![]() |
Cadının Masalı senin için olacak bu kez yazdığım masal bir büyü yapacağım, ömrünce sürecek.. sırrını ne sen, ne de ben; kimse bilmeyecek.. ne inadın yetecek bozmaya, ne gururun öylesine kapılacaksın ki rüzgarına aşkın ne aklın alacak yaşananları, ne mantığın.. aşk bir uçurum olacak önünde bir bir düşüreceksin yasakları, "bir sevgiyi anlamak bir ömür harcamaksa" acımayacak bir bir harcayacaksın, ben baktıkça görecek gözlerin bende başlayacak ve bitecek sözlerin, kocaman bir yürek sunacağım sana hiç susmayacağım bir bir anlatacağım, şu son iksiri de karıştırabilirsem eğer gör bak o zaman hem kendimi hem seni nasıl yakacağım!! |
YA BENİMSİN YA BENİM........... Gezdirme peşinden nafile beni Yaktırma yıktırma bana alemi Benim kadar kimse sevemez seni Ya benimsin,ya benimsin,ya benim Eyvallahım olmaz bir başkasına İstersen gel dene istersen sına Sokmam hiç kimseyi yar dünyasına Ya benimsin,ya benimsin,ya benim Ne gül istiyorum ne bağ ne bahçe Ne saray ne koltuk ne il ne ilçe Bu sevda uğrunda ömrümde geçse Ya benimsin,ya benimsin,ya benim Yayılsa dünyaya kol kol tellallar Kulaktan kulağa geçse fermanlar Elimden alamaz gelse krallar Ya benimsin,ya benimsin,ya benim Bu dünya bir yana sen bir yanasın Seninle yaşarım içimde cansın Sen bana,bu dünya ellere kalsın Ya benimsin,ya benimsin,ya benim |
Aşıklar gibi Burada diken var,şurda pıtırak Ey ağalar gelin,şurda oturak, Hepimiz canandan sıladan ırak, Dertleri anlatıp paylaşsak derim Yabancı bellemen sizden biriyim, Hasrete ölmüşüm sanman diriyim Bende sizin gibi dünya kiriyim Anlatıp dinleyip,ağlaşsak derim. İlk ben başlayayım arzuhalime Bir sevda aldırdı sazı elime Diyemedim yare,tek bir kelime Sözümü keseni bağlasak derim. Nerede rastlasam gözleri yerde Ateşe yanmışım dermanım nerde? Dil söyleyemez gönül isterde Bir muska yaptırıp çağlasak derim. Anama söyledim gitti istedi Kötü söz işitti dayakta yedi Kız haber gönderdi"kaçalım"dedi Açıldı yaralar dağlasak derim. Canı dişe takıp kızı kaçırdım Tüm ovayı geçtim dağı aşırdım Jandarmayı gördüm hepten şaşırdım Perişan halime ağlasak derim. Jandarma sürükler bağlı ellerim Perişandan beter oldu hallerim Yarimi aldılar nasıl giderim Gözyaşım sel olup çağlasak derim. Mahpus damlarında on senem geçti Yiğidin birisi yarimi seçti Fakru zaruretim,ağzıma sıştı Artık bu konuyu bağlasak derim. Anam hallarıma yandıda öldü Sılada ne yarim ne yerim kaldı Düzüldüm yollara olanlar oldu Acıktım dürümü yağlasak derim -2- Seninki yaramı dedi birisi Çullandı başıma derdin sürüsü Uğraşamaz oldum geldi gerisi, Çareyi sıladan kaçmakta buldum. Bizdeki aşiret ağa başında Çalış çabala onun işinde İnsanlık hasleti, yok ki içinde Umudu çevreme saçmakta buldum. Haksızlık yapana isyanım haktır Layık olana layık yapmaktır, "Ağaya isyan mı,yoldan sapmaktır" Diyene bayrağı açmakta buldum. Destin mi geçer,karı,kızına, Ağa istemesin,geçer ırzına Bir gün yenemedim,uydum hırsıma Çareyi sıladan uçmakta buldum. Ne evim var nede oğul uşağım, Bir elimde ipim birde kuşağım, Dertler hep içimde,güya uzağım, Dermanı,dertleri kusmakta buldum. -3- Sakın dert demeyin benin derdime En büyük belayım,kendi kendime Takıldım düştüm benlik bendime, Kendime taptım oy,kula kul oldum. Zengindim malıma sayı yetişsin Şimdiyse evimde aş yok ki pişsin Bir dostun yok ise alemde hiçsin, Cihana sığmazken,bardağa doldum. Derdim ki,"dünyaya bir kere geldik", Eğlence işretle göğe mi erdik, İçkiye kumara serveti verdik Beş parasız kaldım saçımı yoldum. Uyardı dostlarım"yanlış yoldasın Onlar dost değil,çürük daldasın, Ölüne söverler,tutulmaz yasın" Boş söz dinlermiyim,bükülmez koldum. Gururla kibirle gittim dikine Bin aşkla sarıldım şeytan işine Kaybettim varımı,pisi pisine Dostlar da yalanmış,çaresiz kaldım. Dertler dert değildir,aklın var ise Aşarsın aklınla,talih yar ise Akılsız başımla düştüm yeise İş işten geçince dersimi aldım. -4- Yolcuysanız yolcu yolunda gerek Menzile varmaksa bizdeki erek Haydi yola düşüp, gülleri derek, Umudun çiçeği,hiç solmamıştır. Bende aşığım ki gönlüm közdedir, Derdimin dermanı ela gözdedir, Ateş yüreğimde,sanma sözdedir Ummayın içimde ben kalmamıştır. Bu özlem olmasa yara içimde Dertleri bulurdum,türlü biçimde Pir Sultan can verdi,Yağlı sicimde, Katili ananlar,hiç olmamıştır. Kamil olmak vardır,işin özünde Hakkı görmek gerek yarin gözünde, Aha bu dünyanın,bayır,düzünde Kimse mutluluğu tam bulmamıştır .-5- Püsüre dolandı,kör düğüm aklım, Yitirdim gizleri kalmadı saklım Gemiyi batırdım,denizi yaktım, Ayağım basacak yerim kalmadı. Düzenler kurulmuş,çarklar boşuna, Güyadan verilmiş haklar boşuna Gönül umutları saklar boşuna Günü gözleyecek ferim kalmadı. Halka haksızlığı hazmedemedim, Dilimi ağzıma hapsedemedim, Hep doğruyu dedim,yalan demedim, Derimi yüzdüler,kirim kalmadı. Haklılar çok iken,haksızlar cüce Nasıl erişiyor,haksızlar güce? Bunları düşündüm,hergün,her gece, Kamera kırıldı filim kalmadı. Düzen bu,kuranlar memnun hallerden Onların tek derdi sivri dillerden, Nasibim açtılar yaban ellerden, Üstünde yatacak kilim kalmadı. Örümcek ağları sarmış vatanı Maaşa bağlamış,evde yatanı Adamdan saydılar,karı satanı Doğruyu yazacak bilim kalmadı. Düşüne,düşüne beynimi yedim, Söyleyin ağalar,yanlış mı dedim? Düşünen var mı ki,neyliyor yetim? Haksızı yerecek dilim kalmadı! |
Hesapla Hadi..! Birlikte yürüdüğümüz yolun uzunluğunu değil, yaşadığımız yolu hesapla! Ben sana yağmur yağarken, gökyüzüne bakıp sevinmeyi öğrettim! Sevinmeyi hesapla! /// Gün gelir; ölürüm... Yokluğumu hesapla! /// Kainat boşluğunun sonsuzluğunda ritmik bir noktacık; dünya... Koca dünyada ritmik bir noktacık; kalbim... Rabbimin “Hiçbir yere sığmam; oraya sığarım” övgüsüyle yüce... Ve ama, hırsının örsünde vahşice; Kırılmayı hesapla! /// Başucundaki eski bir kitap gibiyim çocukluğunu fısıldayan... Beni değil, kendini verirsin eskiciye! Ve seni kime sorarlar sonra? Sen kime sorarsın kendini? Kaybolmayı hesapla! /// Beni bulabilirsin belki... Ama belki... Güvercinlerin olduğu yerde; Fatih’te, Eyüp’te veya Yenicami’de... Bir avuç yemi savururken havaya... Sessizce ağlarken, Veya. Bıraktığın yerde; Bulabilmeyi hesapla... /// İlla ki ölürüm... Yokluğumu hesapla! |
ŞU KÜÇÜK ŞEY İndirdik mi suya denizi --İndirmedik suya denizi --İndirdikti suya denizi Buruk ve unutulmuş yapıyor beni Şu akşamüstü, şu küçük şey Çökerken sisleriyle-küçük vapurun kamarasını andıran- Dilsiz ve gücenmiş bir öykü gibi. Nice sözler vardır -belli belirsiz- bir yangın yerine benzer Arasıra kokusunu duyarız Ve aşklar şekilsiz eylemlerdir gün günden Biçilmemiş bir çayıdır bütün yaşam Durumlardır çünkü akılda kalan yalnız. |
Ayrılık Ayrılalım dediğin günde Düşündün mü yüreğimden kopan Vücudumu saran acıları Oysa sen farkında bile değildin Ağladım, ağladım gecelerce Kaderimin kötü yazılışına İsyan ettim seninle yaşadığım sensizliğe Sadece sustum ve ağladım. Sen görüyordun belki Ben kendimi avuttuğum zamanlarda Belki farkındaydın ama Kolaydı görmemezlikten gelmek Beni ve senin için kolay olan hayatı. |
AĞLIYORSUN...! Seni yagmalamislar kuytularda Korkularin nefes nefese Yüreginden bicaklanan sevdalarda Pisman misin kendine Hep yanlis sevdalara çiçeklenmis kuruyup savrulmussun Özlemin çildiriyor anilara Gecelere sigmiyorsun Agliyorsun Artik gülüp geçiyorsun asklara inanmiyorsun Yorgunsun biliyorum Oysa bir tek sözcük yeterdi anlatmaya Saçlarin o elleri özlüyor Çiglar yuvarlaniyor ömrümün uçurumlarinda O en sakli yerinde aglayan kahkahalar hangi yasak umudun ihanetidir Birer birer kopartmislar büyüttügün çiçekleri anliyor musun Su soguk duvarlarin dili olsa Anlatsa neler çektigini Buz gibi yastiklara sarilip da Sabahi zor ettigini Agliyorsun artik gülüp geçiyorsun asklara inanmiyorsun Yaprak döken gençliginin satir aralarinda Alti kirmiziyla çizilmis Ve tirnak içine alinmis suskunlugun bas harflerimsin Sehirler uyurken Bogazina sarilirken öfkeler Bu gizli gülmelerin Bu sessiz aglamalarin nedir anlami Sen hangi mevsimin yagmurusun Agliyorsun |
Bilinmeyen Kişiye Uzaklardan bakıyorum. Sana dokunmak istiyorum. Bebeğim beni anla. Sevgim büyük sana. Hiç gözüne bakamadım. Sana olan sevgimi anlatamadım. İçimde kor bir ateş, Seni gördükçe alevlenen. Seni görmeden, seni tanımadan önce ben bir hiçmişim. Şimdiyse yeni açan bir Gonca Gül gibiyim. |
UMUDUN KALBİNİ KIRDIM.. Eskidi askin gönül bahçemde gülüm salkim sögüt ün gölgesine gizledim unutamadiklarimi da yanagimda öpüsünün sicakligi kadar taze sirtimdaki ihanetin kendi denizlerimin dalgiciyim artik kendi denizlerimin dalgicyim artik yarali tek bir balik yok inciler istiridyelerinle mutlu bende kendimle eskidi korkularim ,geçmez sandigim gecelerde sabahlarin rüzgarlarina firlattim sensiz rüyalarimi aklimda gün isiginin günesi kadar sicak hala aglattigin gözyaslarim kendi yüregimin ormanlarindayim artik yarali tek bir ceylan yok bögürtlenler dalinda mutlu bende kendimle eskidi hasretim perdesi solgun pencerelerde umudun kalbini kirdim kolumdaki saatle içimde bulutun yagmurlari kadar yüklü gök gürültüsü korkularim kendi yolumun yokusundayim artik basucu lambam da yok fotografin çerçevesinde mutlu bende kendimle eskidi yüregim çalan telefon zillerinde artik seni soranim da yok içimde askin dilimde sarkin bitti senin de dönmeye niyetin yok |
Bit Bitmeyen ömrüme... Her şey sabırda mı saklı? Sabır mı çözecek yaşamın tüm gizini.. Sensiz geçen her gece için bir çentik attım duvara, Sabretmek mi silecek duvardaki izleri... Günler geçiyor, haftalar geçiyor... Ne bir cevap ne bir gelişme... Olumsuzluklar biniyor üst üste, Ben yükler altında eziliyorum... Kendimi arıyorum karanlık gecelerde, Elimde bir mum bile yok, yalnızım... Kendimi bulmak istiyorum bir yerlerde, Bu haldeyken çok imkânsızım... Her şeyin bir sonu varsa ömür de bitsin, Tüm dertler bir anda sona ersin, Her gece karanlıkta yaşamaktansa, Sonsuz karanlık tez günde gelsin... Bit ömrüm, bugün bit, Bit de kurtar beni bu bunalımdan... Gidelim varolmayana elele, Kaçalım bu saçma sapan dünyadan... |
| Saat: 23:18 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık