MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

ener 8 Mart 2009 23:12

Sorgusuz Sualsiz Sevdim

Sapsarı sonbahar, sararan simam
Sanadır sitemim sır sevdiceğim
Soğuktan soğuğa sür sıram sıram
Serinliklerdeyim sar sevdiceğim

Sessiz sabahımda sıkıldı sabrım
Sebilim, sefilim, seherindeyim
Solgunum sensizken sanki sıfırım
Sadece seyyarım, seferindeyim.

Sana sere serpe sevgimi serdim
Son saltanatını sürsen sevgilim
Sultansam, sanemsem salınıverdim
Sığmadı sineye söküldü selim.

Sevda sofrasında söz sini sini
Sorgusuz sualsiz sürgünüm sana
Sızım sızım sızda sende sevgini
Sunup satır satır söyle sultana

Sezdim seviyorsun saygın mı saygın
Salkım saçak sevdan saçılıversin
Sanadır son sözüm saklanma sakın
Sobeledim seni sonra seversin

GÜLTEN ERTÜRK(GÜLTENSULTAN)


ahmed 8 Mart 2009 23:28

Sevdim




Ben bu dünyanın nesini sevdim
Yaradan`dan ötürü yaradılanlarını sevdim
Gülünce gözleri gülenlerini sevdim
Sevmeye değecek herkesi SEVDİM

Ben bu dünyanın nesini sevdim
Gürleyen gökyüzünü, yağan yağmuru
Ağaçları,akasya,ceviz,ıhlamuru
Doğanın binbir güzelliğini SEVDİM

Ben bu dünyanın nesini sevdim
Hızlı hızlı çarpan kalpleri
El ele tutuşup giden sevgilileri
Şu yalan dünyada aşık olmayı SEVDİM


Ahmet Başak


Nisyan-ı Bâtın 9 Mart 2009 12:48

Sana Aşık Oluyor Biri Kapında

öyle yalnızlıklar gördümki senden önce
hiç biri yaşatmadı böyle kendini
acıtmadı gecelerce ağlatmadı
ve ben böyle ıssızlığın çığlıklarını hç duymadım
her sesi sana yordum her rengi sende buldum
seni aradım duyduğum sesle avundum ama yıne yoktun
ve sabahlar.
gecenın teslimiydi belkide acısıydı tum tesellilerin
belkide hesabıydı geçmiş koca ömrün
rengim siyahtı hayat ise senin ödülün
aklımdaydın yıne o sokaklarda gezerken
evet belkıde sarhoş oldum gecelerce
bir su damlası gibi koca denizlerde
ya da bir kum tanesi yalnız kumsallarda
dilimin ucunda hep sen ama yaşadığım hayalin
sevda kocaman bir yalan dillere düşen bir ateş belkide
yüreğimi koydum sana ben tüm benliğimle
derinden öyle yırtarak öyle sırılsıklam
çığlık çığlığa aşık oldum sana ben
hayatımı sana verdim öylesine değil erkekçe
doğmamış çocuğumuzun adını koyduk
her yağmurda onu andık senınle
sen sen öylece yatardın omuzuma
tüm dünyaya küser ikimizde belki
ölürdük o anda ama sen unuttun şimdi beni
verdiğin sözleri,ne o yoksa ağladınmı
ağlama ben sana hala vurgun hala aşık
hala sana ait ve verdiğim sözdeyim hayata dair
ölmicem ayrılmıcam hayattan sana söz verdim
ama sorma sakın
aslında o an öldüm o son bakışınla
vurdun beni hayata bağlayan her şeyi kopardın
mezarıma bakıyorum son kurşun silahımda
boynumda vebalim göz yaşlarım hala yanaklarımda
dönmezsin bilirim bedenin ağır kalır yaşamda
belkide gitmeliyim şimdi bir daha dönmemek üzere
tutamadığım sözümle bulamadığım kendimle
ağlamadan yine erkekçe ölüyorum
zaten ölü olan ruhum bedenimide çekiyor içine
sus sakın ağlama çünki ben yine sana aşık
yine sana vurgun yine seninim


alıntı.


Nisyan-ı Bâtın 9 Mart 2009 13:02

Adım Adım Aşk !!!

bir gizemdi bakışların
soru işaretleri yüklenmiş
kırılmış köprünün ayağı
yol kapanmış belki
iyot kokusu takıldı
soru işareti çengeline
düştü suya
bir rüzgar öpüşü
bir dalga teninde

kanatlandı sözcüklerim
deniz feneri ışığı ayaklandı
kıpırdadı süt limanlığı
dinginliğimin,ağırdan
elin eridi elimde
uyuştum soluk alışlarında
gözlerinde şiirsellik
mutlu gemiler yanaştı limana
anlamlı imgeler aktı
dudaklarının kıvrımından bana

kahve gözlerin kısıldı
bir köz düştü bahtiyarlığıma
pembelere büründü ağaçlar
köpük köpüktü
bir hırka,bir çatal çaldı beni
art arda vuruldum
çoğaldın tümcelerimde

sarmalandım an be an
hırsızlar çaldı uykularımı
ben yıldızları sayarken
en parlağı sendin
kayboldum sende
yok oldum
tükendim
şafakla
yavaş
ya
va
ş


Nisyan-ı Bâtın 9 Mart 2009 21:02

bir serzeniş

bir mezarlık nidası duyarsa kulakların, korkma!
sevin, gül artık… O gün senin bayramın ola.
sakın çıkma kimseyle bir gün ola, kol kola…

avutamam kendimi, ağlar bütün gözlerim,
kanatıyor kalbimi, simdi bütün sözlerin,
çıkmıyor ki aklımdan, senle geçen günlerim…

karanlık gecelerde, söndü ayım, yıldızım,
nerde parlayan gözler, nerde kaldı ışığım?
yetiş sevmiyorsan da yalnız sana muhtacım…

gözler yalan mı söyler, gizler mi gerçekleri?
sevdadan yoksun isen anlamazsın sen beni..

alıntı


ahmed 9 Mart 2009 23:03

Senin Elinde!






Disarisi gecenin esliginde karanlik ve sessiz geciyor,
Yagmur yagiyor hic durmadan bir türlü dinmiyor,
Rüzgar esiyor siddetli bir sekilde ortaligi savuruyor,
Ilk bahardayiz ama cok soguk insanlar üsüyor,
Pencereden bakiyorum sokaklar bombos duruyor.

Yalniz ve ya ailesiyle cogu evlerinde oturuyor,
Kimi isden gelmis ayaklarini uzatmis dinleniyor,
Digerleri yataginda yatiyor elinde bir kitap okuyor,
Uzaklarda simdi sabah herkez daha yeni uyaniyor,
Belki bir yerlerde ac insanlar hic birsey yiyemiyor.

Zaman hizli bir sekilde hic durmadan geciyor,
Bir birlerine kirgin insanlar yine de barismiyor,
Yarin gec olursa bir özür dilemek zor mu geliyor,
Sevdiklerini kaybedenler cok mutlu mu yasiyor,
Elini uzat ve hayti sen yönet bir gün zaten bitiyor.........






Neslihan Kiremitci


ahmed 9 Mart 2009 23:56

Mutlu Olduğunu Bilmek Yeter Bana




Önce Düşlerimi aldın benden
Sonra Suretini aldın gözlerimden
Anılarımıda götürdün giderken
Kaçar gibi gittin yüreğimden
Soluduğum nefestin oysa
yetim bir çocuk gibi kaldım yokluğunda
Hep seni aradım karanlık sokaklarda
Şimdi sen başka kollarda
Ben çok uzaklarda
İnşallah mutlusundur oralarda
Ben ne kadar mutlu olmasamda
Mutlu olduğunu bilmek yeter bana

Emre Meydan


ener 10 Mart 2009 09:01

Öksüz Çocuklar Gibi

Dağların şiirini dinliyorum
Gözlerimde bir tutam yaş,
boynum bükük
Çaresizliğim diken diken avuçlarımda
Gönül kapılarım kapanmış
Ne arayan var, ne soran beni
Gözlerimde bir tutam yaş,
boynum bükük
Öksüz çocuklar gibi
Ellerim, ah ellerim
Böyle değildi eskiden
Turnalar sunamdan söz açardı
Turnalar hâlimi sorardı
Dostlar gülüşürdü çevremde
Acılı şarkılara ağlamazdım
Yüreğim taş taş oldu sevgiden uzak
Bu garip diyarın yabancısıyım
Gülücüklerini kıskanır oldum çocukların
Acıya, kedere, neş’eye
Hey, hey! diyen kuzucukların
Ellerim, ah ellerim
Böyle değildi eskiden
Bir bilinmez geceler gibi
Adı bilinmez şafaklarda umudum
Yarım elma, gönül alma
Ey güzel çocuklar n’olur alın
Ham meyvenin yarısını size sakladım
Adı bilinmez şafaklarda umudum
Gelecek günlerin neş’esine kadar
Güzel oyunlarınıza katılmayacağım
Bir köşede yaşayacağım
Gözlerimde bir tutam yaş,
boynum bükük Dağların şiirini dinleyeceğim
Bir bilinmez gecede çaresiz
Öksüz çocuklar gibi.

Alıntı


Nisyan-ı Bâtın 10 Mart 2009 12:42

Aklım,
İpini elinden kaçırmış bir uçurtma,
Rüzgarda hırpalanmış, kuyruğu kopmuş…
Rüyalarım,
Rengi kaçmış bir tutam yağmur yüklü bulut,
Sen nereden esersen o yana gidiyor…
Engel olamadığım bir şey bu,
Her rüzgarda sana savruluş…!

alıntı.


DrEaMy 10 Mart 2009 14:43

SEN SÖYLEMEDEN DE BİLİYORUM

Seziyorum ki kaçacaksın,
Yalvaramam, koşamam
Ama sesini bırak bende...
Biliyorum ki kopacaksın,
Tutamam saçlarından
Ama kokunu bırak bende...
Anlıyorum ki ayrılacaksın,
Çok yıkkınım, yıkılamam
Ama rengini bırak bende...
Duyumsuyorum ki yiteceksin,
En büyük acım olacak
Ama ısını bırak bende...
Ayrımsıyorum ki unutacaksın,
Acı kurşun bir okyanus
Ama tadını bırak bende...
Nasıl olsa gideceksin,
Hakkım yok durdurmaya
Ama kendini bırak bende...

Aziz NESİN


Nisyan-ı Bâtın 10 Mart 2009 15:13

vardığım son noktasın
dibe vurduğum o ansın
çizgimin sonundasın
orada bil sem
yokluğun mu var sen mi varsın?
terkedilişliğimin zirvesindesin
yalnızlığımın en geniş çemberisin
bildiğim en edilgen karaktersin
eninde sonunda bilsem
yokluğun mu var sen mi varsın?
bende sonsuz savurgansın
yüreğimde gamsız kavurgansın
yalandan kırılgansın
asıl dimdik ayaktasın
kıyısında köşesinde bilsem
yokluğun mu var sen mi varsın?
en içten dışa firardasın
anlamsızca kaçmaktasın
bana kayıtsız bize riyakarsın
gaybta kaybolucusun
silinmekte baskın ısrarcısın
yollar yıllar ardınca açılsın
bensizliğe varıp kavuşacaksın
bensizlikte bilsen
yokluğun mu var sen mi varsın?


alıntı.


Nisyan-ı Bâtın 10 Mart 2009 16:36

El ayak çekilince
İstinye’deki iskeleden,
son vapur üç defa sesleniyor ‘son kalkış’ diye..
Sonra,
gün doğana dek,
martıların bile o çirkin seslerine hasret
bu sahilde
hiç ses çıkmıyor..
Ben,
bu sessizliği bozdum!
Üç gün .. üç gece piyano çaldım
senin için..
Gidişine!..
Copellia’dan Mavituna’ya,
Hicazdan Sabâ’ya kadar,
sabahlara kadar..
Duydun mu?
İstinye körfezinde
el ayak çekilince,
adını haykırdım
gözümle yarışan gökyüzüne..
Yankılar,
yarıp sicime dönüşen görüntüleri,
tokat gibi çarptılar yüzüme
adını!..
Duydun mu?
alıntı.


ahmed 10 Mart 2009 23:28

Bilmezler!..




bilmezler nasıl yıkılır adam
acı ile dolar yüreği
feci bir ayrılık sonrası
nasıl da alevlenir yalnızlıklar

bilmezler nasıl da güneşsiz kalır insan
gün ortasında karanlığa boğulur gözler
ne yana yürüdüğünü bilmez ayaklar
nefessiz kalışın tutsaklığını

bilmezler yaşarken neden ölür insan
umudunu yitirmiş bir zavallının
kahra boğulmuş pişmanlıklarını
ve terkedilmişliğini aptal aşığın

bilmezler gülüp geçerler sadece
hadi onlar anlamaz beni
sen nasıl görmezsin hicran yaşlarımı
hiç dokunmaz mısın kalbine
hissetmez misin varlığımı

hadi git kendini mutlu ettiğin yere
tutun anlık gülücüklerin kanatlarına
yüksel sahte zamanların yıldızlarına
umarım çakılmazsın yerlere...



İsa Yılmaz


arwen 10 Mart 2009 23:40

Git, bir hoşçakal demeden,
Kapat gözlerini, görme aşık olduğun gözleri,
Git, bir yüzünü göstermeden
Dön sırtını, görme sana aşık gözleri

Git bakalım git, aldırmadan
aşk olur mu hiç, yürek acımadan,kanamadan
pişer mi aş, emek harcamadan, yorulmadan
kaçma,seven yüreği, dinlemeden anlamadan

'Kısmet' değil işte değil, deme bana bu sözü,
değil ayrılmak kısmet, değil kavuşmamak kısmet,
Gelirsen, koşarsan seversen, 'kısmet', budur herşeyin özü
yanarsan, taparsan,ölürsen, 'kısmet', budur kısmet,

susma söyle seviyorum de
gözlerin yüreğin dilin konuşsun
durma koş sarıl seviyorum de
ellerimiz,gözlerimiz,yüreğimiz buluşsun
Satılmış Turgay Karabacak


Daisy-BT 11 Mart 2009 13:03

DİLE KOLAYDIR

Akılsız diyerek dost beni taşlar,
Artık adam olmak dile kolaydır.
Ne bilsin belayı belasız başlar?
El davulu çalmak dile kolaydır.
Kim istemez nazlı yari sarmayı?
Kim istemez her gün bayram görmeyi?
Çocuk bile bilir akıl vermeyi,
Hak'ka secde kılmak dile kolaydır.
Evim yok, barkım yok, sermaye sıfır,
Vücudum müslüman, kaderim kafir,
Sağımdan, solumdan yağıyor küfür,
Gayri rahat bulmak dile kolaydır.
Ömrüm oruç geçti, bayram görmedim,
Mevla'm ayak vermiş, bir gün gitmedim,
Çok ham yetiştirdim, kendim yetmedim,
Kayadan su almak dile kolaydır.
Mahzuni Şerif'im zordur bu dünya,
Düşünce görülür Hanyayla Konya,
Ne İngiliz koydum, ne de Almanya,
Gayri insan kalmak dile kolaydır...

Aşık Mahzuni ŞERİF


DrEaMy 11 Mart 2009 14:54

İSTERSEN HİÇ BAŞLAMASIN

İstersen hiç başlamasın
Bu hikaye eksik kalsın
Onca yaraların ardından
Yeni bir aşk yaratamazsın

Örselenmiş bir çocukluk
İşte benim bütün hikayem
Kaç sevda geçse de yüreğimden
Bu yıkıntıları onaramazsın

İstersen hiç başlamasın
Geç kalmışız birbirimize
Yanlış kapılarda geçmiş bunca yıl
Dönemeyiz artık ilk gençliğimize
İstersen hiç başlamasın
Söz verelim kendimize

Murathan MUNGAN


arwen 11 Mart 2009 23:15

Gözlerin,
Vahşi bir şimşek gibi
Ruhuma
Derin yaralar açan…

Ellerin
Kurşundan ağır,
Sineme vurduğun,
Silinmez izleri
Bırakan…

Kırgınım …

Oysa,
Sevgi,
Dürüstlüktü,
İstediğim…

Yakışmadı…

O lugat…
Asaletine
Boyuna
Posuna…

Suskunum sana…..
Gülayşe Ulusoy


arwen 11 Mart 2009 23:57

Söz vermiştin


Hani bana bir söz vermeni istemiştim

gözüne göz değdiğinde
içindeki sıcak duyguların
kanını ateşlediğinde
ilk bana söyleyecektin
söz vermiştim...
ama söyleyecek kadar yürekli olamadın
ya beni aptal yerine koydun
yada kendinin
aptal olduğunu fark edemedin...


nuran bektaş


Daisy-BT 12 Mart 2009 00:02

Ağır Şiir

En ağır işçi benim..
Gün 24 saat seni düşünüyorum..

Ümit Yaşar Oğuzcan


Daisy-BT 12 Mart 2009 01:06

ANDIKÇA


Ne zaman seni düşünsem içim ürperir,
Seninle geçen her saat, her gün gelir aklıma.
Bir akşam vakti gelir, bir deniz kıyısı gelir,
O eşsiz hatıralar bütün gelir aklıma..

Ne yapsam unutamam yaşadığımızı,
Sevgindi sevgilerin en yalansızı,
Şimdi nerde bir gül görsem kırmızı,
Dudaklarımı uzun uzun öptüğün gelir aklıma.

Bir çıban büyürcesine ortasında gecenin,
Dolar yüreğime hüznü seni sevmenin,
Dünyada ne benim yerim var artık, ne senin
Ağlarım başucunda, ölümün gelir aklıma...



Ümit Yaşar Oğuzcan


ener 12 Mart 2009 09:02

Kendimden yoruldum..
Sürekli maske takmaktan,
İçim kan ağlarken,

İnsanlara gülmekten yoruldum...


Çok sinirliyken bile,
Sakin olma zorunluluğundan yoruldum.
Hüzün çizgileri sarmışken yüzümü,
Gamzelerimi göstermekten yoruldum..
Bağıra bağıra ağlamak isterken,
Gözyaşımı içime akıtmaktan yoruldum.
İçimde deli gibi çağlayan aşk varken..
Dağlara taşlara haykırmak varken
Sesimi içime çekip,
Susmaktan yoruldum..



Gözlerinin mavisinde sana bulanmak isterken
Siyahın esiri olmaktan yoruldum..
Kendimden yoruldum
Hep güçlü olmak ne kadar zordur;
Hep sorumluluk sahibi olmak,
Çocukken genç olmak ,
Gençken olgun olmak
Kimlik değiştmekten yoruldum..
Çabuk tükettim
Umutlarımı
Yarınlarımı
Duygularımı..


Geri dönüşü olmayan bir tüneldeyim
Yine kurulmuş sahne
Başrolde ben
Yardımcı oyuncular ;hüzün, acı maske
Konu;herşeye rağmen mutlu olma sanatı
Ha bide
Oyunun adı var ;Hayat
Gülüyorum yine zorunluluktan..
Bu kaçıncı rol alışım bu filmde
Alışılmış senaryolar bunlar..
Acemi mi sandın beni hayat!!
Ben her gece bu sahnenin müdaviniyim
Hadi bırak mutlu olma tasasını
Yapışmış alnımıza Hayatın kavgası
Düş yakamdan hayat!!!..
Oyunumu oynarım
Sahnemi kapatırım
Ölümdür sonuma yakışan
Bilmezmisin!...
En çok ölülerdir alkışlanan..

Alıntı


Daisy-BT 12 Mart 2009 20:25

Aynalar

Harmanım ben harmanım
Kırk satırlık fermanım
Yok dizinde dermanım

Eyletmen beni
Söyletmen beni
Ağlatman beni
Aynalar aynalar

İster anam darılsın
İster babam darılsın
Vuran elim kırılsın

Hüznüm sizde görünür
Saçım beyaz örülür
Yaşarken de ölünür

Söyletmen beni
Ağlatman beni
Aynalar aynalar

Yüzümde hep çizgiler
İçimde hep ezgiler
Uçup gitti seneler

Eyletmen beni
Söyletmen beni
Ağlatman beni
Aynalar aynalar


(alıntı)




Daisy-BT 12 Mart 2009 20:56

Tepedeki Çimenlik

Tepedeki çimenlik
Yalınayak dolaşarak
Yemyeşille masmavinin ortasına uzanarak
Hayaller kurarak
Rüzgara savurarak
Vazgeçmek birdenbire
Herşeyden vazgeçmek

Tepedeki çimenlikten
Seyreylemek şu alemi
Küçülmüş ufacık olmuş insanların alemi

Bir buluta tutunup
Bir kuşun kanadına takılmak
Vazgeçmek birdenbire
Herşeyden vazgeçmek

Sadece gökyüzü
Sadece deniz
Sadece sen ve ben
Sadece sevgi
Hepsi bu


(Alıntı)




kambis 12 Mart 2009 21:17

ve yağmur yağıyordu geceye…
(Yaprak mıdır yaşama bağlanmak için
dala sıkı sıkıya tutunan
yoksa dal mıdır
delice esen sonbahar rüzgarlarına inat
yaprağını bırakmayan)
Gittin
Son yolcusu gibi binerken vapura
bir yerlerinden tutabilmekti tek isteğim, yüreğine uzanan ipi
kopmadan ve ayrılıklar değmeden
Ne kadar da kolay ve çabuk döküldü
gece uykularından sıçrayan
çocuk hüznü gözlerimden yaşlar
Şimdi ışığı çalınmış odalarda gözyaşı ile çiziliyor resimler
Gittin
Yıldızlara küs, Ay’ın karanlık yüzü vardı aramızda
Kayıklar koşuyordu kurtulup iplerinden denize
Acı ve hüzün taşıyan bulutlar toplanmış
ve yağmur yağıyordu geceye
(Sonbahar mıdır ayrılıklara
güneş gibi doğan her yıl değişmeden
yoksa ayrılıklar mıdır sonbaharı bekleyen)
Gittin
Ne kadar da kolay ve çabuk oldu gidişin
bir kez dahi arkana bakmadan
Çiçekler gibi tomurcuğu patladı ayrılığın
üşüten bir rüzgardır şimdi yüreğime değen
Aynı suça ortaklık edip
takvimler ayrılık gününe takılı
dört bir yandan tüketiyordu zamanı akreple yelkovan
Oysa, değişmeyen bir maviye sevdam
ve bin yıllık yalnızlığım vardı hiç eksilmeyen
Gittin
‘yarıda kalmış bir cümle gibi’
(Son yaprak da bıraktı kollarını)
Gittin
Yağmur yağıyordu geceye

alıntı


Daisy-BT 12 Mart 2009 21:25

Yağmur

Bugün yağmur
Bir kadın saçıdır
Yeryüzüne
Dökülen
Upuzun ince ince karanlık kokulu

Sen ki aşkla aldatıldın
Yüreğin taş parçası
Dinle yağmuru dinle
Teselli bul türküsünden

Her şey olur
Her şey büyür

Her şey geçer
Hayat kalır


(alıntı)




arwen 12 Mart 2009 22:43

Karanlıkta yıldızlar batar batar ağlarım
Güne doğan güneşle, umut ile özlerim
Mavi yeşil gözümü, korlar ile dağlarım
Bir sevda masalında seni arar gözlerim

Kalabalık içinde ıssız kalmış geçmişim
En güzel gülleri, yine sana seçmişim
Bir türkü tutturup, hayatımdan bezmişim
Bir sevda masalında seni arar gözlerim

Bir mum yakıpta yarına umutlar yazarken
Kürekle toprak atıp, mezarımı kazarken
Issız adam misali, yine yalnız gezerken
Bir sevda masalında seni arar gözlerim

Özlem oldu duygular, yüreğimin içinde
Hayalin gözlerimde, her gün başka biçimde
Senin için kalbinde, belkide bir hiçimde
Bir sevda masalında seni arar gözlerim

Gölgeler hep peşimde, yalnızlığım olmuşlar
Tek hayalim umudum, aşkımada konmuşlar
Güneşin sıcağında, umutsuzca donmuşlar
Bir sevda masalında seni arar gözlerim

Son harfi hecelerken, dudağımda sözlerim
Bir gölge gördüğümde, sensin diye izlerim
Gölgeler gerçek olsa, çözülsede dizlerim
Bir sevda masalında seni arar gözlerim
Vedat Okkar


ahmed 12 Mart 2009 22:50

Parmaklıklar





son acil durum araması
beklemeye alınan yıllar
dile gelmek istemeyen korkular
bir ben mi karşılamak isteyen ölümü
otogarda ölümü bekleyen bir ben mi
valizimde söylenememiş sözcükler,
birbirini suçlayan yalanlar,
beni aşağılayan günahlar,
bir ben mi rahatsızım güneşin doğmamasından,
hayatıma kumar oynamalarından,
kemik atıp koşmamı beklemelerinden,
sonu gelmeyen merdivenlere tırmandırmalarından,
kabuslardan uyanmak istemeyen bir benim artık,
bilinçli bilinçsizlikler itince karanlığa,
korkudan yapılmış huzurlu yastığımdayım,
gözlerimi dikmiş parmaklıklara,
kulaklarımdan çınlayan nefret ezgisiyle,
geçmişi aramaktan yeni günü geçmiş sanmışım,
bir yudum hayatı depresyon haplarıyla süslemiş,
son kez bir kelebeğin doğmasını ve ölmesini bekliyorum


Seyda Özdemir


arwen 12 Mart 2009 22:57

Tane tane tanem


Nazlanmadan sessizce sallanan
Kilometre taşlarım
Seneleri yutarken
Zamansız değer
Şarkıların tenime
Hicran yinede kucağına alıyor,

Şimdilerimde
Tek dünya dönüyor
Ayyaş olan bense
Dönerken saçlarımı savuramadım tenine
Aşkımsa,
Hala semâzenlerin
Eşiğinde
Ellerini açmış duada
Kara inciler dökülüyor
Tane tane tanem,
Şarkılarım değseydi
Tenine
Son defa dokunsaydım
Artık kelebeklerin yok
Papatyanın üzerinde
Aşk ağlıyordu
Sağanak yağmurun
Koşturmalarında
Ben hala dönemiyorum…


BERNA ÇANKAYA


Daisy-BT 12 Mart 2009 23:33

DEDİKODU

Kim söylemiş beni
Süheylâ'ya vurulmuşum diye?
Kim görmüş, ama kim,
Eleni'yi öptüğümü
Yüksekkaldırım'da, güpegündüz?
Melâhat'i almışım da sonra
Alemdar'a gitmişim, öyle mi?
Onu sonra anlatırım fakat
Kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
Güya bir de Galata'ya dadanmışız;
Kafaları çekip çekip
Orada alıyormuşuz soluğu;
Geç bunları, anam babam, geç;
Geç bunları bir kalem;
Bilirim ben yaptığımı.

Ya o, Muallâ'yı sandala atıp,
Ruhumda hicranın'ı söyletme hikâyesi?



Orhan Veli Kanık


Daisy-BT 13 Mart 2009 01:16

SABAHA KADAR


Şu şairler sevgililerden beter;
Nedir bu adamlardan çektiğim?
Olur mu böyle, bütün bir geceyi
Bir mısraın mahremiyetinde geçirmek?

Dinle bakalım, işitebilir misin
Türküsünü damların, bacaların
Yahut da karıncaların buğday taşıdıklarını
Yuvalarına?

Beklemesem olmaz mı güneşin doğmasını
Kullanılmış kafiyeleri yollamak için,
Kapıma gelecek çöpçülerle,
Deniz kenarına?

Şeytan diyor ki: "Aç pencereyi;
Bağır, bağır, bağır; sabaha kadar."



Orhan Veli Kanık



arwen 13 Mart 2009 23:17

gözlerim kalabalıklardan birini arıyor
yaşamadığı masalı yazmak için
tarifi yok bir heyacanki buldu bulacak
dizelerime konu o kalbimi esir alıp giden
yüzü güzel gülüşü güzel sesini bilmem
senin için sadece gözlerine bakardım
o özlediğim gözlerde kendimi arardım
ah yanımda olsan başımı omzuna koyup
duymak istediklerimi sıcak nefesinden duysam
Şimşek Acar


Sedef 21 13 Mart 2009 23:50

Özlem Sonra

Özlem özlemmiş
Çekilen acılar hayattan
Geri gelen sevmekmiş
Geri kalan hayattan
Bir yanımız özlem
Hayatta geri kalmak
Sevdiklerinden
Sevmeden
Geri kalmak
Özlem sonra


Hamza Şenyurt


ener 14 Mart 2009 09:00


Kırık zamanların,
Kırık cümlesiyim,
Parçaları eksik,
Kelimeleri yitik…

Parçalanmış yalnızlığın,
Son ezgisiyim.

Dudaklardan çıkan acı sözlerin,
Kulaklardaki yankısıyım…
İnim inim inleten,
Ayrılığın adıyım.
Bende ki sancısıyım,
Sende ki varlığıyım…

Yitik kentin,
Buruk insanıyım.

Hüznü sırtlamış giden yolcuyum,
Gönül dergahından…

Ayaklarımın beni sürüklediği yerde,
Son notayım bestende…

En son anın,
Bir önceki vaktiyim.
Gözlerdeki yaşların,
Akmasına neden olan zalimim,
Adım; aşk, sevda, hüzün, elem...
Yaralı bir gönlün, yarasıyım belki de…


Yara almadan,
Yaralamıyor ki insan…

Yolların sonundaki bekleyenim,
Adımlardaki ürkekliğim.
Yüreklerde yer edinmiş,
Sevdanın adıyım...

Senin özünüm,
Kendimin sözüyüm…

Ülkemsin bende,
Gurbetimsin içimde,
Saklı halan her bir cümlemde,
Kırık kelimelerimsin.
Parçalı ve yitik…

Kırık zamanların,
Kırık cümlesiyim,
Parçaları eksik…

Bende hep bir yanım eksik,
Hep öz yanım eksik,
İçimdeki ben,
Hep sana yenik…

Kırık gecelerde,
Kırık hayaller kuruyorum sana dair…
Bu kırık yürekte,
Kırık mısralar yazıyorum sana dair…
Parçalı anlatımların,
Parçalanmış insanıyım…

Sana dair yazdığım onca mısrada;
hep bir cümlem eksik..
eksik kalan cümlelerin, beni bu kadar eksik bırakacağını bilseydim…

Alıntı


BiRuMuT 14 Mart 2009 19:52

'' Sen üzülme diye satır aralarına ördüm yokluğunun sancılarını...
Duyup ağlama diye bir saçak altına sığınıp
Şimşek gürültülerinde yutkundum sensizliğin çığlıklarını...''


Yüreğinde bir bahar göremeden, kanayan yaralarımı iyileştirmeden çekip gittin...
Gitmeliydin, hiçbir zaman dönmeyecek şekilde yüreğimde sana dair ne varsa alıp gittin...
Gittin diyorum hiçbir zaman yüreğime gelmemiştin sen...
Evet, bu cümleyi kurmamak için ne savaşlar verdim yüreğimin hücrelerinde bir bilsen...
Seni üzmemek için acılarımda demlenmiş bu cümleyi hep erteledim dudaklarımdan...
Yalnızlığında depreşen yaralarımı görme diye kalemi kırdım...
İsmini anan dudaklarıma kilit vurdum, seni üzecek tek bir kelime söylemesin diye...
Sen varken taze tomurcuklar açan kelimelerim, yokluğunda paslansın istedim...
Sen benim canımdın, sana ve gözyaşlarına kıyamadım işte...
Sana acı vermemek için, yüreğimdeki ''senden'' kaçtım...
Senin olduğun her yerden uzaklaştım...
Hayattan, bu satırlardan kısacası her şeyden kaçtım...
Unutmak için değil, senin gidişini kendimden gizlemek için...
Gitmelerini erteledim yüreğimin kıyılarında...
Bitkisel hayata girmiş varlığını, kendi soluğumla yaşatmak istedim...
Soluğu tükenmiş bir cana, ''canımı'' verircesine yokluğuna anlatan kelimelerden kaçtım...
Canımdan canımı koparıp, biraz daha varlığında gülümseyebilmek için
Kendimi seni hatırlatan kelimelerle avuttum...
Kendimi ''yalnızlığımla'' aldattım...
Gidişlerine kaç kuyruklu yalan uydurdum...
Kaç kez kaçınılmaz bu gerçekle aynalarda yüzleşmekten korktum...
Hiçbir zaman dillendiremedim senin gidişini hatırlatan kelimelerle...
Ama yutkunamadım, dudaklarıma kilit vuramadım işte...
'' Hiçbir zaman yüreğime gelmemiştin sen...''
Gece olup herkes evine döndüğünde anladım, senin bir daha dönmeyecek şekilde gittiğini...
Gittin, hiçbir zaman geri gelmeyecektin….


Varlığındayken her gece aradığın vakitlerde, ben hala sen ararsın diye seni bekledim sen kokan köşelerde...
Seni beklerken karanlıklarla oyalandım biraz, körebe oynadım zamanla...
Kovalayan yalnızlıktı, ben ise sana ve varlığına kaçan oldum...
Hep yokluğuna ebe oldum bilmediğim oyunlarda....
Gözyaşlarımı avuç içlerimde saklayıp, seni bekledim işte zamanın kör saatlerinde...
Seni götüren tarihi alnımın ortasında bir mıh gibi çaktım...
Ve hala gittiğin günde hala bıraktığın yerdeyim…
Bir gün gelecekmişsin gibi seni bekliyorum sen kokan köşelerde….


Hatırlar mısın bilmiyorum, senden önceki terk edişlerimi yazdım sana...
Acılarımı katık yapıp aynı sofrada paylaşmadık mı seninle...
Hüznün içinde umutsuz kaldığımda ''Pes etmeler bize göre değil, yılmakta öyle...
Şimdi hadi tut ellerimden... Gir hadi yüreğimden içeri böyle hüzünlü olduğun zamanlar...
Orada cennetten bir köşe var senin için... Kuşlar, çiçekler, kelebekler...
Orada biraz mutluluk doldur yüreğine, huzur doldur... Sığınağın olsun orası, sığındığın...
İçinde akan derede yıkan ve sıyrıl tüm acılarından. '' satırları geliyor dilimin ucuna...
Yüreğim ise her satırında seni arıyor...
Susup bakakalıyorum senden kalan tek hatıra bu satırlara...
Huzur arıyorum gözlerindeki mutluluk ülkelerinin baharlarında...
Sığınak arıyorum yalnızlığın ayazlarından kaçıp yüreğimi ısıtabileceğim...
Seni arıyorum lakin, yüreğimde bulamıyorum...
Ruhum gitti derken yüreğim kabullenmiyor gidişine...
Ruhumla kalbim arasında tek başıma kaldım...
Gittin mi, yoksa giden sadece mevsimler miydi bilemiyorum...
Bildiğim tek bir şey var ...
Yalnızlığında yetim, karanlıklarda sensiz kaldım…!


ener 14 Mart 2009 22:33

Şimdi gidiyorum..
Seni sevmediğim için değil,
Aksine seni çok sevdiğim için gidiyorum..
Sensiz yaşayamayacağımı anladığım için gidiyorum.

Söküpte kalbimi kendi ellerimle,
Kanaya kanaya gidiyorum..
Yüreğimin kanı gözlerime vuruyor..
Damlıyor yavaş yavaş ciğerime..

Kızma bana..
Gücenme!..
Sanmaki mutluyum,
Sanmaki mutlu olacağım sensiz..
Ama sen hep mutlu ol..
Dayanamam gözlerinde karanlıklar görmeye..

Tebessüm hiç kimseye yakışmamıştır bu kadar..
Hiç kimsenin gözleri değil böyle ışıl ışıl
Ki ben destanlar yazabilirim,
Ki ben yazılamayan şiirleri yazabilirim gözlerin üstüne..

Şimdi gidiyorum..
Sanmaki istediğim için..
Sanmaki başka göz değdi gözlerime..
Sanmaki aklıma düştü bir yaban çiçeği..
Senden başka isim yok yüreğimde..

Çok istedim oysaki,
Uzatıpta sana ellerimi
"NE OLUR GEL BENİMLE " demeyi..
Diyemedim..
Biliyorsun ki kilitlemeliydim dilimi..
Bunu dilemek acı verecekti çünkü..
Namludan fırlayan kurşundan farksız olmayacaktı..
Dileğim seni yaralayacaktı..
Çaresizliğine bir düğümde ben atmış olacaktım..
Kanayacaktın..

Biliyordum ki,
İmkansızdı benim olman..
Sen zaten hiç benim olmadın ki..
Ben hep öyle sandım..
Ben kendi kurduğum hayal dünyamda yaşadım.
Biliyordum ki sen kafeste bir turna
Bense yabani bir kırlangıçtım..
Yoktu yerim yurdum..
Konana kadar kafesinin üzerine..

Alıntı


arwen 14 Mart 2009 23:57

Senin İçin Ağlarken…

Hazan mevsiminde,
Duygularıma hüzün yağar…
Damla damla yüreğimde,
Senin için bir ben ağlar….

Kaybolurken yüreğim sende,
Gözlerim hayaline bakar…
Yanmışken can bu tende,
Senin için bir ben ağlar…

Kuşatılmışken evreninde,
Evrenim sana bel bağlar…
Solarken yüreğim yüreğinde,
Senin için bir ben ağlar…

Bir peyk olurken çevrende,
Yıkıldı hicrandan bu dağlar…
Usul usul solarken gölgende;
Senin için bir ben ağlar…

Arar dururum seni her demde,
Birer birer düşerken yapraklar…
Yüreğimin erişebildiği her yerde,
Senin için bir ben ağlar…

Köpük köpük eritirken zaman,
Bu can sende sonsuzluk arar…
Senden uzaklaştığım her an,
Senin içinde bir ben ağlar…




Yücel Demirtaş


arwen 15 Mart 2009 23:18

Her şeyin anlamı seninle varmış,
Renklerin parlaklığı
Çiçeklerin güzelliği
Duyguların yoğunluğu senin içinmiş.
Tüm zerrelerinde sen varsın
Adın sıcaklığın kokun içime sinmiş.
Varlığınla anlamlıymış
Hoşgörülüğüm sonsuz sabrım.
Seninle çok güzelmiş
Hayata bakış açım.
Şimdi eskide kaldı
Bütün bu anlattıklarım.
sensizlikte kayboldum
Ben sadece mazide varım.
Güneş doğmadı umutlarımın üstüne
Aydınlanmadı dünya gittiğinden beri
Işık saçmadı doğan yeni gün
Etraf karanlık renkler ise gri.
Hafızasını kaybetti
Yokluğuna çarptı benliğim
Sokaklarda amaçsızca dolaşan
Zincirlik bir deli’yim.
Senden sonra unuttum
kimim ben adım neydi.
Gel de hatırlat bana
mutluluk nasıl şeydi.
sonsuzlukta bir hiçim,
etiketim adım yok,
gittin gideli candost,
huzurum yok tadım yok.

..İlker murat çinitaş.


necmidayan 16 Mart 2009 02:15

Korksun karanlıklar
 
1

aldırmalıyız birbirimize
eğer seviyorsak birbirimizi
sen anmalısın
anmalıyım ben seni

2
yer yüzü sana da bana da yeter
ne sen öteki ol ne ben öteki
düşmeyelim karanlık tuzaklara
yüreğim ol yüreğin olayım
yeter ki kapılmayalım
kirletilmiş bulanık akıntılara
ve yeter ki kardeşim sen iste
aşka aşkla tereddütsüz koşayım

3
ne ki
ayrı dünyalarda yaşasakta
farklı farklı yıldızlar olsakta
ya da sevda adına yansakta
bitirmemeliyiz kardeşim
konuşmalıyız solumalıyız
durmaksızın düşüncelerimizi
açık açık
yalansız dolansız
insanlığa tertemiz anlatmalıyız

necmi dayan


Daisy-BT 16 Mart 2009 12:33

yanımda sen
Diğer yanımda
Sevdamın nehri
İkinizin ortasında ben
Öksüz çoçuklar gibi
Koparır çiçeklerimi kolların
Sarartır yapraklarımı sıcaklıgın
Bir yanda nehri sevdamın
Keser aydınlıga uzanan yollarımı
Bir yanımda sen
Beni için için bitiren
Diyer yanımda
Rüzgarları sevdamın
Acıları üstüme tükenen
Ne kurtarırım yakamı senden
Ne gece bilirim
Sevda nehrinden


Alıntı


DrEaMy 16 Mart 2009 15:57

Bir Veda Havası

Vakit tamam, seni terk ediyorum.
Bütün alışkanlıklardan öteye...
Yorumsuz bir hayatı seçiyorum.
Doymadım inan, kanmadım sevgine.

"Güçlü biri değilim ben. Hiçbir zaman da olmadım. Ama güçlü bir karar vermem gerekti kendimi korumam için, güç bir karar vermem gerekti, verdim. İçimde yıktığın onca şeyin intikamını alır gibi gidiyorum şimdi. Senden öcümü alır gibi. Paramparça ettiğin hayatımın her bir parçasını senden koparıp geri alır gibi. Kendimi bütünler gibi, bizi parçalıyorum. Vakit geldi. Seni terk ediyorum."

Korkulu geceleri sayar gibi,
Birden bire bir yıldız kayar gibi,
Ellerim kurtulacak ellerinden
Bir kuru dal ağaçtan kopar gibi.

"Yenilerek zafer kazanıyorum. Parçalanarak tamamlanıyorum. Seni canım gibi severken, senden vazgeçiyorum. Seni kendimden çok severken, kendimi seçiyorum."

Aşksa bitti, gülse hiç dermedik
Bul kendini kuytularda hadi dal
Sen bir suydun, sen bir ilaçtın.
Hoşçakal iki gözüm, hoşçakal.

"Sen ve benden bizi yaratmaya çalıştım ben. Sana kendimi adarken, sen hep ayrı kaldın içimde. Kendini sakladın. Yaklaştırmadın yüreğine, duvarlarını yıktırmadın. Ben ne kadar sen oldumsa, sen de o kadar sen kaldın. Biz olamadık; sen kaldık. Biz olarak verdiğim savaşı, ben olarak bırakıyorum şimdi. Şimdi senden vazgeçiyorum. Şimdi bizi terk ediyorum."

Vakit tamam seni terk ediyorum
Bu incecik bir veda havasıdır
Parmak uçlarına değen sıcaklık
İncinen bir hayatın yarasıdır.

"Güçlü biri olmadım ben. Sanma ki kolay olacak benim için sensiz yaşamak. Sanma ki göğüs gerebileceğim sensizliğin acılarına. Aldığım her nefeste seni içime çekerken, sanma ki hiç anmayacağım adını. Sanma ki yaşayabileceğim. Sanma ki bir hayat kurabileceğim."

Kalacak tüm izlerin hayatımda
Gözümden bir damla yaş aktığında
Bir yer bulabilsem seni hatırlatmayan
Kan tarlası gelincik şafağında
Ölümse korktum savaşsa hep kaçtım
Vur kendini korkularda hadi al
Seninle bir bütün olabilirdik
Hoşçakal iki gözüm, hoşçakal...

Yusuf HAYALOĞLU
(Alıntıdır)


ener 16 Mart 2009 16:10


Seni Seviyorum

Hadi Gel Artık.........
Sarılayım Sana
Öpeyim
Gözlerinin En Derininde Kaybolup
Tebessümünle Kendime Döneyim.........
Gel Artık
Çünkü Bitmez Bu Özlem
Ben Seni Seninleyken De Özlüyorum
Gel
Seni Seviyorum.........
SENİ SEVİYORUM!.........
Alıntı


sanar 16 Mart 2009 16:28

Seni Yaşamak

Seni her özlediğimde sevgilim,
Gökyüzüne bakıyorum;
Göğün mavisinde gözlerini görüyorum çünkü.
Seni her özlediğimde bir tanem,
Denizlere bakıyorum.
Ufuğa bakınca mucizeni görüyorum çünkü.
Seni her özlediğimde bir tanem,
Kuşlara bakıyorum.
O kanatlardaki özgürlüğünü görüyorum çünkü.
Ve aşkım, seni her özlediğimde,
Adında isyan ediyorum.
Seni özlemek istemiyorum ben,
Ben seni yaşamak istiyorum,
Seni her özlediğimde sana bakmak istiyorum
Ve seni sende görmek sadece

Behçet Necatigil


arwen 17 Mart 2009 00:15

İstanbul´umla gel! ..

Gelirken biraz hava koy cebine
Diğerine de yosunun yeşilini.
Dalgaların sesini eklemeyi sakın unutma!
Geleceksen eğer;
İstanbul´umla gel bana! ..
Vapur sesleri çığlığını,
Martılar selamını sunsun

Çamlıca´dan seyrine daldığımız manzarayı da getir.
Büyükçekmece´nin sahilini,
Kızkulesini de sırtına al ve gel.
Benim yokluğum bir dert,
Bir de sensiz masum kalmasınlar...
İstanbul´umla gel bana! ..
Vapur sesleri çığlığını,
Martılar selamını sunsun

Sibel Uygun


arwen 18 Mart 2009 00:12

Sensizlik






Bir muamma,bir kayboluş,
Bir kendini bilmezlik,sensizlik...
Bir giyotin,yüreğimi damarlarımdan koparan,
Ve parçalayan,dağıtan,acıtan,
Avunabilirdim oysa gittiğinde bende bıraktıklarınla,
Beni kahreden ve canımı yakan,
Belki suskunluğun belkide sensizlik.

Yaşadığın şehirde gülüp eğlendiğin,sonra kalkıp gittiğin,
Bir kaldırım taşına süremedim elimi,
Sen vefasızlığı seçtin,ben narınla yandım,
İçimi titreten bir sağnak yağmurla gittin,
Ardında bıraktığın tek hediyen,sensizlik.

Tutabilmek ne mümkün seni avuçlarımda,
Sen böyle çırpınıp kaçmak isterken,
Yollarına çıkmak,yalvarmak ne fayda,
Beni boğan,kemiklerimi birbirine geçiren,
Karanlık ve soğuk bir kabir sensizlik.

Ah be canım,
O taş kalbin biraz olsun incinseydi,
Ve hissedebilseydin usul usul çöküşümü,
Olmasaydı benimde iki seçeneğimden biri rezilce ölüm,
Diğeri çırpınırcasına sensizlik.
Mustafa Aksoy


arwen 18 Mart 2009 23:56

Bir an daldı gözlerim

Aynı yerdesin,
… yine yerde.

Bazen yaklaşır bazen uzaklaşırsın
Ey Feri, bir an gelir kalbime göçersin.
Bir an’sa kalbimden düşersin.

Bazen olur İstanbul’u gezersin gözlerimle,
Bazen olur karanlık bir odada beni özlersin.
Belki bilinmez bir yerdesin,
Belki de ellerimin içindesin.

Yeni bir yerdesin,
… yakınlarda bir yerdesin.

Gönüldendir; bir hecesin, bir kelime
Ey Feri, mademki şikâyet edersin.
Nerdesin?
Kalemdendir, bir hecedesin, bir kelimede
Ey Feri, mademki şiirdesin
Öyleyse nedensizsin

İşte bir sır olduğun gözlerin.
Belki bilinmez bir yerde, gözlerimdesin.

Aynı yerdesin,
… yine yerdesin.
Cengiz Okçu


arwen 19 Mart 2009 22:38


Beni hep şiirlerde dinliyorsun




her daim aranan,
özlenen olsun ki,
aşk olsun..
yalnızsız nasıl olur?
tek kanatlı kuşlar gibi mi?
mutlu gözlerle
maviye,yeşile
farketmez,nasıl olsa
tüm renkler de
güzeldir
sevince......
her özlemde koşarak
gidip,dönüşünde
hüznü yaşadın mı hiç?
düşündüm de
beni degil,
sana olan sevdamı da mı
sevemedin?
sevemedim demek,
bu kadar mı
zor geldi sana?
sevemedim de....
mek.......


Eda Barutçu


Daisy-BT 19 Mart 2009 23:04


SANA NE YAPTILAR


O sabah mı çıkmıştın bir gün önce mi
Bir bıçağın ağzında yürür gibiydin
Demirlerin soğukluğu soluk dudaklarında
Gözlerinde karanlığı dar hücrelerin
Seni görür görmez özgürlüğümden utandım
Söyle ne içersin çay mı kahve mi
Çok değişmişsin birden tanıyamadım

Saçların uzundu omuzlarına akardı
Gönlümüz şenlenirdi sarışınlığından
Onlar mı kestiler sen mi kısalttın
Gülerdin içimize aylar doğardı
Görünmez dağların arkasından
Eski gülümsemeni beyhude aradım
O sabah mı çıkmıştın bir gün önce mi
Çok değişmişin birden tanıyamadım

Bir çay içer misin yoksa kahve mi
Kibritim yok demek cıgaraya başladın
Ellerin de titriyor bir şeyin mi var
Böyle bir kız değildin sen eskiden
Sana ne yaptılar sana ne yaptılar
Kirpiklerin ıslanıyor durup dururken
O sabah mı çıkmıştın bir gün önce mi
Çok değişmişin birden tanıyamadım


Attila İLHAN


arwen 19 Mart 2009 23:10


Bekledim Seni Gelirsin Diye..





Ben seni yağan her yağmurda bekledim
Üşüdüğün her anında yanında olayım diye
Yalnızlıktan teni üşüyen kedi misali
Bekledim sahillerde seni..
Ben seni her yağan yağmurda bekledim
Üşenmedim,şehrin gecelerinden bıkmadım
Her istasyonda,her durakta,her ıssız sokakta
Bekledim canım seni
Çıkıp gelirsin ansızın diye
Ben seni ağustos sıcağında kavrulurken,
Çiçekler hasretle beklerken yağmuru
Özlemle bekledim
Bir damlaya susamış serçe misali
Kanatlarıma binmişken elemin yükü
Ben seni öyle bekledim
Gelirsin diye..
Abdulhamit Güllük


Daisy-BT 20 Mart 2009 00:20

ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ


Gözlerin gözlerime değince
Felaketim olurdu ağlardım
Beni sevmiyordun bilirdim
Bir sevdiğin vardı duyardım
Çöp gibi bir oğlan
İpince hayırsızın biriydi
Fikrimce ne vakit karşımda görsem
Öldüreceğimden korkardım
Felaketim olurdu ağlardım
Ne vakit maçka'dan geçsem
Limanda hep gemiler olurdu
Ağaçlar kuş gibi gülerdi
Bir rüzgar aklımı alırdı
Sessizce bir cıgara yakardın
Parmaklarımın ucunu yakardın
Kirpiklerini eğerdin
Bakardın üşürdüm
İçim ürperirdi
Felaketim olurdu ağlardım
Akşamlar bir roman gibi biterdi
Jezabel kan içinde yatardı
Limandan bir gemi giderdi
Sen kalkıp ona giderdin
Benzin mum gibi giderdin
Sabaha kadar kalırdın
Hayırsızın biriydi
Fikrimce güldü mü cenazeye benzerdi
Hele seni kollarına aldı mı
Felaketim olurdu ağlardım



Attila İLHAN


Daisy-BT 20 Mart 2009 01:01

BULUŞMAK ÜZERE
 
BULUŞMAK ÜZERE


Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni

Diyelim için çekti bir sabah vakti
Erkenceden denize gireyim dedin
Kulaç attıkça sen
Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
Ege denizi bu efendi deniz
Seslenmiyor
Derken bi de dibe dalayım diyorsun
İçine doğdu belki de
İşte çil çil koşuşan balıklar
Lapinalar gümüşler var ya
Eylim eylim salınan yosunlar
Onların arasında bulacaksın beni

Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
Çakmak çakmak gözleri
Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
Herkes orda sen de ordasın
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
Özgürlüğe mutluluğa doğru
Her işin başında sevgi diyor
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
Bi de başını çeviriyorsun ki
Yanında ben varım



Can Yücel



Saat: 16:45

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık