![]() |
Alıştım Yokluğuna Umuda her gece bir aydınlık kapı açılır ıssız odamdan. Her gece karanlığın içinden bir ışık vurur yüzüme gözlerim kamaşır. Korkarım geçemem o kapının eşiğinden güvenemem kendime. Dönüşü yoktur belki dönmek istersem geriye. Belki iyi olmayacaktır hüzünüm ve yalnızlığım yetiyordur bana. Sen yoksun yanımda ya, Cesur değilim eskisi kadar. Umut bile korkutuyor beni sensizken. Seni unutma ihtimali bile yetiyor çıldırmama. Ben alıştım birtanem. Alıştım sensizken sana. Alıştım yokluğuna... Ben böyle mutluyum. Değilim eskisi gibi üzülmüyorum sensiz kaldım diye. Avutmasını öğrendim yüreğimi. Alıştım yalnızlığa. Alıştım hiç konuşmadan bana bakan bir çift gözün hayaline dalmaya. Dokunmayın bana. Dokunmayın yalnızlığıma. Dokunmayın hüznüme. Cesur değil artık deli yüreğim. Koşamam umuda kalksada engellerim. Alıştım birtanem. Alıştım sensizken sana. Alıştım yokluğuna... |
Anladım Artık seviyorum diyemem seni Sevginin değeri yokmuş, anladım Seni seviyordum diyordun ama Para kadar değilmiş, anladım Çöllleri gülistan ederdim ama Gözlerinde yaş yokmuş, anladım Sırtımla dağları taşırdım ama Sözlerinde kudret yokmuş, anladım |
Susuyorsun Güneş kadar sessiz bakıyorsun gözlerime, Rüzgâr gibi fısıldayarak esiyorsun yanımdan, Hani, hani bir gülüşün olurdu ya gamzelerin görünürdü, Ha işte o anı ne olur yüzünden hiç silme. Susuyorsun; Nefesin dipsiz kuyularda infaz mı bekliyor nedir? Neden suratın bu kadar asık bana karşı? Gözlerini yere indirme, bitkin durma bu kadar. Ya, ya senin için yazdığım onca şiir ne için. Susuyorsun; Son bir kez olsun dokunamaz mıyım ellerine, Yüreğime koy avuçlarını, hisset içimden geçen kıpırtıları, Bakmıyorsun bana, yüzünü çevirme ne olur. Bütün sevmeler boş mu olacak artık. Gittin; Ve bana bıraktığın tek emanetin suskunluğun. |
Sana Gelirim Yer yok deme sakın kalbinde bana Bir yudum su gibi muhtacım sana Bir mecnun misali ben yana yana Sevgiye susamış sana gelirim Öğle özledimki sevgilim seni Seninle yaşadım sensiz günleri Sen tut ellerimi bırakma beni Çoşkun sular gibi sana gelirim Bomboş bir dünyaydı sensiz hayatım Sensin benim neşem sensin benim kanadım Sana hasret seni yaşayamadım Kalbimle bir ömür sana gelirim. |
...*Giderken...* Giderken kalbimi al götür benden Sana ait bir şey kalsın istemem.. Gözlerimdeki feri söndür yeniden Ardından öylece baksın istemem Olmayacak duaya amin demeden Ruhuma bir fatiha etme istemem Sakın ağlama veda ederken Benim için tek yaşın aksın istemem Arkana bakma çekip giderken Kalbimde bir umut kalsın istemem |
elveda zalim sevgili dün doğduk bugün yaşıyoruz yarın ölüm o halde seven kalbime nedir bu zulüm? sevebilmeli insan yaşadıkça sevebilmeli zaten üç gün değil mi ömür? dün doğduk bugün yaşıyoruz yarın ölüm o halde seven kalbime nedir bu zulüm? sevgi verdim, sevgi alamadım gün oldu uykumu böldüm misafir olduğumuz dünyada üç gün bile kalamadım. dün doğmuştum bugün öldüm benim ömrüm iki günmüş yarınımı yaşamadan gidiyorum elveda zalim sevgili! |
Aşk oyunu Yine yenik düştüm aşk oyununda. Bu kaçıncı sırtımdan vurulmalarım. Bir kitaba sığmaz hayat öyküm. Daha kaç roman doldurur aldanışlarım. Aldanan gönlüm oldu aldatılan ben. Kaç apoletim söküldü sevda oyununda. Her sahnesi hüsranla son buldu. Ben ne hezimetler yaşadım hayat oyununda. Arşivlerde tozlu kaldı sevmelerim. Geri gelmez gönül verdiklerim. Arkası yarınlarıda yok bunun. Film bitti dedi yönetmenim. |
Benim Şiirim Bakmayın çevremi kuşatanlara Hüznün,yalnızlığın şairiyim ben Issız ovaların nehiriyim ben İçimde işliyor derin bir yara Aşkın öldürmeyen zehiriyim ben Bakmayın çevremi kuşatanlara Hüznün,yalnızlığın şairiyim ben Kapattım kalbimin son kapısını Dokunun;boşlukta bir taş gibiyim Hafızası ölü nakkaş gibiyim Çekiyorum mutsuzluğun yasını Ayaklara mahkum bir baş gibiyim Kapattım kalbimin son kapısını Dokunun;boşlukta bir taş gibiyim Ölümü yaşadım ölmeden önce Bana sonsuzluğu beklemek düştü Mazide benim de yüzüm gülmüştü Uyandım,mutsuzluk geri dönünce Ölümü yaşadım ölmeden önce Bana sonsuzluğu beklemek düştü Gelsene,nerdesin,ey sessiz ölüm Adını yazsana dudaklarıma Zaman kan süzüyor kulaklarıma Hıçkırığa mahkum biçare gönlüm Haydi takılıver ayaklarıma Gelsene,nerdesin,ey sessiz ölüm Adını yazsana dudaklarıma Bulsam Kafdağı'nın eteklerini Başımı çevirip gitsem mi bilmem Ben ki yaranamam,şakaya gelmem Kuruttum bengisu peteklerini Karanlık dolu bir dünyada gülmem Bulsam Kafdağı'nın eteklerini Başımı çevirip gitsem mi bilmem Umutlar sultanı anlayamadı Sizler beni asla anlamazsınız Biraz sevdasınız,biraz nazsınız Kimse benim gibi ağlayamadı Belki gülersiniz,inanmazsınız Umutlar sultanı anlayamadı Sizler beni asla anlamazsınız |
Gidişim cebimde bir nefeslik sigaram tütün serpilmiş yüreğime her hatırlanışında tutuşan, büyüyen alevim ve avuçlarında bıraktığım gençliğimdi kederim gözlerimden yaşları koparamadım vedalaşmaya çalışırken ne hayallerim, ne de nazlı tenindi geride bıraktığım ve yıllarıma vurulmuş mühre değildi isyanım sadece bir kere sevişiydi gönlümün yasa bürünüşü ömrümce yaslı analar gördüm ayrılıktan sonra vurulmuş babalar evlat acısında ne küllendi feryadım ne de acıya alıştı yüreğim kanlı gömleğimi göndermişler sana öldü demişler yiğidin bir kuru toprağa gömüldü ağıdın vurmuş dağlara yıllar yılı sen dağlara dağlarsa bana akıtmış hüznünü arada ziyarete gitmişsin anamı resimlerimi siyah mendile sarıp içinde yüreğini unutmuşsun kömür karası saçlarını da karlı dağlara benzetmişsin gülüm! bir saniyesini verseydi bu ***** zaman haykırmaz mıydım sanırsın akıtmaz mıydım kanımı yollarına ve durulmaz mıydım gözlerinde son kez uzattım saçı sakalı rüzgar çağırır her akşamüstü bir uçurumun kıyısında gözlerim ölüyorum can ve sanırım son kez çağırıyor rüzgarın... |
***Gül...*** Gül! ...Yine ayrılık olsun; ömrümce baki olan... Gül de yalnızlık olsun; hep “bana” tâbi kalan... Bir bebek saflığıyla gül ki; arınsın zaman Hayatın kattığıyla gül ki; yol alsın “duran”… Bir bayram günü gibi; sorgusuz sualsiz gül Yarının dünü gibi; korkusuz, kedersiz gül. Gül; “Dünya kapısı”nı, güneşe açmak için… Gül; hicapsız, katıksız “aşka” ulaşmak için… Sevdanın zoru gibi; cebirle, ısrarla gül! Her işin başı gibi, üstüne farz gibi gül Gül; “hedefsiz ok” gibi, “mermisiz silah” gibi Tüm kalpten gülüşlere; destursuz “ilah” gibi Gül; yeşil yaprağıyla “meyvesiz ağaç” gibi Rüyası gerçek olan; “ mutluluğa aç” gibi “Gözlerde yaş” gibi gül; bir “ümitsiz aşk” gibi… mehtâba karşı duran, “iki eğik baş” gibi… “Bir dost” gibi, “Kardeş” gibi, gözyaşıma eş gibi… Gül; uzak hayallerden, gerçeğe düşeş gibi. Gül de ayrılık olsun; ömrümce baki olan… Sen gül! ... Yalnızlık olsun; hep “bana” tâbi kalan… |
| Saat: 13:16 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık