![]() |
Kurşunsuz benzine indirimKurşunsuz benzinin rafineri çıkış fiyatında yarından geçerli olmak üzere indirime gidildi. Edinilen bilgiye göre TÜPRAŞ'ın yaptığı düzenlemeyle, indirimin pompa fiyatlarına yüzde 1,3 oranında yansıması bekleniyor. Benzinin rafineri çıkış fiyatı metreküpte (bin litre) 806,42 YTL'den 777,62 YTL'ye geriledi. Kurşunsuz benzinin pompa fiyatlarını ilgilendiren vergili rafineri çıkış fiyatı da metreküpte 2 bin 560 YTL'den 2 bin 526 YTL'ye indirildi. |
'Yüzen Şehir' İstanbul'da http://www.gazetevatan.com/newpics/news/050620071558380177132_2.jpg ABD'nin Princess Cruises firmasının en yeni kruvaziyer gemisi ''Emerald Princess'', 3 bin 100 turistle İstanbul'a geldi ABD'nin Princess Cruises firmasının en yeni kruvaziyer gemisi ''Emerald Princess'', 3 bin 100 turistle İstanbul'a geldi. Princess Cruises firmasının Türkiye acentesi Golden Bay Tour Genel Müdürü Tolgar Bıyıklı, basın mensuplarına gemiyi gezdirerek, bilgi verdi. Bıyıklı, yaklaşık bir ay önce İtalya'da yapılarak suya indirilen 113 bin gross tonluk Emerald Princess'in, 292 metre uzunluğunda ve 18 katlı olduğunu belirterek, şu anda faaliyet gösteren en büyük 5 yolcu gemisinden biri olduğunu bildirdi. Geminin 12 gece 13 günlük Batı Akdeniz programı kapsamında Türkiye'ye geldiğini anlatan Bıyıklı, ''Tur Venedik'te başladı. Bir gece burada konakladıktan sonra İtalya'da Napoli'ye, Fransa'da Monaco, Nice, Marsilya'ya uğruyor. Türkiye'de Kuşadası'na uğradıktan sonra İstanbul'a geliyor, buradan da Sicilya Malta üzerinden Barselona'ya devam ediyor'' dedi. Geminin, turun 7. gününde İstanbul'a geldiğini dile getiren Bıyıklı, sabah saat 08.00'de İstanbul limanına yanaşan Emerald Princess'in bu akşam limandan ayrılacağını söyledi. Bıyıklı, 3 bin 100 yolcu kapasiteli gemide şu anda boş yer bulunmadığını belirterek, yolcular arasında 10 da Türk bulunduğunu bildirdi. Tolgar Bıyıklı, 1500 personelin görev yaptığı gemide 1500 oda bulunduğunu, bunlardan 950'sinin balkonlu ve süitlerden oluşan lüks kabinler olduğunu belirterek, ''İç kabinler kişi başı 2 bin avrodan başlıyor, balkonlu ve süit kabinler 3 bin-4 bin Avro'ya kadar devam ediyor, 13 günlük her şey dahil ücret'' diye konuştu. Türk yolcuların talep gösterdiği dönemlerin Haziran sonu ile Temmuz ve Ağustos ayları olduğunu anlatan Bıyıklı, okullar henüz kapanmadığı için gemide az sayıda Türk yolcu bulunduğunu bildirdi. 'SENE SONUNA KADAR 25 BİN TURİST GETİRECEK' Bıyıklı, ''Ekim ayının sonuna kadar her 2 haftada bir gemi düzenli olarak Türkiye'ye gelecek ve toplam 25-26 bin turist getirmiş olacak, sene sonuna kadar'' dedi. Bermuda bandıralı gemide 4 yüzme havuzu, 11 farklı kafe restoran, 1500 kişilik tiyatro salonu, açık hava sineması, 6 bar, spor salonları, alışveriş merkezi, Las Vegas stili casino ve sanat galerisinin bulunduğunu ifade eden Bıyıklı, sanat galerilerinden Princess yolcularına yılda 85 bin parça eser satıldığını söyledi. Bıyıklı, ''Şu anda geminin stokunda bulunan tabloların toplam değeri yaklaşık 5,5 milyon Dolar tutarında. Tablolar en ucuz 300-400 Dolardan başlayıp 70-80 bin Dolara kadar çıkabiliyor'' diye konuştu. Tolgar Bıyıklı, Emerald Princess'teki casinoda şans oyunu oynayan yolculardan 2'sinin birer BMW otomobil kazandığını da kaydetti. 'YÜZEN ŞEHİR' ''Yüzen Şehir'' olarak nitelendirilen Emerald Princess'in günlük ürettiği enerji yaklaşık 50 bin nüfuslu bir şehrin ürettiği enerjiye denk. Geminin uzunluğu yaklaşık 23 katlı bir gökdelen kadar. Hacmi yaklaşık 3 bin 900 otobüsün hacmine eşit. Geminin boş ağırlığı yaklaşık 110 Boeing 747 Jumbo Jetin ağırlığına eşit. Yapımı için kullanılan demir miktarıyla 3 Eiffel Kulesi yapılabilir. Geminin itiş gücü 64 Ferrari F2003 GA yarış arabası gücüne eşit, 12 tonluk çapası yaklaşık 2 Afrika fili ağırlığında. Gemideki tüm buzdolabı ve soğutucuların toplamı 9 bin 900 ev tipi buzdolabına eşit. Haber: AA |
Yunanistan'da 5,3'lük deprem http://www.ensonhaber.com/images/news/18714.jpg Atina'nın 215 kilometre batısı olan, 5,3 büyüklüğünde yer sarsıntısı kaydedildi 05 Haziran 2007 Salı 18:59 Yunanistan'da, merkez üssü başkent Atina'nın 215 kilometre batısında yer alan Trihonida bölgesi olan, Richter ölçeğine göre 5,3 büyüklüğünde yer sarsıntısı kaydedildi. Atina Yerbilimleri Enstitüsü, saat 14.50'de meydana gelen depremin, merkez üssü yakınlarındaki Patra ve Agrinio kentlerinde de hissedildiğini, ilk belirlemelere göre can ve mal kaybına yol açmadığını duyurdu. Trihonida bölgesinde geçen nisan ayında da 5,3 ile 5,7 arasında değişen 4 deprem meydana gelmişti. AKDENİZ 4.3 BÜYÜKLÜĞÜNDE SARSILDI Akdeniz'de 4.3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsünden alınan bilgiye göre, saat 13.57'de Akdeniz'in 94 kilometre derinliğindeki depremin büyüklüğü, 4.3 olarak ölçüldü. |
Tersanede patlama: 5 yaralı Sertan AYDEMİR/EREĞLİ (Zonguldak), (DHA) ZONGULDAK’ın Ereğli İlçesi’ndeki tersanede meydana gelen patlamada ilk belirlemelere göre 5 işçi yaralandı. Patlama, bugün saat 16.30 sıralarında Ereğli Ustağoğlu Mehmed Gemi Tersanesi’ndeki bir gemide meydana geldi. İlk tespitlere göre gaz sıkışması sonucu meydana geldiği tahmin edilen patlamada 5 işçi yaralandı. Yaralılar, Ereğli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. |
Erdoğan'dan küskünlere cep mesajı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 22 Temmuz seçimlerinde milletvekili aday listesine alınmayan milletvekillerine cep telefonu mesajı göndererek, bir araya gelme isteğini bildirdi. Başbakan Erdoğan’ın dün gece saatlerinde gönderdiği mesajda milletvekilleri, 17 Haziran Perşembe günü saat 11:00’de AKP’nin Söğütözü’nde yapılan ancak açılışı yapılmayan yeni Genel Merkezi’ne çağrıldı. Aday olmayan milletvekillerinin bir "küskünler hareketi" oluşturmasını istemeyen Erdoğan, aday gösterilmeyen bazı milletvekillerinin de seçimlerde çalışmasını isteyecek. Erdoğan’ın davetinin şekli ise tartışma yarattı. Listeye alınmayan Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay, telefon mesajıyla davet gönderilmesini eleştirerek, "Böyle bir davetin cep telefonu mesajıyla yapılması ne kadar doğru olduğu tartışılır. Davete katılıp katılmama konusunu düşüneceğim. Önümüzde daha bir hafta var, gelişmelere göre karar vereceğim" dedi. (ANKA) ERDOĞAN KÜSKÜNLERLE BİR ARAYA GELECEK Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, seçimlere katılmayacak olan AK Parti milletvekilleriyle partinin yeni genel merkezinde biraraya gelecek. Alınan bilgiye göre, AK Parti’nin yeni genel merkezi, 13 Haziran Çarşamba günü düzenlenecek törenle, Başbakan Erdoğan tarafından hizmete açılacak. Aday tanıtım toplantısının da yapılacağı açılışa, tüm AK Parti milletvekilleri davet edildi. Erdoğan, 22 Temmuz seçimlerine katılmayacak milletvekilleriyle, 14 Haziran Perşembe günü yeni genel merkezde biraraya gelecek. Bu toplantıya, kendi isteğiyle aday olmayan milletvekillerinin yanı sıra listeye alınmayan milletvekilleri de çağrıldı. |
MSN Hırsızları Tespit Edilebilir http://teknoloji.superonline.com/images/l/20070611/092506msnseytanbuyuk.jpg Ankara Adliyesi, MSN şifresinin çalındığı iddiasıyla kendilerine yapılan başvurularda olumlu sonuçlar aldıklarını belirtti. Teknolojinin yaygınlaşmasıyla internet üzerinden yapılan haberleşmelerde büyük oranda bir artış meydana geldi. İnternet üzerinden yapılan haberleşmelerin büyük bir bölümünü de kullanıcıların karşılıklı kullandığı MSN programı oluşturuyor. Ankara Adliyesi Cumhuriyet savcıları, son dönemlerde kendilerine ’MSN şifremi çaldılar’ şeklinde başvuruların yapıldığına dikkat çekerek, 'MSN şifresini kimin çaldığını ve kullandığını kısa sürede tespit edebiliyoruz' haberini verdi. MSN şifre hırsızları hakkında bilişim suçlusu işlemleri yaptıklarını belirten yetkililer, MSN şifresini çalanları nasıl yakaladıklarını da şöyle anlattı: 'Microsoft Corporation’un Türkiye Temsilciliği İstanbul’du. Bu şirkete yazı yazarak, şifresi çalınan kişinin adresini kullanan kişilerin IP numaralarının tarih, ve saat detayları ile birlikte savcılığımıza gönderilmesini rica ediyoruz. Yaptığımız başvuru üzerine şirket, IP noların, tarih ve saatlerin olduğu dökümü bize gönderiyor. Daha sonra IP noları, karşısındaki tarih ve saatleri İl Telekom Müdürlüklerine göndererek kullanıcıları tespit ediyoruz' superonline |
Erdoğan, oğlunun askerliği ile ilgili soruya kızdı ANKARA Milliyet Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "TSK Kuzey Irak'a girmek istiyor da siz mi engel oluyorsunuz?" sorusu üzerine "Genelkurmay'ın önüne engel, takoz koymayız" dedi. Erdoğan, Genelkurmay’la birlikte müşterek olarak medya yöneticileri ve siyasi parti liderleri ile terör konusunda toplantılar yapacaklarını da açıkladı. Kuzey Irak operasyonu ile ilgili olarak da Erdoğan, “Eğer zamanlaması iyi yapılırsa çözüm olur'' dedi. Oğlu Ahmet Burak Erdoğan’ın askere gitmemesiyle ilgili iddialara da sert çıkan Erdoğan, “Şahsım ve ailem hiçbir zaman bu vatana hizmet yolunda böyle bir alçakca, adi bir yola tevessül etmez. Çocuğumun bir rahatsızlığı var'' dedi. Erdoğan dün CNN Türk'te Ahmet Hakan'ın sunduğu Liderler Zirvesi programında Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, CNN Türk İcra Kurulu Başkan Yardımcısı ve Milliyet Gazetesi yazarı Taha Akyol, Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ergun Babahan ile Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı'nın sorularını yanıtladı. Çocuğum rahatsız Oğlu Ahmet Burak Erdoğan’la ilgili askerlik raporu iddialarının sorulması üzerine sinirlenen Erdoğan, "Bir köşe yazarı yazdı. O köşe yazarı da bunu provakatif haber yapmakla meşhur olan bir dergiden aldı. Şahsım ve ailem hiçbir zaman bu vatana hizmet yolunda böyle bir alçakca, adi bir yola tevessül etmez. Çocuğumun bir rahatsızlığı vardı. Askerlik yaşı geldiğinde askeri hastaneye gitti. Askeri hastane elverişli olmadığına dair rapor verdi. Kasımpaşa'daki Deniz Hastanesi. Başhekim açıklama yaptı. Yaklaşık 8-9 yıl önce. Böyle bir yola tevessül etmek suretiyle başbakanı buradan vurabilir miyiz. Belgeleri var elimizde. Bu gazetecinin hep takındığı tavır insanın kişilik haklarına bir saldırıdır. Ortada Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay var. Oğlum 29 yaşında, ASAL Dairesi inceler, atılması gereken adım atılır. Olay bugünün olayı değildir" dedi. Hükümet ön kesmiyor “Ordu Kuzey Irak’a girmek istiyor da siz engel mi oluyorsunuz?'' sorusu üzerine Erdoğan şunları söyledi: "Bizim Genelkurmayımızla, güvenlik güçlerimizle zaman zaman yaptığımız istişarelerde teröre yönelik olarak böyle bir engel koymamız düşünülemez. Bugüne kadar atılması gereken adımları attıysak, zamanı gelince yine atarız. Kararlıyız. Bizim yapabileceğimiz ne varsa eksik araç gerek her zaman hazırız. Irak ve ABD ile yoğun temasımız var. Arzu ettiğimiz neticeye ulaşmış değiliz. Diplomasi devam ediyor. TSK oradaki çalışmalarını sürdürüyor. Bizden engel takoz koyma kesinlikle olamaz. Mümkün değil. Hükümetle ordu arasına fesat fitne koyma gayreti içinde olanlar var. Böyle bir dönemde yapmak yanlış. Hükümet ön kesmiyor. Bu konuyla ilgili bir adım gerekirse kesinlikle atma gayreti içinde oluruz. Bundan vazgeçmeyiz. Genelkurmay'la iyi diyalog içindeyiz." Gerek görürsek Meclis'i toplarız “Genelkurmay Başkanı girmek gerekir dedi" denilmesi üzerine de Erdoğan, "Bu süreci iyi götürmemiz gerekiyor. Ortada psikolojik hareket süreci var. Bu sürecin içerisinde bizden bazı adımların atılması ile ilgili tarih bile bekleyenler oldu. Ne zaman gibi bu iş davul zurnayla olmaz. Sınır ötesi operasyonla ilgili Meclis kararı gerekirse alınır. Atılması gereken adım olursa anında atarız. Meclis'i olağanüstü toplarız. Yeter ki o noktaya gelelim. Hassasiyetimiz devam ediyor. Gerekliliğine gerek görürsek Meclis'i toplar karar alırız" dedi. Zamanlaması iyi yapılırsa çözüm olur “Kuzey Irak’a girmek fayda getirir mi?'' sorusu üzerine Erdoğan, “Zamanlaması çok önemli. Eğer zamanlaması iyi yapılırsa çözüm olur. Olmazsa iyi olmaz'' dedi. Şehit sayısında bir duraklamanın ardından kendi dönemlerinde artış olduğunu kabul eden Erdoğan, "Ben burada ne kadar sorumluysam Ağar da Baykal da sorumlu. Medya, sivil toplum örgütleri de sorumlu. Hepimizin canı yanıyor. Nasıl sıyrılacağız bunun gayreti içinde olmanız lazım'' dedi. |
İnternette Din Tuzağı http://img514.imageshack.us/img514/4281/kuranwp7.jpg İnternet üzerinde hemen her konuda bilgilenmenin arttığı bir dönemde İslâm hakkında bilgi veren internet siteleri de gün geçtikçe çoğaltmakta ama... Bu sayfaların hepsi İslâm’ı gerçekten anlatan sayfalar değil. Yahudilerin kurduğu bazı İslâm içerikli internet siteleri Kur’an, Hadis ve İslâm’ı merak eden kimselerin okuyup da yanlış bilgilenmesi için hazırlanmış. İngilizce hazırlanmış olan bu sayfalarda Kur’an, diğer kutsal kitaplarla karşılaştırılıyor. Aslı olmayan yığınlarca efsane Kur’an’a mal edilerek. Kur’an’ın çelişkili bir kitap olduğu internet okuyucularına lanse edilmeye çalışılıyor. Aranıldığında kolay bir şekilde bulunulacak isimlerle İngilizce hazırlanmış olan www.answering-islam.org,www.aboutislam.com,www.thequran.com,allahassurance.com gibi bu siteler ilk bakışta Müslümanlar tarafından hazırlanmış gibi görünüyor. Ama daha dikkatli incelendiğinde çarpık bir İslâm anlayışını zihinlere yerleştirmek için kurulduğu belli oluyor. Aynı şey türk dini sayfaları içinde geçerlidir. İçeriğinde tesettürle ilgili yazılarda bilhassa çarşafve benzeri konularda insanı gaflete sürükleyen şüphe duyduğunuz sayfalara girmeyiniz. Kur’an’a el uzattılar! Daha önce de 'Omega 2001' ve 'Wine Press' isimli iki Amerikan şirketi 21. Yüzyılın Kur’an’ı şeklinde lanse ettikleri 366 sayfa olan bu kitabı Arapça ve İngilizce olarak The True Furqan adı altında satışa sunmuşlardı. Bu kitap önce Kuveyt’te satışa sunularak cihad gibi konuların haram olduğu, Amerika’ya karşı savaşılamayacağı vurgulanıyordu. Kuveyt’te özel İngiliz okullarında da dağıtılan bu kitapta 77 süre bulunuyor. Sureler besmele yerine geniş bir şekilde hristiyan inancı ve ruhunu yansıtan yazılarla başlıyor. Ortadoğu’da hem fiziki hem de zihinsel olarak yerleşmeye çalışan ABD kendi başarısı için herşeyi kullanmaktan çekinmiyor. Milligazete |
OKS SONUÇLARI PAZARTESİ GÜNÜ AÇIKLANACAK http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Egitim_Bilim/2011/oks_6.jpg ANKARA - Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı (OKS) sonuçları 9 Temmuz Pazartesi günü saat 10.00'da Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik tarafından açıklanacak. Sınav sonuçları Milli Eğitim Bakanlığının http://meb.gov.tr internet adresinden duyurulacak. OKS sonuçlarına göre, 2007-2008 öğretim yılı için resmi ve özel fen liselerine, sosyal bilimler liselerine, Anadolu liselerine, Anadolu teknik liselerine, Anadolu meslek liselerine, Anadolu öğretmen liselerine, Anadolu imam-hatip Liselerine, Anadolu Sağlık Meslek Lisesine, sağlık meslek liselerine, adalet meslek liselerine, Anadolu Tapu ve Kadastro Meslek Lisesine, Anadolu tarım meslek liseleri ve tarım meslek liselerine öğrenci yerleştirilecek. Tercih işlemleri, Milli Eğitim Bakanlığının MEB--OKS 2007 Eğitek-- veya T.C. Milli Eğitim Bakanlığı adresli internet sitesinden yapılabilecek. Tercihler, veliler tarafından bireysel olarak ya da ilgili okul müdürlükleri aracılığıyla 11-20 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Adaylar, okulların özel başvuru ve tercih şartlarına dikkat ederek en fazla 20 okul tercih edebilecekler. a.a. |
Sunucu Öykü Serter’e Pitbull saldırdı Sunucu Öykü Serter, komşusunun Pitbull cinsi köpeğinin saldırısına uğradı. Hastanede tedavi altına alınan Serter'in durumunun iyi olduğu belirtildi. Cumartesi akşamı spor yapmak için evinden çıkan sunucu Serter, bir anda komşusu Bülent A’nın köpeğinin saldırısıyla karşı karşıya kaldı. Baltalimanı Caddesi'nde meydana gelen olayda, birçok ülkede beslenmesi yasak olan köpek, sunucuyu iki ayağından ısararak yaraladı. Sol ayak bileği çatlayan ve Şişli Eftfal Hastanesi’ne kaldırılan Serter, burada yapılan ilk müdahalenin ardından İstanbul Memorial Hastanesi’ne kaldırıldı. Serter’in durumunun iyi olduğunu dile getiren yetkililer, sunucunun kısa süre sonra taburcu edileceğini söyledi. OSMAN KARA İstanbul |
YAŞ'ta 5 orgeneral emekli olacak... Yüksek Askeri Şura (YAŞ) 22 Temmuz tarihinde yapılacak olan Milletvekili Genel seçimlerin hemen ardından, 1-4 Ağustos tarihleri arasında toplanacak. Bu yıl yapılacak olan YAŞ toplantısında ikisi kuvvet komutanı 108 general ve amiral durumu ile albayın terfisinin ele alınması bekleniyor. TSK kaynakları 35 civarında general ve amiralin bir üst rütbeye terfi edeceğini, 45 albayın general olmasının beklendiğini ve 35-40 civarında general ve amiralin de rütbe bekleme sürelerinin bir yıl uzatılmasının beklendiğini belirttiler. DENİZ’E ATAÇ, HAVA’YA BABAOĞLU Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılacak olan YAŞ toplantısında bu yıl Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) komuta kademesinde bulunan iki orgeneralin emekliye ayrılması öngörülüyor. YAŞ da bu yıl Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanları değişirken, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda da üç orgeneral emekliye ayrılacak. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Yener Karahanoğlu ile Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Cömert emekliye ayrılacak. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na Donanma Komutanı Oramiral Muzaffer Metin Ataç’ın, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na ise Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Aydoğan Babaoğlu’nun getirilmesi bekleniyor. BEKAR PAŞA EMEKLİ OLACAK Toplam 109 general/amiralin terfilerinin görüşüleceği YAŞ da 1. Ordu Komutanı Orgeneral Fethi Remzi Tuncel, Ege Ordu Komutanı Orgeneral Şükrü Sarıışık ile EDOK Komutanı Orgeneral Orhan Yöney de emekliye ayrılacak. Tuncel, TSK da üst düzey de görev yapan tek bekar orgeneral olarak tanınıyor. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ görevlerine bir yıl daha devam edecek. Başbuğ’un, 2008 yılında Büyükanıt’ın yerine atanarak 2010 yılına kadar Genelkurmay Başkanlığı yapması öngörülüyor. KİMLER ORGENERAL OLACAK? Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda boşalacak 3 orgeneral kadrosu için 7 korgeneral yarışacak. Şûra’ya dosyaları girecek olan korgeneraller şöyle: K.K.K Denetleme Değerlendirme Başkanı Erdal Ceylanoğlu (temditli), 3. Kolordu Komutanı Mustafa Ethem Erdağı (temditli), EDOK Komutan Yardımcısı Necdet Özel, 7. Kolordu Komutanı Abdullah Cahit Sarsılmaz, 5. Kolordu Komutanı Metin Yavuz Yalçın, 2. Kolordu Komutanı Hayri Güner, 4. Kolordu Komutanı Saldıray Berk. ÇARŞAFLI 23 NİSAN GÖSTERİSİNE KARŞI ÇIKAN KOMUTAN TERFİ SIRASINDA Orgeneralliğe terfi etmeyi bekleyen isimler arasında 5. Kolordu Komutanı Korgeneral Metin Yavuz Yalçın da yer alıyor. Korgeneral Yalçın, Tekirdağ’ın Çorlu İlçesi’ndeki 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarındaki geçit töreninde bir grup öğrencinin önlerinden kara çarşaf ve fesle geçtiklerini görünce tepki göstermişti. Yalçın, olay sonrası İlçe Milli Eğitim Müdürü Zafer Altunkozaoğlu’nu yanına çağırıp, “Bu çağda kara çarşaf da nereden çıktı? Çok yazık. Sorumlular hakkında gereğini yaparsınız'' demişti. TANKLARI YÜRÜTEN KOMUTAN TERFİ BEKLİYOR 28 Şubat döneminde Zırhlı Birlikler Tümen Komutanı olarak görev yapan ve Sincan’dan geçen tankları yürüten Korgeneral Erdal Ceylanoğlu da orgeneralliğe terfi etmeyi bekleyen isimler arasında yer alıyor. PAŞALARI SORGULAYAN SAVCI GÜNDEMDE Genelkurmay Askeri Mahkemesi Başsavcısı kıdemli Hakim Albay Saim Öztürk ’ün bu yıl yapılacak olan YAŞ toplantısında emekli olması gündemde. Aralarında Deniz Kuvvetleri eski komutanı emekli Oramiral İlhami Erdil, 3. Kolordu Komutanı Korgeneral Ethem Erdağı ve çok sayıda paşa hakkında açtığı davalarla gündeme gelen Öztürk’ün yerine kimin atanacağı da merak konusu oldu. ERDAĞI İÇİN KRİTİK SÜREÇ Elazığ’daki 8. Kolordu Komutanlığı görevi sırasında baraka inşaat ihalelerinde usulsüzlük yaptığı iddiasıyla Genelkurmay Askeri Mahkemesi’nde yargılanıp mahkum olan Erdağı’nın emekliye sevk edilip edilmeyeceği YAŞ toplantısında belirlenecek. Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda bir üst rütbeye terfi etmeyi bekleyen tümgeneraller: Salih Güloğlu (temditli), Hulisi Akar (temditli), Ümit Şahintürk (temditli), Aydemir Cülcüloğlu (temditli), Ahmet Turmuş (temditli), Muzaffer Cengiz Arslan, Zekeriyya Öztürk, Emin Cihangir Akşit, Galip Mendi, Sabri Demirezen, Nuri Ali Karababa, Necdet Soyer, Naci Beştepe, Mustafa Korkut Özarslan ve Abdullah Yaşar Cihansız. DENİZ VE HAVA’DA KRİTİK TERFİLER Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda bu yıl bir kişi oramiralliğe yükselecek. Oramiralliğe terfi edecek kişinin 2009-2011 arasında Deniz Kuvvetleri Komutanı olması bekleniyor. Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Eşref Uğur Yiğit (temditli), Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Alev Gümüşoğlu oramiral olmak için yarışacak. Bir üst rütbeye terfisi için durumu görüşülecek tümamiraller şunlar: Kadir Sağdıç, Nusret Güner, Ali Deniz Kutluk. Hava Kuvvetleri Komutanı Faruk Cömert’in emekliye ayrılıp yerine Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Aydoğan Babaoğlu’nun gelmesiyle birlikte Hava Kuvvetleri’nde bir orgenerallik kadrosu açılacak. Bu kadro için üç korgeneral yarışacak: Hv.K.K Kurmay Başkanı Korgeneral Hasan Aksay (temditli), 1. Kuvvet Komutanı Korgeneral Bilgin Balanlı, 2. Kuvvet Komutanı Korgeneral Erol Ortaç. Hava Kuvvetleri’nde korgeneralliğe yükselmek için durumu görüşülecek tümgeneraller şu isimlerden oluşuyor: Erol Özgil (temditli), Bülent Özer (temditli), Sefer Öztürk (temditli), Mustafa Çötüksöken, Osman Yıldırım, Hikmet Çelik, Mehmet Erten. Jandarma Genel Komutanlığı’nda Korgeneral Mehmet Çavdaroğlu’nun emekli olması, Tümgeneral Fikret Demirtaş’ın korgeneralliğe yükselmesi bekleniyor. (ANKA) |
Bağış: Türkiye, ABD'ye meydan okumaya ve Irak'a girmeye hazır AKP milletvekili Egemen Bağış, ABD’nin, Türkiye’nin, Washington ile çatışma pahasına olsa da Irak’a girmeye hazır olduğunu anlaması gerektiğini belirterek "Bir saniye bile tereddüt etmeyiz ve hiç kimseden izin istemeyiz" dedi. The Sunday Telegraph da, "Türkiye, ABD’ye meydan okumaya ve Kürt asilerini avlamaya hazır" değerlendirmesini yaptı. Bağış, cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili olarak da "Sanıyorum ki Sayın Gül’ü yeni cumhurbaşkanı ilan edebiliriz" de şeklinde konuştu. İngiltere Pazar günlerinde yayınlanan The Sunday Telegraph gazetesine konuşan AKP milletvekili Egemen Bağış, ABD’nin müdahale etmediği için Türk kuvvetlerinin Irak’taki PKK’lılara karşı operasyonlar yapmaya hazır olduğunu söyledi. Bağış "Bunu yapmaya mecbur kalmayacağımızı umuyoruz. Müttefiklerimizin bir şeyler yapmaya başlayacağını umuyoruz ancak eğer yapmazlarsa birçok seçeneklerimiz var" şeklinde konuştu. Müttefiklerin, PKK’nın oluşturduğu "açık ve net" tehdide karşı Türkiye’ye yardımcı olması gereğini vurgulayan Bağış "Eğer bir müttefikiniz size yardımcı olmasa, ya dürüstlüğünü ya da kabiliyetini sorgularsınız" ifadesini kullandı. ABD’nin, Türkiye’nin, Washington ile çatışma pahasına olsa da Irak’a girmeye hazır olduğunu anlaması gerektiğini ifade eden Bağış "Bir saniye bile tereddüt etmeyiz ve hiç kimseden izin istemeyiz" dedi. The Sunday Telegraph da "Turkey, ABD’ye meydan okumaya ve Kürt asilerini avlamaya hazır" başlığını kullandığı haberinde Bağış’ın açıklamalarına dikkat çekerken "Yeni Türk hükümetinin, Kürt teröristlerinin oluşturduğu tehlikeye karşı koymak için uzun bir süreden beri ABD ile var olan ittifaka sırtını dönmeye hazır" yorumunu yaptı. Washington’un Türk hükümetine bir operasyon kabul edilemez olacağını açık bir biçimde anlattığını belirten gazete ancak Türklerin ruh haletinin uzlaşmadan pek yana olmadığını öne sürdü. Gazeteye de değerlendirmelerde bulunan emekli Tuğgeneral Nejat Eslen ise, askerlerin ABD’li müttefiklerinin tutumu konusunda sabırlarının taşmakta olduğunu söyledi. Eslen şunları söyledi: "ABD, Irak ve Afganistan’da terör ile mücadele adına Atlantik’i geçti. Türkiye de, Afganistan’da ABD’ye yardımcı oluyor. Ancak ABD, bir NATO müttefiki olan Türkiye’ye aynı nedenlerle kendi sınırını geçmesine izin vermiyor. Bu ne biçim dostluk? Düşmanlar böyle hareket eder.ö İngiliz gazetesi, ABD’nin Türkiye’deki popülaritesinin çok düşük bir düzeyde bulunduğunu gösteren Pew araştırmasına dikkat çekerken birçok Türkün ABD’nin Kürtleri desteklediğine inandıklarını da belirtti. CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ Operasyon kararının alınması halinde bunun yeni hükümet ile "Yükselen İslamlaşma" olarak gördüğü gelişmelerden mutsuz olan "güçlü ordu" arasında "potansiyel bir çatışmaönın önlenmesine katkıda bulunabileceğini öne süren gazete, Türkiye’deki seçimlerin, ordunun Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığı adaylığına karşı tutum alması üzerine öne alındığını yazdı. Cumhurbaşkanlığı seçimini konusunu da değerlendiren Bağış ise, "Sanıyorum ki Sayın Gül’ü yeni cumhurbaşkanı ilan edebiliriz. Büyük bir cumhurbaşkanı olacak" dedi. (ANKA) Sırrı Sakık: Bahçeli'nin duyarlılığı, Baykal'dan daha fazla... TBMM'ye, 16 yıl sonra ikinci kez milletvekili olarak gelen, DTP destekli Muş Bağımsız Milletvekili Sırrı Sakık, çok heyecan duymadığını ifade ederek, ''Keşke o olay (Meclisten ayrılmaları) olmasaydı...'' dedi. DTP destekli diğer bağımsız adaylarla TBMM'ye gelerek kaydını yaptıran Sırrı Sakık, daha sonra Parlamento muhabirleriyle sohbet etti. Sakık, İstanbul'dan bağımsız aday olan ancak seçilemeyen Baskın Oran'ın, gümrük kapılarında kullanılan oy pusulalarında bağımsız adayların isminin yer almamasını, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine götürdüğünü söyledi. Sırrı Sakık, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde AK Parti ile yarıştıklarını ancak, bu yarışın adil olmadığını kaydetti. AK Parti'nin, seçim meydanlarında ''mağdur olduğunu söylediğini; Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı olamaması konusunu iyi işlediğini ve kullandığını'' söyleyen Sakık, ''Biz de mağdur olduk. Geçmişte bizi Meclisten alıp cezaevine attılar'' dedi. Sırrı Sakık, seçimlerde parasız, pulsuz çalıştıklarını da ifade etti. ''30-35 MİLLETVEKİLİ ÇIKARIRDIK'' Bağımsız adayların isimlerinin de aynı oy pusulasında yer almasının oylarını düşürdüğünü kaydeden Sakık, ''Sadece Muş'ta böyle 9 bin oy kaybettik. Bağımsız adayların isimleri oy pusulasında olmasaydı 30-35 milletvekili çıkarırdık'' dedi. ''1991'den sonra tekrar Meclise geldiniz, neler hissediyorsunuz?'' sorusuna Sakık, ''Çok fazla bir heyecan yok. Keşke o olay olmasaydı'' dedi. Sırrı Sakık, ''Kürtlerin demokrasiye önem verdiğini ve sorunların demokratik yollarla çözümlenmesini istediğini'' ifade etti. Çok sayıda arkadaşlarının yargılandığını, cezaevine konulduğunu kaydeden Sakık, ''Arkadaşlarımız, o uygulamaları hak etmediler. O, antidemokratik yasaların kalkması gerekiyor'' diye konuştu. ''GEÇMİŞ, GELECEĞİN ROLÜNÜ ÇALMAMALI'' Özeleştiri yapıp yapmadıklarının sorulması üzerine ise Sakık, sistemi sorgularken, zaman zaman kendilerini de eleştirdiklerini belirterek, ''Ancak geçmiş, geleceğin rolünü çalmamalı, çok da geçmişe takılmamalıyız'' dedi. Bir çok kadın adayın milletvekili seçilerek Meclise geldiğini ifade eden Sakık, bunun bir fırsat olarak görülüp değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Mecliste MHP ile çatışacakları yönünde iddialar olduğu yönündeki soruyu yanıtlayan Sakık, şunları kaydetti: ''MHP ile niye çatışalım? Tam tersine, miting meydanlarında çatışan AK Parti ile CHP'yi bile biz ayırmalıyız. MHP de bu ülkenin bir gerçeği, biz de bu ülkenin bir gerçeğiyiz. MHP şimdi daha duyarlı, niye kavga edelim? Bahçeli'nin duyarlılığı, Baykal'dan daha fazla. CHP sorunları çözmek, Baykal iktidar olmak istemiyor. Baykal, kendisine bir grup oluşturmuş, o grupla partisini yönetiyor. Onun, Başbakan olma gibi düşüncesi yok. Başbakanlık, sorumluluk gerektiriyor. Baykal da o sorumluluğu almak istemiyor. CHP, miadına doldurdu.'' Sırrı Sakık, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ''MHP ile bağımsızların Mecliste çatışacağı açıklamasını'' talihsiz bir açıklama olarak nitelendirerek, ''Başbakan, o gücü silah gibi kullanmamalı'' dedi. ''SORUNLARI, PARLAMENTER SİSTEM İÇİNDE ÇÖZMELİYİZ'' Leyla Zana'nın, ''Türkiye'nin eyaletlere bölünmesi gerektiği'' yönündeki açıklamasının kendisini ilgilendirdiğini kaydeden Sakık, ''Geçmişteki kavgaları biliyoruz. O kavgalar yeniden tetiklenmemeli. Zana'nın söylediğini, Kenan Evren de söyledi. Söylenenlerden ürkmemek lazım. Sorunları parlamenter sistem içerisinde çözmeliyiz'' diye konuştu. Sakık, Adalet Bakanlığının, milletvekillerinin cezaevi ziyaretleriyle ilgili düzenlemesinin sorulması üzerine de ''Bu ülkede maalesef, hukuk kişiden kişiye değişiyor'' dedi. Sırrı Sakık, Cumhurbaşkanlığı seçiminde Parlamentoya girip girmeme konusunu daha görüşmediklerini ifade etti. ''Genel af çağrısı yapacakları'' yönünde, gazetelerde haberler olduğunun anımsatılması üzerine Sakık, ''Daha Meclise yeni geldik. Bazı işler alelacele olmaz. Hiçbirimizin bundan haberi yok. Affın alt yapısı oluşmadan istemek olmaz. AK Parti, tek başına türban sorununu çözebildi mi?'' dedi. |
Neden AKP'ye oy verdiler? http://www.gazetevatan.com/newpics/news/300720070052235762459_2.jpg Baykal, "Nerede bu AKP'ye oy verenler?" diye sorup duruyor ya, biz de merak ettik. "Gerçekten utanıp, oy verdiklerini gizliyorlar mı?" diye sokağa çıktık Her kesimden insanla konuştum üç gün boyunca... Beşiktaş'ta, Mecidiyeköy'de , Gültepe'de, Balat'ta, Zeytinburnu'nda... İçlerinde altı dil bilen bir şirket genel müdürü de vardı, açlık sınırında yaşayan garibanı da... Gördüm ki, insanların AKP'ye oy vermesi için çeşit çeşit sebep var. Kimisi gerçekten muhalefetin dediği gibi yardım aldıklarından oylarını AKP'ye vermiş, ki bu kesim zaten pek konuşmak istemiyor. Kimisi bir işe yerleştirildiği için, kimisi yıkılan duvarını bedelsiz tamir ettikleri için, kimisi kömür, kimisi doğrudan her ay para yardımı aldığı için... Açık açık "Menfaat dünyası" diyenler bile çıktı. Mesela bir çifte rastladım Beşiktaş İskelesi'nde... Pek konuşmak istemediler. "İsim vermeyin, ama neden AKP'ye verdiniz oyunuzu anlatın" dedim başı bağlı hanıma... Yine de konuşmak istemedi, neyse ki MHP'ye oy veren kocası dayanamayıp, "Sana belediyede iş buldukları için oy vermedin mi?" diye araya girdi biraz sitemkâr. Hanım, biraz sıkılarak evetledi; "Ne yapayım Zeytinburnu Belediyesi'nde iş bulmama onlar vesile oldular" dedi. Döndüm eşine, "Peki siz niye MHP'ye oy verdiniz?" diye. Meğer onunki de pek farklı bir sebepten değilmiş: "Gümrükte malım kaldı mı, onlar kurtarıyor da ondan." AKP de ikiye ayrılmış: Gülcüler ve Erdoğancılar Bir taksi şoförü de yardım aldığını saklamadı. Üstelik yardıma ihtiyaçlarının olmadığını da söyleyerek. Evinin yıkılan duvarını AKP'liler yaptırmış. "Peki niye yardım aldınız?" diye sorduğumda, "O parayı da düğüne harcayacağım. Fena mı oldu?" diyecek kadar rahattı. Ama bu seçmen kitlesi, konuştuğum 50 kişinin ancak onda biri eder. Yani muhalefetin dediği gibi, bu farklı galibiyetin tek sebebi yardımlar değil. Neyse ki herkes, bu kadar rahat değildi! Dedim ya her kesimden insana rastladım üç gün boyunca... Bir şeyi fark ettim ki, AKP müthiş bir çimento bulmuş. Eski ülkücüsünden, eski Marksistine herkesten oy almayı becerebilmiş. Aslında Meclis'e soktukları eski solcular, eski ülkücüler de bu seçmen profilinin bir yansıması zaten. Konuştuğum vatandaşlardan öğrendiğim bir şey daha var. Evet, millet asker müdahalesinden de sıkılmış, onun adına düşünen her türlü "bir bilen"den de... Demokrasi, özgürlük ve hoşgörü adına güzel bir sonuç da söyleyelim size, hiç de sandık başında erkek sözü geçmiyor. Hanımlar hiç gizlemeden yanındaki, CHP'li kocasının gözünün içine baka baka neden AKP'ye oy verdiğini anlatıyor. Yani artık öyle ailece tulum oy vakti geçmiş. Herkes inandığını sandığa yansıtıyor. Ve iki kişiden biri öyle ya da böyle AKP'ye inanıyor. Son bir sonuç daha size; AKP'liler de ikiye ayrılmış. Hemen her konuştuğum bir isime gönderme yaptı oy verme sebeplerini sayarken. Neredeyse yarı yarıya... Bir kısmı başbakancı, hatta "Tayyip'e bayılıyorum" diyen genç kızlara bile rastladım. Bir o kadarı ise Abdullah Gül için AKP'ye vermiş oyunu. En büyük sebep cumhurbaşkanlığı seçimindeki mağduriyeti, ama eklemeden de edemiyorlar; "Efendi adam, hem de çok kültürlü!" http://www4.gazetevatan.com/newpics/news/300720070052336586375_3.jpg Çünkü 5 yıl öncekinden daha çok kazanıyorum! İsmet Tekin (39 yaşında-Amerikan firmasında yönetici): En önemli sebep istikrar. 2001'deki krizde sistem çöktü. Halk bir çıkış aradı. Dolayısıyla parti gözetmeksizin ülkenin menfaatleri gereği bütünleşmek gerekiyordu. En iyi teşkilatlanmayı AKP yaptı ki, 2002'de yüzde 34 oyla geldi. 2007'ye baktığımızda, kişi başına düşen milli gelirimiz 3 bin dolarlar seviyesinden 5.750 dolarlara çıktı. Bir de Başbakanımızın bir tabiri var, "Eğer elinize geçen para 2002'den daha azsa bana oy vermeyin" dedi. Ben kendi adıma söyleyebilirim ki, 2002'den daha fazla para kazanıyorum. Aslında pek çok insan da öyle... Üç fakülte mezunuyum. 6 dil biliyorum. Bir Amerikan şirketinde çalışıyorum. Bir Silahlı Kuvvetler geçmişim var. Uzun yıllar subaylık yaptım. Ama yüzbaşıyken istifa ettim. Çünkü tünelin ucunda ışık göremedim. Laf yok, icraat var Nazan Tekin: Ben hizmetlerin devamı için AKP'ye oy verdim. Radyoda bir AKP'li milletvekili adayının söyleşisini dinlemiştim. AKP'nin dört senelik icraatı boyunca 1.250 köye su götürüldüğünü söyledi. Bu beni çok etkiledi açıkçası. Demek ki laf yok, icraat var. Şunu da söyleyeyim; partizanca bir tutum içinde değiliz. Belki dış görünüşümüze baktığınız zaman hemen AKP'li olduğumuz sanılabilir. Ama değiliz. Mesela geçen seçimde oyumuzu verecek parti bulamadık. Bilerek vermedik. Kızım boşandı, AKP ona her ay maaş veriyor Fuat Altunay (56 yaşında-emekli): AKP bazı imkanlar sağladı bize. Kızım kocasından ayrıldı. Çocukları var. Onlara her ay belirli bir maaş veriyorlar. Erzak ve kömür yardımı yapıyorlar. Ben SSK'dan emekliyim. Ayda 550 milyon lira maaş alıyorum, 350 milyon da kira veriyorum. Bu maaşla nasıl bakarım hepsine! Hafta ortası nohut-pilav satıyorum. Gönül başka parti isterdi ama olmadı işte... Biz Kırklareliyiz. Daha önce DSP'ye oy verdik. Ecevit fakir babasıydı. Biz de zengin değiliz... Bu sefer CHP'ye oy vermek isterdim ama mecbur Erdoğan'a verdim. Hiç olmazsa bize destek çıkar dedim. Başka bir lider var mı ki? Erol Günay (27 yaşında-İstatistikçi): Kime vereceksiniz! Halkın içinden çıkmış başka bir lider var mı? CHP elit kesimin partisi. Hadi bizi geçtik; Avukat Ayşenur Bahçekapılı AKP milletvekili oldu, Zafer Üskül öyle, Ertuğrul Günay da öyle... Bu insanlar dün çıkmadı ortaya. 30 yıldır siyasetin içindeler. Onlar niye AKP dedi? Biz solcu bir aileden geliyoruz. Ama artık sağ sol döneminin atlatıldığını düşünüyoruz. Hem Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlıyız, hem de maneviyatçı duyguları içimizde taşıyoruz. Böyle bir zihniyete sahip oldukları için de AKP'ye oy verdik. Ilımlı İslam Cumhuriyeti de olabiliriz, neden olmasın! Seda Tabak (25 yaşında-Vatan Gazetesi web editörü): Ben Tayyip'i çok severim. Bir kere çok zeki olduğunu düşünüyorum. Kılığıma kıyafetime karışırlar diye de kesinlikle düşünmüyorum. Çünkü bu Tayyip'in ilk iktidarı değil. Daha önce 5 yıl başımızdaydılar. Karıştılar mı? Gayet de rahat böyle gezebiliyorum. Namaz da kılıyorum, orucumu da tutuyorum. Etrafıma baktığım zaman hiçbir şeyin değiştiğini de görmüyorum. Aksine şimdi daha fazla özgürlük var. Eskiden Ramazan'da kimse yemek yemezdi dışarıda. Şimdi İstiklal'de yürüyorsun, insanların elinde içki kadehleri... Ayrıca biz zaten Müslüman bir ülkeyiz. Ilımlı İslam Cumhuriyeti de olabiliriz. Benim açımdan hiç sakıncası yok. Ee abla oy verilecek en iyi parti AKP o yüzden! Abdurrahman Pişirici (33 yaşında-ayakkabı boyacısı): Ben Şanlıurfalı'yım. 7 milletvekili birden çıkardı AKP bizim oradan... Ee abla zaten oy verebileceğin en iyi parti AKP. Zamanında MHP'ye de oy verdim, CHP'ye de... Ama bu sefer Tayyip Bey'e. Tayyip Bey'den başka lider yok çünkü. Erdoğan'ı beğeniyorum Hatice Türman (70 yaşında- beyinden emekli): AKP'ye oy verdim. AKP'yi, Başbakanımızı her bakımıyla beğeniyorum. Daha önce de onlara verdim. 5 yıl önce sıvı yağ 15 milyondu, bugün 10.5 YTL'ye aldım Rasim Uçar (39 yaşında-güvenlikçi): Ben bir iş merkezinde güvenlik görevlisiyim. Eşim de bir iş merkezinde çaycılık yapıyor. İkimiz de ilkokul mezunuyuz, Kastamonuluyuz. 2000'li yılların başına, o kriz yıllarına dönmemek için AKP'ye verdik oyumuzu... Allah'a şükür kriz de yaşamadık. Önceki dönemi hatırlamak bile istemiyorum. Dolar artışları bizi mahvetti. Bundan 5 yıl önce sıvı yağ, 15 milyon liraydı. Bugün 10.5 liraya aldım. Aradaki farkı düşünün. Eğer koalisyon devam etseydi o yağ 30 milyon olurdu... Hastane kuyruğu bitti Hatime Uçar (36 yaşında-çaycı): Ben de aynen beyimin görüşündeyim. Eğitim yönünden çok faydalarını gördük. İş bulduk. Hastanede kuyruklar bitti. Çocuklarımız var, bir ayağımız hastanede. Hayatımız kolaylaştı. AKP'den önce ülkede güven ve istikrar yoktu Tamer Göde (39 yaşında-vakıf yöneticisi): AKP iktidarından önce ülkenin hali ortadaydı. Güven ve istikrar yoktu. Önümüzü göremiyorduk. Çok tedirgin, çok huzursuzduk. Fatma Göde (28 yaşında-pazarlama danışmanı): Her iki kesimdeki insanları da yıpratacak ve tahrik edecek bir tutum sergilemiyor Erdoğan. Tam ortada... Bir de yapamayacağı şeyler konusunda söz vermiyor. Bu da bana güven veriyor. Kendi dini inancımıza yakın biri olması yüzünden de tabii AKP... Ayrıca mütedeyyin insanların "Türkiye'ye şeriat gelsin" dertleri yok. Çünkü biz zaten kendi inancımızı özgürce yaşıyoruz... Sırtımızda küfe değil kaldırıp atarız da! Hasan Arslan (Lakabı Molla Hasan-Mahmutpaşa'da gömlekçi): Daha önce de oyumu AKP'ye vermiştim. O zaman başlangıçtı. Yeniydiler... Denedim memnun kaldım. Aslında çok memnun da değilim. Çok işsizlik var. Tekstille uğraşıyorum. İşsizliği önleyemediler. Ama sıra oraya gelmiş olabilir. Haa yapamazlarsa, sırtımızda küfe değiller, kaldırıp atarız da... Önümüzdeki sene belediye seçimleri var. İş önemli, icraat önemli bizim için... Şunu da söyleyeyim, Özal mezardan çıksa oyumu ona veririm; Erdoğan'a değil. Özal devrim yaptı bu ülkede. Tayyip onun yolundan gidiyor, Özal'ı taklit ediyor. Eğer başarılı olursa, kalıcı olur. Tonlarca yalana inanmadığım için... Zafer Kurtul (38 yaşında-bankacı): Hayatım boyunca duyduğum tonlarca yalana artık inanamadığım için oy verdim AKP'ye. On yıllarca sosyal demokrat olduklarını ve bir gün iktidar olduklarında memlekete demokrasi getireceklerini iddia edenlerin artık hiçbir inandırıcı tarafları kalmadığı için oy verdim. Çünkü zaten asıl amaçları bu tür yalanları ortaya çıkmasın diye iktidar olmamak. Toplumun bütün kesimlerini birbirine düşmanlaştırıp, birbirinden nefret ettirip, birbirlerinden korkutarak kurulu düzenin devamını sağlıyorlar. AKP'den hiç kötü bir şey görmedik! Mustafa Bostan (75 yaşında-emekli): Kötü bir şey görmediğimiz için oy verdik AKP'ye... Daha önce Anavatan'a vermiştim. Her işimizi kolaylaştıran, hepimize yardımcı olan bir parti gördük ilk defa. Başka kime oy verecektim? Gül cumhurbaşkanı olsun diye... Mürteza Aksu (38 yaşında-esnaf): Bir önceki seçimde MHP'ye oy verdim. Ama Bahçeli ne yaptı? Ecevit'le hükümet kurdu, hakaretlere maruz kaldı. O yüzden cezalandırdım, bu kez AKP'ye verdim oyumu. Ayrıca Baykal'ın kişisel eleştirilerinin karşısında oldum. Yok eşinin türbanıymış falan, bunlar basit şeyler. Ben öz, kendi Osmanlı kültürüyle yaşayan bir Türkiye istiyorum. Eşinin türbanı yüzünden Abdullah Gül'ü cumhurbaşkanı yapmadılar. Mağdur oldu. Onun için de oy verdim. Tayyip geldi, işlerimiz açıldı Mustafa Akyol (Alüminyum doğramacı-40 yaşında): Tayyip Erdoğan'ı daha iyi buldum, oyumu ona verdim. Beni en çok etkileyen tarafı Türkiye'ye iyi hizmet etmesi. Eskiden işsizlik vardı. Ben alüminyum doğramacıyım. İş hiç olmazdı. Şu anda işler yoğun. Allah'a şükür çalışıyoruz. Herhangi bir sıkıntımız yok. AKP yokken Refah Partisi'ne verdik oyumuzu. Babamızın zamanında da DYP'ye veriyorduk... Erdoğan çalışıyor her yer şantiye! Selim Özdemir (45 yaşında nakliyeci): Tayyip Erdoğan'ın çalışkanlığını görüyoruz. Nereye gidersen git, şantiye halinde. Anadolu'ya gidiyoruz yollar yapılıyor hep. Sağlık hizmetleri çok yerinde. İlla ki cebimize para girmesi gerekmiyor. Türkiye huzur istiyor. Cumhuriyet mitingleriyle, laiklik mitingleriyle olmuyor. Zaten bu oylar da bizim onlara bir tepkimizdir. Mağdur oldukları için oyum AKP'ye Erol Ağırman (48 yaşında-emekli): Anayasa Mahkemesi'nin kararının hukuka aykırı olduğuna inanıyorum. Daha önceki seçimlerde de AKP'ye oy vermiştim. Değişim olsun diye... Şu anda benim hayatımda AKP'nin getirmiş olduğu hiçbir artı yok. Ama buna rağmen, AKP'ye mağdur oldukları için oy verdim. Erdoğan sağlam adam Mürsel Özdemir (70 yaşında-emekli): Ben Başbakan'ı sevdim... Osmanlı'nın torunu olarak, gittiği masalara yumruğunu vurdu. Onunla iftihar ediyorum. Geçen seçimlerde de aynen ona vermiştim oyumu. Ondan önce Erbakan'a da verdim, Özal'a da verdim... Herkese verdim. Bir sola vermedim. Eskiden nakliyeciydim. Şimdi Bağkur emeklisiyim. Ama Tayyip bize azıcık zam vermedi. Birazcık zam verse daha da çok severiz onu. Şimdi dünya Şampiyonu Hamza Yerlikaya'yı Sivas'tan seçtik, Meclis'e gönderdik. Ben de Sivaslı'yım. Bir de Erdoğan da futbolcu, sporcu... Ben de güreşçiydim gençliğimde. Sporcu adam sağlam olur, evelallah. Erdoğan sağlam adam... Menderes zamanında Hilton Oteli yapılıyordu. Ben de askerdim. "Menderes ülkeyi sattı" dediler. İşte, gördük sonra bir sürü oteller yapıldı. Onları da hep biz kullanıyoruz. En sevdiğim arkadaşım CHP'li. Bak yanımda oturuyor. O "Vatanı satıyorlar" diyor. Türkiye'nin bir çakıl taşı da bir yere satılmaz. Yap-işlet-devret modeli çalışır. Tüm dünyada da bu vardır... |
Washington Post: ABD, PKK liderlerini gizli operasyonla yakalayacak ABD’de yayımlanan The Washington Post gazetesinde yer alan bir makalede, ABD Başkanı George W. Bush yönetiminin, terör örgütü PKK’ya karşı Türkiye ile birlikte Kuzey Irak’ta gizli bir askeri operasyon düzenlenmesini planladığı ileri sürüldü. ABD’nin en önemli ve kıdemli köşe yazarları arasında yer alan Robert Novak, bugünkü makalesinde, Pentagon’un "üç numaralı ismi" Savunma Bakan Yardımcısı Eric Edelman’ın, yasa gereği geçen hafta Kongrenin bazı üyelerine bu konu hakkında genel bir brifing verdiğini kaydetti. Yazıda, terör örgütü PKK’nin Kuzey Irak’taki elebaşılarının yakalanmasını amaçlayan ve ABD özel kuvvetlerinin katılımını öngören gizli ortak operasyon konusunda üst düzey Amerikalı yetkililerin Türk muhataplarıyla birlikte çalıştığı belirtildi. Novak’a göre Edelman, brifinginde, "planın, ABD özel kuvvetlerinin gizli bir operasyonla PKK’nın elebaşılarının devre dışı bırakılmasında Türk güçlerine yardım etmesini öngördüğünü" söyledi. Robert Novak, Edelman’ın brifingini izleyen Kongre üyelerinin çok şaşırdığını ve bunun risk derecesini sorduğunu yazdı. Novak’a göre Edelman, başarıdan emin olduğunu ve her durumda ABD’nin rolünün gizli tutulabileceğini ve gerekirse yalanlanabileceğini kaydetti. Makalede, Türkiye’nin Kuzey Irak’taki gelişmelerden çok rahatsız olduğu, Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Nabi Şensoy’un 11 Temmuzda ilk defa Kuzey Iraklı Kürtleri Türk topraklarına göz dikmekle suçladığı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Kuzey Irak’a Türk ordusunun operasyon yapabileceği uyarısında bulunduğu anlatıldı. Şensoy, Washington’daki savunma yazarlarına yaptığı söz konusu açıklamasında, Kuzey Iraklı Kürtlerin terör örgütü PKK’ya silah, sığınak ve lojistik desteği sağladığını belirtmiş ve "Iraklı Kürt grupların PKK’nın amaçlarını da paylaşıp paylaşmadığının" sorulması üzerine, "Teröristlere yardım edenler, onun amaçlarını da destekler" demişti. Türk ordusunun iki ülke sınırına yakın bölgede yaklaşık 250 bin askeri bulunduğu savunulan yazıda, planlanan gizli operasyonla Bush yönetiminin, terörist elebaşılarının yakalanarak PKK’nin başsız bırakılmasını ve böylece Türk ordusunun Irak’a girmesinin önüne geçilmesini amaçladığı ifade edildi. Konuya ilişkin kendi görüşlerini de yazan Novak, Irak ve Afganistan’daki zorlukların, bu "tehlikeli ve kuşkulu" yeni gizli operasyon konusunda Bush yönetimini yıldırmadığını belirtti. ABD Dışişleri Bakanlığınin Avrupa ve Avrasya’dan sorumlu üst düzey yetkilisi Matt Bryza, geçen hafta Washington’daki bir toplantıda, ABD’nin terör örgütü PKK’ya karşı yeni önlemler planladığını söylemiş, ancak ayrıntı vermemişti. The Washington Post’un köşe yazarı Novak, ABD’yi sarsan bir CIA ajanının kimliğinin medyaya sızdırılması skandalında önemli rollerden birini oynamış ve bu konudaki ilk yazıyı yazmıştı. |
El Cezire'den AKP yorumu: Yeni Osmanlılar El Cezire, AKP’yi mercek altına alıp, ‘Yeni Osmanlılar’ adıyla belgesel yaptı. Tespitleri: 11 Eylül yaradı. Söyleminde İslami slogana yer vermedi. Şimdi İslami kesimin dinden uzaklaşma, laik kesimin şeriatçılık suçlamaları arasında sıkıştı Arap dünyasının raytingi yüksek televizyonu El Cezire, AKP’lileri mercek altına aldı. Ve AKP’lileri “Yeni Osmanlılar'' diye niteleyip ilginç tespitler yaptı. AKP’nin siyasi serüvenini anlatan El Cezire, Milli Görüş’ün bölünme nedenlerini, AKP’nin yükselişini izleyicisine özel röportajlarla aktardı. El Cezire televizyonu Ankara Sorumlusu Yusuf El Şerif tarafından hazırlanan ’Yeni Osmanlılar’adlı belgesel AKP’nin entelektüel kökenini, AKP’yi doğuran ve yükselmesini sağlayan şartları işledi. Türkiye’de muhafazakar kesim Adnan Menderes ve Turgut Özal’la sesini yükselttiği vurgulanan belgeseldeki tespitler şöyle: * Türkiye’de İslami partiler, Necmettin Erbakan liderliğindeki Milli Görüş de dahil olmak üzere tümü şiddetten uzak durdu, demokratik araçları sonuna kadar kullandı. * AKP de Milli Görüş kökenli olması nedeniyle İslami partiler arasında yer aldı. Ancak AKP diğer İslami partilerden farklı oldu. Siyasi söyleminde İslami sloganlara yer vermedi. * Özellikle 11 Eylül saldırıları AKP’nin yükselişine önemli bir ivme kazandırdı. * Türk halkı 2001 ekonomik krizi sonrasında AKP’yi tek başına iktidara taşıdı. * AKP önderliğindeki Türkiye, ABD’nin demokrasinin İslam’la uyumlu olduğunu kanıtlayan bir model işlevi gördü. Bu da partinin yükselişini etkiledi. * Ancak AKP İslami kesimin dinden uzaklaşma ile laik kesimin şeriatçılık suçlamaları arasında sıkıştı. AKP’nin Batı ile İslam arasında köprü kurmadan önce Türk toplumu içerisindeki bölünmeyi engellemesi gerekir. ARAPLAR ‘YENİ OSMANLILAR’ DİYOR... El Cezire’nin mercek altına aldığı AKP ve Başbakan Erdoğan, seçim çalışmalarında gövde gösterisini İstanbul Kazlıçeşme mitinginde yaptı. Yaklaşık 300-350 bin kişinin katıldığı mitingte, Erdoğan ile eşi Emine Hanım ve Dışişleri Bakanı Gül ile eşi Hayrunnisa Hanım vatandaşları birlikte selamlamıştı... El Cezire’nin 30 ülkede tam 50 temsilciliği var “OrtadoĞu’nun CNN'' i olarak nitelendirilen El Cezire televizyonu, 1995 yılında Katar Emiri Şeyh Hamid bin Halife tarafından 150 milyon dolarlık bütçeyle kuruldu. 30 ülkede 50’den fazla temsilciliği bulunan El Cezire’nin hiçbir kanalın ilgi göstermediği bölgelerde büroları bulunuyor. Arap dünyasının açık ara en çok izlenen haber kanalı... 2007’nin başında İngilizce yayınlara başlayarak yelpazesini Türkiye dahil tüm dünyaya genişletti. Arapça versiyonu 80 milyon haneye ulaşıyor. 40-50 milyon kişi tarafından izleniyor. Usame Bin Ladin gibi teröristlerin videolarını yayınlaması nedeniyle zaman zaman teröristlerin yanında saf tutmakla eleştirilse de Irak savaşında CNN ve BBC’nin uzak durduğu haberleri vererek beğeni topladı. |
TÜRKİYE http://www.cnnturk.com/images/1.gif http://www.cnnturk.com/images/1.gif Yılda 700 kişi kaza kurşunu kurbanı 30 Temmuz, 2007 10:38:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif http://www.cnnturk.com/images/turkiye/silahhbr3007.jpg İLGİLİ HABERLER Silahlı kutlamaların önüne geçilemiyor • Bosna'da 'erkekçe' silahsızlanma kampanyası Tüm Türkiye Haberleri Umut Vakfı Kurucu Başkanı Nazire Dedeman, meskun mahalde silahla havaya ateş edilmesi nedeniyle yılda ortalama 700 kişinin kaza kurşunu ile öldüğünü söyledi. Nazire Dedeman, havaya ateş ederek kutlama yapmanın geleneksel kültürün bir parçası olarak ifade edildiğini belirtti. Dedeman, düğün ve maç sonrasında silahla kutlama yapmanın, sonuçta bir insanın canına mal olabileceği gerçeği göz önünde bulundurulduğunda anlaşılabilir bir şey olmadığını söyledi, "Hiç kimsenin bu törenleri kan gölüne çevirmeye hakkı yoktur" dedi. Dedeman, insanların kaza kurşunuyla ölmesinin önüne geçmek için öncelikle kısa ve uzun vadeli çözüm yolları belirlemek gerektiğini, bu konuda en önemli rollerden birinin kanun yapıcıya, siyasilere ve milletvekillerine düştüğünü belirtti. Yasaklamaları çözüm olarak gören bir zihniyeti kabullenmelerinin mümkün olmadığını belirten Dedeman, dolayısıyla yasaklamanın ancak daha fazla insanını ölümüne ve yaranmasına engel olacaksa kısa vadeli bir çözüm olarak düşünülebileceğini bildirdi. Kültür olarak benimsenilen ateşli silahların yalnızca öldürdüğünü; kavga, kaba güç, yaşam hakkımızı elimizden alacak bir araç yerine uzlaşmacılığı, empati kurmayı kültür edinmek gerektiğini belirten Dedeman, eğlenmenin silahla ve ölümle olamayacağını kaydetti. |
Keneleri kısırlaştırma çalışmaları başladı KIRIKKALE (İHA) - Atom Enerjisi Kurumu Sarayköy Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi Hayvancılık Birimi, pilot bölge seçilen Kırıkkale'ye bağlı Çerikli kasabasında hayvanların üzerinden kene toplayarak kısırlaştırılmaları üzerinde çalışma başlattı. Son üç yıldır Türkiye'de etkili olan ve Çorum, Tokat, Sivas, Yozgat'ta ölümlere sebep olan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) virüsü taşıyan kenelerle mücadele etmek için harekete geçen Atom Enerji ve Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi, keneleri mercek altına aldı. İlk etapta keneleri incelemek amacıyla Kırıkkale'yi pilot bölge seçerek, kenelerin kısırlaştırılması için çalışma başlatıldı. Kırıkkale'de köy köy gezerek kırım kango virüsü taşıyan keneleri toplamaya çalışan Sarayköy Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi Hayvancılık Birimi veteriner hekim Ali Düzgün ve Yusuf Vatansu, ışınlama yöntemiyle keneleri kısırlaştırabilmek için araştırma yapıyor. Çalışmanın başarılı olması halinde projenin hastalık bulunan diğer bölgelerde de uygulanacağı ifade edildi. Sarayköy Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi Hayvancılık Birimi veteriner hekim Ali Düzgün, "Kısırlaştırılan böcekler doğada dişi cinsleriyle çiftleşir, ancak çıkan yumurtalar gelişimini sürdüremeyeceği tezinden yola çıkarak, kenelerin üreyerek çoğalmasını kontrol altına alma yöntemlerini belirlemeye çalışıyoruz" dedi. Kırıkkale'nin, Ankara'ya yakın olduğu için pilot bölge seçildiğini belirten Ali Düzgün, Kırıkkale'nin yakın illerden de gelebilecek keneleri araştırma imkanlarının olduğu söyledi. İnsanların ve hayvanların kanını emerek yaşamlarını sürdüren kenelerin, renginin kahverenginden kızılımsı kahverengine kadar değişen tonlarda olduğunu belirten Veteriner Sağlık Teknisyeni Yusuf Vatansu ise, kenelerin boylarının 1 milimetreden 1.5 santimetreye kadar değiştiğini belirtti. Yumurtlayarak çoğalan kenelerin, 3 bin yumurta bırakabildiği de açıklayan Vatansu, kenelerin yumurtalarını çayıra, toprağa yada ahırlardaki duvar çatlaklarına bıraktıklarını kaydetti. |
Cehennem sıcağı 10 Ağustos'ta geri dönecek Hava sıcaklıklarının, 10-15 Ağustos tarihleri arasında, 6-8 derece artacağı bildirildi. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, hava sıcaklığının, kuzey kesimlerde Ağustos ayı normalleri civarında, güney ve iç kesimlerde ise normallerin üzerinde seyrettiği belirtilerek, sıcaklık değerlerinin, Marmara ve Karadeniz kıyılarında 28-30, Güneydoğu Anadolu ile iç kesimlerde 36-39, Güney Ege ve Akdeniz’de de 33-35 derece civarında olduğu ifade edildi. Hava sıcaklığının, bugün ve yarın kuzey kesimlerde 2-4 derece azalacağı kaydedilen açıklamada, güney kesimlerde önemli bir değişiklik beklenmediği belirtildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi: "7-9 Ağustos 2007 tarihleri arasında hava sıcaklığı kuzey kesimlerde mevsim normalleri civarında güney kesimlerde mevsim normallerinin üstünde seyredecek. Sıcaklık değerleri kuzey kesimlerde 29-31, iç kesimlerde 33-34, güney kesimlerde 36-39 dereceler civarında olacağı tahmin ediliyor. 10-15 Ağustos 2007 tarihlerinde arasında hava sıcaklığı güney ve iç kesimlerde artarak, mevsim normallerinin 6-8 derece üzerinde seyredecek. Kuzey kesimlerinde 33-35, iç kesimlerde 35-37, güney kesimlerde 38-42 derecelerde bekleniyor." Kuzey kesimlerde görülecek yerel sağanak yağışlar dışında, yurdun iç ve batı kesimlerinde önemli sayılabilecek düzeyde yağış beklenmediği ifade edildi. |
"KURAKLIK VE SUSUZLUK ANKSİYETE VE KAYGIYA YOL AÇAR" http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Bilim_Cevre_Saglik/2012/kuraklik_17.jpg ANKARA - Fatma Başok - Sosyal Psikiyatri Derneği Başkanı Prof. Dr. Oğuz Berksun, kuraklık ve susuzluğun insan ve toplum psikolojisini etkileyeceğini belirterek, ''Kuraklık ve susuzluk anksiyete ve kaygıya yol açar'' dedi. Ankara'da yaşanan su sıkıntısıyla ilgili olarak değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Berksun, insan için iki şeyin önemli olduğunu, bunların temel ihtiyaçlarının karşılanması ve bu temel ihtiyaçlarla birlikte günlük yaşamdaki alışkanlıklarını sürdürebilmeleri olduğunu ifade etti. Su kesintilerinin ve insanın temel ihtiyaçlarından biri olan suyun gelecekte karşılanamayacak oluşunun insanlarda anksiyeteye ve ''gelecekte ne olacak kaygısı''na yol açacağını anlatan Berksun, su kesintilerinin ve kuraklığın henüz tam anlamıyla anlaşılamadığını, yakın zamanda susuzluk ve kuraklığın çocuklar için gelecekte daha çok tehdit olacağını algılamaya başlayacaklarını ifade etti. Berksun, şöyle devam etti: ''Anksiyete çözülebilir sorunlar karşısında hissedildiğinde üstesinden gelinebilinir ama halledilemeyecek bir sorun ise anksiyetenin, kaygının yatışması mümkün olmayacaktır. Bu da insanların günlük hayatlarını bozacak. Kaygı çok derinleşirse, insanın günlük hayatını sürdürmesi çok zor olacaktır. İnsanın eve gittiğinde suyun olmadığını, yarın içecek suyunun olmayacağını düşünmesi ciddi problem.'' a.a. |
Dünya 27 Agustosu bekliyor. > > Mars gezegeni Agustostan itibaren geceleri gökyüzünün en parlak cismi olacak. > > Mars ciplak gözle dolunay kadar büyük görünecek... > > Mars Dünyaya 34,65 milyon mil yaklastığında en büyük göründügü gün olacak. > > 27 Ağustos gecesi 00:30'da gökyüzünü izleyin.Dünyanın iki ayı varmış > gibi görünecek. > > Mars'ın Dünyaya bu kadar yakin gececegi bir sonraki tarih 2287... |
Alıntı:
Biz bu tarihe kadar uzun yaşayabilirmiyiz acaba:P |
İçişleri Bakanlığı, hasat dönemi işçilerini taşıyan araçların kaza yapması üzerine harekete geçti. Bakanlık yayımladığı genelgeyle valiliklerden parası olmayan yolculuk yapacak tarım işçilerine Sosyal Yardımlaşma Fonu'ndan yardım verilmesini istedi. Valilikler belgeleri eksik araçların yola çıkarılmaması konusunda da uyarıldı. Hasat dönemiyle birlikte Güneydoğu Anadolu'dan gelen tarım işçilerinin maddi imkansızlıklar nedeniyle toplu yolculukları tercih etmesi kazaları faciaya dönüştürdü. Sivas'ta 24 işçinin ölümüne neden olan kaza görüntüleri İçişleri Bakanlığı'nın valilikleri uyarmasına neden oldu. Yayımlanan genelge ile işçilerin yoğun olarak geldiği illerin valiliklerine 'ferdi kaza sigortası olmadan yola çıkılmasın' uyarısı yapıldı. Genelgede, "Yolcu taşıyan araçların yetki belgesinin bulunması, zorunlu mali mesuliyet ve koltuk sigortasının yanı sıra ferdi kaza sigortasının yapılmış olması, gidilecek yolun uzunluğuna göre yeterli sürücü bulundurulması, uygun olmayan araçların trafiğe çıkarılmaması ve istidap haddi dışında yolcu bindirilmemesi gerekmektedir" ifadeleri yer aldı. |
Hafta sonu çöl sıcağı İSTANBUL Milliyet Türkiye hafta sonu Basra üzerinden gelen sıcak ve kuru bir havanın etkisinde kalacak. Mevsim normallerinin üzerinde seyredecek olan hava sıcaklıkları, hafta başından itibaren mevsim normallerine gerileyecek. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nün tahminlerine göre, mevsim normallerinin üzerine çıkacak sıcaklıklardan güney ve iç kesimler, kıyılara göre daha çok etkilenecek. Sıcaklıkların kuzey kesimlerde 1 ile 3, güney ve iç kesimlerde de 4 ile 6 derece yükselmesi bekleniyor. Nem oranı kıyı kesimlerde yüzde 40, iç kesimlerde yüzde 10 civarında olacak. Nem oranı düşük olduğu için sıcaklar çok etkilemeyecek. Sıcaklık değerleri pazartesi, salı, ve çarşamba mevsim normallerine inecek. |
10 Ağustos 2007 CUMA Resmî Gazete Sayı : 26609 TEBLİĞ Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığından: KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİNDE 2007 YILINDA UYGULANACAK ÜCRETLERİN TESPİTİNE İLİŞKİN TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2007/1) Kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları (haklarında özelleştirme kararı alınanlar dahil) ile 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin kapsamı dışında kalan kamu bankalarında (15/11/2000 tarihli ve 4603 sayılı Kanuna tabi bankalar hariç) çalışan kapsam dışı ve sözleşmeli personel ile bu kuruluşlar ve iştiraklerinin yönetim kurulu başkan ve üyeleri, denetim ve tasfiye kurulu üyeleri ile denetçilerine 2007 yılında uygulanacak ücretlerin tespitine ilişkin 31/7/2007 tarihli ve 2007/T-17 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararı ilişiktedir. Tebliğ olunur. YÜKSEK PLANLAMA KURULU KARARI Yüksek Planlama Kurulunca, 1/1/2007 tarihinden geçerli olmak üzere; 1 - a) Kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarında 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (II) sayılı cetvele dahil pozisyonların, temel ücret grupları itibariyle en düşük ve en yüksek temel ücretlerinin (EK-I)’de gösterildiği şekilde tespit edilmesine, b) Kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarında 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (II) sayılı cetvele dahil pozisyonlarda çalışan sözleşmeli personelin temel ücretlerinde, temel ücretleri; 1 - 925 (dahil) YTL'ye kadar olanlar için % 6.1, 2 - 925 YTL'den 1.125 (dahil) YTL'ye kadar olanlar için % 5.9, 3 - 1.125 YTL'den 1.450 (dahil) YTL'ye kadar olanlar için % 5.7, 4 - 1.450 YTL'den 2.075 (dahil) YTL'ye kadar olanlar için % 5.5, oranında artış yapılmasına, bu artışla bulunan temel ücretlerinin (EK-I)’deki temel ücret gruplarına ait en yüksek temel ücretleri aşmamasına ve sözleşme ücret tavanının 2.451- YTL’yi geçmemesine, 2 - a) 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 9 ve ek 1 inci maddelerine tabi kuruluşlarla, bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamı dışında kalan kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları (haklarında özelleştirme kararı alınanlar dahil) ile 15/11/2000 tarihli ve 4603 sayılı Kanun kapsamında olmayan kamu bankalarında çalışan sözleşmeli ve kapsam dışı personelin ücretlerinde, ücretleri; 1 - 925 (dahil) YTL'ye kadar olanlar için % 6.1, 2 - 925 YTL'den 1.125 (dahil) YTL'ye kadar olanlar için % 5.9, 3 - 1.125 YTL'den 1.450 (dahil) YTL'ye kadar olanlar için % 5.7, 4 - 1.450 YTL'den 2.075 (dahil) YTL'ye kadar olanlar için % 5.5, 5 - 2.075 YTL'den 2.700 (dahil) YTL'ye kadar olanlar için % 5.3, 6 - 2.700 YTL'den daha fazla olanlar için % 5.1, oranını aşmamak üzere artış yapmaya ilgili teşebbüs ve bağlı ortaklık yönetim kurulunun yetkili kılınmasına, b) Bu şekilde yapılacak ücret düzenlemeleri sonucunda aylık ücret, her türlü sosyal yardımlar, zam, tazminat, ödenek veya diğer adlar altında yapılan ödemelerin (ikramiyelerden bir aya isabet eden miktar dahil ve yönetim kurulu üyeliği ücreti ve ek ödemesi hariç) aylık ortalamasının; I - Hiç bir şekilde 950- YTL’den düşük, II - Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. ve Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş. Genel Müdürlüklerinde, genel müdürler için 5.750-YTL’den, genel müdür yardımcıları için 5.300-YTL’den, diğer personel için 4.400-YTL’den yüksek, III - TPAO, BOTAŞ ve PETKİM Genel Müdürlüklerinde, genel müdürler için 5.750-YTL’den, diğer personel için 4.800-YTL’den yüksek, IV - TEMSAN ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüklerinde, genel müdürler için 5.000-YTL’den, diğer personel için 3.750-YTL’den yüksek, V - Diğer kuruluşlarda, genel müdürler için 4.499-YTL’den, diğer personel için 3.297-YTL’den yüksek olmamasına, Ayrıca, yukarıdaki II, III ve IV üncü bentlerde belirtilen personelin ücretlerinde, tavan ücret miktarlarını geçmemek kaydıyla ilave artış yapmaya ilgili teşebbüs ve bağlı ortaklık yönetim kurulunun yetkili kılınmasına, 3 - 854 sayılı Deniz İş Kanununa tabi personel çalıştıran kuruluşlarda kaptan/başmühendis ile uzakyol kaptan/başmühendis ehliyetli bakım, onarım, donatım enspektörler grubunun ücret ve diğer haklarında gerekli düzenlemeleri yapmaya, ilgili kuruluş veya bakanlığın teklifi üzerine Devlet Personel Başkanlığı’nın yetkili kılınmasına, 4 - a) 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 34 üncü maddesine tabi yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile denetçi ve tasfiye kurulu üyelerinin aylık ücretlerinin (EK-II)’de gösterildiği şekilde tespit edilmesine, b) Kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarının (özelleştirme kapsam ve programında olanlar dahil) yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile denetçilerine, bu Kararın 5 inci maddesinde belirtilen ikramiyelerle aynı tarihte olmak üzere iki aylık ücret tutarında ek ödeme yapılmasına, 5 - Kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarında (özelleştirme kapsam ve programında olanlar dahil) çalışan memurlara iki maaş tutarında ikramiye ödenmesine ve ödemelerin 15 Ocak ve 15 Temmuz tarihlerinde iki eşit taksit halinde yapılmasına, 6 - Bu Karar kapsamında bulunan kurum ve kuruluşlarda görevli olan personelden, birden fazla kuruluşta görev alanlara ancak bir görev için ücret ödenmesine, 7 - Özelleştirme kapsam ve programında bulunan kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarından olup özelleştirme işlemleri tamamlanan kuruluşların sözleşmeli ve kapsam dışı kamu personelinin ücretlerine, bu personelin sözleşmeli ve kapsam dışı statülerde bulunduğu sürelere ait bu Karardaki ücret artışlarının hiçbir işlem yapılmaksızın aynen uygulanmasına, 8 - 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesi çerçevesinde, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarında 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (II) sayılı cetvele dahil pozisyonlarda çalışan sözleşmeli personele (Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü personeli hariç), 1850 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda her ay ek ödeme yapılmasına, bu ek ödemenin damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmamasına, ek ödemenin ücret ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemelerin hesabında dikkate alınmamasına, 9 - Bu Karar kapsamında bulunan sözleşmeli ve kapsam dışı personel ile yönetim kurulu başkan ve üyeleri, denetim ve tasfiye kurulu üyeleri ile denetçilerin ücretlerinde, 1/7/2007 tarihinden geçerli olmak üzere ücretleri; 1 - 981 (dahil) YTL'ye kadar olanlar için %4, 2 - 981 YTL'den 1.191 (dahil) YTL'ye kadar olanlar için %3.8, 3 - 1.191 YTL'den 1.533 (dahil) YTL'ye kadar olanlar için %3.6, 4 - 1.533 YTL'den 2.189 (dahil) YTL'ye kadar olanlar için %3.4, 5 - 2.189 YTL'den 2.843 (dahil) YTL'ye kadar olanlar için %3.2, 6 - 2.843 YTL'den daha fazla olanlar için %3, oranında artış yapılmasına, karar verilmiştir. (EK-I) SÖZLEŞMELİ PERSONEL POZİSYONLARINA AİT TEMEL ÜCRET GRUPLARI Grup 1 (En Düşük Temel Ücret: 1.263-YTL...En Yüksek Temel Ücret: 2.009-YTL) Asistan Hava Trafik Kontrolörü, Atölye Şefi, Avukat, Başeksper, Başkontrolör, Başmühendis, Başmimar, Baştabip, Baştabip Yardımcısı, Diş Tabibi, Eczacı, Eksper, Grup Başmühendisi, Hava Trafik Başkontrolörü, Hava Trafik Kontrolörü, Kaptan, Kılavuz Kaptan, Klinik Şefi, Kontrolör, Merkezi Satınalma Uzmanı, Mimar, Müdür Yardımcısı, Mühendis, Pilot, Stajyer Hava Trafik Kontrolörü, Şehir Plancısı, Tabip, Teknik Amir, Teknik Şef, Teknik Uzman, Tekniker, Uzman (Tebabet Uz.Tüz.’ne Göre), Uzman Tabip, Veteriner. Grup 2 (En Düşük Temel Ücret: 1.112-YTL...En Yüksek Temel Ücret: 1.744-YTL) Ajans Amiri, Amir, Başdispeyçer, Başhemşire, Başrepartitör, Biyolog, Çocuk Eğitimcisi, Çözümleyici, Dekoratör, Desinatör, Çocuk Gelişimcisi, Diyetisyen, Eğitim Uzmanı, Ekonomist, Fizikçi, Fizikoterapist, Gar Şefi, İstasyon Şefi, İstatistikçi, İtfaiye Şefi, Jeofizikçi, Jeolog, Jeomorfolog, Kimyager, Kontrolör Yardımcısı, Laboratuar Şefi, Koruma ve Güvenlik Amiri, Koruma ve Güvenlik Amir Yardımcısı, Koruma ve Güvenlik Grup Şefi, Makinist (TCDD), Matematikçi, Merkezi Satınalma Uzman Yrd., Muhasebeci, Mütercim, Öğretmen, Pedagog, Programcı, Psikolog, Sağlık Eğitimcisi, Sistem Programcısı, Sivil Savunma Amiri, Şef, Şeftren, Şube Şef Yardımcısı (TCDD), Teknik Ressam, Teknisyen (Uçak Helikopter Teknisyeni-Uçucu), Tercüman, Uzman. Grup 3 (En Düşük Temel Ücret: 1.036-YTL...En Yüksek Temel Ücret: 1.528-YTL) AFTN Memuru, AIM Memuru, AIS Memuru, Amir Yardımcısı, Antrenör, Başteknisyen, Başveznedar, Bilgisayar İşletmeni, Dispeyçer, FIC Memuru, Grafiker, Hemşire, Haberleşme Teknisyeni, Konstrüktör, Laborant, Makinist, Makinist Yardımcısı (TCDD), Muhasebeci Yardımcısı, Programcı Yardımcısı, Repartitör, Ressam, Revizör, Sağlık Memuru, Sağlık Teknisyeni, Sayman, Stajyer AIM Memuru, Sürveyan, Şef Yardımcısı, Teknisyen, Topograf, Uzman Yardımcısı, Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni, Veteriner Sağlık Teknisyeni, Veznedar, Unvanları 4 üncü Grupta Sayılanların Yükseköğrenimlileri. Grup 4 (En Düşük Temel Ücret: 966-YTL...En Yüksek Temel Ücret: 1.344-YTL) Anbar Memuru, Apron Memuru, ARFF Memuru, Aşçı, Ateşçi, Başdağıtıcı, Başpuantör, Daktilograf, Cer Muayene Memuru, Dağıtıcı (PTT), Endeks ve Faturalama Memuru, Dava Takip Memuru, Enformasyon Memuru, Geçit Bekçisi (TCDD), Gişe Memuru, Haberleşme Memuru, Hostes, Hareket Memuru, İş Makinası Sürücüsü, İtfaiyeci, Kondoktör, Katip (T. Şeker Fabrikaları), Koruma ve Güvenlik Görevlisi, Köprü Operatörü, Makascı, Makinist Yardımcısı, Manevracı, Memur, Mutemet, Pazarlama ve Dağıtım Memuru, Pazarlamacı, Puantör, Raportör, Sağlık Teknisyen Yardımcısı, Santral Memuru, Satınalma Memuru, Satış Memuru, Sekreter, Şoför, Tahsildar, Teknisyen Yardımcısı, Tren Teşkil Memuru, Unvanları 5 inci Grupta Sayılanların Yükseköğrenimlileri. Grup 5 (En Düşük Temel Ücret: 926-YTL...En Yüksek Temel Ücret: 1.199-YTL) Bahçıvan, Bekçi, Çocuk Bakıcısı, Dağıtıcı, Hastabakıcı, Hayvan Bakıcısı, Hizmetli, Kaloriferci, Kasap, Postacı. (EK-II) 399 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN 34 ÜNCÜ MADDESİNE TABİ YÖNETİM KURULU BAŞKAN VE ÜYELERİ İLE DENETÇİ VE TASFİYE KURULU ÜYELERİNİN ÜCRETLERİ 1 - Kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarının yönetim kurulu başkan ve üyelerine, 1.335-YTL net aylık ücret verilir. Bu aylık ücretin her türlü vergi ve kesintileri ilgili kuruluş tarafından ödenir. 2 - Kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarında görevli tasfiye kurulu üyeleri ile bağlı ortaklık denetçilerine, 1 inci maddede belirlenen aylık ücretin 3/4 ü oranında net aylık ücret ödenir. 3 - Devletin, kanunla kurulmuş kamu kuruluşlarının, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve bağlı ortaklıklarının iştiraklerinde, bunları temsilen yönetim, denetim ve tasfiye kurullarında görev alanlara ücret, prim, ikramiye, temettü ve sair adlar altında yapılacak ödemelerin yıllık net tutarı; 1 inci maddede belirlenen miktarın yönetim kurulunda görev alanlar için 14 katını, denetim ve tasfiye kurullarında görev alanlar için 14 katının 3/4 ünü aşamaz. 4 - İştirak genel kurullarınca, ücret, prim, ikramiye, temettü ve sair adlarla 3 üncü maddede belirtilen miktarlardan daha yüksek ödeme yapılması kararlaştırıldığı takdirde, aşan kısım iştirakler tarafından ilgililere ödenmeyerek temsil ettikleri kuruluşa yatırılmak suretiyle irat kaydettirilir. 5 - Teşebbüs ve bağlı ortaklıklarının yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile denetçilerinin, teşebbüs yönetim kurulunun muvafakatı ile teşebbüs veya bağlı ortaklığın iştiraklerinde yönetim, denetim veya tasfiye kurullarında görev almaları halinde tahakkuk edecek ücret, temettü, prim ve sair hakları temsil olunan kuruluşa ödenir. 6 - Özelleştirme İdaresi Başkanlığına devredilmiş bulunan kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarının yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile denetçilerine, bu kuruluşların sermayesindeki kamu payı % 50 nin altına düşünceye kadar 1 ve 2 nci maddelerdeki hükümler, bunların iştirakleri hakkında da 3, 4 ve 5 inci maddelerde yer alan hükümler uygulanır. Ancak, özelleştirme kapsam ve programında olup hisseleri İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören kuruluşların kamu personeli olmayan yönetim kurulu başkanlarına, 1 inci maddede belirlenen aylık ücretin 3 katı net aylık ücret ödenir. 7 - Yönetim, denetim ve tasfiye kurulu başkan ve üyeleri ile denetçilerin ücretleri her ayın onbeşinde peşin ödenir. Ay ve dönem içinde göreve başlayanlara ücret ve ek ödemenin çalışma günlerine tekabül eden tutarı ödenir. Emeklilik ve ölüm hali hariç olmak üzere görevden ayrılma halinde ücret ve ek ödemenin çalışılmayan günlere tekabül eden tutarı geri alınır. Görevden uzaklaştırma ve başka bir iş veya yerde geçici görevlendirme ile vekalet ve benzer görevlendirme hallerinde ücret ve ek ödeme ödenmez. |
İngiliz bilim adamlarının, ilk kez insanların solak olma ihtimalini artıran geni buldukları açıklandı. http://image.haber3.com/haber/58952.jpg BBC’nin internet sitesinde yer alan ve Moleküler Psikiyatri Dergisi’ne dayandırılan habere göre, dünya genelinde insanların yüzde 10’u solak. Habere göre, "LRRTM1" adlı gen, beynin hangi bölgesinin, konuşma ve duygulanma gibi görevleri yerine getireceğinin belirlenmesinde rol oynuyor. Oxford Üniversitesi’ndeki araştırmayı yapan bilim adamları, söz konusu genin, beyin fonksiyonlarındaki dengesizlikle açıklanan "şizofreni" gibi hastalıklara yakalanma riskini arttırdığına inanıyor. Çalışmayı yürüten ekibin başkanı Clyde Francks, solak insanların kaygılanması için bir neden olmadığını düşünüyor. "Bir insanın, şizofren olmasında birçok faktör rol oynuyor. Solakların büyük çoğunluğu gelecekte asla bu hastalığa yakalanmayacak" diyen Francks, LRRTM1 adlı genin, bu anlamda tam olarak nasıl bir rol oynadığını bilmediklerini belirtiyor. Beynin asimetrik yapısı bulunduğu belirtilen çalışmaya göre, sağ ellerini kullanan insanlarda genelde beynin sol tarafı konuşmayı, sağ tarafı da duyguları kontrol ediyor. Solak insanlarda ise çoğunlukla bu durumun tam tersi geçerli oluyor. Bilim adamları, bu durumdan LRRTM1 geninin sorumlu olduğuna inanıyor. Bu arada, solaklar ve sağ elini kullanan insanlar arasında önemli farklar olduğunu belirtiliyor. Avustralyalı bilim adamlarının, 2006 yılında yaptığı bir araştırma, solakların spor yaparken ve bilgisayar oyunları oynarken daha hızlı düşünebildiklerinin tespit edildiği ifade ediliyor. |
Anne ve kızları boğulmaktan son anda kurtuldu KANDIRA (Kocaeli) (DHA) KOCAELİ'nin Kandıra İlçesi'nde, denizde boğulma tehlikesi geçiren anne ve 9 yaşındaki ikiz kızları, belediyenin cankurtaran ekibi tarafından kurtarıldı. Dün, denize giren ikizler Gözde ve Gizem, suyun yer yer aniden derinleşmesi üzerine yüzme bilmedikleri için panik yaparak çırpınmaya başladı. Kızlarının suda çırpındığını gören 45 yaşındaki Seniha Oyuktaş da yanlarına giderek kurtarmaya çalıştı. Ancak, yüzme bilmeyen anne ile kızları suda batıp çıkmaya başladı. ANINDA MÜDAHALE Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin oluşturduğu, gönüllü doktor, hemşire, dalgıç ve çok iyi yüzme bilenlerden oluşan ve o sırada zodyak botta yüzenleri gözetleyen ekip, olayı farketti. Ekiptekiler, botla yanlarına gittikleri anne ve kızlarını sudan çıkardı. Baygın halde sahile çıkarılan anne ve kızları ilk müdahalenin ardından Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Anne ve kızları, tedavilerinin ardından bu sabah taburcu edildi. Tüfekle vurulan kedi sezaryenle doğurdu MUĞLA AA Muğla Bodrum'da tüfekle vurulup felç olan hamile kedinin 3 yavrusu sezaryenle alındı. Karaböcek adı verilen kediyi evinin bahçesinde yaralı halde bulan Alev Işık, kediyi hemen veterinere götürdü. Veteriner hekim Ercüment Gürel, kedinin ayaklarının tutmadığını ve sırt bölgesinde yarım santimetre kadar bir yara bulunduğunu ifade etti. Kedide oluşan travmanın durumunu öğrenmek için röntgen çektiklerini belirten Gürel, "Kedinin karnında gelişimini tamamlamış 3 yavru gördük. Yaralı kediye, sezaryen yöntemi ile doğumu yaptırdık" dedi. Ameliyat sonucunda kedideki saçmanın alınamadığını kaydeden Gürel, daha sonra almak üzere yarayı kapattıklarını bildirdi. Gürel, "Tedavi sonrası arka bacakları duyarlılık göstermeye başladı. Uzun süreli tedavi sonrası normale dönebilir" diye konuştu. Köpeği diri diri yaktılar Öte yandan Ankara Elmadağ'da bir köpek, işkence yapıldıktan sonra canlı canlı yakıldı. Hasanoğlan Beldesi'nde boş bir arazide bir köpeğe önce işkence yaparak yaralayan kişiler, ardından hayvanı ateşe verdi. Vahşeti öğrenen hayvanseverler, bir canlıyı bu şekilde öldürenlerin insan olamayacaklarını belirterek, olayı gerçekleştirenlerin bir an önce bulunup cezalandırılmasını istedi. |
İstanbul Akatlar'da bir çiçekçide, insan eti yiyen ve Latince adı Galeodes olan örümcek cinsi bulundu http://www.aksam.com.tr/foto/2007/07/06/g.jpg Kamil Murat Türkyılmaz'a ait çiçekçide şehir dışından gelen çiçek demetleri arasında bulunan böceği ziraat ve böcek uzmanı Derya Ulaşoğlu tespit etti. Ulaşoğlu söz konusu böceğin insan eti de yediğini ve insanlara virüs bulaştırdığını söyledi. Zehir bezleri olmayan böceğin iki çift dişi bulunduğunu ve saldırgan olduğunu vurgulayan Ulaşoğlu, böceğin ana vatanının Orta Asya olduğu vurguladı. Ulaşoğlu, "Böcek yüksek ihtimalle çiçek demetleri arasında İstanbul'a ulaşmış. İnsan etini de yiyebilir ve insana taşıdığı bakteri ve virüsleri bulaştırabilir" dedi. Bu cins örümceklerin diğer küçük böcekleri de yediğini söyleyen Ulaşoğlu "Halk arasında et yiyen örümcek olarak bilinir ama aslında bu bir böcektir" şeklinde konuştu. |
ÖSS ve YDS sonuçları yarın açıklanacak Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) ve Yabancı Dil Sınavı (YDS) yerleştirme sonuçları, yarın saat 10.00'da açıklanacak. Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) ve Yabancı Dil Sınavı (YDS) yerleştirme sonuçları, yarın saat 10.00'da açıklanacak. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezinden (ÖSYM) yapılan açıklamada, 17 Haziran 2007 tarihinde yapılan ÖSS ve 24 Haziran 2007 tarihinde yapılan YDS sonuçlarına göre adayların yaptıkları tercihler doğrultusunda yüksek öğretim programlarına merkezi yerleştirme işlemlerinin tamamlandığı bildirildi. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. İnal Yarımağan imzalı basın duyurusunda, “Sonuçlar 16 Ağustos 2007 perşembe güne saat 10.00'dan itibaren internetten öğrenilebilecektir” denildi. Yerleştirme sonuçları ve kayıt işlemleri ile ilgili açıklamanın da yarın aynı saaten itibaren ÖSYM'nin internet sayfasında yer alacağı duyuruldu. Sonuçlar ÖSYM'nin http://osys.osym.gov.tr ve http://osys2007.osym.gov.tr internet adreslerinden öğrenilebilecek. |
YERLEŞTİRME SONUÇLARI AÇIKLANDI http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Egitim_Bilim/2012/oss_sonuclari_2.jpg ANKARA - Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) ve Yabancı Dil Sınavı (YDS) yerleştirme sonuçları açıklandı. Adaylar, hangi üniversitelere yerleştirildiklerini Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi'nin (ÖSYM) , ''ÖSYM Sonuç Açıklama Sistemi'' internet adreslerinden öğrenebilecekler. Adaylar yerleştirme sonuçlarını wap uyumlu cep telefonlarından da ÖSYM Sonuç Açıklama Sistemi adresinden görebilecekler. ŞAMPİYONLARIN TERCİHİ ÖSS ve YDS'de birinci olanların tercihi Sabancı, Boğaziçi, Bilkent, Galatasaray ve İstanbul üniversiteleri oldu. ÖSS ve YDS yerleştirme sonuçlarına göre, Sayısal-2 ve İngilizce dil puan türünde birinci olan Yücel Nalbantoğlu Sabancı Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Programına ''Üstün Başarı Bursu'' ile yerleşti. Sözel-2 ve Fransızca dil puan türünde birinci olan Çağrı Sert, Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü'ne girdi. Eşit Ağırlık-2 puan türünde birinci olan Fatih Karataş Bilkent Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi'nin İktisat Bölümü'nde burslu olarak okumaya hak kazandı. YDS'de Almanca dil puanı birincisi Efe Okur da Galatasaray Üniversitesi Mühendislik ve Teknoloji Fakültesi Endüstri Mühendisliği bölümüne yerleşti. İngilizce dil puan türünün iki birincisinden biri olan Ege Sinan Torun ise İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ne (İngilizce) girdi. ÖSS'yi kazananlar ile sınavsız geçiş hakkı olan toplam 1 milyon 580 bin 356 adaydan 920 bin 301'i tercih yaptı. Meslek lisesi mezunlarından 169 bin 499'u sınavsız geçiş amacıyla tercihte bulunurken, 133 bin 493'ü ÖSS sonuçlarına göre tercih yaptı. Tercih yapan adaylardan 617 bin 309'unu da genel lise mezunları oluşturdu. Tercih yapan adaylardan 193 bin 524'ü lisans programlarına yerleşti. Yerleştirme sonucunda bu kontenjanlardan 11 bin 210'u boş kaldı. |
Abramoviç'in yatı İstanbul Boğazı'na demir attı Ceren KARASU/İSTANBUL, (DHA) RUS milyarder Roman Abramoviç'in ‘Le Grand Bleu’ isimli lüks yatı, Bodrum ve Çeşme’nin ardından İstanbul Boğazı’na geldi. Çırağan Sarayı’nın karşısına demir atan ve çevresinde Sahil Güvenlik botlarının devriye gezdiği lüks yatı, boğazdan geçenler hayranlıkla izledi. Yaklaşık 13 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin işadamlarından İngiltere'nin Chelsa Futbol Kulübü'nün Rus patronu Roman Abramoviç'in 112 metre uzunluğunda, 35 metre genişliğindeki altı katlı, ‘Le Grand Bleu’ isimli yatı, akşam saatlerinde İstanbul'a geldi. İçinde dört motor yat, bir helikopter, jet ski ve bir mini denizaltının yanısıra kano, sörf gibi su sporları ekipmanlarının da bulunduğu lüks yat, Beşiktaş sahilindeki Çırağan Sarayı’nın açıklarına demirledi. Boğazden geçenler, lüks yatı hayranlıkla izledi. Sahil Güvenlik botları, yatın çevresinde devriye gezerek diğer tekne ve deniz araçlarının yanaşmasına izin vermiyor. Yatlar ve gezi tekneleri Abramoviç'in lüks yatının yanında ufak kaldı. Devasa yatta kalan çalışanlar da güverteye çıkarak İstanbul Boğazı’nın görüntüsünü izledi. Lüks yatta kalan erkeklerden oluşan bir grup, yanaşan tekneye binerek açıldı. Çırağan Sarayı’ndan Rus işadamı Roman Abramoviç’in lüks yatı için herhangi bir talepte bulunulmadığı öğrenildi. |
Törene Başbakan Erdoğan da katılacak 20 BİN ÖĞRETMENİN ATAMASI YARIN http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Egitim_Bilim/2012/ogretmen_atamalari.jpg ANKARA - Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) yapacağı 10 bini kadrolu, 10 bini sözleşmeli 20 bin öğretmenin ataması, yarın bakanlığın Başöğretmen Salonu'nda gerçekleştirilecek. Atama törenine, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da katılacak. Eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacını karşılamak üzere ilk atama biçimiyle 28 alandan 9 bin 300 ilk atama, açıktan atama ve açıktan ilk atama biçimiyle 27 alandan 250, kurumlar arası ilk atama ve kurumlar arası yeniden atama biçimiyle 25 alandan 100, beden eğitimi alanına milli sporcu olanlardan sınavsız 350 olmak üzere toplam 10 bin kadroya atama yapılacak. Yoğun ihtiyaç bulunan 17 alandan toplam 10 bin kontenjana sözleşmeli öğretmenlik için de başvuru alınacak. Atamalar, yarın MEB Başöğretmen Salonu'nda saat 10.00'da gerçekleştirilecek. Başvuruya ilişkin bilgiler MEB'in ''http://personel.meb.gov.tr'' internet adresinde yayınlanacak olan ''2007-2 Öğretmenlik İçin Başvuru ve Atama Kılavuzu''nda yer alacak. a.a. |
Erdoğan'ın çeteleri anlatırken dili sürçtü ANKARA Milliyet Başbakan, çetelerle mücadeleyi anlatırken dili sürçtü. Erdoğan, şunları söyledi: "Çeteler ciddi vurgun yedi. Çeteler, bürokrasi, asker, meclis, polis, siyasetin içine sızmış. Yargı içine s....mış (hemen sızmış diye düzeltti). Bunların nerelerde neler yaptıkları ortaya çıkarıldı. Bu konularla ilgili yargı süreci başladı. Eğer biz yere sağlam basarsak, bu çetelerden, mafyalardan ülkemizi temizleriz." Başbakan Erdoğan önceki gece Kanal D'deki progranda, 'ılımlı İslam' yakıştırmalarının çok çirkin olduğunu belirtti ve "Bu bir defa dinimize saygısızlıktır, hakarettir. İslam'ın ılımlısı ılımsızı falan olmaz, İslam İslam'dır o kadar" dedi. |
Çin’de bir anne-baba, yeni doğan çocuklarına @ ismini verdi. http://image.haber3.com/haber/71208.jpg Alfabe'si olmayan, bunun yerine harfleri temsil eden binlerce şekilden oluşan Çince'de, bebeklere alışılmadık isimler konulmak istenmesi, internet kullanımının da yaygınlaşmasıyla son zamanlarda sık sık gündeme geliyor. Türkiye'de ve pek çok ülkede "et" olarak telafuz edilen @ işareti, Çin'de de genel olarak bu şekilde telafuz edilirken, bazı yerlerde "ai ta (sev onu)" şeklinde okunuyor. Çin Dil Komisyonu Başkanı Li Yumign, bebeğin babasının, dünyanın her yerinde e-mail adreslerinde kullanılan @ işaretinin, Çince'deki anlamından dolayı bebeğine takmak istediğini söyledi. Bebeğe böyle bir ismin takılması talebinin henüz kabul edilmediğini, konunun tartışıldığını söyleyen Li, "Çince'ye uygun isimler takılmadığı yada artık kullanılmayan, eski isimler seçtikleri için yaklaşık 60 milyon Çinli, bilgisayar ortamında kendi isimlerini kullanamıyor. Hiçbir yazılım isimleri kabul etmediği gibi, isimleri ilk kez görenler de okumakta zorlanıyor" dedi. Çin'de bu yılın başında yürürlüğe giren bir yasayla birlikte, yabancı dillere ait kelimeler, Arap rakamları ve Çin kültürüne ait olmayan ifadelerin isim olarak kullanılması yasaklanmıştı. Yetkililer, Çin kültürüne zarar vereceği gerekçesiyle batı dillerinden isimler seçilmesine ise kesinlikle müsaade etmiyor. Çin'in eski başbakanlarından Zhu Rongji'nin ismi, Çin'de çok nadir görülen 'rong' karakterinden dolayı, gazete ve televizyon haberlerinde her defasında farklı yazılıyor, "Başbakanın ismi yüzünden editörlerin başlarına ağrılar giriyor" şeklinde esprilere neden oluyordu. |
Memurlara zamlı maaş gündemde Yetkili memur sendikalarıyla Kamu İşveren Kurulu, bugün toplu görüşmelerin üçüncü turunda bir araya gelecek. Görüşmede, maaş zamlarının gündeme gelmesi bekleniyor. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in başkanlık edeceği Başbakanlık Merkez Bina'daki toplantı saat 10.00'da başlayacak. Toplantıya, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Aksu, yetkili sendikaların genel başkanları ile Kamu İşveren Kurulu üyeleri katılacak. Toplantıda, Türkiye Kamu-Sen'e bağlı Türk Enerji-Sen, Türk Tarım Orman-Sen, Türk Ulaşım-Sen, Türk İmar-Sen ve Memur-Sen'e bağlı Diyanet-Sen yöneticileri hizmet kollarına ilişkin sunum yapacak. Toplu görüşmelerin birinci turu sonunda, konfederasyonların taleplerini değerlendirmek amacıyla 'mali ve sosyal haklarla' ilgili olarak kurulan komisyonun çalışmasını tamamlanması ve raporunu sunması durumunda, memur maaşlarına yapılacak zamların da toplantıda gündeme geleceği belirtiliyor. Süreç nasıl işliyor? Yasaya göre, 15 Ağustos'ta başlayan ve 15 gün içinde sonuçlanması gereken toplu görüşmelerde anlaşmaya varılması durumunda mutabakat metni imzalanarak Bakanlar Kurulu'na sunulacak. Anlaşmazlık durumunda ise uyuşmazlık tutanağı tutulacak ve Yüksek Hakem Kurulu Başkanı ve dört öğretim görevlisinden oluşan Uzlaştırma Kurulu devreye girecek. Kurulun beş gün içinde vereceği karara tarafların katılması durumunda, sonuç mutabakat metni olarak Bakanlar Kurulu'na sunulacak. Uzlaştırma Kurulu kararına tarafların katılmaması durumunda ise anlaşma ve anlaşmazlık konularının tümü Bakanlar Kurulu'na gönderilecek. |
Ev hanımları manava gitmeden domatesin iyisini, karpuzun irisini, salatanın tazesini ekrandan seçiyor. Konya'da, teknolojinin imkanlarını kullanan manav, hazırladığı web sitesi sayesinde dükkanındaki meyve ve sebzeyi canlı yayın ile internette yayınlıyor. http://www.haberx.com/newspictures/10/1042399SmallPicture.jpg Konya'nın merkez Selçuklu ilçesinde işyeri bulunan manav Yusuf Çiloğlu, teknolojik gelişmelerden istifade etmek amacıyla bir ilki gerçekleştirdi. Bu uygulamadan memnun olan müşteriler, manava yerleştirilen kameralar sayesinde gerçekleştirilen canlı yayınla manavda bulunan ürünler ve fiyatlar hakkında bilgi sahibi olabiliyor. Hazırlattığı "www.minihalkonya.com" adresli web sitesi sayesinde müşterilerine internet üzerinden de hizmet veren Yusuf Çiloğlu, müşteri memnuniyetini artırmak için internet üzerinden gelen tüm siparişleri en kısa zamanda yerlerine ulaştırıyor. Sitede, "manav hakkında, ürünler, galeri ve iletişim" gibi linklerin yanı sıra meyve-sebze sergilerinin fotoğrafları bulunuyor. Sitede yer alan ürünler ve fiyatlar düzenli olarak her gün güncelleniyor. 24 saat aralıksız müşterilerine hizmet veren manav 4 kamerayla tüm gün izleniyor. İçeriye ve dışarıya konulan kameralar sadece güvenliği sağlamak için kullanılmıyor. İnternet üzerinden gerçekleştirilen canlı yayın imkanı sayesinde müşteriler, manava yeni gelen ürünler ve fiyatlar hakkında bilgi sahibi olabiliyor. Her mevsim sebze ve meyvenin bulunduğu manavda, kredi kartıyla alışveriş de yapılabiliyor. Hızla ilerleyen teknoloji karşısında kendisinin de bir şeyler yapması gerektiğine inanan manav Yusuf Çiloğlu, "Biz de bu teknolojiden istifade edip kullanmak istedik. Genelde internet bağlantısı olan müşterilerimiz var. Bu hizmetin bize fayda getireceğini ve hizmet açısından müşterilerimizi memnun edeceğini düşünerek böyle bir şey yaptık. Müşterilerimiz bu ürünleri görmek istediğinde, canlı yayın linkini tıklıyor ve ürünlerimizi görebiliyor. İstedikleri varsa sitemize yazıyorlar. Biz de gelen siparişleri en yakın zamanda kendilerine ulaştırıyoruz" dedi. Manava gelen müşteriler ise bu uygulamadan oldukça memnun olduklarını belirtiyor. Sürekli alışveriş yaptıkları manavın böyle bir uygulamayla kendilerini rahatlattığını söyleyen müşteriler, manava gidemedikleri zamanlarda internetten verdikleri siparişlerin kısa sürede ellerine ulaştığını söylediler. Gurbetçi bir vatandaş da yurt dışında buna benzer uygulamaları gördüklerinde imrendiklerini belirterek, Konya'da böyle bir uygulamanın kendisini şaşırttığını kaydetti. |
Tayin olduktan 15 gün sonra şehit düştü Ahmet KAYA- Mehmet BULUT/GAZİANTEP, (DHA) ŞIRNAK’ın Uludere İlçesi Uzungeçit Beldesi'nde 10 teröristin öldürüldüğü çatışmada şehit düşen iki uzman çavuştan 29 yaşındaki Ali Çiftçi’nin ölüm haberi Gaziantep’teki ailesinin evine ateş düşürdü. 2 aylık evli Çiftçi’nin 15 gün önce Şırnak’taki yeni birliğine tayin edildiği ortaya çıktı. Dün öğleden sonra birliğiyle çıktığı operasyonda karşılaşılan bir grup PKK'lı teröristin açtığı ilk ateşte şehit düşen iki uzman çavuştan Ali Çiftçi, iki aylık eşi Elif Çiftçi ve Gaziantep'te oturan annesi Ülger Çiftçi ile 10 gün önce daha önce görev yaptığı Kırklareli'den yeni görev yeri olan Şırnak'a giderek tuttuğu eve yerleşti. Geliniyle birlikte yeni evlerini yerleştirmeye çalışan Ülger Çiftçi, oğlunun şehit haberini alınca fenalaştı, hastaneye kaldırıldı. 4 erkek çocuk sahibi olan Arif Çiftçi ise, oturduğu Gaziantep Cumhuriyet Mahallesi'ndeki evinde acı haberi aldı. Metin olmaya çalışan baba Çiftçi, “Allah rahmet eylesin. Söylenecek bir şey yok'' diye konuştu. Şehit babasını evinde ziyaret eden 5’inci Zırhlı Tugay Komutanlığı’nda görevli Kurmay Albay Fikret Bayır, “Dün Şırnak kırsalında sabah başlayan ve gün boyu devam eden operasyonda iki şehit verdik. teröristlerden de çok sayıda ölen var. Bu sizin için bir gurur kaynağıdır. Sizler artık Türk Milleti’ne mal olmuş bir ailesiniz. O, düne kadar sizin evladınızdı. Ama, artık hepimizin şehidi'' dedi. Şehit Uzman Çavuş Ali Çiftçi’nin yarın doğum yeri olan Gaziantep’in Yavuzeli İlçesi’nde düzenlenecek törenin ardından toprağa verileceği belirtildi. |
İş dünyasının en çok rağbet ettiği restoranlardan biri olan Papermoon’un cirosu ile dikkat çekiyor. http://image.haber3.com/haber/42462.jpg Önceki gün açıklanan İSO 500 listesine göre, Türkiye’nin en büyük şirketlerinin yarattığı toplam katma değer 75.3 milyar YTL oldu. 500 büyük kuruluşun toplam satışları cari fiyatlarla yüzde 21.7, sabit fiyatlarla yüzde 10.9 arttı. Yani 500 büyük kuruluşun performansı Papermoon’un performansına yetişemedi. Patronların buluşma noktası olarak bilinen, Sunset ile birlikte İstanbul’un en gözde restoranları arasında ilk sırada gösterilen Papermoon’un 2006 yılı cirosu belli oldu. Akkök Grubu’nun 2006 faaliyet raporunda yer alan bilgilere göre Papermoon 2006 yılını 6 milyon dolar ciro ile tamamladı. Papermoon kriz yılı 2001’i sadece 632 bin dolarlık ciro ile kapatmıştı. 2005 yılında gerçekleşen ciro ise 4.3 milyon dolardı. Böylece Akmerkez Lokantacılık’ın işlettiği Papermoon bir yılda cirosunu dolar bazında yüzde 40’a yakın artırmış oldu. Papermoon bu performansı ile büyüme açısından Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşunun ortalama hızını da Türk ekonomisinin genel büyümesini de sollamış oldu. Türkiye’den de iyi İSO’nun önceki gün açıklanan 500 listesine göre, 2006 yılında 500 büyük sanayi kuruluşunda yaratılan katma değer 75.3 milyar YTL olarak belirlendi. Bu değer Türkiye GSMH’sinin yüzde 13.1’ini oluşturdu. Türkiye sanayi sektörü katma değerinin yüzde 51.2’si 500 büyük kuruluş tarafından yaratıldı. Toplam satış geliri ise 500 büyük sanayi kuruluşunda cari fiyatlarla yüzde 21.7, sabit fiyatlarla ise yüzde 10.9 oldu. Bu rakamlarla kıyaslandığında Papermoon’un 500 büyük sanayi kuruluşundan çok daha yüksek bir performans sergilediği dikkati çekti. Papermoon’un dolar bazındaki yüzde 40’a varan ciro artışı, Türkiye’nin genel ekonomisindeki başarıdan da daha büyük bir performansı ifade ediyor. Türkiye’nin gayri safi milli hasılası 2005 yılında 360 milyar dolardan 2006 yılında 399.7 milyar dolara çıktı. Yani dolar bazında Türkiye yüzde 11 büyüdü. Papermoon dolar bazındaki yüzde 39.5’lik artışı ile Türkiye’nin genel büyümesinin de önüne geçti. Papermoon’un 2006 yılı Eylül ayında açılan Ankara şubesinin de desteği ile Akmerkez Lokantacılık’ın 2007 yılı cirosunun 10 milyon doları bulacağı tahmin ediliyor. Papermoon Akmerkez’de 75 kişilik ekip, 400 metrekarelik alanda 102 kişiye aynı anda hizmet verebiliyor. Buna göre her bir sandalyenin yıllık cirosu yaklaşık 59 bin dolar oldu. Akmerkez Papermoon’un günlük cirosunun ise YTL cinsinden 21 bin YTL’yi geçtiği gözlendi. Bir pizzanın yaklaşık 32 YTL’den satıldığı Papermoon’un cirosunun yüzde 70’i civarında kâr rakamına ulaştığı tahmin ediliyor. Akkök Grubu’nun genel olarak cirosu 2006 yılında yüzde 10 civarında büyüyerek 1 milyar dolardan 1 milyar 122 milyon dolara çıktı. Buna göre Papermoon, grubun en iyi performans gösteren şirketleri arasında yer aldı. Grubun kimya alanında Aksa, enerji alanında Akenerji, tekstil alanında Ak-Al, Aksu ve gayrimenkul alanında Akmerkez gibi yatırımları bulunuyor. |
Çizgi film kahramanı Örümcek Adam gerçek oluyor. http://image.haber3.com/haber/109649.jpg İtalyan bilimadamları, insanların yakın gelecekte ünlü çizgi roman kahramanı Örümcek Adam gibi duvarlara tırmanması ve çatılardan aşağı sarkabilmesine olanak tanıyabilecek bir teknoloji geliştirdiklerini açıkladı. İtalya’nın Torino kentindeki Politeknik Üniversitesi’nden bilimadamlarının yaptığı çalışmada, örümcek ve kertenkelelerin dik yüzeylere nasıl tutunduğu üzerinden yola çıkıldı. Hem kertenkeleler, hem de örümceklerin dik yüzeylere tutunmasını ayaklarındaki küçük kıllar sağlıyor.Bu milyarlarca küçük kılın sağladığı yapışkanlık sayesinde kertenkeleler duvarlara tırmanıp, cilalı cam yüzeylerden bile aşağı doğru sarkabiliyor. Araştırmacılar, aynı yolla yetişkin bir insanın vücut ağırlığının desteklenmesi için gereken yapışkanlık düzeyinin nasıl yaratılabileceği üzerine çalıştı. Fizik Dergisi’nde yayınlanan çalışmada kertenkelelerdeki kılların yerine, ’karbon nanotüpleri’ adı verilen içleri oyuk, küçük malzemenin kullanılabileceği belirtildi. Bu malzemelerle kaplı ayakkabı ya da eldivenler sayesinde insanların bir gün örümcek adam gibi, birinden diğerine atlayarak gökdelenler arasında dolaşabileceği kaydedildi. |
"PKK'ya terörist diyemeyiz" DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ'un sözlerine karşılık "PKK'yı terör örgütü kabul etsinler diyorlar. Biz birileri istiyor diye öyle bir açıklama yapmayız" dedi. Ben askerim, teröristleri muhatap almam" sözlerini ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ'un 30 Ağustos resepsiyonuna davet edilmeyen DTP'lilere ilişkin "Önce onlar PKK'nın terör örgütü olduğunu kabul etsinler" açıklamasını değerlendirdi. Türk şöyle konuştu: "PKK'yı terör örgütü kabul etsinler diyorlar. Biz birileri istiyor diye öyle bir açıklama yapmayız. Biz çözümü şiddette, silahta aramıyoruz. Çatışmanın bitmesi gerekir diyoruz. Medeni biçimde sorunlar çözülmeli diyoruz. İnkar, ötekileştirici, dışlayıcı mantık olursa biz karşısındayız. Genelkurmay Başkanlığı ile polemiğe girmek istemiyoruz. Şiddetin, kanın durması için çaba gösteriyoruz." MHP'DEN TEPKİ DTP Milletvekili Ahmet Türk’ün 30 Ağustos resepsiyonuna davet edilmemeleri nedeniyle yaptığı açıklamalara MHP’den tepki geldi. MHP Milletvekili Deniz Bölükbaşı yaptığı açıklamada, Türk’ün, “PKK, İmralı ve Barzani ağzıyla'' konuştuğunu söyledi. Bölükbaşı, “DTP'nin siyasi misyonunun ne olduğunu, sözleri ve fiilleriyle göstermektedir. Meclis kürsüsünü PKK’nın siyasi eylem platformu haline getirecekleri görülmektedir'' dedi. Bölükbaşı, DTP’lilerin ettikleri milletvekili yeminine aykırı davrandıklarını vurgulayarak, “Buna devam ederlerse demokratik zeminde hak ettikleri ağır mukabeleyi göreceklerdir'' diye konuştu. |
Sonbahar Kabusunuz Olmasın Çeviren: Gülşah Balaban Ağustos’un ortasından Kasım’ın başına kadar süren sonbahar mevsimi, aynı zamanda pek çok kişinin mevsimsel alerjik rinit (saman nezlesi) nedeniyle rahatsız olduğu bir dönemdir. Amerikan Alerji, Astım ve İmmünoloji Akademisi (AAAAI), hapşırma, burun akıntısı, gözlerde şişlik ve kaşıntı gibi semptomların, kişinin iş veya okuldaki normal fonksiyonlarını olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor. Akademi, ayrıca mevsimsel alerjilerin uyku problemlerine, ve dolayısıyla gün içinde yorgunluğa ve konsantrasyon zayıflığına neden olduğunu belirtiyor. AAAAI’nın mevsimsel alerjilerden korunmak için bazı önerileri: • Özellikle yol kenarları, nehir kenarları, boş araziler, ve ağaçlık bölgeler gibi alerjiye neden olabilen otların yetiştiği bölgelerden uzak durun. • Bu mevsimde bulunduğunuz mekanın pencerelerini kapalı tutmaya özen gösterin, böylece polenlerin yaşadığınız ortamlara girmesini önlemiş olursunuz. Ayrıca havayı temizleyen, kurutan ve ısıtan klima kullanabilirsiniz. • Arabanızın camlarını kapatın. • Polenlerin fazla olduğu dönemlerde, dışarıda daha az zaman geçirmeye dikkat edin. • Dışarıda vakit geçirdikten sonra, duş alarak cildinizdeki ve saçınızdaki polenlerin temizlenmesini sağlayabilirsiniz. • Sonbaharda diğer alerjenleri de minimal düzeye indirmeye çalışmalısınız. Saman nezlesi genellikle pek çok alerjenin biraraya gelmesinin bir sonucu ortaya çıkar. • Yaşadığınız bölgede sonbahar mevsimi başlamadan 10-14 gün öncesinde alerji ilaçları kullanmaya başlamalısınız. 27.08.2007 13:55:00 Sigara İçmek Bulaşıcı Editör: Ozan Vural Mersin Üniversitesi (MEÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Resul Buğdaycı, “Sigara içme davranışının bulaşıcı olduğunu ve çocuklara daha çok anne ve babalar ile sevilen ve örnek alınan kişilerden bulaştığını” söyledi. Mersin Üniversitesi (MEÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Resul Buğdaycı, dünyada önlenebilir ölüm nedenleri arasında çoğunlukla birinci sırada gelen sigaranın, Türkiye’de de aynı konumda yer aldığını belirtti. Sigara içme davranışının bulaşıcı olduğunu savunan Buğdaycı, “Bu, çocuklara daha çok anne ve babalar ya da sevilen ve örnek alınan kişilerden bulaşıyor” dedi. Ebeveynlerde “Yaptığımı yapma, söylediğimi yap” anlayışının hakim olduğuna işaret eden Buğdaycı, iletişimin yüzde 60’ının sözsüz beden hareketleriyle, yüzde 30’unun ses tonu ve vurgulamalarla, yüzde 10’unun da sözle gerçekleştirildiğinin unutulmaması gerektiğini bildirdi. Çocuklara sigara aldırmanın kötü bir mesaj olduğunun altını çizen Buğdaycı, sigara kullanımıyla mücadelede eğitimin önemine değinerek, şunları kaydetti: “Okullardaki sigaranın zararlarına ilişkin eğitim, yıllarca lise ve üniversite gençliğine verilmeye çalışıldı. Ancak bunun etkili olmadığı anlaşıldı. Çünkü, sigaraya başlama yaşı daha erken. Lise ve üniversitede eğitim gören gençler artık tiryaki durumunda. Bu nedenle verilecek eğitimi, daha aşağı yaşlara çekmek durumundayız. Şu anda dünyada önerilen ideal sigaraya karşı eğitim yaşı 13-14’tür. Yani ilköğretim 6. ve 7. sınıfları kapsıyor. Türkiye’de bu eğitim ilköğretim 4 ve 5. sınıflarda başlamalıdır ve diğer sınıflarda devam etmelidir.” HASTA YANINDA SİGARA İÇEN HEKİMLERİN ORANI YÜZDE 56,8 Buğdaycı, yapılan araştırmalara göre, Türkiye’de 15 yaş üzeri nüfusun yüzde 43,5 oranında sigara içtiğini, erkeklerde bu oranın yüzde 62,5 ve kadınlarda yüzde 24,3’e ulaştığını, hekimlerde yüzde 55 seviyesinde bulunduğunu belirtti. Hasta yanında sigara içen hekim oranının yüzde 56,8, ebe ve hemşireler de ise yüzde 50,8 olduğunu ifade eden Buğdaycı, açıklamasına şöyle devam etti: “Akciğer kanserlerinin yüzde 90’ı, tüm kanserlerin yüzde 30’u, felçlerin yüzde 25’i ve kronik bronşitlerin yüzde 80’i sigaraya bağlıdır. Ayrıca, damar sertliği, damar tıkanıklıkları sigara içenlerde sık görülen hastalıklardır. Puro ve pipo tütünlerinin dumanı ağızdan emilebilir. Bu yüzden dudak ve ağız kanserleri daha çok görülür. Ayrıca, ağızda çiğnenen tütünler de dudak ve ağız kanserine neden olurlar.” 25.08.2007 17:34:00 Çocuğunuzun Dişlerini Nasıl Koruyacaksınız? Editör: Ozan Vural Diş bakımı eğitimi çocukluktan itibaren başlar. Erken yaşta alınan tedbirler dişlerimizin daha uzun ömürlü olmasını sağlar. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dr. Özge Sönmez, ebeveynlere, çocukların diş sağlığı konusunda dikkat etmeleri noktalar konusunda bilgi verdi. Süt dişleri, bebekliğin 6. ayından itibaren çıkmaya başlar ve 3 yaşına kadar tamamlanır. Çocuklarda 20 adet süt dişi vardır. Süt dişleri, bebeklik döneminde ebeveynler tarafından temizlenmeli, daha sonraları ise çocuklara diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması gerekmektedir. Süt dişlerinin sağlıklı olması en az sürekli dişler kadar önemlidir. Süt dişlerinin nasıl olsa düşecekleri düşünülüp oluşan çürüklerin tedavi ettirilmemesi bu dişlerin vaktinden önce kaybedilmesine yol açabilir. Bu da daimi dişlerin diziliminin bozulmasına ve ortodontik tedaviye gereksinime neden olabilir.Tedavisi mümkün olmayıp çekilmesi gereken süt dişlerinin yerine yer tutucu adı verilen apareylerin yapılması ile ileride oluşabilecek ortodontik bozukluklar önlenebilir. Tedavi edilmeyip uzun süre ağızda kalan süt dişlerinin kök ucunda oluşabilecek iltihap, çocuğun genel sağlığını etkileyebileceği gibi süt dişinin altında bulunan daimi dişe de zarar verebilir. Çocuklarda diş çürüklerini en aza indirmek için şunlar önerilebilir: • Çocuklara günde iki kez diş fırçalama alışkanlığı edindirilmeli. • Aşırı şeker tüketimi önlenmeli, şekerli yiyecekler yemek aralarında değil, yemekten hemen sonra verilmeli. • Özellikle emzik ya da biberon şeker, bal, ve reçel gibi gıdalara batırılmamalı, gece uykuda biberonla verilen süte bal, şeker konulmamalıdır. Çürük oluşumunu engellemek amaçlı koruyucu diş hekimliği yöntemlerden birisi Fissure Sealant uygulmasıdır. Fissür örtücü genellikle 6 yaşından itibaren çıkan daimi büyük azı ve daha sonra süren küçük azı dişlere uygulanır. Fissür örtücü yapılacak dişte dolgu veya çürük olmaması gerekir. Diğer bir yöntem de topikal florür uygulanmasıdır.Florür çürüğe karşı direnç artıran bir maddedir.Yüzeyel florür uygulaması sistemik kullanıma göre daha etkilidir. Bunların dışında önemli bir nokta, çocuğun erken yaşlardan itibaren diş hekimine götürülerek ortamı tanımasının sağlanması ve diş hekiminden korkmamasının sağlanmasıdır. Düzenli aralıklarla yapılacak diş hekimi ziyaretleri sağlıklı dişlere sahip olmanın önemli bir şartıdır. 27.08.2007 11:38:00 realge den alıntı |
Teslim olan PKK'lı teröristten harem itirafı http://www.milliyet.com.tr/2007/09/03/son/resim/sontur31.jpg Behçet DALMAZ/HAKKARİ, (DHA) HAKKARİ’nin Çukurca İlçesi’nde güvenlik güçlerine teslim olan Suriye uyruklu ‘Çiiya Zagros’ kod adlı PKK’lı terörist M.B. ilginç itiraflarda bulundu. Yaklaşık 5 ay örgütün dağ kadrosunda yer aldığını belirten M.B., PKK’nın sözde komutanlarının kadın teröristlerden kendilerine harem kurduklaranı söyledi. Birbirini seven erkek ve kadın teröristlere izin verilmediğini belirten M.B., örgüt içinde panik ve güvensizliğin hakim olduğunu kaydederek, “Mağaralarda aç ve susuz yaşıyorduk. Yatacak yerimiz ve zamanımız olmuyordu. Birçok örgüt mensubu da kaçmayı düşünüyor. Ben ailemi ve sevdiğim kızı özledim, bu yüzden kaçtım'' dedi. Suriye’nin Halep şehrinde 21 Mart 2007’de düzenlenen Nevruz kutlamalarına katıldığı sırada tanıştığı PKK’lı teröristler tarafından kandırılarak Kuzey Irak’ta bulunan Gare kampına götürüldüğünü söyleyen M.B. ifadesinde örgütün dağ kadrosunda 5 ay kaldığını anlattı. Bir fırsatını bularak örgütten kaçmayı başardığını belirten M.B. önceki gün Çukurca İlçesi’ne gelerek güvenlik güçlerine teslim oldu. M.B. örgüt içinde insanlık dışı muamele yapıldığını, açlık ve sefalet içinde yaşadıklarını vurguladı. M.B. örgütün sözde komutanlarının kadın teröristleri kendi himayeleri altına aldığını ve mağaralarda harem kurduklarını kaydetti. Kadın ve erkek teröristlerin birbirine duygusal olarak yakınlaşmalarının yasak olduğunu belirten M.B. şöyle konuştu: Örgüte katıldığım günden beri kaçmayı düşünüyordum. Bana çok iyi şartlarda hayat yaşatacaklarını söylediler. Ancak gittikten sonra bunun böyle olmadığını gördüm. 3.5 ay boyunca silahlı eğitim gördüm. Kampta hayat şartları çok kötüydü. Yiyecek ve içecek çok az olduğundan karnımız doymuyordu. Günlük olarak sadece yufka ekmek ve peynir veriyorlardı. Gece gündüz ağır işlerde çalıştırılıyorduk. Banyo ve temizlik ihtiyaçlarımızı bile karşılayamıyorduk. Yatacak veya istirahat edecek kapalı bir yer yoktu. Mağaralarda yaşıyorduk. Örgüt içerisinde ibadete müsade edilmiyordu.'' Örgütte bulunan kadınların, örgütün üst düzey yöneticilerinin haremi gibi görüldüğünün altını çizen M.B. itiraflarını şöyle sürdürdü: Bizler kadınlara yaklaşamıyorduk bile. Örgüt içinde kadın ve erkeklerin birbirini sevmesi suçtu. Buna kesinlikle izin verilmiyordu. Sürekli gözetim altında tutuluyorduk. Kaçmaya çalışanlar yakalandıklarında bir veya iki ay süreyle mağara içinde hapsediliyordu. İkinci defa kaçıp yakalananları öldürülüyordu. Orada bulunan örgüt sorumluları hariç, tüm örgüt mensupları benim gibi kaçmayı istiyor. Örgütte kimse birbirine güvenmiyor ve moralleri hiç iyi değil. Ben oraya ailemle kavga ettiğim ve gidecek başka bir yerim olmadığı için gittim. Benim oradaki hayatım, daha önceki hayatımı özlemekle geçti. Beni, içinde bulunduğum psikolojik durumu kullanarak kandırdılar. Diğer örgüt üyelerine sesleniyorum. Gelin Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne sığının.'' Teslim olduktan sonra güvenlik güçlerinin kendisine çok iyi muamele ettiğini belirten M.B., Mehmetçiğin kendisine yemek verdiğini ve sigara çayını kendisiyle paylaştığını söyledi. 6 aydır ailesi ve sevdiği kızdan ayrı olduğunu ve onlara kavuşacağı günü hasretle beklediğini söyledi. |
Namuslu Hekimlerden Korkunç İtiraflar ! SSK ve Devlet Hastanelerinin yükünü azaltmak ve halkın özel hastane olanaklarından yararlanmasını sağlamak bahanesiyle yaptığı, özel hastanelerden hizmet satın almasını sağlayan düzenleme insan hayatını tehdit eder boyutlara ulaşmış durumda. İşte Tüyler Ürperten İtiraflar SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'na bağlı hastalar, özel hastanelerde en kalitesiz malzemelerle ameliyat ediliyor. Özellikle kalp ameliyatlarında kalitesiz kataterler, iplikler, stentler, balonlar kullanılıyor. Özel hastanelerin hemen hemen hepsi katater, idrar sondası gibi tek kullanımlık malzemeleri, aynı kan grubundaki birkaç hastada tekrar tekrar kullanıyor. Böylece az ve ucuz malzemeyle çok sayıda hasta ameliyat edilerek 'sürümden' kazanılıyor. Bir paket programından özel hastane %10 civarında kâr elde ediyorsa, malzemeleri tekrar tekrar kullanarak ya da kalitesiz malzeme kullanarak kâr oranını % 35-40'lara çıkarabiliyor. Ameliyathanelerin durumu içler acısı. İstanbul'daki yaklaşık 26 kalp-damar cerrahisi merkezinin en az 20'sinin ruhsatı uluslararası standartlara uymadıkları için iptal edilmeli. Devletin sağlığa ayırdığı % 5'lik bütçenin % 80'i ilaca gidiyor. Ancak Türkiye'de ilaçla ilgili bir tasarrufa gitmek imkânsız. Çünkü bir anda karşınızda ciddi devleri bulursunuz. Ayrıca pek çok hekim yazdığı her reçeteden ilaç şirketi tarafından prim aldığı için, bu sistemi yıkmak zor. Daha uygun fiyatlı muadili olmasına rağmen ilaç şirketinden para alan doktor pahalı ilaçları hastaya aldırıyor. Özel hastanelerde doktorun hastayı kurtarmak için elinden geleni yapması, hasta cebinden ek para ödemediği sürece imkânsız. …….. …her şeye göz yumuluyor. Denetim yapılmıyor; 'göstermelik' yapılan denetimlerde ise sadece cihazlara, odalara, tuvaletlere bakılıyor. 'İnsanlar Ölsün ki Daha Çok Kazanalım.' Diyen Doktorlar Artık bütün vatandaşlar özel hastanelerden yararlanabiliyor! Özellikle de yıllardır SSK ve Devlet Hastanesi kuyruklarında sürünen vatandaşlar, artık en lüks özel hastanelerde ameliyat bile olabiliyorlar! Bu olanak, sosyal güvencesi olan vatandaşı mutlu ediyor. Ama hiçbiri, hastanelerde kendileri için en kalitesiz malzemelerin kullanıldığını bilmiyor. Bunu bilen, özel hastanelerde bu uygulamalara tanık olan ve hatta kalitesiz malzemelerle ameliyat yapıp 'vicdan azabı' çeken bazı hekimler, korkuyor. Hem ameliyat ettikleri hastaların ölmesinden hem de bu gerçeği kamuoyuyla paylaşmaktan. Çünkü işlerini kaybedebilirler, bir daha asla hiçbir yerde iş bulamazlar. Dahası yargılanıp mahkum edilebilirler. Yani bir yanda 'Hipokrat yemini'ne uygun çalışmak isteyen doktorlar öte yanda daha iyi yaşamak için 'Hastalar ölsün ki daha çok kazanalım.' diyen doktorlar. Daha çok kazanma duygusunun hekim dünyasında ağırlık kazanmış olduğunu belirtiyor namuslu olanları. Durumdan çok rahatsızlar. Bu nedenle isimlerini vermeden anlatıyorlar. Bunların kısmen bilindiğini söylüyorlar ve kamuoyunun bütün yapılanları bilmesini istiyorlar. İsimlerini vermeyen hekimlerin itirafları arasında en korkuncu ise bir kere kullanıldıktan sonra kesinlikle çöpe atılması gereken tıbbi malzemelerin, 'tasarruf' olsun diye aynı kan grubuna sahip hastalarda tekrar tekrar kullanılıyor olması. Peki, SSK, Emekli Sandığı ya da Bağ-Kur hastaları neden en kaliteli yerde bile en 'kalitesiz' sağlık hizmetini alıyorlar? Cevap çok korkunç ………………….Adının açıklanmasını istemeyen bir hekim şu bilgiyi veriyor: '15 bin YTL'lik bir kalp ameliyatına, hükümet 5-6 bin YTL ödüyor. Maliyeti yaklaşık 15 bin YTL olan bir kalp ameliyatının 5-6 bin YTL'ye mal edebilmesi için 5 milyonluk iplik yerine 1 milyonluk iplik kullanılıyor. 2.000 dolarlık ilaç kaplı stent yerine, damarda sağa sola kayarak kısa sürede kalp krizine yol açabilen 170 dolarlık stentle hasta ameliyat ediliyor. Ödeme gücü olan ise devletin verdiği paket fiyatın üzerine 5-10 bin YTL eklenip en kaliteli malzemelerle ameliyat ediliyor.' Ama SSK, Emekli Sandığı ya da Bağ-Kur'dan gelen hastaların çoğu bu bedeli ödeyemiyor. ……………………çok düşük fiyatlara yaptığı paket anlaşmalar ise özellikle tek kullanımlık malzemelerin artık kullanılmaz hale gelene kadar tekrar tekrar kullanılmasına yol açıyor. Peki, bunu yapan özel hastanelerin oranı ne kadar yüksek? 'Bunu hepsi yapıyor, ama biz yüzde 90'ı diyelim bari.' diyor yine adının saklı kalmasını isteyen bir cerrah. Bazı yetkililerden aldığımız bilgilere göre, hastanelerimizdeki tek sorun kullanılan malzemelerin kalitesizliği değil. Ameliyathanelerin durumu da içler acısı. Bir kalp-damar cerrahının ağzından çıkan şu sözler insanı şok ediyor: 'İstanbul'da kalp-damar cerrahisinin yapıldığı yaklaşık 26 merkez var. Ancak bu merkezler ABD'de ya da Avrupa'da olsalardı, en az 20'sinin ruhsatı iptal edilirdi. Çünkü hiçbiri ameliyathane şartlarına uygun çalışmıyor.' Paket programdaki bir hastanın 'kaybedilmesi', hastane açısından daha kârlı olduğu için, hastanın yaşayıp yaşamaması da çok önemsenmiyor. Bir insanın ölmesi 'eks olmak' olarak adlandırılıp sıradan bir şeymiş gibi karşılanıyor. Devlet ve SSK Hastaneleri'nde çalışan doktorlar, bütün bu ölümcül gerçekleri bildikleri halde, daha çok kazanmak için, hastaları kendilerinin de çalıştıkları özel hastanelere yönlendiriyorlar. Ölen her hasta bu doktorlara daha çok kazandırmış oluyor. Çünkü bir hasta erken ölürse hastane doktorları; tıbbi malzeme, ilaç, yoğun bakım gibi masraflara girmeden ve tedavi süreciyle yorulmadan paket fiyatını cebe indirmiş oluyor. |
İran otomobillerine büyük ilgi Arif ARSLAN/ BATMAN, (DHA) İRAN'da üretilen ‘Saba 1.1-H' marka otomobiller Batman'da 16-17 bin YTL arasında alıcı buluyor. Tahran ve Tebriz'de üretilen otomobiller Türkiye’de ilgi görünce, son 6 ayda yüzlerce otomobil, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde satıldı. İran'da üretilen ‘Saba 1.1-H' marka otomobiller ilgi görünce, son aylarda bunları getiren TIR'lar Doğubeyazıt-Gürbulak sınır kapısında kuyruk oluşturdu. İran'daki otomobilleri Türkiye distribütörlüğünü üstlenen İstanbul, Ankara, Adana ve Gaziantep'teki bayiler talepleri karşılamakta güçlük çekmeye başladı. ‘Saba' marka otomobillerin motor aksamının Hindistan menşeili olduğu, diğer parçaların Tahran ve Tebriz’de imal edildiği belirtildi. Türkiye'de 16- 17 bin YTL arasında alıcı bulan otomobillere ilgi giderek arttı. Son aylarda yüzlerce araç Türkiye’ye getirilirken, otomobil meraklıların fiyatı ucuz olan otomobillere ilgi duyduğu belirtildi. Oto satıcıları, İran'daki otomobillerin piyasaya girmesiyle satışlarında duraklama yaşandığına dikkat çekti. Yakıtta da İran otomobillerinin tasarruflu olduğunu belirten bazı satıcıları, “İran'da üretilen otomobil fiyatlarının cazipliği ve yakıtta tasarruflu oluşu sürücülerin ilgisini çekiyor. Son aylarda herkes İran'daki otomobilleri soruyor. Türkiye'deki distrübütörler, İran'dan gelen otomobilleri hemen satışa çıkarıyor ve teşhir mağazalarından kısa sürede alıcı buluyor. İran-Saba marka otomobillerine ilgi var. Yakında Güneydoğu'nun her ilinde bu otomobillerine rastlamak mümkün olacak. Orta gelirlinin beğendiği otomobil Saba oldu.'' Kraliçe II. Elizabeth ve Şeyh Maktum'un atları İstanbul'da kapışacak http://www.milliyet.com.tr/2007/09/05/son/resim/soneko04.jpg Ayten Güvenkaya / Referans Gazetesi Türkiye Jokey Kulübü'nün (TJK) 9 Eylül'de İstanbul Veliefendi Hipodrumu'nda düzenleyeceği üç uluslararası koşudan biri olan Topkapı Koşusu'nda, İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth ile Dubai Emiri Sheikh Mohammed bin Rashid Al Maktum'un atları ilk kez karşı karşıya gelecek. Kraliçe Elizabeth'in atı Banknote ile Al Maktum'un atı Caradak, 600 bin dolarlık birincilik ödülü için yarışacak. Yarışta yaklaşık 3 milyon dolar değere sahip Caradak favori, 1 milyon dolar civarında değer biçilen Banknote ise en yakın rakibi olarak gösteriliyor. Veliefendi Hipodromu'nda pazar günü düzenlenecek Topkapı, Malazgirt ve Boğaziçi koşularında 31 İngiliz ve Arap atı yarışacak. Bu yarışlarda dağıtılacak ödül tutarı ise 2 milyon 550 bin dolar. Yarışlar için yurtdışından 60'a yakın seyis, antrenör, at sahibi ve jokey gelirken, Fransız Equidia televizyonu da yarışları banttan yayımlayacak. Kraliçe 1971'de gelmişti İlk kez 1971 yılında adına düzenlenen yarışmaya gelerek som altından yaptırdığı kupayı veren Kraliçe Elizabeth, bu kez de bir atını yarış için gönderiyor. Al Maktoum'un Caradak adlı atı ise şeyhin İngiltere ve İrlanda gibi ülkelerde bulunan ekürilerinde (yarış ahırı) toplam değeri 500 milyon dolara yaklaşan 55 atından biri. Al Maktoum, Veliefendi Hipodromu'nda Topkapı Koşusu ile aynı gün koşulacak Boğaziçi Koşusu'nda ise 3 milyon dolarlık Laverock isimli atını da yarıştıracak. TJK Genel Müdürü Sinan Kalpakçıoğlu, pazar günü yapılacak Topkapı, Malazgirt ve Boğaziçi koşularının, Türk atçılık sektörünün tanıtımı ve turizm açısından büyük fırsat yarattığını söyledi. 1600'lü yıllarda yapılan Haçlı Seferleri sırasında Anadolu'dan alınan üç Türk atının, bugünkü İngiliz atlarının kökenini oluşturduğunu hatırlatan Kalpakçıoğlu, "Bununla birlikte Türk ve İngiliz atları arasında büyük değer farkı var. Türkiye'de her yıl 3 bin at yetiştiriliyor ve bunların değeri 30 milyon dolar civarında. Oysa değerleri yüzlerce milyon dolar olmalı. Bizler halen atları yurtdışından ithal ediyoruz. İhracat yapamıyoruz. Bunda da devletin sektöre uyguladığı vergi sisteminin büyük rolü var" dedi. |
ADSL yatırımlarının ardından teknoloji çıtası yükseliyor: Türk Telekom 2 milyon IP DSLAM portuyla internet altyapısını yeniliyor İnternet erişim altyapısını yenileyen Türk Telekom, IP DSLAM adı verilen yeni nesil internet erişim cihazları sayesinde 20 megabitin üstünde bir hızla internet bağlantısının yanında; canlı sayısal TV yayını (Broadcast TV), isteğe bağlı içerik teslimi (Video on Demand), IP telefon ve yüksek kalitede video konferans gibi hizmetleri sunabilecek. Türkiye’nin telekomünikasyon devi Türk Telekom, katma değerli servisler sunmak ve müşterilerine çağımızın en ileri iletişim hizmetlerini verebilmek amacıyla teknolojik altyapı yatırımlarına devam ediyor. Bu kapsamda Türk Telekom, yaklaşık 110 milyon avroluk yatırımla internet erişim altyapısını yeniledi ve 2 milyon IP DSLAM port ilavesi yaptı. Türk Telekom, söz konusu yatırımda Alcatel- Lucent, Huawei, Meteksan Sistem ve ZTE Corporation ile işbirliği yaptı. Geçtiğimiz günlerde düzenlenen imza töreniyle erişim altyapısı yenileme çalışmalarına start verildi. İmza töreninde Türk Telekom Genel Müdür Yardımcısı Celalettin Dinçer ile birlikte Alcatel-Lucent Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Azası Haluk İlkdoğan, Huawei Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesi Başkan Yardımcısı Tang Qibing, Meteksan Sistem Genel Müdürü Bülent Tellioğlu ve ZTE Corporation Genel Müdürü Clara Zhou hazır bulundu. Yeni nesil internet erişim cihazları olarak bilinen IP DSLAM ile erişim IP üstüne yoğunlaşacak. Üçlü oyun olarak tanımlanan bir sistem kapsamında ses, veri ve görüntü biraraya gelerek tek bir kanaldan iletilmeye başlanacak. Mültimedya içeriği ile zengileşen iletişim imkanları kişiye özel iletişim ile de farklılaşıyor. DÜNYANIN EN YENİ HİZMETLERİ Ses, veri ve görüntünün üçlü oyun (Triple Play) adı altında birleşmesiyle; internet üstünden TV yayınlarının mümkün olması (IPTV), istenen anda istenen video içeriğine internet üstünden ulaşılması (Video on Demand), internet üstünden telefon konuşmalarının yapılması (VoIP) sağlanacak. Hizmet kalitesini garanti edemeyen geleneksel IP yapısıyla karşılaştırıldığında bu yeni IP teknolojileri; yeni nesil ağlar (NGN), üçüncü kuşak mobil haberleşme hizmetleri ve IPTV taşıyıcı ağı için sağlam bir temel sağlamış, geleneksel DSL teknolojilerinin kısıtlarını ortadan kaldırmıştır. YÜKSEK HIZDA İNTERNET MÜJDESİ Türk Telekom Genel Müdür Yardımcısı Celalettin Dinçer, IP DSLAM teknolojileri sayesinde ADSL2+ ve VDSL2 gibi saniyede 20 megabitin üstünde genişbant internet teknolojilerinin kullanıcılar tarafından kullanılmaya başlanacağını kaydetti. Dinçer, “Kullanıcı tarafında büyük bir çoğunlukla yatırım yapmayı gerektirmeyen bu sistemler sayesinde farklı hizmetler sunulabilecek” dedi. İlk ADSL abonesini 1999 yılında alan Türk Telekom; 2007 yılı Temmuz ayında 4 milyonu aşkın kullanıcıya ulaşırken 5.2 milyon port sayesinde potansiyel kullanıcılarına istedikleri anda internete girebilme fırsatı sağladı. Türkiye, OECD verilerine göre geçtiğimiz yıl internet alanında en hızlı büyüyen ve kullanıcı kazanan ülkelerden biri oldu. Bu hızlı artış konusunda hazırlıklarını tamamlayan Türk Telekom, 2007 yılının sonunda 7.5 milyon port ile internete girmek isteyen kimseyi bağlantısız bırakmayacak. Projenin IPTV bacağında Microsoft ile birlikte Türk Telekom’a çözüm sunduklarını ifade eden Alcatel-Lucent Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Azası Haluk İlkdoğan, “Türk Telekom’un IPTV alanında başarılı olmasını sağlayacak geleneksel sayısal TV platformlarına göre fark yaratmasına yardımcı olacak kullanıcı odaklı ve katma değerli en güçlü portföyü sunmaya odaklandık. Türk Telekom ile bu konuda ortaklık kurmak bize onur vermektedir” şeklinde konuştu. Huawei Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesi Başkan Yardımcısı Tang Qibing ise yaptığı açıklamada “Çalışmalarını ve planlarını yakından takip etmeye çalıştığımız Türk Telekom; yakın ve orta vadede de yapacağı yatırımlarla abonelerine daha geniş online eğlence, ses ve veri ihtiyaçlarını, aynı telefon hatları üzerinden yüksek hızlarla sağlayabilir hale gelecektir. Dileğimiz gelecekte de bugün olduğu gibi Türk Telekom’a ürün, hizmet ve çözüm sağlayıcı bir iş ortağı olarak; Türk Telekom’un yanında yer alabilmektir” dedi. Çalışmada ZTE Corporation ile işbirliği yaptıklarını kaydeden Meteksan Sistem Genel Müdürü Bülent Tellioğlu da şunları söyledi: “Türk Telekom ile 2003 yılında başlayan katma değerli işbirliğimizi bugün büyük bir projeyle daha da ileriye götürmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Türk Telekom’un yeni teknolojilere olan kesintisiz yatırımları ile ülkemizin sürekli gelişen ve büyüyen bu altyapının sağlayıcılarından olmak bizim için ayrı bir gurur vesilesi.” |
Miniklerin okulları 10 Eylülde açılacak İlköğretim 1. sınıfa kayıt yaptıran yaklaşık 900 bin, anaokulunda ise 750 bin öğrenci, 10 Eylül Pazartesi günü ´uyum sağlamak´ amacıyla okula başlayacak. Diğer öğrenciler ise yeni eğitim-öğretim yılı için 17 Eylül´de ders başı yapacak. Haber Tarih: 06.09.2007 12:26:13 Milli Eğitim Bakanlığı`nın 1. sınıf ve anaokulu öğrencilerinin okula bir hafta önce başlaması uygulamasıyla çocukların okul korkusunu yenmeleri, okula daha kolay uyum sağlamaları, öğretmen ve arkadaşlarını tanımaları amaçlanıyor. Velilerin öğrencilerle beraber okula gelip gitmelerinin alışkanlık haline gelmemesi için sınıf ortamına zaman zaman alınması sağlanacak. Velilerin okul ortamında kaldığı sürelerde hoşça vakit geçirecekleri uygun ortamlar düzenlenecek ve okul kantinleri açık bulundurulacak. Veliler, rehberlik ve psikolojik danışma servisince bilgilendirilecek. Bir haftalık programın uygulama saati, her gün 09.00-12.00 saatleri arasında 3 ders saati ve 2 dinlenme saati olacak. Hafta boyunca derslikler süslenebilecek. Sınıflar ve öğrenciler arasında sportif ve kültürel etkinlikler düzenlenebilecek. Trafik kuralları görsel ve uygulamalı olarak öğretilmeye çalışılacak. Obezite ile mücadele çerçevesinde beslenme ve kantin alışverişlerinde alınması gereken besin maddeleri anlatılacak. Öğrenciler, ders başı yapacakları ilk gün olan 10 Eylül`de 09.00`da velileriyle okulda bulunacak. İlk gün tüm okul personeli, veli ve öğrencilerle tanışacak. Ardından okul gezilecek. Müdür, öğretmenler odası, koridor ve tuvaletlerin kullanımı konusunda öğrenciler bilgilendirilecek. Öğrencilere okul bahçesi, spor salonu ya da uygun bir alanda nasıl sıra olunacağı, dağılınacağı, toplanılacağı ve halka olunacağı gösterilecek. MEB tarafından hazırlanan takvime göre, ilköğretim 1. sınıf öğrencileri ile anaokulu öğrencileri dışında diğer öğrenciler için 2007-2008 eğitim-öğretim yılı birinci kanaat dönemi 17 Eylül 2007 tarihinde başlayacak ve 25 Ocak 2008 tarihinde sona erecek. Yarıyıl tatili, 28 Ocak-8 Şubat 2008 tarihleri arasında yapılacak. İkinci kanaat dönemi ise 11 Şubat 2008 tarihinde başlayıp 13 Haziran 2008`de sona erecek. |
|
Park tartışması yüzünden dehşet Avcılar'da otomobili park etme yüzünden çıkan kavgada 41 yaşındaki döviz bürosu sahibi, bir gencin silahından çıkan kurşunlarla öldü, eşi de ağır yaralandı. İSTANBUL Milliyet Oğlunu okula kaydettirmek için eşiyle birlikte Avcılar'daki Okyanus Koleji'ne giden 41 yaşındaki Abdullah Yavuz, park yeri nedeniyle tartıştığı bir kişi tarafından tabancayla vurularak öldürüldü. Kurşunların hedefi olan Yavuz'un eşi Meryem Yavuz da ağır yaralanırken, çiftin araçta bulunan çocukları anne ve babasına yönelik saldırının tanığı oldu. Okul kaydına gelmişlerdi Olay iddiaya göre şöyle gelişti; Laleli'deki Aksa döviz bürosunun sahibi olduğu öğrenilen 3 çocuk babası Yavuz, beraberinde eşi Meryem ile birlikte yanlarında bulunan oğlunun kaydını yaptırmak için dün saat 16.00 sıralarında Cihangir Mahallesi Osmanpaşa Caddesi'ndeki Okyanus Koleji'nin önüne geldi. Okulun önüne aracını park etmeye çalışan Yavuz, park yeri yüzünden 34 S 5818 plakalı Fiat Doblo marka otomobilin sürücüsü ve araçta bulunan oğluyla tartıştı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüşünce, kimliği polis tarafından gizlenen sürücünün oğlu, otomobilden aldığı tabancayı Yavuz'a doğrulttu. Saldırgan, "Evlat oruçluyuz, tabancanı koy beline, tartışmayalım" diyen Yavuz'a ateş etmeye başladı. Hastanede can verdi Bu sırada araya giren Meryem Yavuz da saldırganın silahından çıkan kurşunların hedefi oldu. Göğsüne isabet eden 3 kurşunla ağır yaralanan Abdullah Yavuz kaldırıldığı Avcılar Hospital'da yaşamını yitirdi. Aynı hastanenin yoğun bakımına alınan Meryem Yavuz'un da hayati tehlikeyi atlatamadığı öğrenildi. 20'li yaşlardaki saldırgan yaya halde olay yerinden kaçarken, otomobilde bulunan babası gözaltına alındı. Polis saldırganın yakalanması için çalışma başlattı. |
POLİS DUR DERSE NE YAPACAKSINIZ 14 Haziran 2007'de Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Polis Vazife ve Salahiyet Kanununda yapılan düzenlemeye göre, polis şüphelendiği kişiyi, ortada somut bir tehlike olmasa da, olası tehlikeyi önlemek için, durdurup kimlik sorabilecek. Peki yeni yasa polise başka ne haklar sağlıyor ve bir gün karşımızda bir polis görürsek ne yapmamız gerekiyor. Bu soruların yanıtını Avukat Aynur Tuncelden aldık. GÖSTERMEM DEMEYİN Siz siz olun, ABye uyum rüzgarlarından etkilenip kimlik soran polise 'Ne kimliği', 'Sen bana kimlik soramazsın' filan demeyin. Yasaya göre, polisin kimlik göstermeyen kişiyi yakalama yetkisi var. KİMLİK SORUN Ancak polis kimlik sorduğu kişilere, kendi kimliğini gösterme ve hangi görevi yerine getirdiğini anlatmakla yükümlü. Yani siz de ona kimlik sorabilirsiniz. ÇANTA ARAYABİLİR Polis yolda durdurup, üzerinizi ya da çantanızı aramak isteyebilir. Buna hakkı var; ama önce size savcılıktan aldığı arama kararını göstermesi gerekir. Göstermezse siz sorun. ÜST ARAMA KOŞULU Spor karşılaşmaları, miting, konser gibi yerlerde polis, savcılık emri olmadan üst araması yapabilir. Bir binayı korumakla yükümlü polis memurları, içeri girmek isteyen kişileri arayabilir. Direnenler, 5326 sayılı Kabahatlar Kanununun 32. maddesine göre para cezası öder. ARABADAN İNDİREBİLİR Polis otomobilinizi şüpheli görürse durdurabilir. Kolluk amirinin emri ile sürücünün üzerini arayabilir. Savcılık kararı olmadan, kişinin elbisesini çıkarmasını, aracın torpido gözünün ya da bagajının açılmasını isteyemez, çantayı açtırıp içine bakamaz, elini sokup arama yapamaz. TUTANAK TUTTUR Siz haklı bir neden yokken durdurulduğunuzu düşünüyorsanız, polisten kimliğini göstermesini ve durdurulma nedeni hakkında açıklama yapıp tutanak tutulmasını isteyin. Bu tutanakla hakkınızı mahkemede arayabilirsiniz. KONUT NASIL ARANIR Konutlarda adli karar ile sadece gündüzleri arama yapılabilir. Arama işlemine de muhakkak Cumhuriyet Savcısının katılması gerekiyor. Kanuna göre iki kişi işleme tanık olarak katılmalı. ZORLA NASIL YAKALAR Polisin yazılı bir adli karar olmadan kimseyi yakalama ve zorla bir yere götürme yetkisi yok. Ama kişiyi bir daha bulamayacaksa, savcı ya da amirine ulaşamıyorsa yakalama yetkisi var. Vatandaşın direnme hakkı ise tartışmalı. HIRSIZIN GİRDİĞİ EV Polisin peşine düştüğü hırsız bir eve girerse polis de peşinden o eve giremez. Eve girmesi için mutlaka adli karar gerekiyor. |
Ahlat'ta 5 Bin Dekar Alana 100 Bin Ceviz Tohumu Ekilecek Bitlis'in Ahlat ilçesinde 5 bin dekar alana 100 bin ceviz tohumu ekileceği bildirildi. Bitlis'in Ahlat ilçesinde 5 bin dekar alana 100 bin ceviz tohumu ekileceği bildirildi. Konuyla ilgili olarak kurum amirleri, sivil toplum örgütü temsilcileri ve muhtarla bir toplantı yapan Ahlat Kaymakamı Bilal Şentürk, ilçede atıl olan alanların değerlendirilmesi ve ağaçlandırma çalışmaları kapsamında 100 bin ceviz tohumu ekimi için çalışmalar yürüttüklerini belirtti. (Cihan Haber Ajansı ) Gül'den, Talat'a hormonsuz domates Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Toptan’ın KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’a söz verdiği hormonsuz domatesleri götürdü. Toptan’ın günlerce Ankara’da Talat için hormonsuz domates arattığı ve uzun aramalar sonucu bir kasa bulabildiği öğrenildi. Hormonsuz domates talebi, geçen hafta KKTC’yi ziyaret eden TBMM Başkanı Köksal Toptan’ın gezisi sırasında gündeme gelmişti. Bir yemek sırasında Kıbrıs’da yetiştirilen domateslerin çok hormonlu ve tadının farklı olduğu şeklinde yakınan KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Toptan’a "Oysa Türkiye’de en son yediğim domateslerin tadı hala damağımda" demişti. Bu konuşma üzerine Toptan, Talat’a “En kısa zamanda size hormonsuz Anavatan domatesleri göndereceğim" sözü vermişti. -TOPTAN GÜL’DEN RİCA ETTİ- Türkiye’ye döndükten sonra Toptan, Talat ile arasında geçen "domates" konusunu Cumhurbaşkanı Gül’e aktardı ve Gül’e, "Talat için bir emaneti olduğunu" söyleyerek hazırlanan domatesleri götürmesini rica etti. Bir kasa hormonsuz domates de Gül’le birlikte KKTC’ye gitti. Bu arada Toptan’ın günlerce Ankara’da Talat için hormonsuz domates arattığı ve uzun aramalar sonucu bir kasa bulabildiği öğrenildi. |
ŞEMDİNLİ DAVASI ASKERİ MAHKEMEDE!! Şemdinli Davası Askeri Mahkemeye Gönderilecek Hakkari'nin Şemdinli İlçesinde Meydana Gelen Patlamayla İlgili Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Görülen Davada, Yargıtay 9. Dairesi'nin Bozma İlamına Uyularak, Dosyanın Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'ne Gönderilmesi Kararlaştırıldı.Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde meydana gelen patlamayla ilgili Van 3. Ağır Ceza ahkemesi'nde görülen davada, Yargıtay 9. Dairesi'nin bozma ilamına uyularak, dosyanın Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'ne gönderilmesi kararlaştırıldı. Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde 9 Kasım 2005 tarihinde Umut Kitabevi'ne el bombası atılmasıyla ilgili tutuklanan astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile terör örgütü PKK itirafçısı Veysel Ateş'in, Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. Duruşmada, mahkeme heyeti, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin bozma ilamına uyarak, dosyanın Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'ne gönderilmesini kararlaştırdı. (Anadolu Ajansı) 14.09.2007 18:09 [998706] |
| Saat: 18:08 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık