![]() |
Ankara büyük şehir İçinde yoktur nehir İçimde var bir kahır Özlendin ey ankara Ankara büyüksün, yücesin Sanki aydınlık gecesin Her zaman usumdan geçersin Özlendin ey ankara (Serdar Sayıl-1982) Serdar Sayıl |
Aşk Hayatı Sevmek gibi geliyordu her şey, sevmek gibi gidiyordu kadın adının anlattığı,canın teni yakmasıydı, bir bulut evet ama aslolan bulutun suyu yağmasaydı... 'bir insanı sevmekle başlıyordu her şey' ve boşanmak için en az iki şahit gerekiyordu http://img159.imageshack.us/img159/966/featherrn6.gifYılmaz ERDOĞAN |
Buluşalım Mahşerde Sevmiştim seni Ferhat'ın Şirin'i Kerem'in Aslı'yı sevdiği gibi. Biliyorum. Sende sevmiştin ölesiye beni. Daha! Doyamadan birbirimize, Bir karakedi girdi, Aramıza. Yollarımız ayrıldı orada Hazan rüzgarlarının estiği yerde İkimiz de dalından koparılmış, Çiçekler, Gibi küstük şansımıza. Anladık ki! Seven gönüllere yer yok, Bu yalan dünyada. Buluşalım. Seninle hasret giderelim. Mahşerde Biz doyamadık birbirimize Tanrıdan tek dileğim, Ayrılık şerbetini tatmasın, Birbirini seven kalpler, Birleşsin Bütün gönülden sevenler. Muhammet Yağcıoğlu |
Gizli Tekne Kıyıda saklanmış bir tekne hazır. Telaşsız , duruyorsan önünde. Kürekler civarda. Bazen, çok yakınında futbol sahalarındaki gol çığlıkları veya pis suların damladığı duvarlar kahverengi. Ten hareler içinde kaplıyor aynayı: Tekne ışıl ışıl . Sözün hilekarlığı yaramıyor işe Kıskanma, dürüst ol kendine. Vuruşu küreklerin hafifleşecek sağol , diyeceksin. Hep yola çıkacakmışsın gibi ve kaygısız geride bıraktığın yararlı pek çok şey için evinde. Walter HÖLLERER |
Gülizar Ömür dediğin Gülizar Bana bir nefes gibi geldi. Sana bir kulaç. Bana neler neler engeldi. Çılgın sular sana aç. * Bilirim acıyor canın. Ay küstü sana. Güneş döndü yüzünü Bilirim kumsuzsun Pulsuzsun. Yunuslar küstü. Hamallar eve döndü Gülizar. * Yıldızlar düşünce şafta, Yeni sevgililer buldu Şımarmak için. Bilirim çok acıdı canın. Yerinden koptu kalbin. Denizciler sırt çevirdi, Bilirim naz küstü. Gemiler de ölür zamanı gelince Böyle batık kalır Kaptan gidince. Kimi çeker kaptanı Dibe inince Anladım Kaptan küstü. Anladım bitti uzak denizler, Sana kesilmek düştü Gülizar. Dilek Ünaldı |
YAĞMUR TANESİ Duyduğuma göre artık başkasını seviyormuşsun Oda seni seviyormuş Demek o da esmer ha! Onun da ellerinde tutuyor musun benim ellerimden tutuğun gibi Onun da gözlerine bakıyor musun benim gözlerime baktığın gibi Ona da bana dediğin gibi seni seviyorum diyor musun? Duyduğuma göre artık başka bir çocuk uzanıyormuş yanı başına Avucumun içinde kaybolan canım ellerin onun koynundaymış Utandığında kıpkırmızı olan canımın içi yüzüne dayıyormuş o sakallı pis yüzünü Söyle o esmer çocuğa dudakların altında bulunan beni Papatya kokusunu bilmem ama annem öyle derdi Güzel kızların saçları papatya kokarmış Papatya kokulu saçlarını Her defasında seni bana getiren canımın içi ayaklarına sakın dokunmasın Payım, paydam, odağım, duam Son şansımdın bir zamanlar Bak söylediğim şeylere Adamın kadını olmuşsun, Bırak seni, benini bile kıskanıyorum ondan Desene sana ne, sen istedin bunu Sen kendine bak Döneklik yapacak birini seversen bırakırda gider seni Yaslar bir başkasının göğsüne başını Bende seni seviyorum der. Bilmez ki yüreğin onda kaldı Başroldeyken figüran olduk be Şimdi çok uzaklardasın eski sevgilim Sen gururunla oynaş yosmam Bana yeter içtiğim sigaram Giderken bıraktığın resmin ve yüreğimdeki ağrı Bitmedi bir şey daha var Şimdi söyleyeceklerimi yanındaki sevgilin de duysun Bak zavallı çocuk Elini tuttuğun sevgilim dediğin öptüğün kollarına sardığın hatta yattığın Pis herif Onun elinden be tuttum onu ben öptüm O da bana dedi seni seviyorum diye Onu benim kadar tanıyamazsın Gözlerini güzelliğini saçlarının ne koktuğunu Bakışlarının hangi manaya geldiğini Ellerinde buluna nasırları benlerini Kaşlarını hangi yemekleri sevdiğini nasıl sarhoş olduğunu Sevdiği türküleri benim kadar bilemezsin Hiç bilmediğin bir şey daha var biliyor musun? Öyle bir tek edip gidişi var ki ah! Her neyse ona gül alacaksan kırmızı alma! Çünkü ona kırmızı gülü sadece ben verecektim Şimdi defol… canım orda mısın sana hala canım diyebiliyorum ne kadarda özlemişim sana canım demeyi canım. Hatırlıyor musun birbirimize ilk defa seni seviyorum dediğimiz günde çiseliyordu yağmur tanesi şimdi yine çiseliyor yağmur, ve ben artık seni şimdi hiç SEVMIYORUM ve ben seni hala Çok SEVİYORUM.. Ünal TORUN |
KALABALIK ölmek var şimdi şuracıkta... kaç kişi üzülür ki acaba... iki elin parmakları fazla gelir saymağa daha çok yaşamak lazım kalabalık olmalı cenaze... Sefer YEŞİLYURT... |
BIR GÜLEN YÜZÜM VARDI Bir gülen yüzüm vardı benim Kırık aynalarda Umutlarım vardı benim Bir yaralı kuşun kanadında Şimdi mutsuzsam eğer Bu sizin sucunuz değil Yalnızlığın kahrını çekmek Üzerime bir çığ gibi düştüyse Altında ölmek düşer bana Özledim durgun mavi suları Çocukluğumun saklandığı kıyıları Dalga seslerinin Çektiğim acı dolu yıllara Verdiği huzuru Telaşsız içimde martı kanadıyla Eve geç vakit dönmeleri Kara gözlerinde yıldızlar kayar Gecenin rengi ise saçlarında Yağmur olmuş sözlerin damlıyor Pencereme Kalbime saplanmış en güzel halin Akşam olunca doğuveriyor odama Denizde bir hüzün İskeleye vuruyor kendini Loş akşamların En tatlı saatlerinde Oturmuşum bir sahil bahçesinde Dalgalarla konuşuyorum Kimi insanları seviyor Kimi hayvanları Kimi de hayvan olduğu için insanları Kimi giyinmeyi seviyor Kimi soyunmayı Kimide çirkinliğini unutturmak için açılmayı Kimi devleti seviyor Kimi halkı Kimide devleti sevmediği için halkı Kimi arabasını seviyor Kimi evini Kimide bulduğu mağarayı Kimi parayı seviyor Kimi aşkı Kimide benim gibi .................... SEVGİLERLERİMLE İSMAİL GÜNER - |
MAVİDE EŞKİYA zamanı tutamadım ayı güneşe sevdamı sana bağlayamadım müebbet yedim sözüm yarım kaldı dilimde gönlüm dağlarda bir kuş sevdan deniz dibinde senin ki kör senin ki sağır benimkisi firarda kaç zamandır gören olmadı kendisi eşkiyadır mavide…. vurulsam derim vurulsam… .bir şafak vakti en *****cesine en olmayacak yerde bir donuk gülümseme ile baksam geriye hayat desem …. hayat… şah…. mat… Sefer YEŞİLYURT... |
Farzet Ki Farzet ki;geri gelmiş o gamsız devir Delicesine sevdiğin senin olmuş Bir bahar sabahı sahilde seninledir Yanan alnını alnına dayamışsın O incecik elleri ellerindedir Farzet ki;mazidir devamı yarının Sevdiğin başını dizlerine koymuş Bahar bahar kokan siyah saçlarının Her telini ayrı ayrı öpmektesin Ve tadı dudağında avuçlarının Farzet ki;buldun kış içinde baharı Rüzgar yine ılık ılık esmektedir Aynı şehirde,aynı deniz kenarı Köpükler,dalgalar ve sonsuz mavilik Tekrar yaşıyorsun hatıraları Farzet ki;denizde beraberce yüzmüş Sonra sıcak kumlara uzanmışsınız Yine evvela seni yalvartmış,üzmüş Ve dolanmış boynuna o sedef kollar Kumlar altın sarısı, dalgalar gümüş Farzet ki;doğup büyüdüğün yerdesin Caddeler aşina insanlar tanıdık Aksi kulağında sevdiğin sesin O dudakların tadı dudaklarında Velhasıl yine o eski günlerdesin Farzetme yeter yaşadığın bugündür Ne sevdiğin yanında ne o yerdesin Çekil garip odana ışığı söndür Söyle;'Nerdesin ey sevgili nerdesin?' Söyle; o türkü senin eski türkündür. Ümit Yaşar Oğuzcan |
| Saat: 04:22 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık