MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

ahmed 30 Haziran 2009 00:23

Düşünülmüyor Sensiz



Savrulmuş bir sonbahar yaprağı gibiydin
İçimde tarifsiz kıpırdaşan duygu mabedindeydin
Ürpermiş ceylan yavrusu gibi tedirgindin
Masum tertemiz hayatın yamaçlarındaydın

Geceyle gündüzün sana bakınca düşünülmüyor sensiz
Çıkmaz yolların hayatın sillesinden habersiz
Kötülüğün henüz girmediği küçük yüreğinin aşksız
Can almak için hayatın acısı sana bakınca düşünülmüyor sensiz

Bir ince sızımdın gülen gözlerinin her bakışında
Ne bir ölüm ne başka bir acı hissediyordum kanatlarında
Sende bilirsin belki kuşlar gibi cırpınışımda
Düşünülmüyor hayat sana her bakışımda

Geceyle gündüzün sana bakınca düşünülmüyor sensiz
Çıkmaz yolların hayatın sillesinden habersiz
Kötülüğün henüz girmediği küçük yüreğinin aşksız
Can almak için hayatın acısı sana bakınca düşünülmüyor sensiz



Hüseyin Akçam


KIRLANGIC 30 Haziran 2009 01:22

http://www.sairlerbirligi.com/dostluk10023co0.jpg

Masallar ve Rüya Gibi…..

Sevmek, sevmek nedir ki;
Yüreğim hiç kilitli değildi ki;
Giren batırdı gitti dikenini,
Yaşanmışlıklar masallar ve rüya gibi,

Baharın ilk heyecanı cemre gibi,
Adını ne yazacağım kerem misali,
Ne zaman vuracağım, kalbini kaşesini,
Geleceksin biliyorum masal ve rüya gibi,

Beyaz bir güvercin gibiydin apak,
Sonsuzluğu sereceğim sana saltanat,
Yaşantımız boyunca ikimiz içinse hayat
Masallar rüyalar gibi olacak kâinat..

Para pul vaat edemem yüreğim zengin,
Gönül soframı kurdum katığım sendin,
Yaratan sağlık vermiş, kulum kıymet bilsin,
Her canlıya bir eş,sen ben gibi birbirini sevsin…


Hüseyin AKÇAM


ahmed 30 Haziran 2009 08:06

Olmasaydın Da...



Tanmasaydım ya seni,
Gecelerce ağlamasaydım ya sana.
Akan yaşlara değermiydin ki !
seviyorum dediğinde, sevdinmi ki...

Kuru bir hazan sarılığında ellerim,
Gözlerine bakamamışken ben,
Teninde bir is kokusu,
Aşk'ın tüm gözenekleri tıkalı...

Böyle sızlarmıydı içim,
Sen yakmasaydın.
Uykularımı bölermiydim gece yarılarında !
Sen diye sıçrarmıydım yataktan,
Hayal olduğunu anladığımda
Kovalarmıydım uykularımı,
Gözlerim şarap kızllığındayken...

Olmasaydın tınımda,
Kapı açılışlarında, telefon çalışlarında.
Cama her serçe vuruluşlarında,
Olmasaydın keşke...

Ben hep sana hasret kalsaydım,
Hasret kalsaydım da,
Böyle gece yarılarında irkilmeseydim.
Her selada senmisin diye,
Senmiş gibi ağlamasaydım gidenlere...

Hasret bıraksaydın da gözlerine,
Ben hep onlara hasret kalsaydım.
Teninde el izi olmasaydı da
Ömrümce darılmasaydım sana...

Hiç olmasaydın da,
Satırlarıma akmasaydı hüzünler,
Ve darılmasaydı dostlarım bana,
Olmasaydında içmeseydim şu zıkkımı...

Cennetim dedim ya sana,
Şimdi bin pişmanım cehenemi tatmadığıma,
Sen cennetimsen,
Ben yanıyorum kor alevlerde hala,
Köz oldum, sönmedi ateşlerim,
Mahşere kadar yanıyorum hala...

Yürek yanıda da, değermiydin
Ağlıyorum ağlamasına da,
Söyle şu tuzlu sulara,
Değermiydin...

Olmasaydın da,
Ben şimdi gülüyor olsaydım,
Olmasaydın da...
Olmasaydın da... ah...




Uğur Zengin


ahmed 30 Haziran 2009 22:44

Giderim O Zaman

gideceksen...
git ezberimden
amenna
ben de giderim,
o zaman
gözüm açık giderim
uyumam son geceni
saçını okşamam
atmam elimi omuzuna
adını içimden söylerim
ağızda tütün tadı
dibe çöker acıları yüreğin
adını alır giderim


giderim o zaman,
üstesinden gelemem
maviye düşer
kızılın en yosması
batarım
daldan ayrılır çiçek
yedi renk siyah olur
denizler çekilir,su kurur
giderim o zaman tenimde çiy
çok erken
gün doğarken
kalamam sabaha
yasımı alır giderim siyahı saklı
dönmem bir daha


Demir Mutlugil


Sedef 21 30 Haziran 2009 23:37

Ya Gel Sar Beni Ya da Kara Toprağı Saracam Senin Yerine


Bu gece oyle canim aciyor`ki,
sana oyle cok ihtiyacim var`ki,
bilemezsin ,duyamazsin ki sesimi ?
Icimdeki yanginin beni yakip yiktigini,
kule dondugumu,ruzgarin beni savurdugunu,
sana oyle cok ihtiyacim var`ki,
uzaklardasin gelemezsin ki?
Dunya dertleri bitmiyo be sevdam,
biri biter,digeri baslar,
ben yoruldum askim,
,,,,,,,,,,,,,,,,,,yoruldum..............
Seni oyle cok seviyorum ki,
seni oyle cok ozluyorum ki,
sevdam ya gel sar beni ,
yada kara topraga saracam senin yerine......
Gel beni birakma yalnizliga,
gel birakma ecel kapimda,
gel sevdam hayatim ol............
Kalbimin sahibi,
ben yoklugunda anladim ki,
ben seni olumune seviyorum,
seni seviyorummmmmmmmm....
Ozledim kokunu,ozledim gulusunu,
ozledim sicakligini,guclu kollarinda kaybolmayi,
senle nefes almayi ozledim,
seni ozledim ,ozledimmmmmmmmmmmm,,,
Gozlerin gozlerim,
yuregin yuregim,
nefesin nefesim,
ellerin ellerim,
bedenin bedenim,
sen aslinda diger yarimsin,
sen aslinda hayatimsin...............................
gel askim ,gel,
cunku sana doyamadim ki ben,
sen gel canima can kat,gel............


Hilal Çınar


KIRLANGIC 1 Temmuz 2009 11:08

YANINDA OLMAK ISTEDIM

Küllerinden doğmak istedim sönmüş
bir alev topunun
Önce içinde yanmak acısını tatmak
Sonra ferahlığını hissetmek rüzgarın
Tatmak mutluluğunu o güzel anın
Ben her daim seninle sensiz olmayı isterdim
Önce sensizliğin acısını çekip
Sonra seninle ferahlatmak sensizliğimden yanan yüreğimi



Gözlerin olmak isterdim
Hayata seninle bakmak için
Her daim yanında bulunmak
Baktığın her yerde olmak için…



Bir beyaz sayfa olmak isterdim
Yazmanı isterdim beni en anlamsız hallerimi
Üşümekten titreyen ellerini
Hissetmek isterdim
Tutarken sen beni…



Soluduğun hava olmak isterdim
Her an içinde bitmek
Hiç gitmemek için senden
Nefesin olmak isterdim ben
Vazgeçmemen için benden…



Ve ben senin kalbin olmak isterdim
Her attığında beni düşünmen için
Her sızladığında yaralarını sarmak isterdim
Kalbin olmak isterdim
Öldüğün de bile seninle olmak için


ahmed 2 Temmuz 2009 22:56

Gel Artık Yar ...




Bir lokma ekmeğin tadını bildin mi yar,
Bu seven yüreğin gönül sofrasını gördün mü yar,
Beni ben de, seni kendinde ektin mi yar,
Filiz olup yüreğin de açtım mı yar,

Bu kadar aç olduğunu bilmezdim yar,
Seni ölümsüz sevecektim görmedin yar,
Hep hayale ektim sevdayı, bilemedin yar,
Susuz topraklara döndüm, gel artık yar,

Seher yeli umuda meltem olmuş esiyor yar,
Ben esemedim gel estir, savur beni yar,
Gözlerimde yaşlar birikti, bulutum ol yar,
Bulutlar bana küskün ben yağamıyorum yar,

Özlemi özlemekteyim, mesken bulamadım yar,
Yeter artık gir gönlüme, sarayım ol yar,
Kır gönlümün zincirini kilidim ol yar,
Han olsun yüreğim, gel otur yar...



Hüseyin Akçam


arwen 2 Temmuz 2009 23:02

gecelere mahkum bıraktığın
dört duvar arasında
mahpus yüreğim
yüreğine inat
allah şahit
başkasını hiç sevmedim
bir ömrü seniniçin tükettim
sen hiç bilmedin
ırmaklara döndü iki gözüm
yağmursuz bahara inat
ölüm getirdi bana hayat
sana inat
aşkına inat
Nihat Görmez


ahmed 3 Temmuz 2009 00:12

Nefesim Bitene Kadar!..



Dün gece rüyama misafir oldun;
Nasılda mutluyum nasıl bahtiyar...
Ölsem de gam yemem mavi boncuğum;
Seninim nefesim bitene kadar....

Kıskanma Leylayı, Aslıya kızma;
Ayrılık üstüne şiirler yazma;
Bir ömür sürecek büyüyü bozma;
Seninim nefesim bitene kadar....

Yalansa sözlerim kurşuna dizdir;
Yanakta gezinen senden bir izdir;
Haydi gel yanıma kolunda gezdir;
Seninim nefesim bitene kadar...

Dilerim sevenler murada ersin;
Yaradan ömrüne ömürler versin;
Gül gonca üstünde damlayan tersin;
Seninim nefesim bitene kadar...

Seninle sensizim benimle bensiz;
Hiç yürek atar mı böyle nedensiz;
Bir ömür boyunca kalsam de sensiz;
Seninim nefesim bitene kadar...


Ali Altınlı


ahmed 3 Temmuz 2009 23:48

Alışamıyorum Işte Ne Yapayım?



zaman alıştırır sandım
olmuyor
yine eskisi gibi ağçların gölgesine sığınıyorum
hayallere dalıyorum yastığa başımı koyduğumda
bazen ağlıyorum
bazen durmadan yazıyorum, yine ağlıyorum...
bazende korkuyorum gecenin karanlığından
karanlığından korkuyorum ;
çünkü o karanlık yakıyor beni
yeni bir güne uyanmak için durmadan saate bakıyorum
zaman geçmek bilmiyor sensiz
yorluyorum hergün seni beklemekten
gelmeyeceksin geri diye çok korkuyorum
uyuyamıyorum bir türlü
uyusam biter mi?
gelir misin yine yanıma?
girer misin rüyalarıma?
tutar mısın yine ellerimi ?
gelir misin söyle !?
hayalinle avunmaktan sıkıldım ben artık
yanında olmak istiyorum
çok zor gelmen biliyorum
ama alışamıyorum işte
hatta İMKANSIZ sensizliğe alışmak...
bende gelemiyorum yanına, korkuyorum
ben de bu girdapa katılmak istemiyorum!
ama sen varsın orda, ne yapayım
dayanamıyorum...
bekle beni sevgilim
cennete ,
yanına geliyorum...


Merve Çoban


Daisy-BT 4 Temmuz 2009 21:43

Acının Başkenti

Gözlerinin eğrisi dolanıyor yüreğime
Bir dans, bir dinginlik çemberi
Zamanın aylası, gece beşiği ve güvenli
Ve eğer hiçbir şey kalmadıysa aklımda yaşadığımdan
Gözlerinin her zaman görmediğindendir beni

Yaprakları günün ve pembe şarabın köpüğü
Rüzgarın sazları, kokulu gülücükler
Işık dünyasını saran kanatlar
Gökyüzü ve deniz yüklü gemiler
Gürültü avcıları ve renk kaynakları

Tanların kuluçkaya yattığında doğan kokular
Yıldızların samanı üzerinde yatan
Saflığa bağımlı gün gibi tıpkı
Dünya da bağımlıdır senin tertemiz gözlerine
Ve akar bütün kanım bakışlarında senin

PAUL ELUARD


Daisy-BT 4 Temmuz 2009 21:56

Bir Şehri Bırakmak

Bu şehirde yağmur altında dolaşılır
Limandaki mavnalara bakıp
Şarkılar mırıldanılır geceleri.
Bu şehrin sokakları çoktur,
Binlerce insan gelir gider sokaklarında..
Her akşam çayımı getiren
Ve bir Beyaz Rus olmasına rağmen
Hoşuma giden garson kadın bu şehirdedir.

Bu şehirdedir
Valsler, foksrotlar altında
Şuman'dan, Bramsdan
Parcalar çaldığı zaman dönüp
Bana bakan ihtiyar piyanist.

Doğduğum köye müşteri taşıyan
Şirket vapurları bu şehirdedir.
Hatıralarım bu şehirdedir.
Sevdiklerim,
Ölmüşlerimin mezarları.

Bu şehirdedir işim gücüm,
Ekmek param.
Fakat bütün bunlara mukabil
Yine budur başka bir şehirdeki
Bir kadın yüzünden
Bıraktığım şehir.



ahmed 4 Temmuz 2009 22:14

Ne Olduk





Biz dün neydik bu gün ne olduk,
Sevdalara uzanan görünen yolduk,
Sevdalarımızla yaşamdan umutluyduk,
Yaşadıklarımızla artık yol olduk..

İçtenlikle sevildik ve de sevdik,
Sevgilerimize yenilerini ekledik,
Son olmamasını için hep diledik,
Yalan olan sevgileri hep yaşadık..

Yaşamda ulaşılmaz bir uzun yolduk,
Çileler içinde yoğruldukça yoğrulduk,
Kendimiz adına yeni yollar koyduk,
Ayrılıkları hiç ağzımıza almıyorduk,..

Kitap gibi bir hayat yaşamaktaydık,
Hayat içinde karalama defteri olduk,
İşi bitince de yırtılıp atılıp yok olduk,
İşte bu hayatı kendimiz yaşıyorduk..

Belki birbirimize bir yabancıydık,
Biz birbirimizi hiç anlayamadık,
Biraz olsa da güzel anlar yaşadık,
Elden bir şey gelmiyor artık yok olduk...

Artık bir şey söylemeye hakkımız yok,
Zaten bizi bizden başka anlayanda yok,
Sevdalardan yana da hiç şansım yok,
O da gitti artık hayatımda kimseler yok..

Yaşama hevesine ekleyecek bir şey yok,
Sevgilerden yana hep gönlüm apaçık,
Gönül umutsuz sevgilere kapalı artık,
Nice sevgileri birlikte yaşamalıydık...



Zekeriya Başgün


reyan 8 Temmuz 2009 09:09

AYRILIK

Özlemi derinlemesine yaşamaktır ayrılık
Hüzünlerin kesiştiği uzak noktadır ayrılık

Hatırlanacak güzelliklerin belirsizliğinde
Geride ne bıraktığını bilememektir ayrılık

Sevda üstüne türküler hayal etmek
Söyleyecek söz bulamamaktır ayrılık

Bülbülün güle yanışını hissiz seyretmek
Nedenini bilmeden iç çekmektir ayrılık

Aynı hayat boyutunda yatay seyretmek ama
Hava boşluğunda gibi vurgun yemektir ayrılık

Kış gecesi ıssız sokakta üşürken
Yüreğinde çöl ateşini hissetmektir ayrılık

Bir gayeye yönelip doğru yolda yürürken
Nereye gittiğini bilememektir ayrılık

Sevda ateşinden kurtulmaya bir bahane
Boğulmak için aşk denizine dalmaktır ayrılık

Eline kalem alıp şairlere özenmek
Gülmeye ya ağlamaya karar verememektir ayrılık

Mehmet Akif Çeçen



ahmed 9 Temmuz 2009 00:34

Gel Şarkı Söyleyelim



derdin varsa kederliysen
gel benle şarkı söyle.
sevip de sevilmediysen
gel sende şarkı söyle.

dök içini dağlara
her yer sümbül, papatya.
benimle çiçek topla
gel benle şarkı söyle.

deli diyenler desin
rüzgar kalbine essin
kötü olsa bile sesin
gel benimle şarkı söyle

Yavuz Şimsek


reyan 9 Temmuz 2009 12:42

ISTIRABIM SENDE
Biliyorum konuşacak bir şeyimiz yok
Ama gözlerini al gel
Elindeki yarayı, suskunluğunu, acemiliğini
Beni birisi severse inanmam
Seni birisi severse utanırsın
Bilmediğin bir hastalığa acımak için bile olsa gel
Biliyorum, konuşacak bir şeyimiz yok
Ama ıstırabım sende, mutlaka al da gel


ahmed 9 Temmuz 2009 22:48

Kara Bulutlar Sardi Bu Yaban Sehri



Bugun kara bulutlar sardi bu yaban sehri
Icinde huzunlerle dolasan bir BEN var
Bugun icimden aglamak geliyor
Akitma gozyaslarini olsun bosver diyor yuregim
Ahh bir laf gecirebilsem yuregime
Ne olur dinlesem onu bir kez
Belkide hersey yoluna girecek o zaman
Artik huzun degilde mutluluk ruzgarlari esecek belkide

Kelimeler bogazima dugum atti sanki
Ne konusabiliyorum nede susabiliyorum
Nefesim kesildi bu gun
Kara bulutlar gittikce karardi bu yaban sehirde
Birde sen vurma beni bu yaban elde.....

Icimdeki duygulari yazdim siirkolige
Dostlar gorsunde anlasin huzunun manasini diye
Dostlarda olmasa boyle bir gunde
Kimbilir su kara bulutlar belkide daha kara olurdu yine...

Bosver yuregim aldirma
Baksana herkese gelir gecer diyor
Bilmiyorlarki kasirga gibi sert vuruyor sizilar
Ruzgar olsa icimdeki belki dindirecegim
Kayalara carpan buz taneleri kadar derin ve hain ardinda biraktigin izlerin...


Yaren Güven


ahmed 9 Temmuz 2009 23:31

BİTECEKSİN YÜREĞİM

Sözlerime güvenmeyin okuyun ama sevmeyin beni
İhtiyacım yok artık yalan dünyanın sahte tebessümlerine
Ben azrailin nefesini ensemde hissetmişim
Aşk yokuşunda tıkanınca
Ben ölümü tatmışım kalbim kırılınca

Bakın ama görmeyin beni
Ben gözlerimi bırakmışım yalan sevişmelerin koynunda
Açlıkla tokluk arasında yorgun bitap
Gidip gidip gelmişim dar ağacına
Şimdi mutluluğu gömüyorum saçlarına

Şimdi bana dokunmayın
Salya sümük ağlasamda aldırmayın
Acımayın yüreğimin acısına
Ne kederler gelip geçti gitti
Ve şimdilerime dokunmadan
Keşkelerimi yargılıyorum gözlerimde

En güzeli tanımayın şimdi siz beni
Değişir bu hava değişir bu sitemim
Yaz gibi gelirim ben dünlerinizden geleceğe
Ve bulurum kendimi kaybettiğim sokaklarda

Şimdi sevda dediğim o yokuşun başına çıkıp
Dönmem lazım
Bu yüzden bakın ama görmeyin
Sözlerime güvenmeyin
Okuyun ama sevmeyin
Şimdi bana dokunmayın
EN GÜZELİ TANIMAYIN BENİ ...


Misafir 10 Temmuz 2009 09:02

BEN SANA MECBURUM

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum .
Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.



Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu



Fatih' te yoksul bir gramofon çalıyor
Eski zamanlardan bir cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun.



Belki haziran da mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin
Kötü rüzgar saçlarını ***ürüyor



Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak,
Ben sana mecburum, bilemezsin...
</B>


Attila İlhan



reyan 10 Temmuz 2009 09:44

UMUT
Herkes gitti, kaldi umut!
Her sey bitti, baldi umut!

Gözümde fer, canimda can
Tutundugum daldi umut!

Feryad ederken, her zaman
Imdadima geldi umut!

Hasret cekerken sevince
Kederimi aldi umut!

Karamsarken, teselliye
Kusandigim saldi umut!

Isyan ederken, asiye
Itaatkar oldu umut!

Saklandigim dehlizlerde
Kaybolunca buldu umut!

Mutsuz oldugum zamanlar
Ne, sikintim? bildi umut!

Icimde pasli, pörsümüs
Ne aci var, sildi umut!

Korktugumda sigindigim
Sarildigim, eldi umut!

Hazan sarinca ruhumu
Kokladigim güldü umut!

Omrü ömrüm kadar uzun…
Ben ölünce öldü umut!

Abdülkadir Karaman


ahmed 10 Temmuz 2009 23:11

BEKLEDIM


Saymadim hasretinle bu kacinci yilbasi

Bir ihtimal de olsa doner diye bekledim

Ne bir demet karanfil ne bir damla gozyasi

Bir hal hatir sormayi dener diye bekledim

Su kista kiyamette omrume dusen karda

Bir dostuma ugrayip ahvalimi sorar da

Belki de bir merhamet duyar da

Yenilmez gururunu yener diye bekledim

Bir yanda gozlerimde ebediyet uykusu

Bir yanda seni son kez gorememek korkusu

O guzel ellerinden icersem bir damla su

Butun izdiraplarim diner diye bekledim

Perdesiz pencereme safakla soktugun an

Gelipte basucumda boynunu buktugun an

Pinar dudaklarindan ismimi doktugun an

Icimdeki yanardag soner diye bekledim

Ne sıkmaga gucum var versen bile elini

Ne sarmaga mecalim var o incecik belini

Alnimda hayal edip o minicik mendilini

Gul kokusu tenime diner diye bekledim

Dudaklarimda tekbir ellerim goge acik

Sen diye irkilirim ses duysam en ufacik

O mavi gozlerini bir daha son defacik

Dunya gozuyle gormek huner diye bekledim...

alıntı.


arwen 10 Temmuz 2009 23:39

Sancısı hissedilmemiş bir doğuş,
Farkettirmeden usul usul geliş…

Dudak kıpırdayışlarındaki giz,
Sesi çığlıklaştıran bir tiz.
Ritimle dans eden,
Notalardaki biz.

Kaç adım koşar,
Kavuşabilmek için damarlarımdaki kan?
Kaç kana kavuşur,
Yüreğimde atarken can?

Kal gitme…
Farkındayım,
Hissettiğim doğuşu sancılı bir gidiş…

(15.03.2009)
M. Mehtap Türk


Misafir 11 Temmuz 2009 11:10

Suskunum Sana

Hangi şiire başlasam suskunum sana
Dağ göğsünde bir kaya diliyle suskun
Güneşte kavrulan bir kum tanesi
Çatlayan dudaklarım oluyor her gece
Yağmura suskun yaşamaya suskun
Haykırabilsem
Belki bir nehir köpürebilir sesimde
Silinebilir kuraklığın bütün izleri
Upuzun çöller vadileşebilir içimde

Hangi güzelliği özlesem suskunum sana
Yürek boşluğunda bir of kadar suskun
Özlüyorum seni masmavi
Koşuyorum sana bembeyaz
Ve kahroluyorum bir anda kapkara
Ah oluyorum
Of oluyorum
Ve susuyorum
Oysa haykırabilsem
Işık yumağı bir pınar olur soluğum

Hangi türküye uzansam suskunum sana
Ağıt ağıt, özlem özlem suskun
Tut ki vurulmuşum
Aşktan ve kandan bir damla olmuşum
Bir saçlarının rüzgarına
Bir de ağzının kıyılarına konmuşum
Hangi dalga silebilir beni senden
Hangi kasırga koparabilir
Ben saç tellerinde bir ezgi olmuşum
Coşkuların her şahlanışında
Sana deprem deprem susmuşum
Ve sana susmaktan inan ki yorulmuşum

Yeter olsun gözlerinde ışık fırtınası
Sözlerinde baskı yasası yeter
Hangi kavgayı özlesem suskunum sana
Zafer sabahlarında gece kadar
Bayram sabahlarında yas kadar suskun
Böyle güzelliklere de
Böyle suskunluklara da lanet olsun
Al bu suskunluğumu al artık
Al ki
Bütün gürültüler kahrolsun

Adnan YÜCEL


reyan 11 Temmuz 2009 19:04

HÜZÜN

Hüzün gülümseyişlerimde sevdadır dokunamadığım!
Bakamamaktır gözlerine sevgilinin,
Duymamaktır toprağın sesini,
Bilememektir belkide hüzün,bilinsede her şey!
Hüzün evimizin çatlak duvarından içeriye giren üşümektir!

Hüzün hiç bir zaman hiç kimseye anlatamadığımdır,
Yüregini ortaya koymaktır benim ülkemde hüzün
Bulut bulut dolaşıp kaybolmaktır birden bire gölgesiz!

Hüzün üşümektir temmuzunda güneşe inat!
Deniz olsanda ıslanamamaktır,
Özgür olsanda koşamamaktır,
Dalgasız kalmaktır limanı olmayan günlere!

Hüzün Özgür olmaktır bazen
Olamamaktır birde,
Olmamış gibi çaresizliktir
Nerde diye sormaktır hüzün!

Dilsiz olmaktır belkide hüzün
İzlemektir kör olsanda gideni ardından!
Hüzün Özgür gülümsemelerin en güzel rengine bakıp
Siyah beyaz kalmaktır!

Hüzün dudaklarındaki ter damlasına dokunamamaktır!
Yüregi yanmak,kül olmaktır hüzün,
Külünden yine yangınlara koşmaktır!
Uzun bir yolun sonundaki yolsuzlukla karşılaşmaktır belkide Hüzün
Kocaman bir boşluğa sarılmaktır!

Susmaktır Hüzün çığlık çığlığa!

S u s t u n!

S u s t u m!

S U S T U K!

Deniz Ekrem


Daisy-BT 13 Temmuz 2009 00:25

33 KURŞUN

Vurun ulan vurun
Ben kolay ölmem
Ocakta küllenmiş közüm karnımda sözüm var
Halden bilene
Babam gözlerini verdi Urfa önünde
Üç de kardaşını
Ömrüne doyamamış üç dağ parçası üç nazlı selvi
Burçlardan tepelerden minarelerden
Kirve hısım aşiret çocukları
Fransız kurşununa karşı koyanda
Bıyıkları yeni terlemiş daha benim küçük dayım Nazif
Yakışıklı hafif iyi süvari
Vurun gardaş demiş vurun namus günüdür
Ve şaha kaldırmış atını
Vurulmuşum dağların kuytuluk bir boğazında
Vakitlerden bir sabah namazında yatarım kanlı upuzun
Vurulmuşum düşüm gecelerden kara
Bir hayra yoranım çıkmaz
Canım alırlar ecelsiz sığdıramam kitaplara
Kirvem hallarına aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil bu
Dom dom kurşunu paramparça ağzındaki
Ölüm buyruğunu uyguladılar
Mavi dağ dumanını ve uyur uyanık seher yelini kanlara buladılar
Sonra oracıkta tüfek çattılar
Koynumuzu usul usul yoklayıp aradılar didik didik ettiler
Kirmanşah dokuması al kuşağımı tespihimi tabakamı alıp gittiler
Hepsi de armağandı acemelinden
Vurulmuşum dağların kuytuluk bir boğazında
Vakitlerden bir sabah namazında yatarım kanlı upuzun
Kirvem hallarına aynı böyle yaz rivayet sanılır belki
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil bu
Dom dom kurşunu paramparça ağzındaki
Paramparça ağzındaki

Ahmet Arif


Daisy-BT 13 Temmuz 2009 00:54

Serseri

Yeryüzünde yalnız benim serseri,
Yeryüzünde yalnız ben derbederim.
Herkesin dünyada varsa bir yeri,
Ben de bütün dünya benimdir derim.

Yıllarca gezdirdim hoyrat başımı,
Aradım bir ömür, arkadaşımı.
Ölsem dikecek yok mezar taşımı;
Halime ben bile hayret ederim.

Gönlüm ne dertlidir, ne de bahtiyar;
Ne kendisine yâr, ne kimseye yâr,
Bir rüya uğrunda ben diyâr diyâr,
Gölgemin peşinden yürür giderim...


Necif Fazıl KISAKÜREK


reyan 14 Temmuz 2009 06:53

GEL TUT ELLERİMİ

Gönül takvimimi durdurdum
Saatlerde çalışmıyor dondurdum
Sen gelene kadar hayat ilerlemeyecek
Bilmiyorum bu ne kadar devam edecek

Yerini doldurmak mümkün değil
Kalbim sana akıyor, sanki zebil
Bu beden her şeye katlanıyor
Ama sensizlik beni öldürüyor

Kısacık adın düşmüyor dilimden
Geleceğim demiştin ya giderken
Elim nabzımda sürekli
Her atışta seni çağırıyor sanki

Kaderim bana yine oyun oynadı
Bilmiyorum kimler seni benden aldı
Söyle şimdi gittin mi bensiz
Her yerde hatıralar ve yapayalnız

Neden anlamadın seni sevdiğimi
Sen içimde dolanırken bil ki
Kimse mutlu edemez beni
Hadi gel tut ellerimi kurtar bu sevgiyi


Nuran Üçer


ahmed 14 Temmuz 2009 23:19

HERKEZ GİBİSİM
HERKES GİBİ

Gönlümle baş başa düşündüm demin;
Artık bir sihirsiz nefes gibisin.
Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin
Akisleri sönen bir ses gibisin.

Mâziye karışıp sevda yeminim,
Bir anda unuttum seni, eminim
Kalbimde kalbine yok bile kinim
Bence artık sen de herkes gibisin

alıntı


reyan 15 Temmuz 2009 11:49

Yaşam Hakkı


En son ne zaman
günesin doğuşunu görmek için sabahı bekledin?
kimin ne diyeceğine aldırmadan
güneşin ilk ışıklarıyla dans ettin.
en son ne zaman
yağmur altında sırılsıklam ıslanmak için yürüdün.
yağmur sonrası kokan toprağı
en son ne zaman kokladın.
gök kuşağını seyrederek
çıplak ayakla en son ne zaman toprağa bastın.
en son ne zaman
bir çocuğun kahkahalarına eşlik ederek
başının üstünde döndürdün.
en son ne zaman
birine yüksek sesle seni seviyorum dedin.
en son ne zaman
gözlerinden yaş gelinceye kadar güldün.
en son ne zaman
ıslıkla şarkı söyledin.
en son ne zaman
sırt üstü uzanıp yıldızları seyrrettin.
sahi sen en son ne zaman
kendine yaşam hakkı tanıdın?


Suray Ekinci

(hiçbizaman)


ahmed 15 Temmuz 2009 23:24

Hüzün


Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Şöyle diyebilirim: gece yıldızla dolu
Ve yıldızlar, masmavi titreşiyor uzakta
Şakıyarak dönüyor gökte gece rüzgarı.
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara.
Kollarıma aldım bu gece gibi kaç gece
Kaç defa öptüm onu sonsuz göğün altında
Sevdi beni o ben de bir ara onu sevdim
O durgun, iri gözler sevilmez miydi ama

Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim.
Yokluğunu düşünüp, yitmesine yanmakla
Duyup geceyi, onsuz daha engin geceyi.
Ota düşen çiğ gibi, düşmekle şiir cana
Ne gelir elden, sevgim onu tutamadıysa.
Gece yıldız içinde, o yoldaş değil bana
Hepsi bu. Uzaklarda şarkı söylüyor biri.
Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca
Gözlerim arar onu, yaklaştırmak ister gibi
Yüreğim arar onu, o yoldaş değil bana

Artık sevmiyorum ya nasıl, nasıl sevmiştim
Sesim arar rüzgarı ulaşmak için ona
Ellere yar olur. Öpmemden önceki gibi.
O ses, ışıl ışıl ten ve sonsuz bakışlarla
Artık sevmiyorum ya severim belki yine
Ne uzundur unutuş ah ne kısadır sevda
Böyle gecelerde kollarıma aldım çünkü
Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca

Belki bana verdiği son acıdır bu acı
Belki son şiirdir bu yazdığım şiir ona

alıntı


arwen 15 Temmuz 2009 23:39

Aniden bir rüzgar gibi geldin..
Yelsiz geçen ömrüme...
Şayet dineceksen çok geçmeden...
Esme deli deli...
Ümit İstemi


reyan 16 Temmuz 2009 12:02

Tutunamıyorum


Göz yaşlarım damladıkça..
Damla damla yüreğime..
Sana olan aşkım geliyor bir an aklıma..
Tutunamıyorum..
Sen'siz hiçbir hayat dallarına..
Yok olup gidiyorum..
Damla damla sen olmuş göz yaşlarımla


Yürek acı'sıdır..
Sevgi çarkıdır bu görülmezlikler
Seni düşündükçe kanıyor göz yaşlarım..
Sen sen akıyorsun
Damla damla sen olmuş gözlerimden..


Tutunmak istesemde tutunamıyorum
Senden başka hiçbir nefese
Kendimdenmi koptum gidiyorum..
Ağladıkça sen olmuş gözlerimle
Seni bir türlü göremiyorum


Yaktı kavurdu bu acı yüreğimi..
Yandıkça kanıyorum
Baktıkça ağlıyorum
Sen olarak kaybettiğim gözlerimle
Tutunamıyorum
Boğuldum gidiyorum
Senin
Acı dolu gözlerinde ölüyorum.
Atıl Kesmen


arwen 16 Temmuz 2009 23:17

Biraz değiştim,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar…
Değiştim,
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
Seninle değil!
Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın
Ne kazanabileni ne de kaybedeniyim,
Sorun değil!



Elbet alışırım
Biraz alıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Alıştım,
Varlığını istemediğim tüm eksik yanlarıma,
Ve çokluğunu da yokluğunu da istemediğim bu iki arada bir derede duyguya alışıyorum,
Bir yanım bırak diyor bir yanım,,
Kesin değil!


Henüz tanıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Tanıdığımı sandığım bana daha da yakınım artık,
Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda,
Ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda…
Bir yanım memnun oldum diyor, bir yanım tanıyamadım daha,
Samimi değil!


Bir hayli kırıldım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime,
Gözlerimden tut da ciğerime kadar kırgınım!
Aslında ne sana, ne olanlara…
Kendime kırgınım…Maziye hiç değil, an’a kırgınım.
Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına,
Dinlediğim şarkılarda bana seni anlatan şarkıcılara,
Beni anlamadığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşlarına…
Bir hayli kırgınım…
Beni ben kırdım oysa,
İyi değil!


Galiba yoruldum,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Kendime kalbimi kanıtlamaktan,
Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan,
Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum!
Aslında ne pişmanım ne de pes ediyorum,
Sadece beni kaybettikçe seni kaybediyorum,
Şu kalp denen, beni bana sorgulatıyor artık,
Ki seni sorgulamamasını nasıl beklerim,
Toprağa bakan yanım senden zaten ayrı,
Sana bakan yanımsa toprakla aynı,
Ne yaparsan yap gördüğünün seni görmesini bekleyemezsin,
Gözlerim yorgun, dudaklarım hissiz,Dokunulmadan geçen yıllar bana ağır,
Sarılmadan geçip giden uğurlamaların kavuşmaları hep beklentisiz,
Söyleyemediklerini söylesen de şimdi, sesine aşina yanım onca sessizlikten sonra artık sağır!
İsteyerek değil!


Çok çalıştım,
Paylaştığımız hayatımızda bıraktığın onca üstü kapalı “git” izine,
Beni yerle bir eden kendince açık olan her tepkine,
Ve bence bana tanımadığım bir adamı göstermene rağmen,
Gitmek için, bitmek için, sana huzur vermek için çok çalıştım,
Daha önce de gitmiştim, kendi isteğimle!
Anladım ki daha önce sevmemiştim,
Çok çalıştım inan,
Değişen yanımın aslında hep aynı olduğunu göstermeye,
Her defasında daha da tozlaşan canımı kırmadan korumaya,
Ve alışmaya kendime, bu göz gözü görmez dumanlı halime,
Çok alışmaya çalıştım hem de,
Tanıştım seninle doğan yanımla da ölen yanımla da,
Birini yaşattım, yaşatıyorum da hala ama diğerinin ölmesine engel olamıyorum da!
Yorulmak dinlenmekle geçmiyor,
An be an çöküyor insanın içindeki güç,
Işığı sönüyor, beyaza dönüyor rengi gitgide, hissizleşiyor,
Ne yormak istedim seni ne de yormak kendimi,
Çok çalıştım,
Gitmeye de kalmaya da,
İkisi de aynı acı,
Kolay değil..


alıntı


ahmed 17 Temmuz 2009 00:25

Korkuyorum



Gülüm derde övünürsün,
Sebep yokken dövünürsün.
Güvenim yok üşütürsün,
Sarılmaya korkuyorum.

İzin versen seveceğim,
Vuslatına ereceğim.
Alıp seni gideceğim,
Söylemeye korkuyorum.

Gündüzümde gecemdesin,
Sen canımın içindesin,
Gözlerimin ferindesin,
Alışmaya korkuyorum.

Gittin işte dönmiyceksin,
Sevdiğimi bilmiyceksin.
Yanağımdan düşeceksin,
Ağlamaya korkuyorum.


Ayla Küçük


reyan 17 Temmuz 2009 00:51

Derdi tasası kalmadı bende yokluğunun
Sanma yas tutuyorum gidişinle
Sanma ağlıyorum terkedişinle
Unuttum...
Çoktan unuttum seni
Yokluğun eskisi gibi acıtmıyor içimi
Çoktan kapanmış sayfalarıma yazdım adını
Yoksun bende...
Yoksun gözlerimde...
Sildim hayalini anılarını sanını
Sende artık unut beni
Terkedişinle kal
Nasıl o zaman göz yaşlarımı hiçe saydıysan
O zalimliğinle kal
Bırak dün nasıl gülüyorsa gözlerim yarında öyle gülsün
Hep bugünü yaşatma bana
Hep geceyi yaşatma gönlüme
Sende unut beni artık
Sessiz gidişlerde kal öylece

Tükürdüğünü yalama
Beni bırak yarınıma
Artık gülmek istiyor neşeli çocuklar gibi yüreğim
Artık pınar olmak istemiyor gözlerim
Sen bende öldün
Gıyabi namazını kıldım yüreğimde
Kefene sardım sana olan aşkımı
Üzerine kürek kürek öfke attım
Gömdüm...


Misafir 17 Temmuz 2009 08:34

Beni ararsan...

Bir gün hatırlayıpta beni ararsan

Susuz bıraktığın çöllerdeyim ben

Aklına gelirde eve uğrarsan

Bilki artık yokum,ellerdeyim ben...

Pencere önünde gözyaşı yuttum

Gönlümü hep geli diye avuttum

Acıyla öfkeyle sımsıkı tuttum

Koparıp yırttığım tüllerdeyim ben...

Gündüz güneşimdin geceler ayım

Şimdi kapkaranlık bir kuyudayım

Yokmuş zere kadar kalbinde payım

Bilmezsin ne hazin halerdeyim ben

Kapanmaz bilirim aşk yaraları

Bıraktım sana tüm hatıraları

Paket paket içtim sigaraları

Etrafa savrulmuş küllerdeyim ben...

Çok geç anladımki her şey bir yalan

Mutlu bir kaç gündü geride kalan

Sana getirmiştim bakta oyalan

Vazodaki solmuş güllerdeyim ben

Atilla Ilhan


arwen 17 Temmuz 2009 23:05

Senli Geceler




Ben geceleri yaşarım,
Sarı renkler arasında.
Bir ayrılık şarkısı dinlerim,
Kara yazılar arasında.

Sonra ışıklar söner
Gelir karşıma oturur hayalin,
Yorgan olur,sarar beni;
Bir deli ceylan olur,
Kaçar kaçar yorar beni.


Ben isterim geceler bitmesin,
Her gece,ama her gece biter,
Geceler,seni de alır gider.
Kör olası parlak güneş aydınlığı,
Her bir yanı kaplar.
Silinir geceden arta kalanlar birer birer,
Baş ucumda bir resmin var.
O da kaybolan gece ile ayrılır gider.

Burası gurbet, burası hasret diyarı,
Sabahla beraber bir rüzgar eser.
Varsın bu rüzgar dilediğince essin.
Yeter ki bana gecelerimi getirsin.

Sabah,öğle ve yine akşam,
Birazdan mim çekilecek gündüzün gözlerine,
Kapanacak perdeler bir bir,
Ortalık ölüm sessizliğine bürünürken tam,
Artık benim diriliş anım gelmiştir.
Necip Zeybek


ahmed 17 Temmuz 2009 23:43

ben sana aşığım...


Dil anlatamıyor çünkü kelimeler tarif etmeye yetmiyor
Belki de korkuyor üzerindeki yükü taşıyamamaktan.
Gözlerimin dili olsa da, keşke onlar sana anlatabilse sevdamı.
Ya da yüreğime geçebilsen gözlerimden ve görebilsen oradaki ‘Sen’i
Ne derdin acaba, ne yapardın ? sorular, sorular üstüne..

Şey demek istiyorum,
Hani insan birini görünce heyecan duyar ya;
Kalp atışlarının ritmi değişir, kan dolaşımı hızlanır
Gözleri ‘O’nda tutuklu kalır, ayrılmak istemez ya
‘O’ndan başkasını gözü görmez ya
O an her şeyi unutur, sadece ‘O’ dolar tüm hücrelerine
Eli kolu bağlanır, dili tutulur ya
İşte demek istediğim böyle zor bir şey


Yani diyorum ki,
Hani bir kişi vardır ya yürekte;
Sadece ‘O’dur oraya ulaşabilen ve yakışan
Vazgeçemediğimizdir, tutuklu kalmışızdır ya
Her zaman düşünürüz sadece ‘O’nu
İsteriz ya ‘O’nun yüreğinde de biz olalım sadece
Ah, ne hayal ederiz gelecekteki mutluluğumuzu ‘O’nla
Bilmek isteriz ya düşüncelerini, çok merak ederiz
İşte demek istediğim böyle zor bir şey


Şey..

Yani ben..

Ben sana aşığım...


alıntı.


arwen 17 Temmuz 2009 23:47

Sevgin; perde,perde inecekti gözlerime.
Ne gecenin sessizliğini duyacaktı kulaklarım,
Ne yıldızların parıltısını görecekti gözlerim,
Sen beni iyi’ ki hiç sevmedin

Kara saplı bir bıçak gibi saplanacaktın yüreğime
Çıkarabilene aşk olsun,
Verilmiş sadakalarım’mı var,ne
Sen beni iyi’ ki hiç sevmedin

Mevsimlerim hep kış olacaktı,
Bazen parçalı bulutlu,bazen yağmurlu.
Baharı görene aşk olsun,
Sen beni iyi’ ki hiç sevmedin.

Burhan Karadağ


reyan 18 Temmuz 2009 10:47

..::MAVİNİN SESİZİĞİ::..

Belki bir kaçış belkide bekleyiş,
Belkide mavide ki haykırış!
Sözlerle yalnız kalış...

Sessizliğin içinde yürekten düşünüş,
Düşüncelernin yanında tutunuş,
Tutunsanda kendini bırakmak isteyiş.....

Korkularda hayale dalış,
Daldığın hayalde onu görüş.
Bilinmeyenlerden seni çıkarıp sessizliğin
Mavinin içinde onunla oluş...


Misafir 18 Temmuz 2009 11:16

Adını Hasret Koy

Eğer senden bir an ayrı kalırsam,

Adını hasret koy, hasret kalayım,
Özlemlerle yansın içim her gece,
Adını hasret koy hasret kalayım.

Uzansan yanıma dokunsam sana,
Bir yatakta olsak yatsak yan yana,
Sen şiir okusan ben ninni sana,
Adını hasret koy hasret kalayım.

Aşkımız büyüsün yıldızlar kadar,
Gecemiz görünsün, gündüzler kadar,
El ele tutuşup olsak kafadar,
Adını hasret koy, hasret kalayım.

Göz kırpmamda dahi göremez isem,
Sesini bir anda duyamaz isem,
Alnına bir buse koyamaz isem,
Adını hasret koy, hasret kalayım.

Gözle kapak kadar ayrı kal sakta,
Birlikte sahilde ufka dalsakta,
Binlerce yıl hep beraber olsakta,
Adını hasret koy hasret kalayım.

Kuş olup uçalım, kanatla vücut,
Gidelim sevdaya, gel elimi tut,
Hepsi gerçekleşse kalmasa umut,
Adını hasret koy, hasret kalayım
alıntı


reyan 18 Temmuz 2009 11:27

GÖZLERİN DÜŞTÜ YÜREGİMİN AKLINA , ÜŞÜDÜM...


Ne zaman düşünsem seni
İçimde hep aynı sızı
Ne vakit kuşatsa beni özlemin
Farketmiyor
Ne kadar sıkı giyinsem de
O an iliklerime işler soğuk
Ağlarım
Sonra titrerim
Yine ağlarım sonra
Ağlamalarım bitmez
Gözlerim susar
Avazlara bürünür yüreğim
Ne zaman gelsen aklıma
Bu şehri terkedip gitmek isterim
Sanki gideceğim yerde olmayacaksın
İstemeyerek kabullenirim sonra
Yaşadığım şehrin kaldırımlarında değil
Yüreğimin en kuytu sokaklarındasın sen
Seni düşündüğüm an
Hani düşünce gözlerin yüreğimin aklına
Derin derin sızlıyor
İçine düştüğün yer
Sonra yanıyor
Kanıyor ardından
Ağlıyor
Anlıyorum
Kanı ağlamak neymiş
Ne vakit özlesem seni
Böyle üşürüm
Biliyor musun
Ben seni sevdiğimden beri
Hiç ısınmadım.....


ahmed 18 Temmuz 2009 20:11

Sevgisiz Sevgiler

Ne kadar kolaydır "Seni Seviyorum"u söyleyebilmek..

Ne kadar kolaydır karşımızdakinin gözlerinin ta derinliklerine bakarken bu
sözü fısıldayıvermek.

Ne kadar kolaydır karşımızdakini sevgimize inandırıvermek.

Ne kadar kolaydır birşeylerin tıkandığı yerde "bu olmadı, bende şansımı
başka sevgililerde denerim" diyebilmek.

Seni Seviyorum....

Aramızda kaç kişi bu sözü söylerken inanarak söylüyor?

Aramızda kaç kişi sevgiyi en gerçek ve en yalın haliyle duyumsuyor
yüreğinde?

Aramızda kaç kişi sevgisinin üzerinde menfaat tohumlarının yeşermesine
izin vermeden sevmeyi becerebiliyor?

Aramızda kaç kişi sevgisi uğruna, almadan vermeyi erdem sayıyor?

Aramızda kaç kişi sevgisini tek bir kadına/erkeğe yoğunlaştırıp, "biri
giderse diğeriyle idare ederim" zafiyetine düşmeden besleyebiliyor?


Bizler sevmeyi yanlış öğrendik. Yanlış benimsedik.


Sevmek; sadece sevgiliyle yatakta geçirilen birkaç saat demek değildir.

Sevmek; sadece "işte yatak dışında da birlikteyiz" deyip, sağda solda
gezinmek demek değildir.

Sevmek; sadece sevgiliyi koluna takıp, çevreye caka satmak demek değildir.


Sevmek; sadece patlamış mısır yiyerek ya da elele tutuşarak film seyretmek
değildir.

Sevmek; otomatiğe bindirilmişçesine sadece hafta içi, sadece hafta sonu,
sadece belli saatlerde buluşmak değildir.

Sevmek; "seviyorsa beni bırakıp gitmez, giderse zaten sevmiyordur"
felsefesini savunarak sevgiyi kendi kaderine terketmek demek değildir.

Sevmek; "O bana nasıl davranırsa, ben de ona öyle davranırım" demek de
değildir.



Sevgide yalan olmaz, rutin olmaz, menfaat olmaz, ihanet olmaz.


Sevmek; bazen hiç sebepsiz, sırf sesini duymak için aramaktır.

Sevmek; gecenin bir yarısında uyanıp "Seni Çok Seviyorum" mesajı
yollayabilmektir.

Sevmek; hiç beklemediği bir anda, hiç birşey demeden sarılabilmek,
saçlarını okşayabilmektir.

Sevmek; zor anında yanında olduğunu hissettirebilmektir.

Sevmek; sıkıntılı zamanlarda sözle değil, özle destek olabilmektir.

Sevmek; kaybetmemek için kıyasıya mücadele edebilmektir.

Sevmek; "tekrar tekrar ne gereği var ki" diye düşünmeden defalarca " Seni
Seviyorum" diyebilmektir.

Sevmek; arabayı birden durdurup, köşedeki çiçekçiden bir çiçek alıp
verebilmektir.

Sevmek; hiç gereği yokken bile ona küçücükte olsa bir şey almak, onu
sevindirmek isteğidir.

Sevmek; alışkanlıklardan seve seve vazgeçebilmektir.

Sevmek; sevgisi uğruna her şeyi ayaklar altına alabilecek yüreği
taşıyabilmektir.

Sevmek; sevgisi uğruna her şeyi ayaklar altına alarak, size koşan
sevgiliye yüreğinizi açabilmektir.

Sevmek; koşullar ne olursa olsun, bir dilim ekmeği, bir meteliği
paylaşabilmektir.

Sevmek; merak etmek, merak edildiğini bilmek istemektir.

Sevmek; özlemek, özlendiğini duymak istemektir.

Sevmek; başkalarına bakmak, başka birilerini düşünmek, başkalarıyla da
gönül eğlendirmek düşüncesinin içinden gelmemesidir.


Böyle hissetmiyorsak, sevgimizi böyle yaşamıyorsak "seviyorum" demeyelim.

Dünyada her şey bu denli kirlenmişken, bırakalım sevdalarımız temiz
kalsın.

alıntı


Misafir 19 Temmuz 2009 11:43

Böyle hissetmiyorsak, sevgimizi böyle yaşamıyorsak "seviyorum" demeyelim.

Paylaşım için teşekkür ederim .Sevgiyi sevmeyi çok güzel anlatan bir şiir.


Misafir 19 Temmuz 2009 12:01

VAKİT SENSİZLİK

buralarda zaman durdu şimdi,
vakit sensizliğin tam ortasında.
şiirler ıslanmış bir kenarda,
şarkılar sana küsmüş,
yeşerttiğin çiçekler kurumuş,
penceremdeki güvercinler artık uçmuş...
hayaller başkalarına armağan olmuş,
karanlıkta umutlar yokolmuş,
hani doğum gününde verdiğim gül var ya,
işte o da maalesef solmuş....
sensizliği yaşarken yüreğimde,
unutamadığım ve hep özlediğim
o sıcacık bakan gözlerin
diyorlar ki beni silmiş....
dedim ya sana;
buralarda zaman durdu
vakit sensizliğin tam ortasında...

HÜSEYİN SARI



arwen 19 Temmuz 2009 17:23

Sen hiç mutlu olmak için yalan söyledinmi...
Sen hiç güneşten sıcaklık dilendinmi...
Sen hiç yanarken yüreğini elledinmi...
Söyle...söyle kızmayacağım...söyle...

Dudaklarınla dokun önce gecenin siyahına
Dinle bak... karanlıktan kopup gelen sesleri
Bir nabız gibi atıp,ağlarken gözbebekleri
Utanma...böl ortadan buğulanmış nefesleri.

Sevdalar yazdım gözlerine yüreğim kanarken
Yürüyemedim...hayalin içimde buz tutarken
Tutmak istedim uzaklaşan ellerini
Utandım...çığlıklarında çırılçıplak yanarken.

Yalvarıyorum kalbimin ölümü uzun sürmesin
Dilinde kalsın,ulaşmasın o son sözlerin bana
Çürüsün ellerimde bana bıraktığın resimler
Vur bakışlarınla,tabutun olsun gözlerin bana.

Bak...ayrılık nasılda kuşandı pusatlarını
Yırtık gözler sensiz bakarken gecelere
Özlemler düş yolculuğuna çıkabilir artık
Uzaklaşan gözyaşları akarken gecelere.

Silahımdaki son kurşunuda hayata sıktım
Buraya kadar...böyle bitsin der gibi
Çünki ne sana yakıştı... nede bana
Vurdum yaşadıklarımızı nefret eder gibi.


Kemal Yazan


arwen 19 Temmuz 2009 23:56

Saat iki yirmi beş
Gecenin yarısı
Bir mehtap gibi
Parlayan, ışıkların
Ne yeşili kalmış,
Ne de sarısı
Yapayalnız,
Sokak ortasında ben
Sarhoş ve dalgın,
Yürüyorum
Karşımda duran
Sensin, sen!
O karanlıkta,
Seni görüyorum.
Yaklaşıp bakıyorum ki
Yok, olmuşsun oracıkta
İşte o zaman ben,
Bin kere ölüyorum.
H Yusuf Şahan


reyan 20 Temmuz 2009 11:02

Düşlerime Gir

yalnızlığı demledim yüreğimdehttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
özlemlerimi içime attım bir bir
sensizlik kara bir bulut gibi gözlerimde
yanıma gelmesende düşlerime gir

sen tatlı hayallerle süsle geceni
ben kabuslarını kovacağım bir bir
sen bilmesende seni beklediğimi
yanıma gelmesende düşlerime gir

yokluğun bile bir avuntu gönlüme
bende sana olan tarifsiz sevgidir
seni uzaktan severim bilmesende
yanıma gelmesende düşlerime gir


Düğüm

Dünyam dönmüyor ama zaman durmuyor
Bu ne yaman çelişki anlayamadım?
Gençlik gidiyor ama dertler duruyor
Bu nasıl bir işkence anlayamadım?

Biten nedir ki nedir elde kalan?
Her şeyden sonra nedir dilde olan?
Veren kimdir derdi kalbe salan?
Bu nasıl bir işkence anlayamadım?

Her sevginin peşinde bir acı bağlı
Bir değer ölçüsü mü anlayamadım?
Herkes seviyor da neden ağlamaklı?


arwen 20 Temmuz 2009 21:53

Son aşkım




Hayat önde biz arkada
Kovalayalım bakalım gittiği yere kadar
Kaybedeceğimiz belli olsa da denemeye değer belki
Boyu boyuma huyu huyuma denk
Beni sarıp sarmalar bırakmaz ortada
Nede olsa nişanlıyız hem de doğuştan
Birbirimizle daha karşılaşmadan
Karşılaşırız elbet buyur deriz hoş geldin safa geldin
Tahta çatı beyaz duvak beyaz mermer
Bahçem de çiçekler geçenler tedirgin geçer
Oysa yan gel yat keyfim bir yer
Çeyiz sandığımla beraber geliyorum eller üstünde
Beni sana getiriyorlar aldırma ağladıklarına
Bundan sonra artık hep seninleyim
Aç kollarını sevdiceğim son aşkım
Bu beden bir tek senin…
Asi Yılmaz


Misafir 21 Temmuz 2009 10:56

Bir "Sus" Gelir Dudaklarıma...

Bir sus gelir dudaklarıma
Bir cinnet gelir düşüncelerimin ortasına
Bir uğultu gelip yerleşir
Beynimin en hassas noktasına





Bir cinnet gelir yerleşir düşüncelerimin ortasına
İnce bir çizginin üzerinde rakseder aklım
Bir adım ötesi

Sabaha beş kala diyorum Gecenin bu saatlerine
Sabaha geç Sevdaya geç Bana geç...
Ne ilginç şey kendine geç kalmak


Her kışın sonu bahardı hani
Hani nerde kelebekler nerde kuşlar nerde çiçekler...
Her bankta bir haykırışım kazılı Her durakta


Yüreğimde ki Yalnızlık Bağ bozumu olmuş yüreğimde
Her aşk bir elveda büyüttü Yeni bir sevda mevsimi
Ne zaman gelecek bilinmez.



Tutunmak istedikçe dalından hayatın
Bir bir kopup kalıyor elimde kütükler
Can kayıyor bedenimden usulca


Ilgıt ılgıt süzülüyor kıyılardan
yaşlarım
Dudaklarımda belli belirsiz bir kıpırtı İnsafff...
insaf diyorum...



Tutamıyor
tutunamıyor ve düşüyorum
Üşüyor...


Gaflet uykusunun pençelerinden Kurtulamıyor...
kurtulamıyor...
Kurtulamıyorum...
Üşüyor...
düşüyor...
ölüyorum...


Menekşeler papatyalar laleler…
Ne zaman bir sevgili sulayacak gülleri
Ne zaman dönecek gidenler geri


Yüreğim hep kar boran yaşadı kışlarda Elvedasız bir merhaba aradı bakışlarda
Ve gidenlerin ardına gözyaşı döktü
Çabuk dönsünler

Neden her gülümsemenin ardında
bir hıçkırık
Bilmem ki neden bir merhaba
ve arkasından ayrılık
Yüreğimde bir burukluk her zaman ...
Alıntı




Saat: 20:38

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık