![]() |
Neden Almanya unuttun mu seni sen? Demokratik insancıldın hani sen! Hele düşün hatırlarsın dünü sen! İlk geldiğim zaman bando çaldınız, Neden şimdi bana düşman oldunuz? Ne bilirdik, nerden haber aldık biz? Buraları nasıl gelip bulduk biz? Gel dediniz, onun için geldik biz, Dün çağırıp, bugün pişman oldunuz, Neden şimdi bana düşman oldunuz? Ne numara yaptım, ne de yılıştım Bir haftada her işine alıştım, Çalış dedin en pis işte çalıstım, Gençlik uçtu, çiçeğimi yoldunuz, Neden şimdi bana düşman oldunuz? Önceleri karnın fazla tok idi, Hem karnın tok hem de işin çok idi, O zamanlar 'Türk`ten iyi yok' idi, Düne kadar şekerdiniz, baldınız, Neden şimdi bana düşman oldunuz? Kolum gitti, fabrikada çarklara Asit yaktı, ciğerlerim hep yara Şimdi dünya benim olsa kaç para! Midem çürük, yedi yerden deldiniz, Neden şimdi bana düşman oldunuz? Bizimkiler zaten bizi sattılar, İt eniği atar gibi attılar, Kör olsunlar, size köle ettiler, Siz de hazır sahipsizce buldunuz Neden şimdi bana düşman oldunuz? Ne umdunuz, ölmemi mi umdunuz? Dininize gelmemi mi umdunuz, Yoksa Alman olmamı mı umdunuz Hep sustunuz, sanki derdin laldınız, Neden şimdi bana düşman oldunuz? O da var ha..! Domuz eti yiyen var, Faşinginde senin gibi giyen var, Evlâdına 'Hans' adını koyan var. Biraz gelin, bolca damat aldınız, Neden şimdi bana düşman oldunuz? Çok dil bilmem, bakma öyle hor bana! Çok dil bilsem mebbusluk mu var bana? Lisan değil, sen işimi sor bana..! Dil bahane, dili sebeb kıldınız, Neden şimdi bana düşman oldunuz? 'Entegrasyon' artık bir yana dursun, O az geldi, 'Asimile' diyorsun, Bizimkiler hâlâ yatsın uyusun, Sahibim yok dalga geçip güldünüz, Neden şimdi bana düşman oldunuz? Mümkün müdür, Türk kolayca ev bula? Ev vermezsin, evsizliğin bir belâ, Versen bile ne banyo var, ne helâ... 'Evdir' diye bizi ahıra saldınız, Neden şimdi bana düşman oldunuz? 'Yurdum kötü' diyen Türk`ten ne umdun? Sahte sahte ilticaya göz yumdun. Nasıl derim sen bu işte masumdun! ? Siz de bizi Kürt-mürt diye böldünüz, Neden şimdi bana düşman oldunuz? Hanginiz 'kim bunlar, neci' dediniz? Tam aksine 'Azül' cici dediniz, Çünki, ucuz bir iş gücü dediniz. Bu sebebten, bu krize daldınız Neden şimdi bana düşman oldunuz? Bugün bakın esrar, satankim? Miting yapıp, Rus`a alkış tutan kim? Bozkurtlar mı, düzenine çatan kim? Ben demiştim, dediğime geldiniz, Neden şimdi bana düşman oldunuz? Vize koydun. Vize miydi çaresi? Vize; bende derin yürek yarası, Fakat sizin yüzünüzün karası, Vize koyup, buna rağmen yıldınız, Neden şimdi bana düşman oldunuz? Son günlerde bir acaip döndünüz, Üç-beş Nazi artığına kandınız, Yoksa bizi Yahudi mi sandınız? Bize karşı neden kinle doldunuuz? Neden şimdi bana düşman oldunuz? Arif derki; susuyorum kaç oldu, 'Ausländer raus' demek geç oldu, Benim çocuk kazanmam mı suç oldu? Çocuğumun hakkına mı kaldınız, Neden şimdi bana düşman oldunuz? Ozan Arif ------------------------------------------------------ |
Yokluğunla Vurma Dinmiyor Hasretin yanıyor bağrımda Bitmiyor içimdeki Sevgin büyüyor kaldıkça Ya gel ya dindir artık bu ızdirabı Sevgillim Yoksa Yüregim dayanamıyor artık bu kadar Izdıraba Yokluğunla Vurma beni Bitanem.... Ne geliyorsun nede bir Haberin geliyor Yıllar geçti sanki gül yüzünü göremedim Beklemeye tahammül edemiyorum artık Gücüm kalmadı yapamıyorum sensiz Sevgillim Yokluğunla Vurma beni Bitanem.... Kalbinden çıkardınmı beni yoksa Sen Başka ellerimi Sevdin sen bileyim Söyle Beklemek öldürüyor insanı bilmeden Ya gel yada bir Haber gönder Sevdigine Yokluğunla Vurma beni Bitanem.... Seven insan böylemi yapar sevdigine Habersizmi bırakir böyle Öksüzce Ne olursun bırazda artık beni dinle Yokluğunla Vurma beni Bitanem.... Canan Kosmaz |
KARADUT Karadutum, çatal karam, çingenem Nar tanem, nur tanem, bir tanem Agaç isem dalimsin salkim saçak Petek isem balimsin agulum Günahimsin, vebalimsin. Dili mercan, dizi mercan, disi mercan Yoluna bir can koydugum Gökte ararken yerde buldugum Karadutum, çatal karam, çingenem Daha nem olacaktin bir tanem Gülen ayvam, aglayan narimsin Kadinim, kisragim, karimsin. sigara paketlerine resmini cizdigim körpe fidanlara adini yazdigim Karam, karam, Kasi karam,gözü karam,bhti karam. SILA kokar, arzu tüter, ILGIT ILGIT, buram buram. Ben beyzade, kisizade Her türlü dertten topyekün azade... Hani su ekmegi elden,suyu gölden.. Durup dururken yorulan Kibrit cöpü gibi KIRILAN Yalniz sanat CIKmazlarinda basini kasiyan.. Artik otlar, göstermelik atlar gibi bedava yasayan.. Sen benim mihnet icinde yanlis kavrulmusum, Netmis , neylemis,nolmusum.. Cömert IRMAKLAR gibi gürül gürül Bahtin karismis bahtima cok sükür.. Yunmus, yikanmis adam olmusum.. Karam,karam Kasi karam,gözü karam,bahti karam Sensiz bana canim dünya haram olsun.... BEDRY RAHMi EYÜBOGLU |
ÖZLEDİM SENİ özledim seni... ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir. beynimi uyuşturuyor özlemin... çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca zamandır içimi ısıttığını yeni yeni anlıyorum Yokluğun, Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp mütemadiyen bir boşluğa Sabahları seni okşayarak başlamaları aksamları her işi bir kenara koyup seninle baş başa konuşmaları özlüyorum; oynaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu küskünlüğünü... Nasılda serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne kadar yumuşak bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken Gitmeni asla istemediğim halde buna mecbur olduğunu görmek ve sana bunları söylemeden ''git artık'' demek ''beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa'' demek sana nede zor seni görmemek ve belki yıllar sonra karsılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden... yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek.... CAN YÜCEL |
Bir sabah, Zamanı durdurdun sen... Ayrılığı ekledin sonbahara Mevsimin bütün bulutları, Gözlerimde birikti de Ben yağamadım bakışlarına... Söyle! Hangi güneş Baharı getirecek şimdi bana? Kadehimiz ayrılağa kalkmadı ki hiç Ben nasıl içebilirim yokluğuna... Belki, Zamansızdı sevgim En az gidişin kadar! Elde değil bu. Sen hiç eylülde sevip de Vakitsiz hüzünlere beyaz bayrak salladın mı? Bilemezsin sevdiğim... Nasıl da koyuyor adama güzün geri kalanı... Doğduğum gündeyim şimdi. Yoksun... Bir başıma içip, Kağıda gidişini karaladım... Hazanda sevmek akıl kârı değilmiş sevgili Anladım... Okan Savcı |
Beceriksiz Bir seni seviyorum iki seni seviyorum Üç seni seviyorum Seni çokca seviyorum Bunu söyleyebilmek için varımı gücümü sarfediyorum Arzu edilen bir incelikle Dünyada bilemedim ben o en küçük şeyi Arzu uyandırmayı Uyandırmayı istediğim anda bile Buysa eğer sözü edilen duygu masum bir teşhirciliktir alt tarafı Fiziksel olduğu kadar ahlaksal da bir konu allahın belası şey tüm bunlar giç de ferahlatıcı değil Çekim gcü olarak sıfır noktası (Türkçesi: Bahadır Gülmez) Aragon |
HEYHAT!!! Özleyip resmime baktığın zaman Tüm şimşekler gözlerinde çakacak. Hasretle adımı andığın zaman Alev alev dudakların yanacak... Lâl olursun, çeneni açamazsın Bensizlikten çaresiz kaçamazsın Bahar gelir beyaz gül açamazsın Viran viran baykuşların konacak... Volta atar koca kenti ararsan Derman biter mecâlini yorarsan Gerçekleri yâd ellerden sorarsan Melül melül bakışların soracak... Yanıtsızca suâller sorduğunda Boş kolunu koynuna koyduğunda Diz çökerek bağdaşı kurduğunda Damla damla iliklerin donacak... Yaşanan dünleri yok saydığında Heyhat! deyip maziye yandığında Son nefes döşüne tıkandığında Yorgun yorgun nefeslerin anacak... Ayser ÖZBAKIR |
Gözyaşıları Uçup gitti, şuradan yüreğimin üstünden. Biriktirdiği umutları, dürülmüş bir bohça gibi bana kaldı, nice günlerden,anlattığı, bir ben bilirim. Mektuplarını verdim, Sakla dedim. Baban buydu,oku dedim,vasiyetindi. Ne kadar aldı,ne sattı bilmem şimdi, Öğretmen olmuş, ziyaret ettim akşamdı, adını vermiş oğluna, tıpkı senin bakışlarındı, anlattım seni olduğunca; Daha olamadım dedi, ama anlatıyorum şimdi onu çocuklarıma; hep akarken gözyaşları,sınıflarımda. Gittiği günü; umutları uğruna..... Kadir Bıyıklı / 2/24/2007 |
Hüzün yağmurları yağmazdı günlerime Ilıman ikliminle dolardı içim Nasıl da sokulurdu ellerin ellerime. İnce bir yapraktı saçların; Yaşlanmış ağacımın dallarında En gür şafaklar sökerdi Aşkımızın yollarında. Sen sıcak gülüşlerde yaşardın Avuçlarında hep bahar yağmuru. Yirmi yaşın elleriyle okşardım seni Uzandığımız gök maviydi ve deniz duru... Kaçıp sana sığınırdım Geceler üstüme üstüme gelince. Sonsuz mutluluklar ormanında Bir nazlı geyik gibiydin ince. Bir sen güzeldin benim için, Bir de yüzünde açan karanfil. Öyle çok esiyordun ki içimde Bahar rüzgârı gibi efil efil... İlhan Geçer |
| Saat: 01:06 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık