![]() |
SENİ DÜŞÜNDÜĞÜM TÜRKÜ Benim bir canla sevip bin özlemle andığım, Bari gölgeni bırak bana Su çiçeklerinin en güzel yanları budur, Giderken gölgelerini verirler suya. Güz akşamları dal kıpırdamazken, Suda halkalanan gözleridir Sen de gölgeni bırak bana Gönlümün bin güzelliğiyle inanıp sevdiğim, Güzelliğini burada ince ince aratma, Bir kıyıya,bir gün inen fırtına gibi Birdenbire birşeyler bırak. Birşeyler soğut,birşeyler yak, Dağıt birşeyleri,birşeyler kur. Kendini hiç yokmuşsun gibi bırakma Kafamın her yanıyla birşeyler öğrendiğim, Sonsuza uzanan sevinç,güzele vurgun tasa En azından bin yılda arayıp bulduğum, Bana aşk şiirleri yazdırma artık Beni burda gölgen gibi bırakma. Afşar Timuçin |
...Sen Aslinda Çok Eski Bir Seye Asiksin künyeme kazidim ölü dogmus sevinçlerimi ölürsem beni seninle ararlar simdi bak, incelirken zehirleniyorsun yavas yavas beni yanasma ruhum boguyor geceleri ölürsem beni seninle ararlar simdi yüregim pasli bir sarniç gözyaslarinin demi hala avuçlarimda sesleniyorsun sevdalarin kilitlendigi manastirlardan yasamak güçlü olmak degildir her zaman künyeme kazidim ölü dogmus sevinçlerini ölürsem beni seninle ararlar simdi .Cezmi Ersöz |
KARANLIK HEP KENDİNE GİDER Aydınlık,karanlığa gider, seslenir: Gel karanlık der, Seni aydınlatayım; Görsünler,sende ışık parıltısını. Karanlık,açmaz kapısını, Bu çağrıdan ürker,ses vermez.. Bırakıp pılısını pırtısını,çekip gider, Nereye gittiğini karanlıktan kimse görmez.. Özdemir Asaf |
İzmir'e İzmir İstanbul’lar dolusu bir isteksizlikle Gelişimi hatırlıyorum sana İzmir İstanbul’lar dolusu bir sarışın Kadınla yüreğimde Başımda dumanı tüterken İstanbul meyhanelerinin İstanbul’lar dolusu bir bezginlikle Gelişimi hatırlıyorum sana İzmir Ama,şaka bir yana Alıştık birbirimize Sen benim başıboşluğuma Ben senin sıcağına Alıştık İzmir Bâki’nin köhne lokantasına Duvarları resimli Alay Restoran’a Norveçli’ye,Lolita’ya,Bal Kutusu’na En çok ta Fahri’ye Karşıyaka,Kordon,Basmane’ye Fena alıştım İzmir Sen de kötü alıştın serseriliklerime Gecelerin nâr’alarımı bekler oldu Küfürlerime tiryâki kesildi bulvarların Altı on vapuru bensiz kalkmaz Kötü alıştım sana İzmir İstanbul hayâl-meyâl düşüncemde Sarışın kadını bile unuttum çoktandır İstanbul’lar dolusu bir elemle Ayrılacağım senden İzmir İstanbul’lar dolusu özlemekler Bırakacağım kaldırımlarına Unutma beni sakın! Yine geleceğim (1974 İzmir) Vedat Didari |
AFFET BENİ Affet Beni Bugün bütün iyi kalpliliðim üzerimde Cümle düþmanlarýmý affettim Yediðim meyvalardan Kokladýðým çiçeklerden af diliyorum Yerde yürürken gördüðüm Sebebsiz kanýna girdiðim Zevk için öldürdüðüm Böceklerden af diliyorum Daðdan, topraktan, taþtan Evlattan, akrabadan, arkadaþtan Yaðan yaðmurdan, doðan güneþten Denizlerden, göklerden af diliyorum Yýllardýr kahrýmý çeken kadýndan Ondaki yaþamak ümidinden Baba evinden, ana sütünden Yediðim ekmeklerden af diliyorum Kadrini, kýymetini bilmediðim Hayali ile bahtiyar olmadýðým Otuz yýl arayýp bulmadýðým Geleceklerden af diliyorum. Ümüt Ya$ar oGuZcan |
Aşk'a DaiR "İki kalp arasında en kısa yol: Birbirine uzanmış ve zaman zaman Ancak parmak uçlarıyla değebilen İki kol. Merdivenlerin oraya koşuyorum, Beklemek gövde kazanması zamanın; Çok erken gelmişim seni bulamıyorum, Bir şeyin provası yapılıyor sanki. Kuşlar toplanmış göçüyorlar Keşke yalnız bunun için sevseydim seni. Cemal Süreya |
TATLI RÜYA DÜN GECE SENİ GÖRDÜM RÜYAMDA.. ELİM, OMUZUNDA SENİNKİ DE BELİMDE DOLAŞTIK SAHİLDE BERABERCE BALIK TUTANLARA BAKTIK BOĞAZDA. SANDALLARA, YATLARA, GEMİLERE, YALILARA BAKTIK, HAYALLER KURDUK. HAYALLERİMİZİN ÜSTÜNDE YÜKSELDİK BULUTLARA.. YILDIZLAR DONATTI HER YANIMIZI AY DAHA BİR PARLADI BİZİM İÇİN BULUTLARDAN SEYRETTİK DÜNYAYI NE KADAR TEMİZ, NE KADAR MAVİ YEŞİL NEŞELİ ŞARKILAR SÖYLEDİK, KOŞTUK EYLENDİK,BİR DE BAKTIK VAKİT GELMİŞ.. RÜYADAN ÇIKMA VAKTİ. SEN, BOYNUNU BÜKTÜN BİR YANA BEN DE BİR YANA SONRA, BAKTIK TEKRAR BİRBİRİMİZE, NE SENİN GÖZÜNDE BİR DAMLA YAŞ VARDI, NE DE BENİM.. SARILDIK SIKICA BİRBİRİMİZE, KENETLENDİK. YETMİŞTİ BU MUTLULUK BİZE.. TEKRAR BULUŞMAK İÇİN SÖZLEŞTİK SABAH BULUTLAR GÖZ YAŞI DÖKÜYORDU.. BİZİM YERİMİZE BULUTLARI AĞLATTIK. Emir KAPTAN |
PENCERE ÖNÜNDE Kişinin pencerelere atışı var ya kendini, Uzaklara dalışı usulca; Rüzgarın estiği her yerde Bir şarkı oluyor doğa, Dört duvarın istediği... Böyle günde pencereye Bulut değil,rüzgarın, Ötelerden,ta ötelerden Anılardır getirdiği.. Erdoğan Vural |
ÖMRÜM FEDA Ben bu ömrü feda etmişim Haberin var mı her anımda ve baktığımda Sen varsın ya da sen varsın Ya seversin ya sevmezsin dermanın ben Uzat elini kavuşalım sensiz geçmesin Hasret kokmasın özlem olmasın Böyle geçmesin sevda mevsimi Be bu ömrü feda etmişim Saçını bir teline kıyana kıymazsam namerdim Sana kötü gözle bakanın gözünü oymazsam namerdim Uzat ellerini kavuşalım bebeğim Ben bu ömrü feda etmişim Şair: BulMut |
Düzenli Dünya Bayılırım şu düzenli dünyaya Kışı yazı Baharı güzü Gecesi gündüzü sırayla. Ağaçların kökü içerde Bütün ağaçların kökü içerde Dalların başı yukarda İnsanların aklı başında Bütün insanların aklı başında Beş parmak yerli yerinde Baş işaret orta yüzük serçe. Diyelim kalksa da serçe Orta parmağa doğru yürüse Ne haddine! Yahut akasyanın biri Başını toprağa daldırdığı gibi Bir gezintiye çıksa Merhaba kestane, merhaba çam Selamün aleyküm, aleyküm selam Kimsin nesin nerelisin derken Laf açılır mı bizim akasyanın kökünden Bir uğultudur başlar rüzgarda Kökü dışarda, kökü dışarda... Yahut ne olur koca bir dağ Baş aşağı gelsin... Aman Allah göstermesin. Bayılırım şu düzenli dünyaya Altta ölüler Üstte diriler Gel keyfim gel! Melih Cevdet Anday |
| Saat: 15:37 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık