![]() |
SEVGİNİN MEVSİMİ VAR MI ? Çiçekler, meyveler gibi... Yaz, sonbahar ya da kış. Nedense duygu rüzgarları hep ilkbahara yakıştırılır. Coşkular, tutkular hep baharı simgeler. Gürül gürül akan sel sularına pek yaraşsa da bir mevsimle sınırlandırılamaz duygular. Ne zamanı ne de yeri vardır sevginin ... Ne de kuralı... Ilık bir rüzgarda olabilir, savurup götüren bir fırtına da. Buz gibi yalnızlıkları da yaşatır, sıcacık özlemleri de... Gün ışığı olur, süzülür yüreğinize, ısıtır kavurur belki de yakar. Yinede onu arar, ona koşar insanoğlu. Yakınsa da bıkmaz. Ya yüreğinde saklar sımsıkı ya da kaçırır parmaklarının arasından... Çünkü özgürdür sevgi. Tutsak edilmeyi sevmez. Neden ille de ilkbahar rüzgarları?... Oysa hemen ardından yaz gelir. Ve gerçek sevgi yaza daha yakındır. Yakan, kavuran yine de iyi ki var denilen sevgi... Buğday güneşsiz olgunlaşamaz. Ve sevgi, ekmek gibi, su gibi gerçeğidir insanın... Acı da çektirse, ısıtır, yüceltir, olgunlaştırır sizi. Anılarınızda neler var? Neler kaldı kocaman yazdan? Yüreğinizde sakladığınız yıldızlar mı? Yoksa bir mevsimlik Yaz duygusu mu? Hani yaz yağmurları gibi geçiveren... Olsun... Yaşanılan her güzelliğe saygı göstermek gerek. Yaşamının baharında olan da, Sonbahara doğru yol alan da ıslanabilir bu yağmurlardan. Olsun varsın. Sevgi yağmur gibi yağacaksa ve sırılsıklam ıslatacaksa sizi, bırakın yağsın gönlünce... Sevebilen bir yüreğiniz varsa, sevgiye saygınızda varsa eğer, dört mevsim bahar ve yazdır sizin için. Kışlardan korkmanıza hiç gerek yok! SEVGİ KAYNAĞINIZ ISITIR SİZİ..... |
Atlasına aşkımızı çizdiğim, Dört mevsimim hayal oldu sevdiğim. Senin için buluşmaya seçtiğim, Bütün yerler harap olmuş sevdiğim. Aşkın ile ıslattığın gözlere, Şimdi neden bakmıyorsun sevdiğim? Cıvıl cıvıl söylediğin sözlere, Dilin neden yabanıldır sevdiğim? Bu aşkı ben sonsuzluğa yazmıştım, Sonsuzluğun sonu bu mu sevdiğim? Bin sevinçle sevgine can katmıştım, Cana hicran kısmet olmuş sevdiğim. Anılardan aklım zail olurken, Sen çoktandır unutmuşsun sevdiğim. Geçmişinle, bir teselli bulurken, Sen bir başka bahardasın sevdiğim Her halimden sana benden çağrılık Uçuşurken görmüyorsun sevdiğim. Dudağımda adından bir kor çığlık, Koparken hiç, duymuyorsun sevdiğim Hani bir gün gözlerine dalarken, "Bakma öyle" demiştin ya sevdiğim. O sözcüğü duymak için yeniden, Arar durur o gözleri sevdiğim. Ben acıyı satır satır yazarken, Sen kimbilir neredesin sevdiğim. Hayalinden aşk, ruhuma sinerken, Sen nisyana aldın beni sevdiğim Seni ben hiç görmemiş gibi olsam, Kuşlar kadar özgür olsam sevdiğim. Düş gördüğüm olsaydı da uyansam. Her şey rüya olsaydı, ah sevdiğim. Biliyorum bütün aşklar isimsiz, Sana şiir yazılmıyor sevdiğim. Can, ölüme göz kırpıyor çaresiz, İlacı yok bu acının sevdiğim... |
Gün batımında başladı sevmeler, Lacivert geceye merhaba dedi, Eridi bu sevmenin sıcaklığından, Dağların doruğundaki karlar. Aşk bu mu, Sevgi bu mu. Düğümlenir mi boğazında kelimeler, Gözlerinde bulurmusun kendini, Söyle bulurmusun sevgiyi, Sevmelerin sıcaklığında. Aşk bu mu, Sevgi bu mu. Yamaçtaki ağaç gibi dimdik, Güvenle yaslanırmı sevgiliye, Böylemi başlar aşklar, Gün batımında bir gece vakti... Aşk bu mu, Sevda bu mu...... |
Bu kadar zor mu ayrılık vakti? Topla eşyalarını, git bu evden. İşte son hamle, Zamanı geldi. Ayrılamıyor musun şimdi bu evden? Kalbimde cam kırıkları, Yanında da biraz hüzün. Yavaş yavaş, sindire sindire olacak Hemen gitmeni beklemiyorum. Kalbimin yarısını aldın gittin Senden önce de çalanlar olmuştu, Toplasan yarısı etmez. Bir gün geri verir misin onu? Lütfen… |
Gitmeler Olmasaydı Demek gidiyorsun! |
İçimde duygular ayaklandı yine Yalnız gecelerde bitmeyen isyanlar ile Şimdi boğuluyorum sensiz o aşk denen denizin dibinde Ah benim olsaydın ah hep yanımda kalsaydın Burası gurbet dostun olmaz vursalar ruhun duymaz Sevgin de olmasa sevdiğim buralarda yaşanmaz Sensizliğim ıstırab anlatsam kimse inanmaz Ah benim olsaydın ah hep yanımda kalsaydın |
ELVEDA bu son şiirim, son bakışım sana... hoşçakal sevgilim! sonunda sana da elveda! sev..! diye yalvarmıyorum, bu sefer sana ..git! diyorum. gel... demiyorum işte! unutalım herşeyi bir darbede. sandığım bir ömürdü belki, sana saatler bile uzun geldi. bana verdiğin birkaç dakika, diğer aşklarını geciktirdi. elveda! avuçlarına sevgiler doldurduğum... yüzüne vuran günışıgıyla, mutluluklar gönderdiğim zalim... elveda sana! bana sevgi öğrettin, bana gülmeyi öğrettin... ellerimi tuttun, yürümeyi öğrettin... ama, ama sen... bugünden sonra çoğalan sevgimi... bulmadan kaybettin... sevgin kurumus bir çiçek şimdi, sararmış bir kitap, kağıtlarda kalan şiirler.. birkaç sözcük. sevgin şimdi, birkaç sözcük. elveda! boynumu büktüren sözlerine, gözlerimi yaşartan gidişine, sana...sana ve herşeyine elveda! avuçlarımda eriyen, yaşamadığım yıllarıma... seni düşündükçe çoğalan kabaran sevgime, özlemlerime, elveda! hoşça kal! çektiğim acıları sana bırakıyorum, bir ömür onlarla sarmaş dolaş kal, hoşçakal! hayatın boyunca, terkedilişlerle vedalarla kal.. elveda diyorum sana anlıyormusun! hadi...kendini yalnızlık denizine Sal! |
AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır. Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur. Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Yoktur Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili. İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur, Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında. Hindistan'da Ganj Nehri'nin Yakılan Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır, Yitirdikleri de... New York'ta, Bir Sokakta, Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının Çıplak Yalnızlığı da Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki, Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de... Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili, Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır, İnan... Kim Demiştir Hatırlamıyorum, Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye. Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde, O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda, Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır, İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim. Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye... Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da... Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider, Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya... İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır Kimselere Veremez Sevgisini, Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır... Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı. İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz, Oysa Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu. Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir Başka İnsanlara... Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın Tüm İnsanlara Yayılması Gibi... İşte Şimdi Biz de Sevgili, Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp, Soluğu Evlerde Alacağız, Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi. Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak, Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak, Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu... Birazdan Sabah Olacak... Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Başlayacak... Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili. Birbirimizi Kandırmayalım... Hadi Güne Hazırlan, Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü, Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel, O Yaban Ağrısını Geri Alacak Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek, Sonra Geçecek... Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak... AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ |
DAYANAMIYORUM..!!! yoruldum artik yeter... birak beni de artik dinsin gos yaslarim... boyle yaptikca sadece daha cok aci cekiyorum GIT ARTIK DAYANAMIYORUM... unut beni.. sana donemem yaptiklarin aklimdan cikimiyor... affedemem bunu benden isteme GIT ARTIK DAYANAMIYORUM... sensiz yasamayi ogrendim ... tekrar yikalamam birak beni de artik yuzum gulsun... GIT ARTIKK YETER GIT..!!! DAYANAMIYORUM..!!! BIRAK BENI..!! |
içimdeki kırık dökük camdan kule yıkıldı, sokak aralarında kar tozuttu, geçtim bir daha bu yollardan yüreğim kederle dolu ah! elimde olsa toplardım yine içimdeki cam kulenin parçalarını yeniden kurardım özleyerek incelik taşıyan sözcükleri geçti, ah geçti aşk duraklardan suya kar taneleri düşüyordu ben bir otobüsteydim camlar buğulanıp üşüyordu |
| Saat: 09:10 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık