MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

ÖmÜrCeK 24 Ocak 2009 17:54

Çokmu sevdi seni bu kalp
Çokmu bağladı kara zincirlerini sana
Çokmu senin oldum yoksa çok mu benim
Ve ben karanlıkların da
Özledim seni
Gidişininin saymadığım kacıncı saniyesinde
Kokun hala üzerimde
Sen diye katran gecelere dalıyorum
Sen diye karanlık sabahlara uyanıyorum
Günüm sen oluyor
Karanlıklarıma avucunda güneş geldiğinden beri
Işığım sen oldun
Şimdi kalbim sen diye bağırıken
Elini tutamadığım yüzünü göremediğim
Ve gözüne bakamadığım günleri saymıyorum
Takvimden
Biter bu da biter diyorum kendime
Ama nafile öldüm deyince
Ölünmüyor...

Murat Bağcı


CelestialBody 24 Ocak 2009 21:56

BAĞLANMAYACAKSIN

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin o’nu sevdiğinden…
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini…
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları…
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
“O benim.” diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin…
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya ya da pembeye
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak…

CAN YÜCEL


ahmed 25 Ocak 2009 00:43

Anlarsın



Avuçlarına bırakayım gözlerimi
Çekiştirme ellerini
Nafile anlamıyorsun kelamdan
Bırak bari parmaklarına ağlayayım
Islanırsan beni anlarsın belki.

Sevdamı asayım yıldızlara
Niyaz edeyim tanrıya
Yağmur bulutları takılsın sabaha
Bırak bari yağayım sağanak saçlarına
Üşürsen beni anlarsın belki.

Sileyim güneşin mor harelerini
Aydınlıktan ürker olmuş düşlerin
Sürüklensin sisleri başka ülkeye
Bırak bari gün ışığından düşeyim tenine
Isınırsan beni anlarsın belki.

Gövdemi tutayım rüzgarın gelişine
Yetsin esmesin artık şehrinde
Saçların dağılmış gözlerinin üzerine
Bırak bari tarayayım ellerimle geriye
Bakarsan beni anlarsın belki.

Gece yapışmış kirpiklerine
Yıldızlarını düşürmüşsün yerlere
Loş akşamlar boyanmış yüreğine
Bırak bari ay'ı indireyim pencerene
Görürsen beni anlarsın belki.


Tarık Tan


Sedef 21 25 Ocak 2009 00:50

Mutluluk

Mutluluk
Çok mu uzaklardasın sen?
Mutluluk....
Neden yaşamın anlamısın?
Neden sensiz olmuyor?

Zamansızsın sen mutluluk...
Bazen küçük bir gülümseme,
Bazen bir demet çiçek,
Kimi zamanda ağızlardan süzülen tatlı bir söz...

Sensin hayatı anlamlandıran;
Boşlukları dolduran...
Sakın gitme mutluluk,
Gitme ulaşamayacağım uzaklara.....


Didem Müjde


Nephthys 25 Ocak 2009 01:48

Harç


Bilemiyorum hangi gökdelenin
tuğlaları arasındadır
elele yürüdüğümüz
ve seni
ilk kez öptüğüm
o kuytu kumsal
Ama duyarım
bir mısır tarlasının
yüreğindeki telaşı
görülünce dağın ardından
kentin ilk gökdeleni
Daha kamyonlar dolusu
kum elenir
inşaat önlerinde
ayıklanır deniz kabukları
yok edilir gibi
bir cinayetin izleri


Sunay Akın


hadiseyim 25 Ocak 2009 12:56

Sence sevmek nedir?
Beraber olmak mi yada yokken varligini hissede bilmek mi???
Eger gözlerimin derinligine bakarsan, eminim ozaman gercek aski görecegine

Senin gülüsün, bakisin her an aklimda, hic cikmiyorsun, cikartmicamda
Seni kalbime kilitledim, anahtarida denize attim
Neden diye sorarsan, sana söyliyecegim...
Kimse anahtari bulmassin diye, hic cikma diye...
Seni kendime kelepceledim...

Seni düsünmek, varligini bilmek bile güzel...
Seni sevmekse bambaska bir duygu, kelimelerle anlatilmaz birsey...

Sen bana aitsin, benimsin...
Iste SEVMEK budur...
Sen olmasanda yanimda, seni sevmeye devam edicegim, hic usanmadan, bikmadan...

ISTE GERCEK ASK BUDUR...


arwen 25 Ocak 2009 17:30

Kapalı tüm dünyaya kapılarım
Hem de dışarıdan kilitli
Duyan yok feryadımı
Sen duy istiyorum, sen duy
Kilitli kapılarımı açacak,
Anahtarım ol benim.

Eşikten içeri görünürse ışığın eğer
İstemem dünyaları benim olmasın
Bana bir ömür yetecek,
Gönlümün kapılarından içeri
Hüzne yer vermeyecek,
Mutluluğum ol benim
Sebebim ol benim
Sebebim sen ol benim.

(23-01-2009)
Kadir Aslan


ÖmÜrCeK 25 Ocak 2009 18:37

sana elveda mı ASLA!!!
Sevdim bir kere seni
Bin umutla bağlandım
Desteğini göremedim
Beni bir türlü sevemedin

Kalbimin acısını hiç hissetmedin mi?
Gözlerimin dolgunluğuna hiç bakmadın mı?
sözlerimi hiç saymadın mıı?
Doğru askım doğru!
sen bana ne zaman aşık gözüyle baktın ki!
Sorma
Söz etmem
Umutlanmam hata
ama unutma
diyemem hiçbir zaman sana elveda


Sedef 21 25 Ocak 2009 19:23

Geceler


Dört sonbahar öncesi o gece
Yeşildi gözlerin, yalandı sözlerin o gece
Aylardan kasımdı, yapraklar sarıydı o gece
Dostlar arasında yalnızdık o gece

Gemileri yaktım her gece
Yıldızlardan kaçtım her gece
Kendimle savastım her gece
Hatıraları kovaladım her gece

Türkülere yaren oldum bu gece
Eski tatları aradım bu gece
Kendi gözyaşlarımda boğuldum bu gece
Sensiz dört mevsim geçti bu gece

Hasretinden kurumuş çöller gibi bedenim
Dokunuşunla kuraklık berekete dönecekti.
O gece,her gece, bu gece….

Fatih Porsuk


ÖmÜrCeK 25 Ocak 2009 19:27

En acı veren şey nedir aşkta?
Yanında, çok yakınında olduğun halde asla ulaşamayacağını bilmek mi, bunu idrak edemeden platonik bir aşkın dalgalarında yüzdükten sonra gerçeği öğrenemeden boğulmak mı? Her ikiside acı verici..Her ikiside yakar kavurur sendeki aşka dair herşeyi, bir daha eskisi gibi sevemeyeceğini düşünene kadar..Aşka dair tüm umutlarını yakıp, küllerini güçlü bir rüzgarla uzaklara savurana kadar..
Bunla da bitmez aşkın zalimliği..Uzun zaman sonra kabuk bağlamış yaralarını tekrar eşeler..Yıllarca unutmaya çalıştığın o gözleri tekrar çıkarır karşına..Tekrar canın acır, çığlıkların düğümlenir boğazına.. Engel olamazsın kalbindeki en acı tatlı o duyguya..Bir yandan nefret edersin, bir yandan delicesine seversin..Bir doktor gibi olursun, hastanda kalbin!..Hem hastandan nefret edersin, hemde onu hayatta tutmaya çalışırsın..
Aşktan bıktığın bir gün, tekrar çıkıverir karşına..Gözlerini sana dikerek bakar, sanki hiçbir şey yapmamıştır, hiç bir acı çektirmemiştir sana..Ellerinden tutar en zayıf anında..

Ya ellerini verirsin, ya da çekersin...


ahmed 26 Ocak 2009 00:16

Kapat Gözlerini Dokun Düşlerime



Kapat gözlerini dokun düşlerime,
Avuçlarımın ateşini sakla mabedinde,
Kimsesizlik yansın sen varken,
Yokluğun atılsın kor ateşlere,
Ben yiteyim gözlerinde...
Sen kendini bul karanlıklarımda,
Yaşa beni ruhunun derinliklerinde.
Karadeniz köpürsün kıskançlığından,
Ellerimi tut ellerinde,
Düşlerim yansın sıcaklığından,

Kapat gözlerini gör,
Ruhunun basit sohbetlere gizlendiğini,
Oysa sen böyle değildin,
Fakat gel gör ki seçimler vardı,
Seçimlerinle sen sensin.
Sorgusuz yaşanan aşkın,
Kıymetini bilensin.
Dans et sevgilim.
Artık bu sahne senin.
En önde izleyen,
Kendine saklayan adam benim.

Kapat gözlerini zamana,
Huzurum dolsun içine,
Tarçın kokulu öpüşlerini,
Bırak sevgili dudaklarıma,
Ve ben izleyeyim seni,
Bilirim sevmezsin.
Gözler varken üzerinde,
Ben aşkla bakarım korkma,
Değmez sana nazar bile,
Çünkü bulmuşken tutkumu,
Yaşamak varken seninle,
Bırak her şeyi uzaklara gidelim,
Kapat gözlerini, ellerini bırak ellerime,
Kaçalım sevdiğim,
Kimselerin olmadığı bir yere,




Baki Evkaralı


hadiseyim 26 Ocak 2009 10:15

Çekil Git Desem de Gitme

Ayrılık Sevdi Bizi, İçim Hüzün Denizi
Çekil Git Desemde Gitme Sevdiğim
En Güzel Derdim Sensin, Ölüm Seninle Gelsin
Bende Git Desemde Gitme

Sana Git Dediğim Yalan
Yokluğun Bende Kalan
Son Sözüm Budur Sakın Sakın Gitme


Çekil Git Artık Düşlerimden,
Bıkıp Usanmadın mı Benden Artık ?
Gözlerimden, Yüreğimden, İçimden,
...Ve Varolan Her Şeyimden, Git Artık..

Dokunma, Kirletirsin Beyazları,
Konuşma, Tüketirsin Satırları,
Mehtabı Bırak, Doğan Ayrılık,
Çekil Git, Şafak Gelen Aralık...

Kanıyorum Zaten, Uzak Dur Benden,
Sebebin Olurum, Yakanın Olurum,
Çekil Git Yolumdan, Ölümün Olurum,
...Ve Git Artık, Ne Olursun Git Benden
Konuşma, Nefesini Al Benliğimden,
Ben Soluğunu Kesmeden,
Sus Demeden, Sus Ne Olur, Söylemeden,
Git, Bir Daha Allah Aşkına, Hiç Dönmeden...

Yıkıl Git Artık Hayallerimden,
Kumdan Evlerin, Yıkıldı Artık,
Taşlarımdan, Oyuncaklarımdan, Beynimden,
...Ve Yaşayan, Her Şeyimden, Git Artık
Uzanma, Karaya Çalarsın Günlerimi,
Söylenme, Devrik Tümcelerim Olursun,
Ne Öznesini, Ne Yüklemini Kurtarabilirsin
Çekil Git, Bırak, Bütün Düşüncelerimi...

Yaralıyım Zaten, Şöyle Dur Gönlümden,
Derdin Olurum, Korun Olurum,
Çekil Git, Harın Değil, Külün Olurum,
...Ve Git Artık, Ne Olursun Git, Git Gözlerimden
Kal Yerinde Öylece, Ses Etme,
Mevsimler Solsun Senelerce,
Mümkünse Çıkmasın, O İki Hece,
Öldü de, Bitsin Bu İşkence...

Ya da Bir Sonbahardı, Sarardı de,
Düşen Her Bir Yaprakta, Uzaklaştı de,
De ki, Gövdeden Dal Kırıldı,
Kopan Candı, Yıkıldı de, Deki Öldü, Öldü de...
Yaşamaz de, Olsun de, Deki Bitti, Bitti de...
Kardı Yağdı, Yağmurdu Aktı,
Sonra Toprağa Karıştı, Kurudu de, Soldu de...
Ne Bileyim İşte, Kısaca Öldü de...

...Ve Çekil Git Artık, Gölge Etme,
Alın Yazısı Gibi Görme,
Değilim Birşeyin, Olmadım Hiçbir Şeyin,
Çekil Git Artık, Ne Olur Çekil Git, Kötü Söyletme...
Yaşamaz de, Olsun de, Deki Bitti, Bitti de...
Kardı Yağdı, Yağmurdu Aktı, Kurudu de...
Sonra Toprağa Karıştı, Soldu de...
Ne Bileyim İşte, Kısaca Öldü de...
Ne Dersen de...


miss_didem 26 Ocak 2009 14:57

Acıyı Aşka Yama Yaptım


http://fc01.deviantart.com/images/store/bt/1/1c983d348a00859c.jpg


Bitiyor zaman. Tüm saatler kum saatinin içinde birbiri üstüne yığılıyor. Sahte mutluluklar giyiniyor sözcükler. Sen-ben savaşında imtiyazsız yarınlara bugünden açıyorum gözlerimi. Savaşacak kadar bile yakın olmayışımızı bilirim. Bilirim, acı verişindir bu kadar sözcük dizdiren. Ömrümü ömrünün ardında sürüyen...

Aynaları kırıldı mutluluğumun. Söz dinlemeyen yanımı artık çok iyi tanıyorum. Ayağım takılıyor bir acıya ve yokluğunun üstüne düşüyorum.
Hala üşüyorum...
İğne deliğinden geçiriyorum sevdayı. Sen oluyor nakışımın adı. Bir an sen oluyorum anlayışsız, vurdumduymaz... Sonra bana dönüyorum. Bak hala ağlıyorum... Harf harf işlerken kelimelerimi, şimdiden yerleştiriyorum acılarımı parmaklarımın ucuna. Son düşen cemreyi de ayırıyorum payıma.

Kapatıyorum gözlerimi. Hadi git yâr, geldiğin gibi. Acıttığın yerden tüm acılarımı da topla git hadi.
Anlamadım yâr
Sen mi yâr olmadın yoksa ben mi yarenlikten uzaktım? Hangi kıyıya vurmuştu aramızdaki eksik o taş? Hangi şarkıda yarım kalmıştı notamız? Hangi satır içine sığdırabilmişti de seni; sen bulunmazım olmuştun?
Ah yâr sana bağlamazsam sözcüklerimi, hep anlamsızlık oluyor yüreğimin dili. Sana bağlandığında da gözyaşına paralel oluyor. Yok, mu önümde senden gayri gidecek bir yol?
İçim yine aynı mısra´ları tekrarlıyor

Yamaçlarımda senli güzel düşerim var
Ama düşlerime damlayan zehir de sensin yâr

Bulamadım yâr. Seni bu kadar ararken kendime bir mutluluğu da bulamadım. Zamandan bir bir çalıp saatleri sızlayan yanlarıma kattım. Ben acıyı aşka yama yaptım. Hafife almadım duyuları. Kuytu köşelerde ölümüne besledim sevdayı. Acıydı bildiğim aşkın ön adı.

Hiçbir şehre sığmadı yüreğim. İstanbul sen de yüreğimi ayaklarına doladın. Ve sen düştün ben kanadım. Ezildim, yarama yine koskoca bir kenti bastım.

Büyük bir uykudan ibaret sandım satırlarda yaşamayı. Kelimeleri vurdum kumsallara. Canımı ağrıttım ardında. Ve bir taş daha attım içimin karanlık dehlizine. Hüzün meskenine kilitli aşk hangi makamı kabul ediyordu ki sözlerine? Hangi yaram düşlerimi sana vurduğumda acı damlatmıyordu?

Gerçeğimde olmayan yâr gönlümden git!
Hadi git!
Ben sarsılan bir şehrin enkazı olmaya razıyım.
Ben, yine kâbuslar saklarım yatak başlarımda.
Ve sana şiirler biriktirmekten vazgeçerim.
Sessizliğimin sesini dinlerim bir sonbahar sabahında...

Kahraman Tazeoğlu


hadiseyim 26 Ocak 2009 15:03

Kavuşursak Biteriz Biz



Kavuşursak biteriz biz,
Biz mutlu sonlar katiliyiz.
Kavuşursak biteriz biz.
Sevgiyle bakan gözleri kör ederiz.
Herkesin bildiği bir aşk,
Herkesin attığı bir imza
Herkes gibi değiliz biz.
Belki biraz serseri,
Belki biraz deliyiz,
Ama kavuşursak biteriz biz.
Pervane böceğinin mum alevine sevdası
Ateş böceğinin susuzluğuyuz biz
Yanar ama su içmeyiz
Etrafında döner, alevle dansederiz.
Bize kimseden zarar gelmez,
Biz zararı ancak kendi kendimize veririz.
Severiz, özleriz, aşktan ölsek kimseye söylemeyiz.
Biz artık biz değiliz.
Ruhlar kavuşur ve konuşur gökyüzünde bir yerde
Ama bedenen kavuşursak biteriz biz.
Melekler bize ağlar, biz halimize güleriz.
Onu bilir, onu söyleriz,
Kavuşursak biteriz biz.
İki sınır ülkenin dikenli telleriyiz,
Dokunursak kanar ellerimiz.
Kimselere söylemez gizli gizli severiz
Ama kavuşursak biteriz biz.
Bir kor var içimizde yanan,
Onu küllendiremeyiz.
Görüşemeyiz, konuşamayız ve sevişemeyiz.
Bir aşk var bizi biz yapan,
Kavuşursak biteriz biz.
Biz herkes gibi değiliz.
İstadeğimiz zaman gelip,
İstediğimizde gidemeyiz.
Kahve içip, gülüp, konuşup, başbaşa yemek yiyemeyiz.
Ne bir filmdeki mutlu son,
Ne de göz yumulacak bir kaçamak değiliz biz.
Sadece özlemle severiz,
Ve kavuşursak biteriz biz.
Sevda iki kişinin birbirine aşkı değil artık.
Artık her aşk her ağızda sakız.
Biz birbirimize aslında her aşıktan daha yakınız.
Belki ayrı şehirlerdeyiz,
Ama her gece aynı mehtapta buluşur,
Yağmur yağarsa, çıkar,
Aynı yağmurun altında ıslanırız.
Bu aşkı ancak biz biliriz.
Şiirleri güvercinlerin kulağına fısıldar,
Mektupları suya yazarız.
Biz belki ayrıyız,
Ama her gün aynı geceyi sabahlarız.
Melekler bize ağlar, biz halimize güleriz.
Onu bilir onu söyleriz.
Kavuşursak biteriz biz.
.

Uğur Arslan


ahmed 26 Ocak 2009 17:43

Senin Için Geldim



Senin için geldim
Azrail'den kaçtım sana koştum
Lütfen affet beni, ölümmüş ayrılık bilemedim
İsmini her an kalbimle tekrarlayıp geldim
Melekler ağladı
Ezgiler seni söylediği için geldim
Nedensiz, durduraksız sevdim
Umutlarımı tükettim de geldim
Rüzgarlar seni fısıldadı
Ölüm kapımı çaldı da geldim
Kalbim sensizliğe haykırdı
Seni sevdim de geldim
Ümitler besledim kalbimde
Zehir içtimde geldim sana



Okan Akbaba


hadiseyim 26 Ocak 2009 19:47

ilin söylemesede gözlerin "ayrılık" diyor …
Neyi saklayabildin ki benden bunu saklıyorsun_?


Hadi gel kendine , dön özüne …
Yine seni şaşırtmayacagım , yine gidiyorum de …
İki yıl önce "Hoşgelmiştin" kalbime , "Hoşça Çık"



Susman ne ifade ediyor bilmiyorum…
Sessizce beni incitmeden gideceginimi zannediyorsun ?
’Yanılıyorsun ! ‘’
İçimde kopan fırtınaların farkında degilsin …
Duymuyorsun tabi sessiz çıglıklarımı…
‘’Gitme’’ diye haykırışlarımı …
[Konuş lütfen !] Bir şey söyle …
Sevmedim seni de, Başkası var de yeterki bir şey söyle …
Böyle sonlara alışkın degil yüregim…
İki yıl önce ‘’Hoşgelmiştin’’ kalbime , ne oLur Hoşça Çık...



Sana göre sessiz sedasız bir terkediş bu ...
Bakma suskunluguma …
Ardından söyleyecek sözmü bıraktın bana ?



Birlikte yaşadıgımız aşkı,geçirdigimiz yılları tek başına bitiriyosun…
Hayranım bu cesaretine ! …
Bana düşense ‘’Zoraki kabullenmeler…’’
’Mecburi susmalar…’’
İki yıl önce ‘’Hoşgelmiştin’’ kalbime ,
Topla hayal kırıklarımı , sil bedenimden izlerini …

...


Hoşça Çık …


Sedef 21 26 Ocak 2009 20:04

Aşk Yarattı


Aşk yarattı mekânı
Aşk boyadı ol canı
Aşk sırladı cananı
Allah Allah dedikçe

Aşk oldu hakkın adı
Aşksız insan doğmadı
Aşksız rahmet yağmadı
Allah Allah dedikçe

Aşk kaldırdı perdeyi
Aşk indirdi yerleri
Aşk kurdurdu kubbeyi
Allah Allah dedikçe

Aşk taşı insan eyler
Aşk insi viran eyler
Aşk meşki cihan eyler
Allah Allah dedikçe

Aşk sureti uyutur
Aşk kesreti unutur
Aşk vahdeti büyütür
Allah Allah dedikçe

Aşk yokları var eyler
Aşk düşmanı yar eyler
Aşk eli diyar eyler
Allah Allah dedikçe

Aşk cüzde arar hakkı
Aşk söyler Enel Hakkı
Aşk Gönüllüde takı
Ladan Allah dedikçe.

Mustafa Turhan


arwen 26 Ocak 2009 22:21

Hani bir ömürlüktük
Hani aklın hep bende kalırdı
Hani bensiz yapamazdın
Hani kadınımdın
Hani her şeyindim
Hani bana güven demiştin
Uzaksın Şimdi bana uçsuz bucaksız
Sonu belli olmayan bir uçurum gibi
Uzaksın şimdi bana Yabancı eller gibi
Bilmem ki hangi gönüldesin
Kim bilir hangi yabancı ellerdesin
Uzaksın Şimdi bana uçsuz bucaksız
Sonu belli olmayan bir uçurum gibi
Uzaksın şimdi bana yabancı eller gibi
Darmadağın duygularım elbet bir gün hesap soracak
Ben bunu hiç hak etmedim

Aykut Nizam


ÖmÜrCeK 26 Ocak 2009 23:23

Tüm YüregimLe SeNinim..!

Seninle bütünlestim ben...seninle var oldu bu yürek..
Sen varsan bende varim bu alemde..
Sen yoksan korkarim ben kendi gölgemden...
Kimsenin demesiyle senden vazgecemem ben...

Hayat sendin..
Ask sendin...
Yüregim sendin...
Özlemim sendin...
Benligim sendin...
Ben ise bastan asagi sendim..!

Yüregim senle doluydu..bir sevdadi bu yasadigim Ama dokunamadigim.
Bir özlemdi bu.. özleyipte özledigimi diyemedigim...
Sevdigimdin yanina gelemedigim...

Sen geceleri dogardin ay gibi yüregime...
Geceler boyunca aglardi tüm sehir benimle...
Sevmek güzeldi..aglamak güzeldi...raziyim Aglatsanda..
Dertten derde atsanda ben seviyorum seni...
Hatamdin ama yasadigim asktin...

Sen dinmeyen sizimdin...
Sen bitmeyen sevdamdin...
Sen dilimden düsmeyen sarkimdin...
Misra misra..hece hece doladim seni dilime...

Yüzünü göremeden gecsede uzun yillar...
Yinede sevecegim seni ölene kadar...

Bir yol cizdim kendimce...basi SENDiN... Sonuda SEN...
Bu yolun yolcusuyum...
Ask acidir dedim...
Ya Sen yada ölüm dedim...
Ya ask yada asksizlik dedim..

Ben aski sectim...
Aci da olsa...
Seni sectim...ve yolun sonundayim...tüm Yüregimle seninim...


arwen 26 Ocak 2009 23:42

Dün gece..
Tamda uykuya yenik düşmüşken gözlerim,
Bir kara basan misali kuşatıp dört bir yanımı,
Düşüverdin aklıma.
Belki gelmişsindir diyerek,
Faltaşı açıldı gözlerim.
Balkonları dolaştım.
Tüm oda kapılarını aralayıp baktım.
Dış kapının kilidini açtım.
Duyduğunda ses verirsin diyerek,
Adını seslendim.
Kendi sesimi duyunca merdiven boşluğunda,
İçim kırıldı..
Bitik..Bedbaht..
Öksüz ve aç bir kedi yavrusu gibi çaresiz kala kaldım.
Bir görseydin sızlardı yüreğin...
İlk olmasada,
Ne zaman düşüversen aklıma...
....ve ben ne zaman seni arayıp bulamasam.
Hep böyle oluyorum.
Beni sevmediğine.
Bana dönmeyeceğine.
Hiç ihtimal vermeyip..
Kızıyorum zamansız lapa lapa yağan kara.
Kızıyorum zamansız çiçek açtı diye erik agacına.
Kızıyorum zamansız sararan yapraklara.
Sonrada çekilip bir köşeye.
İstersen ayıpla beni.
Çaresizliğime..
Hıçkıra hıçkıra ağlıyorum...

Mehmet Tunçer


ÖmÜrCeK 26 Ocak 2009 23:49


Sana sevdam

Sonu olmayan bir yol
Sensizlikse
Kaçınılmaz bir sondu
Ne kadar yürüsem
Gözlerine varamaz
Ellerine dokunamazdım
Biliyorum
Yüreğine asla ulaşamazdım
Bana bu kadar uzakken
Kendimle daha fazla savaşamazdım



/...Karşılıksız aşk bir güzelin gözlerinde dumansız yanmakmış.../



Bir sözünle
Kolumu kanadımı kıra kıra
Bıraktın içimde
Karşılıksız aşk denilen
Acı bir hatıra



Oysa
Sen benim
Sevgi pınarımdın
Ellerine susar
Gözlerine kanardım
sevseydin
Sevseydin de keşke
Bir damla aşk'ınla
Bir ömür yansaydım



/...Sevmek yüreği olan herkes içinse neden? yasaktın bana.../


Nephthys 27 Ocak 2009 01:22

Ölümü Ektim Randevu Yerinde
Beklemekten Ağaç Olsun


Zembereği boşalmış sözcüklerin
Akreple yelkovan öpüşüyor onikide
Bütün ziller vaktinde vuruyor,
tembellik edip gitmeyeceğim
Kusura bakma ölüm
Bugün de gecikeceğim
Sessizlik çökmüş kentin sokaklarına
Martılar uykuya dalmış
Kar bütün izlerini örtmeye hazır
Randevularımıza sadığımdır sektirmem saatini ama bu sefer tembelliğim tuttu, ölüm daha çok beklersin beni…
Şimdi kış ölümün vaktidir derler ve tecrübelerimden bilirim kışın ölene söverler.
Kusura bakma ölüm
ben ardımdan sövdürmem.
Bu randevuya asla gelmem.
Bu şiirin içinden tren de geçebilir
Uçak da
Vapur da
Bütün teknolojik ölüm aletleri de
ama hiç birine binmeyeceğim
Kusura bakma ölüm
gelmeyeceğim

***

Gelecek öyle uçsuz bucaksız duruyor ki
Ve ben ne olacağını merak ederken
hani filmin en güzel sahnesinde
sinemadan çıkar gibi
hayattan çıkıp gidemem
Kusura bakma ölüm
Adın çok soğuk gelemem
Bunca mazeretim varken
yaşama dair,
ölümü aklımdan bile geçirmem
Seviyorum seni hayat
tüm kötü sürprizlerini de..


Erol ZAVAR


ÖmÜrCeK 27 Ocak 2009 02:14

Sol yanımda hissetmek sevgisini
Tatmak ayrılığın acısını
Gözyaşı dökmek yok oluşuna
Aramak gizli bakışlarını
Beni bende değilde onda bulmak
Yakıştırmak gülüşünü
Teselli etmek için dil dökmek
Aldığı yaraları unutmasını dilemek
Onunla ağlamak
Ağladığı zaman başını yasladığını
Bir omuz olmak,üzülmek dertleriyle
Değildi ki zor gelen
Sadece söylememek
"SENİ SEVİYORUM"
Diyememek bu kadar kahreder..


ener 27 Ocak 2009 08:56

Senin Harflerin İçin

1.
Mırıldandığın her şeysin, sesinden öpüyorum
sessizliğine de eğiliyorum fakat neredesin
kapanınca harflerinin kapısı: Adın
şiirim!
Heceler gibi öpüyorum işte iki hecesin
adından başlıyorum öpmeye kırlara çıkmış
harflerinin arasından öpüyorum: Ağzın
cennetim!
Dilin hâlâ çocukluğun suyuyla terli
ve haylaz suyundan öpsem küskün
bir çeşmenin harflerin susuz. Dilin
cehennemim

2.
Mırıldan dur bana, senin üstüne harf
getirmem daha, ağız ağıza duruyor
harflerin: Sevmenin birinci hâli gibi
telaşlı duruyor da ben utanıyorum
üçü bakarken birini öpmeye senin!

3.
Harflerin aralanmış
sesliler sevişiyor
sessizlere bu cümlede
sıra gelmeyecek gibi

Harflerin yatışınca
belki duyarsın içinde
sessizlerin uykusuz
kaldığı o cümleyi

Aşkı seslendirirken
unuttuğun mırıltı
bizi sessizliğimizden
doğru bağışlar belki

4.
Bir ses sesini öpse
harflerin uykusuz kalır

5.
Dün sabah önünden geçtim
kağıt gibiydi harflerinin yüzü
araları açılmış olmalı
bütün gece sevişmekten

6.
Mırıldandığımız şeyler
kalmayınca aramızda
ağızda söz, gövdede ter,
bir aşk bunlarla biter

7.
Harflerin gülüştüğünü senin adında gördüm! ..


Alıntı


Nisyan-ı Bâtın 27 Ocak 2009 16:08

İRŞAD

Sevgilim güvenme güzelliğine,
Senin de saçların tarumar olur;
Aldanma talihin pembe rengine,
Hayatın uzun bir intizar olur.

Sevgilim her insan doğarken ağlar,
Çiçeklerle açar, sularla çağlar,
Rehgüzârı olur bahçeler, bağlar,
Nihayet isimsiz bir mezar olur.

Sevgilim baksana bir yanda gülen,
Bir yanda gözünün yaşını silen,
Kimi benim gibi erir derdinden,
Kimi senin gibi bahtiyar olur!

Sevgilim senin de geçer zamanın,
Ne şöhretin kalır, ne hüsn-ü ânın,
Böyledir kanunu ***** dünyanın,
Dört mevsim içinde bir bahar olur!

Kemalettin Kamu


ÖmÜrCeK 27 Ocak 2009 17:25

Seviyordum Beklide Hoşlantıydı Sadece
Ama Birşeyler Uçuşuyordu İşte İçimde ..
Birşeyler Vardı Adını Koyamadığım ..
Bir Ses git Haykır Derken
Aklım Karşı Çıkıyordu..
Alışkanlıkdı Beklide ..
Hergun görmek Onu
Konuşmak ..
Aklıma Düşer Bir qece Vakti qözLeri
Hoş Bir Şarkıda ..
İşte O An “ Yanımda Olmalı “ Diyorum
Buralarda Biyerlerde Olmalı
O qözLere ßakarak DinLemeLiyim O Şarkıyı ..
Ama Olmuyor
AkLıma Her Düştüqü Vakit
Dilim LaL oLuyor ..
SöyLeyemiyorum İçimdekiLeri .. !


ÖmÜrCeK 27 Ocak 2009 18:44

UnutamamaK



Ne kadar sacmadir unutmak lafi!

Nedense kimse yürekten söyleyemez...
"Ben onu unuttum" demek bile hatirlamaktir "unuttugunu" cogu kez...

Ask ne kadar aciysa, unutmak da o kadar yalan.. kim unutmak icin sever ki?
Bazen; unutmaktan daha acidir hatirlamak, acidir anilari kafanda canlandirmak
Damarlarinda bir zehir gibi olur..
Atmak istersin icinden, birde bakarsin ki gözlerinden akar


arwen 27 Ocak 2009 21:38

acının kaçınılmaz olduğunu bilmek
yenen arkadaşına bakarak yanı başında
otlamaya devam eden antilop
bir tür yazılım (refleks) lokmaların
engellemekte boğazına takılmasını
hata veren satır yaratılış algoritmasında
bilmemize rağmen öleceğimizi
hiç ölmeyecek gibi benliğimizin kaprislerine
tahammül edebilmemiz
kendisinden bile daha korkunçtur acının
Dolunay Odabasi


ÖmÜrCeK 27 Ocak 2009 22:06

Hala içimde saklı
sensizlik
acıyor içim kan ağlıyor
yüreğim herdaim yokluğunla karşılaşıyor
geleceksin biliyorum desemde
sevginin varlığı bile teselli etmiyor
omzuna dökülmesi gereken gözyaşlarım
resimlerinde saklı
ifade edemem sevdiğim sensizliği
sen gitmeyi bilsende
gerçek hep içimde en derinde
kabul görmeyen yerde olucak
herşeyi göze aldım seninle
hayalimi kurdum
geride bırakacağım yaşlar olsabile
sen gelmedin sevmedin benim sevdiğim gibi
canım acıyor inan bana
hala sensizliğin verdiği acıyı yaşıyorum
bilmedin bilmiyeceksin belki
görmedin görmeyeceksin belki
yaşamadın benim gibi bi sevgi
ve anlamayacaksın beni
ben hep bekliyeceğim
sensizlik ömrüm olsada
acım herseferinde büyüsede içimde
sen benim hep ilk sevdiğim
ilk umudum
ilk hayalim
ilk gözyaşım
ve kopamayacak tek sevgim olucaksın


arwen 27 Ocak 2009 22:08

Unuttum
beyaz bir masaldı anlattığında hüzunlendiğim,
guzel bir aşkı anlatıyordu
sonu mutlu biten
girişini unuttum

bizim şarkımız vardı
bana sarılıp oturduğun
bittiğinde dudaklarıma kocaman bir öpucuk kondurduğun
bestekarını unuttum

uzak bir şehir vardı
yollarında elele dolaştığımız
sokak ortasında cılgınca ö****uğumuz
ismini unuttum

bir evimiz vardı
beraber paylaştığımız
her akşam eve dönerken
kapısında gulen yuzunle karşıladığın
ve içinde en guzel anılarımızı paylaştığımız
yolunu unuttum

bir sabah cekip gidişin vardı
sessizce haber vermeden
uykudan kabusla uyandığım
zamanını unuttum
Ercan Tunç


ÖmÜrCeK 27 Ocak 2009 22:16

Bu Hep Böyle Olmalı
Alıştır kendini biraz yalnızlığa... Şöyle bir sağdan Bir de soldan bak Ara sıra Yatağın senden uzun olsun Düşlerin senden uzak we her bir kelime Dilinde bir tuzak bak

Yer gök yapayalnız Lodos kendisinde Poyraz yağmura gebe değil Bu hep böyle ... Ne sudan nefes aldın Ne havayı içebildin Sevdin
Sevdin Belki sevdin ama Alıştır kendini biraz
Yalnızlığa

Fikret Kızılok


arwen 27 Ocak 2009 22:22

Karanlık geceme
Çığlık gibi düştüğünde
Bir dokunuşla bin dokunuş ötesi
Özlemim oldun
Dokunabildiğimde yüreğine

Her süzülüş bir buseydi
Dokunduğumda gözlerine
Tenime işleyen haykırış
Uç zamanda sıcak saatlere sığarken
Yalnız değildim içimde

Sen vardın
Sen olacaktın gecelerimde
Seninle uyumak
Sonrada uyanmak seninle

Hep böyle olsun isterken
Gün ağartısında
Bir buse bıraktım yastığına
Ilık ve nemli

Her sarılışında
Olmasam da dokunabilmek adına

Mehmet Düpel


ÖmÜrCeK 28 Ocak 2009 00:42

Sen ve ben
Aynı cümlenin içinde iki yabancıyız.
Hayat ile ölüm arasında kalan boşluğa sıkışmış iki bahar
sabahı...



Biraz yorgun,
biraz kırgın,
biraz endişe...



Ayrılıkla şereflendirilmiş iki esir yürek....
Göğsünde söz verilmişliklerin bir bıçak yarası gibi parladığı
iki süngüsüz asker..
Oysa bayram sevinçlerimiz vardı yüzümüze “ gülüş “ diye taktığımız...
Oysa baca dumanlarının bile yüzündeki masumluğunu kirletemediği beyaz düşlerimiz vardı ardında “ hayat “ diye koşuşturduğumuz...



Hatıralar mısın seninle tanıştığımız günü...Fırtınalı bir zamandı..


Yorgun bir gün sonrası akşamın karanlığına gizlenmiş iki yetim yürektik ikimiz..
Ürkek bakışlarımız vardı..Saklı cümlelerimiz, yaralı geçmişlerimiz.



Sen,


mavi sulardan alınıp tozun toprağın içinde yaşatılmaya çalışan bir balık kadar çaresiz..Ve ben tüm umutları alabora olmuş bir balıkçı kadar ümitsiz..


Acılarımız ortaktı, umutlarımız ise yalnızlığa prangalı..Ama pes etmedik...Önüne gelen herşeyi gölgesinin önünde diz çöktüren rüzgara bile bel bükmedik biz..Yüreğimizi kalkan bilip sonuna kadar savaştık aşkımıza zaman biçen herşeyle ..


Bu savaşta yenilmeyi aynı safta ölmeyi bile göz aldık. biz.Göğsümüze ayrılığın madalyası takılmaktansa ölümü reva gördük umut fakiri yüreklerimize. Ama belki göz ardı ettiğimiz belki de unutmak istediğimiz bir şeyler vardı sevgili.


Biz bu savaşa bir sıfır geride başlamıştık..Ayrılığa yakındı saflarımız..Geç kalmışlık kokuyordu nefeslerimiz..Ve göz ardı ettiğimiz teknemiz su alıyordu..


Ama pes etmedik.


Yanan bir şeyler vardı yavaş yavaş..Yenilmeye hazır iki asker vardı ayaklarımızın ürkek gölgelerinde…
Belki de er- geç ayrılmaya mahkum iki kırık yürek vardı kendimizden bile gizlendiğimiz köşelerde..
Ama mühürlü kaderimize inat tek bir yürek olmaya çalıştık uçurum kenarlarında..
Sevdamıza biçilen kelebek ömrüne inat biz yaşamaya çabaladık


arwen 28 Ocak 2009 23:25

Bitişlerim


Benim
Ardımdan koşanım hiç olmadı!
Bavuluma şiirlerimi doldurup
Kapıyı çektiğimde
Ardımdan yetişmeye çalışan
Bana ait bir kalp
Hiç yaşamadı!
Otobüse bindiğimde
Nefes nefese cama vuran
Yada arabasıyla otobüsün yolunu kesen,
Gitmemi istemeyen sevdalarım olmadı!
Tamam,
Hayatım bazen filmlerden, dizilerden
İlham aldı ama
Sonlarım hiç umudu hatırlatmadı.
Valizimi aldım, kapıyı çektim...
Otobüse bindim...
Yol boyu ağladım...
Peşimden gelen hiç olmadı.
Umut her zaman geride kaldı.
Tamam,
Hayatım bazen filmlerden, dizilerden
İlham aldı ama
Sonlarım hiç umutlu olmadı.
Nihan Yıldırım


ÖmÜrCeK 29 Ocak 2009 00:22

İçimdeki sevdanın yarattığı fırtınaların aksine sessizliğin huzuru var bu gece içimde. Yüzündeki gülümseyişlerin işlemiş tenime..

Usul usul kaplıyor bedenimi sevdamın sessiz siyahları. Soğuk bir Ankara akşamında aniden ürperiyorum bu gece ve her gece oldugu gibi seni hissediyorum ruhumda...

Gözlerim kapalı...
Düşler gri...
Odamsa soguk...
Kendime inat sen oluyorum...

Biz olmanın heyecanıyla kavrulan bir çift dudak var gözlerimde..
Yakıcı bir iç çekişle içiyorum düşlerimin soluklanışını…
Titreyen gönlümde son güzün soluk eli, oysa yuvasına sığmayan yürek dilimde başkaldıran isyansı sözcükler var şimdilerde…

Sensiz olduğum anlarda sadece gözümü kapatıp seni düşlüyorum. Sensizken bile seni yaşamak nefessiz kalmak gibi..
O yüzden ben hiç sensiz olmuyorum ruhumda. Hiç yalnız kalmıyorum sevdamda.

Yokluğunun verdiği hüznün isyanımı yarattığı en soğuk gecede bile üzerime yağmur gibi yağıyor sevdan ve ben tek damlanı bile ziyan etmemek adına hiç kurulanmıyorum o gecelerde.

Her bir damlanı içime hapsediyorum...
Her bir damlanla bütünleşiyorum...
Her seferinde biraz daha SEN oluyorum biraz daha BEN yitiriyorum...

Nişan gibi taşıyorum seni yüreğimde. Fırtınalarımın tanrısına kurban ediyorum sessizliğimi.
Çığlık çığlığa bağırıyorum sevdamı sana ispatlarcasına.
Yalnız seni istiyorum ve yalnız seni bekliyorum bu gece yine burada..
Umudun mavisini seyrediyorum ıslanan dudaklarımla.

Düşlerin terk ettiği bir iskelede seni düşlüyorum sadece..
Martılarımın kanadında gönderdim sana en saf tutkularımı.

Gözlerimi kapatıp yalnız seni düşlüyorum...
Yalnız seni istiyorum yanımda bu gece..
Yalnız sana sarılıyorum sıkıca..
Yalnız senin bedeninle buluşuyor bedenim..

Belki usulca belki tutkuyla ama yalnız seni istiyorum bu gece düşlerimde..
Issız bir gecede yolcunun dolunaya muhtaç olduğu gibi muhtacım bu sevdaya. Gözlerine bakmanın sana dokunmanın, tenini tenimde hissetmenin karşı koyulmaz vazgeçilmez ve de engellenmez arzusuyla mahşer yerine döndü yüreğim.

Sadece seni düşlemenin verdiği muazzam hazla yanıyor bedenim..
Sessizliğe hapsettim içimdeki özlemin çığlıklarını. Mühürledim dudaklarımı isyan eden sevdamın en sessiz köşelerine.
Sessizliğe esir etmişim çığlıklarımı susmaları dudaklarımıza mühürlercesine...
İçimdeki yokluğa inat var oldum bu gece.
İçimdeki hasrete inat seni yaşadım yine seninle.
Kadere inat sil baştan yaşıyorum bu geceyi seninle.

Kendime inat sen oluyorum...
Sensizliğe inat biz….


ÖmÜrCeK 29 Ocak 2009 01:48

Uzun yol...
Mola zamanı, bir çeyrek iki tam mevsim arası...
Kol kola adımların yalnızlığa ince bir çentik attığı, beklentilerin kalbe zarar olduğu donuk dakikalar...

"Söylesene, hangi kapısından geçeceksin kulaklarımda uğuldayan sensizliğin?"

Küçük ve masum sessizliklerin, gittikçe kırbaç etkisi yaratan çemberi daralıyor…

Sayısız darbelerin arasından sıyırabileceğim gün doğumu, zifiri karanlıkla ortak çalışıyor; ve ben hangi sayfanın yırtılıp bir tarafa atılan parçasıyım, çözemiyorum… Kemik uçlarıma yerleşen dermansızlığın yazgısı, tek cümlede atılmış meğer! Artık bir imza yok!!

"Korkma sen giderken kapı aralığından sana bakmaz gözlerim; çıkarken yalnızca sıkıca ört üzerimi…"

İki şarkı arası bocalıyorum…
Uzuvlarımdan bana kalan durgunluğun çözüleceği zamana direnmek nafile..
Belki de baharı beklerken kışı unuttuğumuzdan oldu tüm bunlar…
Şeridin bomboş olduğunu düşünürken, tali yollardan vurgun yedik…
Ki vurgunu kâğıda çizmek bu kadar zorken…

"İçimdeki kavgamın tenimde açtığı yaraları görmezlikten gelme; çivi bile duvara sokarken bedenini, kendinden bir şey verir…"

...

Yine de sargısı boldur düşlerimin, düşüşlerin geçirgen olduğu bir atlasta... Henüz yolun başındayken dudaklarımın kenarına bıraktığın kokunla, karı delen bir güneşin bakışlarıma düştüğü yerden, sana dokunuyorum...

Şehir ayrılıkları sürtse de bedenimi, birgüne dair inadına bekliyorum geleceğimizi...

"Kıskaçlarını açmış zamanın törpülediği yüreğimden akıp gitti sensizlik...
Bir tutam ayrılık da olsa aşkı perçinleyen, içimdeki sana emanet ediyorum ben’imi...."


"İçimdeki gülümsemelerin
senli sebeplerini
kucaklıyorum yüreğimde..
yan yana ömür geçirecek,
iki ilmeğiz tek bedende.
Düşünü gerçek yapan
nedenlerine tutun..
ben onlarla uyanıyorum
her sabah kollarında..."


ÖmÜrCeK 29 Ocak 2009 19:40

SUSARAK

Güneş altında söylenmedik söz yokmuş..
Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi..
Ne gece ne gündüz yokmuş söylenmemiş söz..
Bende söylenmişleri söylüyorum yeni biçimde..
Hiç bir biçim kalmamış dünyada denenmedik...
Bende susuyorum sevgimi saklayıp içimde....
Duyuyorsun değilmi suskunluğumu nasıl haykırıyor...
Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim ...
Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde .....


Aziz NESİN


Sedef 21 29 Ocak 2009 19:45

Yetti İntizarım

Yetti intizarım geldi burama
Veda ediyorum derde drama
Bütün ümitlerim artık yarına
Karıştık bizde mutluluk kervanına.

İçeceğiz kanmadan kana kana
Senle varınca hasret pınarına
Bıraktım herşeyi sonsuz zamana
Karıştık bizde mutluluk kervanına.

Kaybetme korkusu tükendi içimde
Yaptım tercihimi ben ilk seçimde
Yolcuyuz artık saadet göçünde
Karıştık bizde mutluluk kervanına.


Şükrü Aktaş


ÖmÜrCeK 29 Ocak 2009 19:57

Dün hayat durdu benim için
sanki bugün herşey farklı
sanki bu ev benim değil


bu nefes bana zararlı
alışmaya çalışmak diye bir şey yok
alışmak zorundayım

üzülmemek diye bişey yok
üzülmem gerek
sevbilerek uçuruma önden atlanır mı ki
kaybettiğinin yerine ne koysan dolmaz
boş bırakacağım yerini hep bomboş
sewerek unutmak olur iş mi
?


arwen 29 Ocak 2009 23:40


Duygularımı bir anlatsam sana
Belkide karşılık verirdin bana
Aşkından tükendim eridim ama
Utandım sıkıldım anlatamadım
Ben sana sevgimi anlatamadım

Hergün bu sokakta karşılaşırdık
Göz göze gelince selamlaşırdık
Ne kadar yakındın aslında bana
Utandım sıkıldım anlatamadım
Ben sana sevgimi anlatamadım

Bugün karar verdim anlatacağim
Herşeyi açıkça konuşacağım
Söz vermiştim ama kendi kendime
Bugünde utandım anlatamadım
Ben sana sevgimi anlatamadım

Şeref Köşker


Daisy-BT 30 Ocak 2009 00:18

Adsız Bir Çiçek

Rengini dünyaya ilk defa sunan
Adsız bir çiçek gibi parlıyorsa gözlerim
Sevgilim
Bana "sen bir şairsin" dediğin zaman.

Yalnız sana yazıyorum bu şiiri
İstersen bir şiir gibi okuma
Çünkü her yıl yeniden yazacağım onu
Soğuklar başlayınca havalanıp
Millerce yol katettikten sonra
Güneyi tadan bir kuşun sevinciyle.

Ve yazmış olacağım bir de
Her dönemde her çağda
Sevdanın kendine özgü diliyle .



Edip Cansever



Daisy-BT 30 Ocak 2009 00:51

GÖK ÖYLE MAVİ

Gök öyle mavi,öyle durgun
Damlar üzerinde
Yeşil bir dal sallanadursun
Damlar üzerinde

Ürpertip gökyüzünü birden
Bir çan tın tın eder.
Bir kuştur şu ağaçta öten;
Türküsünü söyler.

İşte hayat ! aç gözünü gör ;
Bak ne kadar sade.
Her günkü sakin gürültüdür.
Şehirden gelmekte.

Ey sen ki durmadan ağlarsın,
Döversin dizini ;
Gel söyle bakalım ne yaptın ,
Nettin gençliğini ?


PAUL VERLAİNE


Daisy-BT 30 Ocak 2009 01:41

GiZ
Senin yanındayken
Bir şeyler akıyor içimden,
Çağlayanlar gibi...
Tutku mu desem, çoşku mu desem.

Eve dönerken
Bir şeyler sönüyor içimde,
Gün batıyormuş gibi
Hüzün mü desem, korku mu desem.

Fang VEi TEH


Daisy-BT 30 Ocak 2009 01:50

YATAĞINA EĞİLDİM

Geldim bu akşam, yatağına eğildim
Seyrettim o tapılası bedenini
Baktım dua eden bir derviş gibi
Oy, güneş altında her şey boşmuş, dedim.

Bugün var, yarın yok, bir hazine yaşam,
Can ki andırıyor yorgun bir çiçeği,
Çıldırtan bir düşüncedir aldı beni;
Sen uyu çocuk, uyumak bana haram

Ne zor seni sevmek, aşkım, ince gülüm!
Kapatacak mı gözlerimizi ölüm
Tükenecek mi soluk, uyurken böyle?
Ve düşlerde ağzıma düşen ağız, sen,
Öteki aco, yaban gülüş çökmeden
Çabuk uyan, Ruh ölümsüz müdür? Söyle.


ener 30 Ocak 2009 09:26

Eflatun düşlerim vardı benim..
Birde kırmızı pabuçlarım,
Anne sen almıştın..
Bir yavrunun bayram öncesi hayalleri gibi pırıl pırıl..
Cilalı ve kıvrım kurdelalı..
zamanla pabuçlarım küçüldü, ben büyüdüm
Artık kırmızıları sevmiyorum
Hayallerimi eflatunlaştırdım,
Koyu, açık..kuşak kuşak.

Eflatunu bana çok yakıştırırdı annem,
Açtı seni, derdi..
Oysa ben kapalı rengi severdim.
Herşeyin inadına..
severdim.
Hayatın inadına ağlamaklıyken gülümserdim..
Düştüğümde herkesten evvel ben gülerdim..
Annem! öyle öğretmiştin...
Sınavlarda cevaplarını yetiştiremediğim soruların sonunda bile..
Gülümserdim,
yine gülümserdim..

Yine gülümsüyorum işte..
Doyasıya giyemediğim pabuçlarım olmasa da..
Gülümsüyorum.
Şimdi büyüklüğümün verdiği hazla inat ediyorum hayata..
Öyle öğretmiştin..!
Hayatın kollarında küçüklüğümü bilsem de
gölgemin verdiği büyüklükle yine yürüyorum..
kıvrım kurdelam yok..

kıvrım yollarda yürüyorum..
İnişleri ve çıkışları,
Dar sokakları.. gül kokmayan virajları..
Çıkıyorum..
Hemde nasıl biliyormusun anne?
Gülümseyerek..
Aynen senin öğrettiğin gibi..

Kırmızı giymiyorum, ama sen aldığın için..
yine kırmızıya çalar düşle yürüyorum
Eflatun düşlerim vardı benim..

Oysa sen kırmızı almıştın,
Sen istediğin için, sen vardın ya bir zaman..
Gülümse hayata demiştin..

Ve ben her zaman ki gibi:

Yine seni dinliyorum...

Şimdi gülümsüyorum..
Eflatun eflatun...


Alıntı


Daisy-BT 30 Ocak 2009 12:44

Bir zamanlar SEN ve BEN'e bölününce
Senin ORDA, benim BURDA yataklarımız
Tek bir sözcüktü kararlaştırdığımız
"Sana Dokunuyorum" anlamına gelen.

Sevinç vermez insana bu konuşmalar
Çünkü dokunmanın yeri doldurulmaz
Hiç değil "o" elimizden alınamaz
Ve bir cennet gibi öylece korunur.

Gerekli olduğunda burda değildi
burda olduğunda gerekli değildi
burda değildi ya, gitmiş de değildi.

Yabancılar olduğunda çevremizde
sık sık kullandık bu sözcüğü.
Hemence anlardık ki, uygunduk birbirimize.

Bertolt Brecht


Daisy-BT 30 Ocak 2009 12:52

SEVDALI DULUN ŞARKISI

Ah, biliyorum gizlemeliyim kendimden bile
Titrediğini içimin, eli bana değince
Ah, ne oldu bilmem ki böyle bana
Dua ediyorum, kandırsın beni diye.
Ah, yüz at yetmezdi beni günaha sürüklemeye!
Onu böylesine arzulamasaydım keşke.

Aşka böyle ayak diriyorsam eğer
Biliyorum aslında neden çekindiğimi
Onun önünde durunca elbisemle bile
Çırılçıplak hissediyorum kendimi.
Sanki kızacakmış gibi aklımdan geçene!
Onu böylesine arzulamasaydım keşke.

Kuşkuluyum acaba bana layık mı diye.
Gerçekten seviyor mu diye beni?
Onca koruduğum şeyler bitip tükenince
Atmasın sakın posayı çöpe?
Ah, biliyorum niçin direndiğimi böyle:
Onu böylesine arzulamasaydım keşke.

Birazcık aklım olsaydı eğer
Kabul etmezdim o kadar ısrar ettiği şeyi
Ve kovardım onu hemen oracıkta
Öyle çok yaklaştığı zaman bana
Ah, şeytan görsün yüzünü işte!


(Onu böylesine arzulamasaydım keşke.)

Bertolt BRECHT

ÖĞRENEN KİŞİ

Önce kumun üzerine kurdum, sonra kayanın.
Hiçbir şeyin üzerine kurmadım artık
çökünce kaya.
Sonra yeniden kurdum sık sık
kum ve kayanın üzerine.
Öğrenmiştim ama.

Kendilerine güvenip de mektubu verdiklerim
çöpe attılar onu.
Ama hiç önemsemediklerim
bulup geri getirdiler bana.
Öğrendim böylece.

Yapılmadı buyurduklarım.
Gelince gördüm ki
yanlışmış.
Yapılmıştı doğru olan.
Bir şey öğrendim bundan da.

Eski yaralar acır
soğuklarda.
Ben sık sık şöyle derim ama:
Yalnız mezarın hiçbir şeyi olmayacak
bana öğretecek.


Bertolt BRECHT


Daisy-BT 30 Ocak 2009 15:06

LİMAN KIRINTILARI

Bahamalı martılar beni çağırdı,
bir ikinci bahar gecesi
Yalan söyledim,
yırtık blucinli tayfalara,
Seni sevmediğimi söyledim.
Oysa rıhtımlar
en şarkılı dalgalarla yıkanıyordu,
Midye kabuklarında
sakladım gözyaşlarımı;
Hastaydım,kırık kötümser
bir öksürük yapışmıştı boğazıma
Seni unutmak gerekiyordu......

Bahamalı martılar beni çağırdı,
bir ikinci bahar gecesi,
İskele fenerlerinin altında oturup
seni bekledim sevgilim
Ellerim ıslaktı,gözlerim ıslaktı
Gelip caydırabilirdin
beni gitmekten
Oturup sigara içer,anlaşabilirdik..
Sana tapacağım yalan değildi
benim olursan
Seni seviyordum,seni istiyordum......

Bahamalı martılar beni çağırdı,
bir ikinci bahar gecesi
Filler gibi içtim liman meyhanelerinde;
seni unutmak için içtim..
Senin sokağında geceler yıldızsızdı,

senin sokağında gece yağmur yağıyordu
Ben zayıftım,çabuk ıslanıyordum
Bana sevmek yaramıyordu,
ben sevilemiyordum...

Bahamalı martılar beni çağırdı,
bir ikinci bahar gecesi
Sana bırakacağım bu kentin
üç semtinde üç damla gözyaşı döktüm,
Birincisi seni ilk gördüğüm yerdi,
ikincisi seni ilk öptüğüm yerdi
Üçüncüsü.... söylemeye dilim varmıyor,
üçüncüsü bana git dediğin yerdi
İşte bu mısraları orda karalıyorum;
işte demir aldı şilebimiz,
Gidiyor,gidiyor,gidiyorum........



Edgar Allan POE


Daisy-BT 30 Ocak 2009 15:30

HİÇ GİTMEDİĞİM BİR YERDE

Hiç gitmediğim bir yerde,
sevinçle ötesinde
Her türlü yaşantının,
kendi sessizliği var gözlerinin:
En ince kımıltında
bir şey var içime gömen beni,
Bir şey
dokunamayacağım kadar bana yakın

Kolayca açar beni
en ürkek bir bakışın
Parmaklar gibi
kapamış olsam bile kendimi,
Sen hep yaprak yaprak açarsın beni,
Baharın
(dokunup ustaca, gizlice)
açışı gibi ilk gülünü

Ya da beni kapatmaksa isteğin, ben
Ve hayatım kapanırız güzelce, birden
Karın her yere özenle inişini
Düşleyen yüreğince şu çiçeğin;

Duyduğumuz hiçbir şey bu ülkede
Erişemez gücüne sonsuz inceliğinin:
Yapısının renkleriyle beni bağlayan,
Öldüren, hiç durmadan, her nefeste

(Bilmiyorum nedir bu sende olan,
bu kapayan
ve açan; yalnız anlıyor içimde bir şey
gözlerinin sesini göllerden derin olan)
Kimsenin yok, yağmurun bile,
böyle küçük elleri.


E.E. CUMMINGS


Nisyan-ı Bâtın 30 Ocak 2009 16:20

İki Yaprak Gibiyiz


Yine bir gece basladi, sensiz bir gece daha iste.
Disarisi karanlik, sadece bir lamba isigi var, tipki benim karanlik
gonlumde senin icin yanan isigim gibi.
Gokyuzune baktigimda hic bir yildiz yok, sedece bir dolunay.
Goruyormusun yildizlarda biraktilar beni basbasa derim yaramla,
tipki senin gibi, halbuki onlari cok seviyordum.
Camin onunde olan agactan iki yaprak dustu, ruzgar onlari savurup goturdu.
O an gozlerimden yaslar indi.
Bir aralar bizde o ruzgarla savrulup gidiyorduk, beraberdik el ele.
Ama oyle bir firtina esti ki, elimi biraktin.

Sen bir yana ben bir yana savrulduk ve ayrildik, sonunda.....
Tipki o iki yaprak gibi!



Saat: 17:56

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık