![]() |
Anlatamıyorum Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda; Dokunabilir misiniz, Göz yaşlarıma, ellerinizle? Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu Bu derde düşmeden önce. Bir yer var, biliyorum; Her şeyi söylemek mümkün; Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; Anlatamıyorum. -------------------------------------------- Bekliyorum Bekliyorum Öyle bir havada gel ki, vazgeçmek mümkün olmasın! ------------------------------------------------- Yolculuk Yolculuk niyetinde değilim. Fakat böyle bir iş yapmaya kalksam Doğru İstanbula giderim. Beni bebek tramvayında görünce Ne yaparsın acep? Mamafih söylediğim gibi Yolculuk niyetinde değilim. ---------------------------------------------------------------- Şaheserim Aşık olduğum zamanlarda Şiir yazmak adetim değildi. Halbuki asil şaheserimi Onu en çok sevdiğimi Anladığım zaman yazdım. Onun için bu şiiri İlk önce ona okuyacağım. Orhan Veli Kanık |
Aşk'a Rüzgarsız değirmenler gibi Sebepsiz yoruyorum ellerimi.. Alt tarafı bir ben varım Ve bir de duran ense kökümde Ortada kalmışlığım Öylece… Biriktirdiğim yalnızlığım.. 'Hüzün' adın Adım 'hüzün' Yüzüm yüzün.. benna hatun |
Yavrum'a Ey benim adını, Ey benim yumuk ellerinin tadını bilmediğim, Ey benim öpüp; yüzünü kaşını, gözlerinin yaşını Dudaklarımla silmediğim yavrum! Belki okadar tatlı ki gözlerin Rüyasız uykulara benziyor. Belki ılık, serin, baharda sulara benziyor. Belki yıldızsız geceler gibi kara, Belki cevapsız bilmeceler gibi derin Benziyor ufuksuz ufuklara! Ellerin avucumda, adın dilimin ucunda. Oğlum Demir, hayır belki kızım Svetlana. Ne yazık, ne yazık ki sana bir defacık olsun bakamadım. Gözlerine su gibi, uyku gibi akamadım... Ey benim adını Ey benim yumuk ellerinin tadını bilmediğim, Ey benim öpüp yüzünü kaşını, gözlerinin yaşını, Dudaklarımla silmediğim Yavrum.... Nazım Hikmet Ran - |
Sabır nârından sonra, Çok bekledim. Hardan ve dumandan, Oluşan bulutların gelişini Rüzgâra ha gayret dedim; Hadi biraz daha Son bir gayretle Bir de ben üfledim Yoğunlaşırken gözümde Buğulu umutlarım Sevda yüklüydü Benim bulutlarım Güneş, Bulutlara devrederken nöbeti Pür telaş olurdu. Duramazdı umutlarım yerinde Başlardı bende, Acemi duyguların perişanlığı Her bulut, Yağmur taşımazdı belki Gözlerim ne kadar, Dolsa buğulansa da Çakan her şimşekte, Yağmazdı yağmurum Sevda yüklüydü, Benim bulutlarım. Nöbeti devralınca, Taşırdım yağmuru Bir çift bakışın, Yeterdi yağdırmaya Gözlerinin ışığı üzerime, Şimşek gibi çakınca Bir gök gürlemesiyle fısıldarım Sevgi çığlıklarını kulaklarına Kendimi eritir, yağardım Serin serin, damla damla Kuraklıktan çatlamış Susuz dudaklarına... cengiz güzar |
sen gitmeleri kurutsan bende bir güneş olsam ışıklarım ayaklarının altında kırılsa aralasan gözlerini kırpmadan sende beni göz ucu bakışlarınla yakar mısın * sen hazan uğultusu bende bir yaprak olsam derin bir vadiye sürüklensem rüzgarlarla beklesem seni sende beni serinliğin kendisinde bırakır mısın * sen deniz bende bir dere olsam akmayı kuruyarak unutsam kaldırsam başımı derenin yatağından sende beni elimden tutup bırakır mısın * sen renklerin gökkuşağı bende çıplak bir renk olsam solan tenime bir kere dokunsan büyüyüp çiçeklensem renklere bulansam sende beni renklerinin sağanağında giydirmez misin * sen kör bende bir göz olsam baksam sana doymadan versem bendeki gözü sana yine de bana, bir kere olsa bile, dönüp bakmaz mısın |
Mor dağların ardından gülen Eski bir piyano zımbırtısı Raks eder saçlarının uğultusunda Vaktini bekleyen güller gibi gelmeyi Endamını gözlemeksizin gülmeyi soner zengin |
Deniz kabardı dalgalarmı kovuyor bizi sahilden bağrışan sürü martılarmı? çekildi koyboldu balıkçılar,balıkçınlar karabataklar bir varlar bir yoklar saymıyorum onları. yağmur batıyor ince ince dost bildiğim herşey kaçıyor gibi... ve ben bugün bu halimde burada kalmalıyım. deniz alır,avutur ancak kederimi. nerede yıldızlarım? sindinizmi,sis pus ardındamı kaldınız? kaçtınızmı,kortunuzmu yanlızlığımdan? yok işte parıldıyan gözleriniz... in cin yok kıyıda,bir ben kalmışım körfezde birini çaresizce bekliyen Şimdi bu şehri terketmekmi lazım sen gittin diye bitip tükenmekmi lazım bir kerre ölmez insan o herkesin bildiği kurtuluşumdur asıl cehennemi şimdi yaşıyorum ben bu alemde tas tamam yok oluşumdur bu kıyı,bu körfez ve işte buda ben ortasındayım ömrümün amma tercihlerimin sırtında, ya denizin dibinde olurum seninle... yada kaybolurum dalgalarında denizimin. halil ibrahim uysal |
tün sürekli birlikte yaşanan bir ana baba gibi tün ve gün birleştikleri anın ensest çocuğudur hüzün ikliminde yaşar yarasaya dönüşen kızböcekleri ve yarasalar gibi kördür hüznün gözleri / sadece ve yalnızca ; kendisine yenilenleri utku gibi algılar ölü orduların generalleri / uzun bir yol geçiyor yüreğimden kalanı yok gideni sen uzağına düşüyorum gün be gün sıradan ihanetlere gömüp sevgileri yok edip içime yol gösteren fenerleri öteye attığın her adım adıma yazılan ölüm emri .. Orhun BASAT |
Gönüllere Ak da Gel Gönül nazlı bir gülse Onu sakın soldurma. Tek şakıyan bülbülse Kafeslere koydurma. Sevdalıysan hep dolaş Yaşadıkça acı çek. Ol gönlünle arkadaş O hep seni sevecek. Sevdikçe hep onu an Gönlün alır bal tadı. Yüreğinle daim yan Dursun artık feryadı. Yaşandıkça bu keder Gönül ağlar sızlanır. Dönmedikçe bu kader Âşıklar hep nazlanır. Kastın onu kırmaksa Yüreğini yıkıp geç. Kastın oda atmaksa Sevgisini yakıp geç. Halid evin yak da gel Göçen kuşlar gibi uç. Gönüllere ak da gel Sevmek değil elbet suç. halid ertuğrul |
Tutsak Düşmüş Çığlıklarım Var... bakışların kuytulanıyorken yüreğimde düşlerim düşer gecenin koynundan düş (le)mek acı / yokluklar tenhasında... en baştan harlanmış yangınlarım var üşümüşlüğünde yüreğimin talan görmüş şehirlerim / mağlup... kırılgan adımlar atıyorum parçalanmış topuklar inadına sen gidiyorsun... ben susuyorum.... küsüyorum her anına gençliğimin yumruklar sınıyorum sonra sensizliğin duvarlarında tutsak düşmüş çığlıklarım var feryadında ömrümün karanlıklarda (d)üşüyorum yangın yeri sokaklar inadına sen gidiyorsun... kan kusuyorum... İmdat Özcan |
| Saat: 04:22 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık