MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

fenerli cadı 2 Eylül 2009 04:02

Birgün öLürsem
sakın korkma başka sevgiden,
İnan üzülürüm eksik olursa mutluluk yüzünden.
Sen bilmeden, seni her gördüğüm de gülmüyorsan,
Ben de gülmem hep ağlarım gittiğim yerden.

Eğer birgün ölürsem sakın unutma beni.
Unutma sesimi, sevsen de başka birini.
Biliyorum unutmazsın gözlerimi,
Öldükten sonra bile izlerken seni.

Eğer birgün ölürsem hatırlama bana kızdığın anları
İstemeden yaptığım, seni üzdüğüm anıları.
Beni hep hatırla sana gülerken, söylerken aşkımı,
Hatırla hep sana adamak istediğim canımı.

Eğer birgün ölürsem bir öpücük yolla yeter ardımdan.
Sakın bir parça kopmasın canından, ayrılmak zor gelse de cananından
Son soluğum eğer çıkarsa yanımda sen olmadan
Bil ki son sözüm sana veda, ne kadar çok sevdiğimi söylerken


aLıntı..



fadedliver 3 Eylül 2009 17:15

KAHROLASI YÜREĞİM!

Senin neyine idi, be kahrolası yüreğim!
Dağlarla boy ölçüşmek sevdaların adına,
Sana mı kalmıştı nehirlerle yarışmak?
Bir nebze aydınlık için karanlıklarla boğuşmak.

Senin neyine idi, be kahrolası yüreğim!
Alın yazını silmeye yoldaş aramak...
Her güzeli adam sanıp elini uzatmak,
Sana mı kalmıştı dünyanın dikenlerini budamak.

Senin neyine idi, be kahrolası yüreğim!
Bu ***** düzenin kalleşlerine kafa tutmak,
Eğrileri doğruların arasında çıkartmaya çalışmak!
Sana mı kalmıştı sevmeyi beceremeyenlere öğretmek.

Senin neyine idi, be kahrolası yüreğim!
Yüzüne her gülene güvenip sırtını dönmek,
Sana mı kalmıştı el yerine dizlerini dövmek!
Bak da gör bundan sonra nasılmış yaşarken ölmek?

BİLAL COŞKUN


Daisy-BT 3 Eylül 2009 22:53

Boşluğun Gibi

Tüm toyluğumla
Ölmeyi bilmediğime göre
Gelemezdim sana
Bir Mısırlı emeğini damlattı
Avcundaki tanrıların altınına
Beyaz mermer çoktandır önümde
Adak olsam süt kesiği
Güneş kızıla kesse
Böyle biçimlemezdi beni
Boşluğun gibi..

Ece A. Günel


fadedliver 5 Eylül 2009 23:07

BIRAK BE GÖNÜL SABRET

Sabret gönül ihanetlere sabret
Gün ışığı olur elbet
Yut tükürüğünü, sık dişini
Bırak aksın damarlarındaki kan
Bırak kus kinini nefretini onlara
Bırak güneş doğmayı unutsun

Sabret gönül vefasızlara sabret
Gün gelir hatırlar elbet
Yum gözünü, sık yumruğunu
Bırak unutsun dostların seni
Bırak anımsamasın sırdaşlığını
Bırak ayda unutsun geceyi aydınlatmayı

Sabret gönül hırsızlara sabret
Gün gelir verir elbet yüreğini
Yak ateşleri, külleri savrulsun kumsala
Bırak çalsın çalan yüreğini
Bırak vermesin sahte bendini
Bırak açmasın goncasında çiçekler

Sabret gönül yalancılara sabret
Gün olur mum yanmaz bir daha
Yok et o nefesleri, tüket bedenleri
Bırak vursun böylelerini silah
Bırak çeksin tetik, ellerin titremeden
Bırak doğan bebekler yine ağlasın

Bırak be gönül, sabret, sabret, sabret!..

Kuzgun


Misafir 7 Eylül 2009 02:22

BAŞKA TÜRLÜ BİR ŞEY

Başka türlü bir şey benim istediğim
Ne ağaca benzer, ne de buluta
Burası gibi değil gideceğim memleket
Denizi ayrı deniz,
Havası ayrı hava..

Bir başka yolculuk dalından düşmek yere
Yaşadığından uzun

Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
Ağacın yüksekliğince
Dalın yüksekliğince rüzgarda
Ve bir yeni ömür
Vardığın çimen yeşilliğince

Nerde gördüklerim
Nerde o beklediğim
Rengi başka
Tadı başka..

C. Yücel


arwen 7 Eylül 2009 22:27

Unutması Zor Olmuştur Beni






Mutlaka görmüştür bana benzeyen birisini.
Rüyasında da illa ki görmüştür.
Olmuşumdur mutlaka kâbusu.
Sarılmak istemiş; elleri mutlaka boşa düşmüştür.
Saçlarını okşayışımı,
Sabaha kadar sevişmelerimizi mutlaka arzulamıştır.
Gözlerinin önünde canlanmıştır hayalim mutlaka.
Mutlaka gölgem peşinde dolanmıştır.
Tek bana ait değil; mutlaka duymuştur ismimden.
Diline de takılmıştır mutlaka.
Buluştuğumuz durakta otobüs beklemiştir mutlaka.
Ben sanmıştır mutlaka yanında oturan adamı.
Ve kokumun aynısını sürmüştür mutlaka birisi.
Mutlaka gitmiştir el ele gezdiğimiz parka.
Görmüştür iki aşık.
Tıpkı kendisi ve ben gibi.
Hatırlamıştır mutlaka maziyi.
Nostalji de olsa çalacaktır mutlaka şarkımız radyoda.
Mutlaka rumuzunu duyacaktır istek şarkılarda.
Ve aklındadır mutlaka dj olduğum.
Bir sigara yakacaktır markası benim içtiğimden.
Sevdiğim tarhana çorbası mutlaka vardır mutfağında.
Her fıstıklı baklava yiyişinde;
Antep’li olduğum mutlaka aklına gelmiştir.
Kulağına gelmiştir mutlaka fıstık içi diye çağırmalarım.
Hatırlamıştır doğum gününde iyi ki doğdun aşkım deyişim.
Mumları beraber üfleyişimiz.
Dans edişimiz, öpüşmelerimiz.
Gözleri takılmıştır mutlaka aldığım entariye.
Mutlaka giymiştir, ağlayarak geri çıkartmıştır kahredip.
Dostlarımı mutlaka görmüştür.
Sokakta, pastanede, hastanede, konserler de.
Mutlaka yaşadığı şehre gelmiştir.
Sevdiğim film ve de şarkıcı.
Mutlaka sormuştur beni.
Dostları, komşuları, bakkal, kasap, esnaflardan bir kaçı.
İzlemiştir mutlaka tuttuğumuz Fenerbahçe maçını.
Ve şimdi şu an;
Mutlaka okuyordur şiirlerimi gazete köşelerinde.
Gözlerinde yaş.
Elleri titreye titreye.
Nihat İlikcioğlu


ik_ra 8 Eylül 2009 00:50

Sakın gelme!
Ah bilsen bir bilsen duygularımı
Sanki bir dağ ağırlığı kalkacak üzerimden ve;

Nehirler boşalacak bir anda içerimden
Sakın bilme!
Anlatsam duyarım bütün güzellikleri
Erir dağlarımın başındaki kar
Sussan içerimdeki kıyamet kopar
Sakın konuşma!
Ha küreğe mahkum olmak, prangaya vurulmak
Ha görmemek gözlerini ikisi de bir
Bütün kördüğümleri çözecek gözlerindir
Sakın bakma!
Bir haberin gelse iki satırlık ,
Yüreğim birdenbire kanatlanır, yücelir
Bir martı gelir çıkar kapına gelir
SaKın bakma!
Çıkıp gittiğinden beri sessiz sedasız
Başıboş kalan esir, zindanda yatan hürüm
Dönmesen çaresiz kalır ölürüm,
Sakın gelme!
İşte dağlar, taşlar şahidim olsun
Yüzüme bakma, konuşma , yazma istemiyorum,
Dipsiz karanlıklara bağırıp duruyorum
Sakın işitme!


Alıntı


reyan 8 Eylül 2009 02:41

Gece..
Ayaza çekmiş bir yürek..
Sustuklarım ve konuştuklarım
Çok konuşan bela bulur derler ya
Susuyorum..
Sustuklarımı yaralarıma sürüyorum
Geçer mi?
Sustukça büyür mü hüznüm?
Hüznüm büyüdükçe içimdeki çocuk büyür mü?
Kocaman olur
Sığmaz mı buralara?
Korkusundan saklanan düşlerim
Çıkarmı ortaya?
Bağırsam yıkılırmı
Korkumdan beslenmiş hayallerim..

Biraz uyusam diyorum,
Yağmur yağsa
Ama
Bana değmese
Ağlasam,
Gözlerim hiç ıslanmasa..
Gökkuşağı çıksa
Ve
Ben her renkten şekerler alsam
Ama hiç bitmezse..
Biraz ölsem
Ruhum çıksa
Ama
Bedenim gitmese..
Yenilere dirilsem
Başucumdaki sen olsan
Meleklerin var olduğuna senle inansam..
Bunlar fazla bu hikaye'ye
Ben
Ölsem
Ölsem
Ölsem
Sonra
Mavi sabahların
Hiç bitmeyecek masallarına
Gömülsem..

OZNUR DICLE OZ


arwen 8 Eylül 2009 21:36

Yağmuru özleyen bulut gibiyim
Bende seni beklerim bir tanem
Fırtına öncesi sessizliğim
Yüreğimde kabaran med cezirimsin

Hadi artık yağmur olup yağsan
Şü kara bulutları dağıtsan
İliklerime kadar ıslatsan
Seni sımsıkı boynuma sarsam

Baharda açan güller gibisin
Bakmaya doyamadığım hasretimsin
Sen benim kanatsız meleğimsin
Bir çare ömrümün tek gülüsün
Kemal Özdemir


fadedliver 8 Eylül 2009 21:39

Temizlik yaptım bugün...
Hem de tüm benliğimde

Bütün kaslarımı, sinirlerimi, kemiklerimi hatta kanımı bile temizledim.


Kırgınlıklarımı dışarı çıkardım ilk önce.
Görmenizi isterdim.
Nasıl da çok yer kaplıyorlarmış,inanmazsınız.
Bağışlamayı yerleştirdim yerine özenle.
Titizlikle her birinin üstüne ektim tohumlarını.
Her yere, görebildiğim, göremediğim her yere serptim.
Atarken kırgınlıklarımı, bakmadım neydi onlar diye.
Gelecek geçmişten çok daha fazla yaşanası.
Bakmadım, merak da etmedim.
Bağışlamayı ekerken tekrar kırılmaktan korkuyordum belki.
Kıskançlığımı çıkardım.
Meğer ben ne az kıskançmışım.
Çok kolay oldu.
Sevindim.
Sanki kaybetmiş bir eşyamı bulmuş gibi oldum.
Çok şükür ki kin ve nefret yoktu yüreğimde.
Nasıl temizlerdim hiç bilmiyorum.
Sıra korkularıma gelmişti.
Çıkarmaya bile korktum önce.
Ne de çok alışmışım onlarla yaşamaya.
Bunca acı ve endişeye nasıl alışılır,
İçten içe bir sevgi nasıl duyulur anlayamadım.
Yerini,toprağını sevmiş mor bir menekşeydiler.
E... ne de olsa iyi bakmıştım onlara.
Her gün yeni yeni korkular ekleyip,endişelerimle sulamıştım.
Mutluluklarımı, ümitlerimi ne de çok ihmal ettiğimi anladım o an.
Bu ilgiyi onlara verseydim, her gün onları düşünüp birer umut daha ekseydim; almadan verip, beklemeden sevseydim.
Her şeyden önce içimdeki gücün ve sevginin daha fazla farkında olsaydım, böyle bahar temizliklerine ihtiyacım kalmazdı.
Çok zorlandım korkularımla.
Birbirlerinin içine halkalar misali girmişlerdi.
Kenetlenmişlerdi adeta.
Ama onları da sevgiyle çıkardım.. ve onları yaşamaktan,hem de bir zamanlar bir kabus gibi yaşamaktan, pişmanlık duymadan çıkardım..
Kızsaydım onlara, bağırıp çağırsaydım. yine dönüp dolaşıp geleceklerini biliyordum.


Temizlik yaptım bugün..
Bahar temizliği.
Neşe ektim, hoşgörü, güven, sevgi ektim..
Almadan vermeyi, sevilmeden de sevmeyi, paylaşmayı ektim..
Korkusuzlukları ektim alabildiğine...
Saatlerce ektim korkusuzluğu...
Mutluluk ektim, doğallık.
Sonsuzluk...
Bağışlama ektim.
Sevgi ektim her hücreme.
Coşku, heyecan, sessizlik ektim.
Tüm güzel fikirler sessizken geliyor bana...
Kabullenme ektim.
Baş eğme değil.
Olduğu gibi kabullenme...


arwen 8 Eylül 2009 21:49

Yürümeliydik denizlerin üstünde
Bütün ışıkları süzüp gözlerimizle
En derin kuytularda
Söndürmeliydik
Olsun güzelim
Olsun
Benim göz yaşım
Bu bitmez yağmurlar olsun
Oysa ne çok sevdim seni
Ne çok özledim
Ne çok kızdım
Şimdi bütün yollarım tuzak
Ve sana hasret gözlerim korkak
Sırtımda hançerin
Ellerim
Ellerim senden uzak...
Ulaş Işık


fadedliver 8 Eylül 2009 23:47

Kayıp şehirlerin
Karanlık sokaklarında çaresiz kaldım
Ayaklarımda umudumun ağır prangaları
Ellerimde yokluğunun kelepçeleri
Kimselerin bulamayacağı bir yerdeyim
Sendeyim
Sana en az pencerene gelen bir serçe
Yolda gördüğün bir çocuk
Sahilde tek başına oturduğun bir bank
Gizli gizli ağladığını gören bir ayna
Ellerinden dudaklarına değen bir sigara
Üzerine alelacele giydiğin bir elbise
Uyumak için
Ellerinle bir sevgiliyi sardığın gibi sardığın bir yastık
Gözlerine düşen uykusuzluk
Okuduğun bir kitap
Canını sıkan bir insan
Öpülesi dudaklarınla ısırdığın bir erik
Ve hep beklediğin
Hayallerini süslediğin o sevgili kadar yakın olmak istedim
Biliyorum ben sana dokunamadan
Avuçlarında bir hayatı tadamayacağım
Biliyorum
Sensizliğin karanlıklarında şiirler yazıp
Her şeye rağmen içimde yaşayacaksın
Senin yerin orası biliyorum
Alıntı


Misafir 8 Eylül 2009 23:57




?
Ne zaman yüzüne baksam
yalnızlığın o mutlu gerilimi

O öksüz göl hızla derinleşir
biliyorum, acılarım hiç bitmeyecek, bu öyle bir
yeşil

Ne zaman gözlerinin içine baksam, biliyorum
ikimizi de aşar, o kapının ardındaki masal
bense yüreğimin bu hallerinden korkar, kalırım
bir hız trenine bindirilmiş küçük bir çocuk gibi
geçip giden yüzlerine bakar kalırım

Ömrün kısalığı çarpar camlara
ateş hızla yayılır içerilere

Akşam olur, evler dolar boşalır
acıyla erir, yüzüne aşık çocuk

Ne zaman gözlerinin içine baksam, biliyorum
İkimizi de aşar, o kapının ardındaki masal.



arwen 9 Eylül 2009 22:32

Gözlerine Bakarken




Gözlerine bakarken,
Güneşli bir toprak kokusu vuruyor başıma,
Bir buğday tarlasında,
Ekinlerin içinde kayboluyorum..
Yeşil pırıltılarla
Uçsuz bucaksız bir uçurum,
Durup dinlenmeden değişen ebedi madde gibi
Gözlerin,
Sırrını hergün bir parça veren
Fakat hiçbir zaman
Büsbütün
Teslim olmayacak olan..
Volkan Tekin


fadedliver 9 Eylül 2009 22:45

Yüreğim sızladığı zaman
Gece yarılarından sonra,şafaktan önce
Bilmediğim bir istasyondan,bilmediğim bir müzik geliyor kulağıma:
Uzak
vahşi
Karanlık...
Gece denizleri gibi bir müzik,
Batık gemilerli gece denizleri gibi bir müzik,
Çağırıyor,çağırıyor beni durmadan
Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim.

Yüreğim sızladığı zaman
Duvarları banka afişli çok eski bir şehrin Cumhuriyet Caddesi'nde iki tüfek bir kelepçe,
Tüfekler garip garip
Kelepçe garip...
Öyle beter
Öyle çamur
Bir yaprak döne yuvarlana,
Bir akarsu bata çıka...
Koşuyor koşuyor bir kadın kelepçenin ardından
Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim.

Yüreğim sızladığı zaman
Bir kara tank çıkıyor bir ağıttan,bir filmden,bir savaş romanından çıkıp yürüyor sevgilerin,özlemlerin üzerinden.
Aşkların,umutların,oyuncakların,küçük emeklerin,büyük kaygıların üzerinden geçip gidiyor.
Su gibi ilerliyor yangın
İşliyor kıtlık karanlığı
Ölüler birden bire şarkılaşıp
Virüsler bakteriler
Bütün dilleri birden konuşuyor herşey.
Çırpınıyor yerde bir damla kan
Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim.

Yüreğim sızladığı zaman
Kör bir çeşme başında kör bir kadın geliyor gözlerimin önüne
Bütün iplikleri bütün iğnelere takıyor da
Ne iplikler bitiyor,ne de iğneler.
Götürülmüş oğluna mı
kaçırılmış kızına mı
Geçen günlerine mi
Unutmuş neye ağladığını
Ağlıyor,aranıyor
Aranıyor,
Bıkmadan
Bilmeden
usanmadan.
Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim.

Yüreğim sızladığı zaman
Ciğerlerime çekerken kötülüğü,
Ellerimle dokunurken kötülüğe,
Ayaklarıma dolaşırken kötülük,
Şu taşı şurdan alıp şuraya koymamanın pis bunaltısı geçiriyor tırnaklarını gırtlağıma.
Kokuyor işyerleri
Kokuyor günaydınlar.
Ne varsa verilmemiş,
Alınmamış ne varsa;
Edilmemiş söz,
Patlamamış öfke,
Uyutulmuş ne varsa
Ne varsa kokuyor birden bire
Ve kayıyor bir şey parmaklarımdan,
Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim.

Yani ben dört mevsime bölerek bu yürek sızısını,
Günlere,saatlere bölerek bu yürek sızısını,
Sokağım,kentim,vatanım sanarak bu yürek sızısını,
Bir yaprağı durmadan işliyorum bu ölümsüz ağaca.

Günlere,saatlere bölerek bu yürek sızısını...

Hasan Hüseyin Korkmazgil


arwen 9 Eylül 2009 23:03

Tutkulu dudaklarının
Beni yavaşça büyüleyen
Yakan, o tatlı-ürkek sıcaklığında

Öpüşlerinin ıslak ateşini duyarım
Hayal ettikçe, düşündükçe seni hâlâ

Gökkuşağı renkli, kalleş düşlerimin
Yitip gidiveren o yalan dudaklarında
Nizamettin Esen Haymanalı


arwen 10 Eylül 2009 23:07

Seni O Sandım




Bir yerlerde durmuş
Beni gözlemektesin..

Sevilmek güzel şey,
Öyle değil mi?

Benden her an
Bunu beklemektesin...

Karşılıksız aşk
Kalbe gömülür oysa,

Kalan sadece sevgidir,
Bunu bilesin....

Aşk bitti,
Sevgi kaldı bende...

Biraz düş,
Biraz ümit,
Hepsi sona erdi..
Tükendin bedende....

Bir anlık nefse daldım,
Sonunda uyandım.

Asıl aşk O'naymış,
O'nu sen sandım.....
Nil Yıldırım


fadedliver 11 Eylül 2009 00:14

BİR FOTOĞRAFA...
Karşımdasın işte...
Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.
Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.
Tıkandığım o an,
elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.

Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.

Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
bitti artık hepsi...
Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
Bakış açım belli oldu yine.
Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
Dağlara çarptım her esişimde.
Yollara küfrettim her gidişinde.

Demiştim sana hatırlarsan:
"Önemli olan
'zamana bırakmak' değil,
'zamanla bırakmamak'tır..."
Şimdi bana, geçen o zamanın
Unutulmaz sancısı kalır.

Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...
Alıntı


ahmed 11 Eylül 2009 00:17

Nasıl Dolmasın Gözlerim



Gözlerim doldu yine
Açılmak üzere musluklar
Tutamıyorum kendimi
Gördükçe acı manzara resimlerini
Doğuda kardeşlerim şehit olmuş
Hainler kalleş pusu kormuş
Baba ocaklarına matem koymuş
Ağlıyor analar ağlıyor babalar
Yükseliyor feryat figanlar
Nasıl dolmasın gözlerim
Musluklar nasıl açılmasın
Ölenler benim kardeşlerim

Bu akşam hüzün doluyum
Sağ yanım acı çekiyor
Sol yanım ağlıyor
Nasıl rahat uyuyayım ben
Türk evladı kardeşlerim şehit olmuş
Yüreklerimiz yanıyor


Hüseyin Önder


fadedliver 11 Eylül 2009 00:24

**Adı duyulmamış çiçekler**
Bir şiir yazılsın sayfalara
Farklı olsun
Kelimeleri, hayalleri
Bir başka dünyaya
Sarsın, götürsün

Sızsın yüreğimin derinlerine
Tazelesin umut çiçeklerini
Defnetsin kapkara renkleri
Büyütsün gönlümde
Adı duyulmamış çiçekleri

Gözyaşları inci saçsın
Kelimeleri harf harf
Melekleri yumuşatsın
Bir şiir yazılsın sayfalara
Dünya sarılsın cana

Hayallerinin farkıyla
Zarif üslubuyla
Can katsın cana
Farklı olsun ki
Gerdanlık yapayım boynuma.

Veda ediyorum, hiç duyulmamış küfürlerle!
veda ediyorum
yıldız düşmeyen zeytin kokulu gecelere
zifiri karanlık sarılı
yolunu kaybetmiş talihsiz ay dedeye..

acımadan toprağa saplanmış diğren misali
yapışıyorum
küf kokulu kavak dalına
uzanıp gidiyorum birlikte
veda ediyorum
daha dün tohumlandığım
kırılgan köklerime..

onluk çivilerle çakılıyor dört bir yanım
acıyor kazınmış budaklarım
hızar gürültüsünde çalınıyor şarkılarım
yontuluyorum
maharetli bir marangoz çırağının ellerinde
mengeneyle sıkılıyorum..
veda ediyorum
çekiç gürültüleri arasında
sırtıma vurulan ah dolu darbelere..

çarpışıyor birbiriyle bulutlarım
dağılıyor gökyüzünde damlalarım
terkedilmiş sevgilinin saçlarını ıslatıyorum
siliniyorum
elinin tersiyle fırlatılıp atılıyorum
veda ediyorum
gök gürültüleri sonrasında
kopan kızılca kıyametin tam ortasında..

iki el arasında rahmetle yerimi alıyorum
merhametle sıvazlanıyor yüzüm
üstüme atılan tonlarca toprak altında
titriyorum
umutsuz bakışlarıma
son bir duayla yalvarıyorum
veda ediyorum
gözlerinden yansıyan ay ışığında
söyleyecek tek bir söz bulamıyorum..

veda ediyorum
dilime doladığım hiç duyulmamış küfürlerle..
lambaları sönmüş sokak başlarında
bağıra çağıra beddua ediyorum..


ener 11 Eylül 2009 11:17

senın ıcınde nefes alıyorum


gulumse sevgılım sadece gulumse

ben yoken bıle gulumse sana sozum yok

askım ebedı degılım dunyada

varlıqınla mutlu olan ben yokluquna nasıl alısacam

sana ole tutarsızca baqlınmısken bu

bagları nasıl koparacam

ben herseyı sneın ıcın yabıorum askım

nefes alırken bıle ıkı kes alıorum

havayı ıcıme bırı senın ıcın

bırıde ıcımdekı sen ıcın sen yokken

komadakı hasda gıbıyım kalbı atan ama hıc

bır yasam belırtısı gostermeyen benı yasama ve

hayata baglıjaktek ksı var oda kım mı_?

onun ııcn nefes aldgım ksı


Alıntı






arwen 12 Eylül 2009 20:25

'Seni Bende Yaşatıyorum Çoğu Kez'



Nisan…
artık yağmurlarda başlıyor
gece bitmeden önce
alacakaranlık avuntularım sarmaş dolaş
incinen yanlarım artık cezbetmiyor beni
asık yüzüm geçmişin ân’a yansıması

aysız gecelerde kıvranan yazmak arzusu gibi
yakama yapışmış ayrılık uykusu gibi
sersem,ağlamaklı duruşum
yanağımdan süzülen her damla Seni çağırır
bendeki Sen ayakta tutar kimsesizliğimi

karanlık tarafıma gidiyorum

aksesuar gibi bir kişilik
bulutlar gökyüzünde asılı sanki
içimin güzellikleri kazındı spatulayla
ve siyahın tonlarına boyandı yeniden
yalnızlığın rengine…
gün gün ömrümü yiyorum
artık savruk günlerin ihatasındayım
bir senfoni edasında çığlıklarımdan yükselen sesler
dilsizliğimin seferberliğinde kenetlendi kelimeler
Gecenin büyülü gizemine vuruyorum kendimi
dilime avuntu türküleri doluyorum
ağlamak yaşları biriktiriyorum gözlerimin deltasında
ruhumun hazan örtülü uçurumlarında med-cezirlerimi
gizliyorum
her geçtiğin duraklara “Sen” numaralı otobüsleri
görevlendiriyorum
dağları ve taşları sürüyorum Senli düşlerime
yüzümde yansıyan gülüşlerine asıyorum yelkovansız saatleri

aklımdasın şu an,
zamanın akışkan kanında buluyorum Seni sıcacık
Seni içimin duvar diplerinde çoğaltıyorum
nefesinle sürüp,atıyorsun içimdeki gizemli yalnızlığımı
öyle çoğalıyorsun ki yüreğimde,Seni benle karıştırıyorum
Seni bende yaşatıyorum çoğu kez
Sende beni yaşat/ıyormusun..! ?


Süleyman Altunbaş


ahmed 12 Eylül 2009 22:55

Hayallerim Seninle Yok Oldular



Bir seni sevmiştim,yalnızca seni,
Onca güzelin içinde seni seçmiştim,seni,
Umutlarımı,hayallerimi senin üzerine kurmuştum,
Seni mutlu edebilmek için vermiştim tüm hayallerimi.

Sen ne yaptın!Bütün hayallerimi yaktın, yıktın,
Kullanılmış bir yırtık çorap gibi sokağa attın,
Söyle ne yaptımda benden böyle tez bıktın,
Madem sevmeyecek,hayallerimi yıkacaktın,
Niçin yalancı gözlerinle gözlerimin içine baktın.

Ne istedin benim damla kadar olan yüreğimden,
Yaşama hayata umut dolu bakan hayallerimden,
Sana ne yaptımda kopardın beni sevdiklerimden,
Şimdi çokmu mutlusun yaptığın iğrenç ihanetinden.

Sanmaki yaptıkların gelir seninle birlikte mezara,
Hesap vermeden kolay kaçamazsın böyle hizana,
Yakanı bırakmaz hayallerim girsende kara kazana,
Sitemim yalnız sana değil senin gibi vefasız olanlara.


Halil Evren


Misafir 13 Eylül 2009 23:43

S

Küs Çiçeği

diller mi vefasız yürekler mi
gömüt taşına mı yazılacak
zamansız kayboluş
şiirlere karıştı sevdam
unuttum
günleri külrengi yolculukta
gelirsen
bulacaksın gücenmemiş şiirlerde
kıpırdamayan akrep de
yelkovan da
şiirlerimin gizli öznesi
ilkyaz tufanımsın
gidersen eksilirim

sanma aşkların mevsimi
binlerce renk
çökerken sisleriyle gökyüzü
yüzüne
yangın yerine çevrilen eylem
su kuşunun belirsiz serüveninde
noktalama imleri dolaşır
sokağında

sen bana dokun
anılarıma dokunma
sen bana dokun
yüreğime dokunma
konuşurum
susarsın
sustukça
içimde isyan
yoruldum
sevgimi taşımaktan
sanık dillerimdi
gelmek istesem
yeminin gölgemdi
hoşçakal demedim
savunmanı üstlendim
gönül bahçemde
gülüyorsun
ateş böceği gibi kayboluyorsun
bir aşk daha karışıyor
tarihin sararmıuş sayfalarına
yalnızım

çırılçıplak kaldım sevdam da
aşkın onuru yokmu dünyada
bıkkınlığım yok ne de ihanet
hain deyilim korkak hiç deyil
kim bilir kimse sormasa da adımı
hatırlamasa da ırmaklaklarda yüzümü
desinler ki
denizdeki balıklar gii heyecanlı
desinler ki
aşkın örülmemiş dili
sevdamı boğsada ellerin
yüzümde ilkbahar sevinci
ekiyorum düşünceme yıldızlar
aşk rüzgarlarına savruluyorum
ya sen hangi rüzgarlara
küs çiçeği

ey! beyaz günlerimin ışığı
karanlığı aydınlat
kini nefreti at gel
dola saçları saçlrıma
çözülmüş gözlerinle gel
kaçışın:yitiriş
kaçışın:yok oluş
kaçışın: aşkın alaborası
sen hayatımın sevdası
doığrumda yanlışımda olsan
konuşturuyor
yüreğim beni

bak! yaşlanıyor gençliğimiz
alıp götürüyor yıllar
bakarsın aniden gelir ayrılık
ne adın kalır
ne de sevdan


saniye gündüz yıldırım'ın GÜNEŞ AY YALINAYAK adlı şiir kitabından(Makedonya,Gürcistan,Moldova'da yayımlanmıştır şu anda arapçaya çevirisi yapılmıştır.)

Saniye Gündüz Yıldırım




(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.


Küs Çiçeği - Saniye Gündüz Yıldırım
şiirini Facebook arkadaşlarınız ile paylaşmak için tıklayın
PAYLAŞ







puan
9,7
(40 kişi)



yaz | oku








--------------------------------------------------------------------------------





Elam beğendiğim şiiri gönderiyorum çok güzel şiir.tüm hüzünlü aşklar


arwen 14 Eylül 2009 21:07


Gözlerindeki hüznü göremez kimse
İçin için yaşadığın hayatı sorgularsın
Sevmekten bile korkuyorsun bilirim
Ama ben seni herşeye rağmen severim

Sevdiğine yürekten sahip çıkarsın
Gördüğünde sarılışınla içine sokarsın
Ferhat gibi dağları delmezsin ama
Sevdiğini üzmemek için kaçıp gidersin

Hep kırıldı hayallerin coşarken
Kendine ettin hep başkası yüzünden
Konya sana dar geldi nefes alamadın
Senin için yanan o yüreğe kıyamadın

Sana hep kıydı birileri tutarsızca
Hayatını zindan etti kadını birisi
Alkol alsanda bitmez derdin içinde
Senin derdine çare benim

İnsanlığın yeter seni sevmeye
Sinirin ardır derdin çok
Anlayanın yok sanırsın anlatamazsın
Bu hayat geçer bir bakarsın yanlızsın.

Üzüldüğüne dayanamazsın seni sevenin
Meraktan çatların nasıl diye
Sen onu üzdüm sanırsın
İnsanlığın yeter seni sevene

Bir içten aşkım değişin var ki
Yada bir sarılışın ömre bedel
Hayatı boyunca gülmese biri
Senin yanına gelmesi yeter

Ben sende öğremdim gülmeyi
Sen ferhat'ın ben şirin'in
Böyle aşk kalmadı derler
Ben sevmeyi sende bildim

Uzak şehirdesin sevdiğim bana
Ama kalbimdesin bunu unutma
Mutluyum seni tanıdığıma
Dualarım hep yanında SENİ SEVİYORUM

Nebahat Çakır


reyan 15 Eylül 2009 01:55


SUSUYORUM ARTIK...

Ruhumu yırtan çığlığı
Boğazıma düğümledim,
Dudaklarımda kendi diş izlerim..
Bu yüzden gri şehrin üzerinde sonbahar
Kızıl alevlerle yanıyor
Dudaklarım kendi diş izlerimden kanıyor
Sustum! ! ! ! ! ...
bırak kalsın içinde sonsuzluk
yazma anlatma kirletmesin kimse
konuşma kendine sakla sadece
gözlerine baktığında içini görecek biri gelene dek sus...

Söylediklerimden çok sakladıklarımda
Saklıyım...
Ve gizlediklerimde gizliyim...
Beni anlamak için;
Konuştuklarımdan çok ....


alintidir

__________________


Mormenekşem 16 Eylül 2009 00:10

İhtiyar Çingene
 
İHTİYAR ÇİNGENE

İhtiyar çingene, baktığın falda
Sevenler bahtiyar olur demiştin
Bir sabah terk edip gittiği halde
Gecikmez, üç vakte gelir demiştin

Yüzünde sanki nur tanesi vardı
Teninde mehtabın haresi vardı
Hani ya bu derdin çaresi vardı
Güzeller edalı olur demiştin

İhtiyar çingene, dinmedi sızım
Bir ceylan gözlüye geçmedi nazım
Hadi kır fincanı, kalmadı lüzum
Cemreler düşmeden gelir demiştin

Yalan mı söyledin küstü mü fallar
Dağlar mı devrildi çöktü mü yollar
Dalında bitmeden kırmızı güller
Bülbüller ötmeden gelir demiştin

Hıfzı Altümsek


arwen 16 Eylül 2009 21:46

Bu sabah kalkıp baktım
sonbaharın geldiğini hissettim içimde,
durgun yüreğim başkalaştı,
hüzün vardı,bir gariplik vardı burukluk vardı.
sessizlik sukunet vardı yüreğimde,
fırtınaların yakında çıkacağını hissettim,
acıların hüzünlerin yaklaştığını hissettim,
içimde,
o güne kadar hiç hissetmediğim kadar hissettim,
hem de,
en derin kuyuların kazıldığını,
hissettim, içimde.

Ürpertici alevler gördüm bu sabah,
ışıklar doğuran,
kaçışan kara bulutları gördüm yıldırımlardan,
kızgın sinirli kıvılcımları gördüm bizleri yeri göğü korkutan,
ve burukluk hissettim bu sabah içimde.
ve sonra boşalan bulutları gördüm,
delicesine çılgıncasına,
insanların oradan oraya kaçıştığını,sellerin sokaklardan aktığını
gördüm bu sabah,
ve sonra ağaçlara baktım dayanmaya çalışan,
yaprağını birer, birer dökmeye başladığını gördüm erkenden,
öksüz kalan yaprağından yoksun bazı ağaçları gördüm,
bu sabah ben.

Güneş her zamanki gibi doğmamıştı,kızıl değildi dağlar,
yoktu yerinde güneş,
dağlar dün sabahki gibi kızarmamıştı,sisliydi kızıl dağlar sisliydi,
alaca karannlıktı düne kadar o mavi olan gök yüzü,
bir burukluk bir hüzün vardı,
bu sabah, yüreğimde.

Her gün sabah olduğu gibi cıvıldamıyordu artık,uçup durmuyordu,
ağaçlardaki neşe dolu küçük kuşlar,
sinmişti onlar da kanatları ıslak,yürekleri parçak
sığırcıkların döndüğünü gördüm,
elektirik tellerinde sıra sıra,ardıçlarda toplanan,
yoktu evimin bacasındaki yuvalarında artık leylekler,
ve çayırlarda otlayan allı turnalar,
onlar geceden yada erkenden göçüp gitmişlerdi anlaşılan,
düne kadar gördüğüm, leylekler o allı turnalar,
kimbilir hangi bilinmez hangi bilinmez uzaklara gitmişlerdi.
yokluğunun acısını hissettim,
bu sabah içimde.

Bir başka başkaydım bu sabah,
düşündüm,
ne olmuştu da yoktu bu sabah güneşe,
o pırıl,pırıl olan düne ne olmuştu bu gün de yoktu,
kış değil,yaz daha yeni bitmişti,
yoktu işte baktım bu sabah güneş.
o yakıp kavuran kızgın güneş o gün kayıbdı bu sabah,
siyah gri bulutlara o esir mi düştü diye düşünürken,
bu gün esir miydi ne?

Erken başlamıştı, erken gelmişti son bahar,
ağaçlarında yapraklar erken başlamıştı sararmaya,
erken başlamıştı, dallardan onlar bir,bir dökülmeye,
dirense de hala bazıları hala dalında,
rüzgarlara, yaklaşan mevsime yaklaşan güze,
belli ki yorgundu, onlar da yorgundu.
hastalıklıydı ve cılızdı, onlar yaşamaktan bıkmış ve yaşlanmıştı da
belki, onlar da mecburdu ölüme dökülmeye,

ölümler en çok son baharda olmuyor mu saten,
Allah’ın koyduğu, doğanın kanunu değil mi bu.

O sararan yapraklar,
o dallarını yalnız bir gün öksüz ve yalnız bırakmamaya,
mecburdu yine de,ama biraz erken bitmişti yaz,erken gelmişti güz,
kararlıydılar sanki sımsıkı sarılırken dallarında hasta yapraklar,
düşmemeye ve erkenden sararıp ölmemeye dökülmemeye,
çiğnenmemeye, uçuşmamaya yerlerde sürünmemeye,
ve kuru birer çiğnenen gazel olup,
çiğnendikçe, garip sesler çıkaran insanın yüreğini sızlatan,
gazel yığınları olmamaya.

Öğlen yaklaşmıştı,ve aralandı,
ve izin verdi siyah o gri bulutlar artık,
yağmurunu boşaltmıştı ama, hala dolaşıp duran o siyah olan bulutlar,
ve göründü o kayıp,
esaretten kurtuldum diyen, soluk benizli güneş,
yüzünü göstermeye başladı, arada bir bulutlardan,
ama hali yoktu, gücü yoktu! kimseyi, yeri! göğü! ısıtmaya,
ortalığı daha birkaç gün öncesi gibi kızartmaya,
temmuz ağustosda yaptığı gibi, yakıp yıkıp kavurmaya.

Bu defa, dayak yemiş gibiydi,
yorgundu ve hastalıklıydı güneş,
ve benim gibi üzgündü, yaklaşan sonbahardan ve sonrası kıştan,
o solgun güneş.

A.Yüksel Şanlıer


BiRuMuT 18 Eylül 2009 03:50

Seni Sevmek

Seni seviyorum,
Cunku,
Her sabah kalktigimda
Yasamak için tek neden,sen varsin
Fakat seni sevmek için binlerce nedenim var.

Seni seviyorum,
Cunku,
Bu siyah beyaz dunyada tek renk sensin,
Bir ressamin fircasindan cikmis gibi.
Ama alalade bir renk degil,
Gokkusaginin her tonunu gölgede birakan bir renk.

Seni seviyorum,
Cunku,
Bu soguk gunde icimi isitan bir esinti gibisin.
Hafiften esiyorsun,
Iliklerimi isleyerek.
Sonra da kaybolup gidiyorsun,
Daha nereden geldigini anlayamadan.

Seni seviyorum,
Cunku,
Seni sevmekten baska bir sey gelmiyor icimden.
O kadar dogalki bu duygu
Ruhumun derinliklerinde,
Sanki dogdugumdan beri var.
Sadece ortaya cikmak icin seni bekliyordu.

Seni seviyorum,
Cunku,
Sensiz bir yasami artik dusunemiyorum.
Sensiz bu kuru dunyada yasamaktansa,
Olumun soguk nefesini opmeyi
Bir daha hic seni gormemektense
Hayata arkami donmeyi tercih ederim.

Seni seviyorum,
Cunku,
Ne zaman bir ask siiri duysam,
Misralardan sen akiyorsun.
Ne zaman eski bir sarki gelse kulagima,
Gitar telleri arasindan suzulen notalar,
Seni getiriyor bana.

Seni seviyorum,
Cunku,
Sen hep benimlesin.
Gozumu kapatmam yeterli seni gormem icin.
Tatli narin tenini...

Seni seviyorum,
Cunku,
Belki de ilk defa bir kadinin kokusu beni cilgina ceviriyor
Icimden Odyseus a turku soyleyen deniz kizlari da
Onu ayni kokuyla bastan cikarmaya mi calistilar acaba diyorum.

Seni seviyorum,
Cunku,
Gozlerinin icindeki binlerce yildiz,
Gecenin karanligini delip geciyor.
Bana bakaraken kendimi yildizlara tepeden bakiyor gibi
hissediyorum
Seni seviyorum,
Cunku,
Benligim sana ait.
Sen onu burusturup cope de atabilirsin,
Kalbine yakin bir yere de koyabilirsin.
Tanrim!
O kalbine yakin sicak yerde olmak istiyorum.

Seni seviyorum,
Cunku,
Sen sensin.
Ama sen beni
Ben oldugum icin seviyor musun?
Onu kim bilir.

Seni seviyorum
Cunku,
Seni sevmeyi seviyorum.
Seni koklamayi seviyorum.
Sana dokunmayi seviyorum.

Seni seviyorum,
Cunku,
Saclarin ellerimin arasindan kayip giderken,
Dunyadaki cenneti bulmus gibiyim.
Bir an elimde tutuyorum o cenneti.
Bir an sonra belki de
Tamamen ellerimden kayip gitmis olacak.

Seni seviyorum,
Cunku,
Ben hic bir kadin icin siir yazmadim,
Bu hep tuhaf gelmisti.
Ama simdi
Senin icin siir yazmamak tuhaf geliyor.

Seni seviyorum,
Cunku,
Icimde bir umut var.
Bu siiri belki basucuna koyarsin.
Kimbilir belki yanina da kirmizi bir gul...

Seni seviyorum,
Cunku,
Tanri cicekleri yaratirken
Seni de onlarla beraber yaratmis
Papatyadan guzel,
Zambaktan asil,
Manolyadan tatli,
Gulden daha guzel kokulu.

Seni seviyorum,
Cunku,
Guzelligine melekler imreniyorlar.
Dunyada ise,
Olumluler arasinda
Galiba bir tek benim gibi bir iki sansli
Onu farkedebiliyor.

Seni seviyorum,
Cunku,
Olene kadar
Yokolana kadar
Seninle olsam,
Bu herhalde bir ceza gibi gelir,
Daha cok senle olamadigim icin.

Seni seviyorumi,
Cunku,
Senin tarafinan sevilme fikri bile
Bir insani hayati boyunca mutlu edebilecek kadar guzel ve asil.

Seni seviyorum,
Cunku,
Seni anlatmak icin misralar yetmiyor.
Dusunuyorum bir kis gecesi bunu yazarken,
Acaba kac sair onun guzelligini anlatmak icin
Binlerce misra yazdi.

Seni seviyorum,
Cunku,
Senin gulumsemen gunesin dogusu gib,
Insana herseyi unutturuyor,
Sadece seyredip tadina varma hissi uyandiriyor.

Seni seviyorum,
Cunku,
Bu kadar nedenden sonra bile
Seni ne kadar sevdigimi anlatamadim...

Utku Erdoğdu


arwen 24 Eylül 2009 20:51

Düşlerimde Seviyorum Seni




Bahar şarkılarında duydum sesini
İnliyordun derinden derine
Gün gibi ağlıyorum sesini duyunca
Gel diyorum gelmiyorsun sevgilim

Gel diyorum gelmiyorsun sevgilim
Gözlerim gözlerine uzanınca
Yıldızlar yakıyor yüreğimi
Düşlerimde seviyorum seviyorum seni
Turgut Çakır


ahmed 24 Eylül 2009 22:02

Sadece



Hani kafana ilk damla düşmeden yağmur yağdığını anlamazsın ya
Aşk işte kafana dank etmeden anlayamıyorsun
Onu ne kadar seversen sev kıymet görmüyorsun
Aptal olduğun kadar aşıksın hepsi bu
Sadece farkında değilsin

Onun için ne düşündüğün kimsenin umrunda olmaz senin kadar
Sevdiğin kadar üzülürsün
Verdiğin değer kadar kırılırsın
Sadece farkında değilsin

Hayat için endişelenme
O sensiz de yapabilir ama sen onsuz yapamazsın
Bu onun umrunda mı peki ?
Tabi ki hayır
Hiç olmadı ve hiç olmayacak
O hiç senle olmadı
Sense hiç onsuz olmadın
Sadece farkında değilsin


Ertaç Ermiş


reyan 25 Eylül 2009 21:14

Bir Ömür Boyu Senindim Hani ?
Masalımızla büyümüştüm ben ,
Masal B İ T T İ
Gerçek vurdu yüzüme gidişinle
AYRILIKtı o gerçek..
Ayrılıktı seni benden çalan !






`




Senin Hakkındı Yüreğimin Yarısı !
Sen olmalıydın yanımda
Senin kokunu içime çekmeliydim
Sen tutmalıydın benim ellerimi
Ben Bakmalıydım gözlerine
Sen sevip sarmalıydın beni
Sen sevmeliydin .
Ben sevmeliydim .
. . .




Sonsuzluğa inanmıştım ben seninle
Son’dun , Sonum’dun ..
Bu da bir yalanıymış hayatın ,
Sen gibi..
İnanmıyorum artık hiçbirşeye…
Ne Sana , Ne de Sonsuzluğa !
Ve Sevmiyorum Kimseyi , Seni sevdiğim kadar ...







Sen süzülüyorsun gözlerimden ağladıkça !
' Geçmişimiz ' süzülüyor...
Benim unutamadığım , senin hiçe saydığın geçmişimiz



!


Ve
Adını fısıldıyorum yüreğime usulca
Duymasın kimseler , bilmesinler seni unutamadığımı !
Yüreğim de başlıyor ağlamaya !
Duydu ya adını , onun da canı yandı !
Sevmezdim Zaten Sonbaharları . . .
Rüzgarlıydı , gözlerime hep toz kaçardı..
Bilemezdim ki
Ayrılık rüzgarı`nın seni benden alacağını . . .



aLıntı...


reyan 26 Eylül 2009 21:07

Ne yana baksam
Senin yüzünle karşılaşırım.
Hep bir şeyler vardır söylenecekhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Hep bir şeyler vardır
Gitme dedirtecek.
Hep bir şeyler vardır yaşam üzerine
Sevgim üzerine söylenecek hep bir şeyler
Ne zaman nedenleri düşünsem
Yalnız bir şeyin nedenini bulamıyorum
Neden sana bu bağlılığımhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Neden bu haykırışhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif bu özlemhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Neden sebepsiz yere ağlamalar
Neden?

Yalnız bunu sebebi yok hayatımda
Sen hayatımda bir anda oldun
Belirsizlikler içindehttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Kavrayamadığım bir şekilde başladın
Ve
Engel olamadığım bir şekilde bitiyorsun işte...


arwen 27 Eylül 2009 00:22

Seni düşünmek




ne zaman seni düşünsem
bir gemi geçer gözlerimden
kirpiklerime kış düşer
ne rüzgar eser ne dalga çıkar
bulutlar göçer şehirlerime
sormaz trenler istasyonlarımı
seni düşündüğümde
sensizliğim gelir oturur yüreğime
Nazan Yinanç(*)


ÖmÜrCeK 27 Eylül 2009 13:46

Gözlerinde harareti hayali suyun
Sıcaklığını geç getirdin tenimin soğuğuna
Geç kaldın ismini hatırlamama
Sabahları içtiğimiz çayı bile unuttum
Kaç şekerliyd isimit mi severdin,börek mi?
Geç kaldın güneşi yakan sabahlara
İhanetin erken başladı senin
Çekip gitmelerin
Acele suskunluğun teslim etmekti beni sensizliğe Sevdam hep ağır geldi omuzlarına
Dilin varmazdı söylemeye
Gözlerin saklayamazdı oysa
Ben yükün değildim ki
Yüküne omuz verirdim seninle
Elinden tutardım zor çektiğin gecelerin
Ben dayanağındım hani
Her zorlukta benide alırdın yanına
Bensiz sen yarımdın hani
Geç kaldı gözlerime gözlerin


BiRuMuT 28 Eylül 2009 10:53

Boşver be yaşı başı!
gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver?..
şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver?
koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,
gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama
gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.

Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
ama aklını kaybedecek bir aşk varsa avuçlarında,
bırak aksın yollarına.
yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın.
sen inan yüreğine,
hem ona geçmezse kime geçer sözün?..
büyü büyü… bak ellerin ayakların kocaman.
aklın da maaşallah yerinde,
e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
akıllı ol, yüreğin gelir peşinden,

Boşver yaşı başı,
aşk var mı aşk, sen ondan haber ver?
takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere.
o çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün,
atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir
kış günü, öl gitsin…
parayı pulu savurup,
bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır isteğin,
savrul gitsin…

Boş ver be yaşı başı, kim tutar seni kim,
kendi yüreğinden başka kim?.
Aklını al da öyle git,
ister bir duvara, ister bir od aya, ister kıra
bayıra vur da git.

Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle
bırakmadıkça birine.
O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,
seveceksen ve öleceksen uğruna…
yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa…
yaş 70′e gelse bile, hayat daha bitmemiş.
sen mi biteceksin?
çekeceksen bile bayrağı,
yaşadım ulan dibine kadar diyemiycek misin?

Can Yücel


ahmed 29 Eylül 2009 22:50

Zaman



Her karanlığa bir ışık oldun,
Benim içimi kararttın.
Ruhu besledin
İnsanı var ettin, yok ettin
Bir öncesine geçmiş, bir sonrasına gelecek dedin
‘An’ını yaşa derken bile yalan söyledin
Her duyguyu tattırdın
Hüzün bahçesinde yeşerdin
Mutluluk ağacını kuruttun
Hep vardın, hiç yoktun
Yaratıldığında belirsizdin
Gün geldi hiç geçmedin
Gün geldi hiç yetmedin
İhtiyacım var sana
Bu kez benim için aksan
Akarken geleceğe yoluma ışık olsan
Yaşadığım duyguların kararını verip
Beni bu yükten kurtarsan
Ah zaman..!
Bir kalem olsan, çizip atsan
Ne geçmişim olsan, ne geleceğim olsan
Keşke bir anda yok olsan...

Sedat Gez


fadedliver 30 Eylül 2009 22:32

Kim demi$ büyüdügümü..?
Daha cok kücügüm ben,
Bu yüzdendir günden güne sana daha cok muhtacligim,
Bu yüzdendir sevgine SIMSIKI sarili$larim,
Bu yüzdendir seni her gecen gün biraz daha özlüyor olu$larim.
Sana muhtac cocuk yüregim,
Sanadir bütün özlemlerim..
Ve bu yüzden bir tek seni beklerim.


arwen 30 Eylül 2009 22:45


Son Bakışım



İşte gidiyorum birtanem seni yüreğimde götürüyorum
Seni doyasıya koklayamadan doyasıya sevemedn
Özgür bırakılan sevgi selimizde boğulamadan
Seninleyken bile hep hasretini yaşadım
Seni çok sevdim canımdanda çok birtanem
İşte gidiyorum bakışlarını gözlerimde sakladım
Aşkınla yanan kalbimi avuçlarına bıraktım
Gül kokan nefesini nefesime kilitledim
Yine sensiz ve sessiz çaresizliğime döndüm
Bu hayatı sensiz yaşamak varmış kaderde anladım.



30 09 2009 Zeynep Eroğlu


ahmed 30 Eylül 2009 23:13

Özledim Seni Cok Özledim!



Bitmiyor geceler sabah olmuyor
Günes bile küsmüs
Illede dogmam birdaha diyor
Gecmiyor saatler
Zaman bitmiyor
Özledim canim özledim seni
Hasretligin hic gecmiyor...

Resmine baktikca gözlerim doluyor
Ismini andikca dudaklarim kilitleniyor
Bu can yanmis bir kere
Hala yaniyor...
Özledim birtanem cok özledim seni...

Hastayim derdime care bulunmuyor
Kararmis dünyam,isikta yanmiyor
Sevgilim nerede simdi?
Kimbilir ne yapiyor?
Görürseniz söyleyin ona!
Özledim onu cok özledim...

Nihat Yasul


fadedliver 30 Eylül 2009 23:31

Bir Gittin Dönmedin / Abdülhekim Koçin

Bu bahar karlarla yağmurlarla gel
Bizim burda susuz kurak bağlar var
Seni yâr etmezler bana sevgili
Aramızda aşılası dağlar var

Günler uzadıkça ömrüm kısaldı
Aklımı bu sevda bir yeldir aldı
Yıllar var gözlerim yollarda kaldı
Bir bilsen ardından nice ağlar var

Bir şarkıdır adın dilimde her dem
Bir tutkudur sevdan sensiz edemem
Gelmez isen ben bu yerden gidemem
Beni sana bend eyleyen bağlar var

Bir gittin dönmedin dünya güzeli
Ne sevincim belli ne gamım belli
Tekrar düşümdür bir tek teselli
Seni böyle tutan hangi bağlar var


arwen 1 Ekim 2009 22:47

Gidiyorsan Sus!
Canımı acıtacak her sözün,
Acımı kanatacak,
Kanımı akıtacak,
Biliyorum,
Ölümü aratacak...
Gidiyorsan Sus!
Sessizlik yakışır bu gidişe en çok
Ve Sensizlik
Herhangi bi gidişe
Bu saatte telaşa verme kalbimi
Ne olur
Gidiyorsan Sus!
Sebep bulunmasın acıma
Ve acılar
Sebep görmesinler beni adına
Gidiyorsan Sus
Sessiz olsun bu gidiş
Ve varsın sensiz olsun
Bu son BEKLEYİŞ
ama
Gidiyorsan Sus


aLıntı


arwen 4 Ekim 2009 15:35

Yoksun



Hiç yapmadığım şeyleri yapıyorum
Kimi zaman sessiz sokaklara dalıyor
Geziniyor yüreğim
Bakıyorum bomboş sokaklara
Serap görüyorum çöl misali sokağımda ve gülümsüyorum

Kimi zaman kalabalığa bakakalıyorum
Arıyorum hasretle özlemle ama sem yoksun kalabalıkta
Kimi zaman
Geziniyorum güzel diyarlarda
Eşsiz bucaksız mükemmelliklerde
Ama görmüyorum sensiz güzellikleri

Hiç yapmadığım şeyleri yapıyorum
Bazen hasretini nefes nefes içime çekiyorum
Özlemini gidermeye yetmiyor
İçimdeki yangını hiçbir şey söndürmüyor.

Hiç yapmadığım şeyleri yapıyorum
Gözlerim dalıp gidiyor karanlıkta
Ay dede pili bitmiş fener misali
Artık yaymıyor ışığını
Karanlıklarla baş başa bırakıyor beni

Hiç yapmadığım şeyleri yapıyorum
Çünkü yalnızım
Çünkü sen yoksun
Yüreğim, gözlerim senden yoksun
Hasretinden ölsem de biliyorum ki artık sen yoksun
Fatma Bacanak


arwen 4 Ekim 2009 20:44

Döngel şirin sözlüm
Döngel kömür gözlüm
Döngel melek yüzlüm
Dön gel dünyaya küstüm dön gel

Bazen yanıbaşımda olan
Bazen çok uzaklardasın dön gel
Bazen kanayan her yarama
Tuz basanımdın sen dön gel

Bazen yanan ateşin koru
Bazen köze dönmüşüyüm dön gel
Bazen bakışlarına donmuş gönlüm
Yanan ateşimsin içimde dön gel

Dön gel şirin sözlüm
Döngel kömür gözlüm
Döngel melek yüzlüm
Dön gel dünyaya küstüm dön gel
Savaş Yanık


Misafir 5 Ekim 2009 09:01

Nerdesin
Seni ben;
evliyalara sordum,
Kerbela çölündeki
susuzluktan yanıp kavrulmuş
on iki imamın çatlamış dudaklarına,
embiyalara sordum seni,
yetmedi
Zerdüşte
Nerdesin...?

Seni ben;
Musa'ya sordum,
Kızıl denizde boğulurken
kan-revan Hallac-ı Mansur'a
Kudüste oğlu için ağlayan
kutasal bakireye
çarmıhtaki isa'nın alnından sızan kana
yetmedi
hicret yollarında ağlayana
Nerdesin..?

Seni ben;
Mecnun'un görmeyen gözlerine sordum
Aslı için yanmış Kerem'in külüne,
Ferhat'ın, dağları un eden gürzüne
yetmedi
Kenan ilinde
bir kuyunun dibindeki yusuf'un
gözünden akan bir damla katreye
Nerdesin...?

Seni ben;
Nazım'a sordum
Bursa Cezaevinde
Piraye'nin hasretinden prangalar eskitirken
Ahmet abi'ye
yetmiş iki gündür bir hücrede
suyu çürütürken
yetmedi
Orhan Veli'ye
Ankara'da balık olmuş
rakı şişesi ararken
Nerdesin..?

Seni ben;
ölüm döşeğindeki
yüreğime sordum...
NERDESİN...?
Nehri Berdan


reyan 5 Ekim 2009 12:50

Bir Rüya Bir Saçmalık..

Adı rüya ama
kanmadım.
Uyansam boş,
nefes alsam nafile...
Onca pişman yılın ardından,
dünyaya küsüşüm gözlerinden...
Gelme demedim mi gecelerime!

Belki vardı, belki hepsi yalandı
ama gülüşümü koruyamadım.
Arka ceplerime, şah damarıma,
tırnaklarımın içine kadar pişman,
beklediğim duraklara bile yazdığım adına düşman,
cümle sonlarında sitemkar,
şehrin arka sokaklarında bir kaybolmuşum hala...
Kendine savrulduğum iç çekişlerin ardından,
kendime gelemeyişim,
kendiliğinden bir sen yüzünden.
Sabah olmuş, rüyalar yalanmış heyhat!
Kelimeler sadece kelimeden ibaretken bile,
sana yazacak bir senim bile yokken üstelik,
hala şiir yazıyorum,
hala kendimi hatırlamadım...
Nasıl bir aşksa, payıma düşen hep fazla!
Öde öde bitmiyor körolasıca!

Başımı aklıma dar ettiğin
tüm düşlerin düşüşlerinde,
bir kumarbaz cesaretiyle gelmişsem sana;
gitmek için değil,
gitme demen için değil...
Yaşamak lazımsa bazen,
bazen de sevmek lazımdır diye...
Belki hatırlatır sana diye...
Sadece beni sev diye belki...
Sanki sabah uyandığımda
yanımda olacaksın gibi...
Bir kadersizliğin baş harfi gibi...
Ne sen varsın oysa,
ne de ben şimdi yokolduğun yerde...
Yokluğuna bağdaş kurmuş,
öylece saçmalıyorum işte...








ahmed 8 Ekim 2009 21:48

Sen Ve Ben



Sen ve ben,
Bir sahneyiz siyah beyaz filmlerden.
Bir masalız gecelerde öykülenen.
Gölgelerin hüzünle dinlediği
Bir aşk hikayesiyiz,
Siyah ve beyaz gibi.

Sen ve ben,
Bir şarkıyız yalnızlıkta söylenen.
Bir ezgiyiz en aksak ritimlerden.
Dansa yasak bir aşk bestesiyiz,
Sözleri bilinmeyen.

Sen ve ben,
Yosun tutmuş kelimelerden
Yarım kalmış bir cümleyiz, noktasız.
En sessiz harflerden
Bir kelimeyiz, anlamsız.
Biz olmayı becerememiş,
İki yalnız heceyiz, amaçsız.
Aşka dair bir şiiriz,
Kısa ve kafiyesiz...

Sen ve ben,
Bir tabloyuz en aykırı renklerden.
Tuvali umut olan düşlerden,
Bir portreyiz aşkı resimleyen.

Sen ve ben,
Rüyalar aleminde birlikte yaşarken,
Zamansız uyandık,
Ve ayrıldık,
Hiç birleşmeden...



Sedat Büyük


Misafir 9 Ekim 2009 08:37

Ağlamak Yıkamaktır Yüreği...

Uzun cümlelerle susma ne olur!https://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gifhttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gif

Bana geç
Sana geceye erken
Bu nasıl hicran
Dokunma duygularım kanıyor
Eriştikçe içimde titreyen yıldızlar uyanıyor

Heveskar umutlarımı boğuyor
Lakayt merhabasız varlığın
Burgu beynimde olma/yanın
Ateş içimde sızın
Bu nasıl nazhttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gifhttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gifhttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gif

Uzun cümlelerle susma ne olur!https://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gifhttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gif

Kopyaladığım hüzünlerim
Üryan düşüncelerhttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gifhttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gifhttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gif özgür yanım
Ayağa kalk çaresizliğim isyanlarıma hükmet
Gün içinde kaçtır batışı güneşin
Gecede sessizliği parçalar elemim

Ah!
Bağıran sessizliğim
Ateşe koşan "kelebek" mi kan yoğuran yürek
Dizmek mi incileri
Sakladığın gözlerinin yangınlarında donup akmayan
Kim görmüşse güldüğümüzü koymuşsa adını yaşamak

Uzun dizelerle susma ne olur!https://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gifhttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gif

Gör
Yaşamak fısıldamaktır acıları kimsesizliğe
Ve biriktirmek
Yaksa da çıplak avuçlarında
Umutlar taşıdığın parmaklarında
Birebir hissetmek gibihttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gifhttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gifhttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gif

Git
Yaz düşlerimin son karesi
Koyu karanlığı emeklerimin
Son güzüm - soğuk baharım
Zayıf kollarım
Tutulamayan geçmişim
Tutunamayan direncim
Akan yasak yanım
Tarifsizliğim

Hüzünlerim uyanıyor
Uyanamayan benim
Zayıflığım
Sen

Uzun çığlıklarla susma ne olur!https://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gifhttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gif



Mahir ÖZEL



arwen 10 Ekim 2009 22:12

Sevişimde Varsın
Sensiz akşamlarda bir gün batımı şu an,
Gün batımında sessizim
Yasımla baş başa,
Batan güneş gibi kalbimde gizleniyorsun,
Alkış tutuyorsun
Ayrılışa.

Oysa her günbatımında kahroluşum,
Sensizlikte mahvoluşum oysa
Kalp atışlarımdaki güneşim
Gitme,
Sensizlik kayboluşum.

Süzülen güneşle her an inmekte sanki gidişin,
Oysa hayallerimde gezinen ceylandı gelişin,
Sensiz ömrüme katılan günde ben neyleyeyim?
Kulaklarımda çınlamalı seslenişin.

Kamer bile mah yüzünde sönük kalıyor şimdi,
Bak savuştu er akşamda
Geç kalınan ikindi.

Dağların arkasında el sallayan günde varım,
Sert esen rüzgârlarda,
Bu günde,
Dünde varım,
Yarınlarında varım diliyorsan sen beni,
Sensiz terk eylediğim
Hani şu üç öğünde varım.

Varsın güneşimde,
Yaşam sevincimde varsın,
Bağbanımda, gülümde, gülşenimde varsın,
Sönmüş olan közümde aşk ateşimde varsın.

Sensiz akşamlarım da,
Günbatımında şu an,
Savrulan yaprakları
Sevişimde varsın.

06.Ekim.2009 20.05
Ahmet İdrisoğlu


Sedef 21 10 Ekim 2009 22:47

Gel

Sensiz bu şehirin kalmadı tadı
Günden güne eriyorum haydi gel
Senden sonra inan yüzüm gülmedi
Hayalinle geziyorum haydi gel

Koyup gittin beni sensiz zındana
Diyorsun ki taş bas artık bağrına
Sanıyorsun çıkarmıyım yarına
Nefes dahi almıyorum haydi gel

Sende seviyorsun bırak inadı
Yıllar unutturmaz bana adını
Nasıl da duymazsın bu feryadımı
Duyuyorsun biliyorum haydi gel

Gelde dinsin kalplerdeki bu sızı
Bu aşkı kıskansın zühre yıldızı
Dostlar alkışlasın ayakta bizi
Böyle rüya görüyorum haydi gel

Nasıl çıkacağız biz bu çıkmazdan
Bize fayda gelmez başka sevdadan
Fazla seviyorken seni canımdan
Yokluğundan ölüyorum haydi gel

Söyle nasıl bir aşk sevda bumudur
Seni orda beni burda çürütür
Bilmezmisin ömür zaten üç gündür
Göçüp yalan oluyorum haydi gel

Fevzi Kalender



Saat: 15:33

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık