Yar !



Yokluluğunun resmidir gözlerimdeki yaşlar
Her çekip gittiğinde de
Ansızın dökülüverir gözümden yaşlar

Bırakıp da gittiğin gün
Bende yine hüzün başlar
Gökyüzü kararmış, gün ağarmış
Sanki hiç durmayacakmış gibi yağmur başlar

Etraf karanlığa gömülür
Börtü böcek yuvalarına süzülür
Sanki hiç çıkmayacakmış gibi
Karanlık içime gömülür

Ne olur gitme yar
Sensizlik öldürmese bile
Diri diri gömdürür.....


Enes Aktaş


arwen 15 Aralık 2008 23:38

Kaybediyorum


Tutulmuyor hiç bir şey
Kırılıp dökülüyor
Umutlar
Yitmek için doğuyor
Kaybediyorum

Gençliğimi, sevdiklerimi
Neleri kaybetmedim ki
Geçmişte kalan

Bir tutam sevgi veren
Özlemiyle geri aldı
Gelen gidiyor
Kaybediyorum

Kırılıp dökülüyor duygularım
Gözyaşlarımı kaybediyorum
Bu ağlayışımın son olmasından
Seni
Son kez görmekten korkuyorum
Ömrümü, seni ve aklımı
Kaybediyorum

Mehmet Yıldırım 2


ÖmÜrCeK 15 Aralık 2008 23:53

Ama !
AMA ile bağladığın cümlelerinden nefret ettim ben. ve o kadar çok cümleler kurdun ki AMA ile devam eden. sürekli seni seviyorum AMA (?) derdin bana. AMA... AMA ne? hiç bilemedim ne olduğunu ve sırf bu AMA'ların yüzünden anlam kazanmadı bende söylediğin SENİ SEVİYORUM'lar. çünkü söylediğin güzelliği öldürdün her AMA'nda. geç oldu ama anladım. seni seviyorum AMA elimden birşey gelmiyor. seni seviyorum AMA ilerisini göremiyorum. seni seviyorum AMA ayrılmalıyız. yazık ki söylediğin SENİ SEVİ YORUM'lar kifayetini kaybetti bende. çünkü ben AMA diye devam eden cümlelerden nefret ettim sayende...

aşk yürek işidir, cesaret işidir AMA girdim mi bir kere aşkın içine kişi cesaretini kaybetmiş demektir. kendine itiraf edemedin ya ben söylüyorum işte sen bir korkaksın. ben kuş gibi çırpınan yüreğimle kocaman sevdim seni ve hiç; seni seviyorum AMA demedim sana. çünkü sorgusuzdu benim sevgim. nedeni yoktu. ucu bucağı yoktu. senin AMA'ların vardı ve sen açıklayamadığın o AMA'lar her neyse onların arkasına saklanıp terkettin beni. sana mutluluklar dilerim bebeğim yinede; AMA değil ÇÜNKÜ... çünkü; ben seni yüreğimle sevdim. hani derler ya ben seni delikanlı gibi, ben seni adam gibi sevdim....


peaceful 16 Aralık 2008 10:54


Sitem Etmedim

Bırakıpta gittin diye,
Sana sitem etmedimki
Ateşlere attın diye,
Sana sitem etmedimki

Ellerim boş kaldı diye
Ümitlerim soldu diye
Hergünüm dert doldu diye
Sana sitem etmedimki

Gerçek aşkta sitem olmaz
Seven kalpler böyle yapmaz
Hiç bir zaman unutulmaz
Sana sitem etmedimki

Git mesut ol hayatında
Beni getirme aklına
Mutluluklar benden sana
Sana sitem etmedimki

El sözüne kanıp durma
Hayatına darbe vurma
Benden zarar gelmez sana
Sana sitem etmedimki

Geçmişini unut gitsin
Geleceğin parlak senin
Rabbim sana huzur versin
Sana sitem etmedimki


ik_ra 16 Aralık 2008 15:14

AŞK YAŞAYANLAR İÇİNDİR
Ağladığını istemem ben ölürsem.
Beni en sevdiğin halimle hatırla.
Uzak bir yerde çalıştığımı düşün.
Hayatta olduğuma inan
Bir gün gelir kendiliğinden
Geçer bütün üzüntün
Her yeni gelen günü
Yeni bir ümitle beklemeli
Her yeni gün yeni havalarla gelir
Gece, yağan yağmurla uyursun
Sabah, bir de bakarsın odan güneşli.
Her gelen vapur, tren
Yeni insanlarla gelir...
Ben esmerdim güzelim
Bu sefer bir sarışını seversin
Aşk yaşayanlar içindir...


Necati CUMALI


ahmed 16 Aralık 2008 21:14

Sol Anahtarı Sevgilim



Meyhane girdabında içerken hayatı !
Oturturum sohbetin terkisine çıplak bir süet kelime...
Biraz pamuksu biraz sert... Yormaz gönlü, sadece telkin eder !
Sen yalanı sevdasından çok sevdiysen,
Gönlünü muhabbetine şarap eylediysen,
Nerde lebs etse gönlüm,
Sen orda meks ettin...
Gecemin gönlünde seher var,ah bir bilsen !
Sen ne kadar erken geldin be yârim,
Bilmeden aktın gönlüme bir sarhoş akşamımda !
Sen danışmadan konuşmadan bir kimseye,
İpotekli kiralık dudaklarınla söyle ismimi !
Bir sevap işle de al resmimi gözlerinin aynasına...
Unutmasan bile hatırla ara ara !
Cilvesaz eyle gönlünü iki kelime raks ettir gönlüme !
Sarhoş eyleyip beni oynat yalan sözlerle!
Olsun yarim sen varsan, yalanda olsa sevdası yalan aşktan...
Bahsedelim bari bu gece,
Verelim davulu sazı vursun köçekler bam telimize,
Biz bu geceyi unutalım,
Birbirimizi saatlerce görsek bile !
Ben içime çektiğim her dumanı derman görsem de,
Keşkeler çıkar boğazımdan ince ince,
Kilitlenip kalır sarhoş mazlum yüreğimde !
Sol anahtarım olup kalsaydın keşke !
Kalbimin kapılarını açıp sonuna kadar,bir aralıktan kaçıp gitseydin!



Serkan Şapoğlu


peaceful 16 Aralık 2008 21:17

sensizlik

Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma

Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim.
Bugün sardunyalarım da açmadı
Belki de küskün renklere
Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
Sensiz soluyorum anlayacağın
Mavi mavi ölüyorum

Duyuyor musun, orada mısın,
Var mısın, yok musun?
Bir tek şeyi unutma!

Seni sevdim ben.

Yanarak, yıkılarak
Aklıma her geldiğinde ağlayarak....


ahmed 16 Aralık 2008 21:21

Adı Belli Değil Masalımın



her aşk
kendi masalını yazar
kimini mavi suların derinliğine,
kiminiyse sonsuzluğa atar
benim masalımınsa
ne başı ne de sonu var
hepsi birbirine girmiş
çözülmeyi bekleyen bir bulmaca gibi
karşımda duruyorlar

çeviriyorum kitabımın sayfalarını
kelimeler yanlış yazılmış,cümleler yanlış
virgüller yanlış yerde , noktalar yanlış
kitabın sonundaysa masalım yarım kalmış

kapatıyorum kitabımı
koyuyorum öncekilerin yanına
uzanıp yatağıma ,
düşünüyorum olanları belki ,son defa
üzülmeye değmez diyor kalbim,
sen değilsin ki terk eden ,
o terk etti seni
o düşünsün,
o koysun elini vicdanına

üzülme Meryem
değmez artık sen de ağlama
bir gün gelir yaralar kabuk bağlar nasılsa
aldırma, kaldığın yerden devam et
yolunki umut
Yolunki ışık dolu
yürü ardına bakmadan
aydınlık yarınlara


Meryem Gülseven


arwen 16 Aralık 2008 23:30

Ne yangınlar bitti
Ne yüreğim söndü

Borç verdim şiirlerimi
Hançer gönlüme girdi

Akıl neye derman
Acı sildi süpürdü ruhu

Bir aşk kaldı elimde
Onu da yel aldı

Sele kapıldı varlığım
Bir kuru başım kaldı

Tek ve bir Tanrı
Sıfırım ben

Kırık kuşun kanadı
Kırık benim dizlerim
Celal Aksu


ik_ra 17 Aralık 2008 11:44



Mutlu Olma Şansı

Hayat bize mutlu olma şansı vermedi sevgili,
biz kendimizden başka herkesin üzüntüsünü üzüntümüz acısını acımız yaptık çünkü.
Dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığımız bir insanın göz yaşı bile içimizi parçaladı.
Kedilere ağladık, kuşların yasını tuttuk...
Yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat karşısında bizi zayıf yaptı. Aslında ne güzel şeydir insanın insana yanması sevgili...
Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine üzülebilmek ve çare aramak. Ben bütün hayatımda hep üzüldüm, hep yandım.
Yaşamak ne güzeldir be sevgili...
Sevinerek, severek, sevilerek, düşünerek...
Ve o vaz geçilmez sancılarını duyarak hayatın...
Yılmaz Güney


ener 17 Aralık 2008 17:36

Şairler en güzel mısralarını

Gecenin sessizliğinde yazarlar

Dosttur onlar için şiir

Onlar dertlerini dostlarıyla paylaşırlar

Onlar için

Gözyaşı;yağmur

Ayrılık;ölüm

Ömür ise bitmeyen bir yoldur

Onlar şiirlerini yağmura yazarlar

Ölümden değil ayrılıktan korkarlar

Bir annenin yavrusuna söylediği ninni edasıyla

Yazarak aydınlatmaya çalışırlar

Gecenin karanlığını..

Bilirler ki onlar yazmadıkça gündüz olmayacak.....!


arwen 18 Aralık 2008 23:58

Arzular buz tutmuş harman yerinde
sevdalar asılı kalmış hazan yaprakları ucunda
umutlar seyire çıkmış dünyayı bulutlar üstünde
erişmek ne mümkün,
aşk gönüllerde ateş olup düşmüş yanar içten içe
gözler puslanmış,ayrılık bir yara yüreklerde
merhemi olmuyor yar,yara kanıyor
can özlem duyuyor canına hasret dağlıyor bağrı
gül solgun boynunu bükmüş bülbül suskun
söylemiyor sevda türküleri...
gönül perişan yarınlar uzak,tükendi umutlar
elde kalan bir havuç hüzünden başka,
kalan bir şey yok...
hava puslu,hava ayaz mı ayaz bağırlar açık
titriyor yürekler sevginin sıcağından yoksun
diller lal olmuş konuşmuyor suskun
karanlığa mahkum olmuş ruhlar fırtınalar
koparıyor,yar umarsız yar hoyrat ayrı telden çalıyor
aşıklar gam yüklü,çıkmışlar meçhul bir yola
13.09.2008 İzmir...

Mustafa Ata


Nephthys 19 Aralık 2008 01:30

. Desem ki .


Desem ki vakitlerden bir Nisan aksamidir,
Rüzgarlarin en ferahlaticisi senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
Ormanlarin en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardim çiçeklerin en solmazini,
Topraklarin en bereketlisini sende sürdüm,
Senden tattim yemislerin cümlesini.

Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazim,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir seysin;
Nimettensin, nimettensin!

Desem ki...
Inan bana sevgilim inan,
Evimde senliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski sarap.
Ben sende yasiyorum,
Sen bende hüküm sürmektesin.
Birak ben söyleyeyim güzelligini,
Rüzgarlarla, nehirlerle, kuslarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Sayet sesimi farkedemezsen,
Rüzgarlarin, nehirlerin, kuslarin sesinden,
Bil ki ölmüsüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelligini,
Ve neden sonra
Tekrar duydugun gün sesimi gökkubbede,
Hatirla ki mahser günüdür
Ortaliga düsmüsüm seni ariyorum. .

Cahit Sitki Taranci

.


Nephthys 19 Aralık 2008 01:40

. Solgun Bir Gül Dokununca .



Coklarindan dusuyor da bunca
Gormuyor gelip gecenler

Egilip aliyorum
Solgun bir gul oluyor dokununca.

Ya buyuk sehirlerin birinde
Geziniyor kalabalik duraklarda
Ya yurdun uzak bir yerinde
Kahve, otel kosesinde
Nereye gitse bu aksam vakti
Ellerini ceplerine sokuyor
Sigaralar, kagitlar
Arasindan kayiyor usulca
Egilip aliyorum, kimse olmuyor
Solgun bir gul oluyor dokununca.

Ya da yalniz bir kizin
Sildigi dudak boyasinda
Esiginde yine yorgun gecenin
Basini yastiklara koyunca.

Kimi de gun ortasi yanima sokuluyor
En cok guz aylari ve yagmur yaginca
Alcalir ya bir bulut, o huzun bulutunda.
Uzanip aliyorum, kimse olmuyor
Solgun bir gul oluyor dokununca.

Ellerde, dudaklarda, issiz yazilarda
Aksamlara gerili aglarla takiliyor
Yarali hayvanlar gibi soluyor
Bunaliyor, kacip gitmek istiyor
Yollar, ya da anilar boyunca.

Alip alip geliyorum, uyumuyor butun gece
Kimildiyor karanlikta ne zaman dokunsam
Solgun bir gul oluyor dokununca. .


Behçet Necatigil


Nisyan-ı Bâtın 19 Aralık 2008 02:07

artı sonsuz

yağmurun yerden göğe yağdığı
bu gece yasak bölgedeyim
büyük çingenelerin çaldığı
kaçak silahların içindeyim
sevişmek kapısının kapandığı

bir nabız yoklar ki daima
hızlı bir nabız yoklar elim
öpüştüklerim hırsızlama
çirkin bir ağızda dişlerim
bir bıçak değer dudağıma

gök yarıldıkça şimşeklerden
soğuk aynalarda kilitliyim
tırnaklarımdaki elektrikten
su gibi erir iliştiklerim
kıvılcımlar uçar kirpiklerimden

doğumdan öncesini yaşıyorum
henüz belli olmadı kimliğim
vücudunu arıyor ruhum
bir yerde atomun çekirdeğiyim
bir yerde artı sonsuzum

A.İlhan


Nisyan-ı Bâtın 19 Aralık 2008 05:41

Şimdi..Kurudu Damarları Hecelerimin..


Yüreğim Çığlıkta Bense SuSKuNuM..
Gözyaşlarımda Boğulan Hıçkırığımla Tutunuyorum Hayata..


HerŞeye İnat..
Hüznüm Karışır Sessizliğimin Uğultusuna..


Yıprandı Kirpiklerim..Yıprandı Kirpiklerim..
Yüreğim Lal..Dilim SuSKuN Konuşmamak Üzere Tutuldu..


Vuslata dek..Efendim..
Tebessümlerimin Yitikliği Yansırken Gece ye..


İçimde KalaKaldı Yorgun Yüreğimin Solgun Bakışları..
Ayrılığının Hüznü ile Çürüdü Gurbetinde..


Ben Tükenirken Usulca Pörsüdü Her Yanı Yüreğimin..
Özlemin Yağmur Misali Sağnağına Tuttu Beni..


Yandı Her Damlan da İçim..
Belki SuSKuNLuĞuMuN Bedelini Ödetiyor.:


Aynalar Onlara Her Baktığımda
Vuslatımız Vuku Bulana dek


İçimdeki Bu İflah Olmaz Alev Terk Etmeyecek Beni..


Benliğimi..Sen Diye Yanan Şu Yüreğimi..Biliyorum EFENDİM
Umutlarımın Sancısı Artar Her An..


Ben Sancıların Konakladığı Yer Olurum..
Şimdi SuSKuNLuĞuMuN SoN Nefesinde Kaldı Yüreğimdeki Heceler..
Benliğim..Ruhum..Bedenim..Damarlarım Kanar Bu CaN da..
Yüreğim Sızı İçinde Kahrolur..Erir Yavaş Yavaş..Ömrüm..ama.
Biliyorum!! İnsafsız Sızılar Bırakmayacak Beni Sarıvermişken Dört Koldan
Duygularımın Siyahi Bakışında Kalacak Gözlerim..
Ve Gurbetimin Garip Çığlığı ile Son Bulacak Sessizliğim..
Biliyorum..!! Gecenin Zifirisine Karışacak Senin İsmini Soluyan SoN Nefesim..
Dokunacak Belki Gece ye Titreyen Sesi Yüreğimin..
Biliyorum!!Suskunlığumla Birlikte..Ruhumun Süzgecinden Gececek Acılarım..


Sızlayacak Alabildiğince Yüreğim..


Seni Anmadan Sensiz Gecen Her An Kahrolacağım;
Özlemini Çoğaltan Bu Yalnızlığım Terk Etmeyecek Beni EFENDİM..


Vuslatımıza dek.. Sevdalıyım Sana EFENDİM..Mecnunum Yolunda..Aşığım Yüce RAHMAN a..
Tükenir Ayaklarım..Sessiz Feryadlara Boğulur Yolları Yüreğimin...
Evet SuSKuNuM..ama Kabul Etmiyorum Ey Sevgili SuSKuNLuĞuM daki Tükenmişliği..
..Ve Biliyorum..!! Umutlarımı..Yüreğimi..Sevdamı..Ve Ömrümü Karanlığına Çekemeyecek Gece..

Yine de Konuşmalı mı Yüreğim..BİLEMİYORUM


Nisyan-ı Bâtın 19 Aralık 2008 16:48

ımge Dedim Adına

Son çocukluk da bitmişti ömrümde
Düşlerim belki kış ölüsü belki yaz
Kırlara bahar yetmese de içimde
Yüreğim nar çatlamasıydı sana kadar
Dilimde sözcüklerin çelik dinerci
Sesimde ölüm rengine inat aşklar

Mavilikler yasaklandı gökyüzünde
Özgürlüğü kuş kanatlarında bekledim
Doğduğum gün adına "imge" dedim

Sevdim bütün insanları insan yanlarını
Sen de seveceksin
Dallarına su yürümüş ağaçlara güleceksin
Kar yağsa da yaktığn ateşler üstüne
Ateşi yüreğinle körükleyeceksin
Kuş sesleri de ertelenebilir güne karşı
Çiy de düşebilir anıların üstüne
En güzel ezgileri nehirağzı denizlerde
Hep kendi sesinle türküleyeceksin
Hüzün ağaçlarının sevinç açtığını
Adının sonsuz anlamında göreceksin

Sevdim soluğunu rüzgar kılan insanları
Soluğumu soluklarına kattım
Bir damla uğruna gökyüzünü omuzladım
Bir çocuk ölümleri ağlattı beni
Bir de türkülerde kalabalık ihanetler
Gülüp geçtim yalan iktidarlar görkemine
Aşk adına sesimi sürdüm namlulara
En büyük eylemleri söz eyledim
Doğduğun gün adına "imge" dedim

Sen elbette sen olacaksın biliyorum
Sesinde yirmibirinci yüzyılı dinliyorum


A.Yücel


arwen 19 Aralık 2008 23:07

Korkuyorum


Sana karşı sevgimin sonu yok biliyorum
Belki de farkında değilsin senden hoşlandığımın
Dilim varmıyor söylemeye seni sevdiğimi
Sanki, o an her şey bitecek diye korkuyorum.

Kaç kere denedim sensizliği olmadı
Artık gücüm kalmadı dayanamıyorum.
Beni kendi halimle bırak hatıralarımla
Seni asla düşüncelerinle yargılayamam.
Orhan Bol


ÖmÜrCeK 20 Aralık 2008 13:48

Ey Yar!!!
Fırtınalar kopsada yüreğimde,
Gözlerimde simsekler çaksada,
Islatmıyacağım yüreğimi, gözyaşı yağmurlarıyla ...

Kara bulutlar sarsa dahi gökyüzümü ,
Birtek askimin rüzgariyla savuracagim acılarımı ...
Yabancı alevler yakmayacak artık bedenimi ...

Ey yar ! ! !

Kapattım gözlerimi , susturdum tüm sözlerimi ...

Duyur sesini ...

Hissettir yüreğini ...

Engel ol yağmak üzere olan yağğmurlarıma ...
Izin verme kopmasına firtinaların ...

Senmisin aşkı böyle güzel kılan, yoksa aşkla herşeyi güzelleştiren...

Uyut Beni Yüreğinde ...

Cok Yorgunum Rüzgarlara Karşı Gelmekten ...

Tut Ellerimi Bırakma ! ! !

Tut Ki Kapatayım Gözlerimi Seninle Korkusuzca ...


peaceful 20 Aralık 2008 23:09

BENİ KALBİNDE BELLE



Eskiden yeterdim kendime
Sensiz, sensizken ne yapsam nafile
Ruhumda anlamsız fırtınalar
Dağ gibi hasretin yakar
Boğazımda hıçkırıklar
Sensizlik neye yarar

Tenimi bile bilmedin
Kokumu içine çekmedin
Gözlerime dalıp gitmedin
Ne yaptın bu sevgiye
Hadi bana, her şey yalan de
Beni kalbinde belle..

Ayrı kalalım deme bana
Çok özlerim seni sonra
Savurma beni daldan dala
Duygularım hep senden yana
Sevgim sana tükenmedi
Bu hasret dinmedi...

Met-Nim 12/07/2008


ener 20 Aralık 2008 23:16

Ben Seni Sevdim Sevgilim
Ben senin en jok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran,sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevvgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak
Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil
Ben senin en çok gülüşünü sevdim
Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
Unutturur bana birden acıları, güçlükleri
Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman
Ben senin en çok davranışlarını sevdim
Güçsüze merhametini, zalime direnişini
Haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini
Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
Tüm çocuklara kanat geren anneliğini
Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
Sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini
Ben senin en çok bana yansımanı sevdim
Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni…

Alıntı


arwen 21 Aralık 2008 01:13

Hiç sevmedim böylesine,
Hiç yanmadım alev alev,
Ölümler yaşadım bilmem kaç kere
Acıtmadı canımı sevdan kadar
Hiç kimseyi özlemedim bu kadar,
Hiç bir şeye ağlamadı gözlerim,
Sana ağladığı kadar....
Hiç kahretmedim hayata,
Sensiz geçen gün kadar,
Zaman hiç bu kadar ağır akmadı,
Hiç bir şey canımı bu kadar çok yakmadı,
Uzaklığın..soğukluğunun yaktığı kadar.
Ölene dek sevdamsın,
İyileşmesi imkansız,
Kanayan sevgili yaramsın.



Gül Erdensoy


ahmed 21 Aralık 2008 14:25

Günahı Yok



Küçük kalbim ve ben,
büyük dünyan ve sen,
nasıl sığdınız kalbime,
aşığım sana,
ben sana bır bakışta kapıldım.
Gözlerin içime aktı,
dilerim hiç üzülmezsin bebeğim,
ben senin yerine üzülürüm sevdiğim,
bir ömür boyu beklediğim,
uğruna yoluna ömrümü verdiğim,
canımdan çok sevdiğim,
allaha yeminler verdiğim,
tek sebebimsin.
Kaderimsin_uzak olsakta,
yoldaşımsın_yoluma hiç çıkmasanda,
sevdiğimsin_sevmesende,
yollar tükenir,
ömür tükenir,
ama sana olan aşkım tükenmez.
Adalet nedir bilirmisin,
seni sevdigimi kabullenmen.
Bana doğru olmasada yolların,
beni sarmasada kolların,
benim gözlerimde kaybolsada gözlerin.
Ben seni sevdim be can,
dokunmadan,hissetmeden,
bilirim sevmeye engel değil mesafeler,
kilo metreler biter_aşkım bitmez.
Kaderin günahı yok,
dağlarında,
şöyle bir gece koynunda olsam,
sabaha senle uyansam,
kıyamet mı kopar?
Sevdam kocaman ki,
bak diyarları geziyorum ,
sana gelmek için,
yerin hala dolmuyor,
bu gül seni hala seviyor_sevecek.....




Hilal Çınar


ahmed 21 Aralık 2008 14:27

Düşmesin Gamzelerine



Son sigaram bu....
Hasret dumanını içime çektiğim,
Gecenin ayazla müttefik kurduğu,
Titrek bir sara nöbeti vaktinde...
Gözlerimin önünden gözlerin,
Hızla akarken ve,
Nefesimde,soluksuz nefesin,
Son defa dolanırken,
Yanımda hayalin...

Sen yanımdayken...
Ateş böcekleri...
Öldürürdü...
Meşakkatli gölgeleri,
Güneş ilk bize sarılırdı,
Her yeni doğuşunda,
Üzerinde ipekten,sarı sabahlığı ile,
Beni,sen varken tanırdı.

Yağmur en sevdiğimiz şeydi,
Çünkü zamansız zamanlarda,
Göz yaşı değildi o bizim için,
Damlalar...
Silüetimize yavaşça kazınırken,
Aşk önümüzde eğilir,
Biz tek gönül olmuşken,
O,ikimize bakmaktan çekinirdi.

Bahar vardı sanki hep,
Bütün sokaklarda,
Küçük bir kız çocuğu misali,
Elleri...
İlk düşen cemre gibi,
Gözleri yeşil...
Sandık...
Yedi düven böyledir,
Ömür böyle sürecek,
O vakitler,sarı ölüm
Bizden çok uzaktı.

Kelebekler uçmamıza yardım ederdi,
Biz semada raks ederken...
Onlarda,yürekleriyle eşlik ederdi,
Hiç bilmezdik ikimiz,
Yerle yeksan olabileceğimizi,
Kelebeklerin...
Hatta...
Meleklerin bile,
Kanatlarının kırılabileceğini.

İşte şimdi...
Sensizliğin tınılarında gezinirken,
Bitmek üzere,son sigaram,
Karışacak ruhum birazdan,
Cüzamlı alevlere,
Şahadet öncesi,son sözlerimde,
Bedbaht yüreğimde...

Giderken tek düşündüğüm,
Ben yanında yokken...
Aydınlık her daim yanında olsun,
Gölgeler düşmesin gamzelerine,
Sema yine ağlamasın,
Göz yaşları düşmesin gamzelerine,
Bahar hep seni bulsun,
Sarı ölümler düşmesin gamzelerine,
Ömrün boyunca uçabilesin,
Kırık kanatlar düşmesin gamzelerine.


Metin Çalışkan


Sedef 21 21 Aralık 2008 17:14

Adresim Hüzün


bugün günlerden hüzün
yer hüzün ülkesi
intiharda bileniyor duygular hüzünlü bir karanlığa

dolaşıyorum gelişigüzel
ayağımın altında dallar eziliyor
hüzün kırılıyor yalnızca

hüzün alıp hüzün satıyorum
kazancım hüzün
kaybım da

gül uzatıyor küçük bir kız
:
“al bunlar en güzelleri
adları hüzün çiçeği
hüzün kokarlar aynen hüzünlü gönlün gibi...”

ağaç olsam hüzün dökülüyor yapraklarımdan
yağmura koşsam hüzün boşanıyor üstüme
bıraksam kendimi kaçsam oradan
yok olası hüzün koşuyor ardımdan!

ben: hüzün
ikametgah: hüzün sokağı
adresim bu işte!

beni ararsan eğer hüzn'ü sorman yeter

bir köpek uluyor sokakta
hüzünlü bir ölümdür buralar!


(2 Haziran 2003)
Naime Erlaçin


ÖmÜrCeK 22 Aralık 2008 00:45

Aşk yıkıntılarıyla dolu kalbim
Sanki ucu bucağı olmayan kara bir boşluk
Örümcek ağı sarılı dört bir yanım,kurtuldukça içime dolanıyorum
Ne zaman çözsem bağlarımı, bir şekilde iç içe giriyor ruhum.
Bunların sebebi ne mi?
Tabi ki sensin, beni kendine bu kadar bağlamasaydın
Bu kadar aşık etmeseydin, ya da hiç olmazsa bitirseydi kendini bende.
Bunların hiç biri yaşanmayacaktı.
En güzel yanımdın, en büyük acım oldun.
Bazen düşüncelerimin içine hapsediyorum kendimi
Seni düşünüyorum, senli zamanlarımı.
Neden unutamıyorum ki diyorum.
Acaba çok mu mutluyduk, ne paylaştık ki bu kadar vazgeçemiyorum diyorum.
Sonra bir anda farkında varıyorum...

Biz Seninle, Büyük bir aşkı yeni doğmuş bir çocuk masumluyla yaşadık.
Çıkarsız, saf ve lekesiz..
Artık biliyorum vazgeçilmez oluşunun sırrını...
İçimde taşıdığım kocaman Sen, SEN'im var benim..
Yanımda olmasan da canımın bir yanı daima senin, sana ait..
Ve Asla bir başkasının olmayacak...


Nisyan-ı Bâtın 22 Aralık 2008 02:56

sen yoksun
deniz yok
yıldızlar arkadaşım
ya bu gece harika bir şeyler olsun
yahut bir bomba gibi
infilak edecek başım

ağzımda eski mısralar uzanıp kalmışım
istanbul minareler odamda gibi
gökyüzü temiz ve parlak
işte kolkola girmiş en mesut günlerimiz
muhalif bir rüzgar karşı sahilden

fosforlu ışıklarıyla gökyüzü bir deniz
havada kanat sesleri
ve çılgın kokular

deniz yok
yıldızlar uzaklaşıyor
ben yine yalnız kalıyorum
istanbul minareler kaybolmuş
sen yoksun...


ayabakan 22 Aralık 2008 21:33

Yağmurda Unutulan Şarkı

Önce bir yağmur bir yağmur iki gözüm...
Önce ıpıslak iki kuş!
Sonra yıkılmış evrenler geçti vitrinlerden,
Sonra insanlar iki gözüm!
İnsanlar,
Kahrolmuş!...
Islak senaryolar üstüne ta iç boşluktan,
Boyut boyut yalnızlıklar ağıyordu...
Öksüz anılar üstüne iki gözüm!
Kırık ikindiler üstüne,
Kuşkulu bir yağmur yağıyordu...
İkişer üçer yitiriyordum seni kavşaklarda,
Yollar ayak bileklerime dolanıyordu hep,
Taş taş çöküyordu en kutsal yapılar...
Yüzler karanlıktı iki gözüm!
Düşünceler dar,
Bir geçit bulamıyordum sana,
Ellerim yordamlarını yitirmişti üstelik,
Hep yabancıydı çaldığım kapılar!...
Oysa ki, son çağrımdı bu ta can köşemden!
Oysa yürek yürek son yeşermemdi,
Çağ çağ, kanat kanat, sevgi, ışık, nur...
Ah sonra o yağmur iki gözüm!
Ah sonra o,
Yağmur!...
Şimdi,
En kırık vaktidir uzak inbatların...
Öykümüzün en yaralı yerinden,
Damlar yüreğime ılık bir sızı!
Sonra birden duyar gibi olurum,
Hoyrat yağmurlar altında,
Martı çığlıklarına karışıp giden
Çocuksu şarkımızı...

Nefes Al Da İstanbul Ağlamasın

bazen cümleler eksik kalır
kelimeler yetmez hislerimizi anlatmaya
şu an belki de öyle bir haldeyim...
sen şimdi gidiyorsun ya
yüzünü döken yalnızca ben değil
ben seni andıkça tüm şehir ağlayacak
arkandan kafamı çeviremiyor
göz ucuyla dahi bakamıyorum bu anlamsız gidişine
seni durdurmaya kimin gücü yeterdi
ya da hangi sözcük aklını çelerdi bilmiyorum
peki ya ben sensiz ne yaparım bu şehirde
nasıl alışırım bu gidişine
hadi alıştım diyelim
sensiz yaşlanmak sözü çok ağrıma gidiyor
hadi şimdi kırma beni
aç o öpülesi gözlerini
bağır çağır istersen küfret
ama ne olursun
nefes al
nefes al da istanbul ağlamasın...


ayabakan 22 Aralık 2008 21:38

Kar Beyaz İstanbul

İstanbul'da sokaklar bembeyaz.
Kara dumanlar çıkıyor bacalardan.
Çekilmiş evine herkes.
Kimi kestanesinin derdinde,
Kimi yakacak peşinde.
İstanbul beyazlar içinde.
Hava buz kesmiş diyorlar,
Sular donmuş mu donmamış mı bilmem.
İki bin sekizin şubatında sokaklarda,
Bir serseri ben.
Gecem-gündüzüm bilmem.
Üşümüyorum.
Ya da donuyorum da hissetmiyorum.
Derdim büyük ama
İçemiyorum.
İstanbul kışı yaşıyor.
Ben kendimi yakmışım.
Pişiyorum.
Kanmayın beyaza.
En kirlisidir aslında.
Acıttı canımı ordan biliyorum.
Ben beyaza artık güvenmiyorum.


Nephthys 22 Aralık 2008 22:20

Ölümü Ektim Randevu Yerinde
Beklemekten Ağaç Olsun

Zembereği boşalmış sözcüklerin
Akreple yelkovan öpüşüyor onikide
Bütün ziller vaktinde vuruyor,
tembellik edip gitmeyeceğim
Kusura bakma ölüm
Bugün de gecikeceğim
Sessizlik çökmüş kentin sokaklarına
Martılar uykuya dalmış
Kar bütün izlerini örtmeye hazır
Randevularımıza sadığımdır sektirmem saatini ama bu sefer tembelliğim tuttu, ölüm daha çok beklersin beni…
Şimdi kış ölümün vaktidir derler ve tecrübelerimden bilirim kışın ölene söverler.
Kusura bakma ölüm
ben ardımdan sövdürmem.
Bu randevuya asla gelmem.
Bu şiirin içinden tren de geçebilir
Uçak da
Vapur da
Bütün teknolojik ölüm aletleri de
ama hiç birine binmeyeceğim
Kusura bakma ölüm
gelmeyeceğim

***

Gelecek öyle uçsuz bucaksız duruyor ki
Ve ben ne olacağını merak ederken
hani filmin en güzel sahnesinde
sinemadan çıkar gibi
hayattan çıkıp gidemem
Kusura bakma ölüm
Adın çok soğuk gelemem
Bunca mazeretim varken
yaşama dair,
ölümü aklımdan bile geçirmem
Seviyorum seni hayat
tüm kötü sürprizlerini de..

Erol ZAVAR


Nephthys 22 Aralık 2008 22:25

AYRILIKTA SÖYLENMİŞ BİR YAZ TÜRKÜSÜ


Gözlerine bakar ağlar
Bu son şarkı
Son umut

Gitme hep burada kal
Bizimle kal bu kıyıda
Her yanına dokundum bakışının
Her yerini tanıdım göklerinin
Gün boyu sende uçtum
Dinlendim dallarında
Atlılar gibi yoruldum yanında
Uyudum

Ölür kıyı ölür yazlar
Alır götürür karakış
Her bahar her umuda zorunlu mu
Neden yolcusun bu kadar
Gideceksen
Al götür umudumu
Al götür sonuna kadar

Afşar TİMUÇİN






Nephthys 22 Aralık 2008 22:30

UNUTAMADIĞIM

Açardın,
Yalnızlığımda
Mavi ve yeşil,
Açardın.
Tavşan kanı, kınalı - berrak.
Yenerdim acıları, *****likleri...

Gitmek,
Gözlerinde gitmek sürgüne.
Yatmak,
Gözlerinde yatmak zindanı
Gözlerin hani?

"To be or not to be" değil.
"Cogito ergo sum" hiç değil...
Asıl iş, anlamak kaçınılmaz'ı,
Durdurulmaz çığı
Sonsuz akımı.

İçmek,
Gözlerinde içmek ayışığını.
Varmak,
Gözlerinde varmak can tılsımına.
Gözlerin hani?

Canımın gizlisinde bir can idin ki
Kan değil sevdamız akardı geceye,
Sıktıkça cellad,
Kemendi...

Duymak,
Gözlerinde duymak üç - ağaçları
Susmak,
Gözlerinde susmak,
Ustura gibi...
Gözlerin hani?


Ahmed ARİF


Nephthys 22 Aralık 2008 22:53

Sen Hiç Başkalarının Biten Aşklarına Ağladın mı?




Sen hiç başkalarının biten aşklarına ağladın mı? Ben ağladım.
Çünkü biliyordum o ne denli bir acıdır...
Nasıl eksiltir insanı, nasıl sızlatır yüreğini kor düşmüşcesine.
Aslında herşeye rağmen hayat devam eder bitenlerin ardından.
Çiçekler hep açar, güneş, ay hep doğar eskisi gibi...
Ama...Eskisinden daha çok acı verir bazen nefes almak.
Hani o çok sevdiğin, belki birçok şeyini feda ettiğin,
geceleri uyku yerine düşünüp hiç yorulmadan hep sevdiğin yoktur artık.
Terkedilmek değil de, ona gözlerine bakarak yeniden sevdiğini
söyleyemeyeceğini bilmek sızlatır yüreğini.
Yaşamak güzeldir, herşeye rağmen ölüm hiç gelmez aklına.
Yaşamak bir şanstır da özlemek biraz yorucu.

Hani çocukken oynadığın beş taşlar, yakan toplar, doktorculuklar...
Hani kaçamak yenen dondurma, şekerlemeler...
Onları özler gibi özlersin de bir de bunu söyleyebilsen!
Aslında söylemek zor değil de terkedilmek var ya bu bağlar dilini.
O sevse seni terketmezdi diye düşünürsün.
Oysa sen onu hala nasıl deli gibi seversin.
Söleyemedikçe büyür o yumak içinde.
Büyür de dur diyemezsin...

Yolda yürümek bazen ne anlamsız gelir insana. Gideceğin bir yer yok...
Ya da... Gitmek istediğin yere gidemeyecek olmak...
Aslında ne olur ki şimdi çıksan, onun evinin önünden geçsen.
Belki camdadır... Belki...
Belkiler öyle çoktur ki. Belkiler aslında içimizdeki umutlar...
Belki o da beni seviyor, belki beni bekliyor, belki yeniden başlar,
belki, belki, belki...
Umut mu, kendini kandırış mı bilinmez ki.
Belki umut belki başka birşey...

Sözler bitti derler ya bazen, çok yanılırlar.
Sözler söylenir ve asla bitmez.
Bir bıçak kesiğinin yarası kapanır da sözlerin yarası asla sarılmaz.
Yıllar geçse de nasıl acıtır canını hala...

Bazılarımızın gözleri hep nemlidir ya, hani en mutlu anlarında bile...
Kimbilir içlerinde sızlayan hangi söz yarası vardır
bilinmez ki...
Bilinmez...
Bilmediğimiz ne çok şey vardır aslında.

Bazı anlar vardır hayatta pek az yaşarsın.
Aslında şanstır da biz farkına varamayız.
Annemiz, babamız, kardeşimiz, hani sizi çok kızdıran komşunuz,
bir de hep zayıf aldığınız matematik yok mu...
Acaba şans mı yaşadıklarımız.
Anneni, babanı görebilmek bir şans mı hiç düşündünüz mü?
Ama onlar beni anlamıyor demeyin.
Belki anlaşılmamak bile bir şans değil mi?
Kaybedince anlarımızı anlıyoruz şanslarımızı ama neden hep geç kalıyoruz...
Halbuki yolda şöyle bir bakınca etrafıma ne telaş içinde
koşuşturuyoruz hayatın içinde.
Ama yine de hep birşeylere geç kalıyoruz.
Sevmeye, yaşamaya, umut etmeye...
Herkes koşuşturuyor ya, gök yüzüne bakan yok hiç.
Yürürken şöyle bir durup baksanıza neler var orada?
O sonsuz boşluk aslında nasıl da dolu umutlarımızla...
Biten bir aşka ağlamak bile aslında ne denli bağlanmak hayata?

Aslında hiç bitmeyecek sandığımız şeyler var ya hepimizin...
O yüreğimi bitişiyle sızlatan aşk da öyleydi benim gözümde.
Onlar hiç ayrılmayacak sanırdım hep...
Ama demek ki herşey bitermiş birbir.
Bitermiş bazen ölümüne denen sevdalar bile.
O zaman acılar da biter! Evet! Evet!
Zaman herşeyi azaltır. Sevgiyi, acıyı, daha neleri neleri...
Ama zaman özlemi azaltır mı?
Ya alışkanlıklar nerede kaldı?

Öyle uzun zaman geçmiş ki aradan hani onunla tanışalı...
Hayatın içinde bir bağdır,
o da koparsa işte birgün o zaman ne olur...
Ne mi olur? Belki iyi, belki kötü. Hem belki...


06.05.2002


Neşe Demirağ


ÖmÜrCeK 23 Aralık 2008 14:45

Seni Seviyorum Çünkü...

Seni seviyorum,
çünkü her sabah kalktığımda bir günü daha seninle geçirecek olmanın mutluluğunu yaşatıyorsun bana. Ben güne seninle başlıyorum ve her gün hayatı yeniden keşfediyorum.


Seni seviyorum,
çünkü gökkuşağının her tonunu gölgede bırakan en parlak renksin sen. Herşey senin rengini taşıyor ve benim için ancak o zaman anlamlı oluyor.



Seni seviyorum,
çünkü herşeyde sen varsın. Nasıl olmayacaksın ki? Sanki sen doğduğumdan beri içimdeydin. Yüreğimin en derin köşesindeydin. Sanki ortaya çıkmak için beni bekliyordun. Ve ben orada olduğunu fark edince hakettiğin yere çıkardım seni.


Seni seviyorum,
çünkü hep benimlesin. Seni görmem için yüzüme bakmam gerekmiyor. Gözümü kapatsam ordasın. Gördüğüm her yüz aslında sensin.



Seni seviyorum,
çünkü gözlerinin içindeki binlerce yıldız, gecenin karanlığını delip geçiyor. Sen bana bakarken ben kendimi yıldızlara bakıyor gibi hissediyorum. O yıldızların parlaklığında kaybediyorum kendimi. Gözlerim kamaşıyor ama şikayetçi değilim aydınlığından. Güneş doğmasa, yıldızlar kaybolmasa diyorum, ama biliyorum ki güneşim de sen olacaksın gecenin sonunda. Bu kez daha parlak, daha aydınlık çıkacaksın karşıma.


Seni seviyorum,
çünkü saçların ellerimin arasında kayıp giderken , dünyadaki cenneti bulmuş gibi hissediyorum kendimi. Cennetin sahibi sensin ve biliyorum ki sadece izin verdiklerin girebilir o cennete. Ben o cennette kalmaya kararlıyım.


Seni seviyorum,
çünkü her gülümseyişin içime yeniden yaşama sevinci dolduruyor. Her gülümseyişin, karamsarlığı yıkıyor, umutsuzluğu parçalıyor. Bir çiçek bahçesine çeviriyor çorak dünyayı.Çiçek dedim ya, bir çiçek adı verseydim sana papatya olurdun. Açışıyla dünyaya, insanlara baharın geldiğini müjdeleyen papatya. İddiasız ama güzel. Güzel ama kibirsiz.



Seni seviyorum,
çünkü seni sevmeyi, sana dokunmayı, seni dinlemeyi, sana bakmayı, seni koklamayı, seninle paylaşmayı seviyorum.
Seninle birlikte insana dair ne varsa onları da seviyorum.
Seni sevdiğimi anlatmaya çalışırken ne kadar çaresiz olduğumu da görüyorum. Her sözcükten sonra durup tekrar tekrar düşünüyorum, seni yeterince anlatabildim mi diye.

Biliyorum ki yetmeyecek, bu kadar sözcükten sonra bile sana sevgimi anlatamamış olacağım.
Sözcüklerin bittiği yerde gözlerime bak.
Onlar bu sevgiyi çok daha iyi anlatacaktır sana...


Mehmet Coşkundeniz


ÖmÜrCeK 24 Aralık 2008 00:58

yitiriLmi$ ne warSa..
Çirkin çiçeklerle dolu
Katil bahçelerinde dolaştım
Dalgındım
Bıçak sırtı yaşamalarım, penceresizliğim
Ve öksüz düşlerim vardı ceplerimde
Uğultusuzluğumu özlemiştim
Hala bir ceylan ağlıyor içimde
Hiç yoktan vurulan…

Senin şehirlerin uyurken
Benim gözlerimi bıçakladılar
Kör bir balıkçıyım şimdi
Denizlere sarılıyorum
Hiç görmediğim vapurlara el sallıyorum
Rüyalarımda yaşlanmıyor…

Kaybolan eylül gemilerimi
Sonbahar sesiyle çağırsan gelir mi
Ah vurulası yüreğim
Süpüremedin kapından yalnızlığı
Örselenmiş, paslı yüreğim…

Ellerim yumuk, orman karanlıkları omuzlarımda
Ve ardından ağlayan ezgisiz türkülerdi gözlerin
Senin gözlerinin pusuna saklanıp
Senden kalan bu yıkıntılar arasında
Bizi büyüten ellerini aradım
Öpülesi ellerini…

Yıkık kentler konuşmaz bilirim
Cam kırıkları ve kırık dallar var
İncinen yüreğimin yaralarında
Ne bilir misin?
Güller hiç uyanmaz bu vadide
Gözlerin düşer aklıma
An gelir şavkın vurur yüzüme
O zaman vakit ölüm olur
Dudağımda
Kaçsam yakama yapışır gözlerin…

Yılları ve yolları
Ödünç aldım
Yastığımdaki çukura dolan korkulu geceden
Düş düşkünü çocukluğumu
Çalmış namlı sevdalılar
Üstüne üstlük sensizim
Yani gölgesiz dolaşıyorum
Artık intiharlarda öldürmez beni
Yüreğimde konaklayan hüzünler
Senden gelir…

Ama sen yine de biriktir gözyaşlarını
Belki bir gün
Tutuşturur seni bensizlik
Belki bir gün sen de bana ağlarsın…

Hoyratım benim
Şafaklar düşmüş alnına
Kırlangıçlar uçmuş koynuna
Bak, hala aynı şarkıda irkiliyoruz…

Bu aşkın adresi dursun sende
Kelepçeli kuşlar
Yuva kurmadan gözlerimize
Belki geri döneriz
Ve geri veririz birbirimize
Yitirilmiş ne varsa….


Nisyan-ı Bâtın 24 Aralık 2008 17:56



Ay Karanlık

Maviye/Maviye çalar gözlerin,
Yangın mavisine/Rüzgarda asi,
Körsem/Senden gayrısına yoksam
Bozuksam/Can benim, düş benim,
Ellere nesi?
Hadi gel,
Ay karanlık...
İtten aç/Yılandan çıplak,
Vurgun ve bela
Gelip durmuşsam kapına
Var mı ki doymazlığım?
İlle de ille/Sevmelerim,
Sevmelerim gibisi?
Oturmuş yazıcılar
Fermanım yazar
N'olur gel,
Ay karanlık...
Dört yanım **** zulası,
Dost yüzlü,
Dost gülücüklü
Cıgaramdan yanar.
Alnım öperler,
Suskun, hayın, çıyansı.
Dört yanım **** zulası,
Dönerim dönerim çıkmaz.
En leylim gecede ölesim tutmuş
Etme gel,
Ay karanlık...

A.Arif


ÖmÜrCeK 24 Aralık 2008 18:03

Canımın İçi...
Ne zamanı bir dakika önce geriye alabirim


Ne de geleceğimi bir dakika sonra yaşayabilirim


En bildiğim şeyi yapmalıyım;


Seni sende bir ömür boyu sevmeliyim..


Ve seni bir ömür boyu yüreğimde nefesim gibi bilmeliyim..


İnce bir çizgi kalbimde sana olan Duygularım;


Ne adını koyabiliyorum bu sevdanın


Ne de kendime uykusuz gecelerimi sorguluyorum


Sadece tek bildiğim şeyi seni canımdan öte seviyorum...




Karanlığa inat gözlerindeki ışıklarla bakıyorum geceye..


Aldığım her nefesi senin kalbine adayıp her atışım senin güzel yüreğine..


Rahat uyuyamıyorum senden sonra..uyku tutmuyor umut dolu gözlerimi


Alacakaranlıklardan sabah ezanına uzanıyor tüm bedenimin hücreleri


Karşımda senin baharımsı düşlerin ve kalbimde büyüttüğüm hasretim..


Artık zamanı durdurmak istiyorum seni avuçlarımdan kaybetmemek için..


Yokluğunda bile senin için bu beden nefes almaya devam edecek



Ben seni senin beni sevdiğinden daha çok seviyorum…


Nisyan-ı Bâtın 24 Aralık 2008 20:11

Leyla ela gözlü bir çöl ahusu
Saçları bahtından daha siyahtır
Bu akşam rüyamda Leyla’yı gördüm
Derdini ağlarken yanan bir muma

İpek saçları elime ördüm
Ve bir kemend gibi taktım boynuma
Bu akşam rüyamda Leyla’yı gördüm
Leyla ela gözlü bir çöl ahusu

Saçları bahtından daha siyahtır
Bir damla inciydi kirpiklerinde
Aşkın ıstırapla dolu rüyası
Bir başka güzellik var kederinde

Bir başka güzellik ruhunun yası
Bu akşam rüyamda Leyla’yı gördüm
Leyla ela gözlü bir çöl ahusu
Saçları bahtından daha siyahtır

Leyla, Leyla, Leyla...


A.H.Tanpınar


ÖmÜrCeK 24 Aralık 2008 20:15

Sana akıyorum, hiçbir şey bu akışı geri çeviremiyor. Çünkü sen her taraftasın. Sağımda, solumda, arkamda, karşımda. Ne yana dönsem, ne yana yol almaya kalksam ulaşılacak her noktada sen duruyorsun.
Sana akıyorum, çünkü senin yolunda yürüyorum. Önüme çıkan hiçbir sapak, hiçbir kavşak ilgilendirmiyor beni. Yürümenin en zor olduğu yol bu belki de. Ama tozundan, toprağından, çakılından, çalısından şikayetçi değilim ben bu yolun. Sana ulaşmak için attığım her adımla mutlu oluyorum.
Sana akıyorum, çünkü hayatın akışı kadar doğal sana akışım. Doğa, her cinsin yaşayabilmesi için nasıl kurallar koymuşsa, benim yaşamamın da var olmamın da kuralı sensin.
Sana akıyorum, çünkü sesin de cismin de kuşatmış durumda beni. Senin kuşatmana karşı savunma yapmıyorum. Kalemin bütün kapıları açık. Yıkıcı bir kuşatma olmadığını biliyorum. Böyle bir teslimiyet rahatsız etmiyor beni.
Sana akıyorum, çünkü yüzüne, gözlerine, ellerine baktıkça kendimi görüyorum. Sesine yüklediğin gizli anlamları çözerken hep kendimden bir şey buluyorum.
Sana akıyorum, çünkü paylaşacak daha çok şeyimiz var. Bugüne kadar paylaştığımız her şey, daha sonra paylaşacaklarımızın da habercisi. Hayatın herhangi bir yerinde bir çiçeği birlikte tutup, birlikte koklamak, sonra o kokunun bize verdiği hazla sıkı sıkı sarılmak istiyorum sana.
Sana akıyorum, çünkü bir insanı tutkuyla, beklentisiz, delice sevmenin ne anlama geldiğini biliyorum. Birini böyle seveceksem, bu sadece sen olmalısın.
Sana akıyorum, çünkü seninle yaşamak sonu hiç gelmeyecek bir şölene benziyor. Bu şölenin tadını çıkarıyorum. Böylesine keyifli, böylesine eğlenceli bir şöleni yarıda bırakıp gitmek istemiyorum.
Sana akıyorum, çünkü 'hayatın uslanmaz ruhusun' sen. İşte ben bu ruha aşığım aslında. Seninle yenileniyorum, seninle yüreğime çöreklenmiş ne kadar kötülük varsa arınıyorum.
Sana akıyorum. Bütün coşkumla... Aşka dair ne varsa benimle birlikte onlar da akıyor sana. Benim gibi coşkun bir denizi aktığı yolu çok iyi bilen bir ırmağa çevirebilecek tek güç sendin. Orada kal. Ayrılma yolumun üzerinden.
Sana ulaşamasam da bu yolda olmak bile yeterli bana.


Sedef 21 24 Aralık 2008 20:17

Seni özlemek

Seni özlemek hicbirseye benzemiyor
kalbimde atiyor hasretin..ask kalbimi attiriyor..
Sen ortaya cikinca,
depreme tutuluyor tüm hücrelerim
sen kaybolunca,
icimden yapraklar sökülüyor
Seni özlemek hicbirseye benzemiyor..
sana olan tutkum ates gibi..
degdigim heryer alev aliyor
Yandikca susuyorum sana
susadikca ariyorum seni
Sevildikce seni düslüyorum..
baska seslerde seni bekliyorum
susuzlugum gecmiyor..
Canim kopuyor canimdan..can veremiyor sana hicbirseyim
ve banada hicbir sevgi can..
Seni özlemek hicbirseye benzemiyor..
baska sevgilerde sana bakiyorum..
hicbiri beni susatmiyor..
Sen hicbir güne ait degilsin
seni hicbir takvim yapragina yazamam
hic bir satirin altina tarih atamam..
iste sen ebedi denilen seysin..
Seni özlemek hicbirseye benzemiyor
seni sevmek hicbirseye benzemiyor..

Alev Cetin


ÖmÜrCeK 24 Aralık 2008 20:29

Yüzüm hüzün oldu yine
Seninleyken sensizlikte

Yüreğim öyle acıyor ki
Yüreğim öyle kanıyor ki
Seninleyim ama sensizim
Anlayamadığım
Bilemediğim bir sessizlik var içimde
Kelimeler tamamlayamıyor
Cümleler yetmiyor anlatmaya
Bir hüzün var işte
Bir hüzün yüreğimde…

Yine hüzün düştü kalemime
Yine hüzün yazdı yüreğim
Yine dilimde aynı şarkı
“Bir kalbin içinde ağlıyor aşk”

Yüzüm hüzün oldu yine
Gülümsemelerim yok oldu
Tebessümlerim soldu
Bakışlarım donuk
Dudaklarımda ise
Hala anlatamadığım
Hala soramadığım
Bir acı…
Bir hüzün…
Nedenini anlayamadığım bir hüzün..

Yüzüm hüzün oldu yine
Seninleyken sensizlikte


Nisyan-ı Bâtın 24 Aralık 2008 21:32



Unutamazsın

Unuturum diye yorma kendini
Her sevenle beni bir tutamazsın
Böyle yurekten severken benı
Oyle kolay degıl unuttamazsın

Yıllar sonra bırgun senı anarsam
Kulakların degıl,kalbın anlasın
Ardından bakıp oylece kalan

Gözlerımde dolmuş iki damlasın...


Sedef 21 25 Aralık 2008 03:10

Aşk

Korku yakışmıyor aşklara
Deli bir cesaretin parıltısı olmalı,aşkın gözlerinde
Piramitlere son taşı koyan işçinin
ellerindeki ateş
gibi olmalı aşk Everest'in zirvesinde açacak kadar çılgın
Neruda'yı altüst edecek kadar büyüleyici
Ama bir gecekondu delikanlısının
Yılmaz Güney düşleri kurduğu bir gecenin sabahında
Sevdiğine sunabileceği bir çiçek kadar
mütevazi olmalı aşk
Dünyayı yerle bir edip,yeniden kuracak kadar
güçlü olmalı aşk

Ayışığı dinginliği yaşarken Babil'in asma bahçelerinde,
Birdenbire
Işık hızıyla koşmalı Spartaküs'ün çığlığına
Alpaslan ile at sürmeli Malazgirt ovasında
Fatih'in cehennem topları gibi dövmeli Bizans surlarını
Bir Ulubatlı Hasan yüreği taşımalı aşk

Gökgürültüsü gibi konuşmalı aşk,konuştuğunda
Tüm mezarları titretmeli suskunluğu
Ve genç bir volkan gibi yürüyüp
bütün gücüyle saldırarak
Ferhat'ın Demirdağ'ını eritmeli aşk

Ama
Suya inen bir ceylan gibi olmalı aşk
Yeni doğan bir kedi yavrusu güzelliğinde
İlk meyvesini veren bir elma ağacı sevincinde
Temmuz bahçeleri esrikliğinde olmalı aşk
Hanımeli kokularıyla başı dönmeli aşkın
Ve bin yıllık sevdalarla demlenmiş
sıcak bir çay tadında olmalı aşk
Okul teneffüslerinde
çocuk seslerinde duyulmalı aşk
Islak çimenlere çıplak ayaklarla basar gibi
Serin bir sabah rüzgarıyla ürpermeli aşk
Kör kızıllıklardan alıp güneşi,içine çekmeli aşk
Bir gül yaprağı
Üstünde
Bir çiğ damlası
Sepet sepet mutluluk,bağbozumu zamanları
Bayramlık ayakkabılarına sarılmış
bir çocuk rüyası olmalı aşk
Ama korkmamalı asla
Bir sunak taşında hançerin inmesini beklerken bile
Çelik mavisi olmalı aşk

Asırlar var ki, örselendi aşklar
Çamurlu Ortaçağ sokaklarına atılıp
Engizisyon mahkemelerinde yargılandı aşk
Batı Yakası Hikayeleri doğurdu aşk
Mecnun oldu kimileri Leylası uğruna
Cyrano'da canlandı üçüncü şahsın sevdaları
Kızkulesi'ne hapsettiler de aşkı,hiçe saydı ölümü
Don Kişot Dulcinea'sını aradı deliliğin sınırlarında
Ülkeler savaştı,tarihler yazıldı aşk için
Ama hiç bir zaman
Korku yoktu gözlerinde aşkın
Dimdik yürüdü darağaçlarına
Ve öldükçe yeniden doğdu aşk

İşte bu yüzden,yiğit olmalı aşk
Hiçe sayıp yürürken yasakları
bir adım önden gitmeli cesaret
Kan olurken bile gözyaşları
isyan bayrakları açmalı aşk
Ona en çok yakışan budur işte
Korkusuz olmalı ve öyle yaşanmalı aşk...


Akın Tekin


ahmed 25 Aralık 2008 21:03

Yalan !!...




bir acı sözden aldım
köhne karanlıkları
ama üzgün değilim
tüm aydınlıkları
sana bıraktım...
umutları saldım
ağladım...
rüyalarını çıkardım rüyalarımdan
gecenin bir vakti
bütün kapıları çaldım
her kapıyı açana
senden bir parça bıraktım...
yorgunum
şimdiler de
onurumun ağır yükünü
sırtıma yüklediğin ihaneti
taşıyorum
vargücümle
dizlerimi sağlam tutuyorum
başımı dik
hani ben hiç yıkılmam diyordum ya
külliyen yalan !!
yıkıklığımdır düşe ve sevdaya sarılan
oysa;
inatla tutunduğum
belki de hep tutunacağım
düş de
..............yalan !!
sevda da
........yalan !!


Ebru Yılmaz



Saat: 03:28

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık