![]() |
Sen Aslında Çok Eski Bir Şeye Aşıksın Künyeme kazıdım ölü doğmuş sevinçlerimi Ölürsem beni seninle ararlar şimdi Bak, incelirken zehirleniyorsun yavaş yavaş Beni yanaşma ruhum boğuyor geceleri Ölürsem beni seninle ararlar şimdi Yüreğim paslı bir sarnıç Gözyaşlarının demi hala avuçlarımda Sesleniyorsun sevdaların kilitlendiği manastırlardan Yaşamak güçlü olmak değildir her zaman Künyeme kazıdım ölü doğmuş sevinçlerini Ölürsem beni seninle ararlar şimdi Cezmi Ersöz |
İstanbul Yoktu Sen Olmasaydın Ben nice İstanbullar gördüm sana gelinceye kadar Kirli paçavralara benzerdi insanları Dostluktan, vefadan yoksun. Bölünmüş, dağılmış, parçalanmış Ve her biri kendi ağırlığıyla ezilmiş, yorgun. Yüzümde dolaşan birer iğrenç böcekti gözleri Bir tutsam Yapışır kalırdı ellerime en çirkin yerleri Evlerinde bulduğum yalnızlık Sokaklarında bulduğum upuzun bir kahırdı. Günler boyunca Bir başka karanlık gelirdi Karanlığın biri kaybolunca Güneşler doğardı görmezdim. Bir ses durmadan ölüme çağırırdı beni Bilmezdim bu şehirde senin yaşadığını. Bilmezdim... Zindandı bütün meyhaneler Duvarlar karaydı Köhne bir Bizans eskisiydi İstanbul sensiz. Semt semt bir ağır yorgunluktu Sürekli bir aldanıştı sokak sokak Benden en uzak sevgilerde yaşadım yıllarca O büyük yalanlarda yaşadım. Senden habersiz bir ölü gibi Senden uzak zamanlarda yaşadım. Mabetler yıkıldı içimde Umutlar hayaller yıkıldı Bir gün bütün İstanbul yıkıldı. Sokaklar kaydı ayaklarımın altında Gün oldu kalabalık meydanlarında inançlarım yıkıldı Gün oldu Gözlerime çiviler çakıldı merhametsiz. Toz toz oldum, duman duman oldum Aldığını geri vermedi yıllar Yitirdim kendimi bu rezil şehirde Seni buluncaya kadar. Eskiden bir lale hatırlardım Yada mavi mavi bir deniz İstanbul denince Serin rüzgarlar okşardı saçlarımı Rıhtımlar balık balık kokardı. Ne zaman Yumsam gözlerimi bir gemi kalkardı. Vapur düdükleri durmadan öterdi. Eskiden bir İstanbul vardı bilmediğim Bana yeterdi. Sonra kaç yıl yaralı bir hayvan gibi Gezdim sokaklarında Sonra kaç yıl bir sevgi aradım İstanbul'u aradım. Belki de seni aradım bilmeden Ayaklarımın dibinde denizler can çekişti Şehirler parçalandı Bir çağ öldü gözlerimin önünde Benim en güzel çağım öldü. Bizi topraktan yarattılar Gel gör ki... Bu şehirde Benim toprağım öldü. Seni aradım bu şehirde yıllarca Yana yakıla seni.. Sen kimdin, sen neredeydin kim bilir? Hep böyle sensiz miydi bu şehir. Bu şehir İstanbul muydu ? Öyleyse sensiz yaşanmazdı bu şehirde Gemiler demir almazdı Trenler işlemezdi Sen olmasaydın Bir ömür bitip Yepyeni bir ömür başlamazdı içimde Bahar gelmezdi Ağaçlar çiçek açmazdı Seni bulmasaydım Ve ben yoktum İstanbul yoktu Sen olmasaydın. Ümit Yaşar Oğuzcan |
Ve Yeniden Ve yeniden kucak açtım sevgiye Beklemeye sevmeye sevilmeye Yeniden kalbim kıpır kıpır Sevmeyi beklemiyor artık Sevilmeyi bekliyor bu sefer Ben delicesine istiyorum Ama işte keşke amalar olmasa Hiç girmese araya Hayalde olsa gerçekte olsa Bir anlıkta olsa yaşatsa ya bize o sevinci Olmuyor işte olmuyor her zaman istediğimiz olmuyor. Ne zaman kavuşacağımı bilmiyorum Tek bildiğim seni sevdiğim Tek inandığım ömür boyu seni bilmek Bir ömür boyu inandığıma inanırmısın Sevdiğim? |
Ben yitirdim ben ararım Yâr benimdir kime ne Gâh giderim öz bağıma Gül dererim kime ne Gâh giderim medreseye Ders okurum Hak için Gâh giderim meyhaneye Dem çekerim kime ne Sofular haram demişler Bu aşkın şarabına Ben doldurur ben içerim Günah benim kime ne Ben melâmet hırkasını Kendim giydim eğnime Ar ü namus şişesini Taşa çaldım kime ne Sofular secde ederler Mescidin mihrabına Yâr eşiği secdegâhım Yüz sürerim kime ne Gâh çıkarım gökyüzüne Hükmederim kaf'tan kaf'a Gâh inerim yeryüzüne Yâr severim kime ne Kelp rakip böyle diyormuş Güzel sevmek pek günah Ben severim sevdiğimi Günah benim kime ne Nesimî'ye sordular li Yârin ile hoş musun Hoş olayım olmayayım O yâr benim kime ne Kul Nesimi |
Düşlerimde aradım seni Belki gelirsin diye Uzatıyorum ellerimi Belki tutarsın diye Anlamadım bu küskünlük niye Doyamamki ben, seni sevmeye Rüyalarda aradım seni Umutlarım tükenmedi Biliyorum döneceksin Bana sonunda geri Hatıralar tükenmeden Buaşkımız bitmeden Ayıramaz ölüm bile Doyamadan seni sevmeye. Atilla Kızılcak |
Gülüşün Gülüşünde bir mana var, Saklayamazsın. Sarılışında ne düşler, Ne düşükler, Sakınamazsın. Aynı yolları, Kimsesiz mekanları, Birlikte özleme hasreti... Yalnızlığımın dert ortağı gastrit... Gülüşünde bir mana var, Saklayamazsın. Bütün iç savaşlarda, Rehin alındı bu yürek Kandıramazsın. Hangi çekilişin Büyük ikramiyesi bu, En uzak sevişmelerin Yeni yetme utancı. Lakin aşk, Biraz da utanmaktır yaşamaktan, Sakınamazsın... Yeni yetmelik işine gelince: O zaten hepimizin gizli öznesi Türkçede var. Bazı dillerde yok. Gülüşünde bir mana var, Saklayamazsın. Kime niyet kime felaket bu aşk, Anlayamazsın. Ödümüz patlıyor acı çekmekten Oysa; Biraz da acıdır, Aşkın mayası. Kaçınamazsın. Gülüşündeki manayı saklayamazsın. Tutunacak yerimiz yok, Resmi tutanaklarda. Gülüşünde bin yıllık hasret var, Saklayamazsın. .......................... Bu yazık karşılaşmanın Alnımıza çakılıyor anafikri: Aşka cesaretimiz yoksa Başka zaman görüşürüz! Yılmaz Erdoğan |
Bagislanamadigim Kirginlik adimlarimin durdugu her sokak basinda seni gizliden gizliye arayislarimin yorgun argin tasinan izleri birakilir ardima dönüp bakmalarim baslayinca su koca sehre dargin bir yolculugun tükettigi umutlarimin kirintilarindan bir medet beklenmektedir artik adresime dönerken tutuldugum sessiz aglamalarima bakislarima cizdigim gülümseyislerin tek buruk tesellidir hala kapimi acar acmaz pismanligimin soluk soluga kaldigi vakit baslarki firtinaya tutulan kar yagisimin üzerime savrulan ciglarinda ezilirim ben kimselerin bildigi yoktur ama bana bu sevdayi zehreden ne varsa su dilime daglanasi bir cift kelimeyi susmama kahreden yüregimin bir türlü bagislanamadigim kirginligidir Yaşar Aydın |
Güzelliğin On Par'Etmez Güzelliğin on par'etmez Bu bendeki aşk olmasa Eğlenecek yer bulaman Gönlümdeki köşk olmasa Tabirin sığmaz kaleme Derdin dermandır yareme İsmin yayılmaz aleme Aşıklarda meşk olmasa Kim okurdu kim yazardı Bu düğümü kim çözerdi Koyun kurt ile gezerdi Fikir başka başk'olmasa Güzel yüzün görülmezdi Bu aşk bende dirilmezdi Güle kıymet verilmezdi Aşık ve maşuk olmasa Senden aldım bu feryadı Bu imiş dünyanın tadı Anılmazdı VEYSEL adı O sana aşık olmasa. Aşık Veysel Şatıroğlu |
Yenilgi Cesaretim kalmadı birdaha sevmeye Umutlarımı yitirdim kendi içimde Rastlayamadım sevgimi hakedecek birine Değer vermeyeceğim haketmeyene Kırıldı tuttuğum dallar düştüm yerlere Gidene ağladım ardından boş yere Hep kendimden verdim de ne geçti elime Güler oldum ağlanak hallerime Kalmadı aşka inancım köreldim içimde Öfke nefret bıraktı yerine Yaşarken mezara girercesine Boyun eydim kaderimin zalimliğine Okadar alışmışım ki yenilgiye Malup oldum pes dedim herşeye Gücüm kalmıdı mücadele etmeye Kalbime gömdüm gidiyorum meçhule Nagihan Genç |
BEKLE Gelecegim bekle dedi Ben beklemedim o da gelmedi Ölüm gibi birşeydi Ama kimse ölmedi Attila İlhan |
Sevdan Beni Terketmedi sevdan beni, Aç kaldım, susuz kaldım, Hayın, karanlıktı gece, Can garip, can suskun, Can paramparça... Ve ellerim, kelepçede, Tütünsüz uykusuz kaldım, Terketmedi sevdan beni... Ahmed Arif |
Aydınlık Neyin Oluyor ? Aydınlık neyin oluyor senin Gökyüzü akraban filan mı Beni bulur bulmaz gözlerin Şimşek çakıyorum yalan mı Yüzünde yalazını gezdirdiğin Saçlarından tutuşmuş orman mı Akla ziyan bir şey elektriğin Ayışığı mavisi dudaklarından mı O ışık zenginliği mi giyindiğin Uzay tozları mı yıldızlardan mı Elime dokunduğu an elin Güneşler açıyorum sahi ondan mı Aydınlık neyin oluyor senin Attila İlhan |
Farzet.. Farzet hiç ayrılmadık Gözümde tütüyor Gözümü tütsülüyorsun hala Hep birlikteyiz sanki Seninle ben ve DÜNYA Can Yücel |
Yine Ölüme Dair.. Zevcem, ruhu revanım Hatice Pîrâyende, ölümü düşünüyorum, demek ki arteryo skleroz başlıyor bende... Bir gün kar yağarken, yahut bir gece, yahut bir öğle sıcağında, hangimiz ilkönce, nasıl ve nerde öleceğiz? Nasıl ve ne olacak ölenin son duyduğu ses, son gördüğü renk, kalanın ilk hareketi ilk sözü ilk yediği yemek? Belki de birbirimizden uzakta öleceğiz. Haber çığlıklarla gelecek, yahut da ima edecekler, ve kalanı yalnız bırakıp gidecekler... Ve kalan karışacak kalabalığa. Yani efendim, hayat... Ve bütün bu ihtimâlât 1900 kaç senesinin kaçıncı ayı kaçıncı günü kaçıncı saatinde? Zevcem, ruhu revanım Hatice Pîrâyende, ölümü düşünüyorum, geçen ömrümüzü düşünüyorum. Kederli rahat ve hodbinim. Hangimiz ilkönce nasıl ve nerde ölürsek ölelim, seninle biz birbirimizi ve insanların en büyük dâvasını sevebildik - dövüştük onun uğruna -, «yaşadık» diyebiliriz. Nazım Hikmet Ran |
Rabbim.. Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi; Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi... Necip Fazıl Kısakürek |
Mezarlık.. Ve şehrin şenliğine karşılık Susar servileriyle mezarlık. Susar ve hatırlar: Bu kırık Aynadaki hazin perişanlık Sizindir, siz gafil, siz bihaber İnsanlar bilseydiniz ne bekler Bir gün açmak için bu çiçekler; Ölülerin sükûnu çiçekler Cahit Sıtkı Tarancı |
EĞLEN HOCAM EĞLEN, BİR SUALİM VAR Eğlen hocam eğlen, bir sualim var Edep nedir erkân nedir yol nedir Benim Karac'oğlan olduğum belli Dede nedir abdal nedir kul nedir Yıkılmaz Mevlâ'nın yaptığı yapı Hak Muhammed dini, taptığım tapı On iki bahçede kırk şekiz kapı Eşiğin bekleyen iki kul nedir Gayet ince derler Sırat'ın yolu Yarın ana varanın nic'olur halı Üç yüz altmış altı selvinin dalı Arasında açılan iki gül nedir İkimiz de bir göğnekte dururuz Göğnek perde, başka başka yürürüz Biz de anamız, evde od ururuz Ataş nedir tütün nedir kül nedir |
ÇILDIRMIŞ BATAKLIK ŞİİRİ çıldırmak üzereyim. selam diye dua ile çağırdığım nurlar, yerlerini değiştirdiğim gök pınarların, yıkılmaz sandığım dünya,ayan. gecelerinin her biri öyle zehir ki, fışkırıyor ellerimden sevgilimin dokunuşları kanıyor yaraları,hemde iftarı açmamış. bir ses.. bir nefesin ardındamıydı hayat? ölümle konuştuğum, diriyi anlamadığım o kabuslar. uh- diye inliyordu uykudan uyanırken beni önce korkutuyor,sonra ağlatıyor ama sonunda sevindiriyordu. nihayetinde bilinci kapanmıştı yatalak bir şiir yazmıştı ortasında üç buçuğun, dinliyordu müziklerinizi batar gemiler, dümenleri kırılır hayatının, ayaklarımı bir uzattım, ayaklarımı kırdın kadın. ne soğukmuşsun ve ne boğuk. -hadi bir çığlık daha fırlat. ben bir anlamsız. sen beni anlamamak için yaratılmış. ve ben artık değişmeyeceğinden habersiz. içim kıkırdıyor ulan,içim kıkırdıyor. organlarımın iflası gelmek üzere, gözlerime ani bir timsah tepmesi gözyaşı imgeleri,sevişmemizin bir sayfadan sallanan şiir gibi. seni doğurduğum geceler şahit. öldürdüğüm akşam üstleri. duşlar, sevişmememizin üzerine aldığım kuşlar, pencere önüme artık uğramayan ve duruşlar yapa yalnız. aslında o kada bizsiziz ki yaşayamadığımız herşeyi, hayalle örtüştürüp fırlatıyoruz kara kulaklı, kara bataklıklara. Umut,Nerdesin? Çık artık ortaya ,Allah Aşkına. Alıntı. |
SÖZ BİTTİ Söz bitti..... Herkes için Söylenmesi gereken hiçbir şey söylenemese de Yazılması gereken her şey ziyadesiyle iletildi. Yaşananlar tek kişilik bir pantomim gösterisiydi Adam çıktı sahneye ve kustu gözyaşını Seyirci kalanlar gülümsediler Perde kapandı. Tek bir alkış sesi duyulmadı Sadece yüreğinin sesi yankılandı kulislerde Söz bitti..... Hepimiz için Artık seyirci almıyor düşlerine Duyamadığı seslere aldırmıyor Yalnızca makyajı bozuluyor gözyaşlarıyla Sahnenin orta yerinde. Alıntı |
Yazılan mı Önemliydi Çizilen mi Sevdalara.. Oysa Ben Ne Yazdım Ne Çizdim sevdamı.. İçimde Büyüttüğüm Ufaklıktın Sen.. Ben Ne kadar Büyüttüysem Seni; o kadar Ufaltmışsın Kendini.. Sen Giderken "gitme Kal Yanımda Sana ihtiyacım Var!" Diyemedim ki..Diyemezdim de.. Çünkü Sen Kararlıydın Gitmeye..Ki Kalma Meraklısıda hiç mi hiç Olmamışsın.. Ben Ne Savaşlar Vermiştim Yüreğimde.. Ne Volkanlar Patlatmıştım Hep sen ol diye.. Sensiz Olmak Benim sonum Olurdu Biliyordum.. Bildiklerimin de Başıma Gelmesinden Öyle Çok Korkuyordum ki.. korkularıma Rağmen Savaşlarımı hiç ertelemedim.. ertelenmiş bir sevda bana göre değildi.. Ya Sen? Savaştın mı Benim gibi? Korktun mu Kaybetmekten Deli Sevdalanı? Kaç Kere Yemin ettin Bozacağını;dayanamayacağını Bile Bile? |
Hatıralar yok olmuş Seven yürek boş olmuş Yari toprak olanlar Sessizce ağlıyormuş İçeride duman var Yürekleri karalar Ben yarimi severim Onda büyük nazar var Bak elleri titriyor Yürekler eritiyor Aşkını boşa atmış Sevdiğini bekliyor Bahattin Tonbul |
Sevmek... "Sevmek" dedim. "Yoluna ölmek" dedi. "Yol" dedim."Alıp başını gitmek" dedi. "Gitmek" dedim. Bir "Ahh" çekip, "Dostlardan ayrılmak" dedi. "Dost" dedim. Durdu. Bana baktı. "Dost" diye mırıldandı. "Yüreğime nasıl koysam bilemediğim" dedi. "Yürek" dedim. "Dünyaları içine sığdıramadığım" dedi. "Dünya" dedim. "Hayatın bir yüzü" dedi. "Yüz" dedim. "Ardında ne gizli bilemediğim" dedi. "Giz" dedim. "Hep çözmeye çalıştığım" dedi."Çalışmak" dedim. "Bitmeyecek öykü" dedi. "Öykü" dedim. "Binlercesini içimde gizliyorum" dedi. "Gizlemek" dedim. "İşte, her şeyin bitimi" dedi. "Şey" dedim."Sevda" dedi. "Sevda" dedim. "Peşinden koştuğum" dedi. "Koşmak" dedim. "Hayat, bir maraton" dedi. "Hayat" dedim. "Öyle kısa ki!" dedi. "Niçin kısa?" diye sordum. "Yaşanacak çok şey var, zaman yok" dedi. "Yaşanması gereken ne var? " diye sordum."Aşk" dedi. "Kaç kere?" diye sordum. "Bin kere" dedi, "Milyon kere""Neden bir kere değil?" diye sordum. "Bütün aşkların toplamı, en yüce ve tek aşk" dedi. "Önce ona varsan olmaz mı?" diye sordum."Keşke olsa" dedi, "Ama önce yoğrulmak gerek" "Acı çekmek mi?" diye sordum. "Evet, aşk acısında yok olmak" dedi. "Yok olunca!" dedim."İşte gerçek aşkta o zaman yaşamaya başlarsın" dedi. "Gerçek aşk!" dedim. "Büyük o!" dedi. Durdum. Durdum. Ve sustum! "Neden sustun?" diye sordu. "Yüreğim titredi sanki" dedim. "Neden?" diye sordu. "Bilmiyorum" dedim. "Büyük O!""Evet" dedi, "Büyük O!" "Nerede?" diye sordum. "Her yerde" dedi. "Nasıl?" diye sordum. "Yüreğini aç" dedi. "Yüreğimi açmak!" dedim. "Bir tebessümle bak her şeye" dedi. "Tebessüm" dedim. "Her kapının anahtarı" dedi."Kapı" dedim. "Girmeden bilemezsin" dedi."Ya korku! dedim.""Bilinmeyenden korkar insan" dedi. "Ben bilmiyorum" dedim. "Neyi?" diye sordu. "Ben'i" dedim. "Sen kimsin?" diye sordu. "Ben kimim?" diye sordum. "Sevgiyle beslenensin" dedi. "Kimin sevgisiyle?" diye sordum. "Büyük O'nun" dedi. Durdum. Durdum. Yine sustum. "Kimsin?" diye sordum. "SEN'im" dedi. Alintı... |
Sesini Kaybeden Şehir Adedi devir sıfır. Şehir sustu Kenetlendi nokta nokta şehrinin asfalt-beton çenesi: bin dokuz yüz nokta nokta senesi nokta nokta ayında... Cadde boş. bir uçtan bir uca koş. Cadde boş bomboş cebim gibi... Kesildi akmıyor su... Ne bir motor uğultusu ne dönen bir tekerlek var. Rüzgar: sürüklüyor asfaltta Mister Ford'un adını: duvardan kopan renkli bir ilan kaadını kaldırımda savuruyor.. Üç adam Üç adam duruyor: Birincinin kolunda kırık bir keman var, ikincinin başında silindir sırtında frak, üçüncü kıllı bir maymun gibi çıplak.. Sokak. Sokakta ıslık çalarak enseni kaşıya kaşıya geç karşıdan karşıya. Yok ezilmek korkusu.. Ne bir motor uğultusu ne dönen bir tekerlek var.. Rüzgar: çatıyor gitgide kara kaşlarını. Kesmiş düdük sesleri köşe başlarını. Üç adam... Üç adam duruyor ve bir sarhoş türküsünü söyliyerek topuklarını yere vuruyor.. Caddenin ortasında bağırıp durmayın, topuklarınızı yere vurmayın, NAFİLE asfaltı getiremezsiniz dile! ! NAFİLE konuşmaz sesini kaybeden şehir: okşamazsa eğer ONLARIN ceplerinde kilitlenen elleri bakır telleri.. Üç adam: Üç adam duruyor: Birincinin kolunda kırık bir keman var, ikincinin başında silindir sırtında frak, üçüncü kıllı bir maymun gibi çıplak.. Üç adam kayboluyor karanlıkta sallanarak.... Nazım Hikmet Ran |
İşte sensizliğin ilk dakikası Bomboşum Meğer senmişsin beni yaşatan Nefessiz kaldım Bedenim bende ama Ruhsuz kaldım Sen ruhumu aldın Ben sende kaldım.... Her şey düzleşti birden Hayat yok sanki Senmişsin hayatım Sen gittin Ben ölüme açıldım... Gülmek yok, düş yok Hayal yok, gerçek yok Hayat yok, nefes yok Senmişsin herşey Şimdi hiç birşey yok |
O gül kokunu,işle tüm tenime, Aydınlat,ay gibi doğ geceme, Soğuk kalmasın,gel hücreme, Sen düşümde ki sevdiğim. Ne yaralar aldı sevda yolun da, Düşe kalka hep gönul okulun da, İyi ki varsın gecemin tek sahibi, Sen düşümde ki sevgilim... Gökhan Karakaya |
Dağlarda Ateşler Yandıkça Oda karanlık Odadan dışarı çık Şehir karanlık Şehirden dışarı çık Korkma Yürü bir hayli yürü Gördün mü Dağlar başladı artık. Korkun dağılır rüzgarda Bekle biraz Dağlarda ateşler yandıkça Karanlıktan korkulmaz. Dağlar karanlık Dağlara yukarı çık Korkma Yürü bir hayli yürü Az daha yukarı çık Birbirinden uzakta Gördün mü Ateşler parladı artık. Şimdi dağlar kaldı yine ardında Odan yendi karanlığı, ölümü Dağlarda ateşler yandıkça Karanlıktan korkulmazmış, gördün mü? Behçet Necatigil |
Üstüne bastılar Kabuk Kırıldı, çatladı... Sesini duyuyordum... Çıt, çıt, çıt Yapma dedim, kırma, açma, görme, çıkarma, elleme Tohum yuvasında mutlu, görme, koklama, dokunma Kabuk, kırıldı Tohum güne çıktı Bu ilkbaharda yağmurlar yok Filiz toprağın içinde kuruyacak Mutluydu tohum kabuğunda Elleme... Ekme... Ekleme... Taylan Bildirici |
Sensizliğin müebbetindeyim Sevdam... Gidişinden arta koskoca ßir sensizlik doğuyor geceme, Şafağının gölgesinde hasretin yeşeren… Zamanın maharetli elleri,yokluğunu yüreğime nakış nakış işlerken; Gözyaşımın acı seremonisi eşliğinde Uğurluyorum seni, Yüreğimden Hasret Şehrine.. İnan üzülmüyorum Sevdam. Nasılsa Rüzgar; Saçlarına konan yağmur kristallerinin bestesini okuyarak çarpacak, Serseri sokaklarımın köhne köşelerine. Zaman Sensizliği işleyecek yüreğimin her zerresine, Ah bir bilsen ne fırtınalar kopar her gece Gözyaşımın hasret denizinde… Üzülmüyorum işte… Şiirler nasılsa Şairlerin kaleminden sıyrılıp esecek yüreğime, Bülbüller yokluğunu mısralarda şekillendirip güfte yapacak sensizliğe… Yüreğim ise,Saniyelerin sessizliğe diz çöküşünden beri Sensizlik türküsünün sağır esaretinde.. Şimdi gecenin sabıkalı yalnızlığında kah senli kah sensiz, kazırım imkansız sevdamı Yüreğimin Ta şurasına… Derbeder sokaklarda seni esen rüzgar, bırakmış ahengini saniyelerin tozlu Sayfasına ßak Ağır sevdam.Gözlerim yine sensizliğe küsmüş, kapatmış perdelerini yokluğunun yamacına… Güzelliğine diz çöken ay, sarılmış karanlığın Namahrem kucağına… Ölüm biraz daha aşina olmuş, biraz daha yanaşmış hayat Irmağıma.. Sensizliğin ßuruk isyanı dudaklarımdan damla damla Yer yüzüne düşerken, Yokluğunun zorunlu seyircisi olarak yaşıyorum bu sinemada… Bana verilen rol ise imkansız bir sevda… Hani sensiz olmak varya, hani sensizliğin hazanında yaşamak… Hani yalnızlığımın katili olan sensizlik varya, Karanlığın ellerinden, Bir çığ gibi düşüyor omuzlarıma.. Kaldırımlar koymuş postasını, Duvarlar sitemli bana … Gündüzler kırmış kalemimi, kader SEVDİĞİM için ferman çıkarmış başıma… iki buçuk damla göz yaşımı, Adını zikreden yorgun nefesimi, emanet ediyorum, Rüzgarın takatsiz kollarına Mısralarımı rüzgara sürgünlüyorum. Her şiirimi alıp, kaderden firari olarak ßırakacak yüreğinin sevdalı sularına… Ellerin var nasır tutmuş yüreğimin bitkin ellerine, Hayalin gizli,Sensizliğin ***** saniyelerinde, Zaman sensizliği esmiş, kader umutsuzluk mührünü bırakmış namahrem gözlerime… Bir özlem tutturmuşum ki,Öylece sarılmışım denizin mahur bedenine… Vuslat çaresizce gardiyanlığa tayin edilmiş, Kader mahkemesi bana sensizliğin müebbetini vermiş, Hayatım ise satır aralarında kelepçelenmiş.. Ömrüm 3 noktanın ilkinde tükenmiş… Titrek ellerimle okşarken gecenin sen kokan saçlarını Umudum Bahara ertelenmiş, Bahar ise çoktan seninle beraber Gönül Şehrimi terk etmiş… Hislerim sensizlikte, her nefeste yeşerirken, Umudum sensizliğin gölgesinde tükenmiş…, Şimdi Gecenin ihtiyar kodesinde, Gözlerinin zindanında, Ölümün penceresinden görünür sevdam, ay ışığının ak dudaklarında… Zaman yokluğunda durdu Ağır sevdam… ßu saatlerde gece ßenim şiirmi okuyacak pencerene.. ßir göz yası olacağım pencerenin buğusunda çırpınarak, eriyen.. ßir şiir yazacağım şairlerin mısraları katleden.. Ve bir isimle veda edeceğim ßu ağustosa.. Kaderin kurduğu dar ağacına çıkacağım kaygısızca… Ay ışığının dudaklarında yaşayacağım sevdamın nihayetini. Son Arzum sorulduğunda, Dudaklarımdan ölümün ellerine dökülen 2 Kelime ile sarsılacak Dünya… AĞIR SEVDAM |
Yağmurlar Yağınca bir acayip hüzün sarmış yüzünü gökyüzü ağlamaklı çocuk misali bulutlar da yeni bulmuş güzünü içlerinde yağmurlaşma hayali tablo buydu ve çöküşteydi ruhum bir an gözlerine takıldı gözlerim kilitlendi kalbim kesildi soluğum ve silindi mazimdeki tüm izlerim ilk damla düşüverdi dudaklarına senin yerine kana kana ben içtim simsiyah saçların elbisenin aklarına savruldu ve ben kendimden geçtim yağmurlar yağınca hep o ana dönerim en buhranlı ateşte yağmuruyla sönerim yağan yağmurların müjdesi bana sensin göğsümde atan kalp tenimde tensin Y.Uğur Güven |
Su kösede ölüp gitsem Yas dökenim belki olur. Kara toprak olup gitsem. Vay deyenim belki olur. Ah ekledim ben ahima, Eremedim muradima, Ölürsem bas tarafima, Tas dikenim belki olur. Valla kardas dünya fani, Hani Nemrut Karun hani? Ölüm gelcek hem de ani Vah cekenim belki olur. AKCAOGLAN hata sende Dost düsmani bilmesende Su dünyada gercektende Bir sevenim belki olur. Yar deyenim belki olur. Bekleyenim belki olur. Mehmet Fatih Köse Mehmet Fatih Köse |
Bu Gece Son Defa Ağlıyorum Senin İçin Bu gece son defa ağlıyorum senin için, Uzun zamandır ilk kez ama bu defa farklı, Seni silmek için kalbimden, Son kırıntıları son senleri atmak için kalbimden. Yalnız kalmak istiyorum kalbimle, Ona tekrar bakarken seni hissetmek, Seni görüp, sana dokunmak yani Acı çekmek istemiyorum artık. Birgün karşıma yine çıkacaksın biliyorum Birgün yine üzmek isteyeceksin beni, Ama bu sefer farklı olacak, Çünkü içimde SEN OLMAYACAKSIN. Bu gece son defa ağlıyorum senin için Gözlerimden akan şey yaş değil aslında,SENSİN! Tek tek dökülüyorsun gözlerimden Parça parça çıkıyorsun bu gece. Kalbimi tekrar istiyorum çünkü Ona yeni bir sahip buldum. Belki üzüleceksin bilmiyorum Çünkü sen herşeye rağmen düşünüyorsun beni gizlice. Karşıma çıkmaktan nasıl korkuyorsun, Benim sesimi duymaktan. Benimle konuşurken neden titriyor sesin ? Neden uzak duruyorsun benden ? Sen bilmesen de ben biliyorum güzelim Çünkü sevinmemden korkuyorsun kendince, Ama yanılıyorsun bunu bil Artık sevinç yok senin adına Çünkü senin adında yok kalbimde. Senin için son defa ağlıyorum bu gece İlk defa içimde açan bir güneşle. Uzun bir kıştı zorlandım ama, Gördüğüm bir bahar biliyorum, Dokunuyorum ona ısınıyorum artık. Bunun zamanı gelmişti biliyorum Bu defa yanılmıyorum, yanılmıyorum çünkü Görüyorum uzak tepelerdeki çiçekleri İnceden kokuları çalınıyor burnuma, kokluyorum Ve bunu herşeyden çok seviyorum. Senin için son defa ağlıyorum bu gece İçimde kalbime gözlerini açan çok güzel bir bebekle. Artik ölmüş senin küllerini atmanın vakti gelmiş Bak işte son damla da düştü gözümden Artık SENİ SEVMİYORUM... ALINTI |
Ben seni severken Sen yanımda yoktun ki! Ben seni özlerken Sen bilmiyordun ki! Ben seni sensiz sevdim... Sen yokken bakışların vardı Beynime kazınmış Nereye baksam oradaydılar, Ben seni sensiz sevdim.. Göremesem de, rüyamdaydın, Sevmesen de, kalbimin derinliklerindeydin Ve kimse seni oradan çıkaramayacak. Sen bile! Ben seni sensiz sevdim... Sen olmasan da, hayalin vardı, Sen olmasan da, şarkılar vardı; Seni hatırlatan... Sen olmasan da, her dakika aklımdaydın. Ben seni sensiz sevdim... Sen olmasan da,yıldızlar vardı, Sen olmasan da,bulutlar vardı, Sen olmasan da,günbatımları vardı, Sen olmasan da,denizler vardı... Ben seni sensiz sevdim... Aslında sen hep vardın, Aynı şehirde,aynı sokakta, “Ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum”ama; Ben seni sensiz sevdim... Ne olurdu sende beni sevseydin? Ne olurdu bu kadar gözyaşı dökmeseydim? Ama inanıyorum ki sen uyandıracaksın beni, Hani kıyamet koptuğunda... Ben seni sensiz sevdim... Neden sevdim bilmiyorum ama çok sevdim!!! |
O gül kokunu,işle tüm tenime, Aydınlat,ay gibi doğ geceme, Soğuk kalmasın,gel hücreme, Sen düşümde ki sevdiğim. Ne yaralar aldı sevda yolun da, Düşe kalka hep gönul okulun da, İyi ki varsın gecemin tek sahibi, Sen düşümde ki sevgilim... Gökhan Karakaya |
Acilara Tutunmak Kavusmak özgürlükse Özgürdük Ikimizde Elleri çiglik çiglik Yanyana ikidünya Ikimiz iki dagdan Iki hirçin su gibi Akip gelmistik Bulusmustuk bir kavsakta Unutmustuk ayriligi Yok saymistik özlemeyi Sarkimiza dalmistik Mutluluk mavi çocuk Oynardi bahçemizde Aci çekmek özgürlükse Özgürüz ikimizde O yuvasiz çalikusu Bense kafeste kanarya O dolasmis daldan dala Savurmus yüregini Ben bölmüsüm yüregimi Baskaldiran dizelere Aramakmis oysa sevmek Özlemekmis oysa sevmek Bulup bulup yitirmekmis Düssel bir oyuncagi Yalanmis hepsi yalan Yalanmis hepsi yalan Sevmek diye birsey vardi Sevmek diye birsey yokmus Aci çektim günlerce Aci çektim susarak Su kisacik konutlukta Deprem kargasasinda Yasadim birkaç bin yil Acilara tutunarak Aci çekmek özgürlükse Özgürüz ikimizde Acilardan arta kalan iste bu bakislarimis Kugu diye gözlerimde Gün batimi bulutlarmis Yalanmis hepsi yalan Yalanmis hepsi yalan Savrulup gitmek varmis Ayri yörüngelerde Hasan Hüseyin Korkmazgil |
Kapattığım tüm kapılar yine Kendime açılıyor Kadınlarım kaçışım yalnızca Benden sana birgün ancak Sararmış resmim hayallerim kalacak Sen siyah kadın Gitmelisin artık Biliyorsun çünkü sen Maskemin ardını görüyorsun |
Yitik düşler tapınağında gördüm onu. Aramadığım aşkın sözyaşları ellerindeydi. Dokunmadığım çiçeklerin kokuları, sessizlikleri üzerindeydi. Yine aynı gözlerle baktı bana, savrulmuş, toprağa karışmış yeşil yapraklar gibi. O an zaman yoktu olup biten herşey ondan bana benden ona aitti. Tapınağın her yeri onunla doluydu sanki. Yerler ve gökler bizi izliyor gibiydi. Ansızın karanlık belirdi, ışığı bir de onu içine çekiyordu. Elimdeki gül kalbimdeki rüzgara kapılıp karanlığın içine savruldu, o da... Sonra o karanlık beni de aldı. Gözlerimi açtığımda bir göl kıyısındaydım. O da ordaydı. Karanlık yoktu. Yine gözlerime baktı. Korktum karanlığın dönüp bizi ayırmasına. Oturduğum yerden kalkıp ona doğru koştum. Yanına vardığımda o yoktu. Toprağın üzerinde karanlığın çaldığı gül ve sonbahar yaprakları vardı |
Ve işte yine; Yepyeni bir gün doğuyor uzaklardan biyerlerden Doğan her yeni gün yepyeni umutlara gebe derler Öyleyse; "Yepyeni bir güne,ve bundan sonra hayatıma doğacak her yeni güne seninle uyanmak dileğimle..." Pencereden uzanıp baktığında gördüğün şimşek artık korkutmuyorsa, Gürültüsü yerine ışığı çekiyorsa dikkatini, Rüzgârın uğultusu duymak değil de,hissettiğin ruhunun okşanmasıysa Ve bitmek bilmiyorsa iş çıkışı yürüdüğün yollar, İple çekiyorsan eve gelişini, Kulağın gelen vapur seslerindeyse şayet; Gökkuşağı misalidir yüreğin... "Gökkuşağı misali yüreğim..." Bu sabah; Güneş yükselirken ufuklardan,seninle dans ediyor olacağım rüyamda... Bu sabah; Uyanıp işe giderken sen,ben çoktan geriye sayıyor olacağım akşama kaç saat kaldığını heyecanla... Ve her sabah; Seninle olduğum için şükrediyor olacağım Allah'a... |
Sonu Sizli Cümleler hadi kalk vuslatı yarım gitme vakti... yüzü düşsün yokluğunun yevmiyeli gecelerime hadi kalk iyice içine kapanmadan gün, anasına sövülmüş İstanbul'da saklansın hal ve gidiş yekvücut elinin körü olsun arzuhalimde iki suret sen hadi kalk çık düşüncemden hadi kalk belki de o yüzden hanendenin telaşı sevdaya dair sana dair cana dair belki de o yüzden tarifi imkansız vesair ve birbirimiz diye bir şey arsız için baş köşesinde belki de o yüzden yalnızlığın kuytusunda yangın ten ve sonu sizli cümleler irili,ufaklı bütün rağmenlerime rağmen hadi kalk adını koymuşuz bir kez mühim meselenin hal değil halimiz her saçma iki şiir vurmuş dip sularımızda gecenin dili pabuç çuvaldız ipliğin ucunda çığlık vaktindeyiz ortalık söz revan delik deşiğiz hadi kalk ayrılık alışsın artık bize eskisin çatal dilin satıraralarında duvarlar resmimize Demir Mutlugil |
Eylul İsminle gözlerinle aynı nitelikteki bir eylül akşamı düşünceler sadece senden ibaret düşünceler sadece sana tutkun düşünceler sadece gözlerine vurgun bir eylül akşamından ibaret değil ama sana olan aşkım bir bebeğin tek bir damla göz yaşı gibi bir sevdalının dağları yıkması gibi bir bulutun yaz boyu hapsettiği yağmuru ilk olarak eylül akşamında salıvermesi gibi bende seni gönderiyorum bir eylül akşamı düşünceler git demese de senin gidememe ihtimalin kadar git diyorum sana seni düşüncelerime hapsettim bir eylül akşamı bir eylülün benim için anlam değeri sadece kalbimde gizli eylül müdür bizi kendine aşık eden yoksa sen misin beni eylüle hapseden yoksa eylüle değilde gözlerine mi hapseden ama sunu biliyorum kalbimi kalbime düşüncelerini düşüncelerime gözlerini gözlerime sevdanı sevdama hapseden hep eylül bakışlarındı seni çok seviyorum eylül bakışlım Özgür Çağlayan Balbay |
Aynı kaderleri farklı karelerde yaşamak... Belki de... Kelimelerde ne kadar bölünürsek bölünelim Hep aynı şarkının notasında kalırız... Söylesekte Söylemesekte... Bazen öyle biri girerki hayatına bıraktıgı izi sen bile anlayamazsın... Titreyen bedeninle donuk gözlerle bakarsın sadece... Bazen konuşmaya bile gücün yetmez, yaşadıgını unutturur sana, ama o nefes aldırır... Dokunmak istersin ama elin gitmez yapamazsın, korkarsın... En kötüsüde hiç olmayacağını bilmektir, gidenin gelmeyeceğini bilmek... Savaşmaya çalışırsın yokluğuyla, kazandığınsa sadece yokluğuyla yaşamaya alışmak olur... Gider de -bırakabilirsin onu sen de: yaşamının anlamını... Zaten yitik .... Onu bırakırsan ; o da dönmezse sana; yitirirsen onu, kapkara bir duman kaplar yaşamını: artık, gerçekten isteyebilirsin sonu, sonucu, sonunu -yokluğu.. |
Aşk Senin Bin kere pişman olup yine vazgeçilmezsin sen aşk Hasret denizinin içinde boğulsada insan Vursa deli dalgalar sevdanın kıyılarına Kayaları un ufak etse yine de sever deli yürek Yıllanmış bir şarap gibi olmalı ki aşk Tadına varasın aşkın Yıllandıkça güzelleşen bir şarap tadındaysa Hala başını döndüryorsa aşk İşte ozaman vazgeçilmez olursun İşte o zaman vazgeçemez olursun Bir ömür geçer hala tadındaysa aşk İçin titrer deli gibi çarparsa yüreğin Yıllar yok edememişse kalır hep sevgin Aşk vazgeçilmezinse senin Tut artık bırakma,o eller senin sar sarmala,o yürek senin sakın bırakma! yıllanmışsa artık sevgin yudum yudum, tadına vara vara, içmelisin o aşkı sen yoksa, ben yoksa, artık... biz diyorsan, işte o zaman bırakma aşk senin… [alıntıdır] |
http://img407.imageshack.us/img407/4818/12182016981zz7.gif Yüzümden taşarcasına kahkahalarım Çiçeklere sarıyorum Bulutlara serpiyorum Akan sulara ekiyorum Gamzelerimden artan seni... http://img407.imageshack.us/img407/1290/439857hze1vgnqazoc0.gif Şahlanıyorum yüreğimde Bilindik bir neşeden farklı bu Umurumda değil ki Aşka yapılan asırlık haksızlıklar İnadına gülüyorum... http://img407.imageshack.us/img407/1290/439857hze1vgnqazoc0.gif İçimden fışkıran sevinçler Bitmiyor inadına Asık suratlara yapıştırdığım Her gülüş Aşktan birer hediye sanki bana... Üzülmüyorum kanayan yanaklarıma İnadına gülüyorum İnadına aşka... (alıntıdır)http://img407.imageshack.us/img407/1290/439857hze1vgnqazoc0.gif |
BANA KARA DİYEN DİLBER Bana kara diyen dilber Gözlerin kara değil mi Yüzünü sevdiren gelin Kaşların kara değil mi Güzel, ben seni isterim Seni koynumda beslerim Yüzünü, güzel, göreyim Zülüfün kara değil mi Boyun uzun, belin ince Yanakların olmuş gonca Salıverirsin kolunca Beliğin kara değil mi Utanırım akar terim Güzellikte yok benzerin En sevgili makbul yerin Saçların kara değil mi Beni kara diye yerme Mevlâ'm yaratmış, hor görme Ala göze siyah sürme Çekilir, kara değil mi Hind'den, Yemen'den çekilir İner Bağdad'a dökülür Türlü taama ekilir Biber de kara değil mi Göllerde kuğular olur Göğüs ak, kara benlidir Mısır'da çok zengin vardır Kölesi kara değil mi Pınara konan kuğunun Kanadı beyaz çoğunun Çöldeki Arab beyinin Çadırı kara değil mi İller de konup göçerler Lâle sünbülü biçerler Ağalar, beyler içerler Kahve de kara değil mi Evlerinde sular akar Güzelleri göze bakar Hublar yanağına sokar Sünbül de kara değil mi Karac'oğlan der, inşallah Görenler desin maşallah Kara donlu Beytullah Örtüsü kara değil mi |
Tek çare bu diyorsan Hadi Bir daha öldürelim beni Merak etme Sensizlikten zor değil bu Biliyormusun Beni en çok neyin acıttığını Bilemezsin de zaten Sen hiç sevmedin ki Benim sevdiğim gibi Karşılıksız , çaresiz İmkansızlıklarla sarmadın ki yüreğini Umutsuzca Sen hiç birşey tatmadın ki aşka dair Kendi gözyaşlarınla boğulmadın ki Nerden bileceksin Beni en cok neyin acıttıgını Nerden bileceksin sensizliği Nerden anlayacaksın beni ...!!! |
Uykudan uyanmış şahin bakışlım Dedim sarhoş musun söyledi yok yok Ak elleri elvan elvan kınalı Dedim bayram mıdır söyledi yok yok Dedim ne gülersin dedi nazımdır Dedim kaşın mıdır dedi gözümdür Dedim ay mı doğdu dedi yüzümdür Dedim ver öpeyim söyledi yok yok Dedim aydınlık var dedi aynımda Dedim günahım çok dedi gönlümde Dedim mehtap nedir dedi koynumda Dedim ki göreyim söyledi yok yok Dedim vatanım mı dedi ilimdir Dedim bülbül müdür dedi gülümdür Dedim Nesimî Şah dedi kulumdur Dedim satar mısın söyledi yok yok Kul Nesimi |
Bittin... Gidiyorum... Beni Unutma... ▼▼▼ Nasıl yanıyor içim... Şimdi gelsen; "Geldim" desen, Sevinecek halim yok... Yorgunum... Yoruldum... "Bir umut" desen, veremem... Aşkına yenik düştüm, Bu yüzden bütün üzüntüm... Kan damladı gözlerimden... Seni Çok Sevdim ben... Bunu inkâr edemem... |
DOSTLAR BENİ HATIRLASIN Ben giderim adım kalır Dostlar beni hatırlasın. Düğün olur bayram gelir Dostlar beni hatırlasın Can kafeste durmaz uçar Dünya bir han, konan göçer Ay dolanır yıllar geçer Dostlar beni hatırlasın Can bedenden ayrılacak Tütmez baca yanmaz ocak Selam olsun kucak kucak Dostlar beni hatırlasın Ne gelsemdi, ne giderdim Günden güne arttı derdim Garip kalır yerim yurdum Dostlar beni hatırlasın Açar solar türlü çiçek Kimler gülmüş kim gülecek Murat yalan ölüm gerçek Dostlar beni hatırlasın Gün ikindi akşam olur Gör ki başa neler gelir Veysel gider adı kalır Dostlar beni hatırlasın
|
Hatırlanmayacak Hatıralar Bir hatıradan ibaret artık geçen yıllar, Bir an hatırlayacak ve unutacağım. Zaman geçtikçe silineceksin beynimden, Sonra güleceğim sebepsiz biten aşkımıza. Her aşk yeni bir bitiş olacak benim için, Çünkü hiçbir aşk başlangıç değildir güzel günler için, Her sevgi sözcüğünde yalanlar gelecek aklıma, Umut kelimesi hiçbir zaman kullanılmayacak benim için. Zaman bazı insanların lehine geçsede, Benim aleyhime geçecek. Her fırsatta bir acı yüklenecek sırtıma, Ölümün o kokuşmuş gölgesinde yürüyeceğim her an. Hayaller dünyasında kaybolup gideceğim, Gerçekleşmeyen hayaller dünyasında... Uykularımda sürgünü yaşayacağım, Ordan oraya savrulup gideceğim... Her yitik aşkın sonunda olduğu gibi, Yine çekileceğim sessiz ve karanlık köşeme, Bir iki hatıra canlanacak geçmişe ait gözlerimde, Sonra düşecek iki damla, kuruyup gidecek, Tıpkı biten aşkın ardından silinen hatıralar gibi... Hasan Can |
iyi değilim aşkım; umutsuzca uyanıyorum sabahları.. güneş yüzüme vurdukça daha bir karanlık oluyor günlerim. kahvaltı saatlerimi hep kaçırıyorum.bilirsin sigara iştahımı kesiyor.. öyle pek özenmiyorum üstüme başıma..ne geçerse elime giyiyorum. sen yoksun ya ??güzel görünüyorsun?? demesinler istiyorum.. yine en arka koltuğunda oturuyorum minibüsün yine camda oluyor gözlerim.. sen tutmuyorsun ya elimi cebimden hiç çıkartmıyorum.. iyi değilim aşkım; herkes sana benziyor sanki..??saçı az daha kısa olsa biraz daha içten gülse..?? daha çok benzeyecek olanları ayırıyorum.yoksun ya yokluğun da yepyeni senler arıyorum.. en zor geceler oluyor. izlediğimizi izlemiyorum, senin uyuduğun saatlerde uyumuyorum. olur ya bir rüyada karşılaşma ihtimali? iyi değilim aşkım; unutuyor gibi yapıyorum. biriken yaralarımı acıtmasınlar diye hiç kanatmıyorum.seni de kan tutardı hani..bak görüyorsun bunu bile hatırlamıyorum.. iyi değilim aşkım; atık şiirlerimde yok süslü kelimelerle sana seslenecek. adının geçmediği cümlede O GİTTİ diyerek, sevgiyi anlatmak çok zor oluyor çünkü. kağıda kaleme dokununca kömür değil, gözyaşım dökülüyor ya, ziyan oluyor sayfalarım? bir de pazar günleri var tabi.hiç buluşmadığımız bir yerde hiç bilmediğin bir saatte seni bekliyorum. gelmen pekte anlam ifade etmiyor. ben seni beklemeyi hala çok seviyorum? iyi değilim aşkım.. daha bencil oldu duygularım daha çok ben demeyi, daha çok sabretmeyi öğrendim. sayısız yalanlarla ??çok özledim?? seni demeyecek kadar.. yokluğunla aramda inanılmaz bir dostluk başladı. kimseyi almıyoruz aramıza..bak benden başka sen, senden başkada düşüncem yok satırlarımda.. iyi değilim aşkım.. hiç iyi değilim.. |
Dun Gece... Dun gece sana selam saldim beyaz guvercinlerle, notlar ilistirdim minik bileklerine, sana varsinlar diye...ben varamam, isterim,beklerim,ulasamam, bir sercenin göz yasinda umutlarim, aglasa ölum. aglamasa bicareyim, olmadigin yerde yanginlrin var, ama uzulme,gözun ardinda kalmasin, kim benim gibi sever seni,böylesi tutkun, yaninda kölen,uzaginda tutuklun.. Gamze Aktan |
| Saat: 15:33 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık