![]() |
Sana... Yükseklerden yere düşecekken korku içinde, Tenine saplanıp eriyip giden bir kar tanesiyim. Çözülmüşüm sana. Öptükçe papatyalar filizlenir toprak yanağında, Topraktan gelip toprağa gitmek gibi. Bazen doğmak gibi, Bazen ölüp kurtulmak ister gibi. Doğmuşum sana, Çok mu ki ölmüşsem sana. Cennet çiçeklerinden toplamış arılar balın özünü, Bal dudaklım. Doymak bilmezim dudaklarına, Acıkmışım sana. Balıkçının ağları saçların, Balıkçının rızkı balık, ben. Takılmışım saçlarına, Çırpınmayıp teslim olmuşum sana. Yanında meleklerinle gezersin. Her gün bir tane daha eklensin diye, Başına bir hal gelmesin diye, Duacıyım sana. Nereye baksam sen, Artık her yön sen, Nihayet aynada da sen. Kendimden cayıp dönmüşüm sana. |
Siyaha Dair.... Siyah gözlerimin Siyah Mürekkebi Artık tutamıyorum seni ellerimde Akıp gidiyorsun,avuçlarımdan Ak bir sayfaya ve Yüreğimin üstüne..... Küllenen sevdalar kaldı benimle sonsuza yelken açmış kalbim şimdi ellerimde... Artık gidiyorum,viraneye dönmüş yürğimi alıp beraberimde.... bana elveda.... |
|
Yine akşam oldu, güneş battı, karanlık dünyamı yuttu. Ruhumda leylak kokulu hatıralar... Gözümde hüzün bulutları... Gidip de gelmeyenler... … Deniz kıyısındaydı evimiz. Dalgalar bahçe duvarımızı yalardı... Güneş, denizi, bulutları, ufukları boyayarak batardı. Güneş penceremizde batardı. Büyükannem pencerenin önünde, üstünde yaşanmış yılların izi olan bir koltukta otururdu. Omuzunda Acem şalı. Duvarlarda sülüs yazılar. Güneşin batışını seyrederdi. Ne görürdü, ne düşünürdü; ben bilmezdim. Başında beyaz tülbendi, elinde dede yadigârı tesbihi biten güne, batan güneşe bakar, ağlardı. Bu sahneyi benim çocuk gözlerim görürdü. Bir akşam güneş, büyükannemi de aldı gitti. … Güneş sayısız kereler battı... Gün hep bitti... Annem büyüdü, büyükanne oldu... Annem... O yumuşacık, o şefkat kokulu, o yeri incitmekten korkar gibi yürüyen annem... Aynı koltuğa oturur, batan güneşe bakardı. Elinde Kur’ân, gözlerinde yaş, yüzünde acıtmayan bir hüznün gölgesi... Gül kurusu eşarbını ağarmaya başlayan saçlarına salıyor... Akşam güneşi vuruyor yüzüne... Günler yine bitti, sayısız kez battı güneş ışıklarını toplayarak. Bir akşam gün batarken annem göremedi onu... Anılarını, hayallerini, ümitlerini aldı ve gitti. Bunu benim olgun gözlerim gördü. … Şimdi... Şimdi o koltukta ben oturuyorum! Büyükannemi düşünerek, annemi hatırlayarak denize, kızaran batıya bakıyorum. Ömrüm denize yağan yaz yağmuru. Anne, diyorum, senin yaşındayım ve sana muhtacım. Deniz ufku yaşlı bir göz gibi kapanıyor. Varlıklar uykuya dalıyor. Geceyi görüyorum, gecedekileri göremiyorum. Günler geçiyor turnalar gibi... Dünya hâli diyorum; gelen gidiyor, giden gelmiyor. Hüzün bulutları biriktiriyorum. Gözlerim pınar. Akşam oluyor, kuşlar dönüyor, benim ruhum uzaklarda.... Beni götürecek güneşi bekliyorum. Ben akşamı seviyorum anne. Gerçi hüzün yüklü bulutlar gibiyim, ama ben inandıkça ümit yağacak, inanıyorum. Ömür de bir gün gibi. Bir akşam o ışıklı gemi beni alıp sana getirecek. Koltuğumuzda oturuyor, denize bakıyor ve bekliyorum... Orada da güneşler batıyor mu anne? |
Sen sen yüzünde güneş doğan her gülüşünde ve ışığını yüreğinden alan güzel kadın yüreğinin güzelliğine bürünmüş nur yüzün gecenin seherinde doğan gün gibi sabaha ve seherinde düşen gölgesi güzelliğinin sen güzel kadın okyanus gibi yüreğimde bense küçük bir balık güzelliğinin gölgesinde sarı saçların vuruyor dalga dalga yüreğime savruluşum ondan şaşkın bakışlarım görmemiş ki daha güzelini senden tadını çıkartsın bırak da gözlerim seher tadında yaşasın eksik etme güneşi yüzünden yaşamasın sonbaharı gözlerin sen gözlerinde hilal açan güzel kadın sen müjdesisin güne sabahın |
GÖNÜL HIRSIZIMA Bu güne dek tanıdığım ilk hırsız değilsin,bilmelisin... Ama anladım ki en büyük, en usta hırsız SENsin! Büyüleyen gözlerinle,etkileyen sözlerinle Bir bakışınla kalbimi ustalıkla çaldın,bağladın kendine Bir anda hayata bağlandığımı hisettim ben seninle İstanbul'u seninle sevdim,eşsiz güzellikleri seninle farkettim! Zaman ne de çabuk geçmişti senin yanında... Ayrıldığımız ilk dakikada seni özlemeye başladım! Havva, Adem için yaratılmışsa Bende senin için yaratılmışım diye düşündüm Denizin mavisinde, en güzel şarkılarda buldum seni Gece olup da, yatağıma uzandığımda aklım sana kaçmıştı çoktan... Öyle iyi,öyle temiz kalpliydin ki melekler bile kıskanmıştı seni!... Uyku girmedi gözüme,sonra kalktım yatağımdan Buğulanmış camlara ismini yazdım defalarca... Yıldızları seyrettim,en parlağı ise sendin... Gözümü alamıyordum senden ve Kalbim sana firar etmişti çoktan,durduramamıştım!!! İkimizin resmini çizdim gökyüzüne... Sana ne kadar yakın olduğumu hissettim. Üşüdüm sonra pamuklu battaniyeme sarıldım, Ne senin sıcaklığını verdi bana, ne de teninin yumuşaklığını... Elimi kalbime koydum, işte oracıkta buldum seni! O an ısındım ve hayaline sımsıkı sarıldım! Ne olur kızma bana ve ellerimi sakın bırakma Çünkü ben kendimi sende buldum! Zaman acımasızca geçerken, yokluğun acı veriyor şimdi! Bil ki ben sana çok yakınım;ama bir o kadar da uzak! Önümde dağlar kadar engellerim var Bense sana ulaşmaya niyetliyim... Gecemin en kuytu,en karanlık yerine gömdüm dertlerimi, Senin için yaşamaya,mutlu olmaya karar verdim!... Bir tutam renk oldun sen bende! Senden kalan tek hatıra bir paket sigaram İçmeye kıyamadım,sakladım onu! Işığım oldun sen karanlık gecemde... Her sigarada duman duman içime çektim seni... Şimdi biliyorumki ciğerlerimde de sen varsın! Hayatımın her anında senden izler taşıyacağımı unutma! Söylenecek ne çok söz var bir bilsen... En önemlisi, en değerlisi ve en güzelini söylüyorum şimdi sana!... SENİ SEVİYORUM!.. |
Ben Seni Yaşadım Bir can yarattım içimde senden olan Bir sevdaydı belki Tomurcuklanıp çiçeklenen Renk renk pembe, beyaz, mavi Coşku dolu Bir aşk yarattım kalbimde Her şeyden arınmış Tertemiz ve masum Belki en güzel duygularımdı Yaşadığım yaşayacağım Ben seni yaşattım Her şeyimle Sende hayatı yaşadım Destandı belki büyük ve ölümsüz Ben her şeyi sende yaşattım Yalnız ve tek BEN SENİ YAŞADIM |
Anlat Anlat Nasıl aydınlıktı gece Yağmurun ıslak sessizliğinde Yapraklarla örtünmüş kuşlar Aklımızda edepsiz düşüncelerimizle. Ambalajından çıkmamış umutlar, Çürüyüverdiler sabaha Sen bana yine karanlığı anlat... Yelken açtı bir tekne Batan güneşe doğru Yazılmış tüm tarihim Silindi belleğimden. Bakışlarında unuttum kendimi, Bu şiiri kim yazdı bilemiyorum Sen bana yine korkuları anlat... Çok uzaktı gözyaşı Çıplak benliğimize Işığa boğuldu ufuklar Patlarken yüreğim gözbebeklerinde Sabır, oynak bir dansözdü Karşılıklı kıvırttık Sen bana yine beklemeyi anlat... Geride kaldı akşam Yüzünü gösterdi zaman Gölgeler kaybolurken İki uzak ülke olduk. Bir gün hatırlarsam eğer, İçimde sakladığım seni Sen bana hiçliği anlat |
Ayrılık Sevdaya Dahil Acilmis sarmasik gulleri kokulariyla baygin En gorkemli saatinde yildiz alacasinin Gizli bir yilan gibi yuvarlanmis icimde kader Uzak bir telefonda aglayan yagmurlu genc kadin Ruzgar uzak karanliklara surmus yildizlari Mor kivilcimlar geciyor daginik yalnizligimdan Onu cok ariyorum onu cok ariyorum Heryerimde vucudumun agir yanik sizilari Bir yerlere yildirim dusuyorum Ayriligimizi hisettigim an demirler eriyor hirsimdan Ay isigina batmis karabiber agaclari gumus tozu Gecenin irmaginda yuzuyor zambaklar yaseminler unutulmus Tedirgin gulumser Cunku ayrilik da sevdaya dahil cunku ayrilanlar hala sevgili Hic bir ani tek basina yasayamazlar Her an otekisiyle birlikte hersey onunla ilgili Telasli karanlikta yumusak yarasalar Gittikce genisliyen yakilmis ot kokusu Yildizlar inanilmiyacak bir irilikte Yansimalar tutmus butun sahili Cunku ayrilmanin da vahsi bir tadi var Oyle vahsi bir tad ki dayanilir gibi degil Cunku ayriliklar da sevdaya dahil Cunku ayrilanlar hala sevgili Yanlizlik hizla alcalan bulutlar karanlik bir agirlik Hava agir toprak agir yaprak agir Su tozlari yagiyor ustumuze Ozgurlugumuz yoksa yalnizligimiz midir Eflatuna calar puslu lacivert bir sis kusatti ormani Karanlik coktu denize Yanlizlik cakmak tasi gibi sert elmas gibi keskin Ne yanina donsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin Kapini bir calan olmadi mi hele elini bir tutan Bilekleri bembeyaz kugu boynu parmaklari uzun ve ince Simsicak bakislari suc ortagi kacamak gulusleri gizlice Yalnizlarin en buyuk sorunu tek basina ozgurluk ne ise yarayacak Bir turlu cozemedikleri bu olu bir gezegenin soguk tenhaligina Benzemesin diye ozgurluk mutlaka paylasilacak suc ortagi bir sevgiliyle Sanmistik ki ikimiz yeryuzunde ancak birbirimiz icin variz Ikimiz sanmistik ki tek kisilik bir yalnizliga bile rahatca sigariz Hic yanilmamisiz her an dusup dusup kristal bir bardak gibi Tuz parca kirilsak da hala icimizde o yanardag agzi Hala kipkizil gulumseyen sanki atesten bir tebessum zehir zemberek ASKIMIZ Atilla İlhan |
BAŞKA ŞEHİR BURASI........... Yıllardır ayrıyız Ayrı şehirlerde.... Ne tuhaftır, aynı yaşıyoruz, Ama yazık(!) aynı şeyleri düşünmüyoruz! Aynı şeyleri severdik de seninle, Sevemedin sen bir tek beni(!) Çok silmek istedim seni, Yürümek istedim sensiz bu çizgiyi... Bazen başardın, Arttırdın içimdeki kini, Yok, atamadım içimden seni.... Unuttum(!) Sana vermiştim yüreğimi, Sen de giderken vermedin geri.... Meçhuller içine atmışsın beni, Çok aradım,bulamadım kendimi.... Unuturum da seni Sevebilir miyim başka kimseyi, Her şeyi unuturum Ama asla unutamam gidişini, Yoktu bir sebebi(!) Gidişini düşündüm de Karanlığa boğuluyor burası Artıyor yüreğimin acısı Kalmamış anladım aşkının vefası Belki bana da gelir sevilme sırası... |
| Saat: 13:16 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık