![]() |
Düşünülmüyor Sensiz Savrulmuş bir sonbahar yaprağı gibiydin İçimde tarifsiz kıpırdaşan duygu mabedindeydin Ürpermiş ceylan yavrusu gibi tedirgindin Masum tertemiz hayatın yamaçlarındaydın Geceyle gündüzün sana bakınca düşünülmüyor sensiz Çıkmaz yolların hayatın sillesinden habersiz Kötülüğün henüz girmediği küçük yüreğinin aşksız Can almak için hayatın acısı sana bakınca düşünülmüyor sensiz Bir ince sızımdın gülen gözlerinin her bakışında Ne bir ölüm ne başka bir acı hissediyordum kanatlarında Sende bilirsin belki kuşlar gibi cırpınışımda Düşünülmüyor hayat sana her bakışımda Geceyle gündüzün sana bakınca düşünülmüyor sensiz Çıkmaz yolların hayatın sillesinden habersiz Kötülüğün henüz girmediği küçük yüreğinin aşksız Can almak için hayatın acısı sana bakınca düşünülmüyor sensiz Hüseyin Akçam |
http://www.sairlerbirligi.com/dostluk10023co0.jpg Masallar ve Rüya Gibi….. Sevmek, sevmek nedir ki; Yüreğim hiç kilitli değildi ki; Giren batırdı gitti dikenini, Yaşanmışlıklar masallar ve rüya gibi, Baharın ilk heyecanı cemre gibi, Adını ne yazacağım kerem misali, Ne zaman vuracağım, kalbini kaşesini, Geleceksin biliyorum masal ve rüya gibi, Beyaz bir güvercin gibiydin apak, Sonsuzluğu sereceğim sana saltanat, Yaşantımız boyunca ikimiz içinse hayat Masallar rüyalar gibi olacak kâinat.. Para pul vaat edemem yüreğim zengin, Gönül soframı kurdum katığım sendin, Yaratan sağlık vermiş, kulum kıymet bilsin, Her canlıya bir eş,sen ben gibi birbirini sevsin… Hüseyin AKÇAM |
Olmasaydın Da... Tanmasaydım ya seni, Gecelerce ağlamasaydım ya sana. Akan yaşlara değermiydin ki ! seviyorum dediğinde, sevdinmi ki... Kuru bir hazan sarılığında ellerim, Gözlerine bakamamışken ben, Teninde bir is kokusu, Aşk'ın tüm gözenekleri tıkalı... Böyle sızlarmıydı içim, Sen yakmasaydın. Uykularımı bölermiydim gece yarılarında ! Sen diye sıçrarmıydım yataktan, Hayal olduğunu anladığımda Kovalarmıydım uykularımı, Gözlerim şarap kızllığındayken... Olmasaydın tınımda, Kapı açılışlarında, telefon çalışlarında. Cama her serçe vuruluşlarında, Olmasaydın keşke... Ben hep sana hasret kalsaydım, Hasret kalsaydım da, Böyle gece yarılarında irkilmeseydim. Her selada senmisin diye, Senmiş gibi ağlamasaydım gidenlere... Hasret bıraksaydın da gözlerine, Ben hep onlara hasret kalsaydım. Teninde el izi olmasaydı da Ömrümce darılmasaydım sana... Hiç olmasaydın da, Satırlarıma akmasaydı hüzünler, Ve darılmasaydı dostlarım bana, Olmasaydında içmeseydim şu zıkkımı... Cennetim dedim ya sana, Şimdi bin pişmanım cehenemi tatmadığıma, Sen cennetimsen, Ben yanıyorum kor alevlerde hala, Köz oldum, sönmedi ateşlerim, Mahşere kadar yanıyorum hala... Yürek yanıda da, değermiydin Ağlıyorum ağlamasına da, Söyle şu tuzlu sulara, Değermiydin... Olmasaydın da, Ben şimdi gülüyor olsaydım, Olmasaydın da... Olmasaydın da... ah... Uğur Zengin |
Giderim O Zaman gideceksen... git ezberimden amenna ben de giderim, o zaman gözüm açık giderim uyumam son geceni saçını okşamam atmam elimi omuzuna adını içimden söylerim ağızda tütün tadı dibe çöker acıları yüreğin adını alır giderim giderim o zaman, üstesinden gelemem maviye düşer kızılın en yosması batarım daldan ayrılır çiçek yedi renk siyah olur denizler çekilir,su kurur giderim o zaman tenimde çiy çok erken gün doğarken kalamam sabaha yasımı alır giderim siyahı saklı dönmem bir daha Demir Mutlugil |
Ya Gel Sar Beni Ya da Kara Toprağı Saracam Senin Yerine Bu gece oyle canim aciyor`ki, sana oyle cok ihtiyacim var`ki, bilemezsin ,duyamazsin ki sesimi ? Icimdeki yanginin beni yakip yiktigini, kule dondugumu,ruzgarin beni savurdugunu, sana oyle cok ihtiyacim var`ki, uzaklardasin gelemezsin ki? Dunya dertleri bitmiyo be sevdam, biri biter,digeri baslar, ben yoruldum askim, ,,,,,,,,,,,,,,,,,,yoruldum.............. Seni oyle cok seviyorum ki, seni oyle cok ozluyorum ki, sevdam ya gel sar beni , yada kara topraga saracam senin yerine...... Gel beni birakma yalnizliga, gel birakma ecel kapimda, gel sevdam hayatim ol............ Kalbimin sahibi, ben yoklugunda anladim ki, ben seni olumune seviyorum, seni seviyorummmmmmmmm.... Ozledim kokunu,ozledim gulusunu, ozledim sicakligini,guclu kollarinda kaybolmayi, senle nefes almayi ozledim, seni ozledim ,ozledimmmmmmmmmmmm,,, Gozlerin gozlerim, yuregin yuregim, nefesin nefesim, ellerin ellerim, bedenin bedenim, sen aslinda diger yarimsin, sen aslinda hayatimsin............................... gel askim ,gel, cunku sana doyamadim ki ben, sen gel canima can kat,gel............ Hilal Çınar |
YANINDA OLMAK ISTEDIM Küllerinden doğmak istedim sönmüş bir alev topunun Önce içinde yanmak acısını tatmak Sonra ferahlığını hissetmek rüzgarın Tatmak mutluluğunu o güzel anın Ben her daim seninle sensiz olmayı isterdim Önce sensizliğin acısını çekip Sonra seninle ferahlatmak sensizliğimden yanan yüreğimi Gözlerin olmak isterdim Hayata seninle bakmak için Her daim yanında bulunmak Baktığın her yerde olmak için… Bir beyaz sayfa olmak isterdim Yazmanı isterdim beni en anlamsız hallerimi Üşümekten titreyen ellerini Hissetmek isterdim Tutarken sen beni… Soluduğun hava olmak isterdim Her an içinde bitmek Hiç gitmemek için senden Nefesin olmak isterdim ben Vazgeçmemen için benden… Ve ben senin kalbin olmak isterdim Her attığında beni düşünmen için Her sızladığında yaralarını sarmak isterdim Kalbin olmak isterdim Öldüğün de bile seninle olmak için |
Gel Artık Yar ... Bir lokma ekmeğin tadını bildin mi yar, Bu seven yüreğin gönül sofrasını gördün mü yar, Beni ben de, seni kendinde ektin mi yar, Filiz olup yüreğin de açtım mı yar, Bu kadar aç olduğunu bilmezdim yar, Seni ölümsüz sevecektim görmedin yar, Hep hayale ektim sevdayı, bilemedin yar, Susuz topraklara döndüm, gel artık yar, Seher yeli umuda meltem olmuş esiyor yar, Ben esemedim gel estir, savur beni yar, Gözlerimde yaşlar birikti, bulutum ol yar, Bulutlar bana küskün ben yağamıyorum yar, Özlemi özlemekteyim, mesken bulamadım yar, Yeter artık gir gönlüme, sarayım ol yar, Kır gönlümün zincirini kilidim ol yar, Han olsun yüreğim, gel otur yar... Hüseyin Akçam |
gecelere mahkum bıraktığın dört duvar arasında mahpus yüreğim yüreğine inat allah şahit başkasını hiç sevmedim bir ömrü seniniçin tükettim sen hiç bilmedin ırmaklara döndü iki gözüm yağmursuz bahara inat ölüm getirdi bana hayat sana inat aşkına inat Nihat Görmez |
Nefesim Bitene Kadar!.. Dün gece rüyama misafir oldun; Nasılda mutluyum nasıl bahtiyar... Ölsem de gam yemem mavi boncuğum; Seninim nefesim bitene kadar.... Kıskanma Leylayı, Aslıya kızma; Ayrılık üstüne şiirler yazma; Bir ömür sürecek büyüyü bozma; Seninim nefesim bitene kadar.... Yalansa sözlerim kurşuna dizdir; Yanakta gezinen senden bir izdir; Haydi gel yanıma kolunda gezdir; Seninim nefesim bitene kadar... Dilerim sevenler murada ersin; Yaradan ömrüne ömürler versin; Gül gonca üstünde damlayan tersin; Seninim nefesim bitene kadar... Seninle sensizim benimle bensiz; Hiç yürek atar mı böyle nedensiz; Bir ömür boyunca kalsam de sensiz; Seninim nefesim bitene kadar... Ali Altınlı |
Alışamıyorum Işte Ne Yapayım? zaman alıştırır sandım olmuyor yine eskisi gibi ağçların gölgesine sığınıyorum hayallere dalıyorum yastığa başımı koyduğumda bazen ağlıyorum bazen durmadan yazıyorum, yine ağlıyorum... bazende korkuyorum gecenin karanlığından karanlığından korkuyorum ; çünkü o karanlık yakıyor beni yeni bir güne uyanmak için durmadan saate bakıyorum zaman geçmek bilmiyor sensiz yorluyorum hergün seni beklemekten gelmeyeceksin geri diye çok korkuyorum uyuyamıyorum bir türlü uyusam biter mi? gelir misin yine yanıma? girer misin rüyalarıma? tutar mısın yine ellerimi ? gelir misin söyle !? hayalinle avunmaktan sıkıldım ben artık yanında olmak istiyorum çok zor gelmen biliyorum ama alışamıyorum işte hatta İMKANSIZ sensizliğe alışmak... bende gelemiyorum yanına, korkuyorum ben de bu girdapa katılmak istemiyorum! ama sen varsın orda, ne yapayım dayanamıyorum... bekle beni sevgilim cennete , yanına geliyorum... Merve Çoban |
Acının Başkenti Gözlerinin eğrisi dolanıyor yüreğime Bir dans, bir dinginlik çemberi Zamanın aylası, gece beşiği ve güvenli Ve eğer hiçbir şey kalmadıysa aklımda yaşadığımdan Gözlerinin her zaman görmediğindendir beni Yaprakları günün ve pembe şarabın köpüğü Rüzgarın sazları, kokulu gülücükler Işık dünyasını saran kanatlar Gökyüzü ve deniz yüklü gemiler Gürültü avcıları ve renk kaynakları Tanların kuluçkaya yattığında doğan kokular Yıldızların samanı üzerinde yatan Saflığa bağımlı gün gibi tıpkı Dünya da bağımlıdır senin tertemiz gözlerine Ve akar bütün kanım bakışlarında senin PAUL ELUARD |
Bir Şehri Bırakmak Bu şehirde yağmur altında dolaşılır Limandaki mavnalara bakıp Şarkılar mırıldanılır geceleri. Bu şehrin sokakları çoktur, Binlerce insan gelir gider sokaklarında.. Her akşam çayımı getiren Ve bir Beyaz Rus olmasına rağmen Hoşuma giden garson kadın bu şehirdedir. Bu şehirdedir Valsler, foksrotlar altında Şuman'dan, Bramsdan Parcalar çaldığı zaman dönüp Bana bakan ihtiyar piyanist. Doğduğum köye müşteri taşıyan Şirket vapurları bu şehirdedir. Hatıralarım bu şehirdedir. Sevdiklerim, Ölmüşlerimin mezarları. Bu şehirdedir işim gücüm, Ekmek param. Fakat bütün bunlara mukabil Yine budur başka bir şehirdeki Bir kadın yüzünden Bıraktığım şehir. |
Ne Olduk Biz dün neydik bu gün ne olduk, Sevdalara uzanan görünen yolduk, Sevdalarımızla yaşamdan umutluyduk, Yaşadıklarımızla artık yol olduk.. İçtenlikle sevildik ve de sevdik, Sevgilerimize yenilerini ekledik, Son olmamasını için hep diledik, Yalan olan sevgileri hep yaşadık.. Yaşamda ulaşılmaz bir uzun yolduk, Çileler içinde yoğruldukça yoğrulduk, Kendimiz adına yeni yollar koyduk, Ayrılıkları hiç ağzımıza almıyorduk,.. Kitap gibi bir hayat yaşamaktaydık, Hayat içinde karalama defteri olduk, İşi bitince de yırtılıp atılıp yok olduk, İşte bu hayatı kendimiz yaşıyorduk.. Belki birbirimize bir yabancıydık, Biz birbirimizi hiç anlayamadık, Biraz olsa da güzel anlar yaşadık, Elden bir şey gelmiyor artık yok olduk... Artık bir şey söylemeye hakkımız yok, Zaten bizi bizden başka anlayanda yok, Sevdalardan yana da hiç şansım yok, O da gitti artık hayatımda kimseler yok.. Yaşama hevesine ekleyecek bir şey yok, Sevgilerden yana hep gönlüm apaçık, Gönül umutsuz sevgilere kapalı artık, Nice sevgileri birlikte yaşamalıydık... Zekeriya Başgün |
AYRILIK Özlemi derinlemesine yaşamaktır ayrılık Hüzünlerin kesiştiği uzak noktadır ayrılık Hatırlanacak güzelliklerin belirsizliğinde Geride ne bıraktığını bilememektir ayrılık Sevda üstüne türküler hayal etmek Söyleyecek söz bulamamaktır ayrılık Bülbülün güle yanışını hissiz seyretmek Nedenini bilmeden iç çekmektir ayrılık Aynı hayat boyutunda yatay seyretmek ama Hava boşluğunda gibi vurgun yemektir ayrılık Kış gecesi ıssız sokakta üşürken Yüreğinde çöl ateşini hissetmektir ayrılık Bir gayeye yönelip doğru yolda yürürken Nereye gittiğini bilememektir ayrılık Sevda ateşinden kurtulmaya bir bahane Boğulmak için aşk denizine dalmaktır ayrılık Eline kalem alıp şairlere özenmek Gülmeye ya ağlamaya karar verememektir ayrılık Mehmet Akif Çeçen |
Gel Şarkı Söyleyelim derdin varsa kederliysen gel benle şarkı söyle. sevip de sevilmediysen gel sende şarkı söyle. dök içini dağlara her yer sümbül, papatya. benimle çiçek topla gel benle şarkı söyle. deli diyenler desin rüzgar kalbine essin kötü olsa bile sesin gel benimle şarkı söyle Yavuz Şimsek |
ISTIRABIM SENDE Biliyorum konuşacak bir şeyimiz yok Ama gözlerini al gel Elindeki yarayı, suskunluğunu, acemiliğini Beni birisi severse inanmam Seni birisi severse utanırsın Bilmediğin bir hastalığa acımak için bile olsa gel Biliyorum, konuşacak bir şeyimiz yok Ama ıstırabım sende, mutlaka al da gel |
Kara Bulutlar Sardi Bu Yaban Sehri Bugun kara bulutlar sardi bu yaban sehri Icinde huzunlerle dolasan bir BEN var Bugun icimden aglamak geliyor Akitma gozyaslarini olsun bosver diyor yuregim Ahh bir laf gecirebilsem yuregime Ne olur dinlesem onu bir kez Belkide hersey yoluna girecek o zaman Artik huzun degilde mutluluk ruzgarlari esecek belkide Kelimeler bogazima dugum atti sanki Ne konusabiliyorum nede susabiliyorum Nefesim kesildi bu gun Kara bulutlar gittikce karardi bu yaban sehirde Birde sen vurma beni bu yaban elde..... Icimdeki duygulari yazdim siirkolige Dostlar gorsunde anlasin huzunun manasini diye Dostlarda olmasa boyle bir gunde Kimbilir su kara bulutlar belkide daha kara olurdu yine... Bosver yuregim aldirma Baksana herkese gelir gecer diyor Bilmiyorlarki kasirga gibi sert vuruyor sizilar Ruzgar olsa icimdeki belki dindirecegim Kayalara carpan buz taneleri kadar derin ve hain ardinda biraktigin izlerin... Yaren Güven |
BİTECEKSİN YÜREĞİM Sözlerime güvenmeyin okuyun ama sevmeyin beni İhtiyacım yok artık yalan dünyanın sahte tebessümlerine Ben azrailin nefesini ensemde hissetmişim Aşk yokuşunda tıkanınca Ben ölümü tatmışım kalbim kırılınca Bakın ama görmeyin beni Ben gözlerimi bırakmışım yalan sevişmelerin koynunda Açlıkla tokluk arasında yorgun bitap Gidip gidip gelmişim dar ağacına Şimdi mutluluğu gömüyorum saçlarına Şimdi bana dokunmayın Salya sümük ağlasamda aldırmayın Acımayın yüreğimin acısına Ne kederler gelip geçti gitti Ve şimdilerime dokunmadan Keşkelerimi yargılıyorum gözlerimde En güzeli tanımayın şimdi siz beni Değişir bu hava değişir bu sitemim Yaz gibi gelirim ben dünlerinizden geleceğe Ve bulurum kendimi kaybettiğim sokaklarda Şimdi sevda dediğim o yokuşun başına çıkıp Dönmem lazım Bu yüzden bakın ama görmeyin Sözlerime güvenmeyin Okuyun ama sevmeyin Şimdi bana dokunmayın EN GÜZELİ TANIMAYIN BENİ ... |
BEN SANA MECBURUM Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükçe büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle ısıtıyorum . Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor Bu şehir o eski İstanbul mudur Karanlıkta bulutlar parçalanıyor Sokak lambaları birden yanıyor Kaldırımlarda yağmur kokusu Ben sana mecburum sen yoksun. Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur Tutsak ustura ağzında yaşamaktan Kimi zaman ellerini kırar tutkusu Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından Hangi kapıyı çalsa kimi zaman Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu Fatih' te yoksul bir gramofon çalıyor Eski zamanlardan bir cuma çalıyor Durup köşe başında deliksiz dinlesem Sana kullanılmamış bir gök getirsem Haftalar ellerimde ufalanıyor Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem Ben sana mecburum sen yoksun. Belki haziran da mavi benekli çocuksun Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin Kötü rüzgar saçlarını ***ürüyor Ne vakit bir yaşamak düşünsem Bu kurtlar sofrasında belki zor Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden Ne vakit bir yaşamak düşünsem Sus deyip adınla başlıyorum İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin Hayır başka türlü olmayacak, Ben sana mecburum, bilemezsin... </B> Attila İlhan |
UMUT Herkes gitti, kaldi umut! Her sey bitti, baldi umut! Gözümde fer, canimda can Tutundugum daldi umut! Feryad ederken, her zaman Imdadima geldi umut! Hasret cekerken sevince Kederimi aldi umut! Karamsarken, teselliye Kusandigim saldi umut! Isyan ederken, asiye Itaatkar oldu umut! Saklandigim dehlizlerde Kaybolunca buldu umut! Mutsuz oldugum zamanlar Ne, sikintim? bildi umut! Icimde pasli, pörsümüs Ne aci var, sildi umut! Korktugumda sigindigim Sarildigim, eldi umut! Hazan sarinca ruhumu Kokladigim güldü umut! Omrü ömrüm kadar uzun… Ben ölünce öldü umut! Abdülkadir Karaman |
BEKLEDIM Saymadim hasretinle bu kacinci yilbasi Bir ihtimal de olsa doner diye bekledim Ne bir demet karanfil ne bir damla gozyasi Bir hal hatir sormayi dener diye bekledim Su kista kiyamette omrume dusen karda Bir dostuma ugrayip ahvalimi sorar da Belki de bir merhamet duyar da Yenilmez gururunu yener diye bekledim Bir yanda gozlerimde ebediyet uykusu Bir yanda seni son kez gorememek korkusu O guzel ellerinden icersem bir damla su Butun izdiraplarim diner diye bekledim Perdesiz pencereme safakla soktugun an Gelipte basucumda boynunu buktugun an Pinar dudaklarindan ismimi doktugun an Icimdeki yanardag soner diye bekledim Ne sıkmaga gucum var versen bile elini Ne sarmaga mecalim var o incecik belini Alnimda hayal edip o minicik mendilini Gul kokusu tenime diner diye bekledim Dudaklarimda tekbir ellerim goge acik Sen diye irkilirim ses duysam en ufacik O mavi gozlerini bir daha son defacik Dunya gozuyle gormek huner diye bekledim... alıntı. |
Sancısı hissedilmemiş bir doğuş, Farkettirmeden usul usul geliş… Dudak kıpırdayışlarındaki giz, Sesi çığlıklaştıran bir tiz. Ritimle dans eden, Notalardaki biz. Kaç adım koşar, Kavuşabilmek için damarlarımdaki kan? Kaç kana kavuşur, Yüreğimde atarken can? Kal gitme… Farkındayım, Hissettiğim doğuşu sancılı bir gidiş… (15.03.2009) M. Mehtap Türk |
Suskunum Sana Hangi şiire başlasam suskunum sana Dağ göğsünde bir kaya diliyle suskun Güneşte kavrulan bir kum tanesi Çatlayan dudaklarım oluyor her gece Yağmura suskun yaşamaya suskun Haykırabilsem Belki bir nehir köpürebilir sesimde Silinebilir kuraklığın bütün izleri Upuzun çöller vadileşebilir içimde Hangi güzelliği özlesem suskunum sana Yürek boşluğunda bir of kadar suskun Özlüyorum seni masmavi Koşuyorum sana bembeyaz Ve kahroluyorum bir anda kapkara Ah oluyorum Of oluyorum Ve susuyorum Oysa haykırabilsem Işık yumağı bir pınar olur soluğum Hangi türküye uzansam suskunum sana Ağıt ağıt, özlem özlem suskun Tut ki vurulmuşum Aşktan ve kandan bir damla olmuşum Bir saçlarının rüzgarına Bir de ağzının kıyılarına konmuşum Hangi dalga silebilir beni senden Hangi kasırga koparabilir Ben saç tellerinde bir ezgi olmuşum Coşkuların her şahlanışında Sana deprem deprem susmuşum Ve sana susmaktan inan ki yorulmuşum Yeter olsun gözlerinde ışık fırtınası Sözlerinde baskı yasası yeter Hangi kavgayı özlesem suskunum sana Zafer sabahlarında gece kadar Bayram sabahlarında yas kadar suskun Böyle güzelliklere de Böyle suskunluklara da lanet olsun Al bu suskunluğumu al artık Al ki Bütün gürültüler kahrolsun Adnan YÜCEL |
HÜZÜN Hüzün gülümseyişlerimde sevdadır dokunamadığım! Bakamamaktır gözlerine sevgilinin, Duymamaktır toprağın sesini, Bilememektir belkide hüzün,bilinsede her şey! Hüzün evimizin çatlak duvarından içeriye giren üşümektir! Hüzün hiç bir zaman hiç kimseye anlatamadığımdır, Yüregini ortaya koymaktır benim ülkemde hüzün Bulut bulut dolaşıp kaybolmaktır birden bire gölgesiz! Hüzün üşümektir temmuzunda güneşe inat! Deniz olsanda ıslanamamaktır, Özgür olsanda koşamamaktır, Dalgasız kalmaktır limanı olmayan günlere! Hüzün Özgür olmaktır bazen Olamamaktır birde, Olmamış gibi çaresizliktir Nerde diye sormaktır hüzün! Dilsiz olmaktır belkide hüzün İzlemektir kör olsanda gideni ardından! Hüzün Özgür gülümsemelerin en güzel rengine bakıp Siyah beyaz kalmaktır! Hüzün dudaklarındaki ter damlasına dokunamamaktır! Yüregi yanmak,kül olmaktır hüzün, Külünden yine yangınlara koşmaktır! Uzun bir yolun sonundaki yolsuzlukla karşılaşmaktır belkide Hüzün Kocaman bir boşluğa sarılmaktır! Susmaktır Hüzün çığlık çığlığa! S u s t u n! S u s t u m! S U S T U K! Deniz Ekrem |
33 KURŞUN Vurun ulan vurun Ben kolay ölmem Ocakta küllenmiş közüm karnımda sözüm var Halden bilene Babam gözlerini verdi Urfa önünde Üç de kardaşını Ömrüne doyamamış üç dağ parçası üç nazlı selvi Burçlardan tepelerden minarelerden Kirve hısım aşiret çocukları Fransız kurşununa karşı koyanda Bıyıkları yeni terlemiş daha benim küçük dayım Nazif Yakışıklı hafif iyi süvari Vurun gardaş demiş vurun namus günüdür Ve şaha kaldırmış atını Vurulmuşum dağların kuytuluk bir boğazında Vakitlerden bir sabah namazında yatarım kanlı upuzun Vurulmuşum düşüm gecelerden kara Bir hayra yoranım çıkmaz Canım alırlar ecelsiz sığdıramam kitaplara Kirvem hallarına aynı böyle yaz Rivayet sanılır belki Gül memeler değil bu Dom dom kurşunu paramparça ağzındaki Ölüm buyruğunu uyguladılar Mavi dağ dumanını ve uyur uyanık seher yelini kanlara buladılar Sonra oracıkta tüfek çattılar Koynumuzu usul usul yoklayıp aradılar didik didik ettiler Kirmanşah dokuması al kuşağımı tespihimi tabakamı alıp gittiler Hepsi de armağandı acemelinden Vurulmuşum dağların kuytuluk bir boğazında Vakitlerden bir sabah namazında yatarım kanlı upuzun Kirvem hallarına aynı böyle yaz rivayet sanılır belki Rivayet sanılır belki Gül memeler değil bu Dom dom kurşunu paramparça ağzındaki Paramparça ağzındaki Ahmet Arif |
Serseri Yeryüzünde yalnız benim serseri, Yeryüzünde yalnız ben derbederim. Herkesin dünyada varsa bir yeri, Ben de bütün dünya benimdir derim. Yıllarca gezdirdim hoyrat başımı, Aradım bir ömür, arkadaşımı. Ölsem dikecek yok mezar taşımı; Halime ben bile hayret ederim. Gönlüm ne dertlidir, ne de bahtiyar; Ne kendisine yâr, ne kimseye yâr, Bir rüya uğrunda ben diyâr diyâr, Gölgemin peşinden yürür giderim... Necif Fazıl KISAKÜREK |
GEL TUT ELLERİMİ Gönül takvimimi durdurdum Saatlerde çalışmıyor dondurdum Sen gelene kadar hayat ilerlemeyecek Bilmiyorum bu ne kadar devam edecek Yerini doldurmak mümkün değil Kalbim sana akıyor, sanki zebil Bu beden her şeye katlanıyor Ama sensizlik beni öldürüyor Kısacık adın düşmüyor dilimden Geleceğim demiştin ya giderken Elim nabzımda sürekli Her atışta seni çağırıyor sanki Kaderim bana yine oyun oynadı Bilmiyorum kimler seni benden aldı Söyle şimdi gittin mi bensiz Her yerde hatıralar ve yapayalnız Neden anlamadın seni sevdiğimi Sen içimde dolanırken bil ki Kimse mutlu edemez beni Hadi gel tut ellerimi kurtar bu sevgiyi Nuran Üçer |
HERKEZ GİBİSİM HERKES GİBİ Gönlümle baş başa düşündüm demin; Artık bir sihirsiz nefes gibisin. Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin Akisleri sönen bir ses gibisin. Mâziye karışıp sevda yeminim, Bir anda unuttum seni, eminim Kalbimde kalbine yok bile kinim Bence artık sen de herkes gibisin alıntı |
Yaşam Hakkı En son ne zaman günesin doğuşunu görmek için sabahı bekledin? kimin ne diyeceğine aldırmadan güneşin ilk ışıklarıyla dans ettin. en son ne zaman yağmur altında sırılsıklam ıslanmak için yürüdün. yağmur sonrası kokan toprağı en son ne zaman kokladın. gök kuşağını seyrederek çıplak ayakla en son ne zaman toprağa bastın. en son ne zaman bir çocuğun kahkahalarına eşlik ederek başının üstünde döndürdün. en son ne zaman birine yüksek sesle seni seviyorum dedin. en son ne zaman gözlerinden yaş gelinceye kadar güldün. en son ne zaman ıslıkla şarkı söyledin. en son ne zaman sırt üstü uzanıp yıldızları seyrrettin. sahi sen en son ne zaman kendine yaşam hakkı tanıdın? Suray Ekinci (hiçbizaman) |
Hüzün Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim Şöyle diyebilirim: gece yıldızla dolu Ve yıldızlar, masmavi titreşiyor uzakta Şakıyarak dönüyor gökte gece rüzgarı. Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim Sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara. Kollarıma aldım bu gece gibi kaç gece Kaç defa öptüm onu sonsuz göğün altında Sevdi beni o ben de bir ara onu sevdim O durgun, iri gözler sevilmez miydi ama Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim. Yokluğunu düşünüp, yitmesine yanmakla Duyup geceyi, onsuz daha engin geceyi. Ota düşen çiğ gibi, düşmekle şiir cana Ne gelir elden, sevgim onu tutamadıysa. Gece yıldız içinde, o yoldaş değil bana Hepsi bu. Uzaklarda şarkı söylüyor biri. Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca Gözlerim arar onu, yaklaştırmak ister gibi Yüreğim arar onu, o yoldaş değil bana Artık sevmiyorum ya nasıl, nasıl sevmiştim Sesim arar rüzgarı ulaşmak için ona Ellere yar olur. Öpmemden önceki gibi. O ses, ışıl ışıl ten ve sonsuz bakışlarla Artık sevmiyorum ya severim belki yine Ne uzundur unutuş ah ne kısadır sevda Böyle gecelerde kollarıma aldım çünkü Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca Belki bana verdiği son acıdır bu acı Belki son şiirdir bu yazdığım şiir ona alıntı |
Aniden bir rüzgar gibi geldin.. Yelsiz geçen ömrüme... Şayet dineceksen çok geçmeden... Esme deli deli... Ümit İstemi |
Tutunamıyorum Göz yaşlarım damladıkça.. Damla damla yüreğime.. Sana olan aşkım geliyor bir an aklıma.. Tutunamıyorum.. Sen'siz hiçbir hayat dallarına.. Yok olup gidiyorum.. Damla damla sen olmuş göz yaşlarımla Yürek acı'sıdır.. Sevgi çarkıdır bu görülmezlikler Seni düşündükçe kanıyor göz yaşlarım.. Sen sen akıyorsun Damla damla sen olmuş gözlerimden.. Tutunmak istesemde tutunamıyorum Senden başka hiçbir nefese Kendimdenmi koptum gidiyorum.. Ağladıkça sen olmuş gözlerimle Seni bir türlü göremiyorum Yaktı kavurdu bu acı yüreğimi.. Yandıkça kanıyorum Baktıkça ağlıyorum Sen olarak kaybettiğim gözlerimle Tutunamıyorum Boğuldum gidiyorum Senin Acı dolu gözlerinde ölüyorum. Atıl Kesmen |
Biraz değiştim, Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar… Değiştim, Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum, Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni Ben benimle savaşıyorum, Seninle değil! Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın Ne kazanabileni ne de kaybedeniyim, Sorun değil! Elbet alışırım Biraz alıştım, Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar, Alıştım, Varlığını istemediğim tüm eksik yanlarıma, Ve çokluğunu da yokluğunu da istemediğim bu iki arada bir derede duyguya alışıyorum, Bir yanım bırak diyor bir yanım,, Kesin değil! Henüz tanıştım, Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar, Tanıdığımı sandığım bana daha da yakınım artık, Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda, Ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda… Bir yanım memnun oldum diyor, bir yanım tanıyamadım daha, Samimi değil! Bir hayli kırıldım, Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar, Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime, Gözlerimden tut da ciğerime kadar kırgınım! Aslında ne sana, ne olanlara… Kendime kırgınım…Maziye hiç değil, an’a kırgınım. Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına, Dinlediğim şarkılarda bana seni anlatan şarkıcılara, Beni anlamadığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşlarına… Bir hayli kırgınım… Beni ben kırdım oysa, İyi değil! Galiba yoruldum, Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar, Kendime kalbimi kanıtlamaktan, Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan, Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum! Aslında ne pişmanım ne de pes ediyorum, Sadece beni kaybettikçe seni kaybediyorum, Şu kalp denen, beni bana sorgulatıyor artık, Ki seni sorgulamamasını nasıl beklerim, Toprağa bakan yanım senden zaten ayrı, Sana bakan yanımsa toprakla aynı, Ne yaparsan yap gördüğünün seni görmesini bekleyemezsin, Gözlerim yorgun, dudaklarım hissiz,Dokunulmadan geçen yıllar bana ağır, Sarılmadan geçip giden uğurlamaların kavuşmaları hep beklentisiz, Söyleyemediklerini söylesen de şimdi, sesine aşina yanım onca sessizlikten sonra artık sağır! İsteyerek değil! Çok çalıştım, Paylaştığımız hayatımızda bıraktığın onca üstü kapalı “git” izine, Beni yerle bir eden kendince açık olan her tepkine, Ve bence bana tanımadığım bir adamı göstermene rağmen, Gitmek için, bitmek için, sana huzur vermek için çok çalıştım, Daha önce de gitmiştim, kendi isteğimle! Anladım ki daha önce sevmemiştim, Çok çalıştım inan, Değişen yanımın aslında hep aynı olduğunu göstermeye, Her defasında daha da tozlaşan canımı kırmadan korumaya, Ve alışmaya kendime, bu göz gözü görmez dumanlı halime, Çok alışmaya çalıştım hem de, Tanıştım seninle doğan yanımla da ölen yanımla da, Birini yaşattım, yaşatıyorum da hala ama diğerinin ölmesine engel olamıyorum da! Yorulmak dinlenmekle geçmiyor, An be an çöküyor insanın içindeki güç, Işığı sönüyor, beyaza dönüyor rengi gitgide, hissizleşiyor, Ne yormak istedim seni ne de yormak kendimi, Çok çalıştım, Gitmeye de kalmaya da, İkisi de aynı acı, Kolay değil.. alıntı |
Korkuyorum Gülüm derde övünürsün, Sebep yokken dövünürsün. Güvenim yok üşütürsün, Sarılmaya korkuyorum. İzin versen seveceğim, Vuslatına ereceğim. Alıp seni gideceğim, Söylemeye korkuyorum. Gündüzümde gecemdesin, Sen canımın içindesin, Gözlerimin ferindesin, Alışmaya korkuyorum. Gittin işte dönmiyceksin, Sevdiğimi bilmiyceksin. Yanağımdan düşeceksin, Ağlamaya korkuyorum. Ayla Küçük |
Derdi tasası kalmadı bende yokluğunun Sanma yas tutuyorum gidişinle Sanma ağlıyorum terkedişinle Unuttum... Çoktan unuttum seni Yokluğun eskisi gibi acıtmıyor içimi Çoktan kapanmış sayfalarıma yazdım adını Yoksun bende... Yoksun gözlerimde... Sildim hayalini anılarını sanını Sende artık unut beni Terkedişinle kal Nasıl o zaman göz yaşlarımı hiçe saydıysan O zalimliğinle kal Bırak dün nasıl gülüyorsa gözlerim yarında öyle gülsün Hep bugünü yaşatma bana Hep geceyi yaşatma gönlüme Sende unut beni artık Sessiz gidişlerde kal öylece Tükürdüğünü yalama Beni bırak yarınıma Artık gülmek istiyor neşeli çocuklar gibi yüreğim Artık pınar olmak istemiyor gözlerim Sen bende öldün Gıyabi namazını kıldım yüreğimde Kefene sardım sana olan aşkımı Üzerine kürek kürek öfke attım Gömdüm... |
Beni ararsan... Bir gün hatırlayıpta beni ararsan Susuz bıraktığın çöllerdeyim ben Aklına gelirde eve uğrarsan Bilki artık yokum,ellerdeyim ben... Pencere önünde gözyaşı yuttum Gönlümü hep geli diye avuttum Acıyla öfkeyle sımsıkı tuttum Koparıp yırttığım tüllerdeyim ben... Gündüz güneşimdin geceler ayım Şimdi kapkaranlık bir kuyudayım Yokmuş zere kadar kalbinde payım Bilmezsin ne hazin halerdeyim ben Kapanmaz bilirim aşk yaraları Bıraktım sana tüm hatıraları Paket paket içtim sigaraları Etrafa savrulmuş küllerdeyim ben... Çok geç anladımki her şey bir yalan Mutlu bir kaç gündü geride kalan Sana getirmiştim bakta oyalan Vazodaki solmuş güllerdeyim ben Atilla Ilhan |
Senli Geceler Ben geceleri yaşarım, Sarı renkler arasında. Bir ayrılık şarkısı dinlerim, Kara yazılar arasında. Sonra ışıklar söner Gelir karşıma oturur hayalin, Yorgan olur,sarar beni; Bir deli ceylan olur, Kaçar kaçar yorar beni. Ben isterim geceler bitmesin, Her gece,ama her gece biter, Geceler,seni de alır gider. Kör olası parlak güneş aydınlığı, Her bir yanı kaplar. Silinir geceden arta kalanlar birer birer, Baş ucumda bir resmin var. O da kaybolan gece ile ayrılır gider. Burası gurbet, burası hasret diyarı, Sabahla beraber bir rüzgar eser. Varsın bu rüzgar dilediğince essin. Yeter ki bana gecelerimi getirsin. Sabah,öğle ve yine akşam, Birazdan mim çekilecek gündüzün gözlerine, Kapanacak perdeler bir bir, Ortalık ölüm sessizliğine bürünürken tam, Artık benim diriliş anım gelmiştir. Necip Zeybek |
ben sana aşığım... Dil anlatamıyor çünkü kelimeler tarif etmeye yetmiyor Belki de korkuyor üzerindeki yükü taşıyamamaktan. Gözlerimin dili olsa da, keşke onlar sana anlatabilse sevdamı. Ya da yüreğime geçebilsen gözlerimden ve görebilsen oradaki ‘Sen’i Ne derdin acaba, ne yapardın ? sorular, sorular üstüne.. Şey demek istiyorum, Hani insan birini görünce heyecan duyar ya; Kalp atışlarının ritmi değişir, kan dolaşımı hızlanır Gözleri ‘O’nda tutuklu kalır, ayrılmak istemez ya ‘O’ndan başkasını gözü görmez ya O an her şeyi unutur, sadece ‘O’ dolar tüm hücrelerine Eli kolu bağlanır, dili tutulur ya İşte demek istediğim böyle zor bir şey Yani diyorum ki, Hani bir kişi vardır ya yürekte; Sadece ‘O’dur oraya ulaşabilen ve yakışan Vazgeçemediğimizdir, tutuklu kalmışızdır ya Her zaman düşünürüz sadece ‘O’nu İsteriz ya ‘O’nun yüreğinde de biz olalım sadece Ah, ne hayal ederiz gelecekteki mutluluğumuzu ‘O’nla Bilmek isteriz ya düşüncelerini, çok merak ederiz İşte demek istediğim böyle zor bir şey Şey.. Yani ben.. Ben sana aşığım... alıntı. |
Sevgin; perde,perde inecekti gözlerime. Ne gecenin sessizliğini duyacaktı kulaklarım, Ne yıldızların parıltısını görecekti gözlerim, Sen beni iyi’ ki hiç sevmedin Kara saplı bir bıçak gibi saplanacaktın yüreğime Çıkarabilene aşk olsun, Verilmiş sadakalarım’mı var,ne Sen beni iyi’ ki hiç sevmedin Mevsimlerim hep kış olacaktı, Bazen parçalı bulutlu,bazen yağmurlu. Baharı görene aşk olsun, Sen beni iyi’ ki hiç sevmedin. Burhan Karadağ |
..::MAVİNİN SESİZİĞİ::.. Belki bir kaçış belkide bekleyiş, Belkide mavide ki haykırış! Sözlerle yalnız kalış... Sessizliğin içinde yürekten düşünüş, Düşüncelernin yanında tutunuş, Tutunsanda kendini bırakmak isteyiş..... Korkularda hayale dalış, Daldığın hayalde onu görüş. Bilinmeyenlerden seni çıkarıp sessizliğin Mavinin içinde onunla oluş... |
Adını Hasret Koy Eğer senden bir an ayrı kalırsam, Adını hasret koy, hasret kalayım, Özlemlerle yansın içim her gece, Adını hasret koy hasret kalayım. Uzansan yanıma dokunsam sana, Bir yatakta olsak yatsak yan yana, Sen şiir okusan ben ninni sana, Adını hasret koy hasret kalayım. Aşkımız büyüsün yıldızlar kadar, Gecemiz görünsün, gündüzler kadar, El ele tutuşup olsak kafadar, Adını hasret koy, hasret kalayım. Göz kırpmamda dahi göremez isem, Sesini bir anda duyamaz isem, Alnına bir buse koyamaz isem, Adını hasret koy, hasret kalayım. Gözle kapak kadar ayrı kal sakta, Birlikte sahilde ufka dalsakta, Binlerce yıl hep beraber olsakta, Adını hasret koy hasret kalayım. Kuş olup uçalım, kanatla vücut, Gidelim sevdaya, gel elimi tut, Hepsi gerçekleşse kalmasa umut, Adını hasret koy, hasret kalayım alıntı |
GÖZLERİN DÜŞTÜ YÜREGİMİN AKLINA , ÜŞÜDÜM... Ne zaman düşünsem seni İçimde hep aynı sızı Ne vakit kuşatsa beni özlemin Farketmiyor Ne kadar sıkı giyinsem de O an iliklerime işler soğuk Ağlarım Sonra titrerim Yine ağlarım sonra Ağlamalarım bitmez Gözlerim susar Avazlara bürünür yüreğim Ne zaman gelsen aklıma Bu şehri terkedip gitmek isterim Sanki gideceğim yerde olmayacaksın İstemeyerek kabullenirim sonra Yaşadığım şehrin kaldırımlarında değil Yüreğimin en kuytu sokaklarındasın sen Seni düşündüğüm an Hani düşünce gözlerin yüreğimin aklına Derin derin sızlıyor İçine düştüğün yer Sonra yanıyor Kanıyor ardından Ağlıyor Anlıyorum Kanı ağlamak neymiş Ne vakit özlesem seni Böyle üşürüm Biliyor musun Ben seni sevdiğimden beri Hiç ısınmadım..... |
Sevgisiz Sevgiler Ne kadar kolaydır "Seni Seviyorum"u söyleyebilmek.. Ne kadar kolaydır karşımızdakinin gözlerinin ta derinliklerine bakarken bu sözü fısıldayıvermek. Ne kadar kolaydır karşımızdakini sevgimize inandırıvermek. Ne kadar kolaydır birşeylerin tıkandığı yerde "bu olmadı, bende şansımı başka sevgililerde denerim" diyebilmek. Seni Seviyorum.... Aramızda kaç kişi bu sözü söylerken inanarak söylüyor? Aramızda kaç kişi sevgiyi en gerçek ve en yalın haliyle duyumsuyor yüreğinde? Aramızda kaç kişi sevgisinin üzerinde menfaat tohumlarının yeşermesine izin vermeden sevmeyi becerebiliyor? Aramızda kaç kişi sevgisi uğruna, almadan vermeyi erdem sayıyor? Aramızda kaç kişi sevgisini tek bir kadına/erkeğe yoğunlaştırıp, "biri giderse diğeriyle idare ederim" zafiyetine düşmeden besleyebiliyor? Bizler sevmeyi yanlış öğrendik. Yanlış benimsedik. Sevmek; sadece sevgiliyle yatakta geçirilen birkaç saat demek değildir. Sevmek; sadece "işte yatak dışında da birlikteyiz" deyip, sağda solda gezinmek demek değildir. Sevmek; sadece sevgiliyi koluna takıp, çevreye caka satmak demek değildir. Sevmek; sadece patlamış mısır yiyerek ya da elele tutuşarak film seyretmek değildir. Sevmek; otomatiğe bindirilmişçesine sadece hafta içi, sadece hafta sonu, sadece belli saatlerde buluşmak değildir. Sevmek; "seviyorsa beni bırakıp gitmez, giderse zaten sevmiyordur" felsefesini savunarak sevgiyi kendi kaderine terketmek demek değildir. Sevmek; "O bana nasıl davranırsa, ben de ona öyle davranırım" demek de değildir. Sevgide yalan olmaz, rutin olmaz, menfaat olmaz, ihanet olmaz. Sevmek; bazen hiç sebepsiz, sırf sesini duymak için aramaktır. Sevmek; gecenin bir yarısında uyanıp "Seni Çok Seviyorum" mesajı yollayabilmektir. Sevmek; hiç beklemediği bir anda, hiç birşey demeden sarılabilmek, saçlarını okşayabilmektir. Sevmek; zor anında yanında olduğunu hissettirebilmektir. Sevmek; sıkıntılı zamanlarda sözle değil, özle destek olabilmektir. Sevmek; kaybetmemek için kıyasıya mücadele edebilmektir. Sevmek; "tekrar tekrar ne gereği var ki" diye düşünmeden defalarca " Seni Seviyorum" diyebilmektir. Sevmek; arabayı birden durdurup, köşedeki çiçekçiden bir çiçek alıp verebilmektir. Sevmek; hiç gereği yokken bile ona küçücükte olsa bir şey almak, onu sevindirmek isteğidir. Sevmek; alışkanlıklardan seve seve vazgeçebilmektir. Sevmek; sevgisi uğruna her şeyi ayaklar altına alabilecek yüreği taşıyabilmektir. Sevmek; sevgisi uğruna her şeyi ayaklar altına alarak, size koşan sevgiliye yüreğinizi açabilmektir. Sevmek; koşullar ne olursa olsun, bir dilim ekmeği, bir meteliği paylaşabilmektir. Sevmek; merak etmek, merak edildiğini bilmek istemektir. Sevmek; özlemek, özlendiğini duymak istemektir. Sevmek; başkalarına bakmak, başka birilerini düşünmek, başkalarıyla da gönül eğlendirmek düşüncesinin içinden gelmemesidir. Böyle hissetmiyorsak, sevgimizi böyle yaşamıyorsak "seviyorum" demeyelim. Dünyada her şey bu denli kirlenmişken, bırakalım sevdalarımız temiz kalsın. alıntı |
Böyle hissetmiyorsak, sevgimizi böyle yaşamıyorsak "seviyorum" demeyelim. Paylaşım için teşekkür ederim .Sevgiyi sevmeyi çok güzel anlatan bir şiir. |
VAKİT SENSİZLİK buralarda zaman durdu şimdi, vakit sensizliğin tam ortasında. şiirler ıslanmış bir kenarda, şarkılar sana küsmüş, yeşerttiğin çiçekler kurumuş, penceremdeki güvercinler artık uçmuş... hayaller başkalarına armağan olmuş, karanlıkta umutlar yokolmuş, hani doğum gününde verdiğim gül var ya, işte o da maalesef solmuş.... sensizliği yaşarken yüreğimde, unutamadığım ve hep özlediğim o sıcacık bakan gözlerin diyorlar ki beni silmiş.... dedim ya sana; buralarda zaman durdu vakit sensizliğin tam ortasında... HÜSEYİN SARI |
Sen hiç mutlu olmak için yalan söyledinmi... Sen hiç güneşten sıcaklık dilendinmi... Sen hiç yanarken yüreğini elledinmi... Söyle...söyle kızmayacağım...söyle... Dudaklarınla dokun önce gecenin siyahına Dinle bak... karanlıktan kopup gelen sesleri Bir nabız gibi atıp,ağlarken gözbebekleri Utanma...böl ortadan buğulanmış nefesleri. Sevdalar yazdım gözlerine yüreğim kanarken Yürüyemedim...hayalin içimde buz tutarken Tutmak istedim uzaklaşan ellerini Utandım...çığlıklarında çırılçıplak yanarken. Yalvarıyorum kalbimin ölümü uzun sürmesin Dilinde kalsın,ulaşmasın o son sözlerin bana Çürüsün ellerimde bana bıraktığın resimler Vur bakışlarınla,tabutun olsun gözlerin bana. Bak...ayrılık nasılda kuşandı pusatlarını Yırtık gözler sensiz bakarken gecelere Özlemler düş yolculuğuna çıkabilir artık Uzaklaşan gözyaşları akarken gecelere. Silahımdaki son kurşunuda hayata sıktım Buraya kadar...böyle bitsin der gibi Çünki ne sana yakıştı... nede bana Vurdum yaşadıklarımızı nefret eder gibi. Kemal Yazan |
Saat iki yirmi beş Gecenin yarısı Bir mehtap gibi Parlayan, ışıkların Ne yeşili kalmış, Ne de sarısı Yapayalnız, Sokak ortasında ben Sarhoş ve dalgın, Yürüyorum Karşımda duran Sensin, sen! O karanlıkta, Seni görüyorum. Yaklaşıp bakıyorum ki Yok, olmuşsun oracıkta İşte o zaman ben, Bin kere ölüyorum. H Yusuf Şahan |
Düşlerime Gir yalnızlığı demledim yüreğimdehttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif özlemlerimi içime attım bir bir sensizlik kara bir bulut gibi gözlerimde yanıma gelmesende düşlerime gir sen tatlı hayallerle süsle geceni ben kabuslarını kovacağım bir bir sen bilmesende seni beklediğimi yanıma gelmesende düşlerime gir yokluğun bile bir avuntu gönlüme bende sana olan tarifsiz sevgidir seni uzaktan severim bilmesende yanıma gelmesende düşlerime gir Düğüm Dünyam dönmüyor ama zaman durmuyor Bu ne yaman çelişki anlayamadım? Gençlik gidiyor ama dertler duruyor Bu nasıl bir işkence anlayamadım? Biten nedir ki nedir elde kalan? Her şeyden sonra nedir dilde olan? Veren kimdir derdi kalbe salan? Bu nasıl bir işkence anlayamadım? Her sevginin peşinde bir acı bağlı Bir değer ölçüsü mü anlayamadım? Herkes seviyor da neden ağlamaklı? |
Son aşkım Hayat önde biz arkada Kovalayalım bakalım gittiği yere kadar Kaybedeceğimiz belli olsa da denemeye değer belki Boyu boyuma huyu huyuma denk Beni sarıp sarmalar bırakmaz ortada Nede olsa nişanlıyız hem de doğuştan Birbirimizle daha karşılaşmadan Karşılaşırız elbet buyur deriz hoş geldin safa geldin Tahta çatı beyaz duvak beyaz mermer Bahçem de çiçekler geçenler tedirgin geçer Oysa yan gel yat keyfim bir yer Çeyiz sandığımla beraber geliyorum eller üstünde Beni sana getiriyorlar aldırma ağladıklarına Bundan sonra artık hep seninleyim Aç kollarını sevdiceğim son aşkım Bu beden bir tek senin… Asi Yılmaz |
Bir "Sus" Gelir Dudaklarıma... Bir sus gelir dudaklarıma Bir cinnet gelir düşüncelerimin ortasına Bir uğultu gelip yerleşir Beynimin en hassas noktasına Bir cinnet gelir yerleşir düşüncelerimin ortasına Alıntıİnce bir çizginin üzerinde rakseder aklım Bir adım ötesi Sabaha beş kala diyorum Gecenin bu saatlerine Sabaha geç Sevdaya geç Bana geç... Ne ilginç şey kendine geç kalmak Her kışın sonu bahardı hani Hani nerde kelebekler nerde kuşlar nerde çiçekler... Her bankta bir haykırışım kazılı Her durakta Yüreğimde ki Yalnızlık Bağ bozumu olmuş yüreğimde Her aşk bir elveda büyüttü Yeni bir sevda mevsimi Ne zaman gelecek bilinmez. Tutunmak istedikçe dalından hayatın Bir bir kopup kalıyor elimde kütükler Can kayıyor bedenimden usulca Ilgıt ılgıt süzülüyor kıyılardan yaşlarım Dudaklarımda belli belirsiz bir kıpırtı İnsafff... insaf diyorum... Tutamıyor tutunamıyor ve düşüyorum Üşüyor... Gaflet uykusunun pençelerinden Kurtulamıyor... kurtulamıyor... Kurtulamıyorum... Üşüyor... düşüyor... ölüyorum... Menekşeler papatyalar laleler… Ne zaman bir sevgili sulayacak gülleri Ne zaman dönecek gidenler geri Yüreğim hep kar boran yaşadı kışlarda Elvedasız bir merhaba aradı bakışlarda Ve gidenlerin ardına gözyaşı döktü Çabuk dönsünler Neden her gülümsemenin ardında bir hıçkırık Bilmem ki neden bir merhaba ve arkasından ayrılık Yüreğimde bir burukluk her zaman ... |
| Saat: 20:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık