![]() |
Ağlıyorsun ***************** Seni yağmalamışlar kuytularda korkuların nefes nefese Yüreğinden bıçaklanan sevdalarda Pişman mısın kendine düşman mısın? Hep yanlış sevdalara çiçeklenmiş kuruyup savrulmuşsun Hasretin çıldırıyor anılara gecelere sığmıyorsun Şu soğuk duvarların dili olsa anlatsa neler çektiğini Buz gibi yastıklara sarılıp da sabahı zor ettiğini Ağlıyorsun... Ağlıyor ağlıyorsun Artık gülüp geçiyorsun aşklara inanmıyorsun Yorgunsun biliyorum oysa birtek sözcük yeterdi anlatmaya Saçların o elleri özlüyor Çığlar yuvarlanıyor ömrünün uçurumlarında O en saklı yerinde ağlayan kahkahalar hangi yasak umudun ihanetidir Birer birer kopartmışlar büyüttüğün çiçekleri Anlıyor musun? Yaprak döken gençliğinin satır aralarında Altı kırmızıyla çizilmiş ve tırnak içine alınmış suskunluğun başharflerisin Şehirler uyurken boğazına sarılırken öfkeler Bu gizli gülmelerin bu sessiz ağlamaların nedir anlamı Sen hangi mevsimin yağmurusun Ağlıyor musun? |
GALİBA AŞK Kaç yıl önce olduğunu bile anımsayamadığım, Uzun bir zaman yolculuğunun en son köşesindeydi, Aşk denen duygu ateşinin yüreğime ilk düştüğü vakitti, Bir yaz haytalığında süregiderken mavi gözlerindeki yolculuğum. Aşk denilen kelimenin sözlüğe, anlamı yeni yazılmak üzereydi. Her aşk yüklenmiş kırmızı gülü sana getirmek isterken. Karşına gelince, sadece al yanaklarının sıcaklığında gönlümü ısıtabilmekti galiba aşk. Hiç utanmadan dokunabildiğim pamuk ellerini, Ve duyduğum tüm aşk şarkılarında, şiirlerinde bir seni bir beni canlandırırken, Ve tüm acıklı ayrılık şarkılarını, sanki en büyük korkularımla yüzleşmişçesine, Dinlemekten çekinmekti galiba aşk. Sonbahar gelmesin diye geceleri boğan uykusuzluklarda, Hep seni ağlamaktı galiba aşk, hep seni sayıklamak, seni aramaktı. Yaz bitmesin diye Allah Babaya haykırışlar, yağan her yağmurda, Yavaşça tükenen umutlardı galiba aşk. Yanına gelmeden önce hasret yüklü bir ton sözü sırtlanıp, Ama seni görünce hepsini unutup, gözlerinde kaybolmaktı galiba aşk. Tüm boş bulmaca karelerini isminle doldurup, O bulmacaların bir köşesine sıkışmayı istemekti galiba. Akşamları saklambaç oynamak yerine, çıplak ayakla, Bir sahil kenarında seni düşünerek sana yürümekti belki de.. O herkesin tehlikeli dediği kuyuda boğulurken, Seni düşünüp mutlu olabilmekti galiba aşk. Sonbaharın gelecek olması ihtimalini, Korkudan düşünememekti belki de, Süt mısırı tazeliğindeki sapsarı saçlarına, Bir daha hiç dokunamamak ihtimaline karşı, En kral isyanlarla cephe almaktı belki de aşk. Rüzgardan senin sırtına doğru esmesini istemek. Seni az da olsa bana yakınlaştırması için yalvarmaktı. Hatta o güzel yüzünü aydınlattığı için güneşe, Akşamları sahilde yürürken yolumuza mehtap tutan ay dedeye, Teşekkür etmek, minettar olmaktı… Çaresizce ayrılık sırasını beklerken bir mevsimin kanatlarında, Kimsesiz köşelerde korkudan hıçkıra hıçkıra ağlamaktı galiba, Sorugusuz sualsiz, sığınmak istemek bir baba şefkatine, Biraz korku, biraz gariplik, biraz isyan kundaklamaktı galiba aşk. Cesur cesur aşağı bakmaktı gözlerinin uçurumunda, Ve düşmekten değil bakışlarından uzak kalmaktan korkmaktı aşk. Uykularından kıskanmaktı, rüyalarına sızmak için bahaneler aramaktı. Ve kutlamak istemekti ellerini ilk tuttuğum günü, Kırk gün, kırk gece… Dudaklarının sarhoşluğunda yok olmak istemekti bir aşk sözlüğünde, Bir rüya nasıl bir ömre yayılır diye mucitçe düşünceler her eridiğinde, Yavrusunu yitirmiş bir kartal gibi, son sürat uçup, Bir dağa çakılmayı istemekti galiba aşk. Ve ayrılık günü gelip çattığında, Konuşmaya bile mecali olmadan, Bir şehit edasıyla, ismini taşlara yazdırmaktı aşk. Kimsesiz bir sokak karanlığı da olsa ayrılık, Ağlamak ile gülmek arasında sıkışmış bir vapur gibi Bir o yana bir bu yana, savrulmaktı galiba aşk. O an bir şimşek çaksa, dünya ortadan ikiye yarılsa, Ya bu ayrılık olmasa, Ya da herkes ölse, dünya kararsa diye haykırmaktı galiba aşk. Arasından çok yıllar geçsede, şöyle bir düşünebilmek, Unutamamak, yarı güler, yarı ağlar bir kalemle Uğruna bir şiir yazmaya çalışmaktı galiba aşk… |
http://img454.imageshack.us/img454/2055/itirafcicek2vy.gif Sevmek....!http://img486.imageshack.us/img486/2272/smile8ca.gif http://img486.imageshack.us/img486/2272/smile8ca.gifSevmesini bilmektir Sevmek...! Ölmesini bilmektir Sevmek...!http://img486.imageshack.us/img486/2272/smile8ca.gif Bir olmaktır Sevmek...! http://img486.imageshack.us/img486/2272/smile8ca.gifYaşamaktır Sevmek...! Sevgi dolmaktır Aşk olmaktırhttp://img486.imageshack.us/img486/2272/smile8ca.gif Sevmek...! http://img486.imageshack.us/img486/2272/smile8ca.gifSevgilinin baktığı yerde sustuğu yerde olmaktır. http://img486.imageshack.us/img486/2272/smile8ca.gifSevmek...!http://img486.imageshack.us/img486/2272/smile8ca.gif Sevgilisiz gecen gecelerin sabahına varmkatır. |
İnkâr Seni sevdiğimi ne itiraf edeyim, Ne de inkâr!.. Gel! Sevgimizin ulu çınarını dikelim desem, Gelmezsen, itirafım neye yarar... Gel sultanım! Bir can ile birlik olalım desem, Vermezsen, vuslatımdan ne çıkar... Gel kadınım! Aynı yastığa baş koyalım desem, Koymazsan, canım toprağa değer... Ey sevgilim! Bağrıma kara taş basayım desem, Varmazsan, emanetim sana gider... Cananım, öyleyse ne aşkımı itiraf edeyim, Ne de inkâr!.. |
Zalimsin!.. "Seviyorum!" feryadıyla gök kubbeyi çınlatsam Bilirim ki, kulak tıkar, duymazsın sesimi. Sana varmak için ne meşakkatler aşsam, Yine de lâkayt, gerersin ayrılık perdesini. |
Kurşun Yarası İstediğin zaman, rasladığın yerde Kıyasıya olmalı beni vuruşun Kanım günlerce akmalı caddelerde Tam kalbimde değmeli attığın kurşun Ya kalbime, ya alnımın ortasına En can alacak yerime nişan al Çare bulunmaz her kurşun yarasına Beni öldür ve açık gözlerime dal Bir eser olmasını içinde korkudan Tetiği kininle, garezinle çek Kurşun değil ölüm çıkmalı namludan Bırak benim kanım olsun dökülecek En son kurşunun da olsa namluya sür Nasıl olsa ölüm var, bari sen öldür. |
Şimdi git.. Say ki, seninle içinden sevda geçen bir türkü söylemedik.. Say ki, gece mektuplarını, en güzel aşk şiirlerini beraber ezberlemedik.. Say ki, sevda trenini kaçırdığım durakta bir süre beraber beklemedik.. Sen git.. Ben gelemem bu yürekle.. Ya da kal.. Eylül yağmurlarını bekle.. Seni yağmurdan sonra seveceğim.. Saçlarıma ak düşmemiş halimle.. Sen yaşlardayken.. Onsekizimde, yirmimde.. Seni yağmurdan sonra seveceğim.. Kaldırımların ıslak ve temiz haliyle.. Yaşlı yüzüm delikanlı yüreğimle.. Seni yağmurdan sonra seveceğim.. Aşksız geçen onca yılı yakacağım.. Sevda alevinde kendi ellerimle... Şimdi git.. Say ki, seninle sahildeki çardakta hiç dondurma yemedik.. Say ki, oturup konuştuğun yaşlı ve yabancı bir adamdı.. Ve sevdadan hiç söz etmedik.. Say ki, hiç gülmedik.. Aynı şeyleri sevmedik.. Ve yağmurdan sonra beraber yürümedik.. Seni yağmurdan sonra seveceğim.. Kimse bilmeyecek, herkesten gizleyeceğim.. Yağmurdan sonraki toprak kokusu olacak havada.. Seninle gökkuşağının altından geçeceğim.. Seni yağmurdan sonra seveceğim.. Ve seni sevdiğimi kimseye söylemeyeceğim.. Belki bu dünya gözüyle gördüğüm son yağmur olacak.. Islak kaldırımlarda sırılsıklam yürüyeceğim.. Ben seni yağmurdan sonra seveceğim.. Ve bir gün ölürsem yeşil gözlerinde öleceğim..... |
Bitecekse De Bitmesin Gözlerim bile dönüyor bu karanlıkta. Başım, zaten hiç eğilmedi önüme Yavaşça geçtim üstünden gecenin Farkına varmadan üfürdüm yaprakları, Gelip geçmez dumanları tütsü sanıp Elimi açtım yarısı savruk geceye Öyle sevdi ki bu yıldız karanlığı Hiç uzak olmadı, düşmedi, kaymadı Kaymadı yokluk çölüne Kader nedir bilmedi, cevher bildi kara saplı bıçağı Yaprakların en aydınlık kısmını sevdi, Habersiz dallara ihanet miydi bu gözler Düşüncesine aldırış etmek hiç değildi Dünyaya bir daha gelse bu yürek Sevip, en deli zamanında sonbaharın Yağmur olup düşerdi yine omuzlarına sevdanın. Elsiz kolsuz olsam da bu bedende Rüzgârlardan aldığım payımı es geçmezdim. Kumbara olur biriktirdiğim sevinçlerim Kasırga olsa kiliti bu düşlerimin Girdabında boğulsam bu ıssız dövüşlerin Unutmak mümkün mü sana kaybolduğum geceleri Yaşarım hepsini şimdi gibi Gülüşüne bir de olta atarım İşte böyle yaşarım ben bitmez dediğim geceleri; Yine o günlerden biri Senin olmadığın, bilmediğin bir anda kayboldum Hiç elini değmediğin, sihrini bulaştırmadığın damarlarıma geçiyorum gözlerimi Kan mı çıkar yoksa can mı, umur etmem Ne gelirse başıma sevmekten gelmez mi zaten |
Mavi Mavi Sevdim Seni Bir tek şeyi unutma! Seni sevdim ben. Kalbim şimdi bir sokak çocuğu Kelebekleri göç etti gönlümün Issızlaştı hayat sanki Sanki, sabahı eksik şiirlerimin. Sanki, gecesi hep kanayan bir yara Ve sanki, artık hep kanayacak... Ağlanacak bir aşkın kıyısına vurduysa gözlerim Çare yok, ağlayacak. Bir tek şeyi unutma! Seni sevdim ben. Kapıları kendime ben açamadım Ya da yanlış saatlerde bekledim gelmeni Düşünüyorum da sen gideli ne çok yalnızım.. Sarmaşık aşkın sarısında kaldım, sarılamadım. Savunamadım seni kimselere Anlatamadım seni kimselere Kimsesiz kaldım,En çok da sensiz... Bir tek şeyi unutma! Seni sevdim ben.. Sana uyumak,Sana uyanmaktı hayat. Sıratını geçtim yaşarken korkmadan Korkumu geçtim cesaretle, ihanetle Berduş bir yalan masumiyeti öptüm bile bile Tek sen gitme diye Sonbahar oldum yaprak yaprak Ağaç oldum köklerimi unutarak Tesellisiz bir geceye fırlatıldım Kalbimi dar kafese kapatarak İçimdeki bir kanarya Hiç susmadan ağlayacak Bir tek şeyi unutma! Seni sevdim ben. Yakamozlarında yıkadım sevdamı çırılçıplak Seni sevdiğimi bağırdım mehtabına Beyazında akladım bulutunun Mavi mavi sevdim seni içim kan ağlayarak Bir tek şeyi unutma! Seni sevdim ben. Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim. Bugün sardunyalarım da açmadı Belki de küskün renklere Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım Sensiz soluyorum anlayacağın Mavi mavi ölüyorum Duyuyor musun, orada mısın, Var mısın, yok musun? Bir tek şeyi unutma! Seni sevdim ben. Yanarak, yıkılarak Aklıma her geldiğinde ağlayarak.... |
Sensiz Geçen Her Gün! Sensiz geçen her gün için bir kurşun sıktım gökyüzüne Sevda kurşunlarım deldi gökyüzünü kan damlaları yağdı yüzüme Tek ona yanarım ya inanmadın sözüme Çok mu zordu seni seviyorum demek bakıp da gözlerime |
| Saat: 09:10 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık