MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

sanar 3 Mart 2009 18:02

Milyon Kere Ayten

Ben bir Ayten'dir tutturmuşum
Oh ne iyi
Ayten'li içkiler içip
Sarhoş oluyorum ne güzel
Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin
Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor
Şarkılar söylüyorum Şiirler yazıyorum
Ayten üstüne
Saatim her zaman Ayten'e beş var
Ya da Ayten'i beş geçiyor
Ne yana baksam gördüğüm o
Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor
Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz
Günlerden Aytenertesidir
Odur gün gün beni yaşatan
Onun kokusu sarmıştır sokakları
Onun gözleridir şafakta gördüğüm
Akşam kızıllığında onun dudakları
Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim
Ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz
Bir kadehte sizinle içeriz Ayten'li İki laf ederiz
Onu siz de seversiniz benim gibi
Ama yağma yok
Ayten'i size bırakmam
Alın tek kat elbisemi size vereyim
Cebimde bir on liram var
Onu da alın gerekirse
Ben Ayten'i düşünürüm, üşümem
Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar
Parasızlık da bir şey mi
Ölüm bile kötü değil
Aytensizlik kadar
Ona uğramayan gemiler batsın
Ondan geçmeyen trenler devrilsin
Onu sevmeyen yürek taş kesilsin
Kapansın onu görmeyen gözler
Onu övmeyen diller kurusun
İki kere iki dört elde var Ayten
Bundan böyle dünyada
Aşkın adı Ayten olsun

Ümit Yaşar Oğuzcan


Nisyan-ı Bâtın 3 Mart 2009 18:11

AYRILIK HEDİYESİ

şimdi saat sensizliğin ertesi
yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın
avutulmuş çocuklar çoktan sustu
bir ben kaldım tenhasında gecenin
avutulmamış bir ben...

şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
ki bu yaşlar
utangaç boynunun kolyesi olsun
bu da benden sana
ayrılığın hediyesi olsun

soytarılık etmeden güldürebilmek seni
ekmek çalmadan doyurabilmek
ve haksızlık etmeden doğan güneşe
bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi
mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun..
şimdi iyi niyetlerimi
bir bir yargılayıp asıyorum
bu son olsun be..bu son olsun!
bu da benim sana
ayrılırken mazeretim olsun!

şimdi saat yokluğunun belası
sensiz gelen sabaha günaydın!
işi-gücü olanlar çoktan gitti
bir ben kaldım voltasında sensizliğin
hiç uyumamış bir ben...

şimdi dişlerimi sıkıp
dudaklarıma kanamayı öğrettim
ki bu kızıl damlalar
körpe yanağında bir veda busesi olsun
bu da benden sana
heba edilmiş bir aşkın
son nefesi olsun...

kafamı duvara vurmadan
tanıyabilmek seni
beyninin içindekileri anlayabilmek
ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü
bütün saatleri öylece durdurabilmek için
çıldırasıya paraladım kendimi
lanet olsun!
artık sigarayı üç pakete çıkardım günde
olsun be! ne olacaksa olsun!
bu da benim sana
ayrılırken şikayetim olsun

(gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun her damla vefasız teninde bir veda busesi olsun isterim sende ben gibi yan ömrüne hep ağla hep ağla bu benden son dua bu benden ayrılık hediyesi olsun)

Yusuf Hayaloğlu
Ayrılık Hediyesi


Nisyan-ı Bâtın 3 Mart 2009 18:50

BİR ANKA KUŞU

Yüzlerce soğuk namlu üzerime çevrildi,
Yüzlerce demir tetik aynı anda gerildi!
Anne, beni söğüdün gölgesinde vurdular,
Öpmeye kıyamadığın oğlun yere serildi.
Üşüştü birer birer çakallar üzerime,
Üşüştü her bir yandan göğsüme, ciğerime.
Anne, beni leş gibi yiyip talan ettiler,
Teşhis edilmek için savurdular önüne.
'Yeryüzündeki acıların
Hepsini, hepsini tattım!'
Heder oldum, ekmeğime tütün kattım!
Beni milyon kere yaktılar üstüste.
Bir Anka kuşu gibi anne,
Kendimi külümden yarattım.
Geceler tanır beni; konarım göçerim ben.
Geceler tanır beni; kan damlar içerim ben.
Anne, sen beni unut. Karanlığın bağrında
Kırmızılar ekerim, siyahlar biçerim ben.
Suçüstü yakalandım bölüşürken kalbimi,
Suçüstü, kelepçeyle yardılar bileğimi.
Anne, ben diyar diyar umudun savaşçısı,
Bir tutam sevgi için dağladım gözlerimi.
Prometeus'tum, çiviyle çakılırken taşlara
Ciğerimi kartallara yedirdim.
Spartakus'tüm, köleliğin çığlığında.
Aslanlara yem oldum, tükendim.
Kör kuyuların dibinde Yusuf'tum,
Kerbela çölünde Hüseyin.
Zindanlarda Cem Sultan, sehpada Pir Sultan.
Kaçıncı ölmem, kaçıncı dirilmem bu?
'Tanrılardan ateş çaldım,'
Yüzyıllarca tutuştum, üstüste yandım.
Bir Anka kuşu gibi anne,
Kendimi külümden yarattım.

Yusuf Hayaloğlu
Anka Kuşu


ahmed 3 Mart 2009 22:57

Yağmur Düşleri...



Gemiler bana taşır bütün yükleri
Bense kıyısında oturmuş siluetinin
Eteğimdeki taşları dökmekteyim...


Gamzemin çukurunda biriken
Tuzlu gözyaşlarının,
Günün seherinde buza çevirişinedir isyanım...
Yetmedi:...

Çığlar düşüyor düşlerimin üstüne
Daha çok acıyla savrulmak
Hasretle koyun koyuna yatmak
Baskın yemekten öte...


Umuda ihanettir ,
Aynadaki sırra aşikar bakan gözler
Lakin sır da muamma...


Altı çizili yok oluşta
Gençliğin...
Gerisi ah tır
Belki de ağlamaktır
Ağlamaklı gönül
Her mevsimde yağmurum !...
Toprağa sessizce gömülen...


Hazal Karadağ


fadedliver 3 Mart 2009 23:29

Ne yazsam diye başlıyorum yine..
Sana dair bişi yazmalıyım..Seni anlatmalıyım beni bilenlere..
Beni vurgun sevdanla yok ettiğini,
Zamansız öldürdüğünü,
Acımasız olduğunu,
Anlatmalıyım işte seni bi şekilde…
Ben ağlarken Gittin Sen !
Biz”e Ağlarken…
Vicdanını satarak Gittin !
Dönmeni hiçbir şekilde beklemiyorum
Sadece seni anlatmak istiyorum..
Seni anlatmalıyım sadece..
Ne kadar Vicdansız olduğunu Bilsinler diye..
Yalandın Sen ! Ağır Bir Yalan!
Affetmemi bekleme benden, Benim Seni Beklemediğim gibi
Şimdi Gözyaşlarım süslerken şu satırları...Vefasızlığını anlatmak istiyorum
Bilsinler İşte seni..Beni Nasıl Yıktığını? Enkazlarını hala toparlayamadığımı !
Bilsinler !
Sonsuza Kadar Hoşça kal Vefasızım


BetüSH


!...Sonunu Getiremediğim Bir Hikayenin
Ana
Fikriydin "Sen" ...!


ener 4 Mart 2009 09:16

Birtanem http://www.askmasali.com/resimler/kalp.gif


Dalga ile kıyının aşkını bilir misin?

Öncesinden başlayıp, sonsuza giden dalga,

Hep aşka kavuşma özlemiyle atılır kıyıya

Dalga seven, kıyı sevilendir

Dokunur parmaklarının ucuyla sevdiğine dalga,

Ve döner hep geriye

Bilir kavuşamayacağını ama hep koşar kıyıya

Her bir dokunuşunda aşkına verir bedenini hesapsızca

İşte, ben de seni böyle severim birtanem.



Birtanem,

Bilir misin dağ başında açan uçurum çiçeklerini?

Bilirler görünmeyeceklerini...

Sevilmeyeceklerini...

Koklanmayacaklarını...

Okşanmayacaklarını...

Ama inatla açarlar aşkla, sevgiyle, özlemle

Hep beklerler gelmeyecek sevgilinin onu kucaklamasını

İşte, ben de seni böyle beklerim Birtanem



Alıntı


Nisyan-ı Bâtın 4 Mart 2009 12:28

GİDERİM

Artık seninle duramam
Bu akşam çıkar giderim
Hesabım kalsın mahşere
Elimi yıkar giderim

Sen zahmet etme yerinden
Gürültü yapmam derinden
Parmaklarım üzerinden
Su gibi akar giderim

Artık sürersin bir sefa
Ne cismin kaldı ne cefa
Şikayet etmem bu defa
Dişimi sıkar giderim

Bozar mi sandın acılar
Belaya atlar giderim
Kurşun gibi mavzer gibi
Dağ gibi patlar giderim

Kaybetsem bile herşeyi
Bu aşkı yırtar giderim
Sinsice olmaz gidişim
Kapıyı çarpar giderim

Sana yazdığım şarkıyı
Sazımdan söker giderim
Ben ağlayamam bilirsin
Yüzümü döker giderim

Köpeklerimden kuşumdan
Yavrumdan cayar giderim
Senden aldığım ne varsa
Yerine koyar giderim

Ezdirmem sana kendimi
Gövdemi yakar giderim
Beddua etmem üzülme
Kafama sıkar giderim

Yusuf Hayaloğlu


sanar 4 Mart 2009 12:35

Söyleyemedim

Aklımda gözün kaldı
Solumda sızın kaldı
Bir çift sözüm kaldı
Diyemedim

Dilimde adın kaldı
Geride yadın kaldı
Kulakta sedan kaldı
Dinleyemedim

Geceden uyku kaldı
Garip bir duygu kaldı
Şiirler öksüz kaldı
Beceremedim

Sabaha nefes kaldı
Yarım bir heves kaldı
İçimde o his kaldı
Bitiremedim

Geriye ölüm kaldı
Tutkulu zulüm kaldı
Vuslata bir an kaldı
Seni o kadar sevdim ki
Söyleyemedim, söyleyemedim.

Gültekin Yazıcı



gezginci 4 Mart 2009 12:42

cok guzel emegine saglik


sanar 4 Mart 2009 12:50

Zamana Aldandım

Düşünüyorum geldim, nereden nereye.
Sanki biri çeker beni, dert kedere.
Cocuktum büyüdüm, koyuldum evlenmeye.
Bir ken iki, iki ken üç, koyuldum düşünmeye.

Bir fidan gibi, koyulmuşum yeşermeye.
Ordan oraya, koştum ne diye.
Yetti bu zaman, yüreğimi delmeye.
Pirincin içinde taş gibi, başladi beni elemeye.

Aynaya baktım, dönemem geriye.
Zaman öyle çeker, beni var kuvvetine.
Tutamam kendimi, öyle götürür nedense.
Kimseyi şuçlamam, zamana yenilsemde.

Mete Selvi



sanar 4 Mart 2009 14:12

Hayallerim

Benim hiç dilek ağacım olmadı
Hiç ağlamadım koca gövdesine yaslanarak
Umutlarımı sakladığım kurdelemi
bağlayamadım dallarına

Benim hiç dağlarım olmadı
çıkıp zirvesine, sesimi tutamadım sesimle
Duyamadım hıçkırıklarımı..
Oturamadım kayalıklarına

Ben hiç gelincik bahçelerinde koşmadim
serilmedim sere serpe kızıllarına
başım yerde kucaklamadım koca mavi goğü
sıkmadım gözlerimi güneşe

benim hiç bisikletim olmadı
yokuş asagı inerken ayaklarim havada
heycandan bağırmadım hiç
okşamadı bulutlar gülen çocuk sesimi

Benim hep hayallerim oldu
kurdalem cebimde
Hiçkırıklarım gırtlağımda
Gelincikler ellerimde
Bisikletim ise ..
çocukluğumda gördügüm
vitrinde kaldı

Nilgün Ezer


sanar 4 Mart 2009 14:35

Mutluluk

Niye geldim buraya bilmiyorum
Belki sende kalan ruhumu almaya
Belki de gözyaşlarını silmeye
Mutsuzluğun kollarında almaya geldim seni
Bilmiyorum neden buradayım
Belki de olmak istediğim için
Belki senden kopamadığım için
Belki söyleyemediklerim için
Buradayım işte karşındayım
Uzattım elimi sana açtım kalbimi
Ver elini gidelim buralardan
Kimselerin olmadığı uzaklara gidelim
Mutluluğun olduğu yere gidelim.

Umut Işık


ahmed 4 Mart 2009 18:09

Seni Sevdiğim İçin




Şimşeği ,
Beynimde çaktığında ;
Ateşi ,
Yüreğimi yaktığında anladım .
Bakışlarında seçtim ,
Gökkuşağının renklerini
Ve
Seni sevdiğimde çözdüm ,
İpek böceğinin kozasındaki gizemi .

Tut ki
Evrende bir çekirdeğim .
Toprağım sensin ,
Dalım , yaprağım sen .
Suyum , havam , güneşimsin .
Sensin , bana can veren .
Böyle gelmiş , böyle gidecekken ;
Seni sevdiğim için ,
Artık , ölsem de gam yemem .

Abidin Tatar


ahmed 4 Mart 2009 20:56

Bilememişmiydim



Şarkıları dağlar için söyledim,
Yankılanıp bana dönsünler diye.

Yankılarda sevgi yoktu,
Yankılarda dostluk yoktu.

Oysaki benim şarkım,
Hani dağlara söylediğim,
Sevgi doluydu,
Dostluk doluydu,
Dağlar mı nankördü ?
Yoksa,
Ha yoksa,
Ben mi söylemeyi becerememiştim ?
Ya da yankıların dilimi başkaydı,
Anlıyamamışmıydım ?

Ya da,
Sevmeyi mi bilememiştim ?


M.Yaşar Kopuz


sanar 4 Mart 2009 21:17

Beni Unutamazsın

Beni unutamazsın bilirim, beni unutamazsın
Denizin durgunluğu, gözlerimi
Coşkunluğu, saçlarımı hatırlatır
Kulaklarını tırmalar sesim, hayatından silemezsin
Beni unutamazsın bilirim.
Parkın tozlu yollarında yalnız dolaşacaksın
Mutsuz gökyüzünde bir iki yıldız, ışık tutacak karanlığına
Delikanlının biri uzanacak ellerine ansızın
Çaresizliğine, yalnızlığına irkileceksin
Ve daha sonra tarakta kalan saçlardan anlayacaksın ihtiyarladığını
Dudaklarının pembeliği solacak
Cilâsı çıkmış bir mobilya gibi eskiyecek güzelliğin
Kahrolacaksın!
Ve bir gün gelip, beni anlayacaksın.
Oysa; vakit çoktan geçmiş olacak
Ama sen yine de sözlerime aldırma.
Gözlerin zamansız ıslanmasın.
Çünkü, artık çocuk değilsin
Güneşin nereden doğduğunu bilirsin
Başka bir İstanbul olmadığını bilirsin
Ve seni nasıl sevdiğimi bilirsin
Ama gitmek istiyorsan, yine de sen bilirsin.

Ahmet Selçuk İlkan



Daisy-BT 4 Mart 2009 21:38

VEDA


Elimde, sükûtun nabzını dinle
Dinle de gönlümü alıver gitsin.
Saçlarımdan tutup, kor gözlerinle,
Yaşlı gözlerime dalıver gitsin.

Yürü, gölgen seni uğurlamakta
Küçülüp küçülüp kaybol ırakta.
Yolu tam dönerken arkana bak da,
Köşede bir lahza kalıver gitsin.

Ümidim yılların seline düştü,
Saçının en titrek teline düştü,
Kuru bir yaprak gibi eline düştü,
İstersen rüzgâra salıver gitsin...



Necip Fazıl Kısakürek
( 1905 - 1983 )



arwen 4 Mart 2009 22:34

Her şey aklıma gelirdi de,
Senin bu yaptıkların gelmezdi.
Herkesten beklerdi de bu kalbim,
İnan senden beklemezdi.
Gittin yalanlar söyleyerek,
Arkanda yaralı bir kalp bıraktın.
Hani yalan yoktu sende be biriciğim,
Giderken, beni yaktın, yıktın, dağıttın.
Öyle inanmıştım ki sana,
Bir ömür mutlu olurum sandım.
Senin o güzel bakışlarına,
Ne kadar çabuk aldandım.
O kadar hata yaptın ki bana,
Af bile dilemedin.
Ben soru sordukça sana,
Bir doğru cevap bile veremedin.
Sana sebepsiz yere kızıyorsam,
Kinimden değil yıkılışımdandır.
Seni bir daha görmek istemiyorsam,
Gururumdan değil aldatılışımdandır.
Bunları hak edecek kadar sana ne yaptım,
Seni değerli bir varlık saydım.
Söylesene be biriciğim,
Benden ayrılmaman için ne yapmalıydım?
Ama bir gün dönmek istersen,
Sakın geri gelme derim.
Kapılarım açık olsa da hala sana,
Kapalı kapılarım sevgi ve aşktan yana..
Sana olan sevgim, artık bir kine dönüştü,
Bu yürek seninle hayatını bölüştü.
Sen gittin ellere, eller seninleyken,
Acıyla ayrılıkta, benim payıma düştü.

Sana hayatın başarılar getirmesini isterim.
Bende bulamadın madem, onunla sana mutluluklar dilerim.
Sana son sözüm olsun buda,
Yüreğin dilenci, sende yalancısın be BİRİCİGİM...
Şeref Ayazgün


Daisy-BT 4 Mart 2009 22:37

YALNIZLIĞA ÖVGÜ

Mutluluğun gözü kördür ,
Yalnızlık sağır .
Ondandır biri tökezleyerek yürür ,
Öbürü uykusunda bile bağırır .

Mutluluk yalnız kendisini görür ;
Unutur bu yüzden ilkin kendisini .
Yalnızlık kendi tutukluğunda özgür ,
Boyuna bekler dönsün diye sesini .

Mutluluk alışır kendisine , ölümden beter ;
Borçsuzluğuyla övünür ama kedisi doğurmaz .
Yalnızlığın gidecek bir yeri yoktur ;
Boyuna kapısına döner , açan olmaz .

Mutluluğun mezarları , yalnızlığın heykeli var ...
Her ikisinin de saksılarında çiçek .
Biri hep başka bir renkle solar ,
Öbürüyse ha açtı , ha açmayacak ...

Özdemir Asaf



arwen 4 Mart 2009 22:41

Rüzgar olup dağıtsam saçlarının her telini
Yağmur olup süzülsem yanaklarından
Bulut olup sarsam sevdanın doruklarını
Severmiydin severmiydin beni.
Deniz olup uğrasam koylarına limanlarına
Tohum olup fışkırsam toprağından başak başak
Işık olup aydınlatsam karanlıklarını
Severmiydin severmiydin beni.
Semih Batman


Nisyan-ı Bâtın 4 Mart 2009 23:25

GÖZLERİN KAL DİYOR


Buna nasıl ayrılık bu nasıl veda
Gözlerin kal diyor dudakların git
Bakışın anahtar gözlerin kilit
Ellerin aç diyor dudakların git

Ayrılık dönüşü olmayan nehir
Yalnızlık yıkılmış bomboş bir şehir
Kaç sevda kül oldu böyle kimbilir
Gözyaşın kal diyor dudakların git.

Gidersem bir daha dönmeyeceğim
Kalırsam kalbime yenileceğim
Çözemedim seni delireceğim
Gözlerin kal diyor dudakların git

Duvardan insin mi resimlerimiz
Yabancı olsun mu isimlerimiz
Ya o deli dolu gecelerimiz
Anılar kal diyor dudakların git

Bu romanda biter belki birazdan
Ne aşklar yıkıldı gururdan nazdan
Ağlıyor besteler yine hicazdan
Şarkılar kal diyor dudakların git

AHMET SELÇUK İLKAN


sanar 5 Mart 2009 00:47

SEN !..
Bırak ellerimi
Üç satır yazacağım
Üç satırda sen! ...

Bırak gözlerimi
Dört yana bakacağım
Dört yanda sen! ...

Bırak yüreğimi
Bin kere seveceğim
Bin kerede sen!

Ahmet Selçuk İlkan


sanar 5 Mart 2009 01:16

Bana Kendini Anlat

Aklımdan çıkmıyorsun
Sensiz bomboş bu hayat
Susma öyle ne olur
Bana kendini anlat

Hasretim gülyüzüne
Susamışım sevgine
Başkasından bana ne
Bana kendini anlat

Boşver esen rüzgara
Boşver yağan yağmura
Hadi gel kollarıma
Bana kendini anlat

Geceleri üşür müsün
Hemen örtünür müsün
Beni düşünür müsün
Bana kendini anlat

Ah benim nar çiçeğim
Canım ipek böceğim
Meraktan öleceğim
Bana kendini anlat

Aşkımızdan kime ne
Sevdamızdan kime ne
Başkasından bana ne
Bana kendini anlat

AHMET SELÇUK İLKAN


sanar 5 Mart 2009 01:57

Ona Sevdiğimi Söyleyiverin

Ecelim zamansız gelirse bir gün
Ona bu şarkımı dinletiverin
Bu en son dileğim, en son sözümdür
Ona sevdiğimi söyleyiverin

Benden başkasına gitmiş olsa da
O güzel aşkımız bitmiş olsa da
Üstünden mevsimler geçmiş olsa da
Ona sevdiğimi söyleyiverin

Sonu hiç gelmeyen bir roman gibi
İçimde sönmeyen bir volkan gibi
Yazılsın bu sevdam bir destan gibi
Ona sevdiğimi söyleyiverin.

Ahmet Selçuk İlkan


sanar 5 Mart 2009 02:45

Mavi Gece

Bir mavi gecede başlamıştı sevdamız
Ve maviye çalmıştı bütün umutlarım o gece
Unutturmuştun bana karanlığın siyah olduğunu
Ve gözlerinde farkettim ilk kez
Bütün gecelerin mavi olduğunu

Bir mavi geceydi o
Bütün gecelerden güzel
Bir mavi geceydi o
Benim için ömre bedel

Ve sonra...
Bir gidişin vardı ki
Mutluluğuma inat
Bir gidişin vardı ki
Kırıldı içimde kol kanat

Umutlarımın mavisini alıp gittin
Denizlerimin mavisini çalıp gittin
Masmavi dünyama
Simsiyah bir çivi çakıp gittin...

Gittin
Ve sen de her yalan gibi
Bittin..

Ahmet Selçuk İlkan


sanar 5 Mart 2009 10:04

Ahmet Abi

Biz böyle olacak adam değildik Ahmet abi
Bu değildi hayattan beklediğimiz
Ne hayallerimiz vardı seninle
Gel gör ki beş para etmedi ümitlerimiz

Yıldırımlar düştü güvendiğimiz dağlara
Hep boş çıktı sarıldığımız eller
Hep taş çıktı inandığımız kalpler
Kaç kez sırtından vuruldu hayallerimiz
Kaç kez yıkılıp kaldık köşe başlarında
Kaç kez delik deşik oldu yüreğimiz
Görüyorsun ya Ahmet Abi
Görüyorsun ya
Bozuk para gibi harcandı gençliğimiz.

Kimbilir nerede senin o liseli
Kimbilir nerede benim o üniversiteli
Birimiz doktor olacaktık birimiz mühendis
Gel gör ki beş para etmedi ümitlerimiz

Oku adam ol derdin bana hatırlar mısn?
Oysa daha okumadan elimden aldılar kitaplarımı
Sayfa sayfa yırttılar umutlarımı...
İşte bu yüzden hala ıpıslak bakışlarım
İşte bu yüzden hala yumruk yumruk ellerim
İşte bu yüzden hep böyle çatıktır kaşlarım
Adam olamadımsa
Kendini adam sananlar utansın be Ahmet Abi!
Kendini adam sananlar utansın...

Bak bir türlü bitmedi hayat kavgamız
Hep başka bahara kaldı sevdamız
Kim vurduya gitti yarınlarımız
Yalan mı be Ahmet Abi? ..
Yalan mı be? ..

Sınırı olmayan bir dünya yok mu?
Kavgasız savaşsız bir hayat yok mu?
insanca yaşamak bu bize çok mu?
Konuşsana be Ahmet Abi..
Konuşsana be...

Elveda aşklara
Elveda yıllara
Bu nankör hayata
Yenildik be Ahmet Abi
Yenildik be...

İnsanın insanı ezdiği bu yerde
Bak bir ömür harcadık
Ve harcandık be Ahmet Abi
Harcandık be! ..
Ah Ahmet Abi ahh..

Ahmet Selçuk İlkan


sanar 5 Mart 2009 10:12

Aşkımız Bir Roman

Kalbimde arama eski yerini
Sen gözümden akan sele karıştın
İstesem de artık sevemem seni
Hasret rüzgarına yele karıştın

Seninle aşkımız eski bir roman
Yandı sayfaları külüdür kalan
Sevgilim herşeyim sendin bir zaman
Ne yazık sonunda ele karıştın

Kırılan kalbim var dinmez bir kini
Ömrümce sürecek aşka yemini
Kavuşmak imkansız artık sevgilim
Dönüşü olmayan yola karıştın

Ahmet Selçuk İlkan


Nisyan-ı Bâtın 5 Mart 2009 10:12

Aşkın Temizliği

yüzün halisina dökülen zeytinyagi
askin dikis izleri

ya tamamiyle degistirmek lazim deriyi
ya da temizlemeye calismak, çullardan çaputlarla
gün gün
biraz allik
biraz agri
biraz suyla
bilerek gitmeyecegini
ve daha beter kusacagini aslinda
uzak bir 'sonra'da

Alıntı.


sanar 5 Mart 2009 10:36

Bak Bir Erkek Ağlıyor

Son mektubun elimde
Bana veda etmişsin
Ayrılırken herkese
Her şey bitti demişsin

Duydum da inanmadım
Aşka gülüp geçmişsin
Benimkisi aşk değil
Bir oyundu demişsin

Zafer senin zaferin
Eser senin eserin
Sevin ey zalim sevin
Bak bir erkek ağlıyor

Geceden ta sabaha
Resmine baka baka
Hayatında ilk defa
Bak bir erkek ağlıyor

Ahmet Selçuk İlkan


Nisyan-ı Bâtın 5 Mart 2009 10:42

Sonsuz Şiirsin Sen

fırtınalı havalarda açılırdın denizlere
yüreğin yorulurdu aşk dönüşleri
pamuk pamuk beyaz güller ruhunda
tek yaprağı yanar döner ebruli

ne mümkün anlatabilmek seni
bir kelebeği anlayabilmek ne mümkün
bilirim incinirsin avuç içlerinde
yağmurlar kanatlarına hüzün

ruhunu donatan o beyaz güllerin
yanar döner ebruli yaprağından
dizelerime siner kokun
sonsuz şiirsin sen çoğalır çoğaltırsın

bir gün her şeyi alacaklar üstümden
aklım düşlerinde kalacak şeftali çiçeğim
kimse benden alamayacak bir şeyi
boynunun kuşatan sıcaklığıyla gideceğim

İhsan TOPÇU



sanar 5 Mart 2009 10:51

Aşk Kitabı

Ne olur söyleyin sevenler bana
Ayrılmak kanun mu aşk kitabında
Elele tutuşup gülmeden daha
Terketmek kanun mu aşk kitabında

Ümitlerim kırıldı bitti
Hayallerim yıkıldı gitti
Bu dert beni benden etti
Sevdim sevdim bak ne hale geldim

Her seven sonunda düşüyor derde
Bu aşk kitabının yazanı nerde
Bir aşık inandı çok sevdi diye
Terketmek kanun mu aşk kitabında

Ahmet Selçuk İlkan


sanar 5 Mart 2009 11:32

Bir Beyaz Gemi

Ne zaman karşıdan bir gemi geçse
Kalbim durur, ölür gibi olurum.
Ayrılıp gidişin gelir aklıma
Mendiller sallanır ben kahrolurum.

Üstüme yıkılır bu koca şehir
Kalbim paramparça bir taş olurum
Ne zaman karşıdan bir gemi geçse
Gözümde kurumuş yaşlar bulurum

Hele o beyaz bir gemiyse geçen
O günü hatırlar deli olurum
Açar kollarını mavi bir deniz
Dalgalar içinde kaybolurum.

Ahmet Selçuk İlkan


sanar 5 Mart 2009 15:22

Ya Seninle Ya Sensiz

Ya hep ya hiç sevgilim
Ya seninle ya sensiz
Olamaz başka biri
Ya seninle ya sensiz!

İstersen al at beni
İstersen yarat beni
Dağ gibi deniz gibi
Ya seninle ya sensiz!

Olmasa da sevenim
Ağlayanım gülenim
İlk sözüm son yeminim
Ya seninle ya sensiz!

İstersen sevme beni
İstersen bekle beni
Taş gibi toprak gibi
Ya seninle ya sensiz!

Yalnız bir mevsim değil
Yalnız bir bahar değil
Her zaman her yerde bil
Ya seninle ya sensiz!

İstersen öldür beni
İstersen güldür beni
Gün gibi güneş gibi
Ya seninle ya sensiz!

Ahmet Selçuk İlkan


Nisyan-ı Bâtın 5 Mart 2009 17:10

Çok aşıgın var diyorlar
Yalan de yeter bana
Bir sevda sözü fısılda
Hazırım inanmaya

Gönül hırsızı diyorlar
İnkar et yeter bana
Gözlerindeki cevaba
Korkuyorum bakmaya

Geceler uzun ve yalnız
Yoksun sabaha kadar
Düşümde bile günahkarsın
Bunu kim hayra yorar

Ardımdan deli diyorlar
Belkide yalan değil
Yanımda bile uzaksın
Nasıl dayansın bu gönül

Çok ahlar aldı diyorlar
İnkar et yeter bana
Gözlerindeki cevaba
Korkuyorum bakmaya

Geceler uzun ve yalnız
Yoksun sabaha kadar
Düşümde bile günahkarsın
Bunu kim hayra yorar

Ardımdan deli diyorlar
Belkide yalan değil
Yanımda bile uzaksın
Nasıl dayansın bu gönül


İnce saz
Çok aşığın var diyorlar



DrEaMy 5 Mart 2009 19:13

Seninle Olmanın En Güzel Yanı

Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.

Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.

Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek, birlikte ağlamak, gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...

Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?
Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.

Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?
Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.

Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.

Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?
Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.

Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?
Nereden bileceksin?
Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken. Kıskanmazdım.

Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.

Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni..

Ama sen hiç benimle olmadın ki...
YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...

Can YÜCEL


Nisyan-ı Bâtın 5 Mart 2009 20:55

Adı Ne Olmadığın Mevsimin?

Üşüdükçe, uzuyor gece...
Sis çöküyor içime!
Uzadıkça, üzüyor gece!

Mevsimler dökülüyor
Kurşun rengi ağaçlardan
Kavruk sarı!

Topraktan kök... Ve çeneden diş sökülür gibi koptu elin avucumdan;
bir beyaz güvercin gibi oturuyorken parmaklarımın arasında! ..
Böceklere terkedilmiş yuvalar gibi, şimdi bomboş avuçlarım...
Korkuyorum;
İçime bakmaktan!
.....
Sen olsaydın, ne koyardın yokluğunun adını?

Üşüdükçe, uzuyor gece...
Üzüyor üşüdükçe ve içimi sis bastıkça, hatırlıyorum;
sen ve ben 'bir' olurduk...
Bir 'bütün'lüktü bu birlik, çokluktu;
yokluk değil...
Az değildik bir iken;
fazlaydık ve yoğunduk...
Çoğulduk ve zengindik...
Çoktuk bir'ken!
Ya şimdi? ..

Topluyorum, topluyorum, toplayıp duruyorum kendimi yalnızlığımla...
Ben, bir...
Ve bir de yalnızlığım, asla 'iki' etmiyor!
Lokmamı kırsam bile paylaşmak için;
avucumda kalıyor...
Sözüm, dudağımda kalıyor ve gözüm;
kucağında kapanıyor yine, yalnızlığımın!
Toplanmaya çalışsam da olmuyor...
Doksan dokuz parçamın her biri bir köşede;
boncuklarım saçılmış bir araya gelmiyor!

Üşüyorum...
Üşüyor gece...
Üşüdükçe, uzuyor; uzadıkça üzüyor ve sis çöküyor içime!
Mevsimler dökülüyor kurşun rengi ağaçlardan;
kavruk sarı,
ve savruk sarı bir yel esiyor içimde!
.....
Fırınlar tutuşmuyor çırasız, kaynamıyor tencereler ocaksız...
Ben, üşüyorum; şöminede kül gibi...
Bilerek, yokluğundan soğuk mevsim olmadığını!

Adı var da her şeyin
Ne deniyor olmadığın mevsime?
Bilmiyorum...
Yokluğundan daha soğuk bir mevsimi tanımadım ki...
Bilmiyorum sensizlikten daha soğuk bir mevsim...


Muammer Erkul


arwen 5 Mart 2009 23:43

Sen sahte gülücüklerin kraliçesi
Anlayamadın yüreğimdeki yangınımı.
Hayalinle geçirirken her an/ımı
Bilmedin bilemedin içimdeki yaramı.

Belki de seni sevdiğimin
Farkında bile değildin
Deliler gibi aşık olduğumun
Hiç farkında olamadın ki
Varlığımın ve yokluğumun.

Ama yine de biliyordun
Yürek yangınımı gönül sızımı
Seziyordun bir tanem emindin
Gönülden sana yazıldığımı.

Bir ben bilmiyordum unutulduğumu
Anlayamamışım her şeyin bittiğini,
Sezemedim içten kötü pazarlığını
Hissedemedim kalbinden kazıldığımı.





İlker Murat Çinitaş


Daisy-BT 6 Mart 2009 00:22

SABAHA KADAR


Şu şairler sevgililerden beter;
Nedir bu adamlardan çektiğim?
Olur mu böyle, bütün bir geceyi
Bir mısraın mahremiyetinde geçirmek?

Dinle bakalım, işitebilir misin
Türküsünü damların, bacaların
Yahut da karıncaların buğday taşıdıklarını
Yuvalarına?

Beklemesem olmaz mı güneşin doğmasını
Kullanılmış kafiyeleri yollamak için,
Kapıma gelecek çöpçülerle,
Deniz kenarına?

Şeytan diyor ki: "Aç pencereyi;
Bağır, bağır, bağır; sabaha kadar."


Orhan Veli Kanık



ener 6 Mart 2009 09:09

Bu Can Sensiz Yaşayamaz http://www.askmasali.com/resimler/kalp.gif



Melek bile saçlarını okşamaya kıyamaz
Severm de unutamam diye gözlerine bakamaz
Ne olur bırakıp gitme
Bu can da sensiz yapamaz



Rüzgar incitirim diye yüzüne vuramaz
Kararsız kalır da ellerini doyasıya saramaz
Ne olur bırakıp gitme
Bu can da sensiz kalamaz



Güneş sen uyurken doğamaz
Etrafını aydınlığa boğamaz
Seni bir daha göremeyeceğini duysa
Ufukta da olsa batamaz



Kış geldi ama karlar niye yağamaz
Uşüyen havayı ısıtamaz
Onlar da bir can gibi derdini mi anlatamaz
Ne olur bırakıp gitme
Bu can sensiz yaşayamaz

Alıntı


Daisy-BT 6 Mart 2009 10:06

SEN GİDİNCE

sen gidiyorsun ya işine yetişmek için
saçlarını, gözlerini, ellerini
neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya
her seferinde bir şey unutuyorsun sıcak
termometrede yükselen çizgi
kimbilir nerelerde soğuyorsun

senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen
insan insan bakan gözbebeklerin
beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta
beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder

ne gelirse onlardan gelir bana
çalışma gücü yaşama direnci
mutluluk gibi kazanılması zor
mutluluk gibi yitirilmesi kolay

bir açarsın ki mutluyum
bir kaparsın ki herşey elimden gitmiş


Rıfat Ilgaz


Daisy-BT 6 Mart 2009 10:50

İkimizin Arasında

Bir gün şayet camsız çerçevesiz penceresiz
Bir gün ben, çadır bezi bir perdeden
Günlerin toz-toprak şarkısını çırparken
Canevimin önünden geçersen,
Bir gün şayet boynumda yem torbası hayallerim asılı
Bir gün şayet samançöpü bir sokak dişlerim arasında
Canevinin önünden geçersem
Anlatırım nasıl nerde
Bir ulu çınara takılı bir kuyrukluyıldız
Bir yeşil telaşta çırpınan ışığımız
Anlatırım nasıl nerde...
Sonra eğilir kulağına derim: Bekle
Çocukken kaçırdığım uçurtma dönsün gelsin
Hele çarpsın bu çerçi yükü şehirlere,
Hele ürksün fincancı katırları!

(Alıntı)


Nisyan-ı Bâtın 6 Mart 2009 12:44

Adım Aşk


Denizleri, bir katre görürsün,
Adım aşk
Hazanımı bahar bilirsin
Adım aşk
Kanatların varmış gibi uçarsın
Adım aşk
Zerkedip varlığını zayii edersin,
Adım aşk
Endamı cüsseyi zail edersin,
Adım aşk
En acı sözlerimi tatlı duyarsın
Adım aşk
Bir damlaya deryaları sığdırırsın
Adım aşk
Dağları uğruma dümdüz edersin
Adım aşk
Bir değil bin kere candan geçersin.
Adım Aşk.


Alıntı.




arwen 6 Mart 2009 22:02

Suskun
bir sözün eriminde kırıldı konuşkanlığın
kanadı kırık bir kuştu belki de
gündönümlerinde uçmaya meyilli
sen sustukça sözgelimi
konuşkan bir şehir şimdi odam
kapı önleri tutulmuş
radyoda çürümüş bir general
salona çıkma yasağını okuyor
dilim hep sevişmeye meyilli bir devrimci
küfre dönüşü bundan mı sevginin
bilmiyorum
ve ne varsa iyi bilinen
unutulmamak için kuşluk vakitleri
okul sıralarına kazınan
biraz da eksik büyümüş bir çocuğundur
suskunluğun
bir ihtilal sessizliği sözgelimi
yerli yersiz imgeler
onlar
kırık dökük kelimeler
bir şiirden artakalan
ne varsa iyi bilinen
unutulmalı
bir sözün eriminde kırılan

10.5.2008
Turgut Yaşar


arwen 8 Mart 2009 00:42

Gitme



Tenimde.
Ellerimde.
Kalbimde.
Hissetmek istiyorum o sıcaklığını.
Gitme.

Gitme.
Solmasın içimde açan aşk gülleri.
Batmasın ellerime gülün dikenleri.
Aşkıma gülmesini istemem elleri.

Gitme.
Bu kalbim sana muhtaç.
Sevgine doyamadım hala gönlüm aç.
Şaka şaka gitmiyorum de.
Bana budur ilaç.
Gitme.




Nihat İlikcioğlu


edanaz 8 Mart 2009 10:45

Mavi Boyalı Ev
 
sevda yanlış adres verdi galiba
arıyorum seni bulamıyorum
köşe başında dedi evi
mavi boyalı
yokuşundan bir türlü çıkamıyorum

hasretin kilitlendi yüreğime bu gece
karanlık sokaklarda yalpalıyorum
gözlerim gözlerinde
mavi boyalı
evini bir türlü bulamıyorum

ümit atayman


edanaz 8 Mart 2009 10:51

Eskimedi Sevdam
 
eskimedi sevdam gözlerin için
bir acıdan bir acıya koştum
yalnızdım yorgundum kızgındım ama
eskimedi sevdam gözlerin için

salarken gözyaşını rüzgarlara
kafa tuttu kararan o asi bulutlara
türkümüzü öğretirken kıyıda dalgalara
eskimedi sevdam gözlerin için

acının kelepçesi vuruldu ellerine
mil çekildi sana bakan o güzel gözlerine
kapanırken senin için yaşamın dizlerine
eskimedi sevdam gözlerin için

vurdular da vurdular dik tuttu hep başını
akıttı yüreğine yokluğunun yaşını
taşıyorken sırtında mezarının taşını
eskimedi sevdam gözlerin için

ümit atayman


ahmed 8 Mart 2009 19:14

Sokak Lambalari




Koskoca şehrin bütün kaldırımlarına sinmiş yalnızlığım
Tamda sensizliğin köşe başındayım.
Dilimde dua, yürekte feryat,
Sisli sokak lambalarına haykırıyorum,
Yokluğuna inat,sen olmadığını bile bile....


Yitip giden gençliğin anıları silinmiyor,
Yer etmiş beynimin en üçra köşesinde.
Avuçlarımda kırık dökük umutlar,
Avuntusuz çıkmazlara yürüyorum,
Zifiri karanlıkta,ışığım olmayacağını bile bile.....

Bak gök yüzü bile ağlıyor benimle,
Yokluğuna isyan edercesine.
Saçlarım sırıl sıklam,tarumar oldu,
Sokak lambasının altına sığındım topluyorum,
Narin ellerinle dokunup,okşamıyacağını bile bile...


Bir gün yolun düşerse hisli köşe başına,
Hatırımı sor,ama kaldırım taşlarına,
Ama isli sokak lambalarına,
kim bilir belkide anlatırlar beni sana,
Vicdanının bir nebze titremiyeceğini bile bile...




Safiye Samyeli


ahmed 8 Mart 2009 19:32

G ü l




Neyleyim yapayını, sanalını ;
Gül dediğin gerçek olmalı .
Kokusu bayıltmalı, dikeni batmalı .
Yanağından kan damlamalı .
Okşanıp, dokusu duyulmalı .
Sayfalar arasında kuruduğunda bile ,
Anıları canlı kalmalı .
Gül dediğin gülmeli, ağlamalı .
Tomurcuklar aşka gelip açmalı .
Kelebeklerden, arılardan kıskanılmalı .
Gül dediğin ,
Göğüste madalya gibi taşınmalı .

Abidin Tatar


Nisyan-ı Bâtın 8 Mart 2009 20:35

Ayrılık Ayracı

Bütün ayraçları kaldırdın ama unuttuğun
Bir şey vardı yine de, çiçekleri sulamadın
Gökyüzü sarardı o zaman bulutlar kirlendi
Ve ne kadar az konuşur olduk günboyu
Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor
Tam da susuşların birbirine eklendiği yerde

Ezberlenecek hiçbir şey yok bu dünyada
Kirletilmemiş bir bulut bile yok artık
Böyle diyorsun her yolculuğa çıkışımda
Yaşadığın kent de sana benziyor gitgide
Ne zaman dönmeyi düşünsem yangın çıkıyor
Ya da erteletiyorum biletimi son anda

Uzun bir sessizlik oluyorsun dağlara baksam
Karşılıksız mektuplar kadar burkuluyor kalbin
Yazdığım şiirler de canımı sıkıyor artık
Fotoğraflarımı yırtıp atıyorum tek tek
Ve ben bütün yapraklarımı döküyorken şimdi
Eylül diyorsun, tam da orda başlıyor ayrılık

Üşüyünce ağlıyorsun yalnızım dememek için
Uçaklar gemiler trenler çiziyorsun duvarlara
Kendine bir deniz bul artık bir de rüzgâr
Parçalanacağın bir uçurum bul bu dünyada
Tek tutkun o kenti bırakıp gelmek olmalı
Ve gelirken havaya uçurmak bindiğin otobüsü

Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor
Tam da çiçeklerin sulanmadığı yerde
Konuşacak bir şeyler bulamıyorsak günboyu
Derim ki ayrılık gündemdedir ne yapılsa
Ve sen bütün ayraçları kaldırdığını sanmıştın
Ama unutmuşsun yine de ayrılık ayracını


Ahmet TELLİ


ahmed 8 Mart 2009 20:37

Haklıydık...




Bıkmalarımdın sen benim,ümitsiz dualarımın başrolcusuydun,
Bir sususunda kaybettim senli hayallerimi,
Söyleyemedim anlatamadım,
Hep cesaretsizliğimi yasadım bir köşede,
Güçlü değildim biliyordum ama seni sevmekten bıkmıyordum...
Korkuyorum...olmayacaksın artık yanımda,
Sensizlik beni bekliyor şimdi sinsi gülümsemesiyle,
Cok uzaklarda...
Cok sey okudum gözlerinde,cok sey tattım senli günlerimde,
Şimdi hersey sadece o günlerde...
Haykırıslarımın yankısını duyuyorum,
Gözlerimin isyankar tavırlarını,
Ümitsiz sevgiler,sensiz sevmeler görüyorum,
Boguluyorum ama hiç birsey yapamıyorum,
En az yara almayı planlıyorum,ama uygulayamıyorum...


Bitiyorum...
Alışmalarımı,sancılarımı,emeklerimi,
Senli olanlarımı senle bırakıyorum,
Bu sefer sadece benlileri alıyorum,
Gidiyorum...

Acıları yasadım sende en güzel acıları,
Ama bu acı cok farklı,
İnan ki cok farklı...
Bütün sucları kadere attık,
Sevmeleri zamana bıraktık,
Ama biz zaman asımını kader sayesinde yasadık,
Haklıydık sevgilim,
Kadere ayak uyduramadık...


Merve Ceylan


Nisyan-ı Bâtın 8 Mart 2009 21:47

Sen beni sen beni,kaybettin
Sahte yüzlere,sen beni terk ettin,
Derin derede,bırakıp gittin..
Hayal hayallerimi,alıp gittin...

Benim için içtiğim şerbet gibiydin,
Sen beni,sen beni, terk ettin...
Yıllarımı yıkıp,savurup alıp,gittin
Pişman pişman olacaksın....

Derin derede,bırakıp gittin,
Sen benim, hayallerimi alıp,gittin
Kendi kendini,viranede bulacıksın..
İçinde koru söndüremezsin....

Sil gözyaşlarını,içindeki,
Koru söndüremezsin....
Benim için,bundan sonra,
Siyah gülsün....
Neyle neyleyim ,sim
Simsiyah gülü...
Sen beni,derin derede,
Bırakıp gittin...

Sen beni,sen beni,kayıp ettin
Yıllarımı yıllarımı,alıp gittin...
İçindeki koru söndüremezsin...
Neyle neyleyim, simsiyah gülü....


alıntı.





Saat: 17:56

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık